Webrazzi Arena 2017 için başvurular 1 Haziran’da açılıyor!

Webrazzi Arena 2017 için başvurular 1 Haziran'da açılıyor!

İlk kez 2015 yılında düzenlediğimiz Türkiye’nin en büyük girişimcilik yarışması Webrazzi Arena, 18 Ekim’deki Webrazzi Summit 2017 bünyesinde üçüncü kez düzenleniyor.

İki senede 22 girişimin katıldığı, 14’ünün bizzat Webrazzi Summit sahnesinde lansman yaptığı ve 11’inin de sonrasında yatırım aldığı Webrazzi Arena için bu sene başvurular 1 Haziran Perşembe günü açılıyor!

Girişimcilerin şimdiden bu tarihi ajandalarına not etmelerini ve yeni bir ürün tanıtımı ya da lansman yapmak için de biraz beklemelerini şiddetle tavsiye ediyoruz.

Seçim kriterlerimiz nedir? Başvuru süreci nasıl işliyor?

1 Haziran günü başlayacak olan başvuru süreci temel olarak 3 aşamadan oluşuyor. Başvurular sonucunda birinci aşamayı geçen girişimlerle online ya da telefonda konuşuyor, ikinci aşama içinse yüz yüze tanışıyoruz. Geçen senelerde olduğu gibi yarışmaya dahil olacak girişim sayısına ise başvurular sonrasına karar veriyoruz.

Webrazzi Arena’da seçim kriterlerimiz ise oldukça basit… İlk kez Webrazzi Arena’da duyurulacak olan, bir anlamda Webrazzi Summit sahnesinde lansman yapacak olan, girişimlerin bir adım önde olduğunu hemen başta söyleyelim. Bunun dışında girişimin iş modeli, bugüne kadar yatırım alıp almaması gibi başka bir önceliğimiz bulunmuyor.

Webrazzi Arena 2016’nın şampiyonu EvdekiBakıcım’ın kurucu ortaklarından Miraç Bal, sahnede sunumunu yaparken

Kısacası; Webrazzi Summit sahnesine yakışacak ‘dolulukta’ olup daha önce tanıtım yapmamış girişimleri tercih edeceğiz.

Geçen yıl Arda Kutsal, Hasan Aslanoba, Nevzat Aydın ve Sina Afra’nın juri koltuğuna oturduğu Webrazzi Arena’da EvdekiBakıcım birinci, Shopsta ikinci ve MOSX ise üçüncü olmuştu. Geçen yılı hatırlamak isterseniz; girişimlere dair detayları okuyabilir veya girişim sunumlarını izleyebilirsiniz.

Girişimciler Webrazzi Arena’ya katılarak ne gibi faydalar sağlıyor?

Webrazzi Arena ile ilgili merak edilenlere geçmek gerekirse… Hayır, girişimlerden ücret ya da hisse talep etmiyoruz. Yukarıdaki kriterlere göre seçeceğimiz girişimler, Webrazzi Arena’nın bir parçası olmaktan maddeler halinde şu gibi faydalar sağlayacaklar;

Bugüne kadar Webrazzi Arena’ya katılan 22 girişimden 11’i yatırım aldı

  1. Türkiye ve bölgenin en etkili internet konferansı olan Webrazzi Summit detaylı >>>

    Alıntının kaynağı: Webrazzi

Paraşüt, yeni entegrasyonuyla e-ticaret girişimcilerinin faturalama işlemlerini kolaylaştıracak

Paraşüt, yeni entegrasyonuyla e-ticaret girişimcilerinin faturalama işlemlerini kolaylaştıracak

İnternet tabanlı ön muhasebe programı Parasut.com, e-ticaret alanındaki girişimleri kazanmak için önemli bir entegrasyona imza attığını açıkladı. StockMount ve Salyangoz ile işbirliğine giden Paraşüt, artık pazar yerleri veya kendi internet siteleri üzerinden satış yapan KOBİ’lerin tüm işlemlerini toplu olarak Paraşüt’e aktarmasına imkan tanıyacak.

Aldığımız bilgilere göre bu entegrasyon Hepsiburada, N11, Gittigidiyor, Akakçe, SanalPazar, Opencart, Basefly, KobiMaster, NopCommerce, BilgiNet ve ePttAvm siteleri üzerinden satış yapan işletmelere hitap ediyor. Dolayısıyla Paraşüt’ün Türkiye’deki pazar yeri satıcılarının neredeyse tamamına ulaşabileceğini söylemek sanırım yanlış olmaz.

Sean Yu / Paraşüt

Paraşüt Kurucu Ortağı ve CEO’su Sean Yu, Türkiye’de e-ticaret sektörünün hızlı bir büyüme içinde olduğunu ve bu değişime verimli bir ürünle ayak uydurmak istediklerini ifade ediyor. Bu yeni özellik sayesinde Paraşüt kullanan e-ticaret girişimcileri farklı programlara veya dosyalara gerek duymadan tek bir ekran üzerinden tüm sipariş ve ürün stoklarını takip edilebilecek. Gerçekleşen satış işlemlerini takiben faturalama işlemi de Paraşüt ekranı üzerinden yapılabilecek.

Mart ayında Akbank ile bir entegrasyon yapan Paraşüt’ün 5 bini ücret ödeyen (paid customer) olmak üzere 145 bin kayıtlı kullanıcıya ulaştığını paylaşmıştık. 2013 yılından bu yana web tabanlı fatura ve finansal yönetim hizmetleri sunan girişim, fatura ve cari hesap yönetimi, kredi kartı ile çevrimiçi tahsilat gibi temel finansal hizmetler sunuyor. İstanbul merkezli girişim şimdiye kadar RevoCapital, RibbitCapital, Diffusion Capital Partners (DCP) ve 500 Startups’tan yatırım almıştı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple 2017 yılında neler tanıtacak?

Apple 2017 yılında neler tanıtacak?

Kırmızı iPhone 7/7 Plus ve yeni iPad ile 2017 yılına temkinli bir giriş yapan Apple’ın, yılın ikinci yarısında büyük tanıtımlar yapması bekleniyor. Sürprizlerine geliştirici konferansı WWDC 2017′de başlayacak olan Apple’ın 2017 yılında tanıtabileceği yeni modelleri sizler için sıraladık.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Instagram konum bazlı hikayeleri test ediyor

Instagram konum bazlı hikayeleri test ediyor

Instagram, Stories yani Hikayeler özelliği ile Snapchat’in tahtını sallamaya başlamış ve kullanım yoğunluğu açısından pek çok Snapchat kullanıcısını Instagram’a yönlendirmeyi başarmıştı.

Son güncellemelerle birlikte daha çok önem kazanan Instagram Stories, artık konum bazlı etiketlerle de çalışacak. Bu özelliği test eden Instagram yeniliği yayına aldığında tıpkı etiketlenen konumlarda olduğu gibi orada daha önce çekilen ve son 24 saatte yayınlanan hikayeler görüntülenebilecek.

Instagram Stories’te konum etiketleme alışkanlıklarını artıracağını tahmin ettiğimiz bu özellik bir hayli değerli. Snapchat’in geotagging için yaptığı satın almayı hatırlarsak, Instagram’ın burada insanlar arasındaki etkileşimi artıracak hamlesi yine rakibine karşı vuracağı bir darbe olabilir.

Instagram Stories’te sadece konum bazlı değil, kullanılan #hashtag etiketlerle de Instagram Story’lerin öne çıkacağı söyleniyor. Böylece kullanıcılar bugün fotoğraflarda yaptığı gibi daha fazla etkileşim adına Story’lerinde de etiket ve konum bildirme özelliklerini daha sık kullanacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Norveç elektrikli ve otonom yük gemisi üretecek

Norveç elektrikli ve otonom yük gemisi üretecek

Norveç merkezli suni gübre üreticisi YARA, uluslararası teknoloji firması Kongsberg ile tamamen elektrikli ve kaptansız olarak otonom bir şekilde yol alabilecek gemi için çalışmalara başladı.

Kendi gübre ürünlerinin nakliyesini yapmak üzere yeni yollar bulmak isteyen firma, her yıl 40 bin kamyon ile gerçekleşen bu gübre taşıma operasyonuna alternatif olarak getireceği deniz yoluyla yapmayı istiyor. Bunu yaparken elektrikli gemiyi tercih etmek isteyen firma böylece hem tasarruf edecek hem de karbon salınımını önleyerek çevreye önemli bir katkı sağlayacak.

YARA, Porsgrunn adlı şehirde bulunan üretim tesislerinden çıkardığı ürünlerin teslimatını Brevik ve Larvik şehirlerine bu gemi ile yapmayı planlıyor. Bu şehirlerin Norveç için iç deniz olarak nitelendirilebileceğini de belirtelim. Kısacası elektrikli gemi şimdilik açık deniz taşımacılığı değil daha güvenli koylarda test edilecek. Ancak yakın gelecekte gemi taşımacılığını baştan aşağı değiştirebilecek bir hamle olacağı kesin.

YARA Birkeland adını alacak konteyner gemisi aynı zamanda dünyanın yüzde 100 elektrikle çalışan ilk gemisi olacak. Geminin 2018 yılının ikinci yarısında suya indirilerek operasyonlara başlaması, 2020 yılında ise otonom özellikler kazandırılarak herhangi bir mürettebatı ve kaptanı olmadan seyrüsefere çıkması bekleniyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İşyerlerinin ihtiyaçları da mevsimlere göre değişiyor

Mevsim şartlarına göre işyeri çalışanlarının kullanım alışkanlıkları da değişiyor. Çalışanların soğuk havalarda ihtiyaç duydukları işyeri malzemeleri ile sıcak havalarda ihtiyaç duydukları malzemeler farklı olabiliyor.

Avansas.com’un farklı sezonlara dayalı satış verileri ve saha araştırmalarından derlediği bilgilere göre ofis, perakende mağazaları, depo ve fabrika gibi işletmelerde çalışanların ihtiyaçları da mevsimlere göre değişiklik gösteriyor. Verilere yıl genelinde bakıldığında, soğuk geçen aylarda en çok ısıtıcıların, sıcak geçen aylarda ise serinletici ürünlerin satın alındığı görülürken, Türk kahvesinin dört mevsim de vazgeçilmez ürünlerden biri olduğu ortaya konuyor.

Üşüyenler ısıtıcı ve çaya sarıldı

Geçtiğimiz yılın sonbahar-kış döneminde çalışma ortamlarını ısıtmak için sıkça fanlı ısıtıcı ve klimaya başvurulduğu görülüyor. Sonbahar ve kış mevsimlerinde içini ısıtmak isteyenler, ağırlıklı olarak siyah çay ve bitki çayı tüketiyor. İşte ve trafikte yaşanan stresini azaltmak isteyenler ise tercihlerini Türk kahvesinden yana kullanıyor.

İşyerinin alışveriş yeri Avansas.com’un satış verilerine ve yaptığı müşteri analizlerinin sonuçlarına bakıldığında, çalışanların en çok fanlı küçük ısıtıcıları tercih ettiği görülüyor. Fanlı ısıtıcıları infrared ısıtıcılar ve elektrikli radyatörler izliyor. Güneyde ve kıyı kesimlerinde bulunan işyerlerinin kış aylarında yaptıkları alımlar ise klima ile rahatlıkla ısındıklarını ortaya koyuyor.

Şirketler, sonbahar döneminde son çeyreğe girmeleri ile birlikte çalışanlara ait dosyalarını tamamladıkları için özlük dosyası gibi ürünler de bu dönemde daha çok satın alınıyor.

Isınan hava, soğuyan ofisler…

İlkbahar ve yaz mevsimlerinde, satışı artan ürünler arasında ilk sırayı her zaman içecekler koruyor. İçeceklerden sonra klima, vantilatör ve ıslak mendil geliyor. Gerçek bir serinlik denince akla ilk gelen ürün olarak klima satışları bu aylarda sürekli artıyor. Kış aylarında da kullanılabiliyor olması, klima satın alma oranını arttırıyor. Ofis çalışanlarının pratik ve düşük maliyetli olarak kabul ettikleri vantilatör ise masa tipi, ayaklı ve buharlı serinletme özellikleriyle satışa sunuluyor. Avansas.com, yanı başında serinlik isteyen herkese farklı serinletici ürünler sunarak sıcak ve bunaltıcı günlerde işletmelerin ihtiyaçlarını en hızlı şekilde karşılıyor.

Islak mendiller de sıcak geçen aylarda satışı artan ürünler arasında yer alıyor. Temizlik ürünü olmasının yanında bir serinleme detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Veeam, sorunsuz dijital hayat deneyimi sağlayacak yeniliklerini sundu

Kullanıcılar, nerede ya da ne zaman ihtiyaçları olursa olsun bilgilerinin kullanıma hazır olduğu güvencesine sahip olmak istiyor. Kısacası sorunsuz bir Dijital Hayat deneyimi istiyor. Yıllık müşteri ve iş ortağı konferansı VeeamON 2017’de, şirketlerin kesintisiz çalışabilmesine yönelik çözümlerin yenilikçi tedarikçisi Veeam® Software şirketlerin Çoklu Bulut ve Hibrit Bulut ortamlarında ‘Kesintisiz Bulut’ Erişilebilirliği’ni sağlamalarına yardımcı olacak büyük yeniliklerini tanıttı.
Veeam dünya genelindeki şirketlerin Veeam Availability Suite for the ‘Always on Cloud’ ile sorunsuz Dijital Hayat deneyimi yaşamalarına yardımcı oluyor. Veeam Availability Suite, temelde yeni çözümü ile:
• Dijital Hayat’ın ne zaman, nerede ve nasıl istenirse istensin erişilebilir olacağı güvencesi ile Kesintisiz İş Sürekliliğini sağlayabilirsiniz. Ayrıca, bulutlar arasında herhangi bir şeyi herhangi bir yerde devamlı kurtarma, Çoklu Bulut ya da Hibrit Bulut ortamında yedekleme, kopyalama ve kesintisiz veri koruma (CDP) gerçekleştirebilirsiniz.
• Dijital Dönüşüm Esnekliği kolay, güvenli ve güvenilir bulutlar arası veri yönetimini ve taşınmasını sağlar. Veeam’in sağladığı yazılım tanımlı, donanım ve buluta bağımlı olmayan platform sayesinde kullanıcı ihtiyaçları değiştikçe onlara uyum sağlayabilirsiniz.

• Analitik ve Görünebilirlik özelliği ile şirketler artık verilerini güvenle izleyebilir, analiz edebilir ve harekete geçebilir. Veeam ve iş ortağı ekosistemi güçlü veri analitiği ve keşfini, basitleştirilmiş veri yönetimini, iş akışı otomasyonunu ve daha fazlasını sağlıyor.

• Veeam’in eş CEO’su ve Başkanı Peter McKay günümüzün kullanıcılarının talepkar olduğunu belirtiyor. “Kullanıcılar, evde, işte ya da okulda sorunsuz bir dijital deneyim istiyor. Şirketler bu doğrultuda BT stratejilerini ve hizmet modellerini tekrar gözden geçirmeli. Erişilebilirlik en üst düzeyde öneme sahip. Şirketler buluta taşındıkça Veeam de Çoklu Bulut ve Hibrit Bulut ortamlarındaki hizmetlerin, uygulamaların ve verinin erişilebilirliğini garantiliyor. Veeam geçtiğimiz 10 yılda özel, yönetilmiş, açık ve SaaS bulutları için pek çok pazar yaratan yetkinlikleri ve yüksek düzeyde farklılaştırılmış çözümleri ile alanında lider ve yenilikçi şirket oldu. VeeamON’da bu çıtayı daha da yukarıya taşıyoruz.”

VeeamON 2017’de yeni Veeam Availability Suite detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Just Eat’in Hungryhouse satın alması rekabete takıldı

Just Eat'in Hungryhouse satın alması rekabete takıldı

Just Eat‘in geçtiğimiz yıl sonlarında duyduğumuz Hungryhouse.co.uk satın alması, restoranlara karşı olumsuz etki yaratabileceği gerekçesiyle rekabet kurulunca incelemeye tabi tutulacak. İngilitere’nin Rekabet Kurumu olarak anabileceğimiz Competition and Markets Authority (CMA) tarafından incelemeye tabi tutulacak olan satın almanın bedeli ise tam 200 milyon sterlin idi.

Ülkemizde Yemeksepeti.com’un da sahibi olan Delivery Hero, 2011 yılında Hungryhouse’u satın alarak Birleşik Krallık’a giriş yapmıştı. Geçtiğimiz Aralık ayında ise bu İngiltere operasyonunu rakibi Just Eat’e satmak için 200 milyon pound’lık anlaşmayı duyuran şirketler rekabet kurumu kararını bekliyordu.

2001 yılında kurulan Just Eat, 2014 yılında halka arz etmişti. İngiltere’de pek çok şehirde operasyonlarını yürüten Just Eat’in en büyük rakibi ise satın almak istediği Hungryhouse olması rekabet kurumunu harekete geçirdi. Taraflar konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçınırken, CMA’nin verebileceği üç farklı karar bulunuyor. Bunlardan ilki anlaşmaya onay vermek iken, ikincisi ise bazı şartlarla birlikte anlaşmaya onay çıkması. Üçüncü ihtimal ise, rekabet kurumu kararı anlaşmayı iptal edebilir. Bu durumda ise birleşme gerçekleşemeyecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Türk sinemasının yıldızları Ali Özgentürk için bir araya geldi

Dünyaca ünlü Yönetmen ve Senarist Ali Özgentürk’ün 50. sanat yılı Seyhan Belediyesi ev sahipliğinde Adana’da kutlandı. Gecenin sonunda Özgentürk’ün senaristliğini yaptığı “Selvi Boylum Al Yazmalım” filminin Cahit Berkay imzalı unutulmaz müziği eşliğinde Ali Özgentürk ve Türkan Şoray dans etti.
Seyhan Belediyesi’nin 2. Sanat Günleri etkinlikleri kapsamında, Yaşar Kültür Merkezi’nde Adanalı dünyaca ünlü Yönetmen ve Senarist Ali Özgentürk’ün 50. sanat yılı beyaz perdenin ünlü yüzleri ile kutlandı. Gecenin sunuculuğunu Gülsen Tuncer yaparken geceye sinema sanatçıları Türkan Şoray, Halil Ergün, Ayşe Kökçü, Gökhan Mete, Cengiz Sezici, Suna Selen, Rıza Akın, Elif İnci, Yönetmen Engin Ayça, Gazeteci Sedat Ergin, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, ve çok sayıda davetli katıldı.
KARALAR: YEŞİLÇAM NE KADAR ÖNEMLİ İSE ADANA’DA O KADAR ÖNEMLİDİR
Seyhan Belediye Başkanı Karalar, burada yaptığı konuşmada, kentin kültür ve sanatın merkezi olduğunu belirterek kültüre ve sanata sahip çıkmanın seçilmiş bir belediye başkanın asli görevi olduğunu söyledi. Adana’nın ve Adanalının sanat dünyasına önemli katkıları olduğunu belirten Başkan Karalar, “Adanalı için sinemanın geçmişten gelen bir önemi var. Adanalı için sinemanın geçmişten gelen bir önemi var. 1940’lı 50’li yıllarda yazlık sinemaların adeta her sokak başında olduğu Adana’da birçok film çekilirdi. Bu filmler önce Adanalının beğenisine sunuluyor, beğeni toplarsa Türkiye’ye yayılıyordu. Sabahın erken saatlerinde fabrika ve tarlalarda çalışmaya giden işçilerin en büyük zevki, akşam gazoz ve çekirdekle yazlık sinemalarda film izlemekti.
103 yıllık Türk sinema tarihinde Adana’nın Adanalının rolü çok büyük oldu. Türk sinema tarihinde Yeşilçam ne kadar mühimse Adana’da bir o kadar önemlidir. O kadar önemlidir ki, Türk filmcilik sektörü film yapım şirketlerinin bürolarının bulunduğu sokaktan adını almamış olsa, bugün tarihler belki de Yeşilçam yerine Adana diye de yazılabilirdi” şekilde konuştu.

“BÖYLE BİR GECEDEN SONRA ARTIK ÖLÜNÜR”
Ali Özgentürk’te gecede yaptığı konuşmada yazdığı ve yönettiği filmlerden bahsederek , “Bana böyle bir gece yaşattığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Anılarım hep gözümde canlandı. Ne güzel günler geçirmişiz. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Sanofi Türkiye’den Japonya’ya üst düzey yönetici transferi

Dünyada 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren, 100’e yakın ülkede üretim tesisi bulunan ve tüm çalışmalarıyla hayatı daha kaliteli ve yaşanabilir kılmak için tıpta yenilikçiliğin sınırlarını keşfeden Sanofi, insan kaynakları politikalarıyla da üst düzey transferlerin yarattığı etkinin stratejik öneme sahip olduğunun altını çiziyor.

Tüm dünyadaki çalışanları arasında geçiş olanağı sağlayan Sanofi, geçtiğimiz günlerde önemli bir transfer gerçekleştirdi

Sabancı Üniversitesi Üretim Mühendisliği bölümünden 2007 yılında mezun olan Çaşkurlu, iş hayatına Roche’ta ‘Viroloji Pazarlama Departmanı’nda başladı. Ardından, Eli Lilly’de ‘Pazarlama Araştırmaları Uzmanı’ olarak çalıştı. 2008 yılında Sanofi Grubu’na geçen Caşkurlu sırasıyla ‘Pazarlama Mükemmelleştirme Uzmanı’, ‘Dijital Girişimler Proje Müdürü’, ‘Pazarlama ve Satış Etkinliği Müdürü’, ‘İş Geliştirme ve Stratejik Girişimler Direktörü’ ve son olarak da ‘Strateji ve Ticari Operasyonlar Direktörü’ olarak görev yaptı.

Sanofi Türkiye’de, önemli başarılara imza atan Çaşkurlu, Nisan 2017 de, Sanofi Japonya’da İşbirlikleri ve Portföy Yönetimi Grubunun başına getirildi.

Eren Caşkurlu yeni görevinde Sanofi Japonya’nın stratejik planlamasından, portföy yönetiminden, işbirliklerinden ve ticari operasyonlarından sorumlu olarak, 400 Milyon Euoroluk bir portföyü ve 60 kişilik bir ekibi yönetecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Sağlık sektöründe 60 bin kurumun e-Fatura’ya geçirilmesi planlanıyor

e-Dönüşüm uygulamaları gelişmeye tüm hızıyla devam ederken, şimdi de sıra sağlık sektörüne geldi. Sosyal Güvenlik Kurumu’na fatura düzenleyen tüm özel hastaneler, eczaneler, optikçiler ve medikalciler için kâğıt fatura gönderme devri sona eriyor. Plan kapsamında 60 binin üzerinde mükellefin 31 Aralık 2017’ye kadar başvurularını tamamlaması ve 1 Ocak 2018’den itibaren e-Fatura’ya geçmesi zorunlu hâle getiriliyor.

Dijital dönüşümde şirketlere çağ atlatan e-Dönüşüm uygulamalarına, şimdi de sağlık sektörü dahil oluyor. Sektörden 35 bin eczane, 25 bin optikçi ve medikalci için e-Fatura dönemi başlıyor. Fatura basma ve arşivleme derdine karşı e-Fatura ile sağlık sektörüne kolaylık, çevreye ise katkı sağlanması planlanıyor.

Başvuru için son gün 31 Aralık 2017

2014 yılından itibaren zorunlu olan e-Fatura’dan sonra atılan bütün adımlar, dijitalleşme adına önemli bir yer tutuyor. Şimdi de SGK ile fatura süreci yürüten kurumlar için zorunlu bir uygulama geliyor. Sosyal Güvenlik Kurumu ile faturalama süreci olan ve sağlık sektöründe hizmet veren tüm kurumlar artık faturalarını dijital ortamda hazırlayacak. Zorunluluk kapsamında olan bu uygulama için 31 Aralık 2017’ye kadar bütün başvuruların tamamlanması ve 1 Ocak 2018 itibariyle de kâğıt fatura devrinin sonlanması planlanıyor.

İşler kolaylaşacak ve ağaçlar kurtarılacak

e-Fatura sistemine dahil olacak olan eczaneler, optikçiler ve medikalciler için bu dönüşümün büyük artıları olacak. Her yıl milyonlarca fatura kesen sağlık sektörü, e-Fatura’ya geçişle birlikte işlerinde büyük kolaylık yaşayacak. Basım, zarflama, arşivleme, kargo ve noter onay gibi maliyetler e-Fatura sayesinde azalırken, firmalar ve işletmeler zamandan büyük tasarruf sağlayacak. Tüm faturalar dijital ortamda hazırlanıp arşivlendiği için faturaların kaybolması gibi sorunlar ortadan kalkacak. Ayrıca kâğıt kullanımı ortadan kalktığı için ağaçların korunmasına da katkı sağlanacak.

1999 yılından beri dijitalleşme sürecinde lider konumda olan FIT Solutions’ın CEO’su Koray Gültekin Bahar, süreçten şöyle söz ediyor: “2017 yılı sonunda e-Fatura kullanan kullanıcı sayısının 120 bine yaklaşması bekleniyor. Sağlık kuruluşlarının dijitalleşmesi ile birlikte yıllık olarak düzenlenen e-Fatura ve e-Arşiv sayılarında da yüzde 20’lik bir artış olması ve toplamda 100 milyon adet kâğıt faturanın detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin gelirleri nereden geliyor?

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin gelirleri nereden geliyor?

Son zamanlarda gördüğüm en şaşırtıcı infografiklerden biri Visual Capitalist‘ten geldi. Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin çok büyük gelir sahibi olduğunu doğal olarak biliyoruz fakat gelirlerinin büyük bölümününün, hizmet verdikleri hangi alanlardan geldiğini çoğumuz net olarak bilmiyoruz.

Sadece bu 5 dev Amerikan şirketin 2.9 trilyon dolarlık bir değerinin olması muazzam bir şey. Sadece 2016 yılında elde ettikleri gelir 555 trilyon dolar ve net toplam kar 94 milyar dolar. “Bu paralarla neler yapılır?” sorusunun cevabını ayrıca oldukça merak ediyorum.

Apple:

Sadece teknoloji alanının değil, dünyanın da en büyük şirketi olan Apple, 2016 yılı verilerine göre 804 milyar dolarlık bir pazar değerine sahip. Sadece 2016 yılı geliri 216 milyar dolar olan Apple’ın bu gelirlerden elde ettiği net karı 46 milyar dolar.

Birçok kişi için uzun yıllar “Apple=bilgisayar üreticisi” olarak kalmış olsa da Apple = iPhone demeye çok az kalmış diyebiliriz. 2016 yılında Apple’ın gelirlerinin %63’ü iPhone satışlarından gelmiş. “Apple’ın yaptığı her şey, daha fazla iPhone sattırabilmek için yapılıyor” tezi de böylece desteklenmiş oluyor.

Alphabet (Google ailesi)

“Dünyanın arama motoru” diyebileceğimiz Google, 2016 yılı verilerine göre 651 milyar dolarlık bir değere sahip. 2016 yılı geliri 90 milyar dolar olan Google’ın bu gelirlerden elde ettiği net karı 19 milyar dolar.

Son kullanıcı haklı olarak Google’ın detaylarını bilmiyor fakat Google’ı az çok tanıyan teknoloji kullanıcıları bile tam olarak nasıl para kazandığını, daha doğrusu kazandığı paraların daha çok nerelerden geldiğini tahmin edemiyor. 2016 yılı verilerine göre Google’ın kazandığı 90 milyar doların %88’i “reklam” satışlarından gelmiş. Bu reklamlara YouTube reklamları da dahil.

Microsoft

Microsoft, 2016 yılı verilerine göre 536 milyar dolarlık bir değere sahip. Sadece 2016 yılı geliri 85 milyar dolar olan Microsoft’un bu gelirlerden elde ettiği net karı 17 milyar dolar.

Birçok kişi gibi ben de “işletim sisteminin parasını zaten bilgisayar fiyatlarına ekliyorlar” diye düşünerek net olarak işletim sisteminden kazandıklarını düşünürdüm fakat grafikte de göründüğü gibi Microsoft’un birçok önemli gelir kalemi bulunuyor. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook, Instagram ve Messenger bildirimleri tek bir uygulamada birleşiyor

Facebook, Instagram ve Messenger bildirimleri tek bir uygulamada birleşiyor

Facebook, Instagram ve Messenger uygulaması, bildirim alanında önemli değişimler geçiriyor. TechCrunch’ın haberine göre bir sosyal medya analisti olan Mari Smith tarafından ilk olarak farkedilen bu özellik, şu anda sınırlı kullanıcı üzerinde test ediliyor ve belirtelim Facebook tarafından bu özellik doğrulandı.

Bir bakıma tüm uygulamalarda ortak bir bildirim merkezi kuran Facebook, bu bildirim merkezi ile tüm uygulamalara ait bildirimleri görmenize ve organize etmenize imkan sağlıyor. Örneğin Instagram’da gezinirken Messenger’da bir bildirim alırsanız fakat ilgilenmezseniz bu kırmızı nokta durmaya ve ilginizi çekmeye devam edecek.

Sanırım son zamanlarda yapılan değişimler içerisinde en çok “sinir olunacak” özellik bu olabilir. Çünkü birçok kişi bildirimleri yok saymayı ve görmezden gelmeyi tercih ediyor.

Facebook, kullanıcıların daha fazla bildirim görerek gerileceğini ve uygulamaları daha çabuk kullanacaklarını düşünüyor olmalı. Bir bakıma bizi sürekli rahatsız hissettirerek harekete geçirmeye çalışacak.

Bu özellikle ilgili olarak Facebook “kullanıcıların Facebook, Instagram ve Messenger uygulamaları arasında daha kolay geçiş yapmalarına yardımcı olacak yollar araştırıyoruz” diyor.

Uygulamalar içerisinde bulunan profil resmine tıklandığı zaman açılan pop-up ekranı, diğer sosyal medya hesaplarındaki bildirimleri gösteriyor ve tek tıkla uygulamalar arasında hızlıca geçiş yapmanızı sağlıyor. Facebook ailesinin en büyük üyelerinden WhatsApp şimdilik bu gruba dahil değil.

Bu özelliğe dahil edildiği zaman WhatsApp’ta artık tüm hesaplarımızla entegre edilmiş olacak ve Facebook tüm hesaplarımızdaki aktivitelerimizi çok daha anlamlı şekilde kullanabilecek ve tabi ki reklam verenlere daha fazla özellik sunabilecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Haftanın Özeti’nde iTAKSi tanıtımı, The Fork’un Türkiye’de kapanması ve fazlası var

Haftanın Özeti'nde iTAKSi tanıtımı, The Fork'un Türkiye'de kapanması ve fazlası var

Hafta boyunca öne çıkan gelişmeleri derlediğimiz Haftanın Özeti program dizimizin bu haftaki bölümünde, İstanbul’un yeni taksi servisi: iTAKSi, TheFork’un Türkiye’deki operasyonlarını durdurma kararı, Bitcoin borsası BTCTurk yeniden hizmet vermeye başlaması, Buy Buddy’nin 500 Istanbul’dan yatırım alması ve BKM Express’in Migros’ta cep telefonu ile ödeme imkânı var.

Geçtiğimiz haftaki bölümlere ve daha fazla içeriğe Webrazzi TV‘den ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook Messenger uygulamasını güncelledi

Facebook Messenger uygulamasını güncelledi

Facebook Messenger uygulamasına gelen en son güncelleme ile Facebook mesajlaşma uygulamasının tasarımına müdahale etti. 1.2 milyar aktif kullanıcısı olan Messenger platformu, yaptığı tasarım değişikleriyle biraz daha sadeleşmeye gitti.

Facebook Messenger’ın yeni versiyonunda kullanıcılar yukarıya eklenen sekmelerinde mesajlarını, aktif kullanıcıları ve mesajlaşma gruplarını görebiliyor. Bununla birlikte alt menü navigasyonunda da önemli bir tasarım değişikliği göze çarpıyor. Burada ikonların altına metinler eklenmiş ve en sağ tarafa “Games” yani anlık oyunlar kategorisi de dahil edilmiş. Facebook Messenger üzerinden aktif olan oyun platformu artık çok daha öne çıkarılmış durumda.

Facebook Messenger’ın anlık paylaşım alanları da yine benzer biçimde ön plana çıkmış durumda. Her ne kadar bu alanda anlık paylaşımları Instagram Stories ve Snapchat uygulamaları domine etmiş gibi gözükse de, Facebook Messenger’ın bu alanı es geçmediğini görebiliyoruz. Facebook Messenger ilk etapta iOS versiyonunu güncellerken, Android versiyonunun da yine bu hafta içinde güncellenebilir durumda olması bekleniyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Snapchat’in yeni özelliklerine dair bilmeniz gerekenler

Snapchat'in yeni özelliklerine dair bilmeniz gerekenler

Snapchat’in özelliklerini kopyalamasına devam eden Instagram’a karşılık Snapchat yeni özellikleri ile yoluna devam ediyor. Geçtiğimiz hafta 2017’nin ilk çeyrek sonuçlarını ve 2.2 milyar dolar net zarar açıklayan Snapchat, Bu ayın başında pek çok yeni özelliği de kavuştu.

Sihirli silgiden tutun da sonsuz Snap’lere kadar pek çok yeni özellik sunmaya başlayan Snapchat, gelen büyük güncelleme sayesinde daha kullanışlı bir platforma dönüştü. Sonsuz Snap, sihirli silgi, emojilerle çizim ve loop video desteğine kavuşan Snapchat’in yeni özelliklerini nasıl kullanabileceğinizi yazımızda detaylı bir şekilde anlattık.

Sonsuz Snap’ler

Kullanıma sunulduğu ilk günden bu yana en fazla 10 saniyeye kadar Snap gösterimlerine izin veren Snapchat, gelen güncellemeyle birlikte Sonsuz Snap seçeneğini de kullanıma sunuldu. Saniye seçeneğinin en altına konumlandırılan sınırsız seçeneği, 10 saniyeyi kısa bulan kullanıcılar tarafından sıkça kullanılacaktır.

Sihirli silgi

Güncellemenin en ilgi çekici yeniliği olan Sihirli silgi, çektiğiniz Snap içindeki herhangi bir nesneyi silmenize olanak sağlıyor. Başarılı bir şekilde çalışmasının yanı sıra kolay kullanımı sayesinde oldukça beğeni toplayan sihirli silgi, şimdiden Snapchat’in en sevilen özelliklerinden biri olmayı başardı. Sihirli silginin Snapchat’in sağ üst köşesinde makas simgesinden kullanılabileceğini de ekleyelim.

Emojilerle çizim

Uzun süredir çizim ve yazı özelliklerine sahip olan Snapchat, güncellemeyle birlikte hayatımızı yavaş yavaş ele geçiren emojilerle çizim yapabilme yeteneğine de kavuştu. Yine sağ üst köşede bulunan çizim simgesi seçildiğinde renklerin en altında bulunan kalp simgesi sayesinde kullanılabilen emoji ile çizim yeteneği, oldukça ilginç Snap’lerin oluşturulmasına imkan tanıyor.

Loop video desteği

En büyük rakibi konumunda olan Instagram’ın Boomerang‘ına benzer bir loop video desteğine kavuşan Snapchat, uygulama sayesinde kaydedilen videolara sonsuz tekrar veya bir kere tekrar gibi özellikler kazandırabiliyor. Video kaydedildikten sonra sağ taraftaki simgelerin en altında bulunan loop seçeneği, Instagram‘daki Boomerang özelliğini sevenler için başarılı bir alternatif.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Uber, nakliyecilere özel uygulaması Uber Freight’ı tanıttı

Uber, nakliyecilere özel uygulaması Uber Freight'ı tanıttı

Şoförlü özel araç çağırma uygulaması olarak kurulan ama hizmet alanını hızla genişleten Uber, şimdi de nakliye (yük taşımacılığına) dönük uygulaması Uber Freight‘ı tanıttı.

Dünyanın borsaya açık olmayan en değerli girişimi olan Uber’in bu uygulaması, yük taşımacılığı yapan şoförler ve şirketlerin daha verimli çalışmasını ve daha fazla iş yapabilmesini sağlıyor. Özellikle küçük ve bağımsız nakliye şirketlerinin ve tır/kamyon şoförlerinin ilgisini çekmek isteyen Uber Freight, bu kesimin ‘geciken ödeme’ derdine çare olmak istiyor.

Şehir içi ulaşımda şoförlerin daha fazla kazanmasının önünü açan Uber, nakliye/lojistik dikeyinde de aynısını tekrarlamak niyetinde. Tır şoförlerinin 30 güne kadar uzayan ödeme beklentilerini bir kaç güne indirmeyi vaadeden Uber, ilk testleri başarıyla tamamlamış gözüküyor.

Şimdiye kadar edindiği tüm tecrübeyi Uber Freight tarafında kullanan Uber’in nakliyecileri de doğru zamanda doğru müşterilere yönlendirmemesi için bir engel yok. Uber Freight’ın ABD dışındaki pazarlara ne zaman açılacağı ve hangi hızla büyüyeceği ise şimdilik muamma.

Otto & Freight

Uber bildiğiniz gibi sürücüsüz kamyon girişimi Otto‘yu geçtiğimiz yılın Ağustos ayında 680 milyon dolara satın almıştı. Amerikalı şirket henüz Otto & Uber Freight işbirliğine dair bir açıklama yapmıyor ama Uber’in sürücüsüz tırlarının gelecekte bu işe adım atacağını tahmin etmek zor değil.

Bilmeyenler için paylaşmak gerekirse Türkiye’de de Webnak ve Etaşımacılık bu alanda başarıyı yakalamak isteyen iki önemli girişim. Brezilyalı CargoX ise geçtiğimiz yıl Goldman Sachs liderliğinde 10 milyon dolar yatırım alarak dikkatimizi çekmişti.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Attackflow, Secure SDLC ile kurumsal firmaların yazılım güvenliğini de analiz edecek

Attackflow, Secure SDLC ile kurumsal firmaların yazılım güvenliğini de analiz edecek

Sizlere 2016 yılı sonunda tanıttığımız yerli yazılım güvenliği girişimi AttackFlow, Secure SDLC ürünüyle kurumsal firmaların radarına girmek için harekete geçti.

Kısaca hatırlatacak olursam AttackFlow, yazılım geliştirme ortamına entegre olan güvenlik testleri geliştiriyor ve yazılım ürünü ortaya çıkmadan önce gerekli güvenlik sorgularını yapmış oluyor. AttackFlow’un kurumsal firmalar için yeni yayına aldığı Secure SDLC adlı ürünü de kurumsal şirketlerin bu dikeydeki ihtiyaçlarına odaklanıyor.

Java, C# ve Android platformlarını destekleyen ve TFS, Git, Github gibi kod depolarına entegre şekilde çalışan Secure SDLC, sadece yazılım zafiyetlerini statik analiz yöntemiyle tespit etmekle kalmıyor. Söz konusu zafiyetin kapatılması için belli reçeteler de sunuyor. Ayrıca bilgi güvenliği standardı olarak bilinen OWASP, PCI-DSS ve HIPAA standartlarına uygun raporlar üreterek durum analizi yapmak konusunda zaman kazandırıyor.

Teknoloji devlerinin ürünlerine alternatif olmak istiyor

Attackflow’un kurucularından Caner Özden, Secure SDLC ile kurumsal pazarda HP, IBM gibi dev şirketlerin sunduğuna benzer bir ürün geliştirmekte olduklarını söylüyor ve şu anda AttackFlow’un müşterileri arasında Türkiye’nin en büyük enerji şirketlerinden birinin bulunduğunu ekliyor. Farklı sektörlerden bazı büyük şirketlerle anlaşma aşamasında olduklarını söyleyen Özden, Virtual Auditor adında doğru raporlanmayan bulguları otomatik ayıklayan bir yapay zeka modülü üzerinde çalıştıklarını da ifade ediyor.

Geçen hafta oldukça ses getiren fidye yazılımı WannaCry, hem yazılım güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu hem de Microsoft gibi bir şirketin bile önemli zaafiyetleri olduğunu bir kaz daha gözler önüne serdi. Bu noktada Attackflow gibi yerli girişimlerin arzettiği önemin altını bir kez daha çizmekte fayda görüyorum. Türkiye’deki şirketler bu alandaki bütçelerini arttırdıkça da pazardaki girişimlerin daha hızlı büyüyeceğine inanıyorum. Ekim 2016’da 3 kişilik bir ekiple çalışan Attackflow’un şu anda 6 kişiye çıkmış olması da bunun küçük bir kanıtı sayılabilir…

Nasıl daha güvenli yazılımlar çıkarabileceğinizi Attackflow.com’da bulabilir, konuyla ilgili görüşlerinizi yorum bölümünde paylaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Öncelikli beklenti yeni bir reform dalgası

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuştu.

Bilecik, öncelikli beklentilerinin yeni bir reform dalgası olduğunu kaydetti. OHAL’in bir daha uzatılmayacağını umduklarını belirten Bilecik konuşmasında AB’ye üyelik sürecinin önemine de dikkat çekti. Bilecik konu hakkında “AB’ye üyelik süreci refahımız için belirleyicidir. Üylelik sürecinin devamını önemli buluyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Bilecik gelişmiş ülkelerdeki toparlanmanın iyimserliğe neden olsa da bu toparlanmanın kırılgan olduğunu söyledi. Konuşmasında ayrıca “Dünya ekonomisinde toparlanma ihracat fırsatlarını artırıyor, kimler daha çok reform yaptıysa, rekabet gücünü artırdıysa dünya ekonomisinden payı onlar alacaklar” ifadelerini kullandı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

İkinci el otomobillerin piyasa değerini ölçen girişim: Otokaca

İkinci el otomobillerin piyasa değerini ölçen girişim: Otokaca

Otomotiv sektörünün yararlı girişimlerinden biri olan Otokaca, ikinci el otomobillerin tahmini değerini hesaplıyor. Özellikle otomobillerini satmak veya yeni otomobil almak isteyenler için oldukça başarılı bir alternatif olan Otokaca’nın ilk temelleri 2012 yılında hazırlanan bir tez çalışmasında atıldı.

2015’in Ekim ayında kurulan Verikar Yazılım‘ın projesi olan Otokaca, Kosgeb’den destek alınarak hayata geçirildi. Ayhan Demiriz ve Hasan Kıyak tarafında geliştirilen Otokaca, 16 Mayıs 2016 tarihinde ise kullanıma sunuldu. 2. el otomobillerin tahmini piyasa değerlerini kullanıcılara sunan Otokaca, piyasa değerinin yanı sıra, raporlama ve analizler gibi yenilikler de sunuyor.

Güncel verilerden piyasa geneline ait satış raporları derleyen Otokaca’nın çalışmalarına örnek olarak, en çok satılan 20 marka, satılma oranı en yüksek 20 marka, ve en çok satılan 20 seri gibi önemli raporları gösterebiliriz. İkinci el otomobil alım ve satımında kullanılabilecek önemli analizler de paylaşan Otokaca, kullanıcılarının zarar etmeden alım ve satım yapmasını hedefliyor.

Otomobillerin marka, seri, üretim yılı, model, kaç kilometrede olduğu, vites türü, yakıt türü ve kasa tipi gibi değişkenlerine göre ortalama piyasa değerini hesaplayan Otokaca, oldukça detaylı hesaplamalar yapabiliyor.

Ortalama piyasa değerinin yanı sıra üst limit, üst çeyrek, alt çeyrek ve alt limit olmak üzere toplamda 5 farklı fiyat seçeneği sunan Otokaca, aynı kriterlere uyan ve daha önceden satılmış otomobillerin ortalama olarak hangi fiyattan satıldığını da kullanıcısına sunuyor.

Tasarımsal anlamda rakiplerinin gerisinde

Seçilen kriterlere uyan modellerin ortalama olarak kaç kilometre kullanıldığını ve satışı gerçekleşen otomobillerin kaç kilometrede satıldığının bilgisini de paylaşan Otokaca, tamamen ücretsiz bir platform. Otokaca’yı bir vitrin projesi olarak gören Verikar Yazılım, gelirlerini ise verdiği kurumsal hizmetlere borçlu. Toplamda 3 adet müşterisi bulunan Verikar Yazılım, gelirlerini aylık ücretler sayesinde elde ediyor.

Cardata, Manheim Türkiye, Arabam.com ve Indicata gibi önemli rakipleri bulunan Otokaca, ortalama piyasa değerinin yanı sıra belirlenen fiyata otomobili satma olasılığını detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yapay mesane sosyal hayatı koruyor

Sık sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, kanama, idrar kaçırma, ani sıkışma, gibi belirtilerle kendini gösterir. Mesane kanserinin bazı türlerinde hastalığın yegane tedavisi mesanenin (idrar kesesi) çıkarılması ile sağlanabilir. Hasta mesanenin alınması gereken durumlarda bu ameliyatı geciktiriyorlar, bunun en önemli sebebi de torba taşıyacak olmaları. Ancak böyle bir şeyin olmayacağını bildiklerinde ameliyat kararını çok daha erken veriyorlar, bu da hastalıktan kurtulma oranını büyük ölçüde artırıyor. Bağırsaktan mesane (yapay mesane) yöntemi hastaların daha konforlu hayat sürmeleri için, normal idrar deliğinden idrar yapabilmelerini sağlayan bir ameliyattır. En önemli avantajı hayat kalitesini düşürmemesi ve sosyal olarak kabul edilebilir olmasıdır” diyor. Prof. Dr. Tahir Karadeniz mesane kanseri tedavisini anlattı.

Mesane (İdrar Kesesi) kanseri sebepleri nelerdir?

Mesane, idrar kesesi diye isimlendirilen her iki böbrekten idrar yolları (üreterler) vasıtası ile gelen idrarı depolayan küreye benzeyen bir organdır. Bu organın iç yüzeyinden kaynaklanan kötü huylu tümörlere mesane (idrar kesesi) kanseri denir. Mesane kanseri, erkeklerde kadınlardan daha fazla görülür. Bilinen nedenlerin başında sigara ve bazı fabrika çalışanlarında kimyasal maddelerle temas gelir.

Belirtileri nelerdir?

En önemli belirtisi idrardan ağrısız kanama olması ve pıhtıların gelmesidir. Bunun dışında kanserin tiplerine bağlı olarak devamlı ağrılı idrar, devamlı idrar yaparken sonuna doğru yanma tabir edilen şikayetler de görülür. Bazen bu kanama gözle görülmeyebilir ama idrar tahlilinde rastlanır.
Teşhis (tanı) nasıl konulur?

Batın ya da Üriner Sistem Ultrasonografisi ile çoğu zaman mesanede kitle teşhisi kolayca konabilir, ayrıca damardan ilaç verilerek yapılan üst ve alt batın BT (Bilgisayarlı Tomografi) ile de tanıya gidilebilir. Ancak bazen bu tetkiklerle kesin bir şey söylenemez ise o zaman teşhis kameralı videolu bir sistemle idrar kesesine idrar deliğinden girip idrar kesesinin içini görme yöntemiyle konulur. Teşhis konulduktan sonra endoskopik kamera ile Kapalı TUR Tm (Trans Urethral Resection Tm) ameliyatı yapılır.

TUR Tm Ameliyatı nasıl yapılır?

Genel Anestezi ya da bölgesel anestezi ile yapılabilir. İdrar deliğinden girilerek mesaneye ulaşıp kanserli bölümü mesanenin bütün tabakalarından da örnekler alacak şekilde özel detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Öğrencilerin özel eğitmeni olmayı hedefleyen girişim: Birebir

Öğrencilerin özel eğitmeni olmayı hedefleyen girişim: Birebir

Eğitim odaklı bir girişim olan Birebir, eğitmenlerle öğrencileri bir araya getirerek “çözülemeyen soru” problemini ortadan kaldırmak istiyor. Daha önce Smart Assist isimli proje ile TEB Hackathon’da 3. olan ekibin yeni projesi olan Birebir, Oğuz Uslu, Hüseyin İnan, ve Doruk Atak tarafından hayata geçirildi.

Özel bir okuldan yatırım alınarak yaklaşık 6 ay içinde geliştirilen Birebir, Ocak 2017 tarihinde kullanıma sunuldu. Hem Android, hem de iOS platformları için sunulan Birebir, ücretsiz olarak indirilebiliyor. Oldukça basit bir çalışma mantığına sahip olan Birebir, öğrencilerin çözemedikleri veya çözmekte zorlandıkları soruları uygulamaya yoluyla eğitmenlere ulaştırması ile kullanılabiliyor.

Uygulamayı kullanan bir öğrenci, çözemediği sorunun fotoğrafını çekerek, uygulama arayıcılığıyla sisteme kayıtlı bir eğitene ulaştırıyor. Soruya çözen eğitmen ise cevabı sesli, yazılı veya fotoğraf olarak öğrenciye ulaştırıyor. Kısacası Birebir uygulaması, eğitim eşitliği sağlayarak öğrencilerin özel eğitmeni olmayı amaçlıyor.

5 ayda 5 bin öğrenciye ulaştı!

Ocak ayında kullanıma sunulduğundan beri yaklaşık 5 ay içerisinde 5 bin öğrenciye ulaşmayı başaran Birebir uygulamasında toplamda 10 bin 276 soru cevaplandı. Tabii ki Birebir’in ücretsiz bir servis olmadığını da belirtelim. Kayıt sırasında öğrencilere ücretsiz bir soru sorma hakkı tanıyan Birebir, sonraki soruların ise kredi satın alınarak sorulmasına imkan tanıyor. Bir kredinin bir soru sorma hakkını temsil ettiği platformda, 4 TL‘den başlayarak 30 TL‘ye kadar çıkan fiyat seçenekleri olduğunu ve bugüne kadar toplam 1880 kredi satışı gerçekleştirildiğini de ekleyelim.

Öğrencilerin ücretsiz bir şekilde kredi kazanmalarına da olanak sağlayan Birebir, çeşitli görevlerin yapılması ile kullanıcılarına ücretsiz kredi dağıtıyor. 5. sınıftan başlayarak 12. sınıfa kadar öğrencilere destek veren Birebir’in rakipsiz bir platform olmadığını da ekleyelim.

Bir bilene sor ve Educain gibi önemli rakipleri olan Birebir, rekabet içerisinde olduğundan platformlardan farklı olarak bir sosyal ağ deneyimi sunmuyor. Sade ve kullanışlı bir detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Girişim Ofisleri bu hafta Insider’da

Girişim Ofisleri bu hafta Insider'da

Girişim Ofisleri’nin bu haftaki bölümünde Ümit, 2,2 milyon dolar yatırımla dikkatleri üzerine çeken Insider’ın ofis hayatı ve çalışma koşullarına dair detayları izleyebilirsiniz Girişim Ofisleri dizimizin diğer bölümlerini Webrazzi TV altında bulabilirsiniz

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Girişimciler, Startup Lounge biletleri satışta! [Webrazzi Summit 2017]

Girişimciler, Startup Lounge biletleri satışta! [Webrazzi Summit 2017]

Kısa bir süre önce 1 bilet fiyatına 2 bilet kampanyasıyla satışa çıkan biletlerin ardından Webrazzi Summit heyecanı resmen başlamış oldu.

Türkiye ve yakın coğrafyadan İnternet ile Teknoloji sektörlerinin buluşacağı Webrazzi Summit 2017, 18 Ekim Çarşamba günü düzenlenecek.

2 farklı sahne için ilgi çekici 10’larca konuşmacı, workshop salonları, sürprizlerle dolu fuaye alanı, girişimcilik yarışması Webrazzi Arena ve girişimcilerle dolu Startup Lounge… Dolu dolu geçecek Webrazzi Summit 2017 için biletlerinizi zaman kaybetmeden satın almanızı öneriyoruz.

Startup Lounge biletleri satışta!

Geçen seneki Startup Lounge katılımcılarından EvdekiBakıcım ekibi

Hemen yukarıdaki videoda da görebileceğiniz gibi 10’larca girişim ve 100’lerce katılımcıyla dolu olan Startup Lounge alanı, girişimciler için etkili bir tanıtım-pazarlama ve networking anlamı taşıyor. 2 Webrazzi Summit davetiyesi ve demo masasını kapsayan Startup Lounge paketimiz 4500 TL (KDV Dahil) değerinde.

Ödeme sayfasında BKM Express’i seçip ödemenizi bu yolla yaptığınızda yüzde 20 indirim kazanacağınızı ve dilerseniz taksitle de ödeme yapabileceğinizi söylemiş olalım.

Startup Lounge alanının girişimcilere sağlayacağı değerlere maddeler halinde yer vermek gerekirse;

  1. Startup Lounge paketi 2 kişi (kurucu ortaklar) için Webrazzi Summit 2017 davetiyesini ve 1 metre genişliğinde demo masasını (üzerinde girişimin logosu ve açıklamasıyla beraber) kapsar.
  2. Girişimciler, Startup Lounge alanında yer alarak potansiyel müşteri, iş ortağı ve yatırımcılarla tanışma fırsatı yakalar.
  3. Girişimciler, Türkiye ve dünyanın dört bir yanından gelen 2 bine yakın Webrazzi Summit 2017 katılımcısıyla tanışma ve bu değerli kişilerden geri bildirim alabilme şansı elde eder.
  4. Girişimciler; Webrazzi Summit 2016’nın medya sponsorları (şu an için Bloomberg Businessweek, Fintechtime, Harvard Business Review ve Platin) başta olmak üzere konferansa katılacak basın mensuplarıyla da iletişim kurabilme imkanı yakalar.

Herhangi bir soru ya da görüşünüz içinse bize startup@webrazzi.com e-posta adresi üzerinde ulaşabilmeniz mümkün. 18 Ekim’de Webrazzi Summit 2017’de görüşmek üzere!

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Körfez ülkeleri EVTEKS’te kadife kumaşlara akın etti

EVTEKS Fuarı, 20 Mayıs’a kadar devam edecek
CNR EXPO Yeşilköy’de 20 Mayıs tarihine kadar devam edecek EVTEKS Fuarı yabancı ziyaretçi akınına uğradı. ABD, Almanya, İran, Rusya, Suudi Arabistan, Çin, İtalya, İspanya, Sırbistan ve Yunanistan başta olmak üzere 120 ülkeden gelen profesyonel ziyaretçiler fuarda kadife ve deri ev tekstili ürünlerine ilgi gösterdiler.

Körfez ülkeleri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen alıcılar, EVTEKS’te dokuma kadife kumaşlarından üretilen seccadeden perdeye kadar pek çok ev tekstili ürünü için yüklü siparişler verdiler.

Polonyalılar, fuarda Türkiye’de ilk kez üretilecek tek parça 3.20 metre boyunda kadife dokuma kumaşların tamamına talip olurken, Almanya, Rusya, Nijerya ve Suudi Arabistan’dan gelen alıcılar da dana postundan deri halılar ile ilgilendiler.

Alanında dünyanın ikinci en büyük fuarı olan 23.İstanbul Uluslararası Ev Tekstili Fuarı (EVTEKS) 20 Mayıs’a kadar CNR EXPO Yeşilköy’de devam edecek. CNR Holding kuruluşlarından ITF İstanbul Fuarcılık organizasyonunda Türkiye Ev Tekstili Sanayici ve İşadamları Derneği (TETSİAD) iş birliğinde gerçekleştirilen fuara, ABD, Almanya, İran, Rusya, Ukrayna, İngiltere, Kanada, Suudi Arabistan, Çin, Hindistan, İtalya, İspanya, Yunanistan başta olmak üzere 120 ülkeden gelen profesyonel ziyaretçiler sektörün yüzünü güldürdü. Türkiye’de yıldızı parlayan ev tekstil sektörünün en büyük platformu olan EVTEKS aralarında Zorlu, Home Sweet Home, Karaca, Soley, Özdilek, Minteks ve Verdi Tekstil gibi 2 binin üzerinde markanın katılımı ile düzenleniyor. Fuarda bu yıl dokuma kadife kumaşlardan üretilen seccadeden perdeye kadar pek çok ev tekstili ürünü Körfez ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülkenin ilgi odağı oldu.

Dünyada yalnızca Türkiye’de bulunan Kadife kumaşta çığır açacak teknoloji
AB ülkeleri, ABD ve Suudi Arabistan başta olmak üzere pek çok ülkeden gelen alıcılar kadife ev tekstili ve deri ev tekstili ürünleri için yüklü siparişler verdiler. Türkiye’de Yüzde 8 civarında pazar payı bulunan kadife kumaşlarını, yüzde 20’lere çıkaracak teknolojinin tanıtımı ilk kez EVTEKS Fuarı’nda yapıldı. Dokuma kadife kumaşında çığır açacak teknoloji hakkında bilgi veren firma yetkilisi Mehmet Kurtcan, “Türkiye’de sahip olduğumuz teknoloji ile dokuma detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net