Dr. Ertaş’tan şirketler için yeni model önerisi

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) genel kurulunda konuşan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş, “Şirketleri faiz baskısından kurtaracak alternatif modeller kullanılmalı” dedi. Ertaş, “Türk şirketlerinin finansman yapısında değişikliğe gidilmesine ihtiyaç var. Geçen yıl şirketlerimize 253 milyar TL finansman sağladık, bu yıl 500 milyar TL finansman sağlamı hedefliyoruz” diye konuştu.

SPK Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş’ın konuşması şöyle:

“Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği 6362 sayılı SPKanunu’nun 30 Aralık 2012 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte bu Kanun’la kurulmuş, ülkemizdeki bankaları, aracı kurumları, portföy yönetim şirketlerini, gayrimenkul ve yatırım ortalıklarını bünyesinde üye olarak barındıran, temsil eden, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Ekonomimizin önemli bir aktörüdür, bu nedenle finans piyasalarına ilişkin kararların alınma süreçlerinde ve uygulamaların takibinde, iyileştirilmesi gereken alanların tespitinde, öncü bir rol üstlenmesi, yapılacak düzenlemelerin sıhhati ve kalıcılığı açısından son derece faydalı olacak inancındayız.

2008’de başlayan küresel krizin etkileri giderek azalma eğilimi gösterse de geçtiğimiz yıl, global ölçekte beklenmedik risklerin ortaya çıktığı bir yıl olmuştur. FED kararlarının sebep olduğu belirsizlik, İngiltere’nin Brexit kararı, ABD seçimleri, AB’nin içerisinden geçtiği çalkantılı politik ve ekonomik süreç, bölgesel ve küresel jeopolitik riskler, global ekonomide ve ticaret hacminde büyüme oranlarını baskılamış, istihdamda zayıflık, korumacı politikaların hayata geçirilmesi gibi sonuçları beraberinde getirmiştir.

TÜRK ŞİRKETLERİNİN FİNANSMAN MODELİNE İHTİYACI VAR

Küresel finans piyasalarında ve Türk şirketlerinin finansman modelinde bir paradigma değişikliğine acilen ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Mevcut durumda gelişmiş finans piyasaları büyük ölçüde kredi piyasaları ile şirketler ve devletler tarafından ihraç edilen borçlanma araçlarının alınıp satıldığı piyasalar üzerinden işleyişini sürdürme çabası içindedir. Bu yapı şirketleri faiz baskısı altında tutmakta, yatırım iştahını azaltmakta ve büyüme oranlarını baskılamaktadır.Dünya genelinde finans dışı kesimin brüt borç stoku 160 trilyon dolara ulaşmış olup bu rakam dünya gayrisafi milli hasılasının 3 katını ifade etmektedir. Söz konusu borç rakamın yaklaşık üçte ikisinin özel sektör borçlarından oluşması küresel piyasalarda paradigma değişikliği önerimizin temel dayanağıdır.
Türk şirketlerinin finansman yapısında değişiklik önerimizin temel dayanağı da hafta detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Araplar şaşırdı: Alkolün yasak olduğu ülkede rakı, şarap ve bira boykotu

Son bir haftadır dünyanın gözü-kulağı Körfez Bölgesi’nde. Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin başlattığı Katar’a karşı politikalar, bölge ilişkileri kadar çevre ülkeleri de neredeyse savaşın eşiğine getirdi.

Katar’ı hem siyasi hem de coğrafi anlamda sıkıştırma politikasına Türkiye’nin yanıtı sert oldu. Gıda ve su stoku eriyen Katar’a Türkiye el uzattı, askeri anlaşmasını da hemen yürürlüğe aldı. Önceki gün jet hızıyla alınan askeri kararda diplomatik tecride uğrayan Katar’la 2016’da imzalanan ancak onay için Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda bekleyen beş askeri anlaşma, devreye girdi.

Anlaşma, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Katar’ın başkenti Doha’da kurduğu askeri üssün kapsamı, amacını ve bulunduracağı personel ve askeri ekipmanların ayrıntılarını içeriyor. Üs, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye toprakları dışındaki en büyük çok amaçlı askeri tesislerinden biri olacak. Doha üssünde hava ve deniz unsurları ile eğitmenler ve özel harekat birlikleri bulunacak. ‘Çok amaçlı’ üssün ağırlıklı olarak eğitim ve ortak tatbikat için kullanılması öngörülüyor.

Türk-Katar tümen taktik karargahına 500 ila 600 Türk askerinin gönderilmesi bekleniyor. Meclis’te kabul edilen bir diğer anlaşma da Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile Katar devleti arasında jandarma eğitim ve öğretimi konusunda yapılan protokolü içeriyor. Bu protokolle Jandarma Genel Komutanlığı, Katar’da ve Türkiye’deki askeri tesislerde Katar Jandarma Teşkilatı personelini eğitecek.

İşte bu anlaşmanın TBMM tarafından onaylanmasının ardından Katar’a karşı koalisyon oluşturan ülkelerde boykot çağrısı başladı. Hem de Türk ürünlerine… Sosyal medyada hızla yayılan bu boykot çağrısında Türk mallarının kullanılmaması, alternatif olarak Mısır ürünlerinin alınması öne çıkıyor.

Alkolün yasak olduğu ülkede rakı, şarap ve bira boykotu

Dünya Gazetesi’nden Kerim Ülker’in haberine göre, boykot çağrısında Ülker, Tamek, Pınar, Ülker, Reis Gıda, Çaykur, Tadım, Dimes gibi gıda firmalarının yanı sıra içecek markaları da dikkat çekiyor. Özellikle alkolün yasak olduğu Suudi Arabistan başlatılan, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yayılan bu ambargo çağrısında Doluca, Kavaklıdere gibi sektörünün Türk markaları dikkat çekiyor.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde yayılan Türk ürünlerine ambargo çağrısında Tekirdağ Rakısı, Yeni Rakı, Efes Pilsen’in de olduğunu söylemekte fayda detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Fikret Kuşkan’ın başrolde oynadığı Recontact Istanbul 2, ilk fragmanıyla karşımızda

Fikret Kuşkan'ın başrolde oynadığı Recontact Istanbul 2, ilk fragmanıyla karşımızda

İstanbul sokaklarında geçen gerilim türündeki takip oyunuyla dünya çapında büyük başarı yakalayan Recontact İstanbul, iddialı bir geri dönüş için geri sayıyor. Recontact İstanbul II: Eyes of Sky başlığıyla bu yaz yayınlanacak yeni mobil oyun ilk fragmanıyla karşımızda.

“Dünyanın ilk sinematik mobil oyunu”

İlk oyunun yapımcısı, yönetmen Eray Dinç‘in Recontact İstanbul devam filmi olarak da niteleyebileceğimiz yeni projesi, ilkinden farklı olarak bir puzzle oyunu şeklinde nitelenmiyor. Dünyanın ilk sinematik mobil oyunu olma iddiasındaki Recontact İstanbul 2: Eyes of Sky, tamamen sinematografik bir dünyada geçiyor. Senaryosundan profesyonel oyuncu kadrosuna kadar yapımın her aşamasında bir filmden pek de farklı olmayan Recontact İstanbul 2: Eyes of Sky’ın senaryo danışmanı, Türkçe polisiye denilince akla ilk gelen yazarlarından Ahmet Ümit.

Recontact İstanbul 2’nin oyuncu kadrosu da oldukça iddialı. Başrolde Fikret Kuşkan’ı göreceğimiz sinematik oyunun kadrosunda Haldun Boysan, Gökçe Suyabatmaz, Emre Mutlu ve Halim Ercan gibi tanınmış aktör ve aktrisler var. Tamamen Türk bir ekip tarafından geliştirilen oyunun senaristliğini, yönetmenliğini ve oyun tasarımını Eray Dinç; yapımcılığını Simay Dinç, geliştiriciliğini Can Aksoy; müziklerini Sertaç Özgümüş ve Güntaç Özdemir; görüntü yönetmenliğini Firar Güney Kayran yapıyor.

Recontact İstanbul’un App Store etkileşim sayısı 60 milyon kullanıcıya ulaştı

İstanbul’u tüm dünyaya yeniden tanıtmak istediğini söyleyen yapımcı ekip, Recontact İstanbul ile uluslararası arenada büyük başarı yakalamıştı. 153 ülkede en iyi yeni oyunlar listesinde sergilenen Recontact İstanbul’un App Store etkileşim sayısı 60 milyon kullanıcıya ulaştı. Sinema ve teknolojinin kesişimindeki yenilikçiliğiyle ses getiren oyun, birçok galeride sergilendi ve 9 Haziran 2017’de New Media Film Festival Los Angeles’da The Best New Media Art Ödülü’nü aldı.

Ekip, Recontact İstanbul’u Temmuz ayı içinde yayınlamayı planlıyor. App Store ve Google Play mağazalarında eşzamanlı çıkması planlanan oyun, ilkinden farklı olarak ücretsiz sunulacak. Oyun hikaye modu dışında multiplayer olarak da oynanabilecek.

2016’da Webrazzi Mobil konferansımızda konuşmacı olarak ağırladığımız Eray Dinç ile sohbetimizi de aşağıda görebilirsiniz.

<iframe detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Katar krizi ve olasılıklar

KapitalFX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver ERKAN’ın Katar için değerlendirmede bulundu: Bu durum şu anda sadece bölgesel bir sorunmuş gibi gözüküyor. Türkiye ve Katar arasındaki ilişkilerde bir problem olacağını sanmıyorum. Ancak krizin uluslararası bir boyut alması durumunda Türkiye’nin de bağlı olduğu anlaşmalar çerçevesinde alabileceği bazı aksiyonlar olabilir. Katar’a asker göndermenin risk olarak algılanması bu yüzden, ancak kriz bölgesel kalıp da Türkiye’yi uluslararası güçlerle karşı karşıya (özellikle ABD ile) getirmedikçe finansal piyasalar önemli bir risk fiyatlaması yapmayacaktır. Krizin Trump’ın Orta Doğu seyahatinin akabinde çıkması ve Katar Emiri’nin Trump’ın arabuluculuk teklifini reddetmesi, bu krizde dengede durmanın önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

İşin enerji boyutundan bakacak olursak; petrol ve doğalgaz arzını etkileyecek bir durumun şu anda oluşmadığı görülmekte. Katar dünyanın en büyük LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) ihracatçısı ve Türkiye’nin LNG ithalatında da Katar önemli bir paya sahip. Bu bakımdan doğalgaz arzının etkilenmemesi önemli, ancak Katar’ın kaybı diğer pazarlardan başta Rusya ve İran olmak üzere ikame edilebilir. Bu yüzden enerji piyasasında riskler sınırlı. Son dönemde QNB’nin Finansbank’ı alması, Digiturk’ün BEIN medya grubuna satılması gibi önemli yatırımlar var. Türk mühendislerin Katar’da üstlendikleri inşaat projeleri de var. Bunlar üzerinde iki ülke ilişkileri normal olarak devam ettiği için bir risk bulmuyorum. Türkiye bölgesel kriz olduğu sürece bu krizde bir taraf değil. Diğer taraftan Katar’ın uluslararası yatırımlarını etkileyecek ve ekonomisini bozacak gelişmele yararımıza da olmayacaktır.

Ancak kriz bir enerji şokuna yol açarsa işler değişebilir. Katar’ın deniz yoluyla sevkiyat yaptığı Hürmüz Boğazı, toplam deniz yoluyla yapılan petrol sevkiyatı içerisinde %30’luk paya sahip. Kara sınırı Suudi Arabistan’dan oluşan Katar’ın Basra Körfezi’ne kıyıları olması itibariyle Bahreyn ve BAE ile de komşu olduğunu söyleyebiliriz. Öte yandan, Katar’ın tek başına arz pompalayarak OPEC anlaşmasını delmek gibi bir isteği de olmayacaktır, çünkü hem toplam OPEC üretimi içerisinde sadece %2 payı var, artı bu hamle kendisi adına da faydalı olmaz. O yüzden OPEC anlaşması bence güvende.

Kısa vadede bu durumlar etkilenmez, detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Haftanın Özeti’nde Bukoli’nin kapanması ve diğer önemli gelişmeler var

Haftanın Özeti'nde Bukoli'nin kapanması ve diğer önemli gelişmeler var

Geçtiğimiz haftanın öne çıkan gelişmelerinden derlediğimiz Haftanın Özeti program serimizde bu hafta Bukoli’nin kapanma kararı, Rekabet Kurulu’nun Sahibinden.com hakkında soruşturma başlatması, Amazon’un Türkiye pazarına giriş planı, Logiwa’nın Revo Capital’dan aldığı yatırım ve Apple’ın geliştirici etkinliği WWDC 2017 yer alıyor.

Geçtiğimiz haftaki bölümlere ve daha fazla içeriğe Webrazzi TV‘den ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Geliblue: Gelibolu’nun deniz lezzetleri artık internette

Geliblue: Gelibolu'nun deniz lezzetleri artık internette

Türkiye’de e-ticaretin toplam perakende içindeki payının artması için bir çok popüler öneri sıralanabilir. Küçük dikeylerdeki girişim sayısının artması ise işe yarayacak ama pek dile getirilmeyen önerilerden biri. Gelibolu’nun deniz ürünlerini internetten satışa çıkaran Geliblue da bu açıdan örnek bir girişim.

Mayıs ayında kapılarını açan Geliblue.com, adından da anlaşılacağı gibi Gelibolu’nun önemli lezzetlerini internetten satışa sunan bir e-ticaret girişimi. Gelibolu’nun sardalyasını ve lakerdasını öne çıkarsa da bir kaç ürün çeşidi değil, 60’a yakın farklı balık ürününü satışa sunuyor. Farklı ağız tatlarına uygun ve çok çeşitli balık ürünleriyle ülkemizdeki balık tüketimini arttırmayı dahi hedefliyor.

Gelibolu’ya yerleşen Bahadır Karatekin, yüksek inşaat mühendisi Aytan Ediz ve Megawatt Pazarlama Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Yücel tarafından kurulan Geliblue, tamamen yerel üreticilerin ürünlerini satışa sunuyor ve bu lezzetleri Gelibolu’ya uzak kişilere de ulaştırıyor. Kurucu ortaklar önümüzdeki dönemde hem ürün gamını artırmayı hem de Gelibolu’da sardalya ve lakerda yapımı ile ilgili çalıştaylar ve hafta sonu turları da yapmayı planlıyor. Yani bölgenin tanıtılması için de ciddi planlar yapıyor.

Suşi vs. Sardalya

Sitesinde sadece ürün değil, yemek tarifleri de sunan Geliblue, ilerleyen dönemde bölümü müşterilerin katkısıyla daha da geliştirmek ve müşterileriyle daha sıcak bir ilişki kurmak istiyor. Kurucu ortaklardan Tolga Yücel ise konuya farklı bir açıdan yaklaşarak “Japonların suşisi varsa, Türklerin de Gelibolu sardalyası var” diyor ve şöyle devam ediyor;

“Yüzyıllardır bir gelenek olmuş ve inanılmaz lezzetli. Onun için, bizim denizin lezzetini yaygınlaştırıp, interaktif bir şekilde insanların da katkısı ile çeşitlendirerek, yerel kaynaklara farklı bir alternatif sunabilir miyiz diye yola çıktık. Bu lezzet, Gelibolu’da asırlardır üretiliyor. Üreticilerle ve markalarla konuştuk. Onları fikrimize ikna ettik. Sonra Gelibolu Belediyesi’nin de desteğini istedik. Ve önemli bir mücadele başlatmış olduk. Öncelikle buradaki ana markaların ürünleri ile başladık”

Geliblue.com gibi örnekleri e-ticaretin uzun kuyruğu olarak düşünmek sanırım yanlış olmaz. (Bkz: Gümüşhane’den çıkan Pestildukkani.com) Eğer siz de benim gibi detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Bu yıl turizmde süper marka çıkmadı

Turizm şirketleri Superbrands Türkiye’de sınıfta kaldı

2005 yılından beri Türkiye’de “süpermarka” ölçümlemesi yapan Superbrands Türkiye’nin bu yıl altıncısı gerçekleştirildi. Listeye giren 181 markanın 43’ü ilk defa listeye girerken, bu yıl listeye turizm şirketlerinin girmemesi dikkat çekti.

Süpermarkalar Türkiye 2016 çalışmasında 4986 marka arasından 1148 marka “Superbrands kriterlerine” göre aday marka olarak belirlendi. Süpermarka aday seçiminde şirketin teknolojisi, yatırımları, iş gücü kalitesi, yaratıcılığı, markalaşmaya yaptığı yatırımlar, marka devamlılığı, sosyal sorumluluk projelerine katkısı, çevre duyarlılığı, etik değerlere uyması ve vergi sıralamasındaki yeri büyük önem taşıyor.

Aday markalar, konusunda uzman jüri tarafından değerlendirildi ve 300 marka halk oylamasına kaldı. Nielsen 300 marka için İstanbul, Ankara ve İzmir’de 18-56 yaş ve tüm SES gruplarında 1638 kişi ile yüz yüze görüşerek tüketici değerlendirmesini gerçekleştirdi. Bütün çalışmalar sonucunda 181 marka 67 puan barajını aşarak Türkiye’nin Süpermarkalarından biri olmaya hak kazandı.

Superbrands Türkiye Temsilcileri Dilek Koç ve Gürkan Kınacı yaptıkları açıklamada, 1993 yılından bu yana Dünya’nın 89 ülkesinde yapılan Superbrands marka ölçümlendirme programının, Türkiye’de 12. yılını doldurduğunu ve altıncı etkinliği gerçekleştirdiklerini belirttiler. Dilek Koç; bu yıl Türkiye marka barajının 50 puandan 67 puana çıkmış olmasına rağmen, 181 markanın barajı aşmasından gurur duyduklarını söyledi. Bunun yanı sıra 43 yeni markanın listeye girmesinin de önemli olduğunu vurguladı.

Taşıma var konaklama yok!

Bu arada listeye giren sektörler incelendiğinde, turizmin üç sacayağından biri olan taşıma alanında hizmet veren THY ile Pegasus’un dışında, konaklama ve seyahat acentalarından bir şirketin girememiş olduğu dikkat çekti. Bu durumu değerlendiren uzmanlar konuyu şöyle değenlendiriyor: “Turizm şirketleri markalaşmaya gereken önemi vermiyor. Turizm sektöründe bazı sıkıntılar olduğu bir gerçek. Ancak markaya yatırımın süreklilik gerektiren bir iş olduğu unutulmamalı. Dileriz turizmciler, önümüzdeki yıllarda bu altın kuralı dikkate alan doğru adımları atarlar.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

ING Bank Genel Müdürü Pınar Abay: KGF destekli krediler, KOBİ’lerin büyümesine ciddi ivme kazandırdı

ING Bank, Mayıs sonu itibariyle 7 bine yakın KOBİ ve ticari müşterisine 6,5 milyar TL’lik Kredi Garanti Fonu (KGF) destekli kredi kullandırarak başarılı bir performansa imza attı. Bu kredilerin %90 gibi önemli bir bölümünü yeni krediler oluştururken, adet bazında %90’ı, tutar bazında da %64’ü KOBİ’lere kullandırıldı. Sektörel bazda dağılıma bakıldığında ise, özellikle KOBİ segmentinde %51 ile ticaret sektörü bu kredilerden en çok yararlanan sektör iken onu %23 ile üretim, %13 ile hizmet, %5 ile inşaat, %4 ile tekstil sektörleri izledi.

Öte yandan kredilerin %87’sini TL krediler, %10’unu Euro, %3’ünü ise dolar kredileri oluşturdu.

ING Bank Genel Müdürü Pınar Abay, konuya ilişkin değerlendirmesinde, şöyle konuştu:

“KGF’nin Ocak ayı sonunda başlattığı ve özellikle KOBİ’lerin hızlı ve uygun koşullarda kredi kullanabilme olanaklarını artırmayı amaçlayan kefalet desteği, hedeflendiği şekilde bu segmentteki firmaların finansman olanaklarını genişleterek ticaretin ve üretimin önünü güçlü bir şekilde açtı. KGF destekli krediler, KOBİ’lerin büyümesine ciddi ivme kazandırdı.

Kredi Garanti Fonu’nun son derece hızlı ve etkin insiyatifiyle başlayan ve 27 bankayı kapsayan bu girişim, yine KGF’nin güçlü operasyonel ve sistemsel performansıyla sorunsuz bir şekilde işledi. Bu uygulama, ülke ekonomisine çok ciddi katkı sağladı. Nitekim, ekonomi yönetimi tarafından yapılan açıklamalara göre KGF kredilerinin 2017 büyümesine %1-1,5 oranında katkı yapması bekleniyor. Bu etkinin son derece kritik olduğunu düşünüyorum.

KGF destekli sağlanan krediler, aynı zamanda bankacılık sektörünün temel göstergelerine de önemli pozitif etki sağladı. Bankaların kredi büyümeleri, aktif kalitelerinin iyileştirilmesi ve sermaye yeterliliklerinin kontrol altında tutulması bunlardan sadece birkaç tanesi.

ING Bank olarak biz de yılın başından itibaren, KGF işbirliğiyle çok başarılı bir dönem geçirdik. Firmalarımızın bu finansmana en sağlıklı ve hızlı şekilde ulaşması için bir dizi geliştirmeler yaptık. Kullandırım sürecine özel olarak pek çok dijital süreç kurguladık, risklerin güncel takibini sağlayacak analitik temelli raporlama sistemlerini devreye aldık, başvuruların daha hızlı ve sorunsuz yapılabilmesi için robot teknolojisini kullandık. Böylece, müşterilerimize daha çabuk dönüş yapabildik.

ING Bank olarak, üzerimize detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Draper Üniversitesi Hero Training hızlandırma programına katılacak 7 girişim

Draper Üniversitesi Hero Training hızlandırma programına katılacak 7 girişim

Önceki hafta sonu Ankara ODTÜ Teknokent‘te düzenlenen sunum gününde 27 girişim Draper Üniversitesi Hero Training Hızlandırma Programı‘na katılmak için ter dökmüştü ve nihayet bu programa katılmaya hak kazanan YFYİ girişimleri belli oldu.

Kısaca bahsetmem gerekirse, benim de katıldığım bu sunum günü girişimcilerin bir metodoloji ile hazırlanması bakımından gayet sistematik ve doyurucuydu. Girişimciler söz konusu metodolojiyi uygun şekilde neler yaptıklarını, nasıl pivot ettiklerini anlattı ve sunumlarını bir ekip videosu ile destekledi. Draper Üniversitesi’nden uzman isimlerin katıldığı ve sorular yönelttiği sunum günün değerlendirmesi sonucunda seçilen 5 YFYİ girişimi şunlar oldu:

  1. icaked.com: Üç boyutlu yaş pasta tasarımı yapmanızı ve bu pastayı sipariş etmenizi sağlayan bir girişim. Hem bireysel kullanıcılara hem de pastanelere hizmet sunuyor.
  2. Restearn.com: Farklı bir mekan uygulaması ulan Restearn, bir yandan kullanıcıların restoran ve kafelerde indirimli harcamalar yapmasını ve mekan keşfetmesini sağlıyor, diğer yandan restoranlara bu kullanıcılar hakkında çeşitli istatistikler ve mekan yönetim yazılımı sunuyor.
  3. Peerket.com: Spor tutkunlarının buluşma noktası olarak kendini tanıtan Peerket, takımınız ve kendiniz için saha randevularınızı yönetmenizi, takım seviyenize uygun spor severleri bulmanızı, birlikte aktiviteler gerçekleştirmenizi sağlıyor. Ayrıca en yakın spor tesislerini ve yeni sporları keşfetmenize de imkan tanıyor.
  4. Seyis.co: Yollardaki hasar bilgilerini yerel yönetimlere bildiren bir teknoloji sunuyor. Girişimin amacı bu çukurlar nedeniyle oluşan mali kayıpları azaltmak ve daha konforlu yollarda ilerlememizi sağlamak.
  5. Trendoline.com: Harlem Shake, Ice Bucket Challenge gibi meydan okumalardan yola çıkan Trendoline, haftalık veya aylık olarak düzenleyeceği medyan okumalarla yeni ve etkileşimi çok yüksek bir sosyal medya uygulaması olmayı hedefliyor.

ODTÜ Teknokent yöneticilerinden aldığım bilgiye gör bu 5 ekip dışında T-BİGG programından da iki ekip Draper programına gitmeye hak kazanmış;

  1. Lingo: Çocuklar için interaktif yabancı dil öğrenme platformu
  2. Webgazer: Dışarıdan erişime açık ya da kapalı sistemler detaylı >>>

    Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tudors, yıl sonuna kadar 50 yeni mağaza açmayı hedefliyor

1998 yılında girdiği perakende sektöründe kısa sürede en önemli oyuncu haline gelen Tudors, yatırımlarına aralıksız devam etmekte. Tudors, 2017 yılı sonuna kadar 50 yeni mağaza açmayı hedefliyor. Dünyanın en önemli gömlek markalarından birisi olma hedefiyle yola çıkan Tudors, Türkiye dâhil 13 ülkede faaliyetlerini yürütüyor. Yurt dışında mağazalaşma stratejilerini doğru kurarak başarıya ulaşan Tudors’un yurt dışında 42 mağazası bulunuyor. Aynı zamanda İstanbul odaklı mağazalaşmasını Anadolu’ya da taşıyarak büyük bir başarıya imza atan Tudors, yurt içinde 159 olmak üzere toplamda 201 mağazasıyla aynı kalitede hizmet veriyor.

Tudors’un tüketicinin isteklerini modern mağazacılık anlayışı içerisinde karşılayarak sürekli yenilenen, güvenilir ve yenilikçi bir marka olduğunu belirten Tudors CEO’su Yaşar Ayaydın, 2017 yılı sonuna kadar 50 yeni mağaza açmayı hedeflediklerini söyledi.

Erkek giyim sektöründeki büyümeye paralel olarak yeni ürünler geliştirmeye odaklanan Tudors, Ar-Ge’ye de yatırımlarına devam ediyor. Firma bünyesindeki faaliyetleri güçlendirmek ve genişletmenin yanı sıra dünya trendlerini takip ederek yenilikçi ve uygun bütçeli ürünleriyle sektördeki konumunu güçlendiriyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

CEO Simulator: Milyar dolarlık girişim simülasyonu Türkçe’ye uyarlandı

CEO Simulator: Milyar dolarlık girişim simülasyonu Türkçe'ye uyarlandı

Bir girişimi tekboynuz (unicorn) seviyesine çıkarmak elbette çok zor ama kendinizi test edebileceğiniz Unicorn Startup Simulator adlı web tabanlı bir simulatör tanıtmış ve Türkçe’ye çevrilmesini önermiştim. Just 8 Digital bu fikri gerçeğe dönüştürdü ve CEO Simulator’ü (iOS, Android) uygulama mağazalarında yayınladı.

Kısaca hatırlatmam gerekirse Unicorn Startup Simulator, girişiminizi 1 milyar dolarlık bir seviyeye çıkarmanız için size çeşitli sorular soran bir uygulama. Sorulara verdiğiniz yanıtlara göre şirket değerlemeniz, gelirleriniz, çalışanlarınızın mutluluk seviyesi değişiyor ve nihayetinde 1 milyar dolarlık seviyeyi yakalamaya çalışıyorsunuz.

Beş kişilik bir ekipten oluşan Just 8 Digital de bu modeli kullanıyor ve bazı noktalarda yerelleştirilmiş (bkz: Webrazzi soruları) sorularla girişiminizin 1 milyar dolar seviyesine çıkarıp çıkaramayacağınızı görmek istiyor. İlk sürümünü de denediğim uygulama şimdi daha hızlı ve İngilizce dil desteği sunuyor.

CEO Simulator uygulamasındaki soruların bilimsel olmadığı malum. Keza Unicorn Startup Simulator soruları da öyle değildi. Dolayısıyla bu uygulamalarda başarısız olmanız milyar dolarlık girişim yapamayacağınız anlamına gelmiyor. Yani uygulama biraz eğlence ve biraz karar verme konusunda pratiklik kazandırmaya yarayabilir.

Diğer yandan bu simulatörlerin test4startup gibi yapay zekâ temelli öngörüsel araçlarla ve gerçek milyar dolarlık girişimci tecrübeleriyle desteklenerek daha gerçekçi bir hale getirilebileceğini de düşünüyorum.

CEO Simulator uygulamasını AppStore‘dan veya Google Play‘den indirerek kendinizi deneyebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tarihçi’den yeni kitap: 1855 Kars Kuşatmasının Öyküsü

Kitapta, Kırım Savaşının genellikle ihmal edilen Kars merkezli doğu cephesi üzerine üç farklı değerlendirme bir araya getirilmiştir.
Birinci bölümde, Dr. Humphrey Sandwith’in Türkiye izlenimleri ve 1855 Kars kuşatması günlüğü yer alıyor (A Narrative of The Siege of Kars, Londra, 1856).
Çöken Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılına yazarın naif, eleştirel, zaman zaman buyurgan anlatımıyla tanık oluyoruz bu eserde.
Bir İngiliz askeri hekimi olan yazar, ülkemizin yakından gözleme fırsatı bulduğu kuzeydoğu bölgelerinin florası, faunası, insan yapısı, toplumsal ilişkileri hakkında ilginç bilgiler veriyor. Trabzon ve Erzurum çevresinde yüz elli yıl önce rastlanan kuş türlerinin zenginliği okuru şaşırtabilir.
Yazar, sömürgeci İngiliz ticaret imparatorluğunun sadık bir memuru gözüyle değerlendiriyor Türkiye’yi. İnançlı bir Protestan olarak Hristiyan cemaatlerine özel ilgi duyuyor.
Kars ordusunda görevli İngiliz ve Fransız müttefik subaylarının yanı sıra Osmanlı ordusunda görev yapan, çok farklı ülkelerden gelmiş yabancı subaylarla karşılaşıyoruz eserde.
Bugün neredeyse unutulmuş olan 1855 Kars kuşatması, yazarın canlı anlatımıyla tekrar hafızamızda yer ediyor.
Çalışmanın ikinci bölümünde, Kars cephesinde 1853-1854 yıllarında meydana gelen muharebeler, Erzurum valisi ve Anadolu Ordusu müşiri Zarif Mustafa Paşa’nın anılarından aktarılıyor.
Üçüncü bölümde yer alan makalelerinde Karl Marx, İngiliz hükümetinin Kırım Savaşı sırasında başvurduğu birçok gizli-açık diplomatik manevrayı kendine özgü ayrıntıcı ve dikkatli üslubuyla gözler önüne seriyor, bunların nasıl Kars’ın düşmesine yol açtığını gösteriyor.
İngiliz hükümeti, müttefiklerin (ve elbette İngilizlerin) Kırım’daki askeri başarısını sağlama almak için, Kars’taki İngiliz garnizonunun feda edilmesi pahasına, Osmanlı İmparatorluğu’nun Kars cephesinin çökmesine göz yummuş hatta gizlice bunun için çalışmıştır.
1855 Kars Kuşatmasının Öyküsü, Dr. Humphrey Sandwith-Mustafa Zarifi Paşa-Karl Marx, Çev. Hamit Zafer Kars, Tarihçi Kitabevi, 416 sayfa

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Facebook tüm yayıncıları Instant Articles reklamlarını denemeye çağırıyor

Facebook tüm yayıncıları Instant Articles reklamlarını denemeye çağırıyor

Facebook, haber içeriklerinin daha hızlı yüklenmesini sağlayan Instant Articles özelliğini yaklaşık iki yıl önce tanıttı. Haber sitelerinin sonunu getirebilecek bir özellik olsa da Facebook, Instant Articles’ı yayıncılar için gelir yaratabilecekleri şekilde kurgulayarak, özelliğin sadece bir tehdit olarak algılanmasını engelledi. Facebook, geçtiğimiz Mart ayında Instant Articles sayfalarının alt kısmında konuyla ilgili olan reklamların testine başladı.

Test, Facebook’un kendi reklamcılarının Instant Articles sayfalarındaki bağımsız reklamları içeriyor. Facebook’a göre henüz erken aşamadaki test, yayıncı sayısında kademeli bir artış olduğunu göstermesine rağmen, bu sayı henüz istenilen rakama ulaşamadı. Facebook şu anda, bu süreci yeniden uygulamaya geçirebilmek için daha geniş bir yayıncı kitlesinin geri bildirimine ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle Facebook, Instant Articles reklamları testlerini tüm yayıncılara açtığını duyurdu.

Instant Articles Ne İşe Yarar?

Facebook’un Instant Articles özelliği, rakipleri Google AMP ve Apple News aksine, reklam içeriklerini mobilde daha kolay okumayı sağlamak üzerine dizayn edildi. Temelde bütün bu teknolojik özellikler okuyucuya yalnızca ilgilendiği şeyi vermeyi amaçlıyor: bir sürü reklam ve otomatik açılan videoların aksine yalnızca yazı metni ve ilgili görseller.

Ancak tabi ki yayıncılar bu mobil ortamının reklamlardan temizlenmesine pek de sıcak bakmamışlardı. Çünkü doğal olarak bu, onlar için en baş gelir kaynağı olan reklamcıları, paralı aboneleri ve sayfa beğenilerini kaybetmek demekti.

Bu, Facebook için hem Instant Articles sayfalarına hızlı ulaşımı sağlamak, hem de yayıncıları üzmemek için bir orta yol bulmak için bir adım oldu. Son aylarda bunun üzerinde çalışan şirket, ya Instant Articles sayfalarında daha çok reklama izin verecek ya kullanıcıları e-posta listelerine üye olmaya, sayfaları beğenmeye teşvik edecek (call-to-action) ya da yayıncıları ücretsiz deneme ve uygulama indirmeye sevk edecekti.

Ayrıca Facebook geçtiğimiz ay, yeni bir yazılım geliştirme kiti uzantısı (SDK extension) ile yayıncılara Google AMP ve Apple News için de eş zamanlı yazı yayınlama olanağı sunduğunu da sizlerle paylaşmıştık.

Süreç boyunca Facebook birçok yayıncı kaybetti

Ancak detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Elif Ebru Atölyesi internet mağazası için Niyeo’yu tercih etti

2009 yılında Sanatı Üzerinizde Taşıyın” sloganıyla Banu Nazlı tarafından kurulan Elif Ebru Atölyesi’nin kumaş ve deri üzerine Ebru sanatını uygulayarak oluşturduğu koleksiyonu dijital ortama taşındı. Niyeo internet mağazacılığı çözümünün kurulumu ve kullanımı kolay teknik özelleri sayesinde çok kısa sürede açılan mağaza, Ebru sanatının eşsiz tasarımlarını üzerinde taşımak isteyenler tarafından her geçen gün daha fazla ziyaret edilmeye başladı.

UNESCO tarafından dünya kültürel mirasları listesine alınan Ebru Sanatı’nı yaşatmak ve sanata, el emeğine değer veren insanlarla buluşturmak üzere yola çıkan Elif Ebru Atölyesi, zamanla bu alandaki çalışmalarını bir koleksiyona dönüştürmeyi başardı. Bir hayalden tutkuya dönüşen markanın hikayesi, 2014 yılında IRO (İstanbul Rehberler Odası) tarafından düzenlenen yarışmada “En İyi Otantik Ürün” dalında birinciliğe layık görülmesiyle taçlandı.

Elif Ebru Atölyesi, Anadolu’nun kadın üreticilerinin emeklerini ve yaratıcılıklarını da ekonomik değere dönüştürebilmeleri için destek veriyor ve ürettikleri birbirinden güzel tasarımları da sürekli büyüyen koleksiyonuna ekliyor.

İstanbul ve Ankara’da geçen öğrenim süreci ve dış ticaret alanında farklı şirketlerdeki iş hayatının ardından Ebru Sanatı ile tanışan Elif Ebru Atölyesi’nin Kurucusu Banu Nazlı, markanın hikayesini şöyle anlatıyor, “Farklı firmalardaki profesyonel iş hayatımın ardından kendimi en iyi sanatla ifade edebildiğimi gördüm ve Ebru Sanatı’nı öğrenmeye başladım. Ebru Sanatı’nın giderek hayatımda önemli bir edinmeye başlamasıyla birlikte 2009 yılında Elif Ebru Atölye’sini hayata geçirdik. Bu süreçte bu eşsiz sanatın tanınması ve daha fazla insana ulaşabilmesi için Arjantin’den Japonya’ya kadar pek çok ülkede etkinliklerde yer aldık. Bugün geldiğimiz noktada geleneksel Türk Ebru Sanatı’nı saf ipek ve hakiki deriyle buluşturarak tasarladığımız her biri dünya üzerinde sadece bir tane olan kişiye özel ürünlerden oluşan bir koleksiyonumuz var.

Ürünlerimizi Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki turistik alanlarda Ebru severlere ulaştırmaya devam ederken, giderek dijitalleşen dünyada ziyaretçilerimize daha hızlı erişebilmenin kaçınılmaz.

olduğunu gördük. Bununla birlikte internet mağazamızı oluşturma fikri ortaya çıktı. Bu süreçte online mağaza kurmanın düşündüğümüzden fazla kapsamlı ve detaylı bir iş olduğunu fark ettik. Ürünlerimiz hazırdı ancak teknik detaylar arasında kaybolmak istemiyorduk. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

icywave, içeceklerinizi 2 dakikada soğutan yerli “buzdalgası”

icywave, içeceklerinizi 2 dakikada soğutan yerli “buzdalgası”

Son dönemde karşımıza çıkan yerli donanım girişimlerinden biri de icywave. Buzdolabı ve mikrodalga fırını sentezleyen icywave (buzlu dalga ya da buzdalgası), içeceklerinizi hızlı bir şekilde soğutmayı hedefliyor. 3 farklı model ile karşımıza çıkan icywave, zamandan tasarruf sağlıyor. Evlerin yanı sıra profesyonel kullanım için de hizmet verecek olan icywave, içecek servisinin önemli olduğu kafe, bar ve restoran gibi işletmelerde de kullanılabilecek.

Ayhan Barış ve Ufuk Palandöken tarafından 2015 yılında kurulan icywave, BUBA Melek Yatırımcı Ağı ve Garanti Partners‘ın desteğini de arkasına almış. Yaklaşık 4 yıllık bir geliştirme sürecinin sonunda ortaya çıkan icywave, şu an için 5 kişilik bir ekip tarafından yönetiliyor.

Zaman ve enerji tasarrufu

Hem yazılımı hem de donanımı İstanbul’da geliştirilen icywave için gerekli patentlerin alındığını da ekleyelim. Mikrodalga fırınların soğutucu versiyonu olarak tanımlayabileceğimiz icywave, içeceklerinizi 2 ila 6 dakika arasında soğutuyor. Bu sayede hızlı soğutucu, zaman, enerji ve yer tasarrufu sağlıyor.

Örneğin bir içeceği buzdolabınıza koyduğunuzu ve günlerce orada bıraktığınızı hayal edin. Belki de bir hafta sonra içeceğiniz bir içeceği günlerce buzdolabında bekleterek gereksiz bir enerji tüketimine neden oluyorsunuz. Bu gibi sorunları çözmek için yola çıkan icywave, içeceklerin şekil ve boyutları fark etmeksizin içeceklerinizi hızlı bir şekilde soğutuyor.

Yeni modeller üzerinde çalışan ve şu anda çalışır durumda 2 modele sahip olan icywave, içecekleri önceden ayarlanan derecelere göre soğutabiliyor. Restoran tipi büyük R3, yat/kafe/bar tipi orta büyüklükte R2 ve son olarak küçük ev tipi R1 modellerine sahip olan icywave, ileriki dönemlerde akıllı telefonlarla da bağlantı kurabilecek. Ev tipi R1 modelinin üretim aşamasında olduğunu da ekleyelim.

2 dakikada hızlı soğutma

Birden fazla içeceği de aynı anda soğutabilen icywave, sadece cam ve alüminyum değil plastik şişelere sahip içecekleri de soğutabiliyor. 330 ml büyüklüğündeki bir içeceği 2 dakika da 6 °C seviyelerine kadar soğutan icywave, 1 litre büyüklüğündeki bir cam şişeyi ise 6 dakikada soğutuyor.

İngiltere, İsviçre, Belçika, detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Geliştiriciler AppStore’daki yıldızlarını artık yeni sürümlere aktarabilecekler!

Geliştiriciler AppStore'daki yıldızlarını artık yeni sürümlere aktarabilecekler!

AppStore‘a gelen yeni özellik sayesinde, geliştiricilerin yeni sürümler yayınlamaları kolaylaşacak ve uygulamaların kalitesini oldukça artacak.

Uygulama geliştiricilerin de çok iyi bildiği gibi, AppStore’da uygulamanızın yeni bir sürümünü yayınladığınızda, bu yeni sürüm adeta yeni bir uygulama gibi davranır ve o güne kadar müşterilerin verdiği yıldız ve yorumlar yok sayılırdı. Bu durum olumsuz yorumlar almış uygulamalar için cazip olsa bile 5 yıldıza sahip bir uygulama için hiç de iç açıcı değildi.

Geliştiriciler topladıkları olumlu yorumları ve yıldızları kaybetmemek adına, uygulamalarını zorunda kalmadıkça güncellemekten çekiniyorlardı. Bunun sonucunda ise AppStore’da iyi yorumlar almış fakat bu yorumları kaybetmemek için içerdiği bir sürü hatayı düzeltemeyen uygulamalar/oyunlar oluşuyordu.

AppStore geliştirici öncelikli olarak dönüşmeye devam ediyor

Yaptığı geliştirmeler ile uygulamaların onaylanıp, AppStore’da yayınlanma sürelerini 1 haftadan, 24 saate kadar indirmeyi başaran Apple, bu iyileştirmenin devamı olarak yorum ve yıldızları yeni sürümlere taşıma imkanını geliştiricilerin tercihine bırakıyor.

Yani geliştiriciler artık uygulamalarının yeni bir sürünümü yayınlarken, önceki sürüm için aldıkları kullanıcı yorumlarını ve yıldızları dilerlerse yeni yayınladıkları sürüme aktarabilecekler.

Bu özellik sayesinde geliştiriciler yeni sürümler yayınlarken kendilerini çok daha rahat hissedecekler ve olumlu yorumları kaybetme kaygısı yaşamayacaklar. Eğer önceki sürüme ait olan yorumları temizlemek ve yeni sürüme aktarmak istemiyorlarsa bu da eskiden olduğu gibi mümkün olacak.

Geliştiriciler için uygulama ekosistemini iyileştirmeye çalışan Apple, WWDC 2017‘de AppStore’un yeni tasarımını tanıtmıştı. Mağazanın, eklenen özellikler gibi geliştirici öncelikli olarak tasarlanması da olumu bir adımdı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

ECE Türkiye’de yönetim değişikliği

Yönetim Kurulu üyeleri olarak atanan Pınar Yalçınkaya Hacaoğlu CEO, Nuri Şapkacı CFO görevini üstlenecek

1 Temmuz 2017 tarihinden itibaren geçerli olacak yeni yapılanmaya göre, Yönetim Kurulu Üyesi ve ECE Türkiye Genel Müdürü olarak atanan Pınar Yalçınkaya Hacaoğlu, CEO görevini üstlenecek ve 17 yıldır görev yapmakta olduğu ECE’den ayrılarak kariyerine yurtdışında devam etme kararı alan Andreas Hohlmann’ın yerine geçecek. Yönetim Kurulu Üyesi ve ECE Türkiye Genel Müdürü olarak atanan Nuri Şapkacı ise CFO görevini üstlenecek.

ECE Projektmanagement CEO’su Alexander Otto: “ECE Türkiye’nin yönetimini, başarılarını geçtiğimiz yıllar içerisinde ulaştıkları sonuçlarla kanıtlamış ve yeni yapılanmamızda CEO görevini üstlenecek olan Pınar Yalçınkaya Hacaoğlu ile CFO görevini üstlenecek olan Nuri Şapkacı’ya teslim etmekten mutluluk duyuyorum. ECE’nin Türkiye’deki lider konumunu güçlendireceğine, gelecekte de büyümeye devam edeceğine olan inancım sonsuz. Bugüne kadar gerek sunduğumuz hizmetlerle gerekse kendi yapmış olduğumuz yatırımlarla sağladığımız başarı, gelecekte de aynı kararlılık ve Türkiye’ye bağlılıkla devam edecek” dedi. Otto, “Almanya’da ve faaliyet gösterdiğimiz diğer bazı ülkelerde, özellikle de Türkiye’de, uzun yıllar boyunca ECE’nin başarısına olan katkılarından dolayı Andreas Hohlmann’a da teşekkür ediyor, kendisine hem profesyonel hem de özel yaşamı için en iyi dileklerimi sunuyorum” diye ekledi.

ECE Türkiye’de Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta olan Pınar Yalçınkaya Hacaoğlu, ECE Türkiye’ye 2006 yılında katıldı. Yalçınkaya Hacaoğlu’nun alışveriş merkezi sektöründe 18 yılı aşkın tecrübesi bulunuyor. ECE Türkiye’de Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta olan ve 2006 yılında şirkete katılan Nuri Şapkacı, farklı sektörlerdeki 23 yılı aşkın tecrübesinin yanı sıra, AYD (Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği) Başkan Yardımcılığı görevini de sürdürüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Ankara’da konut fiyatlarındaki artış yavaşladı

Ankara’nın genelinde özellikle son bir yıl içerisinde önceki yıla oranla satılık ve kiralık konut fiyatlarında artış yavaşlaması görüldü. Araştırma sonuçlarına* göre, Ankara’da Nisan 2015 ila Nisan 2016 dönemi arasında yüzde 13 artan satılık konut fiyatları, son bir yılda yüzde 7 arttı. Ankara’nın prim değeri yüksek ilçelerinden Çankaya’da ise son bir yılda satılık ve kiralık konut fiyatlarında sert bir düşüş yaşandı. İşte son açıklanan verilere göre Ankara ve başkentin en değerli ilçeleri Çankaya, Gölbaşı ve Yenimahalle’de son bir ve beş yıllık emlak fiyatları.

Beş yıl içerisinde gözle görülen artış yavaşlaması
Ankara’nın konutta prim değeri yüksek olan ilçelerinden biri olan Çankaya’da Nisan 2012 ila Nisan 2017 yıllarını kapsayan son beş senede satılık konut fiyatları yüzde 65 arttı. Bu değer Gölbaşı’nda yüzde 100, Yenimahalle’de ise yüzde 76 oldu. Bu yıllar arasında Ankara’nın genelinde ise satılık konut fiyatları yüzde 69 oranında artış gösterdi.
Son beş yılda konut fiyatlarında önemli bir artışın yaşandığı başkentte, son yıllarda ise düşüş dikkat çekiyor. Çankaya’da Nisan 2015 ila Nisan 2016 yılları arasına bakıldığında Çankaya’da satılık konut fiyatları yüzde 9, Gölbaşı’nda yüzde 21 ve Yenimahalle’de yüzde 14 arttı. Ankara’nın genelinde bu yıllar arasında satılık konut fiyatları yüzde 13 arttı.
Ankara’da son bir yılda ise satılık konut fiyatlarında artış yavaşlaması yaşandı. Nisan 2016 ila Nisan 2017 yıllarını kapsayan son bir yılda satılık konut fiyatları Ankara genelinde yüzde 7; üç ilçesinden Çankaya’da yüzde 1, Gölbaşı’nda yüzde 8 ve Yenimahalle’de ise yüzde 10 arttı. Bir önceki yılla karşılaştırıldığında fiyat artışının yarı yarıya azaldığı görülüyor.

Çankaya’da kiralık konut fiyatlarında sert düşüş
Ankara kiralık fiyatlarına bakıldığında ise özellikle Çankaya’da sert bir düşüşün yaşandığı görülüyor. Ankara’nın Çankaya ilçesinde Nisan 2012 ila Nisan 2017 dönemini kapsayan beş yıllık süreçte kiralık konut fiyatları yüzde 29 artarken; bu oran Gölbaşı’nda yüzde 129, Yenimahalle’de ise yüzde 72 oldu. Ankara geneline baktığımızda ise beş yıllık süreçte Ankara’da kiralık konut fiyatlarının yüzde 51 arttığı görülüyor. Nisan 2015 ila detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Fidanlar artık meyve veriyor

Fidanlar artık meyve veriyor
Orhangazide TOKİ bölgesinde sadece kendi imkanları ile yıllar önce bıkmadan usanmadan yol boyunca fidan diken 71 yaşındaki Nuri Öksüz, bugünlerde artık koca ağaca dönen eserlerine gözü gibi bakmaya devam ederken büyüyen fidanları meyve vermeye başladı. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

“Airbnb düzenlemesi” Türkiye’de yürülüğe giriyor

“Airbnb düzenlemesi” Türkiye'de yürülüğe giriyor

Craiglist ile başlayıp Airbnb ile dünya çapında ivmelenen kısa süreli konut kiralama Türkiye’de de vergilendirilmeye başlanıyor. Bugün yayımlanan tebliğ değişikliğiyle günlük, haftalık ve diğer kısa süreli konut kiralayanların, kiralarını belgelendirmesi zorunlu hale geliyor.

Resmi Gazete’de yayımlanan ve bizim “Airbnb düzenlemesi” olarak adlandırdığımız, Gelir Vergisi Genel Tebliği Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile yürürlüğe giren yeni uygulama, Airbnb ve benzeri servisler aracılığıyla konut kiralayan ev sahiplerini de gelir vergisi kapsamına alınıyor. Yeni uygulamayla birlikte bu ev sahipleri kira gelirlerine bakılmaksızın, kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerinin banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerle tevsik etmesi zorunlu hale geliyor.

Yayınlanan tebliğin tam metni şu şekilde:

29/7/2008 tarihli ve 26951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 268)’nin “1. Tevsik Zorunluluğunun Kapsamı” başlıklı bölümünde yer alan “Konutlarda, her bir konut için aylık 500 YTL ve üzerinde kira geliri elde edenlerin,”
ibaresi “Konutlarda, her bir konut için aylık 500 TL ve üzerinde, haftalık, günlük veya benzeri şekilde kısa süreli konut kiralamalarında ise tutara bakılmaksızın kira geliri elde edenlerin,” şeklinde değiştirilmiştir.

Yeni düzenleme 1 Temmuz itibariyle yürürlüğe girecek. Bundan önce başta Airbnb olmak üzere kısa süreli konut kiralayanlara önemli bir mesaj, geçtiğimiz Mayıs’ta İstanbul’da gündeme gelen Airbnb baskınıyla verilmişti. İstanbul’da İngiliz turistlerin konakladığı bir Airbnb ev, vergi ödenmediği ve kaçak çalışıldığı gibi gerekçelerle polis tarafından basılmıştı.

Değişilik yapılan tebliği Resmi Gazete’nin bağlantıyı izleyerek görebilirsiniz.Konuyla ilgili güncellemeleri aktarmaya devam edeceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google, Boston Dynamics’i SoftBank’e satıyor

Google, Boston Dynamics'i SoftBank'e satıyor

Google’ın çatı şirketi Alphabet’in bir süredir robot üretimi konusunda faaliyet gösteren şirketi Boston Dynamics‘i elden çıkarmaya çalıştığı biliniyordu. Şirketin potansiyel alıcıları arasında Toyota olduğu ile ilgili haberler çıkarken, satın almanın başka bir şirket tarafından tamamlandığı bugün gelen yeni duyuruyla ortaya çıktı.

SoftBank‘ten gelen resmi açıklamaya göre, şirket Boston Dynamics’in tamamını satın aldı. Anlaşmanın detayları ve SoftBank’in Boston Dynamics için ne kadarlık bir ödeme yaptığı resmi olarak açıklanmazken, Softbank aynı zamanda iki ayaklı robotlar üreten bir başka Japonya merkezli girişim Schaft‘ı da satın aldığını açıkladı. Son olarak 93 milyar dolarlık bir fon kuran Softbank son dönemde ardı ardına yaptığı yatırımlarla da dikkatleri üzerine çekiyor.

SoftBank Group CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Masayoshi Son, yaptığı açıklamada robotik teknolojilerin önemine değinerek, insan kabiliyetlerinin yetmediği pek çok noktada bu teknolojilere ihtiyacımız olduğunu belirtti. Boston Dynamics’in gelişmiş ve dinamik robot pazarında liderlerden biri olduğunu aktaran Masayoshi Son, Boston Dynamics’i destekleyeceklerini ve insan hayatını daha kolay ve daha güvenli hale getirmeyi amaçladıklarını belirtti.

Boston Dynamics’in CEO’su ve kurucularından Marc Raibert ise SoftBank’in bir parçası olmaktan dolayı mutlu duyduklarını aktardı. Boston Dynamics son olarak 1.2 metre sıçrayabilen yetenekli robotu Handle’ın tanıtımını gerçekleştirmişti. Boston Dynamics’in gelecek dönemde SoftBank çatısı altında insansı robotlar konusunda neler yapacağını yakın gelecekte göreceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Saran Holding’in yeni radyosu Radyo Trafik Marmara yayında

Türkiye’nin ilk trafik radyosu Radyo Trafik, İstanbul ve Ankara’nın ardından daha fazla sürücüye zaman kazandırarak hayatlarını kolaylaştırmak için Marmara Bölgesi’nde de yayına başladı. Radyo Trafik Marmara , içerik programlarıyla da dinleyicilerine bilgi sağlayan, fayda odaklı ve yüksek nitelikli yayınlar sunuyor.

Saran Holding’in yeni radyosu Radyo Trafik Marmara, bölgede başta ulaşım olmak üzere kent ve insana dair bilgileri dinleyiciler ile paylaşıyor.

Sürücülerin Marmara’daki yeni yol arkadaşı!

Gün boyu Bursa şehir merkezi başta olmak üzere Marmara Bölgesi’ndeki tüm otoyollarıyla ilgili anlık ve detaylı yol bilgileri, kent ve insana dair her şeyi kapsayan vatandaş odaklı gündem programları, eğitici ve bilgilendirici yayınlar ve unutulmayan nostaljik şarkılar, Radyo Trafik Marmara’nın içeriğini oluşturuyor.

Bigilendirmeye Edirne, Tekirdağ, İstanbul hattı ile başlayıp, Kocaeli-Sakarya-Düzce hattı ile devam eden Radyo Trafik Marmara Körfez – Yalova güzegahından sonra Bursa şehir merkezinden bilgiler sunuyor. Bursa şehir merkezinden sonra Bursa – Balıkesir – Çanakkale hatlarından bilgiler vererek tüm Marmara Bölgesi’nin trafik ve yol durumunu sunuyor ve sürücülerin yol arkadaşı oluyor.

Radyo ve dinleyici arasındaki dayanışmanın sesi

Yıllardır İstanbul ve Ankara’da radyo ve dinleyici arasındaki dayanışmanın en önemli örneği olan Radyo Trafik, Marmara Bölgesi’nde de aynı anlayışla yoluna devam edecek.

Saran Holding’in yeni radyosu, gönüllü muhabir ve dinleyenleri ile büyürken kaynağın kendisinden yani “insan”dan aldığı bilgileri diğer vatandaşlara aktarmayı sürdürecek.

İstanbul ve Ankara’daki Radyo Trafik dinleyicileri arasında oluşan aile ve dayanışma ortamı, Marmara Bölgesi’ne de yayılacak.

Radyo Trafik Marmara frekansları

Dinleyiciler, Radyo Trafik Marmara’ya şu frekanslar üzerinden ulaşabilecek:

Bursa 97.6, İstanbul 97.6, Gebze 97.6, Kocaeli 97.6, Susurluk 97.6, Sakarya 104.3, Tekirdağ 91.3, Edirne 105.6, Çanakkale 97.3, Balıkesir 97.7 ve Orhangazi 97.7 …

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yenilenen Napolyon.com 1,2 milyon üyesi ile pazarlama platformu olmaya aday

Yenilenen Napolyon.com 1,2 milyon üyesi ile pazarlama platformu olmaya aday

Uzun zamandır faaliyet göstermesine karşılık sessiz seyreden Napolyon.com bu yılın başında yaşadığı değişiklikle birlikte yeniliklerini paylaştı. Bilenler vardır, Hitay Holding’in markası olan Napolyon.com daha önce sadece web tabanlı platform üzerinden hizmet veren ve kullanıcılarına pazarlama anketleri sunarak, nakit geri ödeme sağlıyordu.

Anket demişken bahsedelim geçtiğimiz haftalarda Google’ın Türkiye’de de hizmete açtığı anket servisi, sadece anket odağındaki dijital pazar için önemli bir gösterge aslında. Anketten ötesine geçmeyi hedefleyen Napolyon.com’un önceliği webden mobile kaymış durumda. Mobil uygulaması ile kullanıcılar sadece pazar araştırması anketlerine değil aynı zamanda, gizli görevlere ve sosyal medya görevlerine katılabiliyor.

Bunun haricinde içerik pazarlaması da adım atan platform kullanıcılarına bilgi yarışmaları da sunuyor. Markalı içeriklerin yer aldığı bilgi yarışması ve sosyal medya pazarlaması da sunan Napolyon.com’un rakamlarına bakalım: Toplam 1 milyon 200 binden fazla üyesi bulunan platformun, kullanıcıları ağırlıklı olarak üniversite öğrencileri ve mezunları.

Üyelerinin yüzde 44’ü üniversite mezunu, yüzde 36’sı ise lise mezunu. Yüzde 43 ile ağırlıklı yaş 25-34 yaş arası kullanıcılar. Bu yaş aralığını takip edense yüzde 38 ile sonra 35-44. Kullanıcıların 3’te 2’si erkek olan platformda kadınlar ise 3’te 1’i oluşturuyor. Üyelerinin yarıya yakını ise AB S.E.S. grubudan.

1,2 milyon üyeye ulaşmada ve onların aktifliğini koruyabilmede en büyük etken Napolyon.com’un kazandırdıkları şüphesiz. Sistemde yer alan kullanıcı profiline uygun olarak karşısına çıkan markaların araştırma anketleri, yarışmalar, sosyal medya ve saha görevlerini yerine getirdikçeNÂP Puan kazanıyor. Bu puanı isterse nakit alabiliyor, isterse hediye kataloğunda harcayabilir veya TOÇEV’e de destek olabiliyor.

Yenilenen Napolyon.com markalar neler yapmış?

Bilyoner.com için markanın belirlediği profildeki Napolyon üyelerine eğlenceli 3 sorudan oluşan “Gizli Görev” tanımında sorular sorulmuş. En son soruda “Hem bahis oynayıp hem de çekiliş hakkı kazandığımda ben” için “Havalara uçarım” ve “Heyecanlanırım” yanıtlarını veren kişiler, firmanın kampanya sayfasına yönlendirilmiş.

Bilyoner’in haricinde Türkiye’nin bir banka için yeni müşteri kazanımı projesini yürüten platform belirlenen profildeki 1000 Napolyon kullanıcısıyla 3 sorudan detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Baharat ihracatçılarından Avrupalılara güçlü Türkiye mesajı

Türk baharat ihracatçıları Avrupa Baharat Birliği (ESA) Genel Kurulu’na katılarak, Türkiye’nin güvenilir ticari partner olmaya devam ettiği mesajını verdi. ESA Genel Kurulu’na Türkiye’den 20 baharat ihracatçısı katıldı ve Türkiye’nin Avrupa’ya olan baharat ihracatını arttırmak için çaba gösterdi.

Avrupa Baharat Birliği (ESA)’nın 2017 yılı Genel Kurul Toplantısı Fransa’nın Bordeaux kentinde yapıldı. Yaklaşık 190 kişinin katıldığı ESA Genel Kurulu’na Türkiye’den Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Nurettin Tarakçıoğlu Başkanlığı’nda 20 ihracatçı katıldı.

Ege İhracatçı Birlikleri ve 5 ihracatçı firmanın ESA genel kurul delegesi olduğunu belirten Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Nurettin Tarakçıoğlu, Türkiye’nin sahip olduğu bitki çeşitliliği ile büyük bir potansiyele sahip olduğunu, bu potansiyeli katma değere dönüştürmek için Avrupa Baharat Birliği Genel Kurulu’nun büyük bir fırsat olduğunu kaydetti.

Tarakçıoğlu, “15 Temmuz süreci sonrasında yabancı alıcıların Türkiye’ye gelme konusunda tereddütleri var. O nedenle bu dönemde, bu tür organizasyonlara katılım Türkiye imajı açısından çok daha önemli hale geldi” dedi.

Tuz yerine baharat kullanımı öne çıkıyor

Türkiye’nin 2016 yılında baharat ihracatından 175 milyon 15 bin dolarlık döviz elde ettiğine işaret eden Tarakçıoğlu, “Baharat ihracatımız 2015 yılında 153 milyon 950 bin dolar seviyesinde idi. Baharat ihracatımız yüzde 14 artış gösterdi. Baharat ihracatımızda Avrupa Birliği ülkeleri Almanya, Belçika, Hollanda, Fransa en fazla ihracat yaptığımız ülkeler arasında. Doktorların tuz yerine baharat kullanımını tavsiye etmeleri baharat sektörü açısından büyük fırsat. Baharat çeşitliliğimizi daha etkin pazarlayarak kısa sürede milyar dolar mertebesinde ihracata ulaşabiliriz” diye konuştu.

ESA Genel Kurulu’nun baharat sektöründe tüm sektör bileşenlerini bir araya getirdiği bir etkinlik olduğuna vurgu yapan Tarakçıoğlu, şöyle devam etti. “Sektörün ana oyuncuları ve onların küresel tedarikçileri bir araya gelip, fikirlerini birbirleriyle tartışıp, olasılıkları ortaya koyarak endüstriyi güçlendirme için ortam yaratıyorlar. ESA, Avrupa Birliği’nde bilinirliği ve yaptırım gücü üst seviyede bir kurum. Türkiye’nin ESA’ya verdiği destek bize ihracat olarak geri dönüyor.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Goodyear’ın lastik sigortası ile lastiğiniz güvence altında!

Dünyanın lider lastik üreticilerinden Goodyear, AXA Sigorta A.Ş. ve AXA Assistance Türkiye (INTER PARTNER ASSISTANCE Yardım ve Destek Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.) ile gerçekleştirdiği işbirliği kapsamında yepyeni bir hizmeti hayata geçiriyor.

Goodyear’ın tüketicilerine sunduğu bu lastik sigortası ile, sürüş esnasında çivi, cam kırığı gibi keskin objelerin üzerinden geçilmesi sonucu lastikte oluşabilecek “yıpranma”, “yırtılma”, “balon yapma” ve “yarılma” hasarları teminat altına alınıyor.

Goodyear’ın, pazara sunduğu hizmetleri geliştirirken her zaman tüketici ihtiyaç ve beklentilerine odaklandığının altını çizen Goodyear Tüketici Lastikleri Direktörü Mahmut SARIOĞLU, “Goodyear’da odaklandığımız alanların başında müşteri memnuniyeti gelmektedir. Lastik sigortası hizmetimiz sayesinde, Goodyear markasını tercih edenler lastiklerini güvence altına alarak çok daha güvenli ve keyifli seyahat edebilecek” dedi. Sarıoğlu, Türkiye lastik sektöründe ilk defa bir sigorta poliçesi kapsamında bir programın geliştirilip, hayata geçirildiğini de sözlerine ekledi.

Goodyear ile lastiğiniz sigortalı, içiniz rahat olsun!

Lastik sigortası kapsamında, kampanyaya katılan Goodyear yetkili bayilerinden brüt ağırlığı 3.500kg geçmeyen binek, off-road ve SUV araçlarda kullanılan, 4 adet 17” inç ve üzeri Goodyear marka lastik alan tüketiciler; tamiri mümkün olmayan lastik hasarlarında her bir lastik için KDV dahil 79.-TL lastik muafiyet bedeli ödeyerek, yeni lastiği ücretsiz olarak temin edebiliyor.

Lastik sigortası, 30 Nisan 2018 tarihine kadar kampanyaya katılan bayilerden, tek seferde 4 adet 17” inç ve üzeri Goodyear marka lastiğin satın alınmasını takip eden 15 gün içerisinde www.goodyearlastiksigortasi.com adresinden tüketiciler tarafından aktivasyonun tamamlanmasıyla geçerli olacak. Lastik sigortasının geçerliliği, tüketiciler tarafından aktivasyon işleminin tamamlanmasıdan sonraki bir yıl boyunca sürecek.

Lastik sigortası sadece tamir edilemeyen lastikleri kapsarken, tüketiciler lastik sigortasının geçerli olduğu 1 yıl boyunca, her bir lastik için bu teminattan en fazla bir kez yararlanabilecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Snapchat’in indirilme sayıları bir önceki yıla göre yüzde 22 düştü

Snapchat'in indirilme sayıları bir önceki yıla göre yüzde 22 düştü

Intagram’ın “Hikayeler” özelliğini kullanıma sunmasından bu yana düşüşe geçen Snapchat, 2017‘ye de kötü başladı. Başarılı bir halka arz sonrasında hızlı bir şekilde değer kaybeden Snapchat’in bugünki değeri ise 20 milyar doların altında. Geçtiğimiz Mayıs ayında ilk çeyrek sonuçlarıyla birlikte 2.2 milyar dolar net zarar açıklayan Snapchat’in indirilme sayıları da bir önceki yıla oranla yüzde 22 geriledi.

Facebook ile soğuk savaş

Instinet tarafından paylaşılan raporlara göre kötü gidişe dur diyemeyen Snapchat, 166 milyon aktif kullanıcıya sahip. İndirilme rakamlarındaki gerilemesindeki aslan payı ise iPhone kullanıcılarına ait. Paylaşılan rapora göre iPhone kullanıcıların bir önceki yıla göre Snapchat indirme rakamları yüzde 40 oranında gerilemiş.

Tabii ki bu gerilemenin tek sebebinin Instagram olmadığını da hatırlatalım. Elindeki tüm platformları Snapchat özellikleri ile dolduran Facebook, adını koymasa da Snapchat ile savaş halinde. Facebook‘un Snapchat’ten kopyaladığı tüm özelliklere buradan ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi