2 milyon adet ön sipariş alan akıllı kickscooter Scooterson’ı denedik

2 milyon adet ön sipariş alan akıllı kickscooter Scooterson'ı denedik

Dünyanın ilk akıllı kickscooter’ı olma iddiasındaki Scooterson, Workup by Türkiye İş Bankası katkılarıyla sunduğumuz TechCrunch Disrupt San Francisco etkinliğinde en çok ilgi gören girişimlerden biriydi. Üç yıllık geliştirme sürecinden sonra geçtiğimiz Ocak’ta ön siparişe açılan araç, bugüne kadar 2 milyon ön sipariş adedine ulaştı. Scooterson kurucu ortağı ve CTO’su Deepansh Jain Webrazzi’ye verdiği röportajda, Scooterson’ın önümüzdeki Nisan ayında piyasaya sunulacağını belirtiyor. Canlı bir deneme turu da yaptığımız araç, bağlantılı ve akıllı özellikleriyle dikkat çekiyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

ABD’DE TÜRKİYE’NİN STARTUP EKOSİSTEMİ TARTIŞILDI

Washington DC merkezli düşünce kuruluş Turkish Heritage Organization (THO), gerçekleştirdiği “Türkiye’nin inovasyon ekosistemi: Teknoloji startup’larının rolü” başlıklı telekonferans ile Türk-Amerikan teknoloji ekosisteminin önemli üyelerini bir araya getirdi. Etkinliğe, ABD’nin önde gelen Türk kökenli yazılım firması Comodo Security Solutions İnovasyon Laboratuvarı CTO’su Egemen Taş ve özellikle sağlık alanında dünya çapında birçok girişimi bulunan GE Ventures Catalyst Direktörü Dr. Erdoğan Çeşmeli katıldı.

Açılış konuşmasını yapan THO Direktörü Yenal Küçüker, ABD – Türkiye ekonomik ilişkilerinde pek fazla konuşulmayan Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin kısaca önemine değindi ve 20 Ekim’de İstanbul’da düzenlenecek olan ve dünyanın önde gelen girişimcilerini bir araya getirecek Startupİstanbul adlı uluslararası konferansın Türkiye’deki girişimcilik potansiyelinin boyutunu gösterdiğini belirtti. Dr. Çeşmeli ise Türkiye’nin GSYİH içinde teknoloji harcamalarının aldığı payın son yıllarda arttığına dikkat çekti ve bu artışın önümüzdeki 10 yıl içinde de süreceğini kaydetti. Sektörün hem Türkiye ekonomisinin hem de küresel ekonominin büyümesine yardımcı olduğunu söyleyen Çeşmeli, yeni istihdam yaratmada büyük ölçekli uluslararası şirketlerden çok, startuplar’ın rol almaya başladığını belirtti.

Teknoloji girişimciliği konusunda Türkiye’nin bulunduğu yere dikkat çeken Comodo Security Solutions İnovasyon Laboratuvarı CTO’su Egemen Taş, başarılı bir startup ekosistemine sahip İsrail’in Türkiye’ye örnek teşkil edebileceğini söyledi. İsrail’in ölçeğinden dolayı kendi ulusal pazarının dışına odaklanmak zorunda kaldığını belirten Taş, bu anlamda Türkiye’nin küresel görünüm ihtiyacının İsrail kadar öncelikli olmadığını ifade etti. İki ülkenin startup yatırım seçeneklerini de değerlendiren Taş, İsrail’deki girişim sermayesi ortamının ne denli gelişkin olduğunun altını çizdi.

Comodo Security Systems’in Ar-Ge bölümünün Ankara’da bulunduğunu söyleyen Egemen Taş, Türkiye’nin sunduğu teşviklerin ve gelişmiş becerilere sahip teknik çalışan havuzunun genişliğinin çokuluslu teknoloji şirketleri için son derece cazip olduğunu söyledi. Taş, “Türkiye’yi Ar-Ge faaliyetleri için bir denizaşırı kalkınma merkezi olarak görüyoruz. Şirketler de bu opsiyonu mutlaka değerlendirmeliler. Amazon’un verdiği karar da beni şaşırtmadı, umarım diğer büyük oyuncular da benzer kararlar alırlar” diye konuştu.

Türkiye’de e-ticaret, gayrimenkul ve software-as-a-service (SAAS) alanlarının gelecek vadeden alanlar olarak öne çıktığını söyleyen Erdoğan Çeşmeli, detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Silikon Vadisi’ndeki cinsiyetçi yaklaşımlar ayrıntıda gizli

Silikon Vadisi'ndeki cinsiyetçi yaklaşımlar ayrıntıda gizli

TechCrunch Disrupt 2017‘de ilgi çeken bir diğer konu ise son yıllarda Uber’den 500 Startups CEO’su Dave McCLure’a kadar örneklerini çoğalatabileceğimiz ofis ortamlarındaki taciz ve cinsiyetçi yaklaşımlar. Sarah Kunst (Proday), Kim Malone Scott (Candor) ve Hilary Gosher (Insight Venture Partners) konuyla ilgili Silikon Vadisi’nde kadın gözünden kendi yaşadıklarını ve gözlemlerini dinleyicilerle paylaştılar.

Silikon Vadisi’nde kadın girişimci olmak, kadınların teknoloji dünyasındaki yeri ile ilgili konulara daha önce de yer vermiştik. Cinsiyet farklılığının işe alımlara olan etkileri, güçlü kadınların başarılı olduklarını görmenin karşı cins yöneticileri nasıl etkilediğine dair anılarını paylaşan Kunst, Scott and Gosher bir konuda hemfikirler: “Bu konu en ince ayrıntılarıyla acilen ele alınmalı ve değiştirilmeye başlamalı.”

Kunst: “Cesur olun”

Kendi deneyimini daha önce paylaşarak birçok kişiye örnek olan Kunst, kadın olmanın işe alım süreçlerini etkilemesine daha fazla tahammül edemediği için hikayesini paylaşma kararı aldığını ve herkese bu konuda cesur olmaları gerektiğini söylüyor. Scott’a göre bu konuda Silikon Vadisi’ndeki erkek liderlerin bu konuyu konuşmaya bile cesaret edemezken Sarah’nın böyle cesur adımda bulunmasının bütün kadın girişimcilere ilham verici.

Ofis ortamlarındaki en ufak ayrıntılara, konuşulan dilden tercih edilen kelimelere kadar dikkat edilmesi gerektiği konusuna değinen Gosher ve Scott, iş bölümlerinin bile cinsiyetlere göre ayrılmasından rahatsızlık duyuyorlar. Örneğin en ufak bir etkinliğin organizasyonunda yemek ayarlamalarının veya ofisin düzenlenmesi gibi işlerin her zaman kadınlara yüklenmesi bunun en canlı kanıtı. Bunu kültür olarak kabullendiğimiz ve sessiz kaldığımız için cinsiyet ayrımcılığıyla bağdaştırmıyoruz.

İletişim dili cinsiyet ayrımını önlemede çok önemli

Ofis içi iletişim dilinin en önemli unsurlardan biri olduğunu söyleyen Scott, kullanılan en küçük cinsiyetçi kelimenin bile ne kadar önemli olduğunu kendi örnekleriyle açıklıyor. Bir iş arkadaşını bu konuda birçok kez uyarması üzerine aldığı email ile aslında erkek çalışanların bu gibi şeylerin çoğunu farkında olmadan yaptıklarını farkediyor. İyi iş arkadaşı olan bir erkeğin bile bunu bilinçsizce yaptığını detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Andreessen Horowitz partnerı Benedict Evans ile geleceğin teknolojilerini konuştuk

Andreessen Horowitz partnerı Benedict Evans ile geleceğin teknolojilerini konuştuk

Andreessen Horowitz (a16z) internet ve teknoloji dünyasında geleceği inşa eden girişimlere yatırım yapmak konusunda en başarılı VC’lerden biri. a16z bugün Facebook’tan Lyft’e Pinterest’ten Twitter’a, Buzzfeed’den Magic Leap’e, Soylent’e, Coinbase’e ve Oculus’a bugünün ve yarının en iddialı girişimlerini portföyünde bulunduruyor. Girişimlere yatırım yapmanın yanında işe alım, halkla ilişkiler ve diğer konularda destek olan a16z’in yatırım ekibinde 25; pazar geliştirme ekibinde 26; teknik yetenek ve üst düzey yetenek birimlerinde sırasıyla 18 ve 8 çalışanı bulunuyor. Şirketin toplam çalışan sayısı yüzü geçiyor.

a16z partner’larından Benedict Evans, birçoğu hayatımıza yeni giren teknolojileri anlama ve bunların pazar potansiyellerini çözümleme konusunda usta bir isim. Yapay zeka, otonom araçlar ve alternatif gerçeklikler konularıyla ilgilenen Evans, bu konuları iş, ekonomi ve teknolojiyi birleştiren kendine has üslubuyla ele alıyor. Geleceğe yön verecen bu üç ana trend hakkında konuştuğumuz röportajda Benedict Evans, girişimci adayı için çoğunlukla tutkunun belirleyici olacağına dikkat çekiyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google, HTC’nin akıllı telefon birimi olan Pixel’i satın aldı

Google, HTC'nin akıllı telefon birimi olan Pixel'i satın aldı

Geçtiğimiz dönemlerde de Google’ın akıllı telefonlarını üreten HTC‘nin Pixel akıllı telefon birimi Google tarafından satın alındı. Reuters‘ın iddiasına göre Google, HTC’nin akıllı telefon birimi olan Pixel için 1.1 milyar dolara ödeyecek. Her yıl çeşitli akıllı telefon modelleri ile karşımıza çıkan Google, piyasaya sürdüğü modelleri çeşitli markalarla anlaşmalı bir şekilde kullanıcılarına sunuyordu.

Örneğin 4 Ekim tarihinde tanıtılacak olan yeni Pixel 2 modelleri LG tarafından üretilecek. HTC hamlesi ile sunacağı akıllı telefonları kendi firması içinde üretmek isteyen Google, donanım ve akıllı telefon alanında daha başarılı işler çıkarmayı amaçlıyor.

HTC telefon üretmeye devam edecek

Hatırlatmak gerekirse Google, geçtiğimi yıl donanım biriminin başına eski Motorola yöneticilerinden Rick Osterloh‘ı getirmişti. Konuyla ilgili bir açıklama da yayınlayan Google, HTC anlaşmasını büyüyen akıllı telefon ve donanım alanlarına bir bağlılık ve yatırım olarak görüyor.

Anlaşmayla birlikte HTC’nin tüm marka haklarının Google’a geçmediğini de ekleyelim. Kısacası HTC akıllı telefonlar üretmeye ve piyasaya sunmaya devam edecek. Google tarafından satın alınan Pixel akıllı telefon birimi HTC’nin toplam akıllı telefon satışlarının sadece yüzde 20‘sini oluşturuyordu.

Önceki dönemlerde Google’ın bir başka akıllı telefon üreticisi olan Motorola’yı 12.5 milyar dolara satın aldığını da hatırlatalım. Satın almadan yaklaşık 1 yıl sonra ise Motorola markası Lenovo’ya satılmıştı. Son olarak Pixel biriminin satın alma anlaşmasının 2018 yılında kapanacağını da ekleyelim.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Embark’ın otonom tırı birkaç yıl içinde trafikte

Embark'ın otonom tırı birkaç yıl içinde trafikte

TechCrunch Disrupt 2017‘nin son gününde sahnede otonom tırlar üzerine dikkat çeken bir konuşma vardı. Sürücüsüz tır üretim teknolojisinde son 1 yılda büyük başarılara imza atan Embark‘ın kurusucu Alex Rodrigues geleceğin sürücüsüz araçlarla taşımacılığın daha ileriye nasıl taşınacağına dair fikirlerini dinleyicilerle paylaştı.

Embark, sürücüsüz tırları şu an için uzun yollar ve özellikle de sadece otobanlar için tasarlanıyor. Bunun çok zorlu bir süreç olduğundan bahseden Rodrigues, uzun yollardaki sistemin bir alım ve teslimat noktası olduğundan, o aradaki sürecin ise otonom olarak geliştiğini söylüyor. Bunu yapabilmek için de popüler olanı desteklemek ve ona ulaşmaya çalışmak yerine, eksiksiz bir şekilde çalışıp en çok verimi elde etmeyi amaçlıyorlar.

Sürücülerin işlerini kaybetmesi gibi bir durum zor

Rodrigues bu teknolojinin tır sürücülerinin işlerini etkileyip etkilemeyeceği sorusuna ise çok yönlü bir cevap veriyor. İlk olarak bu teknolojinin bir gecede gerçekleşmeyeceğini, yalnızca bir aracın şartlara uygun tasarlanması ve yola çıkması 10 yıla yakın sürüyor. Bu sürecin bu denli uzun olmasının bu geçişi yumuşatacak gibi görünüyor.

İkinci olarak ise günümüzde zaten tır sürücülerinin sayısında bir azalma söz konusu. ABD’de yaklaşık 100 bin sürücü açığı olduğunu belirten girişimci ve sürücülerin yaş ortalamasının 55 civarında olduğuna değiniyor. Birçok sürücü emekli oluyor ancak yeni jenerasyon da eskilere kıyasla bu iş için o kadar hevesli olmadığı için bu açık ortaya çıkıyor. Burada çözüm için Embark devreye girmiş oluyor.

Etkili olan adım adım ilerlemek

Waymo’nun bu konuda bütün problemleri aynı anda çözmeye çalıştığından bahseden Rodrigues, Embark’ın bakış açısının bunu tam tersi olduğunu söylüyor. Hemen hatırlatalım, Google 2009 yılında Waymo ile otonom araç sektörüne girmişti.

Waymo’nun aksine, Embark 13 aylık, 17 çalışanı olan bir takım. Rodrigues’e ve Embark’ın vizyonuna göre otonom taşımacılık sektöründe adım adım ilerlemek en önemlisi. Adım adım ilerleyip, sorunlara teker teker çözüm yaratmak en verimli yol. Buna örnek olarak şu an trafik sorunu, araçların trafiği ve kuralları tanıması detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

VODAFONE, BAYKUŞ ÖDÜLLERİ’NDE 5 ÖDÜL BİRDEN ALDI

Pazar araştırmaları alanındaki başarılarıyla dikkat çeken Vodafone, Türkiye araştırma sektörünün en prestijli ödülü olarak kabul edilen Baykuş Ödülleri’nde geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da ödülleri topladı. Vodafone, Türkiye Araştırmacılar Derneği tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Baykuş Ödülleri’nde 5 ödül birden kazandı.

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Türkiye’de pazar araştırmaları alanındaki tek ödül töreni olan Baykuş Ödülleri’nde bir kez daha büyük bir başarıya imza attı. Türkiye Araştırmacılar Derneğitarafından sektörün en başarılı pazarlama ve sosyal araştırma projelerini ödüllendirmek amacıyla beşincisi düzenlenen Baykuş Ödülleri’nde geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da ödülleri toplayan Vodafone toplam 5 ödül birden kazandı. Vodafone, sektörün nabzını tutan başarılı araştırma projeleriyle 3 Gümüş ve 2 Bronz Ödül’e layık görüldü.

4 kategoride 5 ödül

Vodafone Türkiye Araştırma Ekibi, mobil uygulama kullanıcı deneyiminden iletişim performansını artırmaya, marka algısını güçlendirme çalışmasından müşteri bakış açısı ile servis tasarımı geliştirmeye kadar farklı alanlarda araştırma projeleri yürütüyor. Ekip, Baykuş Ödülleri 2017’de “Usta Baykuş” kategorisinde “Aklından Bir Uygulama Tut”projesiyle Bronz, “İçgörülü Baykuş” kategorisinde “Aboneyi ‘Cep’te Göremeyenlerde Bugün” projesiyle Gümüş, “İnatçı Baykuş” kategorisinde “Israrlı Takip Başarıyı Yakalar”projesiyle Gümüş ve “İnovatif Baykuş” kategorisinde “Çizgi Altı: Teknolojik Yaklaşımla Sıcak Takip” projesiyle Bronz, “Nasa’da Başlayan Yolculuk” projesiyle ise Gümüş Ödül aldı.

Vodafone’un iletişim teknolojileriyle herkesin hayatını kolaylaştırmayı hedeflediğini belirten Vodafone Türkiye Marka ve Strateji Direktörü Ebru Özgüç, şunları söyledi:

“Müşterisini dinleyen, müşterisinin istek ve ihtiyaçlarına göre hizmetlerine şekil veren bir markayız. Müşterilerimizin ‘Vodafone’ algısını kalite odaklı ürün ve servislerle sürekli yükseltmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda, pazar ve tüketici araştırmalarına büyük önem veriyoruz. Bu araştırmalar sonucu elde ettiğimiz müşteri içgörüleri, pazarlama kararlarımıza yön verdiği gibi, her yeni ürün ve hizmetimizin de temelini oluşturuyor. İnovatif ve teknolojik araştırma yöntemlerini geleneksel araştırma çalışmaları ile birlikte kullanarak tüketicilerimizi iş yapış modelimizin kalbinde tutuyoruz. Bu kapsamda, pazar araştırmaları alanında Türkiye’nin tek ödül töreni olan Baykuş Ödülleri’nde farklı kategorilerde gerçekleştirdiğimiz araştırmalarla geçen yıllara kıyasla ödül sayımızı artırarak detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Wolk veri alışverişi için blockchain tabanlı dağıtık pazar yeri

Wolk veri alışverişi için blockchain tabanlı dağıtık pazar yeri

Workup by Türkiye İş Bankası katkılarıyla sunduğumuz TechCrunch Disrupt San Francisco‘da girişim turumuza blockchain girişimi Wolk ile devam ediyoruz. Girişimin MIT’de Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği alanlarında lisans ve yüksek lisans derecesi olan kurucu ortağı ve CEO’su Sourabh Niyogi, bugün Google ve Facebook duopolünde olan dijital reklam pazarının demokratikleştirilebileceğini öneriyor. Wolk, veri alışverişine daha küçük geliştiriciler ve şirketleri de dahil etme iddiasında. Henüz bireysel kullanıcılara açık olmayan girişim, TC Disrupt’ta gördüğü ilgiyi ICO aşamasında avantaja çevirmek istiyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Sinemia ABD’de bir yılda gelmek istediği yere birkaç ayda ulaştı

Sinemia ABD'de bir yılda gelmek istediği yere birkaç ayda ulaştı

Geçtiğimiz yıl sonunda ABD’ye açılan Sinemia için bu pazarda rüştünü ıspatlamak oldukça önemli. Zira sinemanın ve eğlence sektörünün kalbinin alttığı en büyük pazarlardan biri ABD. Workup by Türkiye İş Bankası katkılarıyla sunduğumuz TechCrunch Disrupt San Francisco 2017 yayınımızda mikrofonu uzattığımız Türkiye’den ikinci ve son girişim Sinemia. Kurucusu Rıfat Oğuz, ABD’de 50 eyalete açılan girişimin bundan sonraki yol planını paylaşıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından Rusya’ya domates ihracatına ilişkin açıklama

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Türkiye-Rusya Tarım Yürütme Komitesi 1. Dönem Toplantısı’nda Rusya’nın domates ithalatına karşılık Türkiye’ye et ithalatı şartı getirdiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

İşlem hacmi 750 milyon TL’yi geçen Papara, ön ödemeli Papara Card’ı tanıttı

İşlem hacmi 750 milyon TL'yi geçen Papara, ön ödemeli Papara Card'ı tanıttı

Ağustos 2016’da BDDK lisansıyla hizmet vermeye başlayan dijital cüzdan Papara, hem marka yüzünü yeniledi hem de ön ödemeli Papara Card‘ı tanıttı.

Web sitesini ve mobil uygulamalarını yeniledi

Dijital cüzdan hizmetlerini webden, iOS ve Android uygulamaları üzerinden kullanıma sunan Papara‘nın yenilenen web sitesi ve mobil uygulamaları girişimin sunduğu hizmetleri daha yalın bir şekilde tanıtıyor. 13 yaşından büyük herkesin bir dijital cüzdan sahibi olmasını sağlayan girişime Facebook hesabınızla giriş yapıp hızlıca e-posta veya telefon numarası üzerinden para transferi yapabiliyorsunuz. (Daveti alan kişi Papara üyesi olarak parayı alabiliyor.)

Papara Card yeniliği

Yeni tanıtılan Papara Card ise Papara’nın yeni ön ödemeli kartı. Bu yenilikle Papara kullanıcıları POS cihazı olan her yerde harcama yapabilecek hem yurt içinde hem de yurt dışında tüm ATM’lerden para çekebilecek. Hali hazırda Papara kullanıcıları hesaplarına 15 bankadan havale yapabiliyor veya 40 binden fazla ATM’den nakit ödemeyle bakiye yükleyebiliyor.

300 bin kullanıcı, 750 milyon TL işlem hacmi

Papara Yönetim Kurulu Başkanı Ahmed Faruk Karslı, Papara CEO’su İlker Diker ve Papara CTO’su Emre Kenci‘nin katılımı ile düzenlenen basın toplantısında paylaşılan bilgilere göre Papara Card, 1 yıl içinde 300 bin kullanıcıya ulaşmayı başarmış. 750 milyon TL’nin üzerinde işlem hacmine ulaşan Papara’da bugün itibariyle her 7 saniyede bir işlem gerçekleşiyor. Kullanıcıları tarafından yapılan işlem adedi ise 1 milyonu geçiyor.

Papara Card ile birlikte gençler arasında daha fazla yaygınlaşmak istediklerini ifade eden Papara Yönetim Kurulu Başkanı Ahmed Faruk Karslı, Türkiye’de yetişkinlerin yüzde 44’ünü hala banka hesabı sahibi olmadığını* ve 18 yaş altı kitle de buna eklendiğinde her iki kişiden birinin finansal ürünlere erişiminin olmadığını hatırlatıyor. Türkiye’nin 2023’te nakitsiz topluma geçiş vizyonundaki bu boşluğu doldurmak için gerekli teknolojik altyapıyı sunduklarının da altını çiziyor.

Eğer daha önce kullanmaya başlamadıysanız Papara.com‘u ziyaret ederek veya Papara uygulamalarını indirerek dijital cüzdanınızı kullanmaya başlayabilirsiniz. Kaçırdıysanız Parapara ofis ziyaretimizi de Girişim Ofisleri detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İNTERNET ERİŞİMİNE SAHİP GİRİŞİMCİLERİN ORANI YÜZDE 95,9 OLDU

Araştırma sonuçlarına göre 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin İnternete erişim oranı 2017 yılında %95,9 oldu. Bu oran, 2016 yılında %93,7 idi. Çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre İnternet erişim oranları ise; 10-49 çalışanı olan girişimlerde %95,4 iken, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %97,8, 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde ise %99,7 oldu. Bilgisayar kullanım oranı 2017 yılında 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimler için %97,2 iken 2016 yılında %95,9 idi.

Web sayfasına sahip girişimlerin oranı %72,9 oldu

Girişimlerin %72,9’u 2017 yılında web sayfasına sahip iken, bu oran bir önceki yıl %66 olarak hesaplandı. Web sayfası sahiplik oranı %87 ile en yüksek 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde iken, bunu %82,1 ile 50-249 çalışanı olan girişimler ve %70,5 ile 10-49 çalışanı olan girişimler takip etti.

Girişimlerin %94,2’si genişbant bağlantı kullandı

Girişimlerin %94,2’si 2017 yılında İnternete erişimde genişbant bağlantı kullandı. Genişbant İnternet erişimine sahip girişimlerin abone oldukları İnternet bağlantı hızları dikkate alındığında, %22,5’i 10 Mbit/s altında, %59’u 10-99 Mbit/s hız aralığında ve %18,5’i ise 100 Mbit/s ve üzeri hızda İnternet kullandı.

Girişimlerde bilgisayar kullanımı, İnternet erişimi ve web sayfası sahipliği, 2005-2017 (*)

(*) 2006 yılında araştırma yapılmamıştır.

Girişimlerin %10,9’u online satış yaptı

Girişimlerin %10,9’u 2016 yılında İnternet (web siteleri, online mağazalar ve mobil uygulamalar) üzerinden ve/veya Elektronik Veri Alışverişi (EDI) ile mal/hizmet siparişi aldı/satış yaptı. Çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre bu oran 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde %20,9 iken, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %12,9 ve 10-49 çalışanı olan girişimlerde ise %10,1 oldu.

Girişimlerin %45,7’si sosyal medyayı kullandı

Araştırma sonuçlarına göre 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin %45,7’si 2017 yılında sosyal medya uygulamalarını kullandı. Bu oran 2016 yılında %38,1 idi. Sosyal ağlar, %95,6 ile sosyal medya uygulamalarını kullanan girişimlerin en çok tercih ettiği sosyal medya uygulaması oldu.

Yaklaşık on girişimden dokuzu e-devlet hizmetleri kullandı

Girişimlerin kamu kurum ve kuruluşları ile iletişimde İnternet kullanma oranı 2016 yılında %86,2 oldu. Kamu kurum ve detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Facebook Yeni Reklam Hareketleri özelliğini yayına aldı

Facebook Yeni Reklam Hareketleri özelliğini yayına aldı

Facebook, kullanıcılarına her geçen gün daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmak için farklı adımlar atıyor. Yakın zamanda bu kişiselleştirme sürecine takip ettiğiniz hesapları geçici olarak gizleme özelliğini ekleyen şirket, şimdi de kullanıcıların yeni reklam hareketlerini görüntülemelerini sağlıyor. Bu yeni özellik sayesinde artık yakın zamanda tıkladığınız, beğendiğiniz, yorum yaptığınız ve paylaştığınız Facebook reklamlarını yine Facebook üzerinden görüntüleyebiliyorsunuz.

İlk olarak ABD basını tarafından fark edilen bu özellik şu anda tüm ABD’de piyasaya sürülmüş durumda. Üstelik Facebook, bu özelliği başka hangi ülkelerde test edebileceklerini değerlendirme aşamasında.

Facebook’un Yeni Reklam Hareketleri özelliği Facebook’un mobil uygulamasında ve masaüstü sürümünde yer alan uygulamalar kısmına yer alıyor. Son üç aylık dönemde tıkladığınız, beğendiğiniz, yorum yaptığınız ve paylaştığınız Facebook reklamlarını siz gösteren bu özelliğin yan sekmesinde ise kaydettiğiniz reklamlar sergileniyor.

Yapılan bu geliştirmenin Facebook’taki işletmelere fayda sağlayacağı çok açık. Ancak bu geliştirmeden işletmeler kadar Facebook da yararlanacak. Bu geliştirme sayesinde artık kullanıcılar, Facebook’ta gördükleri ancak çok net hatırlayamadıkları reklamları Google’da aramak zorunda değil. Böylece Facebook, reklam verenler tarafında kazandığı dönüşümleri Google’a kaptırmaktan kurtuluyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Stack Overflow, yazılımcılar için maaş tahmin aracını tanıttı

Stack Overflow, yazılımcılar için maaş tahmin aracını tanıttı

Yazılım geliştiricilerinin popüler platformlarından biri olan Stack Overflow, kendi kitlesine özel bir maaş/gelir kazanım aracı geliştirdiğini duyurdu. Şimdilik sınırlı sayıda ülkedeki geliştiricilere hitap eden hesaplama aracı, maaşların ülkeden ülkeye nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor.

Söz konusu maaş hesaplama aracı Stack Overflow kitlesinden alınan bilgilerine ve platformun yıllık geliştirici anketine (2017) dayanarak hazırlanmış. Ünvan, ülke/şehir, eğitim, deneyim süresi ve bildiğiniz teknolojileri (seçime bağlı) girerek 5 kritere göre bir maaş hesaplaması yapabiliyorsunuz. Şimdilik 5 farklı ülke (ABD, Almanya, Fransa, Kanada, Birleşik Krallık) ve 7 farklı şehir (Seattle, San Francisco, New York, Berlin, Toronto, Londra) özelinde tahmin yapılıyor ama bu konumların zaman içinde artacağını düşünebiliriz.

Örnek bir arama paylaşacak olursam; yetkin olunan teknolojileri dikkate almamak kaydıyla 5 yıl deneyimli lisans mezunu bir önyüz geliştiricisi San Francisco’da yıllık 90-129 bin lira arasında kazanırken, Londra’da 56-80 bin sterlin, Berlin’de ise 48-70 bin euro arasında kazanabiliyor. Tabii bu rakamlar vergi öncesi yani brüt rakam olarak paylaşılıyor.

2015 yılında bu konuda bir araştırma yayınlayan Stack Overflow, bu yeni araçla geliştiricilerin ilgisini daha fazla çekecektir. Ayrıca bu ilgiyi platformdaki iş ilanlarına yönelterek gelir kazanma potansiyelini artırdığını da söylemek mümkün.

Eğer siz de yazılım işinde kimin ne kadar kazandığını merak ediyorsanız stackoverflow.com/jobs/salary sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Aşağıdaki grafikte de ülkelere göre maaşların nasıl değiştiğini kabaca görebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Stylus destekli Google Pixelbook ilk kez karşımıza çıktı

Stylus destekli Google Pixelbook ilk kez karşımıza çıktı

Google’ın sevilen Chromebook ailesine yeni bir üye daha katılıyor. Genelde uygun fiyatlı modellerle karşımıza çıkan Chromebook’ların yeni üyesi üst düzey teknik özellikler ve Stylus desteğine sahip olan Google Pixelbook. Pixelbook ile Pixel ve Chromebook ailelerini birleştiren Google’ın yeni ürünü sızıntılarla karşımıza çıktı.

Chromebook’lar uygun fiyatları nedeniyle genelde ABD‘de öğrenciler tarafından tercih edilse de, Google Pixelbook modeli Droid Life‘ın iddiasına göre oldukça yüksek fiyatlardan satışa sunulacak. 128 GB, 256 GB ve 512 GB dahili depolama seçenekleri ile gelecek olan Pixelbook’un 128 GB’lık modeli 1,199, 256 GB’lık modeli 1,399 ve son olarak 512 GB’lık modeli ise 1,749 dolar fiyat etiketine sahip olacak.

Pixel 2 modelleriyle birlikte tanıtılacak

Genelde üst düzey Chromebook modellerinin 500 ila 600 dolar seviyelerinde fiyatlara sahip olduklarını da ekleyelim. Metal tasarım, dokunmatik ekran ve Stylus desteği gibi özellikler sunacak olan Google Pixelbook’un kutusundan maalesef Stylus çıkmayacak.

Ayrı olarak satılması beklenen Stylus’un fiyatı ise 99 dolar. Kısacası Stylus ile birlikte en ucuz Pixelbook modelinin toplam fiyatı 1,299 dolar seviyelerinde olacak ki bu bir Chromebook için oldukça pahalı bir fiyat etiketi. 4 Ekim tarihinde yeni Pixel 2 modelleriyle birlikte tanıtılacak olan Pixelbook’un detaylarını sizlerle paylaşıyor olacağız.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Horouz: Konum tabanlı kitap takas uygulaması

Horouz: Konum tabanlı kitap takas uygulaması

Goodreads’in Amazon tarafından satın alınması kitap üzerine kurulan sosyal ağların bir değeri olduğunu kanıtlayan en büyük göstergelerden biriydi. Goodreads satın alındıktan sonra bu alanda büyüyebilecek girişimlerin önü bir bakıma kesilmiş oldu ama özellikle yerel çerçevede kitap severlere dönük uygulamaların ilgi görmesi mümkün. Horouz (iOS) da bu bakış açısıyla hayata geçirilen bir uygulama ve kitap takasına odaklanarak başlangıç yapıyor.

Ali Anıl Can ve Orhan Çam tarafından kurulan geliştirilen Horouz, uzun vadede kitap severleri etrafında toplamak isteyen bir uygulama. Şu anda odaklandığı tek özellikse kitap takası. Kullanıcılar kitaplarının fotoğrafını çekerek hızlıca uygulamaya ekliyor ve çevresindeki benzer kullanıcılarla kitap takası yapabiliyor. Kitapların postalanması vb. süreçlere dokunmayan Horouz, özellikle birbirine yakın kullanıcıların takas yapmasını hedefliyor. Bu sayede Horouz gerçek manada bir sosyal etkileşim başlatma şansı da yakalamış oluyor.

Bir yıllık çalışmayla geliştirildiğini öğrendiğim Horouz, geçtiğimiz ay içinde App Store’a giriş yapmış. Yani şu anda ilk kullanıcılarını kazanma sürecinde. Kitap kurtları kitaplarını paylaşmak istemeyebilir ama herkesin kitaplığında gözden çıkardığı kitaplar olabileceğini söyleyebilirim. Uygulamanın konum tabanlı filtreleme sunması da hızlı aksiyon alabilmenizi sağlıyor. Yani 1-2 kilometre ötede kitabını paylaşan birini görüp 15 dakika içinde yeni kitabınıza kavuşmanız pekala mümkün.

Horouz, şu anda tamamen ücretsiz iOS uygulamasıyla ve takas modeliyle hizmet verse de uzun vadeli hedefleri daha büyük. Öncelikle farklı sosyal ağlarda kitap takası için kurulan grupların yerini almak; bir sonraki aşamada ise her kütüphanenin kendi veritabanını sisteme ekleyebileceği bir geliştirme yapmayı planlıyor. Bu sayede okurların kendilerine en yakın kütüphaneden emanet kitap alma sürecine dahil olmak isteyen Horouz, kitap severlerle olan ilişkisini geliştirdikçe para kazanmanın yollarını da bulacağına inanıyor.

Eğer sizin elinizde de takas yoluyla değişebilecek kitaplarınız varsa Horouz’u App Store’dan indirebilir ve deneyebilirsiniz. Bu sayede sadece yeni kitaplar almış olmayacak, Türkiye’de kitap odaklı bir girişimi de desteklemiş olacaksınız.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Sam Altman: ICO’lar balon ama altında önemli bir gerçek yatıyor

Sam Altman: ICO'lar balon ama altında önemli bir gerçek yatıyor

Dünyanın en iyi hızlandırma programlarından biri olan Y Combinator‘ın başkanı Sam Altman, TechCrunch Disrupt San Francisco 2017‘nin sahnesinde yer aldı. Politikayla da yakından ilgilendiğini bildiğimiz Altman, dinleyicilerle temel gelir seviyeleri, Silikon Vadisi kültürü ve politika hakkında sorular soruları cevaplandırdı.

Sam Altman, Stanford’da başlattıkları ücretsiz online Girişim Okulu derslerine değinerek bugüne kadar 3 bine yakın girişimle çalışabildiklerini ve girişimlerin bugün dünyada önemli şeyler yapabilmek için en önemli araçlardan biri olduğunu söyledi. Altman konuşmasında öne çıkan noktalardan biri çıtayı yükseltmenin her zaman için artı olmamasıydı çünkü her seferinde yine de tamamlanma hissine ulaşılmıyor. Bu yüzden YC’nin sürekli ilerleme yolunda olacağını belirtiyor.

Altman’ın girişim ekosisteminde çok hata yapmanın önemli olmadığını, önemli olanın o hataların oluşturacağı negatiflikleri azaltmak gerektiğini belirtmesi de ders kitaplarına yazılası cümlelerden biri. “En güzel girişim fikirlerinin başta kuruculara kötü bir fikir olarak gelmesi tamamen normal, gerçekten kötü de olabilir. Sürekli hata yapıp, batırabiliriz de” sözlerine YC’nin büyümesini istediğini de ekliyor. Altman her zaman için bir girişim için büyürse iyiye mi yoksa kötüye mi gider sorusunun sorulması gerektiğinin üstünde duruyor. Altman’ın sözlerine bakarsak YC için ise bu cevabın büyümenin iyi olacağı yönünde olduğu çok açık.

YC’nin Çin’e açılması konusuna da değinen Altman, henüz kesinleşmiş paylaşabilecekleri bir karar olmadığını söylese de, tanıdığı yetenekli girişimcilerin ve yazılımcıların Çin’le işbirliği içinde olduğunu da ekliyor.

Bitcoin ve ICO’lar balon mu?

ICO’nun balon olup olmadığına değinen Sam Altman, şu an gerçek olmayacak bir balon gibi görünse de altında yatan bir gerçeklik olduğunu ve bu gerçekliğin zeki insanları çektiğini söylüyor. Kesinlikle balon diyerek sözlerine devama eden Altman internet için de zamanında balon demişlerdi buna karşılık altında yatan gerçekliğin ortaya çıktığına değindi. Bitcoin konusunda ise çeşitli düzenlemelere gidilmesi konusuna olumlu bakıyor.

Politikaya girmek için işimi bırakmak istemiyorum

Her ne kadar politikayla ilgilenmek istese de, Sam Altman şu anki işinde çok mutlu ve detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple Başkan Yardımcısı Lisa Jackson: Apple ürünlerinde dayanıklılığa odaklanabilir

Apple Başkan Yardımcısı Lisa Jackson: Apple ürünlerinde dayanıklılığa odaklanabilir

Workup by Türkiye İş Bankası‘nın katkılarıyla Webrazzi editörlerinin de katıldığı TechCrunch Disrupt San Francisco 2017 etkiliğinden derlediğimiz haberleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

ABD’denin eski Başkanı Barack Obama döneminde kabinede görev alan ve 2013’de Apple’da Çevre, Politika ve Sosyal Girişimler Başkan Yardımcısı görevine getirilen Lisa Jackson, TechCrunch Disrupt’ta Apple’ın çevre politikasını değerlendirmek için sahne aldı.

Konuşmasına ABD hükümetinin yanlış çevre politikasına değinerek başlayan Jackson, Apple’ın sürdürülebilir bir çevre için attığı ve gelecekte atacağı adımlardan bahsetti. Apple’ın, onarım ve değiştirmeye harcadığı malzemeleri en aza indirgeyen, geliştirilmiş dayanıklılığı olan cihazları tasarlamaya odaklandığını söyledi. Jackson, konuşmasına ‘Birçok kişi bir cihazı ya tamir etmek ya da değiştirmek arasında seçim yapmaları gerektiğini düşünüyor. Apple dayanıklılığa odaklanarak, ürünün onarımı ve değiştirebilirliğini en aza indirebilir.’ sözleri ile devam etti.

Apple, tüketicilere ve üçüncü parti tamirhanelerine servis kılavuzlarına ve parçalara erişim sağlama talimatını veren “tamir hakkı” önerileri üzerine Jackson, bu tür yasalar için lobi faaliyetinde bulunan partilerin soruna bütünsel yaklaşmadığını söyledi. Jackson, üretimin en önemli yönü olan üretimden ürünün ömrünün sonuna kadar makro boyutta mevcut kaynaklardan en iyi şekilde yararlanılması gerektiğinin altını çizdi.

Apple ürünleri genellikle iki ya da üç yaşam döngüsü görse de el değiştirirken bir kullanıcıdan diğerine geçiyor. Kaçınılmaz olarak eskimiş oluyor ve değiştirilmesi gerekiyor. Buna karşılık Jackson, Apple’ın geri dönüştürülmüş bileşenlerden yeni cihazların üretileceği üretim için bir “dairesel ekonomi” yaklaşımı geliştirme yönünde çaba gösterdiğini aktardı. Şirket, henüz kapalı döngü sürecini nasıl başaracağını bilmediğini itiraf etti, ancak potansiyel çözümler iş başında.

‘Sorumluluğu ele almak istedik’

Konuşmasında Apple’ın misyonu olarak çevreye karşı duyarlılığına da değinen Jackson, şirket olarak bu konuda çok ciddi somut adımlar attıklarını duyurdu. Şirket, dünya genelinde yenilenebilir enerji ile üretim yapıyor. Apple olarak çevre politikalarında daha duyarlı olma fikri şirket CEO’su Tim Cook’tan gelmiş. Bu zamana kadar Apple olarak sadece ürünlerinden söz ettiklerini söyleyen Jackson, sorumluluklarının farkına vardıklarını paylaştı.

Apple ürün detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google’ın yeni akıllı telefonu Google Pixel 2 XL, sızıntılarla karşımıza çıktı

Google'ın yeni akıllı telefonu Google Pixel 2 XL, sızıntılarla karşımıza çıktı

Geçtiğimiz hafta Google‘ın yeni akıllı telefon modelleri olacak olan Google Pixel 2 ve Pixel 2 XL modellerinin 4 Ekim tarihinde tanıtılacağını sizlere aktarmıştık. Tanıtımına sayılı günler kala ailenin büyük üyesi olan Google Pixel 2 XL, sızıntılarla karşımıza çıktı.

LG tarafından üretilen Google Pixel 2 modelleri, iki farklı tonda renklere sahip olacak. Sızdırılan görsellere göre önceki Pixel XL modeline oldukça benzeyen Google Pixel 2 XL, siyah ve mavinin yanı sıra siyah ve beyaz renklerinin bir arada kullanılacağı bir renk seçeneğine de sahip olacak.

Fiyat anlamında rakipleri ile yarışıyor

Droid Life‘ın yeni raporuna göre 64 GB ve 128 GB dahili depolama seçenekleri ile gelecek olan Google Pixel 2 XL’ın 64 GB’lık modeli 849 dolar, 128 GB’lık modeli ise 949 dolar fiyat etiketiyle satışa sunulacak. Sızdırılan bilgilere göre Google Pixel 2 XL modelinin tıpkı LG V30 modelinde de olduğu gibi 6 inçlik OLED ekran ve Snapdragon 835 işlemcisi ile gelmesi bekleniyor. Özellikle Android işletim sisteminin en sade halini kullanmak isteyenler için en güçlü alternatif olan Pixel ailesinin yeni üyelerini 4 Ekim tarihinde sizlere aktarıyor olacağız.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Ferrari yerine Tesla’yı tercih eden Kevin Durant’ın girişim ekosistemine adımı

Ferrari yerine Tesla'yı tercih eden Kevin Durant'ın girişim ekosistemine adımı

Aralarında 280 milyon dolara yakın yatırım almış Postmates‘in de olduğu önemli girişimlere yatırım yapan dünyaca ünlü basketbolcu Kevin Durant, TechCrunch Disrupt’ın en eğlenceli sahnesine imzasını attı.

Atıp sildiği tweetle isminden söz ettiren Kevin Durant bu konu ile ilgili özründen öte Twitter’ı hayranları ile iletişim için kullandığı ve onlarla sıkı bir iletişime sahip olduğunu söylemesi önemliydi. 17 milyona yakın Twitter takipçisi bulunan ünlü basketbolcu 23 binden fazla tweete sahip olduğunu da belirtelim.

Menajeri Rich Kleiman ile sahnede yer alan Kevin Durant yatırımları ile konularda genelde sözü menajerine bıraktı. Durant gibi sporcuların servetlerinin bir kısmı ile girişimlere yatırım yapmak istediğini belirten Klein, burada yaşadığı zorluğu da paylaştı. Klein, Durant’ın yaptığı yatırımların güvence altına almasının sağlanması için uğraşını değindi.

Kevin Durant’ın konsantrasyonu basketbolken çoğu şeye zaman bulunmadığını belirten menajer kendi rolünü anlaşmalar hakkında konuşmaya davet edildiği girişimi anlatmak ve girişimcilerle tanıştırmak olduğunu belirtiyor. Burada dikkat çeken cümle ise bir cümle ile açıklamak oluyor. Kleiman eğer girişimi bir cümle ile Durant’a açıklamayazsam normal tüketici de anlamayacak dedi. Dolayısı ile girişimlere aslında basit ve anlaşılır tutun öğütünü vermiş oldu.

Ülkemizde Sinan Güler‘le ilk örneklerini görmeye başladığımız spor camiasının teknoloji girişimlerine yatırımları ilerleyen süreçte daha da ilgi çekecek görünüyor. Workup by Türkiye İş Bankası‘nın katkılarıyla katıldığımız TechCrunch Disrupt San Francisco 2017 etkiliğinden tüm haberlere linkten ulaşabileceğinizi belirterek Kevin Durant’ın kişisel tercihleri üzerine izleyicileri eğlendiren cevaplarıyla sizleri başbaşa bırakıyorum:

Jordan Creek: Otel mi? Airbnb mi? Kevin Durant: Otel

J.C.: Twitter mı Instagram mı? K.D.: Twitter

J.C.: iPhone mu Android mi? K.D.: iPhone

J.C.: Ferrari mi Tesla Model S mi? K.D.: Model S

J.C.: Aramak mı? Yazmak mı? K.D.:Sesli Facetime konuşma

J.C.: Xbox mı? PS4 mü? K.D.:Xbox

J.C.: Nikon mu? Sony mi? Canon mu? K.D.: Nikon

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

5 milyar dolara değerlemeye sahip girişimin karı-koca kurucuları: Houzz

5 milyar dolara değerlemeye sahip girişimin karı-koca kurucuları: Houzz

2009’da Adi Tatarko ve Alon Cohen tarafından kurulan Houzz enteresan bir girişim. Türkiye’den de oldukça sadık kullanıcıları bulunan girişim bu yaz başında aldığı yatırımla 4 milyar dolar değerlemeye sahip oldu, şimdiye kadarki aldığı yatırımlarsa 610 milyon dolara ulaştı. Girişimin enteresan olma özelliği ise evli çiftin başarısından geliyor, evliliği yönetmenin haricinde 4 milyar dolarlık kendi girişimlerini de yöneten Adi Tatarko ve Alon Cohen’in 3 de çocuğu bulunuyor.

23 yıllık bir birlikteliği evlilik ve girişimle taçlandıran çift TechCrunch Disrupt San Francisco sahnesinde yer aldı. Ev tasarım, dekorasyon, peyzaj tasarımı konusunda sosyal bir ağ diyebileceğimiz Houzz aslında içerik pazarlamasında öne çıkan markalardan. Kısaca bahsedeyim mimarların ve kişilerin paylaşımlarına yer veren Houzz ilgili içerikteki ustaya, profesyonele ve ürüne kullanıcının ulaşmasını sağlıyor.

2 yıl önce yine yine aynı sahnede ABD dışına açılma üzerine sohbet eden girişimin kurucuları bu süreçteki gelişimden bahsederek konuşmalarına başladılar. ABD haricinde 14 ülkede hizmet veren Houzz bu açılımla birlikte oldukça dikkat çeken bir büyümeye sahip. Hindistan’a bu yıl başında açılan girişim, reklam yapmadan sadece yerelleştirme ile yüzde 60 büyümeye ulaşmış. Dünya genelinde büyüme haricinde 600 milyar dolarlık bir ABD pazarında yer aldıklarını belirterek konuya giren Alon ABD’de daha büyüyecekleri pazar olduğunun da altını çizdi. Houzz, Amerika ve Avrupa pazarının büyüklüğünü ise 1.2 trilyon dolar olarak açıklıyor.

Daha önce mobil stratejisi olmayan girişimlerin şimdi sıkıntı yaşaması gibi yapay zeka alanında stratejisi olmayan girişimlerin de ilerleyen süreçte sıkıntı yaşayacağının konuşulması oturumun öne çıkan noktalarından biri oldu. Houzz’un pazaryeri konseptinde derin öğrenmenin önemine değinen Cohen, fotoğraftan ürün tanınmasına önemi üzerine; 15 milyon profesyonel fotoğrafın yer aldığını ve bunları alışveriş yapılabilir duruma getirdiklerini aktardı. Yapay zeka ve diğer teknolojilerle bu alanı da geliştirdiklerini sözlerine ekledi.

Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik yatırımcıların odağında yazımızda belirttiğimiz gibi sadece yatırımcıların değil girişimlerin de odağında olduğunu bu oturumda gördük. ARKit ile yapılan Houzz’un detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

BU YAZ TÜRKLERİN TERCİHİ İÇ TURİZM OLDU

Sonbahar geldi, koca bir yazı geride bıraktık! Peki, onlarca anı ve fotoğraflarla geride kalan yaz aylarında en çok nereleri ziyaret ettik.

Bayram fırsatları, son dakika tatilleri, hafta sonu kaçamakları derken koca bir yaz tatili daha geride kaldı. Peki, bu yıl Türkler en çok hangi destinasyonları ziyaret etti? Geçtiğimiz yıldan bu yana değişen tercihler neler? Seyahat sitesi momondo.com.tr bu sorunun peşine düştü ve yaz boyu yapılan seyahat aramalarını değerlendirdi. Verilere göre bu yılın gözdesi iç turizm. Antalya ve Bodrum ise yaz boyu en fazla turist ağırlayan şehirler. Yurt dışı tercihlerimizin başında ise Ukrayna geliyor. Araştırmanın en çok dikkat çeken diğer sonuçları ise şöyle:

BU YILIN DA GÖZDESİ ANTALYA

Bu yıl iki bayram tatilini de yaz aylarında geçirdik. Hal böyle olunca iç turizm Türkler tarafından en çok tercih edilen alternatif oldu. Yaz aylarının favori şehirlerine gelince ilk sırada Antalya yer alıyor. Akdeniz’in en sevilen cazibe merkezlerinden biri olan şehir, geçen sene olduğu gibi bu yıl da en çok ziyaret edilen tatil destinasyonu oldu. Antalya’yı ise Bodrum ve İzmir takip ediyor. Listenin dördüncü sırasında Dalaman yer alıyor. Sıcaklardan bunalan yerli turistlerin tercihi ise, yemyeşil doğasıyla bu yıl da ilk beşe girmeyi başaran Trabzon.

YURTDIŞI ROTALARDA FAVORİ UKRAYNA

Yaz boyu diğer ülkelere yapılan rezervasyonları incelediğimizde ise Türklerin bu yaz en çok gittiği ülkelerin başında Ukrayna yer alıyor. Verilere göre, Türklerin vizesiz seyahat edebildiği Ukrayna, geçtiğimiz yıldan bu yana Türk ziyaretçi sayısında yüzde 16’lık bir artış yaşadı. Ülkenin en çok tercih ettiğimiz şehri ise Kiev. Listenin başında yer alan diğer şehirler ise sırasıyla Lviv, Odesa, Kharkiv ve Zaporizhia.

UZAK DA OLSA VAZGEÇİLMEYEN DESTİNASYON: AMERİKA

Türklerin resmi tatillerin birleşmesiyle neredeyse on günü bulan tatillerini değerlendirdikleri bir diğer destinasyon ise Amerika. Uzun uçuşlara rağmen en fazla ziyaret ettiğimiz ülkeler arasında ikinci sırada yer alan Amerika, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılda ziyaretçi sayısını korudu. Türkler arasında yaz boyu deniz, kum, güneş tatilleri favori detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

GARANTİ BANKASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI DEĞİŞTİ

Garanti Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, 19 Eylül 2017 tarihi itibarıyla buradaki görevini Yönetim Kurulu Başkan Vekili Süleyman Sözen‘e devretti.

Konuyla ilgili açıklama yapan Ferit Şahenk, “Türk ekonomisinin baş aktörlerinden, bankacılık sektöründe bir dünya markası olmuş Garanti Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanı olarak taşıdığım bayrağı, değerli çalışma arkadaşım Süleyman Sözen’e devretmiş bulunuyorum. Doğuş Grubu olarak, BBVA ile 2010 yılında başlayan güçlü ortaklığımız sonucunda başta ülkemiz ekonomisi olmak üzere bankacılık anlamında çok başarılı işler gerçekleştirdik. Bu ortaklık neticesinde son dönemde ülkemizdeki en büyük ve doğrudan yabancı sermaye yatırımına vesile olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Doğuş Grubu, her geçen gün artarak devam eden yatırım ve projeleriyle Türkiye’ye değer katma misyonunu sürdürürken ben de Grubumuz bünyesindeki çalışmalarıma yoğunlaşabilmek adına, gönülden bağlı olduğum Garanti Bankası’ndaki bu görev devrini gerekli gördüm. Bundan sonraki süreçte, Doğuş Grubu bünyesinde de görev alan değerli yöneticilerimiz, Garanti Bankası Yönetim Kurulu’ndaki görevlerine devam ederken, ben de Onursal Başkan olarak banka yönetimine destek olmaya devam edeceğim” dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Sürücüsüz otomobillerin kurucusu geleceği uçan arabalarda görüyor

Sürücüsüz otomobillerin kurucusu geleceği uçan arabalarda görüyor

Stanford’da öğretim görevlisi olarak çalıştığı dönemde sürücüsüz otomobillerle ilgili ilk çalışmaları yapan ve Google X ile sürücüsüz otomobillerin ”ilk geliştiricisi” olarak bilinen Sebastian Thrun, TechCrunch sahnesinden gelecekle ilgili düşüncelerini ve vizyonunu paylaştı.

Kurucusu olduğu Udacity’de sürücüsüz otomobil geliştirme eğitimini başlatmış olmalarına rağmen Thrun, gelecekle ilgili vizyonunu anlatmaya başladığında ise uçan otomobillerin sürücüsüz otomobillerin önüne geçeceğini ve geleceği bu alanda gördüğünü çok net bir şekilde ifade etti. Sürücüsüz otomobillerin ”Godfather”ı olarak anılan bir isim için çok çarpıcı bir ifade olsa da Thrun bunu ”geleceği otobanlarda trafikte bekleyen sürücüsüz otomobiller olarak görmüyorum” açıklaması ile pekiştirdi ve bu rekabetteki görüşünün altını çizdi. Uçan arabaların aslında iki yıl içerisinde günlük hayatımıza girebileceğini ancak şu anki düzenlemeler ve diğer engeller nedeniyle 10 yıl sonraya atıldığını belirtti.

Bir restorandan veya Amazon’dan verdiği siparişin 10 dakika sonra uçan bir araba veya motor ile teslim edildiğini görmek istediğini söyleyen Thrun, bunun yanında normalde arabayla yaklaşık 45 dakika süren Palo Alto – San Francisco mesafesinin de uçan arabalarla 10 dakikaya inebileceğini ve geleceğin yapıcı inşası için uçan araba ve motorsikletlerin mutlaka gerekli olduğunu söyledi. Udacity’nin yanında Kitty Hawk isimli bir girişimin de kurucu ortaklarından olan Thrun’un Kitty Hawk’ta motorsikleti andıran dört pervaneli uçan bir araç üzerinde çalıştığı biliniyor.

Google X’ten ayrılarak online eğitim alanında faaliyet gösteren Udacity‘i kuran Thrun, Udacity’i bugün teknik eğitime odaklanan online platfomlar arasında lider ve öncü platfomlardan birisi haline getirmeyi başarmıştı. Birçok teknik odaklı eğitim platformu geleneksel yazılım eğitimlerine odaklanırken Udacity bir ilki yaparak ”Sürücüsüz Otomobil Geliştirme” eğitim programını Lyft ortaklığında geçen yıl başlatmıştı. Bu hamlenin kendisi için de ilginç olduğunu belirten Thrun aslında 25-30 kadar başvuru beklerken tüm dünyadan toplamda 50 bin başvuru aldıklarını belirtti. Bu kadar teknik ve spesifik bir alan için bu rakamın gerçekten etkileyeceğini olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Konuşmasının sonunda günümüz eğitim sistemine ve üniversitelere de detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Silikon Vadisi dizisinin yıldızı Zach Woods Silikon Vadisi’yle ilgili ne düşünüyor?

Silikon Vadisi dizisinin yıldızı Zach Woods Silikon Vadisi'yle ilgili ne düşünüyor?

Workup by Türkiye İş Bankası katkılarıyla sunduğumuz TechCrunch Disrupt‘ta Silikon Vadisi dizisinin yıldızı Zach Woods’u yakaladık. Küresel denetim şirketi pwc’nin konuğu olarak Startup Alley’i ziyaret eden Woods, fuayenin en çok ilgi gören yüzüydü. Woods’a Silikon Vadisi deneyimini ve dizideki karakterini sorduk.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tariş kuru üzüm fiyatını açıkladı

Manisa’da Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından bölgenin en önemli ihracat ürünü olan çekirdeksiz kuru üzüm alımlarına başlamasının ardından Üzüm Tarım Satış Kooperatifleri Birliği de (TARİŞ) merakla beklenen kuru üzüm alım fiyatlarını açıkladı. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

FRANSAL KRİZE YOL AÇABİLECEK GELİŞMELER

Deutsche Bank stratejistleri Jim Reid, Nick Burns, Sukanto Chanda ve Craig Nicol yazdıkları bir raporda küresel finans sistemi için tehdit oluşturan ve ‘aşırı’ görünen bazı olaylara dair uyarıda bulundu.

Uzmanlara göre; Merkez Bankaları’nın devasa boyuttaki bilançoları, birçok varlık sınıfındaki değerlemeler, Çin ve İtalya’da çıkabilecek olası kriz, küresel ticaretteki dengesizlikler ve oyun değiştirici nitelikteki ‘popülist’ siyasi yaklaşımlar gelecekte finansal krize neden olabilecek faktörler arasında yer alıyor…

Stratejistler gelecekteki bir finansal şokun olup olmayacağının öngörülmekten uzak olduğunu ancak aşağıda yer alan listenin finansal sistemdeki sıkıntıları göstermek açısından önemli olduğunu ve bu sorunların küresel finans sisteminde sıkıntılara yol açabileceğini belirtiyor.

MERKEZ BANKALARI’NIN POLİTİKALARI

Aralarında ABD, Avrupa ve İngiltere Merkez Bankaları’nın da bulunduğu önde gelen bankaların finansal piyasaları ve bankacılık sistemini destekleyen trilyonlarca dolar değerindeki varlık alımlarını hatırlatan uzmanlar bu programların azaltılmasının “bilinmeyene yolculuk” olduğunu ifade ediyor. Uzmanlar, “Birçok küresel varlık fiyatlarındaki yükselişe de bakıldığında tarih, bu yöndeki adımların önemli sonuçları olabileceğini gösteriyor. Ekonomiler beklentinin aksine zayıflar ve merkez bankaları duraksarsa yine benzerine rastlanmamış bir küresel durum ve istikrarsız finans sistemiyle karşılaşılacak.

CEPHANELER TÜKENDİ Mİ?

Stratejistlere göre; hali hazırda sıfıra yakın faiz oranları ve yüksek seviyedeki borçluluk oranı olması nedeniyle hükümetler ve merkez bankaları resesyonla karşı karşıya geldiğinde cephanesiz kalabilir.

Uzmanlar “Bir yol ayrımındayız ve para politikası anlamında çıkmaz sokağa yakın olduğumuz için bir sonraki düşüşte ekstrem olaylarla karşılaşabiliriz” değerlendirmesini yaptı.

DAHA FAZLA GENİŞLEME MÜMKÜN MÜ?

10 yıl önceki finansal krizden bu yana enflasyonun yükselememesi Merkez Bankaları’nın başını ağrıtıyor. Deutsche Bank “Baz senaryomuz olmasa bile son enflasyon verisini ve Trump’ın mali konulardaki zorluklarını göz önüne aldığımızda piyasaların daha fazla parasal genişlemeye gitmesi tamamen imkansız değil. Eğer bankalar yeniden parasal genişlemeyi artırırsa yeniden negatif faizlere dönme, bankacılık ve finansal sistem konusunda endişe etme riski de var” dedi.

İTALYA KRİZİ KAPIDA MI?

Banka, Euro Bölgesi’nin en büyük 3. ekonomisi olan İtalya’da daha fazla siyasi ve ekonomik belirsizliklere dair de uyarıyor.

“Popülist partiye olan yüksek destekle seçimlere yaklaşan, düşük detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net