Araplar Kıvanç Tatlıtuğ ile tanışmak için Türkçe ders alıyor

Ortadoğu ülkelerinin en büyük medya kuruluşlarına İstanbul’da halen yayın yönetmenliği görevini sürdüren ve başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere birçok ülkede Türk dizilerini, Türk dizi oyuncularını tanıtan Yapımcı Savaş Uğurlu, ”Gümüş dizisi ile başlayan furya önce Ortadoğu ülkelerinde ardından tüm dünyaya Türk dizilerini tanıttı.

YAPIMCI SAVAŞ UĞURLU; ARAPLAR TÜRK ÜNLÜLER İLE TANIŞMAK İÇİN TÜRKÇE KURSLARA GİDİYOR

Türk dizilerine en çok ilginin olduğu ülkelerin başında yine Arap ülkeleri geliyor. İşin en ilginci de Arap kadınları ve erkekleri bizlere ulaşarak Türk ünlüleri ile görüşmek için Türkçe eğitim almak istediklerini ve nereden alabileceklerini soruyorlar. Yine ilginç bir konuda çok pahalı hediyeleri hayran oldukları isimlere vermemiz için bizlerle irtibata geçiyorlar.” dedi

UĞURLU: ‘’ÜNLÜLERLE GÖRÜŞEBİLMEK İÇİN TÜRKİYEDE 1 AY KALANLAR DA VAR”

Ortadoğu’nun birçok ülkesinden son zamanlarda İstanbul’a gelen Araplardan ilginç talepler olduğunu belirten Yapımcı Savaş Uğurlu, ‘’ Türk dizi oyuncuları ile bir umut tanışabiliriz, görebiliriz umudu ile ülkemize gelen Ortadoğu seyircilerine öncelikle dizilerinin çekildiği mekanlar gezdiriliyor. Ama en ilginçlerini demek gerekirse çok tanınmış bir Türk erkek oyuncumuz ile otururken Katar’dan çok zengin bir prensin kızından telefon aldık. Artık gece gündüz arayan birisi olan kadın uçağını gönderip Türk oyuncu arkadaşım ile sadece Katardaki saraylarında yemek yemek istediğini söyledi. Ayrıca ona 70/80 bin liralık hediyeler aldığını ve kendisine yollamak istediğini söyledi. O ünlü Türk arkadaşı mecburen telefonunu değiştirmek zorunda kaldı çünkü günde 100 kere aramaya başlamış ve Türkçe öğrenerek tacizlerine devam ediyordu. Ülkemize gelip iki dakika hayran oldukları oyuncuları görmek için bildiğmiz birçok arap izleyici var. Ve bu hayranlar iki kare fotoğraf çekmek için çok ciddi rakamlar harcıyorlar. ”

ZİRVE YİNE KIVANÇ TATLITUĞ VE TUBA BÜYÜKÜSTÜNÜN

Ortadoğu ülkelerinde yıllardır zirveyi koruyan Kıvanç Tatlıtuğ ile yine Arapların büyük beğenisini kazanan Tuba Büyüküstün’ün zirvede olduğunu belirten Uğurlu, ‘’ Ortadoğu ülkelerinde yen, yüzler ve yeni Türk oyuncu arayışı vardı. Fakat Cesur ve Güzel dizisinin yayına girmesi ile yine Kıvanç Tatlıtuğ ve Tuba Büyüküstün Ortadoğu detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

EBRD’nin Türk tarımına katkısı 1 milyar Euro’yu aştı

Türkiye, dünyanın 7’nci en büyük tarım üreticisi ve başta gelen ihracatçı ülkelerden biri. Tarım sektörü Türk ekonomisinde anahtar rolü oynayan bir sektör olmasının yanı sıra ülke istihdamının da yüzde 20’sini oluşturuyor. Bu nedenle, ekonomik büyüme ve kırsal kalkınma için tarımın önemi yadsınamaz bir boyutta.

Konferansta konuşan EBRD Türkiye Yönetici Direktörü Jean-Patrick Marquet, “EBRD Türkiye’de önemli bir aşama kaydetmiştir. EBRD’nin tarımsal işletmelere doğrudan ya da Türk bankaları aracılığıyla sağladığı 1 milyar Euro’yu aşkın finansmandan Türkiye’nin uzak kırsal alanlarında bulunan on binlerce tarım işletmesi faydalanmıştır. Sağlanan bu finansman sayesinde ilave istihdam sağlanmış, rekabet artmış ve ekonomik büyüme desteklenmiştir” dedi.

EBRD, başarılı ekonomilerin rekabete açık, çevreye duyarlı, iyi idare edilen, kapsayıcı, dayanıklı ve tüm kesimlerin birbirine entegre edilmiş şekilde olması gerektiğine inanıyor. Banka, Türk tarım endüstrisinin daha açık, verimli ve rekabete açık olmasını sağlamaya yönelik politikaların geliştirilmesine destek olmak için Türkiye’deki resmi kurumlarla iş birliği içinde çalışıyor.

Konferansta konuşan İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince de; Türkiye bankacılığının 2008 küresel krizinden bu yana çok iyi bir performans sergilediğine de değinerek, “Tarım sektörü de, devletin desteği ile daha düzenli, daha görünür ve daha kredilendirilebilir bir sisteme geçmelidir” dedi. Özince; EBRD’nin, Türkiye’de tarımsal finansmanda sürdürülebilirlik alanında öncülük yaptığını da sözlerine ekledi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Perakendede geleceğin anahtarı teknoloji ve yenilik

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından düzenlenen organize gıda perakende sektörünün en büyük konferans ve fuar organizasyonu olan Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB) 2017, Maliye Bakanı Naci Ağbal‘ın katılımıyla kapılarını açtı. İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirvenin açılışının ardından gerçekleşen oturumlarda gelişen teknoloji ve değişen tüketici profiliyle birlikte yerel zincirlerin yol haritaları masaya yatırıldı.

Verimliliğin ve Büyümenin İtici Gücü: “Sürdürülebilirlik” konulu oturumunda konuşan Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran Yönetim Kurulu Başkanı Harm Goossens, 100 yıldır Türkiye’de bulunduklarını ve yatırımlarına devam ettiklerini belirterek, “Türkiye’de perakende sektörü bizim için çok önemli. Yerel zincirlerin pazar payı yüzde 37. Bu sebeple sizlerle gerçekleştireceğimiz yakın iş birlikleri hem önemli hem de gerekli. Birlikte daha çok çalışmamız gerekiyor” diye konuştu.

“YEREL ZİNCİRLER DEĞİŞİM SÜRECİNDE ÇEVİK OLMALI”

Dünyadaki trendlerin, tüketici alışkanlıklarının ve profilinin çok çabuk değiştiğinin altını çizen Goossens, yerel zincirlerin bu süreçte çevik olması gerektiğini belirtti. Goossens, şöyle devam etti: “Günümüzde yeni nesillerin tüketici olmaya başlamasıyla hepimizin “Milenyum Çocukları”na ve sosyal medyaya daha yakın durmamız lazım. Türkiye’de sosyal medya çok gelişmiş durumda. Dünyanın bu hızlı gelişimine bizler de ayak uydurmalı ve kısa zamanda gelişmeleri takip ederek değişmemiz lazım. Bu değişim size farklılaşmayı da sağlayacak. Değişime ayak uydurabilen ve farklılaşmayı sağlayabilen yerel zincirler ise büyük zincirlerin her zaman bir adım önünde olacaktır.”

Unilever Dijital Direktörü Yüce Zerey de tüketici ihtiyaç hiyerarşisinin değiştiğini anlatırken “Dijital dünyada ve sosyal medyada tüketici artık daha agresif. Günümüzde pratik bir tüketici profili bulunuyor. Marka sadakati zayıf, elindeki kıt kaynaklara rağmen iyimser bir yandan da acımasız bir dürüstlükle deneyimlerini aktaran bir tüketici var artık günümüzde” dedi. Değişen tüketiciyle birlikte iletişim dilinin de değiştiğini belirten Zerey, görsel iletişimin önem kazandığını ifade etti.

Tüketici için kalitenin belirleyici olduğunu belirten Bizerba Global Perakende Çözümleri Direktörü Tudor Andronic ise kalite için yenilikçi olunması ve inovasyondan destek alınması gerektiğini kaydetti. Andronic, yerel zincirlerin geleneksel rakabetten korkmaması gerektiğini vurgularken yeniliğe açık olmaları gerektiğini söyledi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Müşteri planlı alışverişten uzaklaşıyor

Akademetre Research Company Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim Zeytin, “AVM’lerin alışkanlıklar üzerinde yarattığı en önemli değişiklik, alışverişi planlı olmaktan uzaklaştırıp spontane hale getirmek. Alışveriş AVM’ye gelmişken spontane olarak gerçekleşmekte. Müşteri artık planlı alışverişten uzaklaşmakta” dedi.
Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) ve Akademetre Research Company iş birliğiyle bu yıl altıncısı düzenlenen “Türkiye Alışveriş Merkezi Tüketici Algı Araştırması” sonuçları AYD Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Belgü ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda paylaşıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Belgü, yapılan algı araştırmasının sektör için önemine işaret ederek, şu an Türkiye’de mevcut 377 AVM olduğunu,bu senenin sonuna kadar rakamın 385-390 seviyesine çıkacağını, AVM’lerin güçlenerek ve gelişerek ekonomiye etkisini sürdüreceğini söyledi.
Araştırma sonuçlarını katılımcılarla paylaşan Akademetre Research Company Yönetim Kurulu Başkanı Zeytin, araştırmanın 3-17 Ekim 2016’da bin 536 kişi ile yüzyüze görüşme, 3 online forum, 5 fokus grup etkinliği, 5 ilde etnografik gözlem olmak üzere toplam 22 ilde sahada AVM müşterileri ile gerçekleştirildiğini söyledi.
Zeytin, sonuçlara göre AVM müşterilerinin yüzde 47,9’unun evlilerden, yüzde 45,8’inin bekarlardan oluştuğunu, müşterilerin yüzde 50,1’inin erkek yüzde 49,9’unun da kadın olduğunu söyledi.
AVM ziyaretçilerinin yaş ortalamasının 35,5 olduğunu belirten Zeytin, şu bilgileri verdi:
“AVM ziyaretçilerinin aylık ortalama hane geliri yaklaşık 3 bin 500 lira. Sosyoekonomik statüye bakıldığında en yüksek değer orta sosyoekonomik segmentte. AVM ziyaretçileri ayda ortalama 2,7 kez yani 10 günde bir toplu gıda alışverişi yapıyor, bu oran gittikçe düşüyor. Elektronik alışveriş de ayda ortalama 0,1’e karşılık geliyor. Aylık harcama miktarlarına baktığımızda, en yüksek sepet ağırlığının elektronik kategorisinde olduğunu görüyoruz, cirodaki payı oldukça yüksek”
“AVM müşterilerinin yüzde 88’i yemek yemeyi tercih ediyor”
AVM müşterilerinin yüzde 88’inin AVM içinde yemek yediğini, kişi başı AVM içindeki yemeğe harcama miktarının 26,6 lira olduğunu belirten Zeytin, perakende ile eğlenceyi birleştiren konseptlerin gün geçtikçe önem kazandığını söyledi.
Eğlencenin AVM ziyaretlerinde önemli bir motivasyon olduğuna işaret eden Zeytin, eğlence kategorisi içinde sinemanın yüzde 32,4’lük payı ile ilk sırada, çocuk oyun alanlarının yüzde 11,1 ile ikinci sırada yer detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Her 5 markalı konuttan biri yabancıya satıldı

REIDIN Türkiye Ülke Müdürü Kerim Bertrand, Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) üyesi ve GYODER ile veri gönderim protokolü yapmış firmaların markalı konut projelerini kapsayan araştırmalarının sonuçlarını değerlendirdi.
Geçen yıl kampanyaların da etkisiyle markalı konutların satış hızının olumsuzluklara rağmen iyi gittiğini dile getiren Bertrand, toplam satılan markalı konutların yüzde 21’ini yabancıların aldığını söyledi.
Bertrand, geçen yıl ocakta yapılan markalı konut satışlarının yüzde 34’ünün yabancılara yönelik olduğunu kaydederek, bu oranın şubatta yüzde 30, martta, nisanda, mayısta yüzde 23 olarak gerçekleştiğini bildirdi.
Haziranda tekrar yüzde 24’e çıkan oranın temmuzda yüzde 18’e düştüğünü aktaran Bertrand, “Markalı konutlardaki yabancıya satış oranımız ağustos ayında yüzde 25’e çıkarak yılın en iyi üçüncü performansını gösterdi. Oranlar eylülde yüzde 22, ekimde yüzde 11, kasımda yüzde 14, aralıkta yüzde 8 oldu” dedi.
Bertrand, yabancıya satış oranının yeni yıla iyi başlamadığını ocakta yüzde 3, şubatta yüzde 4 olarak gerçekleştiğini bildirdi.
“Yüzde 33’ü peşin”
Bertrand, bir yıl içinde yerli ve yabancıya satılan toplam markalı konutların yüzde 33’ünün peşin para verilerek alındığını söyledi.
Geçen yıl markalı konut satışlarının yüzde 33’ünün banka kredisi ile gerçekleştiğini ifade eden Bertrand, yüzde 34’ünün ise senetle satıldığını aktardı.
Bertrand, “Markalı projelerdeki satışların kasım ayında yüzde 15’i, aralıkta yüzde 22’i, ocakta yüzde 27’si banka kredisi ile satılırken şubatta kredi kullanım oranı kampanyaların etkisiyle yüzde 48’e yükseldi. Şubat ayında peşinat kullanım oranı yüzde 29, senet kullanım oranı ise yüzde 24 olarak gerçekleşti” ifadelerini kullandı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Otomobil üretimi son 10 yılın rekorunu kırdı

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) açıklamasına göre, ocak-mart döneminde toplam otomotiv üretimi 2016’nın aynı dönemine göre yüzde 23, otomobil üretimi ise yüzde 44 arttı. Ocak-mart döneminde, toplam otomotiv üretimi 424 bin, otomobil üretimi ise 300 bin düzeyinde gerçekleşti.
2017 yılı ocak-mart döneminde toplam pazar yüzde 8 daralarak 160 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde otomobil pazarı ise yüzde 9 daralarak 116 bine geriledi.
Otomobil üretimi 300 bin düzeyinde gerçekleşti
2017 Ocak-Mart döneminde otomobil üretimi, 2016 yılının aynı dönemine göre yüzde 44 artarak 300 bin düzeyinde gerçekleşti. Otomobil üretimi 2007-2017’deki verileri karşılaştırıldığında en yüksek seviyeye ulaşarak rekor kırdı. 2017 yılı ocak-mart döneminde traktör üretimi de yüzde 12 azalarak 12 bin 294 oldu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Dev şirketlerin 1,6 trilyon dolarlık vergi oyunu

Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, ABD’nin en büyük 50 şirketinin daha az vergi ödemek için offshore hesaplarında yaklaşık 1,6 trilyon dolar tuttuğunu duyurdu.
Merkezi Oxford kentinde olan Oxfam’ın raporunda, ABD’de aralarında Apple, Microsoft ve Wall Mart gibi dünya devlerinin bulunduğu 50 büyük şirketin, daha az vergi ödemek için offshore hesaplarında yaklaşık 1,6 trilyon dolar tuttuğu belirtildi.
Apple ilk sırada
Söz konusu şirketler arasında Apple’ın ABD dışındaki yaklaşık 200 milyar dolarlık offshore fonu ile ilk sırada, Pfizer’in 193,6 milyar dolar ile ikinci, Microsoft’un ise 124 milyar dolar ile üçüncü sırada olduğu bildirildi.
Raporda, dünya devi şirketlerin ABD’de daha az vergi ödemek için offshore hesaplarında tuttuğu toplam fonun 2015 yılında 200 milyar dolar artış kaydettiği vurgulandı.
Oxfam’ın Kıdemli Danışmanı Robbie Silverman, konuya ilişkin değerlendirmesinde, vergi kaçırmaktan farklı olarak şirketlerin yurt dışındaki iştirakleri üzerinden “vergiden sakınmasının” halihazırda yasa dışı olarak kabul edilmediğini belirtti.
Silverman, “Vergiden sakınmak küresel çapta şirketler için standart bir uygulama haline geldi. Bu metodları uygulayanlar her yıl ABD’de yaklaşık 135 milyar dolar vergiyi ödemiyor” ifadelerini kullandı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

‘Ağır vasıtalarda verimliliği artırıyor, maliyetleri düşürüyoruz’

Michelin, aracı sabit bir hızla kullanmanın yakıt tasarrufu sağlamada etkili olduğundan, yüksek devirde seyretmenin yakıt tüketimini artırdığına kadar sürücülere bir dizi yakıt tasarrufu ve ekonomik sürüş önerilerinde bulundu.

Michelin’den yapılan açıklamaya göre şirket, yakıt tasarrufu ve ekonomik sürüş için önerilerini paylaştı.
Şirketten yapılan açıklamada, aracı sabit bir hızla kullanmanın yakıt tasarrufu sağlamada etkili olduğu belirtildi.
Yüksek devirde seyretmenin yakıt tüketimini artırdığı aktarılan açıklamada, “Devir göstergesi 2 bin-2 bin 500 gösterdiğinde motor hızınızı mümkün olduğunca düşük tutmak amacıyla vites değiştirin. Aracın hızına uygun vitesle yolculuk edildiğinde önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlanır” denildi.
Lastik hava basıncının ekonomik araç kullanımını doğrudan etkilediği vurgulanılan açıklamada, şu önerilere de yer verildi:
“Hava basıncı düştükçe lastiğin yuvarlanma direnci artar. Ortaya çıkan enerji kaybının motor tarafından dengelenmesi daha fazla yakıt tüketimine neden olur. Eksik hava basıncı lastiklerde hızlı aşınmaya da yol açarak, lastik ömrünü yüzde 30’a varan oranda azaltır. Klima yakıt tüketimini ciddi oranda artırmaktadır. Klimayı özellikle şehir içinde tutumlu bir şekilde kullanın. Yüksek hızlarda açık pencere ile seyretmekten kaçının. Otoyolda, açık olan bir pencere dahi yakıt tüketimini artırmaktadır. Fazladan ağırlık ve salınımlar yakıt tüketimini arttrmakta. Gereksiz yük taşımamaya özen gösterin. Tavanın üstüne takılan ızgaralar ve bagaj taşıyıcıları gibi aerodinamik sürtünme meydana getirebilecek olan kullanılmayan aksesuarları çıkarın. Fişe takılı elektrikli cihazlar enerji ve yakıt tüketmektedir. Elektrikli cihazların gereksiz yere fişte takılı olmadığından emin olun.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

TSKB’nin Ekonomik Araştırmalar Müdürü Burcu Ünüvar oldu

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’ne Burcu Ünüvar atandı.
TSKB açıklamasına göre, TSKB’nin Ekonomik Araştırmalar Müdürü Burcu Ünüvar oldu. Lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi’nde tamamlayan Burcu Ünüvar, uygulamalı ekonomi ve finans alanındaki yüksek lisans derecelerini ise sırasıyla Danimarka’da Copenhagen Business School ve ABD’de Washington State University’nden aldı.
Kariyerine 2004 yılında İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’de başlayan Ünüvar, 2006-2013’te kurumun ekonomik araştırmalarını yönetti. Sonrasında akademik hayata geri dönen Ünüvar, TSKB’deki yeni görevinden önce Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümünde tam zamanlı öğretim görevlisi olarak ders verdi. Ünüvar’ın akademik çalışma alanları arasında finansal iktisat ve para politikası yer alıyor.
Burcu Ünüvar, Nisan 2017 tarihinden itibaren TSKB Ekonomik Araştırmalar Müdürü görevini üstlendi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Bankacılık tarım konusunda daha aktif olmalı

Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, “Hiç olmayacak imkanlarla gayrimenkul finansmanı yapan bankacılığın, fevkalade olur bir ekonomisi olan tarım konusunda çok daha aktif olmasını diliyorum.” dedi.

Özince, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından düzenlenen Tarımsal Finansmanda Sürdürülebilirlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada, EBRD ile kuruluşundan itibaren temas içinde olduklarını ifade etti.

EBRD’nin 1 milyar avronun üzerinde krediyi Türkiye’ye TL cinsinden verdiğini vurgulayan Özince, söz konusu kredi tutarının TL cinsinden verilmesinin, kur riskini alması nedeniyle önemli olduğunu dile getirdi.

Özince, bankacılık sektöründe TL cinsinden verilen kredilerde zorluklar bulunduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“TL kredilerde uzun vadeli finansmanı sağlayamıyoruz. Henüz bunu başarabilmiş değiliz. Hep döviz kredisine ve maalesef tüketen sektörleri finanse etmeye ağırlık verdik. Hâlbuki dünya ve Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından üreten sektörlerin finansmanı çok önemli. Türkiye’nin mukayeseli üstünlük geliştirebileceği alanlardan ilk birkaç tanesini sayacak olursak turizmden sonra akla tarım gelir. Türkiye’nin tarım konusunda çok büyük bir sorumluluğu var. Çünkü içinde bulunduğumuz coğrafya dünyanın en zengin flora çeşitliliğinden birine sahip. İstanbul’un florası, neredeyse Avrupa’dan daha zengin.”

“Tarıma para verirseniz, paranızı geri alırsınız”

Ersin Özince, bankacılık sektörünün tarımla ilgilenmeye başlamasının memnuniyet verici olduğunu aktararak, “Çocukluğumdan itibaren hobi olarak tarımla ilgilenmiş biri olarak emekli olunca tarımla ilgilenmek istedim. Birçok bankacı bunu yapıyor. Tavsiyem tarımla emekli olmadan ilgilenin.” diye konuştu.

Emekli olduktan sonra kendisine Ziraat Bankası’ndan tarım konusundaki projelerine destek verilebileceği yönünde bir mail geldiğini anlatan Özince, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ben hobi gibi yapmaya kalktığım için bırakmak zorunda kaldım. Bankada kalınca başlamadım daha doğrusu. 2 sene buğday ektim. Aslında çok iyi bir şey. Çok verimli. Tarıma para verirseniz, paranızı geri alırsınız. 1 ekiyorsunuz, 30-40 veriyor. 40 alabildim mi ben? Hayır. İstanbul gibi güzel bir coğrafyada susuz tarım yaparsan, geleneksel yöntemlerle, yağarsa ürünü yüzde 25 fazla, yağmazsa yüzde 25 eksik alırsın. Bilgi çağında bilgiyi kullanmak lazım.”

Özince, iklimle başlayan sürecin; tarıma, sanayiye ve siyasete uyum sağlayarak daha müreffeh ve mutlu bir dünya oluşturulmasına katkıda detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Artık çok koşan değil, iyi klavye kullanan kazanacak! E-Spor devrimi

Teknoloji, spora da yön veriyor. Neredeyse 100 yılı aşkın süredir futbol sahalarında kozlarını paylaşan kulüpler, mücadeleyi artık sanal dünyaya taşıyor. KPMG Football Benchmark ekibi, gelişen ‘elektronik spor’u ve kulüplerin bu yeni dünyadaki mücadelesini inceledi.

Taraftar kazanmayı, algıyı güçlendirmeyi ve gelir kaynakları yaratmayı hedefleyen kulüpler vakit kaybetmeden e-Spor’a adım attı. e-Spor pazarı sponsorluk anlaşmalarından, ödüllere ya da lisans haklarına kadar ciddi alternatifler sunuyor. Kulüpler de gelecekteki büyüme fırsatlarından en iyi şekilde yararlanmak için pazarda konumlanmaya çalışıyor.

KPMG’nin araştırmasına göre bu doğrultuda kulüpler farklı stratejilere yöneldi. Kulüplerin büyük bir bölümü EA Sports’un en çok bilinen futbol video oyunu olan FIFA’da kendilerini temsil edecek oyuncularla sözleşmeler imzaladı. Ancak FIFA’nın Avrupa’da popüler olmasını dikkate alıp farklı coğrafyalarda meydanı boş bırakmamak isteyen kulüpler daha cesur bir adım atarak Asya’da sevilen League of Legends, Hearthstone ve Counter-Strike gibi futbol dışı oyunlara da giriş yaptı.

Üç büyük kulüp mücadele ediyor

Bu sezon Avrupa’da Şampiyonlar Ligi’nde ter döken kulüpler arasındaki 11 takım e-Spor arenasında da mücadele ediyor. Bu kulüpler arasında Beşiktaş da bulunuyor. Siyah-beyazlılar ‘League of Legends’ oyununda kurduğu takımla e-Spor arenasında yer alıyor. Beşiktaş’ın yanı sıra Galatasaray ve Fenerbahçe de e-Spor takımlarıyla siyah-beyazlılarla rekabeti sanal aleme taşıdı. Türk sporunun çınarı olarak bilinen üç büyük kulüp, sanal dünyanın sınırsız evreninde dünya top koşturuyor.

Fransa’da FIFA maçları naklen yayınlanıyor

Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden Barcelona, Manchester City, PSG, Sporting Lizbon, Lyon, Monaco, PSV, Dinamo Kiev, Legia Varşova ve Kopenhag da e-Spor arenasında boy gösteriyor. Ancak e-Spor’da oyunculara ödenen ücretler, ekipmanların maliyetleri, taraftar bağlılığının paraya dönüşme hızı gibi etkenler bazı kulüpleri de ürkütüyor. Real Madrid ve Manchester United gibi pazarlama devi futbol kulüpleri henüz e-Spor’a girmedi. KPMG’ye göre e-Spor pazarındaki büyüme hızının devam etmesi halinde, kısa süre sonra futbol bu mecrada olmayan futbol mulübü kalmayacak.

KPMG Football Benchmark ekibinin hazırladığı ilginç rapordan öne çıkan bilgiler şöyle:

  • e-Spor maliyetlerle birlikte geliyor. Takım oluşturma, işletme giderleri, oyuncu maaşları, teknik ekip detaylı >>>

    Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Türkiye’nin ortalama emeklilik yaşı 51-52

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği “Çalışma Hayatında Milli Seferberlik” çalışmaları kapsamında il il dolaşarak esnafla ve ilgililerle bir araya gelen Bağlı, çalışmaları ve sosyal güvenlik reformuna ilişkin değerlendirmede bulundu.
Esnafın kendilerine verilen teşvikler, son yapılan düzenlemelerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının sunduğu hizmetlerden gayet memnun olduğunu belirten Bağlı, çalışma yaptıkları illerde esnafların görüş, öneri ve taleplerini dinlediklerini, bunları gerçekleştirme yönünde gayret göstereceklerini dile getirdi.
Çalışma Hayatında Milli Seferberlikle bu yıl 1,5 milyon vatandaşa iş, istihdam sağlamanın amaçlandığını anımsatan Bağlı, ilk 3 ayda hedeflerinin 3’te birini yakaladıklarını, 400 binden fazla istihdam sağlandığını kaydetti. Çalışmalarının sürdüğünü aktaran Bağlı, “Çalışma Hayatında Milli Seferberlik Programı devam edecek ve inşallah yıl sonuna geldiğinde işsizlik yüzde 10’ların altına inmiş olacak. 1,5 milyon-2 milyona yakın vatandaşa istihdam sağlamış olacağız.” diye konuştu.
Seferberlik kapsamında Çalışma ve İş Kurumunun (İŞKUR) önemli çalışmalar yürüttüğünü anlatan Bağlı, İŞKUR’un sadece teşviklerle değil, aynı zamanda sanayicinin, esnafın ihtiyaç duyduğu yeterlilikte ve beceride iş gücünü eğitmek ve temin etmek için yoğun olarak sahada çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

Emeklilik yaşı
Sosyal güvenlik alanında gerçekleştirilen reformlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bağlı, “Sosyal güvenlik reformları öncesi müktesep haklar korunduğu ve şu anda emekli ettiklerimiz de genelde 2008 öncesi işe başlayanlar oldukları için eski mevzuata göre emekli ediyoruz. Ortalama emeklilik yaşı 51-52 olan bir ülkeyiz. Sosyal güvenlik reformunun öngördüğü 58-60 yaş aralığı var. 2037’den sonra 65 hedefi öngörülüyor.” ifadelerini kullandı.
Fransa’da emeklilikte 62 hatta 65 yaşın tartışıldığını hatırlatan Bağlı, şöyle devam etti:
“Biz 51-52 yaşında zaten emekli ediyoruz. Neden? Eski düzenleme müktesep hakkını koruduğumuz için. Sosyal güvenlik reformunun temel amacı insanları daha fazla sistemin içinde tutabilmek, çalışabilir durumda olan vatandaşın çalışmasının önünü açmak. Dolayısıyla hükümetin en hassas olduğu konu. Emeklilik sistemiyle oynamamak ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sürdürülebilir bir düzeyde hizmet üretimini sağlamak. Yoksa insanları 31, 32, 33 yaşında emekli ederseniz belki ilk başta bir memnuniyet kazanırsınız ama 2-3 yıl sonra emeklilik maaşı ödeyemez detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Güvenlik ağları sektöründe büyüme iki katına çıktı

Dünyanın lider video yazılımı yönetimi sağlayıcısı Milestone Systems, güvenlik alanında dünya devi olan teknoloji üreticilerini Milestone Açık Platform Günü’nde bir araya getirdi. Etkinlikte Türkiye’deki güvenlik ağları yatırımları da masaya yatırıldı. 10 yıl boyunca yüzde 10’larda büyüyen pazar son 2 yılda yüzde 25’lik büyümeye ulaştı. Artık özel şirketler de çalışanlarını ve ürünlerini korumak için güvenlik yatırımlarına yöneldi

Dünyanın lider IP video yazılımı yönetimi sağlayıcısı Milestone Systems, alanında dünyanın en büyük şirketlerini Milestone Açık Platform Günü’nde (MPOP) bir araya getirdi. Bosch, Dell, Dahua, NEC, Axis, OnCam ve Technoaware şirketlerinin katıldığı konferansta Türkiye ve dünyadaki en yeni güvenlik teknolojileri tanıtıldı.
Bu yıl 7. kez düzenlenen etkinlikte Milestone Systems, çözüm ortakları ile bir araya geldi ve yeni yol haritasını paylaştı. Etkinlikte Türkiye’deki güvenlik çözümleri yatırımları ve sektörün büyümesi de konuşuldu.

Güvenlik pazarı 150 milyon dolara çıktı

Milestone Systems Kuzeydoğu Afrika Kanal Yönetim Müdürü Özgür Uygur, yaptığı konuşmada, 10 yıl boyunca yüzde 10’larda büyüyen güvenlik çözümleri pazarının son iki yıldır yüzde 25 büyüdüğünü söyledi. Türkiye’de güvenlik yazılım ve donanım pazarın 150 milyon dolara ulaştığını tahmin ettiklerini belirten Uygur şöyle konuştu: “Türkiye’de hem kamu hem de özel sektör güvenlik kamera ve yazılımlarına daha çok önem veriyor. Pazarın büyüdüğünü bu toplantıya katılanların sayısından da görebiliyoruz. Milestone Systems, sekördeki en güvenilir yazılım olarak Türkiye’yi daha güvenli hale getirmeyi hedefliyor. Global olarak 2015’ten 2016’ya kadar üç katı büyüme gerçekleştirdik.”

Pazar iki katına çıkacak

Özgür Uygur’un verdiği bilgiye göre artık güvenlik 10 yıl öncesindeki gibi standart işletme güvenliğinin ötesine geçti. Kamera izleme ve kaydın dışında çalışanları ve varlıkları korumaya yöneldi. İş süreçlerine video ve güvenliği dahil etmeye başladı. Sınır güvenliği, stadyumlar ve konser alanlarındaki kalabalık yönetimi, afet bölgelerinde ve terörün bulunduğu bölgelerde acil durum yönetimi ve şehir izleme sistemleri gelişiyor. Dünyada da 2015’te 6.5 milyar dolar olan IP pazarı, 2020’de iki katına çıkacak dünyada. 2020’den sonra ise herşey buluta çıkacak.

Yatırımda yüzde 40 tasarruf imkanı

Milestone Systems, etkinlikte detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

NEMO özgürlüğüne kavuştu, misafirleriyle ilk dalışını gerçekleştirdi

Türkiye’nin sahip olduğu ilk turistik denizaltı NEMO PRIMERO, resmi açılışında tam dört ayrı dalış gerçekleştirerek misafirlerine eşsiz bir deneyim yaşattı.

Türkiye’nin ilk turistik denizaltı ‘Nemo Primero’, Antalya’da ilk seferine çıktı. 20 metre uzunluğundaki Nemo, ilk dalışını 2.Dünya Savaşı’nda İngiliz uçakları tarafından batırılan Fransız gemisi St. Didier’in olduğu batığa gerçekleştirerek, ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşattı.
Alternatif turizme önemli bir katkısı olacak olan denizaltının ilk seferi öncesi Antalya Kaleiçi Limanı’nda açılış töreni düzenlendi. Törene, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Selçuk Sert, Submarine Turkey, IHS Travel ve Touristfly Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Emre Yavuzyiğit, Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, Antalya İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Yusuf Kelleli, Sahil Güvenlik Komutanlarından, Eğitim ve Öğretim Komutanı Kıdemli Albay Ömer Ersalcan, Hava Grup Komutanı Yarbay Barış Ocak, Antalya Gurup Komutanı Kıdemli Bİnbaşı Önder Göksel, İl Emniyet Müdürü Celal Uzun Kaya, AESOB Başkanı Adlıhan Dere ve davetliler katıldı.

DENİZİN ALTI DAHA CAZİP
Törende konuşan Antalya Valisi Münir Karaloğlu, bugünün Antalya için çok özel ve önemli bir gün olduğunu belirterek, “Antalya Türk turizminin amiral gemisi. Antalya, turizmde ilklerle bilinen bir şehir. Bugün de yine Türk turizmine ilk sivil denizaltını kazandırarak yine Antalya bir ilki başarmış olacak” dedi. Vali Karaloğlu, “Kitle turizminin yanında artık alternatif arıyoruz. Çünkü biliyoruz ki Antalya’nın da Türkiye’nin de yaptığımız kitle turizmi kadar bir alternatif turizmi de var ve mutlaka bu potansiyeli kullanmamız lazım. Denizin üstünü kullanıyoruz, sahillerimizi, plajlarımızı kullanıyoruz ama denizin bir de altı var. Orada da yaşam var. Denizin altı daha cazip ve daha merak edilen bir bölge. Onun için ilk sivil denizaltı Türk turizminin gelişmesi bakımından Antalya ve Türkiye için önemli” diye konuştu.

DÜNYA PASTASINDAN ALINAN PAY ARTMALI
Denizcilik sektörünün önemine değinen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Selçuk Sert de, Türkiye’nin ihracatın değer bazında yüzde 58’ini denizyoluyla gerçekleştiğine dikkat çekti. Denizcilik sektörünün milli ekonomideki önemine işaret eden Sert, gayri safi detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Endüstri 4.0’dan Müşteri Hizmetleri 4.0’a geçiş nasıl olacak?

3 Mayıs 2017’de İstanbul Hilton Bosphorus Hotel’de yapılacak zirvede son günlerin en sıcak tartışma konusu olan Endüstri 4.0 kavramının müşteri hizmetleri alanındaki yansımaları tartışılacak. Konuyla ilgili Vestel Müşteri Hizmetleri İş Geliştirme ekibi “Müşteri Hizmetleri bugüne kadar versiyon geçişlerini nasıl sağladı?” ve “4.0 versiyonu nasıl olacak?” gibi sorular için aradıkları cevapları katılımcılarla paylaşıyor olacak.

Zirvede katılan markalar ayrıca kişiselleşirilmiş müşteri deneyimi yaratmanın önemini, dijital müşteriyi dijital ölçümlemenin gerekliliğini ve müşteri deneyimine yenilikçi yaklaşımlarını sergileyecek. Perakende, Enerji, Sigorta ve Bankacılık sektörleri olmak üzere Beyaz Eşya, E- Ticaret, Online Oyunlar, Belediyecilik ve İnovatif Platformlar sektörlerinde faaliyet gösteren, müşteri hizmetlerinde dijital kanalları etkin bir şekilde kullanan bir çok kurumun temsilcileri sunumlarıyla farklılaşan deneyimlerini paylaşacaklar.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

90 bin fiyat etiketini 1 saat içinde değiştirmek, teknoloji ile artık mümkün

Sensormatic Pazarlama Direktörü Pelin Yelkencioğlu, ürün çeşitliliğinin ve kampanyaların her geçen gün arttığı perakende sektöründe, hız ve verimlilik artışı sağlayan sistemlerin yaygınlaşmasının bir zorunluluk haline geldiğine vurgu yapıyor. Anlık değişen piyasa ve rekabet koşullarına uygun, hızlı aksiyon alabilen işletmelerin satışlarını yükseltebildiğine dikkat çeken Yelkencioğlu, “Müşteri hassasiyetinin yüksek olduğu konular arasında ilk sıralarda yer alan “fiyat” hızlı ve güvenilir biçimde yönetildiğinde işletmelere büyük rekabet avantajı sağlayacak.” dedi.

Elektronik etiketler tek merkezden yönetilebiliyor. Fiziksel mağazalar ve online mağazalar aynı anda fiyat güncelleyebiliyor.

Anlık müdahalelerle yönetilmesi gereken fiyat etiketlerinin artık elektronik olarak tek merkezden yönetilebildiğini belirten Yelkencioğlu, merkezin şehir dışında yada mağaza içinde olmasının yani uzaklığın hiçbir önemi olmadığını özellikle belirtiyor. Elektronik fiyat etiketleri sayesinde fiziksel mağazadaki fiyat değişikliği eş zamanlı olarak sanal (online) mağazalarda da hızlı bir şekilde güncellenebiliyor.

90 bin fiyat etiketini 1 saat içinde değiştirmek ve kontrol etmek mümkün

Hızlı ve doğru bir işleyişi mümkün kılan yeni teknolojiler sayesinde 90 bin fiyat etiketinin değişimi ve kontrolü 1 saat içinde tamamlanabiliyor. Elektronik fiyat etiketlerinde yapılan tüm değişiklikleri de merkezden kontrol ve takip etmek mümkün oluyor.

Güncellemelerin ardından etiketler, sistemin çift yönlü iletişim özelliği sayesinde merkeze onay gönderiyor. Bu teknoloji sayesinde, binlerce etikette yapılan fiyat değişikliklerinin doğruluğu, tek tek kontrol edilmeye gerek kalmadan, bilgisayar başında rapor olarak görülebiliyor. Sensormatic’in sunduğu Pricer elektronik fiyat etiketlerinin merkezi raporlama özelliği, kurumlara operasyonel anlamda büyük tasarruf sağlıyor. Diğer yandan ürünlerin mağaza içinde planlanan yerlerinde olup olmadığı da, planogram uyumluluğu kontrol edilerek sağlanabiliyor.

Kampanya yönetiminde hız ve esneklik sağlıyor

Süreli veya gruba özel merkezi kampanya yönetimi yapılabiliyor. Örneğin müşteri trafiğinin düşük olduğu saat aralıklarında istenilen ürünlerde kampanya düzenleyebilirsiniz.

Etiket üzerine konan QR kod üzerinden, müşterilerinizi ürünün web sayfasına yönlendirebilir, ürün hakkında detaylı bilgi verebilir, yorum alabilir, sosyal medya üzerinden beğenebilmesini sağlayabilirsiniz.

Promosyondaki ürünler öne çıkartılabiliyor

SmartFlash: Etiketin üzerindeki flash ile raf önlerinde aranan ürünlerin daha kolay bulunması, promosyondaki ürünlerin öne çıkarılmasını sağlıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Cumartesi eğlencesi Kanyon’da

Etkinlikte Motto Müzik programcısı Mehmet Turgut misafirler için özel bir fotoğraf atölyesi düzenlerken, Yekta Kopan, “Noktalı Virgül Kanyon Özel” programının çekiminde Güldür Güldür Show’un oyuncularını ağırlayacak. Tunç “Turbo” Dindaş da düzenleyeceği grafiti atölyesinin yanı sıra hiphop müziğin ünlü ikilisi Farazi & Kayra’yı konuk ederken, Murat Meriç’in, Onno Tunç ve Melih Kibar plakları üzerine gerçekleştireceği müzik sohbeti ve Barış Akpolat’ın, sürpriz konukları ağırlayacağı “Radyo Kanyon Yayını” da Kanyon misafirleri için unutulmaz bir cumartesi eğlencesi yaşatacak. Daha pek çok aktivitenin gerçekleştirileceği “Motto Müzik Kanyon’da” etkinliğinde Tarkan’ın orkestra şefi Can Şengün yönetimindeki orkestra ile Hey Douglas’dan canlı performanslar da yer alacak.

İstanbul’un gözde mekânlarından Kanyon, 15 Nisan Cumartesi günü Allianz Motto Müzik’in ünlü programcıları Mehmet Turgut, Yekta Kopan, Tunç “Turbo” Dindaş, Murat Meriç ve Barış Akpolat’ın yanı sıra pekçok ünlü konuğu ağırlayacak. Türkiye’nin ilk kurumsal YouTube kanalı Allianz Motto Müzik’teki ilgiyle takip edilen programların Kanyon’a taşınacağı “Motto Müzik Kanyon’da” etkinliğinde, ünlü konuklarla sohbetler, atölye çalışmaları ve canlı performanslarla, ziyaretçiler müzik, sohbet ve eğlence dolu bir cumartesi yaşayacaklar.

Barış Akpolat’la “Radyo Kanyon Yayını” ve sürpriz konuklar

“Motto Müzik Kanyon’da” etkinliği 15 Nisan Cumartesi günü 12.00’de, müzik yazarı ve radyo programcısı Barış Akpolat’ın “Radyo Kanyon Yayını” ile başlayacak. Allianz Motto Müzik’teki “5N1K” programıyla izleyicilerin beğenisini toplayan Barış Akpolat’ın sunacağı “Radyo Kanyon Yayını”na, pekçok sürpriz konuk katılacak.

Grafiti ve hiphop, Tunç “Turbo” Dindaş ile Kanyon’da

Türkiye’de hiphop kültürüne verdiği katkılarıyla tanınan Tunç “Turbo” Dindaş, açık alanda düzenleyeceği “Grafiti Atölyesi”nde katılımcılarla birlikte bir eser hazırlayacak. Ayrıca Tunç “Turbo” Dindaş’ın Allianz Motto Müzik’teki programı “Street Beatz” Kanyon’da izleyicilere açık olarak çekilecek. Programa, Türkiye’de hiphop müziğin güzel örneklerini ortaya çıkaran ikili Farazi & Kayra konuk olacak.

Mehmet Turgut’tan Kanyon ziyaretçilerine “Fotoğraf Atölyesi”

Ünlü fotoğrafçı ve Allianz Motto Müzik programcısı Mehmet Turgut’un düzenleyeceği “Fotoğraf Atölyesi’ fotoğraf tutkunlarının kaçırmaması gereken bir etkinlik olarak Kanyon’da yerini alacak. Usta fotoğrafçı, Kanyon ziyaretçilerine özel olarak gerçekleştireceği atölye çalışmasında, fotoğraf çekmenin inceliklerini detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Bankalar, diğer şirketlere kıyasla BT güvenliğine 3 kat daha fazla yatırım yapıyor

Finans kuruluşları, mobil bankacılığın artan popülaritesiyle birlikte banka altyapılarının siber saldırılar karşısında daha fazla riskle karşı karşıya kalması gibi trendler sonucunda güvenliklerini artırmak konusunda baskı altında. Diğer yandan, müşteriler ise güvenlik olaylarını ortaya çıkarmakta her geçen gün daha önemli bir rol üstleniyor. Finans kuruluşlarının dörtte biri (%24), 2016’da karşılaştıkları bazı siber tehditlerin müşterileri tarafından tespit edilip bildirildiğini belirtiyor.

Kaspersky Lab ve B2B International tarafından hazırlanan Finans Kuruluşları Güvenlik Riskleri araştırmasına göre, güvenlik yatırımları bankalar ve finans kuruluşlarının için yüksek öncelik taşıyor. Saldırılardan hem kendi altyapıları hem de müşterileri tarafında zarar gören bankalar, finans sektöründe faaliyet göstermeyen şirketlere kıyasla BT güvenliğine üç kat daha fazla yatırım yapıyor. Dahası, bankaların %64’ü, yasal düzenleyicilerin, üst yönetimin ve hatta müşterilerinin artan taleplerini karşılamak için, yatırım getirisi ne olursa olsun IT güvenliğini artırmaya yatırım yapmaya devam edeceklerini ifade ediyor.

Bankaların bilinen ve bilinmeyen siber tehditlere karşı kendilerini korumak için ciddi çabalar ve bütçeler harcamasına rağmen, halihazırda çok geniş bir yelpazeye yayılmış olan IT altyapılarını korunmanın zorlaştığı görülüyor. Büyük ve sürekli değişen tehdit ortamı, müşterilerin güvenlik alışkanlıklarının iyileştirilmesinde yaşanan zorluklarla birleşince, internet dolandırıcılarının faydalanabileceği daha çok güvenlik açığı ortaya çıkıyor.

Yükselen Risk: Bankacılık Hesaplarına Sosyal Mühendislik Saldırıları

Mobil bankacılıkla ilgili olarak gelişmekte olan riskler, raporda, bankaları yeni siber saldırılara maruz bırakabilecek bir trend olarak vurgulanıyor. Bankaların% 42’si müşterilerinin büyük bir çoğunluğunun üç yıl içerisinde mobil bankacılık kullanıyor olacağını ancak kullanıcıların çevrimiçi davranışlarında çok dikkatsiz olduklarını söylüyor. Araştırmaya dahil olan bankaların neredeyse yarısı (%46), müşterilerinin online kimlik avcıları tarafından sıklıkla saldırıya uğradığını kabul ederken, %70’iyse maddi kayıplara neden olan finansal dolandırıcılık olaylarıyla karşılaştıklarını belirtiyor.

Müşterilere yönelik artan kimlik avı ve sosyal mühendislik saldırıları sonucunda bankalar bu alandaki güvenlik çalışmalarını yeniden ele alıyor. Ankete katılanların %61’i, ana güvenlik önceliklerinden biri olarak müşterilerinin kullandığı uygulamaların ve web sitelerinin güvenliğinin artırılmasını görürken, ikincil öncelik ise (%52’lik bir kesimin tercihiyle) daha karmaşık kimlik ve giriş bilgileri detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Huawei’nin son amiral gemisi P10, portre fotoğrafçılığında devrim yaratıyor

Huawei’nin son amiral gemisi P10, portre fotoğrafçılığını profesyonel efektlerle zenginleştiren Leica ile birlikte geliştirdiği ön ve arka kamerasıyla mobil telefon fotoğrafçılığını yeniden yorumluyor. Yenilikçi teknoloji ile donatılan Huawei P10 ve P10 Plus, piyasada fotoğrafçılık amacıyla kullanılabilecek en gelişmiş akıllı telefon olma özelliği taşıyor.

Akıllı telefonlarda ilk kez, P10 ve P10 Plus’da Leica çift arka kameraya ek olarak Leica ön kamera bulundurarak kullanıcılarına eşsiz bir fotoğrafçılık deneyimi yaşatıyor.

3D yüz tanımlama teknolojisi

Portrelerde Leica görüntü tarzını yaratabilmek için dünyanın en son gelişmiş fotoğrafçılık teknolojisinden yararlanan Huawei P10 ve P10 Plus, sanatsal bir stüdyonun tüm gereçlerini cebinize sığdırıyor. Stüdyo tarzı ışıklandırma ve 3D yüz tanıma teknolojisi ile, fotoğraflarda her ortamda iyi bir sonuç elde etme imkanı sunuyor.

Kullanıcıların fotoğraflarını kişiselleştirmeleri amacıyla Huawei P10’un portre çekim özelliği için, daha hızlı ve daha kesin tanımaya olanak veren hassas bir 3D yüz tanıma teknolojisi geliştirildi.. Yüzün her özelliğini ve cilt yapısını anlamak suretiyle portre uygulamaları daha kişiselleştirilmiş ve daha doğal bir şekilde çekiliyor.. Çevresel ışık değişimini algılayan ve buna göre uygun çekim bileşenlerini saptayan otomatik algılama algoritması bulunan Huawei P10 ile çekilen selfielerde, fotoğrafta birden çok kişinin olması halinde kamera otomatik olarak geniş açılı çekim gerçekleştiriyor.

Hibrid Zoom özelliği

Arka kamera ile inanılmaz yüz detayları elde ederek fotoğraflarınıza canlılık kazandırabilirsiniz.

Objektifinizi nereye yöneltirseniz yöneltin, kapak fotoğrafı kalitesinde sonuç elde ederek, profesyonel ışıklandırma efektleriyle koşullar ne olursa olsun nesneleri göz alıcı hale getirebilirsiniz. Huawei’nin Hibrid Zoom özelliği, kullanıcıların bir görüntünün belirli alanlarına odaklanırken görüntü kalitesinin netliğini korumasına izin veren ek bir özellik sunuyor. HUAWEI P10 ve P10 Plus’ın fotoğraf teknolojisi ile portre fotoğrafçılığı yeniden tanımlarken, renk ve tasarımda standartları yeniden belirliyor.

Huawei P10, 2. Nesil Leica çift arka kamera ve yeni Leica ön kamera özelliği ile kullanıcılarının portre fotoğrafçılığının tüm yönlerini keşfetmelerine olanak sağlıyor. 12 megapiksel RGB sensörü, 20 megapiksel monokrom (siyah-beyaz) sensörü ve gelişmiş füzyon algoritmaları ile Huawei P10, akıllı telefon aracılığıyla detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Sanayi sanatla buluştu

Sanayi şirketlerinden Assan Alüminyum, Tuzla’da bulunan fabrikasını sanat eserleriyle donattı. Mimar Sinan Üniversitesi’nde okuyan genç sanatçıların tablolarını satın alarak fabrikasında sergileyen Assan Alüminyum, bu projeyle sektöründe bir ilke daha imza attı. Fabrika çalışanlarının büyük ilgi gösterdiği eserler, daha sonra genel müdürlükte sergilenecek.

Yassı alüminyum sektörünün lider üreticisi Assan Alüminyum’un Tuzla’daki fabrikası, Mimar Sinan Üniversitesi öğrencilerinin tablolarına ev sahipliği yapıyor.

Mimar Sinan Üniversitesi öğrencilerine destek olmak amacıyla eserlerini satın alan Assan Alüminyum, Türkiye’de bir ilke imza atarak sanatı fabrikaya taşıdı. Adeta bir resim galerisine dönüşen tesisin duvarlarına asılan eserler çalışanlardan da büyük ilgi gördü.

Alüminyum folyo üretim kapasitesi ile Avrupa’nın ilk üç üreticisinden biri olan Assan Alüminyum, sektöründeki liderliğini ve küresel vizyonunu sanata da taşıdı. Bu proje ile gençlere destek vermeyi amaçladıklarını belirten Assan Alüminyum Genel Müdürü Göksal Güngör, “Sanata ve genç sanatçılara destek olurken, aynı zamanda fabrika çalışanlarımıza da daha keyifli bir çalışma ortamı sunmak istedik. Bu projeyle sektörümüzde de bir ilke imza atmaktan mutluyuz. Tabloları Genel Müdürlük binamızda sergilemeye devam edeceğiz” dedi.

Çalışanların yeteneklerini geliştirmek ve ilgi alanlarını desteklemek üzere her yıl çok sayıda projeyi hayata geçiren Assan Alüminyum, yoga kulübünden voleybol, basketbol, futbol turnuvalarına, gezi aktivitelerine kadar birçok faaliyeti bir arada gerçekleştiriyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

VAN AVM’yi 3 ayda 2 milyon kişi ziyaret etti ciro yüzde 75 arttı

Van AVM, ziyaretçi sayısında kendi rekorunu kırdı. Geçtiğimiz yıl Doğu ve Güneydoğu Anadolu kentlerindeki tüm AVM’leri geride bırakan VAN AVM’yi yılın ilk 3 ayında 2 milyon kişi ziyaret etti. Ciro geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 75 arttı.

Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül Bensel, “VAN AVM hizmete gireli sadece 15 ay olmasına rağmen çevre iller ve ülkelerdeki insanların alışveriş alışkanlıklarını değiştirmesinde ve Van’ın cazibe merkezi haline gelmesine büyük katkı sağladı. Çıtayı çok daha yukarı taşımaya kararlıyız” dedi.

Kent tarihinin en büyük özel sektör yatırımı Van AVM yılın ilk 3 ayında büyük başarıya imza attı. Global Yatırım Holding yatırımı Van AVM’yi yılın ilk 3 ayında 2 milyon kişi ziyaret etti. 2016 yılının aynı döneminde ziyaretçi sayısında yüzde 25 artış sağlanmış oldu. Ziyaretçi sayısındaki artış cirolara da yansıdı. VAN AVM’de faaliyet gösteren 90 mağazanın toplam cirosu geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 75 yükseldi.

Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül Bensel, “Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu şehirleri içinde en genç olmasına rağmen en çok ziyaretçi alan VAN AVM, çok kısa sürede büyük başarı yakaladı” dedi. Cironun geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre neredeyse iki katına çıktığına dikkat çeken Bensel, “VAN AVM büyük markaların mağazaları, şık restoranları, kafeleri ve birbirinden renkli etkinlikleriyle giderek çok daha güçlü bir şekilde bölgenin çekim merkezi olmaya devam edecektir. VAN AVM olarak çıtayı çok daha yukarı taşımaya kararlıyız” diye konuştu.

Ayşegül Bensel şöyle devam etti: “VAN AVM hizmete gireli sadece 15 ay olmasına rağmen çevre iller ve ülkelerdeki insanların alışveriş alışkanlıklarını değiştirmesine ve Van’ın cazibe merkezi haline gelmesine büyük katkı sağladı. Genci, çocuğu yaşlısı hep birlikte güzel vakit geçirilen bir yaşam merkezine dönüştü. VAN AVM sadece kentin ve bölgenin değil komşu ülkelerin de uğrak noktası haline geldi. İranlı turistlerin özellikle Nevruz Bayramı’nda Van’ı tercih etmelerinde VAN AVM’nin de önemli katkısı olduğuna inanıyoruz. Hedefimiz Van AVM’de 2017 sonunda, yeni eklenecek markalarımızın detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Qualcomm, Apple’a karşı dava açtı

Şirket, dava başvurusunda Apple’ın iPhone’a güç veren Qualcomm’un temel teknolojilerinin değerini düşürmeye çalıştığını belirtiyor.
Qualcomm Incorporated (NASDAQ: QCOM), Ocak ayında ABD’nin California Güney Bölgesi Mahkemesi’nde kendisine dava açan Apple’a, karşı dava açtı. Qualcomm’un başvurusunda şirketin icat ettiği, katkıda bulunduğu ve lisans programıyla endüstriyle paylaştığı teknolojilerin detayları yer alıyor. Başvuruda ayrıca Apple’ın Qualcomm’un 3G ve 4G standart temel patenleri için adil, makul ve ayrım yapmayan şartlar çerçevesinde lisanslanması konusunda iyi niyetli görüşmelere katılmaktan kaçındığına da yer veriliyor. Başvuruda ayrıca:
Apple’ın, Qualcomm ile anlaşmaları ihlal ettiği, görüşmeler ve anlaşmaları yanlış nitelendirdiği;
Apple’ın, Qualcomm’un Apple için iPhone ve iPad üreten Qualcomm lisans sahipleriyle yaptığı uzun süreli anlaşmalara müdahale ettiği;
Apple’ın, gerçekleri saptırarak ve yanlış açıklamalar yaparak, düzenleyici kuruluşları Qualcomm’un dünya genelindeki ticari faaliyetlerine karşı saldırı yapmaya teşvik ettiği,
Apple’ın, iPhone 7’de kullandığı Qualcomm’un modem çiplerinin tam performansını kullanmadığı, Qualcomm modem bulunan iPhone’lar ile rakip tedarikçinin modemlerini kullanan iPhone’lar arasında performans farklılıklarını çarpıttığı;
Apple’ın, Qualcomm’un güç verdiği iPhone’ların üstün performansı hakkında herkese açık karşılaştırmalar yapmaması için şirketi tehdit ettiği belirtiliyor.
Qualcomm Başkan Vekili ve Baş Hukuk Müşaviri Don Rosenberg konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Qualcomm, dünya genelinde mobil ekosistemi mümkün hale getiren, çığır açıcı mobil teknolojiler icat eden ve geliştiren bir dünya lideri. Bugün Qualcomm’un patentli teknolojileri mobil cihazlara değer katan temel etkenler. Otuz yılı aşkın bir süredir aralarında Apple’ın iPhone ve iPad cihazlarını üreten Asya’daki şirketler de olmak üzere neredeyse tarihteki bütün cep telefon üreticileri ile yaptığımız yüzlerce lisans anlaşması ve görüşmesi, inovasyonlarımızın değerini kanıtlıyor. Apple, on yılı aşkın bir süredir mobil teknolojilerin faydalarını popüler ürün ve servisleriyle tüketicilere sunarak önemli bir rol oynadı. Ancak Apple, akıllı telefon gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını oluşturan ve kendisini dünyanın en karlı şirketi yapan iPhone’un inanılmaz ayrıcalığını Qualcomm’un temel hücresel teknolojilerini kullanmadan inşa edemezdi. Şimdi, on yıllık tarihi büyüme ardından Apple, bu teknolojilerin bilinen ve devam eden değerini kabul etmeyi reddediyor. Şirket, Qualcomm’a detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Başakşehir Emlak Konut Evleri-Kayaşehir’de talep toplama süreci uzatıldı

Başakşehir’de hayata geçen Emlak Konut Kayaşehir Evleri, 20 Mart’ta başlayan ön talep toplama sürecinde büyük ilgi gördü. Gelen taleplerin 175’i bir haftada satışa dönüştürüldü. Turyap, ön talep toplama sürecini Mayıs ayına kadar uzattı.

504 daireden oluşan Başakşehir Emlak Konut Evleri’nin tamamı bitmiş ve teslime hazır konutlarından edinmek isteyenler Mayıs ayına kadar 1000 TL ön talep bedeli ile Turyap’a başvuracak. Ön talep bir hafta sonra kesin talebe dönüşecek. Bir ay içinde %25 peşinat tamamlanıp; kalan bakiye nakden, defaten veya konut kredisi ile 3 ay içinde ödenecek.

8 ayrı hastane grubu ile Avrupa’nın en büyük şehir hastaneleri ile botanik bahçenin arasında yer alan Emlak Konut Başakşehir Evleri’nde 1+1’ler 214 Bin TL, 2+1’ler 309 Bin TL, 3+1’ler 381 Bin TL, 4+1’ler 675 Bin TL’den başlayan fiyatlarla satılıyor.

Metro durağı 250 metre, Şehir Parkı 500 metre, Sağlık Kent 1 km, Başakşehir Devlet Hastanesi 5 km, İkitelli OSS 6 km, Başakşehir 6 km, İstoç 8 km, Tekstilkent 10 km, Tem Otoyol 11 km, Atatürk havalimanı 18 km uzaklıkta bulunuyor.

Yoğun talep nedeniyle ön talep süresini uzattıklarını söyleyen Turyap’ın Satış ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Bilge Özdemir; ön talep uygulamasının Mayıs ayında sona ereceğini, gelen taleplerin bir hafta içerisinde sonuçlandığını söyledi. Özdemir; projede büyüklüğü 94 m2 ‘den başlayan 2+1 dairelere olan talebin arttığını, genellikle oturum için tercih edilen dairelerin havaalanı ve sağlık çalışanlarının ilgisini çektiğini belirtti.

Yeşil dokusunun, şehir ortalamasının üstünde olduğu Kayaşehir’in köprü ve otoban bağlantıları, metro, İETT gibi toplu taşımalar, 3.Köprü, 3.İstanbul Havalimanı, Kent Meydanı, Sağlık Kent, Şehir Parkı gibi yüksek ölçekli projelerin yapımının başlandığı bölgede önümüzdeki yıllar içerisinde İstanbul’un en hızlı gelişim, büyüme ve değer artışı bekleniyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Mastercard’ın girişimci destek programı “Start Path” için başvurular başladı

Mastercard’ın 2014 yılında başlattığı girişimci destek programı Start Path Global’in 2017 yaz dönemi başvuruları başladı. Başvurular 23 Nisan 2017 Pazar günü Türkiye saati ile sabah 06.59’a kadar yapılabilir. (EST zaman dilimi ile akşam 23.59). 6 aylık sanal programa yapılan başvurular, periyodik olarak ile kabul edilecek. Başvuru yapmak isteyen startup firmaları www.startpath.com sitesi üzerinden başvurularını gerçekleştirebilir ya da bilgi alabilirler.

Mastercard geleceği yapay zeka ile kucaklıyor

2017 baharında Mastercard girişimci destek programı Start Path Global’e katılan beş firmadan üçünün çalışmalarında yapay zeka üzerine yoğunlaşan firmalar olması dikkat çekiyor. Söz konusu firmalar tüketici davranışı, mağaza ya da şube içi müşteri katılımını analiz etmek ve faturalar ile ödeme verilerini hesaplamak, perakende noktalarına yenilikler getirmek amacıyla yapay zekayı kullanıyorlar. Programa dahil edilen diğer iki startup firma ise satış noktalarına getirdikleri yenilikler ile tüketicilerin perakende noktalarına erişimini genişleten çözümler üretiyor.

Londra merkezli Divido, perakende noktalara ve kredi veren kuruluşlara yönelik geliştirdiği çok kanallı bir platform üzerinden tüketicilere alışverişlerini taksitlendirme imkânı sunarken, Tel Aviv merkezli Endor ise, ticari işletmelerin her türlü tahmin sorusuna hiçbir platformda daha önce ulaşılamayan doğruluk ve hızda cevaplar sunuyor.

Mastercard girişimci destek programı Start Path Global’in 2017 Bahar programına dahil olan diğer firmalar ise Regalii, Fluid AI ve NetPlusDotCom. Otuzun üzerinde önde gelen banka ve fintech uygulaması ile iş birliği yapan Regalii, ABD ile Latin Amerika’daki tüketicilerin finansal durumlarını yönetmelerine ve faturalarını ödemelerine yönelik yenilikçi çözümler sunuyor. Bir diğer firma Fluid AI ise yapay zeka ile artırılmış gerçekliği birleştirerek bankaların ve perakende noktaların mağaza ve şubelerinde yeni nesil tüketici deneyimi sunabilmesini sağlıyor.

NetPlusDotCom ise sağladığı dijital ödeme çözümleri ile perakendecilerin müşterilerini “kararsız” konumdan “satın alan” konuma geçirebilmeleri için gereken desteği veriyor.

Dünya genelinde dijital geleceği şekillendiren fintech startup firmalarının tüketici tercihi ve deneyimini iyileştirmek için farklı yaklaşımlar kullandığını belirten Mastercard Start Path Programı Başkanı Amy Neale, “Bizim bu startup firmaları ile çalışmalarımızdaki amacımız daha detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

KasapDöner, yabancı yatırımlarda vites büyüttü

“Hamburger çocuklarına yedirmeye geliyoruz” sloganı ve farklı kampanyalarıyla dönerin Türkiye’deki en sıra dışı markası olan KasapDöner, son dönemde yabancı yatırımcılara ve yurtdışı şubeleşmeye hız verdi. Yakın geçmişte Mısırlı işadamları tarafından Halkalı Atakent’teki ArenaPark AVM’de açılan şubeden sonra Irak’ın Erbil kentinde Iraklı yatırımcılar tarafından bir KasapDöner şubesi açıldı.

“YABANCI YATIRIMLARININ DEVAMI GELECEK”

Açılışa, çok sayıda davetlinin yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri Irak Büyükelçisi Raşit Muhammed El Mansuri ve Irak Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçisi İsmet Ageed Siddig gibi diplomatlar da katıldı.

Konu hakkında konuşan Global Restoran Yatırımları A.Ş. Genel Müdürü Bahar Özürün, sadece bifteklik etten yaptıkları döner ile Erbil KasapDöner şubesiyle de döner severlerin damaklarında unutulmaz bir tat bırakacaklarını belirterek “Türk dönerini dünya markası yapma misyonuyla hareket eden bir firma olarak önemli hedefimizlerden biri yurt dışındaki şube sayımızı yavaş ama emin adımlarla artırmaktı. Bunun önemli ayaklarından birini de, yeme içme sektöründe çok büyük fırsatları barındıran ve etle arası gayet iyi olan Arap coğrafyası oluşturuyor. Bugün bu hedefimize bir adım daha yaklaşıyor olmanın sevincini yaşıyoruz. Erbil şubemizin buranın yerlisi işadamları tarafından hizmete alınmış olması da KasapDöner marka değerleri ve iş modelinin üzerine yerel bilgi ve deneyimin eklenmesini sağlıyor. Yurtdışı projelerde buna çok önem veriyor ve marka değerlerimizi koruyacak yatırımcılarla birlikte hareket ediyoruz. Bunun yanında her yurtdışı şube açılışında ülkemize döviz girdisi sağlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. Dönerinden peçetesine, servis tahtasından döner ocağına kadar şubemizin herşeyi Türkiye’den gönderiliyor ” dedi.

“KASAPDÖNER GİBİSİ YOK”

KasapDöner Erbil şubesinin yatırımcıları Iraklı işadamları Zyhar Barwari, Sermed Siddig ve Hakar Akrawi ise, Erbil’e KasapDöner açmaktan çok mutlu olduklarını belirterek, “Orta Doğu’da döner tanınmış bir yiyecek. Ancak Türk döneri gibi, özellikle de KasapDöner’inki gibi döner yok. KasapDöner hem sadece bifteklik etten döner üreterek damaklarda eşsiz bir tat bırakıyor, hem de dönere ve kırmızı ete farklı bir yaklaşım getirerek yenilikçi tarzıyla göz dolduruyor. Erbil’de bugün kapılarını açtığımız KasapDöner şubesinin tek şubemiz olmayacağını ümit ediyoruz. Hatta birlikte başka detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Dupont, Güvenlik ve Sürdürülebilirlik Ödülleri’ne başvurular başladı

DuPont Sürdürülebilir Çözümler iş birimi, geleneksel hale gelen ve bu yıl 13.sü düzenlenecek olan Güvenlik ve Sürdürülebilirlik Ödülleri’ne tüm dünyadan katılım için başvuruları bekliyor.

DuPont Güvenlik ve Sürdürülebilirlik Ödülleri yarışması, güvenlik, sürdürülebilirlik veya operasyonel mükemmellik olmak üzere üç kategoriden birinde önemli başarılar sergileyebilen tüm şirketlerin ve kurumların başvurularını kabul ediliyor. Her kategorinin bölge birincileri yaz başında açıklanacak. Küresel birinci ise Eylül ayında Singapur’da düzenlenecek olan XXI. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Etkinliği kapsamında yapılacak bir ödül töreni ile duyurulacak. Ödüller; yönetim taahhüdü, kültür evrimi, performans iyileştirme, yenilik ve paydaş angajmanı da dahil olmak üzere belirli kriterler göz önüne alınarak değerlendirilecek. Kazananların tamamı tören sırasında ödül ve sertifika alacaklar. Daha fazla bilgiye ve başvuru forumuna www.dssa.dupont.com adresinden veya bağımsız organizasyon komitesine dssa@nexdor.ch adresinden ulaşılabilir.

Başvurular iş yeri güvenliği, çevre ve operasyon yönetimi alanlarında önde gelen uzmanlar tarafından değerlendirilecek. 23 Nisan 2017 tarihine kadar doldurulması gereken başvuru formuna http://www.dssa.dupont.com adresinden ulaşılabiliyor. Başvuruların tamamının projenin bir özeti de dahil olmak üzere 31 Mayıs 2017’ye kadar teslim edilmesi gerekiyor.

ÇEVREYİ KORUMA HEDEFİ

DuPont Sürdürülebilir Çözümler Global Yönetici Direktörü David Vassallo “Geçen on yıl içerisinde DuPont Güvenlik ve Sürdürülebilirlik Ödülleri, endüstriyel şirketler tarafından iş yerleri için güvenlik, sürdürülebilirlik ve operasyonel mükemmelliğin göstergesi olarak kabul ediliyor. Daha da önemlisi, hayat kurtarma ve çevreyi koruma hedefine sahip girişimlerin duyurulmasına da yardımcı oldular” dedi.

2002 yılında başlayan ve her yıl artan sayıda başvuru alan yarışma, 2015’te 2013’e kıyasla yüzde 150 oranında artışla katılımcı toplamıştır. Dünyanın farklı yerlerinden ve farklı sektörlerden katılımın yapılabildiği yarışmayı 2013’te ise Türkiye’den -Adana Çimento kazanmıştı. Adana Çimento 2013’te “İş Güvenliği Performansının Geliştirilmesi” kategorisinde ödüle layık görülmüştü.

DuPont Sürdürülebilir Çözümler, 8 DuPont iş biriminden biri olarak faaliyet gösteriyor. Müşterilere birleşik küresel danışma hizmetleri sağlayarak ve teknoloji yatırımı yaparak, DuPont’un gerçek hayat deneyimi, yenilik geçmişi, çözüme yönelik başarısıyla iş yeri kültürlerinin daha güvenli, daha detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Uydu yarışmasında finale kaldılar

İstanbul Şehir Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencileri Mechanics ve SwifTurk isimli iki takımla dünyanın çeşitli üniversitelerinden ağırlıklı olarak mühendislik fakültesi öğrencilerinin yarıştığı ve Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından desteklenen mini uydu yarışması CanSat’ta Türkiye’yi temsil edecek. Amerikan Astronotlar Derneği ve Amerikan Havacılık ve Uzay Enstitüsü tarafından düzenlenen yarışmada öğrencilerin uydu tasarlayıp inşa etmeleri ve fırlatmaları istendi. İstanbul Şehir Üniversitesi öğrencileri dünyanın en önemli üniversitelerinden 85 projenin katıldığı yarışmada, iki uydu projesiyle finale kalan 40 proje arasında yer almayı başardı. Yarışmanın finali 9–11 Haziran tarihleri arasında ABD’nin Teksas eyaletinde düzenlenecek.

İstanbul Şehir Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden Faddale Demir’in takımı Mechanics’in danışmanlığını Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hakan Doğan, İbrahim Duru’nun takımı SwifTurk’ün proje danışmanlığını ise Yrd. Doç. Dr. Kemal Özdemir yapıyor. Yarışmanın ilk aşamasında projelendirilen uyduların yarışmanın finalinde bir roket aracılığıyla 1000 metre yükseğe fırlatılması planlanıyor. Takımların, uyduların fırlatma sürecinde gerekli ölçümleri yaparak, verileri NASA’nın talepleri doğrultusunda anlık olarak paylaşmaları gerekiyor. Yarışmaya katılan takımların başarısını, uyduların hızı, gökyüzündeyken öğrencilerin verilere erişip anlık olarak NASA ekibiyle paylaşabiliyor olması gibi kriterler belirleyecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net