Yandex Türkiye arama ve harita servislerini ayırıp, yeni bir ülke müdürü atadı

Yandex Türkiye arama ve harita servislerini ayırıp, yeni bir ülke müdürü atadı

Türkiye’de yeniden güçlenmek isteyen Yandex, Yandex Türkiye‘de yönetiminde yeniden yapılanmaya gittiğini ve yeni bir ülke müdürü atadığını duyurdu.

Yapılan açıklamaya göre Yandex, Arama Motoru ve Harita Servisleri operasyonlarını birbirinden ayrı tutacak. Halihazırda Harita Servisleri Müdürü olarak görev yapmakta olan Onur Karahayıt da bu yeni dönemde Yandex Türkiye Harita Servisleri Ülke Müdürü olarak görev yapacak.

Yandex Türkiye’nin Harita Servisleri alanındaki tüm operasyona liderlik yapacak olan Karahayıt, arama motoru tarafından bağımsız olarak şekilde pazarlama ve iş geliştirme süreçlerini yönetecek. Türkiye’de hali hazırda en çok kullanılan Yandex servislerinden biri olan Yandex.Haritalar’ı daha da popüler hale getirmeyi hedefleyen Karahayıt yeni göreviyle ilgili şu paylaşımı yapıyor;

Onur Karahayıt – Yandex

Harita teknolojileri ve konum bilgisi artık yaşamın olmazsa olmazı. Yandex’in Rusya’dan sonra Türkiye’de de gerçekleştirdiği bu yapısal değişiklikle geleceğin teknolojisi olarak adlandırılan birçok yeni ürüne de temel niteliğinde olan harita servislerinin gelişimine ivme kazandıracağız ve 2013 yılından beri liderlik ettiğimiz Türkiye harita ve navigasyon sektöründe “ilk”leri gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Bu yapılanma aynı zamanda Yandex’in harita servislerine ne denli önem verdiğinin ve Türkiye’de de bu sektöre yatırımlarının artarak devam edeceğinin de bir göstergesidir.

NASA’da Mars yüzeyinin haritalanmasını araştırdı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İnşaat Mühendisliği mezunu olan Onur Karahayıt, 2009’dan itibaren 1,5 yıl boyunca NASA‘nın Mars projesinde, Mars yüzeyinin robotlarla haritalanması konusunda araştırmacı olarak aktif görev alan bir isim. Kurumsal tarafta Trimble ve Intergraph gibi navigasyon ve haritacılık sektörünün lider teknoloji üreticilerinin ABD’deki genel merkezlerinde Ürün Müdürü ve Proje Müdürü olarak çalışan Karahayıt, 2014’ten bu yana Yandex Türkiye bünyesinde görev yapıyor.

Bu yeni yapılanmandan sonra Yandex’in özellikle arama motoru ve Yandex.Mertica gibi ürünler tarafında hızlanıp hızlanmayacağını merakla bekliyoruz. Bu ürünlerden sorumlu ülke müdürünün de Zafer Sever olduğunu hatırlatmadan geçmeyelim.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

OKULDA BULAŞICI HASTALIKLARA DİKKAT

Çocuklar kreş veya okula başlayana kadar evde çok daha hijyenik ortamlarda bulundukları için pek hastalanmazlar. Okul ve kreşlerin açılması ile birlikte durum tersine döner. Okulda görülen rahatsızlıkların başında soğuk algınlığına neden olan gribal enfeksiyonların geldiğini söyleyen Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. İsmail Gönen “Okullarda sık rastlanan bulaşıcı hastalıklar, hepatitler, döküntülü hastalıklar ve parazit enfeksiyonları olarak karşımıza çıkıyor. Bu hastalıkların bazıları aşının tam olarak uygulanması ile önlenebiliyor. Bazı hastalıklarından korunmak için ise hijyen şartlarına dikkat edilmesi gerekir” diyor.

Öğrenciler el temizliğine dikkat etmeli

Okulda en sık görülen gribal enfeksiyonlar sadece solunum ve hava yoluyla değil, elle de bulaşabilir. Bu yüzden el temizliğine dikkat etmek büyük önem taşıyor. Bunun yanında çocuklarda, tuvalet ve el temizliğine yeterince dikkat edilmediği durumlarda bağırsak parazitleri de görülebiliyor. Bağırsak solucanı olan çocuklarda burun kaşıntısı, ağızdan yastığa su akması, makatta kaşıntı, zaman zaman karın ağrısı, kilo alamama gibi belirtiler görülebilir. Koruyucu önlemlerin başında tuvaletten sonra sabunla el yıkanması, açıkta satılan gıdaların yenilmemesi, sebze ve meyvelerin çok iyi yıkanması gelir. Bunun dışında çocukların hijyenik koşullarda eğitim ortamlarının düzenlemesi, hijyen kurallarını alışkanlığa dönüştürecek eğitim programlarının verilmesi önemlidir.

Hasta çocuğu okula göndermeyin

Bulaşıcı hastalık tanısı konulan çocuklar doktorun önerdiği süre boyunca okula gönderilmemelidir. Ayrıca çocuğunuzda herhangi bir hastalık ortaya çıktığında, okul yetkilileri bu durumdan haberdar edilmelidir. Hastaya yakın diğer çocuklar takibe alınarak hastalığın yayılmasını engelleyecek tedbirler alınabilir. Bazen ailelerin kreşe ve okula göndermek dışında başka seçeneği olmaması nedeniyle çocukları okula gönderilebiliyor. Genellikle çocukların kreşe ya da okula başlamasıyla iş hayatına daha aktif dönen anne ve babalar çocuğunu göndermeme durumu karşısında ikinci bir B planına mutlaka hazırlıklı olmalılar. Okul yönetimlerince de hasta olan öğrencilerin sağlam arkadaşlarının yanında eğitim görmesini engelleyecek tedbirler alınmalıdır.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Mobil’in Web attribution’dan farkı nedir?

Mobil'in Web attribution'dan farkı nedir?

Attribution, mobil pazarlama sonucunda hedeflenen kullanıcı hareketlerinin ölçümüdür. Mobil app ekosisteminde bu hareketler bir app kurulumu, uygulama içerisinde gerçekleştirilen bir üyelik, oyunlarda bir seviyenin bitirilmesi, uygulama içi satın alım vb. olabilir. Web’de kullanılan standart attribution yöntemleri olan cookie’ler, görsellerin piksel etiketleri ve sonuna özel parametreler eklenmiş tracker linkleri gibi yöntemler mobil platformda standart olarak kullanılamazlar. Görsellerin piksel etiketleri ve tracker linkleri uygulamalar için çalışmamakta olup cookie’lerin kullanımı oldukça sınırlıdır. iOS ve Android platformları için kullanılması gereken attribution yöntemlerinin farklı olması işi daha da karmaşıklaştırır.

Peki app attribution’ı neden önemlidir? Attribution, pazarlama kampanyalarınızın ne kadar verimli olduğunu görmenizi sağlayabilecek tek yoldur. Başka bir deyişle, size harcadığınız paranın en çok nerede verimli olduğunu gösterir. Mobil app pazarlama kampanyalarınızın başarı oranlarını doğru bir şekilde ölçebilmeniz için güvenilir app attribution araçları kullanmanız çok önemlidir. App kurulumlarını ve diğer kullanıcı davranışlarını pazarlama kampanyalarınıza atfetmek için SDK (Software Development Kit) adı verilen kodu app’inizin koduna entegre etmeniz gerekir. Böylece app’iniz attribution sağlayıcınızın sunucularıyla iletişime geçer.

Mobil App Attribution’ın Temelleri adlı kılavuzumuzda attribution’ın nasıl çalıştığını, bilmeniz gereken önemli kavramları ve mobil attribution’ın web’den ne şekilde farklı olduğunu detaylıca anlatıyoruz ve size kendi attribution’ınızı yapıp yapmamanız konusunda tavsiyeler veriyoruz.

Konuyla ilgili adjust MENA/Türkiye Bölge Müdürü ve MMA MENA/Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Ender Özcan, aşağıdaki açıklamayı paylaştı.

Adjust, 2014 yılında ekibe katılmam ile birlikte Türkiye pazarına ve bölgeye ciddi bir şekilde yatırım yapmaya başladı. Türkiye’de ve global ölçekte birçok büyük reklam verenle çalışma fırsatı şansımız oluyor, bu sayede pazar ihtiyaçlarını yakından anlayıp, markalara ihtiyaç duydukları ölçümleme araçlarını platformumuz üzerindeki yeni özelliklerle sunuyoruz. Şu an Türkiye’de 150’den fazla marka ile 900’ü aşan sayıdaki mobil uygulama için birlikte çalışmaktayız. Bu rakam alışveriş, finans, oyun gibi farklı kategorilerde bulunan ilk 50 sıralamadaki uygulamaların %94’üne işaret ediyor. Bu noktaya gelebilmemizdeki en büyük etken reklam verenler, ajanslar ve mecraların gereksinimlerini anlamak ve pazardaki farkındalığı detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

TCHİBO ve TOG el ele verdi, minikleri mutlu etti

Gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle topluma katkıda bulunan Tchibo, bu kez Toplum Gönülleri Vakfı (TOG) ile birlikte minikleri gülümsetecek bir çalışmaya imza attı. 10 Eylül Pazar günü Toplum Gönüllüsü Gençlerle bir araya gelen Tchibo çalışanları İstanbul Sultanbeyli’de bulunan Yıldırım Beyazıt İlkokulu’nu yenileme çalışmalarına destek oldu.

Küçük kalplerin mutlulukla atmasını sağlamak ve onların daha sağlıklı bir ortamda eğitimlerini sürdürmelerine destek olmak amacıyla hayata geçirilen çalışmada; Tchibo çalışanları ve Toplum Gönüllüsü Gençler okulun boyanması, bahçe duvarlarının çizimlerle süslenmesi ve temizlenmesi için var güçleriyle çalıştı. Yenileme çalışmalarına destek veren Tchibo çalışanları bu projede yer almanın mutluluğunu ekip arkadaşlarıyla da paylaştı. Çalışmaya, ünlü oyuncular Engin Hepileri ve Beyza Şekerci Hepileri de Tchibo çalışanları ve Toplum Gönüllüsü Gençlerle birlikte destek verdi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Facebook “Movies” özelliğini test ediyor

Facebook “Movies” özelliğini test ediyor

Daha önce Sayfalar üzerinden Ticketmaster ve EventBrite vasıtası ile bilet satışı yapma özelliğini test eden Facebook, kullanıcılarının artık “Movies” özelliği üzerinden de bilet alımı yapmasını sağlayacak.

Şu an için bir takım ABD kullanıcılarının hizmetine sunulan Movies özelliği yakınınızda vizyona giren filmleri görüntüleyebilmenizi sağlıyor. Vizyondaki filmlerin yanı sıra gösterim saatlerini ve uygun sinemaları da kullanıcılara gösteren özellik, Fandango ve Atom Tickets alt yapılarını kullanıyor.

Bilet satışı özelliğinin Sayfalarda kullanılımı esnasında Facebook, Fandango ile bir ortaklığa gitmişti. Facebook’un geçmişte Sayfalar üzerinde verdiği hizmetin arayüzü “Movies”in arayüzü ile aynı.

Dolayısıyla bu durum aslında Facebook’un hali hazırda Fandango ile yaptığı iş birliğinin sadece daha yaygın hale gelmesini sağladı. Üstelik kullanıcılar artık bilet almak için her hangi bir filmin sayfasını ziyaret etmek zorunda değil. Sadece Facebook uygulamasının özelliklerinden Movies’i seçmeleri yeterli!

Bu arada Facebook’un Sayfalar üzerinden satın alma seçeneğinin yanı sıra Movies’i geliştirmesinin ardında yatan sebeplerden biri de tahmin edebileceğiniz gibi kullanıcıları uygulamanın içinde tutmak. Popülerleşen ve genç kitleye sahip olan sosyal ağ uygulamalarının karşısında sağlam durmak isteyen Facebook kendi kullanıcı tabanını cezbetmek için onlara yeni hizmetler sunuyor. Facebook’un Türkiye’de şimdiye kadar hayata geçirdiği uygulamalar, Keşfet Akışı, Mağazalar, Bağış Kampanyaları, Güvenlik Durumu Kontrolü, Spor, QR Kodu, Yakındaki Yerler, Şehirler, Wi-Fi Bul, Yakındaki Arkadaşlar ve Kişiler Keşfet. Bunların dışında yurt dışında “Yemek Sipariş” ve “Town Hall” uygulamaları da mevcut. Bir çok farklı alanda ve farklı hedef kitlelerin kullanımına sunulan uygulamalar Facebook’un sizi ne kadar çok içeride tutmak istediğinin neredeyse kanıtı.

Şu an için Movies uygulamasının test aşamasında olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bir süre sonra ABD’den başlayarak tüm kullanıcıların hizmetine sunulacaktır. Bu arada bilet satışı özelliği sadece “Movies” uygulaması ile sınırlı kalmayacak. Zira Facebook bir süre önce yayına aldığı “Mağaza” uygulamasına yakın zamanda bilet satışı özelliği getirerek etkinlik organizatörlerine satış yapma imkanı sağlamayı planlıyor. Kısacası Facebook sadece kullanıcıları değil işletmeleri de uygulamada tutmak istiyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook, WhatsApp reklamları için harekete geçti

Facebook, WhatsApp reklamları için harekete geçti

Yakın zamanda küçük ve orta ölçekli işletmelerin ücretsiz kullanabileceği bir uygulama geliştiren WhatsApp’ın, büyük şirketler için de ek özelliklere sahip ücretli bir uygulamayı yayına almaya hazırlandığından söz etmiştik. Üstelik Matt Idema, WhatsApp’ın bir gün reklam yayınlayarak gelir elde etme ihtimalinin henüz ortadan kalkmadığını belirtmişti.

Geçtiğimiz günlerde yurt dışındaki basın mensupları Facebook’un yazılımında bir kod keşfederek bu ihtimali doğruladı. Görünen o ki Facebook, daha önce Messenger için kurguladığı reklam modelini WhatsApp üzerinde de uygulamaya devam etmek istiyor. Facebook’un reklam yöneticisine eklenen kod sayesinde işletmeler “WhatsApp mesajı gönder” düğmesi üzerinden eylem çağrısında bulunan reklamları hayata geçirebilecek.

Bir WhatsApp sözcüsü ise basına yaptığı açıklama ile bu durumu doğruladı: “Biz insanların bir Facebook reklamı üzerinden bir işletmeyle WhatsApp’ta sohbet etmesinin yeni yollarını test ediyoruz. Bu durum insanların önemsedikleri işletmelerle WhatsApp üzerinden iletişim kurmasını kolaylaştırıyor.”

WhatsApp yetkilileri yaptıkları son açıklamada kullanıcıların sponsorlu mesaj almaları gibi bir şeyin olmayacağını belirtmişti. İşletmeden mesaj alan kişilerin telefon numaralarını verirken “WhatsApp aracılığıyla iletişime geçilmesini onaylıyorum” şeklinde bir onay vermiş olmaları gerektiğini ifade etmişti. Dolayısıyla “sponsorlu mesaj” gibi bir gelir modeli henüz hayata geçmeyecek. Ancak Facebook bu sistemi daha önce Messenger için de uyguladı ve uygulamaya devam ediyor. Yani işletmeler şimdilik sadece daha önce iletişime geçtiği kişileri hedefleyebiliyor.

Daha önce e-ticaret satışlarını arttırmak konusunda Facebook reklamlarını nasıl kullanabileceğinizi örneklerle anlatmıştık. Aslında bahsettiğimiz reklam modeliyle ilgili bir örnek vermek de mümkün. Facebook reklamında kullanıcılara bir indirim teklifinde bulunabilir ve indirimden faydalanmaları için Messenger butonuna tıklamaya yönlendirebilirsiniz. Özel mesajla kullanıcılara ileteceğiniz kuponun ardından onları daha sonrasında uygulayacağınız farklı kampanyalar için kolayca hedefleyebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

800 bin işin yerine geçen makineleşme sayesinde 3.5 milyon yeni iş imkanı doğdu

Günümüzde çoğumuz yapay zeka alanındaki gelişmeler sonucunda işimizden olacağımız korkusuyla karşı karşıya kalır olduk. Bunu o kadar kolaya indirgemesek bile, iş gücü ve makineleşme arasındaki bağı gözardı edemeyiz. Yalnız şaşırtıcı olan şey, yapay zeka teknolojisinin işe alımlarda, maaş derecelendirmelerinde ve daha mutlu çalışan ortamı yaratmakta nasıl önemli bir rol oynadığı. Ancak tabi ki, yapay zeka teknolojisinin başarısı, insanların bu sebeple işlerini kaybetmeleri olarak algılandığında kulağa o kadar da hoş gelmiyor. Gerçekte şunu söyleyebiliriz ki, yapay zeka sistemi halen daha gelişmekte olan ve daha uzun süreli çalışmalar gerektirecek bir alan.

Örneğin, Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmaya göre, yapay zeka teknolojileri sonucunda yaklaşık 800 bin daha az iş gücü gerektiren pozisyon rafa kaldırılmış. Ancak onun yerine her biri yıllık ortalama 13 bin dolar maaşlı, 3.5 milyon yeni iş imkanı yaratılmış. Yani teknik olarak kaybedilenlerin yerine daha iyileri getirilmiş diyebiliriz.

Bu gibi, işçi dostu ve pozitif yaklaşımlar makineleşmenin önünü de açacaktır. Sonuçta teknolojinin bu şekilde de hayatımıza girmesine alışmak durumundayız. Bu tip gelişmeleri teknoloji ve insan gücü arasında bir çekişme olarak görmektense, onları yaratıcı ve zekice birbirine harmanlamak yapılabilecek en mantıklı şey olur.

İnsanlarla makineleri ayıran güç: Yaratıcılık

Ayrıca yapay zekanın çalışma ortamına dahil edilmesi, çalışanları müşterilerle birebir ilgilenmek veya yeni girişim kampanyaları düzenlemek gibi daha zorlu işler başarmaya teşvik edecektir. Sonuçta insan gücünü makinelerden ayıran en temel özellik daima yaratıcılık olacak. Yalnızca bir şeyler yaratma değil, ayrıca bir işin yakın gelecekte nasıl daha nitelikli olabileceğini de hayal etmek insan gücünün dahilinde olan bir şey.

Müşteri talebi yaratırken iş olanağı oluşturmak

Örneğin ABD’de Panera Bread isimli şirket geçtiğimiz Nisan ayında, 2017 yılının sonuna kadar 10.000 teslimat ve kafe içi iş imkanı oluşturacağını açıkladı. Neden mi? Bunun sebebi tamamen şirketin teslimat servisinin çok iyi çalışması ve müşteri talebi. Müşteriler tarafından gelen sandviç ve çorbaların evlere teslim talebi sonucu şirket teslimatları yüzde 40 oranında arttırmaya karar detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

TÜRKİYE’NİN BULGUR DEVİ DÜNYAYA AÇILIYOR

Mardinli İpek Bulgur, yıllık 70 bin ton üretimle Türkiye’nin en büyük bulgur üreticisi ve ihracatçısı. Mardin’in kendine has bulgurunu dünyaya tanıtmayı hedefleyen marka, yıllık ihracatını 40 bin tona çıkardı ve yeni pazar arayışları için atağa kalktı.

İpek Bulgur’un ihracatında en büyük payı 35 bin ton ile Irak, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan gibi Ortadoğu ülkeleri alıyor. Ayrıca Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine 3 bin ton ve aralarında Japonya’nın da bulunduğu diğer ülkelere de 2 bin ton Mardin bulguru ihraç ediliyor. İpek Bulgur’un Mardin’deki fabrikası, dünyanın en büyük bulgur üretim tesisi olma özelliği taşıyor.

Türkiye’nin en büyük bulgur üreticisi ve ihracatçısı İpek Bulgur, yıllık 70 bin ton üretimiyle Türkiye’nin bulgur devi haline geldi. Çeyrek asırlık bir Mardin markası olan İpek Bulgur, büyük çoğunluğu Ortadoğu ülkelerine olmak üzere, yıllık ihracatını 40 bin tona çıkardı. Dünyanın en büyük bulgur üretim tesisine sahip İpek Bulgur, üretiminin yüzde 45’ini Ortadoğu’da Irak, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan’ın yanı sıra Almanya ve Japonya gibi ülkelere ihraç ediyor.

Tüm üretimini Mardin Ovası’nın demir ve mineral bakımından oldukça zengin topraklarında yetiştirilen özel buğdaydan yapan İpek Bulgur, kalite ve ürün çeşitliliği ile öne çıkıyor.

Türkiye dünyanın en büyük bulgur üreticisi

İpek Bulgur Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Mardin Bulgur İmalatçıları Derneği Başkanı Faysal Sun, yurt dışında yeni pazarlar ararken yurt içinde de pazar paylarını büyütmek için yeni ürünler geliştirmeye önem verdiklerini söyledi. Sun, Türkiye’nin dünyanın en büyük bulgur üreticisi olduğunu belirterek Türkiye’nin yüzde 25’i Mardin’de olmak üzere yıllık 1 milyon ton bulgur ürettiğini, bunun 250 bin tonunun ihraç edildiğini dile getirdi. Sun, İpek Bulgur’un 40 bin ton ihracat ile Türkiye’de ilk sırayı aldığına dikkat çekti.

İhracatta Ortadoğu başı çekiyor

Bulgurun Mardin’in en önemli tarım ürünü olduğunu belirten Faysal Sun, “40 bin tona çıkardığımız ihracatta en büyük payı Irak, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan gibi Ortadoğu ülkeleri alıyor. İpek Bulgur olarak ihracatımızın yaklaşık 35 bin tonu sadece bu ülkelere detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

GİRİŞİMCİ KADINLAR – Muş’ta kurduğu fabrikada 20 kişiyi iş sahibi yaptı

Muş’ta yaşayan Reyhan Tekemen, 3 yıl önce aldığı devlet desteğiyle kurduğu fabrikada günlük 10 ton süt işleyerek peynir, yoğurt, ayran, kaymak ve tereyağı üretiyo detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

Yenice’de Issız Cuma Hayrı ile Tarım Fuarı

Çanakkale’nin Yenice ilçesinde düzenlenen 13. Issız Cuma Hayrı ile Kültür ve Tarım Fuarı başladı.Yenice Kaymakamlığı, Belediye Başkanlığı ve Kale Grubu iş birliğiyle bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Issız Cuma Hayrı, Kültür ve… detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

YERLİ ENERJİ PROJELERİ TÜRKİYE’NİN İLACI OLACAK

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre Sanayi Üretim Endeksi Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,3; bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,5 arttı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, en büyük artışın enerji sektöründe gerçekleştiği gözlemlendi. Konuyla ilgili açıklama yapan Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkanı Yaşar Doğan “HES’lerin ve barajların kapasitesinin aktif olarak kullanılmasıyla enerji kapasitesinin artırılması sonuç verdi. Bu da sanayi üretimimize katkı sağladı” açıklamasında bulundu.

Enerji kapasitesi artışının sağladığı Sanayi Üretim Endeksinin olumlu verilerini değerlendiren Doğan, “Açıklanan veriler; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın özellikle üzerinde durduğu rüzgâr enerjisi projelerinin ülkemizin gelişmesi ve büyümesi için ne kadar önemli, hayati olduğunu göstermektedir” dedi.

Yerli Enerji Projeleri İle Cari Açığın Önüne Geçilebilir

Ekonominin büyümesi için enerjinin en önemli kalem olduğunu belirten Yaşar Doğan; “Bizim dış ticaret açığımız enerji sıkıntısından dolayı istediğimiz seviyelere gerilemiyor. Yerli enerji projeleri ile enerjimizin büyük kısmını kendimiz elde ettiğimizde ekonomimizin cari açığı da azalacaktır. Temmuz verileri enerjinin önemini gözler önüne sermektedir. 13 Eylül tarihinde de Sanayi Ciro Endeksi açıklanacak. Diğer endekslerin gösterdiği olumlu gidişatla ve ticarette artan hareketliliğin ışığında Sanayi Ciro Endeksi verilerinin daha da artmasını bekliyorum” şeklinde konuştu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ BAŞBAKAN YARDIMCISI CAMŞİD KUÇKAROV TÜRKİYE MÜTEAHHİTLER BİRLİĞİ’Nİ ZİYARET ETTİ

Kuçarov: “Türk işadamlarına 3 gün içinde vize vermeyi hedefliyoruz”

07 Eylül 2017 tarihinde ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştiren Özbekistan Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Camşid KUÇKAROV ve beraberindeki heyet Türkiye Müteahhitler Birliği Genel Merkezini ziyaret ettiler.

Bu çerçevede TMB Genel Merkez Binası’nda, TMB Yönetim Kurulu Üyesi Kartal USLUEL ev sahipliğinde Özbekistan Ankara Büyükelçisi Ulfat KADİROV, TMB Denetleme Kurulu Başkanı Süreyya Yücel ÖZDEN, T.C. Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hüsnü DİLEMRE ve üye firma temsilcilerimizin katılımıyla bir çalışma yemeği düzenlenmiştir.

Anılan etkinlikte, Türkiye Müteahhitler Birliği’nin faaliyetleri ve Türk yurtdışı müteahhitlik hizmetleri hakkında Sayın KUÇKAROV ve beraberindeki heyete bilgi verilmiş, ardından, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler ve Özbekistan’da önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi öngörülen projeler hakkında bilgi alış verişinde bulunulmuştur.

Firma temsilcilerinin firma tanıtımlarının ve iki ülke arasında daha etkin ilişkilerin kurulması yönündeki isteklerini dile getirmelerinin ardından, Sayın KUÇKAROV başkent Taşkent’e 70-80 km. uzaklıkta bulunan otellerin renovasyonu ile bir tatil kompleksi oluşturulması, yine Taşkent’te bir tema-park ve iş merkezi inşası, elektrik iletim hatları ve bir çok altyapı projeleri bulunduğunu, kamu-özel ortaklığı (PPP) ve yap-işlet-devret (YİD) modelleriyle de yakından ilgilendiklerini belirterek, Türk müteahhitlik firmalarının ülkelerindeki faaliyetlerini arttırmalarını arzu ettiklerini ifade etmiştir. TMB Yönetim Kurulu Üyesi Kartal USLUEL, TMB üyelerinin YİD ve PPP projelerinde geniş bir deneyime sahip olduğunu ve bu deneyimlerini Özbekistan ile paylaşmaktan memnuniyet duyacaklarını belirtti.

Sayın KUÇKAROV, firmalarımızın vize konusunda yaşadıkları sorunları dile getirmeleri üzerine, iş adamlarına vizenin üç gün içinde verilmesini hedeflediklerini, böylelikle bu sorunun aşılacağını, ayrıca yeni alınan bir kararla Özbekistan’da döviz politikasının serbestleştirildiğini, ülkedeki konvertasyon sorununun ortadan kalktığını belirtmiştir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Money 20/20 Las Vegas bu sene yapay zeka ve blockchain teknolojilerini masaya yatıracak

Money 20/20 Las Vegas bu sene yapay zeka ve blockchain teknolojilerini masaya yatıracak

Finans ve teknoloji dünyasının en önemli konferanslarından biri olan Money20/20‘nin Las Vegas ayağı bu sene 22-25 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek. Medya sponsoru olduğumuz etkinliği Webrazzi olarak Vegas’tan takip edeceğiz ve sizler de bu yazının sonundaki indirim koduyla konferansa indirimli kayıt yaptırabileceksiniz.

Bildiğiniz üzere Money20/20 finansal servisler ve ödeme sistemleri alanında dünyanın en önemli etkinliklerinden biri. Geçtiğimiz Haziran ayında Avrupa’da ikinci kez düzenlenen etkinlik, sektörel bir çekim noktası olarak dikkat çekmişti. 22-25 Ekim tarihlerinde Las Vegas’da düzenlenecek olan etkinlik ise Money20/20 konferanslarının en büyük etkiye sahip olanı (Asya/Singapur konferansı Mart 2018’de).

Biraz rakam vermem gerekirse bu sene iki bine yakın CEO ve Başkan pozisyonundaki profesyonelin Money20/20 Las Vegas’a katılması bekleniyor. Toplamda 11 binden fazla katılımcıyı ağırlayacak olan etkinliğe 85 ülkeden 4 bin 500 şirket temsilcisinin katılması öngörülüyor.

Las Vegas’taki konferansın ana konuları tahmin edeceğiniz üzere yapay zeka ve blockchain. Konferansın AI Deep Dive olarak adlandırılan yapay zeka bölümü bu dikeyin Davos’u olarak yorumlanıyor ve en sıcak konuların masaya yatırılması bekleniyor. Steve Wozniak, Ray Kurzweil, Dr. Michio Kaku gibi çok popüler isimler de konferansta sahneye çıkacak (bkz: konuşmacı liste).

Konferansla ilgili tüm detayları us.money2020.com adresinde görebilirsiniz ve eğer katılmayı düşünürseniz WEB250 kodu ile 250 dolarlık indirimden faydalanabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Çin’in bitcoin borsalarını kapatacağı haberi sonrası kripto paralar düşüşe geçti

Çin'in bitcoin borsalarını kapatacağı haberi sonrası kripto paralar düşüşe geçti

Çin’den Caixin’in yatınladığı “Çin hükümetinin bütün Bitcoin borsalarını kapatacağı” haberi, piyasalarda ciddi bir düşüşe neden oldu. Haberin duyulmasından itibaren bitcoin yüzde 5’ten fazla değer kaybederken ethereum ve bitcoin cash yüzde 8-9 oranında değer kaybetti.

Caixin reporting that all Chinese #bitcoin exchanges will be shut down for now

— Lulu Yilun Chen (@luluyilun) September 8, 2017

Bloomberg’den Lulu Yilun Chen’in Twitter’da bu haberi paylaşması üzerine Çin merkezli kripto para borsaları olan Okcoin ve Huobi ekipleri, kendilerine böyle bir bilginin ulaşmadığını ve operasyonların aynı şekilde devam ettiklerini açıkladılar.

Okcoin and Huobi PRs said they haven’t received such notices and are still in operation as of now

— Lulu Yilun Chen (@luluyilun) September 8, 2017

Çin’in geçtiğimiz pazartesi günü kripto paraların bağış toplama yöntemi olan ICO’ları yasakladığını duyurmuştu. Geçtiğimiz şubat ayında bitcoinlerin çekilmesini de engelleyen Çin, bu kararından Haziran ayında vazgeçmişti ve bitcoinlerin çekilmesine tekrar izin vermişti.

CoinMarketcap verilerine göre son 24 saat içerisinde en popüler 100 kripto para biriminin yüzde 95’i yüzde 5-15 arasında değer kaybetmiş görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

COMTEMPORARY ISTANBUL, 12. EDİSYONU BAŞLIYOR

Contemporary Istanbul (CI) 12. yılında çağdaş sanatın en iyi örneklerini İstanbul’da bir araya getirmeye devam ediyor. 14–17 Eylül 2017 tarihleri arasında Akbank’ın desteğiyle gerçekleştirilecek olan etkinliğe katılan 42’si yabancı, toplam 73 galeri ile yaklaşık 1.500 sanat eseri sanatseverler ile buluşacak.

12. edisyonunda CI Akbank desteği ve Ferko ile Yıldız Holding Ortak Sponsorluğunda Lütfi Kırdar Rumeli Salonu ve İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli fuarın 12. yılı hakkında şunları söyledi: “Contemporary Istanbul’un 12. yılını kutlarken, zorlu fakat bizi olduğumuzdan da daha güçlü kılan ve geleceğe umutla bakmamızı sağlayan bir yılı geride bıraktık. Mutluyuz çünkü böyle bir yılda sanatın önemi, iyileştirici ve birleştirici gücü bir kez daha kendini gösterdi. 12. Contemporary Istanbul’u bu fikir ve inanışla hayata geçirdik. Tüm dünyamızı saran karmaşaya fuarın bir cevap olmasını istedik. Bu düşünceyle, fuarımızı bu yıl 3 ana unsuru hedefleyerek geliştirdik; içerik, estetik görünüm ve hizmetler. İçeriği yeni katılan galeriler, Plugin Yeni Medya Bölümü ve CI Dialogues’un yepyeni konuşmacıları ile zenginleştirdik. Fuarın mimari konsept tasarımını dünya çapında başarılı projelere imza atmış, ödüllü mimarlık firması Tabanlıoğlu Mimarlık ile fuarın iç mekanını açık alanla bütünleştirecek şekilde yeni bir estetik anlayışı ile kurguladık. Bunlara ek olarak fuar sırasında sunduğumuz hizmetleri, zengin bir VIP Programından, yeni eklediğimiz yeme-içme bölümü ve BMW transfer olanağına dek geliştirdik.”

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üye Suzan Sabancı Dinçer geleceğin şekillenmesine öncülük eden sanatın, toplum geneline yayılması ve daha çok takip edilmesi için çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirtti ve ekledi; “ Ülkemizdeki sanatseverlerin dünyadaki güncel sanat gelişmelerine erişiminin artması öncelikli hedeflerimiz arasında. On yılı aşkın bir süredir devam ettirdiğimiz Contemporary Istanbul ana sponsorluk görevi, bizim için önemli bir ayrıcalık. Türkiye’de çağdaş sanatın en önemli buluşma platformu olan Contemporary Istanbul’un ziyaretçi sayısının her yıl arttığını görmekten mutluluk duyuyoruz. Uluslararası alandaki başarısıyla İstanbul’umuzu dünyanın seçkin sanat merkezleri arasında konumlandıran bu önemli oluşuma detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Haftanın Özeti’nde Otelz’nin yeni yatırımı ve yaklaşan iPhone lansmanı var

Haftanın Özeti'nde Otelz'nin yeni yatırımı ve yaklaşan iPhone lansmanı var

Sizler için geçtiğimiz haftanın önemli gelişmelerinden derlediğimiz Haftanın Özeti program serimizin bu haftaki bölümünde Otelz’nin aldığı 13 milyon TL’lik yatırım, WhatsApp’ın işletmelere özel yeni uygulaması, Apple’ın yeni çıkaracağı iPhone ile ilgili söylentiler ve Çin’deki ICO yasağı ile birlikte Bitcoin’in son durumu yer alıyor.

Geçtiğimiz haftaki bölümlere ve daha fazla içeriğe Webrazzi TV‘den ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Uber, Londra’daki tüm filosunun 2025’e kadar elektrikli otomobillerden oluşacağını açıkladı

Uber, Londra'daki tüm filosunun 2025'e kadar elektrikli otomobillerden oluşacağını açıkladı

Otonom teknolojilerle birlikte otomotiv sektörünün geleceği olan elektrikli otomobiller pek çok önemli firmanın olduğu gibi günümüzün en önemli girişimlerinden olan Uber‘in de planlarında yer alıyor. Halihazırda sürücüsüz araçlarla çalışmalarına devam eden Uber, 2025 yılından itibaren Londra’daki tüm otomobillerinin hibrit veya elektrikli otomobillerden oluşacağını açıkladı.

Uzun vadeli plan olarak 2025 yılını seçen Uber, kapsamlı dönüşüme başlamak için 2019 yılını seçti. 2019 yılından itibaren Uber’in en çok tercih edilen servisi olan UberX servisindeki tüm otomobiller tıpkı 2025 yılı planında da olduğu gibi elektrikli veya hibrit olacak.

2017 yılı sonuna kadar 150 otomobil

Tabii ki Uber’in elektrikli ve hibrit filo planlarını Londra’da gerçekleştirmesi bir tesadüf değil. Geçtiğimiz Temmuz ayında Birleşik Krallık, 2040 yılından itibaren dizel ve benzinli otomobillerin satışını yasaklayacağını açıklamıştı. İskoçya’nın ise aynı planı 2032 yılına kadar gerçekleştirmeyi hedeflediğini de ekleyelim.

Londra’daki filosunu elektrikli hale getirmek konusunda oldukça ciddi olan Uber, 2017 yılının sonunda Londra’da 150 elektrikli veya hibrit otomobile sahip olmak istiyor. Otomobillerini elektrikli veya hibrit otomobillerle yenilemek isteyen sürücüler için yeni fon oluşturduğunu da duyuran Uber, sürücülere 5 bin poundu bulan yardımlarda bulunacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

YERLİ ENERJİ PROJELERİ TÜRKİYE’NİN İLACI OLACAK

Enerji kapasitesi artışının sağladığı Sanayi Üretim Endeksinin olumlu verilerini değerlendiren Doğan, “Açıklanan veriler; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın özellikle üzerinde durduğu rüzgâr enerjisi projelerinin ülkemizin gelişmesi ve büyümesi için ne kadar önemli, hayati olduğunu göstermektedir” dedi.

Yerli Enerji Projeleri İle Cari Açığın Önüne Geçilebilir

Ekonominin büyümesi için enerjinin en önemli kalem olduğunu belirten Yaşar Doğan; “Bizim dış ticaret açığımız enerji sıkıntısından dolayı istediğimiz seviyelere gerilemiyor. Yerli enerji projeleri ile enerjimizin büyük kısmını kendimiz elde ettiğimizde ekonomimizin cari açığı da azalacaktır. Temmuz verileri enerjinin önemini gözler önüne sermektedir. 13 Eylül tarihinde de Sanayi Ciro Endeksi açıklanacak. Diğer endekslerin gösterdiği olumlu gidişatla ve ticarette artan hareketliliğin ışığında Sanayi Ciro Endeksi verilerinin daha da artmasını bekliyorum” şeklinde konuştu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Atlassian’dan Slack rakibi iddialı uygulama: Stride

Atlassian'dan Slack rakibi iddialı uygulama: Stride

Atlassian ekip içi iletişim uygulaması Stride‘ı piyasaya sürdüğünü açıkladı. Slack’in yeni rakibi Stride, “Ekiplerin konuşması, buluşması, karar vermesi ve çalışması için yeni bir yol” olarak tanımlanıyor.

Stride’ın çalışma prensibi Slack’e çok benziyor. Stride’da da sohbet odaları var ve diğer kullanıcılarla birebir konuşmanız mümkün. Üstelik tıpkı Slack’te olduğu gibi konuşmalara ses ve video desteği seçeneğiyle devam edebiliyorsunuz. Tabi bu konuşmaları mobilden, masa üstünden, webden ve telefondan da gerçekleştirebiliyorsunuz.

Atlassian’ın JIRA, Confluence ve Trello gibi benzer amaçlara hizmet eden ürünlere sahip olduğu düşünüldüğünde Stride’ın bir takım proje yönetimi araçlarını bünyesinde bulundurması da kullanıcıları şaşırtmıyor. Slack’ten farklı olarak Stride’da görevler oluşturup, o görevleri ekip arkadaşlarınıza atayabiliyorsunuz.

Bunların dışında Stride size Slack’in sunmadığı bir takım özellikler de sunabiliyor. Örneğin video arama esnasında kullanıcılar birbirlerinin bilgisayarlarına erişerek kontrol edebiliyor. Bu da “pair programming” konusunda Stride’ın eşsiz bir araç olarak konumlanmasını sağlıyor.

Aslında Stride kişilerin ürün üzerinde yaptığı toplantılarda etkileşim halinde olmasını kolaylaştırmak istiyor. Toplantılar bittiğinde ise kişilere görevler ve “follow-up”lar atanabiliyor.

Stride’ın güzel özelliklerinden biri de çalışanların daha kolay odaklanabilmesi için bildirimlerin sessize alınabilmesi. Stride’ın “Focus” modu Slack’in “Do Not Disturb” moduna oldukça benziyor. Ancak Stride’da çalışmanıza daha kolay odaklanabiliyorsunuz. Ayrıca ekip arkadaşlarınıza ne üzerinde çalıştığınızı bildirebiliyorsunuz. Böylece sessiz olmanız konusunda ekip arkadaşlarınızla bir sıkıntı yaşamıyorsunuz.

Bu arada Slack’in aksine Stride’da “thread”ler yer almıyor. Atlassian’ın Ürün Yönetimi Sorumlusu Oji Udezue bunun nedenini:”Bu özelliği denedik ancak şirket thread’lerin bir sorunu çözmediğini ve dikkat dağınıklığına sebep olduğunu hissetti.“diyerek açıkladı.

Stride’ın bir avantajı da kullanıcıların istedikleri takdirde kendileri için Stride’a yeni özellikler kazandırabilmesi. Udezue’nun “Şu ana kadar Atlassian’da tasarladığım en iyi API” sözleriyle tanımladığı API sayesinde eklentiler için yeni bir pazar da oluşuyor.

Hipchat’in tahtını geri almak istiyor

Konu ücretlendirmeye geldiğinde ise Stride’da hemen hemen her şey ücretsiz diyebiliriz. Sınırsız sohbet odaları ve kullanıcılar, grup video sohbet ve API erişimi ücretsiz. Kullanıcı başına aylık 3 dolar olan fiyatlandırma ise tıpkı Slack’te olduğu gibi detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Mark Zuckerberg’den Elon Musk’a teknoloji milyarderlerinin evleri

Mark Zuckerberg'den Elon Musk'a teknoloji milyarderlerinin evleri

Bu galerimizde teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinin evlerine yakından bakıyoruz. Onlarca ev, yazlık ve malikaneye sahip olan milyarderlerin en güzel evlerini sizler için sıraladık.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Amazon 50 bin kişilik istihdam oluşturacak genel merkez kuracak

Amazon 50 bin kişilik istihdam oluşturacak genel merkez kuracak

Apple‘dan sonra Amazon da kendi milyar dolarlık kampüsünü kurmak için kolları sıvadı. Teknoloji devi kuzey Amerika’da yer alan şehirlerden birinde kurmak istediği ve HQ2 adını verdiği kampüsün yapımı için 5 milyar doları gözden çıkardığını açıkladı.

Bugünlerde Türkiye pazarına da girmeye hazırlanan Amazon, 50 bin kişinin istihdam edileceği kampüsü için ABD’de yerel hükümetlere ve şehirlere çağrıda bulundu. Dünyanın en değerli markalarından biri olan şirketin HQ2 kampüsünde yüksek maaşlı binlerce yeni çalışanın istihdam edilmesi bekleniyor.

Amazon’un kampüsünü inşa edeceği bölgenin bazı kriterleri yerine getirmesi gerekiyor. Özellikle 1 milyondan fazla nüfusa sahip yerleşim alanları, şehrin iş dünyasına alışık bir yapıda olmasını bekliyor. Yüksek teknik özelliklere sahip yeteneklerin olduğu kentler yine HQ2’nin alan seçiminde olmazsa olmaz şartlardan.

Kampüsün Seattle’da bulunan mevcut genel merkezle aynı büyüklükte olması bekleniyor. Yeni ofis tamamlandığında da Amazon, çalışanlarının hangi ofiste çalışmaları konusunda tercih yapma şansı tanıyacak. Kampüs ile ilgili daha fazla bilgiye Amazon’un HQ2 için oluşturduğu sayfadan ulaşabilirsiniz.

Amazon’un dünya genelinde 380.000’den fazla çalışanı var. Şirketin 2010’dan 2016 yılına kadar Seattle ekonomisine olan katkısı 38 milyar dolar.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

VARLIK FONU’NDA HEDEFLENEN OLMADI

Erdoğan Varlık Fonu’nun yeniden organize edilmesi gerektiğini, bu adımların ziyaret sonrasında atılacağını söyledi. Erdoğan konuya dair “Varlık Fonu’nda hedeflenen, arzulanan bir süreç olmadı. Bu olmayınca sayın Başbakan, Varlık Fonu ona bağlıdır. Cumhurbaşkanı olarak benimle herhangi bir bağlantısı yoktur ama biz bunları istişaretisini yaparak bu konuda kararımızı alırız. Gelişmeleri gördük, böyle yürümeyeceğine karar verdik. Sayın Başbakan da bu konuda adımını attı, hayırlı olsun diyeceğiz. Varlık Fonu’nu bizim yeniden bir reorganize etmemiz şart. Kazakistan dönüşü o adımları atacağız” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı: Varlık Fonu’nda kişilerden ziyade hizmetler önemli

Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Başdanışmanı Hatice Karahan, Bloomberg HT’deki Yatırım Kulübü programında Varlık Fonu’ndaki görev değişimini yorumladı. Karahan kişilerden ziyade yapılan hizmetlerin önemli olduğunu söyledi.
Karahan “Varlık Fonu’nun Türkiye ekonomisinin geleceğine anlamlı katkı yapması bekleniyordu ama geçen süreçte birçok sıkıntılı dönem yaşadık. Oraya odaklanmak arka planda kalmış olabilir, bazı gecikmeler yaşandı. Bir strateji çizilmişti ama ilerleme olmadı. Elbette Mehmet Bostan da bu projeye oldukça emek harcamıştır.
“NETLEŞMESİ GEREKİYOR”
Bundan sonra neden bir değişim yapıldı, nasıl ilerler hiç birimiz net bir bilgiye sahip değiliz. Ama kişilerden ziyade Varlık Fonu’nun Türkiye’ye yapacağı hizmetler önemli olacaktır. Burada amaca odaklanmak önemli. Durumun biraz netleşmesi gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye Varlık Fonu Başkanı Mehmet Bostan görevinden alınmış, yerine vekaleten Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ atanmıştı. Türkiye Varlık Fonunun Yönetim Kurulu, Mehmet Bostan, Himmet Karadağ, Kerem Alkin, Yiğit Bulut ve Oral Erdoğan’dan oluşuyordu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

ABD, 600 dolar altındaki bitcoin transferlerini vergiden muaf tutmaya hazırlanıyor

ABD, 600 dolar altındaki bitcoin transferlerini vergiden muaf tutmaya hazırlanıyor

ABD meclisindeki yeni yasa tasarısı bitcoin ve kripto para birimlerinin en büyük sorunu olan vergi sorununu ortadan kaldırabilir. Hazırlanan yasa tasarısına göre 600 doların altındaki bitcoin ve kripto para transferleri vergiden muaf olacak.

Özellikle kahve almak veya günlük alışveriş yapmak için küçük transferler kullanan kullanıcıların imdadına yetişecek olan yasa tasarı henüz meclisten geçmiş değil. “The CryptoCurrency Tax Fairness Act” adındaki yasa tasarısı eğer meclisten geçmeyi başarabilirse günlük hayatın içinde daha kolay bir biçimde kullanılabilir.

En büyük sorun ortadan kalkıyor

Meclis üyeleri Jared Polis ve David Schweikert tarafından hazırlanan yasa tasarısı, dijital para birimlerini halihazırda kullanılan döviz mevzuatına yakınlaştıracak. Yasa tasarısı ile kripto para birimlerinin sorununu çözeceklerine inanan Jared Polis ve David Schweikert’ın aynı zamanda Congressional Blockchain komitesine de beraber liderlik ediyor.

“The CryptoCurrency Tax Fairness Act” yasa tasarısının meclisten geçmesi halinde 31 Aralık tarihinden itibaren 600 doların altındaki transferlerden vergi alınmayacak. Hazırlanan yasa tasarısına buradan ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

ICO yatırımları 2017 yılının ikinci çeyreğinde 800 milyon doları aşarak rekor kırdı

ICO yatırımları 2017 yılının ikinci çeyreğinde 800 milyon doları aşarak rekor kırdı

Çin’in bu hafta ICO’lara karşı başlattığı soruşturma ve yasağın ardından Hong Kong’dan gelen “balon endişesi” haberleri ICO’lar için bir sonun başlangıcı gibi algılansa da 2017 yılının ikinci çeyreğinde ICO aracılığıyla toplanan paralar 800 milyon doları aşarak yeni bir rekora imza attı.

CoinDesk’in verilerine göre, Ethereum bazlı token satışına dayanan ICO’lar 2017 yılının ikinci çeyreğinde (3 aylık dönemde) 800 milyon dolar para toplayarak rekor bir değere ulaştı. Yine CoinDesk verilerine göre 2017 yılının ilk yarısında ICO’lar aracılığıyla toplam 1,13 milyar dolar para toplanmış ve Ocak – Eylül 2017 tarihleri arasında 1.7 milyar dolar değerinde token satışı gerçekleşmiş.

3. çeyrek henüz tamamlanmadığı halde bu çeyreğin en az 650 milyon dolarlık token satışı ile tamamlanacağı tahmininde bulunan CoinDesk, Eylül ayı bitmeden Kik (150 milyon dolar) ve Kyber (60 milyon dolar) satışlarının büyük bir başarıyla gerçekleşmesiyle toplam rakamın 2. çeyrekten fazla olabileceğini belirtiyor. Her çeyrekte bir önceki çeyreği geçmeyi başaran ICO’lar için 2017 yılının son çeyreği büyük bir soru işareti şu anda.

CoinDesk araştırma direktörü Nolan Bauerle verdiği bir demeçte, Çin’in ICO’ları yasaklama konusunda yaptığı atılımın bir süre yeni ICO’lar için token satışlarında düşüşe neden olabileceğini belirtirken bir yandan da Çin dışındaki ICO’lara dokunmaması durumunda bunun Avrupa ve ABD’li girişimci ve yatırımcılar için büyük bir fırsat olabileceğini belirtiyor.

Sözde uzmanların bile geleceğe yönelik tahminler yaptığı ve fakat kimsenin net bir şekilde geleceğe dair bir şeyler söyleyemediği kelimenin tam anlamıyla belirsiz fakat bir o kadar da heyecanlı bir ICO dönemine şahitlik ettiğimiz bir gerçek. Bunun dışında yapılan tüm öngörüler, temelsiz varsayımlar olarak kalmaya devam edecek gibi görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Reklamların yeni yüzleri yazılımcılar mı?

Reklamların yeni yüzleri yazılımcılar mı?

Yapay zeka günün her anında hayatımıza eşlik eden bir kavram. Günlük takvimimizin organize edilmesinden, kendi kendine park eden aracımıza, müşteri hizmetlerinden sağlık uygulamalarına kadar her alanda AI teknolojilerini deneyimliyoruz. Google’da, AI kelimesi 0,65 saniyede 2 milyardan fazla sonuç veriyor. Artık bir sohbet sırasında neredeyse herkesin konuya yönelik olumlu ya da olumsuz paylaşacak bir fikri var.

Konu bu kadar popüler olunca markalar da yapay zeka kavramını bir şekilde reklam kampanyalarına taşımaya başladılar. Yves Saint Laurent’e ait ( YSL) erkek parfümü Y’nin yeni kampanyasında bir yapay zeka araştırmacısı markanın reklam yüzü olarak karşımıza çıkıyor. Stanford Üniversitesi’nden mezun, yazılımcı ve yapay zeka üzerine araştırmacı Alexandre Robicquet, 30 saniyelik reklam süresi boyunca sorgulayan bir karakter olarak lider yönünü, takım çalışmasına yatkınlığını ve güçlü kimliğini ortaya çıkarıyor. Robicquet’u motor kullanırken, coşkulu seyircisine hitap ederken ve biraz da kodlama yaparken görüyoruz. Reklamda yapay zekanın cesur ve sorgulayıcı kimliği ürün sloganı olan “Her şey bir neden ile başlar” ile buluşturuluyor.

Robicquet, TV reklamının yanı sıra markanın outdoor, gazete gibi diğer geleneksel mecralarında da markayı temsil ediyor.

Pazarlama dünyasında “influencerlar” ve “tanıklar”

Markalar, reklam ve pazarlama dünyasında hedeflerine ulaşmak için Influencer’lar ya da tanıklar ile tüketicilerin karşına çıkıyorlar. Özellikle ünlülerin hayranları ile olan parasosyal etkileşimleri hedef kitle üzerinde olumlu etkiler bırakıyor. Tanıkların ise ürünle ilgili deneyimlerini paylaşan kişiler olarak, tüketici kanadında güven duygusunun oluşturulmasında başarılı rolleri var.

YSL’nin Robicquet’i reklam yüzü olarak kullanmasını isabetli bir strateji olarak görebiliriz. Yapay zeka gibi popüler bir konunun, erkekleri hedef alan bir kozmetik ürünü ile buluşması ve bunu güçlü, karizmatik bir kimlik ile lanse etmesi tüketicinin psikolojik algısında aidiyetlik hissinin yanı sıra pek çok pozitif hissi beraberinde getirecektir.

Öte yandan reklam ile birlikte toplumda yeni bir kimlik algısının da yaratıldığını söylemek mümkün. Bugüne kadar çoğu zaman yazılım teknolojileri ile ilgilenen kişilerin zeki, detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi