Çift kameralı operatör telefonu: Turkcell T80 [Ürün inceleme]

Çift kameralı operatör telefonu: Turkcell T80 [Ürün inceleme]

Yaklaşık iki hafta önce tanıtılan Turkcell T80 modelinin incelemesi ile karşınızdayız. Orta segmente hitap eden başarılı bir model olan Turkcell T80, çift kamera ve parmak izi sensörü ile fiyat segmentinin üstündeki rakipleri ile yarışabiliyor. Selefi olan T70 modeline kıyasla oldukça başarılı bir tasarım ile karşımıza çıkan T80, iki farklı renk seçeneğine sahip.

Altın sarısı ve koyu gri olmak üzere iki renk seçeneği sunan Turkcell T80, metal tasarıma sahip. 7.7 mm kalınlığında ve 141 gram ağırlığında olan T80, 5.2 inç büyüklüğünde IPS bir ekran ile geliyor. 1920 x 1080 piksel çözünürlüğünde olan Turkcell T80, çizilmeye dayanıklı Dragontrail korumasına da sahip.

Turkcell uygulamaları ile geliyor

Gücünü Qualcomm’un giriş seviyesi işlemcilerinden olan 8 çekirdekli Snapdragon 435 işlemcisinden alan Turkcell T80, grafik işlemci olarak ise Adreno 505 kullanıyor. 2 GB RAM ve 16 GB dahili depolama sunan Turkcell T80, 128 GB’a kadar microSD kart desteğine de sahip.

Stok Android’e oldukça benzeyen temiz bir arayüze sahip olan model, Android‘in en son versiyonu olan 7.1.1 Nougat işletim sistemini kullanıyor. Fizy, Bip ve Dergilik gibi Turkcell uygulamaları ile birlikte gelen T80, Dolby Audio teknolojisi sayesinde başarılı bir ses performansı sunuyor. Günümüzde pek çok akıllı telefonda bulunmayan Radyo desteğine de sahip olan T80, Bluetooth 4.1 bağlantı teknolojisini kullanıyor.

Çift kamerası ile fark yaratıyor

Kamera konusunda fiyat segmentindeki rakiplerinin oldukça önünde olan Turkcell T80, arkasında çift kamera bulunduruyor. 13 ve 2 megapiksellik ana kamera kullanan T80, derinlik efekti ve 3D fotoğraf çekme gibi özelliklere sahip. Ön kamerası ile de fark yaratan T80, flaş destekli 13 megapiksellik başarılı bir ön kamera kullanıyor.

Hem ön hem de arka kameraları ile 1080p 30 Fps video kaydı yapabilen Turkcell T80’in en büyük sıkıntısı ise pil ömrü. Normal kullanımlarda bir günü tamamlayabilen T80, yoğun kullanımda bir günü tamamlayamıyor. 4.5G desteğine de sahip olan Turkcell T80, 2730 mAh büyüklüğünde bir bataryaya sahip.

<iframe width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/AnsOGgYf-DM?feature=oembed" frameborder="0" detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

25 milyon aylık aktif kullanıcıya ulaşan Duolingo, 25 milyon dolar yatırım aldı

25 milyon aylık aktif kullanıcıya ulaşan Duolingo, 25 milyon dolar yatırım aldı

Dil öğrenme konusunda en popüler ve beğenilen uygulamalardan biri olan Duolingo, Seri E yatırım turunda 25 milyon dolar yatırım aldı ve tek boynuz (unicorn) olmaya bir adım daha yaklaştı.

Drive Capital öncülüğündeki yeni yatırım turuyla Duolingo‘nun değeri 700 milyon dolara yükselirken girişimin bugüne dek aldığı toplam yatırım tutarı da 108,3 milyon doları geçmiş oldu. Duolingo’nun büyümeden ve pazarlamadan sorumlu başkan yardımcısı Gina Gotthilf, bu yatırıma ihtiyacı duymadıklarını ve bi kaç teklif içinde kendileri için en faydalı olanı tercih ettiklerini paylaşıyor. 200 milyon kullanıcıyı geçtiklerini paylaşan Gotthilf, 25 milyon aylık aktif kullanıcı sayısına ulaştıklarını da paylaşıyor.

Yeni ürünler çıkarmaya devam edecek

Duolingo bu yatırımla şu anda 80 olan çalışan sayısını 2018’de 150’ye çıkarmayı hedefliyor. Bu yeni yeteneklerin çoğunun mühendis ve tasarımcı olacağını da ekliyor. Gotthilf’in paylaştığı bir diğer bilgiyse Duolingo’nun yeni ürünler çıkaracak olması. Duolingo Stories bu yeni ürünlerden biri ve dil öğrenme deneyimini daha ileri bir noktaya taşıyaca ki Duolingo’da soru/test serisini bitiren kullanıcılar olduğunu düşünürsek bu adımın pekala işe yarayacağını söyleyebiliriz.

Haziran 2015’te Google Capital liderliğinde 45 milyon dolar yatırım alan Duolingo, Japonca ile ilk Asya dilini de kütüphanesine eklemişti. Korece ve Çince dillerinin de bu yıl içinde veya 2018 yılı başında Duolingo’ya eklenmesi planlanıyor. Yeni yatırımla yapay zeka tarafına daha fazla ağırlık vermek isteyen 5 yıllık girişim, ne kadar gelir elde ettiğini paylaşmıyor ama geçen yıl Duolingo’nun kurucusu Luis von Ahn, sunucu, maaş ve diğer masraflar için günde 42 bin dolar harcadıklarını paylaşmıştı. Bu rakamın ciddi bir masraf olduğu düşünülebilir ama Gotthilf’in de işaret ettiği üzere yeni yatırım Duolingo’nun gelirlerinin arttığına işaret ediyor. CAPTCHA’nın mucidi de olan Luis von Ahn’ı Webrazzi Summit 2014’te ağırlamış ve kendisinden yabancı dil eğitiminin değişimine dair bir sunum izlemiştik.

Duolingo, 2016’nın sonunda sosyal ağ özelliklerine kavuşmuş ve geçtiğimiz Nisan ayında detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Microsoft Paint, fanlarının tepkileri sayesinde, varlığını sürdürecek

Microsoft Paint, fanlarının tepkileri sayesinde, varlığını sürdürecek

Paint (klasik)

MS Paint’in emekliye ayrılacağı haberi özellikle 30 yaş üstü bilgisayar kullanıcılarına duygulu dakikalar yaşattı ama Microsoft kafa karışıklığı giderecek bir açıklama yaptı ve klasik Paint uygulamasının varlığını sürdüreceğini açıkladı.

Microsoft blogundan yapılan resmi açıklamaya göre MS Paint, Windows bilgisayarlara ön yüklü bir program/uygulama olarak gelmeyecek. Fakat ayrı bir uygulama olarak Windows Store’dan indirilebilecek. Yani Paint uygulaması bağımsız bir uygulama olarak varlığını sürdürecek.

Paint’in kaldırılacağı haberiyle birlikte çok sayıda Paint fanı, başta Twitter olmak üzere sosyal ağlarda tepkilerini dile getirdiler. Öyle ki Paint kısa sürede Twitter’da trend haline geldi. Bu tepkiler üzerine konuya açıklık getiren Microsoft, fanlarının dilerlerse Paint uygulamasını Windows Store’dan indirebileceğini belirtiyor.

Hatırlatmak gerekirse Microsoft, önümüzdeki Eylül’de yayınlamayı planladığı Windows 10 Creators güncellemesinde Paint’i de emekliye ayrılacak programlar/uygulamalar arasında göstermişti. Diğer yandan Paint’in selefi Paint 3D’yi de tanıtmış ve 3 boyutlu çizim özelliklerine sahip yeni bir uygulamayı da Windows Store’a eklemişti.

Özetle Microsoft, bundan sonra Paint 3D uygulamasını öne sürecek ama bir klasik Paint efsanesini yaşatmak isteyen Windows Store’da aradığını bulabilecek.

Paint 3D

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Elon Musk: Mark Zuckerberg’ün yapay zeka konusundaki algısı kıt

Elon Musk: Mark Zuckerberg'ün yapay zeka konusundaki algısı kıt

Teknoloji sektörünün geleceği olarak görülen yapay zeka, yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Teknoloji dünyasının en önemli isimlerinden Elon Musk, Facebook kurucusu Mark Zuckerberg‘ün yapay zekanın geleceği ile ilgili düşüncelerinin kısıtlı olduğunu dile getirdi.

Olayın başlangıcına gidecek olursak Elon Musk, geçtiğimiz günlerde yapay zeka teknolojisinin insanlık tarihi boyunca karşılaşılan en büyük risk olduğuna dair bir açıklama yapmış ve yapay zekanın oluşturabileceği tehlikeleri karşı uyarılarda bulunmuştu. Açıklamanın ardından yaklaşık 7 gün sonra bir canlı yayın düzenlediği sırada soruları yanıtlayan Facebook CEO‘su Mark Zuckerberg, yapay zeka ve Elon Musk’ın açıklamalarıyla ilgili gelen soruya ilginç bir cevap verdi.

Elon Musk’ın yapay zeka ile ilgili açıklamalarını sorumsuzca olduğunu dile getiren Mark Zuckerberg, yapay zekayla ilgili ortaya atılan kıyamet senaryolarını ve olumsuz düşüncelerin kaynağını anlayamadığını da ekledi. Haberimizin asıl heyecan verici kısmı ise bundan sonra başlıyor.

Sizce kim haklı?

Takipçilerinden birinin Mark Zuckerberg’ün açıklamalarının bulunduğu bir haberi Elon Musk’ı etiketleyerek paylaşmasının ardından Musk’tan oldukça sert bir cevap geldi. Attığı Tweet’te Mark Zuckerberg ile daha önce yapay zeka hakkında konuştuklarını belirten Musk, Zuckerberg’ün konuyla ilgili olan anlayışının yetersiz olduğunu söylemekten de çekinmedi. Şu an için sıra Zuckerberg’e geçmiş gibi görünüyor, polemiğin uzayıp uzamayacağını ise zaman gösterecek.

Buradaki asıl soru ise kimin haklı olduğu. Evet teknoloji dünyasının en önemli isimleri arasında yer alan Mark Zuckerberg ve Elon Musk’ın sosyal medya platformlarından polemiğe girmesi ilginç ama tartıştıkları konu oldukça ciddi. Peki sizce kim haklı? Yapay zeka bir tehdit mi yoksa teknoloji dünyasının geleceği mi? Diğer bir söyleyişle Musk mı Zuckerberg mi?

I’ve talked to Mark about this. His understanding of the subject is limited.

— Elon Musk (@elonmusk) 25 Temmuz 2017

Öne çıkan görsel: CNBC

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook, içerik hakları girişimi Source3’yi satın aldı

Facebook, içerik hakları girişimi Source3'yi satın aldı

İçerik hakları ihlalleri ve izinsiz yüklenen videolarla savaş açan sosyal medya platformu Facebook, ABD merkezli içerik hakları girişimi Source3‘yi satın aldı. Gerçekleşen satın alma Source3’nin resmi sitesi arayıcılığıyla duyuruldu. Açıklamada anlaşmanın şartları paylaşılmazken, Facebook sözcüsü de açıklama yapmaktan kaçındı.

Source3’nin sadece teknolojisini satın almayan Facebook, girişimin bazı çalışanlarını da bünyesine kattı. 2014 yılında 4 milyon dolar tohum yatırımı alan Source3, içerik hakları ihlalleri ve hak yönetimi konularına yoğunlaşıyor. Facebook’ta da korsan bir şekilde izinsiz yüklenen videoları takip edecek olan Source3, IP üzerinden izinsiz paylaşım yapan kullanıcıları tespit edecek.

Korsan içerik sorunana çözüm olacak mı?

Geçtiğimiz yıl duyurduğu Rights Manager servisi ile korsan içeriklere ve telif hakları ihlallerine savaş açan Facebook, Source3’nin satın alarak elini güçlendirdi. Youtube’un Content ID servisine oldukça benzeyen Rights Manager, içeriklerin izinsiz olarak paylaşılmasının önüne geçiyordu. Source3’nin Facebook’a katılması sosyal medya platformu içinde hızla büyüyen korsan paylaşım sorununa çözüm olacak mı bunu zaman gösterecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Daimler ve Bosch, insansız bir otopark geliştirdi

Daimler ve Bosch, insansız bir otopark geliştirdi

Daimler (Mercedes-Benz) ve Bosch, araç sahipleri için oldukça sinir bozucu olan park bulma ve park etme işlemini insansız bir şekilde çözebilecekleri bir otopark geliştirdi. 2018 yılı itibari ile Almanya’da bulunan Mercedes Benz Müzesi’nde hizmete girecek olan bu otopark “vallet” sistemi ile çalışıyor.

Telefonlara indirilecek bir uygulama sayesinde kullanılabilecek olan bu teknoloji, araç sahiplerine zaman kaybetmeden park yeri bulmak, park etme ve bulundukları yere geri gelme işlemlerini kapsıyor. Hem araçta hem de otopark alanında bulunan sensörler sayesinde sürücüsüz araç en makul yerdeki boş alanı tespit ediyor ve aracı park ediyor. Aynı zamanda araç hareket halindeyken çevresinde olan bitenleri de sensörler aracılığıyla takip ediyor ve güvenliği böyle sağlıyor.

Altyapıda kullanılan bileşenler Bosch tarafından üretilmiş ve Daimler’in teknolojisi ile uyumlu hale getirilmiş. Almanya’da bulunan müzede uzun bir deneme süreci geçirecek olan bu teknoloji, yerel düzenlemelerin de sağlanması ile diğer otoparklara da uygulanmaya başlayabilecek. Böylece otoparkların boş alanları, en verimli şekilde kullanılmış olacak.

İnsansız araç teknolojileri, gerçekten büyük bir soruna daha çözüm üretmiş olacak çünkü otoparklarda boş yer ararken kaybedilen zamanlar, en az trafikte geçirilen boş zamanlar kadar fazla.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Alphabet: Yüzde 21 büyüdük ancak gelirimiz düştü

Alphabet: Yüzde 21 büyüdük ancak gelirimiz düştü

Dünyanın en değerli şirketleri arasında yer alan Google’ın çatı şirketi Alphabet, gelirini yılın ikinci yarısında yüzde 21 oranında arttırdığını açıkladı. Ancak Avrupa Birliği Komisyonu’nın Google’a kestiği 2.70 milyar dolar ceza nedeniyle şirketin 2017 ikinci çeyreğinde net karı ciddi oranda düştü.

Şirketin yaptığı yazılı açıklamada, Google dahil olmak üzere Google’a ait diğer çatı şirketlerden elde ettiği gelir 26 milyar dolar. Bu gelirin 22,7 milyar dolarla çok büyük bir kısmı Google’ın reklamları oluşturuyor. Bu sene gelirinde düşüş yaşayan Google Fiber projesi ve Nest ise 248 milyon dolar hasılat elde edebildi. Öte yandan Google Bulut Sistemi’nde elde edilen gelirin ise 3.1 milyar dolar olduğu ifade ediliyor.

Google istikrarlı bir şekilde büyümeyi sürdürse de, Avrupa Birliği’nin Google’a online aramada rekabet kurallarını ihlal ettiği gerekçesi ile kestiği ceza nedeniyle şirketin 6 aylık net karını 3,5 milyar dolar olarak açıkladı. Aynı zaman diliminde geçtiğimiz yıl Google 4.9 milyar dolar kar elde etmişti.

Google reklam gelirleri yüzde 18 arttı

Şirket tarafından gelen diğer bir açıklama ise Google reklamlarından kazanılan gelirin yüzde 18 oranında artmış olması ve Google’ın sitelerinden gelen tıklama bazlı geçtiğimiz yıla göre yüzde 61 artması. Büyümenin büyük bir kısmı ise YouTube ve mobilden geliyor.

Şirket ile ilgili diğer bir gelişme ise Google’ın CEO’su Sundar Pichai’nin yönetin kurulu ekibine katılacak olması. Pichai’nin ekibe katılması ile birlikte yönetim kurulunda üye sayısı 13’e çıktı. Pichai, selefi Larry Page Alphabet’in başına geçince 2015’te Google’ın CEO’su olarak görevine başlamıştı.

Öte yandan şirket, ikinci çeyrekte bünyesine 1000 yeni çalışan ekleyerek toplam çalışan sayısını 75.000’in üzerine çıkardı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Blockchain tabanlı olarak ödeme sistemi Everex, 500.000 dolar yatırım aldı

Singapur’lu fintek kuruluşu Everex, Çinli sanayi kuruluşu Holley Group’den 500.000 dolarlık tohum yatırımı aldı. Yatırımın da etkisiyle Everex, bugün başlayacak olan token satışlarından oldukça iyi bir gelir elde etmeyi umuyor.

Everex’i, Ethereum temelli nakit transferi ve mikro kredi hizmetlerinin güvenliğini blockchain tabanlı olarak güvence altına alan bir online ödeme sistemi olarak tanımlayabiliriz.

Everex, potansiyel müşteriler olarak ilk aşamada Asya’da bankaları ve hizmetlerini kullanma imkanı bulunmayan/kullanmayı istemeyen kişileri hedefliyor. Bu müşteriler içerisinde özellikle Tayland’da çalışan Myanmarlı göçmenler yer alıyor. Şu anda Myanmarlı olup ve Tayland’da çalışan 100’den fazla göçmen, ailelerine para göndermek için Everex’i kullanıyor. (Bu arada bu haberi sizlerle Myanmar’dan bildiriyorum )

Everex ayrıca hizmetlerinin turist ve gurbetçiler için de oldukça faydalı olabileceğini, turistlerin yerel para birimlerine paraları dönüştürürken ödedikleri komisyon ve kur farklarından kurtulabileceğini belirtiyor. Bir diğer önemli grup ise sivil toplum kuruluşları. Blockchain teknolojisi sayesinde bu kuruluşların fonları denetlenebilecek şekilde dağıtılabiliyor.

Bugün satışa çıkan EVX token, normal kullanıcıların erişemeyeceği farklı özelliklere erişim imkanı sağlayacak bir anahtar. EVX anahtarının bir diğer faydası da, bankacılık geçmişi bulunmayan kişilerin, kredi skorlarını geliştirmelerini sağlayacak olması. EVX token satışına yetişemeyenler de Everex kullanım sıklıklarına göre EVX token ile ödüllendirilecek. 15 milyon dolarlık token satış sınırı ile başlayan Everex şimdiden 3 milyon dolarlık önce sipariş almış bile. Potansiyel yatırımcılar Etherum veya Bitcoin kullanarak token alımı yapabiliyorlar.

Asya pazarında bankacılık hizmetlerine ulaşamayan/kullanmayan kişileri hedefleyen tek girişim Everex değil, şu anda pazarda aktif olarak yer alan Ascend, 2C2P ve Omise gibi 3 önemli rakip bulunuyor ve Omise 25 milyon dolarlık token satışını tamamlamış bile. Yıl sonuna kadar Rusya, Tayland ve Myanmar’da tam olarak hizmet vermeye başlayacak Everex, 2018 yılı ilk çeyreğinde ise diğer Asya ülkelerine açılmayı planlıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Manibux, Mustafa Sandal’ın katıldığı turda 2 milyon değerlemeyle yatırım aldı

Manibux, Mustafa Sandal'ın katıldığı turda 2 milyon değerlemeyle yatırım aldı

Çocuklara harçlık vermenin en kolay ve güvenli yolu olma iddiasındaki Manibux‘ı sizlere geçtiğimiz Şubat ayında tanıtmış ve Webrazzi Mobil’17 konferansında ise Mustafa Sandal’ın Manibux ile ilgilendiğini paylaşmıştık. Aldığımız yeni resmi açıklama Mustafa Sandal’ın 4 yatırımcıyla beraber Manibux’a yatırım yaptığını ve Manibux ile ilgilenmeye devam edeceğini gösteriyor.

Paylaşılan bilgiye göre, Manibux, 2 milyon dolar değerleme üzerinden bir yatırım aldı ve bu yatırıma Mustafa Sandal’ın yanısıra Burak Günsev, Barış Cönger, Ayla Cönger ve Ayberk Kuday da katıldı. Psikolojik danışman Canan Akmanoğlu Bayrak’ın kendi ihtiyaçlarından yola çıkarak hayata geçirdiği Manibux, bu yatırım turunda 2 milyon dolar üzerinden değerlendi.

Canan Akmanoğlu Bayrak yatırımla birlikte Manibux’ın daha hızlı bir büyüme grafiği çizeceğini söylüyor ve “Rüya ekibi oluşturduğumuza inanıyorum. Yatırımcılarımızın verdiği destek, sadece finansal bir yatırım değil. Önümüzdeki dönemde çok güzel işbirlikleri ve projelerle adımızı sık sık duyuracağımız danışma kurulumuzu da oluşturmuş olduk.” diye ekliyor.

Daha önce Manibux ile yakından ilgilendiğini söyleyen ve klasikleşen yatırım fotoğrafında yerini alan Mustafa Sandal ise bu ilgisinin süreceğini şu sözlerle açıklıyor;

Çocukların ve gençlerin hayatlarını şekillendirecek para yönetebilme becerisinin kazanılmasında onlara fayda sağlayacak bir sistemin parçası olmaktan çok mutluyum. Bir baba olarak da bu ihtiyacı biliyor ve yaşıyorum. Bu nedenle bir yatırımcıdan çok, çocuklar ve gençlerin geleceğini şekillendiren fikirler üreten ve emek harcamayan bir baba olarak manibux’ın bir parçası olmak beni daha çok heyecanlandırıyor. Gelecekte kendi parasını kontrol edebilen gençlerin daha özgür bireyler olacağına inanıyorum.

Manibux çocuklarına 300 bin TL’den fazla harçlık yatırıldı

Güncel rakamlara göre Manibux, ilk 5 ayında, çocukların kartlarına yatırılmak üzere, yaklaşık 300 bin TL’lik harçlık topladı ve her ay bir önceki ayın iki katına yakın artış hızı yakaladı. Uygulamanın kullanıcı sayısı tam olarak açıklanmasa da binlerle ifade ediliyor ve mevcut para transfer hacmi ile büyüme hızı geleceğe ilişkin olumlu sinyaller veriyor.

Henüz tanışmayanlar için Manibux, anne-babaların çocuklarına verdikleri harçlıkları yönetebilecekleri bir uygulama. Ebeveynler harçlık detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yeni nesil emlak bulma sitesi Emlakjet’ten ilk yarı analizi

TÜİK’in bugün açıkladığı verilere göre, yaz döneminin ve Ramazan’ın etkileri Haziran ayı konut satışlarında keskin olarak hissedildi. Türkiye genelinde satışlar bir önceki yılın Haziran ayına göre % 8,1 oranında azaldı. Yılın ilk yarısında ise büyüme ivmesi korundu. Ocak-Haziran’ı içeren dönemde konut satışları % 3 artışla 654.363 oldu.

Yeni nesil emlak bulma sitesi Emlakjet.com Genel Müdürü Gizem Moral Kunter, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bugün açıklanan verilerini değerlendirdi.

İpotekli 6 ayda % 22 arttı ama asıl senetli ödemelere dikkat edilmeli

İpotekli satış adedinin Haziran’da bir önceki yılın aynı ayına göre % 3,2 oranında azalarak 35.210 olduğunu ve satışlar içindeki payını % 36,1’e taşıdığını belirten Gizem Moral Kunter, “Bu oran, geçen yılın Haziran ayında % 34,3’tü. Yine geçen yılın ilk 6 ayına baktığımızda ipotekli satışın geçen yılki 201.084 adetten bu yıl 245.375 adede ulaşarak % 22’lik bir artış gösterdiğini görüyoruz. GYODER’in Haziran verilerini hatırlarsak, burada dikkat etmemiz gereken konu aslında senetli satışlardaki yükseliş. Yeni konut satışlarında % 48 ile son bir yılın en yüksek banka kredisi kullanımının gerçekleştiği Şubat’ta, aynı zamanda % 6,5 ile son 16 ayın en hızlı stok erimesi yaşandı. Haziran’da ise firmaların kendi finansmanıyla sübvanse edilen kampanyaların artışıyla satışlarda senet kullanımı, % 52 ile son 6 aylık ortalamasının üzerine çıktı. Bu dönemde stok erimesi de % 2,7 ile son 6 aylık ortalama değerin altında seyretti. Bu verilere baktığımızda görüyoruz ki, stoğun erime hızının artması düşük banka faiziyle kredi kullanımının artması ile parallellik gösteriyor. Senetli satışın giderek artmasının ise risk yönünde bir alarm verdiğini söyleyebiliriz. Senetli satış, firmanın özsermaye gücü yerinde olduğu sürece yerinde bir ödeme aracı olabilir ancak burada konut alıcılarının firmaların güvenirliklerini, kapasitelerini, daha önce tamamladığı projeleri çok yakından analiz etmeleri gerekiyor” diye konuştu.

Yaz döneminde ikinci el konuta ilgi bekliyoruz

Verilere göre Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre % 7,9 azalarak 45.433 oldu. Toplam konut detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Patronlar, personeli kadar kuvvetlidir

Şirketlerin, başarı öyküleri vardır ve bu öyküler özellikle genç girişimcilere yol gösterici olur. İlnero Print Center, 2 yıl 8 ay gibi kısa bir sürede “azim, inanç ve çok çalışma” ile nelerin yapılabileceğini gözler önüne seren bir başarıya imza attı.

Başka bir sektördeki görevinden ayrılarak, kendi işini yapma kararı alan Fatih Karaderili ve ağabeyi Mustafa Karaderili, bir arkadaşlarının tavsiyesi üzerine 2014 yılı Ağustos ayında Copy-Center açmayı planladı. O tarihte Lidya Grup ile tanışan Fatih Karaderili, Lidya Grup’un deneyim ve tecrübesinden de yararlanarak makine yatırımlarını yaptı ve Aralık 2014 tarihinde, Ataşehir’de İlnero Print Center’ın açılışını gerçekleştirdi. Faaliyete başladıktan kısa bir süre sonra, ilk işlerinden birisi olarak büyük bir markanın reklam işleri alınınca, açılışın daha ilk aylarında ilave dijital makine yatırımı yapıldı. Aylık bazda ciddi büyümeler yaparak yoluna devam eden İlnero Print Center, bugün ağırlıklı olarak tekstil ve ayakkabı sektöründeki birçok markanın, 800’ün üzerindeki mağazasında A’dan Z’ye iç mekan giydirmesini yapıyor.

Kısa zamanda elde ettikleri başarının altında “inançla çok çalışmanın” yattığını kaydeden İlnero Print Center Genel Müdürü Fatih Karaderili, şunları söyledi:

“Öncesinde hiç tecrübemizin olmadığı ve malzemelerini dahi tanımadığımız bir sektörde, kısa zamanda başarılı olmamızın altında, ‘inançla çok çalışmamız’ yatıyor. Aralık 2014 tarihinde 150 metrekarelik bir yerde 2 kişi çalışırken, bugün Temmuz 2017’ye geldiğimizde bin metrekarelik bir alanda 12 kişilik bir ekibimizle yolumuza devam ediyoruz. Firma olarak, aylık bazda katlayarak büyümemizi sürdürüyoruz. Başarılı ve mutlu bir ekibimiz var. Mutlu çalışanlar, mutlu müşteriler demektir. Patronlar, personeli kadar kuvvetlidir” dedi.

İnançla yola çıktı, ilk günlerden reklamcılık sektörüne girdi

Copy- center olarak faaliyete başlamalarına rağmen, ilk işlerinden birisinin büyük bir marka olması nedeniyle direk reklamcılık sektörüne girdiklerini anlatan Fatih Karaderili, konuşmasına şöyle devam etti:

“İlk anlaşma yaptığımız firmalardan birisinin, mağazalarının iç mekan giydirilmesi işini alınca, direk reklamcılık sektörüne adım attık. Açıldığımız tarihten itibaren geçen 6 ayın sonunda, hem işimizi ince detaylarına kadar öğrendik, hem de yeni müşteriler kazandık. Az önce detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Gıdada 1 milyar dolarlık ihracat pazarının kapısı CNR EXPO’da açılacak

Türkiye’de ilk kez gıda, ambalaj ve ev dışı tüketim sektörleri, CNR Food İstanbul-CNR Ambalaj fuarları ile Ev Dışı Tüketim Ürünleri ve Tedarikçileri Buluşmasıyla CNR EXPO Yeşilköy’de bir araya gelecek.

Ekonomi Bakanlığı’nın Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE) Projesi kapsamında düzenlenecek alım heyeti organizasyonu ile CNR EXPO’da 45 ülkeden toplam 1 milyar dolar ithalat bütçesi olan 99 firma ağırlanacak.

CNR Holding tarafından, İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ile Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği’nin iş birliğinde ‘CNR FOOD İstanbul, CNR Ambalaj İstanbul fuarları ve Ev Dışı Tüketim Ürünleri ve Tedarikçilerinin Buluşması’ 20-23 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek. Gıda sektöründe yapılan kapsamlı organizasyonda, Türkiye’nin en kapsamlı alım heyetleri organizasyonlarından birine ev sahipliği yapılacak.

Türk gıda firmalarına ihracatlarını artırma imkanı

Ekonomi Bakanlığı’nın Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE) Projesi kapsamında düzenlenecek alım heyeti organizasyonu ile CNR EXPO’da 45 ülkeden toplam 1 milyar dolar ithalat bütçesi olan 99 firma ağırlanacak. İtalya, Almanya, İngiltere, Yunanistan, İran, Irak, Libya, Birleşik Arap Emirlikleri, Sudan, Cezayir, Tunus, KKTC, Azerbaycan, Rusya’nın yanı sıra, sektörün hedef pazarlarından olan Avrupa ve MENA bölgesinden de VIP alım heyetlerinin aralarında bulunduğu dünyanın dört bir yanından gelen alıcılar, Türk gıda firmalarına ihracatlarını artırma imkanı sağlayacak.

84 ülkeden 65 bin ziyaretçi

Üç sektörün tek çatı altında buluşturulduğu organizasyon 80 bin metrekarelik alanda, 84 ülkeden 65 bin yerli ve yabancı ziyaretçi hedefiyle düzenlenecek. Gıda toptancıları, zincir marketler, tekil ve zincir otel, restoran, cafe, yemek ve catering şirketleri gibi kurumların işletme sahipleri satın almacıları, şefleri tarafından yoğun ilgi görecek olan organizasyon ile kısa bir sürede Sial Paris, Anuga Köln, Gulfood Dubai gibi uluslararası gıda fuarlarına rakip olma hedefleniyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Hepimizin ihtiyacı olan sunum becerisi

2001 yılından bu yana Eğitim ve Yönetim Danışmanlığı alanında hizmet veren, güven düzeyi yüksek kurum kültürünün oluşturulmasına, kısa ve uzun vadede kendi kurumlarının performansının yükseltilmesine yönelik yaptığı çalışmalar ile birçok kez ödüle layık görülen Indus Eğitim&Yönetim Danışmanlık’ın kurucusu Efsun Yüksel Tunç, yeni yazısında sunum becerilerinin tüyolarını veriyor

Efsun Yüksel Tunç’un “Hepimizin İhtiyacı Olan Sunum Becerisi” başlıklı yazısı:

Önemli bir toplantıda fikirlerinizi açıklayacaksınız ya da satıştasınız ürününüzü en iyi şekilde anlatmalısınız ya da bir mülakatta karşı tarafı etkilemek istiyorsunuz, işte bütün bu alanlarda hepimizin ihtiyacı olan sunum beceresi.

Bir çeşit iletişim şekli olan sunumda önceden hazırlanmış ve planlanmış bir konunun etkili bir şekilde dinleyiciye aktarılması söz konusudur. Aklımızdakileri, raporladıklarımızı, araştırdıklarımızı karşı tarafa sözel ya da görsel, bazen teknolojik araçlardan yararlanarak bazen de son derece sade bir anlatımla ulaştırmak istiyorsak etkili sunumlar yapabilmemiz gerekmektedir.

Hayatımızın her alanında ustalıkla sergilememiz gereken bu beceriyi edinmek için konuyu Sunum Öncesi – Sunum Anı ve Sunum Sonrası olarak 3’e ayırabiliriz. Başarılı bir sunum için hazırlık kısmını özetleyen Sunum Öncesi yapılması gerekenleri sıralarsak:

Amacı belirlemek ilk atılması gereken adım. Çünkü sonrasında tüm hazırlık o amaç göre şekillenmektedir. Amacımız, öğretmek mi, bilgilendirmek mi, pazarlamak mı, eğlendirmek mi, motive mi etmek, bir konuyu mu öğretmek, rakamları mı açıklamak…

Katılımcı kitlesini tanımak ve ne istediklerini bilmek sunum öncesi mutlaka titizlikle üstünde durmamız gereken bir konu. Ne duymak istiyorlar, bilgi düzeyleri ne, enerji seviyeleri nasıl, kültürel kodları algılarını nasıl etkiliyor, ne kadar süre dinleyebilirler vb. gibi pek çok soruya yanıt vermemiz gerekmektedir.

Kişisel hazırlığımızın ne kadar yeterli olduğunu anlayabilmek için kendimize sorular sorabiliriz, bu sorulara örnek verirsek:

Konu ile ilgili bilgim yeterli mi?

Sunacağım alanla ilgili deneyimim tam mı?

Görüntüm bu sunumu, böyle bir kitleye yapmak için uygun mu?

Sunum yapmaya hazır mıyım? Yeteri kadar prova yaptım mı?

İletişim becerilerim beklentileri karşılar mı? Zaman planlaması sunum öncesi diğer bir işimiz. Ne kadar süreli bir sunum yapacağımızı, araları hepsini önceden planlayarak etkimizi artırmalıyız.

Belirlediğimiz zamana detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Düğün konseptine özel damatlık tüyoları

Moda dünyasının değişen trendleri şüphesiz ki damatlık modellerini de etkiliyor. Erkeklerin modaya olan merakı farklı düğün konseptleri damatlıklarda sıradanlığı ortadan kaldırıyor.

Bir damat cool, trend, karizmatik ya da sportif olabilir. Nasıl görünmek istediğini ve düğün konseptini belirleyen erkekler için ise moda dünyası birbirinden farklı seçenekler sunuyor. Bu kadar çeşitli model arasında kararsız kalan erkeklerin imdadına ise stil danışmanları yetişiyor.

Farklı düğün konseptleri için damatlık önerilerinde ilk sırayı, yükselen trend olan kır düğünleri alıyor. Çakıcı, kır düğünü ile evlenecek damatlara önerisi ise kumaş ve damatlığın rengi oluyor.

Kır düğününde keten şıklığı

Açık havada yeşil ve mavinin dansına eşlik eden birbirinden renkli çiçekler arasında siyah bir damatlık seçiminden uzak durulması gerekiyor. Ancak koyu renk damatlıktan vazgeçemeyen adaylar için ise küçük tüyolar yok değil. Örneğin kravat seçiminde doğadan ilham alınarak gelin çiçeğinin içerisinde yer alan çarpıcı tonlardan destek alınabiliyor. Lavantalardan hazırlanmış bir gelin buketi ile mor kravatın sevgili eşiniz ile aranızdaki uyumu da sağlayacağınızdan şüpheniz olmasın.

Moda dünyası kır düğünleri için keten kumuştan hazırlanan damatlıkları öneriyor. Kır düğünleri için ise farklı renk ve kalıpları ile keten takım elbiseler ise Abdullah Kiğılı mağazalarında damat adaylarının beğenisine sunuluyor. Sayit Çakıcı, kır düğünleri için siyah, lacivert, mavi ve koyu mavi tonlardaki takım elbiselerin de sportif alternatiflerin vazgeçilmez renkleri arasında yer aldığını belirtiyor. Çakıcı, birbirine yakışan ve birbirini tamamlayan ceket ve pantolon takım seçeneklerini öneriyor.

Her sezonun favori renkleri siyah, lacivert, bordo…

Çakıcı, damatlıkta klasik renkleri ve kesimleri tercih eden damatlar için her sezon damatlık koleksiyonlarında siyah, lacivert ve bordo renkli smokinlerin yer aldığını beliriyor. Bu renklerin kendi içinde kombinlenerek damatlıkların hareketlendirilebileceğini de belirten Sayit Çakıcı, siyah pantolon, ve yelek üzerine alınacak bordo bir ceket ile damatlığın hareketlendirilebileceğini belirtiyor.

Düğününüz bir otel salonunda olacak ve sizin tercihiniz ise smokinden yana ise bu sır sizi terlemekten kurtaracak. Üzerinizdeki stres ve yaz sıcağı ile boncuk boncuk terleyen damatlar, Çakıcı size özel kombin önerisi, smokinin içine giyilecek detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Kale Kilit, Keyless Go ile akıllı anahtar teknolojisini genele yayacak

Kale Kilit, Keyless Go ile akıllı anahtar teknolojisini genele yayacak

Tahtakale’de karyola borusu ve gaz ocağı üreterek iş hayatına atılan Sadık Özgür’ün kurduğu ve daha sonra bir holdingin kurulmasına öncülük eden Kale Kilit, akıllı kilit teknolojisini genele yaymak için önemli bir adım attı. Kale Kilit’in desteği ile Boni ekibinin kurucu ortak olduğu Vavien (vavien.io) üzerinden yürütülen Keyless Go projesi, kapı kilitleri üzerinde geniş bir kontrol imkanı sunuyor.

2016 yılında TÜBİTAK Ar-Ge Desteği ile başlayan proje, temassız kilit sistemlerine cep telefonlarından kontrol edilebilme özelliğini ekliyor. PropTech (Property Technologies) dikeyinde akıllı çözümler üreten IoT şirketi Vavien’den aldığımız bilgiye göre Kale Kilit’in ilk etapta X5 modelli apartman kapı kilitlerine entegre edilecek Keyless Go isimli mobil çözüm telefonlar üzerinden etkin bir kilit kontrolü sağlıyor. Keyless Go ile telefonuna anahtar yüklü kişi cep telefonunu kullanmadan, kapıya yaklaşarak kapı kilidini otomatik olarak açabiliyor.

Kapının Keyless Go yerine telefondan açılması içinse Kale Akıllı Anahtar mobil uygulamasından uygulamaya tanımlı olan anahtarlar listelenip seçilen kapı kilidiyle kapı açılabiliyor. Uygulama iPhone’larda yer alan Force Touch özelliği ile de uyumlu çalışıyor.

Anahtar paylaşımı kolaylaşıyor

Diğer yandan Keyless Go uygulamasıyla anahtar paylaşımı da gayet kolay bir şekilde yapılabiliyor. Kale Akıllı Kilit sahibi kişi, sahip olduğu anahtarı SMS ile karşı tarafa iletebiliyor ve paylaştığı anahtarı belli günlerde veya saatlerde kullanılabilecek şekilde programlayabiliyor. İstenirse tek kullanımlık bir anahtar da tanımlayabiliyor.

Mekanlarla etkileşim ve konum servisleri alanlarında yüksek teknoloji ürünleri üreten Boni Global, Keyless Go için kablosuz veri yapısının, güvenlik ağlarının ve anahtar paylaşım özelliklerinin bulunduğu özel bir devre kullanıldığını söylerken, akıllı kilit dönüşümünü tabana yaymak isteyen Kale Kilit de bu teknolojiyi daha fazla noktaya (X5 modeli dışındaki kapı kilitlerine, otomatik garaj kapılarına vs.) entegre etmek için çalıştığını bizimle paylaşıyor.

Bu alanda yerli ve yabancı girişimlerin çeşitli adımlar attığını Webrazzi okuyucuları pekâla bilecektir. Ancak gerek Keyless Go’nun arkasındaki tecrübe gerekse Kale Kilit’in sektörel detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

UniverList üniversiteler için referans platform olmak istiyor

UniverList üniversiteler için referans platform olmak istiyor

Eğitim odaklı ilginç bir girişim olan UniverList, özellikle üniversite tercih süreci içinde bulunduğumuz şu günlerde öğrencilerin imdadına yetişiyor. Dünyanın en büyük üniversite veri tabanı olma hedefi ile yola çıkan UniverList, ülkemizdeki tüm üniversiteler hakkında detaylı bilgiler veriyor.

İzmir Yaşar Üniversitesi‘nde bulunan Minerva Kuluçka Merkezinde çalışmalarını sürdüren UniverList, geçtiğimiz Ocak ayında Murat Ödemiş tarafından kuruldu. Yaklaşık 7 aylık geliştirme sürecinin sonunda içinde bulunduğumuz Temmuz ayında kullanıma açılan UniverList, 15 kişilik bir ekip tarafından yönetiliyor.

10 öğrenci, 2 akademisyen, 2 mühendis ve 1 pazarlama uzmanı tarafından yönetilen UniverList, üniversiteler hakkında detaylı bilgiler sunarak tercih sürecini daha kolay bir hale getirmeyi hedefliyor. Tüm servislerini kendileri geliştiren UniverList, üniversiteler hakkındaki bilgileri 6 kişilik içerik ekibi arayıcılığıyla topluyor.

Yaklaşık 2 hafta içinde 20 bin ziyaretçiye ve bine yakın üyeye ulaşan UniverList, üniversiteleri şehir, bölüm, fakülte, burs imkanı, öğrenim dili, taban puanı, başarı sırası ve üniversite tipi kategorileri ile değerlendiriyor. Sadece web sitesine bağımlı olmayan UniverList, Android için bir mobil uygulamaya da sahip.

Üniversite hayatının önemli bir parçası olan sosyal ve kültürel olanakları detaylı bir şekilde paylaşan UniverList, üniversiteler hakkındaki bilgileri hem sanal ortamlardan hem yerinde tek tek gezerek topluyor.

Tercih dönemlerinin yanı sıra tüm yıl kullanılan referans bir platforma dönüşmek isteyen UniverList’in hedefi ise yurt dışına açılmak. Avrupa, ABD ve Kanada‘ya açılmak isteyen UniverList, yurt dışındaki üniversiteler hakkında konaklama bilgisi de verecek. Gelecekte servise dahil edilecek sosyal eklentiler sayesinde üniversite adayları, öğrenciler ve mezunlar iletişim kurabilecek.

Hedef 5 bin üniversite

Ülkemizde tam anlamıyla bir rakibe sahip olmasa da yurt dışından Schoolapply, Petersons ve Studyportals gibi önemli rakiplere sahip olan UniverList, rakiplerinin daha çok ABD merkezli üniversitelere yoğunlaştığını fakat kendilerinin Avrupa kökenli üniversitelere öncelik vereceğini dile getiriyor.

Üniversitelerin sahip oldukları akademik başarılara göre bir başarı sıralaması da oluşturan UniverList, reklama dayalı bir gelir modeline sahip. Şu detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

1+0 daireler yeni yönetmelikle artık inşa edilmeyecek

‘Yeni Tip İmar Yönetmeliği’, inşaat sektörüne yeniliklerle birlikte geliyor. Bu yenilikler arasında kamuoyunun en çok dikkatini çeken konulardan biri olarak 1+0 stüdyo dairelerin artık yasaklanması ön plana çıktı. 45 yıllık tecrübesiyle gayrimenkul sektörünün önde gelen şirketleri arasında yer alan Yıldırım Yapı Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yıldırım, ‘Yeni Tip İmar Yönetmeliği’ndeki değişiklikleri değerlendirdi.

‘Stüdyo daireler Türk insanına hitap etmedi’

Türk insanının 1+0 stüdyo dairelere pek sıcak bakmadığını ve kullanışsız bulduğunu dile getiren Yıldırım Yapı Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yıldırım, “Yeni yönetmelikte 1+0 dairelerin yapımı yasaklanırken en küçük konutun 28 metrekare olması yönünde karar alındı. Stüdyo daireler dünyadaki örneklerinin aksine Türkiye’de çok ilgi görmedi. Türk insanı küçük de olsa 1+0 kültürüne sıcak bakmadı. Bu nedenle alanların daha doğru kullanılacağı 1+1 evlerin projelerde yer almasının daha doğru olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Yıldırım Yapı Grubu’nun projelerinde her ihtiyaca uygun büyüklükte konut tipleri sunduğunu hatırlatan Osman Yıldırım, “Projelerimizde geçmişte de 1+0 tipi konutlarımız bulunmuyordu. Bunun yerine daha kullanışlı diyebileceğimiz 1+1 planlı evler yapıyoruz. Çalışmalarımızı bu yönde sürdüreceğiz” yorumunda bulundu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Workincubation: Workinton’dan kuluçka ve hızlandırma merkezi adımı

Workincubation: Workinton'dan kuluçka ve hızlandırma merkezi adımı

Türkiye’de paylaşımlı ofis ve ortak çalışma alanı denince akla ilk gelen isimlerden olan Workinton, Workincubation adlı kuluçka merkezi ve hızlandırma programıyla girişimcilere yeni bir kapı daha açtığını duyurdu.

Girişimcilerin ve girişimci adaylarının hayallerini gerçekleştirmesini isteyen Workinton, girişimcileri Ön Kuluçka, Kuluçka ve Hızlandırma adlı 3 farklı program içinde değerlendirecek. Workinton, geniş ağı sayesinde girişimcilerin tek bir merkeze bağlı kalmadan, Workinton’un 14 farklı şubesini kullanabilecek. Bu sayede de iş bağlantılarını daha rahat bir şekilde geliştirebilecek veya farklı semtlerde rahat bir çalışma ortamında çalışma imkanı yakalayacak.

Bir süredir çalışmalarının devam ettiğini bildiğim Workincubation, aldığım bilgilere göre şu anda 15 girişimciyi çatısı altına almış durumda. Girişimciler mentorluk/danışmanlık ve çalışma ortamı desteklerinin yanısıra bulut teknolojisi desteği, devlet destekleri danışmanlığı, eğitim seminer ve atölye desteği de alacak.

Süreç hakkında da bilgi vermem gerekirse Workincubation’a dahil olan girişimciler öncelikle ön kuluçka aşamasında girişimlerini kuluçka dönemine hazırlayacak. Alt yapı hazırlıklarını tamamladıktan sonra ise Kuluçka Merkezi’ne geçiş yapacak. Jüri elemesinden geçen girişimler de hızlandırma programı ile yollarına devam edecek.

Dikey çağrı ve destek programı

Workinton CEO’su Pınar Massena, Workincubation’ın Türkiye’de ilk kez dikey programlarla yürüyen bir sistem inşa ettiklerini ifade ediyor ve “Start-up’ların ihtiyaç duyduğu, sektöründe uzman kişilere ulaşmalarını sağlayan bir yapı sunuyoruz. Start-up hangi sektörde faaliyet gösteriyorsa, o sektörün uzmanlarının değerlendireceği ve yine o sektörün uzmanları tarafından mentorluk alacakları bir temel kurduk” diye ekliyor. Özetle finansal teknoloji girişimler finans dikeyindeki isimler tarafından, e-ticaret tarafındaki bir girişimse e-ticaret uzmanları tarafından değerlendiriliyor ve destekleniyor.

Kuluçka/hızlandırma merkezleri arasında kendine has bir tarzda ve geniş ofis imkanlarıyla giriş yapan Workincubation, verdiği tüm hizmetleri de aşağıdaki şekilde özetliyor. Eğer girişiminizi konumlandıracağınız bir hızlandırma merkezi arayışındaysanız Workincubation.com‘u ziyaret edebilir, daha detaylı bilgilere erişebilirsiniz. Ayrıca Girişim Ofisleri programımızın Workinton ziyaretini aşağıda izleyebilirsiniz.

  • 6’lı mentor takımı: Her girişimci alanında uzman kişilerden oluşan 6’lı mentor takımı ile çalışıyor.
  • Akademik danışmanlar: Teorik bilgileri aktarılıyor, detaylı >>>

    Alıntının kaynağı: Webrazzi

SICAĞA ALDANMA YAZ GRİBİ OLMA!

“Yazın grip mi olurmuş?” demeyin, grip sınıflamasına girmese de, genel itibariyle “soğuk algınlığı” diyebileceğimiz üst solunum yolu enfeksiyonları, yazın da kapımızı çalabilir. İçinde bulunduğumuz sıcak yaz ayları, grip salgınlarının cirit attığı kış aylarından daha güvenli görünse de, vücudumuzun çevre sıcaklığıyla alışveriş dengesini kurmakta zorlanabileceğini akılda tutmak gerekir. Yaz aylarında sıklıkla, soğutma sistemleri ve havuzlardan bulaşan yaz dönemi hastalıklarıyla karşılaşılıyor.

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, yaz aylarında da görülen ‘üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunma yolları’ hakkında şunları söyledi.

Yazın, bol su tüketin

Yaz aylarında bol su tüketilmesi gerektiğini anlatan Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, “İnsan vücudu, her aktivitesiyle ısı üretir. Açığa çıkan bu ısıyı, çeşitli şekillerde uzaklaştırırız ve sabit tutmaya çalışırız. Bu mekanizmaların temel malzemesi ‘su’dur. Yazın, kış aylarına göre, su kaybımız daha fazladır. Vücudumuzdaki ısı düzenlenmesi için bir gün içindeki su tüketiminin 2 litrenin altına inmemesi gerekiyor. Su tüketiminin 2,5 litrenin üzerine çıkılması da faydasızdır ve hatta zararlı olabilir” dedi.

Klimalar, yaz gribine sebep oluyor

Yaz gribinin, klimalardan bulaştığını ifade eden Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları söyledi: “Klimalar, ortamın sıcaklığını azaltırken, nemini de beraberinde azaltıyor. Bu nedenle, ortamı nemlendirici önlemler alınmalıdır. Klimalar ilk çalıştırıldığında bir süre pencereler açılmalıdır ki, böylece ilk üflemeyle havalandırmada bulunan mikroorganizmaların tümünün odaya yayılması azalsın. Yazın yapılan en büyük hatalardan birisi de; çok sıcak ortamlardan, hızlı bir şekilde çok soğuk ortamlara girilmesidir. Ani sıcak ve soğuk hava dalgaları, kalp krizi riskini artırabilir, ayrıca değişik hava akımları migren krizine neden olabilir. Ani sıcaklık değişimi nedeniyle grip, farenjit, sinüzit, orta kulak iltihabı, bademcik enfeksiyonu gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir” diye konuştu.

Lejyoner hastalığı, hayati tehlikeye bile neden olabilir

Lejyoner hastalığının tehlikeli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları kaydetti: “Lejyoner hastalığı klimalar, soğutma sistemleri ve havuzlardan bulaşıyor ve tehlikeli olabiliyor. Bu hastalığı yapan mikroorganizma, bakımı iyi yapılmayan klimalar, soğutma havalandırma sistemleri, havuzlar ve suyun göllendiği akarsularda çoğalma detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Telegram, Snapchat’e benzeyen uygulamalar arasına katıldı

Telegram, Snapchat'e benzeyen uygulamalar arasına katıldı

Gizlilik ve güvenlik öncelikli en popüler mesajlaşma uygulamalarından Telegram, Snapchat’e benzeyen uygulamalar kervanına katıldı. Yeni güncellemesiyle gelecek özelliklerini tanıtan Telegram, ilk olarak Snapchat ile hayatımıza giren kaybolan fotoğraf ve video paylaşma özelliği kazandı.

Uçtan uca şifreleme mantığını kullanan ilk mesajlaşma uygulaması olan Telegram, aktif kullanıcı anlamında diğer mesajlaşma servislerinin gerisinde kalsa da, güvenliğini önemseyen kullanıcıların ilk tercihi olmayı başarıyor. Güncelleme ile gelen kaybolan medya özelliğini kullanmak ise oldukça kolay.

Gelişmiş fotoğraf düzenleyicisi ve daha iyi indirme hızları

Gönderilecek olan fotoğraf veya videoya zamanlayıcı ekleyerek medyanın kaç saniye içinde kaybolacağını seçerek özelliği kullanmak mümkün. Telegram, karşı taraf mesajı açtıktan sonra başlayan geri sayım sonunda, paylaşılan medyanın sonsuz kadar kaybolacağını iddia ediyor.

Gelen güncelleme ile birlikte sadece kaybolan medya özelliğiyle yetinmeyen Telegram, gelişmiş fotoğraf düzenleyicisi ve kalabalık mesajlaşma kanalları için daha iyi indirme hızlarına da kavuştu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Microsoft, Paint’i emekliye ayırıyor

Microsoft, Paint'i emekliye ayırıyor

PC için bir dönem daha sona eriyor. Birçoğumuzun çocukluğunda PC ile tanışmasını sağlayan Windows’un artık klasik hale gelen programı Paint, emekliye ayrılıyor. Bu yıl 32’inci yaşını kutlayan Paint’i kapatacağının işaretini veren Microsoft, daha gelişmiş programlarının Paint’in yerini alacağını umuyor olabilir.

Microsoft’un önümüzdeki Eylül’de yayınlamayı planladığı Windows 10 Creators güncellemesi ile ilgili yeni paylaştığı bir not, Windows’tan kaldırılacak ya da yıpranmış yazılımlarını listeliyor. Bunlar arasında tahmin edebileceğiniz gibi Paint de yer alıyor. Listelenen uygulamaların geliştirilme sürecinde dahil edilmediği ve önümüzdeki sürümlerde ortadan kalkabileceği açıkça belirtiliyor. Bu, Paint’in bir sonraki Windows güncellemesini göremeyeceği anlamına geliyor.

Microsoft geçtiğimiz Mayıs’ta düzenlediği geliştirici konferansı Build’de Creators güncellemesiyle ilgili detaylara yer vermişti. Halihazırda Paint 3D’yi tanıtan Microsoft, bunu Paint’in selefi olarak görüyor olabilir ancak kullanıcılar tarafında bunun böyle olduğuna dair endişeler var. Diğer taraftan Paint’in eski popülerliğini kaybetmeye devam ettiği aşikar. Microsoft’un kararı öyle ya da böyle bir dönemin bitişine işaret ediyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

MNG Holding, “setmoda.com” ile e-ticaret’e yeni bir soluk getiriyor

Farklı beğenilere göre kombine edilmiş kıyafetleri ‘tek tıkla set halinde ve ulaşılabilir fiyata’ satın alma imkânı sağladıklarını anlatan Tuğrul Çetintaş, “MNG Holding kuruluşu olarak bu yatırım ile e-ticaret sektörüne yeni bir soluk getirmeyi amaçlıyoruz. 100 kişiye yakın ekibimiz ile müşterilerimize her gün dinamik bir içerik ve yeni kampanyalar sunacağız. Nüfusu 80 milyona dayanan ülkemizde 46 milyon internet kullanıcısı var. Türkiye’nin nüfusunu ve internet kullanıcı sayısını ele aldığımızda e-ticaretin gideceği uzun bir yol olduğunu görüyoruz. Toplam perakendede e-ticaretin payı 31 milyar TL. Online perakendenin payı ise sadece 11,3 milyar TL. MNG Holding olarak Setmoda.com yatırımımız ile online alışveriş sektörüne derinlik de kazandırarak, bu pazardaki büyük oyuncular arasına girmeyi hedefliyoruz. ” dedi.

MÜŞTERİ TEK TIK İLE MODUNU RESETLEYEBİLECEK!

Klasik anlayışın dışına çıkıp, tüketicinin kendi stiline uygun kıyafetleri kombin edebilmesinin yanı sıra önerilen setlerle hiç zorlanmadan moduna ve tarzına uygun stili de bulabileceğini vurgulayan Tuğrul Çetintaş sözlerini şöyle tamamladı:

“Trendler, moda anlayışları ve tarzlarla birlikte dijital dünyanın hızlı gelişimi alışkanlıklarımızı da değiştirdi. Son trendleri yakından takip eden, hayallerinin peşinden giden, renkli, neşeli, yeniliklere kolay ayak uydurabilen tüm moda tutkunu kadınlar için artık

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Hamilelik sürecini takip eden Hamilelik Rehberi, yeni özellikleriyle daha sosyal

Hamilelik sürecini takip eden Hamilelik Rehberi, yeni özellikleriyle daha sosyal

Adından da anlaşılabildiği üzere hamilelik sürecini takip eden bir uygulama olan Hamilelik Rehberi, yeni güncellemesi ile önemli özellikler kazandı. Op. Dr. Serkan Oral ve ekibi tarafından hazırlanan Hamilelik Rehberi, hamilelikle ilgili her konuda doktor/uzman görüşleri, tavsiye, yorum ve önerilerde bulunabiliyor.

Sohbet kulübü, doğuma hazırlık çantası, hamile egzersiz videoları, tekme sayacı ve günlük tutma gibi özellikler kazanan uygulama, anne adaylarının işlerini oldukça kolaylaştırıyor. 250 bin indirilme rakamına ulaşan Hamilelik Rehberi, doğum sonrasında da annelerin imdadına yetişiyor.

Hamilelik yogası ve daha fazlası

Güncellemeyle birlikte gelen profil kodu ile anne adaylarının eşlerinin de hamilelik sürecini takip edebilmesini sağlayan Hamilelik Rehberi, oluşturulan sohbet kulüplerinde sohbet etme ve arkadaş edinme özellikleri de sunuyor. Anketlerim bölümünde anne adaylarına her türlü konuda anket hazırlama olanağı da sunan uygulama, anne ve anne adaylarının bilgilerini paylaşmalarını amaçlıyor.

Haftanın egzersizi özelliği sayesinde hamilelik haftasına göre egzersiz videoları ve hamilelik yogası videoları da sunacak olan Hamilelik Rehberi, doğum planlaması konusunda da anne adaylarına yardımcı oluyor.

Son dönemde anne adaylarını hedefleyen yerli uygulamaların sayısı artıyor. Kısa bir süre önce tanıttığımız ALLE Hamile gibi rakiplerinden farklılaşmak isteyen Hamilelik Rehberi, yeni güncellemesiyle birlikte anne adaylarının kendi alışveriş listelerini oluşturma ve doğum çantasını hazırlama özellikleri kazandı. Uygulama tekme sayacı sayesinde anne adaylarının karınlarındaki bebeklerin tekmelerini saymasına da imkan tanıyor. Dilerseniz Hamilelik Rehberi uygulamasını Android için buradan, iOS için ise buradan indirebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Dwayne Johnson ve Siri “The Rock” filminde başrolde!

Dwayne Johnson ve Siri “The Rock” filminde başrolde!

Evet, doğru duydunuz, bildiğimiz Siri ve Dwayne Johnson. Artık Apple’ın filmlere konu olan tek ünlü ismi Steve Jobs değil. Apple’ın sesli asistanı Siri’nin, Dwayne “The Rock” Johnson ile başrollerini paylaştığı filmi seyircilerle buluştu. Şaka mı dediğinizi duyar gibiyiz, ama değil.

The Rock x Siri: Dominate The Day, reklamdan çok daha ötesi olacak

Johnson ve Apple ortaklığında çekilen The Rock x Siri: Dominate The Day isimli film, ilk bakışta geçen sene Taylor Swift’in Apple Music ile çektiği reklamla aynı standartlarda gibi gelebilir.

Based on true events. #TAYLORvsTREADMILL @applemusic @Drake @1Future href=”https://t.co/1eIHjoVIFU”>

— Taylor Swift (@taylorswift13) April 1, 2016

Ancak o reklamın aksine kısa ve anlamsız çekimlerin yanı sıra, film değişik tarzda otomobilleri, kağıt fenerleri, uzayı ve yaratıkları içeren posteriyle bir reklamdan çok daha fazlasını barındıracak ilginç görünüyor.

Dwayne Johnson’un sosyal medya hesaplarında paylaştığına göre film, bugüne kadar gelmiş en eğlenceli, sizi yerinizden oynatacak, cool film olacak. The Rock x Siri: Dominate The Day prömiyerini bugün Apple’ın YouTube sayfasında yapıldı, aşağıda izleyebilirsiniz;

İronik bir şekilde neden Apple Music’te yapmadığı tartışılır. Film gerçekten de “en eğlenceli, cool” film olacak mı bilemeyiz ama en azından izlemesi bedava.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Güney Kore, resmi olarak bitcoin’i tanıdığını duyurdu

Güney Kore, resmi olarak bitcoin'i tanıdığını duyurdu

Güney Kore, uluslararası bitcoin transferlerini resmen yasallaştırdı ve bitcoin ile ticaret yapan platformlar ve borsa konusunda da düzenlemeler getirme konusunda çalışmalara başladığını duyurdu.

İktidarda bulunan Demokratik Kore Partisi Temsilci Park Yong-jin Güney Kore hükümetinin bitcoin pazarını düzenlemeye hazır olduğunu açıkladı. Park, bitcoin kullanıcılarının ve işletmelerin işlerini kolaylaştıracak ve Güney Kore endüstrisinin büyümesini de kolaylaştıracak 3 temel düzenleme yaptıklarını belirtti.

Park’ın önerdiği düzenlemeler, bitcoin ticaret platformlarının minimum 500 milyon won (436.300 dolar) sermaye gereksinimi, bilgi edinme ve kara para aklamayı engellemek amacıyla verilere erişim iznini de içeriyor. Ayrıca tüm işletmeler, komisyoncular ve diğer ticari kuruluşların Finansal Hizmetler Komisyonu’ndan onay alması da gerekecek.

Güney Kore’de bitcoin endüstrisi şu anda tam olarak düzenlenemez durumda olmasına rağmen Güney Kore hükümeti 3 Temmuz’dan bugüne birçok farklı düzenleme yayınladı ve bu süreçte bitcoin’i yasallaştırdı.

Güney Kore hükümeti, yakın zamnda bitcoin endüstrisini tamamen düzenleyip kontrol edilebilir hale getirdikten sonra Japonya gibi bir para gönderme yöntemi olarak da yasallaştırdığında Güney Kore’de Bitcoin endüstrisinin devasa bir büyüme yaşayacağını söyleyebiliriz.

Piyasalara göre şimdiden Güney Kore bitcoin ekonomisi, Amerika ve Japonya’dan sonra 3. sırada geliyor ve ticaret hacmi pazarın yaklaşık %14’ünü oluşturuyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi