Amazon Echo’nun pazar payı Google Home’un üç katı

Amazon Echo'nun pazar payı Google Home'un üç katı

Sesli asistan kavramı Siri ile milyonlarca kişinin hayatına dokundu. Google ve Amazon’un bu dikeye adım atması ise masaüstü sesli asistan kullanımının önünü açtı. Emarketer‘ın yeni araştırması da bu dikeydeki büyümeyi gözler önüne seriyor.

Amazon, Google’a fark attı

Emarketer‘ın ABD pazarını mercek altına alan araştırmasına göre masaüstü sesli asistan sahiplerinin yüzde 70,6’sı Amazon Echo kullanıyor. Google Home ise ikinci sırada ancak yüzde 23,8 ile oldukça geriden geliyor. Yani Amazon, Google’ı neredeyse 3’e katlıyor. Amazon Echo ve Google Home dışındaki LG, Lenovo, Harmon Kardon ve Mattel gibi markalar ise toplamda yüzde 5,6 pazar payı ile yetiniyor.

Bu sene içinde 35,6 milyon Amerikalının sesle aktifleştirilen (masaüstü) asistan cihazlarını kullanması bekleniyor ki bu rakam geçen yıla göre yüzde 128,9 artış anlamına geliyor. Gelecek sene Google’ın Amazon’dan pazar payı çalacağı tahmin edilse de yine Amazon’un epey gerisinde kalması bekleniyor. (Bu noktada Google’ın Raspberry Pi ile Cardboard temelli sessiz ama önemli bir adım attığını hatırlatalım.)

Mobil sesli asistanları kim kullanıyor?

Mobil sesli asistan pazarında ise Apple Siri, Google Now, Microsoft Cortana ve Amazon Alexa gibi oyuncular var. Bu sene 60,5 milyon Amerikalının ayda en az 1 kez sanal/mobil sesli asistan kullanması bekleniyor. Bu rakam ABD’deki akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 27,5‘ine denk düşüyor.

Mobil asistan kullanım sıklığına bakıldığında ise yaş gruplarına göre değişim şaşırtıcı değil. 1981-2000 arası doğumlular (Gen Y, Millennials) ilk sırada, 1965-1980 arasında doğan X nesli ikinci sırada, 1945-1964 arasında doğan Baby Boomers nesli ise 3. sırada yer alıyor.

2019’da ABD’deki Y Nesli içinde mobil sesli asistan kullanımının yüzde 39,3‘e kadar yükselmesi beklenirken, diğer nesillerde büyüme hızının oldukça düşük olduğu göze çarpıyor. Z neslinin 2018’de konuya dahil olması ise tablonun önümüzdeki yıllarda değişebileceğini düşündürüyor.

Neticede Emarketer analistleri mobil veya sesli asistan kullanımının getirdiği kolaylık nedeniyle detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Fiba Commercial Properties’e Avrupa’dan büyük ödül!

Fiba Grubu’ndan aldığı tecrübe ve güç ile büyüyen Türkiye’nin önde gelen ticari gayrimenkul yatırımcılarından Fiba Commercial Properties (Fiba CP), yurt dışındaki başarısını yeni bir ödülle perçinledi.

Dört ülkede yaptığı ticari gayrimenkul yatırımları ile adından söz ettiren Fiba CP, Romanya’daki AVM yatırımı Bucuresti Mall’un yenilenme sürecinde elde ettiği başarı nedeniyle Orta Avrupa ve Güney Doğu Avrupa’da ticari gayrimenkul sektörüne yönelik haberleriyle öne çıkan lider kuruluş CIJ EUROPE (Construction and Investment Journal) tarafından verilen en iyi renovasyon kategorisinde “Best of the Best Hall of Fame (HOF)” ödülüne layık görüldü. Bucuresti Mall’un bir yandan yenilenme çalışmaları devam ederken bir yandan da kentin simgesi pozisyonunu koruyarak faaliyetlerini sürdürmesi, ödülü getiren en önemli etmen oldu.

Fiba CP’nin, yurt dışındaki değerli yatırımlarından biri olan ve Romanya’daki şirketi Anchor Grup tarafından yönetilen Bucuresti Mall’un elde ettiği başarıdan büyük mutluluk duyduklarını anlatan Fiba Commercial Properties CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, “Global ticari gayrimenkul sektörünün önde gelen çok güçlü şirketlerin arasından seçilerek Avrupa’nın bu önemli ödülüne layık görülmemiz bizi gururlandırdı. Bucuresti Mall, üzerinde büyük emek harcadığımız bir proje idi. AVM operasyonda iken faaliyete soktuğumuz tüm yenileme süreçlerini hem kiracılarımızın hem de ziyaretçilerimizin konforunu düşünerek devam ettirdik. Renovasyon sonrasında Bucuresti Mall’ın kentin simgesi pozisyonunu korumanın yanı sıra yaptığımız yenileme ile de daha işlevsel bir hale getirdik. Bu ödül yaptığımız çalışmaların ne denli yerinde olduğunun bir göstergesi, aynı zamanda bu bölgede geliştirmek istediğimiz farklı projeler için de bir motivasyon unsurudur. ” dedi.

Romanya’da Anchor Grup ile yaklaşık 20 yıldır faaliyet gösterdiklerini anlatan Kahraman, “Hali hazırda Türkiye, Çin, Romanya ve Moldova’da; dokuz AVM, dört ofis binası, iki rezidans kompleksi ve iki sinema kompleksi operasyonlarını yürütüyoruz. Romanya’da; Plaza Romania, Bucuresti Mall, Plaza Romania Ofis, Anchor Plaza Ofis, Metropol Ofis, Incity ve Select Rezidans, Movieplex Sinemaları ile varlık gösteriyoruz. Romanya bizim değer verdiğimiz bir destinasyon. Bu coğrafyada yaptığımız projelerin ödüllerle takdir edilmesi bizi onurlandırıyor” dedi.

Anchor detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

iPhone 8’in parmak izi okuyucusu cihazın arka kısmında yer alabilir

iPhone 8'in parmak izi okuyucusu cihazın arka kısmında yer alabilir

Uzun zamandır çerçevesiz bir tasarımla ve parmak izi okuyucusunu ekranın altına yerleştirerek karşımıza çıkması beklenen iPhone 8 hakkında yeni bilgiler gelmeye devam ediyor. Hong Kong merkezli araştırma firması CLSA‘nın iddiasına göre iPhone 8‘nin parmak izi okuyucusu cihazın arka kısmında yer alacak.

Geçtiğimiz aylar içerisinde önce iPhone 8’in Touch ID teknolojisi yerine 3D yüz tarama teknolojisini kullanacağı konuşulmuş daha sonrasında ise çerçevesiz tasarım nedeniyle parmak izi okuyucusunun OLED ekranın altına yerleştirileceği pek çok güvenilir kaynak tarafından dile getirilmişti.

CLSA açıklamasında 2017 yılında hem Samsung, hem de Apple’ın parmak izi okuyucusunu ekranın altına yerleştirmeyi denediğini fakat iki firmanın da başarısız olduğunu belirtti. Hatırlatmak gerekirse Samsung, yeni modelleri olan Galaxy S8 ve S8 Plus’da parmak izi okuyucusunu arka tarafa kameranın hemen yanına konumlandırılmış ve parmak izi okutmanın zorluğu nedeniyle pek çok eleştiriye maruz kalmıştı.

Samsung’un yaptığı hataya düşmek istemeyen Apple, parmak izi okuyucusunu iPhone’ların arkasında bulunan Apple logosunun olduğu bölgeye yerleştirecek. CLSA’nın iPhone 8 modeli ile ilgili bir render görseli paylaştığını da ekleyelim. Görsele göre 7.69 mm kalınlığında olacak olan iPhone, 144 mm uzunluğunda ve 71 mm genişliğinde olacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Nurus, Eskişehir’de genç tasarımcılarla buluştu

1927 yılında Ankara Altındağ’da Nurettin Usta’nın zanaatı ile başlayan öyküsünü, endüstriyel tasarımdaki başarısı ve öncülüğü ile devam ettiren Nurus, geleceğin tasarımcılarından feyz alıyor. Bugüne kadar Türkiye’nin pek çok üniversitesinde öğrencilerin bilgi üretim sürecine mentorluk desteği sağlayan Nurus, endüstriyel tasarım öğrencilerinin oluşturduğu Eskişehir Feyz Topluluğu’nun organizasyonunun bu yıl da ana sponsoru oldu.

Nurus’un, Türkiye’yi endüstriyel tasarımda dünyanın en itibarlı ödülleri ile tanıştıran ilk marka olduğuna dikkat çeken Renan Gökyay “Tasarımda ihtiyaçlar yol göstericidir. Ancak talebi belirleyebilme öngörüsüne sahip olmak da gerekir. İnsanların yaşam kalitelerini destekleyecek tasarımlar ortaya koymak için genç ve inovatif bakış açısına, gözlem gücüne ve teknolojik çözüm yolları geliştirecek AR-GE’ye sahip olmak gerekir. İnternet çağının açık kaynak tasarım olanağını değerlendirmek, interaktif bir inovasyon süreci kurgulamak zorundasınız. Tasarım dünyasında öncü ve takip edilen bir marka olmak istiyorsanız, bu alanlardan birini bile es geçemezsiniz” diye konuştu.

TÜRK ENDÜSTRİYEL TASARIMININ İLKLERİ

Eskişehir Feyz Topluluğu’nun düzenlediği ve alanında uzman kişi ve markaların başarı öykülerine yer verilen panelde konuşan Renan Gökyay, öğrencilere şu bilgileri verdi:

“Nurus Türk endüstriyel tasarımının küresel pazardaki gelişiminde öncü bir role sahip. Zanaat geleneğimizi 90’lı yıllardan itibaren tasarıma dayalı küresel rekabet ortamında değerlendirmeye başladık. Red Dot, Universal Design Awards ve Design Management Europe ödüllerini Türk endüstrisine ilk kez getirerek küresel temsil için gerekli bilgi, deneyim ve yaratıcılık gücüne sahip olduğumuzu gördük. IF Design Awards ve Good Design Awards’u Türkiye’de alanında ilk kez kazanan marka olduk. Bugün aralarında German Design Awards, Green Good Design ve Plus X Awards’un da olduğu 50’nin üzerinde tasarım ödülüne sahibiz. Endüstriyel tasarımdaki bu başarıyı analiz ettiğimizde formülün ‘yeni alışkanlıkları tetiklemek’ olduğunu görüyoruz.

TASARIMDA KRİTİK SORU: NEYE İHTİYACIMIZ OLDUĞUNU NEREDEN BİLİYORUZ?

Küçük bir fikrin dünyayı şekillendirecek yeni alışkanlıklara dönüşmesi sürecinde önemli bir soru gündeme geliyor: ‘insanlar neye ihtiyaçları olduğunu nereden biliyor?’ Eğer tasarımın çok disiplinli bir alan olduğu gerçeğini gözden kaçırırsanız bu soruyu basitçe ‘trendleri, eğitimleri takip ediyorlar’ diye yanıtlayabilir, siz de detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Albaraka mobil cüzdan ile alışveriş hızlı ve güvenli

Katılım bankacılığında 30 yıllık deneyimiyle en iyi hizmeti sunmaya devam eden Albaraka Türk, Albaraka Mobil Cüzdan ile temassız, hızlı ve güvenli ödeme imkânı sağlıyor.

Katılım bankacılığının öncülerinden Albaraka Türk, müşterilerine yenilikçi deneyimler sunmayı ve teknolojiyi yakından takip ederek her geçen gün müşteri kitlesini daha fazla büyütmeyi hedefliyor.

Bu strateji ile Albaraka Türk, temassız ödeme uygulaması Albaraka Mobil Cüzdan’ı Visa ve Mastercard ile aynı anda hayata geçiren Dünya’nın ilk katılım bankası oldu. Albaraka Mobil Cüzdan, “Yakın Saha İletişimi” (NFC) teknolojisi uyumlu Android işletim sistemli akıllı telefonlar ve temassız özellikli POS cihazları ile birlikte kullanılabiliyor.

Albaraka Türk müşterileri Mobil Cüzdan uygulaması ile bir yandan alışverişlerini kolayca gerçekleştirebilirken, diğer taraftan kredi kartlarına ait limit, güncel borç vb. bilgilerini de kolayca izleme imkanına sahip oluyor. Böylece müşteriler Albaraka Türk kredi kartlarını tek bir platformdan yönetme imkânına kavuşmuş oluyor.

Albaraka Türk müşterileri Mobil Cüzdan uygulamasını Google Play Store mağazasından ücretsiz olarak indirebilir. Detaylı bilgi için www.albaraka.com.tr

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Polonya merkezli girişimler Türkiye’ye neden ilgi duyuyor?

Polonya merkezli girişimler Türkiye'ye neden ilgi duyuyor?

Ülkemiz 80 milyona yaklaşan nüfusuyla dün olduğu gibi bugün de yeni pazar arayışındaki şirketlerin dikkatini çeken bir pazar. Türkiye’ye adım atan internet girişimlerine baktığımızda ise Polonya merkezli girişim sayısının giderek arttığını söylemek mümkün. Bu yazımızda da Türkiye’de hizmet veren Polonya merkezli girişimleri masaya yatırdık ve Türkiye pazarına dair yorumlarını aldık.

Alerabat.com: Polonya’daki deneyimi Türkiye pazarına taşıyor

İndirim kuponları sitesi Alerabat.com, 2013 yılında Polonya’da hizmet vermeye başlayan bir girişim. Türkiye’ye 2016’nın Ağustos ayında adın atan Alerabat‘ın CEO’su Rafał Kopyto, Türkiye e-ticaret sektörünün Polonya’ya kıyasla çok genç olduğunu fakat sergilediği büyüme hızı ve sahip olduğu kullanıcı hareketliliği bakımından umut vadedici olduğunu paylaşıyor. Polonya’daki edindikleri tecrübeyi, kullandıkları teknolojiyi Türkiye’nin yanısıra Brezilya, Rusya ve Hindistan’da da kullanan Alerabat, toplamda 45 kişilik bir ekiple hizmet veriyor.

Türkiye’de 4’ü tam zamanlı ve 3’ü yarı zamanlı olmak üzere toplamda 7 kişinin Alerabat için çalıştığını söyleyen Türkiye Ülke Müdürü Hakan Koçyiğit, farklı pozisyonlarda arayışlarının devam ettiğini söylüyor ve Polonya’da deneyim kazanmak isteyen öğrencilerin katılabileceği Yaz Staj Programı’nı yakında duyuracaklarını da ekliyor.

Hakan Koçyiğit, bir fırsat takip aracı olarak, temel hedeflerinin kullanıcı deneyimi en üst seviyeye çıkarmaktan olduğunu paylaşıyor ve sorunu daha o çıkmadan önce bulmak ve çözmek için yeni araçlar sunacaklarını aktarıyor. Polonya-Türkiye girişimcilik ekosisteminin bir kıyaslamasını istediğimizde ise şu bilgiyi paylaşıyor;

Polonya pazarında daha fazla deneyim ve bilgi sahibi biri olarak teknik donanım ve deneyim açısından Polonya’ya kıyasla çok ama çok geride olduğumuzu söyleyebilirim. Polonyalı startup şirketleri aslında sahip oldukları esaslı yazılım geliştiricileri sayesinde küresel ölçekte bu derece başarılı ve yatırımcıları cezbeden konumdalar. Gerçekten harika bir fikrininiz olabilir. Ama bunu hayata geçirmek ve geliştirmek için donanımlı, risk alabilen akıllı insanları yanınızda tutmanız gerekiyor.

Eğer bu alanda zaten başarılar elde etmiş, güven veren isimlerin desteğini alıyorsanız kaliteli işler çıkartacak yol arkadaşları bulmanız kolaylaşır. Ancak aksi durumda işler başlangıçtaki motivasyonunuzu sekteye uğratacak derecede detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Bilgisayarla uzun saatler geçirmek kıl dönmesinin sebebi

Halk arasında “kıl dönmesi” olarak bilinen “pilonidal sinüs”, cilt altında kıl topakçıklarının yuvalanıp, dönem dönem iltihaba neden olduğu bir hastalıktır. Medical Park Fatih Hastanesi’nin Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Önder Karabay, mesleği gereği gün boyu saçlarla uğraşan berberlerin parmak aralarında, sık kıl yapısına sahip kişilerde, uzun süre bilgisayar ya da televizyon karşısında oturanlarda kıl dönmesinin daha çok meydana geldiğini belirterek, şu bilgileri verdi:

ÇIKAMAYAN DEĞİL DÖKÜLEN KILLAR TEHLİKELİ

Hastalığın neden oluştuğu ile ilgili yıllar içerisinde birkaç teori ortaya atılmıştır. Var olan kılların çıkamayıp olduğu yerde geri dönmesi sanılsa da hastalık; saç, ense, sırt gibi kısımlardan dökülen tüylerin nemli deriye batması sonrası burada cilt altında kronik bir yuva yapması sonucu oluşur. Peki neden bu hastalık daha çok kuyruk sokumunda görülüyor? Kuyruk sokumunun sık terlemesi ve yapısı gereği tüyleri buraya toplayan bir tür vakum etkisi olması nedeniyle bu kısımda daha sık görüldüğüne düşünülmektedir.

ASIL NEDEN “TEN-KIL YAPISI UYUMSUZLUĞU”

Kıl dönmesi daha kıllı olmalarından dolayı daha çok erkeklerde görülür. Sorunun asıl nedeni ten yapısı ile kıl yapısı arasındaki uyumsuzluktur. Mesela sert ve siyah kıl yapısı ile nemli ve açık renkli cilt yapısına sahip kişilerde sıklıkla ortaya çıkar. Bu nedenle açık tenli ve çok kıllı olmayan bir kadında da kıl dönmesi meydana gelebilir.

BİLGİSAYAR KIL DÖNMESİNİN DE SORUMLUSU

Ağırlıklı olarak genç hastalığı olarak bilinen kıl dönmesi hastalığı, en sık 15-35 yaş aralığında ortaya çıkar. Sık kıl yapısına sahip olmak, uzun süre oturmak, oturma şekli olarak toplumdaki tabirle kaykılarak oturmak kıl dönmesinin risk faktörleri arasında yer alır. Günümüzde bilgisayar ya da televizyon karşısında uzun süre oturma süreleri arttığı için özellikle şehirlerde kıl dönmesi sorununda artış görülüyor.

APSE TEDAVİ EDİLMEZSE VÜCUDA YAYILIR

Hastalığın olduğu bölgede küçük noktasal delikler bulunur. Bu deliklerin içinde kıl yumakları ve iltihabi sıvı yer alabilir. Cilt altındaki bu küçük kist denilen yuvada tekrarlayan enfeksiyonların olması sonucu hastalık, karınca yuvası gibi cilt altında etrafa yayılır. Bir süre sonra ciltteki deliklerin de detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Dardenia’nın 12. şubesi Capitol AVM’de açıldı

Balık tutkunlarına şehrin çeşitli cadde ve sokaklarında hizmet veren Dardenia, Türkiye’de değişen tüketim alışkanlıkları ile birlikte rotasını alışveriş merkezlerine çevirdi. On ikinci şubesini Capitol AVM’de açan Dardenia, günün her saati sunduğu lezzetli ve sağlıklı seçenekleri ve Fish & Bread konseptli şubesiyle bu kez balık severleri Capitol AVM’ye bekliyor.

Capitol’de yeni açtığı şubesiyle İstanbul genelinde 12 şubeye ulaşan Dardenia’nın zengin ve lezzetli menüsünde balık çorbası, balık-ekmek çeşitleri, kalamar tava, midye tava ve tempura gibi leziz seçenekler bulunuyor. Tüm Türkiye’ye yayılma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dardenia, Dardanel tecrübesiyle her damağa ve bütçeye uygun ürünler sunarken tüm ürünlerini çevreci, sağlıklı ve hijyenik koşullarda ve hazırlıyor.

Türkiye’de 2011 yılından bu yana hizmet veren Dardenia, Capitol şubesi ile akşam 22:00’ye kadar şube ve paket servis üzerinden hizmet veriyor. Gel-Al serviste yüzde 20 indirim imkanıyla yeni şube 444 20 37 hattından da sipariş alıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Sıcak havalarda momondo’dan vizesiz destinasyon önerileri

Seyahat sitesi momondo, sıcak havaların keyfini güzel bir seyahatle çıkarmak isteyenler için vizesiz destinasyonlar rehberi hazırladı. Yaz gelmeden erken rezervasyon fiyatlarını yada kısa bahar kaçamaklarını değerlendirmek, çok uzaklara gitmeden, doğanın tadını çıkarabileceğiniz, tarih ve kültür dolu bir seyahat için rehbere göz atmanız yeterli.

YÜKSELEN TREND UKRAYNA

Geçtiğimiz aylarda verilen pasaportsuz seyahat müjdesinin ardından hızla gözde destinasyonların arasına giren ülkelerden biri de Ukrayna. Son zamanlarda en yüksek artış trendi yakalayan ülkelerden biri olan Ukrayna gerek Türkiye’ye yakınlığı, gerekse hesaplı bir tatil destinasyonu olmasıyla çıkıyor. Özellikle tatil dönemlerinde tercih edilen ülkelerden biri olmayı başaran Ukrayna, tarihi, doğa harikası tabiatı, edebiyatı, parkları, siyaseti, yemekleri, limanları ile görülmeye değer bir ülke. Özellikle Odessa-Lviv-Kiev şehirleri görmeden dönülmemesi gerek yerlerden.

LEZZETİN VE MİMARİNİN ADRESİ ARNAVUTLUK

Balkan ülkeleri yakınlığı sayesinde vizesiz seyahat denildiğinde ilk akla gelen ülkelerden. Bunlardan biri de Arnavutluk… Bir saatlik uçak yolculuğu sonucunda varılabilen başkent Tiran, gezginlerin en çok tercih ettiği destinasyonlardan. Şehrin tarihi güzelliklerini görmek isteyenlerin ilk ziyaret ettikleri yer ise Arnavutluk tarihine ışık tutan Ulusal Tarih Müzesi. Şehirde Osmanlıdan kalan diğer birçok yapı da görülmeye değer.

Arnavutluk lezzet tutkunları için de biçilmiş kaftan. Uygun fiyatları ve Türk mutfağına benzerliği ile geniş bir seçki barındıran Arnavutluk mutfağının spesiyallerini denemeden dönmemenizi tavsiye ediyoruz.

ADA CENNETİ TAYLAND

Kısa kaçamaklar dışında uzun tatilleri sevenler için en çok akla gelen yerlerden biri de Asya’nın en gözde destinasyonlarından Tayland. Bunun ilk sebeplerinden birisi de Türk vatandaşlarından vize istemiyor olması. Eşsiz doğasından, muhteşem plajlarına, ucuz konaklama alternatiflerinden deniz mahsullerine mükemmel bir tatil için her şeyi bir arada bulabileceğiniz Tayland’ı yılın her sezonu ziyaret edebilirsiniz. Ülke tropik iklimi ile olduğu kadar adaları ile de meşhur. Her yıl binlerce turisti ağırlayan Phuket’i ya da Bangkok’tan uçakla sadece 50 dakika mesafede, sonsuz okyanus manzaraları sunan Koh Samui adasını ziyaret edebilirsiniz. Gündüzleri şnorkelinizle rengarenk sualtı zenginliğini seyredebilir, akşamları ise Güney Çin Denizi’nin benzer güzellikteki diğer detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Morhipo.com Google Alışveriş Reklamları stratejisiyle Google Başarı Öyküleri’nde!

Boyner Grup çatısı altında bir moda e-ticaret sitesi olarak kurulan Morhipo.com; Google ile yaptığı Google Alışveriş Reklamları stratejisiyle yatırım getirisini yüzde 80 artırdı. Müşterilerine 5.000’den fazla markanın yüz binlerce ürününü sunan Morhipo.com, yeni müşteriler kazanma, kaliteli trafiği ölçeklendirme ve satışları artırma hedefleriyle Google Alışveriş kampanyalarından yararlandı. Morhipo.com’un bu başarılı çalışması Google Başarı Öyküleri’nde “Başarılı Örnek” olarak ele alındı.

Morhipo.com standart sezonluk ve kampanya ürünlerini Google Alışveriş kampanya kurulumunda iki ana grup olarak kullandı. Daha sonra tanımlayıcı ad, renk ve beden gibi bilgileri ürün başlıklarına ve açıklamalarına ekleyerek feed’i optimize etmeye odaklandı. Beş özel etiket kullanarak hedeflemeleri ve optimizasyonu kolaylaştırdı. Bu optimizasyonlar sayesinde internette Google Arama’dan yapılan ürün aramaları Morhipo.com‘un ürün seçkileri ile daha çok eşleşmeye başladı.. Morhipo’nun bu başarısıyla ilgili Morhipo Dijital Kanallar Direktörü Ata Aydemir, “Bu akıllıca yaklaşımlar sayesinde seneler içinde markanın toplam dönüşüm değeri ve cihazlar arası dönüşümler beş katına çıktı. Yatırım getirsi ise yüzde 80 artış gösterdi. Biz de bu nedenle ürün başlıklarına, açıklamalarına ve özelliklerine ekip olarak daha çok zaman ayırmaya başladık. Ürün özelliklerini arka planda doldurduğumuzda bunun Google Alışveriş feed’ine yansıyacağına ve böylece daha fazla kullanıcıya ulaşacağımıza inanıyoruz” açıklamasında bulundu. Başarı Öyküsü aynı zamanda Google’ın yurtdışı portföyünde de yer alacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Destek Yatırım sermaye piyasası faaliyetlerini durdurdu

Destek Menkul’ün internet sitesinde yer alan açıklamada, “Şirketimiz Yönetim Kurulu 21.04.2017 tarihli toplantısında şirketin sermaye piyasası faaliyetlerinin durdurulmasına karar vermiş olup sahip olduğumuz bütün yetki belgelerinin iptali için gerekli başvuru Sermaye Piyasası Kurulu’na yapılmıştır” denildi.
İKİ BÜROYU KAPATMIŞTI
2016 yılı 9 aylık bilançolara göre gelirlerinin yüzde 99,97’sini forex piyasasından sağlayan kurum, bu alana yönelik yeni düzenlemelerin devreye girmesinin ardından zor günler geçirmeye başladı. Kurum, azalan işlere paralel olarak daha önce Ankara ve Antalya’daki irtibat bürolarını da kapatmıştı.
Forex’te artan kayıplara yönelik Şubat ayında yapılan düzenleme ile forex işlemlerinde 1’e 100 olarak uygulanan kaldıraç 10’a düşürülmüş, başlangıç teminatı ise 50 TL’ye çıkarılmıştı.
Bu kararın ardından sektörde çok ciddi bir küçülme yaşanırken ATİG, Referans ve Ekspres Yatırım faaliyetlerine son vermiş, çok sayıda çalışan işten çıkarılmıştı. Faaliyetlerini durduran kurumlara son olarak Global Banking&Finance Review Award’da 2017’nin en iyi forex şirketi seçilen Destek Yatırım da eklendi.
Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Altunç Kumova idi. Finans sektöründe 30 yıldır faaliyet gösteren firma Forex, Yurtdışı Türev Piyasalar, Hisse Senetleri ve VOB’da faaliyet gösteriyordu.
ÇOK HIZLI BÜYÜDÜ, HIZLA KÜÇÜLÜYOR
Ağustos 2011’den itibaren Sermaye Piyasası Kurulu’nun düzenlemelerine tabi olmaya başlayan foreks işlemlerinin bilinirliği ve gelişimi bu tarihten sonra hızlı bir şekilde arttı. Öyle ki, 2012 yıl sonu itibarıyla 11 bin 543 olan teminatlı hesap sayısı, Eylül 2016 itibarıyla 121 bin 564’e yükseldi.
Aynı dönemde işlem yapan müşteri sayısı ise 7 bin 261’den 37 bin 713’e yükseldi. Yıllık işlem hacmi ise 795.4 milyar dolardan 2.9 trilyon dolara yükseldi. 2015 yıl sonunda 3.5 trilyon dolar olan bu rakamın 2016 sonu itibarıyla daha da arttığı hesaplanıyor. Kararla birlikte aracı kurumlar da önemli bir gelirden olacak. 2016 yılı 9 aylık verilere göre, aracı kurumların toplam aracılık gelirleri 1.1 milyar TL olurken bunun yüzde 45’ini hisse, yüzde 38’ini ise kaldıraçlı işlemler oluşturdu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

MNG Kargo satılıyor

Hürriyet gazetesinin haberine göre, 2003 yılında MNG Holding’in iştiraki olarak kurulan MNG Kargo için taraflar ilk olarak üç ay kadar önce masaya oturdu. Ancak kurlardaki artış bu görüşme sürecini kesintiye uğrattı. Taraflar ikinci kez 10 gün kadar önce yeniden görüşmelere başladı. Son günlerde kurlardaki gevşeme ile birlikte satış görüşmeleri de ivme kazandı.
RAKAM 248 MİLYON DOLAR
Konuya yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre taraflar el sıkışma aşamasına oldukça yakın. MNG Kargo için üzerinde varılan bedelin ise 248 milyon dolar olduğu öğrenildi. Satışa, şirketin hava taşımacılığı biriminin ise dahil olmadığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre satışa ilişkin imzaların bu ayın sonuna kadar atılması bekleniyor.
Aras Kargo, Yurtiçi Kargo gibi önemli oyuncuların faaliyet gösterdiği sektörde MNG Kargo da 15 yıla yakın bir süreden beri, Türkiye genelindeki 815 şubesi ile faaliyet gösteriyor. Bünyesindeki 2 bin 600 araç ile günde 600 bin adrese ürün götüren şirketin çalışan sayısı ise 9 bin kadar.
BİRÇOK ŞİRKETE ORTAK
MNG Kargo’yu satın almak üzere masada olan Turkven, Türkiye’deki ilk bağımsız girişim sermayesi şirketi. İki milyar dolarlık fonun danışmanlığını yapan Turkven’in, Türkiye’de bir çok şirkette yatırımı bulunuyor. En son Mikro Yazılım’ı alan Turkven’in, Medical Park, Koton, FLO, Doğtaş Kelebek, Mavi Giyim gibi 20’ye yakın şirkette yatırımı bulunuyor. Turkven ile birlikte alıcı olarak masada bulunan iş adamı Haydar Sancak’ın, ise uzu yıllardır Turkven ile Medical Park Grubu ile ortaklıkları bulunuyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Kayseri’ye, 500 bin turistin gelmesi hedefleniyor

Turizmciler, Kayseri’ye turist çekmek için birçok proje üzerinde çalışıyor. Kent turizmi için yurtiçi ve yurtdışında yoğun çalışan Radisson Blu Hotel Kayseri’nin Genel Koordinatörü Recep Arifoğlu, “Şimdi, Kayseri’ye Gitme Zamanı” projesini başlattı. Projeyle, Kayseri’ye yerli ve yabancı yılda 500 bin turistin çekilmesi hedefleniyor.

Kayseri’nin sahip olduğu Erciyes Kış Merkezi, Kapuzbaşı Şelalesi, Sultansazlığı Milli Parkı, Yahyalı’da bulunan Aziz George Mezarlığı, Selçuklu mimarisine ait eserler dahil, kentin tarihi – kültürel zenginliği ve gastronomisiyle henüz turizmde hak ettiği payı almadığını anlatan Recep Arifoğlu, ‘Hedef 500 bin turist’ sloganıyla ‘Şimdi Kayseri’ye Gitme Zamanı’ projesini Nisan ayında hayata geçirdiklerini belirtti. Yurtiçi ve yurtdışında yaptıkları tanıtım çalışmalarına değinen Recep Arifoğlu, başta Erciyes Kış Merkezi’nde yapılan uluslararası etkinlikler olmak üzere kent turizminde ciddi bir artış ivmesinin sürdüğünü söyledi. Kapadokya’ya gelen turistlerin bir bölümünün Kayseri’yi ziyaret etmesi noktasında çalışmaların olduğunu kaydeden Recep Arifoğlu, geçtiğimiz dönemde Kayseri Valiliği ve Nevşehir Valiliği’nin ‘Kültürel Kayak Projesi’ni başlattığını hatırlattı.

Kadim şehir Kayseri’yi, dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz

Kayserili işadamı Süleyman Çetinsaya’nın Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı Artaş İnşaat tarafından 2014 yılı Eylül ayında hizmete açılan Radisson Blu Hotel Kayseri, kentin markalaşmasında etkin bir rol oynuyor. Otel, iş dünyasına ve kente kayak, kültür ve gastronomi turizmi için gelen yerli ve yabancı misafirlere hizmet veriyor.

Öncelikli hedeflerinin Anadolu’nun misafirperverliği ve lezzetleriyle misafirlerini buluşturmak olduğunu ifade eden Recep Arifoğlu, şunları söyledi: “Kayseri, gerek kültür ve tarih turizmi, gerek kış turizmi, gerek ticaret hayatındaki hareketliliğiyle; ülkemizin ve bulunduğumuz coğrafyanın parlayan yıldızı oldu. Kayseri Valiliği, Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Erciyes AŞ, THY Kayseri, seyahat acentaları ve otelimiz başta olmak üzere, kentimizin kamu, yerel yönetimleri ve özel sektör temsilcileri olarak, yurtiçinin yanı sıra, Almanya, Hollanda, İspanya, Dubai gibi dünyanın dört bir yanında düzenlenmekte olan turizm fuarlarına ve toplantılara katılıyoruz. Kadim şehir Kayseri’mizi dünyaya tanıtmaya devam ediyoruz. Yaptığımız çalışmaların meyvelerini de almaya başladık. Otelimizde, yerli misafirlerimizin yanı sıra, Avrupa, Ortadoğu, Uzakdoğu, Amerika gibi dünyanın dört bir detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Gençler, küresel tarım sorunlarına yönelik çözümlere odaklandı

Bayer, dünyanın önde gelen tarım organizasyonlarından Groene Kring ve Fédération des Jeunes Agriculteurs (Genç Çiftçiler Federasyonu) işbirliği ile düzenlediği Gençlik Tarım Zirvesi‘ne katılmaya hak kazanan 100 genç lideri 9 -13 Ekim 2017 tarihleri arasında zirvede yer almak üzere Brüksel’e davet ediyor . Davetli olan 100 genç lider arasında Türkiye’den Özge Özışıklıoğlu, Ayşenur Uzun ve Uğurcan Esen de yer alıyor.

Zirvenin bu yılki teması ise; “Gezegeni Beslemek” olacak. Dünyada artan açlığın sona erdirilmesi, gıda güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilir tarımın teşviki için Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilirlik Hedefleri ele alınacak.

49 ülkeden 18-25 yaşları arasındaki genç liderler, gıda sıkıntısı yaşamayan bir dünya vizyonu ve sürdürülebilir tarıma yönelik paylaştıkları büyük bir tutku ile tarımsal çözümlere odaklanacak. Zirveye katılacak gençler, küresel gıda güvenliği sorunlarına yenilikçi, sürdürülebilir ve uygulanabilir çözümler üretmek için birlikte çalışacak, çeşitli deneyimleri paylaşacak. Temsilci gençler zirvede beş gün boyunca, grup projelerinde rol alacak, tarım sektörü turlarına katılacak ve uzman konuşmacılardan sektöre dair güncel gelişmeler hakkında bilgi edinecek.100 genç lider zirve süresince dünyadaki tarımsal ilerlemeyi yönlendiren ve kendi ülkelerinde de uygulanabilecek yeni ve somut fikirler üretmeye odaklanacak.

Bayer AG Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Ürünleri Bölümü Başkanı Liam Condon: “Tarım sektörü, BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine güçlü bir şekilde katkıda bulunabilir; ancak bu yeni neslin de aktif katılımını gerektiriyor. Gençlik Tarım Zirvesi, genç liderlere tarım sektörüne yönelik fikirlerini geliştirmeleri, en iyi uygulamaları paylaşmaları ve gezegeni beslerken modern tarımın rolünü keşfetmeleri için büyük bir fırsat sunuyor” dedi.

Türkiye’yi temsil edecek 3 genç lider Gençlik Tarım Zirvesi ile ilgili değerlendirmelerinde, gelecek 50 yıl içinde gezegeni bekleyen kıtlığa karşı önlem alma çalışmalarında Bayer’in gençlerin düşüncelerine yer vermesinin önemine dikkat çekti.

Genç liderler, başvuran 95 ülke arasından seçildi

Zirvede yer alacak gençler gıda güvenliği konulu 1500 kelimelik makaleleri ile başvurdular. 95 ülkeden toplam 1187 makale ile yapılan başvurular tarım detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Konut ve işyerinde KDV istisnasının detayları belli oldu

Maliye Bakanı Naci Ağbal, konut ve işyeri alımlarında KDV istisnasına ilişkin Kanunun geçen ay yürürlüğe girdiğini, Resmi gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan KDV tebliğiyle de uygulamaya ilişkin detayların belirlendiğini söyledi.

Bakan Ağbal, istisnadan yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları ve yurt dışında yerleşmiş gerçek kişiler ile kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de olmayan kurumların yararlanabileceğini ifade etti.

Söz konusu kişi ve kurumların Türkiye’den alacakları konut veya işyerlerinin KDV’den istisna olacağını belirten Ağbal, şunları kaydetti:

“Uygulamadan yararlanacaklar, satış bedelinin en az yarısını satış işleminden önce döviz olarak ülkeye getirmek zorunda. Kalan kısmı da 1 yıl içinde yine döviz olarak getirecekler. Dövizin ülkemize banka yoluyla ya da gümrüklerde beyan edilmek suretiyle getirilmesi gerekiyor. İstisna uygulamasından yararlananların, KDV’siz aldıkları konut ve iş yerlerini en az 1 yıl süreyle satmamaları şartı var. Aksi halde istisna sağladığımız KDV’yi ödemeleri gerekiyor. Uygulamadan yararlanacaklara satış yapacak inşaat sektöründe faaliyette bulunan mükelleflerimizin de satıştan önce tebliğde öngördüğümüz belgeleri istemeleri gerekli. İnşallah, bu düzenleme inşaat sektörü başta olmak üzere ekonomiye çok ciddi hareketlilik getirecek, ülkemize döviz girişi artacak.”

TRAKTÖR VE İŞ MAKİNELERİNDE KDV İADESİ

Bakan Ağbal, bugün yayımlanan tebliğle ayrıca, yerli imalatçıları desteklemek amacıyla traktör, tarım ve iş makinelerinin tesliminden doğan KDV iadelerinin yılı içinde nakit olarak yapılmasına da imkan sağladıklarını bildirdi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Garanti Bankası, sendikasyon kredisinin tamamını başarıyla yeniledi

Yenilenen sendikasyon kredisiyle ilgili bilgi veren Garanti Bankası Genel Müdürü Fuat Erbil, “Garanti Bankası, uluslararası bankaların ve yatırımcıların Türkiye’de çalışmak isteyeceği ilk banka olma vizyonu doğrultusunda, güçlü muhabir bankacılık ağı, deneyimli ekibi ve iş yaratma kabiliyetindeki başarısıyla sektördeki öncü konumunu bir kez daha kanıtladı. Sendikasyon kredisinin tamamını başarıyla yenilememiz, Garanti’nin yurtdışı finansman piyasalarındaki sürdürülebilir fonlama yaratma gücünü ortaya koyarken ülkemiz bankacılık sektörünün uluslararası piyasalardaki yüksek güvenilirliğini de tescilledi.” dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Haftanın Özeti: Yandex park yeri asistanı, Spirohome yatırımı, Al Jazeera Türk’ün kapanışı

Haftanın Özeti: Yandex park yeri asistanı, Spirohome yatırımı, Al Jazeera Türk'ün kapanışı

Hafta boyunca öne çıkan gelişmeleri derlediğimiz Haftanın Özeti program dizimizin tüm bölümlerine Webrazzi TV altında ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Kentsel dönüşümün bilinmeyenleri

Kentsel dönüşüm süreci uzun zamandır gayrimenkul sektörü tarafından da yakından izleniyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 16/05/2012’de çıkarmış olduğu 6306 sayılı Afet Risk Alanlarının Dönüştürülmesi kanununa göre afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde fen ve sanat standartlarına uygun sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini oluşturmak üzere iyileştirme , tasfiye ve yenilemelere dair kuralları kapsayan çalışmalar yapılacaktır. Vatandaşlar, kentsel dönüşümden faydalanabilmek için Bakanlıkça yetkilendirilmiş kuruluşlara başvurarak binaları için risk raporu alabilir. Riskli yapıların tespiti işlemi, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılabilir. Bakanlık ise verdiği süre içinde maliklerden veya kanuni temsilcilerden riskli yapıların tespitini ister. Tespitler söz konusu süre içinde yaptırılmadığı takdirde Bakanlıkça ve idarece gerçekleştirilir.

İstanbul’da 13 milyon metrekare riskli alan var!

Riskli yapı tespiti için lisanslandırılmış kuruluşlar, yapıların ekonomik ömrünü doldurmuş, yıkılma ya da hasar görme gibi afet riskleri taşıyıp taşımadığı hakkında bir değerlnedirme yapar. Bu değerlendirme sonucunda da bir rapor düzenlenir. Yapıların yıktırılmasında malikler ile anlaşmak esastır. İlerleyen süreçlerde riskli yapı tespiti, itiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesi sonucu idari açıdan kesinleşir ve riskli yapı yıktırılır. Bu noktada malikler tarafından yıkılmayan yapılar idari makamlarca yıktırılır. Yıkıma başlamadan önce riskli yapıların maliklerinde altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı malik tarafından yıktırılmadığı takdirde idari makamlarca yıktırılacağı belirtilir. Kentsel dönüşümde planlama, yoğunluk , sürdürülebilirlik ve sosyal etkileri halen daha çeşitli platformlarda tartışılmaya devam ediyor.

Çevre ve şehircilik bakanı sadece İstanbul’da 1100 hektarlık alanı, kentsel yenileme alanı olarak belirledi. Bu da, içerisinde yaklaşık 150 bin kişinin yaşadığı, 50 bin haneye ve 20 bin binaya karşılık geliyor. Deprem uzmanlarına göre gerçekleşme oranı her yıl yüzde 2 olan olası bir depremde 30 bine yakın binanın zarar göreceği öngörülüyor. Kentsel dönüşüm uzunca bir süredir Türkiye’nin gayrimenkul sektörünün gündeminde fakat yeterince yol alınmadı. Türkiye’de İstanbul gibi kitlesel göç alan ve deprem riski bulunan detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Paul Doany: Türk Telekom’un değerini yeni girişimlerle artırmak istiyorum

Paul Doany: Türk Telekom'un değerini yeni girişimlerle artırmak istiyorum

Webrazzi ofisinde bugün de Türkiye teknoloji sektöründen çok önemli bir ismi, Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany‘i ağırladık. Canlı yayında Webrazzi Kurucusu Arda Kutsal‘ın sorularını yanıtlayan Doany, kişisel hikayesinden başlayarak Türk Telekom’un ve kendisinin girişimciliğe bakışını anlattı.

Türkiye internet ekosisteminde yaptığı çeşitli melek yatırımlarla da bilinen Doany, 30’lu yaşlarında telekom sektörüne hizmet veren ilk şirketini kurduğunu söyledi ve elektronik mühendisliği okumasına rağmen çok teknik biri olmadığını dile getirdi. İşin yönetim ve bağlantı kurma tarafında ilerlediğini paylaşan Doany, Saudi Oger Grubu‘nun şirketini satın almasıyla girişimcilik ruhunu biraz baskıladığını dile getirdi.

Doany’nin yatırımları

Türk Telekom CEO’su olduktan sonra Argela, Innova ve Sobee gibi önemli şirketlerin satın alınmasına öncülük eden Doany, bu sayede girişimcilerle yeniden çalışma şansını yakalamış. Bu noktada hatırlatmak gerekirse Doany’nin Grou.ps, Befunky, 3D Yogurt, HGS, Mobilexpress gibi bildiğimiz girişimlere de yatırım yapmıştı ve şu anda yenilebilir enerji alanında da bir yatırımı bulunuyor. Doany, bu yatırımdan bahsederken Türkiye’de iyi mühendislerin olduğundan da bahsetti.

“Girişimciler Türkiye gibi bir pazara sahip oldukları için çok şanslı”

Türk Telekom’da dijital bir gelecek inşa etme vizyonuna sahip olduğunu söyleyen Doany, Türk Telekom’un PİLOT girişimcilik programını önemsediğini ve yeni girişimlere yatırım yapmak konusunda istekli olduğunu paylaştı. Doany, Türkiye’nin genel anlamda önemli bir pazar olduğunu söyledi ve bir çok ülkedeki girişimcinin böyle bir yerel pazara sahip olmadığının altını çizdi. (Pilot programına 21 Mayıs’a kadar başvurabilirsiniz.)

“Türk Telekom’un değerini yeni girişimlerle artırmak istiyorum”

Paul Doany, son yatırımını Türk Telekom’daki görevine yeniden başlamadan 3 ay önce yaptığını ve şu anda yeni yatırım yapmaya çok açık olmadığını paylaştı. Diğer yandan şu anda Türk Telekom’un piyasa değerini yükseltmeye odaklandığını ve şirket değerinin yüzde 10-15’nin yeni girişimlerden kaynaklanmasını hedeflediğini ekledi.

Hatırlatmak gerekirse Doany şu anda Türk Telekom’daki ikinci CEO’luk dönemini sürdürüyor. 2011 yılında detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Dünyanın en prestijli sertifikası Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi’nden

Etkinlik sırasında, Huawei Türkiye’nin 7’inci yaşına ulaşan Ar-Ge merkezine, dünyada bir yazılım şirketinin ulaşabileceği en yüksek seviyeyi gösteren global donanım sertifikası CMMI L5 verildi. Bu başarıyla Huawei Türkiye Ar-Ge merkezi, Türkiye’de bu sertifikaya sahip 3 kuruluştan biri ve telekom alanında bu yetkinlik düzeyine ulaşan ilk Ar-Ge merkezi oldu.

Bu vesileyle Huawei Türkiye Ar-Ge merkezini tebrik eden BTK başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan konuşmasında şunları söyledi: ‘’İnanıyorum ki elde edilen bu başarı ülkemizin geleceği ve yazılım becerimiz açısından çok önem taşımaktadır. Ülkemizin milli ICT gelişimine kendilerini adamaları ve katkıları nedeniyle Huawei Türkiye Ar-Ge’yi kutluyorum. Size en iyi dileklerimi sunuyorum ve yakın gelecekte üstün başarılar diliyorum.‘’

Buna ek olarak Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi Direktörü Wu Lianqing ‘’Bu başarı Huawei Türkiye Ar-Ge merkezinde gece gündüz çalışan 400’den fazla mühendisimizin yoğun çalışmalarının bir sonucudur. CMMI yolculuğuna başladığımız 2013’ten beri Ar-Ge merkezimizin yetkinliği her geçen gün artmaktadır. Sonuç olarak da Türk mühendislerimizin kapasitesi, yerel ve global müşterilerimiz tarafından bilinmektedir. Bu sayede Türkiye’de kanıtladığımız kapasitemiz ve Huawei Türkiye Ar-Ge merkezindeki yüzlerce mühendisimiz sayesinde Türkiye’nin ulusal bilişim planlarını ve 2023 vizyonunu desteklemeye hazırız. Devlet kurumları, Türk üniversiteleri ve diğer Ar-Ge merkezleri arasında nitelikli bir platform olarak hareket etmeyi planlıyoruz. Bu vesileyle Dr. Ömer Fatih Sayan’a bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu özel günde burada olan tüm seçkin konuklara da teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Satışlarda ibre yükselişi gösteriyor

Türkiye’deki konut satışları hızlandıkça gayrimenkul sektörünün yükselişi sürüyor. Agency Gayrimenkul kurucu ortaklarından Gül Gül, hükümetin sektördeki teşviklerinin olumlu sonuçları beraberinde getirdiğine dikkat çektiğini söyledi. Gül Gül, “Hükümetin tapu harçlarındaki indirimi, faiz oranlarında avantajlar ayrıca gurbetçi vatandaşlara yönelik attığı adımlar, konut satışlarına olumlu yansıdı. TÜİK rakamlarına göre Mart ayında 128 bin 923 konut satıldı. Geçtiğimiz yıla göre yüzde 10’luk bir yükseliş söz konusu” ifadesini kullandı.

‘Beylikdüzü ile Esenyurt parlıyor’

İstanbul’un konut satışında zirvede yer aldığını dile getiren Gül Gül, “Gayrimenkul sektörünün nabzı İstanbul’da atıyor. Mart ayında İstanbul’da 22 bin 443 konut satışı gerçekleşti. Bu rakamlar ışığında yüzde 17,4 ile en yüksek paya da İstanbul ulaştı. İstanbul’un Esenyurt, Beylikdüzü gibi bölgelerinin yükselişte olduğunu da söylememiz gerekir. Konut satışlarında İstanbul’u Ankara ile İzmir takip ediyor” dedi.

‘Yabancılara satış da artacak’

Yabancı yatırımcıların teşviklere rağmen konut satın alımlarında yerli yatırımcılara ayak uyduramadığını belirten Gül Gül, “Yabancılara satışta aynı seviyede kalındı. Bu tablonun oluşmasında farklı nedenlerin öne çıktığını biliyoruz. Referandum sonrası Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerden Türkiye’ye yatırımlar artacaktır. önümüzdeki dönemde yabancılara satışların da yükseleceğini düşünüyoruz” dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

YouTube ücretsiz orijinal içeriklerle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor

YouTube ücretsiz orijinal içeriklerle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor

YouTube dün New York’ta gerçekleştirdiği etkinlikle birlikte televizyon ve müzik dünyasından ünlü isimlerin de yer alacağı orijinal içerik üreteceğini açıkladı. Ellen DeGeneres, Kevin Hart, Katy Perry ve Demi Lovato gibi önemli isimlerin şovlarının da yer alacağı orijinal içerikler, YouTube üzerinde ücretsiz olarak yayınlanacak.

Netflix, Amazon ve Hulu gibi kendi orijinal içeriklerini üretecek olan YouTube, içeriklerini ücretli servisi olan Red yerine ücretsiz olarak yayınlayarak daha fazla izleyiciye ulaşmayı hedefliyor. Fakat YouTube Red‘i de unutmayan popüler video platformu, önümüzdeki yıl Red platformu için 40’da fazla orijinal içerik ve film üreteceğini de açıkladı.

Reklamsız ve orijinal içeriklere sahip olan bir YouTube deneyimi sunan Red’in aylık 10 dolarlık bir ücrete sahip olduğunu da ekleyelim. Üreteceği ücretsiz içeriklerin isimlerini de açıklayan YouTube, kısa zaman içerisinde Ellen’s Show Me More Show, Good Mythical Morning, Kevin Hart: What the Fit?, I Am: Demi Lovato, Best.Cover.Ever., The Super Slow Show ve Katy Perry Live Special programlarıyla karşımıza çıkacak.

Geçtiğimiz günlerde de TV servisini Amerika’nın belli şehirleri için kullanıma sunan YouTube, bu hamlesiyle birlikte Online TV ve video servislerinde daha fazla söz sahibi olmayı amaçlıyor. Hatırlatmak gerekirse 2015 yılında küresel olarak 19 milyar dolar büyüklüğüne ulaşan Online TV ve video servislerinin 2020 yılında 42 milyar dolar seviyelerine kadar çıkması bekleniyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Sekizinci IDC Türkiye CIO Zirvesi Antalya’da yapıldı

23-25 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen etkinlikte, teknoloji, ürün ve hizmet sağlayıcıları ile önde gelen firmaların BT Yöneticileri, dijital dönüşümü şekillendiren en son teknolojileri, stratejileri ve önceliklerini tartıştı.

Konferansın açılışını yapan IDC Türkiye Ülke Direktörü Nevin Çizmecioğulları, dijital dönüşüm nedeniyle bir çok sektörün ciddi rekabet içinde olduğunu söyleyerek, oyunun değiştiğini vurguladı. Bu rekabet ortamında CIO’ların da bireysel dijital değişim süreçlerinin başladığını, liderlik ve yönetim fonksiyonlarına öncelik vererek, teknolojinin ötesine geçmeleri gerektiğini belirten Nevin Çizmecioğulları, yeni organizasyonlarda kurumun dijital dönüşümüne liderlik eden poziyonlara önem verildiğini ifade etti.

IDC’nin yaptığı bölgesel ve yerel araştırmalar sonucunda elde ettiği yerel bakış açılarını detaylı bir sunumla katılımcılara aktaran IDC CEMA Grup Başkan Yardımcısı ve IDC META Bölgesi Genel Müdürü Jyoti Lalchandani, dijital dönüşümün şirketlere müşteri deneyimini iyileştirme, bilgiyi rekabet avantajı sağlayacak şekilde kullanma ve yeni iş modelleri oluşturma imkanlarını sunduğunu belirterek, bu dönüşümde en büyük etkisi olacak teknolojileri mobil teknolojiler, veri toplama ve analitik araçları, siber güvenlik ve nesnelerin interneti olarak sıraladı. Jyoti Lalchandani, Türkiye Bilgi ve İletişim Teknolojileri pazarının gelecekteki en önemli üç yatırımı arasında kurumsal mobilite, gelişmiş güvenlik çözümleri, ve nesnelerin interneti olacağını ifade ederek, analitik alanında yapılan yatırımlar içerisinde müşteri ilişkileri yönetimi’nin (CRM) şu anda öncelikli olduğunu, büyük verinin ise uzun vadede şirketlerin yeni işler yaratmasında önemli rol oynayacağını belirtti.

IDC EMEA Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı ve CEMA Bölgesi Genel Müdürü Steven Frantzen ise, dijital dönüşümün en iyi şekilde desteklenmesi için BT yetkinliklerinin süreç, platform, yetenek ve yönetişim anlamında geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Bu süreçte CIO’lara büyük görev düştüğünü vurgulayan Frantzen, dönüşüm için gelişmiş teknolojileri tavsiye ederek, dijital kurumu desteklemek amacıyla, organizasyonların mevcut altyapılarını gözden geçirmeleri gerektiğini belirtti. Nesnelerin interneti, bulut ve mobil çözümlerin dijital dönüşümün anahtar yatırımları arasında olduğunu ifade eden Frantzen, CIO’ların bir an önce müşteri etkileşimi ve iş süreçleri alanında dijital teknolojileri kullanarak dönüşüme başlamaları gerektiğini ve dijitalleşmenin getirdiği verinin yeni gelir akışı sağlayacak detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Raspberry Pi ve Google, Cardboard ile masaüstü sanal asistan yapmanızı sağlıyor

Raspberry Pi ve Google, Cardboard ile masaüstü sanal asistan yapmanızı sağlıyor

Google Cardboard ile kolay yoldan sanal gerçeklik gözlüğü sahibi olanların sayısı 10 milyonu geçmişti. Şimdiyse sesli asistan tarafında Raspberry Pi ile benzer bir kolaylık var.

Raspberry Pi’ın resmi dergisi The MagPi ile paylaşılan ‘kendin yap’ projesi, Google Home veya Amazon Echo gibi sorularınıza yanıt veren bir masaüstü sanal asistana sahip olmanızı sağlıyor. Bunun için The MagPi’ın 57. sayısında paylaşılan proje kitini almanız gerekiyor ki bu kitin içinde bir mikrofon, hoparlör, buton ve Raspberry Pi’a entegre edeceğiniz bir devre kartı geliyor.

Bu projeyi tamamlamanız için bir Raspberry Pi 3 sahibi olmanız önerilse de Pi Zero ve Raspberry Pi 2’yi kullanmak da mümkün. İşin yazılım arkaplanında ise Google Assistant SDK ve Google Cloud Speech API kullanılıyor.

Gerekli bağlantıları ve tanımlamaları yaptıktan sonra Google Home veya Amazon Echo gibi sesinizi otomatik olarak algılamayan ama her butona basıp konuştuğunuzda sorularınıza yanıt veren Google temelli bir sanal asistana sahip oluyorsunuz. Eğer bu projeyi Raspbery Pi 3 (42 dolar) satın alarak yapmak isterseniz 50 dolar (yaklaşık 180 TL) ödemeniz gerekiyor ki (dergi fiyatı 8 dolar) Google Home’un ABD fiyatı şu anda 125 dolar.

Google, Raspberry Pi projelerinde ses etkileşimleri desteklemek, yapay zeka projelerinin sayısını artırmak için AIY Projects‘i duyurmuştu ve The MagPi ile verilen kit de bu kapsamda paylaşılan güzel bir fırsat. Derginin 57. sayısının dijital sürümüne göz atarak bu yeni ‘cardboard’ projesiyle ilgili daha fazla bilgi alabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple, 2017’nin ilk çeyreğini giyilebilir teknoloji pazarının lideri olarak kapattı

Apple, 2017'nin ilk çeyreğini giyilebilir teknoloji pazarının lideri olarak kapattı

Geçtiğimiz yılın 4. çeyreğini giyilebilir teknoloji pazarının lideri olarak kapatan Fitbit, Strategy Analytics’in paylaştığı rapora göre 2017’nin ilk çeyreğinde liderliğini Apple’a kaptırdı. Bir önceki yılın ilk çeyreğinde yüzde 24 seviyelerinde pazar payına sahip olan Fitbit’in yılın ilk çeyreğindeki pazar payı ise yüzde 13.2.

Apple Watch satışlarından bahsedecek olursak, bir önceki yılın aynı döneminde 2.2 milyon satılan Apple Watch, 2016’nın son çeyreğinde 4.6 milyon satılmıştı. 2017’nin ilk çeyreğinde ise 3.5 milyon adet Apple Watch satmayı başaran Apple, pazar payını yüzde 15.9 seviyelerine kadar yükseltti. Ancak geçtiğimiz yılın 4. çeyreğindeki satış rakamlarının altında kaldı.

2016’nın 4. çeyreğindeki ikinci sıradaki yerini korumayı başaran Xiaomi, 2017’nin ilk çeyreğini 3.4 milyon satış ve yüzde 15.5 pazar payı ile kapattı. Geçtiğimiz yıla oranla satışları ve pazar payı düşen Xiaomi, 2016’nın ilk çeyreğinde 3.8 milyon satış gerçekleştirmişti.

Son olarak uzun süredir giyilebilir teknoloji pazarının lideri olmasına rağmen 2017’nin ilk çeyreğinde 3. sıraya düşen Fitbit’in satış rakamlarına göz atalım. Geçtiğimiz Aralık ayında Pebble’ı satın alarak adından söz ettirmeyi başaran Fitbit’in 2016’nın 4. çeyreğinde yüzde 19 seviyelerinde olan pazar payı, yüzde 13.2’ye kadar geriledi. 2017’nın ilk çeyreğini 2.9 milyon satışla kapatan Fitbit, 2016’nın ilk çeyreğinde 4.5, 4. çeyreğinde ise 6.5 milyon satış gerçekleştirmişti.

Kısacası Apple’ın giyilebilir teknoloji pazarının liderliğine yükselmesi Apple Watch’ın satışlarının artması sayesinde değil, Fitbit’in satışlarının düşmesi sayesinde gerçekleşti diyebiliriz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi