Araştırma sonuçlarına göre 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin İnternete erişim oranı 2017 yılında %95,9 oldu. Bu oran, 2016 yılında %93,7 idi. Çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre İnternet erişim oranları ise; 10-49 çalışanı olan girişimlerde %95,4 iken, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %97,8, 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde ise %99,7 oldu. Bilgisayar kullanım oranı 2017 yılında 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimler için %97,2 iken 2016 yılında %95,9 idi.
Web sayfasına sahip girişimlerin oranı %72,9 oldu
Girişimlerin %72,9’u 2017 yılında web sayfasına sahip iken, bu oran bir önceki yıl %66 olarak hesaplandı. Web sayfası sahiplik oranı %87 ile en yüksek 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde iken, bunu %82,1 ile 50-249 çalışanı olan girişimler ve %70,5 ile 10-49 çalışanı olan girişimler takip etti.
Girişimlerin %94,2’si genişbant bağlantı kullandı
Girişimlerin %94,2’si 2017 yılında İnternete erişimde genişbant bağlantı kullandı. Genişbant İnternet erişimine sahip girişimlerin abone oldukları İnternet bağlantı hızları dikkate alındığında, %22,5’i 10 Mbit/s altında, %59’u 10-99 Mbit/s hız aralığında ve %18,5’i ise 100 Mbit/s ve üzeri hızda İnternet kullandı.
Girişimlerde bilgisayar kullanımı, İnternet erişimi ve web sayfası sahipliği, 2005-2017 (*)
(*) 2006 yılında araştırma yapılmamıştır.
Girişimlerin %10,9’u online satış yaptı
Girişimlerin %10,9’u 2016 yılında İnternet (web siteleri, online mağazalar ve mobil uygulamalar) üzerinden ve/veya Elektronik Veri Alışverişi (EDI) ile mal/hizmet siparişi aldı/satış yaptı. Çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre bu oran 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde %20,9 iken, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %12,9 ve 10-49 çalışanı olan girişimlerde ise %10,1 oldu.
Girişimlerin %45,7’si sosyal medyayı kullandı
Araştırma sonuçlarına göre 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin %45,7’si 2017 yılında sosyal medya uygulamalarını kullandı. Bu oran 2016 yılında %38,1 idi. Sosyal ağlar, %95,6 ile sosyal medya uygulamalarını kullanan girişimlerin en çok tercih ettiği sosyal medya uygulaması oldu.
Yaklaşık on girişimden dokuzu e-devlet hizmetleri kullandı
Girişimlerin kamu kurum ve kuruluşları ile iletişimde İnternet kullanma oranı 2016 yılında %86,2 oldu. Kamu kurum ve
Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net
Facebook, kullanıcılarına her geçen gün daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmak için farklı adımlar atıyor. Yakın zamanda bu kişiselleştirme sürecine takip ettiğiniz hesapları geçici olarak gizleme özelliğini ekleyen şirket, şimdi de kullanıcıların yeni reklam hareketlerini görüntülemelerini sağlıyor. Bu yeni özellik sayesinde artık yakın zamanda tıkladığınız, beğendiğiniz, yorum yaptığınız ve paylaştığınız Facebook reklamlarını yine Facebook üzerinden görüntüleyebiliyorsunuz.
İlk olarak ABD basını tarafından fark edilen bu özellik şu anda tüm ABD’de piyasaya sürülmüş durumda. Üstelik Facebook, bu özelliği başka hangi ülkelerde test edebileceklerini değerlendirme aşamasında.
Facebook’un Yeni Reklam Hareketleri özelliği Facebook’un mobil uygulamasında ve masaüstü sürümünde yer alan uygulamalar kısmına yer alıyor. Son üç aylık dönemde tıkladığınız, beğendiğiniz, yorum yaptığınız ve paylaştığınız Facebook reklamlarını siz gösteren bu özelliğin yan sekmesinde ise kaydettiğiniz reklamlar sergileniyor.
Yapılan bu geliştirmenin Facebook’taki işletmelere fayda sağlayacağı çok açık. Ancak bu geliştirmeden işletmeler kadar Facebook da yararlanacak. Bu geliştirme sayesinde artık kullanıcılar, Facebook’ta gördükleri ancak çok net hatırlayamadıkları reklamları Google’da aramak zorunda değil. Böylece Facebook, reklam verenler tarafında kazandığı dönüşümleri Google’a kaptırmaktan kurtuluyor.
Alıntının kaynağı: Webrazzi
Yazılım geliştiricilerinin popüler platformlarından biri olan Stack Overflow, kendi kitlesine özel bir maaş/gelir kazanım aracı geliştirdiğini duyurdu. Şimdilik sınırlı sayıda ülkedeki geliştiricilere hitap eden hesaplama aracı, maaşların ülkeden ülkeye nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor.
Söz konusu maaş hesaplama aracı Stack Overflow kitlesinden alınan bilgilerine ve platformun yıllık geliştirici anketine (2017) dayanarak hazırlanmış. Ünvan, ülke/şehir, eğitim, deneyim süresi ve bildiğiniz teknolojileri (seçime bağlı) girerek 5 kritere göre bir maaş hesaplaması yapabiliyorsunuz. Şimdilik 5 farklı ülke (ABD, Almanya, Fransa, Kanada, Birleşik Krallık) ve 7 farklı şehir (Seattle, San Francisco, New York, Berlin, Toronto, Londra) özelinde tahmin yapılıyor ama bu konumların zaman içinde artacağını düşünebiliriz.
Örnek bir arama paylaşacak olursam; yetkin olunan teknolojileri dikkate almamak kaydıyla 5 yıl deneyimli lisans mezunu bir önyüz geliştiricisi San Francisco’da yıllık 90-129 bin lira arasında kazanırken, Londra’da 56-80 bin sterlin, Berlin’de ise 48-70 bin euro arasında kazanabiliyor. Tabii bu rakamlar vergi öncesi yani brüt rakam olarak paylaşılıyor.
2015 yılında bu konuda bir araştırma yayınlayan Stack Overflow, bu yeni araçla geliştiricilerin ilgisini daha fazla çekecektir. Ayrıca bu ilgiyi platformdaki iş ilanlarına yönelterek gelir kazanma potansiyelini artırdığını da söylemek mümkün.
Eğer siz de yazılım işinde kimin ne kadar kazandığını merak ediyorsanız stackoverflow.com/jobs/salary sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Aşağıdaki grafikte de ülkelere göre maaşların nasıl değiştiğini kabaca görebilirsiniz.
Alıntının kaynağı: Webrazzi
Google’ın sevilen Chromebook ailesine yeni bir üye daha katılıyor. Genelde uygun fiyatlı modellerle karşımıza çıkan Chromebook’ların yeni üyesi üst düzey teknik özellikler ve Stylus desteğine sahip olan Google Pixelbook. Pixelbook ile Pixel ve Chromebook ailelerini birleştiren Google’ın yeni ürünü sızıntılarla karşımıza çıktı.
Chromebook’lar uygun fiyatları nedeniyle genelde ABD‘de öğrenciler tarafından tercih edilse de, Google Pixelbook modeli Droid Life‘ın iddiasına göre oldukça yüksek fiyatlardan satışa sunulacak. 128 GB, 256 GB ve 512 GB dahili depolama seçenekleri ile gelecek olan Pixelbook’un 128 GB’lık modeli 1,199, 256 GB’lık modeli 1,399 ve son olarak 512 GB’lık modeli ise 1,749 dolar fiyat etiketine sahip olacak.
Pixel 2 modelleriyle birlikte tanıtılacak
Genelde üst düzey Chromebook modellerinin 500 ila 600 dolar seviyelerinde fiyatlara sahip olduklarını da ekleyelim. Metal tasarım, dokunmatik ekran ve Stylus desteği gibi özellikler sunacak olan Google Pixelbook’un kutusundan maalesef Stylus çıkmayacak.
Ayrı olarak satılması beklenen Stylus’un fiyatı ise 99 dolar. Kısacası Stylus ile birlikte en ucuz Pixelbook modelinin toplam fiyatı 1,299 dolar seviyelerinde olacak ki bu bir Chromebook için oldukça pahalı bir fiyat etiketi. 4 Ekim tarihinde yeni Pixel 2 modelleriyle birlikte tanıtılacak olan Pixelbook’un detaylarını sizlerle paylaşıyor olacağız.
Alıntının kaynağı: Webrazzi
Goodreads’in Amazon tarafından satın alınması kitap üzerine kurulan sosyal ağların bir değeri olduğunu kanıtlayan en büyük göstergelerden biriydi. Goodreads satın alındıktan sonra bu alanda büyüyebilecek girişimlerin önü bir bakıma kesilmiş oldu ama özellikle yerel çerçevede kitap severlere dönük uygulamaların ilgi görmesi mümkün. Horouz (iOS) da bu bakış açısıyla hayata geçirilen bir uygulama ve kitap takasına odaklanarak başlangıç yapıyor.
Ali Anıl Can ve Orhan Çam tarafından kurulan geliştirilen Horouz, uzun vadede kitap severleri etrafında toplamak isteyen bir uygulama. Şu anda odaklandığı tek özellikse kitap takası. Kullanıcılar kitaplarının fotoğrafını çekerek hızlıca uygulamaya ekliyor ve çevresindeki benzer kullanıcılarla kitap takası yapabiliyor. Kitapların postalanması vb. süreçlere dokunmayan Horouz, özellikle birbirine yakın kullanıcıların takas yapmasını hedefliyor. Bu sayede Horouz gerçek manada bir sosyal etkileşim başlatma şansı da yakalamış oluyor.
Bir yıllık çalışmayla geliştirildiğini öğrendiğim Horouz, geçtiğimiz ay içinde App Store’a giriş yapmış. Yani şu anda ilk kullanıcılarını kazanma sürecinde. Kitap kurtları kitaplarını paylaşmak istemeyebilir ama herkesin kitaplığında gözden çıkardığı kitaplar olabileceğini söyleyebilirim. Uygulamanın konum tabanlı filtreleme sunması da hızlı aksiyon alabilmenizi sağlıyor. Yani 1-2 kilometre ötede kitabını paylaşan birini görüp 15 dakika içinde yeni kitabınıza kavuşmanız pekala mümkün.
Horouz, şu anda tamamen ücretsiz iOS uygulamasıyla ve takas modeliyle hizmet verse de uzun vadeli hedefleri daha büyük. Öncelikle farklı sosyal ağlarda kitap takası için kurulan grupların yerini almak; bir sonraki aşamada ise her kütüphanenin kendi veritabanını sisteme ekleyebileceği bir geliştirme yapmayı planlıyor. Bu sayede okurların kendilerine en yakın kütüphaneden emanet kitap alma sürecine dahil olmak isteyen Horouz, kitap severlerle olan ilişkisini geliştirdikçe para kazanmanın yollarını da bulacağına inanıyor.
Eğer sizin elinizde de takas yoluyla değişebilecek kitaplarınız varsa Horouz’u App Store’dan indirebilir ve deneyebilirsiniz. Bu sayede sadece yeni kitaplar almış olmayacak, Türkiye’de kitap odaklı bir girişimi de desteklemiş olacaksınız.
Alıntının kaynağı: Webrazzi
Dünyanın en iyi hızlandırma programlarından biri olan Y Combinator‘ın başkanı Sam Altman, TechCrunch Disrupt San Francisco 2017‘nin sahnesinde yer aldı. Politikayla da yakından ilgilendiğini bildiğimiz Altman, dinleyicilerle temel gelir seviyeleri, Silikon Vadisi kültürü ve politika hakkında sorular soruları cevaplandırdı.
Sam Altman, Stanford’da başlattıkları ücretsiz online Girişim Okulu derslerine değinerek bugüne kadar 3 bine yakın girişimle çalışabildiklerini ve girişimlerin bugün dünyada önemli şeyler yapabilmek için en önemli araçlardan biri olduğunu söyledi. Altman konuşmasında öne çıkan noktalardan biri çıtayı yükseltmenin her zaman için artı olmamasıydı çünkü her seferinde yine de tamamlanma hissine ulaşılmıyor. Bu yüzden YC’nin sürekli ilerleme yolunda olacağını belirtiyor.
Altman’ın girişim ekosisteminde çok hata yapmanın önemli olmadığını, önemli olanın o hataların oluşturacağı negatiflikleri azaltmak gerektiğini belirtmesi de ders kitaplarına yazılası cümlelerden biri. “En güzel girişim fikirlerinin başta kuruculara kötü bir fikir olarak gelmesi tamamen normal, gerçekten kötü de olabilir. Sürekli hata yapıp, batırabiliriz de” sözlerine YC’nin büyümesini istediğini de ekliyor. Altman her zaman için bir girişim için büyürse iyiye mi yoksa kötüye mi gider sorusunun sorulması gerektiğinin üstünde duruyor. Altman’ın sözlerine bakarsak YC için ise bu cevabın büyümenin iyi olacağı yönünde olduğu çok açık.
YC’nin Çin’e açılması konusuna da değinen Altman, henüz kesinleşmiş paylaşabilecekleri bir karar olmadığını söylese de, tanıdığı yetenekli girişimcilerin ve yazılımcıların Çin’le işbirliği içinde olduğunu da ekliyor.
Bitcoin ve ICO’lar balon mu?
ICO’nun balon olup olmadığına değinen Sam Altman, şu an gerçek olmayacak bir balon gibi görünse de altında yatan bir gerçeklik olduğunu ve bu gerçekliğin zeki insanları çektiğini söylüyor. Kesinlikle balon diyerek sözlerine devama eden Altman internet için de zamanında balon demişlerdi buna karşılık altında yatan gerçekliğin ortaya çıktığına değindi. Bitcoin konusunda ise çeşitli düzenlemelere gidilmesi konusuna olumlu bakıyor.
Politikaya girmek için işimi bırakmak istemiyorum
Her ne kadar politikayla ilgilenmek istese de, Sam Altman şu anki işinde çok mutlu ve
Alıntının kaynağı: Webrazzi
Workup by Türkiye İş Bankası‘nın katkılarıyla Webrazzi editörlerinin de katıldığı TechCrunch Disrupt San Francisco 2017 etkiliğinden derlediğimiz haberleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.
ABD’denin eski Başkanı Barack Obama döneminde kabinede görev alan ve 2013’de Apple’da Çevre, Politika ve Sosyal Girişimler Başkan Yardımcısı görevine getirilen Lisa Jackson, TechCrunch Disrupt’ta Apple’ın çevre politikasını değerlendirmek için sahne aldı.
Konuşmasına ABD hükümetinin yanlış çevre politikasına değinerek başlayan Jackson, Apple’ın sürdürülebilir bir çevre için attığı ve gelecekte atacağı adımlardan bahsetti. Apple’ın, onarım ve değiştirmeye harcadığı malzemeleri en aza indirgeyen, geliştirilmiş dayanıklılığı olan cihazları tasarlamaya odaklandığını söyledi. Jackson, konuşmasına ‘Birçok kişi bir cihazı ya tamir etmek ya da değiştirmek arasında seçim yapmaları gerektiğini düşünüyor. Apple dayanıklılığa odaklanarak, ürünün onarımı ve değiştirebilirliğini en aza indirebilir.’ sözleri ile devam etti.
Apple, tüketicilere ve üçüncü parti tamirhanelerine servis kılavuzlarına ve parçalara erişim sağlama talimatını veren “tamir hakkı” önerileri üzerine Jackson, bu tür yasalar için lobi faaliyetinde bulunan partilerin soruna bütünsel yaklaşmadığını söyledi. Jackson, üretimin en önemli yönü olan üretimden ürünün ömrünün sonuna kadar makro boyutta mevcut kaynaklardan en iyi şekilde yararlanılması gerektiğinin altını çizdi.
Apple ürünleri genellikle iki ya da üç yaşam döngüsü görse de el değiştirirken bir kullanıcıdan diğerine geçiyor. Kaçınılmaz olarak eskimiş oluyor ve değiştirilmesi gerekiyor. Buna karşılık Jackson, Apple’ın geri dönüştürülmüş bileşenlerden yeni cihazların üretileceği üretim için bir “dairesel ekonomi” yaklaşımı geliştirme yönünde çaba gösterdiğini aktardı. Şirket, henüz kapalı döngü sürecini nasıl başaracağını bilmediğini itiraf etti, ancak potansiyel çözümler iş başında.
‘Sorumluluğu ele almak istedik’
Konuşmasında Apple’ın misyonu olarak çevreye karşı duyarlılığına da değinen Jackson, şirket olarak bu konuda çok ciddi somut adımlar attıklarını duyurdu. Şirket, dünya genelinde yenilenebilir enerji ile üretim yapıyor. Apple olarak çevre politikalarında daha duyarlı olma fikri şirket CEO’su Tim Cook’tan gelmiş. Bu zamana kadar Apple olarak sadece ürünlerinden söz ettiklerini söyleyen Jackson, sorumluluklarının farkına vardıklarını paylaştı.
Apple ürün
Alıntının kaynağı: Webrazzi
Geçtiğimiz hafta Google‘ın yeni akıllı telefon modelleri olacak olan Google Pixel 2 ve Pixel 2 XL modellerinin 4 Ekim tarihinde tanıtılacağını sizlere aktarmıştık. Tanıtımına sayılı günler kala ailenin büyük üyesi olan Google Pixel 2 XL, sızıntılarla karşımıza çıktı.
LG tarafından üretilen Google Pixel 2 modelleri, iki farklı tonda renklere sahip olacak. Sızdırılan görsellere göre önceki Pixel XL modeline oldukça benzeyen Google Pixel 2 XL, siyah ve mavinin yanı sıra siyah ve beyaz renklerinin bir arada kullanılacağı bir renk seçeneğine de sahip olacak.
Fiyat anlamında rakipleri ile yarışıyor
Droid Life‘ın yeni raporuna göre 64 GB ve 128 GB dahili depolama seçenekleri ile gelecek olan Google Pixel 2 XL’ın 64 GB’lık modeli 849 dolar, 128 GB’lık modeli ise 949 dolar fiyat etiketiyle satışa sunulacak. Sızdırılan bilgilere göre Google Pixel 2 XL modelinin tıpkı LG V30 modelinde de olduğu gibi 6 inçlik OLED ekran ve Snapdragon 835 işlemcisi ile gelmesi bekleniyor. Özellikle Android işletim sisteminin en sade halini kullanmak isteyenler için en güçlü alternatif olan Pixel ailesinin yeni üyelerini 4 Ekim tarihinde sizlere aktarıyor olacağız.
Alıntının kaynağı: Webrazzi
Aralarında 280 milyon dolara yakın yatırım almış Postmates‘in de olduğu önemli girişimlere yatırım yapan dünyaca ünlü basketbolcu Kevin Durant, TechCrunch Disrupt’ın en eğlenceli sahnesine imzasını attı.
Atıp sildiği tweetle isminden söz ettiren Kevin Durant bu konu ile ilgili özründen öte Twitter’ı hayranları ile iletişim için kullandığı ve onlarla sıkı bir iletişime sahip olduğunu söylemesi önemliydi. 17 milyona yakın Twitter takipçisi bulunan ünlü basketbolcu 23 binden fazla tweete sahip olduğunu da belirtelim.
Menajeri Rich Kleiman ile sahnede yer alan Kevin Durant yatırımları ile konularda genelde sözü menajerine bıraktı. Durant gibi sporcuların servetlerinin bir kısmı ile girişimlere yatırım yapmak istediğini belirten Klein, burada yaşadığı zorluğu da paylaştı. Klein, Durant’ın yaptığı yatırımların güvence altına almasının sağlanması için uğraşını değindi.
Kevin Durant’ın konsantrasyonu basketbolken çoğu şeye zaman bulunmadığını belirten menajer kendi rolünü anlaşmalar hakkında konuşmaya davet edildiği girişimi anlatmak ve girişimcilerle tanıştırmak olduğunu belirtiyor. Burada dikkat çeken cümle ise bir cümle ile açıklamak oluyor. Kleiman eğer girişimi bir cümle ile Durant’a açıklamayazsam normal tüketici de anlamayacak dedi. Dolayısı ile girişimlere aslında basit ve anlaşılır tutun öğütünü vermiş oldu.
Ülkemizde Sinan Güler‘le ilk örneklerini görmeye başladığımız spor camiasının teknoloji girişimlerine yatırımları ilerleyen süreçte daha da ilgi çekecek görünüyor. Workup by Türkiye İş Bankası‘nın katkılarıyla katıldığımız TechCrunch Disrupt San Francisco 2017 etkiliğinden tüm haberlere linkten ulaşabileceğinizi belirterek Kevin Durant’ın kişisel tercihleri üzerine izleyicileri eğlendiren cevaplarıyla sizleri başbaşa bırakıyorum:
Jordan Creek: Otel mi? Airbnb mi? Kevin Durant: Otel
J.C.: Twitter mı Instagram mı? K.D.: Twitter
J.C.: iPhone mu Android mi? K.D.: iPhone
J.C.: Ferrari mi Tesla Model S mi? K.D.: Model S
J.C.: Aramak mı? Yazmak mı? K.D.:Sesli Facetime konuşma
J.C.: Xbox mı? PS4 mü? K.D.:Xbox
J.C.: Nikon mu? Sony mi? Canon mu? K.D.: Nikon
Alıntının kaynağı: Webrazzi
2009’da Adi Tatarko ve Alon Cohen tarafından kurulan Houzz enteresan bir girişim. Türkiye’den de oldukça sadık kullanıcıları bulunan girişim bu yaz başında aldığı yatırımla 4 milyar dolar değerlemeye sahip oldu, şimdiye kadarki aldığı yatırımlarsa 610 milyon dolara ulaştı. Girişimin enteresan olma özelliği ise evli çiftin başarısından geliyor, evliliği yönetmenin haricinde 4 milyar dolarlık kendi girişimlerini de yöneten Adi Tatarko ve Alon Cohen’in 3 de çocuğu bulunuyor.
23 yıllık bir birlikteliği evlilik ve girişimle taçlandıran çift TechCrunch Disrupt San Francisco sahnesinde yer aldı. Ev tasarım, dekorasyon, peyzaj tasarımı konusunda sosyal bir ağ diyebileceğimiz Houzz aslında içerik pazarlamasında öne çıkan markalardan. Kısaca bahsedeyim mimarların ve kişilerin paylaşımlarına yer veren Houzz ilgili içerikteki ustaya, profesyonele ve ürüne kullanıcının ulaşmasını sağlıyor.
2 yıl önce yine yine aynı sahnede ABD dışına açılma üzerine sohbet eden girişimin kurucuları bu süreçteki gelişimden bahsederek konuşmalarına başladılar. ABD haricinde 14 ülkede hizmet veren Houzz bu açılımla birlikte oldukça dikkat çeken bir büyümeye sahip. Hindistan’a bu yıl başında açılan girişim, reklam yapmadan sadece yerelleştirme ile yüzde 60 büyümeye ulaşmış. Dünya genelinde büyüme haricinde 600 milyar dolarlık bir ABD pazarında yer aldıklarını belirterek konuya giren Alon ABD’de daha büyüyecekleri pazar olduğunun da altını çizdi. Houzz, Amerika ve Avrupa pazarının büyüklüğünü ise 1.2 trilyon dolar olarak açıklıyor.
Daha önce mobil stratejisi olmayan girişimlerin şimdi sıkıntı yaşaması gibi yapay zeka alanında stratejisi olmayan girişimlerin de ilerleyen süreçte sıkıntı yaşayacağının konuşulması oturumun öne çıkan noktalarından biri oldu. Houzz’un pazaryeri konseptinde derin öğrenmenin önemine değinen Cohen, fotoğraftan ürün tanınmasına önemi üzerine; 15 milyon profesyonel fotoğrafın yer aldığını ve bunları alışveriş yapılabilir duruma getirdiklerini aktardı. Yapay zeka ve diğer teknolojilerle bu alanı da geliştirdiklerini sözlerine ekledi.
Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik yatırımcıların odağında yazımızda belirttiğimiz gibi sadece yatırımcıların değil girişimlerin de odağında olduğunu bu oturumda gördük. ARKit ile yapılan Houzz’un
Alıntının kaynağı: Webrazzi
Sonbahar geldi, koca bir yazı geride bıraktık! Peki, onlarca anı ve fotoğraflarla geride kalan yaz aylarında en çok nereleri ziyaret ettik.
Bayram fırsatları, son dakika tatilleri, hafta sonu kaçamakları derken koca bir yaz tatili daha geride kaldı. Peki, bu yıl Türkler en çok hangi destinasyonları ziyaret etti? Geçtiğimiz yıldan bu yana değişen tercihler neler? Seyahat sitesi momondo.com.tr bu sorunun peşine düştü ve yaz boyu yapılan seyahat aramalarını değerlendirdi. Verilere göre bu yılın gözdesi iç turizm. Antalya ve Bodrum ise yaz boyu en fazla turist ağırlayan şehirler. Yurt dışı tercihlerimizin başında ise Ukrayna geliyor. Araştırmanın en çok dikkat çeken diğer sonuçları ise şöyle:
BU YILIN DA GÖZDESİ ANTALYA
Bu yıl iki bayram tatilini de yaz aylarında geçirdik. Hal böyle olunca iç turizm Türkler tarafından en çok tercih edilen alternatif oldu. Yaz aylarının favori şehirlerine gelince ilk sırada Antalya yer alıyor. Akdeniz’in en sevilen cazibe merkezlerinden biri olan şehir, geçen sene olduğu gibi bu yıl da en çok ziyaret edilen tatil destinasyonu oldu. Antalya’yı ise Bodrum ve İzmir takip ediyor. Listenin dördüncü sırasında Dalaman yer alıyor. Sıcaklardan bunalan yerli turistlerin tercihi ise, yemyeşil doğasıyla bu yıl da ilk beşe girmeyi başaran Trabzon.
YURTDIŞI ROTALARDA FAVORİ UKRAYNA
Yaz boyu diğer ülkelere yapılan rezervasyonları incelediğimizde ise Türklerin bu yaz en çok gittiği ülkelerin başında Ukrayna yer alıyor. Verilere göre, Türklerin vizesiz seyahat edebildiği Ukrayna, geçtiğimiz yıldan bu yana Türk ziyaretçi sayısında yüzde 16’lık bir artış yaşadı. Ülkenin en çok tercih ettiğimiz şehri ise Kiev. Listenin başında yer alan diğer şehirler ise sırasıyla Lviv, Odesa, Kharkiv ve Zaporizhia.
UZAK DA OLSA VAZGEÇİLMEYEN DESTİNASYON: AMERİKA
Türklerin resmi tatillerin birleşmesiyle neredeyse on günü bulan tatillerini değerlendirdikleri bir diğer destinasyon ise Amerika. Uzun uçuşlara rağmen en fazla ziyaret ettiğimiz ülkeler arasında ikinci sırada yer alan Amerika, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılda ziyaretçi sayısını korudu. Türkler arasında yaz boyu deniz, kum, güneş tatilleri favori
Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net
Garanti Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, 19 Eylül 2017 tarihi itibarıyla buradaki görevini Yönetim Kurulu Başkan Vekili Süleyman Sözen‘e devretti.
Konuyla ilgili açıklama yapan Ferit Şahenk, “Türk ekonomisinin baş aktörlerinden, bankacılık sektöründe bir dünya markası olmuş Garanti Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanı olarak taşıdığım bayrağı, değerli çalışma arkadaşım Süleyman Sözen’e devretmiş bulunuyorum. Doğuş Grubu olarak, BBVA ile 2010 yılında başlayan güçlü ortaklığımız sonucunda başta ülkemiz ekonomisi olmak üzere bankacılık anlamında çok başarılı işler gerçekleştirdik. Bu ortaklık neticesinde son dönemde ülkemizdeki en büyük ve doğrudan yabancı sermaye yatırımına vesile olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Doğuş Grubu, her geçen gün artarak devam eden yatırım ve projeleriyle Türkiye’ye değer katma misyonunu sürdürürken ben de Grubumuz bünyesindeki çalışmalarıma yoğunlaşabilmek adına, gönülden bağlı olduğum Garanti Bankası’ndaki bu görev devrini gerekli gördüm. Bundan sonraki süreçte, Doğuş Grubu bünyesinde de görev alan değerli yöneticilerimiz, Garanti Bankası Yönetim Kurulu’ndaki görevlerine devam ederken, ben de Onursal Başkan olarak banka yönetimine destek olmaya devam edeceğim” dedi.
Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net
Stanford’da öğretim görevlisi olarak çalıştığı dönemde sürücüsüz otomobillerle ilgili ilk çalışmaları yapan ve Google X ile sürücüsüz otomobillerin ”ilk geliştiricisi” olarak bilinen Sebastian Thrun, TechCrunch sahnesinden gelecekle ilgili düşüncelerini ve vizyonunu paylaştı.
Kurucusu olduğu Udacity’de sürücüsüz otomobil geliştirme eğitimini başlatmış olmalarına rağmen Thrun, gelecekle ilgili vizyonunu anlatmaya başladığında ise uçan otomobillerin sürücüsüz otomobillerin önüne geçeceğini ve geleceği bu alanda gördüğünü çok net bir şekilde ifade etti. Sürücüsüz otomobillerin ”Godfather”ı olarak anılan bir isim için çok çarpıcı bir ifade olsa da Thrun bunu ”geleceği otobanlarda trafikte bekleyen sürücüsüz otomobiller olarak görmüyorum” açıklaması ile pekiştirdi ve bu rekabetteki görüşünün altını çizdi. Uçan arabaların aslında iki yıl içerisinde günlük hayatımıza girebileceğini ancak şu anki düzenlemeler ve diğer engeller nedeniyle 10 yıl sonraya atıldığını belirtti.
Bir restorandan veya Amazon’dan verdiği siparişin 10 dakika sonra uçan bir araba veya motor ile teslim edildiğini görmek istediğini söyleyen Thrun, bunun yanında normalde arabayla yaklaşık 45 dakika süren Palo Alto – San Francisco mesafesinin de uçan arabalarla 10 dakikaya inebileceğini ve geleceğin yapıcı inşası için uçan araba ve motorsikletlerin mutlaka gerekli olduğunu söyledi. Udacity’nin yanında Kitty Hawk isimli bir girişimin de kurucu ortaklarından olan Thrun’un Kitty Hawk’ta motorsikleti andıran dört pervaneli uçan bir araç üzerinde çalıştığı biliniyor.
Google X’ten ayrılarak online eğitim alanında faaliyet gösteren Udacity‘i kuran Thrun, Udacity’i bugün teknik eğitime odaklanan online platfomlar arasında lider ve öncü platfomlardan birisi haline getirmeyi başarmıştı. Birçok teknik odaklı eğitim platformu geleneksel yazılım eğitimlerine odaklanırken Udacity bir ilki yaparak ”Sürücüsüz Otomobil Geliştirme” eğitim programını Lyft ortaklığında geçen yıl başlatmıştı. Bu hamlenin kendisi için de ilginç olduğunu belirten Thrun aslında 25-30 kadar başvuru beklerken tüm dünyadan toplamda 50 bin başvuru aldıklarını belirtti. Bu kadar teknik ve spesifik bir alan için bu rakamın gerçekten etkileyeceğini olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Konuşmasının sonunda günümüz eğitim sistemine ve üniversitelere de
Alıntının kaynağı: Webrazzi
Workup by Türkiye İş Bankası katkılarıyla sunduğumuz TechCrunch Disrupt‘ta Silikon Vadisi dizisinin yıldızı Zach Woods’u yakaladık. Küresel denetim şirketi pwc’nin konuğu olarak Startup Alley’i ziyaret eden Woods, fuayenin en çok ilgi gören yüzüydü. Woods’a Silikon Vadisi deneyimini ve dizideki karakterini sorduk.
Alıntının kaynağı: Webrazzi
Manisa’da Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından bölgenin en önemli ihracat ürünü olan çekirdeksiz kuru üzüm alımlarına başlamasının ardından Üzüm Tarım Satış Kooperatifleri Birliği de (TARİŞ) merakla beklenen kuru üzüm alım fiyatlarını açıkladı.
Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com