Sosyal aktivite organizasyonunu mobile taşıyan Letz, tohum yatırım aldı

Sosyal aktivite organizasyonunu mobile taşıyan Letz, tohum yatırım aldı

Sosyal bir sosyal aktivite uygulaması olan Letz, BIC Angels‘dan 1 milyon TL değerlemeyle tohum yatırımı aldı.

Kullanıcılarının arkadaşlarıyla kolay ve hızlı bir şekilde sosyal aktivite planı yapabilmesine olanak tanıyan Letz, 2016 Ağustos’unda kurulmuş.

Diğer yandan BIC101 hızlandırma programı kapsamında gerçekleşen yatırım turuna katılan isimlerse şu şekilde sıralanıyor: Mehmet Onarcan, Ali Çebi, Liora Nasi, Tuğra Gönden, Ayşe Topçu ve Bahtiyar Yurtoğlu.

iOS için kapalı beta, Android için de beta aşamasında olan uygulamaya Facebook hesabınızla giriş yapabiliyorsunuz. Bu arada Letz’in kapalı betadaki iOS uygulamasını erkenden kullanmak istiyorsanız iletisim@letzapp.co e-posta adresinden ekibe ulaşabilirsiniz.

Letz: Günlük hayatın akışı içinde kaybolanlar için sosyal aktivite planlayıcısı

Letz’de kullanıcılar yapmak istedikleri aktiviteyi ya da etkinliği 30 karakter ile beraber yer ve zaman da ekleyerek platforma giriyor. Sonrasında ‘çıkmaya müsait arkadaşların‘ başlığı altında listelenen diğer kullanıcılar da dilerlerse bu aktiviteye katılabiliyor.

İdil Mayzel ve Simge İçen tarafından kurulan Letz’e ekibine, sonradan yazılım tarafında Bünyamin Genel de dahil olmuş. Kurucu ortakların birbirine yakın zamanlarda aynı problemi yaşamasıyla doğan Letz, Simge İçen’e göre şu probleme bir çözüm sunmak istiyor: “Günlük hayatın akışı içinde kaybolduğumuzda program yapmak, sevdiğin insanlarla buluşmak hayli zor bir hal alıyor. Arkadaşlarımız müsait olmadığından o çok gitmek istediğimiz programı kaçırıyor, okuldaki değerli yarım saati yalnız geçiriyor ya da o saatte eve hiç dönmek istemezken, kendimizi evin yolunu tutmuş buluyoruz.”

Letz’in diğer etkinlik takibi uygulamalarından farkı ne?

Diğer yandan BIC Angels Kurucusu Joachim Behrendt ise Letz ile ilgili şunları söylüyor: “Güncel etkinliklerin takibi konusuna eğilen günümüzde birçok Startup var ancak Letz arkadaşlarınızla canınız bir şey yapmak istediğinizde anlık olarak topluca haberleşebileceğiniz ve etkinlik yaratabileceğiniz bir uygulama. Özellikle Z ve Y kuşağının yeni sosyal medya ürünlerine olan yatkınlığı ve haberleşmenin her geçen gün daha anlık bir ihtiyaç haline gelmesi ile Letz için uygun pazarın da oluştuğuna inanıyoruz.”

Henüz beta aşamasında olan Letz detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Amaç gürültü konusunda farkındalık yaratmak

Dünya çapında, insanların sağlık ve refahı için gürültü farkındalığını arttırmak amacıyla, ilk kez 1996 yılında başlatılan ve her yıl Nisan ayında bir Çarşamba günü gerçekleştirilen ‘Uluslararası Gürültü Farkındalık Günü’ kapsamında; Türk Akustik Derneği– TAKDER ve Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği–İZODER işbirliği ile “Gürültünün Hayatımıza Yansımaları” başlığı altında bir panel gerçekleştirildi.

Amaç farkındalık yaratmak

26 Nisan Çarşamba günü İTÜ Taşkışla’da düzenlenen etkinlik, TAKDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sevtap Yılmaz, İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen’in konuşmalarıyla başladı. ‘Uluslararası Gürültü Farkındalık Günü’ organizasyonu ile ana amaçlarının gürültü konusunda farkındalık yaratmak olduğuna dikkat çeken TAKDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sevtap Yılmaz, “İnsanları en çok etkileyen çevre faktörlerinden ilki ‘hava kirliliği’, ikincisi ‘gürültü kirliliği’ olarak uluslararası terminolojide yerini aldı. Avrupa’da gürültü konulu bir konferans düzenlendi. Avrupa çapında önemli sivil toplum ve kamu kuruluşlarının temsilcileri, öğretim üyeleri, bakanlar gibi üst düzeyde bir katılımla gerçekleşen konferans, bu konuya verilen önemi ortaya koyuyor. Avrupa Akustik Derneği üyesi Türk Akustik Derneği olarak, İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz bu organizasyon ile gürültü kirliliğine dikkat çekmeyi hedefledik. Bu amaçla, gürültüyle ilgilenen özel kuruluşlar ile bilgi alışverişinde bulunmak ve özellikle ilgili bakanlık belediye yetkilileri ile bir araya gelip, gürültü konusunda neler yapıldığı ve neler yapılacağı hakkında konuşmak istedik” dedi.

İZODER’in hedefi ses yalıtımı bilinci oluşturmaktır

İZODER’in öncelikli hedefinin, ısı, su, ses ve yangın yalıtımı bilincini yaygınlaştırmak, yalıtımın hayati önemini toplumun her kesimine anlatmak olduğunu vurgulayan İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Üstlendiğimiz yalıtım konuları o kadar önemli ki, hem enerji verimliliği, çevresel etkiler ve iklim değişikliği gibi konular, hem de güvenli yapıların oluşumu, konforlu, sağlıklı yaşam alanları ile yakından ilgili olmamızı gerektiriyor. Ülkemizde ses yalıtımı konusunda bilinç oluşturmak da, İZODER olarak üstlendiğimiz bir sosyal sorumluluk hamlesidir” dedi.

Gürültü kirliliğine karşı farkındalık seferberliği başlattık

Gürültü kirliliği konusunu, İZODER olarak, Türkiye’de ilk kez geçtiğimiz Kasım ayında düzenlenen ‘Ses Yalıtımı Zirvesi’ ile gündeme taşıdıklarını belirten Levent Pelesen, detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Adana’nın turizm geliri Tarım Müzesi’yle artacak

Adana Valisi Mahmut Demirtaş, kentin turizmdeki potansiyeline dikkat çekti. Gelecekte turizmden en fazla gelir elde edecek kentlerden birinin Adana olacağını vurgulayan Demirtaş, kentin turizm potansiyelinde en güçlü özelliğin ‘çeşitlilik’ olduğunun altını çizdi. Vali Demirtaş, “Dünyada aynı anda deniz, dağ, tarih, kültür, gastronomi, inanç gibi çok farklı alanlarda turizm potansiyeli taşıyan şehir sayısı çok az. Bu yönü harekete geçirerek Adana’nın gelirini artıracağız” dedi.
ESERLER SERGİLENMEYİ BEKLİYOR
Adana’nın tarımsal zenginliğiyle farlı bir değerin ortaya çıktığına vurgu yapan Vali Demirtaş, “Tarım alanında yüzlerce yıllık tarih barındıran eserlerimiz sergilenmeyi bekliyor. Ülkemizin en güzel tarım müzelerinden birini Adana’ya kazandırmak için çalışmalarımız son aşamaya geldi. Eski tarım makinelerinden traktöre birçok tarihi eser müzede sergilenmeyi bekliyor. Sadece bu müzeyle yurtiçi ve yurt dışından tarım sektörü temsilcilerinin ilgisini çekeceğiz” dedi.
ÖDÜL TÖNENİ 22 MAYIS’TA
Refleks Gazetesi’nin her yıl gerçekleştirdiği ‘Lokomotif Ödül Töreni’ davetini yayının imtiyaz sahibi Esra Özden’in elinden alan Vali Demirtaş, “22 Mayıs akşamı iş insanlarımızla birlikte heyecanlarına ortak olacağız” diye konuştu. Refleks İmtiyaz Sahibi Esra Özden de 5’incisi gerçekleştirilecek ödül töreninde Yılın İş Adamı, Yılın İş Kadını, Yılın İhracatçı Şirketi, Yılın Markası gibi 13 dalda ödül verileceğini belirtti.
BÖLGEMİZE YAKIŞACAK
Refleks Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Uluğtürkan da Vali Demirtaş’ı tören hakkında bilgilendirirken, “Okuyucularımızın, meslek oda ve iş dünyası STK yöneticilerimizin belirlediği kişi ve kurumları ödüllendiriyoruz. Törenimizin bölge reel sektör temsilcilerinin motivasyon artışına katkı sağladığını düşünüyoruz. Sayın Bakanlarımızın davet edildiği etkinliğimizde yine siyaset, bürokrat, iş dünyası ve medya kuruluşlarını bir araya getirmenin, bölgemize yakışan bir etkinliği gerçekleştiriyor olmanın gururunu yaşayacağız” diye konuştu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yurtdışında 5 yurtiçinde 20 mağaza açacak

Hediyelik eşya, aksesuar, mobilya ve benzeri ürün gruplarında yaklaşık 40 bin çeşit ürünü mağazalarda tüketicilerin hizmetine sunan Bun Design, bayi sayısını artırmayı ve Türkiye geneliyle beraber yakın coğrafyada da büyümeyi hedefliyor. Bayilerine personel seçimi, ürün eğitimi, kalite kontrol, tanıtım, yer seçimi, satın alma, lokasyon bazlı müşteri yönlendirme gibi birçok destek veren markanın isim hakkı, anahtar teslim ürünlerle birlikte mağaza ve stand bedeli ise yaklaşık 75.000 TL ile 120.000 TL arasında değişiyor.Bayilik sistemini online satış operasyonuyla entegre eden marka, bayilerine online satışlardan da gelir elde etme fırsatı tanıyor. Bun Design markasını tercih eden bayilerin sadece mağaza yatırımı yapmadıklarını belirten Bayilikten ve Markadan Sorumlu Direktör Cüneyt Gazioğlu ” Bun Design olarak dijital dünyanın gereklerini de yerine getirmeye büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda bundesign.com sitesi üzerinden yapılan satışlarda önce müşteriyi bundesign.com üzerinden alışveriş yapmadan, bayi düşünülerek müşteriyi bölgeye göre ilgili bayiye yönlendiriliyor. Böylece bayimizi hem e- ticaret hem de fiziksel mağaza yatırımcısı yapıyoruz.” dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

fizy 8 bin liseye çağrı yaptı, videolar 2.4 milyon gence ulaştı

Türkiye’nin en uzun süreli gençlik etkinliği olan ve 20 yıldır aralıksız sürdürülen “Dünyanın En Başarılı Gençlik Organizasyonu” unvanına sahip fizy 20. Liseler Arası Müzik Yarışması’nın finalleri Bostancı Gösteri Merkezi’nde yapıldı. Türkiye çapında 500’e yakın lisenin yarıştığı, milyonlarca gencin aylarca takip ettiği organizasyonun finalinde 34 okul yarıştı. Dağıtılan ödüller arasında, 3 ayrı okula müzik stüdyosu, toplam 100 Bin TL’lik para ödülü ve Okan Üniversitesi’nden eğitim bursu yer aldı.
20. yılında, fizy sponsorluğunda gerçekleştirilen yarışma için 81 ildeki yaklaşık 8000 liseye yapılan “Yarışmaya katıl” çağrısı yapıldı ve bu yıl rekor başvuru alındı. Eleme turları ve finalde binlerce liseli genç, okullarını desteklemek için BIP uygulamasıyla ücretsiz bilet kazandı.
İstanbul, Ankara ve İzmir elemelerinde, 49 ilden 465 okul yarıştı. Büyük finalde elemeleri geçen 31 okula ek, fizy’den yapılan oylamayla seçilen 3 okul da yarıştı
Milyonlarca gencin heyecanla takip ettiği fizy Liseler arası müzik yarışmasında, performans videoları 3 hafta süre içerisinde 2.4 milyon kez izlendi. Performansları izleyen tekil kullanıcı sayısı 1.6 milyon kişi oldu. 3 haftada toplam 88.028 saat 16 dakika LMY videoları izlenirken kullanılan data 66.4 TB oldu.

Türkiye’nin en köklü gençlik organizasyonu fizy Liseler Arası Müzik Yarışması platformu 2 ayda toplamda 1.204.440 kişi tarafından ziyaret edildi. Yarışmanın performans videolarına verilen oy sayısı 214.245, oy veren tekil kullanıcı sayısı: 169.636 oldu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yerli iOS ve Android uygulamalarına dair özel istatistikler

Yerli iOS ve Android uygulamalarına dair özel istatistikler

Akıllı telefon yaygınlığının yüzde 65 olarak anıldığı bir pazardayız ama halen ülke olarak mobil uygulama dikeyine gereken önemi verdiğimiz söylemez. Dolayısıyla bu dikeye dönük istatistikleri mümkün oldukça gündeme getirmeye çalışıyoruz. Countly & Mixrank tarafından bir aylık araştırmayla elde edilen aşağıdaki veriler de mobil uygulama geliştirme tarzımıza dair önemli bilgiler sunuyor.

Türkiye’den çıkan mobil uygulamalarda iOS önde

Countly‘nin iş ortağı Mixrank ile yaptığı araştırma, Türkiye’den uygulama mağazalarına gönderilmiş (geliştirici hesabı Türkiye’de kayıtlı olan) 4 binden fazla (tam olarak 4127) uygulamayı inceleme altına alıyor. Hemen belirtelim, bu sayı ülke bilgisi alınabilen uygulamaları içeriyor. Yani geliştirici bilgisini “Türkiye” olarak işaretleyen toplamda 4 binden fazla uygulama bulunuyor ve bu uygulamalar içinde iOS uygulamalarının Android uygulamalarını geride bıraktığı görülüyor.

Küresel pazara bakıldığında ise iOS uygulamları yüzde 45, Android uygulamalarıysa yüzde 55 pay alıyor. Yani Türkiye’de durum küresel tablonun neredeyse tam tersini yansıtıyor. Tabii tüm uygulamaların uygulama mağazalarına Türkiye etiketiyle girmediğini de bir kez daha hatırlatalım.

iOS uygulamalarında 2 kat daha fazla SDK kullanılıyor

Söz konusu 4 bin 127 uygulamanın SDK kullanımında da iOS öne çıkıyor. Türkiye’deki iOS uygulamaları toplamda 19 bin 664 kez SDK entegrasyonu gerçekleştirirken, Android uygulamaları toplamda 14 bin 368 kez SDK entegrasyonu gerçekleştirmiş. Bu da iOS tarafında uygulama başına ortalama 11.8 SDK entegrasyonu yapılırken, Android tarafında uygulama başına ortalama 5.8 SDK entegrasyonu yapıldığı anlamına geliyor.

Özetle mobil uygulamalar geliştirirken iOS geliştiricileri daha fazla 3. parti uygulama entegrasyonu yapıyor ve kullanıcıları takip ediyor. Countly ve Mixrank, Türkiye damgalı uygulamalarda hiç SDK entegrasyonu yapmayan uygulama sayısının iOS tarafında yüzde 51, Android tarafında ise yüzde 17 olduğunu paylaşıyor ve bazı kategorilere özel bilgiler paylaşıyor.

Android uygulamalarının yüzde 17’si çökme SDK’sı kullanıyor

Örneğin Android’de neredeyse her 3 uygulamadan biri (%30,6) mobil analitik çözümü kullanırken her 6 uygulamandan biri (%17) çökme (crash) SDK’sı kullanıyor. Anlık detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Instagram 700 milyon aylık aktif kullanıcı barajını aştı

Instagram 700 milyon aylık aktif kullanıcı barajını aştı

En hızlı büyüyen sosyal ağlardan biri olan Instagram, 700 milyon aylık aktif kullanıcı sayısına ulaştı. Henüz aralık ayında 600 milyon barajını geçen Instagram, yaklaşık 4 ay içinde 100 milyon yeni kullanıcı kazanmış oldu. Snapchat benzeri Hikayeler özelliğini kullanıma sunmasından bu yana hızlanarak büyümeye devam Instagram, kısa süre içerisinde 1 milyar kullanıcıya ulaşacak gibi görünüyor.

2012 yılında Facebook tarafından satın alınmasından sonra hızla büyüyen Instagram’ın, Messenger (1.2 milyar kullanıcı), WhatsApp (1.2 milyar kullanıcı) ve Facebook’un (1.8 milyar kullanıcı) ardından 1 milyar kullanıcı barajını aşan 4. Facebook şirketi olması bekleniyor.

Twitter’ı ikiye katladı

Yılın ilk mali çeyrek sonuçlarını açıklayan Twitter’ın bugün paylaştığı güncellemeye göre 328 milyon aylık aktif kullanıcısı Instagram 700 milyon barajını aşmasıyla birlikte Twitter’ı da ikiye katlamış oldu.

Instagram’ın hikayeler özelliğini kullanıma sunmasından bu yana büyümesi yüzde 82 oranında düşen Snapchat’in de önümüzdeki ay finansal raporlarıyla birlikte aylık aktif kullanıcı sayısını açıklayacağını da ekleyelim. Instagram’ın aktif kullanıcı sayılarındaki artışı kronolojik olarak aşağıda bulabilirsiniz.

  • Ekim 6, 2010 – Kuruluş
  • Şubat 26, 2013 – 100 milyon kullanıcı – 28 ay
  • Mart 25, 2014 – 200 milyon kullanıcı – 13 ay
  • Aralık 10, 2014 – 300 milyon kullanıcı – 9 ay
  • Eylül 22, 2015 – 400 milyon kullanıcı – 9 ay
  • Haziran 21, 2016 – 500 milyon kullanıcı – 9 ay
  • Aralık 15, 2016 – 600 milyon kullanıcı – 6 ay
  • Nisan 26, 2017 – 700 milyon kullanıcı – 4 ay

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Popüler mizah dergisi Penguen yayın hayatına mobilde devam edecek

Popüler mizah dergisi Penguen yayın hayatına mobilde devam edecek

Türkiye’de mizah dergilerinin yayıncılık açısından özel bir yeri var. Kendine has bir geleneği sürdüren yayınlar, açılır, yıllar içinde bölünür, çoğalır, kapanır ancak mizah dergileri, neredeyse tüm gazete bayilerinin değişmezi olarak “hep oradadır”. Bu dergiler arasında zamana en çok direnenlerin başında gelen Penguen de, artık bir istisna değil. Mizah dergisinin kapanış haberini paylaşan Penguen, bundan sonraki yayın hayatına yalnızca dijitalden devam edecek.

2002 yılında yayın hayatına başlayan Penguen’in takipçileriyle paylaştığı kapanış açıklaması, doğrudan medya endüstrisindeki değişime odaklanıyor:

Artık dergi okumuyoruz, dergi okuma alışkanlığını kaybettik. Mesele sadece mizah dergileri de değil. Bütün dünyada basın hızla küçülüyor. Önce internet, ardından akıllı telefonlar hayatımıza girince dergi, gazete okuma alışkanlığı yavaş yavaş azaldı. Bunun üstüne bir de kendileri bir şey üretmeden karikatürlerimizi izinsiz yayımlayan, bizim işlerimizin üzerinden reklam geliri toplamaya çalışan siteleri, sosyal medya hesaplarını da ekleyin. Aman yanlış anlaşılmasın, bu yüzden okurlarımıza sitem içinde değiliz. Nerede olursa olsun karikatür okumak isteyen okurlarımızı anlıyoruz, kendi sayfalarında karikatürlerimizi arkadaşlarıyla paylaşan okurumuzun heyecanı da hoşumuza gidiyor. Ama durum bu, keşke dergi Facebook’taki like’larla çıkabilseydi. Şu yaşadığımız zorluklar da yeni değil, aslında yıllar önce zorlanmaya başladık. Özveriyle ancak buraya kadar gelebildik.

Mizah dergilerinin online öncelikli hale gelmesi gerekiyor

Mizah dergileri, henüz Facebook çağından önce, kendi yağında kavrulan, ürün satış ve dergiler aracılığıyla ünlenen çizerlerin reklam ve sponsorluklarla gelir sağladığı kuruluşlardı. Aykırı ve muhalif çizgileri, diğer basılı yayınlar gibi reklama bağlı bir gelir modeli kurgulamalarına kolay kolay müsaade etmiyordu. Ancak görünen o ki sosyal internet çağı bu dergiler için yeni bir sınav anlamına geliyor. Penguen’in mesajı bu sınavın zorluklarına odaklanması açısından önemli ancak basılı yayının kapanmasının derginin sonunun geldiği anlamına gelmesi gerekmiyor. Halihazırda popülerlik ve viral olma gibi internet yayıncılığında “başarı” sayılabilecek kriterler açısından mizah dergilerinin büyük avantajı bulunuyor. İçeriklerin kopyalanması ve yıllar öncesine ait karikatürlerin Facebook’ta, WhastApp’ta hala paylaşılması kanımca bunu yeterince destekliyor. Bir diğer yerli ve popüler detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google Chrome, http’nin sonunda ‘s’ olmayan web sitelerinde ‘güvenli değil’ uyarısı verecek

Dünyanın en büyük küçük işletme odaklı teknoloji sağlayıcısı GoDaddy, Google Chrome’un yakın zamanda yaptığı güncellemelerin bir parçası olarak şifre ve kredi kartı bilgileri gibi kişisel veri toplayan HTTP sayfalarında “güvenli değil” uyarısı göstermeye başladığına dikkat çekti. SSL/TLS sertifikaları ve HTTPS protokolünün 20 yıldır var olduğunu belirten GoDaddy, online işlem yapan tüketici ve işletme sayısının artmasıyla birlikte siber güvenliğin 2017’nin ana dijital konularından olduğunu açıkladı. İşletmenizi ve şirket verilerinizi korumanın yanı sıra HTTPS’ye geçmek için başka nedenler de var.

GoDaddy EMEA Bölge Başkan Yardımcısı Stefano Maruzzi, “Google’ın araştırmasına göre birçok insan ziyaret ettiği sitenin güvenli olup olmadığını kontrol etmiyor ve bu yüzden farkında olmadan kendilerini ve bilgilerini riske sokuyor. Bu, dünyanın en çok trafik alan sitelerinin bazıları için bile geçerli. Siber güvenlik farkındalığını artırmak için Google Chrome yakın zamanda şifre ve kredi kartı bilgileri gibi kişisel veri toplayan HTTP sayfalarında “güvenli değil” uyarısı göstermeye başladı. Bu önemli uyarı, daha fazla internet kullanıcısını korumak için iyi bir adım olsa da bu, güncellemelerden haberdar olmayan web sitesi sahipleri için farklı bir anlama gelebilir. Çoğunluğunu küçük işletmelerin oluşturduğu HTTP web sitesi sahipleri için kırmızı “güvenli değil” uyarısı potansiyel müşteri ve gelirin kaçması anlamına gelebilir” dedi.

Bir web sitesi için HTTPS’ye gerçekten gerek var mı?

Maruzzi, Google Chrome’un bu güncellemesinin 2017’nin başlarında İngilizce tarayıcılar için uygulanmış olsa da, diğer dillere yayıldıkça Türkçe tarayıcılarda da uygulanmasının beklendiğini belirtti.

Geçmişte herkes sadece online bankacılık, alışveriş ve sağlık gibi yüksek değere sahip web sitelerinin HTTPS’ye ihtiyacı olduğunu düşünse de şimdi durum daha farklı. “Çerez” gibi uygulamalar ile artık daha fazla web sitesi ziyaretçilerinin kişisel bilgilerini saklamaya başladı. SSL sertifikaları bu verilerin aktarılırken güvenli kalmasına yardım etmek için devreye giriyor. SSL, kullanıcının tarayıcısı ve kullanıcının bağlandığı web sitesi arasında çalışan bir mekanizma. Göndermeden önce bilgileri şifreliyor ve diğer uca ulaştığında deşifre ediyor; böylece aradaki hiçbir noktada bilgi okunamıyor. Güvenli oturumu oluşturmak için, SSL detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yenilenmiş Note 7 modelleri Haziran ayında satışa çıkıyor

Yenilenmiş Note 7 modelleri Haziran ayında satışa çıkıyor

2016 yılına talihsiz bir şekilde damga vuran Samsung Galaxy Note 7‘nin yenilenmiş bir şekilde tekrar satışa çıkacağı geçtiğimiz Mart ayında Samsung tarafından duyurulmuştu. Güney Kore merkezli yayın organı ET News’in bugün paylaştığı habere göre yenilenen Note 7 modelleri önümüzdeki Haziran ayında Galaxy Note 7 R markasıyla Güney Kore’de satışa sunulacak.

3 farklı GSM operatörü arayıcılığıyla satılacak olan Samsung Galaxy Note 7 R modelinin fiyatlandırılmasında da değişikliğe gidilecek. Gelen bilgiler göre 620 dolar fiyat etiketine sahip olması beklenen yenilenmiş Galaxy Note 7, ilk çıkışına oranla 266 dolar daha ucuza satılacak.

Geri çağırılan tüm Note 7 modellerinin yenilenerek satışa sunulmayacağını da belirtelim. Paylaşılan habere göre milyonlarca Note 7’nin geri çağırılmasına rağmen sadece 300 bin adet Samsung Galaxy Note 7 R modeli satışa çıkacak. Patalamalara neden olan batarya konusunda da düzenlemeler yapan Samsung, 3500 mAh büyüklüğündeki bataryayı 3200 mAh seviyelerine kadar indirmiş.

Tabii ki bu bilgilerin resmi açıklamalar olmadığını ve değişebileceğini de ekleyelim. Yenilenen Samsung Galaxy Note 7 modellerinin Güney Kore dışına çıkıp çıkmayacağını ise zaman gösterecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google Haritalar’da park yeri işaretleme özelliği tüm kullanıcılara açıldı

Google Haritalar'da park yeri işaretleme özelliği tüm kullanıcılara açıldı

İlk olarak geçtiğimiz Mart ayında karşımıza çıkan park yeri işaretleme özelliği tüm Google Haritalar (Google Maps) kullanıcıları için aktif hale geldi. İlk etapta Amerika’daki Android kullanıcılarına sunulan park yeri işaretleme özelliği, bundan yaklaşık bir ay sonra global olarak kullanıma sunuldu.

Haritalar’ın tüm kullanıcılarına açılan özellik, haliyle ülkemizde de kullanılabilecek. Google’ın araçlarının park yerlerini unutan kullanıcıların imdadına yetişen bu özelliği ilk kez Google Now‘la birlikte sunduğunu hatırlatalım. Oldukça basit bir kullanıma sahip olan park yeri özelliği için, Haritalar uygulamasını açıp, bulunduğunuz konumu işaretlemeniz yeterli.

Aşina olmayanlar için, Park yeri işaretleme özelliğini harita üzerinde bulunduğunuz yeri gösteren mavi noktaya dokunduğunuzda karşınıza çıkan “Park yerinizi kaydedin” seçeneğini izleyerek kullanabilirsiniz. iOS cihazlarda da benzer bir kullanıma sahip olan park yeri işaretleme özelliği, akıllı telefonların otomobille bağlantılı olması halinde çok daha kolay bir kullanım sunuyor.

Eğer akıllı telefonunuz USB veya Bluetooth arayıcılığıyla otomobilinizle bağlantı kurduysa, bu bağlantının sonlandırıldığı andaki konum haritada park yeri olarak işaretleniyor. Dilerseniz Google Haritalar uygulamasını Android için buradan, iOS için ise buradan indirebilirsiniz. Son olarak Google Haritalar’ın geçtiğimiz Ocak ayında park yeri yoğunluğu hakkında bilgi vermeye başladığını da hatırlatalım. Yandex de benzer bir özelliği kısa bir süre önce devreye almıştı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yerli sosyal medya yönetim platformu Sociality.io 2 bin hesapta kullanılıyor

Yerli sosyal medya yönetim platformu Sociality.io 2 bin hesapta kullanılıyor

Sizlere daha önce tanıttığımız yerli sosyal medya yönetimi platformu A6 Social yenilendi. Küresel hedefli olarak yeniden yapılanan girişim, yoluna Sociality.io markasıyla devam ediyor.

Marka ve ajansların tüm sosyal medya hesaplarını tek bir noktadan yönetebilmesini ve raporlayabilmesini sağlayan girişimin bize verdiği bilgiye göre, platform Türkiye’de bugüne kadar kırka yakın firma ve ajansa hizmet verdi.

Sayıları 2 bini geçen sosyal medya hesabının yönetilmesine aracılık eden Sociality.io’da kullanıcılar, 700 milyondan fazla takipçiye-aboneye ulaşıyor.

Bugüne kadar yalnızca Türkiye pazarını hedefleyen girişim, yeni markasıyla ve İngilizce dil seçeneğiniyle beraber global pazarda şansını deneyecek.

Sociality’nin kullanımı, sosyal medya hesaplarında içerik yönetimi (zamanlama, ekip içindeki içerik onay akışları gibi) operasyonuyla sınırlı değil. Platform aynı zamanda kullanıcılarına rakip analizi ve anahtar kelimi takibi gibi ek hizmetler de sunuyor.

Kredi kartı bilgilerinizi girmenize gerek olmadan ilk ay ücretsiz deneme süresiyle sunulan Sociality, aylık 69 dolarlık fiyatlardan başlayarak kullanıcılarına SaaS modeliyle hizmet veriyor. Girişimin referansları arasında Garanti Emeklilik, Çiçek Sepeti, WPP ve Vivaki Türkiye gibi tanınmış markalar var.

Sociality ekibiyle konuştuğumuzda son bir senede platformda yönetilen sayfa sayısının yüzde 100 arttığını öğrendik. Diğer yandan girişim cirosunu da son bir yılda 6 katına çıkarmış.

Öyle görünüyor ki A6 Social olarak daha çok kurumsal şirketlere hitap eden girişim, markasını yenileyip yüzünü globale dönerek satış süreçlerini online’a geçirmeyi, büyümesini de kontrol edilebilir bir hale getirmeyi hedefliyor. Sociality ile ilgili gelişmeleri sizlere aktarmayı sürdüreceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Milyonların beklediği düzenleme medyanın da ilgi odağında

Uzun yıllardır tartışmalara konu olan kıdem tazminatında yeni dönem başlıyor. En son Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun yapmış olduğu kıdem tazminatına yönelik açıklama çalışanları heyecanlandırdı. Medya Takip Merkezi (MTM), yeniden gündemde olan kıdem tazminatının medyadaki nabzını tuttu. İşte araştırmanın detayları…

Milyonların merakla beklediği kıdem tazminatı fonu hakkında geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, medyada yer alan birçok bilginin “yorum” niteliğinde olduğunu söyledi. Önümüzdeki haftadan itibaren paydaşlarla görüşmeye başlayacaklarını; güçlü, şeffaf, sürdürülebilir ve hakkaniyetli bir sistemi paydaşlarla uzlaşı içerisinde şekillendireceklerini belirtti.

Hükümetten gelen kesin bir açıklama olmamasına rağmen gündemdeydi
Medya Takip Merkezi’nin “kıdem tazminatı” konulu araştırmasına göre, planlanan düzenleme Ocak ayından bu yana yazılı medyada 3 bin 53, görsel medyada 770 ve internet medyasında 11 bin 751 habere konu edildi. Bu süreçte, hükümetin açıkladığı net bir karar olmamasına rağmen, konunun gündemden düşmemesi dikkat çekti.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Sergey Brin gizli bir zeplin projesi üzerinde çalışıyor

Sergey Brin gizli bir zeplin projesi üzerinde çalışıyor

Google’ın kurucu ortağı olan Larry Page’in de yatırımcıları arasında bulunduğu uçan araç projesi olan Kitty Hawk’ı geçtiğimiz günlerde sizlere aktarmıştık. Bugün Bloomberg‘in paylaştığı bir haberine göre Google‘ın bu kez diğer kurucu ortağı Sergey Brin, zeplin benzeri bir hava taşıtı projesi üzerinde çalışıyor.

Google’ın çatı şirketi olan Alphabet‘le bağlantısı olmayan zeplin, şimdilik Sergey Brin’in kişisel projesi olarak görülüyor. NASA‘nın Ames Araştırma Merkezindeki hangarlarda üretilen zeplin projesinin detayları ise henüz ortaya çıkmadı. Bloomberg’in raporuna göre zeplin projesi için Brin’e destek veren öncelikli isim NASA eski yöneticilerinden Alan Weston. NASA’da Ames programını yöneten Weston aslen Avustralyalı, gençliğinin bir bölümünü ise Türkiye’de geçirmiş ardından University of Oxford’daki eğitimi için İngiltere’ye taşınmış. Weston son dönemde zeplinlerle hava taşımacılığının maliyetinin ciddi ölçüde düşebileceğinden bahsediyordu.

Zeplin projesinin tek başına profesyonel bir iş haline gelip gelmeyeceği konusunda henüz herhangi bir bilgi bulunmadığını da belirtelim. Üretilecek olan hava taşıtı geleceğin önemli şirketlerinden birinin ilk adımları da olabilir, bir milyarderin kişisel eğlencesi de. Kim bilir belki de Sergey Brin 20’inci yüzyılın başında oldukça popüler olan zeplinleri tekrar gökyüzüne çıkarabilir…

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

En etkileyici stres çarkı çevirme teknikleri izlesene.com’da

Büyük küçük herkesin yeni oyuncağı olmayı başaran stres çarkı, farklı ve ilginç kullanım şekilleri ile stresi yok ederken, eğlenceyi de ikiye katlıyor. izlesene.com’dan ulaşılabilen stres çarkı videoları ile farklı çevirme teknikleri öğrenmek mümkün.

Stres ile mücadele etmenin en yeni ve en eğlenceli şekli stres çarkı, günlük hayatı olduğu kadar interneti ve sosyal medyayı da şenlendirmeye devam ediyor

İçindeki küçük bilyeler sayesinde dönen stres çarkının çıkardığı sesin sinir sistemini rahatlattığı iddia ediliyor. Bu popüler oyuncağın stresi tamamen ortadan kaldırıp kaldırmadığı konusunda kesin bir bilgi bulunmasa da küçük büyük herkesin elinde görülebilen bu yeni nesil stres kovucu, birçok alışkanlığı değiştireceğe benziyor.

Çevrildiğinde 30 saniyeden 4 dakikaya kadar kendi ekseni etrafında dönen stres çarkı ile parmaklar arasında gezdirmekten havaya atıp tutmaya kadar birbirinden ilginç hareketler ve rekor denemeleri yapmak mümkün. Tüm bu hareketleri ve daha fazlasını öğrenmek isteyenlerin ilk tercihi de internetteki videoları izleyerek farklı taktikleri öğrenmek oluyor. Stres çarkının değişik tasarımları ile yapılan birçok farklı hareketin videosuna Türkiye’nin lider video platformu izlesene.com’dan ulaşılabiliyor.

100 stres çarkının aynı anda döndürüldüğü rekor denemesine tanıklık etmek isteyenler aradıklarını “Oha Diyorum!” izlesene kanalında bulurken, ünlülerin stres çarkı ile yaşadıkları eğlenceli anlar ve en iyi stres çarkı döndüren Türk YouTuber’lar da izlesene.com’dan takip edilebiliyor.

Değişik modelleri bulunan stres çarkının fiyatları yurtdışında 2 dolardan başlayıp 2 bin dolara kadar çıkarken, Türkiye’deki fiyatları 5 ile 60 TL arasında değişiyor. Kendi stres çarkını kendisi yapmak isteyenler ise Nasıl yapılır? videolarını yine izlesene.com’da bulabiliyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Apple fiziksel mağaza tasarımının kapsamlı dönüşümüne başlıyor

Apple, Mayıs ayı itibariyle Apple Store‘larda, yani fiziksel Apple mağazalarında uygulamaya başlayacağı yeni deneyim programını ve getireceği son yenilikleri Cupertino’da düzenlediği bir basın toplantısında açıkladı.

Apple, Today at Apple (Apple’da bugün) adlı özel bir programla özellikle fotoğraf, video, müzik ve sanat alanında pek çok eğitici program içeriğini önümüzdeki ay itibariyle tam 495 Apple mağazasında sunmaya başlayacak. Yediden yetmişe herkesin katılabileceği bu programlarda, çocuklar için saatler de belirlenmiş. Bu saat dilimleri arasında Apple mağazalarında bulunan çocuklar, Sphero robotları kodlayarak programlamayı öğrenme gibi yenilikçi eğitim programlarına dahil olabilecek. Eğitimler müşterilerin Apple Store’larda daha fazla zaman geçirmesini de sağlayacak. Zira yeniliklerin bir amacı da mağazaları müşterilerin gelip serbestçe “takılması” için cazip bir merkeze dönüştürmek, tıpkı Starbucks gibi…

Apple 2013 yılında perakende deneyimi geliştirmek amacıyla Burberry’den Angela Ahrendts’i başkan yardımcısı olarak transfer etmişti. Ahrendts’in önderliğinde şirket, Apple Store’ların gelecek 1o yılı için yeni bir strateji belirlemişti. Bu strateji, Apple’ın tezlere konu olan, perakendecilik anlayışını bir adım öteye taşıyor. Apple, tanıttığı yeni deneyimlerle birlikte mağazalarının fiziksel özelliklerini de değiştirdiğini duyurdu.

Genius Bar’ların adı Genius Grove olarak değişiyor

Apple, yaklaşık 15 yıl aradan sonra mağaza dizaynını ilk kez kapsamlı bir şekilde değiştiriyor. Şirket bir süredir San Francisco ve Belçika Apple Store’larında uyguladığı yenilikleri, bu kapsamda en büyük 100 satış noktasına yayacak. Bu tasarım değişikliğiyle Apple Store’lar konferans ve toplantı odaları gibi ek alanlara kavuşacak; mağazalarda ekranların sayısı artacak ve canlı ağaçlar mağazaların içinde konumlandırılacak. Apple’ın satış sonrası yüz yüze destek sunduğu servis alanı Genius Bar‘ın da adı Genius Grove olarak değişecek.

Apple, bu değişiklikleri yıl sonuna kadar en büyük yüz mağazasında devreye alacağını belirtiyor yani yenilikler tüm Apple Store’ları kapsamıyor. Ancak şirketin çok da uzak olmayacak bir gelecekte tüm fiziksel mağazalarında bu deneyimleri yaygınlaştırması kuvvetle muhtemel. Apple, tüm bu yenilikleri detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Satılık ve kiralık dairede mart ayı favorisi Çatalca

Emlakjet.com’un mart ayı verilerine göre, şubat ayına kıyasla satılık ve kiralık daire aramasındaki favori ilçe Çatalca oldu. İnternetten satılık daire aramasında Çatalca’dan sonra sırayla Bahçelievler, Sancaktepe, Şile ve Kağıthane gelirken, Şile sıralamada ilk beşe girmesiyle dikkat çekti. Kiralık daire aramasındaki artışta ise Çatalca’yı Esenler, Güngören, Büyükçekmece ve Beyoğlu izledi.

Verileri değerlendiren Emlakjet.com Genel Müdürü Gizem Moral Kunter, “Çatalca ve Şile’ye baktığımızda bu iki ilçenin İSKİ Havza Koruma Alanları ilan edilen bölgeler arasında olduğunu görüyoruz. Bu bölgeler, emsal değerlerinin düşük olması, yatay yapılaşma ve arsaların daha ucuza mal edilebilmesi nedeniyle firmalar tarafından çok daha fazla tercih ediliyor. Bu ilçeler, merkeze göre daha uygun fiyatlı olmalarının haricinde önemli projelere yakınlıkları nedeniyle de değerlenme potansiyeli taşıyor. Çatalca, Marmara Otoyolu Projesi ile Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne yakınlığının yanı sıra Kanal İstanbul projesinin potansiyel güzergahları arasında olmasıyla öne çıkmakta. Şile ise markalı konutlar açısından baktığımızda metrekarede yaklaşık 2.900 TL’ye kadar düşebilen fiyatlarıyla Anadolu Yakası’ndaki en ekonomik ilçe. Bununla birlikte Şile, Yavuz Sultan Selim Köprüsü güzergahına da yakınlığından ötürü değerlenme potansiyelinde” yorumunda bulundu.
İpotekli satış oranı, geçen yılın üzerinde
TÜİK verilerine göre, Türkiye genelinde konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10 oranında artarak 128.923 oldu. İpotekli konut satışları ise bir önceki yıla göre yüzde 29,9 oranında artış göstererek 50.424’e ulaştı. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 39,1 olarak gerçekleşti. İlk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,6 artarak 43,7 oranla 56.376 oldu. İkinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,9 artarak yüzde 56,3 oranla 72.547 oldu.
Yabancı yatırımcılara yapılan satışlar yükseldi
Mart ayında 240 ay vadeli ve düşük faizli kampanya sürecinin son ayı oluşu nedeniyle satışlarda ivmenin sürdüğünü belirten Emlakjet.com Genel Müdürü Gizem Moral Kunter, “İpotekli satış payı geçen yılki yüzde 33’lük ortalamanın bu yıl çok üzerinde seyrediyor. Ocakta yüzde 37,7; şubatta yüzde 38,1 olan detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Almanya’da kömür madeni dev bir bataryaya dönüşüyor

Almanya'da kömür madeni dev bir bataryaya dönüşüyor

Almanya’da bir kömür madeni, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen enerjiyi depolamak için dev bir bataryaya dönüştürülüyor. 1974 yılından bu yana Alman sanayiine kömür sağlayan Prosper-Haniel kömür madeni, yakında 200 megawatt’lık bir hidroelektrik rezervine dönüştürülecek. Yaklaşık 610 m derinde bulunan kömür madeni, dönüşüm işlemi tamamlandığında 400 bin konut için elektrik sağlayabilecek devasa bir pil olarak hizmet vermeye başlayacak. Maden ise 2018 yılında tamamen kapanacak. Bu, Almanya gibi yenilenebilir kaynaklardan yüksek miktarda enerji üreten bir ülke için de oldukça büyük bir yedekleme.

Bu dev pil, yukarıdaki görselden de inceleyebileceğiniz gibi iki odacık arasında “su pompalayarak” enerjiyi depoluyor. Alt ve üst odalar türbinli borular aracılığıyla birbirine bağlanıyor. Yüksek enerji talebinin olduğu dönemlerde, su üst hazneden türbinli borular aracılığıyla alt hazneye taşınarak elektrik üretiliyor. Talep azaldığında ise şebekedeki düşük miktardaki enerji kullanılarak yine türbinli pompalar yardımıyla su, üst hazneye tekrar dolduruluyor. Bu gibi tesisler, enerjiyi daha büyük bir güç sisteminde dengeleyerek yüzde 80’e varan yüksek verimlilikle çalışabiliyorlar.

Maden işçileri için yeni istihdam fırsatı

Bloomberg’in haberinde de belirtildiği gibi bu enerji depolama tesisleri sadece yenilenebilir enerji tesislerinden elde edilen enerjiyi depolamak için yer sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yeni istihdam da sağlıyor. Önümüzdeki yıl bu kömür madeninin kapanması nedeniyle işinden olacak birçok kişiye yeni istihdam yaratılarak, onlar tekrar ekonomiye kazandırılmış oluyor. (Bu konuyu yakından ilgilendiren bir soruyu detaylı bir şekilde daha önce ele almıştık.)

Şu günlerde herkesin aklını meşgul eden sorulardan biri de “Gelecekte geleneksel işlerde çalışan kişilere ne olacak?”… Soru, böyle örneklerle farklı bir boyut kazanıyor. Bu tip bir tesisin yapımı sırasında kömür madeni çalışanlarından bu işi isteyenler için iyi bir eğitim programı hazırlanarak, yeni işlerine uyum sağlamaları kolaylıkla mümkün kılınabilir. Böylece iki taraflı kazanç sağlanmış olur.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Ekol’de “Lojistik 4.0” dönemi

Endüstri 4.0 çağında daha iyiye ulaşmanın sürekli ve dinamik dönüşümden geçtiğine inanan Ekol, aklı, duyguyu ve bilinci birleştiren yaklaşımını, tecrübesi ve uzmanlığıyla harmanlayarak yalnızca sektörü değil, dünyayı dönüştürecek.

YENİ STRATEJİYLE UYUMLU KURUMSAL KİMLİK

Başlattığı dönüşüm hamlesiyle daha da güçlenerek yoluna devam eden Ekol, yeni stratejisi ile paralel olarak kurumsal yüzünü de yeniledi. Sektöründe çeyrek asrı geride bırakan, bugün gelinen noktada 15 ülkede kendi tesisleriyle kusursuz hizmet anlayışıyla gelişmiş çözümler sunan Ekol, girişimci ruhuna uygun daha cesur, daha dinamik bir yapı ortaya koyuyor.

Ekol’ün yeni “Lojistik 4.0” stratejisinin ve yenilenen yüzünün kamuoyu ile paylaşıldığı toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul şunları söyledi:

“Endüstri 4.0, bir ürünün ilk üreticiden son tüketiciye ulaşıncaya kadar olan tüm süreçlerini karşılayan lojistik sektörü için de sonsuz fırsatlar sunuyor. Doğru ürünün, doğru miktarda, doğru biçimde, doğru zamanda, doğru kaynaktan, doğru yolla, doğru fiyata sağlanması yani lojistiğin 7 doğrusu yeniden şekilleniyor. Biz de entegre bir lojistik şirketi olarak, Endüstri 4.0’dan aldığımız ilhamla bugün, sektöre yeni nesil bir bakış açısı getiriyoruz.

Yeterince iyi olmak bize hiçbir zaman yetmedi. Daha iyiye ulaşmak için sürekli ve dinamik dönüşüme inanıyor, bu sayede her gün büyüyor ve gelişiyoruz. Biliyoruz ki, başarıya başka türlü ulaşmak mümkün değil. Gücümüze güç katan ileri teknolojimizi, müşterilerimize kusursuz hizmet anlayışımızla gelişmiş çözümler sunmak için kullanarak, sektörümüzün ilham kaynağı olmaya devam ediyoruz.”

Ekol için insanın her şeyden önce geldiğini ifade eden Musul, “Birbirimizi daha iyi anlamak, paylaştığımız ortak değerleri korumak ve gerçekleştirmek istediğimiz hedeflere ulaşmak için yine en değerli yapıtaşımız olan insanımızın gücüyle, azimle ilerliyoruz.

Etik değerlerimiz ve sürdürülebilirliğe olan adanmışlığımız sayesinde sadece lojistik sektörünün geleceğini değiştirmeye değil, dünyayı dönüştürmeye hazırız.” diye konuştu.

Kurumsal İletişim Direktörü Arzu Tan tarafından tanıtılan yeni web sitesi, sanal olarak tesislerin gezilmesini sağlayan VR teknolojisi ve 15 ülkedeki tüm çalışanların ana dilde kullanımına olanak sağlayan tamamen mobil ve sosyal medya uyumlu yeni intranet ise

Ekol’ün yeni marka stratejisine uygun olarak hazırlandı.

EKOL, YENİLİKÇİ detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Tarsus turizmde vitrine çıkıyor

KEREM KÖFTEOĞLU (TUYED BAŞKANI) Söylencelerin gerçeğe dönüştüğü, üç büyük dinin kutsal kabul ettiği mekânlara beşiklik eden Tarsus, dünya ve Türkiye’de vitrine çıkmaya hazırlanıyor. Bir Tarsus sevdalısının başlattığı ve @Tarsus Benim; Tarsus Hepimizin’ sloganıyla yola çıkan gönüllüler, kentlerini yurtiçinin yanı sıra yurtdışında da tanıtmak için atağa geçti.

‘Tarsus Benim; Tarsus Hepimizin’ girişiminin ilk etkinliği olarak, Tarsus Belediyesi Şevket Can’ın da desteğiyle 22 Nisan 2017 günü bir tanıtım gezisi düzenlendi. Kente davet edilen TÜRSAB üyesi acentalar, TUYED Başkanı Kerem Köfteoğlu, basın mensupları ve yemek yazarı bloggerlara Tarsus’un tarihi ve kültürel mekânları gezdirilip, kentin lezzetleri tattırıldı. Ayrıca Çanakkale Savaşı’nın kazanılmasında önemli rol üstlenen, son anda satın alınarak jilet olmaktan kurtarılarak sergilenen Nusret Mayın gemisi de ziyaret edildi.

Tarsus’u tanıtım etkinliği kapsamında Tarsus Amerikan Koleji’nin tarihi kampüsünde, UNICEF Türkiye iyi niyet elçisi, ‘Sihirli Flüt; Şefika Kutluer orkestra şefi / piyanist Erol Erdinç eşliğinde bir konser de verdi.

Gönüllülerden oluşan Tarsus Benim; Tarsus Hepimizin’ girişiminin sözcüsü Dr. Ali Cerrahoğlu, konser öncesi yaptığı konuşmada Tarsus’un 10 bin yıl önce insanoğlunun tarımı keşfederek dünyadaki ilk yerleşim kentlerinden biri olduğunu vurguladı. Tarsus’ta dünyadaki benzerlerinden farklı olarak, on bin yıl boyunca medeniyet aralıksız devam ettiğini hatırlatan D. Cerrahoğlu “10 yıl boyunca kent hiç terkedilmemiş, üzerinde yaşam hiç eksilmemiş. Bu köklü geçmiş sayesinde Tarsus’a gelenler; tarihe, kültüre ve yemek zenginliğine doyabileceği bir şehirle karşılaşıyor” dedi.

Tarsus dünyaya tanıtılacak

Binlerce yıldır farklı uygarlıklara ev sahipliği yapmış Tarsus’un sahip olduğu eşsiz tarihsel, doğal, toplumsal ve kültürel zenginlikleri dünyaya tanıtmak için ‘Tarsus Benim; Tarsus Hepimizin’ girişimini başlattıklarını belirten Dr. Cerrahoğlu “Bu amaçla; ülkemizin birçok köşesinden turizmciler, yazarlar, sanatçılar, gurmeleri Tarsus’ta ağırlayıp, sahip olduğumuz değerleri tanıttık” diye ekliyor.

Tarsus Gözlükule Höyüğü’nde yapılan kazılar, bu yörede ilk yerleşmenin Yeni Taş Çağı dönemiyle başladığını ortaya koyuyor. Kilikya’nın başkenti ve Anadolu’nun da en eski yerleşim birimlerinden biri olan Tarsus; eski çağlardan beri çok zengin tarihi, ilahi dinler açısından büyük bir öneme detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google, sahte haberleri kullanıcı geri bildirimleriyle avlayacak

Google, sahte haberleri kullanıcı geri bildirimleriyle avlayacak

Son dönemlerin en önemli tartışma konularından biri olan ‘sahte haber‘ konusunda Google’dan bir adım daha geldi. Arama devi artık kullanıcıların sahte haberleri işaretlemesini sağlayacak.

Sahte haberleri tespit etme konusunda Facebook başta olmak üzere sosyal ağlar ve arama motorları önemli bir çaba içerisinde. Google da hem yayıncılar için doğru olanı yapmak hem de kullanıcılara anlamlı sonuçlar sunmak için sahte haberlerle mücadele ediyor. Daha önce YouTube tarafında gençlere sahte haberleri tespit etmeyi öğreten Google, bu kez arama sonuçlarında kullanıcılardan direkt olarak şikayet/bildirim toplayacak. Bu sayede sahte haber sitelerinin gücünü azaltacak.

Google’da arama yapan kullanıcılar, sonuçlarda çıkan haberlerin doğru/yanlış, zararlı/sahte olup olmadığını işaretleyebilecek. Kullanıcılardan alınan geri bildirimler değerlendirilecek ve kötü sonuçlar filtrelenecek. Kullanıcılar söz konusu içeriklerle ilgili yorumlarını da paylaşabilecek ki bu da Google’ın geri bildirimleri insan faktörünü de gözeterek değerlendirebileceğini düşündürüyor.

Hatırlatmak gerekirse Google, bu ay başında arama sonuçlarına bilgi doğrulama desteği eklemişti. Daha önce de dünyanın farklı ülkelerinde 115 farklı organizasyon internetteki haberleri teyit etmek için çalıştığını paylaşmıştık ki Türkiye’den de Doğruluk Payı bu isimler arasında. Teyit.org bu alandaki hizmetine geçtiğimiz yıl başlamıştı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Netflix, Baidu’nun video portalıyla anlaşarak Çin’e adım atıyor

Netflix, Baidu'nun video portalıyla anlaşarak Çin'e adım atıyor

2017’nin ilk çeyreğinde 4.95 milyon yeni abone kazanan Netflix, Çin pazarına iQiyi anlaşmasıyla giriyor. Baidu’nun video portalı olan iQiyi, Netflix’in bazı içeriklerini lisanslama yolunla Çinli kullanıcıların beğenisine sunacak.

Netflix Çin pazarında tamamen engelli değil ancak çeşitli regülasyonlar nedeniyle Çin pazarına bu yolla giriş yapıyor. Hollywood Reporter‘ın paylaştığı haberde Netflix’in iQiyi ile paylaşacağı içerikler net olarak paylaşılmıyor ancak bu gelişmenin iki taraf için de önemli bir adım olduğunu söylemek mümkün. Zira Netflix, giriş yapmadığı bir kaç ülkeden birine (bkz: Kuzey Kore, Suriye) giriş yaparken iQiyi de içerik anlamında Alibaba’nın satın aldığı video platformu Youku Tudou‘ya karşı avantaj sağlamış olacak.

iQiyi 1,5 milyar dolar yatırım almıştı

481 milyon aylık izleyiciyi kendine çeken iQiyi, Çin’in en büyük video portallarından biri. Çin’in en büyük arama motoru Baidu’nun çatısı altındaki portal, şubat ayında yeni içerikler için 1,5 milyar dolarlık yatırım almış ve önemli adımlar atacağının sinyallerini vermişti. Netflix tarafında ise içerikten sorumlu başkan yardımcısı Robert Roy, Çin ile direkt bir ilişki kurmaktan memnun olduklarını söylüyor ve önümüzdeki dönemde daha fazla işbirliği olabileceğini işaret ediyor.

Çin pazarındaki regülasyonların sadece Netflix’i durdurmadığını da ekleyelim. Amazon da Çin pazarının kapısında bekliyor ki bu noktada Türkiye pazarına Netflix’in 2016 Eylül’ünde, Amazon Prime’ın da Aralık 2016’da adım attığını hatırlatalım.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Türkiye, siber güvenliğin merkezi oluyor

Bu yıl Türkiye’de ikincisi düzenlenecek LOCARD Global Cyber Security Summit etkinliğinde siber güvenlik uzmanları ve hackerlar, kamuda bu alanda çalışan yetkililer, bankalar, şirketlerin üst düzey güvenlik çalışanları ve siber güvenliğe ilgi duyanlar bir araya geliyor. Farklı ülkelerden hacker ve güvenlik uzmanlarının katılacağı LOCARD Global Cyber Security Summit, aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Bölgesi’nin en büyük siber güvenlik etkinliği olma özelliğini taşıyor.

Türkiye’nin en büyük siber güvenlik etkinliği

Siber saldırılar kritik altyapıları hedef alıyor

Türkiye’nin özellikle son dönemlerde karşı karşıya kaldığı fiziksel ve siber güvenlik saldırıları ile ilgili konuşan LOCARD Global Cyber Security Summit Kurucu Ortağı Nurhan Demirel, özellikle kritik altyapıların siber saldırılardan korunması gerektiğine dikkat çekti. Demirel: “Ülkemize karşı gerçekleşen iç ve dış tehditler artık sadece konvansiyonel olarak değil, aynı zamanda siber uzay üzerinden de gerçekleşiyor. Bugün elektrik santrallerinden, petrol rafinerilerine kadar pek çok altyapı, doğrudan ya da dolaylı olarak siber uzaya bağlı. Başka bir deyişle, siber uzay üzerinden gerçekleşecek bir saldırı neticesinde, bir ülkenin tüm elektrikleri kesilebilir, petrol rafinerileri patlatılabilir, baraj kapakları açılabilir, sinyalizasyon sistemleri çalışmaz hale getirilebilir, vatandaşlara ait tüm kişisel bilgiler ele geçirilebilir, banka hesapları yok edilebilir. Bu şartlar altında özellikle hava alanları ve iletişim altyapılarını korumak bir ülke için milli egemenliği etkileyecek bir boyuta bile ulaşabiliyor.

Günümüz internet dünyasında sadece insanların değil makinelerin de birbiri ile iletişim kurabildiği bir düzen kurulmuş durumda. E-devlet bilişim sistemlerinin her geçen gün geliştiği ve özellikle bürokratik işlemlerin artık internet üzerinde gerçekleştirildiği günümüzde, siber güvenlik hiç olmadığı kadar önem arz ediyor. Kişisel bazda vatandaşların, sağlık, adli, nüfus ve sosyal güvenlik kayıtlarının tümüne artık internet üzerinden saniyeler içerisinde ulaşılabiliyor. Kurumsal açıdan ise durum daha ciddi boyutlara taşınabiliyor. Ülkenin yeraltı ve yerüstü hizmetleri, finansal bilgileri, güvenlik bölgeleri, ulaşım alanları ve sağlık kurumlarının hemen hemen hepsi birbiriyle konuşabiliyor. Hız açısından olumlu olan bu gelişmeler, güvenlik açıklarını kovalayan bazı unsurlar içinse adeta iştah açıcı bir alan detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google’ın kardeş şirketi Waymo, sürücüsüz otomobillerini sonunda gerçek yolculara açıyor

Google'ın kardeş şirketi Waymo, sürücüsüz otomobillerini sonunda gerçek yolculara açıyor

Otonom sürüş teknolojileri üzerinde çalışmak üzere bir süre önce Google’dan ayrılıp, yarı bağımsız bir Alphabet şirketi haline gelen Waymo, Arizona eyaletinin Phoenix şehrinde yolculara açılıyor. Yüzlerce insana sürücüsüz otomobili deneyimleme imkanı sunacak olan Waymo, resmi blogundan yaptığı açıklamaya göre, ilk kez halka açık test sürüşlerine başlayacak.

Özellikle Phoenix şehrinde yaşayan ailelerin erken sürüş programına katılmasını hedefleyen Waymo, isteyen herkesin test sürecine dahil olabileceğini açıkladı. Test sürecinde herhangi bir kısıtlama uygulamayacak olan Waymo, sürücüsüz otomobilleriyle istendiği kadar ve günün her saati yolculuk yapılabileceğini de belirtiyor.

Teknolojilerinin mümkün olduğu kadar çok sayıda kişi tarafından deneyimlenmesini istediklerinin altını çizen Waymo CEO’su John Krafcik, yakın zamanda sürücüsüz otomobilleri daha fazla toplulukla buluşturmak istediklerini dile getiriyor.

Test sürecinde uzun zamandır iş birliği içerisinde olduğu Fiat Chrysler‘ın Pacifica modelini kullanan Waymo, filosunda 100 adet sürücüsüz otomobile sahip. Sürücüsüz otomobil filosuna 500 yeni araç ekleyeceğini de açıklayan Waymo, Austin, Kirkland ve Mountain View şehirlerinde halka kapalı test sürüşleri gerçekleştiriyordu. Açılım, Alphabet’in sürücüsüz otomobil geliştirme sürecinde kritik bir aşamaya gelindiğini doğruluyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Hotels.com’dan mükemmel otel konaklamasının formülü

Hotels.com, 5 milyondan fazla konuğun dünya çapında yüz binlerce otele ilişkin yaptığı 148 milyon yorumu analiz etti.
Sonuçlar, bir veri uzmanı tarafından matematiksel bir formüle dönüştürüldü:
C25 + T35 + Y10 + F2 + S + K + M7 + H + Kİ + ½Sİ = Otel Mükemmelliği
Temizlik ve konfor, zengin bir kahvaltıdan veya lüks bir havuzdan 35 kat daha önemli
Formül, Hotels.com’un ‘Loved by Guests Ödülleri’ni belirleyen yorumları onurlandırmak amacıyla yaratıldı
Istanbul- 25.04 2017 – Hotels.com™’un mükemmel bir otel konaklaması için milyonlarca müşteri yorumuna ait 148 milyon cümleyi temel alarak hazırladığı formülün ortaya koyduğu üzere internet ve akıllı telefon çağı, otel görüşlerinin paylaşımı konusunda insanların elini güçlendirmiş durumda.
Formül, Hotels.com Loved by Guests Ödülleri’nin kazananlarını belirleyen milyonlarca yoruma adandı. Loved by Guests Ödülleri, gerçek konuk görüşlerini temel alarak dünya çapında en iyi otelleri onurlandırıyor.

Konfor, Temizlik ve Cana Yakın Bir Otel Personeli

Hotels.com sitesinde yer alan 25 milyondan fazla misafir görüşü sayesinde 2016 verilerinde yapılan ayrıntılı inceleme, mükemmel bir otel konaklaması için doğru formülü ortaya koydu.
C25 + T35 + Y10 + F2 + S + K + M7 + H + Kİ + ½Sİ = Otel Mükemmelliği
Formülde yer alan kısaltmalar ise şu anlamlara geliyor:

C = Personelin cana yakınlığı
T= Odanın temizliğiyle ilgili algı
Y= Yatağın rahatlığı
F= Makul Fiyata İlişkin Algı
S= Odanın Sessizliği
H = Havuz
K= Kahvaltının dahil olması
M = Konum/Yürüme mesafesi/ulaşım
Kİ = Ücretsiz kablosuz internet
H= Odada sıcak içecek hazırlama imkânı
Sİ = Genel olarak otel mükemmelliği

Araştırma, otel mükemmelliğini yaratanın basit şeyler olduğunu, lüks ekstraların mükafat olarak görüldüğünü ortaya koydu. Hotels.com verileri, temizliğin ve konforun zengin bir kahvaltıdan, lüks bir havuzdan veya odadaki gösterişli bir kahve makinesinden 35 kat daha önemli olduğunu gözler önüne serdi. Ayrıca, internet sayesinde herkesin birbirine bağlı olduğu bir dünyada, cana yakın ve yardımsever personelin ücretsiz kablosuz internete göre 10 kat daha etkili olduğu sonucu dikkat çekti.

Hotels.com araştırmasını yöneten Tüketici Psikoloğu Dr. Simon Moore, sonuçları şöyle değerlendirdi: detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Türkiye’de sosyal medya kullanımı yüzde 37 arttı

Küçükten büyüğe, her kesimin içinde bulunduğu sosyal medya mecraları, özellikle e-ticaret sektöründe satışların artmasına olumlu etki yapıyor. Sosyal medyanın kazançlar üzerindeki etkisi her geçen gün artarken, şirketler de sosyal medya yönetimlerine büyük önem veriyor. Özellikle e-ticaret sektöründe faaliyet gösteren markalar, kendi bünyelerinde sosyal medya yönetim ekibi kurarak ya da sosyal medya yönetimi alanında deneyimli şirketlerden hizmet alarak, satış oranlarının artırmayı hedefliyor.

CROVU’ya göre, önümüzdeki yıllarda etkisini iyice artıracak olan sosyal medya mecralarına yatırım yapmak, hem müşteri memnuniyeti hem de kazançları artırmak açısından oldukça önem arz ediyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Direcktik her türden işletmeyi tek bir mobil uygulamada buluşturuyor

Direcktik her türden işletmeyi tek bir mobil uygulamada buluşturuyor

Akıllı cihazların yaygınlaşması hiç şüphesiz konum tabanlı servislerin önünü açıyor. Bir keşif uygulaması olan Directik de bu rüzgarı arkasına alarak her türden işletmeyi tek çatı altında toplamayı hedefliyor.

Emir Emad öncülüğünde iki yıllık bir sürede geliştirilen Directik, restorandan kuaföre, küçük esnaftan kamu işletmelerine kadar her seviyeden işletmeyi listeleyen bir mobil uygulama. iOS ve Android sürümleriyle pazardaki yerini alıyor ve kullanıcıların her türden mekan/işletme arayışına yanıt veriyor.

Directik, tahmin edeceğiniz üzere işletmelerin konum/adres ve telefon bilgilerini, eğer varsa fırsat ve kampanyalarını gösteriyor. Kullanıcıların işletmelere direkt mesajla ulaşmasına da imkan tanıyor. Tabii bu özelliklerin bazıları ücretli paket dahilinde sunuluyor ve ücretli üye olan işletmeler, satıcı panelinde ziyaret analizlerini görüp müşterilerle anlık iletişime geçebiliyor, vitrin ve profillerini düzenleyebiliyor.

Alphatik‘in de kurucusu olan Emir Emad, iki yıllık bir çalışmayla geliştirilen Directik’in 2017 başında kullanıma açıldığını ve şu anda 30 binden fazla işletme bilgisi sunduğunu söylüyor. Toplamda 6 binden fazla indirilen Directik’nın iki bin kayıtlı esnaf, işletme ve markayla işbirliği yaptığını da ekliyor. Hedeflerinin her türden işletmeyi Directik’e dahil etmek olduğunu söyleyen Emad, 2017 yılı sonunda 60 bin işletme bilgisi sunmayı hedeflediklerini de paylaşıyor.

Direktik’in mobil öncelikli adım atması ve kapsayıcı bir çözüm sunması bir yandan mantıklı. Diğer yandan popüler mekan keşif uygulamalarının yanında Direktik’e özel bir yer açmak isteyip istediğimiz muallak. En azından kişisel tercihim ağırlıklı olarak gideceğim yeri harita veya arama motoru üzerinden bulmak yönünde. Yani Direktik’in mekan keşif uygulamalarının yanısıra bu iki kanalı da aşması gerekecek.

Kullanıcı olarak denemek isterseniz Direktik’i AppStore’dan veya Google Play’den indirebilir, işletmenizi tanıtmak isterseniz directik.com üzerinden iletişime geçebilirsiniz. Her zaman olduğu gibi yorumlarınızı bekliyoruz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi