Dosso Dossi Fashion Show ve The Land of Legends Antalya’yı meleklerle dünyaya tanıtacak

İş ve tatili birleştiren özgün modeliyle tüm dünyada adından söz ettiren Dosso Dossi Fashion Show ile Türkiye’nin en büyük tema parkı The Land-Of Legends Theme Park, Türk turizminin ve Antalya’nın tanıtımı için devasa bir organizasyona imza atacak.

Dosso Dossi Fashion Show ve The Land Of Legends Theme Park’ın, 8-13 Haziran tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirecekleri organizasyona 30’un üzerinde ülkeden 5 bine yakın hazır giyim alıcısının katılması bekleniyor. Organizasyon kapsamında Adriana Lima, Isabeli Fontana, Ana Beatriz Barros,Izabel Goulart ve Viki Odintcova gibi birbirinden ünlü modellerin katılımıyla Antalya’da tüm zamanların en büyük şovu gerçekleştirilecek. Şovu izlemek üzere çok sayıda medya mensubu da Antalya’ya gelecek.

DÜNYACA ÜNLÜ TOP MODELLER, TAKİPÇİLERİNİ TÜRKİYE’YE DAVET EDECEK”

Öte yandan etkinliğe katılacak top modeller sosyal medya hesaplarından yapacakları paylaşımlarla takipçilerini Türkiye’ye ve Antalya’ya davet edecekler. Top modellerin yanı sıra dünyanın dört bir yanından Antalya’ya gelecek hazır giyim sektörü liderleri ile modacıların ve medya mensuplarının yapacakları paylaşımlarla en az 50 milyon kişiye ulaşacakları tahmin ediliyor. Organizasyon çerçevesinde yayımlanacak haber ve sosyal medya paylaşımlarının iki yıldır sıkıntılı bir dönemden geçen Antalya’ya ve Türk turizmine doping etkisi yapması bekleniyor.

Yıllardır Türkiye’nin tanıtım elçisi gibi çalıştıklarını vurgulayan Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, Haziran ayında gerçekleştirecekleri etkinlikle dünyanın dikkatini Antalya’ya çekeceklerini bildirdi. Eraslan, The Land Of Legends Theme Park ile el ele vererek gerçekleştireceklerin organizasyonla Türkiye’nin ve Antalya’nın tanıtımına güçlü bir katkı yapmayı hedeflediklerini söyledi.

HAZIR GİYİM VE TURİZMDE 39 MİLYAR DOLARI ÇOK DAHA YUKARILARA TAŞIYABİLİRİZ

Uluslararası düzeyde bir organizasyon gerçekleştirmenin heyecanını yaşadıklarını belirten Eraslan, şöyle devam etti:

“Ülkemiz geçen yıl hazır giyimden 17, turizmden 22 milyar dolar döviz geliri elde etti. İki sektörün 2016 gibi zor bir yılda bile toplam getirisi 39 milyar dolara ulaştı. Gerek hazır giyim gerekse turizmde çok güçlü bir alt yapıya ve birikime sahibiz. Ciddi bir ek yatırıma gerek olmadan, iyi bir tanıtımla birkaç yıl içinde bu iki sektörün getirisini çok daha yukarılara detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Hacivat ve Karagöz, bağımsız mobil oyun olarak geri döndü

Hacivat ve Karagöz, bağımsız mobil oyun olarak geri döndü

Ülkemizin en önemli karakterlerinden olan Hacivat ve Karagöz bir oyun sahnesinde mobil dünyaya taşınıyor. Tahmin edilebileceği üzere yerli bir firma olan Seçkin Fikir Dijital Tasarım Hizmetleri’nin mobil oyunu olan Hacivat, 25 Nisan tarihinde Android platformu için kullanıma sunuldu.

Türkçe’nin dahil olduğu 12 farklı dil desteği sunan Hacivat oyunu, İstanbul Üniversitesi’nde lisans eğitimine devam eden Seçkin Sefa Durası adlı geliştiricinin bağımsız projesi. Şu an için sadece Hacivat karakterini kontrol edebildiğimiz oyuna yakın zamanda Karagöz de dahil olmak üzere 7 yeni karakter eklenecek.

20 Mayıs tarihinde Karagöz, Tuzsuz Deli Bekir, Beberuhi, Salkım İnci, Kanlı Nigar, Çelebi ve Zenne gibi tanınan karakterleri oyuna dahil edecek olan Seçkin Fikir Dijital Tasarım, Hacivat oyunu içerisinde 10 farklı seviye/bölüm sunuyor. Önümüzdeki Haziran ayı içerisinde gelecek olan güncellemelerle birlikte 10 yeni seviye, multiplayer oyun modu ve hikaye modu gibi özellikler de kazanacak olan Hacivat oyunu, özellikle hikaye modu sayesinde rakiplerinden ayrılabilir.

Ortalama grafiklere sahip 2D bir oyun olan Hacivat oyununda amaç, A noktasından B noktasına ulaşmak. Yol boyunca toplayabileceğiniz veya kaçınmanız gereken çeşitli materyaller sunan Hacivat oyunu, ilk seviyelerde kolay fakat ilerledikçe zorlaşan bir mobil oyun. Oyunun Unreal Engine 4 oyun motoruyla geliştirildiğini de ekleyelim.

Şimdilik sadece Android platformu için kullanıma sunulan Hacivat Oyunu, 3.99 TL fiyat etiketine sahip. Hacivat Oyunu İOS versiyonu 10 Mayıs’ta; Windows Phone versiyonu ise 30 Mayıs tarihinde çıkacak. Dilerseniz Hacivat Oyununu Android için buradan indirebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Samsung Galaxy S8 Plus incelemesi – Yılın en iyi telefonu mu?

Samsung Galaxy S8 Plus incelemesi – Yılın en iyi telefonu mu?

Geçtiğimiz Mart ayının sonunda resmi olarak tanıtılan ve şimdiden 2017 yılına damgasını vurmayı başaran Samsung Galaxy S8 Plus incelemesiyle karşınızdayız. Özellikle Infinity Display olarak adlandırılan başarılı ekranı ve şık tasarımıyla dikkatleri çeken Galaxy S8 Plus, büyük ekranlı akıllı telefonları sevenler için akıllı telefon pazarının en güçlü alternatiflerinden.

Phablet sayılabilecek boyutlarda olan Samsung Galaxy S8 Plus, 8.1 mm kalınlığında ve sadece 173 gram ağırlığında. 6.2 inçlik devasa bir telefon olduğu düşünüldüğünde rakiplerine oranla oldukça hafif kalan Galaxy S8 Plus, cam ve metal bir tasarıma sahip.

IP68 sertifikası sayesinde 1.5 metreye kadar 30 dakika boyunca suya ve toza karşı dayanıklı olan S8 Plus, oldukça büyük bir telefon olmasına rağmen tek elle rahat bir şekilde kullanılabiliyor. Alıştığımız ekran formatlarından farklı olarak 18.5:9 ekran formatını kullanan cihaz rakiplerine oranla daha dar ve uzun bir akıllı telefon.

Yüzde 84’e varan ekran gövde oranı!

6.2 inç büyüklüğünde ve 1440 x 2960 piksel çözünürlüğünde iki tarafı da kıvrımlı bir ekranla karşımıza çıkan Samsung Galaxy S8 Plus’ın hem ön hem de arka yüzü Corning Gorilla Glass 5’le korunuyor. Sanal ev tuşunun altında basınca duyarlı ekran teknolojisi de kullanan S8 Plus, yüzde 84 gibi oldukça yüksek bir ekran gövde oranına sahip.

Ekran kasa oranı anlamında neredeyse rakipsiz konumda olan Galaxy S8 Plus’ın PPI değeri ise 592. Firmanın kendi üretimi olan 8 çekirdekli Exynos 8895 işlemcisinden gücünü alan S8 Plus, grafik işlemci olarak ise Mali-G71 MP20 kullanıyor. 4 GB RAM ve 64 GB dahili depolama sunan Samsung Galaxy S8 Plus’ın 256 GB’a kadar microSD kart desteğine sahip olduğunu da ekleyelim.

Ana kamera olarak selefleri olan S7 ve S7 Edge modeliyle aynı sensörü kullanan Galaxy S8 Plus, kamera çıkıntısına sahip olmayan 12 megapiksellik bir ana kamera kullanıyor. Önde ise 8 megapiksellik geniş açılı bir selfie kamerası kullanan S8 Plus, arka kamerasıyla 2160 piksel 30 fps, ön kamerasıyla ise 1440 piksel 30 fps video detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook hükümetlerin dezenformasyon operasyonlarına karşı mücadeleye başladı

Facebook hükümetlerin dezenformasyon operasyonlarına karşı mücadeleye başladı

Facebook ya da Google sahte haberlerle mücadele araçlarını ardı ardına devreye alıyor ancak “sahte haberler” dezenformasyon mücadelesinde buzdağının görünen kısmını işaret ediyor. Haberi sosyal ağlardan alan kullanıcılar için kamusal alan mücadelesi ağırlıkla Facebook ve Twitter’a taşınmışken, mücadeleyi “kazanmak” için en çok hileye başvuran organların başında hükümetler geliyor. Dezenformasyon operasyonu olarak anılan bu hileler, kapsamlı bir stratejiyle yürütülüyor ve halkı manipüle etmek için kullanılıyor. Sahte haberlerin ardından Facebook, sıranın bu operasyonlara geldiğini söylüyor.

Platformundaki dezenformasyon operasyonlarına karşı siber güvenlik şirketleri FireEye ve Dell SecureWorks ile birlikte çalışan Facebook, bu operasyonlarla mücadelesini uzunca bir yazılı raporda açıklıyor. Sivil katılımın önemine vurgu yapan raporda, hükümetler ve devlet dışı aktörlerin kendi çıkarları için halkı yanıltmak için kulllandığı taktiklere enformasyon operasyonları deniliyor. Bu operasyonlar, sahte haberler, dezenformasyon, kamuoyunu manipüle etmek için devlet memurları ya da parayla açılan sahte hesapların organize bir şekilde kullanılmasını kapsıyor.

Facebook sahte hesaplarla manipülasyon yapan aktörleri cezalandırmaya başlıyor

Enformasyon operasyonlarının yeni bir fenomen olmadığına; antik Roma’dan Çin imparatorlarına kadar tarihin en eski dönemlerinden bu yana devletler tarafından kullanıldığına dikkat çekiyor Facebook. Yakın zamanda ABD seçimlerinde benzer bir operasyonun yapıldığını söyleyen facebook, Fransa’daki genel seçimler öncesinde 30 bin sahte hesabı dondurduğunu açıklamıştı.

Bu operasyonlarla mücadelenin geleneksel hacker ve dolandırıcıları tespit etmekten daha zor olduğunu söyleyen Facebook, sahte hesapların tespiti için machine learning teknolojisini ve istihbarat ajansı seviyesinde analizleri kullanacak. Facebook bu mücadeleyle kamusal alan mücadelesinin platformu dışındaki aktörler tarafından kontrol edilmediğinden emin olmak istiyor. Zira bu, dünyanın en çok haber okutan platformu Facebook’un geleceği için büyük bir tehdit. Önümüzdeki dönemde Facebook’un bu zaaflarına vurgu yapan yeni rakipler görmemiz kuvvetle muhtemel.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Göçmenlerin ekonomiye katılması gerekiyor

“Göçmenlerin ekonomiye katılması gerekiyor”

Uluslararası Teknolojik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (UTESAV)’ın Nisan Ayı Fikir İklimi toplantısına altı yıldır Suriye’de devam eden iç savaş nedeniyle Türkiye’ye göç etmek durumunda kalan mültecilerin sorunları ve ekonomiye olan etkileri görüşüldü. MÜSİAD Genel Merkez’de gerçekleşen toplantıya, İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Kerem Alkin, Prof. Dr. Bekir Berat Özipek, Doç. Dr. Hatice Karahan, Yar. Doç. Dr. Faik Tanrıkulu çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları, TBMM yetkilileri, akademisyenler ve iş adamları katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan UTESAV Başkan Vekili Mehmet Develioğlu, günümüzde mülteci probleminin ülkemizde en büyük sorunlarında biri olduğuna ve çözüme kavuşturulması gereken önemli bir konu olduğuna dikkat çekti. Develioğlu ayrıca, UTESAV’ın Fikir İklimi programları kapsamında ülkenin sorunlarına her zaman çözüm odaklı çalışmalar yapacaklarını belirtti.

Programın ilk oturumunda konuşan İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin, Türkiye’nin önemli bir referandum sürecinden geçtiğini belirterek, “Artık, Türkiye için söylememiz gereken hususlarda stratejik düşünce formatına geçmemiz gerekiyor. Türkiye’deki göçmen meselesine, sosyolojik boyutlarının yanı sıra ekonomik ve katma değer boyutlarıyla da bir bakış açısı kazandırmamız gerekiyor” dedi.

“Çeşitli yeteneklerdeki mültecilere farklı stratejiler geliştirmeliyiz”

ABD’nin uyguladığı göçmen stratejisiyle dünyada en çok katma değeri oluşturabildiğini ifade eden Alkin, “Ülkede birinci ve ikinci kuşak göçmenler Apple, Google, Facebook, Amazon, Yahoo, Tesla gibi teknoloji şirketleri kurdu. Türkiye bu anlamda nitelikli insanları ekonomiye kazandırmak adına net stratejiler oluşturmak zorunda, aksi takdirde Türkiye’nin bilim ve strateji alanında yapacağı atılımları ve bu insanları kaybetme durumuyla karşı karşıya kalabilir. Diğer yandan, medyada çok yer almasa da çok önemli sanatçı, müzisyen ve heykeltıraş göçmenlere ev sahipliği yapıyoruz. Bizim bu farklı yeteneklerdeki mülteciler için ayrı ayrı bir strateji belirlememiz gerekiyor. İmalat sanayiinde farklı, üretime katkı sağlamak isteyen yatırımcılara ayrı, spordan sanata kadar çok farklı yetenekleri olan göçmenlere karşı farklı stratejiler geliştirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Özipek: “Mültecilere yönelik yaygın dezenformasyonlar var”

İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Berat Özipek toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye’de detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yerli girişim Stardust büyük veri analiz, işleme ve raporlama platformu sunuyor

Yerli girişim Stardust büyük veri analiz, işleme ve raporlama platformu sunuyor

Milyonlara ulaşan sosyal medya platformları, birbirleriyle entegre web çözümleri, gelişmiş CRM araçları ve mobil uygulamalar derken şirketler çok sayıda noktadan veriyle besleniyor. Bu büyük veriyi şirketler için işleyen, analiz eden ve raporlayan Stardust, bulut tabanlı bir girişim olarak öne çıkıyor.

Büyük veri analizinde hızlı olmanın ve ölçeklenebilir bir altyapıyla değişime ayak uydurabilmenin kurumsal şirketler için zorlu bir süreç olması problemine eğilen Stardust, log dosyaları, ilgili tweet’ler, IoT cihazlarından akan işlemler ve örneğin e-ticaret siteleri için sepet değerleri gibi çok sayıda kaynaktan beslenebiliyor.

“Stardust, yazılım maliyetlerine yüzde 30 oranında düşürebiliyor”

Bir StartersHub girişimi olan Stardust, kullanıcılarına gerçek zamanlı olarak hizmet veriyor. Girişimin hedef kitlesindeyse e-ticaret siteleri, IoT ile Endüstri 4.0 şirketleri ve veri merkezleri bulunuyor.

Kurucusu Ergem Peker‘in söylediğine göre yazılım maliyetlerini yüzde 30 oranında düşürebilen platform, kullanıcılarını yüksek fiyatlı kurulum maliyetinden de kurtarıyor. Peker, Stardust platformunu şu sözlerle anlatıyor: “Müşterilerimizin topladığı veriler üzerinde kullanıcı tanımlı analitik fonksiyonlar yaratarak, yine kullanıcı tanımlı yönetici panelleri yardımıyla görüntülenmelerini sağlıyoruz. Sunduğumuz pratik çözümler sayesinde işletmeler, yazılım maliyetlerinde önemli tasarruflar sağlayabiliyor.”

Bulut tabanlı olması sayesinde kullanıcılarını uzun entegrasyon süreçlerinden kurtarabilen Stardust’ın kullanıcı tanımlı fonksiyonlara olanak tanıması öne çıkan özelliklerinden biri.

Stardust B2B odaklı yani kurumsal satış yapıyor ancak bu stardust-project.com adresinde yer alan web sitesini iyileştirmesi ve kendini daha iyi anlatabilmesine engel değil. Stardust’la ilgili gelişmeleri sizlere aktarmayı sürdüreceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tadında Anadolu’dan coğrafi işaretli ürünlere destek

Anadolu mutfağının damak zenginliklerini dünyayla paylaşmayı ve kültür mirasımıza sahip çıkmayı hedefleyen Tadında Anadolu, “kültürümüzün parmak izi” olarak nitelenen coğrafi işaretli ürünlerin sayısını artırmak için üreticilerini teşvik ediyor. Tadında Anadolu, coğrafi işaretli ürünlerin hem Türkiye’ye hem üreticiye katkısının altını çizmek için tüm Anadolu’nun dört bir köşesindekini tedarikçilerini İstanbul’da bir araya getirerek bilgilendirdi.

Tadında Anadolu, Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) işbirliği ile düzenlediği seminer ile Anadolu’nun farklı köşelerindeki üreticilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Coğrafi işaretlemenin üreticilere ve Türkiye’ye faydalarına değinildiği etkinlikte konuşan BTA Operasyonlardan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi İbrahim Demir, Tadında Anadolu mağazalarında coğrafi işaret almış ürünlerden oluşan bir bölüm oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Demir, “2011 yılından bu yana hizmet veren Tadında Anadolu sadece ticari bir oluşum değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk anlayışımızın da önemli bir parçası. Bu anlamda yerel üreticileri de destekliyor ve onların gelişimine katkı sağlıyoruz. Bugün Tadında Anadolu restoranlarında 60 ilden 600’e yakın yöresel ürün bulunuyor. Coğrafi işaretler konusu bizim misyonumuzla çok örtüşüyor. Yüzlerce özel ürünümüz var ve bunlardan sadece Gaziantep baklavası ve Aydın incirinin AB’den tescilli olması son derece üzücü. O yüzden bu konuyu gündeme aldık. Bu konuda farkındalık yaratmak ve kültürümüzün parmak izi olarak nitelendirilen coğrafi işaretli ürün sayımızı artırmak istiyoruz. İlk adımı tedarikçilerimizi YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu ile bir araya getirip onları bilgilendirerek attık. İleride Tadında Anadolu restoranlarında coğrafi işaretli ürünlerden bir bölüm oluşturmak da hedeflerimiz arasında” dedi.

Türkiye’nin potansiyeli büyük

YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Türkiye’de 2 bin 500 ürünün coğrafi işaret alma potansiyeli bulunduğunu, ancak bunlardan sadece 204’ünün tescil aldığını söyledi. Tekelioğlu, “Avrupa Birliği’nden tescil alan ürün sayımız ise sadece iki: Gaziantep baklavası ve Aydın inciri. Mayıs ayında Malatya kayısısının tescili de olacak. Ayrıca Afyon sucuğu, Afyon pastırması, İnegöl köftesi, Bayramiç beyazı ve Taşköprü sarımsağı ile Aydın kestanesinin AB coğrafi işaret tescil süreci devam ediyor. Coğrafi işaret tescili almış bir ürünün detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Egeli demir-çelik ihracatçıları 1 milyar 250 milyon dolar ihracat hedefliyor

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin 2016 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirildi. Genel Kurul sonrasında gazetecilerin sorularını cevaplandıran Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Şahin, Çin’deki demir-çelik fiyatlarındaki yükselişin Türk demir-çelik sektörünün rekabetçiliğini arttırdığını ve ihracatlarında olumlu bir değişime yol açtığını, 2017 yılından umutlu olduklarını, 2017 yılı sonunda 1 milyar 250 milyon dolar ihracat rakamına ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti.

Çin’in fiyatları yükseldi Uzakdoğu’ya ihracat yapar hale geldik

Dünya genelinde 1 milyar 600 milyon ton demir-çelik üretimi olduğu bilgisini paylaşan Şahin, “Çin, 800 milyon ton üretimle dünya üretiminin yüzde 49’unu tek başına yapıyor. Çin’deki demir-çelik fiyatlarındaki değişim tüm dünyayı etkiliyor. 2013 yılına kadar çok rekabetçi bir politika izlediler. Türkiye’nin dibindeki Ürdün’e bile bizim ihraç fiyatlarımızın altında ürün satar hale geldiler. Şu anda ise Çin’in fiyatlarının yüksekliği Türk demir-çelik sektörüne nefes aldırdı. Hong Kong, Singapur gibi Uzakdoğu ülkelerine bile ihracat yapar konuma geldik” diye konuştu.

Türkiye’nin demir-çelik üretiminin tüketiminden fazla olduğuna işaret eden Şahin, sektörün ihracat yapma zorunda olduğunu kaydederek, “İhracatta Afrika yeni Pazar konumunda. Etiyopya ve Mısır’a ihracatımız artıyor. Türk Hava Yolları (THY) en fazla dış hat uçuşu olan havayolu. Türk firmalarının dış ticaret departmanlarında konusuna hakim insanlar var. Tüm dünyayı dolaşıyor, ihracatımızı arttırıyoruz. Yemen’e 600-700 bin ton ihracat yapıyoruz.”

Kentsel dönüşüm ciddi hareketlilik getirir

Türkiye’de 20 yıl vadeli verilen konut kredilerinin inşaat sektöründe canlanmaya yol açtığı gözlemini paylaşan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Şahin, “Türkiye’de konutların yüzde 50’sinin kentsel dönüşüm ile yenilenmesi söz konusu. Kentsel dönüşüm ciddi oranda hareketlenirse birkaç yıl inşaat sektörü canlanır. İnşaat sektörü 200 kalem ürünün tüketildiği, istihdama büyük katkı sağlayan bir sektör” dedi.

Ege Bölgesi’nde üretim yapan ancak ihracatı İstanbul’da kayda alınan çok sayıda demir-çelik firması olduğu bilgisini de paylaşan Şahin, Ege Bölgesi’nin demir-çelik ihracatının bu nedenle gerçek boyutunun kamuoyuna yansımadığını, Türkiye’nin en büyük demir-çelik ihracatçısı firmaların detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Messenger Lite artık Türkiye’de

Messenger Lite artık Türkiye'de

Facebook‘un gelişmekte olan pazarları hedefleyen uygulaması Messenger Lite , 132 yeni ülkeye daha açıldı ve bu ülkeler arasında Türkiye de var.

Düşük/orta seviye Androidli cihazların yaygın, mobil internet erişiminin sınırlı olduğu ülkelerde daha fazla kullanıcı yakalamak isteyen Facebook, bildiğiniz gibi daha az veri tüketen, ‘Lite’ etiketli uygulama sürümleri yayınlıyor. Messenger Lite de bu mantıkla Ekim ayında yayınlanmıştı ama bu yeni açılım Facebook’un planlarının daha büyük olduğunu gösteriyor.

Messenger Lite sadece mobil internet erişiminin kısıtlı olduğu ülkeleri hedeflemiyor

Messenger Lite uygulaması artık sadece mobil internet erişiminin kısıtlı olduğu ülkelerde değil; Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve Türkiye gibi ülkelerde de kullanılabilecek. Facebook Messenger Takım Lideri David Marcus, Messenger Lite’ın daha fazla kişi için daha iyi bir deneyim sunduğunu söylüyor ve 1,2 milyarı geçen Messenger kullanıcı sayısını daha da yukarılara çekmek istediklerini ekliyor.

Bu güncellemeyle Facebook Messenger‘ın kendi yolunda büyümeye devam edeceği aşikâr ama bir yandan da Snap’e karşı atağa devam ettiğini söyleyebiliriz. Zira düşük/orta seviye Androidli cihazlarda daha iyi bir deneyim sunan Messenger Lite, yeni kullanıcı kazanımında Snap’e karşı önemli bir avantaj yakalayabilir.

Hatırlatmak gerekirse mobil internet erişiminin kısıtlı olduğu ülkeler için piyasaya sürülen Facebook Lite, bir yıl içinde 200 milyon kullanıcıya ulaşmıştı. Diğer yandan Facebook, Instagram’a çevrimdışı özellikler kazandırarak Snap’e karşı bir adım daha atmıştı. 10 MB’tan küçük bir uygulama olan Messenger Lite ise ilk olarak Kenya, Tunus, Malezya, Sri Lanka ve Vietnam’da kullanıma sunulmuştu.

Eğer Messenger Lite’i indirmek isterseniz Google Play Store’a uğrayabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Berrak koruyucusuz şalgam üretti

Sporcu İçeceğine ‘Doğal’ Alternatif Yaptı!
Mevsiminde toplanan taze sebzeleri; turşulaştırarak, közleyerek veya ısıl işlem uygulayarak her mevsim tüketilebilir bir lezzete dönüştüren Berrak, ürün yelpazesine pastörize şalgam suyunu da ekledi. Koruyucu içermeyen ve Adana’da yetiştirilen şalgamlardan üretilen Berrak Şalgam Suyu, “Doğal Sağlık, Doğal Güç” sloganı ile, sporcu içeceklerine alternatif olarak çıktı.

Bugüne kadar lezzeti ve sağlığa yararları ile bilinen, milli içeceklerimizden biri olan şalgam suyunun, spor yaparken terlemeyle kaybedilen magnezyum, sodyum ve elektrolitlerin geri kazanılmasını sağladığını ifade eden Zey-Tur-San şirketinin danışmanlarından Gıda Mühendisi Tuncay Özben, “Şalgam suyu, vücut sıvılarında yer alan elektrolitler; kalp, sinir ve kas fonksiyonlarının düzenli çalışmasını sağlar. Elektrolit kaybı; spor yaparken yaşanan krampların en temel sebeplerinden biri. Berrak Şalgam Suyu; içerdiği elektrolitlerle, hücrelerdeki sıvı seviyesini dengede tutuyor ve krampları önlüyor. Spor yaparken yaşanan ani kramp ve kasılmaların önüne geçiyor. Spordan yarım saat önce içildiğinde, daha uzun süre yüksek performans ve dayanıklılık sağlıyor. Berrak Şalgam Suyu, içinde çok sayıda kimyasal barındıran spor ve enerji içeceklerine, ‘doğal içecek’ olarak bir alternatif olacaktır” dedi.

Acılı ve acısız olmak üzere, 250 ve 750 ml’lik gramajlarda tursu.com.tr, n11.com ve hepsiburada.com e-satış sitelerinde satılmaya başlanan Berrak Şalgam Suyu, sağlıklı ve ürünü güneşten koruyan renkli cam şişelerde tüketiciye sunuluyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Neden yapay zekadan korkmak yerine onu kucaklamalıyız?

Neden yapay zekadan korkmak yerine onu kucaklamalıyız?

Hepimiz yapay zekanın geleceğimize etkileri konusunda büyük tedirginlikler yaşıyoruz. Bu korkuların bazıları; işlerimizi elimizden alacak olmaları, gözetim sistemlerinin getireceği mahremiyet ve özgürlük alanındaki kayıplar ve tabi ki insanlığa karşı birleşerek bizi tarihten silmeleri…

Fakat yapay zekanın toplumu ve dünyayı iyi yönde de geliştirebileceği konusunu görmezden gelmek haksızlık olur. Bir süredir Webrazzi’de paylaştığımız haberlerden yola çıkarak yapay zeka ve otomasyon sistemlerinin bizlere olumlu etkilerini derlemeye çalışacağım. Sizler de yapay zekanın olumlu anlamda bize ne gibi katkılar sunabileceğini yorum alanından belirtebilirsiniz.

1- Yapay zeka yeni iş alanları oluşturabilir

Şu anda çoğunlukla yapay zekanın insanların işlerini ellerinden alacağı konularına odaklanıyor olsak da dünya buna bener bir kaç farklı senaryo gördü. Makineleşme her zaman ilerledi ve her zaman bir çok kişiyi işsiz bıraktı fakat yeni işler her zaman ortaya çıktı ve çıkmaya devam edecek. Fütürist ve Google’ın teknoloji direktörlerinden Ray Kurzweil’in dediği gibi “daha önce bir çok defa makineler işlerimizi ellerimizden aldı. Biz her zaman yenisini icat etmeyi başardık. 50 yıl önce mobil uygulama tasarımcısı, içerik üreticisi, vlogger gibi kavramlar yoktu ve o zamanın insanları da işlerini kaybetme korkusu yaşıyorlardı” diyor. Tüm bu yeni meslekler, gelişen teknoloji sayesinde oldu.

Peki hangi işler olacağını sorarsanız Kurzweil gibi ben de henüz ne tür yeni işler geliştirileceğini bilemiyorum. Çünkü henüz icat edilmedi bu işler. Daha iyi müzik, daha iyi sanat ve daha iyi bilim yapılmasına imkan vereceği ise kesin gibi.

2- Sanal ve gerçek dünyada bizi daha iyi koruyabilir

Evet, yapay zeka hükümetler ve ülkeler tarafından ortalama bir vatandaş üzerindeki gözetimi artırabilir. Özgürlük ve kişisel gizlilik haklarına saldırı amacıyla kullanılabilir fakat aynı zamanda bu yapay zeka teknolojisi bizi sanal ve gerçek tehditlere karşı da koruyabilir. Şimdiden sağlık kayıtları, finansal bilgilerin korunması ve sanal korsanlıklara karşı yapay zeka kullanılıyor. Açıkları tespit etmek ve çözmek için yapay zeka teknolojilerinden yardım alınıyor.

Gerçek hayatta da yapay zeka detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

BIC Angels’ın yeni yatırımı Letz

İdil Mayzel ve Simge İçen tarafından Ağustos 2016’da kurulan Letz, Bünyamin Genel’i de aynı yılın Eylül ayında ortak alarak yola çıkan yeni bir mobil sosyal uygulaması. Kullanıcıların arkadaşları ile kolay ve hızlı bir şekilde buluşmanı sağlayan Letz, bir şeyler yapmak isteyen kullanıcıların, yapmak istediği aktiviteyi ya da etkinliği 30 karakter ile yer ve zaman belirterek anlatıp, müsait arkadaşlarına yollayabildiği bir mobil uygulama olarak ön plana çıkıyor. Halihazırda IOS ve Android platformlarda beta sürecinde olan Letz, Mayıs ayında son halini alarak kullanıcıların sosyal hayatlarını harekete geçirmede yepyeni bir soluk olma hedefinde.

Sosyal hayatı canlandıracak yerli uygulama

Letz fikrinin geçtiğimiz Ağustos ayında, kurucu ortakların aynı problemi farklı zamanlarda yaşadıklarını tesadüfen fark etmeleri sonucunda doğduğunu belirten Simge İçen, İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık ve Sahne ve Görsel Sanatları Yönetimi mezunu. Ayrıca İçen, Letz’i şöyle anlatıyor: “Günlük hayatın akışı içinde kaybolduğumuzda program yapmak, sevdiğin insanlarla buluşmak hayli zor bir hal alıyor. Arkadaşlarımız müsait olmadığından o çok gitmek istediğimiz programı kaçırıyor, okuldaki değerli yarım saati yalnız geçiriyor ya da o saatte eve hiç dönmek istemezken, kendimizi evin yolunu tutmuş buluyoruz. İşte tam bu noktada devreye Letz giriyor.

Kuruculardan, Galatasaray Üniversitesi Felsefe mezunu İdil Mayzel, hedeflerinin Letz olarak 6 aylık süreçte 100.000 kullanıcıya ulaşmak olduğunu belirtiyor. Hedeflerinin, etkinlikler ve festivallerle kapsamlı anlaşmalar yaparak kullanıcılar nezdinde uygulamayı geliştirmek ve aktivite alanında akla gelen tek mobil uygulama olmak olduğunun altını çizdi.

Üç yıl içinde global marka olmak istiyoruz

Ege Üniversitesi Su Ürünlerinden mezun olan Bünyamin Genel ise şunları söyledi; “Letz şu an ki haliyle arkadaşlarınızla kolay ve hızlı bir şekilde buluşmanızı sağlayan bir mobil uygulama. Varmak istediğimiz nokta ise, aktivite alanını A’dan Z’ye sahiplenmek. Letz’i kullanıcılarımızın canları bir şey yapmak istediğinde girip bütün adımlarını oradan gerçekleştirebildikleri bir platform haline getirmek istiyoruz.

Z ve Y kuşağının yeni sosyal medya arayışlarını yakalamak istiyoruz

BIC Angels Kurucusu Joachim Behrendt yaptıkları yatırım ile ilgili görüşlerini paylaşarak “LETZ gerek ekibinin yüksek detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

ABD’ye açılmak isteyen UrbanStat, 500 bin dolar yatırım aldı

ABD'ye açılmak isteyen UrbanStat, 500 bin dolar yatırım aldı

Daha önce Webrazzi Online: Big Data programımıza konuk olan ve ABD pazarına açılmak istediğini açıklayan UrbanStat, Tarık Yıldırım’dan 500 bin Dolar tutarında yatırım aldı.

Yatırımla birlikte hemen ABD’de şirket kuran ve Chicago’da ekibi genişletmek için çalışmalara başlayan UrbanStat, bir yandan da satış odaklı müşteri görüşmeleri yapıyor.

Uzunca bir süre önce Mekansal İşler olarak piyasaya giren UrbanStat, aradan geçen sürede hem markasını değiştirdi hem de emlak sektörüne hitap eden ürününü pivot ederek sigortacılık sektörüne yöneldi.

Sigorta sektörü için gerçek zamanlı risk analizi yapan girişim, bozuk adres bilgilerini bir standarta oturtuyor yani doğruluyor ve adresin lokasyon bazlı olarak iklim ve doğal afet riskini ölçümlüyor.

Türkiye’deki büyümesini sürdürmek isteyen UrbanStat, yatırım sonrası ABD pazarında müşteri avına çıktı

Kurucu Ortak ve CEO Anıl Çelik‘le konuştuğumuzda, önümüzdeki 12 ay içinde ABD pazarında referanslar elde etmek isteyen girişimin, sonrasında Seri A yatırım turu için görüşmelere başlamak istediğini öğrendik. Diğer yandan girişim, Türkiye’deki operasyonlarına devam edecek ve büyümesini sürdürmeye yönelik çalışmalar yapacak.

Son olarak UrbanStat’ın mevcut ortaklarının Girişim Fabrikası’nın hisselerini geri aldığını ve söz konusu hisseleri çalışanlara dağıtmak istediğini de ekleyelim. Türkiye girişimcilik kültüründe çalışanlara çeşitli mevzuatlara uymak kaydıyla hisse vermek uygulamasının daha popüler hale gelmesi sanıyoruz herkesin dileğidir…

UrbanStat ile ilgili gelişmeleri sizlere aktarmayı sürdüreceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Pantolon giydirme estetiğine yoğun ilgi

Pantolon giydirme estetiğinin karın germe ameliyatlarından farklı bir ameliyat olduğunu belirten Duygu, ”Özellikle 20- 30 kg’ın üzerinde kilo vermiş hastalara uygulanan vücudun Çepeçevre şekillendirilebilir olması bir tekniktir. Genital askılama, kasık germe, yan bacak germe, popo askılama, atılacak dokuların bir kısmı ile popo protezi oluşturup popo dikleştirme işlemlerinin tek seferde yapıldığı bir ameliyattır. Karın germe ameliyatına göre daha rahat bir iyileşme süresi olan, özellikle son dönemlerde zayıflama ameliyatlarının artmasıyla vücutları belirgin düzeyde sarkan hastalara uygulanabilecek yegane yöntemdir.”

DUYGU: AVRUPA TÜRKİYE’Yİ TERCİH EDİYOR

Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinden bir çok hastanın bizleri tercih etmesinin sebebi nedir sorusuna Op. Dr. Çetin Duygu, ”Bu ameliyatın özellikle Amerika’da geliştirilmiş olması, Avrupa ülkelerinin bir çoğunda henüz uygulanmıyor olması, maddi olarak da Avrupa ülkelerinden çok daha uygun fiyata ülkemizde gerçekleştiriliyor olması sayılabilir. Kısaca aşırı kilolu hastaların zayıflama sonrası derilerinin içerisindeki yağların erimesi ile geriye kalan cilt fazlalıklarının uzaklaştırılması sonrası kalan derinin sanki bir pantolon giydiriyormuş gibi vücutlarına giydirilme işlemidir. Amerika’nın Teksas eyaletinden geliştirilen bu yöntemi bizzat yerinde öğrenerek ülkemizde de uygulamaya başlamış bulunmaktayız” dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Merakla beklenen LG G6, Türk Telekom Mağazalarında satışa sunuldu

Türkiye’nin lider iletişim ve eğlence teknolojileri şirketi Türk Telekom, üstün özellikli en yeni akıllı telefonları avantajlı fiyatlarla müşterileriyle buluşturmaya devam ediyor. Türk Telekom müşterileri; LG Electronics’in ödüllü telefonu LG G6’ya, mobil, evde internet ya da ev telefonu faturalarına ek olarak 36 aya varan taksitlerle ve ayda 99 TL’den başlayan çok avantajlı fiyatlarla sahip olabilecekler. Kampanya kapsamında LG G6 satın alan herkese, cihaz koruma paketi ve 200 dolar değerinde altı farklı oyun öğesinden den oluşan zengin LG G6 Google oyun koleksiyonu hediye ediliyor.

LG G6 yeni nesil ergonomik ve minimalist tasarımıyla, kullanıcılarına 5.7inç geniş ekran deneyimini ve tek elle kullanım kolaylığını bir arada sunuyor. Geniş açılı 13MP çift arka kameralarının yanı sıra 360 panaroma modu ve Hi – Fi video kayıt özelliği sayesinde LG G6 ile her ortamda net ve parlak görüntüler yakalamak mümkün oluyor. Ayrıca 3.300 mAh gücündeki pili, parmak izi okuma sensörü ile suya ve toza karşı dayanıklılığıyla da LG G6 kullanıcıların büyük beğenisini kazanıyor.

Akıllı telefon portföylerini son teknoloji modellerle genişlettiklerinin altını çizen Türk Telekom Satış ve Müşteri Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Ümit Önal; “En son teknoloji mobil cihazları dünya lansmanları ile eş zamanlı olarak, Türk Telekom’a özel fırsatlarla müşterilerimizle buluşturmaya devam ediyoruz. Türk Telekom müşterileri ödüllü LG G6’ya 36 aya varan avantajlı ödeme seçeneklerinin yanı sıra mobil, evde internet veya ev telefonu faturalarından istediklerine ek olarak ayda 99TL’den başlayan fiyatlarla sahip olabilecek. ” dedi.

LG G6 – Teknik Özellikler: *

İşlemci: Qualcomm® Snapdragon™ 821 İşlemci

Ekran: 5.7-inç 18:9 QHD+ FullVision® Ekran (2880 x 1440 / 564ppi)

Hafıza: 4GB LPDDR4 RAM / 32GB UFS 2.0 ROM / MicroSD (2TB’a kadar)

Kamera:

Ön – 5MP Geniş (F2.2 / 100°)

Arka Çift – 13MP Standart OIS 2.0 (F1.8 / 71°) / 13MP Geniş (F2.4 / 125°)

Batarya: 3,300mAh (Sabit)

İşletim Sistemi: Android 7.0 Nougat

Boyutlar: 148.9 x 71.9 x 7.9mm

Ağırlık: 163g

Ağ: LTE-A CAT11 3 Band CA

Bağlantı: Wi-Fi 802.11 a, b, g, n, detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Nintendo Mart ayından bu yana 2.74 milyon Switch satışı gerçekleştirdi

Nintendo Mart ayından bu yana 2.74 milyon Switch satışı gerçekleştirdi

Geçtiğimiz Ekim ayında tanıtıldığından bu yana büyük ses getiren Nintendo Switch, 3 Mart tarihinde satışa çıkmıştı. 2016 mali yılının son çeyreğinin finansal raporlarını açıklayan Nintendo, yaklaşık 2 ay içerisinde 2.74 milyon üniteden fazla Nintendo Switch satışı gerçekleştirdiğini duyurdu

Finansal çeyrek raporlarında 4.4 milyar dolar ve 921 milyon dolar kâr açıklayan Nintendo geçtiğimiz yıla oranla kârını ciddi bir şekilde arttırdı. Bir önceki yıl 4.5 milyar dolar gelir elde eden Nintendo’nun kârı ise 148 milyon dolar seviyelerindeydi.

Tabii ki bu başarının sadece Switch oyun konsolu sayesinde kazanılmadığını, konsolla birlikte tanıtılan The Legend of Zelda: Breath of the Wild oyunun da oldukça yüksek satış rakamlarına ulaştığını belirtelim. Nintendo Switch için 2.76 milyon kopya satmayı başaran The Legend of Zelda: Breath of the Wild’ın Nintendo’nun bir önceki nesil konsolu olan Wii U için de satışa çıktığını hatırlatalım.

İki platformu da hesaba kattığımızda toplamda 3.84 milyon kopya satmayı başaran The Legend of Zelda şimdiden 2017’nin en başarılı oyunlarından biri olmayı başardı. Gelecek hakkında da önemli tahminlerde bulunan Nintendo, Nisan 2018 tarihine kadar 10 milyon Switch oyun konsolu satmayı planladıklarını açıkladı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Enuygun, uçak bileti dikeyinde dünya markası olmayı hedefliyor [Girişim Ofisleri]

Enuygun, uçak bileti dikeyinde dünya markası olmayı hedefliyor [Girişim Ofisleri]

Türkiye’de e-ticaret için fiyat kıyaslamayla başlayıp, zamanla uçak bileti dikeyiyle özdeşleşen Enuygun kurucu ortağı Çağlar Erol, şirketinin bugün Türkiye’nin en büyük online seyahat acentesi haline geldiğini söylüyor. 50 kişilik bir çağrı merkeziyle her gün ortalama 2 bin çağrıya yanıt veren Enuygun’un ofisi de bu tanımı doğrular nitelikte.

Girişim Ofisleri programımızın yeni bölümünde ofisini ziyaret ettiğimiz Enuygun, geçtiğimiz yıl Wingie markasıyla yurt dışında faaliyete başlamıştı. Bugün geldikleri noktayla ilgili “Rekabet yoğun ama rakiplerimizden çok daha iyi durumdayız” diyor Çağlar Erol. Enuygun, yurt dışında da liderlik hedefinde iddialı.

Girişim Ofisleri dizimizin diğer bölümlerini Webrazzi TV altında bulabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Aracınıza ait tüm Bblgiler My ALD’de

41 ülkede uzun dönem araç kiralama ve filo yönetimi hizmeti veren, ALD Automotive müşterileri için inovatif çözümler geliştirmeye devam ediyor.

Filo yöneticileri ve araç sürücülerine yönelik geliştirdiği çözümler ile kesintisiz mobilite sağlayan ALD Automotive, web portal ve mobil aplikasyondan oluşan yeni dijital uygulaması My ALD’yi Türkiye’de de hayata geçirdi.

Yeni araç siparişlerinde; belirledikleri araçları karşılaştırmalı olarak değerlendirip, seçtikleri araç için yine sistem üzerinden fiyat teklifi talebinde bulunabilirler. My ALD applikasyon da, araç sürücülerinin günlük hayatlarını kolaylaştıracak bütün hizmetlere erişmelerine olanak sağlıyor. Sürücülere kesintisiz mobilite ve pratiklik sağlayan My ALD mobil uygulaması ile sürücüler bulunduklara lokasyondaki park yerlerine ve ALD Automotive anlaşmalı servislere, akaryakıt istasyonlarının adreslerine ve yol tarifine kolayca ulaşabilirler. Bütün bu faydalı hizmetlere tek tıkla erişim imkanı sağlayan My ALD kolay, inovatif ve verimli olması ile fark yaratıyor.
Operasyonel kiralama sektöründe global deneyimi, profesyonel altyapısı ile risk yönetimi modelleri oluşturan ALD Automotive, My ALD web portal ve mobil uygulaması ile müşterilerinin hayatını kolaylaştırıyor. Web portal ve mobil uygulama hizmetinden oluşan My ALD ile müşteriler sadece bir tık ile aracıyla ilgili tüm detaylı bilgilere ulaşabiliyor.
My ALD mobil uygulama sayesinde sürücüler ALD Automotive ile anlaşmalı servislerin, akaryakıt istasyonlarının adres bilgisine ve yol tarifine ulaşabilirler. Aynı zamanda araçların bakım geçmişini görebilir, park yerlerine ulaşabilir ve hizmetlerimiz ile ilgili çeşitli hatırlatma ve bilgilendirme mesajları alabilirler. My ALD, IOS ve Android işletim sistemli telefonlara Appstore ve Google Play Store’dan ücretsiz olarak indirilebiliyor.
My ALD web portal sayesinde ise filo yöneticileri yeni araç siparişlerinde aracını seçer, konfigüre eder, diğer araçlar ile karşılaştırma yapabilirler. My ALD’ye giriş yapan sürücüler araçları ve kontratları ile ilgili tüm detaylı bilgiye ulaşabilir, araçlarının bakım geçmişine göz atabilirler. My ALD web portal ile filo yöneticileri araç bakım geçmişi, yakıt tüketimi, karbondioksit salınımı ve filolarındaki araçlara ve sözleşmelere ait tüm bilgilere ulaşabilirler ve detaylı raporları alabilirler.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

“Mübadil Lezzetler-Didim” insan hikayelerini sofralara taşıyor

Mübadil Lezzetler Didim, 1923-1930 arasında yaşanan “Halkların Mübadelesi” sürecinde, Balkanların çeşitli bölgelerinden gelip özellikle Didim ve civarına yerleşen mübadillerin, bölgeye beraberlerinde getirdikleri yemek kültürünü, 2. ve 3. kuşak temsilcilerinin ağızlarından aktaran hikayelerle anlatıyor. Kitapta yer alan her bir portrenin anlatısında geçen, belki de bugüne kadar hiç duyulmayan yemeklerin tarifleri ise, her bölümün sonunda reçeteleriyle birlikte yer alıyor.

Yaklaşık 8 ay süren saha çalışmasıyla Didim’in çeşitli bölgelerinde, yöre insanıyla vakit geçiren, bir sözlü tarih çalışması yaparak anıların içinden tarifleri çıkaran Gastronomi Yazarı Bikem Öğünç ile Seyahat Fotoğrafçısı Zeynep Seda Çakır’ın ortak çalışması olan Mübadil Lezzetler Didim kitabında, doğal ortamlarında fotoğraflanmış 60 özel tarif, yer alıyor. Didim ve civarında yaşayan mübadillerin, pek çoğu yıllardır yapılamayan yemek tariflerinin yanı sıra kitapta, Ege Bölgesi’ne has otlarla hazırlanan çeşitli tarifler de bulunuyor. Okuyucusuyla buluşan bu çok özel kitap, Vegan yemek kültürüne uygun reçeteleriyle de ses getirmeye hazırlanıyor.

Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) tarafından projelendirilen ve Didim Belediyesi’nin katkılarıyla hazırlanan Mübadil Lezzetler Didim, mübadele döneminde kente gelenlerin mutfaklarından, unutulmaya yüz tutmuş tarifleri sunuyor.

Kitaptan alıntı: “Kucağımda bir kız çocuğu, sırtımda bir bohça vardı. Bizi nereye götürdüklerine dair kaygısı yüzünden hiç silinmeyen bir kocanın peşi sıra yürüyordum. Gemi, Mavişehir Limanı’na demirlemişti. Tanıdık olduğu kadar yabancı da olan bir kıyıya adım attık. Aynı limanda evini, ocağını ardında bırakan Rumlar ne hissettiyse, yüreğimde o sızının aynısı vardı. Ömrümüzün en uzun yol hikayesiydi bu. Kafileler halinde gemiden indik. Selanik’ten birlikte geldiğimiz komşularımızla, bir kez de burada vedalaştık. Komşu bir ülkede, komşularımızdan ayrıldık. “Bundan sonra sizin yeriniz de yurdunuz da burası” dedikleri Akköy’e geldik…” Ben hikayenin içinde böylesine kendimi kaptırmış bir halde gezinirken Semra ablanın sesi yüksele yüksele geri geldi. “Aldığı kadar un” diyordu, Umaç çorbasının yapılışını anlatırken.

… Bir yabancı olarak girdiğimiz bu evden, şimdi abla kardeş gibi çıkıyorduk. O gün, bir kez daha hayatın ancak ve ancak, aldığı kadar unla yoğrulabildiğini anladım…

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

TemizlikDevi.com: Sadece temizlik hizmetlerine odaklanan pazar yeri

TemizlikDevi.com: Sadece temizlik hizmetlerine odaklanan pazar yeri

Hizmet odaklı pazar yeri girişimleri arasına henüz katılan Temizlikdevi.com, temizlik ihtiyaçları konusunda akla ilk gelen girişim olmak istiyor.

Temizlikdevi.com, adından da anlaşılacağı üzere sadece temizlik dikeyine odaklanan, Kayseri merkezli bir girişim. Ev/ofis temizliği, halı/perde yıkama, kuru temizleme, baca temizliği ve ilaçlama gibi 8 farklı kategoride hizmet veriyor. Temizlikdevi.com’da il ve ilçeye göre filtreleme yapıp istediğiniz temizlik hizmetini arayabiliyorsunuz. Fiyatı sabit hizmetler için hemen sipariş verebiliyor veya size özel bir hizmet için teklif alabiliyorsunuz. Ayrıca temizlik firmalarının çalışma saatlerini ve eğer varsa kullanıcı yorumlarını görebiliyorsunuz.

İlk yıl sektörün yüzde 5’ini almak istiyor

Altı aylık bir geliştirmeyle hayata geçirilen Temizlik Devi’nin kurucusu Ömer Demir, bir temizlik firmasının kurucusu ve işletmecisi olarak bu işe adım attıklarını, müşteri ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak istediklerini ifade ediyor. Türkiye genelinde 400 bine yakın firmanın yer aldığı temizlik sektör hacminin yıllık 9 milyar dolar civarında olduğunu ve ilk yıl bu rakamın en az yüzde 5’ine ulaşmayı hedeflediklerini de ekliyor.

Ömer Demir’in paylaştığı rakamlara göre Temizlik Devi, şimdiye dek 1250 firmadan başvuru almış ancak bu firmaların sadece 510’si platform üzerinde listeleniyor. Ulusal çapta büyümeyi hedefleyen Temizlik Devi, 47 ilden temizlik firmasına ev sahipliği yapıyor. Demir, bu yıl içinde 81 ilde 5 bin firma ile hizmet vermeyi hedeflediklerini de paylaşıyor.

TemizlikDevi.com’un doğru bir dikeye adım attığı aşikâr ve kurucusunun bu sektörden gelen biri olması girişime değer katıyor. Fakat bir internet platformu olarak çok iyi bir kullanıcı deneyimi sunduğunu söylemek zor. Diğer yandan Temizlik Devi’nin henüz mobil uygulamaları bulunmuyor ancak mobil uyumlu siteye akıllı telefonunuzla girip hizmet almanız mümkün.

Üç büyük ilimiz dışından gelen nadir girişimlerden biri olan Temizlik Devi’nin önemli adımlarını paylaşmaya devam edeceğiz. Eğer yukarıda belirtilen kategorilerde bir temizlik ihtiyacınız varsa hemen temizlikdevi.com’a girip çeşitli hizmet verenlerle tanışabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

2019’a kadar seçim olmaması, yapısal reformları hayata geçirmek için önemli bir fırsat

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, oda meclisinin aylık olağan toplantısında yaptığı konuşmada “Ekonomi ve iş dünyası istikrar ve öngörüden beslenir. 2019’a kadar seçim olmaması, yapısal reformları hayata geçirmek için önemli bir fırsat. Küresel piyasalarda Türkiye algısını güçlendirmenin, yatırımlar için daha da cazip bir ülke olmanın tam zamanıdır” dedi.

İSO Başkanı Bahçıvan: “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine dair farklı kesimlerin empati yapması önemli. Yolumuzu çatışma, kamplaşma, gerilim değil; demokrasi, barış, istikrar ve ülke bütünlüğüne duyduğumuz inanç belirlemelidir. Reform döneminde koordinasyonun sağlanabilmesinin anahtarı, tüm paydaşlar arasında sinerji ve iş birliğidir. Reel sektörle daha yakın bir iş birliği ve diyaloğun sağlanması gereklidir.”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin aylık olağan toplantısı, “Anayasa Değişikliklerinden Sonra Türkiye’nin Yeni Vizyonunun Ekonomimiz ve Sanayimiz Açısından Önemi” ana gündemi ile gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli konuk olarak katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan konuşmasında, üretim çarklarının hızlandığı sanayi sektörünün ekonominin umudu ve ışığı olmayı sürdüreceğine, büyümenin itici gücü sanayiye özel önem verilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Ekonomi ve iş dünyasının huzur, istikrar ve öngörüden beslendiğini, 2019’a kadar seçimin olmamasının büyük bir avantaj olduğunu vurgulayan Bahçıvan, “Bu dönem, yapısal reformları hayata geçirmek için önemli bir fırsat. Büyük bir hızla, daha istikrarlı ve güçlü bir ekonomi ortamının oluşturulmasına ihtiyacımız var. Ekonomimiz, sanayimiz ve toplumsal refahımız adına kaybedecek vaktimiz yok. Küresel piyasalarda Türkiye algısını güçlendirmenin, yatırımlar için daha da cazip bir ülke olmanın tam zamanıdır. Birbirinden farklı alanlarda gerçekleştirilecek yapısal reformların, etkin ve verimli olması için bütün reformlar uyum ve eşgüdüm içinde hayata geçirilmelidir. Yeni dönemde ekonomide çok başlılıktan sakınılması önemli. Bakanlıklar arası koordinasyona daha fazla dikkat edilmelidir. Önümüzdeki reform döneminde koordinasyonun sağlanabilmesinin anahtarı, tüm paydaşlar arasında sinerji ve iş birliğidir. Bu süreçte reel sektörle daha yakın bir iş birliği ve diyaloğun sağlanması gereklidir. İSO olarak her türlü iş detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Akbank uluslararası para transferlerinde blockchain teknolojisi kullanacak

Akbank uluslararası para transferlerinde blockchain teknolojisi kullanacak

Finans dışında da yaygınlıkla kullanılsa da blockchain teknolojisini öncelikle bankalar keşfetmek istiyor. Finans endüstrisinde kapsamlı bir dönüşüm yapması beklenen teknolojiye Türkiye’den bankalardan Borsa’ya yoğun bir ilgi olduğunu biliyoruz. Resmileşen yeni ve uluslararası bir iş birliği ise bugün Akbank‘tan geldi. Finans alanında önde gelen blockchain girişimlerinden Ripple‘ın blockchain ağında dahil olan Akbank, Ripple teknolojisini uluslararası para transferi işlemlerinde kullanacak.

2012’de kurulan ve bugüne kadar 100 milyon dolar yatırım alan Ripple tarafından yapılan açıklamaya göre, Akbank ile birlikteMUFG, BBVA, SEB, Axis Bank, YES BANK, SBI Remit, Cambridge Global Payments, Star One Credit Union ve eZforex.com girişimin blockchain ağına katılan yeni kurum ve kuruluşlar oldu. İş ortaklarının çoğunun Akbank gibi sınır ötesi ödemeler için Ripple ile çalıştığını söylüyor girişim. Bu zaten Ripple’ın uzmanlık alanı.

Akbank’ın paylaştığı açıklamada, şirketin iş birliğini Almanya’da faaliyet gösteren iştiraki Akbank AG üzerinden yürüttüğü belirtiliyor. Akbank AG’nin tüzel ödemeler kapsamında pilot çalışma başlattığı ve ilk işlemlerin Mayıs ayında hayata geçirilmesi beklendiği de notlar arasında. Akbank’ın blockchain tabanlı yeni ürününün geleneksel yöntemlere göre hızlı ve esnek yapısı, uygulanacak masraf ve döviz kurlarını önceden sunabilmesi, muhabir banka masraflarını azaltması, ödemenin takip edilebilir olması ve 7/24 hizmet sunma gibi avantajları var.

Akbank Direkt Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tolga Ulutaş, “Tüm dünyada yeni kullanım alanları oluşmaya başlayan blockchain teknolojisini yurtdışı para transferlerinde kullanma konusunda önemli bir adım atan Türkiye’deki ilk banka olmaktan heyecan ve mutluluk duyuyoruz” diyor ve ekliyor: “Günümüzde finans sektörü başta olmak üzere birçok farklı alanda devrim niteliğinde çözümler sunan Blockchain teknolojisiyle müşterilerimize yenilikçi dijital ürünler sunmaya devam edeceğiz. Teknolojinin geldiği bu yeni aşamanın, hız ve şeffaflığı artırırken, aynı zamanda maliyetleri de düşürerek finans sektöründe para transferi dahil birçok alanda yeni bir dönem açacağını düşünüyoruz.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Spotify, lisans takibi sorunlarını blockchain girişimi Mediachain ile çözecek

Spotify, lisans takibi sorunlarını blockchain girişimi Mediachain ile çözecek

Popüler müzik uygulaması Spotify, blockchain (blok zinciri) girişimi Mediachain’i satın aldı. Avrupalı girişim bu satın almayla telif/lisans hakları konusundaki sorunları çözmeyi hedefliyor.

Kısaca hatırlatmak gerekirse Spotify, geçtiğimiz dönemde sanatçılara telif hakkı ödemesi konusunda Amerikan Ulusal Müzik Yayıncıları Birliği (National Music Publishers Association – NMPA) ile anlaşmazlığa düşmüş ve nihayetinde müzik yayıncılarına 15-25 milyon dolar arasında bir tutar ödemeyi kabul etmişti. Söz konusu tutara ek olarak 5 milyon dolarlık bir cezaya da katlanan Spotify, lisans ödemelerini doğru şekilde yapabilmek için gerekli teknik tespitleri yapamadığını açıklamıştı. Mediachain.io satın almasıyla işte bu sorunun çözülmesi hedefleniyor.

Müzik yayın platformlarında dinlemelerin yüzde 25’i lisanssız

NMPA’e göre müzik yayını yapan platformlardaki dinlemelerin yüzde 25’i lisanssız olarak gerçekleşiyor. Mediachain de bu soruna ilaç olabilecek bir girişim. Zira girişimin kurucuları hem müzik sektöründe deneyimli isimlerden oluşuyor hem de “şifrelenmiş işlem takibi sağlayan bir dağıtık veri tabanı” olarak tanımladığımız blockchain bu konuda gerekli gücü sağlıyor.

Mediachain’in satın alma tutarı açıklanmış değil ama Brooklyn merkezli girişim, Spotify‘ın New York ofisine taşınacak. Andreessen Horowitz ve Union Square Ventures gibi önemli yatırımcılardan 1,5 milyon dolar yatırım alan girişim, Spotify’a merkezisizleştirilmiş, NMPA’dan bağımsız lisans takibi yapma imkanı sunacak. Bu sayede Spotify’ hem sanatçılarla hem de yayın kuruluşlarıyla arasını düzeltmiş olacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tadında Anadolu’dan coğrafi işaretli ürünlere destek

Tadında Anadolu, Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) işbirliği ile düzenlediği seminer ile Anadolu’nun farklı köşelerindeki üreticilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Coğrafi işaretlemenin üreticilere ve Türkiye’ye faydalarına değinildiği etkinlikte konuşan BTA Operasyonlardan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi İbrahim Demir, Tadında Anadolu mağazalarında coğrafi işaret almış ürünlerden oluşan bir bölüm oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Demir, “2011 yılından bu yana hizmet veren Tadında Anadolu sadece ticari bir oluşum değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk anlayışımızın da önemli bir parçası. Bu anlamda yerel üreticileri de destekliyor ve onların gelişimine katkı sağlıyoruz. Bugün Tadında Anadolu restoranlarında 60 ilden 600’e yakın yöresel ürün bulunuyor. Coğrafi işaretler konusu bizim misyonumuzla çok örtüşüyor. Yüzlerce özel ürünümüz var ve bunlardan sadece Gaziantep baklavası ve Aydın incirinin AB’den tescilli olması son derece üzücü. O yüzden bu konuyu gündeme aldık. Bu konuda farkındalık yaratmak ve kültürümüzün parmak izi olarak nitelendirilen coğrafi işaretli ürün sayımızı artırmak istiyoruz. İlk adımı tedarikçilerimizi YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu ile bir araya getirip onları bilgilendirerek attık. İleride Tadında Anadolu restoranlarında coğrafi işaretli ürünlerden bir bölüm oluşturmak da hedeflerimiz arasında” dedi.

Türkiye’nin potansiyeli büyük

YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Türkiye’de 2 bin 500 ürünün coğrafi işaret alma potansiyeli bulunduğunu, ancak bunlardan sadece 204’ünün tescil aldığını söyledi. Tekelioğlu, “Avrupa Birliği’nden tescil alan ürün sayımız ise sadece iki: Gaziantep baklavası ve Aydın inciri. Mayıs ayında Malatya kayısısının tescili de olacak. Ayrıca Afyon sucuğu, Afyon pastırması, İnegöl köftesi, Bayramiç beyazı ve Taşköprü sarımsağı ile Aydın kestanesinin AB coğrafi işaret tescil süreci devam ediyor. Coğrafi işaret tescili almış bir ürünün fiyatı, normal ürünün iki katına kadar çıkabiliyor. Türkiye’nin bu konuya daha çok önem vermesi gerekiyor. Üretici örgütlerimiz, bir an önce coğrafi işaretlerle ilgili tescil çabalarını artırmalı. Bununla birlikte, önümüzdeki aylarda, raflarda tescilli ürünlerimizin üzerinde coğrafi işaret logolarının yer alması da bekleniyor” dedi.

55 milyar Euro’luk pazar

Coğrafi işaret konusu Türkiye’nin gündemine yaklaşık 21 detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Çocuk işçi sayısı 2 milyona yaklaştı

Çalışan 10 çocuktan 8’i kayıt dışı
Türkiye’de çocuk işçilerin sayısına ilişkin güncel veriler 15-17 yaş aralığını kapsıyor. İstatistiklere göre 15 yaş altı ve tarımsal alanlarda özellikle mevsimlik işçi olarak çalışan çocuklara ilişkin veriler bulunmuyor. Medya takibinin öncü kuruluşu Ajans Press’in araştırmasına göre, 15-17 yaş aralığında kayıt altına alınan çocuk işçilerin sayısı 2012 yılından itibaren düzenli olarak artmaya devam etti. 2012 yılında 601 bin olan çocuk işçi sayısı 2016 yılına geldiğinde 708 bin olarak belirlendi. Ajans Press’in TÜİK’ten derlediği verilere göre çocuk işçilerin yüzde 78’i kayıt dışı çalışıyor.2016 yılı içerisinde çalışan çocuk işçilerin sayısı 708 bin iken bu çocukların yaklaşık 150 bini sigortalı olarak çalıştırıldı. Yani çalışan her 10 çocuktan 8’i kayıt dışı oldu. Öte yandan yapılan medya araştırmasında geçtiğimiz yılbaşından beri iş kazalarıyla ilgili basına 8 bin 45 haber yansırken, çocuk işçiler hakkında bin 291 haberin çıktığı tespit edildi.
SOSYAL MEDYANIN GÜNDEMİNDE
Suriye’de devam eden iç savaş nedeniyle ülkemize göç etmek zorunda kalan göçmen çocukların sayısı ise gün geçtikçe artıyor. 30 Mart 2017 tarihinde yayınlanan resmi rakamlara göre Türkiye’de geçici koruma altında 2 milyon 969 bin 696 Suriyeli çocuk bulunuyor. Bu çocukların yarısından fazla ise eğitim olanaklarından yararlanamadığı için kayıt dışı sektörlerde çalışmakta. Ajans Press Group bünyesinde sosyal medya hizmeti vere ITS Medya çocuk işçilerle ilgili sosyal medyanın nabzını tuttu. Yapılan araştırmada yılbaşından beri çocuk işçilerle ilgili 6 bin 186 haberin sosyal medyada yer aldığı saptandı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Robinhood, 1.3 milyar dolar değerlemeyle 110 milyon dolar yatırım aldı

Robinhood, 1.3 milyar dolar değerlemeyle 110 milyon dolar yatırım aldı

Borsada işlem yapmayı adeta bir çocuk oyuncağına dönüştüren mobil uygulamasıyla büyük ilgi gören Robinhood artık bir unicorn. Yuri Milner‘ın yatırım şirketi DST Global liderliğindeki son turunda 110 milyon dolar yatırım aldığını doğrulayan Robinhood’un değerlemesi 1,3 milyar dolara çıktı. Mobil üzerinden borsada sıfır komisyonla işlem yapmanızı sağlayan uygulama, hızla büyümeye devam ediyor.

Yaklaşık dört yıldır piyasada olan ve ilk ortaya çıktığında başarısına -belki haklı- bir şüpheyle bakılan Robinhood’un 110 milyon dolarlık yatırım turuna Beyaz Saray danışmanlarından Jared Kushner’ın kardeşi Joshua Kushner’ın VC firması Thrive Capital ile birlikte var olan yatırımcıları NEA, Index Ventures ve Ribbit Capital da katıldı.

Yatırımcıları tarafından bir internet şirketi gibi hızlı büyüyen “ilk” finans girişimi olarak nitelenen Robinhood’un TechCrunch’a verdiği bilgilere göre, mobil uygulamasının bugün 2 milyon aktif kullanıcısı var. Geçtiğimiz Ekim’de bu sayı 1 milyondu yani Robinhood o tarihten bu yana her ay 140 bin yeni kullanıcı kazandı. Uygulaması üzerinden bugüne kadar 50 milyar dolarlık işlem yapılan Robinhood kullanıcılarına toplam yarım milyar dolarlık bir tasarruf sağladı.

Robinhood yatırımla birlikte ürün geliştirmelerine ve büyüme hamlelerine devam edeceğini belirtiyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi