Google Drive’ın PC ve Mac uygulaması Mart’ta kapanıyor

Google Drive'ın PC ve Mac uygulaması Mart'ta kapanıyor

Google paylaştığı bir blog gönderisinde Google Drive’ın PC ve Mac’lerde kullanılabilen uygulamasını kapatacağını duyurdu. Şirket uygulama üzerinden destek vermeyi 11 Aralık’ta sonlandıracak ancak uygulama tam olarak 12 Mart 2018’de kapatılacak. Uygulamayı hala kullanmakta olan kullanıcılar Ekim ayı itibariyle veda temalı bildirimlere maruz kalabilir. Yine de şirket, kullanıcılarını piyasaya sürdüğü iki farklı üründen birine yönlendirecek.

Bu arada Google Drive “hizmet” olarak varlığını sürdürmeye devam edecek. Yani web’den ve mobil uygulamadan Google Drive’ı kullanmaya devam edebilirsiniz.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi Google’ın verilerinizi yedeklemek veya dosyalarınıza cloud üzerinden ulaşmanızı sağlamak için iki yeni yazılımı mevcut. Bunlardan biri Backup and Sync, tüm kullanıcıları kapsayan bu uygulama, Google Drive ve Google Photos Uploader uygulamalarının yerini alabilecek nitelikte. Uygulama, Drive ile aynı fonksiyonları sunuyor ve aynı şekilde çalışıyor.

İşletmeler için Google’ın sunduğu hizmet ise Google Drive File Streamer. Bu program yerel sürücünüzde yer açmanızı sağlarken tüm Drive dosyalarınıza doğrudan bilgisayarınız üzerinden ulaşmanızı sağlıyor. Diğer seçenekler düşünüldüğünde Google Drive File Streamer’ın daha bütünsel bir yaklaşım benimsediğini söyleyebiliriz. Google, bu ürünü tanıtırken faydalarını : “Zamanınızı alan dosya eşitleme işlemine ve disk alanı hakkındaki tüm endişelerinize veda edin.” sözleriyle ifade ediyor.

Bu iki alternatifin birbirinden ayrıştığı noktalar mevcut. Birbirlerinden ayrışan özellikleri incelemek ve size en uygun olan ürünü bulabilmek için Google’ın Yardım sayfalarına göz atabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Demirören Ventures’tan 1,2 milyon TL yatırım alan Bilemezsin, Milliyet.com.tr iş birliğini duyurdu

Demirören Ventures'tan 1,2 milyon TL yatırım alan Bilemezsin, Milliyet.com.tr iş birliğini duyurdu

Bilemezsin, geçtiğimiz Mayıs’ta Webrazzi’de haber olmasından sonra yatırım tahminini de doğruladı. Beklenenden biraz geç gelse de, yatırım yalnızca Bilemezsin’in değil Demirören Ventures’ın da ilk yatırımı olma özelliğinde. 1,2 milyon TL yatırım alan Bilemezsin’in 1,5 milyon dolar üzerinden değerlendiği de notlar arasında.

Henüz aşina olmayanlar için Bilemezsin, tahminler aracılığıyla gündemden satır başları sunan, mobil öncelikli bir platform. iOS, Android uygulamaları ya da Bilemezsin.com adresinden takip edebildiğiniz platform haberi okurlarına oyunlaştırarak veriyor. Bugün 150 bin kullanıcıya ulaştığını belirten Bilemezsin, kıyas için, geçtiğimiz Mayıs’ta günlük aktif 50 bin kullanıcıya sahip olduğunu söylüyordu.

Milliyet kitlesini gençleştirme misyonu

Bilemezsin’in oyunlaştırma kurgusu Bilemezsin Mağaza ile tamamlanıyor yani tahmin oyununa katılan kullanıcılar bu mağazadan hediye kazanma fırsatı yakalıyor. Girişimin bizimle paylaştığı verilere göre, Bilemezsin üzerinden bugüne kadar, dijital kodlar, hediye çekleri, fiziksel ürünler gibi 11 bin ürün Bilemezsin Mağaza üzerinden hediye edildi. Sürekli olarak taze ve güncel ürünler mağazaya ekleyen Bilemezsin, 5 bin 700 tahmin yayınladı ve yayınlanan bu tahminler üzerinde 1.7 milyon kupon yapıldı.

Bilemezsin haberleri kaynak sitelerden bağlantılarıyla paylaşıyor. Milliyet Gazetesi’nin sahibi Demirören Holding’in yatırım kolu Demirören Ventures’ın yaptığı yatırımsa stratejik yönüyle dikkat çekiyor. Milliyet.com.tr ile iş birliğine giden Bilemezsin, bugünden itibaren Milliyet haberlerini, haber altlarında oyunlaştırıp, kullanıcılara eğlenceli bir içerik takip mekanizması sunacak. “Aynı zamanda Milliyet kitlesini gençleştirme görevi de misyonlarımız arasında” diyor Bilemezsin kurucusu Berkan Cesur, Webrazzi’ye yaptığı açıklamada.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

SANAYİ 4.0 YOLCULUĞUNDA AKILLI FABRİKALAR DÖNEMİ

Üretim süreçlerinde hızlı bir değişime neden olan Sanayi 4.0, tamamen dijitalleştirilmiş üretime geçişi beraberinde getiriyor. Son kullanıcıların, artık daha fazla ürün çeşidine ve kişiselleştirilmiş ürünlere, standart ürünlere benzer fiyat aralıklarıyla ulaşmak istediklerini vurgulayan Mitsubishi Electric Avrupa Fabrika Otomasyonu EMEA Başkanı Hartmut Pütz, değişen taleplerin üretim süreçlerinin gelişimini büyük oranda etkilediğini belirtti.

Online alışverişin yaygınlaşmasının da üretimde esneklik ihtiyacını artırdığına dikkat çeken Hartmut Pütz, sözlerine şöyle devam etti:

“Örneğin, bir online alışveriş sitesinde uygulanan indirim, üretim hattındaki makine ya da robotların çalışma modelinin değiştirilmesine neden olabiliyor. Tedarikçiler, tüketici taleplerini karşılayabilmek adına tedarik zincirinin tamamında yer alan üreticilerin, üretim hatlarında en üst düzeyde esneklik göstermesini şart koşuyorlar. Dolayısıyla üreticilerin çok hızlı aksiyon alarak herhangi bir ürün için üretim sayısını süreç devam ederken değiştirebilmeleri kritik önem taşıyor. Bu noktada, devreye akıllı fabrika konsepti giriyor. Biz de Mitsubishi Electric olarak, işletmelerin dijital dönüşümü ve akıllı fabrikaların geliştirilmesine ilişkin faaliyetlerimizin tamamını e-F@ctory konseptimiz altında topluyoruz.”

Mitsubishi Electric’in bu konsept çerçevesinde, dünya genelinde işbirliği içerisindeki şirketlerden oluşan aktif bir ağ olan e-F@ctory Alliance’ı tasarladığını belirten Pütz, “Sistem entegrasyonu uzmanlarını, yazılım sağlayıcıları ve endüstriyel parça üreticilerini aynı çatı altında bir araya getiren bu ağ sayesinde şirketler, esnek ve optimum çözümler sunabilmek için işbirliği yapıyor.” dedi.

Minimum operasyon maliyeti, maksimum üretim performansı

Sanayi 4.0’ın gereksinimlerine etkin çözümler sunulması için e-Factory Alliance bünyesinde yapılan çalışmaların en önemlilerinden birinin Almanya’nın Bielefeld kentinde faaliyet gösteren Mitsubishi HiTec Paper Europe GmbH şirketinde gerçekleştirildiğini bildiren Pütz, şu açıklamalarda bulundu; “Söz konusu şirkette, FAG Schaeffler işbirliği ile geliştirilen Akıllı Durum İzleme çözümünün uygulanması sayesinde kestirimci bakım konusunda daha bütüncül bir yaklaşım geliştirildi. Bu çözüm, üretimde kullanılan makineler ve yardımcı parçalardan alınan parametrelerin tamamının izlenmesini mümkün kılıyor. Bu veriler daha sonra, her bir makinenin parçalarının ve genel olarak tesisin durumunun analiz edilmesi için kullanılıyor. Sistemden elde edilen bilgiler arasında bakım tavsiyeleri de yer alıyor. Bu sayede, plansız duruş süreleri detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yeni yatırım turunu kapatan Scorp, Brezilya’da WhatsApp ve Messenger’ı geride bıraktı

Yeni yatırım turunu kapatan Scorp, Brezilya'da WhatsApp ve Messenger'ı geride bıraktı

Wired UK‘e göre İstanbul merkezli en gözde 10 girişimden biri olan Scorp, yeni yatırım turunu kapattı. Hem yurt içinde hem de yurt dışında yoluna hızla devam eden sosyal medya girişimi Scorp, yapılan yatırım miktarını açıklamadı ancak önemli isimlerin katıldığı turla birlikte, Scorp’un uluslararası açılımını destekleyecek isimler yönetim kuruluna eklendi. Bir üniversite girişimi olarak karşımıza çıkan Scorp, 2017 yılının başında 10 milyon kullanıcı barajını aşmayı da başardı.

Yatırımcıları arasına 4 yeni ismi ekleyen sosyal medya girişimi, Twitch’in kurucu ortaklarından olan Justin Kan, Cabify’ın CEO’su Ricardo Weder, Tinder’ın Latin Amerika operasyonlarının başında bulunan Andrea Iorio ve Sriram Krishnan‘dan yatırım aldı.

WhatsApp’ı geride bıraktı

Yeni yatırımcıların aynı zamanda Scorp’un Latin Amerika‘daki büyümesi için danışman olarak görev alacaklarını da ekleyelim. Geçtiğimiz Ağustos ayında ilk müşterilerini nasıl kazandığını da sizlere aktardığımız Scorp, Latin Amerika özellikle de Brezilya’da oldukça hızı bir şekilde büyüyor.

Toplamda 22 milyondan fazla video ve 5 milyar izlenmeye sahip olan Scorp, Brezilya‘da WhatsApp, Messenger, Instagram ve Facebook’tan daha fazla indirilmeyi başardı. Hem yatırımlarla hem de yurt dışındaki popülerliği ile yoluna hızlı bir şekilde devam eden Scorp, ülkemizden çıkan en başarılı girişimlerden.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Instagram Hikayeler Facebook’ta paylaşılabilir hale geliyor

Instagram Hikayeler Facebook'ta paylaşılabilir hale geliyor

Facebook, Hikayeler özelliğinin kendi platformunda tutunması için ciddi bir çaba sarf ediyor. Hikayeler, Facebook’un satın aldığı Instagram ve WhatsApp’ta başarılı oldu ancak Facebook’ta pek ilgi görmüyor. Bu soruna yönelik çözümleri birbiri ardına deneyen Facebook, ilk etapta Hikayeler’e yeni özellikler eklemişti. Facebook şimdi de Instagram’a yüklenen Hikayeler’i, Facebook’ta paylaşma seçeneği üzerinde çalışıyor.

Sınırlı sayıda kullanıcı üzerinden denenen bu çalışma esnasında, bazı kullanıcılar Instagram kamerasıyla çektikleri Hikayeler’i Facebook’ta paylaşma seçeneğini görüyor.

ALERT
Instagram is testing option to share your ‘Story’ directly to Facebook

h/t @mruiandre pic.twitter.com/VTqI92dNJe

— Matt Navarra ⭐️ (@MattNavarra) September 6, 2017

Instagram’ın sözcülerinden biri Instagram’ın bu özelliği test ettiğini onayladı. Ancak bu özelliğin gelecekte nasıl bir şeye dönüşebileceğine dair her hangi bir bilgi paylaşımında bulunmadı. Instagram sözcüsü bu konu hakkında: “Instagram deneyimini geliştirmek ve her anı önemsediğiniz insanlarla paylaşmanızı kolaylaştırmak Şu için her zaman yeni yollar test ediyoruz.Şu an için paylaşmayı düşündüğümüz başka bir planımız yok.” açıklamasında bulundu.

Instagram’ın Facebook’a oranla daha genç bir kitlesi ve ciddi bir etkileşim oranı var. Hikayeler de Instagram’da tam bir başarı hikayesine dönüştü. Bundan pay almak isteyen Facebook, büyük ihtimalle kendi platformunda Hikayeler’i canlandırmak adına bu yola başvuruyor. Bu hamlenin ne kadar başarılı olacağını gelecek günlerde hep beraber göreceğiz. Bu esnada Facebook’un kendi platformu için sergilediği bu çabanın gelecek günlerde WhatsApp kadar başarılı olamayan Messenger Day‘i nasıl etkileyeceği ise bir merak konusu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

ERKEĞİN PSİKOLOJİK DÜNYASI VE RUH HATİRASINA YOLCULUĞU

Yazıları İtalya’da gazetelerin hafta sonu eklerinde ve blog’larda yayımlanan Adil Yıldırım, “Gecede Saklı Yalnız Aşklar” kitabında okurları, “İstanbul-Roma-Venedik” arasında sıkışıp kalan bir aşktan yola çıkarak, bir erkeğin fırtınalı ruhunda yolculuğa çıkartıyor. Doğan Novus tarafında basılan 272 sayfalık kitap, başkarakteri Bora’nın hayatındaki değişimlere herkesi tanık ediyor. İstanbul’da çalıştığı şirketin Roma ofisine transfer olan Bora, yeni maceralara yelken açarken, geride bıraktığını düşündüğü bir kadından sürpriz bir mektup alıyor. Mektupla birlikte Bora, hiç beklemediği şekilde kendi ruhunun derinliklerine inerek iç dünyasını sorguluyor.

Ortaokul’daki edebiyat hocasının yazdığı hikâyelerle “Çehov”a benzettiği Adil Yıldırım, kitabın kurgusunu enteresan bir şekilde işliyor, hikâye cuma, cumartesi ve pazar olarak üç günlük bir zaman örgüsünde ilerliyor. Yüzleşme her zaman için zor bir mücadeleyken, her erkek gibi başkahraman Bora da zihninde uzun bir süredir çeşitli çekmecelere sakladığı ve farklı zaman dilimlerine ait olaylarla yüzleşmek zorunda kalıyor. Bu noktada Yazar Yıldırım “hayatına aldığı veya alamadığı her kadın erkek için bir yüzleşme ve hatta restleşmedir” diyor.

Roma’da hayatına aldığı kadınlarla bambaşka deneyimlere sürüklenen bir adam, İstanbul’dan gelen mektupla anlardan zevk almak ve hayatın tadına çıkarmaya odaklandığı bir dönemde, umarsızlığının, tepkisizliğinin ve aşktaki hakimiyetinin sınırlarını yeniden keşfetmeye zorlanıyor. Bir şehrin tüm güzelliklerine tüketmek istercesine sarılan bir adam içinde tanımadığı bir ruhun varlığını keşfederse ne olur? “Gecede Saklı Yalnız Aşklar” işte tam da bu soruya cevap oluyor.

Arka kapaktan:

“Sanki bir laf etsek birbirimize sarılıp ayrılmayacakmışız gibi bir his vardı aramızda. Bunu düşününce ister istemez ürperdim. Bunu kendi kafamda uydurmadığımı hissettiren bakışları, ona baktığımda bana mıhlanıyordu ve bu durum beni daha da karanlık ve dipsiz bir kuyuya atıyordu. Bazı kadınların aşkı erkeği ürkütür, en serseri olan adamı bile. Çok gerçektir, çok çıplak, çok yabani ve ateşli. Gisella, öyle bir kadındı. Üstünden yaşına uygun çocuksuluğu attığında öldürücü olacaktı…”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Huawei, Apple’ı geçerek dünyanın en çok satan ikinci akıllı telefon markası oldu

Huawei, Apple'ı geçerek dünyanın en çok satan ikinci akıllı telefon markası oldu

Çin’in önde gelen akıllı telefon üreticilerinden Huawei, Counterpoint Research şirketinin yayınladığı araştırma sonuçlarına göre geçtiğimiz Haziran ve Temmuz aylarında Apple’ın telefon satış rakamlarını ilk kez geçerek ikinci sıraya yerleşti ve dünyanın en çok satan ikinci telefon markası oldu.

Huawei’nin satışlarını bu kadar arttırmasının arkasındaki en önemli iki etken Ar-Ge çalışmalarını yaptığı yatırımlar ve yaratıcı/agresif reklam kampanyaları olarak gösteriliyor.

Ağustos ayı verileri henüz açıklanmamış olsa da Counterpoint’in açıklamalarına göre Huawei’nin satış rakamları yine oldukça iyi seviyede ve ikinciliği korumaya devam edecek gibi görünüyor.

iPhone 8, Apple’a ünvanını geri verebilir

Apple’ın 12 Eylül’de düzenleyeceği yılın en önemli etkinliğinde iPhone 8’i tanıtması bekleniyor ve Apple’ın bu yeni telefonu sayesinde çok iyi bir dönüş yaparak ilk sıraya tekrar yerleşeceğinden oldukça emin olduğu söyleniyor.

Huawei’nin Kuzey Amerika, Hindistan ve Güney Asya pazarlarında yeterince iyi bir konumda olmaması, 2. sıradaki yerini şimdilik garantileyemediğini gösteriyor. Çin, Avrupa ve Güney Amerika pazarlarında oldukça güçlü durumda olan Huawei, yeni pazarlardaki çalışmalarını hızlandırarak yerini sağlama alabilir.

Huawei’nin genel toplamda Apple’ı geride bırakmasına rağmen model bazında satışlarda ilk 10’a giren bir modelinin olmaması oldukça şaşırtıcı. En çok satan telefon modelleri olarak iPhone 7 ve iPhone 7 Plus ilk sırada yer alırken yine Asya pazarında oldukça popüler olan Çinli üretici Oppo 3. ve 4. sırada yer alıyor. Genel toplamda en çok satan marka olan Samsung’un Galaxy S8 modeli ise 5. sırada bulunuyor.

Counterpoint Research yetkililerinin açıklamalarına göre ilk 10’da yer alamayan Huawei’nin çok fazla çeşit üretmenin yanında 1-2 modelinin arkasında daha fazla durması ve özellikle geliştirmeler yapması bu listeye girmesini sağlayabilir.

Huawei’nin 2017 yılı ikinci çeyreği toplam satış rakamı 38.5 milyon olarak açıklanırken aynı dönemde Apple 41 milyon iPhone satışı gerçekleştirdi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Rusya, ABD siyasetini Facebook reklamlarıyla nasıl manipüle etti?

Rusya, ABD siyasetini Facebook reklamlarıyla nasıl manipüle etti?

Facebook, geçtiğimiz yıl ABD seçimlerinin olduğu dönemde Rusya ile bağlantılı bir şirketin sahte hesaplar üzerinden 100 bin dolar değerinde reklam satın aldığını açıkladı. Şirketin kaynağını Rusya’ya kadar izleyen Facebook, reklamların ilk kez 2015 yılında satın alınmaya başladığını açıkladı.

İlk etapta Rusya propagandalarını öne çıkarmak için Facebook reklamları satın alan şirket, seçim döneminde ise başkan adayları Donald Trump ve Hillary Clinton ile ilgili de reklamlar yayınladı. Başkan adaylarının haricinde ABD’deki göçmenlik, LGBT, ırkçılık gibi konularda bölücü sosyal ve politik mesajlar içeren reklamlar da yayınlayan Rusya bağlantılı hesap ve Sayfalar, Haziran 2015 ile Mayıs 2017 arasında 100 bin dolarlık reklam satın aldı.

Bugüne kadar toplamda 3 bini aşkın reklam satın alan Rusya merkezli şirket, reklamları yayınlamak için 470 sahte hesap kullandı. Facebook’un güvenlik biriminin başında bulunan Alex Stamos yaptığı açıklamalarda sahte hesapların birbirleriyle bağlantılı olduğunu ve muhtemelen Rusya dışından yönetildiklerini belirtti.

Bilgiler ABD yetkilileriyle paylaşıldı

Reklamları satın alan sahte hesapların Facebook tarafından silindiğini de ekleyelim. Sahte hesaplar ve şirket ile alakalı tüm bilgileri ABD yetkilileriyle paylaştıklarını da açıklayan Stamos, gerektiği takdirde yetkililerle birlikte çalışmaya devam edeceklerini de belirtti.

Tabii ki 100 bin dolarlık Facebook reklamının ABD seçimlerini tamamen manipüle edebileceğini söylemek doğru olmayacaktır. Fakat Facebook’ta hızla yayılan sahte haberler ve reklamların seçimlerin gidişatını değiştirebilmiş olması da, güçlü bir ihtimal.

Facebook ve daha genel anlamda internet kullanıcılarının haberleri paylaşmadan önce iki kere düşünmesi ve kaynağını araştırması en geçerli önlem olarak öne çıkıyor. Rusya ve ABD arasında süregelen gerilimin Facebook reklamlarında da yinelenmesi ise ayrı bir tartışmanın konusu…

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook videolar için yüzlerce milyon dolar telif ödemesini gözden çıkardı

Facebook videolar için yüzlerce milyon dolar telif ödemesini gözden çıkardı

Son yıllarda Facebook’ta video paylaşımı ve görüntülemenin iyice yaygınlaşmasıyla, videolarda kullanılan müziklerin yasal hakları da Facebook için problem yaratmaya başladı. Güncel yasalara göre, plak şirketleri kullanılan müzikler üzerine haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle videoların kaldırılmasını talep edebiliyorlar.

Müzik hak sahipleri aylardır bu konu üzerinde Facebook ile anlaşmaya varıp, bu soruna bir çözüm bulmaya çalışıyorlar. Facebook bunu önlemek için telif hakları ihlal edilen müzikleri belirleyen bir sistem geliştireceği sözünü vermişti. Ancak bu gibi bir sistemi uygulamaya geçirmek en az 2 yıl gibi uzun bir zaman gerektirecek. Bu da iki taraf için de beklemesi uzun bir süre.

Yeni platform: Watch

Facebook, kullanıcılarının hali hazırda paylaştığı videoları kaldırmamak, ortaklarını telif hakkı yüzünden kaybetmemek ve reklamcılarını herhangi bir yasal sıkıntıyla başbaşa bırakmamak için bu anlaşmayı bir an önce uygulamak istiyor.

Son yapılan görüşmelere göre, Facebook kullanıcılarına videolarını müzikleriyle birlikte, yeni piyasaya sürdükleri Watch adlı video oynatma platformu üzerinden yayınladıkları gibi paylaşma imkanı verecek. Facebook ayrıca bu adımla, en fazla reklam desteğine sahip video platformu olan YouTube için bir rakip geliştirerek ek bir reklam geliri elde etmeyi de amaçlıyor.

CEO Mark Zuckerberg’e göre birkaç yıl içerisinde videolardan elde edilecek kazanç sosyal medya devi Facebook’un ne derece başarılı bir performans sergilediğini göstermiş olacak. Bununla birlikte yatırımcıları da bu konuda bilgilendiren Zuckerberg, ilerleyen süreçte video paylaşım miktarının yazı ve fotoğraf paylaşımlarının önüne geçeceğine de değiniyor.

Müzik endüstrisine talih kuşu

Facebook’un teklif ettiği bu ödeme, Spotify ve Apple Music gibi talebe bağlı müzik yayınlarının büyümesiyle de yükselen müzik endüstrisi için bir talih kuşu niteliğinde. Büyümenin büyük bir kısmının Spotify ve Apple gibi uygulamalar sayesinde olduğunu da söyleyebiliriz. Ancak YouTube reklamları sayesinde satışların artmış olması da söz konusu. YouTube bu konuda müzik endüstrisi tarafından, entellüktüel kesime saygı göstermediği ve müzisyenlere çok az bir miktar ödeme yaptığı için eleştirilmişti.

Şeytanla pazarlık

Tahmin edeceğimiz üzere Facebook’la bu konuda bir iş yapmaya çalışmak şeytanla pazarlığa detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook arka plan renklerini yorumlara taşıyor

Facebook arka plan renklerini yorumlara taşıyor

Facebook durum güncellemelerine getirdiği dikkat çekici arka plan renklerini yorumlara taşıyor. Az sayıda kullanıcı ise bu özelliğin aktif olduğunu belirtti. Özellik şu an için sadece mobil üzerinden kullanabiliyor.

Özellik tam olarak şöyle görünüyor:

NEW: Facebook is testing coloured comments… This is going to look a mess!

h/t @absoluut pic.twitter.com/boqKTeG0JN

— Matt Navarra ⭐️ (@MattNavarra) September 6, 2017

Durum güncellemelerinde olduğu gibi yorumların da arka planlara ve gradyanlara sahip olması 2000’li yılların başında kullanılan Myspace’i anımsatıyor.

Facebook arka plan renklerinin ilk olarak geçtiğimiz yıl aralık ayında piyasaya sürmüştü. İlk etapta yalnızca Android kullanıcılarına açılan bu özellik daha sonra iOS kullanıcılarına açılmış ve son olarak da web versiyonunda yerini almıştı.

Hikayeler’de de kullanıldı

Yorum arka planları şu an herkesin kullanımına açık olmasa dahi herkes tarafından görülebileceği tahmin ediliyor. Yakın zamanda Facebook Hikayeler’e de metin paylaşımı özelliği ekleyen şirket, arka plan renklerini Hikayeler’de de kullandı.

Facebook bu hamlesiyle muhtemelen platformda etkileşimi arttırmayı hedefliyor. Bir Facebook sözcüsü bu konu hakkında: “Biz her zaman insanları birbirine bağlamanın ve sohbet etmelerini sağlamanın yeni yollarını arıyoruz, dolayısıyla yorumlarda da yeni özellikler test ediyoruz.” açıklamasında bulundu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Dolu üzüm bağlarını vurdu

Çorum’un Sungurlu ilçesinde şiddetli rüzgar ve dolu yağışı üzüm bağlarına zarar verdiDün akşam etkili olan şiddetli rüzgar ve dolu yağışı sonrası bağların içinin dolu taneleri ile dolu olması dikkat çekerken, üreticiler ne yapacaklarını… detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

Twitter Gece Modu özelliğini masaüstüne getirdi

Twitter Gece Modu özelliğini masaüstüne getirdi

Geçtiğimiz yılın Temmuz ayında hem iOS hem de Android için kullanıma sunulan Twitter’ın “Gece modu” özelliği nihayet masaüstüne için de kullanıma sunuldu. Bir süredir beta sürecinde olan masaüstüne için gece modu ilk olarak Ağustos ayının başında karşımıza çıkmıştı.

İlk etapta kısıtlı sayıdaki Twitter kullanıcı için aktif olan gece modu özelliği bugünden itibaren tüm kullanıcılar için kademeli olarak aktif hale geliyor. Tıpkı mobil uygulamalarda da olduğu gibi koyu mavi tonlarının hakim olduğu karanlık bir tema kullanacak olan masaüstüne gece modunu aktif hale getirmek ise oldukça kolay.

Geç gelen yenilik

Twitter anasayfasında sağ üst kısımda bulunan profil fotoğrafınıza tıkladığınızda karşınıza çıkan seçeneklerin en alt kısmında bulunan gece modu, Twitter’ı genelde masaüstünden kullanan kullanıcıların hayatını kolaylaştıracak. Gece modunun masaüstündeki ilk kullanımın bu olmadığını da ekleyelim. Mac platformu için geliştirilen TweetDeck uygulaması uzun süredir gece modu özelliğine sahip.

You can now enable night mode on Also available on Twitter for iOS and Android.

— Twitter Support (@TwitterSupport) 6 Eylül 2017

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Elon Musk’ın eski eşinden milyarder olmak isteyenler için ipuçları

Elon Musk'ın eski eşinden milyarder olmak isteyenler için ipuçları

Bilgi alışverişinde muazzam bir kaynak olan Quora’da, sade vatandaştan Kanada Başbakanı Justin Trudeau‘ya kadar milyonlarca kullanıcı var. Hemen hemen her alanda uzmanına danışabilecek konuları sorma fırsatı veren platformda zaman zaman enteresan diyaloglara da tanık oluyoruz.

Adanmışlık ve sıkı çalışmak başarı getirse bile sadece bu iki gereksinimin bizi birer milyardere dönüştürmeyeceği tahmini güç bir yanıt değil.

Quora’da adanmışlık ve sıkı çalışmanın kişileri milyarder edip edemeyeceğine yönelik bir soru göze çarpıyor. Sorunun kendisinden ziyade yanıtı ile ilgileniyoruz aslında. Zira Elon Musk’ın eski eşi Justine Musk bu soruyu tüm gerçekçi yanları ile cevap veriyor.

Musk, her şeyden önce milyarderlerin doğru soruları sorma gibi önemli bir kabiliyetlerinin olduğunu söyleyen bir cümle ile başlıyor yanıtına. Bu sorunun doğru bir soru olmadığını belirtiyor. Ancak sorunun kötü bir soru olmadığını da itiraf ediyor. Sadece sorunun kendisinin zihnin derin kısmının çalışmasına yardımcı olamayacağını belirtiyor.

Yanıtında, kişilerin işlerinde sadece kendilerini adamalarının yetersiz olduğunu belirten Musk, bir ironi ile devam ediyor:

Kendini adamışsın. Ne olmuş yani? Henüz köpek balıkları ile çevrili bir suda yarışa katılmadın. Issız bir adada, yolunu kaybetmiş, kanlı ve yırtık pırtık kıyafetlerinle hırpalanmış bir biçimde dururken ve ufukta kurtarılmana yönelik en ufak bir belirti yokken, hala kendini adanmış olarak var sayabilecek misin?

Adanmışlık ve çok sıkı çalışmanın zorunlu olduğunu ancak bunların en küçük gereksinimler olduğunu yazan Musk şöyle devam ediyor:

Çoğu kişi inanılmaz yoğun çalışıyor ve hatanın asla kendisinde olmadığını düşünüyor. -Kendilerince kötü şans, yanlış çevre, talihsizliklerle dolu koşullar gibi faktörlerden dolayı- hayatta kalmanın mücadelesini veriyorlar.

Zamanını ve işini nasıl geliştiriyorsun?

Odağını istediğin şeyden uzaklaştır

‘Odağını istediğin şeyden uzaklaştır’ diye sözlerine devam eden Musk, kişilerin dünyanın neye gereksinim duyduğuna ve ne istediğine merak salmasını gerektiğini söylüyor. Musk, kişilerin kendilerinde olan etkili, benzersiz ve çözüm getirecek potansiyellerini sunmalarını gerektiğinin tavsiyesini veriyor.

Bir şey seç ve onun üzerinde ustalaş

Sonrasında bu potansiyeli geliştirmek için kişilerin çabalaması gerektiğini yazan Musk detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Veteriner hekimleri odasından “zehirli yumurta” açıklaması

Zonguldak Veteriner Odası, Avrupa’nın bazı ülkelerinde üretilen yumurtalarda böcek ilacı “fipronil” maddesinin bulunmasıyla başlayan ‘zehirli yumurta’ krizinin ardından açıklama yaptı.Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Önder Alkan… detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

Google AMP’ye öne çıkan snippet’ler eklendi

Google AMP'ye öne çıkan snippet'ler eklendi

Google, Hızlandırılmış Mobil Sayfaları’ın (AMP) arama sonuçları üzerinde direkt bir etkisinin olmadığını her fırsatta dile getiriyor. Ancak AMP biçimi olan site sahipleri hız kazanan internet sayfaları ile büyük bir avantaj yakalıyorlar. AMP, başta haber içeriği üreten siteler dahil olmak üzere e-ticaret siteleri de dahil bir çok site için de oldukça önemli bir yere sahip.

Google, Hızlandırılmış Mobil Sayfalar’a yönelik bir adım daha attı ve mobil arama sonuçlarına AMP temelli Öne Çıkan Snippet’leri eklediğini resmen duyurdu.

Google konuya yönelik resmi açıklamasında AMP’nin Google Arama sonuçlarındaki sıralamaya bir etkisinin olmadığının altını tekrardan çiziyor. Yeni özellik ile Öne Çıkan Snippet sonuçlarının bir AMP ile artık bağlantı kurulabilmesinin mümkün olduğu belirtiliyor.

Öne Çıkan Snippet, Google Arama sonuçlarında sayfanın üst kısmında özel bir blok içinde arama sonuçlarını gösteriyor. Bu sayede ilgili sayfadan alınan yanıtın bir özeti ile sayfanın bir bağlantısı, başlığı ve URL’si bu blokta görünüyor.

Aşağıdaki örnekte olduğu gibi, Google aramalarında “Twitter nasıl kullanılır?” sorusunun yanıtını Google mobil aramalarında görmekteyiz. Sorunun yanıtı Forbes’ın AMP entegreli Öne Çıkan Snippet’i ile karşımıza çıkıyor.

Diğer bir örneği ise masa üstünde yapılan aramalarda görüyoruz. Bu sefer aynı sorunun yanıtını Wired’ın Öne Çıkan Snippet’i yanıtlıyor.

Avantaj ve Dezavantajları

“Öne Çıkan Snippet”ten iyi bir SEO çalışması olan siteler çok da güzel faydalanacaktır şüphesiz. Çünkü Google’ın arama sonuçlarında çıkan bu Snippet’ler anahtar kelimelerinize bağlı olacak ve otomatik olarak Google’ın inisiyatifinde olacaktır.

Öte yandan ‘Öne Çıkan Snippet’in dezavantajı olur mu?’ sorusu da akılları kurcalayan diğer bir konu. Google Arama’da kullanıcının aradığı bilgi bir linke tıklamadan karşısına çıkmış olacak. Bu durum sitelerin trafiğini düşürme gibi bir risk taşıyabilir. Sayfa sahipleri isterlerse Öne Çıkan Snippet’leri devre dışı bırakabilirler.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

8. İSTANBUL FİNANS ZİRVESİ İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

İstanbul Finans Zirvesi 2017, IFS Danışma Kurulu Başkanı Murat Yülek, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Güneybatı Somali Cumhurbaşkanı H.E. Sharif Hassan Sheikh Aden ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in açılış konuşmalarıyla başlayacak. Mehmet Şimşek’in keynote konuşmacı olacağı zirvenin ilk günü Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın’ın konuşmasıyla devam edecek. Ardından Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin moderatörlüğünde gerçekleştirilecek olan Bankacılar oturumunda Unicredit Ortadoğu ve Avrupa sorumlusu Carlo Vivaldi, AlBaraka Grup adına Dr. Ayman Hamoud, Pasha Bank CEO’su Taleh Kazimov, Halkbank Yönetim Kurulu Başkanı Recep Süleyman Özdil ve Vakıfbank CEO’su Mehmet Emin Özcan söz alacaklar.

Zirvenin ilk gününün öğleden sonraki bölümü Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin yapacağı konuşma ve mülakat ile devam edecek. Hazine Müsteşarı Osman Çelik’in konuşmasının ardından Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü İsmet Gergerli söz alacak. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Murat Uysal’ın ardından Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci’nin moderatörlüğünde yapılacak olan Merkez Bankası oturumu başlayacak. Oturuma Katar MB Başkanı Sheikh Abdullah Bin Soud Al-Thani, San Marina MB Başkanı Wafik Grais, Somali MB Başkanı Bashir Isse Ali, Endonezya MB Başkan Yardımcısı Sayın Sugeng ve Garanti BBVA Baş Ekonomisti Alvaro Ortiz katılacaklar.

Ziraat Katılım Bankası Genel Müdürü Metin Özdemir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilecek olan Kalkınma Bankaları Forumu’nda Khazanah Türkiye Bölge Ofisi Yatırımlar Direktörü Zafer Sönmez, Zarai Taraqiati Bank CEO’su Syed Talat Mehmood, Uganda Kalkınma Bankası CEO’su Patricia Ojangole, TSKB Genel Müdürü Refik Akıncı söz alacaklar.

IFS 2017’nin 2. Günü Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın açılış konuşmasıyla başlayacak ve ardından sayın Bakan ile yapılacak Keynote Mülakat ile devam edecek. Bera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Alaboyun’un moderatörlüğünde gerçekleştirilecek CEO & CFO panelinde Borsa İstanbul CEO’su Murat Çetinkaya, Nexus Operations CEO’su Gintare Narkeviciüte, IC Yatırım Holding CEO’su Semih Ergür, Ficosa CFO’su Ender Kuru ile Malaysia Airport’s İcra Direktörü Dato’Azmi Murad konuşma söz alacaklar.

Alphan Manas’ın moderatörlüğünü üstleneceği Bankalar Fintech’leri nasıl destekliyor oturumunda AlBaraka’dan Yakup Sezer, İş detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Fındık yerden toplanıyor, makinede kurutuluyor

Dikim alanlarının hızlı bir şekilde çoğaldığı Batı Karadeniz’de fındık tarımında makine kullanımı da aynı ölçüde artıyor.Fındıkta ikinci bölge olarak nitelenen Batı Karadeniz’de son tespitlere göre, Sakarya’ya 75 bin, Düzce’de… detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

LinkedIn kendi Audience Network’ünü kullanıma sundu

LinkedIn kendi Audience Network'ünü kullanıma sundu

Her geçen gün biraz daha Facebook’a benzeyen iş dünyasının sosyal medya platformu LinkedIn, kendi Audience Network‘ünü kullanıma sundu. LinkedIn’in Audience Network’ü Facebook’un 2014 yılında kullanıma sunduğu mobil reklam ağı Audience Network ile aynı çalışma mantığına sahip. Facebook’un yanı sıra Yelp ve Pandora’nın da yakın zamanda benzer çözümler sunmaya başladığını da ekleyelim.

LinkedIn Audience Network, reklam verenlerin üçüncü parti uygulama veya web siteleri arayıcılığıyla LinkedIn üyelerine ulaşmasına olanak tanıyor. Audience Network hamlesi ile reklam teknolojileri sektörüne de adım atan LinkedIn, 500 milyonu aşkın kullanıcısına güveniyor.

LinkedIn kullanıcılarına ulaşmak için en iyi alternatif

Sponsorlu içerikleri LinkedIn dışındaki üçüncü parti uygulama veya web sitelerinde daha fazla sayıda kullanıcıya ulaştıracak olan Audience Network, reklam verenlere pek çok kontrol imkanı da sunuyor. Audience Network arayıcılığıyla verilen reklamların detaylı istatistikleri ve reklam kampanyasının performansı da kullanıcı ile paylaşılıyor.

Reklam verenlere reklamlarının çıkacağı yayıncıları seçme imkanı da tanıyan Audience Network, reklamlarını LinkedIn kullanıcılarına ulaştırmak isteyen reklam verenler için oldukça başarılı bir alternatif. LinkedIn’in yaptığı açıklamalara göre şu ana kadar Audience Network’ün test sürecine 6 bin reklam veren dahil oldu.

Son olarak Audience Network’ün ilk etapta sadece İngilizce konuşulan ülkeler için kullanıma sunulacağını da ekleyelim. Dilerseniz LinkedIn Audience Network’e buradan ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Wired UK’e göre İstanbul merkezli en gözde 10 girişim

Wired UK'e göre İstanbul merkezli en gözde 10 girişim

Wired UK, artık bir sonbahar klasiği haline gelen Avrupa’nın En Gözde 100 Girişimi 2017 listesini yayınladı. Yazın bitişinin bir başka sembolü haline gelen liste, Avrupa’nın 10 şehrinden 10 girişime yer veriyor.

Berlin, Londra, Paris, Tel Aviv, Barselona, Amsterdam, Stockholm, Lizbon, Helsinki; İstanbul ile birlikte listede yer alan diğer şehirler.

Listenin İstanbul bölümünde, Türkiye’nin 2016’da yaşadığı politik krizlere rağmen girişimlerin 43 adet yatırım almış olması ilk anektod. Buna karşın geç aşama yatırımların hala önemli bir sorun olduğuna da dikkat çekiliyor.

İlk kez 2011’de yayınlandığında Stockholm’dan Klarna, Berlin’den SoundCloud gibi girişimleri keşfeden “Europe’s 100 Hottest Startups” listesi bu yıl altıncı yıl dönümünü kutluyor. Aradan geçen uzun zamanda çok şey değişse de, Wired editörleri girişimcilerin zor koşullarda bile mutlaka bir çıkış yolu bulacağına dair iyimserliklerini koruduklarını paylaşıyorlar.

Listede yer alan 10 girişim şu şekilde sıralanıyor:

  1. Teleporter
  2. Scorp
  3. Sinemia
  4. Apsiyon
  5. Iyzico
  6. Kolay IK
  7. Getir
  8. Monument
  9. Insider
  10. Modacruz

Dilerseniz İstanbul’un 2014, 2015 ve 2016 listelerine bağlantıları tıklayarak göz atabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

DEV BANKA CEO’SUNDAN BALON UYARISI

Deutsche Bank CEO’su John Cryan, fiyat balonları konusunda uyarılarda bulundu.

Deutsche Bank CEO’su John Cryan, Avrupa Merkez Bankası’na (ECB) çağrı yaparak ucuz para sağlama politikasını değiştirmesini istedi ve hisse senetleri, tahvil ve emlak alanlarında yaklaşan fiyat balonları gördüğü uyarısı yaptı.

Cryan, ECB’deki merkez bankası başkanlarının yarın yapacakları politika toplantısından önce bugün bankacılarla yaptığı bir toplantıda, “Güçlü euroya rağmen, Avrupa’da ucuz para çağı artık sona ermelidir” dedi.

Euro bölgesinin ekonomisini, 2008-2009 finansal krizinden sonra canlandırmak için uygulanan politikada, düşük faiz oranları, para basma ve nakit stoklamanın cezalandırılması gibi yollara başvurulmuştu.

Ancak ECB’nin 2 trilyondan fazla euro basmasına yol açan bu politika, euro bölgesi içinde siyasi açıdan bölünmelere yol açmış ve geleneksel olarak tutumlu olan Almanlardan çok ciddi eleştiriler almıştı.

Bu uygulama aynı zamanda, tuttukları mevduat karşılığında merkez bankasına ücret ödemektense, mevduattan kaçınmak zorunda kalan küçük ve kırılgan bankalar için de sorun yaratmıştı.

Almanya’nın en büyük ticari bankası olan Deutsche Bank’ın başkanı, ucuz paranın getireceği sakıncaları vurgulayarak, güçlü euronun daha fazla para basmak için mazeret olarak kullanılmamasını istedi.

“Artık sermeye piyasasının giderek daha çok alanında balon işaretleri görüyoruz.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Çin’den sonra Hong Kong da ICO balonundan endişeleniyor

Çin'den sonra Hong Kong da ICO balonundan endişeleniyor

Çin’in ICO’lara karşı soruşturma açılacağını ve toplanan paraların yatırımcılara geri ödenmesi gerektiğini duyurmasından hemen sonra Çin’e bağlı özerk bir bölge olan Hong Kong’un düzenleyici kurumları da ICO mekanizmasının büyümesinden endişe duyduğunu açıkladı.

CoinDesk tarafından paylaşılan rakamlara göre ICO aracılığıyla 2017 yılında toplanan para miktarı 1.6 milyar doları geçmiş durumda. Yakın zamanda paylaşılan bir Goldman Sachs raporuna göre ise 2017 yılında ICO’lar tarafından toplanan paranın erken dönem yatırım şirketleri tarafından toplanan paralardan daha fazla olduğu paylaşıldı.

Bazı umut verici projelere rağmen ICO mekanizmasının dolandırıcılık, para aklama ve yasadışı diğer faliyetlere zemin hazırladığı gibi bir endişe bulunuyor.

Hong Kong’un Menkul Kıymetler ve Vadeli İşlem Komisyonu’ndan (SFC) Julia Leung, bir demeçte “Hong Kong’da veya başka yerlerde para toplama amaçlı ICO’larda artış söz konusu. Hong Kong’da yapılan ICO’lara dahil olan şirketlerin Hong Kong Menkul Kıymetler kanunlarına tabi olabileceğini bilmesi gerekiyor” açıklamasında bulundu.

Julia Leung ve iş arkadaşları her ne kadar ICO balonundan endişeleniyor olsalar da Hong Kong’un menkul kıymetlerini ve vadeli işlem piyasalarını düzenleyen SFC, Çin’in ICO yasağı ve 60 şirket üzerinde başlattığı soruşturma karşısında duruşlarını değiştirmiş değiller. Çin’de yapılan uygulamaların şu anda Hong Kong’da uygulanması pek olası değil diyebiliriz.

Hong Kong’da şu anda ICO’lar karşısında gösterilen duruş, satılan şeyin (token) sadece “güvenlik” garantisi verilerek satılıp satılmaması odağında. Yani bir ICO sadece “güvenlik/gizlilik” vaadiyle bir çalışma başlatıyorsa bu durum Hong Kong yasalarına aykırı olarak tanımlanabilir ve yasaları ihlal ediyor olabilirler.

Leung bu yasaların kapsamını da netleştirdi. Söz konusu durum sadece Hong Kong merkezli ICO’lar için geçerli değil, Hong Kong’dan bağış alan/kabul eden tüm kuruluşları yani kısaca açılan her ICO’yu kapsıyor.

Yasal düzenlemeler nedeniyle bir çok ICO, Singapur ve ABD vatandaşlarından gelen bağışları reddetmeye başlamıştı. Bu durum karşısında Hong Kong’da bu listeye eklenebilir gibi görünüyor.

Hong Kong’un önemli bir ticaret merkezi olması ve Çin ile önemli bağlarının bulunması ICO’lar için oldukça detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Lenovo reklam yazılımı nedeniyle 3.5 milyon dolar ceza ödeyecek

Lenovo reklam yazılımı nedeniyle 3.5 milyon dolar ceza ödeyecek

Dünyanın en önemli dizüstü bilgisayar üreticilerinden olan Lenovo, 2014 yılında ABD’de sattığı ve içinde reklam yazılımı bulunan laptoplar nedeniyle 3.5 milyon dolar ceza ödemeyi kabul etti. VisualDiscovery adındaki reklam yazılımını 2015 yılında kullanmayı bırakan Lenovo, Federal Ticaret Komisyonu (Federal Trade Commission) ile anlaşmaya vardı.

VisualDiscovery reklam yazılımı internet geçmişinizi takip ederek ziyaret ettiğiniz sitelere reklamlar yerleştiriyor. Kullanıcısının ödeme bilgileri, sosyal güvenlik numarası ve sağlık bilgilerine de erişebilen VisualDiscovery, kullanıcılar için oldukça tehlikeli bir uygulama. Anlaşmanın bir parçası olarak Lenovo, şu andan itibaren laptoplarına benzer yazılımlar yüklerken kullanıcılarından izin alacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Snapchat’in Avrupa’daki kullanıcıları kişiye özel geofilters oluşturabiliyor

Snapchat'in Avrupa'daki kullanıcıları kişiye özel geofilters oluşturabiliyor

Snapchat Geofilter üzerine yoğunlaşmaya devam ediyor. Avrupa’daki Snapchat kullanıcıları telefonları üzerinden Snapchat Creative Studio sayesinde artık kendilerine özel geofilter oluşturabiliyor. Daha önce sadece ABD’de kullanıma açılmış olan kişiye özel Geofilter artık İngiltere, Fransa, Hollanda, Danimarka, İsveç, Norveç ve Finlandiya’da da kullanılabiliyor.

Geçtiğimiz Şubat ayında ABD’nin yanı sıra Kanada ve İngiltere’de de kullanıma sunulan geofilters’ın kullanımı sadece bilgisayar üzerinden gerçekleştirilebiliyordu.

Kendi Geofilter’ınızı nasıl oluşturabilirsiniz?

Kendi Snap Geofiler’ınızı oluşturmak için telefonunuzda Snapchat uygulamasını açarak Bitmoji’nize basmanız gerekiyor. Ardından doğrudan ayarlarınıza giderek “On-demand Geofilters” bölümüne basarak çalışmaya başlayabilirsiniz. İşiniz bittiğinde uygulama içi satın alma yöntemi ile ödemenizi gerçekleştirebilirsiniz.

ABD’de 5.99 dolardan başlayan fiyatlar, Avrupa için 6.99 eurodan başlıyor. Danimarka ve Norveç’te ise sırasıyla 49 kron ve 65 krona kullanıma sunuluyor. Geofilter’ı sadece bir kaç saatliğine kullanabileceğiniz gibi bir kaç gün boyunca da aktif kalmasını sağlayabiliyorsunuz.

Aslında şirket kullanıcıların bu özelliği davetler, partiler, mezuniyetler ve düğünler gibi özel günlerde kullanmasını planlayarak tasarladı.

1 iş günü süresince onay bekleyen filtreler sonrasında Snapchat kullanıcılarının erişimine açık oluyor ancak bu onayın birkaç dakika içinde gerçekleşmesi de söz konusu.

İlk çeyrek sonuçlarını açıkladıktan sonra kendine güvenini kaybettiği görülen şirket, son zamanlarda Hikayeler özelliğinin Facebook, WhatsApp ve Instagram tarafından kullanması nedeniyle oldukça zorlandı. Üstelik sosyal ağların kendilerine Hikaye özelliğini eklemesini sağlayan Saga da Snapchat’in rakiplerinin artmasına yardımcı oluyor. Henüz Messenger Day ve Skype‘tan bahsetmedik bile!

Tüm bunları düşündüğümüzde Geofilter şu an için Snapchat’in en güçlü yanlarından biri olarak görünüyor. Yakın zamanda patentini de almış olduğu bu özelliği, en büyük pazarlarından birinde kullanımına açmak yapılabilecek en akılcı hareket. Zira sadece 10 milyon İngiliz Snapchat kullanıyor. Gelecek günlerde Avrupa pazarının Geofilter kullanım oranı belki de zor zamanlar yaşayan Snapchat’e bir çıkış yolu sunabilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Otelz, Sankonline liderliğinde 13 milyon TL yatırım aldı

Otelz, Sankonline liderliğinde 13 milyon TL yatırım aldı

Online otel rezervasyon platformu Otelz, Sankonline liderliğinde 13 milyon TL yatırım aldı. Otelz’in bizimle paylaştığı bilgilere göre, Sankonline tura 11 milyon TL ile hakim katılım sağlarken; Howzat Partners ve girişimin mevcut yatırımları 2 milyon TL ile katıldılar. Otelz aldığı yatırımla uluslararası arenada iddiali bir platform haline gelmeyi hedefliyor.

Zira Otelz CEO’su Bertan Aner yaptığı açıklamada, küresel arenada ses getireceğine inandıkları yeni bir teknolojik altyapı üzerinde çalıştıklarını söylüyor. “Aynı zamanda yenilenmiş mobil uygulama ve çok dilli web/mobil site projelerimizi kısa bir süre sonra hayata geçireceğiz. Böylece yerel pazardaki liderliğimizi pekiştirerek, uluslararası pazarlarda yeni iş birlikleri gerçekleştireceğiz” diyor.

Açıklamasında Booking.com’un Türkiye faaliyetlerinin durdurulması sürecine değinen Aner, pazarda liderliği üstlendiklerini ve otelcilerin zararını minimum seviyeye çekmeye çalıştıklarını not ediyor.

Türkiye girişim ekosistemindeki yatırımlarını çeşitlendirmeye devam eden Sankonline’ın Otelz yatırımı, girişimin gösterdiği hızlı büyüme ve küresel açılım potansiyellerini destekliyor. Sankonline Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Konukoğlu, yatırımla ilgili “Otelz.com bir süredir takip ettiğimiz ve hızlı büyümesinin yanında, doğru teknolojik hamleler yapan bir girişim olduğu için, bu yatırımın Türk turizmine katkı sağlayacağını da düşünerek yatırım turuna liderlik ettik. Bundan sonra hem yerel hem de küresel pazarlarda otelz.com ‘un başarılarını hep birlikte takip ediyor olacağız” diyor.

Otelz bugün 7 bin 500’den fazla otele ön ödemesiz online rezervasyon imkanı sağlıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tamamen elektrikli 2018 Nissan Leaf tanıtıldı

Tamamen elektrikli 2018 Nissan Leaf tanıtıldı

Uygun fiyatlı elektrikli otomobil yarışına katılmak isteyen Nissan, Leaf modeli ile karşımızda. İlk olarak 2010 yılında tanıtılan Leaf, zamanla gelişerek son halini aldı. Tesla Model 3 ve Chevy Bolt modellerine rakip olarak konumlanan Nissan Leaf, fiyat anlamında rakipleri ile yarışsa da, menzil anlamında geride kalıyor.

40 kWh büyüklüğünde bir batarya ile gelen 2018 model Leaf, Nissan’ın iddiasına göre tam şarj ile 240 km’lik bir menzile sahip. Leaf’in bir önceki modelinin 30 kWh büyüklüğünde bir batarya kullandığını ve sadece 170 km menzile sahip olduğu düşünüldüğünde 240 km menzil başarılı gibi dursa da menzil anlamında en büyük rakipleri olan Tesla Model 3 ve Chevy Bolt‘un gerisinde kalıyor.

Menzil anlamında rakiplerinin gerisinde

Tesla Model 3’ün minimum 346, Chevy Bolt‘un ise 380 km menzile sahip olduğunu da hatırlatalım. Nissan, Leaf modelinin menzilini önümüzdeki yıla kadar artırmak için çalışmalarını da sürdürüyor.

Nissan’ın e-Pedal teknolojisi ile gelen 2018 Nissan Leaf, tek pedal üzerinden hem hızlanmanıza hem de freni kontrol etmenize olanak tanıyor. 2018 yılının başında ABD, Kanada ve Avrupa‘da satışa çıkacak olan Nissan Leaf, 30 bin dolar fiyat etiketine sahip olacak.

Nissan’ın geliştirdiği ProPILOT otonom sürüş özelliklerine de sahip olacak olan Leaf, Tesla modelleri kadar gelişmiş otonom özellikleri sunamasa da sürüş deneyimini kolaylaştırmayı hedefliyor. Uygun fiyatlı ve tamamen elektrikli bir otomobil arayanlar için başarılı bir tercih olan Leaf, kısa menzil sorununu çözebilirse oldukça iddialı bir alternatif haline gelebilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi