Pebble’ı satın alan Fitbit’in yeni akıllı saati ortaya çıktı

Pebble'ı satın alan Fitbit'in yeni akıllı saati ortaya çıktı

Geçtiğimiz yılın Aralık ayında Pebble ve sonrasında ise Vector gibi önemli akıllı saat üreticilerini satın alan Fitbit, yeni akıllı saati ile tekrar karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Uzun süredir yılın son aylarında tanıtılacağı konuşulan Fitbit‘in yeni akıllı saati, ilk kez ortaya çıktı.

Pazarın en büyük giyilebilir teknoloji üreticilerinden biri olsa da 2017’nin ilk çeyreğinde giyilebilir teknoloji pazarında Apple ve Xiaomi’nin arkasında kalan Fitbit, yeni akıllı saati sayesinde eski günlerine dönmeyi hedefliyor. Wareable tarafından sızdırılan iki görsel ile karşımıza çıkan Fitbit’in yeni akıllı saati, oldukça sportif bir tasarıma sahip.

3 renk seçeneği ile gelecek

Günümüz akıllı saatlerin birçoğunda gördüğümüz daire şeklinde tasarım yerine kare tercih eden Fitbit’in akıllı saati, kalın çerçevelere de sahip. Sızdırılan görsellerin şirkete yakın kaynaklar tarafından paylaşıldığını ve akıllı saatin final tasarımı olduğunu da belirtelim.

Siyah, rose gold ve gümüş olmak üzere 3 farklı renk seçeneği ile gelmesi beklenen akıllı saat, kalp atış hızı sensörünün yanı sıra vücuttaki oksijen seviyesini ölçen ikinci bir sensöre de sahip olabilir. Fitbit’in aktivite takibi yapabilen akıllı bileklikler sayesinde büyük bir başarı yakaladığı düşünüldüğünde karşımıza çıkacak olan akıllı saatin spor ve aktivite takibi konusunda oldukça yetenekli olacağını söylemek yanlış olmayacaktır.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook şifre çalma yazılımı, sizin şifrenizi çalan bir virüs ile beraber geliyor

Facebook şifre çalma yazılımı, sizin şifrenizi çalan bir virüs ile beraber geliyor

Kötü amaçlı kişilerin virüs bulaştırmak ve/veya kimlik bilgilerini ele geçirmek için uyguladıkları en etkili yöntemlerden biri Facebook. “Facebook şifre kırıcı” adı altında piyasaya sürülen yüzlerce kötü amaçlı yazılım bir çok kişinin canını yakmaya devam ederken Sidney merkezli LMNTRIX Labs‘taki güvenlik araştırmacıları çok hızlı bir şekilde yayılan yeni bir programı bildirdi.

Bu yazılımı indiren kullanıcılar bir kere kurulumu yaptıktan sonra arka planda bir trojan bulaştıran bu yazılım, siz başkasının şifresini ele geçirmeye çalışırken sizin şifrenizi çoktan elde etmiş oluyor.

Araştırma ekibi, “çok geniş bir kitleye yayılmış ve büyümeye devam ediyor” dedi. Üstelik bu yazılımı pazarlayanlar kimi zaman “Facebook şifre çalıcı” olarak tanıtsa da bazen “Facebook şifre kurtarma” olarak tanıtıyor ki bu daha büyük bir tehdit oluşturuyor. Tahmin ettiğiniz gibi bu alana çok büyük bir talep olduğu için, bu yazılımı pazarlayan kişiler spam, pop-up, reklam kampanyaları ve porno siteler aracılığıyla olabildiğince geniş bir kitleye ulaştırmaya çalışıyorlar.

Araştırmacıların “Instant Karma” adını verdiği bu yazılımı indirip “Hack” butonuna tıkladığınız anda karşı taraftan sizin bilgisayarınıza uzaktan erişim imkanı veren bir trojan bırakıyorlar.

Görünüşe göre bu uygulama şu anda sadece Windows bilgisayarları tehdit ediyor fakat Facebook gibi bir dev söz konusu olunca benzer sorunların mobil cihazlarda ve Macintosh cihazlarda da olmaması için bir neden yok gibi görünüyor.

Hackerlar için bir altın madeni konumunda olan Facebook her gün yüzlerce farklı saldırı tipiyle mücadele ediyor olsa da “şifre çalma” adı altında sizin şifrenizi çalma yöntemi oldukça yeni bir yöntem gibi görünüyor. Herhangi bir teknik bilgisi olmayan ve temel internet kullanıcısı olan yakınlarınızı uyarmanızda fayda var.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Snapchat eriyor: İkinci çeyrek verilerinde büyüme ve gelirler daralıyor

Snapchat eriyor: İkinci çeyrek verilerinde büyüme ve gelirler daralıyor

Snapchat’in çatı şirketi Snap, 30 Haziran tarihiyle biten 2017 yılı ikinci çeyrek mali sonuçlarını açıkladı. Snapchat, günlük aktif kullanıcı sayısını 7.3 milyon kullanıcıyla artırarak toplamda 173 milyon günlük aktif kullanıcıya eriştirirken, büyüme oranı ise yüzde 4.2‘de kaldı. Geçtiğimiz çeyrekte yüzde 5 olan büyüme hızı, az bir oranda azaldı.

Snap’in gelirleri 181.6 milyon dolarda kalırken, Snap’in her bir kullanıcı başına elde ettiği gelir 1.05 dolar olarak açıklandı. Geçtiğimiz yıl aynı çeyrekte kullanıcı başına elde edilen gelir 0.50 dolar civarındaydı. Snap’in bu çeyrekte 443 milyon dolar kaybetmesi de dikkat çeken bir diğer veri. 2016 yılının ikinci çeyreğinde yani geçtiğimiz yılın aynı zamanlarında Snap 116 milyon dolar kaybetmişti. Pazarlama ve satış giderlerinin şişiyor olması, Snap’in kazançlarından yüksek olması da bir diğer olumsuz gelişme.

Snap her ne kadar kullanıcı sayısını artırmış olsa da, yeni kullanıcı kazanamıyor olması ve Instagram’ın Stories ile Snapchat’e ciddi bir rekabet içine girmesi, Snapchat’i bazı yönlerden vurmuştu. Yatırımcıların yavaşlayan kullanıcı büyüme hızından memnun olmadıklarını dile getirmesi de Snap için bir diğer kötü haber olarak öne çıkıyor.

Çeyrek sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, Snap hisseleri 13.69 dolar değerle kapattığı bir önceki güne göre ciddi değer kaybetti. Snap hisseleri yüzde 16 oranında değer kaybederken, hisse başına fiyat 11.50 dolara kadar geriledi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İkea’nın akıllı ampulleri HomeKit, Alexa ve Google Home desteğini alıyor

İkea'nın akıllı ampulleri HomeKit, Alexa ve Google Home desteğini alıyor

İkea’nın akıllı aydınlatma sistemleri yeni güncelleme sonrası Apple’ın HomeKit, Amazon’un Alexa’sı ve Google Home ile uyumlu hale geldi. Artık evinizde bu kablosuz akıllı asistanlardan biri varsa aydınlatma sisteminizi de bu cihazların birini kullanarak, sesle yönetebilirsiniz. Aynı şekilde mobil uygulamalarından da kontrol edebilirsiniz.

Aynı güncelleme ile İkea’nın ampulleri artık Philips Hue’nin ev sistemi ile uyumlu hale gelmiş durumda. Philips Hue sahipleri için oldukça iyi bir haber çünkü bu sayede sistemlerini alternatif seçeneklerle geliştirebilirler. 9to5Mac’in haberine göre İkea önümüzdeki aylarda farklı renk seçenekleri bulunan ampulleri de satışa sürmeyi planlıyor.

İkea’nın ampullerinin Amerika’da 18$’a satılıyor olması ve buna karşılık Philips Hue’nin 15$ olması her ne kadar fiyat açısından bir avantaj sağlamasa da kullanıcıların alternatif sahibi olması her zaman faydalıdır. İlerleyen dönemlerde bir rekabet sonucu fiyatlarda düşüşler olması da muhtemel. Bu nedenle İkea’nın bu pazarda rekabet ediyor olması her açıdan son kullanıcıya fayda sağlıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook paravan şirketleri ve spamcileri saptamak için yapay zeka kullanıyor

Facebook paravan şirketleri ve spamcileri saptamak için yapay zeka kullanıyor

Yakın zamanda kendi dillerini oluşturdukları için bir başka yapay zeka projesini rafa kaldıran Facebook, tamamen başka bir konuda yoluna yine yapay zeka ile devam ediyor.

Sahtekarlıklara ve sahte haberlere karşı elini hem moderasyon hem de yapay zeka ile güçlendirdiğini ifade eden şirket, genelikle webdeki kötü aktörlerin kullandığı bir taktik olan “cloaking” e (gizleme sistemi) karşı daha katı bir tutum izleyeceklerini belirtti.

Facebook Ürün Yönetimi Direktörü Rob Leathern, “Bu konudaki yaptırımlarımızı yakın zamanda arttırdık.” dedi ve ekledi: “Bunu açıkça söylüyoruz: Cloaking’e izin vermeyeceğiz.”

Cloaking, internette “black-hats” diye tabir edilen organik olarak ya da reklam yoluyla hedef kitlelerine ulaşmak yerine alternatif yollar seçen hesapların uzun zamandır sürdürdüğü ancak basit bir uygulama. Hilekar pazarlamacılar, pornocular ve hatta ırkçılar dahi bu sistemi uygulayarak sosyal medya içeriklerinde ve arama sonuçlarında kendi kimliklerini ört bas edebiliyor.

Facebook şu anda belirttiği yere ulaşmayan linkleri, yanıltıcı ya da çok fazla reklam yayınlayan hesapları saptayabiliyor. Bu hesaplara uygulayacağı yaptırımlar arasında uyarılar, daha az görünürlük ve platformdan sınırsız olarak engellenme yer alıyor.

Daha detaylı bir şekilde Cloaking yapan bir takım hesaplar ise çok zor fark edilebiliyor. Örneğin reklamda bahsettiği siteden farklı sitelere yönlendiren reklamlarda uygulanan cloaking’de; Facebook yetkilisine ilk önce onaylayabileceği türden bir site açıyor. Ancak iş Facebook kullanıcılarına geldiğinde bu reklamlar kullanıcıyı genellikle yanıltıcı başka bir siteye yönlendiriyor.

Leathern çarşamba günü yazdığı blog gönderisinde bu durumu şöyle anlatıyor: “Örneğin bir Facebook yetkilisi, sitenin ilkelerimize uygun olup olmadığını kontrol etmek için tıkladığında, kullanıcılar için hazırlanmış olan websitesinden başka bir web sitesini ziyaret etmiş oluyor. Sıklıkla diyet hapları, pornografi ve kas geliştiricilere dair düzenbazlıklar içeren örtülü sayfalar, insanlara negatif ve rahatsız edici bir deneyim sunuyor.”

Şirket bu uygulamanın önüne geçmek için insanların moderasyonunun yanı sıra yapay zeka algortimaları kullandıklarını da belirtiyor. Leathern bu konuda “Geçtiğimiz bir kaç ayda attığımız bu yeni adımlar suçluları alaşağı etmemizi ve insanları yanlış yönlendirerek edindikleri ekonomik gücü bozmamızı detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

BAYRAM TATİLİ BAKANLAR KURULU’NDA KONUŞULACAK

Son dakika... Ekonomi Bakanı Zeybekci'den Kurban Bayramı tatili açıklaması

Türkiye Esnaf ve Sanaatkarlar Konfederasyonunun (TESK) Avrupa Birliği ile yürüttüğü ortak proje olan Esnaf ve Sanatkarların Uyum Yeteneğinin Arttırılması Projesi (ADAPTESK) kapsamında düzenlediği basın toplantısında konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Tüfenkci “Bayram tatili ile ilgili bakanlar kurulunda konuşup ortak bir karara vardığımız da sizler ile paylaşacağız” dedi. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “ADAPTESK Projesinde sona geldiğimiz bugün sizlerle buluşmaktan büyük bir mutluluk duyuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi.

“Bayram tatilini Bakanlar Kurulu’nda konuşacağız”

Türk vatandaşlarının geçiş yapamadığı ancak insanı yardımın gönderilip kontrollü olarak ticaretin yapıldığı Suriyesınırından bulunan Cilvegöz kapısının karşısındaki kapıyı terör örgütünün ele geçirdiğini ve ticareti yavaşlattığını dile getiren Tüfenkci, “Suriye kapılarımızdan birisi olan Cilvegözü kapısının karşı kapısının özellikle bizimde terörist bir grup olarak kabul ettiğimiz bir grubun eline geçtiği için o grubun hakimiyeti sona erene kadar veya en azından zayıflayana kadar insanı yardım dışındaki diğer malların ihracı noktasında ve gidişi noktasında bir yavaşlatma var. Bildiğiniz gibi Suriye’ye bizim ithalatımız bulunmamakta. İhracat yapıyoruz dolayısıyla orada öyle bir sıkıntımız var. Zannedersem on, on beş gün içerisinde düzelecektir. Diğer bir soru bayram tatili ile ilgili onu Bakanlar Kurulu’nda konuşacağız ondan sonra sizinle arkadaşlarımız paylaşacaklardır” dedi.

“Doğuda esnafımızın normalleştiğini görüyoruz”

Doğu bölgelerinden Terör operasyonlarında zarar gören esnafların ve sanayicilerin normalleştiğini ve bölgede ticari faaliyetlerinin gelişeceğini dile getiren Tüfenkci, “Terörden zarar gören esnafların hazine destekli Halkbank kredilerinden doğan borçlarını ertelemiştik. Özellikle Sur Bölgesi ve diğer bölgelerde de esnafımıza faizsiz krediler vermiştik. Baktığımız zaman sağlanan huzur ve güven ortamı ile beraber esnafımızda hızla bir iyileşme olduğunu görüyoruz. Ticaretin normalleştiğini görüyoruz. Esnaflarımızın sanayicilerimizin burada yeni yatırımlara hazırlandıklarını özellikle cazibe merkezleri ile beraber ilan edilecek yatırımlar ile beraber o bölgenin ticari faaliyetlerini göreceğiz” dedi.

“ADAPTESK Projesi’nde sona geldik”

Düzenlenen basın toplantısında projenin son aşamalarına geldiklerini ve bin 500 yönetici ve personele eğitim imkanının yaratıldığını dile getiren Palandöken, “ADAPTESK Projesinde sona geldiğimiz bugün sizlerle Basın Kahvaltımızda buluşmaktan büyük detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Intel, 100 araçlık filo ile sürücüsüz otomobil yarışına katılıyor

Intel, 100 araçlık filo ile sürücüsüz otomobil yarışına katılıyor

Teknoloji dünyasının önde gelen firmalarından olan Intel, büyük bir filo ile sürücüsüz otomobil yarışına katılıyor. Geçtiğimiz Mart ayında İsrail merkezli otonom sürüş girişimi MobilEye‘ı 15.3 milyar dolara satın alan Intel, sürücüsüz otomobil yarışına 100 araç ile katılacağını açıkladı.

Otomobillerinde MobilEye’ın otonom sürüş teknolojilerini kullanacak olan Intel, filosunu kurarken tek bir otomobil markasına da bağımlı kalmayacak. 100 otomobillik filosunu farklı marka ve modellerden oluşturacak olan Intel, test sürüşlerine 2017 yılının sonunda başlayacak.

4. seviye otonom sürüş

MobilEye’ın algılama ve harita teknolojilerini kullanacak olan otomobiller Intel’in 5G ve hesaplama teknolojilerine de sahip olacak. Intel’in açıklamalarına göre filodaki sürücüsüz otomobiller 4. seviye otonom sürüş yeteneklerine sahip olacak. 4. seviyenin en yüksek ikinci otonom sürüş seviyesi olduğunu ve otomobillerin tamamen otonom olacaklarını da ekleyelim.

Yıl sonunda başlayacak olan testler ABD, İsrail ve Avrupa‘da gerçekleşecek. Çalışmalarına İsrail’de devam edecek olan MobilEye’ın kurucusu Amnon Shashua, Intel’in sürücüsüz otomobil çalışmalarına da liderlik edecek.

Shashua’nın açıklamalarına göre yakında karşımıza çıkacak olan EyeQ5 işlemcisi otomobillerin işlem gücünü iki katına çıkartacak. Intel sürücüsüz otomobil yarışına girmek için biraz geç kalmış olsa da, işlemciler konusundaki tecrübesi ve MobilEye sayesinde rakiplerini yakalayabilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Avrupa’da böcek ilacı içeren yumurtaların yarattığı kriz 7 ülkeye yayıldı

– Avrupa’da böcek ilacı içeren yumurtaların yarattığı kriz 7 ülkeye yayıldı – Krizin Belçika’da bir şirketten kaynaklandığı düşünülüyor – Hollanda, Almanya ve Belçika’da milyonlarca yumurta raflardan kaldırılırken, birçok tavuk çiftliğinin faaliyeti durduruldu – Yumurta krizi AB ülkeleri arasında karşılıklı suçlamalara yol açtı detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

ininal önemli özellikler sunan API platformunu yayınladı

ininal önemli özellikler sunan API platformunu yayınladı

Türkiye’nin en yetenekli finansal teknoloji servislerinin sunulduğu ininal API açıldı! Türkiye ve Avrupa’da öne çıkan finansal teknoloji girişimlerinden biri olan ininal, geliştiriciler ve şirketlerin kullanabileceği çeşitli finansal beceriler kazandıran API platformunu açtı.

Türkiye’de geliştircilere API açan şirketler arasında da yer verdiğimiz İninal’ın API platformu şu anki haliyle hesap oluşturma, debit MasterCard oluşturma, bakiye yüklemesi, para transferi, toplu ödeme yapmak gibi önemli yetenekler sunuyor.

Bildiğiniz gibi ininal API paylaşımındaki ilk işbirliklerini 3 yıl önce Samsung, Pfizer ve Groupama gibi şirketlerle başlatmıştı. İlerleyen dönemde ise BiTaksi, Sinemia ve Manibux gibi Türkiye’nin önemli girişimleriyle işbirliğine gitti. Yeni devreye alınan developer.ininal.com portalı ise bu işbirliklerinin çapını daha da genişletmeyi hedefliyor.

1 milyonu aşkın kullanıcı hesabı bulunan, 2 milyonun üzerinde ön ödemeli MasterCard satan ve 600.000’den fazla aktif aylık kullanıcıya sahip olan ininal’ın CEO’su Ömer Suner, finansal servislerde API paylaşımının önemini şöyle dile getiriyor;

Finansal servisler genellikle regülasyonlara ve zorunlu işletme lisanslarına tabi olup dışarıdan erişime kapalı servisler olsalar da, bankacılık servislerine dışarıdan erişim sunan API’ler şu anda Avrupa’da ve Türkiye’de en çok konuşulan konuların başında geliyor. Avrupa Ödeme Sistemleri Kanunu (PSD2), finans kuruluşlarının zorunlu olarak API’lerini kullanıma açmalarını ve finansal işlem becerilerini herkesle açıkça paylaşmaları gerektiğini öne sürerken, bazı bankalar şimdiden bu düzenlemeye ithafen kendi API’lerini yayınlayarak bu yeni düzenlemeye hazır olduklarını iddia ediyorlar. Amacımız herkese aynı ayrıcalıkları sağlayarak güvenilir ve uygun maliyetli finansal çözümler yaratmalarına yardımcı olmak. Böylece şirketler API’larımızı kullanarak riskli konularla uğraşıp odaklarını dağıtmadan esas işlerine ve büyümeye konsantre olabilecekler.

ininal CTO’su Barış Alayoğlu da “ininal’ın ilk günden itibaren microservices mimarisiyle geliştirildiğini ve sunulan API’nin daime güncel yetenekler kazanacağını söylüyor. Şu anki API’nin mevcut yeteneklerine ek olarak hesaptan para çekme, fatura ödeme, müşteri ve kart bilgileri güncelleme gibi becerileri de yakında geliştiricilere açacaklarını dile getiriyor

Eğer finansal servislerle ilgili yazılımlar geliştiriyorsanız hemen developer.ininal.com adresindeki kayıt detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tedarikçisi Apple’ın iPhone 8 için 3D algılayıcı sensör siparişi geçtiğini açıkladı

Tedarikçisi Apple'ın iPhone 8 için 3D algılayıcı sensör siparişi geçtiğini açıkladı

Apple’ın tedarikçileri arasında bulunan Lumentum adlı firma, iPhone 8’de kullanılmak üzere 3D algılayıcı lazer sensör siparişini aldığını açıkladı. Apple’ın Eylül ayında tanıtması beklenen iPhone 8’de artırılmış gerçeklik özellikleri bulunmasına kesin gözüyle bakılıyor. Apple en son düzenlediği WWDC etkinliğinde de geliştiriciler için artırılmış gerçeklik kit’lerini yayınlamıştı.

Apple’ın tedarikçisinin düzenlediği FQ4 konferansında açıkladığı bu yüklü sipariş, iPhone 8 ile ilgili bazı detayları da ortaya koydu. Yeni iPhone’un içerisinde artırılmış gerçeklik konusunda daha iyi performans göstermesini sağlayacak, 3D algılayıcı özel sensör donanımların olacağı neredeyse kesinleşti.

Siparişlerde gözle görülür artış!

Lumentum, 3D algılayıcılı lazer sensörler için toplamda 200 milyon dolarlık sipariş aldığını açıklıyor. Geçtiğimiz çeyrekte Lumentum’un bu ilgili sensör kaleminden sadece 5 milyon dolarlık gelir elde etmesi ve aradaki hızlı yükselişin sebebi ise tedarikçinin kapısını çalan Apple’a bağlanıyor. iPhone 8’de kullanılması beklenen bu sensörlerin maliyetinin ise 20 dolar civarında olması bekleniyor. Ancak Apple’ın 3D algılayıcılı lazer sensörleri bulunan ve artırılmış gerçeklik yeteneğine sahip iPhone modelini bu özelliği sebebiyle 100 dolar farkla satacağı tahmin ediliyor.

Varsayımlara göre, Apple’ın 2018 yılında 239 milyon adet yeni iPhone üreteceği yönünde. Bunlardan 160 milyon adedinin yani yüzde 67’sinin ise 3D algılayıcılı lazer sensörleri barındırması bekleniyor. Bu da, Eylül ayında yapılması beklenen iPhone 8 lansmanında iki farklı model duyuracağı ile ilgili tahminleri de artırıyor. iPhone 8 ile ilgili son olarak çerçevesiz ekrana sahip olabileceği söylentileri ortaya çıkmıştı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Instagram’ı kullanma şekliniz depresyonda olup olmadığınızı gösteriyor

Instagram'ı kullanma şekliniz depresyonda olup olmadığınızı gösteriyor

Vermont Üniversitesi’nden Chris Danforth ve Harvard Üniversitesi’nden Andrew Reece yazdıkları algoritma ile sosyal ağlarda paylaşılan fotoğrafları çekenlerde depresyon olup olmadığını tespit edebiliyorlar.

Bulgularını EPJ Data Science journal‘da paylaşan ikili, Instagram gönderileri üzerinde çalışan bu aracın katılımcılar üzerinde yüzde 70’e oranında depresyonu saptadığını belirtti. Şimdiye kadar doktorların koyduğu teşhisler ise yüzde 42 oranında başarı gösteriyor.

Danfort ve Reece’in ekibi bu sonuçları elde etmek için 71’ine daha önce depresyon teşhisi konan 166 katılımcıya ait 44,000 fotoğraf inceledi. Analizde renk tonları, filtrelerini kullanımı ve insanların varlığı gibi faktörleri inceleyen ekip, “depresyon işaretleri” belirleyebildi.

Depresyon belirtisi: Inkwell filtresi

Araştırma sonuçlarına göre depresyondaki insanlar daha koyu ve gri renkte fotoğraflar kullanıyor. Bu tonları yansıtan siyah beyaz Inkwell filtresi en çok tercih edilen filtreler arasında yer alıyor. Ancak aslında depresif insanlar çok da fazla filtre kullanmıyor. Depresif belirtiler göstermeyen insanlar ise genellikle görselleri daha parlak hale getiren Valencia filtresini kullanmayı seviyor.

İşin ilginç tarafı, depresif insanlar içinde yüz olan fotoğrafları paylaşmayı daha çok tercih ediyorlar Araştırmacılar fotoğraflarda kimlerin olduğunu belirleyemediği için, depresyondaki insanların daha çok özçekim paylaştığını söylemek mümkün değil.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Webrazzi 11 yaşında! #iyikidogdunwebrazzi

Webrazzi 11 yaşında! #iyikidogdunwebrazzi

Arda Kutsal tarafından kurulan Webrazzi, bugün 11 yaşında! Pilli Network’ün bir ürünü olan Sosyomat’ın tanıtımıyla yayın hayatına başlayan Webrazzi’de bugün 22 binden fazla haber ve makale yayınlanmış.

2006’da henüz çok yeni olan internet ekosisteminde bilgiyi paylaşmak amacıyla kurulan bir blog, bugün yüzbinlerce takipçisiyle ve düzenlediği konferanslarla Türkiye’deki internet ekosisteminin dünyaya açılan penceresi haline gelmiş bulunuyor.

Yaklaşık 2 yıldır parçası olduğum Webrazzi’de tüm ekip arkadaşlarımla birlikte biz de bu başarının bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Belki siz değerli okuyucularımız haberlerimizde sadece yazarların isimlerini görüyor olsanız da Webrazzi’de 20 kişilik bir ekip, özverili bir çalışma ile Türkiye internet ekosistemini güçlendirecek yeni projeler üretmeye devam ediyor.

Biz yaptığımız işten keyif alıyoruz umarız siz de okumaktan ve takip etmekten aynı keyfi alıyorsunuzdur.

Nice yıllara Webrazzi!

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Mısırda 499 bin 168 ton rekolte bekleniyor

Osmaniye’de sulanan alanlarının en yoğun olarak üretilmekte olan dane mısırda 499 bin 168 ton rekolte bekleniyor.Osmaniye İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü İbrahim Sağlam, hasat çalışmalarını yerinde inceledi. Sağlam, sulanan… detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

Webrazzi Arena başvuruları 1 Eylül’e kadar devam ediyor!

Webrazzi Arena başvuruları 1 Eylül'e kadar devam ediyor!

18 Ekim’de düzenleyeceğimiz Webrazzi Summit 2017 bünyesinde Webrazzi Arena, Türkiye’nin en iddialı yeni girişimlerini arıyor.

Sizlerden gelen talepler doğrultusunda son başvuru tarihini 1 Eylül olarak belirlediğimiz Webrazzi Arena hakkındaki detayları ve başvuru formunu hemen aşağıda bulabilirsiniz.

Geçen yılın birincisi EvdekiBakıcım’ın sunumundan bir kare

Sahnede yer almak için başvuru koşulları neler?

Girişimcilerden hiçbir ücret beklemeden, girişimlere çok büyük bir pazarlama ve networking şansı sunan Webrazzi Arena’nın faydalarına madde madde yer vermek gerekirse; girişimciler,

  1. Türkiye ve bölgenin en etkili internet konferansı olan Webrazzi Summit 2017’de, yine Türkiye ve bölgenin en önemli girişimcilik yarışmasında yer alarak potansiyel iş ortakları ve yatırımcılara kolayca ulaşabilirler.
  2. Ücretsiz olarak Webrazzi Summit 2017’ya katılabildikleri gibi Startup Lounge‘a da yine ücretsiz olarak dahil olabilirler.
  3. Webrazzi Summit 2017’nin birbirinden değerli medya sponsorları başta olmak üzere, yerli/yabancı basınla tanışıp onların ilgisini çekebilirler.
  4. Webrazzi’nin her bir Webrazzi Arena girişimini ayrı ayrı tanıtacağız haberleri bir kenara koyarsak, bizzat Webrazzi’den de görününürlük desteği.
  5. Webrazzi Summit 2017 öncesinde düzenlenecek olan ve çok özel konukların yer alacağı ‘VIP Dinner’ ve diğer tüm VIP organizasyonlara 2 kişilik davetiye hakkı kazanabilirler.

Bunun dışında Webrazzi Arena’daki en önemli seçim kriterimiz; girişiminizin Webrazzi Summit sahnesinde lansman yapması, yani ilk kez Webrazzi Arena ile duyulması. Bunun dışında yatırım alıp almamak veya girişimin kategorisi gibi detaylarda oldukça esneğiz.

Webrazzi Arena ile ilgili tüm detaylara daha önce yaptığımız duyurudan erişebilirsiniz. Webrazzi Arena için başvuru formunu dilerseniz ayrı bir pencerede dilerseniz de hemen aşağıda doldurabilirsiniz. Herhangi bir sorunuz olması durumundaysa startup@webrazzi.com e-posta adresi üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Loading…

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Karalamalardan yola çıkarak resim çizen yapay zeka

Karalamalardan yola çıkarak resim çizen yapay zeka

Araştırmacılar Qifeng Chen ve Vladlen Koltun, bir insanın hiç bir model olmadan bir insan çizmesi gibi bir yapay zekanın bir model olmadan nasıl çizim yapabileceğini merak etmiş ve bu konuda bir çalışma başlatmışlar. Her ne kadar “gerçekçi olmayan” sonuçlar bekleseler de yapay zekanın ürettiği sonuçlar oldukça etkileyici.

Yapay zekayı sadece temel verilerle besleyen araştırmacılar, şehir çizimleri yapabilmesi için bazı karalamaları yükleyip bunları gerçek çizimlere dönüştürmesini takip ettiler. Bu karalamalarda sadece ev, araba, ağaç gibi olabilecek şeylerin nerelerde olması gerektiği belirtiliyor, bir insanın rahatlıkla algılayabileceği bu karalamaların gerçekte ne olacağına yapay zeka karar veriyor.

Her bir karalama detayını gerçek bir çizime dönüştüren yapay zeka uygulaması gerçekten oldukça gerçekçi ve başarılı bir iş çıkarmış. Araştırmacılar bu çalışmanın sonuçlarını bir video olarak yayınladılar.

Araştırmacılar, bu etkileyici çalışmanın kodlarını, başka geliştiriciler de faydalanabilsin diye Github’da paylaştılar. Eğer yapay zeka alanında çalışmalar yapıyor veya kendinizi geliştiriyorsanız siz de bu kodlara erişebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tesla’nın elektrikli tırları tamamen sürücüsüz olabilir

Tesla'nın elektrikli tırları tamamen sürücüsüz olabilir

Tesla yakın zamanda piyasaya sunmayı planladığı elektrikli tırlarda sürücüz araç teknolojisini kullanmayı hedefliyor. Günümüz teknolojisi, taşıma kamyonlarına otonom çalışan kamyonlara rehberlik etme imkanı sağlıyordu. Tesla bugüne kadar Amerika’daki farklı DMV (Department of Motor Vehicles) şubeleriyle bu konu üzerinde anlaşmaya varmaya çalışıyordu.

Şirketler sürücüsüz araç teknolojisine odaklanmış durumda

Tesla’nın önümüzdeki Eylül ayında, elektrikle çalışan tırlar üzerinde çalıştığı Elon Musk’ın bir etkinlikte açıklaması bekleniyor. Teknoloji şirketlerinin elektrikli araçlardan sonra sürücüsüz araç teknolojisine yönelmesi çok da şaşırtıcı değil. Bu, günümüzde birçok ünlü şirketin girişimde bulunduğu bir alan.

Bildiğimiz üzere Uber’in Otto isminde bir deneme aracına ek olarak, Google’a bağlı kurulan ve sürücüsüz araç üretimine odaklı bir şirketi vardı. Google şirketlerini bir çatıda toplamayı amaçlayarak kurulan Alphabet de ayrıca kamyon sektöründe sürücüsüz araç üretiminin başlarında olan firmalardan bir tanesi.

Ne Elon Musk, ne de Tesla sürücüsüz araç üretimi ve bunun tırlara uygulanması üzerine açık ve net bir açıklama yapmasa da, şirket CEO’su Musk bu sonbaharda şaşırtıcı bir haberle geleceklerinin mesajını vermişti. Buna ek olarak Musk, yakın zaman önce otomatik pilot sistemleri üzerine çalışmalar yaptıklarından bahsetmişti.

Tesla sürücüsüz araçlar için henüz herhangi bir ehliyet veya ruhsat başvuru girişimde bulunmadı. Ancak bunun da yakında olacağını söyleyebiliriz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Netaş start-up yazılım ve donanımlarını ödüllendirecek

Netaş start-up yazılım ve donanımlarını ödüllendirecek

Netaş, 50. yılında genç girişimcilere tam destek vermeyi sürdürüyor. Bu yıl 16. kez düzenlenecek olan TESİD (Türk Elektronik Sanayicileri Derneği) Yenilikçilik ve Yaratıcılık Ödülleri kapsamında Netaş, 50. yılı kutlamaları çerçevesinde genç girişimcileri desteklemek üzere start-up bünyesinde geliştirilmiş yazılım ve donanım ürünleri arasından seçilecek bir projeye “NETAŞ 50.Yıl Özel Ödülü” verecek.

NETAŞ 50.Yıl Özel Ödülü ile TESİD Yenilikçilik ve Yaratıcılık Ödüllerine başvuru yapan start-up’lar, kendi ürünlerini ve hizmetlerini tanıtıp anlatabilmelerinin yanı sıra, TESİD’e üye büyük ölçekli kuruluşların yöneticileriyle bir araya gelme fırsatı da yakalıyorlar.

TESİD’in üye profili, 70 ayrı sanayi kuruluşuna mensup Türkiye’nin önde gelen telekomünikasyon ve bilişim şirketlerinin dâhil olduğu 160 üyeden oluşuyor.

Yarışmaya katılmak isteyenlerin, TESİD’in internet sitesinde bulunan Netaş 50.Yıl Ödülü Başvuru Formu‘nu doldurmaları ve en geç 15 Ağustos 2017 tarihine kadar tesid@tesid.org.tr adresine göndermesi gerekiyor.

Netaş, Türkiye’de start-up kuruluşlara ve genç inovatif beyinlere en çok yatırım yapan, bu konudaki gelişimi ilk olarak ve en çok destekleyen teknoloji üreticilerinden biri olarak öne çıkıyor.

2015 yılında Netaş ile bilişim ve telekomünikasyon alanındaki yatırımlarıyla öne çıkan Kanada, Ottowa merkezli Wesley Clover arasında yapılan işbirliği kapsamında Netaş Wesley Clover Teknoloji Fonu kurulmuştu. Söz konusu fon, erken evre şirketlere ve girişimcilere yatırım yapma, katma değeri yüksek teknoloji projelerini destekleme alanında faaliyet gösteriyor.

Netaş Wesley Clover Teknoloji Fonu tarafından desteklenen inovatif ve girişimci gençlerin kurduğu 6 şirket arasında yer alan, 2014 yılında kurulan Twentify, saha operasyonlarını mobil kitle kaynakla gerçekleştiren “Bounty” adlı uygulamasıyla “Webrazzi Arena 2015 Girişim Yarışması”nda şampiyon olmuştu.

Bir diğer proje olan Pisano, şirketlerin müşterilerine ve müşterilerin de şirkete anında ulaşabilecekleri, iletişim kurabilecekleri web tabanlı bir müşteri etkileşim platformu tasarladı.

2016 yılının başında Kuzey Amerika pazarına açılan Iven ise, şirketlerin verimliliğini artırmak, maliyetlerini düşürmek ve ürünlerinin pazara çıkış süresini azaltmak amacıyla, makineler arası iletişim çözümleri geliştiriyor.

Deriva, perakende mağazaları için, ziyaretçi davranışlarını toplayarak analiz ediyor; mağaza yönetimine bilgi sağlıyor. Startsub, şirketi kutu abonelik hizmeti veren bir platform detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Ev hanımlığından solucan gübresi tesisi patronluğuna

Burdur’da yaşayan 2 çocuk annesi, ev hanımıyken öğrendiği solucan gübresi üretimini geliştirerek, kendi üretim tesisini açtı.2010 yılında bir solucan gübresi üretim tesisinde eşiyle birlikte çalışan 46 yaşındaki Suzan Bozoğlan, daha… detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

Eliot&me: Airbnb’den evinizi kiralarsanız ne kadar kazanırsınız?

Eliot&me: Airbnb'den evinizi kiralarsanız ne kadar kazanırsınız?

Airbnb üzerinden evinizin bir bölümünü veya tamamını kiraya vermek oldukça güzel bir ek gelir kaynağı. Bu güzel gelir kaynağını verimli kullanmak ise maalesef sandığınız kadar kolay olmuyor. Hesaba katmadığınız şeyler size bazen pahalıya patlayabiliyor.

Ev sahiplerinin bu probleminin üstesinden gelinebilmesi için bir hesaplama aracı kullanıma sunuldu. Eliot&me adındaki araç sayesinde saatlerce araştırma yapmanıza gerek kalmadan çok rahat bir şekilde en uygun fiyatı belirleyebilirsiniz. Uygulama Airbnb üzerinde kısa dönemli kiralama fiyatını belirlemek için yapay zekayı kullanıyor.

Kiraya vermek istediğiniz yerin özelliklerini ve detayların bir kere doldurduktan sonra Elliot, yapay zekayı kullanarak bir yıllık ortalama günlük ve haftalık kiralama fiyatlarını size gösterecektir. Fiyata ek olarak bu uygulama bir de hava durumu bilgisini de veriyor. Böylece “potansiyel” yoğun günleri belirleme işlemini daha rahat yapabilirsiniz.

Her zaman Airbnb’e giriş yaparak fiyat araştırması yapabilir ve bu fiyat doğrultusunda kendi evinize bir fiyat belirleyebilirsiniz fakat böyle bir aracı kullanmak size oldukça zaman kazandırabilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Netflix’in ilk satın alması çizgi roman yayıncısı Millarworld oldu

Netflix'in ilk satın alması çizgi roman yayıncısı Millarworld oldu

Netflix yaptığı resmi duyuruyla birlikte, çizgi roman yayıncısı Millarworld‘ü satın aldığını duyurdu. Dijital televizyon platformu Netflix’in ilk satın alması olma özelliğini de gösteren bu satın almayla birlikte,

Millarworld, İskoç yazar Mark Millar tarafından kurulmuştu. Aralarında Wanted, Kick-Ass serisi, The Secret Service, Jupiter’s Legacy, Nemesis, Superior, Super Crooks, American Jesus, MPH, Starlight, Chrononauts, Huck, Empress ve Reborn gibi farklı eserlerin yazarı olan Millar, kendi girişimi Millarworld’de pek çok yaratıcı yazarı toplamış, çizgi romanlar ve filmler yayınlayan bir yapıyı kurmuştu. Şimdi ise, Netflix satın alması sonrasında bu yetenekli ekip, yaratıcı içeriklerini Netflix için hazırlayacak gibi gözüküyor.

Milyar dolarla anabileceğimiz ve çok iyi gişe başarısı elde etmiş filmlerin arkasındaki şirket Millarworld’ün bundan böyle Netflix’te olacak olması, artık Netflix’in sadece televizyona değil, sinemaya da ciddi bir rakip niteliğinde olacağının önemli bir göstergesi.

Millarworld de, Netflix bünyesine katılmaktan mutlu çünkü Mark Millar da yaptığı açıklamada Netflix’in “gelecek” olduğunu açıklıyor. Netflix’in içerikten sorumlu üst düzey yöneticisi Ted Sarandos ise, Millarworld’ün yaratıcı içerik gücünün Netflix’e katılması için sabırsızlandıklarını dile getirdi. Netflix son olarak 100 milyon aboneye ulaştığını açıklamıştı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

SUYA ŞEKER DEĞİL SAĞLIK KATIN

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklık değerlerinin yüksek nem oranıyla birleştiği bugünlerde, ferahlamak için sık sık su ve buz gibi soğuk içecekler tüketiyoruz. Ancak özellikle içerisinde şeker ve tatlandırıcı bulunan içecekler, hem vücudumuzun su ihtiyacını artırıyor hem de yüksek kalorileriyle kilo kontrolünü zorlaştırıyor. Dikkatli tüketilmediği takdirde ‘masum’ olduğunu düşündüğümüz içeceklerin vücudumuza zarar verdiğini söyleyen Waternet Sağlıklı Yaşam Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy, birbirinden leziz ve sağlıklı tarifler paylaştı.

Termometrelerin rekor sıcaklık seviyelerine ulaştığı bugünlerde ferahlamanın en kolay ve keyifli yolu sudan ve buz gibi içeceklerden geçiyor ancak bu içeceklerin hepsi sandığımız kadar ‘masum’ değil. Özellikle içerisinde şeker veya tatlandırıcı bulunan içecekler, vücudumuzun su ihtiyacını gidermedikleri gibi, tam aksine artırıyor ve yüksek kalorileriyle kilo almamıza neden oluyor. Asitli ve şekerli içeceklerin tüketimi konusunda uyaran Waternet Sağlıklı Yaşam Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy, evde kolayca hazırlanabilecek birbirinden leziz ve sağlıklı tarifler paylaştı.

Ferahlatıcı ara öğün: Antioksidanlı ayran

Antioksidanlı ayran, sağlıklı, ferahlatıcı ve tok tutan bir ara öğün. Birkaç parçaya böldüğünüz salatalığı ve bir tutam naneyi yoğurtla beraber blender’dan geçirin. İki bardak su ilave edip karıştırın.

Bağışıklığınızı güçlendirin: Elmalı bitki çayı

Gün içerisinde kolayca hazırlayabileceğiniz bu bitki çayıyla bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz. Ihlamur, ekinezya, karabiber, karanfil ve tarçını demleyin. İçine dörde böldüğünüz bir elmayı ve kabuğu soyulmuş limonu ekleyin. Kaynama noktasına gelene kadar karışımı ısıtın. Sıcak olarak tüketebileceğiniz bu çayı, sıcak yaz günlerinde soğuttuktan sonra buz ekleyerek içebilirsiniz.

Hücrelerinizi gençleştirin: Böğürtlen ve üzümlü smoothie

Yaz döneminde kolaylıkla bulabileceğiniz meyve ve sebzeler ile lezzetli bir içeceğin keyfini çıkarırken, hücrelerinizin gençleşmesine yardımcı olabilirsiniz. Bir avuç böğürtlen, bir avuç kırmızı üzüm, taze zencefil ve bir tutam taze naneyi blender’dan geçirdikten sonra bir bardak badem sütü ile karıştırın.

Strese karşı bire bir: Pancarlı smoothie

Yaz sıcaklarından bunaldığınızda biraz rahatlamak için tadı ve görüntüsüyle mutluluk veren bu smoothie’den yararlanabilirsiniz. Bir küçük boy haşlanmış pancar, bir küçük boy muz ve bir avuç karadutu blender’dan geçirin, ardından bir bardak suyla karıştırın.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

KAĞIT FİYAT ETİKETLERİ TARİH OLUYOR

Hayatta herkesin en az bir defa başına gelmiş bir durumdur; satın aldığınız bir ürünün raf fiyatıyla kasada ödeme yaptığınız fiyat birbirinden farklıdır. Özellikle perakende sektöründe yaşanan bu durumda müşteri memnuniyetini ilke edinen bazı marketler, “Raf fiyatı geçerlidir.” derken; bazılarında mağaza müdürüne kadar akseden tatsız durumlar yaşanabiliyor. Bunun nedeni; etiketleme işleminin ciddi emek gerektiren, yoğun, insan odaklı, hataya açık ve kontrolü son derece zor bir uygulama olması. Sensormatic, Elektronik Fiyat etiketi ile bu soruna çözüm buluyor. Rafta etiketleme yapan tüm perakendeciler, artık elektronik fiyat etiketleme sistemi ile fiyat etiketlerini saniyeler içinde güncelleyebiliyor, elle yazılan ya da basılan kağıt etiketleri tarihe karışıyor.

Sensormatic Pazarlama Direktörü Pelin Yelkencioğlu, marka ve ürün çeşitliliğinin her geçen gün arttığı perakende sektöründe, hız ve verimlilik artışı sağlayan sistemlerin yaygınlaşmasının bir zorunluluk haline geldiğine dikkat çekiyor. Anlık değişen piyasa ve rekabet koşullarına uygun, hızlı aksiyon alabilen işletmelerin satışlarını yükseltebildiğini belirten Yelkencioğlu, “Müşteri hassasiyetinin yüksek olduğu konular arasında ilk sıralarda yer alan “fiyat” hızlı ve güvenilir biçimde yönetildiğinde, işletmelere büyük karlılık sağlıyor” dedi.

Tek merkezden yönetilen Elektronik Etiketler ile fiziksel mağazalar ve online mağazalar aynı anda güncelleme yapabiliyor.

Anlık müdahalelerle yönetilmesi gereken fiyat etiketleri artık elektronik olarak tek merkezden yönetilebiliyor. Merkezin, şehir dışında ya da mağaza içinde olmasının yani uzaklığın hiçbir önemi kalmıyor. Elektronik fiyat etiketleri sayesinde fiziksel mağazadaki fiyat değişikliği eş zamanlı olarak sanal (online) mağazalarda da hızlı bir şekilde güncellenebiliyor.

90 bin fiyat etiketini 1 saat içinde değiştirmek ve kontrol etmek mümkün

Hızlı ve doğru bir işleyişi mümkün kılan yeni teknolojiler sayesinde 90 bin fiyat etiketinin değişimi ve kontrolü 1 saat içinde tamamlanabiliyor.

Güncellemelerin ardından etiketler, sistemin çift yönlü iletişim özelliği sayesinde merkeze onay gönderiyor. Bu teknoloji sayesinde, binlerce etikette yapılan fiyat değişikliklerinin doğruluğu, tek tek kontrol edilmeye gerek kalmadan, bilgisayar başında rapor olarak görülebiliyor. Sensormatic’in sunduğu Pricer elektronik fiyat etiketlerinin
merkezi raporlama özelliği, kurumlara operasyonel anlamda büyük tasarruf sağlıyor. Diğer yandan ürünlerin mağaza detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

TERMİKEL YERLİ ÜRETİM İLE 75 ÜLKEYE ÖZGÜN TASARIMLAR SUNUYOR

Avrupa’ya yapılan beyaz eşya üretiminin önemli bir kısmını karşılayan ve dünya çapındaki üretimde Çin’den sonra ikinci sırada yer alan Türkiye, çevre dostu teknolojik ürünleri ile sektördeki yerini sağlamlaştırıyor. İhracat rakamları ile sektörün önde gelen küresel markaları arasında yer alarak Türkiye’yi dış pazarda temsil eden Termikel, sektörde öncül olan tescilli tasarımları ile ilklere imza atıyor. Endüstriyel tasarımlarını özgün kültürler ile sentezleyerek piyasaya sunan firma, Avrupa, Güney Amerika, Orta Doğu, Afrika, Asya ve Avustralya başta olmak üzere 75 ülkeye ihracat yapıyor…

Gelişen dünya teknolojilerinde ankastre set üretimleri tüketicilerin vazgeçilmezlerinden. Son yıllarda teknoloji ile sentezlenen endüstriyel tasarımlar, spesifik üretimler ve gittikçe yaygınlaşan ergonomik ürünler ilk tercihler arasında yer alıyor. İhtiyaç ile birleşen modern tüketim trendleri küresel boyutta sektöre yeni bir ivme kazandırıyor.

“ TÜRKİYE DÜNYANIN EN HIZLI BÜYÜYEN 3 ÜLKESİNDEN BİRİ ”

Klasik çizgiler dışında üretimler ortaya koyan Termikel, tescilli tasarımlarının yanı sıra geçmişin hatırda kalan cazibesini ürünlerinde yaşatma konusunda iddialı. Ürünlerinin yüzde 80’ini ihraç eden ÖTV’nin sıfırlandığı beyaz eşya sektöründe yılın ilk 6 ayında gözlemlenen yüzde 27’lik artış üzerine açıklamalarda bulunan Termikel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kaya: “ Türkiye, geçtiğimiz 4 aylık sürede dünyanın en hızlı büyüyen 3 ülkesinden biri. Son yıllarda yaşanan tüm zorluklara ve sıkıntılara rağmen rakamlara göre yüzde 5 büyüme kaydettik. Bu büyüme ile Ocak – Haziran 2017 arasında yüzde 27’lik bir veri ile beyaz eşya tarihinde görülen ender bir olaya imza atıldı. Devletin sağlamış olduğu KDV ve ÖTV’nin kaldırılması ile doğru orantılı ilerleyen gelişmelere nüfus artışı, yeni konut inşaaları gibi kalemler eklendi. Dünya’da beyaz eşya piyasası son 12 ayda yüzde 7 büyürken, Türkiye’de bu rakam yüzde 24. Ülkemiz için önemli bir veri olan rakamlar ile tüm zor şartlara rağmen başarılı olduğumuz görünüyor “dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

RUSYA’YA MAKİNE İHRACATINDA YÜZDE 62’LİK ARTIŞ

Yedi aylık toplam ihracatı 90 milyar dolara yaklaşan Türkiye ekonomisinde, en fazla ihracat artışı sağlayan sektörlerden biri makine oldu. Makine ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artarken, sektörün Rusya’ya ihracat artışı yüzde 62 oldu. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Adnan Dalgakıran, Rusya’daki makine ihracat artışının yılın ikinci yarısında da süreceğine inandıklarını belirtti.

Yılın ilk yedi aylık sürecinde; başta motorlar, kurutma, inşaat ve madencilik makineleri olmak üzere sektördeki pek çok alanda artış kaydedildi. Türkiye’nin makine ihracatında Almanya’nın liderliği koruduğu bu dönemde, Rusya pazarında önemli gelişmeler yaşandı.

“Rusya’daki potansiyel, ihracatımızı üst seviyelere taşıyabilir”

Türkiye’nin Rusya’ya 2016 yılı Ocak-Temmuz döneminde 99 milyon dolar olan makine ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 62 artışla 161 milyon dolara yükseldi. Rusya’ya takım tezgâhları ile inşaat ve madencilik makineleri ihracatında yüzde 100’ün üzerinde bir artış sağladıklarını belirten MAİB Başkanı Adnan Dalgakıran şunları söyledi:

“Türkiye’nin Rusya’ya genel ihracatı içinde makine sektörünün payı bugün, yüzde 12 gibi yüksek bir seviyede. Avrupa’da büyük ilgi gören Türk makinelerinin Rusya’da da popülaritesi artıyor. Aramızdaki ekonomik işbirliğinin artırılması her iki tarafın da yararına olacaktır. Rusya’daki yeni yatırım potansiyel düşünüldüğünde, makine ihracatının çok daha üst seviyelere çıkarılması için zemin uygun görülüyor. İhracat artışımızın yılın ikinci yarısında da süreceğine inanıyoruz.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Facebook, Snapchat’e rakip uygulamasını yayından kaldırdı

Facebook, Snapchat'e rakip uygulamasını yayından kaldırdı

Facebook tek başına piyasaya sürdüğü uygulamaları yavaş yavaş geri çekiyor. Facebook’un bundan bir yıl önce piyasaya sürdüğü ve 21 yaş altı kullanıcıları hedefleyerek Snapchat’in varlığını tehdit eden Lifestage App Store’dan geri çekildi. İlk olarak bir basın kuruluşu tarafından fark edilen bu geri çekilme Facebook tarafından da onaylandı.

Ancak bu Facebook’un yayından kaldırdığı tek uygulama değil. Lifestage’in yanı sıra Groups uygulaması da artık aktif değil. İlk olarak 2014 yılında piyasaya sürülen ve Facebook’un gruplara erişimi kolaylaşatıran Groups uygulamasının hayatına Facebook uygulaması içinde devam etmesi kararı verildi. Facebook yaptığı açıklamada: “Gruplarla ilgili çalışmalarda ana Facebook uygulaması ve facebook.com adresine odaklandığımızdan, iOS ve Android için Facebook Gruplar uygulamasını kaldırmaya karar verdik” ifadesini kullandı.

Groups uygulamasının kapanışı iki nedene bağlanabilir. Bunlardan ilki gruplara erişimin Facebook’un masaüstü ve mobil sürümlerinden kaldırılmaması. Zaten çok zor değişen kullanıcı alışkanlıklarını değiştirmek için bir adım atılmadı. Dolayısıyla kullanıcılar telefonlarında yer kaplayacak yeni bir uygulama daha yüklemek yerine hayatlarına her zamanki gibi devam etti. Bir diğer neden ise Groups uygulaması içinde bir haber kaynağı sistemi oluşturulmaması olabilir. Kullanıcılar her bir gruptaki içerikleri otomatik olarak tek bir haber kaynağında görmek yerine teker teker grupları ziyaret etmek durumundaydı.

Yine de Gruplar Facebook’un topluluk yaratma konusundaki temel taşlarından biri diyebiliriz. Facebook’da aynı fikirde olmalı ki yaptığı bir güncelleme ile gruplara özel bir haber kaynağı yaratmıştı.

İşin Lifestage tarafına gelecek olduğumuzda, bu uygulamayı biraz olsun hatırlamakta fayda var. Uygulamanın içerisinde kullanıcılar kendi biyografilerini oluşturuyor, video ve fotoğraf çekebiliyor, beğenilerini ve beğenmediklerini dile getirerek diğer sınıfa arkadaşlarıyla etkileşime geçebiliyordu. Geçtiğimiz yıl 19 yaşında olan ürün tasarımcısı Michael Sayman tarafından hayata geçirilen bu uygulamanın Instagram’ın varlığı ile rafa kalktığını düşünmek çok da yersiz olmaz.

Zira geçtiğimiz Nisan ayında Instagram’ın Hikayeler özelliği 200 milyon kullanıcısı ile 161 milyon kullanıcısı olan Snapchat’i geride bırakmıştı. Bu ay ortaya çıkan rakamlar da Snapchat’in hala geride olduğunu doğruluyor. Instagram 250 Milyon detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi