EyeDius, yüz tanıma teknolojisiyle yaşam alanlarını güvenli hale getirmek istiyor

EyeDius, yüz tanıma teknolojisiyle yaşam alanlarını güvenli hale getirmek istiyor

Rezidans, AVM, fabrika ve konut siteleri için yüz tanıma ile kimlik doğrulama teknolojileri geliştiren EyeDius, bu sayede güvenliğin artmasını hedefliyor.

Son yıllarda meydana gelen hırsızlık vakalarını inceleyen ekip, insan faktörünü devre dışı bırakarak kullanıcılarına daha güvenli ve huzurlu yaşam alanları sağlamak istiyor.

EyeDius’un geliştirdiği teknoloji giriş-çıkış noktalarındaki her bir bireyin algılanması ve saat bilgisiyle beraber kaydedilmesi, daha önce sisteme kaydedilen kişiler dışındaki girişlere izin verilmemesi, misafir ya da ziyaretçinin uzun süreli kalışlarının fark edilip uyarı mekanizmalarının devreye alınması gibi özellikleri bünyesinde barındırıyor.

EyeDius algoritması yüz tanıma işlemini yüzde 99.8 isabetle yapabiliyor

StartersHub girişimlerinden biri olan EyeDius’un en çok dikkat çeken özelliklerinden birisi de ürünün var olan kamera ve bilgisayar sistemleriyle sorunsuzca çalışmaya başlayabilmesi. Bu özellik sayesinde EyeDius kullanıcıları herhangi bir ek satın alma yapmadan kullandıkları sisteme EyeDius’u da entegre edebiliyor.

Yüzde 99.8’lik bir başarı oranıyla çalışan ve tamamen EyeDius tarafından geliştirildiğini öğrendiğimiz algoritma, bugüne kadar 2 buçuk milyon kişi için test edildi. Diğer yandan EyeDius teknolojisinin bir yüzü analiz etmesi ise ortalama 47 ms sürüyor.

Kapalı beta fazında bir inşaat sahası, bir fabrika ve bir de AVM’de test edilen EyeDius, bu saydıklarımızın dışında personel yönetimi takibi de yapabiliyor. Pilot süreçleri devam eden ve ürün-pazar uyumunu yakalamaya çalışan girişim, geniş bir müşteri kitlesine hitap edebiliyor. Ki bu noktada belirtmek gerekirse; tek bir alana yoğunlaşmak girişimin işini biraz daha kolaylaştırabilir.

EyeDius‘un başarısını kuşkusuz satış gücü ve iş ortaklıkları belirleyecek, gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

EyeDius ekibi

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google’dan uzaktan çalışmayı kolaylaştıran akıllı tahta: Jamboard

Google'dan uzaktan çalışmayı kolaylaştıran akıllı tahta: Jamboard

Google’ın bazı zamanlarda sadece deneysel olarak geliştirdiği projelerinin olduğunu ve bir çoğunun başarısız olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama tahminimiz Jamboard birden fazla açıdan dünyamızda yer bulacak bir ürün.

Google, geliştirdiği internet bağlantılı beyaz tahtası Jamboard ile özellikle büyük kurumlarda ve uzaktan çalışmak zorunda olan takımlarda çok kullanışlı olabilir. Bir Jamboard karşısına geçtiğinizde, yazdığınız ve çizdiğiniz her şey istediğiniz kadar Jamboard üzerinde görüntülenebilir ve ayrıca mobil ve masaüstü cihazlarda da görüntülenebilir. Böylece, ofis ortamında bir arada beyin fırtınası yapıyormuşcasına bir ambiyans yakalanabilir.

Tabi sadece bununla sınırlı değil kullanım alanları. Google’ın amacı bu ürün ile tüm G Suite ürünlerini kullandırmak ve hatta daha fazlasını sağlamak. Trello gibi bir çok proje yönetim uygulaması bu ürün içerisinde dahili olarak yer almak için çalışmalara başlamış.

Google’ın bu hamlesi Microsoft Surface Hub karşısında iyi bir hamle çünkü Microsoft Surface, duvarda bir bilgisayar gibi ve sadece aynı ürünler arasında paylaşım yapma izni var. Google Jamboard sayesinde ise paylaşımlara dilerseniz Microsoft Surface üzerinden de ulaşabilirsiniz. Yani bir bilgisayar değil, gerçek bir paylaşım platformu diyebiliriz.

4K çözünürlüklü 55 inc boyutlu bu ekran, iki kalemi ve bir silgisiyle şimdilik 4.999$ karşılığı Amerika’da satışa çıkmış durumda. İlerleyen günlerde farklı kullanım alanlarında bu cihaza ilişkin haberler görmeye hazır olalım.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook, canlı yayınlara arkadaşlarınızı davet etme özelliği ekliyor

Facebook, canlı yayınlara arkadaşlarınızı davet etme özelliği ekliyor

Facebook, canlı yayınları daha eğlenceli ve interaktif hale getirebilmek için iki yeni özelliğini duyurdu. Bu özellikler sayesinde canlı yayınları daha sosyal ve eğlenceli hale getirmeyi hedefliyorlar.

Canlı yayınların, diğer paylaşımlara nazaran 10 kat daha fazla yorum yapılıyor olması ve çok açık belli ki canlı bir yayın üzerinde bir şeyleri tartışmanın daha çekici olması Facebook’un bu yeni özelliği eklemesini sağlamış. Artık bir canlı yayın sırasında sadece arkadaşlarınızla özel bir sohbet başlatabilir ve canlı yayın ile ilgili yorumlar yapabilirsiniz. Böylece aynı ortamda bulunmayan arkadaşlar aynı anda ortak bir canlı yayında buluşarak bir arada sohbet edebilecekler.

Live Chat With Friends

Posted by Facebook on Monday, 22 May 2017

Sohbete, herhangi bir canlı yayın sırasında arkadaşlarınızı davet ederek başlayabilir ve yayın bittikten sonra da Messenger üzerinden arkadaşlarınızla sohbete devam edebilirsiniz. Tabi ki özel bir sohbet başlattıktan sonra genel sohbete de dönüş mümkün.

Facebook blogunda paylaşılan habere göre, bir süredir bir kaç ülkede test edilen bu özellik önümüzdeki yaz ayına kadar daha geniş kitlelere açılmış olacak.

Yeni eklenen bir diğer özellik ise bir süre önce halka mal olmuş kişilerle denenen canlı yayına birini davet etme özelliği. Artık iOS cihazlarda tüm profiller ve sayfalar canlı yayınlarına bir başkasını davet etme özelliğine sahip olacak. Yani bir konu özelinde yaptığınız canlı yayına bir başka yerde bulunan kişiyi davet ederek ekran içinde ekran özelliğiyle daha faydalı ve anlamlı yayınlar yapabileceksiniz.

Live With

Posted by Facebook on Monday, 22 May 2017

Hepimizin bir mecraya dönüştüğü bir dönemde bu özelliklerin birçok kişi için oldukça faydalı ve kullanışlı olacağını düşünüyorum. Farklı kullanım alanlarını da zamanla görmeye başlacağımıza inanıyorum.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Gayrimenkul sektörü ‘Kadının Gücünü’ konuştu

Ortaya çıkan araştırma sonuçları ise sektörün önde gelen isimlerinin katıldığı forum ile masaya yatırıldı. Forumda, kadınların sektörde istihdam anlamında sayıca yüksek olmalarına karşın, kadın temsilinin henüz beklenen düzeyde olmaması ve liyakat konusunda eşit uygulamaların oturmamış olması öne çıktı.

Gayrimenkul sektöründe çalışan kadınlara yönelik olarak ULI Türkiye (Urban Land Institute) GYODER (Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği) ve TMB (Türkiye Müteahhitler Birliği) işbirliğiyle Türkiye’de ilk kez yapılan ‘Gayrimenkulde Kadın Araştırması’ sonuçları; Gayrimenkulde Kadın Liderler Platformu tarafından Four Seasons Otel’de düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna açıklandı.
Araştırma sayesinde gayrimenkul sektöründe çalışan kadınların profilini ve taleplerini net olarak öğrendiklerini ifade eden Gayrimenkulde Kadın Liderler Platformu Danışma Kurulu Başkanı Av. Pınar Ersin Kollu, “Sektörde çalışan kadınlar 36 yaşında genç bir profile sahipler, yüksek düzeyde eğitimliler, üst düzey yönetim kademelerinde görev almaya hazırlar ve bunun için adalet ve tarafsızlık ilkesiyle yönetilmeyi talep ediyorlar. Sonuç olarak araştırma bize gösterdi ki, gayrimenkulde kadınlar sektöre liderlik etmek için gerekli donanıma sahipler. Biz de bu önemli göstergeleri dikkate alarak Platform çalışmalarımıza yön vereceğiz” dedi.
Basın toplantısının ardından Gayrimenkulde Kadının Geleceği’ başlıklı forum düzenlendi. Pamir&Soyuer Yönetici Ortağı Firuz Soyuer ile Ekonomi Programı Yapımcısı Hande Berktan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen foruma, PWC Türkiye Gayrimenkul Sektörü Lideri Ersun Bayraktaroğlu, Propin Yönetici Ortağı Aydan Bozkurt, Erginoğlu&Çalışlar Kurucu Ortağı Yüksek Mimar Hasan Çalışlar, CRE Counselors of Real Estate Europe Yönetim Kurulu Başkanı Güniz Çelen, Tahincioğlu Holding CEO’su Elif Germirli, NG Hotels İcra Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, Servotel Başkanı Ömer İsvan, İş GYO Genel Müdürü Turgay Tanes, Reidin Türkiye Ülke Müdürü Kerim Alain Bertrand katıldı. Forumda, girişimcilik, ‘Y’ kuşağı, teknoloji, pozitif ayrımcılık, liyakat gibi başlıklar masaya yatırıldı.

CRE Counselors of Real Estate Europe Yönetim Kurulu Başkanı Güniz Çelen;
“Kendi içimizdeki potansiyeli yükseltmek için gayret göstermeliyiz”

Forumda ilk sözü alan CRE Counselors of Real Estate Europe Yönetim Kurulu Başkanı Güniz Çelen, sektörde yüksek sayıda yönetici konumunda kadın istihdamı olmasına rağmen görünürlük açısından geri detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Ayasofya’nın gölgesinde Cafer Ağa manzarasında Osmanlı usulü Ramazan Sofrası

Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yılda Osmanlı Saraylarında Padişahlara ve yakınlarına sunulmuş yemeklerden oluşan özel Ramazan menümüzle İstanbul’luları Sultanahmet ruhunda bir iftara bekliyoruz.

Ramazan Ayı boyunca her akşam Klasik Türk müziği ile ayrıcalıklı bir atmosfer yakalayacağınız salonumuzda en özel Osmanlı şerbetleri ile serinleyeceksiniz.

Matbah Ramazan Menü

MATBAH-I BERAY-İ HAS’DAN RAMAZANDA OSMANLI SARAY SOFRASI

İFTARİYELİKLER

Medine Hurması, Ceviz, Gün Kurusu Kaysı, Kapari Çiçeği İle Kalamata Zeytini Beyaz Peynir, Ev yapımı Reçel, Bal, Kaymak, Mehle Pastırma.

Her İftar Akşamına Özel Osmanlı Şerbeti İkramı.

ÇORBA

Köy Tarhanası – Vişne ekşisi ile tatlandırılmış yoğurtlu ve baharatlı çorba.

SOĞUK BAŞLANGIÇLAR

Vişne Taneli Yaprak Sarma(1844) ve Humus(1539)

SICAK BAŞLANGIÇ

Arefe Köftesi(18.yy) – Kuş üzümü, Badem ve Baharatlı kıyma ile doldurulmuş içli köfte

Ballı Gemici Böreği- Yedi çeşit karışık Türk Peyniri ile sarılmış gemici böreği, bal ile servis

MATBAHTAN ANA YEMEK

Kuzu İncik, Marmarine(1764) – Ispanak yatağında servis edilen tarçın ve tane karabiber ile tatlandırılmış kuzu incik.

veya

Hünkar Beğendi(1612), dana etinden, köz patlıcanlı

Saraydan Tatlı Lokmaları Tabağı

Nar Taneli Güllaç veya Baklava

Matbah ‘ tan Misafirlerine Diş Kirası Hediyesi.

Limitsiz Çay/ Kahve ve 1 adet Meşrubat/Ayran

Her İftar Akşamına Özel Türk Sanat Müziği

Matbah Restaurant, Yüzyıllar boyu Osmanlı İmparatorluğuna ev sahipliği yapan tarihi yarımada da “BURAM BURAM TARİH KOKAN AMBİYANSI” Ramazan ayı boyunca birbirinden özel tatlarını siz değerli konuklarının beğenisine, şık ve modern bir servis ile sunuyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

HBO Türkiye’ye gelmeye hazırlanıyor [Duyum]

HBO Türkiye'ye gelmeye hazırlanıyor [Duyum]

Netflix’in Türkiye‘ye gelmesi ile ülkemizde hareketlenen yeni nesil tv platformları HBO’nun ilgisini de çekmiş görünüyor. Cesur yapımlarla geleneksel kanalda RTÜK sınırlamalarından çekinen kanalın dijital platformu HBO GO ile adım atacağının beklendiğini belirterek devam edelim. Duyumlarımıza göre HBO, Türkiye’ye yakın zamanda adım atmak için pazardaki oyuncularla görüşmelere başlamış durumda.

Ülkemizde de gündemi belirleyen Game of Thrones’un haricinde internet sektörünün takip ettiği Silicon Valley gibi önemli dizilerin yayıncısı olan HBO’nun Türkiye’ye gelmesi konusunda Twitter’da uzun zamandır bir beklenti varmış:

@MartynLovato @okankocyigitt Spike TV ve HBO Türkiye’ye gelmeli

— Oguzcan (@yellowstand_) March 27, 2017

Sürprizlerle dolu HBO Türkiye’ye gelirse açılımının “Hiç Belli Olmaz” olduğu söylenmeli.

— toygar arat (@toygarat) May 1, 2016

O değil de HBO sen Nasıl bir kanalmışsın ya Türkiye’ye de gelsene ya, hatta Türk dizisi işine de gir #Emmys2015 Neyse ben yattım

— Sinan Yuce (@sinanyuce) September 21, 2015

Apple TV Türkiye’de ne kadar kullanılır bilemedim HBO falan bizde olur mu?

— Tenzing Norgay (@HeiHakan) September 9, 2015

Bu arada Twitter’la başlamışken belirtelim Mayıs 2014 tarihinde açılan HBOTürkiye adında bir hesap mevcut. Tek kişiyi takip eden hesap daha önce Doğuş Yayın Grubu’nda Sosyal Medya ve Dijital İş Geliştirme Yönetmeni olarak görev yapan Onur Aydın‘ı takip ediyor.

HBO’nun Türkiye’ye gelişi ile ilgili gelişmeler oldukça sizlere aktarmaya devam edeceğiz. Fi ile dijital yayın dünyasına damgasını vuran Puhu TV ve BluTV gibi yerel oyuncuların haricinde Netflix ve HBO ile sektörün daha da hareketleneceği ve markaların dijital reklam yatırımlarını yeniden planlayacağını şimdiden söylemek mümkün. Hatta hatırlayacağınız üzere bu konuda Webrazzi Mobil’de BluTV’den Aydın Doğan Yalçındağ ve Puhu Tv’den Heni Hazbay’ı konuk alarak yeni nesil tv platformlarını dinlemiştik.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Akıllı telefon satışları 2017’nin ilk çeyreğinde yüzde 9 arttı ama Apple’ın pazar payı düştü

Akıllı telefon satışları 2017'nin ilk çeyreğinde yüzde 9 arttı ama Apple'ın pazar payı düştü

2017’nin ilk çeyreğindeki akıllı telefon satış rakamlarını açıklayan uluslararası araştırma şirketi Gartner, akıllı telefon satışlarının bir önceki yıla oranla yüzde 9 arttığını duyurdu. Çin’li firmalarının yükselişinin devam ettiği 2017’nin ilk çeyreği, Samsung ve Apple için ise olumsuz sonuçlandı.

Akıllı telefon pazarının lideri konumunda olan Samsung, toplamda 78 milyon adet akıllı telefon satışı yapmayı başararak pazarın yüzde 20.7’sine hakim oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla düşüş yaşayan Güney Kore‘li teknoloji şirketi, 2016’nın ilk çeyreğinde 81 milyon adet akıllı telefon satışı yapmayı başarmıştı.

Geçtiğimiz yılda da olduğu gibi listede ikinci sırada yer alan Apple, geçtiğimiz yıla oranla akıllı telefon satışlarını yükseltmiş olsa da Çin’li firmaların yükselişi nedeniyle pazar payında düşüş yaşadı. 2016’nın ilk çeyreğinde 51 milyon 629 adet akıllı telefon satışı yapan Apple, bu yıl ise 51 milyon 992 bin adet iPhone satışı yaptı. Apple’ın pazar payı ise yüzde 14.8 seviyelerinden 13.7’ye kadar düştü.

Çin’li firmalar yükselişte

Listede üçüncü sırada yer alan Huawei ise geçtiğimiz yıl yüzde 8.3 olan pazar payını yüzde 9’a kadar çıkarttı. 2017’nin ilk çeyreğinde 34 milyon akıllı telefon satan Huawei, geçtiğimiz yılın aynı döneminde ise 28 milyon adet akıllı telefon satabilmişti.

Bir yıl içinde pazar payını neredeyse iki katına çıkartan Oppo ise listede dördüncü sırada yer alıyor. Bir önceki yıl 15 milyon olan satış rakamını 30 milyona kadar çıkartan Oppo, 2017’nin ilk çeyreğinde akıllı telefon pazarının yüzde 8.1’ine hakim. Listenin son sırasında ise bir başka Çin merkezli akıllı telefon üreticisi Vivo yer alıyor.

2017’nin ilk çeyreğinde 25 milyon akıllı telefon satış rakamına ulaşan Vivo, bir önceki yıl yüzde 4 olan pazar payını da yüzde 6.8 seviyelerine kadar çıkartmayı başardı. Son olarak 2017’nın ilk çeyreğinde toplamda 379 milyon adet akıllı telefon satışı yapıldığını, geçtiğimiz yılın ilk çeyreğinde ise bu rakamın 348 milyon seviyelerinde olduğunu da detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Surface ailesinin yeni üyesi, Microsoft Surface Pro tanıtıldı

Surface ailesinin yeni üyesi, Microsoft Surface Pro tanıtıldı

2015 yılında karşımıza çıkan Surface Pro 4’ün selefi olarak tanıtılan Surface Pro, tasarım anlamında büyük değişiklikler yaşamasa da, özellikle pil performansı alanında ciddi iyileştirmelere kavuşmuş. Surface Pro ailesinin diğer üyeleri gibi harici klavye ve kalem desteğine sahip bir tablet olarak gelen yeni Microsoft Surface Pro, Mayıs ayının başında tanıtılan Surface Laptop modeline oldukça benziyor.

8.5 mm kalınlığında ve 768 gram ağırlığında olan Surface Pro, 12.3 inç büyüklüğünde PixelSense teknolojisine sahip bir ekranla geliyor. 2736 x 1824 piksel çözünürlüğünde olan Surface Pro’nun PPI değeri ise 267. USB 3.o, kart okuyucu, kulaklık giriş ve Mini Display portu gibi bağlantı seçenekleri sunan Surface Pro, günümüzün en önemli bağlantı standardı olan USB Type C portuna ise sahip değil.

7. nesil Intel Core m3, i5 ve i7 işlemci seçeneklerinin yanı sıra 4/8/16 GB RAM seçenekleri sunacak olan Surface Pro, grafik işlemci tarafında ise Intel HD Graphics 615/620 ve Intel Iris Plus Graphics 640 kullanacak. Windows 10 Pro işletim sistemi ile gelecek olan yeni Surface Pro, 128, 256, 512 ve 1TB dahili depolama seçenekleri de sunuyor. m3 ve i5 işlemci kullanan modellerin fansız tasarıma sahip olacağını da ekleyelim.

13.5 saatlik pil ömrü

Önde 5 arkada ise 8 megapiksellik kameraya sahip olacak olan Surface Pro, Wi-Fi 802.11 a/b/g/n/ac ve Bluetooth 4.1 kablosuz bağlantılarının yanı sıra LTE desteği de sunacak. Bataryası ve pil performansı ile dikkatleri çekecek olan Surface Pro’nun tahmini pil performansı ise 13.5 saat. Surface Laptop modelinde de kullanılan alkantara kumaşla kaplı klavye ile kullanılabilecek olan Surface Pro, Surface Studio modeli ile tanıtılan ve çizim işlemlerini oldukça kolaylaştıran Dial desteğine de sahip olacak.

Son olarak Surface Pro’nun fiyatından bahsedecek olursak, tabletin giriş modelinin fiyatı 799 dolar. Tabii ki klavye, kalem ve Dial ürünlerinin ayrı olarak satıldığını detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Zomato, Türkiye operasyonlarını dondurduğunu resmi olarak açıkladı

Zomato, Türkiye operasyonlarını dondurduğunu resmi olarak açıkladı

Restoran rehberi Zomato’nun Türkiye ofisini kapatacağına dair duyumumuzu dün sizlerle paylaşmıştık ve bugün Zomato Küresel Büyümeden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oytun Çalapöver konuyla ilgili resmi bir açıklama paylaştı.

Zomato‘nun Türkiye’deki operasyonlarını dondurma kararı aldığını paylaşan Çalapöver, Zomato Türkiye’nin geldiği noktayı net rakamlarla ifade ediyor ve önceki yazımızda bahsettiğimiz gibi Zomato Türkiye içeriklerinin varlığını koruyacağını paylaşıyor. Zomato’nun Türkiye operasyonlarına bir gün yeniden başlar mı bilinmez, ama bu dikeydeki dengelerin değişeceğini pekala söylemek mümkün.

Aşağıda Zomato’nun neden Türkiye operasyonlarını dondurduğunu okuyabilir, değerli yorumlarınızı paylaşabilirsiniz.

2013 yılının sonunda girdiğimiz Türkiye pazarında 3.5 yıl içerisinde Zomato’yu sıfırdan alıp, ayda 6 milyon kere kullanılan, App Store’da Türkiye’nin yeme-içme kategorisinde en popüler uygulaması haline getirdik.

Sadece İstanbul’da 30,000; Türkiye genelinde ise 13 noktada 45,000 restoranın, menü, fiyat, adres, yorum ve puan bilgilerini kullanıcılarımıza her zaman mümkün olduğunca güncel bir şekilde sunduk.

Kullanıcılar ile restoranları gerçek hayatta bir araya getiren bir dijital platform olarak, iki tarafa karşı önemli sorumluluklarımızın hep bilincinde olduk. Bu bilgi akışını her şartta doğru bir şekilde sağlayabilmek için, büyük bir saha ekibiyle tüm İstanbul’u gün be gün sokak sokak gezerek, restoranlardan bilgi topladık ve bunları kullanıcılarımıza ulaştırdık. Restoranlara yapılan yorumlar konusundaki tarafsız konumumuzu korumak adına her zaman kararlı bir duruş sergiledik ve günün sonunda, zaman zaman üzerimize gelen büyük baskılara rağmen, hem işletme hem de kullanıcılara eşit uzaklıkta bulunduk.

Yine bu süre zarfında 800’den fazla restoran, cafe, bar ve gece kulübüne; görünürlük, masa yönetimi, online rezervasyon konularında destek olduk ve hepsinden önemlisi, Zomato ekibi olarak, sektör birikimimiz ve bilgimizle işletmelere adeta bir danışmanlık hizmeti sunduk.

Hem sektör hem de kullanıcılarımız, yaptığımız işe her zaman destek oldular ve kimsenin “asla kötü yemek yememesi” misyonumuzda bizim yanımızda yer aldılar. Hepsine, bütün ekibim adına büyük bir teşekkürü borç biliyorum.

2016 yazında yaşanan darbe girişimi sonrasında, Türkiye operasyonlarımızı tekrar gözden geçirme ve risk optimizasyon dönemine gitme detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Rusya ile olumsuz trend tersine döndü

‘Rus gümrüklerinde engellerin kalkması karşılıklı ticaretimiz için çok önemli’

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Rusya ile ticari ilişkilerin eski seviyesine dönmesi için çalıştıklarını söyledi.

“Bunun için Rusya’ya ihracatta yaşadığımız sorunların çözülmesi büyük önem arz ediyor. Vize konusunda yaşanan sorunlar ve gümrüklerde uzun bekletme ile yüksek oranda sigorta ile depozito bedelleri tahsil edildiği şikayetleri alıyoruz. Bu engellerin kaldırılması karşılıklı ticaretimiz açısından çok önemli” dedi.

Türkiye-Rusya Federasyonu & Tataristan Cumhuriyeti Alabuga Özel Serbest Bölgesi İş Forumu’nda konuşan Büyükekşi, “Rusya ile ikili ticaretimizde geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız kayıplar telafi edilmeye başlandı. İlk 4 ayda, Rusya’ya ihracatımız yüzde 30 artarken, Rusya’dan ithalatımız da yüzde 15 artış kaydetti. Mayıs ayında ise çok daha yüksek ihracat artışı bekliyoruz” şeklinde konuştu.

İstanbul’da 22 Mayıs 2017’de gerçekleşen Karadeniz Ekonomik İşbirliği Zirvesi’nde Türkiye ve Rusya arasında imzalanan Mutabakat Zaptı ticari ilişkilerde yeni bir adım oldu. İki ülkenin iş çevreleri 23 Mayıs’ta da Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) düzenlediği Türkiye-Rusya Federasyonu & Tataristan Cumhuriyeti Alabuga Özel Serbest Bölgesi İş Forumu’nda bir araya geldi.

‘Olumsuz trend tersine döndü’
Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podelyshev’in de katıldığı forumun açılışında konuşan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Son dönemde ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin tekrar rayına girmesi, petrol fiyatlarındaki toparlanma ve Rus ekonomisinin yeniden büyümesi ile birlikte ticari ilişkilerimizdeki olumsuz trend tersine dönmeye başladı” diye konuştu. Büyükekşi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rusya ile ikili ticaretimizde geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız kayıplar telafi edilmeye başlandı. İlk 4 ayda, Rusya’ya ihracatımız yüzde 30 artarken, Rusya’dan ithalatımız da yüzde 15 artış kaydetti. Mayıs ayında ise çok daha yüksek ihracat artışı bekliyoruz”
Rusya ile ticari ilişkilerin eski seviyesine dönmesi için çalıştıklarını söyleyen Büyükekşi, “Bunun için Rusya’ya ihracatta yaşadığımız sorunların çözülmesi büyük önem arz ediyor. Vize konusunda yaşanan sorunlar ve gümrüklerde uzun bekletme ile yüksek oranda sigorta ile depozito bedelleri tahsil edildiği şikayetleri alıyoruz. Bu engellerin kaldırılması karşılıklı ticaretimiz açısından çok önemli” dedi.

‘Sıra siz işadamalarında’
Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Podelyshev ise “Devlet başkanlarımız son dönemde beş detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Berlin’de Startup Kurmak

Berlin'de Startup Kurmak

Konuk Yazarımız Mehmet Akalın, BIC Angels Yatırım Direktörü olarak görev yapmaktadır.

Son zamanlarda birçok girişimci henüz ilk aşamada girişimlerini küresel bir bakış açısı ile kurgulayarak faaliyetlerini Türkiye dışında hayata geçiriyorlar. Bu durum uluslararası rekabet ortamında girişimcileri daha doğru ve verimli kanalları kullanmaya zorlayarak, ortaya çıkan projelerin farklı pazarlarda daha sağlıklı büyümesine imkân sağlıyor.

Eylül ayından bu yana BIC Angels bünyesinde Türkiye kaynaklı girişimlere yatırım yaparak başladığımız Berlin ekosisteminde 2 aya yakın çalışma fırsatım oldu. Bu zaman zarfında ekosistemde edindiğim izlenimlerimi bir takım verilerin ışığında sizlerle paylaşmak istiyorum.

Pazara giriş için ideal şehir

İstikrarlı ve güçlü ekonomisinin sonucu olarak Almanya, Avrupa’da teknoloji girişimler için çok müstesna bir pozisyona sahip. Berlin ise Almanya’nın start-up merkezi olmuş durumda. Şehir, ülkedeki start-upların %50’sine ev sahipliği yapıyor.

Aslına bakarsanız Berlin ile Istanbul’un start-up dünyasına adım atması aynı zamanlara denk gelse de bugün aralarındaki makas bir hayli açık. Teknoloji girişimlerinin gelişmesi için gerekli koşullardan oluşan kriterlere göre hazırlanan Genome Ekosistem sıralamasında Berlin dünyada 7. sırada yer alırken, İstanbul bu listeye giremedi. Bu yazıda sizlere kişisel gözlemlerimden de yola çıkarak Berlin’in fark yaratan koşullarından bahsedeceğim.

Kaynak: Startup Genome, The 2017 Global Startup Ecosystem Report

1) Politik ve Ekonomik İstikrar

2015 yılı itibari ile 2,1 milyar Euro yatırım almayı başarmış Berlin ekosistemi birçok uluslararası yatırımcının da dikkatini çekmeyi başarmış. Türkiye’de ise bu rakam sadece 60 milyon Euro civarında. Toplam ekonomi büyüklüğüne oranlasak dahi Türkiye’nin yatırım çekmekte Berlin’e kıyasla büyük zorluk çektiğini rakamlar ortaya koyuyor.

Kaynak:KPMG, Venture Pulse Q4 2016

Katıldığım bir çok etkinlikte Israil, Amerika, Rusya ve diğer Avrupalı yatırımcılar ile sohbet etme şansı yakaladım. Yatırımcılar Türkiye’yi izlemeye almış durumdalar ancak henüz ilgilerini tam anlamıyla çekebilmiş değiliz. Bunun ardındaki en önemli faktörlerin başında politik ve ekonomik dalgalanmaların geldiğini yaptığımız yazışmalardan anlayabiliyorum.

2) Ölçek Ekonomisi

Bir startup’a yapılacak olan yatırım miktarı, o girişimin ölçeklenme ve büyüme potansiyeline bağlı olarak değişkenlik gösterir. Yatırım miktarı detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Terör ve siber saldırılar atakta, politik risk düşüş eğiliminde

Aon’un, 2004 yılında ünlü ekonomist NourielRoubini tarafından kurulmuş bağımsız araştırma şirketi olan Roubini Global Economics (RGE) ile ortaklaşa hazırladığı 2017 Risk Haritaları yayımlandı. Bu yıl ilk defa politik riskler, terör saldırıları ve politik şiddet haritaları bir arada yayınlandı. Global ekonomi, politik ve iş çevrelerince referans olarak kabul edilen Aon Risk Haritaları, ekonomi, pazar ve politika verilerinin finansal, kurumsal ve politik profesyonellerinin uzman görüşlerinin sistematik analizle birleştirilmesi ile hazırlanıyor.

Aon Terörizm Risk ve Politik Şiddet Haritası ise, 2007 yılından bu yana The Risk AdvisoryGroupile birlikte, terörist tehditler ve politik şiddet riski üzerine ayrıntılı deneysel ve istihbarata dayalı veriler ile üretilmektedir.

Yatırımcıların büyük risk ve/veya kazanç barındıran gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırımlarına yön vermek amacıyla hazırlanan Aon Risk Haritaları ilgili ülkelerdeki riskleri değerlendirmeye yönelik var olan en kapsamlı rehberlerden biri kabul ediliyor.

Dikkat Çekenler

Tüm dünyayı tehdit eden terör atakları2015’e göre %14 artış gösterdi; 2015 yılında 3633 olarak tespit edilen terör atakları 2016’da 4151’e yükseldi. Batı ülkelerinde ise bu artış %174’e ulaştı.

Son 4 yıldan bu yana bir çok ülke için yükselen politik riskler, 2017’de bazı ülkeler için düşüş gösteriyor. Bu da ekonomik esneklikte ılımlı bir iyileşme olarak yorumlanıyor ve yatırımcılar için olumlu bir gelişme olduğu söylenebilir.

Amerika ve Avrupa arasındaki ayrıştırıcı rejim yaptırımları konusu İran, Rusya ve hatta Küba için belirsizlik yaratabilir.

Enerji Sektörü Yine Odakta

Siber risklerin de hedefinde olan enerji sektörü politik risk ve terör ataklarından en çok zarar gören sektör oldu. 2016’da gerçekleşen terör saldırılarının %41’i enerji sektöründe arama ve üretim faaliyeti gösteren kuruluşları hedef aldı.

Terör Saldırıları ve Politik Şiddet

Terör saldırıları devam ediyor ve daha çok ülkede, daha farklı yöntemler ile geniş bir sektör grubunu etkiliyor.Bu saldırıların etkileri yaşam kaybından, işletme kesintisine ve tedarik zincirindeki bozulmaya kadar değişiyor. Diğer şiddet riskleri de jeopolitik düzeyde gelişmekte ve savunma harcamalarını artırmakta, otoriter devlet biçimlerini güçlendirmekte ve devletler arasında fikir birliğini zayıflatmaktadır. Bu gelişmeler, özellikle petrol ve gaz, ulaşım detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Videolarınıza arka plan müziği ekleyebileceğiniz 8 platform

Videolarınıza arka plan müziği ekleyebileceğiniz 8 platform

Videolarda kullanılan müziklerin telif hakkı YouTube başta olmak üzere birçok sosyal ağın ciddiye aldığı bir konu. Video içeriklerinize telif ihlali olmadan ücretsiz müzik ya da ses efekti ekleyebileceğiniz 8 kaynağı sizler için derledik.

Günümüzde içerik pazarlamasında videonun yeri hiç olmadığı kadar büyük. YouTube ise markaların ve bireylerin videolarını yüklemeyi tercih ettikleri en büyük platform. Eğer siz de YouTube’ta içerik oluşturuyorsanız platformun, video arka planlarına eklenen müzik ya da ses parçalarının telif hakları konusunda ne kadar hassas olduğunu şüphesiz biliyorsunuzdur.

YouTube kadar birçok sosyal medya mecrası da telif hakları ile yakından ilgileniyor. Örneğin Facebook üzerinden paylaştığınız bir videoda telif ihlali söz konusu olduğunda videonuz erişime engellenebiliyor.

Videonuza ekleyeceğiniz müziğin ya da ses dosyasının hangi şartlarda, nasıl kullanılması gerektiğini bilmek ise bazen karışık bir hale dönüşebiliyor. Günümüzde Creative Commons lisansına sahip eserler, müzikler ya da seslerl, çoğu zaman kreatif işlerinize yasal olarak eklenebiliyor. Ticari kullanımda ise materyali sanatçının belirttiği şartlarda kullanmanız gerekiyor.

Ticari kullanım alanında videonuza ekleyeceğiniz ses parçaları ya da müzikleri Creative Commons Zero (CC0) ile çözebilirsiniz. Videolarınız için CC0 lisanslara sahip ses ya da müziklere ulaşabileceğiniz siteleri sizler için derledik. Ancak telif hakkı sahiplerinin sık sık politikalarını değiştirebileceğini göz önünde bulundurarak, platformlardaki ses ya da müzikleri kullanmadan önce lisans anlaşmalarına göz atmanızı tavsiye ederiz.

ccMixter

ccMixter, dünyanın dört bir yanından gelen müzisyenlerin hazırlamış olduğu orijinal samplelara ve enstrümansız ses kayıtlarına ulaşabileceğiniz bir site. Sitedeki servislerden ticari amaçlı videolarınız için de ücretsiz yararlanabilirsiniz.

Free Music Archive

Radyo istasyonu WFMU tarafından oluşturulan ve ücretsiz olan Free Music Archive, tüm zamanların en iyi müziklerinden, geçtiğimiz ay ya da haftaya ait en popüler müziklere kadar aramanızı parçanın türü ya da liste seçimlerinize göre düzenliyor.

Incompetech

Incompetech binlerce müzikal ses efektini ve besteci Kevin MacLeod’un müziklerinin daha uzun kısımlarına ulaşmanızı sağlıyor. Platform, müzik detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Mekanda sıra bekletmeyen yemek siparişi uygulaması: You Order App

Mekanda sıra bekletmeyen yemek siparişi uygulaması: You Order App

Yemek siparişi dikeyindeki yeni girişimler mobil tarafta sahaya çıkmaya devam ediyor. Bunun son örneği de mekanda sıra beklemeden yemeğinizi almanızı sağlayan You Order App (iOS & Android) oldu.

You Order App, çevrenizdeki mekanlardan yemek siparişi verdiğiniz ama yemeğinizi gidip mekanda yediğiniz (veya teslim aldığınız) bir uygulama. Yani Yemeksepeti’nin aksine yemeğiniz siz gelmiyor, siz yemeğinizi almaya gidiyorsunuz. Mobil uygulamadan siparişinizi verdikten sonra tek yapmanız gereken yemeğinizin hazır olduğuna dair bildirimi beklemek. Bu bildirimi aldığınızda mekana gidip telefonunuzdaki barkodu okutarak sıcak yemeğinizi alabiliyorsunuz.

Kısaca YOU olarak anılan uygulama, bu modelle müşterilerin yemek sırası bekleme derdinden kurtulacağını savunuyor ve mekanları da paket sipariş gönderme zahmetinden kurtarıyor. Özellikle ‘fast food’ tarzı zincir mağazalarla büyümesi mümkün gözüken You Order App, Appstore ve Google Play’da yerini almış ama halen uygulamanın test aşamasında olduğunu belirtelim. Uygulama içinde yemek siparişi verebileceğiniz mekan sayısı şimdilik kısıtlı (en azından bizim bölgemizde) fakat önümüzdeki dönemde sayının giderek artacağını söyleyebiliriz.

Buğra Gürdal ve Tanıl Çokşenim‘in kurucusu olduğu Ultimate Needs tarafından geliştirilen You Order App’in yemek siparişi dikeyine renk kattığı malum. Fakat bu dikeyde ve bu modeldeki ilk girişim olmadığını da söyleyelim. Mart ayında tanıttığım Joker Menü de dışarda yemek yemek isteyen ama sıra beklemek istemeyenleri hedefleyerek bu alanda farklı bir çıkış yapmıştı. Barkomenü ise mekan içine girdikten sonraki siparişlere aracılık yapmaya başlamıştı.

Yeme-içme sektörünün birden fazla girişim veya uygulamayı besleyecek kadar büyük olduğu malum ama kullanıcıların deneyime ve avantajlara göre tercih yapacağı da bir o kadar net. Bu dikeydeki rekabetin ve kullanıcı eğilimlerinin nasıl şekilleneceğini izlemeye devam edeceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

iOS 11 için hazırlanan konsept video beklentileri yükseltti

iOS 11 için hazırlanan konsept video beklentileri yükseltti

MacStories adlı web sitesinin sahibi Federico Viticci ve Sam Beckett tarafından hazırlanan konsept video, büyük övgü almayı başardı.

Hazırlanan konsept video daha çok iPad’deki iOS 11 deneyimine dayandırılırken, pek çok yeni özelliği ve çoklu ekran çalışma gibi fonksiyonlar öne çıkarıldı.

Konsept videoyu hazırlayan Federico Viticci’nin iPad’i birkaç yıldır ana bilgisayarı olarak kullandığı belirtilirken, kendisinin konsept videoda gösterdiği yeniliklerin tümü aslında sıkı bir kullanıcı geribildirimi olarak nitelendirmemiz mümkün. Apple bunları dikkate alır mı bilinmez ancak iOS geliştirici ekibinde iPad’e odaklı pek çok çalışan olduğu biliniyor.

Apple’ın iOS 11 ile ilgili duyurusunu 5 Haziran’da gerçekleştirilecek WWDC etkinliğinde yapması beklenirken, burada aynı zamanda yeni iPad’ini de tanıtması bekleniyor. iOS 11 sürümü için hazırlanan konsept videoyu hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Dünyanın ilk robot polisi Dubai’de göreve başlıyor

Dünyanın ilk robot polisi Dubai'de göreve başlıyor

Geçtiğimiz yıl Dubai’de düzenlenen teknoloji fuarı GITEX‘de karşımıza çıkan robot polis, Dubai’de göreve başlıyor. Fikir olarak 1980’lerin bilim kurgu efsanelerinden RocoCop‘u hatırlatan REEM adındaki robot polis, robotik teknolojilerin ne kadar yol katettiğinin önemli bir göstergesi.

Dubai polisine katılacak olan REEM robot, İspanya merkezli PAL Robotics firması tarafından geliştirildi. Yaklaşık 1,67 metre uzunluğunda olan REEM, yapay zeka ve yazılım desteğine sahip olacak. Göğüs bölümünde dokunmatik bir ekran bulunduran REEM, IBM‘in yapay zeka teknolojilerini kullanıyor.

İlk akıllı karakol 2030 yılında kullanıma açılacak

Tek bir robot polis ile yetinmek istemeyen Dubai, 2030 yılına kadar Dubai’deki polis gücünün yüzde 25‘inin robotlardan oluşmasını hedefliyor. 2030 yılına kadar sadece robotların çalışacağı ve içinde insan barındırmayan ilk akıllı karakolu kullanıma sunacaklarını açıklayan Dubai polis şefi Brigadier Khalid Nasserl Al Razouqi, Dubai polisi ile ilgili her şeyi akıllandırmak istediklerini de açıkladı.

Son olarak gelişen robot teknolojilerine örnek olarak Boston Dynamics‘i de gösterebiliriz. Özellikle 1,2 metre sıçrayabilen robot Handle ile dikkatleri çekmeyi başaran Boston Dynamics’in robotları gelecekte sıkça karşımıza çıkabilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Sosyal Garaj’da bu hafta Givin kurucu ortağı Başak Süer’i ağırlıyoruz

Sosyal Garaj'da bu hafta Givin kurucu ortağı Başak Süer'i ağırlıyoruz

Türk Telekom Pilot‘un işbirliği ile hazırladığımız Sosyal Garaj‘da bu hafta sosyal fayda platformu Givin‘in kurucu ortağı Başak Süer‘i ağırlıyoruz.

Sosyal Garaj’ın tüm bölümlerini buradan izleyebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

100 bin dolara ömür boyu vizesiz seyahat

Dünyada 100’den fazla ülkeye vizesiz seyahat imkânı sunan Karayipler’deki Dominika, tüm dünyada yatırımlarını farklı alanlarda değerlendirmek isteyen iş adamlarının gözdesi oldu.
Yurt dışı yaşam, sağlık ve eğitim alanında danışmanlık hizmeti veren Yeni Bir Hayat Dominika’nın uyguladığı yatırımcı programı ile 100 bin dolara 4 ay gibi kısa bir sürede pasaport almak mümkün. Program, en uygun fiyata en kısa sürede sonuçlanan program olarak yatırımcıların ilgisini çekiyor.
200 bin dolarlık gayrimenkul yatırımının geri dönüş süresi 10 yıl
içlerinde İngiltere, Hong Kong, Singapur gibi iş adamlarının sıklıkla seyahat ettiği Uzak Doğu ülkelerinin de yer aldığı 100’den fazla ülkeye vizesiz seyahat serbestliği sağlayan Dominika pasaportu aynı zamanda İngiltere’de 6 aya kadar kalma hakkı da veriyor. Hibe tutarı tek kişi için 100 bin dolar, başvuru sahibinin eşi ve çocukları gibi aile üyelerini de kapsayan bir program seçildiğinde ise rakam 200 bin dolara çıkabiliyor. Dominika’ya gitme ve orada ikamet etme mecburiyeti getirmeyen program özellikle yoğun tempoda çalışan, zamanını iyi yönetmesi gereken ve vize sürecini ortadan kaldırmak isteyen iş adamlarının hayatını kolaylaştırıyor. Hükümet tarafından onaylı bir gayrimenkul yatırımı yapılarak da programa dahil olunabilen Dominika’da, 200 bin dolarlık bir ev yatırımının geri dönüş süresi ortalama 10 yıl. 200 bin dolara satın alınan bir gayrimenkul, yıllık 20 bin dolar kira getirisi sağlıyor.
“Dünyadaki cennet” olarak bilinen ve turizm için en cazip bölgelerinden biri olan Karayip ülkeleri, aynı zamanda sağladığı ekonomik kolaylıklar sayesinde yatırım yoluyla ikinci vatandaşlık için de cazip lokasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. Karayipler, ‘vergi cenneti’ olması ve ‘offshore’ da denilen kıyı bankacılığı konusunda sağladığı avantajlar sayesinde yatırımcıların odak noktası oldu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Oteller ve tur şirketleri Booking davasına koştu

Booking.com hakkında verilen faaliyet durdurma kararına itiraz eden 2 sektör örgütü, 19 otel ve tur şirketi ile 3 kişi davacı olarak mahkemeye katıldı. Duruşmada Ramada Old City yetkilileri sadece nisanda karardan dolayı 85 bin euro, bir başka butik otel de 16 bin euro zarar ettiğini açıkladı.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) açtığı dava sonucu online rezervasyon sitesi booking. com’un faaliyetlerinin durdurulması üzerine karardan zarar gören çok sayıda taraf mahkemeye koştu. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen itiraz duruşmasında 9 tur şirketi, 9 otel ve turizm şirketi, 3 gerçek kişi ile TÜROB ve Bodrum Turistik Otel İşletmecileri Derneği, karara itirazlarını anlattı. Mağdur oldukları gerekçesiyle tedbir kararının kaldırılmasını isteyen davacı otellerden biri 85 bin, diğeri 16 bin euro zarar ettiklerine ilişkin belgeleri mahkemeye sundu.

Tek otelin zararı 85 bin euro

İtiraz duruşmasına katılan ve İstanbul’da faaliyet gösteren Ramada Old City Otel temsilcileri, booking. com’un engellenmesinin ardından nisan ayında 85 bin euro zarar ettiklerini, bu olaydan en büyük zararı kendilerinin gördüğünü ifade etti. Otelin avukatı Ersan Taştekin, karardan sonra bütün müşterilerinin yakın ülkelere gittiğini ve zararlarının sürekli büyüdüğünü dile getirdi.

Daha sonra söz alan başka bir avukat ise Beyoğlu’nda 4 yıldızlı bir otel olarak rezervasyonlarının yüzde 50’sinin booking üzerinden olduğunu, nisanda 16 bin euro (64 bin lira) zarar ettiklerini açıkladı. Mahkemeye, maddi kayıplarına ilişkin tablolar sunan oteller TÜRSAB’ın 1,5 senedir belgelenebilir bir zararı ortaya koyamadığını ve tedbir kararının kaldırılmaması durumunda sektör olarak ciddi zarar göreceklerini kaydetti. Booking hakkında verilen ‘faaliyetlerinin engellenmesi’ kararından olumsuz etkilendiklerini belirten otelciler, iki bankanın, Türkiye’de 20 yıldır kendi müşterilerine mil kazandırdığını ve toplanan mil karşılığında onlara otel rezervasyonları ve uçak biletleri verdiğini söyledi. Otelciler, bankaların seyahat acentesi gibi hareket etmesine rağmen şimdiye kadar bir yaptırımla karşı karşıya kalmadıklarını, TÜRSAB’ın da konuyla ilgili bir müracaatının bulunmadığı, booking. com faaliyetinin bankalardan daha yasal olduğunu vurguladı.

‘Ciddi zarar gördüm’

Otelcilerin dışında kişisel zararları gerekçesiyle davaya katılanlardan İzmirli avukat detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Bir Arkeolojik roman

Arkeolog Ahmet Semih Tulay tarafından kaleme alınan ve tarihle edebiyatı birleştirerek Anadolu’nun medeniyetler beşiği olarak dünyadaki yerini bir kez daha hatırlatan “HÖYÜK-ÇALINAN HAZİNELERİMİZ” Tarihçi Kitabevi etiketiyle yayınlandı.

Kırk yıla yakın bir süreden bu yana arkeolojiyle iç içe olan arkeolog kökenli bir müzecinin mesleki gözlem ve deneyimleri ışığı altında bir arkeolojik kazıdaki günlük yaşamı anlatan yazar, “arkeolojinin çeyiz sandıkları” olarak nitelendirdiği höyüklerin başlı başına bir “tarih kitabı” olduğunun da altına çiziyor
Bunların yanı sıra, eski eser kaçakçılığının önemli yollarından biri olan diplomatik kanalın kullanılmasına da dikkat çekiyor Arkeolog Ahmet Semih Tulay.

“Höyük-Çalınan Hazinelerimiz” bir arkeolojik roman. Bir solukta okunuyor…
Adı geçen kişilerin gerçek yaşamla ilgisi olmadığını ama yer adlarının gerçek olduğunu belirtiyor yazar ve ekliyor; “Sadece köyün adı değiştirilmiştir. Çalışmada bir ulus suçlanmamış, sadece bu topraklarda en çok kazı yapanların ve eserlerimizi götürenlerin liste başında oldukları için Alman adı kullanılmıştır. Olaylara gelince; işte onlara inanıp inanmamak ya da gerçek olup olmadıklarını saptamak size kalmıştır.”
“Abi, sen bu işi sadece yabancıların işi değil deyince bak aklıma ne geldi.”
“Ne geldi?”
“Dün öğlen kazıya gelen İstanbullu Almanlardan benim çukurda gördüğüm gözlüklü adam, dün akşam karanlığında salla karşıya, Samsat tarafına geçti.”
“Sen bunu nereden biliyorsun Mevlüt?”
“Dün akşam geç saatte değin arkadaşlarla Fırat kıyısında balık tuttuk. O zaman gördüm”
“Yanlış görmüş olmayasın? Çünkü onlar buradan dün öğleden sonra ayrılmışlardı.”
“Hayır abi, o adamı iyi tanıyorum. Yabancı plakalı beyaz bir taksi adamı kıyıya bırakıp geri geri döndü.”
“Nasıl yabancı plakalı? Urfa dışından mı?”
“Hayır abi. Gavur plakalı. Harfleri çoktu ve plakanın yanına büyük bir D harfi konmuştu.”
Ahmet Semih Tulay, Höyük Yağmalanan Hazinelerimiz, Tarihçi Kitabevi, 168 sayfa.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Egeli sanayicilerle ‘Sürdürülebilirlik’ için iyi uygulama örnekleri paylaşıldı

TÜRKİYE İMSAD, ‘ANADOLU BULUŞMALARI’NIN ÜÇÜNCÜSÜNÜ İZMİR’DE DÜZENLEDİ

‘Sürdürülebilirlik Paylaşım Günü’ başlığı altında düzenlenen toplantıda konuşan Türkiye İMSAD Başkan Vekili Oktay Alptekin, “Anadolu Buluşmaları ile sektör paydaşlarımızla işbirliğimizi güçlendirmenin yanı sıra, inşaat sektörü ve ülke ekonomisine yaptığımız katkıyı artırmayı hedefliyoruz. Farklı sektörlerin birbiriyle etkileşim halinde olduğu günümüzde, ‘Sürdürülebilirlik’ yaklaşımıyla iyi uygulama örneklerimizi paylaşarak, sektörümüze değer katacağımıza inanıyoruz” dedi.

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD)’nin ‘Anadolu Buluşmaları’ kapsamında düzenlediği ‘Sürdürülebilirlik Paylaşım Günü’ toplantısı, 16 Mayıs Salı günü Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda gerçekleştirildi. Türkiye İMSAD ve Ege Bölgesi Sanayi Odası işbirliğiyle düzenlenen toplantıda, ‘Sürdürülebilirlik’ konusu ele alındı. Enerji verimliliği ve sürdürülebilir kalkınmaya, çevresel ve toplumsal katkı sağlamanın amaçlandığı toplantıda, ‘Kaynaklarımızı, enerjimizi nasıl daha verimli kullanabiliriz?’, ‘Nasıl daha sürdürülebilir olabilir ve döngüsel ekonomiye katkıda bulunabiliriz?’ sorularına cevap arandı ve ‘iyi uygulama’ örnekleri paylaşıldı.

Farklı sektörler artık birbiriyle etkileşim halinde

Türkiye İMSAD Başkan Vekili Oktay Alptekin, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, yurt genelindeki sanayiciler ve paydaş kurumlarla bir araya gelmek amacıyla ilkini Gaziantep, ikincisini Adana’da düzenledikleri ‘Anadolu Buluşmaları’nın üçüncüsünü İzmir’de gerçekleştirdiklerini söyledi. Türkiye İMSAD olarak her platformda sektörün gelişimi için çalıştıklarını vurgulayan Oktay Alptekin, “Sadece Ankara ve İstanbul’da değil, inşaat sektörümüzün geliştiği, gelişme potansiyeli olan kentlerinde de toplantılar düzenleyerek, sektörün tüm kesimlerini bir araya getirmek istiyoruz. Bu toplantılarımızla, sektör paydaşlarımız ile Anadolu’daki işbirliğimizi güçlendirmeyi, inşaat sektörüne ve ülkemiz ekonomisine yaptığımız katkıyı artırmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilir olmak; yarın da var olmak, bugünden bir adım önde olmak bugün en önemli konularımızdan biri. Farklı sektörler artık birbirleriyle etkileşim halindeler. Savunma sanayisinde yapılan bir Ar-Ge çalışması sonrası ortaya çıkan ürün, tıp sektörüne, inşaat sektörüne ilham verebiliyor. O nedenle günümüzde bir taraftan kendi işimize odaklanırken, diğer taraftan daha geniş bir açıyla etrafımızda, dünyada olan bitene daha fazla bakmak zorundayız. Hem sektörden hem de farklı iş kollarından sanayicilerle ‘Sürdürülebilirlik’ odaklı iyi uygulama örneklerimizi paylaşmak sektörümüze değer katacaktır” diye konuştu.

Enerji tüketimini minimuma indirmeliyiz

Türkiye’de kentsel dönüşüm sürecinden en detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

BW PLUS The President Hotel’de, İftar vakti

Tarihi camilerle çevrili, Marmara Denizi manzaralı terasta zengin iftar sofrası

Eski İstanbul’un merkezinde, Tarihi Yarımada Bölgesi’ndeki otellerin içinde önemli yeri olan, BW PLUS The President Hotel, muhteşem Marmara Denizi manzaralı restoranlarında, zengin iftar menüleri hazırladı.

İftar menüsü-1 : Kişi başı fiyatı: 65 TL

İftar menüsü-2 : Kişi başı fiyatı: 75 TL

0-6 yaş arası çocuklar ücretsiz

7-12 yaş arası çocuklar %50 indirimli

Rezervasyon için: 0212 516 69 80

www.thepresidenthotel.com

Zengin iftar sofrası

İftar menüsü-1 İftariyelikler (Kaymak, Beyaz Peynir, Hurma, Siyah Zeytin, Pastırma, Bal, Domates, Salatalık, Zeytinyağlı Biber Dolma); Çorbalar Mercimek veya Düğün Çorbası; Ara Sıcak Izgara Sucuk; Ana yemek Kaşarlı Sebzeli Piliç But; Tatlılar Güllaç veya Kadayıf veya Karpuz Tabağı; İçecekler Kızılcık Şerbeti, Ayran, Meşrubatlar, Meyve Suları ve çay servisi yer alıyor. Kişi başı 65 TL (KDV dahil)

İftar menüsü-2 İftariyelikler (Kaymak, Beyaz Peynir, Hurma, Siyah Zeytin, Pastırma, Bal, Domates, Salatalık,Zeytinyağlı Biber Dolma); Çorbalar Mercimek veya Düğün Çorbası; Ara Sıcak Izgara Sucuk; Ana yemek Kuzu Tandır veya Hünkar Beğendi; Tatlılar Güllaç veya Kadayıf veya Karpuz Tabağı; İçecekler Kızılcık Şerbeti, Ayran, Meşrubatlar, Meyve Suları ve çay servisi yer alıyor. Kişi başı 75 TL (KDV dahil)

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google’dan Suriye mülteci sorunu için yeni site: Searchingforsyria

Google'dan Suriye mülteci sorunu için yeni site: Searchingforsyria

Son zamanlarda dünyanın gördüğü en kanlı savaşlardan birini yaşayan Suriye’nin mülteci sorunu ile ilgili yeni bir internet sitesi hazırlayan Google, Suriye ile ilgili en çok sorulan 5 soruya detaylı bir şekilde cevap veriyor. Birleşmiş Milletler’in mülteci ajansı ile ortaklaşa hazırlanan Searchingforsyria.com, bugün itibariyle yayına girdi.

Google ve Birleşmiş Milletler‘deki tüm bilgileri tek bir kaynakta toplayan Searchingforsyria, “Suriye’de neler oluyor?”, “Savaştan önce Suriye nasıl bir yerdi?”, “Mülteci kimdir?”, “Suriyeli mültecilere nasıl yardım edebilirim?” ve “Suriye’li mülteciler nereye gidiyor?” gibi önemli sorulara yanıt veriyor.

360 derece videolar ve uygu görüntüleri

2016 yılı içinde Suriye hakkında milyonlarca arama yapıldığını ileten Google, Searching For Syria ile kullanıcılarını yalan haberlerden korumayı hedefliyor. 360 derece videolar, fotoğraflar ve uydu görüntüleri ile desteklenen Searching For Syria, Suriye’nin dünü ve bugünü hakkında önemli detaylar paylaşıyor.

Yıkılan veya zarar göre tarihi eserler hakkında da görseller sunan Searching For Syria, şu an için İngilizce, Fransızca, Almanca ve İspanyolca olmak üzere 4 dil seçeneğine sahip. Sitenin Arapça versiyonu ise yakın zamanda kullanıma sunulacak. Searching For Syria internet sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Softbank Vision Fund ilk kapanışı 93 milyar dolarla yaptı

Softbank Vision Fund ilk kapanışı 93 milyar dolarla yaptı

Teknoloji tarihinin en büyük yatırım fonunu toplamak için 2016 yılı sonunda harekete geçen SoftBank, 93 milyar dolar ile ilk fon kapanışını yaptığını açıkladı.

Bildiğiniz gibi Japon telekom/finans devi Softbank, Suudi Arabistan Kamu Fonu ile birlikte 100 milyar dolarlık fon hedefiyle yola çıkmıştı. Bu vizyonla farklı yatırımcıları da yanına çeken Japon şirket, açıkladığı basın açıklamasına (pdf) göre ilk kapanış için 93 milyar dolar toplamayı başardı ve gelecek 6 ay içinde fonun tamamını kapatmayı planlıyor.

Kısaca ‘SoftBank Vision Fund’ (Vizyon Fonu) olarak anılan bu büyük teknoloji fonuna katılan yatırımcılar arasında SoftBank’ın yanısıra Suudi Arabistan Kamu Fonu, Apple, Qualcomm, Mubadala Investment Company, Foxconn ve bir Foxconn şirketi olan Sharp yer alıyor. En az 100 milyon dolarlık yatırımlar yapan fon nesnelerin interneti, yapay zeka, biyoteknoloji gibi yüksek teknoloji girişimlerine odaklansa da altyapı, telekom, finans gibi daha genel sektörlere de yapıyor. Elbette fonun hedefi sadece bugünün karlılığı değil. Gelecekte de var olacak, internet dünyasına yön verecek girişimlere yatırım yapmak var.

SoftBank’ın fonuyla ilgili belirtmemiz gereken bir diğer önemli bilgiyse fonun 50 milyar dolarının ABD’de harcanmasının hedeflendiği. ABD Başkanı Donald Trump’ın da takipçisi olduğu bu yatırımla ABD’de 50 bin yeni istihdam yaratılması hedefleniyor.

Şimdiye kadar Paytm, Improbable Worlds, Didi Chuxing ve OneWeb gibi önemli girişimlere yatırım yapan ve WeWork’e yatırım yapacağı konuşulan SoftBank Vision Fund’ın yeni adımlarını paylaşmaya devam edeceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Paraşüt, E-ticaret entegrasyonunu hayata geçirdi

Entegrasyon ile birlikte, Hepsiburada, N11, Gittigidiyor gibi pazaryerlerinde veya kendi internet siteleri üzerinden satış yapan KOBİ’lerin tüm işlemleri, artık toplu olarak Paraşüt’ün içerisine aktarılabilecek. Böylece müşteriler, ayrı ayrı programlara veya dosyalara gerek duymadan tek bir ekran üzerinden tüm sipariş, müşteri hesapları ve ürün stoklarını takip edilebilecekler. Gerçekleşen satış işlemlerini takiben faturalamayı Paraşüt ekranı üzerinden yapılabilecekler.

Hepsiburada, N11, Gittigidiyor, Akakçe, SanalPazar, Opencart, Basefly, KobiMaster, NopCommerce, BilgiNet ve ePttAvm siteleri üzerinden online satış yapan işletmeler bu entegrasyonlar ile birlikte, satış bilgilerini Paraşüt’e direkt olarak aktarabileceklerinden e-ticaret satışlarını daha kolay muhasebeleştirebilecekler.

Paraşüt Kurucu Ortağı Sean Yu, konuyla ilgili olarak düşüncelerini şu şekilde aktardı:

“Türkiye’de e-ticaret sektörü çok hızla büyüyerek ivme kazandığı bir dönem yaşıyor. Mevcut duruma baktığımızda ise birçok KOBİ’nin e-ticaret siteleri aracılığıyla ya da kendi kurduğu site üzerinden satış yaptığını görüyoruz. Bu satışların takibi ve faturalama süreçleri, müşteri ve fatura adetlerinin yüksek olduğu durumlarda zor ve karmaşık bir hal alıyor. Paraşüt ekibi olarak, ekstra zaman ve karmaşıklığa neden olan faturalama süreçlerini daha kolay ve anlaşılır bir hale getirmek için StockMount ve Salyangoz markalarının da desteği ile iki farklı e-ticaret entegrasyonu gerçekleştirdik. Paraşüt kullanıcısı KOBİ’lerin faturalamaya ek olarak; raporlama, tahsilat ve cari hesap takibi süreçlerini hızlandırarak zaman tasarrufu yapmalarını hedefliyoruz.

Küçük işletmeler için ön muhasebe yönetimi, kontrolü zor bir konu. Her sektörden işletmenin, Paraşüt’ü kullanarak sadece kendi işine konsantre olmasına ve büyümesine yardımcı olmak istiyoruz. Bu entegrasyon ile e-ticaret sektörünün iş takibini kolaylaştırmış olduk. Yüksek oranda istek aldığımız bu entegrasyonu hızla hayata geçirmiş olmak bizi gururlandırıyor. Yakın gelecekte, farklı sektörlerdeki KOBİ’lere fayda sağlayacak daha fazla iş birliğine imza atmayı hedefliyoruz.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Gıda odağında sosyal teknoloji girişimi Fazla Gıda, 500 Istanbul’dan yatırım aldı

Gıda odağında sosyal teknoloji girişimi Fazla Gıda, 500 Istanbul'dan yatırım aldı

Kendisini teknolojik bir sosyal girişim olarak tarif eden Fazla Gıda, 500 Istanbul‘dan yatırım aldı.

Yatırımla ilgili her iki taraftan da açıklama gelmezken tutarın diğer 500 yatırımları gibi 100 bin dolar dolaylarında olduğunu tahmin ediyoruz.

Çöpe atılacak fakat, son kullanma tarihi gelmemiş ve besin değerleri de yerinde olan gıdaları satıcılardan alıp ihtiyaç sahiplerine ulaştıran girişim, şimdiden Migros ve CarrefourSA ile çalışmaya başlamış.

Girişimin kurucu ortaklarından Olcay Silahlı ile konuştuğumuzda öğrendik ki; hem büyük market zincirleri hem de diğer satıcıların sosyal sorumluluk tarafı bir yana, fazla gıdalarını bağışlamaları, onlara vergi avantajı da getiriyormuş.

Fazla Gıda’nın kullanıcılarına vergi muafiyeti sağlaması dışında öne çıkan özelliklerinden bir diğeriyse CRM ya da stok yönetim süreçleriyle entegre bir sosyal sorumluluk imkanı sağlaması. Bu arada girişim, topladığı fazla gıdaları gıda bankaları ve yardım derneklerine ulaştırıyormuş.

Diğer yandan girişim, tüm dünyada açlık ile savaşan ve sosyal girişimleri destekleyen KellyDeli Foundation ile Thought for Food işbirliğiyle kurulan The Good Kitchen programına kabul almış.

SUCOOL mezunu olan Fazla Gıda‘yı ayrı bir haberde sizlere detaylıca tanıtacağız. Hem girişimle hem de 500 Istanbul’la ilgili gelişmeleri Webrazzi’de takip edebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İnanılmaz derecede akıllı yapay zeka karşısında ne yapmalıyız?

İnanılmaz derecede akıllı yapay zeka karşısında ne yapmalıyız?

İnsan seviyesine ulaşan yapay zeka bir gün bu seviyeyi aşacak ve uzmanlara göre bu tarihler sandığımız kadar uzak değil. Önümüzdeki 25 yıl içerisinde sokaklarda, insan seviyesinde yapay zekalar göreceğimiz söyleniyor (2060’lı yıllarda ise süper akıllı yapay zeka sokaklarda olacak) peki bu kaçınılmaz olay karşısında ne yapmalıyız? Uzman Ben Ross, süper akıllı yapay zekayı iyiye kullanmanın bizim elimizde olduğunu söylüyor.

Özellikle Alzheimer gibi henüz tedavisi olmayan ve önlenemeyen hastalıkların tedavisi için yapay zekanın kullanılabileceğini belirten Ben Ross, kaçınılmaz olarak bilgisayarların, insan beynini yeneceğini ve bunun için her olasılığı önceden belirleyip bu olasılıklara karşı şimdiden hazırlanmamız gerektiğini belirtiyor.

Elon Musk’ın Neuralink girişimi bu alanda büyük bir adım olarak görebiliriz çünkü Ross, insan beyninin bilgisayar karşısında başarılı olamayacağının en büyük göstergesi olarak fiziksel bir alanda sıkışmış kalmış olmasını gösteriyor. İnsan 2060’lı yıllarda insan beynine dönüp şu anda bir Commodore 64 bilgisayara bakıyormuş gibi bakacağımız görüşünde. Çünkü bilgisayarlar her zaman hafıza eklenebilir ve güncellenerek yenilenebilir durumdalar, insan beynine kıyasla.

Büyük bir devrimin başlangıcındayız ve Ben Ross’a göre hızlıca hazırlanmamız ve kuralları şimdiden belirlememiz gerektiğini söylüyor. İleriye baktığımızdan emin olmalıyız.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi