Yüksek tansiyon beyin krizi nedeni

Türkiye’de yılda ortalama 125 bin kişide görülen “beyin krizi”nin yüzde 70’inin yüksek tansiyondan kaynaklandığı bildirildi.
Bu rahatsızlığı geçiren hastaların 3’te 1’inin ilk krizleri sırasında öldüğü, 3’te 1’inin hayatlarını başkalarına bağımlı olarak sürdürmek zorunda kaldıkları vurgulayan uzmanlar, “beyin krizi riskini azaltmak için öncelikle stresten uzak durulması gerek” uyarısında bulundu.
Beyin krizi, beyin fonksiyonlarının ani kaybı olarak tanımlanıyor. “Beyin krizi”nin, Türkiye’de yılda ortalama 125 bin kişiyi etkilediğini belirten uzmanlar “65 yaşın üzerinde olma, kalp, şeker hastalığı, damar sertliği, genetik miras, horlama, aşırı sigara, alkol ve uyuşturucu kullanma, yüksek kolesterol, hareketsiz yaşam, menopoz ve şişmanlık da “Beyin krizi”ne yol açan diğer etkenler arasında.”

Hastalık, aniden oluşabildiği gibi bazen birkaç saat veya birkaç gün içinde de yavaş yavaş gelişebiliyor. Geçici veya kalıcı olarak vücudun bir yarısında meydana gelen uyuşma, karıncalanma, kuvvet azalması veya kuvvet kaybı, bir veya iki gözde oluşan bulanık görme veya görme kaybı, konuşma ve anlamada duraklamalar, bilinçte veya denge halinde ani bozulma gibi belirtiler gösteriyor.

Beyin krizinde ilk 3 saat çok önemli , “İlk 3 saat içinde müdahale edilebilen ve beyin dokusuna tekrar kan gitmesi sağlanabilen hastalarda, felç tamamen ya da çok az hasarla düzelebiliyor. Beyin krizi riskini azaltmak için öncelikle stresten uzak durulması gerek. Ayrıca düzenli yürüyüş ve egzersiz yapılmalı, bol sebze ve meyve tüketilmeli, bitkisel yağla hazırlanmış az tuzlu yemekler tercih edilmelidir”.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yesbilet: Futbol ve basketbol maç biletleri için online pazar yeri

Yesbilet futbol ve basketbol maç biletleri için online pazar yeri

Futbol ve basketbol maç biletleri için bir pazar yeri olma hedefiyle yola çıkan Yesbilet, Akif Güçlü ve Kerem İdemen tarafından 2015 yılında Bulgaristan‘da kuruldu. Geçtiğimiz yılın Haziran ayında pazar yerini geliştirmeye başlanan Yesbilet, 2017’nın Mart ayında kullanıcıyla buluştu. Toplam 10 kişilik bir ekip tarafından yönetilen Yesbilet, Avrupa’da faaliyet gösteren Viagogo ve Ticketbis (yeni adıyla StubHub) rakip olmak istiyor.

Pazar yerinin kurucularından Akif Güçlü, taraftarlar arası bilet alışverişine aracılık etmenin Türk Ceza Kanunu’na göre suç olmamasına rağmen komisyonculuğun, sektör, kulüpler ve taraftarlar tarafından baskı gören bir iş kolu olduğunu söylüyor. Bu nedenle Bulgaristan’da kurulan Yesbilet, kullanıl(a)mayacak biletlerin değerlendirilmesi için oldukça başarılı bir alternatif. Benzer bilet alıverişlerinin çeşitli sosyal medya platformlarında herhangi bir güvence olmaksızın yapıldığını da ekleyelim.

Kullanıcılarına hem bilet satın alma hem de satış yapma imkanı sunan Yesbilet, oldukça basit bir çalışma mantığına sahip. Ülkemizde gerçekleşecek futbol ve basketbol müsabakalarını anasayfasında bulunduran Yesbilet, etkinliklerin hemen altına yerleştirilen “Biletini sat” ve “Satın al” seçenekleri ile kullanıcısını yönlendiriyor.

Biletlerin orijinalliğini kontrol ederek garanti altına alan Yesbilet, hem alıcı hemde satıcı konumundaki kullanıcılarını başarılı bir şekilde koruyor. Satışı gerçekleşen biletler türlerine göre müşteriye ulaştırılıyor. Passolig kartına, e-posta yoluyla veya bilet kağıt ise hızlı kargo ile gönderimlerini gerçekleştiren Yesbilet, kısa sürede 1000 üyeye ulaşmış.

İspanya ve İngiltere’ye açılmayı hedefliyor

Bugüne kadar toplam 30 bin euro ciroya ulaştığını söyleyen Yesbilet, komisyon tabanlı bir gelir modeline sahip. Pazar yeri, hem alıcı hem de satıcılardan komisyon alıyor. Alınan komisyon bedellerini daha da aşağıya çekmek için çalıştıklarını belirten Yesbilet, satıcılara yüzde 10, alıcılara ise yüzde 20 komisyon uyguluyor.

2017-2018 sezonunda yurt dışına açılmayı planlayan Yesbilet, özellikle ciddi futbol kültürlerine sahip İspanya ve İngiltere pazarlarına açılmak için yaz aylarında gerekli çalışmalara başlayacak. Yesbilet’in kullanıcı deneyimine önem veren sade ve başarılı bir internet sitesi olduğunu da belirtmem gerekir. Temelde Avrupa merkezli bir girişim olması detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Ekol, İpek Yolu’nu Lojistik 4.0 ile yeniden çiziyor

Budapeşte – Çin Treni

Daha fazla intermodal bağlantısı geliştirme stratejisi ile Ekol, Çin ve Macaristan arasında yeni bir tren hizmetini devreye soktu. Nisan ayının başında hizmete giren ilk test treni 9.300 kilometre kat ederek Kazakistan, Rusya, Belarus, Polonya ve Slovakya üzerinden Budapeşte’ye ulaştı. 17 günde tamamlanan sefer, aynı güzergâh üzerinde deniz ve demir yoluyla gerçekleştirilen seferlerden neredeyse 30 gün daha kısa sürüyor. Yiwu ile Budapeşte arasında haftalık tren seferleri Nisan ayının sonunda başladı. Ekol, Mayıs ayında doğrudan seferlerle Budapeşte’yi Çin’in diğer şehirlerine bağlamayı planlıyor. Ekol, gelecekte Çin’den Avrupa’ya 8 tren bağlantısı ile, yalnızca Budapeşte’yi değil, aynı zamanda diğer Avrupa şehirlerini de Çin’e bağlamayı planlıyor. Ekol, Çin’deki 8 demiryolu terminalinden, Avrupa’da sahip olduğu 4 merkeze demiryolu seferleri düzenliyor. Ekol, Avrupa Birliği bölgesindeki demir yolu operasyonlarını Deutsche Bahn, terminal hizmetlerini de Mahart Container Center ile organize ediyor. Gümrükleme operasyonlarını Budapeşte’de gerçekleştiren Ekol, Avrupa dağıtımlarında ise kendi araçlarını kullanıyor.

Ekol Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul: “Çin ve Macaristan arasında doğrudan yük taşımacılığına Macaristan’da öncülük etmekten gurur duyuyoruz. Sunduğumuz ekolojik çözüm, müşterilerimiz için de son derece avantajlı, zira bu projeyle müşterilerimize rekabet avantajı sunuyoruz. Bu, çok daha uzun süren deniz taşımacılığının ve daha pahalı olan hava taşımacılığının yerini alan iyi bir alternatif. Macaristan Vergi ve Gümrük İdaresi (NAV) ve çeşitli Macar gümrük acenteleri, Çin ürünlerinin Avrupa’daki gümrük ve mal dağıtım merkezi olabilmek için aylardan beri çalışmalar yürütüyor. İpek Yolu’nun, tarihsel olarak, başarılı işletmelerin kurulmasına ve varlıklarını sürdürmelerine vesile olduğunu görüyoruz. İpek Yolu’nun bugün de aynı amaca hizmet edeceğine inanıyoruz. Bu işbirliğinde doğru bağlantıyı sunarak müşterilerimiz için katma değer sağlıyoruz” şeklinde konuştu.

Ekol, bu tren hattıyla Çin’i diğer Avrupa ülkelerine bağlayacak. Ekol ayrıca, Çin’de kendi şirketini kurmayı ve Çin ile Türkiye arasında doğrudan tren seferleri başlatmayı planlıyor.

Ekol İran

Ekol İran’ın kurulmasıyla birlikte, “Safran” adı verilen yüksek teknoloji bir lojistik merkezi kurmak için hemen yatırıma başlandı. Ekol, bu detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

6 adımda festivallerin en havalısı olun!

ve festivaller moda ile güzellik dünyasına yön veriyor. Festivallerde öne çıkan makyaj ve güzellik trendleri ile etkinliklerin en havalısı olabilirsiniz. İşte 6 maddede en gözde festival trendleri:

1)Graffiti Dudaklar
Festivaller günlük hayatta uygulamaya cesaret edilemeyen makyaj ve güzellik trendleri için en uygun alan. Cesur dudak ve yüz graffitileri ile yüzünüzü sanat eserine çevirebilirsiniz. Bu yaz festivallerde dudaklar renklerle canlanıyor, desenlerle özgürleşiyor.

2)Khaleesi Örgüsü
Game of Throne’un ikonik karakteri Daenerys Targaryen’den ilhamını alan saç örgüleri bu yaz oldukça popüler. Çeşitli modellerle bir araya getirebileceğiniz örgüler ile festivallere özgür bir ruh getirin.

3)Parlak Dudaklar
Bu yaz kıyafetler ve aksesuarlar gibi makyaj trendleri de ışıl ışıl parlıyor. Özellikle dudaklara uygulanan simli makyaj malzemeleri oldukça ilgi çekiyor. Parıltılı rujlar festivallerin hem gecesini hem de gündüzünü aydınlatıyor.

4)Gözaltı Makyajı
Yazın yepyeni trendi ise gözaltı makyajı. Gözaltına sürülen eyeliner veya simli farlar ile cesaret yaratıcılığa dönüşüyor.

5)Rose Gold Saçlar
2017’in en gözde saç rengi rose gold. Festivaller ise bu ışıl ışıl rengi denemek için en doğru fırsat. Blonde (sarışın) ve orange (turuncu) kelimelerinden oluşan blorange, yaz boyunca popülerliğini koruyacak.

6)Tırnak Piercing’i
Festival trendlerinin son havalı adımı tırnak piercing’i. Yüzün ve vücudun çeşitli yerlerini süsleyen piercing’ler bu yaz tırnaklara misafir oluyor. Tırnak piercing’i farklı renk ve desenlerle renklenen tırnaklara üç boyutlu hareket katıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

El emeği sanat eserleri görücüye çıkıyor

Bu yıl 20. yılını kutlayan Beylikdüzü Migros AVM, art arda devam ettiği etkinliklere bir yenisini daha ekledi. Yıllardır düzenlediği çeşitli organizasyonlarda misafirlerini ağırlayan Beylikdüzü Migros AVM, bu kez de Beylikdüzü Belediyesi El Sanatları Atölyesi öğrencilerinin yılsonu sergisine ev sahipliği yapacak.

Açılışı Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yapacak

Beylikdüzü Belediyesi El Sanatları Atölyesi’nde Ressam ve El Sanatları eğitimcisi Mübeccel İmamoğlu’nun ve eğitimlerine katılan kursiyerlerin yeteneklerini ve tüm eserlerini ziyaretçilerin beğenisine sunacağı sergi 10 – 19 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 10 Mayıs Çarşamba günü Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla yapılacak olan açılış sonrası kursiyerler ve ziyaretçiler adına bir kokteyl düzenlenecek.

El emeği birçok eser sergilenecek

Beylikdüzü Migros AVM’nin giriş katında bulunan sergi ve etkinlik alanında 9 gün boyunca konuklarını ağırlayacak olan sergide öğrencilerin becerilerini konuşturduğu, el emeği eserler görücüye çıkacak. Bu eserler arasında çeşitli teknikler kullanılarak üretilen 3 boyutlu kabartmalı figürler, biblolar, birbirinden şık el yapımı süs eşyaları, tablolar, manzara resimleri, deri ve taş süslemeleri gibi özel çalışmalar sergilenecek.

Yıllardır Beylikdüzü Belediyesi bünyesinde el sanatları kursları veren Ressam ve El Sanatları eğitimcisi Mübeccel İmamoğlu, birçok farklı teknik kullanılarak hazırlanan eserleri görmek isteyen tüm sanatseverleri sergiye davet etti.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Cisco, yapay zekâ temelli konuşma arayüzleri geliştiren MindMeld’i satın aldı

Cisco, yapay zekâ temelli konuşma arayüzleri geliştiren MindMeld'i satın aldı

Yapay zekâ dikeyindeki rekabet ve nitelikli yetenek arayışı hız kesmiyor. Teknoloji devi Cisco da 2011 yılında kurulan MindMeld’i satın alarak bu alanda önemli bir ilerleme kaydetti.

MindMeld, bulut tabanlı servislere yapay zekâ temelli konuşma arayüzleri geliştiren bir girişim. Yapay zekâ ve makine öğrenmesi teknolojilerini bir arada kullanarak doğal dil işleme, soru yanıtlama ve diyalog yönetimi gibi yeteneklerle hizmet sunuyor. Bu yıl başında 3,7 milyar dolara AppDynamics’i satın alan Cisco da MindMeld’i ‘en iyi konuşma arayüzü geliştiren şirket’ olarak tanımlıyor.

Şimdiye kadar GV (Google Ventures), Greylock Partners, Bessemer Venture Partners ve Intel Capital gibi önemli yatırımcılardan toplam 15,4 milyon yatırım alan girişim, 125 milyon dolarlık bu satın almayla Cisco’da Bilişsel İşbirliği (Cognitive Collaboration) ekibini şekillendirecek. Teknoloji devinin SpeakerTrack ve VoiceTrack gibi teknolojilerini de daha ileri bir noktaya taşımaya çalışacak. Dolayısıyla IBM Watson gibi teknolojilere karşı bir koz olacak.

Cisco’da Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Rowan Trollope, Cisco Spark ile mesajlaşma devriminde önde gelen şirketlerden biri olduklarını söylüyor ve sohbet botları dikeyinde her türlü amaç için bir patlama yaşadığına işaret ediyor. Sohbet botlarının interaktif sesli yanıt sistemlerinin (IVR) evrimleşen hali olduğunu da ekliyor.

Hatırlatmak gerekirse Samsung da yeni nesil yapay zekâ asistanı Viv’i satın alarak (Viv’in kurucusu Dag Kittlaus, Siri’yi geliştiren kişi) bu alanda dikkat çekici bir sıçrama yapmıştı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İstanbul Akvaryum’dan Anneler Günü’ne Özel Kampanya

Annesini sualtı dünyasının eşsiz güzelliği ile tanıştırmak isteyen çocukları özel bir deneyime çağıran İstanbul Akvaryum, sunduğu konsantre dünya turu, 17 tema ve 1 adet yağmur ormanıyla benzersiz bir gün sunuyor.

Dünyanın en büyük tematik akvaryumu, Türkiye’nin ise en büyük akvaryumu olan İstanbul Akvaryum, tüm aileleri Anneler Günü’nde farklı dünyaları keşfetmeye davet ediyor. Anneler Günü’ne özel bir kampanyaya imza atan İstanbul Akvaryum, 14 Mayıs – 14 Haziran tarihleri arasında yetişkinler için yıllık kartı 125 TL yerine 99 TL’ye, çocuklar için yıllık kartı ise 95 TL yerine 69 TL’ye sunuyor.

İstanbul Akvaryum’da, kasırga simülatöründen aynalı labirente, yağmur ormanlarından köpek balıklarıyla dalışa kadar tüm aile üyelerinin katılabileceği eğlenceli aktiviteler yer alıyor. Üstelik, İstanbul Akvaryum’un ev sahipliği yaptığı Türkiye’nin ilk kutup penguenleri de her yaştan insanı İstanbul Akvaryum’da buluşturuyor.

Birbirinden ilginç kara ve deniz canlısıyla macera dolu bir gün!

17 bin kara ve deniz canlısına ev sahipliği yapan İstanbul Akvaryum, ziyaretçilerine ilginç türlerde dev köpekbalıkları, vatozlar, timsahlar ve Guiness rekorlar kitabına girmiş dünyanın en büyük kemirgenleri kapibaralar ile tanışma fırsatı sunuyor. İstanbul Akvaryum, Anneler Günü’nde annelerine konsantre bir dünya turu hediye etmek isteyen çocuklara 17 Farklı teması ve birbirinden ilginç kara ve deniz canlısıyla farklı ve heyecanlı bir deneyim vaat ediyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google, VR oyun stüdyosu Owlchemy Labs’i satın aldı

Google, VR oyun stüdyosu Owlchemy Labs'i satın aldı

2015 yılında Sanal Gerçeklik (VR) teknolojileri üzerinde çalışan Skillman & Hackett firmasını bünyesine katarak bu alanda iddialı olduğunu gösteren Google, sevilen VR oyunları ile kısa sürede dikkatleri çekmeyi başaran Owlchemy Labs’i satın aldığını duyurdu.

2011 yılında kurulan fakat hayatına sanal gerçeklik stüdyosu olarak başlamayan Owlchemy Labs, 2013 yılında VR oyunları üzerine çalışmaya başladı. PlayStation VR, HTC Vive ve Oculus için oyunlar geliştiren Owlchemy Labs, oyun sektörünün geleceği olarak görülen VR sektörünün önemli oyuncularından.

Job Simulator ve Rick and Morty: Virtual Rick-ality’nin geliştiricisi!

Job Simulator ve Rick and Morty: Virtual Rick-ality gibi önemli oyunlara imza atan oyun stüdyosu, bugünden itibaren Google ile birlikte VR teknolojilerinin gelişmesi için çalışacak. Üzerinde çalıştıkları ve prototiplerini yaptıkları oyunları yarıda bırakmayıp geliştirmeye devam edeceklerini açıklayan Owlchemy Labs kurucu ortağı Alex Schwartz, yola Google’ın desteğiyle devam edecekleri için çok heyecanlı olduklarını dile getiriyor.

Açıklamasında Job Simulator oyununda da olduğu gibi üst düzey kullanıcı deneyimine odaklanacaklarını belirten Owlchemy Labs, Google’ın VR başlığı Daydream‘in gelişmesinde büyük rol oynayacak. Gelecek hafta düzenelenecek olan I/O geliştirici konferansında VR alanıda duyurular yapması beklenen Google, Owlchemy Labs’in satın alma bedelini açıklamadı.

Görsel kaynak: Owlchemy Labs

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Montenegro’dan Türklere davet!

Montenegro’nun çalışma ve oturma izni konusunda tek uzman şirketi olan Hexagon, düzenlediği bir basın toplantısıyla ülkenin gelişen ekonomisini ve Türk şirketlerini bekleyen yatırım fırsatlarını anlattı. Hexagon’un kurucu ortağı Hakan Aksu, toplantıda yaptığı konuşmada, Avrupa’nın en genç ülkesi, Adriyatik’in incisi Montenegro’nun yatırım fırsatlarının birçok yabancı yatırımcının ilgisini çektiğini ama Montenegroluların özellikle Türkiye’den gelecek yatırımcıları beklediğini söyledi.

İstanbul Taksim Point Hotel’de Montenegro’nun Türklere sunduğu yatırım fırsatlarını anlatan Hakan Aksu şunları söyledi:

“Osmanlı’nın iz bıraktığı kardeş coğrafyalar ile kültürel ve ekonomik köprülerin sürdürülmesi açısından Montenegro önemli bir noktada yer alıyor. Son dönemlerde kurulan sıcak siyasi ilişkiler sonucunda da Türkiye’den Doğuş Grubu, Net Holding, Global Yatırım Holding, Gintaş, Tosyalı Holding gibi Türk şirketleri Montenegro’da ciddi faaliyetlerde bulundular. Özellikle turizm yatırımı konusunda Türkiye’den büyük beklentileri olan Montenegro’da orta ve küçük ölçekli şirketler için de pek çok cazip yatırım fırsatları var. Biz de hangi yatırımların nasıl yapılabileceği konusunda uzman ekibimizle danışmanlık hizmeti veriyoruz” dedi.

Montenegro’ya Türk vatandaşlarının vizesiz girebildiği belirten Aksu, “Çalışma ve oturma izni işlemlerini kısa sürede tamamlıyoruz. 5 yıl içinde kalıcı çalışma ve oturma iznine sahip olacak Türk vatandaşları, AB üyesi ülke vatandaşlarının sahip olacağı tüm haklardan da yararlanabilecek. Montenegro, 2019 yılında tam üyelik için tüm ön çalışmalarını tamamlamak üzere, başta Rusya, Amerika, Kanada, İsviçre ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere dünyanın önemli yatırımcılarının gözdesi haline gelen Montenegro’da bugün yapacağınız yatırımın yarın getirisi beklentinizden büyük olacaktır” şeklinde konuştu.

Montenegro’nun ülkenin üçüncü büyük yatırımını geçekleştiriyorlar

İki Türk ve dört Montenegrolu ortaktan oluşan Hexagon Holding, Montenegro’da kendi yatırım deneyimlerini Türk yatırımcılarla paylaşıyor. Şirketin kurucu ortağı Hakan Aksu, Kotor’da 40 dönüm üzerinde 12 ay açık bir SPA oteli ve rezidans projesi gerçekleştirdiklerini, 55 Milyon Euro’luk bu projenin Montenegro’nun en büyük üçüncü turizm yatırımı olduğu söyledi. Tüm bu süreçte gerek belediyeler gerekse de hükumet yetkilileri tarafından kendilerinden tek bir kuruş istenmediğini aktaran Aksu, ülkede yatırımcıya tüm olanakların sağlandığını belirtti.

<img src="http://www.kobipostasi.net/wp-content/uploads/Hakan-Aksu.jpg" detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Berlin ve Dubai’ye açılan Segmentify, sekiz ülkeden yüz müşteriye ulaştı

Berlin ve Dubai'ye açılan Segmentify, sekiz ülkeden yüz müşteriye ulaştı

Webrazzi Arena 2015‘in ikincisi Segmentify, Türkiye’nin küresel çapta dikkat çeken SaaS girişimlerinden biri ve girişim, müşteri sayısını yüzde çıkardı. Sekiz farklı ülkeden müşterisi bulunan girişim, kısa bir süre önce Berlin ve Dubai ofislerini açtı.

Ekibini büyütüp, operasyonlarını genişletirken ürün tarafında da yenilikler yapmayan devam eden Segmentify, girişimden aldığımız bilgiye göre, son olarak Insights özelliğini devreye aldı.

Aşina olmayanlar için Segmentify, gerçek zamanlı olarak sunduğu tavsiye ve kişiselleştirme servisleriyle dönüşüm oranı arttırma platformu. Platforma son eklenen Insights; yönetsel kararlar almak isteyen kullanıcılar için konuyla ilgili tüm verileri tek bir ekrandan sunuyor. Örneğin satış performansının en yüksek olduğu ya da en çok bütçe tüketen ancak satışa dönüşmeyen ürünleri tek bir ekrandan görebilen kullanıcılar, bu verilere göre hızlıca aksiyon alabiliyor.

Insights – Örnek bir ekran

Segmentify’ın gelecek planı tahminleme algoritmaları üzerine kurulu

Ekibine 25 kişiye çıkaran ve n11.com, Boyner, Hepsiburada gibi markalara hizmet veren Segmentify, müşterilerinin yüzde 15’inin yurtdışından geldiğini söylüyor.

Diğer yandan Segmentify kurucu ortaklarından Murat Soysal, girişimin hedefinde predictive analytics yani tahminleme algoritmaları olduğunu belirtiyor. Sosyal bu konuda şunları söylüyor: “Bir sonraki büyük adım predictive analytics. Topladığımız veri üzerinden müşterilerimizin gelecekleri hakkında yapacakları kararları daha doğru hale getirebilmeleri için tahminleme yapacakları bir ortam sunmak istiyoruz. Bu yeni atılımımızda da gelire katkı noktasında en az mevcut çözümlerimiz kadar başarı elde etmek istiyoruz.”

Yaklaşık bir yıl önce 300 bin Euro yatırım alan Segmentify, yurtdışı operasyonlarını iyileştirmeye ve müşteri sayısını büyütmeye odaklanmış durumda. Girişimle ilgili gelişmeleri aktarmayı sürdüreceğiz.

Segmentify ekibinin bir bölümü

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

FluxPort kablosuz şarj noktalarını Midpoint ve Welldone restoranlarında kullanıma sundu

FluxPort kablosuz şarj noktalarını Midpoint ve Welldone restoranlarında kullanıma sundu

Kablosuz şarj konusunda küresel iddiasıyla dikkat çeken Türk-Alman girişimi FluxPort, Türkiye genelinde servis noktalarını yaygınlaştıracak önemli bir ortaklığa imza attı. Turkcell iş birliğiyle Turkcell Şipşarj şarj noktalarını geliştiren FluxPort, bu noktaları Midpoint ve Welldone’ın İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’daki toplam 25 restoranında kullanıma sundu.

2014’te M. Şener Abanozoğlu tarafından Berlin’de kurulan FluxPort, bugün Türkiye, Rusya, Hirvatistan, Irlanda ve Arap Emirlikleri’nde faaliyet gösteriyor. FluxPort, Kablosuz Şarj Konsorsiyumu (Wireless Power Consortium) üyesi firmalardan biri ve Konsorsiyum’un belirlediği Qi standardıyla çalışıyor. Kullanıcıları mobilize edecek kablosuz şarjları üreten girişim, geniş bir ürün portföyüne sahip. FluxPort, kullanıcıların evde, arabada ve ofiste kullanabileceği ürünleri B2B ve B2C olarak pazara sunuyor. İş ortakları arasında Starbucks Almanya ve Lufthansa bulunan FluxPort, Turkcell ortaklığıyla Türkiye pazarında hızlanabilir.

Turkcell Şipşarj kablosuz noktaları, ilgili restoran ya da cafe’lerde şarjı biten müşterilerin telefonlarını başka bir cihaza gereksinim duymadan şarj etmesini sağlıyor. Qi standardını desteklemeyen akıllı telefonlar, FluxPort’un sunduğu özel Fluxy’ler (Qi alıcısı) ile kablosuz şarj özellikli ürün haline dönüşebiliyor. Bu alıcılar da, restoranlarda Şipşarj ile birlikte müşterilerin kullanımına sunuluyor.

Şarj noktaları servis kalitesiyle rekabet eden mekanların ilgisini çekebilecek bir yenilik olarak öne çıkıyor. FluxPort, kullanıcılarına en yakın kablosuz şarj noktalarını iOS ve Android uygulamalarıyla gösteriyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Telekomünikasyon sektörünün vazgeçilmezi: Kişisel veri güvenliği

Telekomünikasyon sektörünün ülke ekonomisine daha fazla katkı sunması için teknolojinin baş döndüren hızının yakalanması şart. Ancak bu gelişimin kalıcı ve güvenli olması için de veri güvenliği konusunda ciddi adımlar atılması gerekiyor. Bu önemli ihtiyaçtan yola çıkan Tüm Telekomünikasyon İş İnsanları Derneği, Elektronik Haberleşmede Kişisel Veri Güvenliği ve Dijital Dönüşüm konferansıyla telekomünikasyon sektörünü yakından ilgilendiren veri güvenliği konusundaki en güncel yaklaşımları masaya yatırmayı ve kalıcı çözümlerle sektörün veri güvenliği ihtiyaçlarına yön vermeyi hedefliyor.

Tüm Telekomünikasyon İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Dilek Bağdatlıoğlu, Elektronik Haberleşmede Kişisel Veri Güvenliği ve Dijital Dönüşüm konferansı hakkında şunları söyledi: “Sektörümüzün, kişisel verilerin korunması konusundaki güncel ihtiyaçlarından yola çıkarak düzenlediğimiz bu konferansta konuyla ilgili sorunların tanımlanmasına, teknolojik çözüm önerilerinin tanıtılmasına, çözümlerin uygulanabilir yöntem ve metodolojilerle gerçekleştirilmesine destek olmayı hedefliyoruz. Etkinlik süresince oluşacak içerik derneğimiz tarafından derlenerek, sektörün ihtiyaçlarına çözüm getirecek nitelikte modelleme ve regülasyon önerileri ışığında hazırlanacak ve Türkiye için bir model önerisi oluşturulacaktır. Hazırlanacak olan model/regülasyon önerisi basılı bir başvuru kitapçığı haline getirilerek, kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere ilgili tüm paydaşlarla paylaşılacaktır.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Webrazzi Summit 2017 biletleri, ‘1 bilet fiyatına 2 bilet’ fırsatıyla satışta!

Webrazzi Summit 2017 biletleri, ‘1 bilet fiyatına 2 bilet' fırsatıyla satışta!

Türkiye ve yakın coğrafyanın en etkili internet konferansı olan Webrazzi Summit 2017 bu sene 18 Ekim’de düzenlenecek.

Webrazzi Summit geçen yıl 500’den fazlası C-level olmak üzere 2 bine yakın katılımcıyı ve 200’den fazlası startup olmak üzere 750’ye yakın şirketi ağırlamıştı.

Dün gerçekleştirdiğimiz Webrazzi İnovasyon 2017 konferansımızda duyurduğumuz üzere; Webrazzi Summit 2017‘ye sınırlı sayıdaki kontenjanla, 1 bilet fiyatına 2 bilet fırsatıyla katılabilirsiniz. Bu fırsattan yararlanmak için elinizi çabuk tutmanızı öneriyoruz.

Webrazzi Summit 2016’dan bir kare

Birbirinden değerli sunum ve paneller, ilgi çekici standlar ve süprizleriyle fuaye alanı, onlarca girişimi ağırlayan Startup Lounge, girişimcilik yarışması Webrazzi Arena ve dahası… Webrazzi Summit 2017 için geri sayım başladı.

Webrazzi Summit 2017’nin konuşmacıları ve programı henüz belli değil. Bu konuda gelişmeler oldukça sizi bilgilendireceğiz. Sınırlı sayıdaki kontenjan için geçerli olan bu fırsatı kaçırmamanızı tavsiye ediyoruz.

Webrazzi Summit 2017 – Sponsorlar

Webrazzi Summit 2017’da sponsor olmak için iletişim:marketing@webrazzi.com

Elmas Sponsor

Altın Sponsorlar

Medya Sponsorları

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İşCep mobil uygulamasına Siri ile havale yapma özelliği eklendi

İşCep mobil uygulamasına Siri ile havale yapma özelliği eklendi

Türkiye İş Bankası, 4.1 milyon aktif kullanıcıya sahip mobil bankacılık uygulaması İşCep’i yeni özelliklerle güncellemeye devam ediyor. Yakın zamanda iMessage üzerinden para gönderme özelliği kazanan İşCep bugün itibariyle Apple’ın sesli asistanı Siri ile havale yapabilecek.

Oldukça basit bir şekilde çalışacak olan ve tek seferde 500 TL‘ye kadar kullanılabilecek olan Siri ile havale özelliği, Siri’ye verilecek “Para gönder” komutuyla çalışacak. Siri desteği ile havale işlemlerini kolaylaştırmayı hedefleyen İşCep’in, yakın zamanda Siri ile EFT transfer etme özelliğine kavuşacağını da iletelim.

Son olarak Siri ile havale özelliğini kullanmak için İşCep uygulamasını en yeni sürümünün yanı sıra iOS 10 ve üzeri işletim sistemine bir mobil cihaza sahip olmanız gerekiyor. iPhone kullanıcıları özelliği, Ayarlar menüsünde Siri bölümüne giderek etkinleştirebilir.

Apple, geçtiğimiz yıl düzenlediği geliştirici etkinliği WWDC 2016’da tanıttığı iOS 10 ile Siri’yi, Haritalar ve iMessage ile birlikte geliştiricilere açtığını duyurmuştu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Zeytinyağı ihracatında yüzde 425’lik rekor artış

EZZİB Başkanı Davut Er;

“Zeytinyağına 2 TL, Zeytine 50 kuruş prim verilirse, ihracat yüzde 50 artar”

Bu yıl ihracatta rekorlar kıran zeytincilik sektörü, ihracatta rekabetçiliğin sürdürülebilir olması için zeytinyağında 70 kuruş olan primin 2 TL’ye çıkarılmasını, prim verilmeyen sofralık zeytinde ise; 50 kuruş üreticiye prim verilmesini istiyor.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçı Birliği (EZZİB) Yönetim Kurulu Başkan Davut Er, sektörün dünyayla rekabet edebilmesi için ihracatçıya ve üreticiye verilen desteğin artması gerektiğini söyledi. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçı Birliği (EZZİB) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Er, göreve gelişlerinin birinci yılında yönetim kurulu üyeleriyle birlikte bir basın toplantısı düzenledi.

Zeytinyağında üreticiye ödenen primin, diğer yağlık ürünler arasında yer alan mısır, ayçiçeği, soya, aspire verilen destek gibi olması gerektiğini düşündüklerini belirten Er, ”Bu çerçevede sofralık zeytine 50 kuruş, zeytinyağına ise iki lira düzeyinde destek verilirse iyi bir rakam olur. Sofralık zeytine, prim desteği sağlandığı takdirde, üretilen miktarın tamamı kayıt altına alınacak ve vergilendirilebilecektir. Sofralık zeytine 50 kuruş zeytinyağına ise iki lira düzeyinde destek verilirse iyi bir rakam olur. İhracatımız en az yüzde 50 artar. Dünya fiyatlarıyla eşdeğer olur” dedi.

Zeytin ve zeytinyağının sağlık açısından da önemli olduğunu kaydeden Davut Er, “Sağlık Bakanlığı bütçesinden bile katkılı olabilir. Heba olmayacaktır. Sağlık olarak, ihracat olarak ülkemize geri dönecektir” diye konuştu.

Zeytinyağı ihracatında yüzde 425 rekor artış yüzleri güldürdü

Davut Er, 2016-2017 sezonunun ilk 7 aylık döneminde Türkiye geneli sofralık zeytin ihracatının miktar bazında 38 bin tona ulaştığını, tutar bazında ise 71 milyon dolar gerçekleştiğini anlattı. Er, “Aynı sezonun ilk 6 aylık döneminde ise zeytinyağı ihracatı miktar bazında yüzde 425’lik artışla 25 bin tona, değer bazında ise 92 milyon dolara ulaştı. Bu başarıda katkısı bulunan bütün ihracatçılarımızı kutluyorum” dedi.

Zeytin ağaçlarının çiçek tutma döneminde olduğunu ve Türkiye’nin her tarafından önümüzdeki sezon için güzel haberler geldiğini anlatan Er, 2017-2018 sezonunda bu seneden daha iyi bir sezon beklediklerini dile getirdi.

Küresel ısınmadan Ege Bölgesi’nin de etkilendiğine dikkat çeken, üretimin detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Moody’s Kanada bankalarının notunu kırdı

KapitalFx Profesyonel Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan’ın bu gelişmeye ilişkin açıklamasında;
Moody’s 6 Kanada bankasının kredi notlarını “yüksek tüketici borç yükü” nedeniyle düşürdü. Söz konusu bankalar; Toronto-Dominion Bank, Bank of Montreal, Bank of Nova Scotia, Canadian Imperial Bank of Commerce, National Bank of Canada ve Royal Bank of Canada. Bu bankaların, yüksek oranda borçlu kredi kullanıcıları ve yüksek konut fiyatları nedeniyle aktiflerinde olası kayıplara karşı oldukça duyarlı oldukları belirtiliyor. Rapora göre özel sektör borçluluğunun artması bankaların gelecekteki aktif kaliteleri açısından risk teşkil ediyor. Kanada’da gitgide artan tüketici borçları ve yükselmekte olan konut / gayrimenkul fiyatları bu kanal üzerinden bankacılık sektörüne baskı yapıyor ve Kanada ekonomisi açısından geçmişteki risklerden daha zorlayıcı olarak görülüyor.

Moody’s raporunda özel sektör borç yükünün GSYH’nin %185’ine denk geldiği belirtiliyor. Emlak piyasasındaki yavaşlama ve artan fiyatlar tüketicileri daha yüksek faiz oranında mortgage ve ev kredisi kullanmaya zorlamış. Konut fiyatlarıyla kredi maliyetlerinin beraber büyümesine karşın, kredi büyümesi de aynı şekilde devam etmiş. Bu durum Kanada bankalarının riskli alacaklarını artıracaktır, sermaye ve likidite risklerini artırıcı bir etkide bulunacaktır. Moody’s raporunda hanehalkı gelir dengesinin ve banka portföylerinin bu derece bir özel sktör borçluluk oranında ciddi bir ekonomik yavaşlamaya karşı dirençlerinin test edilmemiş olduğu belirtiliyor.

CAD bir süredir düşük petrol fiyatlarının da etkisiyle değer kaybı eğilimindeydi, bu sefe rise petrol fiyatındaki yükseliş sadece USDCAD paritesinin daha da yukarı gitmesini önlemiş görünüyor. Ancak görünen o ki; Kanada’da reel ekonomi açısından da sıkıntılar söz konusu… Bu sorunların içinde NAFTA’nın geleceğinin belirsiz olması da var. USD baskısı da muhtemelen pariteyi daha da yukarı götürecek. 1,37 üzerinde kaldığı sürece 1,3790 gün içinde hedeflenecektir. Daha geniş perspektifte ise 1,3930 ve 1,4060 hedefte görünüyor. WTI’ın 50 USD’yi aşamaması bu hareketi destekler. Kanada Merkez Bankası (BOC) faizi halen %0,50 seviyesinde tutuyor ve bir sonraki toplantısı da 24 Mayıs’ta… Paylaştığım Bloomberg UK grafiğinde Trudeau dönemi boyunca CAD’de süregelen değer kaybının tarihi detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

ABD, Avrupa’dan uçuşlara da laptop yasağı getiriyor

ABD, Avrupa'dan uçuşlara da laptop yasağı getiriyor

ABD, bir süre önce Türkiye dahil Orta Doğu ve Afrika’nın belirli ülkelerinden gelen uçuşlara yönelik uygulamaya başladığı laptop yasağı kapsamını genişletiyor. Farklı kaynakların hükümet yetkililerinden gelen bilgilere dayandırdığı haberlere göre, ABD, terör tehditi nedeniyle kabinde laptop ve tablet gibi büyük elektronik cihazların taşınması yasağını, Avrupa’nın bazı ülkelerinden gelen uçuşlara getirmeyi planlıyor.

Laptop, tablet ve kamera, DVD oynatıcı gibi diğer büyük elektronik cihazların bombalı eylemlerde kullanılabileceği yönünde alınan istihbaratlarla başlayan yasak, geçtiğimiz Mart sonunda Türk Hava Yolları‘nın İstanbul’dan New York, Chicago, Detroit ve Montreal’a yaptığı seferlerle uygulanmaya başlamıştı. İstanbul ile birlikte Kuveyt, Kahire, Johannesburg, Dubai ve Atina gibi Orta Doğu ve Afrika şehirlerinden kalkan uçakların kabininde bu cihazların taşınması yasaklanmıştı. Yolcuların bu cihazlarını bagaj bölümüne teslim ederek seyahat etmesi bekleniyor.

Laptop yasağı, bataryaların patlama riskiyle durumu daha da kötüleştirebilir

Kapsamının Avrupa’ya genişletilmesiyle birlikte United Airlines, Delta Air Lines ve American Airlines Group hava yolu şirketlerinin yasaktan etkilenmesi bekleniyor. Yetkililerin hava yolu şirketleriyle görüşmelere devam ettiği ve en büyük çekincenin, bagajda taşınan elektronik cihaz bataryalarının patlama riski olduğu belirtiliyor.

Bir süredir yoğun tartışmalara neden olan konu, yasak kapsamının genişlemesiyle birlikte gündemi daha fazla işgal edebilir. ABD’den olası bir açıklama için tarihin bugün olarak verildiği de gelen bilgiler arasında. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İlk çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan Snapchat, 2.2 milyar dolar zarar etti

İlk çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan Snapchat, 2.2 milyar dolar zarar etti

Halka arzını gerçekleştirdikten yaklaşık üç ay sonra 2017’nin ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan Snapchat’in çatı şirketi Snap, büyük hayal kırıklığı yarattı. 2016’nın son çeyreğinde 158 milyon olan günlük aktif kullanıcı sayısını sadece yüzde 5 büyüme ile 166 milyona çıkarabilen Snap, beklentilerin altında kaldı. Snapchat‘in klonları olarak ortaya çıkan WhatsApp’ın durum özelliği günlük aktif 175 milyon, Instagram Hikayeler ise günlük aktif 200 milyon kullanıcıya sahip.

Yılın ilk çeyreğindeki net zarar 2.2 milyar dolar!

Fakat sorun sadece yavaş büyüyen aktif kullanıcı sayılarında değil. 2016’nın aynı döneminde sadece 104.5 milyon net zarar açıklayan Snap’in 2017 yılının ilk çeyreğindeki zararı ise 2.2 milyar dolar.

Yılın ilk çeyreğinde 149.5 milyon dolar gelir elde etmeyi başaran Snap, tam olarak kaç adet Spectacles satmayı başardığını açıklamasa da, içinde Spectacles’ın da bulunduğu “Diğer gelirler” kısmında 8.3 milyon dolar gelir elde ettiğini paylaştı. 2016’nın son çeyreğinde i”Diğer gelirler” sadece 4.5 milyon dolar gelir sağlamıştı şirkete. Bugüne kadar Spectacles gözlükleri ile toplamda 5 milyon Snap atıldığını da ekleyelim.

Snapchat üzerinden günde ortalama 3 milyar adet snap paylaşılıyor

Özellikle Instagram‘ın yükselişi nedeniyle büyük darbe alan Snap, Snapchat uygulaması üzerinden paylaşılan günlük Snap sayılarını da paylaştı. 2016’nın dördüncü çeyreğinde uygulama içinde günlük ortalama 2.5 milyar Snap paylaşılırken, yılın ilk çeyreğinde bu rakam 3 milyara çıktı. Facebook ile olan savaşında yenilgiye adım adım yaklaştığı düşünülen Snapchat’in hisselerinin finansal raporların açıklanmasının ardından yüzde 25 değer kaybettiğini de ekleyelim.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Microsoft’un geliştirici konferansı Build 2017’de tanıttığı her şey

Microsoft'un geliştirici konferansı Build 2017'de tanıttığı her şey

Microsoft‘un, geliştiricilere yönelik yılın en büyük etkinliği Microsoft Build 2017, 10 Mayıs’ta San Francisco’da, CEO Satya Nadella’nın konuşmasıyla başladı. 12 Mayıs tarihine kadar devam edecek olan etkinlikte geliştiriciler için önemli duyurular paylaşan Microsoft’un, Build 2017’nin ilk gününde paylaştığı en önemli güncellemeler şu şekilde:

500 milyon aylık aktif kullanıcı

Microsoft’un duyurduğu ilk ve en önemli istatistik, Windows 10 kurulu cihazların aylık aktif kullanıcı sayısının 500 milyona ulaşması oldu.

Gerçek zamanlı PowerPoint tercümesi

Microsoft’un yoğun bir şekilde üzerinde çalıştığı gerçek zamanlı çeviri, “Presentation Translator” özelliği ile artık sunum yapan ve dinleyen kişiler arasındaki bir bariyeri daha ortadan kaldırıyor. Sunum ekranındaki yazıları direkt olarak çevirebilen bu uygulama, şimdilik Arapça, Çince, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Japonca, Portekizce, Rusça ve İspanyolca’yı destekliyor. Bu özellik sayesinde PowerPoint’te sunum yazarken ekranın sağ tarafına, bu çevirilerin gösterileceği bir ekran ekleyebiliyorsunuz.

Cortana geliştiricilere açıldı

Geliştiricilerin Microsoft’un sanal asistanı Cortana için yeni özellikler geliştirebileceği duyuruldu. Şu anda 141 milyon kişinin Cortana kullanıyor olması, bir çok geliştirici için iyi bir rakam ve motivasyon. Ayrıca geliştirilecek özellikle onaylanırsa, Cortana yüklü tüm cihazlarda bu özellikler kullanılabilecek.

Mac kullanıcıları için Visual Studio duyuruldu

Geçen yıl duyurulan ve birçok Mac kullanıcısının merakla beklediği haber bugün geldi. Visual Studio resmen MacOS’da. Geliştiriciler, MacOS üzerinden native mobil uygulamar, Windows ve Mac uygulamaları geliştirebilecek.

Microsoft bilişsel hizmetler için özel modeller

Microsoft’un makine öğrenme alanında sunduğu bilişsel hizmetler (cognitive services) giderek gelişiyor olsa da her zaman istenilen sonuçları veremiyor. Artık yüz tanıma ve A/B test motorlarında kullanıcıların kendi görselleri ve alanlarını kullanarak özelleştirilmeler yapmalarına izin veriliyor.

Azure üzerinde yapay sinir ağları eğitimi için yeni bir hizmet başlıyor

Microsoft bugün “Azure Batch AI Eğitimi”nin başlatıldığını duyurdu. Bu, Azure Cloud sistemi üzerinde yapay sinir ağlarının toplu olarak eğitilebileceği yeni bir hizmet anlamına geliyor. Başka bir deyişle her geliştiricinin kendi yapay zeka modellemesi üzerinde çalışabileceği ve altyapıyı Microsoft’un detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Dolar düşüşte, borsa rekorlar kırmaya devam ediyor

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, özellikle banka pay piyasalarında yoğunlaşan alımlarla yüzde 1,5’e yakın değer kazanarak 95.000 puanın üzerine çıktı.
Güne yatay başlayan endeks, Avrupa borsalarındaki pozitif seyrin etkisiyle yükselişe geçti. Özellikle banka pay piyasalarında yoğunlaşan alımlarla analistlerin direnç olarak nitelendirdikleri 95.000 puanın üzerine çıkan endeks, saat 17.00 itibarıyla dünkü kapanışa göre yüzde 1,4 artışla 95.100 seviyesinde bulunuyor.
Endeksin lokomotifi bankacılık endeksinin yükselişi ise yüzde 1,6’ya yaklaşırken, en fazla değer kazanan banka pay piyasaları sırasıyla yüzde 2,55 artan Vakıfbank, yüzde 2,35 prim yapan Yapı Kredi ve yüzde 2,03 yükselen Garanti oldu.
Analistler, küresel piyasalardaki iyimser havanın devam ettiğini, Avrupa borsalarındaki yükselişlere ek olarak ABD pay piyasalarının da açılışta değer kazandığını kaydetti. New York borsasında Nasdaq endeksinin tarihi zirvesine çıktığına dikkati çeken analistler, BIST 100 endeksinin tarihi zirvesi olan 95.358,76 seviyesinin önemli direnç konumunda olduğunu ifade etti.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

4. eTürkiye (eTR) Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

TÜSİAD ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) tarafından, Vodafone Türkiye ana sponsorluğunda düzenlenen 14. “eTürkiye (eTR) Ödülleri”nin kazananları belirlendi.

eTR ödülleri ile örnek e-Devlet uygulamalarına dikkat çekilmesi, yenilikçi girişimlerin kamuoyuna tanıtılması, başarılı girişimlerin desteklenip özendirilmesi ve bu yöndeki uygulamaların yaygınlaşması hedefleniyor.

Bu yıl 14.sü gerçekleşen eTR Ödülleri toplantısında bir konuşma gerçekleştiren TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik şunları söyledi: “Dijitalleşme sadece iş dünyasının değil kamunun da dönüşümünde çok önemli bir itici güçtür. Dijitalleşen ekonomi içerisinde dijital devletin varlığı büyük önem taşıyor. Toplumsal ve iş yaşamında dijitalleşmenin gelişmesiyle, bireylerin ve iş dünyasının dijital devlet yönünde beklentilerini yükseltmesi de kaçınılmazdır. Bu beklentiyi karşılamanın, kamu yönetimi anlayışının ve performansının gelişiminde önemli bir aşama olacağına inanıyoruz. Dijital teknolojiler, hedeflenen “daha açık, daha katılımcı ve daha yenilikçi bir kamu yönetimi” yolunda en önemli kolaylaştırıcı konumundadır.Bu noktada, kamuda e-dönüşüme liderlik edenlerin rolü öne çıkıyor. e-Devlet’i, sadece verimlilik için değil, daha şeffaf ve hesap verebilir, daha yenilikçi, daha katılımcı ve kapsayıcı; neticede güvenilir bir devlet için temel unsur olarak görüyoruz. Bu anlayışı içselleştirmiş e-dönüşüm liderleri ve tüm kamuya bu anlayışın sirayet etmesiyle bunu başarabiliriz. Birçok sektörü yatay kesen bilgi teknolojileri ve dijitalleşmenin çeşitli yönlerinin, çeşitli bakanlıkların sorumluluk alanına girdiği hepimizin malumudur. Bu anlamda, kamuda koordinasyonu en etkili şekilde yapacak ve özel sektör ve STK katılımcılığını sağlayacak bir kurul veya yapının geliştirilmesini önemli görüyoruz. Bu yönde TÜSİAD olarak her türlü çalışma ve desteği memnuniyetle sunmak isteriz. eTürkiye Ödüllerine aldığımız her başvuru, geliştirilen her yeni projenin, bilgi toplumuna dönüşüm yolunda bizi ileri taşıdığını vurgulamak istiyorum. Bu nedenle finale kalsın-kalmasın, ödüle başvuran tüm kamu kurumu ve belediye temsilcilerini içtenlikle tebrik ediyorum.”

TBV Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bu ödülleri, kamu kurum ve kuruluşlarımızın da benimsediğini görüyoruz. Her yıl başvurular, projeler artıyor. Bu yıl 51 proje başvurdu. 14 yılda başvuran proje sayısı 500’e dayandı. 13 yılda 75 proje ödül aldı. Bugün ise detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Tahsilat yönetimi yeniden şekilleniyor

Finans sektöründe son dönemin en büyük sorunlarından biri, oranı yüzde 3,2’lere kadar çıkan tahsili gecikmiş alacaklar. Bankalar, bilançolarını hafifletmek için kanuni takibe intikal eden kredilerinin önemli bölümünü varlık yönetim şirketlerine devrediyor. İlk olarak 2008 yılında faaliyete geçen varlık yönetim şirketleri, 2016’nın yarısından itibaren 1,5 milyona yakın kredi borçlusunun peşine düştü. Bugüne kadar 500 bin borçludan tahsilat gerçekleştirildi. Mevcut borçluların yüzde 90’ı bireysel borçlulardan oluşuyor. 2016 sonu itibariyle varlık yönetim şirketleri tarafından toplanan borç miktarı 27 milyar TL’yi buluyor. BDDK verilerine göre bankaların elindeki yaklaşık 55 milyar TL tahsili gecikmiş alacak tutarıyla birlikte finans sektöründeki toplam tahsili gecikmiş alacak tutarı 82 milyar TL’ye ulaşıyor. Bütün bu veriler doğrultusunda artık tahsilat süreçlerini doğru şekilde yönetmek, paranın izini takip etmekten çok daha fazlasını gerektiriyor. Sadece bir ödemesini unutan eski bir müşteri, birçok ödemesini geciktirmiş yeni bir müşteri veya finansal zorluklarla mücadele eden başka bir müşteri arasındaki ayırımı bilmek, en önemli nokta. Bu fark bilindiği takdirde, kişiselleştirilmiş, kolay ve müşteri dostu bir deneyim sunmak mümkün.

Experian Türkiye Genel Müdürü Mehmet Bozacıoğlu, borç tahsilatı için bile olsa müşteri ile her temasın ilişkileri güçlendirmek için bir fırsat olduğunu belirtti ve sözlerine devam etti; ‘Büyük organizasyonların yapılarında gördüğümüz en temel sıkıntı, tahsilat analitiği ve tahsilat iş akışlarının birbirlerinden farklı silolarda yönetilmesidir. PowerCurve Collections, hem strateji & analitik, hem de operasyonel tahsilat aksiyonlarının aynı platform üzerinde, entegre bir şekilde geliştirilmesini ve yönetilmesini sağlıyor. Böylece PCC operasyonel tahsilat aktivitelerinin veri destekli analizlerle mevcut süreçlerin devamlı olarak iyileştirildiği bir ortam hazırlıyor. PowerCurve Collections ile şirketler, veri ve analitik teknikleri kullanarak müşteriyle hangi sıklıkla, hangi kanal üzerinden ve ne zaman iletişime geçecekleri gibi konulardaki kararları yönetebiliyorlar. Ayrıca, müşteriler borçlarını yönetmek konusunda daha aktif rol alabiliyor ve bu da onların finansal hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyor. Ortaya çıkan kişiselleştirilmiş yaklaşım, hem müşteri hem de şirket için çok daha verimli oluyor. Yeni hizmetimizle, veri ve detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Çağrı merkezleri 85 bin kişilik istihdama ulaştı

Point Hotel Barbaros’ta gerçekleşen Çalıştay’ın açılış konuşması MÜSİAD Hizmetler Sektör Kurulu Başkanı Sertip Akşahin yaptı. Akşahin; Çağrı Merkezi Sektörünün Anadolu’da yaptığı yatırımları, kadın ve engellileri istihdama dâhil etme konusundaki katkılarını yakından takip ettiklerini ve desteklediklerini vurguladı. Kurul Başkanı ayrıca, 11.000’i aşan üyesi, 60.000’e yakın işletmeyi temsil eden ve yaklaşık 1.600.000 kişiye istihdam sağlayan, bu yönüyle Türkiye ekonomisine yön veren sivil toplum kuruluşlarından biri olan MÜSİAD ile potansiyel işbirliği olanaklarına dikkat çekti.

Katılımcıların takdiminin ardından MÜSİAD Hizmetler Sektör Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Nurdan Ertuğrul, MÜSİAD hakkında bilgilendirme yaptı. MÜSİAD’ın, bölgesinde, ekonomik ve siyasi alanda etkin, dünyada saygın bir Türkiye hayaliyle yola çıkan hassasiyet sahibi iş adamları tarafından 9 Mayıs 1990’da kurulduğunu belirten Ertuğrul; “MÜSİAD’ın misyonu; ulusal ve uluslararası düzeyde bağımsız ve bağlantısız hareket eden bir işadamları derneği olarak, üyeleri arasındaki dayanışmayı geliştirmek ve kendi içinde sağladığı bu birlik ve beraberlik ruhuyla ülkemizin maddi ve manevi yönden gelişmesine katkıda bulunmaktır” dedi.

Çalıştay’da Çağrı Merkezi Sektörünün temsilcileri, sektörün yatırım olanakları, teknoloji ve tasarım süreçlerine dair sunumlar gerçekleştirildi. Bu sunumlar çerçevesinde söz alan Çağrı Merkezleri Derneği Başkanı Metin Tarakçı, 4,45 milyar TL pazar değerine ve 85 bin kişilik istihdama ulaşan çağrı merkezi sektörünün, 50’ye yakın ilde yapılan yatırımlarla ekonomiye ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan stratejik iş alanlarından biri olduğunun altını çizdi.

Sunumda; 2016 verilerine göre, finans ve telekom sektörleri, çağrı merkezi sektörünün neredeyse %50’sini oluşturduğu, kadın istihdamında en önemli sektörler arasında yer aldığı, müşteri temsilcilerinin %64’ü kadınlardan oluştuğu, genç nüfusa istihdam olanağı sağlayan sektörde müşteri temsilcilerinin yaş ortalamasının 25 olduğu, yabancı dilde hizmet veren müşteri temsilcisi sayısı 4.000’e yakın olduğu ve ağırlık İngilizce ve Almanca iken, % 4’lük bölümü ise Arapça hizmet verdiği aktarıldı.

Çağrı Merkezlerinin fiziksel tasarımı konusunda bilgi veren MOD Tasarım Genel Müdürü Ercan Sicim ise; çağrı merkezlerinin fiziki tasarımı ve kurulumu konusunda anahtar teslim hizmet verme prensibi ile çalıştıklarını, her bütçe ve her m2 için detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Alman sanayi üretiminde Mart ayında zayıflama

Almanya’da Mart ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre %0,7 azalması beklenirken %0,4 oranında geriledi. Geçen yılın aynı dönemine göre ise %2,5 olan artış beklentisine karşılık %1,9 oranında beklentilerin altında artış gösterdi. Önceki ayın verilerinde aşağı yönlü revizyon var; Şubat’ta aylık artış oranı %2,2’den %1,8’e revize edilirken, yıllık artış otanı da %2,5’ten %2’ye revize edildi.

Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisi olan Almanya’daki fabrika üretimleri trendinin Aralık 2016’dan beri olumlu olduğunu gözlemliyorduk, ancak Mart ayının verileri bir miktar bu trendin momentumunu bozdu. Verinin detaylarında alt kalemlerdeki eğilimleri incelediğimizde; inşaatın aylı bazda %1,5 arttığını, enerji üretiminin ise Mart ayında %2,5 azaldığını görmekteyiz. Tüketim mallarında değişim yaşanmazken, bunun alt kırılımı olan dayanıklı mallarda %1,2 oranında azalma, dayanıksız mallarda ise %0,3’lük artış var. Ara mal üretiminin %0,1 arttığını, buna karşılık sermaye mallarının üretiminin ise %1,2 oranında azaldığını görüyoruz. Alt kırılımlar itibariyle zayıf bir veri olduğunu söyleyebiliriz.

Grafikte 1998’den normalize edilmiş Almanya ve ABD sanayi üretiminin tarihsel seyrini görüyorsunuz.Panel 2’de ise Alman – Amerikan KKO’ların makasını görüyoruz. Almanya elbette sanayi olarak daha önde olan bir ülke, haliyle KKO tarihsel olarak ABD’nin önünde. Makas da son yıllarda açılma eğiliminde. Bunun sanayi üretimiyle beraber artıyor olması olumlu, sanayi üretim endeksinin de kriz öncesi doruk noktalarına ulaştığı görülmektedir. PMI’ların güçlü seyrediyor olması da, aylık değişimler haricinde Almanya’nın büyüme görünümün halen olumlu olduğunu göstermektedir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

İş Bankası’nda üst düzey değişiklik

İş Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre bankanın üst yönetiminde gerçekleşen değişiklik ile Mehmet Şencan ve Ömer Karakuş, Genel Müdür Yardımcılığı görevlerine getirildi.

Yeni atamalar kapsamında Mehmet Şencan; KOBİ ve işletme bankacılığı satış, kurumsal bankacılık pazarlama ve satış, serbest bölge şubeleri, ticari bankacılık pazarlama, ticari bankacılık satış ve ticari bankacılık alanlarından sorumlu olacak.

Bankacılık temel operasyonları, destek hizmetleri ve satın alma, dış işlemler ve ticari kredi operasyonları, iç operasyonlar, inşaat ve gayrimenkul yönetimi ile şube ağı geliştirme de Ömer Karakuş’un sorumluluk alanında yer alacak.

Verilen bilgilere göre, İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Mehmet Şencan, 1988 yılında İş Bankası Galata Şubesi’nde memur olarak işe başlamıştı.

Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olan Ömer Karakuş ise bankada 1988 yılında Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda Müfettiş Yardımcısı olarak işe girmişti.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Microsoft, HomeHub ile masaüstü sesli asistan yarışına girmek istiyor

Microsoft, HomeHub ile masaüstü sesli asistan yarışına girmek istiyor

Her geçen gün daha da büyüyen masaüstü sesli asistan pazarında daha çok söz sahibi olmak isteyen Microsoft, HomeHub ile Windows 10 işletim sistemine sahip bilgisayarları yarışa sokuyor. Pazarın tartışmasız lideri Amazon Echo’ya rakip olarak geliştirilen HomeHub, giriş ekran, takvim ve uygulamalar gibi özelliklere sahip olacak.

Gelecekte evinizdeki akıllı ürünleri de kontrol edecek olan HomeHub, örneğin Philips’in akıllı ampulleri olan Hue’ları kontrol edebilecek. Sadece Hue ile sınırlı kalmayacak olan HomeHub, Nest, Insteon, Wink ve SmartThings markalarının akıllı ürünlerini de kontrol edebilecek.

Microsoft’un sanal asistanı olan Cortana tarafından desteklenecek olan HomeHub, bireysel kullanımın yanı sıra aile kullanımına da olanak sağlayacak. Her zaman açık ekran, not tutma ve listeler oluşturma gibi özelliklere de sahip olacak olan HomeHub, diğer masaüstü sesli asistanlar gibi sesle kontrol edilebilecek.

Görsel kaynak: The Verge

Echo Show rakibi HomeHub!

Bu özellikler sayesinde evinizdeki bilgisayarı ekrana sahip masaüstü sesli asistana dönüştürecek olan Microsoft, giriş ve tüm aile tarafından ortak olarak kullanılan masaüstü özelliklerini Eylül ayında bir güncellemeyle kullanıma sunabilir. Microsoft’un 23 Mayıs’ta Şanghay’da düzenleyeceğini etkinlikte HomeHub’ı tanıtması bekleniyor. Sesli asistan pazarının lideri Amazon, dokunmatik ekrana sahip Echo Show modelini dün tanıtmıştı. Apple’ın da Siri odaklı bir akıllı hoparlör cihazı geliştirdiğine dair söylentiler bir süredir gelmeye devam ediyor. Microsoft’un da HomeHub ile bu alana girişi, rekabet açısından ilginç bir dönemin başlangıcına işaret ediyor olabilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi