Mevduat faizleri 8,5 yılın zirvesinde

Hükümet yetkilileri tarafından bankalara yönelik mevduat faizi ile ilgili yapılan uyarılar, gerçek hayatta karşılığını bulamıyor. Merkez Bankası’nın haftalık verilerine göre 1 yıla kadar vadeli TL üzerinden açılan mevduatlarda faiz oranı 2009 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı.

Merkez Bankası verileri üzerinden Turkey Data Monitor’un yaptığı hesaplamalara göre 1 yıla kadar vadeli mevduat hesaplarında faiz oranı 9 Haziran haftası itibariyle yüzde 14,61 seviyesine ulaşarak 30 Ocak 2009 haftasından bu yana en yüksek aşamaya geldi.

Verilere göre 9 Haziran haftası itibariyle 3 aya kadar vadeli hesaplarda mevduat faizi yüzde 12,56; 6 aya kadar vadeli hesaplarda yüzde 13,50, 1 yıl ve uzun vadeli hesaplarda ise yüzde 12,82 olarak gerçekleşti.

Tüm vadeler dikkate alındığında ortaya çıkan ortalama mevduat faizi de yüzde 11,66 ile 10 Nisan 2009 haftasından bu yana en yüksek seviyeye gelmişti.

Özellikle Kredi Garanti Fonu’nun getirdiği ivme ile bankacılık sektöründe kredi büyümesi artarken, bankaların fonlama açısından mevduata daha fazla yönelmeleri faizleri yukarı çekmişti.

Söz konusu oranlar bankalarca TL üzerinden açılan mevduatlara uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranları olarak ilgili hafta içinde banka bazında fiilen açılan mevduat tutarlarının mevduat türleri itibarıyla müşteri bazında her bir mevduata uygulanan faiz oranları ile ilişkilendirilmesi ve yıl bazına getirilmesiyle hesaplanıyor. Vadesiz ve bankalararası mevduat hariç tutulurken, bankaların geriye dönük düzeltmeleri nedeniyle zaman serilerinde güncelleme yapılabiliyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

600’den fazla gayrimenkul yayınlayan Yuvako, alıcı danışmanlığı ve yurt dışı açılımıyla büyüyecek

600'den fazla gayrimenkul yayınlayan Yuvako, alıcı danışmanlığı ve yurt dışı açılımıyla büyüyecek

Sizlere geçen yıl sonunda tanıttığımız yerli girişim Yuvako, büyük ve köklü gayrimenkul sektörüne dikkat çekici bir giriş yapmıştı. Gayrimenkul danışmanlığını dijitalleştirme iddiasıyla yola çıkan girişimin geçen 8 ayda neler yaptığını kurucularından öğrendik.

Kısaca hatırlatmam gerekirse Yuvako’nun arkasında Eniyihekim.com‘u kurup geliştiren ve Docplanner‘a satmayı başaran tecrübeli bir ekip var. Altay Tınar, Melih Herman, Selen Erdem ve Can Erenberk ortaklığında kurulan Yuvako, gayrimenkul alım-satımını kolaylaştırmayı hedefleyen ve bu hedefe ulaşmak için teknolojiyi en iyi şekilde kullanmaya çalışan bir girişim. Yuvako’daki her ilan profesyonel fotoğraflar, tanıtım videosu, komisyon oranına varıncaya kadar detaylı bilgiler ve 3 boyutlu harita ile yayınlıyor. Bu sayede alıcılar/kiracılar daha hızlı karar verebiliyor ve Yuvako da bu danışmanlıktan kendine düşen payı alıyor.

Yuvako kurucu ekibi (soldan sağa): Selen Erdem, Melih Herman, Altay Tınar, Can Erenberk

600’den fazla ilan, 140 binden fazla 3 boyutlu gezinti

Kasım ayında ilk tanıttığımızda, Yuvako’nun portföyünde 100’ün altında ilan/daire yer alıyordu. Aldığım güncel bilgilere göre bu sayı şu anda 630’a ulaşmış durumda. Bugüne kadar 5 binden fazla alım-satım talebi alan İstanbul merkezli girişim her 3 günde bir satış veya kiralama sonuçlandırıyor. Yuvako Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü (CEO) Altay Tınar, ev alımının 6 aylık bir süreç olduğunu ifade ediyor ve 5 bin kişinin satış sürecine giren önemli bir potansiyel olduğunun altını çiziyor.

Altay Tınar, Yuvako’nun en iddialı özelliklerinden biri olan 3 boyutlu gezinti özelliği de şimdiye dek 141 bin kez kullanıldığını ve bu gezintilerin fiziksel olarak yapılması halinde bir emlakçının 30 yılını alacağını da bizimle paylaşıyor.

Şu anda 24 kişilik bir ekiple yoluna devam edenn Yuvako, kendi sitesindeki teknoloji kullanımı ve içerik sunumuyla farklılaşsa da ama büyümek için sadece bunun yeterli olmadığını biliyor. Sahibinden, Hürriyetemlak, Emlakjet, Milliyetemlak ve Zingat üzerinden de ilanlarını yayınlayan Yuvako, Altay Tınar’ın paylaştığı bilgilere detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Veri Merkezi neden yerli olmalıdır

Siber saldırı düzenlenerek, verilen hizmetler kesintiye uğruyor

Ülkemizdeki veri merkezlerinin neden yerli olması gerektiğini anlatan Canovate Group Yönetim Kurulu Başkanı Can Gür, şunları söyledi:

“Veri merkezleri çok büyük boyutlarda verinin toplanması, depolanması, işlenmesi ve dağıtılması amacıyla, bilgisayar ve ağ donanımlarının yoğun bir şekilde bir merkezde toplandığı yerlerdir. Bilgisayarların hayatımıza girdiği günden itibaren biçim değiştirerek günümüze kadar gelmiştir. Verimerkezini oluşturan temel yapılar; bilgisayar ve veri işleme sistemleri, ağ sistemleri, soğutma ve enerji sistemleri ve fiziksel kontrol ve koruma sistemleridir.

Ülkemizde veri merkezlerini oluşturan bu sistemlerin çoğu, yabancı kaynaklardan tedarik edilmektedir ve kurumlardaki personel yetersizliği gibi nedenlerden dolayı da, genelde buraların kontrolleri ve bakımları yabancı firmalar tarafından yapılmaktadır. Bu zafiyet ise, büyük bir risk meydana getirebilir. Herhangi bir bilgi sistemine saldırmak gibi ileri düzey bir saldırı geliştirmek yerine, bu sistemleri kontrol eden altyapıya basit bir siber saldırı düzenleyerek; kesintisiz güç kaynağı, enerji sistemleri veya kontrol sistemlerini durdurup, böylece bilgisayar sistemlerinin durmasına ve hizmet kesintilerine sebebiyet verilecektir” dedi.

IP-PDU’lar güvenli kontrol edilmezse, uzaktan komut alabilir

Veri merkezleri kurulurken, fiziksel ve operasyonel kontrol sistemleri güvenliğinin de göz önüne alınması gerektiğinin altını çizen Canovate Group Başkanı Can Gür, konuşmasına şöyle devam etti:

“Canovate Grup olarak tasarladığımız veri merkezleri ve ürettiğimiz veri merkezi alt unsurlarında, bu riski görerek yerli çözümlere yönelmiş bulunmaktayız. Örneğin kabinlerde elektrik girişleri, sıcaklık vs gibi alt sistemleri kontrol eden ve IP_PDU olarak adlandırılan birimler yerli olarak üretilmektedir. Çünkü IP-PDU’lar, tamamen güvenli olarak kontrol edilmezse, uzaktan bağlantı yöntemleri ile tüm sistemlerin enerjisini kesecek şekilde komut alabilirler. Yabancı menşeili ürünler, gerek yapılarını, gerekse arayüzlerini açık olarak vermedikleri için hangi noktadan ne tip mesajlar alabileceğini (snmp, smtp, http vs) bilememekteyiz. Bu risk, sadece yerli olarak üretilen IP_PDU ve kabinetler vasıtasıyla önlenebilir. Aynı şekilde, veri merkezlerinin soğutma sistemleri de, artık uzaktan kontrol edilmektedir. Bilgimiz dışındaki tüm endüstriyel kontrol sistemleri, açık arayüzlere sahip olup, fiziksel bağlantılar tanımlanmadığı için kontrol riski altındadır. Yerli detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yeni Nokia modelleri Vodafone ile Türkiye’ye geliyor

Yeni Nokia modelleri Vodafone ile Türkiye'ye geliyor

Nokia markasının satış haklarına 10 yıllığına sahip olan HMD ile iş birliğine giden Vodafone, geçtiğimiz Şubat ayında Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC) tanıtılan yeni Nokia modellerini Türkiye’ye getiriyor. Temmuz ayında satışa sunulacak olan ve ilk 3 ay boyunca sadece Vodafone arayıcılığıyla satın alınabilecek olan Nokia 3, 5 ve 6 modelleri uygun fiyatları ile dikkatleri çekiyor.

Efsaneleşen Nokia 3310 modelinin yeni versiyonu ise Vodafone’un sadece 4.5 G desteğine sahip akıllı telefonları satması nedeniyle Vodafone arayıcılığı ile satışa sunulmayacak. Ailenin en küçük üyesi olan Nokia 3, 5 inçlik 720 x 1280 piksel çözünürlüğünde bir ekran ile geliyor.

Giriş – orta segmente yönelik bir akıllı telefon olan Nokia 3, Android 7.0 Nougat işletim sistemini kullanıyor. Hem önde hem de arkada 8 megapiksellik kamera tercih eden Nokia 3, tarifeye ek 45 TL’den başlayan fiyatlarla satın alınabilecek. Nokia 3 modelinin peşin satış fiyatı ise 950 TL.

5.2 inçlik Full HD ekran ve Snapdragon 430 işlemcisi ile karşımıza çıkan Nokia 5, şık tasarımı ile dikkatleri çekiyor. Android 7.1.1 Nougat işletim sistemi ile gelen Nokia 5, önde 8 arkada ise 13 megapiksellik kamera kullanıyor. Orta segment için başarılı bir alternatif olan Nokia 5, 1,150 TL fiyat etiketi ile satılacak.

Nokia 3310 modeli de Temmuz ayında satışa sunulacak

Ailenin en büyük ve en güçlü üyesi olan Nokia 6, işlemci olarak giriş seviyesi Snapdragon 430 işlemcisine sahip olsa da, tasarım ve kamera özellikleri ile orta – üst segmente göz kırpıyor. 5.5 inçlik 1080 x 1920 piksel çözünürlüğünde bir ekrana sahip olan Nokia 6, Corning Gorilla Glass 3 ile korunuyor. Önde 8 arkada ise 16 megapiksellik kamera tercih eden Nokia 6, tarifeye ek 70 TL’den başlayan fiyatlarla satın alınabilecek.

Nokia 6 modelinin peşin fiyatı ise 1,350 TL. Teknik özellikler anlamında çok başarılı modeller olmasa da tasarımları ve uygun fiyatları ile rakiplerinin önüne geçen yeni Nokia modelleri önümüzdeki Temmuz detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Arabulucuya gitmeden iş davası açılamayacak

Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı, TBMM gündeminde. İş uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya gitmeyi zorunlu kılan düzenlemenin TBMM tatile girmeden yasalaşması bekleniyor. Tasarı, işçi ile işveren arasındaki tüm alacak, tazminat ve işe iade uyuşmazlıklarında arabulucuya gitmeyi, dava şartı haline getiriyor. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte işe iade davalarının yargılama usulü, hüküm ve sonuçları tamamen değişecek.
KPMG Türkiye Hukuk Bölüm Başkanı Onur Küçük, TBMM’de görüşülen İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı’nın iş hukukunda önemli değişikler öngördüğünü söyledi. Meclis tatile girmeden yasalaşması beklenen tasarı ile iş uyuşmazlıklarında arabulucu döneminin başlayacağını belirten Onur Küçük, “Yasa yürürlüğe girdiğinde bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacakları ile tazminat talepleri ve işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulması dava şartı olacak. Bu kapsamda, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile SGK rücu davaları hariç olmak üzere, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, sendikal tazminat ve ücret alacağına ilişkin diğer tüm talepler için dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunluluk haline gelecek” dedi.
İş davalarının, Yargıtay’daki hukuk uyuşmazlığı dosyalarının ciddi kısmını oluşturduğunu belirten Küçük, yapılacak düzenlemeyle yargıdaki iş yükünün hafifletilmesinin amaçlandığını söyledi. Küçük, tasarıda yer alan düzenlemeleri şöyle sıraladı:
İşçi-işveren arasındaki uyuşmazlık halinde dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu gerçekleştirilecek. Başvuru, işçi veya işverenin adresindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, büro bulunmayan yerlerde ise görevlendirilmiş sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yapılacak. Büroların bildirdiği listeden arabulucu atanacak. Arabulucu tarafları önce bilgilendirecek ardından ilk toplantıya davet edecek.
Tasarı, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren başvuruyu en fazla üç hafta içinde sonuçlandırmasını öngörüyor. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en çok bir hafta uzatılabilecek.
İşe iade taleplerinde arabulucu aşamasında anlaşma sağlanması halinde, arabulucular işçinin işe başlama tarihi ile işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek ücret ve diğer hakların parasal miktarını da belirleyecek. Aksi durumda anlaşma sağlanamamış sayılacak.
Arabulucu ile görüşmelerde uzlaşma sağlanamazsa, uzlaşma sağlanamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Canon’dan inşaat sektörüne yerinde servis ve ücretsiz kurulum

Görüntüleme çözümlerinde dünya lideri Canon, kapsamlı ofis teknolojisi portföyünü yeni hizmetlerle güçlendiriyor. Canon Eurasia, sektörde ilk kez mimarlık ve mühendislik ofislerinin tercih ettiği CAD ürün grubu için 2 yıl yerinde servis garantisi ve ücretsiz kurulum hizmeti başlattı. Canon Eurasia, böylece her iki hizmeti birlikte sunarak sektörde de bir ilki gerçekleştirmiş oldu. Söz konusu ürünler özellikle inşaat sektöründe projelerin büyük boyutlarda yazdırılması ve taranması için kullanılıyor.

Canon Eurasia, mimarlık ve mühendislik ürünlerini kullanan müşterilerinin ihtiyacı olduğu her an yanında olmayı hedefliyor. Ücretsiz kurulum ve 2 yıl yerinde servis garantisi imagePROGRAF iPF670, imagePROGRAF iPF680, imagePROGRAF iPF770, imagePROGRAF iPF 780, imagePROGRAF iPF785, imagePROGRAF iPF830 ve imagePROGRAF iPF 840 modelleri için geçerli olacak.

Verimlilik için tasarlandılar

Tüm CAD serisi modelleri, orta ve düşük hacimde baskı ihtiyacı olan mimari, mühendislik ve müteahhitlik firmalarına uygun bir kopyalama çözümü sunuyor. Tüm modeller, işletmelerin verimliliklerini artırmak üzere özel olarak tasarlandı. imagePROGRAF modelleri, dayanıklı bir çok işlevli cihazın sahip olduğu tüm işlevler ve esneklikle birlikte gerçek anlamda basitlik ve kompakt bir boyut talep eden küçük ölçekli işletmeler için özel olarak tasarlandı. İşbirlikleri kurarak çalışmaya olanak tanıyan araçlar sunan yeni cihazlar, belge inceleme ve paylaşma süreçlerini çok daha etkili ve basit hale getiriyor. Çok yönlü, verimli ve kullanıcı dostu yapılarıyla yeni cihazlar, işletmelere onların ihtiyaçlarına en uygun çözümler sunmayı hedefliyor.

‘2 yıl boyunca kesintisiz yanlarındayız’

Canon Eurasia B2B Satış ve Pazarlama Direktörü Özgür Yiğiter, yeni hizmet ile ilgili şöyle konuşuyor: “Pazarda alacağımız tüm aksiyonları; müşteri memnuniyetini işimizin merkezinde tutan Canon felsefesi ile ele alıyoruz. Bu anlamda; CAD ürün grubunda, kurulum ve 2 yıl yerinde servis hizmetini ücretsiz olarak sunmak bizler için oldukça önemliydi. 15 Mayıs itibariyle devreye aldığımız bu uygulamamız ile CAD ürünlerimizi kullanan müşterilerimizin 2 yıl boyunca kesintisiz olarak yanında olacağız.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

YouTube için SEO önerileri

YouTube için SEO önerileri

Kullanıcılar ve markalar için video oluşturma ve izleme platformu denildiğinde, YouTube hiç şüphesiz akla gelen ilk isim. Dünya genelinde, her geçen gün daha fazla aktif kullanıcısı olan YouTube’da her gün yüz milyonlarca saat video izleniyor.

Milyarlarca videonun olduğu platformda video yükleyen kullanıcılar ve markalar için ise arama sonuçlarında ön sıralara çıkmak oldukça önemli. Zira sponsorlu bir içerik üretmiyorsanız, organik yoldan paylaştığınız içeriğinizin ilginç ve paylaşılabilir olması kadar video ve kanalınızın optimizasyonu da olması gerekiyor. Bugünlerde oturma odamızdaki televizyonun yerine geçen YouTube’a yükleyeceğiniz videoların daha üst sıralarda olmasını sağlayabilecek SEO önerilerini sizin için derledik. Özellikle meta veriler olarak karşımıza çıkan bu özelliklerle YouTube’daki ilgili içeriğinizin potansiyel izleyeciye ulaşmasını sağlayacaktır.

Video başlık kullanımı (Title)

Kullanacağınız başlık YouTube’ta videonuzla ilgilenebilecek potansiyel kişilerin videonuza daha kolay ulaşması için oldukça önemlidir. Google aramalarında olduğu gibi YouTube da aramalarda kullanıcı davranışları ve değerlerini göz önünde bulunduruyor. Başlık kullanımı için YouTube’da sınır 100 karakter olsa da, 60 karakter ile sınırlamanız önerilmektedir. Öte yandan kullanacağınız başlık, YouTube’ın videonuzu hangi aramalarda göstereceğini belirlemektedir. Video başlıklarının belirlenmesinde YouTube Anahtar Kelime Öneri Aracı‘ndan da faydalanabilirsiniz. Başlıklarınızın video içeriğinizle ilgili olarak yine ilgi çekici ve kısa ve öz tutun.

Videonuza açıklama ekleyin (Description)

YouTube videoları da bir web sitesinde yer alan içeriğin SEO düzenine benzemektedir. Videonuzun açıklamasında özellikle anahtar kelimeleri ekleyerek uygun bir açıklama yazabilirsiniz. Kullanıcıların ilgili videonuza yönelik en çok hangi kelimeleri YouTube’da aradığını anlayabilmek ve video açıklamanıza uygulayabilmek için aynı şekilde YouTube Anahtar Kelime Öneri aracına başvurabilirsiniz. Video açıklamanızın ilk 25 kelimesi içinde anahtar kelimelerinize yer vermeye çalışın ve 250 kelimelik uzun bir açıklama yazın. Aynı anahtar kelimeyi birden fazla kullanabilirsiniz.

Etiketler ekleyin (Tags)

YouTube’a göre, kullandığınız etiketler içeriğinizin izleyiciler tarafından daha kolay bulunabilmesini sağlıyor. Anahtar kelimeler, potansiyel izleyicinin videonuzu bulmak için kullanacağı terimlerle eşleşmelidir. Bu yüzden videonuz için en önemli ve kullanıcılar tarafından en çok aranabilecek kelimeleri ekleyebilirsiniz.

Kategori detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Temizlenmeyen klima ölümcül zatürre sebebi

Tatil sezonunu açanlar sıcaklardan korunmak için çareyi klimalı ortamlar ya da havuzlarda serinlemekte buluyor.

ASTIM HASTALARI HAVUZA GİRERKEN DİKKAT!

Ancak astım hastalığı olanların hem tatil yapacakları yeri seçerken ve havuza girerken hem de evlerindeki klimayı çalıştırmadan önce bir kez daha düşünmesi gerekiyor.

Astım hastalığı, akciğerlerimizdeki hava yollarının tıkanmasıyla meydana gelen ve nefes darlığına yol açan bir rahatsızlıktır. Bu tıkanmanın arkasında enfeksiyonlar, alerjik maddeler, bazı besin ve ilaçlar, reflü hastalığı gibi birçok neden olabileceği gibi soluduğumuz havanın kirlilik derecesi, ısısı ve nem oranı da etkilidir.

İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Cengiz Şen, yaz aylarında maruz kaldığımız sıcak hava ve yüksek nemle birlikte temizliği iyi yapılmayan klimaların ve klorlu havuzların da astımda tetikleyici faktörler arasında yer aldığını belirterek önemli uyarılarda bulundu;

HALI KAPLI ODALARDAN UZAK DURUN

Solunum yolları ile ilgili sorun yaşayanların özellikle yaz aylarında birçok seçimi yaparken dikkat etmeleri gerekiyor. Bunların başında;

Sıcaklığın ve nemin fazla olduğu saatlerde dışarıda olmamak ve bu saatlerde yorucu fiziksel aktivitelerden sakınmak,
Küf sporları ve ev tozu akarları yüksek nemli ortamlarda artmaktadır. Astım hastası olanların tatil için seçtiği konaklama yerlerinde halı kaplı olmayan odaları tercih etmesi gerekiyor. Ayrıca antialerjik yatak kılıfı kullanılmasının ev tozu akarı maruziyetini azaltacağı unutulmamalıdır,
Yaz aylarında sıklıkla kullanılan ve özellikle klorla dezenfekte edilen havuzlar, klor duyarlığı olan astım hastalarında nefes darlığına yol açabilmektedir,
Mutlaka yeterince sıvı alınmalı ve düzenli olarak kullanılan astım ilaçlarına sizi takip eden doktorunuzun önerileri doğrultusunda devam edilmelidir,
KLİMANI TEMİZLET NEFESİNİ KORU

Ortam sıcaklığı ve nemin çok yüksek olduğu bölgelerde klimalı ortamlarda kalarak sıcaklığın ve nemin uygun şartlarda olmasını sağlamak önemlidir. Astımlı olgular için ortamdaki havanın en uygun nem miktarı yüzde 30–50 arasıdır. Fakat, klima kullanımında özellikle ortam sıcaklığının fazla soğutulmaması ve klimanın direkt kişin üzerine hava akımı vermemesi gerekir. Ayrıca klima filtrelerinin düzenli olarak temizlenmesine dikkat edilmelidir. Aksi halde klima faydadan çok zarar verebilir. Temizliği iyi yapılmayan klimalarda bazı mantarlar ve çok detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Newton – Gravity Puzzle: yerli bulmaca oyunu

Newton – Gravity Puzzle: yerli bulmaca oyunu

Oynanışı ile dikkatleri çeken Newton – Gravity Puzzle, ülkemizden çıkmış başarılı mobil bulmaca oyunlarından. ODTÜ Teknokent Atom kuluçka merkezinde yer alan Binary Games tarafından geliştirilen Newton – Gravity Puzzle, merkezine yer çekimini alan eğlenceli bir oyun.

Umut Can Önel ve Doruk Uğur tarafından geliştirilen Newton – Gravity Puzzle, 15 Haziran itibariyle App Store’da kullanıma sunuldu. Yaklaşık 6 haftada geliştirilen Newton – Gravity Puzzle, 3,49 TL fiyat etiketine sahip. Sıra dışı bölüm tasarımlarına ve başarılı bir atmosfere sahip olan Newton, farklı oynanış mekanikleri sunuyor.

60 bölümden oluşuyor

Özellikle bulmaca sevenler için başarılı bir alternatif olan Newton’da amaç kontrol edilen topu A noktasından B noktasına ulaştırmak. Kulağa kolay gibi gelse de ilerledikçe zor bölümlerle karşımıza çıkan Newton – Gravity Puzzle, hem yer çekiminin kontrolü hem de karşımıza çıkan engeller nedeniyle zor fakat eğlenceli bir oyun olmayı başarıyor.

İçinde 60 farklı bölüm bulunduran Newton’a eklenecek yeni bölüm ve özellikler üzerinde şimdiden çalışılmaya başlandığını da ekleyelim. Henüz yolun başında olsa da 60 MB büyüklüğünde olan Newton – Gravity Puzzle’ın ilk haftasında 50 bin indirilme rakamına ulaşması hedefleniyor. Dilerseniz Newton – Gravity Puzzle (3,49 TL) oyununu iOS için buradan indirebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Çocuklarda karın ağrısını hafife almayın

Çocuklarda sık görülen rahatsızlıklardan biri olan karın ağrılarının çoğu önemli olmayan sağlık sorunlarına bağlıdır. Ancak uzun süren ve tekrarlayan ağrılar araştırma ve tedavi gerektiren hastalıkların habercisi olabilir.

Karın ağrısı önemli bir hastalığın işareti olabilir mi?

Karın ağrısı sadece bebeklik döneminde değil, tüm çocuklarda ve gençlikte dahi bireyin ve ailesinin yaşam konforunu bozan en önemli sağlık sorunlarından biridir. Ağrılı çocuk yerinde duramazken anne-babası da bu durumun ne kadar önemli bir hastalığın belirtisi olduğunu kestiremediği için acı ve endişe içinde kalır. Karın ağrısı bazen önemsiz bazen ise ölümcül bir sağlık sorununa işaret edebilir. Göğüs kafesinin altından başlayıp kasıklara kadar uzanan bölge olan karın içinde ağrıya neden olabilecek birçok organ vardır. Çocuklarda karın ağrısının nedenleri yaşa göre farklılık gösterir. Ağrısını ifade edemeyecek kadar küçük çocukları bu bakımdan daha dikkatli incelemek gereklidir.

Stres karın ağrısına sebep olabilir mi?

Bebeklikten oyun çocukluğu ve okul çağına geçildikçe karın ağrısının nedenleri ve önemi değişir. Okul ve arkadaş sorunları stres yaratarak çocuklarda ağrıyı başlatır. Birçok ailede bu durum okul korkusu olarak bilinse de, altta yatan ve belki de çok önemli olabilecek sorunların göz ardı edilmemesinde yarar vardır. Karın ağrısının özellikle hafta içi ve sabah saatlerinde başlaması psikolojik nedenleri düşündürmelidir. Kahvaltı yapmamak için ağrı mazeretine sığınmak da bu çocuklarda sık görülen bir durumdur.

Ne tür sorunlar karın ağrısı yapar?

Büyük çocuklar ve ergenler, karın ağrısının nedenlerini ve ağrının yerini, küçük çocuklara göre çok daha iyi anlatabilirler. Mide ve yemek borusunun alt ucundaki hastalıklar, göğüs kemiğinin alt ucu ve karın bölgesinin üst kısmında yerleşik ağrı ile belirti verir. Reflü, ülser ve gastrit gibi durumlarda, ağızda koku, ağza acı su gelmesi, bulantı, kusma ve iştah azalması diğer bulgu ve yakınmalardır.
Ağrının ani başlayarak uzaması ve özellikle karnın sağ alt kısmında devamlı ve kıvrandırıcı olarak bulunması, sağ kasık bölgesinin üzerine bastırıldığında acının artması, apandisit hastalığını destekler. Bu durum “acil” olarak tedavi edilmediği takdirde yaşam tehlikeye girer.
Yanlış beslenme alışkanlıkları, çevresel detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Kolayca tanıtım videosu hazırlamanızı sağlayan araç: Promo

Kolayca tanıtım videosu hazırlamanızı sağlayan araç: Promo

Promo, küçük işletmelere ve yeni girişimlere video pazarlama konusunda yepyeni bir çözüm sunuyor. 2012 yılıda kurulan ve anlık video slaytları, fotoğraf kolajları, galeriler oluşturmanızı sağlayan Slidely‘nin yeni ürünü Promo, tanıtım videoları oluşturmak konusunda iddialı.

Video pazarlama konusunda çalışma yapmak isteyen ancak buna bir türlü bütçe ayıramayan işletmelere girişim kaliteli video tanıtımlara sahip olabilmesine olanak tanıyor. Sitede videolar, sektörlere ve her bir sektörün alt kırılımlarına göre kullanıcıya sunuluyor.

Mart ayından beri hizmet veren web sitesinde şimdiye kadar Sağlık ve Fitness, Moda, Emlak, Yemek, Düğün, Medikal, Evcil Hayvanlar, Bebekler ve Güzellik ve Bakım gibi alanlar için videolar kategori edilmiş durumda. Bu kategorilendirme yapılırken Seyahat Acenteleri, Dijital Pazarlamacılar ve Çiçekçiler gibi birbirinden farklı işletmeler de göz önünde bulundurulmuş.

Site oldukça sade bir yapıya sahip ve video düzenleme işi oldukça kolay. Bir video oluşturmak için siteye giriş yaptıktan sonra kategori seçmeniz gerekiyor. Bu işlemi yaptıktan sonra hemen bildirimlere boğulmanız olası çünkü Promo kendisini size nasıl kullanacağınızı anlatan bir yönergenin yanı sıra canlı yardım hizmeti de sunuyor.

Bu aşamadan sonra ister canlı yardım panelindeki yönlendirmeleri takip ederek ister karşınıza çıkan pop-up üzerinden ilerleyerek videonuzu oluşturmaya başlayabilirsiniz. Pop-up’ın ardından karşınıza çıkan arama çubuğuna ihtiyacınız olan konuda anahtar kelimeler yazarak 2 Milyon 800 binin üzerindeki video klip arşivinden size uygun olan videoları kolayca bulabilirsiniz. Videoları kullanmadan önce görüntüleyerek aklınızdaki fikre en uygun videoyu seçmenizi kolaylaştırabilirsiniz. Örneğin aşağıda ekran alıntısı olarak sunduğum video, bir emlak firmasına uygun olacak şekilde kurgulanmış. Bu tarz videolarda tek yapmanız gereken metni çevirerek kendi logonuzu yerleştirmek olabiliyor.

Yine de videoya daha fazla katkıda bulunmak isterseniz Promo’nun panelinden metinlerin boyutunu, fontunu, rengini ve konumunu ayarlayabiliyorsunuz. Panelde, metinleri düzenle, müzik seç, videoyu değiştir ve ele seçenekleri bulunuyor. Arzu ettiğiniz düzenlemeleri yaptıktan sonra önizleme seçeneğinden videoyu görüntüleyebilir ve son kararınızı verebilirsiniz.

Müzikten emin değilseniz müzik seç sekmesinde birbirinden detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Kanal İstanbul’un adı konut fiyatlarını artırmaya yetti

İstanbul’un çehresini değiştirecek dev projelerden Kanal İstanbul’un geçeceği güzergâhta adı geçen Küçükçekmece, Başakşehir, Esenyurt ve Arnavutköy, şehrin gelecek vadeden bölgeleri arasına girdi.

Başakşehir’i takip eden Küçükçekmece’de son 3 senede metrekare fiyatları yüzde 51,52 oranında artarak ortalama 3 bin 375 TL olurken Arnavutköy’de son 3 senede satılık konutlarda ortalama metrekare fiyatı, yüzde 56,41’lik artış göstererek 2 bin 170 TL oldu.

Kanal İstanbul güzergâhı için adı geçen bir diğer ilçe olan Esenyurt’ta ise son 3 senede satılık konutlarda metrekare fiyatı yüzde 37,42 oranında artarak ortalama 2 bin 056 TL seviyesine çıktı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yılın Girişimcileri cevapladı: Babanızdan girişimcilik adına ne öğrendiniz?

Yılın Girişimcileri cevapladı: Babanızdan girişimcilik adına ne öğrendiniz?

Kalıtımsal özelliklerimiz kadar bazı davranışlarımızı da ebeveynlerimizden devraldığımız yadsınamaz bir gerçek. Girişimciliğin de bir davranış tarzı olduğunu kabul edersek, ebeveynlerimizin içimizdeki girişimci ruhu etkilediğini pekâla söyleyebiliriz. Biz de Babalar Günü vesilesiyle bu sinerjinin peşine düştük ve 2016’da <a target="_blank" href="http://odul.webrazzi.com/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=en&q= Yılın Girişimcisi'ne aday gösterdiğiniz isimlere babalarından girişimcilik adına neler öğrendiklerini sorduk.

Sözü fazla uzatmadan sizi yanıtlarla baş başa bırakıyor ve ülkemizde girişimciliği destekleyen babaların artması dileğiyle tüm babaların babalar gününü kutluyoruz.

Sean Yu: Babamın Amerika macerası girişimciliğime büyük katkı sağladı

Babam Çin’in kültürel devrim yaşadığı bir dönemde büyüdü. Kargaşa ve fakirliğin hüküm sürdüğü bir dönemdi. Girişimcilik onun aklında yer edinen bir şey değildi. O daha çok üniversiteye girebilmenin ve ailesinin geçimini sağlayacak bir iş bulmanın endişesini taşıyordu.

Yaptığı en önemli şey, bizim daha iyi bir hayat sürebilmemiz için ailesini alarak ABD’ye taşınmasıydı. Yabancı bir ülkede yeni bir hayata başlamak ciddi bir yüreklilik ve girişimcilik becerisi gerektiriyordu. Benim yeni yerlere taşınma, yeni maceralara başlama, tutumlu/basit yaşama konusunda gösterdiğim rahatlığım ve sahip olduğum şeylerin çoğunun babamın Amerika’da yaşamayı deneyiminden geldiğine inanıyorum.

Hande Çilingir: Israrcı olmanın gücünü babamdan öğrendim

Bizim girişimciler olarak inandığımız bazı değerler var. En öncelikli olarak en başarılı girişimler en çok çalışan girişimler, buna inanıyoruz. İkincisi de hayatta bir şeyleri değiştirmek, geliştirmek, yaratmak için yola çıktıysanız, gerek kendi girişiminizde gerek hayat amacı olarak, çok fazla çalışmanın bir seçenek değil, bir gereklilik olduğunu düşünüyoruz. Bu özelliği daha girişimci olmadan birilerinde görmüş olmanız çok değerli. Benim de hayatta çok çalışmanın hayatta bir şeyleri değiştirmek için çok gerekli olduğunu bizzat gördüğüm insan babam. Babamın benim hayatıma çok büyük etkisi olan özelliklerinden bir tanesi çok çalışması. Yılmadan usanmadan çalışma alışkanlığını bana kazandırması…

Girişimciler arasında çok klişe bir tabir vardır: İyi girişimcilik düşmemek değil, düşünce de kalkabilmektir. Her düşüşte kalkmak için gösterdiği çabayla beni çok fazla etkilemiştir babam. Her başarılı girişimin kurucularına baktığımız zaman gördüğümüz detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Siber güvenlik ve iş sürekliliği konusunda dünya devleri bir arada

Dinleyiciler, yapılacak canlı yayın ile, gittikçe artan siber saldırılardan kendilerini nasıl koruyacaklarını ve kesintisiz iş sürekliliği için gerekli adımları konunun uzmanı yöneticilerden dinleyecek.

Günümüzde dijitalleşmenin artması ile şirketler, siber saldırılara karşı daha sağlam bir savunma planı oluşturmalılar. Konu siber güvenlik olduğunda, karar vericiler ve BT ekipleri işletmenin ihtiyaçlarıyla sahip oldukları koruma tedbirlerini aynı seviyeye getirmeli, hem sanal hem de fiziksel ortama uyumlu yedekleme, kopyalama ve koruma sağlayacak planlar hazırlamalı. Trend Micro Akdeniz Ülkeleri Genel Müdürü Yakup Börekcioğlu, endüstri lideri çözümlerine güç veren yüksek duyarlılıklı makine öğrenimi teknolojisi sayesinde malware, spam ve ransomware başta olmak günümüzün karmaşık tehditlerine karşı her an hazırlıklı olunmasını sağladıklarını belirtiyor.

Ransomware ve benzeri saldırılar gibi kritik durumlarda şirketlerin kesintiye uğramadan süreçlerini devam ettirmesi için eski usul basit yedeklemelerin yeterli olmadığını belirten Veeam Türkiye Ülke Müdürü Ozan İnan, eğer veri merkezleri ve ilgili yöneticiler bu gibi durumlarda kesintisiz çalışma taleplerine karşılık veremezse tüm işletmenin sunduğu değerlerin risk altında olduğunu vurguluyor. İnan, verinin yönlendirdiği ve riskleri gitgide arttığı dünyanın ihtiyaçlarına karşılık vermek ve sürekli erişilebilir olmak amacıyla adımlar atmanın tüm ölçekteki firmalar için kritik önemi olduğunu bir kez daha vurguluyor.

Dijital dünyada güvenlik ve iş sürekliliğinin konuşulacağı bu yuvarlak masa oturumuna Veeam web sitesi üzerinden kayıt yaptırabilir, sorularınızı konunun öncü firma yöneticilerine sorabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Turizmciler bayramda köprü istiyor

Bayram tatilleri turizmcilerin, otelcilerin özlemle beklediği ve en çok kazanç sağladığı dönemlerdir.

Ülkemizde bayram tatilleri hafta içine geldiği takdirde, “bazen” Bakanlar Kurulu kararı ile hafta sonu tatili ile birleştirilerek 9 güne çıkartılmaktadır. Ama “bazen”.
Biz turizmciler buna “Köprü Yapmak” diyoruz.
Türkiye’de bu durum turizmciler için adeta “kumar” haline dönüşmektedir. Çünkü bu konudaki belirsizlik turizmcilere ve ülkemize büyük kayıplar getirmektedir.
Nasıl mı?
Tatil 9 güne çıkacak diye düşünerek, riske girer ve yurtiçi-yurtdışı uçak ve otellerde 9 gün tatile göre yer alırlarsa, ancak bayram tatili 9 güne çıkmazsa, ödedikleri tüm paralar çöpe gidiyor.
Tatil 9 güne çıkmaz diye düşünürler ve 9 günlük riske girmezlerse ama tatil 9 güne çıkarsa, bu kez bayramda nal toplayacaklar. Yani 4 gün için yatırdıkları paralar boşa gidiyor.
İşte bugünlerde turizmciler yine bir kumar arifesindeler.
Köprü var mı yok mu?
Bugün, turizmcilerin yarısı riske girip 9 güne göre yurtiçi, yurtdışı ve yurtdışından gelecek turistleri için Otel, Uçak paralarını ödediler bile. Diğer yarısı ise 4 gece için yurtiçi ve yurtdışına ödemelerini yaptılar. Bakalım bu kumarı hangileri kazanacak. Her iki durumda da yatırılan paraların yarısı boşa gidecek. Sonuçta yurtiçi ve yurtdışına ödenen ve boşa giden paralar bu memleketin paraları olacak.
Peki, tur operatörleri ne istiyor?
“Turizmciler köprü var mı önceden bilmek istiyor”
Önce, diğer ülkelerde “KÖPRÜ” nasıl uygulanıyor ona bakalım;
Örneğin; İtalya ve İspanya’da, eğer bayramlar hafta içine geliyorsa, 9 güne çıkması yani köprü kurulması için 2,5 gün kuralı uygulanır. Yani, hafta sonuna kadar eğer 2,5 iş günü varsa otomatikman köprü oluşuyor ama 3 gün gerekiyorsa köprü yapmıyorlar. Böylece Turizmciler, 10 sene sonrasını bile görüp ona göre yatırım yapmaları mümkün olabiliyor.
Artık bu yasayla mı, kararname ile mi sabitlenir bilinmez ama tatillerin, köprülerin önceden bilinmesinin ülke turizmine katkısı olacağı muhakkak.
Kısaca özetlersek Turizmciler köprü istiyor ! En azından “Köprü” var mı yok mu önceden bilmek istiyor

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

SunExpress altı şehirden Avrupa’da 11 yeni destinasyona uçacak

SunExpress Türk turizminin kalbi Antalya’dan bir diğer yeni uçuş noktası ise Fransa’da Lyon olacak. Lyon’a ilk uçuşunu 10 Temmuz’da gerçekleştirecek. SunExpress’in yeni uçuş başlatacağı bir diğer kent ise başkent Ankara olacak. Ankara’dan mevcut Düsseldorf, Frankfurt, Hamburg, Hanover ve Stuttgart uçuşlarının yanı sıra, SunExpress’in Ankara’dan yeni uçuş noktaları ise Brüksel ve Viyana olacak. SunExpress ilk uçuşunu 30 Haziran’da gerçekleştireceği Ankara’dan Viyana’ya haftada 2 uçuş gerçekleştirecek, yine aynı şekilde haftada 2 uçuş gerçekleştireceği Brüksel’e ise ilk uçuşunu 23 Haziran’da başlatacak.

SunExpress’in Türkiye ile Avrupa arasında bir hava köprüsü olduğunu belirten SunExpress Genel Müdürü Jens Bischof, SunExpress’in tarifeli seferlerle Türkiye ile Avrupa atasında en fazla uçuş gerçekleştiren havayolu şirketi olduğunu söyledi. “Bu yeni uçuşlarımızla ve evimiz olan Türkiye pazarında olan kapasite artırımımızla Türk turizminin en güçlü oyuncu olduğumuzu bir kez daha gösterdik. Türkiye ile Avrupa arasında gerçekleştirdiğimiz uçuş sayısını geçen yıla göre yüzde %18 artırarak toplam haftalık 463 uçuşa çıkardık. Türkiye’nin 12 kentinden Avrupa’da toplam 46 kente haftalık 477 uçuş gerçekleştiriyoruz.”

Bischof, “Antalya’dan yeni uçuş noktamız Lyon olacak. Ayrıca Antalya- Stockholm uçuşlarını da 15 Haziran’da tekrar başlatıyoruz. Bu yeni destinasyonla beraber, Antalya’yı hem iç hatlarda hem dış hatlarda tarifeli seferler beraber en fazla noktaya bağlayan havayolu olarak, Antalya’dan dış hatlarda 36, iç hatlarda 10 olmak üzere, toplam 46 noktaya haftada 341 uçuş gerçekleştireceğiz. Önemli pazarlarımızdan biri olan Anadolu uçuşlarında ise hedefimiz Avrupa’da yaşayan Türkler. Anadolu’yu Avrupa’ya bağlayan havayolu olarak, Anadolu’nun 13 kentinden Avrupa’da 13 kente haftada 79 uçuş gerçekleştireceğiz” dedi.

Yaz sezonu ile birlikte tekrar başlatılacak uçuşlar hakkında bilgi veren Bischof, “Aktarma merkezimiz İzmir’den Milano, Londra, Brüksel, Oslo, Frankfurt Hahn ve Münster’e tekrar uçuş başlatıyoruz. Bu yeni uçuşlarımız ile birlikte, İzmir’i tarifeli seferlerle en fazla noktaya bağlayan havayolu şirketi olarak, İzmir’den dış hatlarda 28, iç hatlarda 13 olmak üzere toplam 41 noktaya haftada 249 uçuş gerçekleştireceğiz. Bunun yanı sıra, Adana, Kayseri, detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Startup Istanbul 2017 için geri sayım başladı

Türkiye’nin önde gelen hızlandırıcı programı ve erken aşama yatırımcısı Etohum, bu yıl 20-23 Ekim tarihleri arasında Startup Istanbul’un beşincisini düzenleyecek. Dünyanın 65 farklı ülkesinden 4000’den fazla katılımcı, 500’den fazla startup, 50’nin üzerinde konuşmacı ve 500 yatırımcının bir araya geleceği Startup Istanbul 2017 etkinliğinde, seçilen 50 startup girişimlerini Demo Day’de yatırımcılara sunma şansını elde edecek.

Seçilen girişimler 20 Ekim’de mentorluk eğitimlerine ve workshop’lara katılacak. Yapılacak elemeyi geçen girişimler, 21 Ekim’de yatırımcıların dikkatini çekmek ve finale kalmak için mücadele edecek. 23 Ekim’de ise finale kalan 15 girişimin projelerini yatırımcı ve şirketlere anlatma şansı yakalayacak.

Etkinliğin konuşmacılarının arasında, Tesla’nın ilk yatırımcılarından, Harvard’ın 46. en seçkin mezunu olarak gösterilen ödüllü girişimci Tim Draper, dünyaca ünlü strateji ve inovasyon danışmanı Tendayi Viki, Test My Pitch’in kurucu CEO’su Bill Kenney, Avrupa’da birçok startup’a mentorluk ve yatırımcılık yapan Techstar girişimcisi Eamonn Carey, global yatırımcı Adam Berk, The Abraaj Group Genel Müdürü Omar Syed, yazar, konuşmacı ve uygulayıcı Jeremiah Gardner ve girişimci Amal Dokhan bulunuyor. Ayrıca konuşmacıların ardından Tendayi Viki, şirketler için “Kurumsal Şirketlerde İnovatif Ekosistemler Kurmak İçin 5 Yol” konulu bir workshop verecek.

2016 yılında 135 ülkeden 25.000 başvuru rekoru

2016 yılında 135 ülkeden birebir değerlendirilen 25.000 başvuru alan Startup Istanbul’da, ön elemeler için 4.085 girişimi seçilmişti. Seçilen 2.139 nitelikli girişimle mülakatların ardından, 428 girişimin 100’ü finale kalarak Startup Istanbul’a katılma hakkı kazandı.

Startup İstanbul 2017 “Startup Challenge” için başvurular başladı. 1 Eylül’e kadar devam edecek başvurular https://www.startany.com/startupistanbul adresinden yapılabiliyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Avrasya Tüneli’nin açılması trafiği rahatlattı

Türkiye’nin en çok sevilen ve kullanılan navigasyon uygulaması Yandex Navigasyon, yeni projelerin ve yollardaki değişimlerin trafiğe olan etkisini ölçmek için yaptığı analizlere devam ediyor. Yandex Navigasyon’un Mart 2016 ile Mart 2017 dönemlerini karşılaştıran analizine göre Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün olumlu etkisinin ardından Avrasya Tüneli’nin de açılması trafiği önemli ölçüde rahatlattı. Bir başka önemli değişim de köprülerdeki ek şerit uygulamasının kaldırılmasıyla yaşandı. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde Avrupa yönünde karşı yön için ek şerit açılmayınca sabah 07.00 – 10.00 saatleri arasındaki bekleme süresi 16-17 dakikadan 2 dakikaya kadar düştü. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde Avrupa-Anadolu yönünde sabah trafiği ek şerit açılmadığı için 20 dakikadan “sıfır” seviyesine kadar geriledi.

Yandex Navigasyon, yollardaki tüm değişimleri eş zamanlı olarak haritasına yansıtırken bu değişimlerin trafiğe olan etkisini ölçmek için de analizler yapıyor. Her gün milyonlarca kişi tarafından kullanılan Yandex Navigasyon son analizinde, Avrasya Tüneli’nin açılması ve ek şerit uygulamasının kaldırılmasıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün trafiğinde yaşanan değişimleri gözler önüne serdi. Yandex Navigasyon’un analizinde Mart 2016 ile Mart 2017 dönemleri karşılaştırıldı. Hafta içi iş günlerinin esas alındığı analizde, trafikteki bekleme sürelerinde meydana gelen değişimler kaydedildi.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde bekleme süresi azaldı

Anadolu Yakası’ndan Avrupa Yakası yönünde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü istikametinde 2016’ya kıyasla 2017’de sabah saatlerinde büyük bir rahatlama gözlemlendi. Avrasya Tüneli’nin 20 Aralık 2016 tarihinde açılmasının ardından trafik düzenli olarak azaldı. Öte yandan karşı yön için yapılan ek şerit uygulaması Şubat 2017’de kaldırıldıktan sonra sabah 07.00 – 10.00 saatleri arasında trafikte bekleme süresi 16-17 dakikadan 2 dakikaya kadar düştü. Sabah saatlerinde yaşanan bu durumun aksine akşam saatlerinde ise 2016’ya göre bir değişiklik olmadığı ancak ek şerit açılmadığında oluşabilecek trafik yükünü Avrasya Tüneli’nin aldığı görüldü. Anadolu-Avrupa yönünde Altunizade 15 Temmuz Şehitler Köprüsü bağlantı yolunda trafikte bekleme süresi sabah saatlerinde 25 dakika kadar artarken, akşam saatlerinde ise 20 dakika azalma gösterdi. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Kongrelerin lideri Paris!

TUYED yönetiminin ICCA verilerinden derlediği bilgilere göre, 2016 yılında toplam 12 bin 212 uluslararası etkinlik gerçekleştirildi. Bu rakam, bir önceki yıldan 136 adet artış yaşandığı ve bu artışla tüm zamanların rekorunun kırıldığı ortaya çıkıyor. ICCA uzmanları, bu araştırmayı yaparken, bir dernek tarafından organize edilen, katılan delege sayısının en az 50 ve en az üç ülkeden katılımcıyı kapsayan toplantı ve kongreleri temel alıyor. 2015’te bu kıstaslara uygun 710 toplantı, 2014’te ise 524 toplantı yapıldığı saptandı. Uzmanlar ayrıca, 2006-2016 yılları arasında, uluslararası toplantı ve kongre sayısında 10 katlık bir artış yaşandığına dikkat çekiyor.

Paris yine birinci

ICCA verileri 2014’te bir numara olan Paris’in, 2016’da 196 toplantıya ev sahipliği yaparak bu alanda yine birinci sıraya oturduğunu saptıyor. Paris, bir önceki yılın birincisi Berlin’i bir tane geçerek toplam 196 kongreyle listenin birincisi oldu. Listedeki sıralama biraz oynamasına karşın, en fazla kongreye ev sahipliği yapan ilk beş şehir değişmedi. Bu listede Paris’i ikinci sırada Viyana, üçüncü sırada Barselona, dördüncü sırada Berlin ve beşinci sırada Londra izliyor.

2016’nın en fazla kongre çeken 20 şehri

Sıra Şehir Kongre Sayısı
1 Paris 196
2 Viyana 186
3 Barselona 181
4 Berlin 176
5 Londra 153
6 Singapur 151
7 Amsterdam 144
8 Madrid 144
9 Lizbon 138
10 Seul 137
11 Prag 126
12 Bangkok 121
13 Dublin 118
14 Kopenhag 115
15 Pekin 113
16 Budapeşte 108
17 Buenos Aires 103
18 Stockholm 101
19 Hong Kong 99
20 Roma 96

2016’da en fazla kongre çeken 20 ülke

ICCA uzmanlarının ülkeler bazında hazırladığı liste incelendiğinde, dünyada en fazla kongreyi ülkesine çeken ilk 10’nun değişmediğini görüyoruz. ABD, 2016’da toplam 934 uluslararası toplantı ve kongreye ev sahipliği yaparak adını listenin başına yazdırmayı başardı. ABD’yi ikinci sırada Almanya, üçüncü sırada İngiltere, dördüncü sırada Fransa, beşinci sırada da İspanya izliyor. Altınca sırayı İtalya alırken, yedinci sırayı Çin aldı. Listenin ilk 10’nundaki diğer detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Bu yıl ilk kez yerel yönetimler başvurabilecek!

Türkiye’de sürdürülebilir iş modelleri ile değer yaratan şirketler, KOBİ’ler, yerel yönetimler ve startuplar 11 kategoride ödüllendiriliyor. Bu yıl Sürdürülebilir İnovasyon ve Sürdürülebilirlik Raporu kategorilerinin de eklendiği ödüllere yapılan başvurular sürüyor.

Sürdürülebilirlik Akademisi’nin iş dünyasının örnek projelerini ödüllendirmek üzere 4 yıl önce başlattığı Sürdürülebilir İş Ödülleri’ne başvuru süreci başladı. Bu yıl 11 kategoride değerlendirilecek Sürdürülebilir İş Ödülleri’ne başvuracak kuruluşlar, Türkiye’de sürdürülebilir gelecek hedefi ile yeni ekonominin örnek lider kuruluşları arasında yer alacaklar.

“İki Yeni Kategori”

İş dünyasının farklı alanlarındaki iş modellerinin ödüllendirildiği Sürdürülebilir İş Ödülleri’ne bu yıl “Sürdürülebilir İnovasyon” ve “Sürdürülebilirlik Raporu” olarak iki yeni kategori eklendi. Sosyal Etki, Sürdürülebilirlik İletişimi, İşbirliği, Tedarik Zinciri Yönetimi, Çeşitlilik ve Dahil Etme, Karbon ve Enerji Yönetimi, Atık Yönetimi, Su Yönetimi ve Startup kategorilerinin yanı sıra şirketler bu kategorilerde de başvuru yapabiliyor.

“Bu Yıl İlk Kez Yerel Yönetimler Başvurabilecek”

Değişime yön veren, dönüşümü sağlayan, küçük, orta ve büyük ölçekli şirketlerin ve startupların yanı sıra, bu yıl ilk kez yerel yönetimler de “Sürdürülebilir İş Ödülleri”ne başvurabiliyor. Yerel yönetimlerin çevresel ve toplumsal projeleri, Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine katkıları kapsamında ödüllendiriliyor. Bu yıl yerel yönetimlerin de eklenmesiyle her kategoride 4 projeye ödül verilebilecek.

Günümüz ekonomilerinde kurumların borsa değerleri de artık sürdürülebilir iş modellerindeki performansları ile ölçümleniyor. Türkiye’de de Borsa İstanbul tarafından ilk kez 2014 yılında yayınlanan Sürdürülebilirlik Endeksi uluslararası yatırımcılar için önemli bir gösterge özelliği taşıyor ve endekste yer alan şirket sayısı her geçen yıl artıyor.

“Türkiye’nin Alanında Lider Jüri Üyeleri”

Bugüne kadar aralarında Unilever, Vodafone, Garanti Bankası, Ülker, Tofaş, Arçelik gibi Türkiye’nin lider şirketlerinin aldığı ödüllere başvurular 15 Ağustos’a kadar devam edecek. Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde bu yıl da yine her kategoride Türkiye’nin alanında lider isimlerinden oluşan jüri üyeleri başvuruları değerlendirecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Haftanın Özeti’nde bitcoinin rekor yükselişi ve diğer önemli haberler var

Haftanın Özeti'nde bitcoinin rekor yükselişi ve diğer önemli haberler var

Geçtiğimiz haftanın öne çıkan gelişmelerinden derlediğimiz Haftanın Özeti program serimizin bu haftaki bölümünde 1 Temmuz itibariyle yürürlüğe girecek olan “Airbnb düzenlemesi”, Modacruz’un 2 milyon dolarlık yatırımı, 500 İstanbul’un Rakam yatırımı, Careem’in son yatırım turu, Monitise’ın satılışı, bitcoin borsasında son durum ve Recontact İstanbul 2’nin fragmanı yer alıyor.

Geçtiğimiz haftaki bölümlere ve daha fazla içeriğe Webrazzi TV‘den ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

600 milyon dolar yatırım alan Mobike, bu yıl 200 şehirde olmayı hedefliyor

600 milyon dolar yatırım alan Mobike, bu yıl 200 şehirde olmayı hedefliyor

Çin’in bisiklet kiralama girişimi Mobike, hızlı büyümesine yeni bir yatırım daha ekledi. Bu kez 600 milyon dolarlık bir yatırım aldığını duyuran girişim, agresif bir küresel büyüme planıyla, yıl sonuna kadar 200 şehirde olmayı hedefliyor.

Geçtiğimiz aylarda Hillhouse Capital, Temasek ve Foxconn gibi önemli şirketleri/yatırımcıları arkasına alan Mobike, tutarı açıklanmayan son yatırım turunda 10 milyon kullanıcıya ulaştığı paylaşmış ve yurt dışı açılımına önem vereceğinin haberini vermişti. Kısa bir süre önce Avrupa’ya açılacağını duyuran Mobike, bu yatırımla birlikte yurt dışı açılımını hızlandıracak.

Paylaşılan bilgilere göre Mobike, bu yatırımı Tencent öncülüğünde almış. Yine mevcut yatırımcılar Sequoia Capital, TPG, Hillhouse Capital de bu tura katılırken BOCOM International, ICBC International ve Farallon Capital yeni yatırımcılar olarak listeye girmiş.

Avrupa’ya ilk adım

Mobike şu anda 100 milyon kayıtlı kullanıcıya sahip ve günde 25 milyon yolculuk yaptıracak kadar popülerleşmiş durumda. 100 şehirde hizmet veren girişim Çin dışında Singapur’a da adım atmıştı ama Mobike’ın bu ay sonunda Manchester’da hizmet vermeye başlayacağı duyuruluyor ve bu adımın Avrupa’da hızlı bir genişleme hareketine tetikleyip tetiklemeyeceği henüz bilinmiyor. Mobike’ın kurucu ortağı ve CEO’su Davis Wang ise bu yıl sonuna kadar 200 şehirde hizmet vermek istediklerini söyleyerek (bence) bu konuda üstü kapalı bir mesaj veriyor.

Mobike, bu yatırımla Ar-Ge çalışmalarını, yapay zeka kullanımının optimizasyonunu ve kullanıcı deneyimini de iyileştirme hedefinde. İki yıl içinde Seri E yatırım turunu alacak kadar hızlı ilerleyen Mobike’ın yurt dışında neler yapacağı ise gerçekten merak konusu. Zira Çinli girişim hem resmi prosedürler hem de ekonomik ölçeklenebilirlik açısından Uber vb. girişimlerden çok daha hızlı büyüme potansiyeline sahip. Ancak kullanıcı uyumunun her pazarda Çin’deki kadar iyi olup olmayacağı muallak. Örneğin Amsterdam gibi hemen herkesin bisiklet sahibi olduğu yerlerde bu tür bir girişimin bölge halkından ziyade turistleri tavlaması mümkün olabilir.

Şu anda bu alanda küresel büyüme kaydettiğini bildiğimiz Avrupalı/Amerikalı bir girişim yok ancak Didi Chuxing, DST Global, Matrix China detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook Awards 2017’de ödül kazanan tüm işler

Facebook Awards 2017'de ödül kazanan tüm işler

Facebook‘un kendi teknolojilerini, yaratıcı kampanyalarla birleştiren markalara yönelik düzenlediği Facebook Awards 2017‘nin sonuçları belli oldu. Facebook ve Instagram’da düzenlenen kampanyalardan gelen binlerce başvurunun olduğu yarışmada markalar 5 farklı kategoride değerlendirildi. Ödüller, Facebook emojileri ile birleştirilerek; ‘şaşırtan, harekete geçiren, sevdiren, güldüren ve ağlatan‘ kategorilerinde dağıtıldı.

Bu yıl yedincisi düzenlenen Facebook Awards 2017’de özellikle duygulara yoğunluk veren ve bireyleri harekete geçiren kampanyalar ön plandaydı. 360 derece videodan, Instagram Hikayeleri’ne kadar bir çok ürünün kullanıldığı kampanyalarda 5 kategoriden toplam 24 marka ödüle layık görüldü.

Şaşırtan

Kampanyaların inovasyon ile buluştuğu ‘Şaşırtan’ kategorisinde izleyicilerin bir an olsun her şeyi unutup, sadece kampanyaya odaklandıkları işler yarıştı.

Sydney Opera House #comeonin

Garanti Bankası bu yıl BBVA Open Talent’ın Türkiye ayağını düzenliyor

Garanti Bankası bu yıl BBVA Open Talent'ın Türkiye ayağını düzenliyor

Garanti Bankası, Türkiye’den fintech girişimlerini İspanyol hissedarı BBVA’in dokuz yıldır düzenlediği girişim yarışması Open Talent ile buluşturuyor. Bu yıl ise BBVA Open Talent ile iş birliğini daha da genişleten Garanti Bankası, BBVA Open Talent’ın Türkiye ayağını düzenliyor.

Finansal teknolojiler ile alakalı olan tüm girişimlerin katılabileceği BBVA Open Talent Türkiye ayağı, ülkemizden çıkarak dünyaya açılmak isteyen girişimler için büyük bir fırsat. İstanbul’da düzenlenecek olan BBVA Open Talent’ı kazanacak olan girişim projesi Meksika‘da gerçekleşecek bölgesel finallerde ülkemizi temsil edecek.

Bu yıl dokuzuncusu düzenlecek olan BBVA Open Talent, Türkiye’nin de dahil olduğu bölgesel ve küresel başvuruları kabul edecek. Yukarıda da belirttiğimiz üzere bölgesel yarışmaya finansal teknolojiler; küresel yarışma içinse kimlik doğrulama, yapay zeka ve kurumsal fintech alanlarında faaliyet gösteren girişimler başvurabiliyor.

Başvurular 17 Temmuz’da sona eriyor

Garanti Bankası olarak bankacılık sektöründeki dönüşümü tetikleyen fintech girişimleriyle etkileşim içinde olmaya ve onlardan beslenmeye büyük önem verdiklerini dile getiren Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Didem Dinçer Başer, Türkiye’deki girişimlerin uluslararası fırsatlara kapı açan Open Talent’a katılmalarının kendilerini dünyaya tanıtabilmeleri açısından son derece önemli bir fırsat olduğunun da altını çiziyor.

BBVA Open Talent Türkiye ayağı için başvuru sürecinin başladığını ve 17 Temmuz 2017 tarihine kadar devam edeceğini de belirtelim. Dilerseniz BBVA Open Talent yarışmasına buradan başvurabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Microsoft’tan parmak izi sensörlü klavye: Modern Keyboard

Microsoft'tan parmak izi sensörlü klavye: Modern Keyboard

Tasarım ve aksesuar donanımlarıyla son zamanlarda başarılı işler çıkaran Microsoft, yeni klavyesi Modern Keyboard’u tanıttı. Standart klavyelerin aksine tuşların arasına gizlenmiş parmak izi sensörüne sahip olan Modern Keyboard, Windows Hello ile oturum açma işlemi sırasında kullanılabiliyor.

Windows 10‘un yanı sıra MacOS, iOS ve Android işletim sistemleriyle uyumlu Modern Keyboard geçtiğimiz yıl karşımıza çıkan Surface Keyboard’a oldukça benziyor. Hem kablolu hem de kablosuz kullanım seçeneklerine sahip olacak olan Modern Keyboard, Bluetooth 4.1 ve Wi-Fi bağlantılarına sahip.

7 ila 15 metre aralığında kablosuz bağlantı menzili sunan Modern Keyboard, 420 gram ağırlığında. Yakın zamanda piyasaya çıkması beklenen Modern Keyboard, 129 dolar fiyat etiketi ile satışa sunulacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Milyonlarca soyağacı ve DNA profili bulutta

Ancestry, soygeçmiş ve genom bilimi alanında global çapta lider bir marka

Ancestry’nin amacı, anlamlı etkileri olan kayda değer bilgiler sunarak insanlara kendilerini keşfetme yolunda güç vermek. Müşterilerin etnik geçmişlerine daha derin bir bakış açısı ve aile tarihleri hakkında ipuçları sunarken, olası genetik kuzenleriyle olan bağlantılarını da ortaya çıkarıyor.

Şirket, büyük hacimli hassas bilgiyi depolamak ve analiz etmek için yüksek derecede ölçeklenebilir ve güvenli bir IT altyapısına ihtiyaç duydu. Ancestry, devam eden büyümesini desteklemek; ölçeklenebilirlik, performans, güvenlik ve gizlilik açısından önemli avantajlar kazanmak için buluta ve Amazon Web Services’e geçiyor.

Ancestry Ürün ve Teknoloji Başkan Yardımcısı Nat Natarajan, “Tüketicilere hayatlarını değiştirebilecek bilgiler sunuyoruz. İnsanların kendi içlerine ve varlıklarına sebep olan insanların ve kültürlerin hayatlarına derinlemesine dalış yapmalarını sağlayarak, kim olduklarına ve onları çevreleyen dünyaya nasıl uyum sağladıklarına dair bakış açılarını değiştirmelerine yardımcı oluyoruz. Bunu başarabilmek, bizim inanılmaz miktarlardaki benzersiz kişisel veriyi günlük bazda, güvenli bir şekilde yönetip analiz etmemizi gerektiriyor” diyor.

Ancestry’nin tüm uygulamaları ve verileri AWS’ye taşınıyor. Ancestry, kapsamlı analiz ve makine öğrenme becerileri de dahil olmak üzere en yüksek işlevselliğe sahip bulutu seçerek, küresel büyümesini sürdürürken üstün ölçeklenebilirlik, performans, güvenilirlik, güvenlik ve gizliliğe erişebilecek. Natarajan, konuyla ilgili şunları söyledi: “Devam eden büyümemizle beraber buluta geçmek, bize güvenlik avantajları ve tam ölçeklenebilirlik katıyor. AWS bulut teknolojileri, tüketici genom biliminin zirvesinde kalabilmemiz için bize gereken esnekliği veriyor, zira bilim ve teknoloji hızla gelişmeye devam ediyor.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net