MERKEL’İN GÜMRÜK BİRLİĞİ ÇIKIŞI TALİHSİZ BİR AÇIKLAMA

İKV olarak, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in bugün gümrük birliği güncellenmesinin engelleneceği yönündeki açıklamasını son derece talihsiz bulduğumuzu belirtmek isteriz.

Hatırlanacağı üzere Avrupa Komisyonu geçtiğimiz Aralık ayında gümrük birliğinin güncellenmesine yönelik müzakereleri başlatmak için Konsey’den yetki talebinde bulunmuştu. Müzakereleri başlatmak için Konsey’in bu yöndeki kararı ve Komisyonu AB adına müzakereleri yürütmek için yetkilendirilmesi gerekmektedir. Bu karar tek başına Almanya’nın vereceği bir karar değildir. Konseyin ortak tutumuna bağlıdır.

Almanya’nın Türkiye ile ilişkilerde olumsuz bir tutum sergilemesi ve AB ile ilişkilerde ilerleme potansiyeli olan önemli alanlardan biri olan gümrük birliğini koz olarak kullanması iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel ilişkiler ile uyumlu olmayan bir tutumdur.

Unutulmamalı ki, gümrük birliğinin güncellenmesi sadece Türkiye açısından değil, AB açısından da faydalı olacaktır. Bu açıdan bakıldığında, gümrük birliğinin güncellenmesi yönündeki müzakerelerin başlatılması kararının bir şantaj aracı olarak kullanılması ilişkilerin geleceği açısından son derece yanlış bir politika tercihidir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Twitter’ın beğeni rekoru, ABD eski Başkanı Barack Obama tarafından kırıldı

Twitter'ın beğeni rekoru, ABD eski Başkanı Barack Obama tarafından kırıldı

ABD eski Başkanı Barack Obama‘ın 12 Ağustos 2017 tarihinde attığı Tweet, 3 milyon 190 bin beğeni alarak Twitter tarihinin en çok beğeni alan Tweet’i oldu. Barack Obama tarafından atılan Tweet’in en çok beğeni alan Tweet olduğunu sosyal medya platformunun resmi Twitter hesabı tarafından duyuruldu.

This Tweet from @BarackObama is now the most liked Tweet ever.

— Twitter (@Twitter) 16 Ağustos 2017

Geçtiğimiz Mayıs ayında da sizlere benzer bir haberi aktarmıştık. Nugget sever bir genç Carter Wilkerson’ın attığı Tweet, 3 milyon 652 bin kere Retweet edilmiş ve Ellen DeGeneres‘in “Oscar Selfiesi” Tweetini geçmeyi başararak en çok Retweet edilen Tweet olmuştu.

Virginia eyaletinde bulunan Charlottesville şehrindeki ırkçı ve ırkçılık karşıtı grupların karşıya geldiği olaylara sessiz kalmayan Obama, attığı Tweet’te Nelson Mandela‘dan alıntı yaptı. Beğeni rekoru kıran Tweet’in aynı zamanda en çok Retweet edilen 5. Tweet olduğunu da ekleyelim. Rekorun bir önceki sahibi ise Manchester’daki saldırı hakkında attığı Tweet ile 2.9 milyon beğeni alan Ariana Grande’ydi.

“No one is born hating another person because of the color of his skin or his background or his religion…” pic.twitter.com/InZ58zkoAm

— Barack Obama (@BarackObama) 13 Ağustos 2017

Alıntının uzunluğu nedeniyle Twitter’ın 140 karakter kuralına takılan Obama, paylaşımını 3 Tweet şeklinde yaptı. Diğer Tweetler 1.1 ve 1.2 milyon beğeni alsa da alıntının başlangıcı olan ilk Tweet 3 milyonu aşarak rekor kırmayı başardı. Rekorun sahibi olan Tweet’te hiç kimsenin bir başkasından ten rengi, kökeni veya dini yüzünden nefret etmek üzere doğmadığı dile getiriliyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

BDDK bankalara 31 Aralık 2017’ye kadar ek süre tanıdı

“Ek süre vatandaşı ve işletmeleri rahatlatacak”

Ödeme ve Elektronik Para Derneği’nin (ÖDED) Başkanı Burhan Eliaçık; bu kararın özellikle kart sahipleri ile e-ticaret sayesinde hizmet alanını tüm Türkiye’ye yaymak isteyen küçük işletmeleri rahatlatacağını, ödeme sisteminin büyüme trendini kesintiye uğratmaması açısından da oldukça olumlu yönde etki edeceğini vurguladı.
Türkiye’de faaliyet gösteren tüm bankalara, kart sahibinin aksi yönde açık talebinin olmadığı durumlarda, bireysel banka kartı ve kredi kartlarını yurtiçindeki ve yurtdışındaki tüm elektronik ticaret işlemlerine kapatması yönünde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından 16 Şubat 2017 tarihinde alınan ve 17 Ağustos 2017’de uygulanması beklenen 7052 sayılı kararının yürürlüğe girme süresi uzatıldı. Kararın yürürlüğe gireceği yeni tarih 31 Aralık 2017 olarak belirlendi.
“BDDK tüketiciyi korurken ticaretin zarar görmemesi yönünde de hassasiyet gösterdi”
Türkiye’de sunulan ödeme ve elektronik para hizmetlerinin gelişmesine liderlik ederek, tüketicinin ve işletmelerin hayatını kolaylaştıracak güvenli, kolay ve yenilikçi hizmetlere ulaşmasını sağlamayı hedefleyen Ödeme ve Elektronik Para Derneği’nin (ÖDED) Başkanı Burhan Eliaçık, kararın süresinin uzatılmasını yorumladı. Eliaçık, “Karar özellikle kart sahipleriyle e-ticaret sayesinde hizmet alanını tüm Türkiye’ye yaymak ve rekabet etmek isteyen küçük işletmeleri rahatlatacak” dedi. Eliaçık; kararın yürürlüğe girme süresinin uzatılmasının, ödeme sisteminin büyüme trendini kesintiye uğratmaması açısından da oldukça olumlu yönde etki edeceğini vurguladı.
Eliaçık kararın yerinde olduğunu belirterek; “BDDK süreci sürekli ve yakından takip ederek, sektör temsilcilerinin endişelerini dikkate aldı ve tüketicileri korurken aynı zamanda ticaretin zarar görmemesi yönünde hassasiyet gösterdi. Karar, bu hassasiyetin sonucudur” dedi.
“Ek süre zarfında tüm kredi kartı kullanıcılarına ulaşılmalı”
Eliaçık, uygulamanın etkili olabilmesi için yapılması gerekenlerle ilgili uyarıda bulundu: “Ek süre sektöre nefes aldıracaktır. Ancak gerçek başarı ek sürenin etkin bir şekilde kullanılarak, bugüne kadar tek bir kez dahi olsa internetten alışveriş yapmış kişilerin onayının alınmasıdır. Sadece kredi kartını sık kullanan kişilere erişilerek onaylarının alınması sektörü ileri götürmeyecektir.”
Açıklandığı günden bu yana olası etkileri hakkında pek çok görüş ortaya atılan kararla ilgili BDDK tarafından, “Günlük hayatında kredi kartını internet detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yerli yapay zeka girişimi Udentify, fiziksel mağazalar için Google Analytics olmak istiyor

Yerli yapay zeka girişimi Udentify, fiziksel mağazalar için Google Analytics olmak istiyor

Görüntü işleme teknolojileri internet dünyasında farklı şekillerde yaygın olarak kullanılıyor ama fiziksel mağazaların bu konuda yeterince aktif olduğu söylenemez. Görüntü işleme teknolojileri geliştiren Udentify bu durumu değiştirmek istiyor.

Udentify, fiziksel mağazalarda müşteri davranışlarını analiz eden iş zekası çözümü olarak tanımlanıyor. Görüntü işleme teknolojileri sayesinde geleneksel satış noktalarında müşterileri anonim olarak takip ediyor ve müşterilerin yüzünden yaş-cinsiyet değerleri tahmini yapabiliyor. Kapalı alanda davranışları takibi yaparak topladığı anonim veriyi istatistiki modellerle anlamlı hale getiriyor. Firmalar da bu verilere dayanarak gereksiz alanların tespiti, müşteri odaklı tasarım, pazarlama materyallerinin kullanımı gibi farklı konularda verimli adımlar atabiliyor.

Udentify, kafa sayımı, ısı haritası, sıra analizi kameralarına ek olarak müşterilerin yüzünden yaşını ve cinsiyetini tahmin edebiliyor. Kamera sayısına bakılmaksızın her müşteriyi tekil bazda takip ederek en çok izlenen rotaları çıkarabiliyor, belli bölümlere kaç kişinin geldiğini, ne kadar durduğunu, nereden gelip nereye yönlendiğini gösterebiliyor.

Can Dörtkardeşler ve Rıdvan Çilli tarafından kurulan Udentify, sunduğu yönetim arayüzüyle firma yöneticilerinin veri odaklı karar vermesini sağlıyor. Dolayısıyla satışları etkileyen en önemli unsurlar, mantıksal bir çerçeve içinde yorumlanabiliyor. Can Dörtkardeşler, Udentify’ın “Çevrimdışı alanlar için Google Analytics” olarak tanımlıyor ve açık kaynak kütüphaneleri kullanmaktan kaçınarak yazılımın yüzde 90’ını bizzat geliştirdiklerini paylaşıyor.

Görüntü işleme konusunda açık kaynak kütüphanelerden asgari ölçüde faydalanmak elbette işi zorlaştıran bir durum. Fakat 6 kişilik bir ekipten oluşan Udentify’ın bu sayede daha iyi ve özgün bir teknoloji sunacağını da belirtmekte fayda var.

Şu anda P&G, Adel, Youth Repuclic markaları ile çalışan ve Türkiye’nin önemli markalarıyla satış süreçlerini sürdüren Udentify, tahmin edebileceğiniz üzere müşteri kitlesini Türkiye ile sınırlı tutmuyor. ODTÜ YFYİ girişimlerinden olan Udentify, sırasıyla Dubai ve ABD pazarlarında büyümeyi hedefliyor ki Chicago merkezli hızlandırma programı Sente.link‘e bu sayede seçilmiş. ABD pazarındaki tanıtım, iş birliği ve yatırımcı görüşmelerine başlayan Udentify, bir yıl boyunca Chicago’daki detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

KURBAN BAYRAMI İÇİN EN ÇOK ARANAN TATİL YERLERİ

Son dakikacılar ve halen Bayram tatilini nerede geçireceğine karar vermeyenlere ışık tutacak bir açıklama neredekal.com’dan geldi. Türkiye’nin otel arama motoru Neredekal.com Pazarlama Müdürü Çağdaş Polat, “2016 yılı Kurban Bayramı için yurtiçinde en çok aranan ve tıklanan il Antalya olmuştu. Antalya’yı ikinci sırada Muğla ve İstanbul izlemişti. Ayrıca en çok aratılan destinasyonlarda ilk sırada Alaçatı, ikinci sırada Mersin-Susanoğlu ve üçüncü sırada Ağva bulunuyordu. Kültür destinasyonu olarak en çok öne çıkan yer ise İstanbul-Sultanahmet idi. 2017 Kurban Bayramı tatilini aratanlar için ise, otel arama motoru istatistiklerinde ciddi değişiklikler yaşandı. Bu bayram için Ege yoğun olmak üzere, Karadeniz ve Doğu Akdeniz sahillerine de yoğun ilgi olduğunu söyleyebilirim.” şeklinde açıklamada bulundu.

İşte 2017 Kurban Bayramı için Ege, Akdeniz ve Karadeniz’den en çok tercih edilen-aratılan destinasyonlar ve bu destinasyonlardaki tesis türleri :

1 – Alaçatı / İzmir – Butik Oteller

İzmir’in gözbebeği Çeşme’ye bağlı Alaçatı, butik otelleri ile dikkat çekiyor. Her biri farklı bir dizayna sahip bu tesisler, tatilcilerin en çok baktığı ve konaklama yaptığı tesis türü.

2 – Bodrum / Muğla – Tatil Otelleri

Gerek yaz tatillerinin, gerekse bayram tatillerinin vazgeçilmez adreslerinden biri de Bodrum’dur. Bodrum bölgesinde ise en çok tercih edilen tesisler arasında her şey dahil oteller ve 5 yıldızlı tatil otelleri tercih ediliyor.

3 – Datça / Muğla – Pansiyonlar

Doğası, denizi, sakinliği ve sıcakkanlı işletmecilere sahip pansiyonları ile Datça, Ege’de huzur dolu bir tatil isteyenlerin tercihi olmaya devam ediyor.

4 – Bozcaada / Bağ Evleri

Göz alıcı üzüm bağları ve bu bağlarda yetişen üzümleri ile ünlü Bozcaada. Sadece üzümleri değil, domates reçeli de bir harika. Serin sulara sahip denizi ve ilgi çekici koyları da adanın mutlaka keşfedilmesi gereken yerlerinden.

5 – Uzungöl / Trabzon – Ahşap Dağ Evleri

Uzungöl, bir vadinin içinde, yemyeşil ormanların arasına gizlenmiş gibi adeta. Bu cezbedici güzellikteki dillere destan yerde hizmet veren ahşap tesisler, manzaraları ve yapısıyla misafirlerine bambaşka bir tatil deneyimi sunuyor.

6 – Safranbolu / Karabük – detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

ÜNİVERSİTEYİ KAZANAMAYANLARA EK KONTENJAN FIRSATI

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 26 Temmuz‘da biten tercih döneminin ardından yerleştirme sonuçlarını açıkladı. Üniversitelerin örgün lisans programlarında 50 bin 817, ön lisansprogramlarında ise 163 bin 613 olmak üzere, 214 bin 430 kontenjan boş kaldı. Peki istediği bölüme yerleşemeyen veya herhangi bir bölüme / programayerleşemeyenler için her şey bitti mi? Uzmanlar, aldığı puanla herhangi bir bölüme yerleşemeyen üniversite adaylarının önümüzdeki günlerde açıklanacak ekyerleştirme tercihi ile hayallerine kavuşabileceklerine işaret ediyor.“Yerleşemeyenler için umutlar sona ermedi” diyen İstanbul Aydın Üniversitesi Rehberlik Koordinatörü Sebahattin Kutlu, YGS ve LYS’de alınan puanların ekyerleştirme için kullanılabileceğine dikkat çekiyor: “Üniversiteye girememişolmak, ilk yaptığımız tercihlerde istediğimiz okula, istediğimiz bölüme yerleşememiş olmak aslında sürecin bittiği anlamına gelmiyor. Bir çok adayımız dışarıda kaldı. Ama baktığınızda üniversitelerde de 215 bini aşkın, hatta kayıt yaptırmayanlarla birlikte ek kontenjanda 300 bini bulacak bir kontenjanımız olacak. Bu ciddi bir fırsattır. İlk tercihlerde olduğu gibi, yine bir tercih yapma fırsatı var. Yani üniversiteli olma fırsatı halen devam ediyor.”

Doğru bir tercih listesiyle yeniden ek yerleştirme için başvuruların yapılabileceğini belirten Kutlu, ek yerleştirmenin hem ilk yerleştirmede hiçbir lisans / önlisans programına yerleşmemiş olan adaylar için, hem de özel yetenek sınavı ile alan bir programa yerleşen veya yerleşemeyen adaylar için de fırsat yaratacağına vurgu yapıyor. ÖSYM’nin açıklayacağı ek kontenjanlarda istediği bölüm / program olan üniversite adaylarının bu fırsatı kaçırmaması gerektiğine işaret ediyor.

‘Doğru tercih ile üniversiteye yerleşmek mümkün’

Sebahattin Kutlu, adayların ek tercih döneminde doğru bir yol izleyerek üniversitelere yerleşebileceklerinin altını çizerek, “İlk tercih dönemine göre çok daha az adayın tercih yapacağı bu dönemde yerleşme şansı doğru bir tercih listesi ile hayli yüksek olacaktır. Bu dönemde adaylar hem bölüm tercihlerini gözden geçirmeli hem de üniversiteler hakkında detaylı bilgi almalılar. Daha önce bilgi sahibi olmadıkları bölümler hakkında eğitim ve kariyer olanaklarını değerlendirmeliler. Örneğin; lisans okumak isteyen ancak taban puan şartına takılan bir aday gireceği ön lisans programını DGS yolu ileistediği lisans detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Apple, Game of Thrones’a rakip diziler üretmek için 1 milyar dolar bütçe ayırdı

Apple, Game of Thrones'a rakip diziler üretmek için 1 milyar dolar bütçe ayırdı

Çevrimiçi dizi sektörü gün geçtikçe büyüyor. Birkaç ay önce Facebook’un bir dizi bölümü için 3 milyon dolar harcamayı planladığını duyurmuştuk. Şimdi sıra Apple da! ABD’de yer alan haberlere göre Apple gelecek yıl özgün içerik tedarik etmek ve üretmek için 1 milyar doları gözden çıkardı. Üstelik işin üretim tarafında da işe alımlara başladı.

Apple’ın gelecek yıl için harcamayı planladığı rakam aslında HBO’nun yıllık harcamasının yarısı kadar. Ancak Apple bu bütçe ile piyasaya 10 dizi sürmeyi kafaya koymuş gibi görünüyor. Öyle ki Apple’ın Kıdemli Başkan Yardımcısı Eddy Cue basına Game of Thrones’a rakip olacak diziler üretmek istediklerini söylüyor.

Apple daha önce de içerik alanında çalışmalar yaptı. Ancak sonucun çok da başarılı olduğunu söylemek mümkün değil. Planet of the Apps ve Carpool Karaoke eleştirmenler tarafından çok da beğeni toplamadı. Üstelik bu programlara sadece Apple Music üzerinden kısıtlı bir erişim söz konusuydu.

Bunun yanı sıra şimdiye kadar Apple’ın da içerik kısmına öncelik verdiği söylenemez. Zira artık güzel bir bütçe ve video programlama departmanındaki yetenekli insanların önceliğinde daha güzel işler ortaya çıkabilir.

Basında yer alan haberlere göre Sony’nn kıdemli çalışanları Jamie Erlicht ve Zack Van Amburg geçtiğimiz aylarda işe alındı. Ağustos’ta işe başlayan ikili aynı zamanda Apple Music ekibinin sorumluluğundaki video prodüksiyon işlerini de devraldı. Bir yandan da yeni program ve dizi alımı için Hollywood ile görüşmeler başlatıldı.

Yeni dizi ve programların ne zaman başlayacağı hala belirsizliğini korurken Planet of the Apps ve Carpool Karaoke ‘nin faaliyetleri Apple Music çatısı altında devam ediyor. Apple’ın yatırımını iki kat arttıracağı internet Televizyonu alanında yeni girişimler de söz konusu olacaktır.

Yeni iPhone ve Apple Watch modellerinin duyurulacağı Eylül ayında Apple TV’nin de 4K’yı destekleyen yeni modelinin piyasaya sürülmesi bekleniyor. Belki de Apple karşımıza Netflix’in dijitalliğini geride bırakan daha fiziksel bir ürün ile çıkacaktır.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Restoranların, Facebook ve Amazon ile değişimi

Restoranların, Facebook ve Amazon ile değişimi

Teknolojik yenilikler, sosyal ağ kullanımında patlamalar ve tüketici davranış ve beklentilerinin değişimi şüphesiz yeni iş modellerini de beraberinde getirdi. Artık birçok şirket tüketicisine cüzdan kullandırmadan sadece bir iki tık ile satın alma işlemlerini tamamlamalarını sağlayabiliyor.

Starbucks, Domonis Pizza, TGI Fridays gibi şirketlerin bu programlara adaptasyonda öncü olduklarını söyleyebiliriz. Geçtiğimiz günlerde Starbucks’ın yeni dijital stratejisini sizlerle paylaşmıştık. Stratejinin en önemli parçasından birisi de siparişin tüketiciler tarafından mobil ödeleme yoluyla yapabilmesiydi. Starbucks’ın geçtiğimiz yıllarda hayata geçirdiği bu uygulama ile tüketiciler sıra beklemeden, anında hizmet alabiliyorlar.

Mobil uygulamalar üzerinden, cüzdan kullanmadan yapılan bu ödemeler tüketicilerin de oldukça ilgisini çekmiş durumda. Ecommerce worldwide’a göre teknolojik yeniliklere en hızlı adapte olan Y kuşağı. Millenyum neslinin yüzde 62’si ödeme hızını arttırmak için perakende uygulamalarını tercih ediyor. Yüzde 45’i giyilebilir ürünler ile ödeme bilgisi fikrini benimsediklerini belirtiyorlar. Y kuşağının yüzde 44’ü ise bazı alışveriş alışkanlıklarını nakit ödemek yerine telefonlarını kullanarak gerçekleştiriyor.

Amazon hesabıyla sipariş vermek

Tüketiciye değer katan, hem şirket hem kullanıcı için kazan-kazan ilişkisi sağlayan bu yeni teknolojiler Facebook ve Amazon’un oyuna dahil olmasıyla müşterilerin yemek siparişlerini ve satın alma davranışlarını kolaylaştırdı.

Amerikan restoran zinciri TGI Fridays, dünyada bir ilki gerçekleştirerek tüketicilerin yemek siparişlerini artık Amazon hesapları ile ödemelerine olanak veriyor. Yeni sipariş metodu chat botları, sesle aktivite edilebilen cihazlara ve sosyal ağlara adapte edilmiş durumda.

Teknolojinin Y kuşağının bir marka üzerindeki sadakat etkisi oldukça büyük. Özellikle ‘telefonda yaşayan’ Y kuşağının ABD’de restoranları ziyaret etmek yerine, siparişlerinin kapılarına gelmelerini istiyorlar. Ödemelere entegre edilen sadakat programları ile müşterilerin tekrar tekrar alış-veriş yapmaları sağlanıyor. Dijital bir reklamdan birkaç tıkla siparişe ve ödemeye dönen sistemlerle yemek siparişi Y kuşağı için eğlenceli bir hale dönüşebiliyor.

Dominos Pizza ve Papa John’s gibi pizza zincileri de tüketicinin satın alma davranışlarında teknolojinin nimetlerinden faydalanıyorlar. Dominos Pizza, Amazon Echo ve Google Home gibi akıllı cihazlarla sipariş almaya başladı bile. Öte yandan yine pizza zinciri detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Mobil haber uygulaması Kuzgun, TV ve radyo özelliğiyle rekabete kanat açıyor

Mobil haber uygulaması Kuzgun, TV ve radyo özelliğiyle rekabete kanat açıyor

Televizyon ve radyo, Türkiye’de yayıncılar arasında hala önemli bir yere sahip ama internet siteleri ve mobil uygulamaların yükselişi tartışmasız şekilde devam ediyor. Mobil öncelikli bir haber uygulaması olarak yenilikçi yayıncılar arasına giren Kuzgun (Android, iOS) radyo ve televizyon kanallarına da erişim sunarak rakiplerinden farklılaşıyor.

Cem Kurt, Onur Güler, Mustafa Kartal tarafından 4 aylık bir çalışmayla geliştirilen Kuzgun, iki ay önce App Store ve Google Play’de yayınlandı. Uygulama, ulusal ve uluslarası çok sayıda büyük haber kaynağından belirli dikeylerdeki bloglara farklı kaynakları takip edebilmenize imkan tanıyor. YouTuber kategorisiyle favori YouTube kanallarını uygulama içinde takip etmenizi sağlayan Kuzgun, çeşitlilik bakımdan oldukça geniş bir yelpaze sunuyor.

25 TV kanalı, 100’den fazla radyo kanalı

Foto galerileri için de ayrı bir bölüm açan Kuzgun, kullanıcılarına haber bildirimleri gönderiyor ama (en azından şimdilik) mobil bildirimleri kişiselleştirme şansı yok. Bununla birlikte uygulamada tükettiğiniz haberleri beğenip beğenmediğinizi oylamayla gösterebiliyor ve ilgilendiğiniz içerikleri isterseniz sonra geri dönmek üzere kaydedebiliyorsunuz. Kuzgun, kullanıcılardan kaynak önerisi almayı da ihmal etmiyor, hatta bu teklifi ilk sırada sunuyor.

Kuzgun’un yukarıda paylaştığım özelliklerini genel itibarıyla rakiplerinde de bulmak mümkün. Ancak girişte de bahsettiğim gibi Kuzgun, televizyon ve radyo kanallarını da kapsıyor. Uygulama içinden 25 TV kanalına ve 100’den fazla radyo kanalına tek dokunuşla erişim sağlanıyor. Dolayısıyla haber almak için TV ve radyo kanallarını tercih etmek istediğinizde de Kuzgun uygulamasını açmanız yeterli oluyor. Uygulama içinde radyo dinlerken yazılı haberleri tüketmeniz pekâla mümkün.

İki ayda 10 bin indirme, aylık 40 bin gösterim

İki ay içinde 10 bin indirilme sayısına ulaşan ve Admob verilerine göre bu ay 40 bin görüntülenme yapan Kuzgun, henüz yolun çok başında. Dolayısıyla Flipboard, Bundle ve TV kanallarına erişim sunan Nabız gibi tecrübeli rakipleri arasından dikkat çekmesi elbette çok kolay olmayacak. Ancak bir şans vermeye değecek bir uygulama olduğunu da pekala detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook, Hikayeler’e Canlı Yayın, GIF ve Metin Paylaşımı ekledi

Facebook, Hikayeler'e Canlı Yayın, GIF ve Metin Paylaşımı ekledi

Her ne kadar Facebook Hikayeler beklenen ilgiyi görmese de Facebook, bu özelliğe yatırım yapmakta kararlı. Dün eklenen özelliklerle Hikayeler’e yapılan yatırım katlandı; Facebook Hikayeler’de artık Canlı Yayın yapabilecek, iki saniyelik GIFler çekilebilecek ya da renkli arka plana sahip metinler paylaşabileceksiniz.

Üstelik bu paylaşımı sadece Hikayeler’de değil aynı zamanda Haber Kaynağı’nda da yapabilirsiniz. Tüm bu özelliklerin yanı sıra aynı içeriği direkt mesaj olarak arkadaşlarınıza da gönderebilmeniz de söz konusu.

Şirket, yaptığı bu değişiklikle Facebook Hikayeler’i, adeta Instagram Hikayeler’den ayırmaya çalışıyor. Kameraya eklediği özelliklerle esneklik yaratarak Facebook’un genç kullanıcıları cezbetmeye çalıştığı da söylenebilir. Özellikle arttırılmış gerçeklik filtrelerini Canlı Yayın özelliği ile bir araya getirmesi, eğlenceli olduğu kadar kullanıcıların kendilerini ifşa etmeden yayın yapması için birebir.

Durum güncellemeleri için daha önce renkli arka planlar getiren sosyal ağ, GIF özelliğini ise geçtiğimiz ay kamerada test etmeye başlamıştı. Kamera üzerinde Canlı Yayın özelliğini bu ayın başlarında test eden Facebook, Haber Kaynağı’nda Canlı Yayın özelliğini 2016’da yayına almıştı. Instagram Hikayeler ve WhatsApp Hikayeler’in toplamda Snapchat’ten daha fazla kullanıcıya ulaştığı düşünüldüğünde Facebook’un atıl kalan bu platformun üzerinde çalışma yapması doğal. Üstelik geleceğin video içerik olduğunu düşünen Mark Zuckerberg, geliştirdiği arttırılmış gerçeklik teknolojisiyle de Facebook Hikayeler Kamerası’nı öne çıkarmaya devam edecektir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Verimor Telekom, Bulut Santralim ile yerli sanal santral hizmeti sunuyor

Verimor Telekom, Bulut Santralim ile yerli sanal santral hizmeti sunuyor

Ebeveynlerimizin Ankara santralinden telefon bağlanmasını beklediği zamanlar çok geride kaldı. Artık sanal santral girişimleriyle küçük işletmeler bile profesyonel bir çağrı merkezi hizmeti verebiliyor. İnternet tabanlı bu yeni nesil telefon santrali girişimlerinden biri de Bulutsantralim.

Verimor Telekom çatısı altında konumlandırılan Bulutsantralim, diğer sanal sanrtal hizmetleri gibi fiziksel tesis maliyetlerini ortadan kaldırdığı için güvenli ve hesaplı bir iletişim altyapısı vadediyor. Dolayısıyla eski tip analog telefon santrallerden çok daha esnek ve teknolojik bir altyapı sunuyor. Bulutsantralim ile her şubeniz için ayrı bir santral yatırımı yapmadan, tek bir bulut santraliyle şubelerinizin de telefon santrali ihtiyacını karşılayabiliyorsunuz.

Bulutsantralim, sesli karşılama menülerinden kaçan çağrı bilgidirime, IVR tuşlama raporlarından kara liste oluşturmaya ve IP bazlı yetkilendirmeye kadar bir çok özellik sunuyor. Sanal santral üzerinden yapılacak aramaların yüzde 75 varan tasarruflarla gerçekleştirebileceğini de iddia ediyor.

Yerli yazılım ürünü

2008 yılında bu yana telekomünikasyon alanındaki hizmet veren Verimor Telekom, aldığım bilgilere göre Bulutsantralim’i 6 aylık bir geliştirmenin ardından geçen yıl devreye aldı ve 18 ay içinde yaklaşık 900 müşteriye ulaştı. Verimor Telekom Kurumsal Satış Pazarlama Müdürü Kemal Çopra, Bulutsantralim’in diğer bazı girişimlerden farklı olarak hazır bir yazılım üzerine değil, Verimor’un geliştirdiği yerli bir yazılım ürünü olduğunu paylaşıyor.

Çopra bu sayede ürün geliştirme ve müşteri taleplerine karşı daha esnek olduklarını ifade ediyor. E-ticaret altyapısı sağlayıcısı Ideasoft ile özel bir entegrasyon yaptıklarını da ekliyor.

Bulutsantralim, küçük girişimlerden büyük işletmelere kadar her boyutta şirket için sanal santral hizmeti sunabilen bir hizmet. Dolayısıyla ücretlendirme ek özelliklere ve kullanıcı sayısına bağlı olarak değişiyor. İlk 15 gün içinse ücretsiz kullanılabiliyor.

Eğer bir müşteri hizmetleri veya satış ekibiniz varsa ve halen sanat santral kullanmıyorsanız ciddi bir maliyet ve zaman tasarrufunu kaçırdığınızı söylemek yanlış olmaz. Dolayısıyla Bulutsantralim‘i veya diğer servisleri en kısa sürede incelemenizde pekala fayda var.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Kayseri Pancar Kooperatifinin Sözleşmeli Tarımı Nohut ve Yeşil Mercimek Ekimine Rağbeti Artırdı

Kayseri Pancar Kooperatifi, Baklagillere verilen yıllık 1,5 milyar doları aşan ithalat konusuna duyarlılık göstererek en çok ithal edilen baklagillerden mercimek, nohut, kuru fasulye konusundaki sözleşmeli tarım ve yerli tohum tercihi suretiyle… detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

Amazon’dan hızlı tüketim ürünleri için hızlı teslimat çözümü: Instant Pickup

Amazon'dan hızlı tüketim ürünleri için hızlı teslimat çözümü: Instant Pickup

Dağıtımdan sevkiyata yaptığı inovasyonlarla gündemde kalmaya devam eden e-ticaret devi Amazon, yeni alışveriş çözümü olan Instant Pickup ile karşımızda. Günlük ihtiyaçların daha hızlı bir şekilde temin edilmesini sağlayacak olan Instant Pickup servisi, hızlı tüketim ürünlerini birkaç dakika gibi kısa bir sürede teslim etmesiyle Getir‘i andırıyor. Ancak önemli bir farkla: Instant Pickup, ürünleri kapınıza getirmek yerine, siparişlerinizi belirli noktalardan gidip almanızı ön görüyor.

Instant Pickup servisinin öncelikle üniversitede öğrenim gören Prime Student öğrencileri için geliştirildiğini ekleyelim. Servisin kullanılabilmesi için oluşturulacak olan Instant Pickup mağazaları üniversite kampüslerinin çevrelerine yerleştiriliyor. Oldukça basit bir çalışma mantığına sahip olan Instant Pickup servisini kullanmak için tek yapmanız gereken mobil uygulama yardımıyla almak istediğiniz ürünleri sipariş vermek ve ödemenizi kredi kartı ile yapmak.

Alışveriş alışkanlıklarını değiştirebilir

Siparişinizi alan Instant Pickup çalışanı yaklaşık 2 dakika içinde siparişinizi hazırlıyor ve alışveriş için size tahsis edilen bölmeye yerleştiriyor. Kısacası büyük oranda zamandan kazandıran Instant Pickup, öğrencilerin alışveriş alışkanlıklarını değiştirebilir.

Şu an için Los Angeles, Atlanta, Berkeley, Columbus, College Park şehirlerinde kullanılacak olan Instant Pickup servisi sayesinde yiyecek, soğuk içecekler, şarj cihazları ve Amazon Echo ürünlerini sipariş vermek mümkün. Ayrıca Reuters‘ın haberine göre Instant Pickup servisindeki fiyatların standart Amazon fiyatlarına göre daha ucuz olabileceğini de ekleyelim. Servis şimdilik Prime ve Prime Student üyeleri tarafından kullanılıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Glocalzone: Yurt dışından ürün getirenlerle, ürün isteyenleri buluşturan yerli ağ

Glocalzone: Yurt dışından ürün getirenlerle, ürün isteyenleri buluşturan yerli ağ

Kıtalararası ticaret giderek kolaylaşsa da halen bazı yarı-otomatik modellere ihtiyaç duymuyor değiliz. Glocalzone da bu modelde bir girişim ve kendi ülkenizde bulamadığınız ürünleri seyahat eden gezginler aracılığıyla başka ülkelerden sipariş edebilmenizi sağlıyor.

Yurt dışında benzer örneklerini gördüğümüz Glocalzone, İzmir’de filizlenen bir girişim. 2016 yılı sonunda Burak Sönmez ve İclal Keskin tarafından geliştirilme süreci başlayan girişim, Haziran ayından bu yana 200 üye, 42 seyahat ve 58 ürün ile ziyaretçilerini karşılıyor. “Hiçbir şey ulaşılamaz değildir” mottosuyla hizmet veren girişim hem yerinden kalkmadan yurt dışındaki ürünlere sahip olmak isteyenleri hem de seyahat ederken az da olsa ek gelir elde etmek isteyenleri hedefliyor.

İzmir merkezli girişim Glocalzone’un kurucuları, kendi ihtiyaçlarından hareketle bu işe adım attıklarını ve konuya gerçekçi bir şekilde yaklaştıklarını ifade ediyorlar. Kargo ücretlerinden gümrük işlemlerine kadar çeşitli sorunların çözülmeyi beklediğini söyleyen girişimciler, yerleşik ve gezgin kullanıcıların bilgilerini korumaya özel itina gösterdiklerini de ekliyorlar.

Küresel hedefli bir girişim

Yaşar Üniversitesi Kuluçka Merkezi girişimlerinden biri olan Glocalzone, Erasmus öğrencilerine dönük bir ağ olan Esn Turkey ve İzmir Ticaret Odası tarafından da destekleniyor. Bu desteklerle yeni kullanıcılar kazanmayı hedeflerken, kazandığı kullanıcılara da etiket(çıkartma) ve kartpostal gibi küçük hediyeler göndererek samimi bir ilişkinin temellerini atmak istiyor.

Gelir modeli alım-satım işlemlerinden alınan komisyona dayalı olan Glocalzone, halen test/beta aşamasında. Site tamamen İngilizce hizmet veriyor ama pazar-ürün uyumunun ülkeden ülkeye değişeceğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla Türkiye’de yaygınlaşmasa da bu modelin yurt dışındaki belirli ülkelerde tutacağını söyleyebiliriz. Eğer siz de bu pazarın potansiyel kullanıcıları arasındaysanız Glocalzone.com‘a üye olarak harekete geçebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

SURİYE TİCARET FUARI DÜZENLİYOR, TÜRKİYE RESMİ LİSTEDE YOK

Suriye’nin savaş öncesi ekonomi takviminin en önemli organizasyonu olan Uluslararası Şam Ticaret Fuarı beş yıldır ilk kez yeniden düzenleniyor. 23 ülkeden çok sayıda şirketin katılacağı fuarda Batılı şirketler de yer alıyor.

Fuar yönetimi Britanya, Fransa ve Almanya’nın da fuarda mal ve hizmetlerini tanıtacağını açıkladı. Fuar müdürü Fares el-Kartally Fransız Haber Ajansına (AFP) Suriye’ye düşmanca tavır takınan ülkelerin davet edilmediğini ancak fuara katılmak istediğini duyuran yabancı şirketlerin doğrudan ya da Suriye işletmeleri aracılığıyla Şam’a gelmesinde sakınca görmediklerini söyledi.

İlk kez 1954 yılında düzenlenen ve Arap ülkelerinin ilk fuarı unvanını taşıyan Şam Ticaret Fuarı Perşembe günü başlayıp 10 gün sürecek. Kartally fuarın yeniden açılmasında ülkenin birçok bölgesine huzur ve istikrarın avdet etmesinin rol oynadığını ve fuarın ülkenin yeniden imarındaki ilk adım olmasını temenni ettiklerini belirtti.

İç savaş Suriye ekonomisini yerle bir etti

Şam Ticaret Fuarı son kez, huzursuzlukların 2011 yılında patlak vermesinden birkaç ay sonra düzenlenmişti. Dünya Bankası iç savaşın Suriye’ye 226 milyar dolar kaybettirdiğini ve bu meblağın, Suriye’nin Gayrı Safi Yurtiçi Hasılası’nın dört katına tekabül ettiğini duyurmuştu.

Fuarda, savaştan önce Suriye ekonomisinin omurgasını oluşturan tekstil başta olmak üzere çeşitli sektörler için 49 bölüm ayrıldı. Organizatörler, iç savaş nedeniyle tekstil sektörünün küçüldüğünü ve yerini tarımcılığa bıraktığını açıkladılar.

Suriye Uluslararası Sergi ve Fuarlar Kamu Kurumu (PEIFE) verilerine göre fuara resmen katılacak ülkeler arasında Ermenistan, Rusya, Çin, Mısır, İran, Irak, Küba, Filistin, Brezilya ve Venezuela da bulunuyor. Listede Türkiye yer almıyor.

Deutsche Welle Türkçe

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Anonim yatırımcı değerlendirme platformu: Know Your VC

Anonim yatırımcı değerlendirme platformu: Know Your VC

Yatırım bekleyen girişim kurucularının imdadına yetişen Know Your VC, yatırımcılar hakkında değerlendirmeler ve bilgilerin sunulduğu kullanışlı bir web sitesi. Silikon Vadisi‘ndeki girişim gurularından biri olan Anthony Zhang tarafından geliştirilen Know Your VC, yatırım arayan girişimlerin gelecekte yatırımcılar tarafından mağdur edilme riskine karşı geliştirilmiş.

Mağduriyetten kastım ise aslında hiç tanımadığınız yatırımcınızın günün birinde taciz davaları ile karşılaşabilmesi. Know Your VC serüveni Zhang’ın Silikon Vadisi’nin ünlü teknoloji yatırımcılarından olan Justin Caldbeck‘in kadın girişimcileri taciz ettiğini öğrenmesi ile başlıyor.

Dave McClure’u şahsen tanımasına rağmen, tacizci kimliğinin afişe edilmesinden sonra, aslında hakkında çok az şey bildiğini fark eden Anthony Zhang, çalışanları değil de yatırımcıları değerlendiren bir platform kurmaya karar verdi. Know Your VC sayesinde popüler yatırımcılar hakkında kolay bir şekilde bilgi edinmek mümkün.

Yatırımcı incelemeleri

Know Your VC platformunda girişimci ve kurucular tarafından yapılacak olan değerlendirmeler anonim olarak paylaşılıyor. Siteye üye olmak için kurucu olmanız ve Zhang’ın ekibi tarafından onaylanmanız gerekiyor. Onay işleminden sonra ise dilediğiniz yatırımcı hakkında inceleme veya yorum yazabilirsiniz.

Henüz beta aşamasında olan Know Your VC sitesindeki yatırımcıların 5 yıldız üzerinden değerlendirildiğini de ekleyelim. İlginç olan kısım ise Justin Caldbeck 1 yıldız ile değerlendirilirken Know Your VC fikrinin ortaya çıkmasına sebep olan Dave McClure ya da Trump desteğiyle gündeme gelen Peter Thiel’in 5 yıldız ile değerlendirilmesi… Türkiye’de de benzer platformlar sizce işe yarar mı?

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Danimarka’da park halindeki elektrikli araçlar para kazanıyor

Danimarka'da park halindeki elektrikli araçlar para kazanıyor

Elektrikli araçlar yalnızca Tesla’nın gündeminde değil. Bir yıla yakın süren deneme sürecinin ardından Danimarka bize park halindeki elektrikli araçların yedek şarj olarak kullanılabileceğini gösterdi. Üstelik bu elektrikli araçlar sahiplerine para da kazandırıyor.

Nissan’ın Enerji Hizmetleri Direktörü Francisco Carranza, basına verdiği röportajda 10 adet Nissan e-NV200 minibüs filosunun yıl boyunca 1,300 Euro kazandığını söyledi.

Dünya çapındaki elektrik şebekeleri, daha fazla elektirkli aracın yola çıkmasıyla ve şebeke tedariği değişiklikleri gerçekleşmesiyle bir değişim çağına giriyor. Eğer bir çok araç, eş zamanlı olarak şebekeden elektrik çekmeye çalışırsa (araçlar evde ya da iş yerinde park halindeyken) bu durum şebekenin talebi karşılamak üzere çalışma şeklini tehdit ediyor.

Şebeke ve araç bağlantısı için yürütülen araştırmalar yıllardır yapılıyor. 2010 yılında Doğu Sahili şebeke müdürü PJM, Delaware Üniversitesi ile çalışarak şebeke ile araç arasındaki ilişkinin kontrolünü ve mantığını test etti. Ford ve GM de özellikle şarj etme ve şarj etmeme üzerinde benzer testleri uygulamayı denedi. Bu şekilde elektrikli araç sahipleri ihtiyaç halinde yeterli enerjiye sahip olabilecekti.

Nissan ile enerji şirketi Enel arasında geçen ve Danimarka’da yapılan son test ise geçtiğimiz Ağustos ayında başlamıştı. 10 Nissan e-NV200 minibüsleri çift taraflı şebekeye bağlanarak dahil olduğu testte araçlar gündüzleri Danimarka’nın Frederiksberg Forsyning elektrik dağıtım şirketinin parkında durdu. Çift taraflı şebeke bağlantısı araçların pilleri bittiğinde elektrik çekmesine ve elektrik fazla geldiğinde ise elektriği şebekeye geri yollamasını sağlıyor.

Nissan filosunun toplam kapasitesi tüm araçlar şebekeye bağlıyken 10 kwh, şarj aletlerinin kullandığı platform ise şebekeler ve arabalar arasındaki enerjiyi akıllı bir şekilde gönderip geri alıyor. Bu arada Delaware Üniversitesi tarafından geliştirilen bu teknolojiyi ticarileştiren Kaliforniyalı şirketin adı da Nuvve.

Şimdilik emekleme döneminde olan şebeke ve araba arasındaki bu teknolojinin gerçek sonuçlarını ancak şebekelere bağlanan elektrikli araç sayısı artış gösterdiğinde alabileceğiz. Dolayısıyla buna dair testlerin bir an önce başlaması mühim. Carranza’nın bu konudaki yorumu ise dikkate değer: “Eğer elektrikli arabaların şebekeler üzerinde yaptığı etki konusunda görünürlüğe ya detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

LinkedIn, kullanıcılarının açık verilerini tarayan girişimleri artık engelleyemeyecek

LinkedIn, kullanıcılarının açık verilerini tarayan girişimleri artık engelleyemeyecek

Geçtiğimiz Nisan’da 500 milyon kullanıcıya ulaşarak dünyanın en büyük profesyonel ağı olmayı sürdüren LinkedIn, kullanıcılarının kamuoyuna açık bilgilerinin, üçüncü parti şirketler tarafından taranmasını istemiyor. Bir süre önce bu şirketleri engellemeye başlayan LinkedIn, bu mücadelede aradığını bulamadı. LinkedIn’in üçüncü parti şirketler için koyduğu yasak, mahkeme kararıyla kaldırıldı. Bu, 500 milyonu aşkın kullanıcısı sayesinde elinde önemli bir veri havuzu bulunduran LinkedIn tabanlı bir iş kurmak isteyen girişimciler için şüphesiz iyi haber.

Son olaylara konu olan hiQ Labs analiz firması, LinkedIn’de kamuoyuna açık profillere ait verileri analiz ederek, kullanıcıların işlerini ne zaman bırakacağı gibi konularda tahminler yapıyor. hiQ Labs’ın kullanıcı verilerini kullanmasını istemeyen LinkedIn, girişimin platformdaki kullanıcı verilerini kullanmasını engellemişti.

Görsel Kaynak: <a target="_blank" href=" /

“Dava henüz bitmedi…”

Yasaklamanın ardından harekete geçen hiQ Labs, herkese açık olan verilerin kullanımının yasaklanması nedeniyle Microsoft‘un sahibi olduğu LinkedIn’e karşı dava açtı. Yukarıda da belirttiğimiz üzere dava sonucunda LinkedIn’in koyduğu yasak, profesyonel ağ platformunun gücünü haksız yere kullandığı gerekçesi ile kaldırıldı.

Kısacası LinkedIn’de paylaşılan kamuoyuna açık veriler tekrar üçüncü parti firmalar tarafından erişilebilir hale geldi. Kaybettiği davanın ardından kısa bir açıklama yapan LinkedIn, kararın büyük bir hayal kırıklığı yarattığını belirtti. Davanın henüz bitmediğini de ekleyen LinkedIn, “kullanıcılarını korumak için” savaşmaya devam edeceğinin de altını çizdi.

Kararın sonuçları LinkedIn ile sınırlı olmayabilir. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

TİM SEÇİMLERİNDE İKİ DÖNEM KURALI

Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 6. Maddesine yönelik yapılan itirazın reddine yönelik gerekçeli karar, bugün Anayasa Mahkemesi tarafından açıklandı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararını müspet bir gelişme olarak gördüklerini söyledi.

İlgili kanunu 2009 yılında kendilerinin hazırladığını ve Bakanlık ile paylaştıklarını belirten TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “O gün Başkanlıkların 2 dönem ile sınırlandırılması konusuna da bugünleri öngörerek özellikle kanun metninde yer verdik. Amacımız, camiamızda sürekli yenilenme ve farklı bakış açılarının yönetime gelmesinin zeminini hazırlamaktı. Bazı arkadaşlarımız geçtiğimiz dönemde, buna yönelik uygulamanın iptaline ve görev süresinin 2 dönemle sınırlandırılmamasına ilişkin bir dava açtılar. TİM olarak buna karşı olduğumuzu ve Başkanlığın 2 dönemle sınırlı kalması gerektiğini Mahkeme ile paylaştık. Bugün gelen karar ile Anayasa Mahkemesi yapılan itirazı reddetmiş ve görev süresinin 2 dönemle sınırlı kalmasına hükmetmiş oldu” diye konuştu.

TİM ve Birlik Başkanlığının bir hizmet yarışı olduğuna dikkat çeken Mehmet Büyükekşi, şunları söyledi: “Tüm başkanlar kendi özel işlerinden ve ailelerinden feragat ederek bu hizmeti yürütürler. Ancak bunun bir mesleğe dönüşmemesi gerekiyor. Diğer taraftan yeni fikirlerin yönetime gelmesine, yeni arkadaşlarımızın göreve gelmesine olanak tanımalıyız. Bütün bu çerçeve içinde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararını, beklentimiz ile uyumlu ve müspet bir gelişme olarak görüyorum.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Apple eski çalışanından başarı için 11 ipucu

Apple eski çalışanından başarı için 11 ipucu

İş yerinde başarılı olmaya yönelik her yıl onlarca araştırma yapılıyor. Bu araştırmalar arasında verimliliğin artması adına kahvenin günün hangi saatinde içilmesinden, çalışma masanızın büyüklüğünün çalışma performansınızı nasıl etkilediğine yönelik ilginç araştırmalar var. Örneğin, Hollanda’da Groningen Universitesi’nin yaptığı araştırma sonuçlarına göre dağınık bir çalışma masası iş yerinde verimliliği arttırıyor.

Konu çalışma hayatı olunca başarılı olabilmek için herkesin kendine göre metodları var. Ancak en başarılı insanlardan konu açıldığında çoğunlukla ortak alışkanlıklara sahiptirler. Apple’ın eski çalışanı Huxley Dunseny 2004 yılına ait kimlik kartının arkasında yer alan ve Apple çalışanlarına başarı getiren 11 kuralı paylaştı. Dönemin ABD ve Pasifik’ten sorumlu Genel Müdür Yardımcısı John Brandon’a ait olan ve kısaca JB kuralları olarak geçen 11 maddenin Apple’dan ayrılsa da, Dunseny’nin kariyer hayatında hala önemli bir yeri olduğunun altını çiziyor.

JB Kuralları

Apple’ın satış ekibinde çalışan Dunseny’nin Reddit‘te wowbobwow kullanıcı adı ile paylaştığı 11 kural şöyle:

  1. Geçmişe aldırma, gelecek için çalış.
  2. Her zaman doğruyu söyle, kötü haberleri daha sonra değil erkenden duymayı isteriz.
  3. Maksimum seviyede entegrasyon beklenmektedir, şüpheye düşersen sor.
  4. Sadece iyi bir satışçı olmayı değil, iyi bir iş insanı olmayı öğren.
  5. Herkes yerleri süpürür.
  6. Stilinde, konuşmanda ve tepkilerinde profesyonel ol.
  7. Müşterilerini dinle, her zaman anlarlar.
  8. İş ortaklarmızla her zaman kazan-kazan ilişkisi kur.
  9. Birbirinize dikkat edin, bilgi paylaşımı iyi bir şeydir.
  10. Kendini çok ciddiye alma.
  11. Eğlen, aksi takdirde buna değmez.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Geleceğin girişimci adayı için yeni(den) ufuk ayarı

Geleceğin girişimci adayı için yeni(den) ufuk ayarı

Yakın gelecekte zaman, bugün sahip olduklarımızdan onlarca, hatta yüzlerce kat güçlü işlemciler sayesinde çok daha hızlı akacak. Az zamanda daha büyük verileri işleyip, daha zeki algoritmalar geliştirecek; gerek insan-makine gerek makineler arası iletişimde yeni bir çağ başlatacağız… Gelecekle ilgili, bugünün bilinenlerinden yola çıkan ön görüsel analizlerin işaret ettiği ve en çok konuşulan senaryo bu. Hikayenin bundan sonraki bölümününse ucu epey açık. Ve hayır, yapay zekanın karanlık yüzü, insanların makinelerle yeniden sınavı, geleceğin girişimci adaylarının bugün adreslemesi gereken öncelikli sorunlar arasında yer almıyor. Bırakalım bunları, şimdilik, Elon Musk düşünsün…

Köprünün nereden nereye çizileceği, nasıl kurulacağından daha önemli

Girişimcilik, bugün ve yarın arasındaki noktaları el yordamıyla birleştirme becerisi. Birleştirdikleriniz bir köprü haline gelir de insanları bir yerden ya da zamandan diğerine götürürse, bugün başarmış sayılıyorsunuz. Bu tanım içinde mühendis köprüyü nasıl kuracağı sorusunu yanıtlayan kişi… Günümüzün değişken koşullarındaysa, köprünün nereden nereye çizileceği, nasıl kurulacağından daha önemli bir soru haline geliyor. Çünkü köprü kurma işini de, çok büyük olasılıkla, robotlara bırakacağız. Veri çağında teknik işler için bariyerler bir kez daha aşağıya indiğinde, insana günün soru(n)larına daha insani cevaplar vermek kalacak… Disiplinler arasındaki sınırların gittikçe flulaştığı dönemi, bilim ve sanat arasındaki yanlış ikilemin ortadan kalktığı dönem izleyecek. Geçen yüzlerce yılı, sınırlı doğal kaynağı yeterince iyi paylaştırmaya odaklanmak yerine, güç ve iktidara odaklanarak kaybettik. Kalan sınırlı zamanımızda daha fazla erteleyemeyeceğimiz sorularla başbaşayız bugün.

Soruların aciliyeti geleceğin girişimci adaylarının bir an önce işe koyulmasını gerekli kılıyor. Örneğin İstanbul’da da yakın zamanda deneyimlediğimiz ekstrem hava koşulları, daha iyi hava tahmini, iletişim ve haber araçlarına ihtiyacımız olduğunu getiriyor akla. İçinizi ıssız bir sıkıntı kaplıyorsa, İstanbul tabi ki yalnız değil… Google’da ya da Twitter’da yapacağımız “extreme rain” araması yakın tarihlerde benzer vakalarla Vegas’tan Almanya’ya dünya çapında birçok yerde ilklerin yaşandığını gösteriyor. Bu yüzyılın sonuna kadar, ekstrem hava koşullarının her yıl Avrupa’da 150 bin detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Türkiye’nin lisanslı melek yatırımcılarına dair önemli bilgiler [Rapor]

Türkiye'nin lisanslı melek yatırımcılarına dair önemli bilgiler [Rapor]

Başbakanlık Hazine Müşteşarlığı, 15 Şubat 2013 tarihinde faaliyete alınan Bireysel Katılım Sermayesi Sistemi (BKS) ve Melek Yatırımcı Ağları hakkında 2017 ikinci çeyrek raporunu yayımladı. Raporda BKS sistemine dahil olan melek yatırımcılar hakkında detaylı ve önemli bilgiler var.

BKS lisanslı yatırımcı sayısı 424 oldu

Paylaşılan istatistiksel verilere göre ikinci çeyrek sonu itibarıyla BKS lisansı alan toplam melek yatırımcı sayısı 424. Hazine Müşteşarlığı, ilk iki yılda ciddi bir katılım olduğunu ve bu lisansların 155’inin 2013’te, 120’sinin 2014’te alındığını paylaşıyor. Sonraki iki yılda ise sırasıyla 69 ve 68 BKS lisansı verilmiş. Bu yılın ilk yarısında lisans alan yatırımcı sayısı ise sadece 12.

İstanbul: Lisanslı melek yatırımcıların başkenti

Melek yatırımcıların en çok İstanbul’da bulunduğu herkesçe malum. Hazine Müşteşarlığı, bu durumu rakamlara döküyor ve lisans başvurularının yüzde 84’ünün Marmara Bölgesi’nden yüzde 79’unun ise sadece İstanbul’dan yapıldığını paylaşıyor.

İstanbul’dan sonra gelen iller Ankara (yüzde 8), İzmir (yüzde 4), Bursa (yüzde 3) ve Kocaeli (yüzde 1) şeklinde sıralanıyor. Diğer 76 şehrimiz ise sadece yüzde 5 pay alıyor. Bu dağılıma nazaran yatırım başvuruları sadece iki ilde toplanıyor; başvuruların yüzde 93’ü İstanbul’dan, yüzde 7’si ise Ankara’dan.

29 girişime toplam 7,9 milyon TL

Başbakanlık Hazine Müşteşarlığı’nın rakamlarına göre şimdiye dek başarıyla sonuçlanan yatırım anlaşması sayısı 22. Bu 22 girişime yapılan yatırım sayısıysa 6 milyon TL. İşlemleri devam eden 7 yatırım başvurusunun kabul edilmesi halnde de 1,83 milyon TL’lik bir yatırım daha gerçekleşmiş olacak. Yani lisanslı yatırımcılar toplamda 29 girişim 7,9 milyon TL yatırım yapmış olacak.

Yatırımlar ilk iki çeyrekte düşüşte – mi?

Yatırımların yıllara göre dağılımına bakıldığında ise 2013 yılında 1,54 milyon TL, 2014’te 1,65 milyon TL, 2015’te 2,63 milyon TL yatırım yapıldığını görüyoruz. 2016 yılında 1,15 milyon TL’ye düşen toplam yatırım tutarı bu yılın ilk çeyreği için sadece 280 bin TL olarak veriliyor ama bu yatırım tutarlarının toplam 7,2 milyon TL yaptığını paylaşmadan geçmeyelim. Yani Hazine Müşteşarlığı, tüm yatırım başvurularının 700 bin detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Popüler chatbot Sensay, ethereum tabanlı kripto para geliştiriyor

Popüler chatbot Sensay, ethereum tabanlı kripto para geliştiriyor

En popüler chatbot girişimlerinden Sensay, Ethereum tabanlı bir kripto para birimi üzerinde çalışıyor. Kullanıcıların birbirine anonim tavsiye vermesini sağlayan chatbot’un kullanıcılarına dağıtılacak bu kripto para biriminin adı ise SENSE olacak. Aylık yüz binlerce kullanıcısı olduğunu söyleyen Sensay, bugüne kadar 3 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığını paylaşmıştı.

Sensay’ın asıl amacının, SENSE adlı yeni para birimiyle P2P para transferlerini, kendi mesajlaşma uygulamaları üzerinden gerçekleştirmek olacak. Hali hazırda Sensay platformu üzerinden mesajlaşarak, insanlardan ya da alanında uzman kişilerden fikir almanız mümkün. Bunun karşılığında Sensay sadece sembolik değeri olan “coin” dağıtımı gerçekleştiriyor.

Toplam 6 milyon dolar yatırım almıştı

Platform, SENSE token’larının piyasaya sunulmasıyla birlikte bu coinlerin 1’e 1 oranında SENSE para birimine çevrileceğini de açıklıyor. Böylece platformun var olan kullanıcıları, Sensay platformunda bu para birimini kullanmaya başlayacak. SENSE için token satışlarının Eylül ayı içerisinde başlaması ve Ekim ayında kapatılması bekleniyor.

Sensay chatbot platformunun hali hazırda Facebook Messenger, WeChat, Slack, Kik, Skype, SMS, iMessage ve Telegram uygulamalarında da kullanıma açık olduğunu hatırlatmamızda fayda var. Sensay geçtiğimiz yıl Greycroft Partners, Draper Associates, Amplify.LA ve Quest Venture Partners’ın da aralarında bulunduğu yatırımcılardan 1,5 milyon dolarlık bir yatırım almıştı. Daha önce aldığı 4,5 milyon dolarlık tohum yatırımıyla birlikte, Sensay’ın bugüne dek aldığı yatırım 6 milyon doları buldu. Şimdi ise SENSE adlı kripto para birimiyle şirket, daha fazla sermaye arttırmayı planlıyor. Ve elbette kripto paraların gördüğü ilgiyi kendi lehine çevirmeyi istiyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

iOS 11 beta 6 yayınlandı ve Apple bazı ikonların tasarımını değiştirdi

iOS 11 beta 6 yayınlandı ve Apple bazı ikonların tasarımını değiştirdi

Apple’ın yeni mobil işletim sistemi iOS 11‘in altıncı beta versiyonunu yayınlandı. Bir önceki sürümle birlikte halka açık beta dönemine başlayan Apple’ın yeni işletim sistemi daha önce sadece geliştiriciler tarafından kullanılıyordu. Beta 6 versiyonla birlikte Apple’ın iOS 11’de bazı tasarımsal değişikliklere gitmesi dikkatleri çekti. İlk etapta AppStore’un ikonu değişti, bu da çok kısa bir zamanda tüm Apple ürünlerinde artık yeni AppStore logosunu görmeye başlayacağımız anlamına geliyor.

Apple’ın kendi uygulamaları üzerinde yaptığı ikon tasarım değişikliği sadece AppStore ikonu ile sınırlı kalmadı. Apple, Haritalar uygulamasının ikonunu da güncelledi. Apple’ın Haritalar uygulamasında devreye giren yeni ikonu içinde temsili bir harita bulunuyor. Bu haritanın sağ üst tarafındaki dairesel alanın ise Apple’ın yeni ofis binası Apple Park’ı temsilen yapıldığı söyleniyor.

iOS 11’in beta versiyonunda bir diğer ikon değişikliği ise Saat uygulamasında yapıldı. Apple yeni tasarımda saatin üstündeki rakamları biraz daha belirginleştirmiş durumda. Bununla birlikte, Apple’ın kablosuz kulaklığı AirPods sahipleri de, AirPods kutularının kapağını açtıklarında yeni bir animasyonla karşılaşıyor. Apple daha önce yaptığı ufak tefek tasarım değişikliklerini yavaş yavaş finalize ediyor. Apple bir önceki işletim sistemi iOS 10 için toplamda sekiz beta sürüm çıkartmış ve sonrasında final sürümü piyasaya çıkartmıştı.

Apple’ın 17 Eylül tarihinde düzenleyeceği dedikoduları dolaşan etkinliğiyle birlikte, iOS 11‘in tüm iPhone ve iPad sahipleri tarafından indirilebileceği tahmin ediliyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Bir dijital göçebeden notlar: Dijital Göçebe kimdir? Ne yapar? Nasıl yapar?

Bir dijital göçebeden notlar: Dijital Göçebe kimdir? Ne yapar? Nasıl yapar?

Yaklaşık 3,5 yıl önce ilk pasaport başvurumu yaptığımda “digital göçebe” olmaya doğru ilk adımı attığımın farkında değildim. San Francisco’ya doğru tek yön bir biletim ve uzaktan çalışmaya ikna ettiğim bir müşterim vardı. O zamanlar içine girdiğim durum sadece birkaç aylık bir macera gibi görünüyordu ama şimdi dönüp baktığımda aradan 3 koca yıl geçmiş.

Her yerde “digital nomad oldu, dünyayı geziyor” başlıklarını görüyoruz. Özellikle yurt dışında teknoloji dünyasında çok popüler bir gündem maddesi “digital nomad” başlığına kendimden yola çıkarak bir kapı aralamak istiyorum. Yorum olarak merak ettiğiniz soruları da sorarsanız konuyu çok daha fazla genişletebiliriz.

Sahara Desert – Merzouga – Morocco Fas’a gelip de çöl turu yapmamak olur mu? Tabi ki bir tur firmasıyla turu ayarladık (teşekkürler @dogasiyagezgin) ve yola başladık. Sanırım bir grubun başına gelebilecek en kötü şeyler başımıza geldi o yüzden güzel yanlarını bırakıp onları sıralayacağım. Siz de tabi ki çöl turu ile ilgili her deneyimin güzel olduğunu bilerek bu kötü olasılıklardan haberdar olmuş olursunuz. – Çöle girişte 1 saat deve ile yol alacaktık fakat turdan bir arkadaşımız ilk dakikada deveden düştü ve el bileğini kırdı. Şu anda hastanede. – Çölün ortasında deveden inip yürüyerek devam etmek istedim ve tabi ki amacım fotoğraf çekmekti fakat çok garip bir şekilde kum tepesi sandaletimi yuttu. Evet kelimenin tam anlamıyla yuttu ve bulamadım. Yola yalın ayak devam ettim. Fena değildi. – Çölde bize söz verildiği gibi özel çadırlar, duş ve tuvalet yoktu. Tamamen yalan atmış firma. Hatta su ve ışık da yoktu. Beklentilerinizi buna göre ayarlayın veya firmaya yakasına yapışacağınızı söyleyin. – Gördüğünüz fotoğrafı çölde çekerken birileri çok sevdiğim güzelim montumu çantamın yanından çalmış maalesef. Bu konuda da ne çöldeki kişiler ne de firma sağ olsun kılını kıpırdatmadı. Olan güzelim montuma oldu. – Dönüşte arkadaşımızı hastanede ziyaret edip çantasını verirken durmuş halde olan arabamıza çarptılar ve detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

BitClave: Google’a alternatif blockchain girişimi [Röportaj]

BitClave: Google'a alternatif blockchain girişimi [Röportaj]

Blockchain girişimleri, kısmen ICO‘lar sayesinde, görülmemiş bir hızla çoğalıyor. Airbnb’den PayPal’a bugün kullandığımız hemen hemen tüm servisler, dağıtık bir yapılanmayla yeniden yorumlanıyor. BitClave ise Google’ı blockchain odaklı bir şekilde yeniden yorumlayan bir girişim. BitClave internetten yapılan aramaları Google ve benzeri merkezi yapıların kontrolünden alıp kullanıcılara vermek; bu sayede reklamlarla gelir yaratma modelini herkese açmak istiyor. LG’nin güvenlikten sorumlu eski yürütme kurulu üyesi (CSO) Alex Bessonov imzalı girişimle ilgili, Alex Bessonov ile bir röportaj yaptık.

Kripto paralarla ne zamandan beri ilgileniyorsun? Neden?

Alex Bessonov: Bitcoinle Satoshi’nin kaleme aldığı tanıtım yazısını 2010 yılında ilk okuduğum zaman ilgilenmeye başladım. Blockchain teknolojisiyle ilgili gelişmeleri ilk günden beri takip ediyorum hatta birkaç açık kaynak projede de çalıştım. İlk etapta, kripto paraların matematik ve güvenlik taraflarıyla ilgilendim. Teknolojiye duyduğum öncelikli ilgim, daha sonra girişimcilik ilgisine dönüştü ve teknolojinin potansiyel kullanımları ve yapı bozumcu özellikleriyle ilgili düşünmeye başladım.

Blockchain ile ilgili internetin ilk zamanlarına benzer bir dönemden geçtiğimize inanan insanların sayısı hiç de az değil. Sen bu tartışmalar hakkında ne düşünüyorsun?

AB: Çok kısa sürede anakım öneme sahip olmayı başaran diğer bazı teknoloji trendlerinde ( dot-com teknoloji balonu gibi) gördüğümüz gibi: Zamanlama her şeydir. Bir teknoloji yeniyse ve en iyi uygulamalarla birlikte yeni pazarlar henüz oluşma aşamasındaysa, daha fazla risk olduğu aşikar. Evet, dot-com balonu sırasında, fazla ilgi gören ancak sonu kötü biten birçok proje kadar, zamanın ötesinde projeler de gördük. Ancak bugün kullandığımız birçok başarılı ve dönüştürücü uygulama da o dönemde hayat buldu. Blcokchain ile benzer bir heyecan ve inovasyon trendi göreceğimizi düşünüyorum. Bugünkü trendin tam olarak bir balon oluşturup oluşturmadığına dair net bir fikrim yok. İnovasyon yapanlar ve girişimciler olarak, geçmişten ders çıkarıp, yüksek etkili teknolojilerin gelişimini daha fazla desteklersek daha iyi yapmış olacağız.

Bitclave nedir? Fikirden kuruluş aşamasına kadar planlanan süreçten bahseder misin?

BitClave, online reklam alanlarını işletmelerin doğrudan detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Artvin’de Küçükbaş Hayvan Dağıtımı Yapıldı

Artvin’de “Genç Çiftçi Hibe Destek Projesi” kapsamında küçükbaş hayvan dağıtımı yapıldı.Artvin Ardanuç ilçesinin 2 bin 750 rakımlı Bilbilan Yaylası’nda, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan… detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com