Yeni iPhone Ağustos’ta mı geliyor?

Yeni iPhone Ağustos'ta mı geliyor?

Apple’ın bu yıl piyasaya süreceği iPhone 8 için hepimizin alıştığının aksine, tamamen yeni bir takvimle tüketicilerin karşısına çıkacağı söyleniyor. Fransızca yayın yapan iGeneration isimli internet sitesine göre, Apple bu Ağustos ayının sonlarına doğru lansman planlıyor.

Ağustos ayının sonundaki lansmanda iPhone SE’nin yeni versiyonunu piyasaya sürülmesi ve Ekim ayı gibi de iPhone 8’in piyasaya sürülmesi beklense de lansmanın yapılıp yapılmayacağı ve detayları henüz muamma. Uzun yıllardır her Eylül ayında duyurduğu yeni iPhone’ların bu seneki bu tarih değişmesi belki de bir başka söylenti olan iPhone 8’lerin üretiminin gecikmesindendir. Apple, alışılagelmiş olduğu üzere Eylül ayı etkinliğini yapmamak yerine, iPhone SE versiyonunun piyasaya sürüm tarihini öne çekmeyi planlaması daha mantıklı görünüyor.

Sadece tarihler değil, fiyatlar da değişiyor mu?

iGeneration’a göre Ağustos sonuna doğru piyasaya çıkacak olan yeni iPhone SE modellerinin fiyatları da aynı zamanda öncekinden daha uygun fiyatlı olacak gibi görünüyor. Şu anda 32 GB olan iPhone SE’nin fiyatı Avrupa’da 489 euro, Amerika’da 399 dolar. Eğer bu söylentiler doğruysa, yeni iPhone SE’ler Avrupa’da yaklaşık 399 euro civarında olacak, ki bu da eskisinden yaklaşık yüzde 20 daha ucuz olması demek.

Ancak tabi ki söylentiler ne derece doğru olur gerçekleşir veya söylentide kalır bilemeyiz. Bu zamana kadar ilk kez iPhone SE ie ilgili bir söylenti yayılıyor. Bu yılki iPhone’larda üç farklı boyut olacağı söyleniyor; 4.7 inç, 5.5 inç and 5.8 inç. Ancak iOS 11’deki bazı özelliklerin 4 inç boyutlu ekranlar için uyumlu olmayacağı ön görülüyor. Bu da Apple’ın tüketicileri daha büyük ekranlı olanları satın almaya teşvik etmeye çalıştığını söyleyebiliriz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Sultanahmet Bölgesi, Kuzey Afrikalı ve Ortadoğulu turistlerin gözdesi oldu

BW PLUS The President Hotel Genel Müdürü Burak Aydın, son birkaç yıldır Tarihi Yarımada ve Sultanahmet Bölgesi’ne, Avrupalı ve Amerikalı turistlerin yerine, Kuzey Afrikalı ve Ortadoğulu turistlerin daha yoğun geldiğini açıkladı.

Bu yılın ilk yarısında en çok Cezayir’den misafir ağırladıklarını kaydeden Burak Aydın, şunları söyledi: “Otelimize ilk 6 ayda, ilk sırada Cezayir’den, ikinci sırada yurtdışında ikamet eden Türklerden ve üçüncü sırada Suudi Arabistan’dan konuklarımız geldi. İçinde bulunduğumuz Temmuz ayı ve ardından Ağustos ayında, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hareketli günler geçireceğiz. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden gelen ziyaretçiler, tatil dönemlerinin başı olan Ramazan Bayramı sonrasından okulların açılmasına kadar İstanbul’da ciddi bir hareketlilik yaratıyorlar. Ardından Eylül ayı biraz hareketli geçerken, Ekim sonu veya Kasım aylarının başlarından itibaren daralma yaşanabilir. Sene sonu, bölgemizde Kuzey Afrika ülkelerinin hareketliliği, geçen yılın aynı dönemine göre artmazsa, yılın son iki ayı zor geçecek gibi görünüyor” dedi.

Bu yılki doluluklar, geçen yıla oranla iyi olacak

2017 yılının genelindeki dolulukların, geçtiğimiz yıla oranla biraz daha iyi olacağını ifade eden Burak Aydın, doluluklardaki artışa rağmen, gelirin aynı oranda artmadığını belirtti.

Son yıllarda, otellerin ilk hedeflerinin masraflarını çıkartmak olduğunu da anlatan Burak Aydın, konuşmasına şöyle devam etti: “İstanbul’da (5 yıldızlı oteller dahil) oda fiyatlarının, 2016 yılının da altında gerçekleşmesinden dolayı, bu yıl da istenilen geliri elde etmek pek mümkün olmayacak. Açıkçası bu yıl da oteller, geçtiğimiz yıl olduğu gibi varlıklarını devam ettirme amacındadır ve bu sebepten dolayı ilk hedefleri masraflarını çıkartmak olacaktır. Bunun neticesinde de son iki yılda, özellikle İstanbul’daki konaklama fiyatları gerilemeye devam etmekte ve yukarı doğru ivmelenmesi için ise biraz daha zaman gerektiği aşikardır. Batılı ülkelerden gelecek ziyaretçi sayısı artmadan da, mevcut fiyatların yukarıya çıkması biraz zor gözüküyor” diye konuştu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

NASA gizli kalan videolarını YouTube’da yayınlıyor

NASA gizli kalan videolarını YouTube'da yayınlıyor

NASA‘nın Armstrong Flight Research Merkezi, artık daha detaylı ve daha önce paylaşılmamış videoları YouTube ve kendi sitesinde paylaşacağını duyurdu. Nadir olarak görebileceğimiz fırlatış, test uçuşları ve yere iniş çekimlerini içerecek bu videolarla NASA, arşivine daha kolay ulaşım ve izleyenleri uzay mühendisliği araştırmaları konusunda daha kolay bilgilendirmeyi amaçlıyor.

Hipersonik jet kalkışları ve mekik inişleri de buna dahil

Şu ana kadar NASA, YouTube kanalına 300 ila 500 arasında video yükledi bile. Bu videolardan bazıları onlarca yıl öncesine dayanıyor. İki örneği aşağıda verelim ama şimdiden belirteyim kısa kısa videolarda tüm gününüzü harcayabilrisiniz.

1947 yılındaki D-558 Skystreak uçağının montajı:

2004’teki unmanned NASA X-43A hipersonik test uçuşu:

Eğer bütün bunlar bana yetmez diyorsanız, NASA ayrıca adı çok da olumlu anılmayan, NASA ve Federal Aviation Administration ortaklığıyla gerçekleştirilen Boeing 720 jetinin kanadının parçalanmasıyla sağlamlığını test eden Controlled Impact Demonstration videosunu da paylaşıyor.

Bu testle NASA, kanadının parçalanmasıyla tam 1 saat boyunca alevler altında kalan uçağın çarpmalara karşı dayanıklılığını ve yakıtın yanma oranını ölçmeyi amaçlıyordu.

Bundan öncesinde, NASA’nın video arşivine Dryden Flight Research Center’ın internet sitesinde Dryden Aircraft Movie Collection adı altında ulaşılabiliyordu. Ancak bugün itibariyle, Armstrong Flight Research Merkezi sosyal medya yöneticileri sayesinde, artık herkes YouTube’dan videolara ulaşabilecek. Videoların çoğunun 2 dakikanın altında olması sizi yanıltmasın. Kısa ve öz videolarda birçok önemli detaya yer veriliyor. Siz de kemerleriniz bağlayıp, uzay yolculuğuna NASA’nın paylaştığı yüzlerce video ile başlayabilirsiniz!

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

IEEE, 2017’nin en popüler programlama dillerini açıkladı

IEEE, 2017'nin en popüler programlama dillerini açıkladı

160 ülkede 420 bin üyesi olan Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü (IEEE), dünyanın en popüler programlama dillerini sıraladığı IEEE Spectrum listesinin 2017 sonuçlarını açıkladı. Programalama dilleri konusunda önemli bir çalışma hazırlayan IEEE, GitHub’daki 300 programlama dilini esas aldığı liste için Google Trendler’den Twitter’a, Hacker News’tan Stack Overflow, Dice ve Reddit’e çok sayıda açık ve kapalı kaynağı taradığını belirtiyor. Uzun bir araştırma sürecinin sonucunda açıklanan listede toplam 48 programlama dili var. 2017’nin en iyi programlama dilleri listesinin ilk sırasında Python yer alıyor. Python’u sırasıyla C ve Java programlama dilleri takip ediyor.

Genel listesinin yanı sıra IEEE’nin listesini farklı kırılımlar için görüntülemek de mümkün. Örneğin 2017’de mobil, web ve kurumsal alanlarda kullanılan en popüler programlama dillerinin hangileri olduğunu; günümüzün hızlı büyüyen dillerini ya da iş verenler tarafından en çok talep edilen dilleri listeliyor IEEE Spectrum.

Genel liste

1. Python
2. C
3. Java
4. C++
5. C#
6. R
7. JavaScript
8. PHP
9. Go
10. Swift
11. Arduino
12. Ruby
13. Assembly
14. Scala
15. Matlab
16. HTML
17. Shell
18. Perl
19. Visual Basic
20. Cuda

Web

1. Python
2. Java
3. C#
4. JavaScript
5. PHP
6. Go
7. Ruby
8. Scala
9. HTML
10. Perl
11. Lua
12. Rust
13. Processing
14. D
15. Clojure
16. Ocaml
17. Actionscript

2017’nin en hızlı büyüyen dilleri

1. Python
2. C
3. C++
4. Java
5. Swift
6. JavaScript
7. Go
8. R
9. C#
10. Ruby

İş verenlerin en çok talep ettiği diller

1.Java
2.C
3.Python
4.C++
5.JavaScript
6.C#
7.PHP
8.HTML
9.Ruby
10.Swift

İnteraktif olarak hazırlanan listeleri görmenizi de tavsiye ederiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple, makine öğrenmesi odağındaki tecrübelerini aktarmak için blogunu yayına aldı

Apple, makine öğrenmesi odağındaki tecrübelerini aktarmak için blogunu yayına aldı

Apple, yapay zeka ve makine öğrenmesi alanındaki son araştırmalar ve yenilikleri paylaşacağı “Machine Learning” blogunu yayına aldı. Bu blog özellikle Apple yazılım mühendislerinin makine öğrenmesi alanında yaptığı son araştırmalarını ve hayata geçirdikleri yeniliklerini toplayabilecekleri bir blog olarak sunuluyor.

Blogda paylaşılan ilk yazıda kendi mühendisleri dışında yazılım mühendisleri, öğrenciler ve araştırmacılardan da yorum ve sorular beklediklerini ve paylaşmak istedikleri her şeyi machine-learning@apple.com adresine gönderebileceklerini belirtiyorlar.

Blogda yayınlanan ilk makine öğrenmesi yazısının diline ve içeriğine bakılacak olursa içerdiği teknik detaylar dolayısıyla herkes için olmayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Yani konuyla uzaktan ilgili biriyseniz pek anlamayabilirsiniz, direkt olarak ilgili alana yönelik çalışmalar yapan kişileri hedefliyorlar. Yine de Apple gibi uzun yıllardır “kapalı kutu” olarak bir şirket için oldukça “açık” bir kaynak diyebiliriz.

“Improving the Realism of Synthetic Images” başlıklı yazıda bolca görsel, özel grafik ve Gif gibi formatlarla konunun açıklanmasına yardımcı olunmuş. Ayrıca Apple mühendislerinin kişisel deneyimlerine dayanan bilgileri de (ipuçları) barındırdığı için özellikle bu alanda çalışan geliştiricilerin oldukça işine yarayacaktır.

Blogda yer alan örnek görsellerden biri

İlk yazıdan çok fazla çıkarım yapmak doğru olur mu bilinmez fakat yazılarda, geliştirilen teknolojilerin Apple tarafından nasıl ve ne amaçlarla kullanıldığına dair bir bilginin bulunmadığını görebiliyoruz. Yani sadece araştırma ve teorilere dayalı yazılar paylaşılıyor. Tarih olarak da sadece ay ve yıl bilgisi verildiği için çok yoğun bir güncelleme sıklığının olmayacağını söyleyebiliriz.

Sonuç olarak alanında bir devden böyle bir çalışmayı geç de olsa görmek oldukça sevindirici.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yedek parça pazarına iddialı alternatif: YedekParçaÇarşı

Yedek parça pazarına iddialı alternatif: YedekParçaÇarşı

Otomobil, motorsiklet ve deniz araçları için yedek parça satışı yapan Yedekparcacarsi.com, 2016 yılının ilk aylarında kullanıma sunuldu. Yalçın Küçük tarafından kurulan Yedekparcacarsi.com’un temelleri ise birçok site ve sanal mağazaya tedarik yapan Sermayesizticaret.com sitesine kadar dayanıyor.

Sermayesizticaret.com sitesini devralarak 17 farklı kategoride yüzlerce siteye hizmet vermeye başlayan Yalçın Küçük, zaman içinde yedek parça kategorisinin diğer kategorilere oranla çok daha hızlı bir şekilde büyüdüğüne şahit olur. Daha sonra ise şirket kararı ile yedek parça dışındaki kategorileri tasfiye edilir ve Yedekparcacarsi.com macerası bu şekilde başlar.

Yaklaşık bir yıl içinde geliştirilen Yedekparcacarsi.com, yukarıda da belirttiğimiz üzere geçtiğimiz yılın başlarında kullanıma sunuldu. Şu an için 4 kişilik bir ekip tarafından yönetilen Yedekparcacarsi, başlangıçta 1 tedarikçi ve 30 bin adet ürün çeşidi ile hizmet veriyordu.

Aradan geçen zaman içinde hızla büyüyen Yedekparcacarsi.com, bugün 4 tedarikçi ve 80 binden fazla ürün çeşidi ile hizmet vermeye devam ediyor. Otomobil aksesuarları, motorsiklet, deniz araçları, oto lastik, oto yedek parça ve ses/görüntü kategorilerine sahip olan Yedekparcacarsi.com, ürün sayısı ve tedarikçi artırmak için de çalışmalarını sürdürüyor.

Tüm ürünleri için koşulsuz 1 yıl garanti veren Yedekparcacarsi.com, kargo bedeli olarak 7.50 TL talep ediyor ve 200 TL üzeri alışverişlerden kargo bedeli almıyor. Özellikle oto lastik konusunda çalışmalar yapan Yedekparcacarsi.com, oto elektrik aksamları ve akü üzerine tedarikçi anlaşmaları da yapmış.

Radyo ve internet reklamlarına yoğunlaşacak

Yapılacak olan ürün eklemelerinin tamamlanmasıyla birlikte toplamda 130 bin ürün rakamına ulaşmayı hedefleyen Yedekparcacarsi.com, aylık olarak 60 ila 80 bin TL arasında bir ciro elde ediyor. Kendi sitesi haricinde çeşitli pazar yerlerinde de satışlar yapan Yedekparcacarsi.com kazancının büyük bir kısmını bu sitelere borçlu.

Fakat bu düzeni değiştirmek isteyen Yedekparcacarsi, pazar yerleri yerine kendi sitesine öncelik vererek çeşitli reklam anlaşmaları yapmayı planlıyor. Bugüne kadar hiçbir reklam çalışması yapmayan Yedekparcacarsi, yeni ürünlerin eklenmesi ile birlikte radyo ve internet reklamlarına yoğunlaşacak. Yedek parça konusunda önemli rakiplere sahip olan Yedekparcacarsi.com, Aloparca, <a target="_blank" href="https://www.parcamania.com/" target="_blank" detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yeni nesil hareketle kontrol girişimi Leap Motion 50 milyon dolar yatırım aldı

Yeni nesil hareketle kontrol girişimi Leap Motion 50 milyon dolar yatırım aldı

Sensörlerle hareket takibi teknolojisi sunan sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik girişimi Leap Motion, 50 milyon dolar Seri C yatırımı aldığını duyurdu. Yatırım, J.P. Morgan Varlık Yönetimi çatısı altında gerçekleştirildi. Gelen yatırım sonrasında J.P. Morgan’ın Özel Sermaye Fonu grubundan Lawrence Unrein, Leap Motion’ın yönetim kurulu üyeleri arasına katıldı.

Gelen 50 milyon dolar yatırımın Leap Motion’ın büyümesi için kullanılacağı açıklandı. Küresel büyüme hedefleyen Leap Motion öncelikli pazar olarak ise Asya kıtasını seçti. Bu bağlamda bölgeye hizmet edecek yeni bir ofis açacaklarını da duyurdu. Leap Motion’ın yeni ofisi, Çin’in Şangay kentinde açılacak.

Leap Motion‘ın el ve parmak takibi konusunda uzmanlaştığı sensörleri, kendine eğitimden tutun sağlığa farklı kurumsal alanlarda da tercih edilebilir olacak. Bu yüzden Leap Motion sadece bireysel kullanıcılara, oyun ve eğlence amaçlı kullanıma değil, kurumsala da hitap ederek önemli endüstrilere hizmet vermeyi planlıyor. Leap Motion’un CEO’su ve kurucu ortaklarından Michael Buckwald, özellikle el takibinin sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik konusunda çok kritik olduğunu belirten sözleri, şirketin bu anlamda da vizyonunu ortaya koyuyor.

Leap Motion, insan ve teknoloji arasındaki bariyerleri kaldırmak istiyor. Leap Motion’ın son dönemde hazırladığı videolardan birinde, insan elini sensörler aracılığıyla ne kadar hassas tespit edebildiğini vurgulanıyor. Hemen aşağıdan bu görüntüleri izleyebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook’tan yayıncıları mutlu edecek bir ürün: Haber Aboneliği

facebook haber kaynağı

2 milyarı aşkın kullanıcısı ile dünyanın en büyük sosyal ağı olan Facebook, yayıncıların yüzünü güldürecek yeni bir ürün geleceğini duyurdu. Platformda ‘haber aboneliğini’ sağlayacak ürün, yayın kuruluşlarını bir nebze rahatlatsa da tartışmaları beraberinde getireceği benziyor.

Geçtiğimiz hafta New York Times, Washington Post ve Wall Street Journal gibi köklü gazetelerin de aralarında olduğu 2 bine yakın yayın kuruluşu adına The News Media Alliance, ABD Kongresi’ne Facebook ve Google’a karşı sınırlı muafiyet talebinde bulunmayı planlıyordu. Amaç, haber dağıtımı kontrolünü ve dijital reklam sektörünü elinde tutan Facebook ve Google’ın tekelciliğinin önüne geçmekti. Bu, bir yerde Facebook ve Google’a savaş açmak anlamına geliyordu.

10 kere tıkladıktan sonra abonelik

Yayın kuruluşlarının isyanına barışçıl bir yanıt Facebook’tan geldi. Şirket önümüzdeki Ekim ayı itibariyle, platformda ‘haber aboneliği‘ ürününün test çalışmalarına başlayacağını duyurdu. Yeni ürün ile birlikte Facebook kullanıcısının ilgi alanı ve tercihlerine göre yüzlerde yayıncının makale ve haberleri bir araya gelecek. Ürünün dikkat çeken özelliği ise, Facebook kullanıcıları, 10 haber erişiminin ardından daha fazla içeriğe ulaşabilmek için platforma abone olmaları gerekiyor. Öte yandan Facebook platforma son yıllarda medyada giderek popüler hale gelen ödeme sistemini de eklemeyi planlıyor. Bu arada Facebook’un, yayın kuruluşlarına bütün abonelerinin verilerine ulaşmalarını sağlayarak, okuyucularını daha iyi anlamalarını sağlamalarına da katkıda bulunacağını buradan paylaşalım.

Yeni nesil haber sitelerinin rekabet ortamına katılması, okuyucu kitlesinin beklentilerini değişmesi, Google ve Facebook’un online haber dağıtım alanında iki baskın şirket olması ve dijital reklam gelirlerinin kaymağını yemesi gibi nedenlerden dolayı yayıncılar zor bir zaman diliminden geçiyor. Facebook’un yeni hamlesi biraz zoraki gözükse de, okuyucunun haber alma özgürlüğünün abonelikle sınırlandırılması ya da ücretlendirilmesi ilerleyen dönemde büyük tartışmalara neden olacak gibi gözüküyor.

Ancak konuya dijital yayıncıların gözünden baktığımızda her geçen gün kan kaybettikleri sektörde, bu gelişim by-pass olsa da kesin bir çözüm gibi görünmüyor. Zoraki bir abonelik okuyucuyu bir dönem sonra yıldırabilir. Yenilik kısa dönemde çözüm gibi gözükse de, uzun detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Daimler AG, blockchain’i 100 milyon Euro’luk ethereum ile test ediyor

Daimler AG, blockchain'i 100 milyon Euro'luk ethereum ile test ediyor

Mercedes-Benz markasının da sahibi olan Stuttgart merkezli Daimler AG, geçtiğimiz aylarda blockchain teknolojisini deneyeceğini duyurmuştu. Landesbank Baden-Württemberg (LBBW) ile anlaşan firma, blockchain teknolojisini deneyerek finansal işlemler gerçekleştirmek için testlere başlamıştı. Bu yenilikçi teknolojiyi aldığı regülasyon izinlerinin ardından test etmeye başlayan Daimler AG, testler için sisteme tam 100 milyon Euro harcayacak.

Ethereum temelli çalışan ve Schuldschein adıyla anılan hisse senetleriyle bu parayı blockchain teknolojisini keşfetmek için yatıran Daimler AG ile birlikte projede Esslingen-Nürtingen, Ludwigsburg ve Ostalb gibi bankalar da bulunuyor, bankalar 1 yıllık süreyle bu blockchain temelli hisseleri satın alıyor. Uluslararası bir firma olarak Daimler AG’nin blockchain kullanımındaki amaçları elbette farklı ve farklı iş birimleri tarafından test ediliyor. Özellikle finansman alanında yapılan testlere göre üst düzey yetkililer sonuçların olumlu olduğunu aktarıyor.

Daimler AG’de hazineden sorumlu olarak çalışan Eva-Marie Scholz’a göre birkaç farklı iş birimi olarak blockchain teknolojisinin potansiyelini inceleme fırsatı bulduklarını ve bunlardan gerçek iş modelleri çıkarabileceklerini aktardı. Daimler AG, erken aşamada giriş yaptığı ve denediği blockchain temelli teknolojileri denediği için hiç pişman olmayacak gibi gözüküyor. Daimler AG‘de sadece finans değil, satış, mühendislik, güvenlik ve sınır ötesi taşımacılık gibi konularda da teknolojinin nasıl kullanılabileceğine dair kafa yoruluyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Kariyer.net’ten lokasyon bazlı iş arama uygulaması: İşin Olsun

Kariyer.net'ten lokasyon bazlı iş arama uygulaması: İşin Olsun

Türkiye’nin en popüler kariyer sitelerinden Kariyer.net, lokasyon bazlı yeni bir mobil uygulama ile karşımızda. Özellikle mavi yaka istihdamına yönelik olarak geliştirilen İşin Olsun uygulaması, 14 Temmuz tarihinde hem iOS hem de Android platformları için kullanıma sunuldu.

Tamamen ücretsiz bir uygulama olarak sunulan İşin Olsun, iş arayan mavi yakalılar ve küçük/orta büyüklükteki işletmelerin kullanımı için ideal bir alternatif. Yukarıda da belirttiğimiz gibi lokasyon bazlı bir uygulama olan İşin Olsun, iş ilanlarını harita üzerindeki konumunuza göre sıralıyor.

Oldukça basit bir arama ekranına sahip olan İşin Olsun uygulamasında sadece “Aradığınız iş” ve “Aradığınız yer” seçeneklerini doldurarak arama yapmak mümkün. Tamamen lokasyon bazlı arama yapma imkanı da sunan İşin Olsun, yakınımda ara ve haritada ara gibi seçenekler de sunuyor.

964 iş ilanına ulaştı

Mavi yakalıların iş bulma süreçlerini hızlandırmayı amaçlayan İşin Olsun, iş ilanların alt kısmında bulunan “Firmayı ara” butonu sayesinde adaylar ile işverenlerin iletişime geçmesini sağlıyor. Sadece iş arayan kullanıcıların değil, aynı zamanda iş ilanı vermek isteyen işletmelerin de rahatlıkla kullanabilecekleri İşin Olsun, yaklaşık 5 gün içinde 964 iş ilanına ulaştı.

İlanların oldukça hızlı bir şekilde hazırlanabildiğini ve uygulama içerisinde 15 gün boyunca yayında kaldıklarını da ekleyelim. İşverenlere 3 ilana kadar ücretsiz bir şekilde ilan yayınlama fırsatı da sunan İşin Olsun uygulamasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Kariyer.net Genel Müdürü Fatih Uysal, İşin Olsun uygulamasının adayları aradıkları işe, işverenleri ise aradıkları elemana kısa sürede kavuşturmayı hedefleyen bir proje olduğunu belirtiyor.

Kariyer.net olarak, istihdam piyasasında uzun yıllara dayanan bir deneyime sahip olduklarını dile getiren Uysal, eleman eksikliği nedeniyle para kaybetmek istemeyen iş verenler ile en kısa sürede işe girmek isteyen mavi yaka adayların, doğru zamanda ve doğru platformda bir araya gelmesinin oldukça önemli olduğunun altını çiziyor. Dilerseniz İşin Olsun uygulamasını Android için buradan iOS için ise buradan indirebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

RFID teknolojisiyle aradığınız ürünler hep reyonda

Mağazacılık sektöründeki dünyaca ünlü markalar, özellikle stok sorununa RFID teknolojisi ile çözüm sağlıyorlar. Üretildiği andan satıldığı ana kadar ürünü takip edebilmeyi sağlayan bir teknoloji olan RFID ile adeta birer kimlik kartına sahip olan ürünler, müşteriye daha hızlı ulaşıyor. Satış danışmanlarının mobil olarak taşıyabildikleri kablosuz el terminalleriyle mağaza içerisindeki her bir ürünün hangi reyonda, hatta hangi rafta olduğu bilgisine anında ulaşmak mümkün oluyor. Böylece müşteri taleplerine anından cevap verilirken, eksik ürünler günlük olarak takip edilebiliyor, yerine yenileri konulabiliyor. Fazla stokların azalması ve ürünlerin reyonda bulunurluğunun artışı ile müşterilerin istedikleri zaman istedikleri ürüne ulaşarak, satın alma yapabilmeleri sağlanıyor.

Tüketicilerin %30’u aradığı ürünü reyonda bulamayınca satın almaktan vazgeçiyor

Hemen hemen tüm tüketicilerin başına gelen, aradığı ürünü bulamama sorunu, alışverişi keyif olmaktan çıkartarak zaman kaybı ve hayal kırıklığına dönüştürüyor. Yapılan araştırmalar da aradığı ürünü rafta bulamayan müşterilerin %30’unun satın almaktan vazgeçtiğini gösteriyor.

Daha hızlı sayım sayesinde müşteri memnuniyeti artıyor

Çok kanallı satışı da destekleyen RFID teknolojisi sayesinde müşteriler online ve fiziksel mağazalardan istedikleri ürünlere hızlıca ulaşabiliyorlar. RFID teknolojisinde, ürünler paketliyken de veri aktarımı mümkün oluyor. Bu sayede kutu içindeki ürünler hızlıca sayılarak, envanter sayım süresi kısalıyor. RFID kullanmayan perakendeciler sayımları ayda ya da 6 ayda bir yapabiliyorken, RFID sistemi ile sayımlar istenilen herhangi bir sıklıkta, çok kısa bir sürede gerçekleştirilebiliyor. Satış personelinin envanter konularına daha az zaman harcaması ile müşteriye harcanacak sürenin artmasını sağlıyor ve müşteri memnuniyetini olumlu yönde etkiliyor.

Dünyada pek çok perakendecinin kullanmaya başladığı RFID teknolojisini değerlendiren Sensormatic CEO’su İsmail Uzelli,“Perakende sektöründeki yoğun rekabet, marka karlılıklarını olumsuz etkiliyor. RFID teknolojisinin kullanımı ile hızlıca yapılan stok sayımları ve stokta ürün bulunurluğunun artması sayesinde hem perakendeci verimliliği hem de müşteriyi memnuniyeti artıyor” dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google Analytics’e ses tabanlı sorgu özelliği geliyor

Google Analytics'e ses tabanlı sorgu özelliği geliyor

Google Analytics‘te sesli veya yazılı komutlarla soru soru sorulabilmesini sağlayan ses tabanlı sorgu özelliği devreye alınıyor. Artık mobil uygulamanız veya internet sitenizle ilgili sorgular için arayüzü karıştırmak zorunda kalmayacaksınız.

“Geçen hafta gerçekleşen mobil cihaz trafiğinin, masaüstü trafiğine oranı kaç?“, “Dün kaç yeni kullanıcı kazandık?” veya “Geçen ay en çok trafik aldığımız ülke hangisi?” gibi sorularınız varsa artık bunun için veri analistini (sizin şirketinizde bu kişilerin pozisyonu her ne ise) yormak zorunda kalmayacaksınız. Google Analytics arayüzünü açıp bu komutu direkt kendisine sorabilecek veya yazabileceksiniz. Google Analytics Ürün Yöneticisi Annissa Alusi’nin bu soruları sorarak yaptığı her deneme birkaç saniye içerisinde doğru sonuçlara ulaşabildiğine göre yakında siz de ulaşabilirsiniz.

Ölçüm ve Analizden Sorumlu Kıdemli Müdür Babak Pahlavan, sesli sorgu ve doğal dil işleme kontrollerinin eklenmesi işleminin çok da kolay olmadığını belirtiyor. Yapımı 3 yıl süren bu proje Pahlavan’ın paylaştığı bilgiye göre Google’ın şu anda Android ve aramalarda kullandığı dil işleme teknolojileri olmasa çok daha uzun sürecekti.

Bu özelliğin en çok yardımcı olacağı kişiler yöneticiler ve veri analistleri olacak. Son dakika toplantıları, müşteriyle görüşme öncesi ve telefon görüşmeleri öncesi acil bilgiler için veri analistlerine ulaşmak ve onların zamanını almak yerine arayüze girip hızlı ve basit bir şekilde talep ettikleri veriye ulaşabilecekler. Böylece veri analistleri de çok daha detaylı ve önemli işlere daha fazla zaman ayırabilecekler.

Ürün yöneticisi Alusi “Bu özellik, Google Analytics’in arayüzünde de önemli değişimlere neden olacak ve çok daha sık kullanılmasını sağlayacaktır” diyor.

Yalnızca İngilizce komutları algılayabilecek bu özellik yarından itibaren birkaç hafta içerisinde herkese açılmış olacak. Google içerisinde Analytics Intelligence adı verilen çok daha geniş bir projenin bir parçası olan sesli komut özelliği, müşterilerin Analytics verilerini daha iyi anlamalarını amaçlıyor.

Alusi, şu anda sadece “ne” sorusuna net cevaplar verebilecek olan bu özelliğin ilerleyen dönemlerde “neden” sorusuna da cevap vermesi üzerinde çalıştıklarını da ekliyor. Yani ileride Google Analytics’e “İstanbul’dan geçen hafta gelen detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Müzayede sitesi Artsy 50 milyon dolarlık yatırım aldı

Müzayede sitesi Artsy 50 milyon dolarlık yatırım aldı

Çağdaş sanat alanında dünyanın en geniş veritabanlarından birine sahip olan ve ayrıca sanat eselerinin alınıp satılmasını da sağlayan ve sanat eğitimi alanında öncü olan Artsy, 50 milyon dolarlık yeni bir yatırım aldığını duyurdu.

İnternet bağlantısı olan herkese dünyadaki bütün sanat eserlerini ulaştırmayı hedefleyen Artsy şu anda 50.000’den fazla sanatçının 500.000’den fazla eserini tek bir platformda ziyaretçilerine sunan dünyanın en büyük galerisi diyebiliriz. Sadece sunmakla kalmıyor bu sanat eserlerine ve sanatçılara dair detaylı bilgiyi de barındırıyor.

90’dan fazla ülkeden (Türkiye’den de galeri ve sanatçılar var) 1.800 galeri ile çalışan Artsy, her ay yaklaşık 20 milyon dolarlık bir satışı yönetiyor. Açıklamasında alıcı ve satıcı arasındaki mesafenin bazen 4.000-5.000 km kadar açıldığını da belirten Artsy, sanatın erişilebilir olması açısından büyük bir başarıya imza atmış. Her ay yaklaşık 2 milyon ziyaretçiye sahip olan Artsy ayrıca dünyanın en çok okunan online dergilerinden birine sahip.

Airbnb’nin kurucu ortaklarından Joe Gebbia‘nin de içerisinde bulunduğu yatırımcı grubundan aldıkları yeni yatırımla beraber online müzayede yönlerine daha fazla yatırım yapmayı hedeflediklerini belirtiyorlar.

Sanatçılar, müze yöneticileri, koleksiyonerler, öğrenciler ve öğretmenler gibi çok geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olan Artsy’in adını ilerleyen dönemlerde daha fazla duyacağız gibi görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu açıklandı

2016 yılında İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sıralamasına 100 yeni firma girdi. Bunlardan 77’si geçen yılki 1000 büyük kuruluşun dışından geldi. 23 kuruluş ise 2015 yılında İSO 500 içinde yer alıp, bu yıl İSO İkinci 500’e gerileyen şirketlerden oluştu.

Açıklanan listeye göre İkinci Büyük 500’deki ilk 10 firma şöyle:

Modavizyon Tekstil San. ve Tic. A.Ş.
Marshall Boya ve Vernik Sanayi A.Ş.
Dardanel Önentaş Gıda Sanayi A.Ş.
Arcelormittal Ambalaj Çeliği San. ve Tic. A.Ş.
Poyraz Poyraz Fındık Entegre San. ve Tic. A.Ş.
Kaltun Madencilik Sanayi Nakliye ve Akaryakıt Ticaret A.Ş.
Greif FPS Turkey Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.
Eti Elektrometalurji A.Ş.
Mar Tüketim Maddeleri İhr. İth. San. ve Tic. A.Ş.
ORMA Orman Mahsulleri İntegre San. ve Tic. A.Ş.

İSO BAŞKANI’NDAN AÇIKLAMA

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, araştırma sonuçlarına ilişkin şunları söyledi:

“2016 hem küresel ekonomi hem de ülkemiz açısından zor bir yıldı. 2015 yılındaki yüzde 2,7’lik büyümenin ardından geçen yıl yüzde 2,4’e gerileyen global büyüme ülkemizdeki firmaların performanslarını da sınırladı. Ancak bu sınırlama KOBİ’ler için daha etkili oldu. Bu dışsal faktörün yanında özellikle, 2016’da yaşadığımız hain darbe girişiminin yılın ikinci yarısındaki ekonomik faaliyetlerde yarattığı olumsuz etkiyi de göz ardı edemeyiz. Nitekim İSO 500’de gördüğümüz gibi; büyük şirketler, çok uluslu yapıları, pazar çeşitlilikleri, güçlü sermaye yapıları ve inorganik büyüme olanakları ile gelişme hızlarını göreceli olarak koruyabildiler. Fakat İkinci 500 verilerine baktığımızda; dış pazarlarda genişleme sürecine girmiş olan ve görece olarak sermaye birikimleri daha sınırlı kalan KOBİ’lerimizin, ekonomik yavaşlamalardan daha çok etkilendiğini görmekteyiz.

Yine İSO 500’e göre KOBİ ölçekli şirketlerin yer aldığı İkinci 500 şirketlerinin karlılık rasyolarında da, mali dalgalanmaların etkisiyle düşüşler görülüyor. İSO 500’de olduğu gibi İSO İkinci 500’de de mali borçlarda ve ödenen faizlerde ciddi artışlar yaşandığını görüyoruz. Finansman maliyetleri, İkinci 500’de de şirket karlılıkları üzerinde olumsuz etkisini sürdürüyor. Ölçek büyütmek, rekabetçiliğini arttırmak ve pazarını genişletmek için büyük çaplı yatırımlara ihtiyacı olan ve sermaye birikimi nispeten sınırlı olan KOBİ’ler açısından kurlardaki yükseliş detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google arama sonuçlarında AMP logosunu daha görünür hale getiriyor

Google arama sonuçlarında AMP logosunu daha görünür hale getiriyor

Google, AMP (Accelerated Mobile Pages) yani hızlandırılmış mobil sayfaları özelliğinin arama sonuçlarında daha fazla dikkat çekmesini sağlayabilmek için normalde gri ve silik görünen AMP logosunu daha kalın ve koyu renkli göstermeyi test ediyor.

SEO danışmanı Aleyda Solis tarafından ilk olarak paylaşılan bu yenilikle beraber Google’ın hangi sayfaların AMP teknolojisi sayesinde hızla yükleneceğini net olarak kullanıcıya sunuyor.

AMP icons in SERPs have become more visible now pic.twitter.com/C9JmJenuSz

— Aleyda Solis (@aleyda) July 16, 2017

AMP ile ilgili asıl problem ise kullanıcıların bu ikonun ve özelliğin henüz ne işe yaradığını pek bilmiyor olması. Çoğu kişi bunu reklam gibi algıladığı için tıklamaktan kaçınıyor.

Google’ın AMP özelliği, internet kullanıcılarının tıkladıkları sayfalara daha hızlı erişmesini sağlayan bir cache özelliği. Açık kaynaklı olan bu sistemi kullanmak isteyen herkes Google’un cache sunucularını kullanabiliyor ve böylece içeriklerinin çok daha hızlı bir şekilde açılmasını sağlayabiliyor.

AMP, Facebook’un Instant Articles özelliğinden farklı olarak içeriği kendi sunucularında barındırmıyor. Bu da farklı bir problemi ortaya çıkarıyor, kullanıcılar her zaman “en güncel” içeriğe ulaşamıyor olabilirler. Bu konuyla ilgili de Google’ın çalışmalar yaptığını düşünüyorum.

Hepsi bir yana, Google’ın daha koyu ve daha kalın olarak AMP logosuna yer veriyor olması, hem kullanıcıların daha çok ilgisini çekecektir hem de daha fazla yayıncıyı bu özelliği kullanmaya itecektir. Bu da Google için çok daha fazla veri ve trafik anlamına geliyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Bitcoine alternatif olabilecek 6 kripto para birimi

Bitcoine alternatif olabilecek 6 kripto para birimi

Günün erken saatlerinde sizlere bitcoinin yaşayabileceği ayrımdan ve bu ayrımın doğurabileceği sorunlardan bahsetmiştik. Bitcoinin yaşabileceği dalgalanmadan korunmak için izlenebilecek yollardan biri ise başka kripto para birimlerine geçiş yapmak. Bu listemizde ise bitcoine alternatif olabilecek 6 kripto para birimini sizler için sıraladık.

Litecoin (LTC)

İlk olarak 2011 yılında karşımıza çıkan Litecoin (LTC), eski Google mühendislerinden olan Massachusetts Institute of Technology (MIT) mezunu Charlie Lee tarafından yaratıldı. Bitcoine oldukça benzer bir kripto para birimi olan Litecoin, şu an için 43.49 dolardan işlem görüyor.

Ethereum (ETH)

Bitcoinin ardından en popüler kripto para birimlerinden olan ve 2015 yılında Vitalik Buterin tarafından kurulan Ethereum, son zamanlarda düşüşe geçmiş olsa da Rusya’da devlet desteğini arkasına alarak dikkatleri çekmeyi başardı. Haziran ayında 300 dolar seviyelerine kadar yükselen Ethereum, şu an 194 dolardan işlem görüyor.

Zcash (ZEC)

Bir merkeze sahip olmayan açık kaynak kodlu kripto para birimi olan Zcash, 2016 yılında kullanıma sunuldu. Haziran ayının başlarında büyük bir yükseliş yakalayan fakat Temmuz ayı itibariyle düşüşe geçen Zcash’in pazar değeri ise 340 milyon dolar seviyelerinde. Haziran ayının başlarında ise pazar büyüklüğü 600 milyon dolar seviyelerine kadar çıkmayı başarmıştı.

Dash

Darkcoin olarak tanınan Dash, bitcoinin daha gizli bir versiyonu olarak hizmet veriyor. 2014 yılının Ocak ayında karşımıza çıkan Dash, Evan Duffield tarafından kuruldu. Şu an için 157 dolardan işlem gören Dash’in pazar büyüklüğü ise 1.16 milyar dolar. Dash madenciliğinin ekran kartlarının yanı sıra işlemcilerle yapılabildiğini de ekleyelim.

Ripple (XRP)

Gerçek zamanlı ve hızlı transferler vadederek rakiplerinden ayrılan Ripple (XRP), 2012 yılında kullanıma sunuldu. Diğer kripto para birimlerinin aksine madencilik ile çalışmayan Ripple’ın pazar büyüklüğü ise yaklaşık 1 yılda 235 milyon dolardan 6.9 milyar dolara kadar çıkmayı başardı.

Monero (XMR)

Güvenliği ile ön plana çıkan Monero, 2014 yılının Nisan ayında kullanıma sunuldu. Temeline bağış sistemini alan bir kripto para detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google Glass geri döndü!

Google Glass geri döndü!

Google’ın akıllı gözlüğü Google Glass, piyasaya sürüldüğünde herkesi heyecanlandırmış ancak son kullanıcı versiyonu gereken ilgiyi görememişti. 2015 yılında aldığı kararla Google Glass’ı yeniden yapılandırma kararı alan Google, yeni modelin kurumsal müşterilere odaklanmasına karar kılmıştı.

Google Glass, uzun süren sessizliğin ardından suskunluğunu bozdu ve kurumsal müşterilere odaklanacak şekilde geri döndü. Yeni Glass üretim hatlarında, lojistik zincirinde ya da sağlık sektöründe kullanılacak. Yani Glass’ın sokaklarda ya da moda gösterilerinden göründüğü günler için biraz daha beklememiz gerekecek.

Geçtiğimiz yaz aylarında Boeing’in Google Glass’ı deneyen firmalar arasında olduğunu sizlerle paylaşmıştık. Yenilenen web sitesinde ise çok sayıda yeni kurumsal müşteri var. Örneğin, Massey Ferguson adlı traktörleri üreten firma AGCO, üretim hattında Google Glass’ı aktif olarak kullanıyor. Kargo şirketi DHL’in çalışanları ve General Electric’in teknisyenleri de Google Glass’ı kullanan iş gruplarından.

Google Glass’ın çalışanlara sunduğu en büyük avantaj sesli kontrolle çalışması dolayısıyla eller serbest bir modda size yardımcı olabiliyor olması. Glass’ı takan işçiler, yaptıkları işle ilgili video ve görsellerle destekleniyor. Böylece yapılan iş çok daha güvenli, hatasız ve hızlı ilerliyor olabilir. Gözünün önünde hangi kabloyu nereye bağlamasını artırılmış gerçeklik yardımıyla gören işçilerin hata yapma ihtimali neredeyse ortadan kalkıyor.

Google Glass şimdilik talep topluyor. Bu yüzden Google Glass’ın yeni fiyatlandırma yapısı ve şirketlere olan maliyetleri gizemini koruyor. Ancak Google’ın akıllı gözlüğü Glass’ı satarken bu firmalara özel yazılım yaptığını, toplu satışlar gerçekleştirdiğini ve şirketlere sağladığı fayda göz önüne alınacak olursa, anlaşmalarda Glass’ın tek başına nasıl fiyatlandırıldığını anlamak epey güçleşiyor. Bakalım Google Glass kurumlara yönelik versiyonundan sonra, tekrar son tüketiciye yönelik modeller geliştirecek mi? Birlikte bekleyip göreceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Türkiye’nin Flipboard’u Bundle, yeni hedefi Almanya’da 50 bine yakın aktif kullanıcıya ulaştı

Türkiye'nin Flipboard'u Bundle, yeni hedefi Almanya'da 50 bine yakın aktif kullanıcıya ulaştı

Tek bir uygulamada farklı haber kaynaklarını buluşturan Bundle (iOS, Android), Türkiye pazarındaki popülerliğini yurtdışına taşımak istiyor. Türkiye’nin Flipboard‘u olarak tanımlayabileceğimiz Bundle, ilk hedef olarak seçtiği Almanya’da 45 bin aktif kullanıcıya ulaştı.

Son olarak geçen yılın Kasım ayında aylık 19 milyon haber okuttuğunu paylaştığımız Bundle, aylık aktif kullanıcı sayısı 300 bin olarak paylaşmıştı. Aldığımız yeni rakamlarsa Bundle’ın indirilme sayısının 1.2 milyon, aylık aktif kullanıcı sayısının da 450 bin olduğunu gösteriyor. Aktif kullanıcıların yüzde 65′ iOS, yüzde 35’i ise Android tabanlı mobil cihaz kullanıyor.

Almanya’da 12 medya partneri

İstanbul’da yerleşik Dwarf Planet’in bir ürünü olan Bundle‘ın Türkiye’de tutunmayı başardığına şüphe yok. Dolayısıyla yeni pazarlara ağırlık vermesi aslında sürpriz değil. İstanbul merkezli girişimin bu noktada hedef seçtiği ilk ülke ise Almanya. 2017 Mart ayı itibarıyla Almanya’da büyümeye özen gösteren Bundle, geçtiğimiz hafta AppStore’da Almanya’nın en sevilen yeni uygulamaları arasında gösterilmiş. Almanya’da Deutsche Welle, T3N Magazin, Vice Medya ve Konradin Medya‘nın da aralarında olduğu 12 adet medya grubu ile partner olan Bundle, Almanya’nın önde gelen iki büyük teknoloji etkinliğine (Axel Springer NOAH ve Tech Open Air) medya sponsoru olarak destek vermiş.

Almanya’daki ekibe Ülke Müdürü aranıyor

Beş aya yaklaşan süre zarfında Almanya’da aylık 45,000 aktif kullanıcıya ve 110,000 indirilme sayısına ulaşan Bundle’ın Kurucu Ortağı ve CEO’su Ercan Varol

Şu anda İstanbul’daki merkez ofiste 10 kişilik bir ekibimiz var. Bundle’ın, Almanya operasyonu içinse şu anda 2 kişi görev yapıyor. Bir Editör ve İş Geliştirme uzmanından oluşan bu ekibe, Almanya için bir Ülke Müdürü (Country Manager) de eklemek istiyoruz. Bundle’ın önümüzdeki 3 ay içerisinde Berlin’de ofis açarak pazara tam anlamıyla giriş yapmayı planlıyoruz.

diyerek ilk yurtdışı açılımını özetliyor.

Almanlar daha fazla haber okuyor

Avrupa’daki en fazla Türk nüfusunun Almanya’da olduğunu biliyoruz ama Ercan Varol, kullanıcılarının yüzde 90’ının Almanlardan oluştuğunu söylüyor ve Alman kullanıcıların Türklere detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Instagram, moda ve güzellik alanında yayın yapan kuruluşlara yaradı

Instagram, moda ve güzellik alanında yayın yapan kuruluşlara yaradı

Konu güzellik ve moda olduğunda, Instagram’dan daha farklı bir platformun bu endüstrilere biçilmiş bir kaftan olabileceği düşünülemez. Instagram’ın hızlı yükselişi, platformun video ve fotoğraf içeriği sağlaması, kullanıcı kitlesinin büyük çoğunluğunun 18-35 yaş arasında olması bu sektörler için Instagram’ı cazip kılan birkaç güçlü neden. Araştırma servisi L2’nin takibinde olan moda markalarının yüzde 98’i, güzellik markalarının yüzde 93’ü Instagram kullanıyor.

Instagram’da moda ve güzellik markaları kadar bu sektöre hizmet veren yayıncı kuruluşlar da olumlu anlamda etkilenmiş durumdalar. Newswhip, kendi verilerini kullanarak yaptığı çalışma ile Instagram’ın başarısını bir kez daha gösteriyor. Özellikle moda dünyasının en önemli 4 etkinliğinde etkileşim ve WoM oranında büyük artışlar yaşanıyor. Aşağıdaki Paris, Milano, New York ve Londra Moda Haftaları’na yönelik grafiği görmekteyiz. Buna göre Şubat-Eylül 2016 zaman diliminde sosyal ağda sektörün 6 milyonun üzerinde etkileşim aldığı belirtiliyor.

Newswip araştırmasını 2017 yılına ait verilerle sürdürüyor. Buna göre, Instagram’da moda ve güzellik kategorisindeki yayın kuruluşlarının, en çok beğeni ve yorum alan içerikler, etkileşimin bu şirketleri ne kadar değiştirdiği ve en başarılı içerikler gibi verilerle sektör analiz ediliyor. Listede bu kategoride, Vogue, Vogue Magazine, Vanity Fair gibi yayıncılık sektörünün güçlü isimleri yer alıyor. Sadece dijital ortamda yayın yapan High Snobiety ve Song of Style’ın ilk 10’da yer alması ve bu kadar köklü yayın kuruluşlarının yanında durması da dijitalin şirketlere getirebileceği rekabet gücünü gösteriyor bir yerde.

Newswhip’in verilerine göre, şirketler etkileşimlerini de bir hayli yükselltiler. Listenin başında Vogue Ocak-Haziran 2017 yılında, 2016’nın aynı dönemine göre yüzde 63 oranında etkileşimini arttırdı. Raporda, etkileşim oranında en hızlı büyümeyi nerdeyse yüzde 290 büyüme ile Solle Collector’ın yaptığı gösteriliyor. Etkileşim oranı tek düşen yayın şirketi ise Cosmopolitan. Ancak değişen okuyucu yüzüne ayak uyduramamakla eleştirilen Cosmopolitan’da yaşanan etkileşime yönelik düşüş çok da sürpriz değil.

Analizde son olarak Ocak-Haziran 2017 tarihlerinde en çok beğeni ve yorum alan içeriklerin sıralaması yer alıyor. Buna detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

MNG Holding’in e-ticarete adım attığı Setmoda’ya detaylı bakış

MNG Holding'in e-ticarete adım attığı Setmoda'ya detaylı bakış

Geçtiğimiz Mart ayında MNG.com alan adı için 500 bin TL ödeyerek dikkatleri çekmeyi başaran MNG Holding, Setmoda markası ile e-ticaret sektörüne de adımını atıyor. Ülkemizin önde gelen şirket topluluklarından olan MNG Holding, Setmoda.com ile internetten alışverişe yeni bir soluk getirmek istiyor.

Sadece kadınlar için giyim ürünleri satan bir platform olan Setmoda, moda trendlerini yakından takip edecek. Aksesuar, giyim, çanta ve ayakkabı olmak üzere 4 farklı kategoride ürünlerini listeleyen Setmoda, değişen trendlere ayak uydurmayı da vadediyor. Satışta olan parçaları setler halinde de satacak olan Setmoda, “Modunu resetle” tuşu ile ürün önerilerinde bulunacak.

5 binden fazla ürün

Spor modu, pembe modu, basic modu, sokak modu, pop modu, minimal modu, denim modu ve bohem modu seçenekleri altında ürün önerilerinde bulunacak olan Setmoda, internet sitesinin yanı sıra hem Android hem de iOS platformları için mobil uygulama desteğine de sahip.

Ürünlerini setler halinde satarak rakiplerinden ayrılan Setmoda, yenilikçi anlayışı sayesinde farklı bir internetten alışveriş deneyimi sunuyor. Ortalama olarak 5 binden fazla farklı ürüne sahip olan Setmoda, ürün çeşitliliğini sürekli olarak değiştiriyor. Oldukça büyük bir depoya sahip olan Setmoda, Marmara bölgesi için 16 bin m2 büyüklüğünde bir depo kullanıyor.

MNG Kargo’nun da desteğini arkasına alan Setmoda deposu içinde bulunan MNG Kargo aktarma istasyonu sayesinde oldukça hızlı bir şekilde ürün gönderimi yapabiliyor. 99 TL üzerindeki alışverişlerin ücretsiz olarak gönderildiğini de ekleyelim. Dilerseniz Setmoda uygulamasını Android için buradan, iOS için ise buradan ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İnegöl’de turizm konuşulacak ‘DOSTUM’

1500294943_1atv

İnegöl’ün saklı kalmış güzelliklerinin artık açığa çıkma zamanın geldiğine inanan İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş, bu güzellikleri Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği’nden (TUYED) bir heyete tanıttı. İnegöl’ün mobilya, kaplıca, köfte ve ayçekirdeğinde markalara sahip olduğunu belirten Aktaş, “Doğa turizminde de ciddi artılarımız var. Bunları Türkiye ve dünyaya daha iyi tanıtmak adına İnegöl Turizm Tanıtım Platformunu kurduk” dedi.

TUYED üyelerinin turizmde bir hedefiniz var mı sorusunu yanıtlayan Aktaş şunları söyledi: “Turizme biraz geç girdik bu yüzden şimdilik rakamsal bir hedef belirlemedik. Belediye olarak özel sektör mantığıyla iş yapıyoruz. İnegöl’de üniversite açarak gençleri de bölgemize çekeceğiz. Kurşunlu’da bir eko turizm alanı oluşturacağız. İlçemizde artık birileri turizme kafa yoruyor. Kent Müzesi, Mobilya Ağaç Sanayi Müzesi, Ortaköy Kervansarayı, İshakpaşa Külliyesi, Cuma Camii, Tarihi Kapalı Çarşı ve termal merkezimiz Oylat ile Oylat Mağarasını öne çıkaracağız. Doğa turizminde saklı güzelliklerimizi de tanıtıp, yakın olduğumuz Ankara ve İstanbul’daki doğaseverleri ilçemize çekeceğiz.”

1500294966_Motocross

1500294978_DOSTUM_Yamac_Parasutu1

Doğaya saygı DOSTUM!

Tanıtım gezisi boyunca TUYED heyetiyle birlikte olan İNTURAŞ Koordinatörü Nezir Kuyumcu, doğaseverlere hizmet vermek üzere Doğa Sporları ve Turizm Merkezi’ni (DOSTUM) oluşturdukları belirterek faaliyetler hakkında şu bilgileri verdi: “DOSTUM 80 bin metrekarelik bir alana sahip. Burada, atv, motocross sahası, bisiklet parkuru, uçuş pisti, okçuluk eğitim sahası, deniz bisikleti, kampçılık, balıkçılık alanı, yamaç paraşütü hangar ve kafeteryamızla hizmet veriyoruz. Hem doğaseverler hem de çocuklar burada keyifle zaman geçirebiliyor.”

1500294966_Motocross

Yerel lezzetleri anneannelerinin yaptığı şekilde ortaya çıkarıp, İnegöl’e geleceklere ikram edeceklerini belirten Kuyumcu, İNTURAŞ bünyesinde faaliyet gösteren, kadın emeğini değerlendirmek adına Hilmiye Köyü’nde Oylat Çiftlik adıyla hizmet veren birim hakkında ise şunları söyledi: “Burada İnegöl’e gelen doğaseverlere detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

İkinci çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan Netflix, 100 milyon abone barajını aştı

İkinci çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan Netflix, 100 milyon abone barajını aştı

Yılın ilk çeyreğinde 99 milyon abone seviyelerine kadar ulaşan Netflix, ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Açıkladığı rakamlara göre yılın ikinci çeyreğinde 5.2 milyon yeni abone kazanan dijital TV platformu Netflix, toplamda 103.95 milyon aboneye sahip.

Kazanılan 5.2 milyon yeni abonenin 1.7 milyonunun Netflix’in ana vatanı olan ABD‘den, kalan 4.14 milyonunun ise ABD dışından geldiğini de ekleyelim. İkinci çeyrekle birlikte ABD’deki ücretli abone sayısı da 50 milyonu geçerek 50.32 milyon seviyelerine kadar ulaştı.

Bir önceki çeyrekte 2.64 milyar dolar gelir ve 178 milyon dolar kâr elde etmeyi başaran Netflix, yılın ikinci çeyreğinde gelirlerini artırmış olsa da kârında büyük bir düşüş yaşadı. 2017’nin ikinci çeyreğinde 2.78 milyar dolar gelir elde eden Netflix, çeyreği 66 milyon dolar kâr ile kapattı.

Gelecek tahminlerini de açıkladı

Geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile kıyaslayacak olursak her iki alanda da büyük bir artış sağlayan Netflix, 2016’nın ikinci çeyreğinde 2.1 milyar dolar gelir ve 41 milyon dolar kâr elde edebilmişti. Netflix’in hisse başına elde ettiği kazanç geçtiğimiz yılın aynı döneminde 0.09 dolarken yılın ikinci çeyreğinde bu rakam 0.15 dolar seviyeleri kadar da çıkmış.

2017 yılının 3. çeyreğiyle ilgili tahminlerini de paylaşan Netflix, bir sonraki çeyrekte 2.96 milyar dolar gelir bekliyor. Net kârını 66 milyondan 143 milyon dolara çıkarmayı hedefleyen şirket, şu an için 103.9 milyon olan toplam abone sayısını ise 108.35 milyona kadar çıkartmayı planlıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Atari’nin yeni nesil konsolu Ataribox ilk kez ortaya çıktı

Atari'nin yeni nesil konsolu Ataribox ilk kez ortaya çıktı

Efsanevi oyun markası Atari, Ataribox adını alan yeni nesil konsolunu görücüye çıkardı. Atari ilk video oyun konsolunu 1977 yılında piyasaya sürmüş, büyük başarı yakalamış ve şu anda efsane olarak anılan ürünler üretmiş, bugün oynadığımız oyun konsollarının temelini atmıştı.

Atari’nin yeni konsolu Ataribox, 4 adet USB girişine, SD kart okuyucuya ve ethernet çıkışına sahip olacak. HDMI ile TV ekranlarına bağlanacak olan Ataribox, iki farklı renk seçeneği ile gelecek. İlk seçenek klasik olan ahşap gövdeli tasarım iken bu tasarımın Atari 2600 modelinden esinlendiğini söylemek mümkün. Diğer seçenek ise kırmızı ve siyah renklerden oluşan daha yenilikçi bir görünüme sahip.

Ataribox’ın önümüzdeki aylarda piyasaya sürülmesi bekleniyor ve şimdilik satış fiyatı gibi detaylar belli değil. Bununla birlikte bir diğer merak edilen konu Ataribox’ın içeriği yani oyunları. Ataribox, klasik Atari oyunlarını oynatacak. Bu oyunlar arasında Adventure, Combat, Battlezone, Kaboom, Breakout, Haunted House ve Big Bird’s Egg Catch gibi yapımlar yer alacak. Atari’nin yeni içeriklerle de konsolu destekleyeceği söyleniyor. Fakat ortada söz verilmiş bir vaat olmadığını da en azından şimdilik vurgulamamız gerekiyor.

Hatırlayacağınız üzere Atari, yeni Ataribox konsolu ile ilgili ilk videosunu geçtiğimiz Haziran ayında Los Angeles’da düzenlenen E3 oyun fuarında yayınlamıştı. Ataribox’ın bu videosunu hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Büyük iflaslar rekor kırdı: Artış yüzde 34 batak 19,1 Euro

Dünyanın lider alacak sigortası şirketi Euler Hermes tarafından hazırlanan “Yüksek Riskli Oyun” başlıklı ekonomik görünüm raporuna göre; finansal kesim dışındaki şirketlerin nakit stokları yeni bir rekor kırarken, ödeme gecikmelerinde ve 50 milyon Euro’luk ciroya sahip dev şirketlerin iflasında yüksek oranlı artış yaşanıyor.

94 borsada toplam 30.500 şirketin nakit akışının ölçüldüğü rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Euler Hermes Başekonomisti Ludovic Subran: “Genel küresel istikrarın ve ekonomik iyileşmenin ardından nihayet ekonomik belirsizlik dağılıyor derken, yüksek oranda uyuşmazlık ve ticaret riskleri dünya ekonomisinin kapısında… Bu gelişme bazı bölgelerde nakit yoğunluğunun ekstrem boyutlara ulaşmasına neden olacak ve büyük şirket başarısızlıklarının şiddet ve sıklığını artıracak” dedi.

Özellikle Amerika’da perakende ve hizmet sektörlerinde yaşanan nakit darlığının, Çin ve Brezilya’da yaşanan iflasların artış göstermesi gibi risklere de dikkat çeken Ludovic Subran, “Ekstrem vakaların şiddeti ve sıklığındaki artış önümüzdeki aylarda dikkatle izlenmesi gerekiyor” şeklinde belirtti.

Avrupa iflaslarda başı çekiyor

Euler Hermes dünya genelindeki iflasların 2018 yılındaki yüzde 1’lik artışından önce bu yıl yüzde 1 oranında azalacağını öngörürken, 2017’de 20 ülkenin 2008 krizi öncesi ortalamadan daha fazla iflas sorununa sahip olmasını bekliyor. 50 milyon Euro’luk ciroya sahip yaklaşık 74 şirket, yılın ilk üç ayında 2016 yılının aynı döneminde göre yüzde 30’luk bir artışla borçlarını ödeyemedi. İflas eden şirketlerin toplam ciroları, yüzde 34 artışla 19,1 milyar Euro oldu. Bunların sekizi ABD’de gerçekleşirken, Avrupa büyük iflasların sayısındaki en büyük artışı gördü. 1. çeyrekte dünyanın en büyük iflasının 1 / 3’ü (25’inde 74’ü) Avrupa’da gerçekleşti.
Euler Hermes’in raporuna göre, şirketlerin büyük iflasların domino etkisinden haberdar edilmesi gerekiyor. Tedarik zincirinde alıcılar üzerinde oluşan ciddi engeller sonucu ABD ve İngiltere’de perakende sektörlerinde yaşanan iflaslar elektronikten, imalata ve tekstil ürünlerine kadar dünya ekonomisini olumsuz etkisi altına alacak.

565 milyon dolarlık nakit stoku en iyi 5 teknoloji devinin elinde!

Teknoloji endüstrisi petrol, gaz ve otomotiv sektörlerinden daha güçlü nakit stokuna sahip… Teknoloji sektörüne ait küresel nakit desteğinin yüzde 71’ini oluşturan ABD’de ise bu durumun detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Hyundai, yarı otomatik sürüş özelliklerini planladıkları zamandan önce piyasaya sürdü

Hyundai, yarı otomatik sürüş özelliklerini planladıkları zamandan önce piyasaya sürdü

Otomobil pazarında “otonom” araçlar çok ciddi bir yarış içerisinde. GM bu yılın sonlarına doğru piyasaya sürmeyi planladığı Cadillac CT6’da kendi kendine sürüş özelliğinin bulunması, Audi’nin, bir sonraki A8’in 3. seviye kendi kendine sürüş özelliğinin bulunacağını açıklaması Hyundai’yi de kendi zaman çizelgelerinin önüne geçmelerini sağladı.

Hyundai, yeni piyasaya süreceği otomobillerde kullanılacak olan yarı otomatik “Highway Driving Assist 2 (HDA2)- Otoyol sürüş asistanı 2” özelliğini tamamladığını duyurdu.

HDA2 sistemi, Tesla’nın oto-pilot özelliğine benzer bir sistem olarak tanımlanıyor. Yani 2. seviye bir otonom araç sistem. Bu sistem sayesinde yazılım otoyol koşullarında hız kontrolünü ele alabilir, kavşak girişlerinde yavaşlayabilir, yan yollar ve dört yol gibi yerlerde de kontrolü elinde tutabilen 2. seviye bu yazılım, öndeki araç kavşağa girişte veya dönüşlerde sinyal verince ne yapması gerektiğine de doğru bir şekilde karar verebiliyor.

Hyundai yetkilerinin ET gazetesine yaptığı açıklamada “HDA2 sistemi, sürücülerin müdahalesini en aza indirecek. Otoyollarda 3. seviyeye yaklaşıyoruz. Bu teknoloji, 2022 yılına kadar tamamen özerk araç üretmemize yardımcı olacak” diyor.

Hyundai, geçtiğimiz CES’te otonom araç teknolojisine sahipti fakat bu alandaki teknolojinin ve maliyetlerin ucuzlaması yönünde çalışmalar ve araştırmalar yapmaya devam ediyor. Böylece bu teknoloji tüketiciye ulaşırken maliyetlerini azaltabilecekler. Şu anda sahip olduğu teknolojiyle bile otonom araç pazarında söz sahibi olamayan Hyundai, bu hızla çalışmalarını tamamlamaya devam ederse Tesla ve VW gibi devler için bir tehdit olabilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Mark Zuckerberg Facebook’ta en çok kullanılan emojileri açıkladı

Mark Zuckerberg Facebook'ta en çok kullanılan emojileri açıkladı

Dün tüm sosyal ağlarda kutlanan Dünya Emoji Günü’nde Mark Zuckerberg de sessiz kalmadı. Facebook üzerinde en çok kullanılan emojileri açıklayan Facebook CEO’su kendi profilinden Facebook’taki emoji trendleri isimli bir infografik yayınladı.

Zuckerberg’in “Dünya emoji günü kutlu olsun!” metni ile yayınladığı infografikte Facebook’ta en çok kullanılan emojilerin yanı sıra ülkeler özelindeki emojileri de görülebiliyor.

Happy World Emoji Day!

Posted by Mark Zuckerberg on Monday, 17 July 2017

İnsanların duygularını ifade etmesinin yeni bir yolu olan emojilerin kullanımın oranına baktığımızda, insanların daha çok gülen ve sevgilerini ifade eden emojiler kullandığını söyleyebiliriz. Mutsuzluğu ifade eden bir emoji ise en çok kullan emojiler arasında son sıralarda beliriyor.

Emojilere ülkeler özelinde bakacak olursak İngiltere ve Almanya’nın sıkça güldüğünü, İspanya ve İtalya’nın romantik olduğunu görebiliyoruz. Meksika ve Brezilya sevdikleri şeyleri ifade ederken, ABD, Endonezya ve Tayland oldukça fazla eğleniyor.

Geçtiğimiz yıl Twitter’ın emoji hedeflemesi yaptığı reklam modellerini düşünecek olursak Facebook’un bu açıklamanın ardından benzer bir hamle yapmasını bekleyebiliriz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

1 Ağustos’ta bitcoini neler bekliyor?

Bitcoin'den zengin olanların listesi

Günümüz teknoloji ve finans dünyasının en popüler konularından biri şüphesiz kripto paralar. Kripto para kavramını yaratan ve popüler hale gelmesini sağlayan bitcoinin 1 Ağustos tarihinde büyük bir değişim yaşaması bekleniyor. Henüz resmi bir açıklama veya bir kesinlik olmasa da, 1 Ağustos’ta bitcoinin “çatallanması” yani ikiye ayrılması bekleniyor.

Büyük düşüş

Geçtiğimiz Haziran aynında 3 bin dolar seviyelerine kadar çıkan bitcoin, bugün ise 2 bin 200 dolar seviyelerinden işlem görüyor. Bu büyük düşüşün nedeni ise bitcoinin ikiye ayrılacağı haberlerinin ortaya çıkması.Bu düşüşten etkilenen ise sadece bitcoin değil tabii ki, bitcoin ve Ethereum‘un Haziran ayındaki yükselişiyle birlikte 115 milyar dolara ulaşan kripto para pazar büyüklüğü haberlerin ortaya çıkmasıyla birlikte 74 milyar dolara kadar geriledi.

Peki bu ikiye ayrılma işlemi tam olarak ne diyecek olursanız, aslında cevap çok basit. Bitcoin ikiye ayrılarak, farklı isimler alacak ve halihazırda bitcoin sahibi olan kullanıcılar, ayrım gerçekleştikten sonra diledikleri bitcoinden devam edebilecekler. Kısaca açıklamak gerekirse bitcoin A ve B olmak üzere ikiye ayrılacak ve farklı kurlara sahip olacaklar.

Popülerliği sonu mu olacak?

Buradaki asıl problem ise bu ayrıma neyin neden olduğu. Oldukça ironik fakat aslında bu ayrımın nedeni bitcoinin popülerliği ve çok kullanılması. Bitcoin transferleri geçmişte daha küçük bir alan kaplarken günümüzde blok başına kapladığı alan yaklaşık 1 MB seviyelerine kadar ulaştı.

Bu da temelde blok kapasitelerinin yetmemesine neden oluyor. İkinci bir neden ise kripto madencilerin transferlerin onaylanması için aldıkları harç bedellerinin artması. Bunun temel nedeni ise madencilerin daha fazla harç veren kullanıcıların transferlerinin onaylanmasına öncelik verilmesi.

Dalgalanmadan kaçınmak için 3 yol var

Öncellikle 1 Ağustos tarihinde bitcoinde büyük dalgalanmaların yaşanabileceğini belirtelim. User Activated Soft Fork (UASF) yani çatallanmadan korunmak için yapılması gerekenler ise oldukça basit. Temel olarak izlenebilecek üç farklı yol var. Bu yollardan ilki bitcoin ve tüm kripto para birimlerinden tamamen çıkış yapmak detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi