Dünyanın her yerinden bir araya gelen 30 kişilik müzik grubu

Ev Hanımından, Opera sanatçısına, mühendisinden, avukatına tam 30 kişi birlikte kendi müziklerini yapmak için bir araya geldiler. Türkiye’den ve dünyanın birçok yerinden bir araya gelmiş bu kişiler her türlü mesafelere rağmen birbirlerini görmeden müzik yapıyorlar.

Birbirini Hiç Görmeden Müzik Yapan 30 Kişilik SUWU Grubu İddialı Şarkıları ile Dikkat Çekiyor

Bir Karaoke cep telefonu uygulamasında tanışan; yaşları 19 ile 42 yaş arasında değişen; birbirini gerçek hayatta hiç görmeyen müzik severler sadece şarkı söylemek için bir araya geldiler. Zaman içinde organize olmaya başlayan bu kişiler birlikte şarkı söylememin keyfini fark ederek SUWU (Sing Up With Us) isimli bir grup kurarak işi biraz daha ciddi boyuta taşıdılar.
İlk zamanlarda sevilen popüler şarkılar seslendiren grup üyeleri bu süreçte dostluk bağı da kurarak birbirlerini yönlendirmeye başladılar. 6 ay gibi kısa bir sürede sözü müziği grup üyelerine ait 5 şarkı yayınlayan grup üyeleri uygulamanın en popüler grubu oldu.
Sözü Müziği SUWU grubundan Volkan Türkcan’a ait olan “De Be Destur” isimli şarkı kısa sürede uygulamanın en popüler şarkıları arasına girerek grubun daha da duyulmasını sağladı.

Grup üyelerinin en büyük hayallerinden biri de gerçek hayatta bir araya gelip yüz yüzü de olsa bir araya gelebilmek. Dubai’de Turizm sektöründe çalışan SUWU Grubu üyelerinden Elon Aliyev “Onların hiç birini gerçek hayatta hiç görmedim ama onları kendi kardeşlerim gibi görüyorum. Bu çok değişik bir duygu. Hepimiz Dünyanın birçok yerinden tek bir seste buluşuyoruz. Bu duygunun tarifi yok” derken; yine grup üyelerinden İzmir’de özel bir mağazada Satın alma uzmanlığı yapan Seyhan Balaban ise şunları söyledi. “Monoton hayat akışı içinde, müzik ile hayatımızı renklendirdik. Kendi şarkılarımızı yaptık. Çevremde bu özelliğimi bilmeyen arkadaşlarım bizleri hayranlıkla takip eder oldular. Ailem bile önceleri bu yeteneğimi görmezden gelip müzikten uzak durmamı isterken şimdilerde yaptıklarımızı izleyince bana destek olmaya başladılar.” dedi.

Grubun tüm şarkılarında imzası bulunan Volkan Türkcan ise şarkıları ve SUWU ile ilgili şunları söyledi. “Müzik benim gençlik hayalimdi. 18 yaşında kendi şarkılarımı detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Lejant, inovatif bakış açısını Aden Ballıkpınarı’na yansıttı

Lejant Proje, müşterilerine mimari çözümlerden proje geliştirmeye, finansman yönetiminden işletmeye kadar 360 derece hizmet sunuyor. Bu bakış açısını Ankara’nın Gölbaşı Ballıkpınarı Köyü’nde hayata geçirdiği Aden Projesi ile bir üst skalaya taşıyan Lejant, proje kapsamında yatay yaşam konseptini, müstakil yaşam ayrıcalığına dönüştürüyor.
Bugüne kadar hayata geçirdiği projelerle önemli başarılara imza atan Lejant Proje, inovatif yaklaşımıyla sektörde fark yaratmaya devam ediyor. Bu yaklaşımın son ürünü olan ve Ankara’nın Gölbaşı Ballıkpınarı Köyü’nde hayata geçen Aden ise yatay yaşam konseptini müstakil yaşam ayrıcalığına dönüştürüyor.
Aden, villa konseptine yeni bir soluk getirdi
Dalgıç GY ve Lejant ortaklığıyla hayat bulan Aden, 2+1’den 5+1’e kadar geniş seçeneklerle sunulan villalar ve farklı mimarisi ile dikkatleri üzerine çekiyor. Ferah mimarisini geniş tavanlarla gösteren benzersiz proje de; evin içinde sayılabilecek şekilde tasarlanan havuzlar ve özgür kullanım imkanı sunan bahçeler de bulunuyor. Sosyal donatıları ve yeşil alanları ile doğanın içinde yaşama fırsatı sunan Aden Ballıkpınarı; Mogan Gölü ve Eymir Gölü ile Beynam ormanları tarafından çevreleniyor. Kent merkezine 20 dakikalık mesafede yer alan Aden Ballıkpınarı’nda trafik sorunu yaşanmadığı gibi 7/24 profesyonel güvenlik hizmetiyle huzurlu bir yaşamın kapılarını konukları için açıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Türkiye’de geliştirilen puzzle oyunu Polycolor, 152 ülkede Apple tarafından öne çıkarıldı

Türkiye'de geliştirilen puzzle oyunu Polycolor, 152 ülkede Apple tarafından öne çıkarıldı

Sizlere daha önce tanıttığımız Minimal Maze’in de geliştiricisi olan Alper İskender‘in yeni oyunu Polycolor, kısa sürede 152 ülkede Apple tarafından öne çıkarıldı. 0.99 dolar fiyat etiketine sahip olan puzzle oyunu Polycolor’ı dilerseniz hemen şimdi telefonunuza indirebilirsiniz.

Bilmeyenler için kullanıcılarının dikkatini çekeceğini düşündüğü oyun ve uygulamaları App Store’da öne çıkartan Apple, yalnızca iOS platformunda yer alan isimleri tercih ediyor ve uygulama geliştiricilere ücretsiz ve etkili bir pazarlama şansı sunuyor.

72 farklı bölüme sahip olan oyunda kurallar her bölümde değişiyor, kullanıcıların sade bir arayüz ve rahatlatıcı müziklerle oyundan keyif alması amaçlanıyor.

Polycolor, 31 ülkede en çok oynanan 5 bulmaca oyunundan biri

Alper İskender’den edindiğimiz bilgiye göre bugüne kadar 20 bine yakın kez indirilen oyun, kullanıcılarından ortalama 4 buçuk puan almış. En çok ABD, Çin, İngiltere, Avustralya ve Kanada’dan indirilen Polycolor’ın gelirlerinin yüzde 2’si de Türkiye’denmiş.

Bunun dışında 31 ülkede en çok oynanan 5 bulmaca oyunundan biri olan Pulycolor, yalnızca ABD pazarında ise ikinci sıradaymış.

Bir indie oyun geliştiricisi olarak tarif edebileceğimi Alper İskender’in yeni oyunlarıyla ilgili gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz. Polycolor incelemek isteyenler için App Store’da.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Mastercard parmak izi okuyuculu kredi kartını tanıttı

Mastercard parmak izi okuyuculu kredi kartını tanıttı

Akıllı telefonları gelişmesiyle birlikte sıkça kullandığımız güvenlik çözümlerinden biri halini alan parmak izi okuyucusu, kredi kartlarına geliyor. Kredi kartıyla gerçekleştirilen ödemelerin daha güvenli bir hale getirmek isteyen Mastercard, parmak izi sensörlü kredi kartını tanıttı.

Güney Afrika‘da test edilen parmak izi okuyuculu kredi kartları, test sürecini başarılı bir şekilde tamamlarsa 2017 yılının sonu itibariyle dünya genelinde kullanıma sunulacak. Akıllı telefon, laptop ve tabletlerde gördüğümüz parmak izi sensörleriyle benzer mantıkta çalışacak olan Mastercard kredi kartı, kart pos cihazı içerisine yerleştirildikten sonra parmak izinizi doğrulayarak ödemeyi gerçekleştirecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Hamdi Ulukaya TIME 100 listesinde

Dünyanın En Etkili 100 kişisi açıklandı

Türkiyeli iş adamı Hamdi Ulukaya, Amerikan TIME dergisinin her yıl geleneksel olarak yayınladığı dünyanın en etkili 100 kişisi listesinde yer aldı. Ulukaya, 2017 TIME 100 listesinin “Öncüler” kategorisine bu yıl Türkiye’den dahil olan tek isim oldu.

Kenneth Roth: Hamdi “Amerikan Rüyası”nın canlı bir örneği

Dergide İnsan Hakları İzleme Örgütü İcra Direktörü Kenneth Roth imzasıyla yayınlanan makalede Hamdi Ulukaya’nın listeye hangi gerekçelerle dahil edildiği şöyle açıklandı:

“Hamdi Ulukaya, yabancı düşmanlarını mahcup ediyor. Kimilerinin göçmenleri mevcut işleri çalmakla suçladığı bir dönemde Chobani’nin CEO’su, ABD’ye 1994’te gelen Türkiyeli bir Kürt, istihdam yaratıyor. Ulukaya, kapanmış bir fabrikayı verimli bir yoğurt şirketine dönüştürdü ve bu şirket şimdi işsizliğin yoğun olduğu çeşitli bölgelerde pek çok kişiye iş imkânı sağlıyor. Hatta çalışanlarına şirket hisseleri dağıtarak zenginliği de paylaşıyor.

Çalışanların çoğu Amerika’nın yerlisi. Ama Hamdi aynı zamanda onlarla birlikte çalışmak üzere yüzlerce mülteciyi de işe aldı. Bununla beraber, dünyanın pek çok noktasında yerinden yurdundan edilenlerin hayatlarını iyileştirmek, onlara geçinme olanağı sağlamak için çalışan Tent Vakfı’nın kurucusu olarak diğer şirketleri de üzerlerine düşeni yapmaya teşvik ediyor. Hamdi, “Amerikan Rüyası”nın canlı bir örneği: Amerika’ya azim ve akıl ile gelen herhangi birinin başarıya ulaşabileceğini ve beraberinde başkalarını da yukarı taşıyabileceğini gösteriyor.”

Dünyanın Öncüleri, Liderleri, Sanatçıları, Titanları ve İkonları

Bu yıl 14. kez hazırlanan TIME 100 listesi, Öncüler, Titanlar, Sanatçılar, Liderler ve İkonlar olmak üzere 5 ayrı kategoride dünyanın en etkili isimlerini belirliyor. Hamdi Ulukaya’ya “Öncüler” kategorisinde yer veren dergi, “Liderler” kategorisinde Recep Tayyip Erdoğan, Donald Trump, Vladimir Putin, Papa Francis; “Sanatçılar” kategorisinde Emma Stone, Alicia Keys, John Legend, “Titanlar” kategorisinde ise LeBron James, Daniel Ek ve Jean Liu ve “İkonlar” kategorisinde Margaret Atwood, Neymar, Viola Davis gibi isimleri 2017 listesine dahil etti.

TIME 100 listesi, dünyanın dört bir yanında, “kuralları çiğneyen, rekorları kıran, sessizliği bozan ve sınırları yıkarak aslında neler yapabileceğimizi ortaya koyan” kişiler arasından seçiliyor.

2017 TIME 100 Dünyanın En Etkili Kişileri listesinin detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Dünyaca ünlü Cameristi Della Scala Türk şef eşliğinde

Teatro alla Scala’nın orkestrasının müzisyenleri tarafından kurulan ünlü oda orkestrası Cameristi Della Scala ilk kez bir Türk Şef eşliğinde İstanbul’da sahneye çıkıyor. Cemal Reşit Rey Konser Salonu ünlü orkestrayı 24 Nisan’da Türk müzisyenlerle ağırlamaya hazırlanıyor.

24 Nisan Pazartesi akşamı Cameristi Della Scala orkestra şefimiz Hakan Şensoy ile sahneye çıkarken konserin ikinci bölümünde kemençe sanatçılarımız Derya Türkan ve Hatice Doğan Sevinç ünlü orkestra ile birlikte çalıyor olacaklar.

Klasik Müzik alanında çok iyi bilinen Cameristi Della Scala, Hakan Şensoy’un şefliğinde, kemençe sanatçılarımız Derya Türkan ve Hatice Doğan Sevinç ile birlikte konserin ikinci bölümünde ünlü bestecimiz Münir Nurettin Beken’in Klasik Kemençe için İkili Konçerto’sunun dünya prömiyerini gerçekleştiriyor olacak.

2012 yılında başarılı uluslararası performanslarıyla Milan Şehri Isimbardi Ödülü’ne layık görülen topluluk, Klasik müzik sevenlere sürprizlerle ve ilklerle dolu bir gece yaşatmak üzere İstanbul’a gelmiş oluyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Volvo’nun tamamen elektrikli ilk otomobili 2019’da karşımıza çıkacak

Volvo'nun tamamen elektrikli ilk otomobili 2019'da karşımıza çıkacak

Dünyanın en önemli otomobil üreticilerinden biri olan İsveç merkezli Volvo, ilk tamamen elektrikli otomobilini 2019 yılında satışa sunacak. İlk olarak 2015 yılında hibrit modeli olan XC90‘la elektrikli otomobil pazarına adım atam Volvo, 2019 yılında piyasaya sürülecek olan tamamen elektrikli otomobilinin Çin’de üretileceğini açıkladı.

Çin’in Luqiao bölgesindeki fabrika içerisinde üretilecek olan elektrikli otomobil 2019 yılı içerisinde tüm dünya için satışa sunulacak. 100 kWh büyüklüğünde bir bataryaya sahip olması beklenen Volvo’nun elektrikli otomobili, toplamda 402 km menzile sahip olacak.

Elektrikli otomobil pazarının en önemli oyuncusu olan Tesla’nın Model S 100D modelinin 540 km menzile sahip olduğunu da ekleyelim. Volvo Amerika’nın CEO’su Lex Kerssemakers, geçtiğimiz Mart ayında yaptığı açıklamalarda ilk tamamen elektrikli otomobillerinin 40 bin dolar seviyelerinde bir fiyat etiketine sahip olmasını istediklerini belirtmişti.

Elektrikli otomobil pazarını domine eden modellerden farklı olarak daha uygun bir fiyat etiketiyle karşımıza çıkması beklenen Volvo’nun elektrikli otomobilinin 35 bin ila 40 bin dolar arasında bir fiyat etiketine sahip olması bekleniyor. Tesla‘nın benzer bir fiyat etiketine sahip olan Model 3 otomobilini Temmuz ayı içerisinde satışa çıkaracağını ve geçtiğimiz gün Audi’nin tamamen elektrikli otomobil konsepti olan E-Tron Sportback modelini görücüye çıkarttığını da ekleyelim.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tavuk Dünyası’nın kalan hisselerinin satın alımı için Rekabet Kurulu’na başvuruldu

2015 yılında çoğunluk hissesi alınan Tavuk Dünyası’nın geriye kalan %47 hissesinin satın alımını gerçekleştirmek üzere Rekabet Kurulu’na başvuru yapıldı.

5 yıl önce girdiği yeme – içme sektöründe kendine yepyeni bir kulvar açan ve hızlı büyümesiyle dikkat çeken Tavuk Dünyası’nın çoğunluk hisseleri, 2015 yılında önde gelen özel sermaye fonlarından Mediterra Capital ve yatırımcılarının restoran sektöründeki iştiraki Global Restaurant Investments Sarl tarafından satın alınmıştı.
Geriye kalan %47 hissenin satınalınması ile ilgili olarak Rekabet Kurulu’na başvuru yapıldı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Dördüncü ofisine taşınan SaaS girişimi Monitera’nın hedefinde bu yıl Avrupa pazarı var [Girişim Ofisleri]

Monitera

Monitera, 2008’den bu yana akıllı sosyal medya pazarlama ürünleri ve çözümleri sunan bir SaaS girişimi. İstikrarlı büyümesini sürdüren şirket kısa süre önce dördüncü ofisine taşındı. Ortaklardan Metin Kahraman, dijital pazarlamada gittikçe daha önem kazanan büyük veri analiz servislerini ve kısa vadede yurt dışına açılma planlarını Girişim Ofisleri ekibimize anlattı. Girişim Ofisleri dizimizin diğer bölümlerini Webrazzi TV altında bulabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Turizmdeki 5 harcamadan biri Çinli turistlere ait

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) Turizm Barometresi ‘ne göre, uluslararası alanda gerçekleştirilen toplam turizm harcamalarının yüzde 20’si Çinli turistlere ait. Çin anakarasına bağlı Hong Kong’un harcamaları da dikkate alındığında bu pay yüzde 22.8’e ulaşıyor.

Sadece Çinli turistlerin geçen yılki harcamaları, bir önceki yıldan 11 milyar dolarlık artışla 261 milyar doları aştı. Hong Kong’un harcamalarıyla birlikte Çinlilerin geçen yıl uluslararası turizm pazarındaki harcamaları ise 285 milyar doların üstüne çıkıyor.

TUYED (Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği) yönetiminin UNWTO Turizm Barometresinden derlediği bilgiler, Çin’in dünya turizminin önemli bir kaynak pazarı haline geldiğini ortaya koyuyor. Çin, 2016 yılında uluslararası turizm pazarına 135 milyon vatandaşını turist olarak gönderdi. Bu turistlerin gerçekleştirdiği 261 milyar dolarlık harcamalar, Çin’i dünyada en fazla turizm harcamaları yapan ilk 10 ülke listesinde birinci sıraya taşıdı.

Turizm hareketleri Asya-Pasifik’e kaydı
Çin’in birinci olduğu dünyada en fazla turizm harcamaları yapan ilk 10 ülke listesine baktığımızda 121 milyar dolarlık harcamayla ABD’nin ikinci sırada olduğunu görüyoruz. Listenin ilk beşini oluşturan diğer ülkelerin listedeki yeri ve harcamaları ise şöyle belirleniyor: Üçüncü Almanya 81 milyar dolar, dördüncü İngiltere 63 milyar dolar, beşinci Fransa 40 milyar dolar.

UNWTO’nun Turizm Barometresi, dünyada turizm hareketlerinin Asya-Pasifik bölgesine kaydığına işaret ediyor. Nitekim dünyada en fazla turizm harcaması yapan Çin’in yanı sıra, ilk 10 ülke listesine baktığımızda, Asya-Pasifik bölgesinden başka ülkelerin de girdiğini görüyoruz. Buna göre bu ülkeler ve harcamaları ise şöyle belirleniyor: Güney Kore Cumhuriyeti 27 milyar dolar, Avustralya 27 milyar dolar ve Çin anakarasına bağlı Hong Kong 24 milyar dolar.
En büyük 50 kaynak pazar konumundaki bazı ülkeler ve 2016 yılındaki artışlar ise şöyle kaydedildi: Vietnam yüzde 28, Arjantin yüzde 26, Mısır yüzde 19, İspanya yüzde 17, Hindistan yüzde 16, İsrail ve Ukrayna yüzde 22, Katar ve Tayland da yüzde 11.

Dünyadaki 5 harcamanın birini Çinli turistler yapıyor

(Milyar dolar)

Ülkeler 2015 2016 Harcamalardaki paylar (%)
1 Çin 249.8 261.1 20.9
2 ABD 112.9 121.5 9.5
3 Almanya 77.5 81.1 6.5
4 İngiltere 63.3 63.6 5.3
5 Fransa 38.4 40.9 3.2
6 Kanada 30.1 29.1 2.5
7 Güney Kore 25.3 26.6 2.1
9 İtalya 23.8 25.3 2.0
8 Avustralya 24.4 24.7 2.0
10 Hong Kong (Çin) 23.1 24.1 1.9

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Denebunu: 350 bin üyeye ulaşan ücretsiz ‘ürün deneme’ platformu

Denebunu: 350 bin üyeye ulaşan ücretsiz ‘ürün deneme' platformu

Webrazzi Dijital 2017‘de sahneye çıkan girişimlerden Denebunu, büyük markaların ürünlerini denemek ve yorumlamak isteyenler için ücretsiz bir platform olarak dikkat çekiyor. Girişim, marka tarafındaysa hala tam olarak çözülemeyen sampling yani numune operasyonuna dijital ve ölçümlenebilir bir çözüm sunuyor.

Yaklaşık 6 ay önce yayına giren ve bugüne kadar 350 bin üyeye ulaşan Denebunu, aynı zamanla P&G, Unilever, Loreal, Nestle ve Eti’nin de aralarında bulunduğu 40 markayla iş birliği yapmayı başarmış. Girişim ayrıca 6 aylık sürede 100 bin üyesinin evine girmiş, 500 bin ürün dağıtımı gerçekleştirmiş.

Denebunu ayda bir kez, ilgili kullanıcılarına gönderim yapıyor

Denebunu’ya üye olurken, platformun size uygun ürünleri belirleyebilmesi için ilgi alanlarınızın ve alışveriş alışkanlıklarınızın da sorulduğu bir form doldurmanız gerekiyor. Kullanıcılar için tamamen ücretsiz (kargo da dahil) olan platform, her ay bir kez (ürünle ilgili kullanıcı kitlesine) ürün gönderimi yapıyor.

Yalnızca kadınların değil erkeklerin de üye olabildiği Denebunu, cilt bakımından gıdaya kadar uzanan geniş bir ürün yelpazesine odaklanmış. Diğer yandan platformun kullanıcılarından tek istediği şey ise ürünlerle ilgili geri bildirimlerini yine platforma iletmeleri. Denebunu diğer yandan da markalar için detaylı bir raporlama ve geri bildirim havuzu oluşturuyor.

Kullanıcılar da yüksek takipçi sayıları olmadan ürün deneyip yorumlama şansı yakalıyor

Denebunu modeli, hatırlarsanız ülkemizde de daha önce denenmiş ve globalde başarısı ispatlanmış bir model. Markaların çoğunlukla ölçümleyemediği ve analiz edemediği bir konuda, onlara teknolojik bir yol sunan girişim, kullanıcıları için de yüksek takipçi sayıları olmadan deneme ürünlerine ulaşma ve yorumlama şansı anlamına geliyor. Girişimin başta YouTube ve Instagram olmak üzere kullanıcılarının yaptığı gönüllü paylaşımlar da bu noktada örnek olarak gösterilebilir.

Denebunu’nun dikkat çeken noktalarından biri de kurucusunun 7 yıllık hızlı tüketim malları sektörü tecrübesinin bulunması. Duygu Akbudak ile konuştuğumuzda 500 bin TL özsermayeyle kurulan girişimin şu an yatırım görüşmelerinde olduğunu öğrendik.

Denebunu hakkındaki gelişmeleri sizlere aktarmayı sürdüreceğiz. Son olarak, Denebunu’nun Webrazzi Dijital 2017 sahnesindeki girişimi sunumuna dilerseniz hemen detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Türkiye’deki kullanıcıların %71’i hackerları umursamıyor

Kaspersky Lab, dünya çapındaki internet kullanıcıları için risk seviyesinin değerlendirilmesini sağlayan göstergelerden oluşan Kaspersky Siber Güvenlik Endeksi’ni güncelledi. Endeksin en güncel verileri olumlu trendler gösteriyor: Siber dünyada güvenlikleri konusunda endişe duyan ve tehditlere karşı kendilerini korumaya hazır olan insanların sayısı giderek artıyor. Fakat yine de Türkiye’deki kullanıcıların da aralarında olduğu çok sayıda kişi siber tehditlerin kendilerine zarar vereceğinden endişelenmiyor.

Söz konusu endeks, dünya çapındaki internet kullanıcılarının katılımıyla Kaspersky Lab tarafından yılda iki kere yürütülen çevrimiçi bir anketi temel alıyor. En güncel ankete 28 ülkeden 17.377 kişi katıldı.

Bu yıl, ana göstergelerin farklı ülkelerdeki kullanıcıları daha doğru bir yansıtacak şekilde revize edilen Kaspersky Siber Güvenlik Endeksi 3 ana göstergeyi içeriyor:
Endişesiz: Siber suçlular tarafından hedeflenmeyeceklerine inanan kullanıcıların oranı
Korumasız: Bilgisayar, tablet ve telefonlarında güvenlik çözümüne sahip olmayan kullanıcıların sayısı
Etkilenen: Siber suç kurbanı olmuş kullanıcıların oranı. 2016’nın ikinci yarısında bu göstergeye dahil olan olayların listesi genişletildi
Kaspersky Siber Güvenlik Endeksi kullanıcıları artık siber suç faaliyetleri sonucu olarak ortaya çıkan belirli finansal kayıplarla ilgili istatistikleri görüntüleyebiliyor ve aynı zamanda farklı kullanıcı grupları için verileri karşılaştırabiliyor (Örneğin, ABD’deki yaşlı nüfus ile İsveç’teki gençler arasında akıllı telefon kullanımı gibi).

Yılın ikinci yarısı için Türkiye özelindeki endeks (Endişesiz-Korumasız-Etkilenen) 71-47-42 oldu. Yani yapılan ankete göre, Türkiye’deki kullanıcıların %71’i siber suçluların hedefi olabileceklerine inanmıyor. Anket ayrıca, Türkiye’den katılanların %47’sinin internet bağlantılı cihazlarında koruma çözümleri kullanmadığını ve %42’sinin ise son aylarda siber tehditlerden etkilendikleri sonuçlarını ortaya koyuyor. Bu oranların bir önceki endekste 77-45-35 şeklinde olduğu görülüyor. Buna göre, siber tehditlerden zarar görmeyeceğine inanan insanların sayısının altı ay içerisinde düştüğü, ilginç bir biçimde korunmayanların sayısında az da olsa bir artış olduğu ve siber tehditlerin kurbanı olan insanların sayısında da bir artış olduğu görülüyor.

Bir önceki endekse kıyasla, Türkiye’de çevrimiçi hesapları hacklenen kişilerin oranı %7’den %10’a, cihazları hacklenenlerin oranı ise %3’ten %7’ye çıkmış. Anket sonuçlarına göre Türkiye’deki kullanıcılar arasında, online alışveriş yapanların, online veri depolama hizmetleri kullananların ve detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Beypazarı Maden Suyu’na 1 yılda 4. uluslararası ödül

Tüketici Haklarının konuşulduğu ulusal pazarlarda marka ve sosyal tüketici konularının uzmanlar tarafından tartışıldığı 30. Uluslararası Tüketici Zirvesi gerçekleşti. Zirve’de ayrıca ‘2017 Lobin Consumer Quality Awards’ ödülleri verildi. 30. Uluslararası Tüketici Zirvesi konferanslarından sonra gerçekleşen ödül töreninde tüketici memnuniyetini ilke edinen Beypazarı Maden Suyu da ödül aldı.

Çırağan Sarayında yapılan, Yurtiçi ve yurtdışından önemli konukların katıldığı 30. Uluslararası Tüketici Zirvesi Lobin Turkey’de dünyanın en gelişmiş ekonomilerinden birisi olma yolunda ilerleyen ülkemizin, imalat ve hizmet sektöründe kalite adına gelmiş olduğu yer kamuoyuyla paylaşıldı. İş dünyası temsilcileri yaşadıkları deneyimleri, katılımcılarla paylaşarak hayatı kolaylaştırmak ve yaşam kalitesini yükseltmek için yapılması gerekenleri anlattı. Zirvenin sonunda ‘2017 Lobin Consumer Quality Awards’ ödülleri verildi. Zirvede birçok başarılı firma ödül alırken Beypazarı Maden Suyu da ödül aldı.

KALİTEMİZ DOĞALLIĞIMIZ

Zirvede yeni nesillerin bilinçli bir tüketici olarak yetişmesinin önemi vurgulanarak, yeni nesil tüketicinin alışkanlıklarını anlamanın ve tüketiciye ulaştırılan her hizmetin doğallıktan yana olması gerektiği vurgulandı. Beypazarı Maden Suyu Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Ercan aldıkları ödül ile ilgili yaptığı açıklamada; “Beypazarı Maden Suyu olarak biz 60 yıldır Türk halkının, doğanın bir nimeti olan maden suyunu en doğal haliyle tüketmesi için çalıştık. Müşteri memnuniyeti bizim için en önemli kriter. ‘’Günde en az 2 şişe” sloganıyla yürüdüğümüz yolda önceliğimiz her zaman insan sağlığıdır. Milletimizin bu kaynaklardan faydalanması ve maden suyu tüketiminin önemini kavraması amacındayız. Zaten aldığımız ödüller doğrultusunda da Beypazarı Maden Suyunun kalitesi tüm dünyaca kabul edildi. 4 kez aldığımız Dünya Kalite Ödülü, 2016 Avrupa Kalite Ödüllerinin yanında Uluslararası Tüketici Zirvesinden de aldığımız bu ödülle maden suyumuzun kalitesini dünya nezdinde bir kez daha kanıtlamış olduk.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Facebook düşünceyle yazma ve tenle işitme teknolojileri geliştiriyor

Facebook düşünceyle yazma ve tenle işitme teknolojileri geliştiriyor

Facebook’un rotasını Sanal Gerçeklik (VR) başta olmak üzere alternatif gerçekliklere çevirmesi, şirketin yeni teknolojilerle ufuk açıcı çalışmalara imza atmasını sağlıyor. Bu teknolojilere odaklanan Building 8 birimini bir süre önce duyuran Facebook, birimin geliştirmeye devam ettiği teknolojileri f8 konferansında tanıttı. İnsan beynini doğrudan bilgisayarlara bağlayacak yeni yollar deneyen şirket, doğrudan beyin kontrolüne odaklanıyor.

f8 konferansında DARPA ve Google’dan sonra Building 8’in başına geçen Regina Dugan, bu teknolojiyi “Artırılmış Gerçeklik (AR) için beyin faresi” şeklinde tanımlıyor. Yani arayüz, vücudun hareketini takip etmeye gerek kalmadan doğrudan sinirsel aktivitenizi izliyor. Şirketin 60 mühendisle birlikte geliştirdiği teknoloji, bu sayede insanların düşüncelerini takip ederek, arada bir başka fiziksel eyleme gerek kalmadan, bilgisayarla etkileşime girebiliyor. Dugan’ın öne çıkardığı iki etkileşimden ilki yazı. Altı aydır beyinle yazma teknolojisi üzerinde çalışan Facebook, insanların yazı yazmak için akıllarından kelimeleri geçirmelerinin yeterli olacağı bir arayüz geliştirmek istiyor. Amaç, ilk etapta dakikada 100 kelime yazmak ki bu bugün telefonla yapabildiğimizde 5 kat daha hızlı.

Önemli bir ayrımın altını çizden Dugan, Facebook’un rastgele düşünceleri okuyacak bir teknoloji geliştirmediğini söylüyor. Beyin dalgalarının deşifre edilebilmesi için beyinde konuşmaya dönüştürülmeye hazır düşünceler olması gerekiyor. Felçli ya da konuşma engelli insanlar bu, oldukça anlamlı bir ilerleme olabilir. Diğer taraftan Facebook, “Paylaş” butonunu doğrudan beynimize entegre ediyor. Bu teknoloji ileri aşamada VR ve AR deneyimleri için bugün hayal bile edemeyeceğimiz ilerlemeler sağlayabilir.

Zuckerberg’in not ettiği gibi beynimiz her saniye dört adet HD film yayınlayacak kadar çok veri ortaya çıkarıyor. Bilgisayar etkileşimimizin ne kadar verimsiz olduğunu ortaya koyan veriler, yalnız Zuckerberg’i değil, Elon Musk’tan Bryan Johnson’a öncü teknoloji girişimcilerini heyecanlandırıyor.

f8’de öne çıkan “sessiz konuşma arayüzleri”nin ikincisi insanın tenle duymasını sağlıyor. Açıklamaya göre Building 8 ekibi, insan teninin kulaktaki salyangozun özelliklerini taklit etmesini sağlayacak donanım ve yazılım teknolojileri geliştiriyor. Teknoloji sayesinde insan derisi ses duyarlı hale geliyor ve işitme detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Radore’nin Tier III+ standartlarına uyumlu olduğu tescillendi

Datacenterportal, kendi web sitelerindeki detaylı denetimleri sonrasında Tier III+ standartlarına uyumlu olduğunu tescilleyerek Radore Veri Merkezi’ni Türkiye’de ilk sıraya yerleştirdi

İşletmelerden yatırımcılara, tüm sektöre veri merkezlerinin artı ve eksileri konusunda danışmanlık veren Unisonius’un bir parçası olan Datacenterportal, yaptığı detaylı denetim sonrasında Radore’nin Tier III standartlarına uyumlu olduğunu onayladı.

Datacenterportal gibi dünya çapında bir mecra tarafından en üst standartlarda tescillenmenin gururunu yaşadıklarını belirten Radore Veri Merkezi Pazarlama Müdürü Görkem Öztürk, güvenlikten iklimlendirmeye, enerji hatlarından operatör bağımsızlığına kadar birçok alanda denetimden başarıyla geçtiklerini açıkladı.

Datacenterportal, denetimi sırasında dikkat ettiği konu başlıkları ve Radore hazır bulunan özellikler şu şekilde sıralanıyor:

Güvenlik; Kart okuyuculu biyometrik güvenlik sistemleri, 7/24 dijital ve fiziksel izleme ile şifreli, kilitli, kart okuyuculu özel (paylaşımsız) kabinler ve kafes alanları, veri merkezine hızlı erişim, Radore’ye özel güvenlikli asansör, minimum fiziksel risk, maksimum operasyonel kolaylık sağlayan askılı kablo taşıma sistemleri, yetki ve erişim kontrolü

Enerji; Yedekli (A+B) Busbar hattı, Ana omurga network donanımı için yedekli enerji kaynağı, Yedekli Newave (ABB) UPS sistemi, A ve B enerji hatlarıyla çift besleme, enerji yedekliliğini destekleyen akü odası,otomatik geçiş senkronizasyon kontrol panosu

İklimlendirme; Free Cooling teknolojisi ile N+1 yedekli soğutma altyapısı, enerji verimliliği için sıcak hava koridorları, 3×840 kW gücünde iklimlendirme bileşenleri yedekli sirkülasyon pompaları

Felaket kurtarma; Honeywell hava örneklemeli duman dedektörleri, Siemens ve 3M yangın öleme/söndürme sistemleri

Kesintisiz erişim; Tam yedekli 1,6 Tbit/s kapasiteli internet erişimi, enerji, iklimlendirme ve güvenlik altyapısı için 7/24 anlık izleme, operatör bağımsızlığı

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Microsoft, Wunderlist alternatifi To-Do’yu tanıttı

Microsoft, Wunderlist alternatifi To-Do'yu tanıttı

2015 yılında Microsoft tarafından satın alınan ve iş dünyasın uzun süredir kullandığı proje takibi/not tutma uygulaması olan Wunderlist, yolun sonuna geldi. Bir süre içerisinde Wunderlist uygulamasının sonlandırılacağını belirten Microsoft, yeni uygulaması olan Microsoft To-Do’yu tanıttı.

Wunderlist ekibi tarafından geliştirilen Microsoft To-Do, daha sade ve kullanışlı bir tasarımlar karşımıza çıkıyor. Wunderlist uygulamasının sevilen özelliklerini de bünyesine katan Microsoft To-Do, Web, Android, iOS ve Windows için ücretsiz olarak kullanıma sunuldu. Microsoft To-Do’nun ilerleyen dönemler Mac, iPad ve Android tabletler için destek vereceğini de ekleyelim.

Hem iş hem de günlük yaşantınızı düzenlemek için geliştirilen Microsoft To-Do, proje takibi, not tutma ve hatırlatıcı görevleri görüyor. Yapılan açıklamaya göre Microsoft To-Do uygulaması kullanıcılar tarafından benimsendiğinde Wunderlist’in Microsoft tarafından sonlandıracağını da ekleyelim. Dilerseniz Microsoft To-Do uygulamasını Android için buradan, iOS için buradan, Windows için ise buradan indirebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Moody’s’e göre referandumdan az farkla “evet” çıkması kredibilite açısından risk oluşturuyor ve belirsizliği artırıyor

Moody’s’in yapmış olduğu referandum sonuçlarına ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmenin; genel kanılardan çok da farklılık taşımadığını belirtmek gerekir. Moody’s’e göre referandumdan az farkla “evet” çıkması kredibilite açısından risk oluşturuyor ve belirsizliği artırıyor. Genel olarak doğru; çünkü referandumdan çıkan sonuç sadece “evet mi, hayır mı” belirsizliğini ortadan kaldırdı. Politik belirsizlik uzun vade için devam edecek. Bu hem siyasi tansiyon ile alakalı (malum, seçim sonuçlarına ilişkin itirazlar ve tartışmalar var), hem de bundan sonra açılacak fasıllar ile alakalı. Bu konuda özellikle OHAL’in süresi, Avrupa Birliği ile ilişkiler ve muhtemelen Meclis gündemine gelecek olan idam cezası belirsizlik oluşturacaktır.
Moody’s raporunda da “Kutuplaşmış seçimler, türbülanslı jeopolitik gelişmeler, devam eden belirsizlikler ve geniş dış finansman ihtiyacı, ülkenin şoklara karşı kırılganlığının not üzerinde baskı yapmaya devam ettiğini gösteriyor” ifadesi yer alıyor.
Mevcut siyasi ortamda da tekrar ve tekrar Türkiye’nin ekonomik reformları uygulamaya geçme aşamasından uzakta olduğu ortaya çıkıyor. Özellikle doğrudan yatırımlarda azalmakta olan eğilimin devam etmesi, Türkiye’ye giren sermaye akışını olumsuz yönde etkileyecektir. Bu bir yandan cari açığın finansmanını zorlaştırıyor, diğer yandan zayıf sermaye dinamikleri dışarıya karşı olan kırılganlığı artırıyor. Türkiye, EM piyasaları içerisinde en risklilerden biri olarak görünüyor. Bu durumda özellikle Fed, Trump veya küresel ekonomik / siyasi türbülans gibi konulardan etkilenme derecemiz artacak.
Moody’s nezdinde kredi notumuz yatırım eşiğinin bir kademe altında… 18 Mart’ta daha Eylül 2016’da indirdikleri kredi notumuzun görünümünü “durağan”dan “negatif”e çekmişlerdi. Türkiye’nin not görünümünün Mart ayında “negatif”e çevrilmiş olması “notu tekrar indirme” uyarısıdır. Moody’s’in takvimi yok, ancak 1-2 ay içinde bir açıklama yayınlayabilir.

Enver Erkan

KapitalFX Araştırma Müdür Yardımcısı

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Abonesepeti 420 bin TL yatırım aldı

Mobil-GSM, internet, dijital TV platformları, ev telefonu ve hatta dergi aboneliği gibi hizmetlerle ilgili fiyat avantajları sunan ve Akbank Girişimci Geliştirme Programı mezunu olan Abonesepeti, 420 bin TL yatırım sağladı.

Akbank açıklamasına göre, Sabancı Üniversitesi Girişimcilik Kurulu (SUGK) ve Akbank iş birliğiyle girişimcilere destek olmak amacıyla yürütülen Akbank Girişimci Geliştirme Programı mezunlarından Abonesepeti, ŞirketOrtağım’dan, 3 milyon 500 bin TL üzerinden değerleme yapılarak 420 bin TL yatırım aldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Abonesepeti’nin kurucusu Deniz Okumuş, Akbank Girişimci Geliştirme Programı’na ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Benim gibi işletme dinamiklerine hakim olmayan girişimcilere doğru planlama ve stratejiler öğretti. Ayrıca program sayesinde finansal okur yazarlığı öğrendim, doğru karar verme yeteneğimi geliştirdi ve işletmemizde henüz bir fikir aşamasında olan Abonesepeti projemizi gerçekleştirme cesareti verdi.”

SUGK Akademik Direktörü Prof. Dr. Dilek Çetindamar da “Sürekli yenilik ve yaratıcılık gerektiren günümüz iş dünyasında teknolojik değişimleri yakalayabilmek ve farklı iş modelleri hakkında bilgi sahibi olmak, başarılı olmak için kaçınılmaz hale geldi. Bunu anlayarak kendini farklı eğitimlerle geliştiren ve hazırlayan girişimciler doğal olarak başarıyı yakalıyorlar. Abonesepeti’ne uzun yolculuklarında başarılar diliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Girişimcilik ekosistemine değer katmaya devam edeceğiz”

Akbank KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz ise Türkiye’nin istikrarlı ve yüksek oranlı büyümesine dinamizm ve ivme kazandırmayı öncelikli görev olarak benimsediklerini vurguladı.

Bu görevin önemli bileşenlerinden birinin de girişimcileri desteklemek olduğuna dikkati çeken Oğuz, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin en değerli banka markası olarak her zaman en önemli odak alanlarımızdan biri de girişimcilik ve girişimciliğin desteklenmesi oldu. Her yeni girişimin, geleceğin başarılı KOBİ’sine dönüşmesi için yeni ürün, hizmet, finansman modelleri, eğitim programları, yarışmalar ve iş birlikleri gibi çok geniş bir çözüm yelpazesi ile girişimcilerimizin yanında oluyoruz. Sabancı Üniversitesi ile birlikte yürüttüğümüz Akbank Girişimci Geliştirme Programı ile girişimciliğe adım atmış ve bir süredir faaliyette bulunan ve büyüme aşamasına gelen girişimcilere büyümeyi nasıl gerçekleştireceği konusunda bilgi birikimi kazandırıyoruz. Çok sayıda girişimcinin katıldığı bu programın mezunlarından Abonesepeti’nin ŞirketOrtağım’dan yatırım almış olması bizi detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google’ın kardeş şirketi, hastalıkları önceden teşhis için büyük bir araştırma başlatıyor

Google'ın kardeş şirketi, hastalıkları önceden teşhis için büyük bir araştırma başlatıyor

Google’ın kardeş şirketi Verily, yaşamsal teknolojilere odaklanma konusunda oldukça önemli bir araştırmaya başlıyor. Verily, Duke Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi’nin destekleriyle hastalıkları önceden teşhis etmeye çalışacak.

Baseline adlı araştırma ilk kez 2014’te gündeme gelmiş ve Google’ın vizyoner hedeflerinden birini gün ışığına çıkarmıştı. Söz konusu araştırma hem teknolojik takip ve analiz açısından hem de 10 bin kişi üzerinde yürütülecek olması bakımından oldukça dikkat çekici. Söz konusu çalışma grubu ABD’yi temsil eden, farklı etnik kimliklerden ve yaşlardan kişilerden oluşacak.

Yapılan açıklamalara göre Google, bu kişileri yılda bir kez klinik ortamında kan ve bazı tıbbi görüntüleme testlerinden geçirecek. Bu kişiler normal zamanlarda ise çeşitli fizyolojik ve çevresel sensörlere sahip olan Verily Study Watch adlı akıllı kol saatini kullanacak. Böylece kalp atış hızı vb. bilgiler sürekli takip edilebilecek.

Verily’nin geliştirdiği özel sensörlere sahip saat. Kullanıcısına sadece zaman bilgisi gösteriyor.

Google’ın, daha doğrusu Verily’nin hedefi tüm bu takipler neticesinde hastalıkların tabiri caizse ‘kokusunu almak’. Hastalıkların belirtilerini erken aşamada başarıyla okumaya çalışacak olan Verily, bu sayede hastaneleri daha az uğranılan bir mekanlar haline getirmek istiyor.

Araştırmaya katılacak kişilerin 4 yıl (kendi isteklerine bağlı olarak daha uzun süre) bu test grubunda kalması mümkün olacak. Verily, bu sayede kapsamlı veriler toplayarak gerçek manada hastalık belirtilerini tespit etmeye çalışacak. Elde edilen verileri de deneyimli araştırmacılarla paylaşacak.

Eğer Verily bu araştırma sonunda genetik ve biyolojik göstergeleri başarıyla okuyabilirse önümüzdeki yıllarda Google’ın hayatımızdaki yeri bugünkünden çok daha fazla olabilir. Bekleyip görelim.

Verily hakkındaki tanıtım videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yapay zeka destekli sağlık uygulaması: Ada

Yapay zeka destekli sağlık uygulaması: Ada

Teknolojinin her alanına yayılması beklenen yapay zeka sistemleri Ada sayesinde sağlık alanına adım attı. Yapay zeka destekli bir doktor ve sağlık uygulaması olan Ada, Londra ve Berlin merkezli bir girişim tarafından geliştirildi. Dijital bir doktor olarak hizmet vermeyi amaçlayan Ada, hastalığınız çerçevesinde ortaya çıkan bulguları inceleyerek hastalığın nedenleri hakkında bilgiler verecek.

Sorduğu basit sorular sayesinde kullanıcısından bilgiler alan Ada, toplamda 100 doktor ve bilim insanının desteğiyle birlikte geliştirildi. Sağlık bilgilerinizi düzenli bir şekilde kaydeden Ada, istendiği takdirde bu bilgileri doktorunuzla da paylaşma imkanı tanıyor.

Gereken durumlarda gerçek bir doktorla yazılı görüşme olanağı da sunan Ada, yapay zeka desteği sayesinde başarılı öneriler yapabiliyor. Gerçek hayattan alınan sağlık sorunları çerçevesinde geliştirilen yapay zeka sistemi, içerisinde binlerce semptom ve bulgunun neden oluşabileceğiyle ilgili bilgiler barındırıyor.

Gerçek hayattaki doktorunuzun yerini almayı amaçlamayan Ada, gündelik hayatınızda basit bir sağlık sorunuyla karşılaştığınız anlarda hızlı bir çözüm olmayı vadediyor. Sadece bulgular üzerinden öneri yapmakla kalmayan Ada’nın ilaçlar, hastalıklar ve alerjiler hakkında da bilgilere sahip olduğunu ekleyelim. Dilerseniz Ada uygulamasını Android için burdan, iOS için ise buradan indirebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yerli sanatsal bulmaca oyunu cut. dünya çapında App Store’lara hızlı bir giriş yaptı

Yerli sanatsal bulmaca oyunu cut. dünya çapında App Store'lara hızlı bir giriş yaptı

Son dönemin en üretken indie oyun yapımcılarından Yunus Ayyıldız, bağımsız oyun stüdyosu gamebra.in imzalı yeni mobil oyununu yayınladı. iOS için geliştirilen cut. isimli oyun, ilk günden itibaren Türkiye ve dünya genelinde birçok ülkede öne çıkanlar arasında gösteriliyor.

Sanatsal bir bulmaca oyunu olarak tasarlanan cut., tek çizgi sanatına (one line art) dayalı bir puzzle oyunu. gamebra.in çizgisiyle uyumlu olarak oyun, minimalist estetik çizgiden ve rahatlatıcı sadelikten ödün vermiyor. Kübra Sezer Ayyıldız ve Yunus Ayyıldız tarafından geliştirilen cut. oyunundaki çizimlerin bazıları çifte ait, bazıları ise bu alanda daha önce yapılmış çalışmalardan alınmış. Oyunun müzikleri ise Ozan Barış Yılmaz tarafından yapılmış.

Yaklaşık 2 ay gibi kısa bir sürede geliştirilen oyunun ilk prototipi GGJ 2107’de tamamlanmış. Mart ayında mobil cihazlarda sorunsuz çalışması için ip fiziğini (iki ucundan da tutup çekilebilir bir ip fiziği algortiması) geliştiren ekip, Apple’ın iPhone 7 ve 8 ile eklediği Haptic Feedback, 3D Touch Shortcut gibi teknolojileri entegre edip oyunu geçtiğimiz ay tamamlamış. Ekibin en hızlı tamamladığı oyun, geçtiğimiz günlerde App Store’da yayınlandı.

cut. denemek isterseniz, bağlantıyı izleyerek, 0,59 TL’den satın alabilirsiniz. Heyecanlı bir yarış oyunu arıyorsanız, cut.’ın size göre olmadığını belirtmekte fayda var. cut. oynarken sakinleştiren ve hayatta kalma güdüsü yerine dikkat isteyen, ince bir oyun.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

2 milyar insan ithal gıdaya bağlı yaşıyor!

ihracat-gidahatti

Dünyanın artan nüfusu besleyebilme kapasitesinin sınırlı olduğu ve eşit dağılmadığı herkes tarafından kabul ediliyor. Gıda yetiştirmek için kullanılan alanların arttırılması ve daha verimli üretim teknolojisinin kullanımı, sorunu kısmen dengeliyor. Bununla birlikte birçok bölge gıda sorununu ithalat yaparak çözüyor.

İlk kez, Finlandiya’daki Aalto Üniversitesi‘nden araştırmacılar kaynak kıtlığı, nüfus baskısı ve gıda ithalatı arasında geniş bir bağlantı olduğunu göstermeyi başardı. Araştırmacılar elde ettikleri sonuçları Earth’s Future (T. Dünyanın Geleceği) dergisinde yayınladı.

Çalışmanın detayları

Aalto Üniversitesi‘nde doktora sonrası araştırmalar yapan, çalışma ekibinden Miina Porkka şöyle konuştu:

“Bu, uzun bir süredir küresel bir tartışma olsa da, önceki araştırmalar kaynak kıtlığı ve gıda ithalatı arasındaki açık bir ilişki olduğunu ortaya koyamamıştı. Su mevcudiyetinin üretimi kısıtladığı alanlara odaklanan küresel bir analiz yaptık ve 1961-2009 arası verileri inceledik. Artan nüfus baskısının gıda ithalatının arttırılmasıyla hangi derecede karşılandığını değerlendirdik.”

Çalışmada daha az varlıklı bölgelerin dahi, her zaman başarılı olmasa da ithalat stratejisine bağlı bir sistem geliştirdiği görüldü.

Araştırmaya göre 1,4 milyar insanın gıda güvencesi ithalata bağlı hale geldi. 460 milyon insan ise artan ithalatın yerel üretim eksikliğini kapatmakta yetersiz kaldığı bölgelerde yaşıyor.aclik-gida-guvencesi-gidahatti

İnsanlar, farkında olmadan ithal gıdaya bağlı hale gelebiliyor

Araştırmanın diğer yazarlarından Dr. Joseph Guillaume, insanların yerel üretim veya talebi kontrol etmek yerine ithalata bağımlılığı tercih ettiğinin farkında olmayabildiğini ifade etti.

Birçok etkiye karşı hassas olan uluslararası gıda sisteminde fiyat ve üretimde yaşanan şoklar bir anda yayılarak gıda güvencesine zarar verebilir. Bu tehlike özellikle ithalata bağlı yoksul ülkelerde daha belirgin.

Sonuç olarak, üretim kapasitesini arttırmaya yönelik yatırımlar uygulanabilir bir alternatif olarak değerlendirilmeli. Özellikle Sahra altı Afrika ve Hindistan’da, gıda üretimini sürdürülebilir bir şekilde arttırmaya yönelik fırsatlar var. Buna örnek olarak gübrelerin daha verimli kullanımı ve daha iyi sulama sistemleri gösterilebilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Enpies.com: Net Tavsiye Skoru ölçümüne odaklanan SaaS girişimi

Enpies.com: Net Tavsiye Skoru ölçümüne odaklanan SaaS girişimi

Enpies.com müşteri geri bildiriminde bir standard olarak kabul gören Net Promoter (Net Tavsiye) Skoru (NPS) ölçümünde yerli bir çözüm olarak pazardaki yerini aldı.

Bilmeyenler için açıklayacak olursam Net Promoter Skoru, müşteri memnuniyet analizi için kullanılan en popüler yöntemlerden biri. “Bizi arkadaşlarınıza tavsiye eder miydiniz?” sorusuna odaklanan NPS, katılımcılardan alınan 0-10 arası puanlamayla hesaplanıyor. Sade, etkili ve katılım oranı yüksek bir yöntem olarak Fortune 1000 şirketlerinin çoğu tarafından da tercih ediliyor. Enpies.com da yurtdışında örnekleri olan bu modeli SaaS modeliyle Türkiye pazarında uyguluyor.

Site eklentisi, e-posta ve API desteği

Musa Ünsal Tunçay ve Fikret Akın tarafından 7 aylık bir geliştirmeyle yayına alınan Enpises.com, hem web sitesine NP anketi eklemenizi hem de e-posta ile NP anketi göndermenizi sağlıyor. API desteği de sunan Enpies, aldığınız geri bildirimleri ölçümlemenizi de sağlıyor. Puanlamadan sonra alınan kullanıcı yorumlarını da karşınıza getiriyor.

Enpies.com ücretsiz deneme üyeliği sunuyor ve ücretli üyelikler aylık ödemede 17 TL’den başlıyor.

Net Tavsiye Skoru yüksek olan şirketler daha hızlı büyüyor

Kurucu ortaklardan Musa Ünsal Tunçay, test sürecinde işletmelerin e-posta ve widget ile müşterilerine 3000’in üzerinde anket sunduğunu ve kartılım oranlarının ortalama yüzde 60’ın üzerinde olduğunu paylaşıyor. Tunçay, “NP skorları genelde başlarda düşük olsa da, alınan geribildirimler sonrası yapılan düzenlemelerle yükseliş gözlemleniyor.” diyor ve “Araştırmalara göre net tavsiye skoru yüksek olan şirketler, neredeyse her sektörde rakiplerinin 2 katından daha yüksek oranda büyüme gösteriyor.” diye ekliyor.

Enpies, yerli bir SaaS girişimi olarak öncelikle Türkiye’de büyümek ve NPS kullanımının yaygınlaşmasında pay sahibi olmak istiyor. Anket sunum yöntemlerine SMS’i de eklemeyi planlayan girişim, günlük 10 binden fazla NPS sorgusu yapmayı da ilk kilometre taşı görüyor. Devam eden süreçteyse Enpies’in dünya pazarına açılması ve popüler NPS araçlarından biri olması hedefleniyor.

Eğer bir hizmet veya ürün sunuyorsanız basit ve etkili NPS tekniğini kullanmanızı tavsiye ederim ve bu konuda Enpies.com‘a pekâla bir şans verebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple, iMovie dahil beş uygulamasını tamamen ücretsiz yaptı

Apple, iMovie dahil beş uygulamasını tamamen ücretsiz yaptı

Apple, sevilen uygulamarından beşini ücretsiz bir şekilde iOS ve Mac OS kullanıcılarına sunacak. iMovie, Pages, Numbers, Keynote ve GarageBand uygulamaları da dahil olmak üzere 5 uygulamayı ücretsiz yapan Apple, özellikle 2013 öncesi Apple cihazlarına sahip olan kullanıcıları sevindirecek.

2013 yılından itibaren Macbook, iPhone, iPod Touch ve iPad satın alan kullanıcılara ücretsiz ve ön yüklü bir şekilde gelen uygulamalar, 2013 yılından daha eski Apple ürünlerine sahip kullanıcılar için ise ücretli olarak sunuluyordu. Özellikle Apple’ın ofis uygulamaları olarak adlandırılabilecek iWork (Pages, Numbers ve Keynote) ve iMovie uygulamalarının ücretsiz hale gelmesi pek çok kullanıcıyı mutlu edecektir.

Hatırlatmak gerekirse iWork uygulamaları olan Pages, Numbers ve Keynote’un her biri iOS platformu için 9.99, Mac OS için ise 19.99 dolar fiyat etiketlerine sahipti. Video düzenleme uygulaması olan iMovie ise Mac OS için 14.99, iOS için ise 4.99 dolar fiyat etiketiyle satılıyordu. Uygulamaların linklerini aşağıda bulabilirsiniz.

Mac OS

– Pages
– Keynote
– Numbers
– GarageBand
– iMovie

iOS

– Pages
– Keynote
– Numbers
– GarageBand
– iMovie

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Türkiye’nin en kapsamlı girişimcilik programı NASA’ya ürün sattı

TİM Başkanı Büyükekşi: “Bir girişimcimiz, refleks ile yakalanamayacak hareketli durumların fotoğrafını çektiği MIOPS ürününü NASA ve Amerikan Ordusuna sattı. Yine Delphisonic firmamızın bulut tabanlı arıza izleme sistemi ile demir yollarındaki aksaklıklar tespit edilerek büyük kazaların ve bakım maliyetlerinin önüne geçilecek.”

TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici: “Şehirlerin surlarla çevrili olduğu dönemde, kapılardan şehre girebiliyordunuz. Biz şehri Topkapı’dan girerek fethettik. Şimdi bize kendi yarattığımız inovasyona dayalı ürün ve hizmetleri yurt dışına açabileceğimiz yeni kapılar lazım. Biz TEB olarak, bu kapıları açmaya çalışıyoruz. En büyük desteği TİM’den gördük.”

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Türk Ekonomi Bankası (TEB) iş birliği olan TİM-TEB Girişim Evi, ülkenin en kapsamlı girişimcilik programına dönüştü. Yeni kurulan girişimciler için kuluçka merkezi olmasının yanında, mevcut teknoloji firmalarının ihtiyaç duyduğu iş yönetimi hizmetlerini de sunarak birçok başarılı çalışmaya imza atan TİM-TEB Girişim Evi, destek verdiği girişimcileriyle sadece 2016 yılında 10 milyon TL ihracata imza attı. TİM-TEB Girişim Evinde geliştirilen ürünlerin ihraç edildiği kurumlar arasında ABD’nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve Amerikan Ordusu da yer alıyor. TİM-TEB Girişim Evi ile üç yılda toplam 500 milyon TL ciroya ulaşılması hedefleniyor.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısında, TİM-TEB Girişim Evinin faaliyetleri ve gelecek hedeflerine ilişkin bilgiler paylaşıldı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye’de dört yılda İstanbul, İzmir, Gaziantep, Denizli, Bursa, Konya, Edirne, Mersin, Trabzon ve ABD’de San Fransisco olmak üzere toplam 10 Girişim Evinin faaliyet halinde olduğunu belirterek “Kısa süre içinde Ankara ve Erzurum’da da Girişim Evi açmayı planlıyoruz. Girişimci ruhu taşıyan her bireye hitap ettiğimiz bu merkezlerimizde, şimdilik 403 girişimci işletmemiz var. Bu kapsamda, 4 bin 500 öğrencimiz gerek uluslararası organizasyonlara katılım gerek eğitim gerekse danışmanlık olmak üzere birçok hizmetten faydalanıyorlar. Programımız bu özellikleriyle, Türkiye’nin en kapsamlı girişimcilik programı” dedi.

Girişim Evleri yaklaşık 64 milyon TL yatırım aldı

TEB Tarafından 2013 yılında hayata geçirilen ve 2015 yılında TİM’in detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Mobil uygulamalarını yayınlayan akıllı araç sistemi MOSX, satışa sunuldu

Mobil uygulamalarını yayınlayan akıllı araç sistemi MOSX, satışa sunuldu

Sizlere daha önce tanıttığımız tak çalıştır akıllı araç sistemi MOSX, aradan geçen sürede Android&iOS platformları için mobil uygulamalarını tanıtıp ön sipariş aşamasından çıktı ve satışa sunuldu.

1996 yılı ve sonrasında üretilen tüm araçlarla uyumlu olan MOSX cihazı şu an 129 TL‘lik bir fiyat etiketine sahip. Yalnız hemen belirtelim, yazının sonunda ufak çaplı bir kampanya sizleri bekliyor.

MOSX’i kullanmak için aracınızdaki OBD girişine cihazı takmanız, ardından telefonunuzdaki uygulamayı cihaza bir defaya mahsus olarak tanıtmanız gerekiyor. Bluetooth 4.0 teknolojisi ile haberleşen MOSX, sonrasında arıza tespit ve sürüş istatistiklerinizi uygulama üzerinden kullanıcılarına yansıtabiliyor.

MOSX uygulamasındaki özellikler bu şekilde sıralanmış

MOSX cihazı, arıza tespiti sonrasında Mobil Oto Servis üzerinden usta bulmanızı da sağlıyor

Webrazzi Summit 2016 bünyesinde yer alan Webrazzi Arena‘da lansmanı yapılan MOSX, en çok arıza tespiti yapabilmesi, arıza kodlarının sebebini anlaşılabilir bir dille sunabilmesi ve arıza ışığını silebilmesiyle öne çıkıyor. Cihazın bunlar dışındaki bir diğer özelliğiyse sürüş analizi yapabilmesi.

Mobil Oto Servis‘in bir markası olan MOSX, aynı zamanda herhangi bir arıza tespit durumunda direkt olarak Mobil Oto Servis üzerinde destek talebi de açabiliyor. Diğer yandan MOSX’in sunduğu sürücü istatistiklerini de biraz daha detaylandırmak gerekirse… MOSX’de yol bilgisayarı açıkken yapılan sürüşler kaydedilip yakıt tüketimi ve sürüş skoru gibi bilgilerle beraber geriye dönük olarak kaydediliyormuş.

Cihaz ayrıca sesli yönlendirmeler yapabiliyor, akü seviyesi düşerse, motor hararet yaparsa ya da araçta bir arıza tespit edilirse anında telefonunuza bildirim gönderebiliyor.

Evet, MOSX teknoloji olarak uzun yıllardır globalde var olan bir fikir. Ancak girişimciler, bu tarz cihazların yerli pazarda henüz önemli bir yaygınlık kazanmamış olmasının avantajını, kullanıcılara sundukları detaylı ve Türkçe mobil uygulama sayesinde kullanmak istiyor. Tabii MOSX’in Mobil Oto Servis ile fazlasıyla uyumlu bir ürün olduğunu da söylemek gerekiyor. MOSX ve Mobil Oto Servis girişimi hakkındaki gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

Webrazzi okuyucuları için indirim kodu

Son olarak; detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

600 milyon kullanıcıya ulaşan Instagram, Android’de ‘offline’ moda geçiyor

600 milyon kullanıcıya ulaşan Instagram, Android'de ‘offline' moda geçiyor

Facebook, F8 geliştirici konferansında popüler fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram hakkında da yeni haberler paylaştı ve Instagram’ın mobil internet erişiminin kısıtlı olduğu coğrafyalarda büyüyeceğini gösterdi.

Bildiğiniz gibi Facebook Lite mobil internet erişiminin kısıtlı olduğu ülkeler için piyasaya sürülmüş ve son bir yılda 200 milyon kullanıcıya ulaşmıştı. Facebook, benzer bir adımı Instagram için de atıyor ve Android uygulamasına çevrimdışı (offline) kullanım özelliğini getiriyor. (Şu anda Google Play Türkiye mağazasında yaptığım son güncellemede bu özelliği göremediğimi paylaşayım.)

Mobil internete bağlıymış gibi kullanım

Instagram’ın çevrimdışı özelliği kullanıcıların önceden yüklediği paylaşımları mobil bağlantı ihtiyacı olmadan görebilmesini sağlayacak. Çevrimiçi kullanımın tek özelliği bununla da sınırlı değil. Kullanıcılar gördüğü internete bağlı gibi içerik paylaşımı yapabilecek (elbette internete bağlandığı anda yayınlanacak). Daha önce yüklenmiş fotoğrafları/videoları beğenebilecek, içeriklere yorum yapabilecek. Önceden görüntülenmiş profiller çevrimdışı modda görebilecek ve kullanıcıları takip etmekten vazgeçebilecek (unfollow).

Bu son adım Snap(chat) kullanımının az olduğu söz konusu coğrafyalarda Instagram’ın daha da büyümesini sağlayacak bir gelişme ki son dönemde Twitter’ın da mobil tarayıcı tabanlı benzer bir çıkış yaptığını hatırlatalım.

Diğer yandan Facebook, Snap’e darbe vurabilecek sanal gerçeklik temelli kamera efektleri getiren Camera Effects platformunu da tanıttı ama bu özellik şimdilik Instagram’da kullanılamayacak. Facebook uygulamasıyla görüntülenebilecek.

Frame Studio Tour

Posted by Facebook for Developers on Friday, 14 April 2017

600 milyon kullanıcının yüzde 80’i ABD dışından

Instagram‘ın küresel büyümesine baktığımızda ise 600 milyon kullanıcıya eriştiği görüyoruz. Bu kullanıcıların yüzde 80’inin ABD dışında olduğu not ediliyor ve Instagram’ın çevrimiçi özelliğinin bu oranı daha da yukarılara çekeceğini söylemek mümkün.

Görsel Kaynak: Depositphotos

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi