Home » Genel » KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ: KONKORDATO




KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ: KONKORDATO

Avukat Elvan Kılıç – Konkordato, günlük kullanımıyla alacaklılarına borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğu için borçluların başvurduğu bir kurtuluş yöntemi olarak tasvir edilmektedir. Peki, bu kavram ticari hayatı etkisi altına alan ‘’konkordato” süreci için yeterli midir?

Basit ve doğru tanımıyla konkordato sürecine; iflas aşamasına gelmiş veya gelme ihtimali ortada olan borçluya verilen son şans diyebiliriz. Konkordato, kanunda daima yerini bulsa da iflasın ertelenmesine ilişkin hükümler kaldırıldıktan ve 7101 sayılı kanunumuz da yapılan değişikliklerin ardından yeniden hayat bulan bir süreç olarak çıktı karşımıza. Şimdi bu süreci detaylı inceleyelim.

Bilindiğinin aksine sadece sermaye şirketlerine özgü bir çözüm yolu olmayıp şahıs şirketleri hatta şahıslar borçları için bu yola başvurulabilmektedir. Vadesi geldiği halde borçlarını ödemede acze düşmüş yahut ödeyememe ihtimali bulunan borçlular ya da alacaklıları yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi’nden “konkordato” talebinde bulunabilir. Başvurulacak yetkili mahkeme, borçlu şahıs ise ikamet adresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi, sermaye şirketi ise şirketin merkez adresinin yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi’dir.

Borçlunun borca bataklığına ilişkin başvuru evraklarını usulüne uygun şekilde tamamlanıp Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunması ile süreç başlamış olur. Mahkeme istenilen evraklarda eksiklik bulunmaması halinde öncelikle geçici mühlet kararı vermektedir. Geçici mühlet kararına karşı kanun yolu kapalıdır. Geçici mühlet süresi üç aydır, gerekli hallerde bu süre iki ay daha uzatılarak beş aya çıkarılabilir.

Geçici mühlet sürecinde, konkordato komiserlerinin gözetiminde iflas anlaşması projesine uygun şekilde faaliyetler yürütülür ve bu faaliyetler ilgili mahkemeye raporlanır. Tabiri caiz ise üç aylık süreç, borçlunun yeniden doğabileceğini başta mahkeme olmak kaydıyla, konkordato komiseri ve alacaklılarına ispat etmekle geçmektedir. Vadeye yayılmış borçlarını ödeyebilme imkânına sahip olduğunu ispatlayabilen borçlular için geçici mühlet bitiminde, bir yıl olmak kaydıyla kesin mühlet verilmektedir.

Üç aylık geçici ve bir yıllık kesin mühlet döneminde borçluya icra ve iflas takibi başlatılamadığı gibi başlatılan takipler de durdurulduğu için borçlular rahat bir nefes almaktadır. Detaylarına fazlaca inmeden bahsettiğimiz süreç, ticari hayata da bir nebze rahat nefes aldırırken bir yandan da kanayan yara detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*