Apple’ın ilk orijinal TV serisi Planet of the Apps yayınlandı

Apple'ın ilk orijinal TV serisi Planet of the Apps yayınlandı

İlk kez Temmuz 2015’te karşımıza çıkan Apple‘ın Planet of the Apps televizyon serisi, yaklaşık iki yılın ardından bugün yayın hayatına başladı. Oldukça ilginç bir konsepte sahip olan Planet of the Apps, uygulama geliştiricilere odaklanıyor. Bir uygulamanın geliştirilme sürecini izleyicilerine aktarmak isteyen Planet of the Apps’in jüri koltuklarında ise önemli isimler oturuyor.

Jürisi Gwyneth Paltrow, Will.i.am, Gary Vaynerchuk ve Jessica Alba gibi isimlerden oluşacak olan Planet of the Apps, The Voice ve Shark Tank serileri ile benzer bir prensibe sahip ve geliştiricilerin serüvenini gözler önüne seriyor. 10 bölümden oluşan Planet of the Apps’in her bir bölümünde yarışmacılar geliştirdikleri uygulamaları jüriye sunup, onları ikna etmeye çalışacak. Program Apple Music’in yanı sıra iTunes’dan da yayınlanacak.

10 milyon dolara varan finansman desteği

Reuters‘a göre Planet of the Apps’in ilk iki bölümünde geliştiriciler online alışveriş, kampüs güvenliği ve okul alanlarındaki uygulamalarını tanıtacaklar. Planet of the Apps’in finaline kadar gelebilen geliştiricilerin uygulamaları için 10 milyon dolara kadar finansman bulabileceği de belirtilmiş.

Planet of the Apps’in yeni bölümlerinin Salı günleri yayınlanacağını da ekleyelim. Apple Music servisini orijinal içeriklerle zenginleştirme konusunu oldukça ciddiye alan Apple, Planet of the Apps ile başlayan serüvene 8 Ağustos’ta yayınlanacak olan Carpool Karaoke serisi ile devam edecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

iOS 11’de ekran kaydetme ve Gif oynatma da olacak

iOS 11'de ekran kaydetme ve Gif oynatma da olacak

Apple’ın geliştirici konferansı bir grup kullanıcı için yeterince tatmin edici olsa da bir diğer grup için pek tatmin edici olmamış gibi görünüyor. iOS 11’in geliştirici sürümünü indirirseniz eğer belki de haberdar olmadığınız “bunu daha önce yapmalıydılar” diyebileceğiniz küçük ama fonksiyonel özellikleri görebilirsiniz.

Ekran kayıt özelliği

Yeni kontrol merkezine eklenen dahili ekran kayıt uygulamasıyla Apple, kullanıcılarını büyük bir yükten kurtardı. Ücretli ve ücretsiz bir çok farklı uygulama vardı bu işlemi yapabilmek için ama gerçekten iyi olanı bulmak oldukça zordu.

Gif oynatma özelliği

Canlı fotoğrafları 3D Touch özelliğiyle oynatan fakat fotoğraf galerisine kayıt edilen Gif içeriği oynatmayan Apple artık bu inadından da vazgeçmiş gibi görünüyor. Whatsapp, Messenger veya bir başka uygulama aracılığıyla size gönderilen Gif’leri artık galerinize kayıt edip, bir başka uygulamaya ihtiyaç duymadan oynatabileceksiniz.

Ekran görüntüsü alırken düzenleme özelliği

iPhone’da en çok kullandığım özelliklerden biri ekran görüntüsü almak. Ekran görüntüsünü sık kullanıyorsanız eğer düzenlemek için galeriden açıp, düzenleme işlemini yapmak can sıkıcı olabiliyor bazen. Apple’da bunu farketmiş olacak ki ekran görüntüsünü kayıt etmeden önce düzenleme imkanı veriyor. Kırpma, görsel müdaheleler yapma gibi işlemleri artık kayıt etmeden önce yapabileceksiniz.

iOS 11’i eğer indirip incelemeye başladıysanız siz de keşfettiğiniz özellikleri yorum olarak paylaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

letgo üzerinden Türkiye’de her ay 4,2 milyon yeni ürün listeleniyor

letgo üzerinden Türkiye'de her ay 4,2 milyon yeni ürün listeleniyor

Ülkemizde Ocak 2016’da faaliyete başlayan letgo, kullanım kolaylığı ve başarılı reklam stratejisi sayesinde kısa zamanda büyük bir başarı yakaladı. Türkiye’deki faaliyetlerine yönelik performans verilerini ilk kez açıklayan ikinci el ürünler için mobil bir pazar yeri olan letgo, geçen 1,5 yıllık süre içinde yüzde 680 oranında büyüme yakalamış.

Bugün mobil pazar yerinde satışta olan aktif 16.5 milyondan fazla ürün bulunduğunu söyleyen letgo, aylık 4.2 milyon yeni ürün listeliyor. Letgo uygulaması dünya genelinde 45 milyon indirilme sayısına sahip. Şirketin açıklamasına göre, letgo üzerinden satışı yapılan ürünlerin değeri ise yaklaşık 23 milyar dolar.

20 milyon aylık aktif kullanıcı

Türkiye raporunda alıcı ve satıcıların uygulama üzerinden aylık 85 milyondan fazla mesaj gönderdiğini belirten letgo, aktif kullanıcı sayısının da 2016 başından bugüne kadar 5 kat arttığını da paylaşıyor. Türkiye’deki aktif kullanıcı sayısı paylaşılmasa da tüm dünya için rakamlar açıklayan letgo, dünya genelinde 20 milyon aylık aktif kullanıcısı olduğunu not ediyor.

Konuyla ilgili açıklamasında letgo kurucu ortaklarından Alec Oxenford, “letgo, ileri teknolojiyi akıllı tasarımla birleştirerek e-ticaret sektöründe ikinci el alışverişi çok kolaylaştırdı. İşte bu yüzden de e-ticaret sektöründeki taşları yerinden oynatabildi” diyor. Oxenford, tüketicilere çevrelerindekilerle alışveriş yapmanın yarattığı değeri göstererek, Türkiye ikinci el ekonomisinin büyümesine katkı sağladıklarını da ekliyor. Oxenford geçtiğimiz yıl Webrazzi’ye verdiği röportajda, Türkiye’nin en büyük pazarları olan ABD’den daha hızlı büyüdüğünü belirtiyordu.

Yapay zeka teknolojisi ve ürün tanıma özelliği sayesinde kolay bir kullanım sunan letgo’nun geçtiğimiz Ocak ayında 175 milyon dolar yatırım aldığını da hatırlatalım. Dilerseniz letgo uygulamasını Android için buradan, iOS için ise buradan indirebilirisiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Amazon 2018’de Türkiye’de faaliyete başlıyor [Duyum]

Amazon 2018'de Türkiye'de faaliyete başlıyor [Duyum]

Küresel e-ticaret devi Amazon’un bir süredir devam eden Türkiye’ye geliş söylentileri, 2018’de doğrulanabilir. Konuya yakın kaynaklardan bize gelen duyumlara göre Amazon, önümüzdeki yıl Türkiye’de e-ticaret operasyonlarına başlamayı planlıyor. Şirket, bunun için somut adımlar atmaya başladı.

Amazon’un Türkiye’de işe alım konusunda ivmelendiği, düzenli bir LinkedIn kullanıcısıysanız dikkatinizi çekmiştir. Son dönemde iş ilanları sayısında belirgin bir artış yapan şirket, açık ilanlarını LinkedIn, kendi websitesi ve diğer popüler platformlarda paylaşıyor. Ancak bu platformlardaki ilanların hemen hepsi şirketin bulut servisleri Amazon Web Services (AWS) altında yayınlanıyor. Bize gelen bilgiler, şirketin Türkiye’den yaptığı işe alımların bunlarla sınırlı olmadığı; e-ticaret işi için de alımların bir süre önce başladığı yönünde.

Amazon’un e-ticaret işi için, Türkiye’de faaliyet gösteren büyük teknoloji şirketlerinden üst düzey transferler yaptığını ve bu kişilerin Lüksemburg’da eğitimine başladığını duyuyoruz. Bununla birlikte şirketin lojistik operasyonu için de yerel ortaklarla çalışmalara başladığı bize gelen bilgiler arasında. Türkiye’de büyük küresel bir lojistik şirketiyle çalışan Amazon buradaki operasyonları için 10 bin metrekarenin üzerinde bir depolama alanı oluşturmayı planlıyor, yine bu bilgilere göre.

Amazon’un kamuya açık resmi paylaşımlarından bu bilgileri doğrulamak mümkün değil yani şirket, bu süreci olabildiğince sessiz sedasız yürütmeyi tercih ediyor. Olası bir adımın ülke ve bölgedeki etkisi düşünülünce halka açık şirketin, erken aşamadaki bu hassasiyeti anlaşılabilir.

Amazon’un Orta Doğu bölgesine duyduğu ilgiyse artık sır değil. Zira şirket, geçtiğimiz Mart’ta Orta Doğu’nun en büyük e-ticaret şirketlerinden Souq.com‘u, tahmini 650 milyon dolara satın almıştı. Amazon’un benzer bir stratejiyle Türkiye’den büyük bir e-ticaret şirketini satın alarak Türkiye pazarında operasyonlarına başlaması da olası. Aldığımız duyumlar şirketin, Türkiye’den doğrudan operasyonlara başlayacağı olasılığını güçlendiriyor olsa da satın alma opsiyonunu tamamen görmezden gelmek, şu aşamada hata olabilir.

Amazon’un gözünü Türkiye pazarına çevirdiğini ise şirketin geçtiğimiz yıl sonunda yaptığı Türkiye açılımı doğruluyor. Almanya operasyonunu yürüttüğü Amazon.de mağazasına, geçtiğimiz Kasım ayında detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

WhatsApp’a görselleri filtreleme, albümleme ve kısayoldan yanıtlama özellikleri ekleniyor

WhatsApp'a görselleri filtreleme, albümleme ve kısayoldan yanıtlama özellikleri ekleniyor

Günümüz teknolojisiyle artık kameralar klavye özelliklerini taşır oldu. Tabi ki WhatsApp da teknoloji liderlerinden biri olarak bu özellikten geri kalmadı. Kardeş uygulaması Instagram, rakibi Snapchat ile batıda kozlarını paylaşırken, yazı odağının ötesine geçen WhatsApp ise dünya çapında görsel iletişimi sağlayarak tüm dünyaya hükmediyor.

Yeni iOS yazılım güncellemesiyle WhatsApp’a üç yeni özellik geliyor!

Filtreleme: Bu özellik ile kullanıcılar WhatsApp üzerinden fotoğraflara, videolara ya da GIF’lere renk katmak veya ışığı düzenlemek için beş farklı filtreden birini seçebilecekler. Çekim yaptıktan veya görseli yükledikten sonra kullanıcılar pop, siyah veya beyaz, cool, chrome ve film filtrelerinden birini kaydırma yöntemi ile uygulayabilecekler.

Albümleme: Kullanıcılar dört ve daha fazla fotoğraf veya videoyu göndermek istediklerinde WhatsApp bu görselleri otomatik olarak yan yana gelecek şekilde bir albüm haline getirecek. Alıcılar albümleri tam ekran üzerinde kaydırarak açabilecekler.
Kısayoldan Yanıtlama: Bu yeni özellikle, kullanıcılar yalnızca cevaplamak istedikleri mesajları kaydırarak kolayca yanıtlanabilecek. Kaydırılan mesaj, konuşma penceresinin hemen üzerinde belirecek ve kullanıcılar yanıtı kolayca yazabilecekler. Bu özellik, genellikle soruların ve mesajların aralarda cevaplanmadan unutulduğu, daha çok konuşmaların hızlı aktığı grup dialoglarında kullanıcılar için büyük kolaylık sağlayacak.

Facebook Messenger bir süre önce @mention yöntemi ile kişileri etiketleyip bu kestirme yanıtlama yöntemini uygulamayı denemişti, ancak WhatsApp’ın bu girişimi daha belirgin ve amaca uygun olacak gibi görünüyor.

WhatsApp’ın şu an için sadece iOS için hazırladığı bir uygulama, ilerleyen süreçte Android işletim sistemine de uyarlanacak.

WhatsApp’ın Snapchat Story’si tadındaki Status özelliğinin yanı sıra, bu yeni getirilen özellikler de WhatsApp’ın odak noktasını, görseller üzerine yönelttiğini gösteriyor. WhatsApp ayrıca genç jenerasyonun ilgisini de taze tutmayı amaçlıyor. Çünkü bu özellik sayesinde, dünya çapında artan kapasiteyi, daha büyük ekran, daha iyi çözünürlüklü kamera kullanımını ve daha az maliyetli data küçültme işlemini öngörmüş oluyor. Yine de WhatsApp, Snapchat’in geçici mesajlaşma özelliği ile istediği başarıyı elde edemediği pratik mesajlaşmayı açıkça destekliyor.

Eğer WhatsApp görseller üzerinde değişiklik yapabilmeyi ve bu denli aktif mesajlaşmayı bir arada yürütebilirse kullanıcılara büyük detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Delivery Hero, 450 milyon euro sermaye artırımı hedefiyle borsaya açılacak

Delivery Hero, 450 milyon euro sermaye artırımı hedefiyle borsaya açılacak

Avrupa’nın bir numaralı yemek sipariş girişimi Delivery Hero, nihayet borsa açılışı konusunda resmi bir açıklama yaptı. DeliveryHero hisseleri önümüzdeki aylarda Frankfurt Borsası’nda halka arz edilecek.

DeliveryHero, hisselerinin yüzde kaçını halka arz edeceğini ve değerleme beklentisi paylaşmıyor. Ancak halka arzdan 450 milyon euro (1,78 milyon TL, 506 milyon dolar) sermaye artırmak istediğini bildiriyor. Daha önce 1 milyar euro olarak konuşulan bu rakam dışında bazı finansal rakamlar da paylaşılıyor;

  • 2016’da 197 milyon sipariş, geçen yıla göre yüzde 52 artış
  • 2016’da 347 milyon euro gelir, geçen yıla göre yüzde 71 artış
  • 2017’nin 1. çeyreğinde 121 milyon euro gelir, geçen yıla göre yüzde 68 artış
  • 2016 satış hacmi (GMV): 2,618 milyar euro, geçen yıla göre yüzde 51 artış.

Kısaca hatırlatmak gerekirse 2011’in yılında kurulan Berlin merkezli Delivery Hero’nun yüzde 35’lik hissesi Rocket Internet’in. Naspers ise geçen ay yaptığı 387 milyonluk yatırım ile yüzde 10 hisse sahibi oldu ve şirket bu yatırımla 3,1 milyar dolardan değerlendi.

Delivery Hero CEO’su Niklas Östberg halka arzdan gelecek nakitle Delivery Hero’nun yemek siparişi ve teslimat alanındaki lider pozisyonunun genişleyeceğini söylüyor ki geriye dönüp baktığımızda Delivery Hero’nun Çin pazarından çekildiğini, Birleşik Krallık’taki operasyonlarını rakibi Just Eat’e sattığını hatırlıyoruz.

Diğer yandan Delivery Hero, geçen yıl sonunda rakibi Food Panda’yı satın almıştı ve attığı en iyi adımlardan biri hiç şüphesiz Yemeksepeti’ni satın almak olmuştu. Şu anda 6 bin tam zamanlı çalışana sahip olan ve 40 ülkede faaliyet gösteren girişimin halka arzdan beklenen başarıyı gösterip göstermeyeceğini merakla bekliyoruz…

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Açık Veri Barometresi, ülkelerin açık veri karnelerini yayınladı

Açık Veri Barometresi, ülkelerin açık veri karnelerini yayınladı

Açık verilerin yaygınlaşmasını esas alan World Wide Web Vakfı, Açık Veri Barometresi raporunu yayınladı. Bu yıl dördüncü edisyonu yayınlanan raporun genel bulguları incelenen hükümetlerin/ülkelerin açıklık hedeflerine doğru ağır adımlarla ilerlediklerini gösteriyor. Ülkemizin açık veri konusundaki durumu ise pek iç açıcı değil.

Açık Veri ve Veri Gazeteciliği Derneği (AVVGD) tarafından tamamı Türkçe’ye tercüme edilen rapor, 115 ülkeyi ve yetki alanını kapsayan geniş bir çalışma. Son baskından bugüne açık veri politikalarına yönelik kapsamın yüzde 25 arttığını paylaşan WWW Vakfı, bölge bölge çalışma yapılan etkin ülkelerin Kanada, İsrail, Kenya, Kore, Meksika ve Britanya olduğunu paylaşıyor. Raporun bulgularına göre bölgesel şampiyonlar gösterdikleri istikrarlı ilerlemeyle öne çıkıyor ancak genel olarak hükümetlerin veri açma taahhüdünde yavaşlama ve durgunluk var. Hatta bazı durumlarda ilerleme kaydedilmediği görülüyor.

Hükümet veri setlerinden yüzde 90’ı açık değil

Bu yılki raporun önemli bulgularını sıralayacak olursak;

  • Hükümet veri setlerinden yüzde 90’ı açık değil .
  • Ankete katılan 115 hükümetten 79’unun açık hükümet veri portalı olmasına rağmen, çoğu zaman en kapsamlı veriler resmi açık veri portalı dışındaki kaynaklarda yayınlanıyor.
  • Ukrayna, Arjantin, Filipinler, Burkina Faso ve Tanzanya gibi ülkeler bu sayıdaki puanları ve sıralamalarında büyük ilerleme kaydettiler.
  • Bütçe, şirket kayıtları, harcamalar, ihaleler, arazi mülkiyeti konularında gerçekte açık verinin bulunduğu sınırlı sayıda hükümet bulunuyor. Bunlar yolsuzlukla mücadele ve hükümetin hesap verebilirliğini sağlamak için kilit olan veri setlerinden oluşuyor.
  • Mevcut verilerin üçte birinden daha azı günümüzde herhangi bir biçimde çevrimiçi olarak kullanılmakta.
  • Çalışmadaki veri setlerinin yalnızca yüzde 24’ü kolayca toplu olarak indirilebilir durumda.

WWW Vakfı, hükümetlerin/ülkelerin mevcut verileri çevrimiçi halde ve makine okunabilirliğine uygun halde sunmasını öneriyor. Toplu halde ve ücretsiz olarak sunulması gerektiğini de ekliyor. Aşağıda gördüğünüz Türkiye’nin açık veri karnesinin genel bir tablosunu openbaromater.org adresinde detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Bayram tatili seyahat acentalarını heyecanlandırdı

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, Ramazan Bayramı’nın bu yıl pazar, pazartesi ve salı günlerine denk gelmesi ve kısa süreli olması nedeniyle iç talebin düşük seyrettiğini fakat ilerleyen günlerde bir hareketlilik beklendiğini söyledi.
“2016’nın üzerine çıkacağını öngörüyoruz”
Turizmde 2017 yaz sezonunun geçen yıla göre daha iyi geçeceğini düşündüklerini ifade eden Ulusoy, şöyle konuştu:
“Rusya pazarının yeniden açılması, Ukraynalıların ülkemize kimlikle girmesine olanak sağlayan düzenlemenin devreye girmesi ve birçok farklı pazarda talebin yavaş da olsa yeniden canlanmaya başlaması, 2017 yaz sezonunun 2016 yılına göre daha iyi geçeceğine işaret ediyor. Bununla birlikte iç pazarda da erken rezervasyona olan talep geçtiğimiz yıla göre artmış durumda. Dolayısıyla 2017 yaz sezonunda hem iç hem de dış pazar kaynaklı turizm hareketinin 2016’nın üzerine çıkacağını öngörüyoruz.”
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık da iç pazarda tatil alışkanlıklarının değişmeye başladığını, kısa tatil yapma alışkanlığının oluşmaya başladığını söyledi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

General Mobile GM 6 incelemesi

General Mobile GM 6 incelemesi

Barselona’da düzenlenen MWC 2017 etkinliğinde tanıtılan, Android One projesinin yeni üyesi GM 6, Google ve General Mobile ortaklığı ile geliştirildi. Uygun fiyatıyla dikkatleri çeken General Mobile GM 6, parmak izi sensörü ve flaş destekli ön kamera gibi özellikler sunuyor.

General Mobile GM 6 özellikleri

Space Gray ve Gold olmak üzere iki renk seçeneği ile gelen General Mobile GM 6, plastik ağırlıklı bir tasarıma sahip. Ön yüzünde fiziksel bir ev tuşu ve parmak izi sensörü barındıran GM 6, 8.6 mm kalınlığında ve 150 gram ağırlığında. Şık bir akıllı telefon olmasa da fiyat seviyesindeki rakipleri ile kıyaslandığında GM 6 modelinin başarılı bir tasarıma sahip olduğunu söyleyebiliriz.

5 inç büyüklüğünde IPS bir ekrana sahip olan General Mobile GM 6, 720 x 1280 piksel çözünürlüğünde. Corning Gorilla Glass ile korunan ekranın PPI değeri ise 294. Ekranın Full HD çözünürlüğünde olmaması bir eksiklik olsa da, parlaklık seviyesi yeterli düzeyde.

İşlemci tarafından MediaTek tercih eden General Mobile GM 6, 4 çekirdeki 1.5 Ghz saat hızında çalışan MT6737T işlemcisini kullanıyor. Grafik işlemci olarak Mali-T720 MP2 kullanan GM 6, 3 GB RAM ve 32 GB dahili depolamaya da sahip. GM 6 genel olarak başarılı sayılabilecek bir performansa sahip olsa da, Android ekosisteminin güç isteyen oyunlarında anlık takılmalar yaşayabiliyor.

Performans ve yazılım sorunları

Akıllı telefonlarda uzun zamandır karşımıza çıkmayan radyo desteğine de sahip olan GM 6, Android işletim sisteminin en yeni sürümü olan Android 7.0 Nougat ile geliyor. Android One projesi kapsamında yeni gelecek Android versiyonlarını da hızlı bir şekilde alacak olan GM 6, maalesef yazılım konusunda sıkıntılar yaşıyor. Kağıt üstünde Stock Android kullanması nedeniyle mükemmele yakın bir yazılım performansı beklenen GM 6, pek çok uygulamada ve kendi Launcher’ında kapanma sorunları yaşıyor.

Dolby iş birliği sayesinde başarılı bir hoparlör performansına sunan GM 6, WiFi 802.11 a/b/g/n Dual band, GPS ve detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Dunkin Donuts bulut altyapısı için Amazon Web Services’i seçti

Şirket, mobil uygulamaların, e-ticaret web sitelerinin ve önemli kurumsal IT altyapısının sabit kurumsal altyapıdan AWS’e geçişini tamamlamış bulunuyor. Bu sayede maliyetler düşerken, ölçeklendirme, güvenilirlik, güvenlik ve kullanılabilirlik arttı; Dunkin’ Donuts ve Baskin-Robbins ziyaretçilerinin dijital deneyimleri zenginleşti.

Dunkin’ Brands’in, mobil aplikasyon ve e-ticaret web sitesi gibi, müşterilerle ilişkilerinde kritik bir role sahip pek çok aplikasyonu bulunuyor. Dunkin’ Donuts ve Baskin-Robbins müşterileri mobil aplikasyonları menülere göz atmak, mağazaya gitmeden sipariş vermek, ödüllerini almak için sıkça kullanıyorlar; aplikasyonlar sayesinde kolaylıkla ve hızlı şekilde ödeme yapabiliyor veya sanal hediye çeki gönderebiliyorlar. Bu aplikasyonların pek çoğu ve Dunkin’ Brands dijital web varlıkları AWS üzerinden çalışıyor. AWS, Dunkin’ Brands’e sağladığı yüksek performans, güvenilirlik ve güvenliğe ilave olarak kullanımın en yoğun olduğu anlarda yüksek ulaşılabilirlik de sunuyor.

Özel günlerde kullanımı zirve yapıyor

Örneğin, Ulusal Kahve Günü (National Coffee Day) ve Ulusal Donut Günü (National Donut Day) gibi önemli tüketici aktiviteleri veya tatil dönemlerinde bu aplikasyonların kullanımı zirve yapıyor. Daha önce bu aşırı kullanım dönemlerinde talebi tahmin ederek yerel kapasiteyi gerektiği şekilde arttırmak ve müşterilere en iyi dijital deneyimi sunmak konusunda zorlanan Dunkin’ Brands, AWS sayesinde operasyonlarını ihtiyaca göre kolaylıkla ölçeklendirebiliyor. Aynı zamanda Dunkin’ Brands dahili kurumsal IT altyapı aplikasyonlarını da, maliyetleri düşürmek ve ulaşılabilirliği arttırmak için AWS’e taşıdı.

Dunkin’ Brands Veri Güvenliği ve Gizlilikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Santhosh Kumar şunları söyledi: “Bu kritik iş aplikasyonlarımız için AWS’i bulut altyapısı sağlayıcısı olarak tercih etmemizin sebebi, hizmetlerinin çeşitliliği ve derinliği ve de kurumsal aplikasyonları güvenli bir şekilde sunma konusundaki tecrübeleri oldu. AWS buna ilave olarak, bize sunduğu ek kapasite sayesinde, yüksek ulaşılabilirlik, güvenilirlik, sağlam güvenlik ve optimum performans hedeflerimize ulaşmamıza ve ihtiyaca göre ek kapasite devreye alabilmemize olanak sağlıyor.”

AWS Global Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mike Clayville ise şöyle konuştu: “Dunkin’ Brands, kurumsal bir yapının AWS’e geçiş hikayesinin harika bir örneği. Kurum, AWS’e geçiş sürecini test ve geliştirme çalışmaları ve web siteleri detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

2,8 milyar dolarlık hacme ulaşan Silikon Vadisi’nin geçmişten günümüze yolculuğu

2,8 milyar dolarlık hacme ulaşan Silikon Vadisi'nin geçmişten günümüze yolculuğu

Bugün teknoloji sektörü dendiğinde ilk aklımıza gelen yer Silikon Vadisi. Aslen Kaliforniya’nın küçük bir bölgesi iken, Silikon Vadisi nasıl dünyanın teknoloji merkezi haline geldi? Bu değişim yavaş yavaş, 100 yılı aşkın bir sürede nasıl gerçekleşti?

Apple, Google ve Tesla gibi dünya dev teknoloji şirketlerine ev sahipliği yapması sayesinde Silikon Vadisi, şu anda yaklaşık 3 trilyon dolarlık bir gelire sahip. Gelişimin tarihsel detaylarına sizlere birlikte göz atalım istedik.

Silikon Vadisi’nin Tarihsel Gelişimi

1800’lü yılların sonuna doğru, San Francisco limanı o dönemin telgraf ve radyo endüstrisinin merkeziydi. 1909 yılında, San Francisco’ya yaklaşık 50 mil uzaklıktaki San Jose’de, Amerika’nın ilk radyo istasyonu kuruldu.

Daha sonra, 1933 yılında donanmanın Moffett Field uçak pistini satın alması ve USS Macon isimli hava gemisini burada muhafaza etmesi ile bölge, dönemin ana en önemli hava ve uzay üssü haline geldi.

Birçok bilim insanın bu bölgeye gelmesi ve burada çalışmasının yanısıra 1939’da NASA’ya ait Ames Araştırma Merkezi yine bu bölgede kuruldu. Aynı yıl, William Hewlett and Dave Packard Palo Alto’ya gelerek Hewlett and Packard şirketinin temellerini attılar. 2. Dünya Savaşı sırasında HP radar ve büyük çaplı toplu silah teknolojisi geliştiriyordu. Tabi, bu dönemde bilgisayarların yaklaşık bir oda büyüklüğünde olduğu bir zamandan bahsettiğimizi de ekleyelim.

Dünyanın en büyük aerodinamik tüneli 1949 yılında yine bu bölgeye damgasını vurdu.

Intel ve Daha Niceleri…

William Shockley’in 1940 yılında, bugün bilgisayar işletimcisi olarak bildiğimiz transistorü icat etti ve ardından Bell Labs’teki işini bırakıp kendi şirketi olan Shockley Semiconductor Labs’i yine bu bölgede, Mountain View’de kurdu. Shockley, birçok Stanford mezununu işe aldı. Shockley’in şirketi bir ilke imza atarak yarı iletken endüstrisinde transistorleri germanyum yerine silikondan üretmeye başlayan ilk şirket oldu.

1957 yılında, Shockley’in “Hain Sekizli” (Traitorous Eight) diye adlandırdığı sekiz çalışanı işlerini bırakıp, Sherman Fairchild ile ortak oldular ve Fairchild Semiconductor şirketini kurdular. Bu arada belirtelim, 1960’lı yılların başında Fairchild, Apollo Projesi olarak da bilinen Apollo programı için bilgisayar parçası üretimine de yardımcı detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

21.co kullandıkça para kazandıran yeni nesil e-posta servisi

21.co kullandıkça para kazandıran yeni nesil e-posta servisi

E-postanın icadı kişiler arası iletişimde tüm sınırları kaldırdı ancak bir kişinin e-posta adresini bilmek o kişiye ulaşmayı ve özellikle yanıt almayı garanti etmiyor. 21.co‘nun amacı da bu durumu biraz olsun değiştirmek.

21.co, herkesle paylaştığınız e-posta adresinin yerini almak isteyen bir girişim. Üstelik 21.co’dan gelen soruları yanıtlamayı kabul ettiğinizde yanıt başına para da (1$, 5$, 20$ veya 100$) kazanabiliyorsunuz. Eğer soru soran kişi yanıt alamazsa herhangi bir para transferi gerçekleşmiyor. Özellikle ulaşılmak istenen ve/veya bilgisine güvenilen kişilerin tercih etmeye başladığı 21.co, para birimi olarak da bitcoin kullanıyor ve bu sayede dünyanın her yerine para transferi yapabiliyor.

Angel.co’nun kurucusu Naval Ravikant, Andreessen Horowitz’in ortaklarından Ben Horowitz ve Mark Zuckerberg’ün belalısı Winklevoss kardeşler (Cameron ve Tyler) 21.co’da profil açan sektörün ünlü isimlerinden bazıları. Bu popüler isimlerin sorularınızı yanıtlayıp yanıtlamayacağı bir muamma ama yine de denemeye değer bir fırsat olduğu kesin. Diğer yandan bu isimler dışında bir çok yatırımcı, CEO ve girişimci de 21.co profilleriyle bu trende katılmış durumda ve kendilerine yöneltilecek soruları yanıtlamayı bekliyor.

21.co’da sadece standart soru formatında değil, bir anket veya daha detaylı bir görev teklifiyle de bu kişilere ulaşabiliyorsunuz. 21.co, soru yanıtlayan kişilerin kazandıkları parayı kâr amacı gütmeyen kuruluşlara bağışlamasını da sağlıyor ki popüler isimler genelde bu seçeneği tercih ediyor. (Parayı kendi adınıza alıp farklı bir kuruma bağışlamanız da pekâla mümkün.)

Bu model bir bakıma Linkedin Inmail‘e veya Quora’nın sorulara yanıt almak için kullandığı modele benziyor ama 21.co’nun kendini konumlandırmak istediği nokta biraz daha farklı. Girişimin kurucusu Balaji S. Srinivasan (ki kendisi Andreessen Horowitz partnerlerinden biri); kullanıcılarının 21.co profillerini herkes tarafından erişilebilir e-posta adresi olarak paylaşmasını öneriyor ve bunun herkes için anlamlı bir model olduğunu düşünüyor. Elbette bu modelin ne kadar başarılı olacağını görmek için biraz detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple’ın dün tanıttığı geliştirici servisler: CoreML, Vision API ve Natural Language API

Apple'ın dün tanıttığı geliştirici servisler: CoreML, Vision API ve Natural Language API

CoreML: Makine öğrenimi artık çok daha kolay!

Apple, dün başlayan WWDC etkinliğinde, iOS 11 işletim sistemi ile birlikte geliştiricilerin kullanımına sunacağı CoreML isimli yeni makine öğrenimi (machine learning) servisini tanıttı.

Mobil cihazlardaki yapay zeka (artifical intelligence) işlemerlerini hızlandırmayı hedefleyen bu servis, yazı analizinden yüz tanımaya kadar pek çok farklı alanı kapsıyor.

Apple’ın yaptığı ölçümlere göre, iPhone’da yapılan bir görüntü tanıma işlemi, Google Pixel bir cihazda yapılan işlemden 6 kat daha hızlı gerçekleşecek. Bu ve benzeri performans artışlarının pek çok farklı kategorideki uygulamaların gelişmesinde ve yeni özellikler kazanmasında büyük rol oynayacağına hiç şüphe yok.

Apple, CoreML servisi ile bugüne kadar Photos ve Siri gibi pek çok kendi uygulamasında kullandığı yapay zeka veya makine öğrenimi özelliklerini, her geliştirici ve her uygulama için kolayca ulaşılabilir hale getiriyor.

CoreML servislerinin gizlilik ve güvenlik özelliklerinden de bahsedilen sunumda, yapılan tüm yapay zeka ve makine öğrenimi işlemlerinin cihazlarda gerçekleştiğinin yani kullanıcıların bilgilerinin cihazlarının dışına çıkmasına gerek olmadığının altı çiziliyor. Bu sayede kullanıcılara ait verilerin üçüncü partilerle ve hatta Apple’ın kendisiyle paylaşılmasının önüne geçilmiş oluyor.

2 Yeni API

iOS 11 ile geliştiricilerin kullanımına sunulan CoreML, Vision API ve Natural Language API isminde iki yeni API üzerinden erişime açılıyor.

Vision API

CoreML içerisinde yer alan görüntü işleme ile ilgili servisler, Vision (Görüntü) API aracılığıyla geliştiricilerin erişimine sunuluyor.

Vision API’ın geliştiricilere sunduğu servisler ise şunlar:

  • Yüz takibi (Face tracking)
  • Yüz tanıma (Face detection)
  • Simgeler, işaretler (Landmarks)
  • Yazı tanıma (Text detection)
  • Dikdörtgen tanıma (Rectangle detection)
  • Barkod tanıma (Barcode detection)
  • Cisim takibi (Object tracking)
  • İmge kaydı (Image registration)

Natural Language API

CoreML’in sunduğu dilbilimsel özellikler ise Natural Language (Doğal Dil) API ile geliştiricilere açılıyor ve şu servisleri sağlıyor:

  • Dil tanıma (Language identification)
  • Tokenization
  • Lemmatization
  • Sözcük türü (Part of speech)
  • Varlık tanıma (Named entity recognition)

ARKit: Artık siz de bir Pokemon Go yapabilirsiniz!

WWDC etkinliğinde, ‘dünyanın en büyük artırılmış gerçeklik (augmented reality) platformu’ olarak tanıtılan ARKit, oyun ve uygulama geliştiricleri oldukça heyecanlandırdı.

Pokemon Go ve Snapchat ile herkesin çok daha yakından tanıma fırsatı olan artırılmış gerçeklik teknolojisi, kameradan detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

27 milyon ücretli aboneye ulaşan Apple Music, yeni MusicKit API’yi duyurdu

27 milyon ücretli aboneye ulaşan Apple Music, yeni MusicKit API'yi duyurdu

WWDC’de bugün Apple, 50 milyon ücretli aboneye ulaşmış olan Spotify’a karşı 27 milyon ücretli aboneye ulaştığını açıkladı. Görünüşe göre Apple’ın “ücretsiz deneme” stratejisi işe yaramış ve Spotify gibi bir rakip karşısında iyi bir başarı yakalanmış.

Yeni MusicKit API ile artık geliştiriciler Apple Music hesabınızı kullanarak kendi uygulamalarında şarkıları tam olarak dinletebilecekler. Bu sayede geliştiriciler müzik listelerinize ulaşabilir, önerilerinizi inceleyebilir ve size yeni çalma listeleri oluşturabilir. Bir başka deyişle artık geliştiriciler Apple Music hesabınızı kullanarak size daha farklı uygulamalar sunabilir.

MusicKit API ile özellikle Nike+ Run entegrasyonu güçlenecek, Shazam ile tanımladığınız bir şarkıyı direkt olarak çalma listenize ekleyebilecek ve Anchor uygulamasıyla 40 milyondan fazla şarkıyı kullanan bir DJ olabileceksiniz. Spotify’ın API ve SDK’sına karşı MusicKit API Apple için önemli bir geliştirici platformu olarak konumlanıyor.

Yeni watchOS 4 ise daha iyi bir arayüz, çoklu çalma listesi senkronizasyonu ve daha basit bir AirPod deneyimi de dahil olmak üzere Apple Music geliştirmeleriyle birlikte geliyor.

Apple Music yeni güncellemeleriyle beraber daha sosyal bir platform olarak karşımıza çıkıyor. Apple Music hesabınızla bir arkadaşınıza bağlandığınızda en sevdiği şarkıları ve o anda ne dinlediğini görebilirsiniz. Ayrıca dilerseniz arkadaşınızın listesine bir sonraki müziği ekleyebilirsiniz. Ne dinlediğinizin herkese görünüp görünmeyeceğini ise ayarlarınızdan belirleyebiliyorsunuz.

Apple, Spotify’ın tatını ele geçirmeye çalışırken bir çok özelliğini ondan örnek alarak hayata geçiriyor. Facebook’un Snapchat’e yaptığını, Apple Spotify’a yapmaya çalışıyor gibi görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

4. Halk Sağlığı Ödül Töreni Kredi Kayıt Bürosu ev sahipliğinde gerçekleşti

Halkın bilinçlendirilmesinde 49 yıldır etkin görev alan, halk sağlığı kavramını Türkiye’ye yayan Türkiye Halk Sağlığı Derneği’nin bu yıl dördüncüsü düzenlenen Halk Sağlığı Ödül Töreni, Kredi Kayıt Bürosu ev sahipliğinde gerçekleşti. Türkiye Halk Sağlığı Derneği’nin ana konusunu “Down Sendromlu Çocuklarımız” olarak belirlediği ‘4. Halk Sağlığı Ödülleri’, katma değerli ürün ve hizmetlerin yanı sıra toplumsal sorumluluk bilinci ile hareket eden ve sosyal sorumluluk alanında pek çok projeyi aktif olarak yürüten Kredi Kayıt Bürosu’nun ev sahipliği yaparak destek verdiği bir törenle sahiplerini buldu.

Törende Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü- Zihin Engelliler Eğitimi Anabilim Dalı Bşk. Prof. Dr. Atilla Cavkaytar, özel eğitime ihtiyaç duyan down sendromlu çocuklar ve zihin yetersizliği olan çocuklara yönelik yaptığı Akademik/Sosyal çalışmalar ve Eğitim kitapları dolayısıyla Onur Ödülüne layık görüldü.

Törende ödül alan diğer isimler ise şöyleydi:

DOWN SENDROMU DERNEĞİ “İş Koçu Destekli İstihdam Projesi”

Down Sendromlu çocukların eğitim ve meslek sahibi olarak yaşamın içinde olmalarını sağlayan örnek proje ödüle layık görüldü.

MUHAMMET TUĞRUL ŞAHİN / “Milli Yüzücü- Avrupa şampiyonu”

Geçtiğimiz yıl gösterdiği üstün sportif başarı ve Down Sendromlu gençlerimize örnek olacak Avrupa yüzme şampiyonluğu derecesi dolayısıyla ödüle layık görüldü.

PELİN ATAKAN / Yazar

“Pelince Artık Yalnız Değilim” kitabında Down Sendromlu bir genç kızın yaşamı ve başarı hikayesini anlatmış, bu yoldan tüm gençlerimize verdiği hayat dersi dolayısıyla ödüle layık görüldü.

DOSTEV DERNEĞİ- CANIM AİLEM- MÜZİKAL TİYATRO OYUNU

Down Sendromlu gençlerimizin başarı ve mutluluğuna yönelik Halil Doğan tarafından sahneye konan Müzikal Tiyatro oyunu ödüle layık görüldü.

İYİ Kİ DOĞDUN MELEĞİM- TEK KİŞİLİK TİYATRO OYUNU

Down Sendromlu çocuğu olan annenin oğlu ile olan yaşamını canlandırdığı, Yazar ve Yönetmeni Ahmet F. Öztürk olan tek kişilik Tiyatro Oyunu ödüle layık görüldü.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

‘Türkiye Finans’taki yatırımımızı stratejik ve uzun vadeli görüyoruz’

Türkiye’nin öncü katılım bankası Türkiye Finans’ın yüzde 67.03 payı ile hakim hissedarı olan The National Commercial Bank’in (NCB) Yönetim Kurulu Başkanı Mansour S. Al Maiman, Türkiye’ye geldi. Türkiye Finans Katılım Bankası üst yönetimini ziyaret eden Maiman, bankayı büyütme hedeflerine vurgu yaptı.

‘TÜRKİYE İKİNCİ ANA FAALİYET ÜSSÜMÜZ’

Türkiye Finans’taki yatırımı stratejik ve uzun vadeli gördüklerini dile getiren Maiman, “Türkiye’nin güçlü ekonomik temelleri ve katılım bankacılığının yüksek büyüme potansiyeli, bizi cezbeden başlıca unsurlar oldu. Türkiye’yi ikinci ana faaliyet üssümüz olarak görüyor, müşterilerimize sunduğumuz hizmeti mükemmelleştirmenin yanında ekonominin gelişimine de katkıda bulunmak adına Türkiye Finans’ı büyütme isteğimizi sürdürüyoruz. Suudi Arabistan ve Türkiye arasında politik ve ekonomik bağlar giderek güçlenirken doğan fırsatlar bizi de heyecanlandırıyor. İki ana faaliyet pazarımız arasındaki yatırım ve ticaret hacminin büyümesinde rol alabilecek bir konumda olduğumuza inanıyoruz” dedi.

Türkiye Finans’ı büyütme stratejilerinin NCB olarak Arabistan pazarında sürdürülebilir liderliği yakalamalarını sağlayan prensiplere dayandığının altını çizen Maiman, müşteri odaklı hizmetin artarak devam edeceğini söyledi. Maiman, şöyle devam etti: “Güçlü kontrol ve risk yönetimi ile üstün hizmet kalitesini sağlayan en iyi teknolojik altyapı, en önemli kurallarımız arasında yer alıyor. Bütün bunların ötesinde, NCB olarak bize başarıyı getiren en önemli unsurun çalışanlarımız olduğunu düşünüyoruz. NCB’nin başarısını burada da yakalamak için, Türkiye Finans yönetimi de en iyileri bünyesine kazandırıp onları geliştirerek bünyesinde tutmak; bir güven, takım ruhu ve yüksek performans kültürü oluşturmak konusunda kararlı adımlarla ilerliyor.”

15.7 MİLYAR $’LIK ÖZKAYNAK

1953 yılında kurulan ve bugün 15.7 milyar dolarlık güçlü bir özkaynağa sahip olan The National Commercial Bank (NCB), Suudi Arabistan’ın ilk ve en büyük kamu bankası. 5 ülkede yatırımları bulunan, Suudi Arabistan’ın en büyük bankası The National Commercial Bank (NCB) 2008 yılında yüzde 67.03 hisse ile Türkiye Finans Katılım Bankası’nın hâkim ortağı haline geldi. Bu tarihten sonra önemli bir değişim ve atılım dönemine giren banka Türkiye’nin en büyük özel bankaları arasında ilk 20’de yer alıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Oculus kurucusu Palmer Luckey sınır güvenliği teknolojisiyle geri dönüyor

Oculus kurucusu Palmer Luckey sınır güvenliği teknolojisiyle geri dönüyor

Oculus’u kurduktan sonra 2014 yılında şirketini 2 milyar dolar karşılığında Facebook’a satan Palmer Luckey, Facebook bünyesinde Oculus projesini yönetmeye devam etmişti. 30 Mart 2017 tarihinde ise Facebook’taki görevlerini bırakan Palmer Luckey, boşa çıkmış ve kendisinin bir sonraki projesi ise merak konusu olmuştu.

Oculus’un kurucu ortaklarından birisi olan Palmer Luckey, ABD başkanlık seçimleri boyunca Donald Trump‘ı desteklemişti. Hatta Palmer Luckey, Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna çıktı günkü kutlamalar için de Los Angeles merkezli olarak kurduğu ve kendisinin diğer projeleri için kullandığı bir firma üzerinden 100 bin dolar bağış yaptığı ortaya çıkmıştı.

Palmer Luckey’nin bir sonraki projesi sınır güvenliği

Henüz 21 yaşındayken şirketini Facebook’a satan başarılı girişimcinin bir sonraki projesinin ise sınır güvenliği üzerine olduğu ortaya çıktı. The New York Times’da yer alan habere göre, girişim ülkeler arasındaki ve askeri üslerdeki sınırların izlenmesine yönelik olacak bir gözleme teknolojisi üzerine çalışıyor.

Luckey’nin desteklediği ABD Başkanı Donald Trump hatırlayacağınız üzere ABD ile Meksika sınırına duvar örme konusunda adımlar atmış ve politikalarında bu konuya verdiği önemi pek çok kez vurgulamıştı. Böyle bir fiziksel duvarın maliyeti sebebiyle ise Trump sürekli olarak eleştiriliyordu. Luckey, yaptığı açıklamada girişimlerinin bir savunma şirketi olacağını ve hem vatandaşları hem de askerlerini korumak amaçlı olarak geliştirildiğini belirtti.

Başkan Trump’ın teknoloji danışmanlarından birisi olan Peter Thiel‘in de bir yatırımla desteklemeyi planladığı bu yeni girişimin adını yakın gelecekte daha çok duyabiliriz gibi gözüküyor. Girişimin bir diğer amacı ise sınır güvenliği için harcanan milyonlarca dolar masraftan tasarruf sağlamak olacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple’ın akıllı hoparlörü HomePod tanıtıldı

Apple'ın akıllı hoparlörü HomePod tanıtıldı

Apple’ın dün başlayan WWDC 2017 etkinliğinde ev tipi akıllı hoparlörü HomePod ilk kez tanıtıldı. Kütüphanesinde 40 milyon adet şarkı bulunan Apple Music ile entegre çalışmak üzere geliştirilen cihaz Siri‘yi de destekliyor. Apple’ın iddialı tasarımıyla ön plana çıkan HomePod, temiz bir bass kalitesi ve yüksek kaliteli ses için dizayn edilmiş.

Apple’ın üst düzey yöneticisi Phil Schiller, HomePod’u geliştirirken iddialı açıklamalarda da bulundu. Sonos hoparlörlerin akıllı hoparlör olmadığını, Amazon’un Echo’larının ise yeterince iyi hoparlör olmadıklarını dile getiren Schiller, HomePod’un hem akıllı hoparlör hem de kaliteli bir hoparlör olduğunu belirtti. İçerisinde Apple’ın A8 çipli işlemcisini barındıran HomePod gizlilik konusunda da ön plana çıkıyor ve tüm çalışma prensibi kimliksizliğe yönelik.

HomePod aynı zamanda evdeki akıllı cihazlarınızı da yönetmenizi sağlayacak. HomeKit ile entegreli çalışabilecek olan HomePod sayesinde örneğin HomeKit destekleyen bir akıllı ampulunuzu sesli komutunuzla açıp kapatabilmeniz mümkün olacak.

HomePod 2017 sonunda piyasada

Apple’ın HomePod için belirlediği çıkış tarihi Aralık 2017 olarak duyuruldu. HomePod ilk etapta sadece ABD, İngiltere ve Avustralya’da satışa sunulacak. HomePod’un satış fiyatı ise 349 dolar olarak belirlenmiş durumda. Hemen aşağıdan HomePod için hazırlanan ve Apple’ın YouTube sayfasında yayınlanan ilk tanıtım videosunu da izleyebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Netoloji, E-Flow BPM ürünüyle iş akış ve yönetim süreçlerini hızlandırıyor

Netoloji, E-Flow BPM ürünüyle iş akış ve yönetim süreçlerini hızlandırıyor

İş yönetiminde süreç modellemesi yapmak bugüne has bir yöntem değil. Fakat günümüzün teknolojileriyle iş akışı ve süreç modellemesi yapmak oldukça kolaylaşmış durumda. Netoloji.com da bunun iyi bir örneği ve şirketlerin iş süreçlerini verimli bir şekilde yönetmesine yardımcı oluyor.

Özgür Erol tarafından Ocak 2011’de Ankara’da kurulan Netoloji, Ar-Ge faaliyetlerini Ankara Üniversitesi Teknopark’ta, operasyonel faaliyetlerini ise İstanbul Ataşehir ofisinde sürdüren bir yazılım şirketi. Netoloji’nin iki yıl gibi bir sürede geliştirdiği E-Flow BPM (Business Process Management) ise iş süreci yönetimine odaklanan bulut tabanlı bir ürün. Özellikle yeni kurulan firmalar, tüm yönetimsel süreçlerini bu arayüzde tasarlayıp maliyet ve zaman tasarrufu sağlayabiliyor.

Biraz daha detay vermek gerekirse Netoloji E-Flow BPM ile finanstan satışa, satınalmadan, müşteri ilişkilerine kadar farklı iş süreçlerini sürükle bırak yöntemiyle görselleştirmek mümkün. E-Flow BPM , sadece görselleştirme yapmakla kalmıyor, onay işlemlerinizin tümünü, herkesin rahatlıkla kullanabileceği hızlı, kolay ve uygun fiyatlı bir iş akış yönetim sistemine çeviriyor. Çalışanlar kendine özgü her bir iş için, uyarlanabilir iş sıralaması ve iş akışı oluşturabiliyor. Anlık bildirimlerle de süreç takibi destekleniyor. Netoloji, belge onaylama ve yönlendirme özellikleri de sunuyor.

Tek seferlik veya abonelik modeliyle ücretlendirme seçenekleri olan E-Flow BPM şimdiye dek 100’den fazla müşteri ve 10 binden fazla kullanıcıya ulaşmış. Netoloji’nin e-ticaretten perakendeye kadar farklı sektörlerden müşterilerini bulunuyor. Türkiye ve yurt dışında 50’den fazla iş ortağı olan girişim, mobil uygulaması üzerinden de süreç kontrolüne imkân tanıyor.

“Sorunu en yakın insanın çözmesine olanak sağla” düşüncesiyle işe başladıklarını söyleyen Özgür Erol, yakın zamanda İzmir Ofisi ile Ege ve Akdeniz bölgesinde büyümeyi planladıklarını söylüyor ve bir sonraki aşamada yurtdışına açılmak istediklerini ekliyor.

Eğer siz de iş süreçlerinizi daha verimli ve kolay yönetilebilir hale getirmek istiyorsanız netoloji.com‘u ziyaret edebilir, detaylı bilgilere erişebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple, iMac Pro, yenilenen MacBook ve MacBook Pro’yu tanıttı

Apple, iMac Pro, yenilenen MacBook ve MacBook Pro'yu tanıttı

Bugün gerçekleşen ve canlı bloglamayla aktardığımız WWDC etkinliğinde pek çok yenilik paylaşan Apple, MacBook, MacBook Pro ve iMac modellerinin yenilediğini duyurdu. Teknik özellikler ve fiyat konusundaki değişikliklerini WWDC 2017‘de duyuran Apple, hem MacBook hem de iMac modellerinin Intel’in 7. nesil Kaby Lake işlemcileri ile yenileneceğini duyurdu.

Uzun zamandır yenilenmeyen iMac ailesi ile ilgili önemli güncellemeler paylaşan Apple, 21.5 inçlik iMac modelinin 32 GB RAM desteğine sahip olacağını da iletti. Ekran konusunda önemli yenilikler sunacak olan iMac’in 27 inç büyüklüğündeki modeli ise 64 GB RAM desteği sunacak.Thunderbolt destekli 3 adet USB-C bağlantısına da sahip olacak olan iMac’ler 500 nits parlaklık değeri ile gelecek.

Giriş seviyesi 21.5 inçlik iMac modelinin Intel Iris Plus 640 grafik işlemcisine, 4K modelin ise Radeon Pro 555 ve 560 grafik işlemcilerine sahip olacağını da ekleyelim. 27 inçlik 5K iMac modeli iMac Pro ise Radeon Pro 570, 575 ve 580 grafik işlemci seçeneklerine sahip olacak. Bugüne kadar üretilen en güçlü Mac olarak nitelenen iMac Pro, VR deneyimlerini desteklemesi açısından Apple için önemli bir adımı temsil ediyor. 5 bin dolardan başlayan fiyatıyla iMac Pro’nun Aralık’ta sevkiyatına başlanıyor.

MacBook ailesi de yenileniyor

Son olarak 21.5 inçlik giriş modelinin 1099, 21.5 4K modeli 1299 ve 27 inçlik 5K iMac modelinin de 1799 dolar fiyat etiketine sahip olacağını da ekleyelim. MacBook ailesini de yenileyen Apple, yeni MacBook Pro’ların Intel Kaby Lake işlemcileri ile geleceğini duyurdu. 12 inçlik MacBook modeli ise daha hızlı SSD’ler ile yenilenecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple WWDC 2017 etkinliği: Canlı bloglama

Apple WWDC 2017 etkinliği: Canlı bloglama

Apple yazılım geliştirici konferansı WWDC‘yi bu yıl 5-9 Haziran tarihleri arasında San Jose, California’da düzenliyor. TSİ 20:00’da başlayacak olan etkinlik için geri sayım başladı. Yazılım odaklı geçmesi beklenen etkinlikte Apple’ın başta mobil olmak üzere tüm platformlarına ilişkin önemli güncellemeler bekleyebiliriz. Bununla birlikte şirketin donanım güncellemelerine de yer vermesi ihtimaller dahilinde. Yaklaşık 40 dakika sonra başlayacak olan etkinlikte tanıtılması beklenen tüm yenilikleri ilgili haberimizde görebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Dünyada alkollü içki tüketimi azaldı

Uluslararası Şarap ve Yüksek Alkollü İçkiler Kaydı (IWSR) adlı sektör raporunda, küresel alkollü içki pazarının geçen yıl yüzde 1,3 daraldığı belirtildi.

Bu düşüşteki en büyük rolü de, bira satışlarındaki yüzde 1,8’lik azalmanın oynadığı vurgulandı.

Uluslararası alkol satışlarında son 5 yıldaki ortalama yüzde 0,3’lük azalmadan sonra görülen geçen yılki yüzde 1,3’lük düşüşün de büyük olduğu kaydediliyor.

IWSR’nin 2016 pazar raporunda şarap satışlarının yüzde 0,1 azaldığı, yüksek alkollü içki tüketiminde de yüzde 0,3’lük artış olduğu vurgulandı.

IMF’nin verilerine göre 2016’da dünya ekonomisi yüzde 3,5 oranında büyüdü.

Ekonomik büyümenin de genelde alkol tüketimini arttırdığına inanılıyor.

Buna karşın, Çin, Rusya ve Brezilya gibi büyük ekonomilerde ekonomik yavaşlama ve durgunluk görüldü.

Çin’deki bira satışları yüzde 4,2, Brezilya’da yüzde 5,3, Rusya’da ise yüzde 7,8 azaldı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Türkiye ile Katar arasındaki ekonomik ilişkiler nasıl?

Suudi Arabistan’ın başını çektiği körfez ülkeleri Suudi Arabistan ile diplomatik ilişkilerini kopardı. Gerekçe Katar’ın İran’ın ortadoğu politikalarına yanaşması olarak gösteriliyor.

Katar tarafı ise Suudileri İsrail ve ABD politikalırına yüzde yüz uymakla suçluyor. Türkiye ise Katar ve Suudi Arabistan’a olan yakınlığı ile dikkat çekerken Katarlı şirketler son yıllarda Türkiye’ye yoğun ilgi gösteriyor.

DIGITURK VE FİNANSBANK’I ALDILAR

Türkiye ile katar arasındaki ekonomik ilişkiler son yıllarda gittikçe sıkılaştı. Katarlı şirketler Digiturk ve Finansbank gibi dev Türk şirketlerini satın alırken Türkiye’de gıdadan inşaata kadar pek çok alanda faaliyet gösteriyorlar.

2016 yılında Türkiye Katar’a 421 milyon dolarlık ihracat yaptı. Buna karşın Katar’dan yapılan ithalat ise 271 milyon dolar oldu.

2006 yılında DEİK bünyesinde kurulan Türkiye-Katar İş Forumu’nun Başkanlığı’nı iş adamı Ethem Sancak yapıyor.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED) raporuna göre 2016 yılında Türkiye’ye en çok yatırım yapan 7. ülke Katar oldu. Hollanda 956 milyon dolar ile Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı yatırımlarda zirvede yer aldı. Katarlı şirketler ise yaptıkları 375 milyon dolarlık yatırımla 7. sırada yer aldı.

ÇAYKUR DA GÜVENCE OLARAK VERİLDİ İDDİASI

Katar’ın Türkiye’deki ekonomik varlığını arttırması karşılığında, son olarak Varlık Fonu’na devredilen Çaykur’un da, Katar’dan gelen 600 milyon dolara karşılık “güvence” olarak gösterildiği ifade edilmişti.
Ancak Katar’la Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler sadecec bununla da sınırlı değil. Özellikle Türk müteahhitlik şirketleri Katar’da çok büyük ihaleler almış durumdalar.

Geçen yıl itibarıyla Türk inşaat sektörü Katar’da yaklaşık 14 milyar dolarlık ihale kazanmıştı. Türk inşaat şirketleri ayrıca 2022 Dünya Futbol Kupasına ev sahipliği yapacak olan Katar’ın, şampiyona için harcamayı planladığı 170 milyar dolardan da pay almayı planlıyorlardı.

Suudi Arabistan başta olmak üzere, Sünni Arap ülkeleri ile yine Sünni Arap cephesinin bir üyesi olan Katar’ın arasının bozulmuş olması nedeniyle, Türkiye finansal olarak en çok etkilenecek ülkelerden biri olmaya aday.

Nitekim bu durumu anlamış olan Türkiye de daha krizin ilk anlarından itibaren, Suudi Arabistan ile Katar arasındaki anlaşmazlığın çözülmesi yönünde mesaj vermeye başladı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Rekabet Kurulu, Sahibinden.com hakkında soruşturma başlattı

Rekabet Kurulu, Sahibinden.com hakkında soruşturma başlattı

Rekabet Kurulu, ülkemizin en önemli seri ilan sitelerinden Sahibinden.com’un ana şirketi Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama ve Ticareti A.Ş. hakkında soruşturma başlattığını duyurdu Rekabet Kurumu resmi sayfasında yapılan açıklamada soruşturmanın Sahibinden.com’un aşırı fiyat uygulaması nedeniyle açıldığını belirtiliyor. Yapılan açıklamada ise şu ifadeler kullanılıyor:

Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama ve Ticareti A.Ş.’nin hâkim durumunu aşırı fiyat uygulamak suretiyle kötüye kullandığı iddiası üzerine yürütülen önaraştırma, Rekabet Kurulu tarafından karara bağlandı.

Önaraştırmada elde edilen bilgi ve belgeler ile yapılan tespitleri 04.05.2017 tarihli toplantısında müzakere eden Rekabet Kurulu, bulguları ciddi ve yeterli bularak; 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama ve Ticareti A.Ş. hakkında soruşturma açılmasına, 17-15/175-M sayı ile karar verdi.

Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi, hâkim durumun kötüye kullanılmasını yasaklamaktadır.

Konuyla ilgili gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yapı ruhsatlarında yaşanan artışla gayrimenkul sektörü gaza bastı

GYODER (Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği), dünya ve Türkiye ekonomisinden, temel makroekonomik göstergelere, sektör içi üretim rakamlarından, çeşitli istatistiklere kadar önemli bilgiler aktaran ‘GYODER Gösterge‘ ile gayrimenkul sektörüne ışık tutmaya devam ediyor. 2017 yılında da Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) katkılarıyla yayınlamaya devam edecek olan GYODER Gösterge, tasarımında ve içeriğinde gerçekleştirilen revizyonlarla yepyeni bir kimliğe kavuştu. Temel ekonomik verilerin yanı sıra konut, krediler, AVM, ofis, lojistik, turizm, GYO gibi gayrimenkulün tüm alt segmentlerini kapsayan raporda bu yıl ayrıca Prof. Dr. Emre Alkin‘in de değerlendirmeleri yer alacak. Rapor, aynı zamanda yenilenecek web sitesi ile dijital ortama taşınacak.

Türkiye gayrimenkul sektörünün dinamiklerinin incelendiği GYODER Gösterge 2017 1. Çeyrek Raporu‘nda; son 15 yıllık süreçte çok hızlı bir değişim kaydeden konut sektöründe, sosyo-ekonomik bazda tartışılan önemli noktalardan birinin konut fiyatları olduğu belirtildi.

Konut fiyatlarının yükselmesi memnuniyetle karşılanıyor

Gayrimenkul fiyatlarındaki reel artış ile ekonomik büyüme arasında doğrudan bir ilişkinin olduğu vurgulanan raporda; dünyanın birçok yerinde, özellikle Almanya’da konut fiyatlarının yükselmesinin huzursuzluk yarattığı ancak Türkiye’de böyle bir gelişmenin memnuniyetle karşılandığına dikkat çekildi. Yatırım amaçlı gayrimenkul alanların azımsanmayacak kadar çok olduğu Türkiye’de, gayrimenkul fiyatlarının artışının huzursuz edici bir gelişme olarak görülmediği belirtildi. İnşaat sektörünün hem büyüme hem de istihdam dinamikleri üzerinde göz ardı edilemez bir ağırlığının bulunduğu ifade edilen raporda; gayrimenkul yatırımlarının sektöre ivme kazandırdığı kaydedildi. Raporda ayrıca Türkiye’nin küresel inşaat pazarında giderek yükselen, hatta pazar payı en hızlı artan ülkelerden biri olduğu vurgulandı.

Endeksteki artış talebin sürekliliğini işaret ediyor

Türkiye genelinde son verilere göre yapılan analizlerde fiyat artışının halen makul bir eğilimde devam ettiğine dikkat çekilen raporda, Türkiye’de ortalama konut fiyatlarının Ocak 2012 ile Ocak 2017 arasında, reel olarak yüzde 43,09 oranında arttığı, yeni konut fiyat endeksinde de aynı dönemde yüzde 35,72‘lik reel fiyat artışı sağlandığı bilgilerine yer verildi. Ayrıca her iki endekste kabul edilir bir artış oranı yaşandığı ve endekslerin artışının, sektörün canlılığını ve talebin sürekliliğini işaret ettiği belirtildi.

Sektörde orta detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Diplomatik krizin Katar’a maliyeti milyonlarca doları bulacak

Suudi Arabistan haber sitesi El Arabiya, Arap dünyasında yaşanan diplomatik krizin ekonomiye etkisiyle ilgili bir yazı yayınladı. Yazıya göre Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Mısır ve Yemen’in Katar’la diplomatik ilişkileri kesmesi Katar ekonomisini altüst edebilir.

Kriz sonrası Katar Borsası bu sabah bir saat içinde yüzde 7.6 değer kaybetti.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, Katar’la deniz ve kara sınırını kapattı ve iki ülke arasındaki tüm seyahatleri durdurdu. Dört ülke Katar’la ticari ilişkileri de tümüyle askıya aldı. Bu durumun Katar’ın ihracatını kısa vadede olumsuz etkilemesi bekleniyor.

Bölgedeki birçok havayolu şirketinin Doha’ya uçuşları durdurması da Katar ekonomisinde sarsıntı yaratacak bir gelişme olarak görülüyor.

Suudi Arabistan ve BAE, Katar’a en fazla gıda ürünü ihraç eden iki ülke. 2015’te bu iki ülkeden Katar’a gıda ihracatı 310 milyon doları bulmuştu. Ticari ilişkilerin durdurulması Katar’da gıda ürünlerinde ciddi bir azalmaya yol açabilir.

2022 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmaya hazırlanan Katar’ın, Suudi Arabistan’dan ekipman sevkiyatının durmasıyla inşaat alanındaki projeleri nasıl gerçekleştireceği de merak konusu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Bukoli kapandı [Son Dakika]

Bukoli kapandı [Son Dakika]

Borusan Lojistik tarafından hayata geçirilen Bukoli.com, müşterilerine gönderdiği bir e-posta ile hizmetlerini durdurduğunu açıkladı. Yapılan resmi açıklamaya göre Bukoli son olarak müşterilerinin 30 Haziran 2017 tarihine kadar vereceği siparişler teslim edilecek ve hizmetleri tamamen sonlandırılacak.

Kısaca bahsetmek gerekirse Bukoli, internet alışverişlerine özel geliştirilen teslimat girişimiydi. Mahalle esnafını kargo teslim alma noktası alarak kullanan bir girişim kendine ait Bukoli teslimat kutuları/noktaları da açmaya başlamıştı. Borusan Holding, şimdiye dek İstanbul’un tamamını kapsayan hizmet ağı kurmuştu. Bukoli’nin geçen hafta kapanan Markafoni ile ürünlerin teslimatı konusunda bir iş birliği yaptığını ve aynı gün ürün teslimatı sunmak gibi bir adım attığını da paylaşmadan geçmeyelim.

Bukoli’nin müşterilerine göndermiş olduğu açıklamayı aşağıda bulabilir, dilerseniz Webrazzi’deki geçmiş yazılara göz atabilirsiniz. Yeni bilgiler almamız halinde sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Değerli müşterimiz,

Şirketimizin inovatif iş modellerinden biri olarak 2014 yılında faaliyete geçen ve geliştirmek için hepimizin canla başla çalıştığı Bukoli operasyonunu bugün itibarı ile sonlandırıyoruz.

Bukoli’yi tüm taraflar için en fazla değer yaratacak şekilde sürdürmemiz mevcut pazar koşullarında maalesef mümkün olmadı.

Bugüne kadar büyük bir mutluluk ve heyecanla sürdürdüğümüz iş birliği için size teşekkür ederiz. Bu süre zarfında, sizin işiniz için değer yaratmış ve büyümenize katkıda bulunabilmiş olmayı ümit ediyoruz. Bunu başarabildiysek ne mutlu bize!

Sitenizdeki teslimat seçim opsiyonları arasından Bukoli’yi ivedilikle kaldırmanızı rica ediyoruz.

Bukoli operasyonuna son verme kararımızın işiniz üzerinde herhangi olumsuz bir etkisi olmaması için gerekli tüm önlemler tarafımızdan alındı. 30 Haziran 2017 tarihine kadar siteniz üzerinden verilen Bukoli opsiyonlu tüm siparişleri teslim etmeye devam edeceğiz.

Borusan Lojistik olarak inovasyona yatırım yapmaktan, katma değeri yüksek yenilikçi hizmet ve iş modellerini hayata geçirmekten vazgeçmeyeceğimizi özellikle bilmenizi isteriz.

Dijital teknolojileri en etkin şekilde kullanan yeni hizmetlerimiz ve iş modellerimizle yollarımızın bir gün tekrar kesişeceğine içtenlikle inanıyoruz.

Bize olan güveniniz için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi