Whatsapp, işletmelere özel uygulamasını tanıttı

Whatsapp, işletmelere özel uygulamasını tanıttı

Geçtiğimiz günlerde WhatsApp’ın işletmelere özel “onaylı hesap” özelliğini yayına aldığını ve yine işletmelere özel yeni bir uygulama geliştirmeye başladığını duyurmuştuk.

Görünüşe göre Facebook, 19 milyar dolarlık WhatsApp satın alması sonrası artık para kazanma niyetinde. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin ücretsiz kullanabileceği bir uygulama geliştiren WhatsApp, büyük şirketlere ek özellikleri de kullanabilecekleri ücretli bir uygulamayı da yayına almaya hazırlanıyor. Ücretli bu uygulama sayesinde örneğin büyük havayolu şirketleri müşterilerine uçuş hatırlatmalarını WhatsApp üzerinden yapabilecek veya yemek siparişlerinin durumunu yine uygulama üzerinden gönderebilecek.

WhatsApp COO’su Matt Idema yaptığı açıklamada “Facebook’un sahibi olduğu mesajlaşma servisi, işletmeler ve tüketiciler arasındaki boşluğa köprü oluşturmaya yardımcı olacak yeni özelliklerini şirketlere faturalandırmaya hazırlanıyor. Temel olarak insanların işletmelerden ihtiyacı olan cevapları alabilmelerini sağlamak için bir temel oluşturmak istiyoruz” dedi.

Matt Idema ayrıca WhatsApp’ın bir gün reklam yayınlayarak gelir elde etme ihtimalinin henüz ortadan kalkmadığını da belirtiyor.

WhatsApp yetkilileri, kullanıcıların sponsorlu mesaj almaları gibi bir şeyin olmayacağını, işletmeden mesaj alan kişilerin telefon numaralarını verirken “WhatsApp aracılığıyla iletişime geçilmesini onaylıyorum” şeklinde bir onay vermiş olmaları gerektiğini belirtiyor. Böylece “sponsorlu mesaj” gibi bir gelir modelinin şimdilik olmayacağını söyleyebiliriz. Fakat kullanıcılardan “okudum-onaylıyorum” onayını almak bildiğiniz gibi pek zor değil.

E-ticaret şirketleri, oteller, havayolu firmaları gibi geniş bir yelpazede büyük firmalara bu yeni özelliklerini sunmaya hazırlanan WhatsApp, 1.3 milyar kullanıcısı ile tüketici-işletme arasında gerçek bir köprü oluşturacak gibi görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yiyeceğeniz yemeği tabağınızda gösteren girişim: Kabaq

Yiyeceğeniz yemeği tabağınızda gösteren girişim: Kabaq

Sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojilerini kullanarak yiyecekleri dijital dünyaya taşıyan Kabaq, yemekleri 3D olarak tarayarak yiyecek seçme işlemlerini kolaylaştırıyor. Restoranlardaki sipariş verme işlemini yepyeni bir boyuta taşıyan Kabaq uygulaması, menüdeki yiyecekleri bir tablet veya akıllı telefon üzerinden seçmenize olanak tanıyor.

2016 yılında Alper Guler ve Caner Soyer tarafından kurulan Kabaq, temelde artırılmış gerçeklik teknolojileri ile donatılmış bir menü olarak hizmet veriyor. Hem Android hem de iOS platformlarına destek veren Kabaq, New York merkezli bir girişim. 200 bin dolarlık tohum yatırımla kurulan Kabaq, gelecekte tüm restoranlarda karşımıza çıkabilir.

Menüdeki yiyeceklerin 3D görsellerinin yanı sıra detaylı bilgilerini de paylaşan Kabaq, yiyeceklerin boyutlarından tutun da içindeki malzemelere kadar pek çok bilgi paylaşıyor. İleri derece tarama teknolojileri kullanan artırılmış gerçeklik uygulaması, yüksek kalite 3D modeller sunuyor.

Apple ARKit ile mobile geçiş

Kullanıcılarına yiyeceklerinin tabaklarında nasıl duracağını detaylı olarak gösteren Kabaq, sipariş sonrasında oluşabilecek sorunları minimuma indiriyor. İlk etapta sanal ve artırılmış gerçeklik gözlüklerinin yaygınlaşması ile yemek sektöründe lider çözümlerden biri olmayı hedefleyen Kabaq, mobil cihazlarda artırılmış gerçeklik kullanma sorunlarının ortadan kalması ile birlikte yüzünü mobil cihazlara çevirdi.

Google ARCore ve Apple ARKit ile kısa zamanda herkesin dikkatini çekmeyi başaran artırılmış gerçeklik teknolojileri Kabaq’ın gelecekte büyük kitlelere ulaşmasını sağlayabilir. Altyapısı Pandora Reality firması tarafından geliştirilen Kabaq’ın bir sonraki hedefi ise alacağı yatırımlarla birlikte kendi yazılım ekibini kurmak. Dilerseniz Kabaq uygulamasını Android için buradan, iOS için ise buradan indirebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

TASARRUF ZAYIF

ümrük ve Ticaret Bakanlığınca yapılan “İsrafın Boyutu” incelemesinde, Türk halkının tasarruf yapma oranı yüzde 14’te kaldı, akıllı telefon kullanımı ise yüzde 84’ü buldu. 7 bölgeden 26 kent merkezinde 18-69 yaş arası bin 650 kişi ile yüz yüze görüşülerek yapılan araştırma, araç değişimi konusundaki israf da dikkat çekiyor.

EKMEĞİN %8,6’SI ÇÖPE GİDİYOR

Araştırmada, özellikle her yıl ramazan ayında sıkça gündeme gelen ekmek tüketimine ilişkin de veriler yer aldı. Sonuçlar, halkın yüzde 66’sı her gün ekmek satın alırken, yüzde 96,8’i ambalajsız ekmek tükettiğini gösteriyor. Ambalajsız ekmek satın alanlar bir seferde ortalama 3 adet, ambalajlı ekmek alanlar bir seferde ortalama 1,7 paket ekmek satın alıyor. Toplumun yüzde 8,6’sının ekmeği çöpe atma eğilimi gösteren araştırmada, ekmek israfının önlenmesi için bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiği kaydedildi. Türkiye Fırıncılar Federasyonu verilerine göre Türkiye’de günde üretilen 91 milyon ekmekten 5 milyona yakınının tüketilmeyip çöpe gidiyor.

TELEFON VE OTOMOBİL ÇILGINLIĞI

Türkiye’de akıllı telefon kullanımının yüzde 84’e ulaştığına dikkat çekilen araştırmada, yüzde 14,7’lik kesimin standart cep telefonu sahibi olduğu, telefonu olmayan kesimin ise yüzde 1,5’te kaldığı ifade ediliyor. Araştırmada, ortalama akıllı telefon değişim süresinin ise 3,2 yılda bir olarak hesaplandığı vurgulandı.

Araştırmaya göre, Türkiye’nin yüzde 27’sinin otomobil sahibi. Otomobil sahiplerinin yüzde 10’unun 2-3 yılda bir otomobilini değiştiriyor. Otomobil ortalama değişim süresi ise 6,2 yılda bir olarak kayıtlara geçti.

  • Satınalma paritesinde 13. ülkeyiz
  • Geleceğe dönük projeksiyonlarda da Türkiye’nin tasarruf oranlarında artış beklense önümüzdeki birkaç yılda istenilen oranlara ulaşmamız zor görünüyor. 2016-2018 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da yurt içi tasarrufların milli gelire oranının 2016’da yüzde 16,5, 2017’de yüzde 17,2, 2018’de ise yüzde 17,8’e çıkacağı öngörülüyor. IMF’nin geçen yıl yayımlanan raporda ise Türkiye’de tasarrufların milli gelire oranı tabloda görüldüğü gibi bekleniyor. Halbuki Türkiye, satınalma gücü paritesine göre dünyanın en iyi 13’üncü ülkesi konumunda bulunuyor.
  • <img detaylı >>>

    Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Araçlarda elektrikle gelen devrime yeni bir örnek: Güneş enerjisi ile çalışan karavan

Araçlarda elektrikle gelen devrime yeni bir örnek: Güneş enerjisi ile çalışan karavan

Elektrikli otomobillerin çok geçmeden bir standart olacağı yavaş yavaş kabul görüyor. Birçok farklı endüstri bu alanda yatırımlarını ve çalışmalarını genişletiyor. Yani sadece otomobillerle değil kamyonlar, toplu taşıma araçları ve daha fazla alanda değişimler yaşanıyor.

Türkiye’de her ne kadar çok yaygın bir karavan kültürü olmasa da dünyada farklı bölgede karavanlar oldukça kullanılan araçlar. Elektrikli araç devrimi henüz karavanlara yansımamışken Almanya merkezli bir şirket, Dethleffs adını verdiği güneş enerjisi ile çalışan, elektrikli karavan konseptini tanıttı ve karavan dünyasında da değişim fitilini ateşledi.

Karavanın ihtiyaç duyacağı enerjiyi üretmek için mümkün olan alanlara yaklaşık 30 m2 yer kaplayacak kadar güneş paneli kuran şirket, buradan elde edilen enerji ile karavana güç sağlamayı hedefliyor. Yaklaşık 107 beygir gücünde bir elektrikli motor kullanan bu elektrikli karavan 250 km/s hızına kadar ulaşabiliyor.

Tam bir kamp aracı olarak tasarlanan Dethleffs, pil takımını değiştirmeden yaklaşık 250 bin km yol yapabiliyor. Bu da kabaca 1.500 defa pil doldurmaya eşdeğer diyebiliriz.

Yerdeki, duvarlardaki ve hatta mobilyaların içerisindeki kızılötesi ısıtma panelleri ile ısıyı mümkün olduğunca verimli kullanan Dethleffs, aslında içerdeki havayı ısıtmak için ek bir enerji harcamadan içerdeki kişilerin daha iyi hissetmesini sağlıyor. Güneş enerjisi ile çalışan bir araç üretince enerji verimliliği de bir o kadar önemli oluyor. Dethleffs ekibi bu alanda oldukça detaylı çalışıyorlar.

Mobil bir gözetleme sistemi de bulunan Dethleffs ayrıca CampConnect mobil uygulaması sayesinde uzaktan kontrolü mümkün kılıyor. Henüz bir konsept model olarak üretilmiş olan Dethleffs, önümüzdeki hafta Düsseldorf’da düzenlenecen olan fuarda Karavan Salonunda sergilenecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

E-ticaret satışlarınızı arttırmak için Facebook reklamlarıyla ilgili 6 öneri

E-ticaret satışlarınızı arttırmak için Facebook reklamlarıyla ilgili 6 öneri

Herkes satışları arttırmak ister ancak konu e-ticaret ise satışların artmasında remarketing’in yani yeniden hedeflemenin oldukça büyük bir önemi var. Facebook reklamlarını kullanarak hem hedef kitlenize ulaşabilir hem de e-ticaret satışlarının her aşamasında onlardan destek alabilirsiniz.

Facebook Pixel ile insanların markanızla nasıl etkileşime geçtiğini gözlemleyebilir ve satışın hangi aşamalarında olduğunu gözlemleyerek reklam yapabilirsiniz. Sitenizi ilk kez ziyaret edenlerin satın alma dönüşümü yüzde 2 civarında ya da daha azdır. Dolayısıyla eğer yeniden hedefleme yapmazsanız muhtemelen paranızı boşa harcayacaksınız.

İşte satışınızı güçlendirmek için bir takım Facebook reklamları tüyoları:

1.Niş fanatiklerini konumlandırın

Facebook’ta genelde insanlar bir şeyler satın almaktan ziyade bir şeyleri beğenmek, takip etmek ve sosyalleşmekle ilgilenir. Dolayısıyla hedef kitlenizi yakalamak için iyi bir hedefleme yapmanız ve ürününüzü hedef kitlenin önüne mantıklı bir şekilde çıkarmanız önemli.

Facebook reklamlarına az oranda cevap veren bir hedef kitleyi hedeflerseniz dönüşümlerden kar elde etmek ve bunu sürdürmek oldukça zor olacaktır. Bu nedenle eğer bir sakal bakım ürünü satmak istiyorsanız kadınları hedeflemenin dışında bırakmalısınız. Ya da yerel işletmelere yönelik bir hizmet sunuyorsanız hedeflemenize coğrafi konum eklemeniz şart. Ve eğer niş bir ürün satıyorsanız kesinlikle “ilgi alanı” kısmına yoğunlaşmalısınız.

Reklam verirken panelde göreceğiniz ilgi alanı kısmına hedef kitlenizin bir ilgi alanını yazdıktan sonra o ilgi alanıyla ilişkili diğer sonuçlar size otomatik olarak önerilmeye başlayacak. Bu sonuçları seçerken çok geniş bir aralığa hitap etmediğinizden emin olun. Eğer hedeflemenizi çok geniş tutarsanız hedef kitlenizi yakalayamayabilirsiniz. Aynı şekilde çok dar bir kesimi hedeflediğinizde de tüm hedef kitlenize ulaşamama riskini göze almış olursunuz.

Buna örnek vermek gerekirse “Koşu”yu çok geniş bir hedefleme “Kadın Koşu Dergisi” ni ise daha dar ve iyi hedeflenmiş bir ilgi alamı olarak tanımlayabiliriz.

2.Ürün sayfasını ziyaret edenlere yeniden hedefleme uygulayın

Çok az insan sitenize yaptığı ilk ziyarette sizden alışveriş yapacaktır. Facebook reklamınızda çok iyi bir hedefleme yapmış olsanız da, reklam görselleriniz ve kampanyanız gerçekten ilgi çekici olsa da kullanıcılar sitenize ilk gelişte milyonlarca detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

ENFLASYON YENİDEN ÇİFT HANEDE: %10,68

Türkiye’de yıllık enflasyon Ağustos ayında beklenenden hızlı artarak yüzde 10,68’e yükseldi ve böylece bir aylık düşüşün ardından tekrar çift hanelere ulaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre aylık enflasyon ise yüzde 0,52 olarak gerçekleşti.

Reuters haber ajansının anketinde piyasanın Ağustos’taki aylık enflasyon beklentisi yüzde 0,15’ti.

Hükümet enflasyonun yılın son çeyreğinde vergi düzenlemelerinin etkisiyle düşüşe geçeceğini öngörüyor.

Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon tahmini yüzde 8,7 seviyesinde bulunuyor. Bu yıl sonu için belirlenen enflasyon hedefi ise yüzde 6,5 seviyesinde.

Ancak piyasa uzmanları ve ekonomistler, enflasyondaki mevcut gidişat ile yılsonuna doğru düşüş yaşansa dahi hem tahminin hem de hedefin üzerinde seyrin süreceğini düşünüyor.

Londra merkezli BlueBay Capital yatırım varlık yönetimi şirketinden stratejist Tim Ash, açıklanan enflasyon verisi için ‘piyasa açısından hayal kırıklığı’ diyerek yorumladı ve yatırımcılara gönderdiği piyasa notunda “Enflasyon bu düzeylerdeyken Merkez Bankası’nın faiz indirmek için manevra alanı iyice daralıyor. Ancak bu durumun olumlu yanı Türk Lirası’nın istikrarlı bir seyir izlemesi” ifadelerini kullandı.

Yükselişte ulaştırma etkisi

Enflasyonun beklenenden hızlı yükselmesinde, ulaştırma grubunda yaşanan aylık bazdaki yüzde 2,2’lik artış önemli rol oynadı.

Ulaştırma grubundaki yıllık enflasyon ise yüzde 17,38 oldu.

Sezon sonu indirimlerinin yaşandığı giyim ve ayakkabı grubunda ise aylık bazda fiyarlar yüzde 3,09 geriledi.

Aylık bazda fiyatı en çok artan ürün ise yüzde 16,85’lik artışla yumurta oldu.

Yumurtayı yüzde 12,84 ile kayısı ve yüzde 12,16’lık fiyat artışıyla yeşil soğan takip etti.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Uçan taksi girişimi Lilium 90 milyon dolarlık yeni yatırım aldı

Uçan taksi girişimi Lilium 90 milyon dolarlık yeni yatırım aldı

Jetgiller çizgi filminin gerçeğe dönüşmesi için şirketler ellerinden geleni yapıyor. Airbus, Uber ve Google’ın kurucu ortağı Larry Page’in desteklediği Kitty Hawk da dahil bir dizi şirket bu alanda çalışmalara devam ediyor.

5 yolcu kapasitesine sahip uçak taksi geliştirmek için çalışmalar yürüten Lilium da bu girişimlerden biri. Daha önce 10 milyon dolarlık yatırım alan Lilium, Çin’li dev Tencent’in de aralarında bulunduğu yeni yatırım turunda 90 milyon dolarlık yatırım alarak bu alanda en çok yatırım alan şirket oldu.

Lilium, dikey kalkış yapabilmesi ve elektrikli jet motoru ile uçabilmesi yönünden alanında en farklı girişim olarak dikkat çekiyor. Diğer girişimler daha çok helikopter teknolojisini kullanarak bu alanda bir yer edinmeye çalışırken Lilium, yeni bir teknolojik model ile sektörde lider olmayı hedefliyor.

Şu anda 70 kişilik bir şirket olan Lilium, yeni yatırımlarla beraber büyümeye hız vermeyi planlıyor. Havacılık mühendisleri, fizikçiler ve bilgisayar mühendisleri ile ekibini geliştirmeyi hedefliyorlar. 2015 yılında Münih Teknik Üniversitesi’nden dört mezun tarafından kurulan Lilium ilk insanlı testlerini 2019 yılında yapmayı hedefliyor ve önümüzdeki 10 yıl içerisinde de uçan taksi ve nakliye hizmetlerini devreye almayı hedefliyor.

Otonom araçlar havada daha hızlı yaygınlaşabilir

Airbus, otonom bir pilota sahip uçan taksi testlerini 2017 yılı bitmeden yapmayı planlıyor. Bir diğer girişim ise Heidelberg merkezli Volocopter GmbH, Almanya’da insanlı uçuş testleri yapmak için “elektrikli, iki kollu helikopter sertifikası” aldı. 2017’de Dubai’de bulunan otonom hava sahasında taksi uçuşlarını planlıyor.

“Özerk ulaşım havada daha hızlı olacak” diyen Volocopter Genel Sekreteri Florian, “havada gezinen nesne sayısı daha az ve çok daha az karmaşık algılayıcılar, yazılımlar gerekiyor. İçinde yaya faktörü bulunan otomobillerle karşılaştırılınca çok daha hızlı bir yayılım beklemek yanlış olmaz” diyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

SGK’DA E-FATURA KULLANIMI ARTIK ZORUNLU

Konuyla ilgili konuşan TÜRKKEP Yönetim Kurulu Başkanı M. Kurtuluş Nevruz, “Bilindiği üzere 1 Temmuz 2017 tarihinden itibaren ihracat yapan ve e-Fatura kullananların, ihracat faturalarını e-Fatura olarak oluşturmaları zorunlu hale getirilmişti. Son olarak SGK gibi önemli bir kamu kurumunda e-Fatura kullanımının zorunlu olması kurumların dijitalleşmesi açısından önemli bir adım oldu. Biz de; KEP, e-İmza, e-Fatura, e-Arşiv, e-Saklama, e-Defter ve e-Yazışma gibi hizmetler ile şirketlerin dijitalleşmesine öncülük eden Türkiye’nin ilk özel kurumu olarak bu süreçte SGK’nın dijital dönüşümüne katkı sağlayacağımıza yürekten inanıyoruz” dedi.

Teknolojinin kamu kurumlarında kullanılmasının hız ve kontrolü kolaylaştırdığını vurgulayan Nevruz, “Bugün Adalet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), başta olmak üzere pek çok kamu kurum ve kuruluşu KEP sistemine geçerek mükellefleriyle KEP ile haberleşebiliyor” diye konuştu.

E-Fatura çevrecidir…

Nevruz e-Faturanın faydalarıyla ilgili şunları söyledi; “E-Fatura; baskı, kargo, kurye, arşivleme ve iş gücünden tasarruf sağlar. Faturalar elektronik olarak daha kısa zamanda hazırlanır, nakit akış planına dahil olma süreci hızlanır, elektronik ortamda kolay ve hızlı şekilde istenildiğinde ibraz edilir. İşlerin fiziksel ortamdan elektronik ortama geçmesi ile ağaçların kesilerek fatura kağıdı olarak kullanılmasının önüne geçilir.

Hepimizin üzerinde mutabık olduğu konu tabii ki elektronik kullanımının yaygınlaşmasıdır. Elektroniğin en güvenli yöntem ise KEP sistemidir. Bugün sayısal verilere baktığımızda 2 milyon tane elektronik imza var, 2 milyon 600 bin tane de maliyeye bağlı normal adres var. Normal adreslerde her türlü ticari, hukuki yazışma ve belge paylaşımlarınızı gönderdiğiniz biçimde koruyan, alıcının kim olduğunu kesin olarak tespit eden, içeriğin kesinlikle değişmemesini ve içeriği yasal geçerli ve güvenli, kesin delil haline getirmek söz konusu değildir. Bu ancak KEP sistemini kullanmakla mümkün olur.”

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Türkiye’de tablet ve monitor pazarları küçülürken; akıllı saat pazarı büyümeye devam etti

Türkiye'de tablet ve monitor pazarları küçülürken; akıllı saat pazarı büyümeye devam etti

GfK TEMAX‘ın araştırmasına göre tüketici teknolojisi ürünleri pazarı 2017 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yıla oranla yüzde 10.3’lük bir büyüme gösterdi. Özellikle beyaz eşya sektöründe devam eden vergi indirimlerinin etkisi ile yükselişe geçen tüketici teknolojisi ürünleri pazarı, yılın ikinci çeyreğinde 13 milyar TL ciro elde etti.

2016 yılı ile kıyaslandığında pozitif büyüme oranı elde eden sektörler ise beyaz eşya, telekom, tüketici elektroniği ve küçük ev aletleri. Ofis ekipmanları ve sarf malzemeleri, görüntüleme ve bilgi teknolojileri ise tüketici teknolojisi ürünleri pazarının daralan sektörlerinden.

Geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinde 11.8 milyar TL ciro elde eden tüketici teknolojisi ürünleri pazarı, 2017’nin ilk çeyreğinde ise 11.7 milyar TL ciro elde etmişti. Yılın ilk çeyreğinde de olduğu gibi ikinci çeyreğinde de büyüyen telekom sektörü, 2017’nin ikinci çeyreğinde yüzde 9 büyüdü.

Akıllı saatler ve bluetooth hoparlörler yükselişte

Yılın ilk çeyreğinde sadece yüzde 3 büyüyen telekom sektörü başarılı bir ivme yakalayarak bu rakamı yüzde 9 seviyelerine kadar çekti. Bu yükselişte, akıllı telefonlar en önemli etkiye sahip. Raporda öne çıkan bir diğer not, artan depolama ihtiyaçlarına paralel olarak, cihaz hafızalarının da genişlediği yönünde. 32GB ürünlerin cirosal payının yüzde 50’ler seviyelerine, 64GB ve üzeri ürünlerin ciro payının ise yüzde 15 seviyelerine yaklaştığı görülüyor.

Bununla birlikte telekom sektörünün büyümesinde, yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme oranı elde eden akıllı saatler ve yine çift haneli büyüme oranına sahip mikrofonlu kulaklıkların da önemli bir katkısı var. Pazarı giderek genişleyen bluetooth hoparlörlerse yılın ikinci çeyreğinde çift haneli büyümesini sürdürdü.

Monitor ve tablet pazarlarında çift haneli küçülme

Araştırmada monitor, tablet ve masaüstü bilgisayarlar gibi cihazların sınıflandırıldığı bilişim teknolojileri sektörü bir önceki yılın aynı dönemine göre ciro olarak yaklaşık yüzde 4 oranında daraldı. Daralmada asıl belirleyici iki ürün grubu ise monitör ve tabletler. 2017 ikinci çeyrek sonu itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre pozitif büyüme kaydeden ürün grupları ise sırasıyla masaüstü bilgisayarlar, web kameralar, mouse ve klavyeler.

İkinci çeyrek sonu itibariyle detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

1,4 milyar dolar gelir elde eden İsveç oyun endüstrisi 6 yılda yüzde 930 büyüdü

1,4 milyar dolar gelir elde eden İsveç oyun endüstrisi 6 yılda yüzde 930 büyüdü

Minecraft, Battlefield ya da Candy Crush Saga gibi oyunların anavatanı İsveç, yaklaşık 10 milyonluk nüfusu ile küresel oyun endüstrisinin önemli bir ayağı. Dünya genelinde her 10 oyun tutkunundan 1’i İsveç firmalarının ürettiği oyunu oynuyor.

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan 2017 İsveçli Oyun Geliştiricileri Index‘i bizlere konu ile ilgili daha fazla detay veriyor. Buna göre ülkedeki oyun endüstrisi 2010’dan 2016 yılına kadar yüzde 930 büyüyerek, yaklaşık 1.4 milyar dolarlık bir net gelire ulaştı. Sektördeki tüm gelirin yüzde 25’ini küçük ve orta büyüklükteki şirketler oluşturuyor. Öte yanda ülke, Microsoft, Ubisoft, Bethesda, Electronic Arts, and Rovio gibi şirketlerin oyun stüdyolarına ev sahipliği yapıyor.

Ülkede oyun stüdyosu sayısında da patlama yaşanmış durumda. 2012’de 145 olan stüdyo sayısı, 2016 yılına gelindiğinde 287’ye ulaştı. Bu zaman dilimden sektörde istihdam edilen personel sayısı da iki katından fazla arttı. 2012’de 1.967 kişi oyun sektöründe çalışırken, çalışan sayısı 2016’da 4,267’ye ulaştı.

Oyun sektöründe yeniliğe odaklanan İsveçli firmaların yaklaşık yüzde 10’u sanal gerçeklik (VR) ile ilgili işler yapıyorlar. Yazılımcılarım bilgisayardan, konsol oyunlarına, mobilden, özel yazılılara kadar bir çok alanda yetkinlikleri var.

Kadın çalışan sayısı arttı

“Cinsiyet eşitliği”nin her alanında olumlu yönde hissedildiği İsveç’te kadın çalışanların da sektöre hatırı sayılır bir katkısı var. Sektörde 5 yıl önce 293 olan kadın çalışan sayısı, 2016’da 786 oldu olarak kayıtlara geçiyor.

10 milyon nüfuslu bir ülkenin oyun dünyasında bu kadar başarılı olmasının altında bir çok sebep yatıyor. Her şeyden önce İsveç online dünyaya en hızlı ve kolay adapte olan ülkelerden biri oldu. Ülke nüfusunun internet okur yazarlık oranı nerdeyse yüzde 95.

Bu alanda eğitim ve yeniliklere odaklanan devlet politikası, üniversitelerin konuya yönelik dersler vermesi ve oyun şirketlerinin güçlü bir altyapısının olması ise diğer nedenler arasında yer alıyor. Yine çok büyük oyun şirketlerinin ülkeye yatırım yapması da birçok girişimciye ilham verirken, küçük ve büyük çapta şirketlerin kurulmasını sağladı.

New York, detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Elon Musk: Yapay zekada yarış üçüncü dünya savaşına sebep olur

Elon Musk: Yapay zekada yarış üçüncü dünya savaşına sebep olur

Elon Musk, yapay zeka konusunda uyarılarına devam ediyor. Hatırlayacağınız üzere Medeniyet olarak karşılaştığımız en büyük risk yapay zeka olabilir diyerek yapay zeka konusunda tüm dikkatleri üzerine çeken girişimci, bu konuda hemfikir olmayan Zuckerberg’e algısı kıt demekten de geri durmamıştı.

Twitter’ı aktif bir şekilde kullanan Elon Musk’ın gündeminde yine yapay zeka vardı. İnsanlığın varlığına tehdit oluşturduğunu bir kez daha beliren Musk “Çin, Rusya ve güçlü bilgisayar bilimine sahip ülkeler. Ulusal seviyede yapay zeka yarışı, muhtemelen 3. Dünya Savaşı’na yol açacaktır.” açıklamasında bulundu.

China, Russia, soon all countries w strong computer science. Competition for AI superiority at national level most likely cause of WW3 imo.

— Elon Musk (@elonmusk) September 4, 2017

Twitter üzerinden “Başlıyor” diye yaptığı bu açıklamalara neden olan ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “yapay zekanın sadece Rusya için değil, tüm insanlığın geleceği olduğu” açıklamalarına dair The Verge’ün tweeti oldu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Mobil “taksi dolmuş” servisi Via, 250 milyon dolar yatırım aldı

Mobil “taksi dolmuş” servisi Via, 250 milyon dolar yatırım aldı

Bundan beş yıl önce New York’ta “taksi dolmuş” servisi olarak başlayan Via, Avrupa açılımı için düğmeye bastı. Bunun için otomotiv devi Daimler liderliğinde, stratejik bir yatırım aldığını duyuran Via, araç paylaşım servisini başta Londra ve Stuttgart olmak üzere Avrupa şehirlerinde sunmaya başlayacak. Açıklamada yatırımın miktarı belirtilmezken, farklı kaynaklardan gelen bilgiler 200-250 milyon dolarlık bir yatırımın gerçekleştiğine işaret ediyor.

Via, aynı yönde giden yolcular için, şehirde belirli hatlarda hizmet veren bir araç paylaşım uygulaması sunuyor. Bugüne kadar Chicago, New York ve Washington’da hizmet veren Via aylık 1 milyon sürüş ortalamasıyla çalıştığını söylüyor. Via, rakibi olarak görülebilecek Uber, Lyft gibi alternatiflerden farklı olarak sabit hatlarda 5 dolardan başlayan sabit ücretlerle hizmet veriyor. Servis, bu nedenlerle Türkiye’de yaygınlıkla kullandığımız “taksi dolmuş” hizmetine benziyor. Ancak bunlardan önemli bir farkı, lüks sınıfında konumlandırılması.

Daimler’in yatırımıyla birlikte şirketin Mercedes-Benz Vans departmanının Via’ya 50 milyon dolar yatırım yaptığı notlar arasında. Mercedes ve Via’nın ortak faaliyet göstermesini sağlayacak yatırımla, Via yeni açıldığı Avrupa şehirlerinde Mercedes’in Vito ve diğer V-sınıfı araçlarıyla hizmet verebilecek. Avrupa’da Uber’in karşılaştığı yasal zorlukların benzerini yaşamaması için servisin toplu taşıma lisansı alacağı da belirtiliyor.

Son turla birlikte Via’nın bugüne kadar aldığı yatırım miktarı 387 milyon doları geçti.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Hackerlar milyonlarca Instagram hesabının bilgilerini erişti

Hackerlar milyonlarca Instagram hesabının bilgilerini erişti

Bu haftanın başında Instagram‘ın API’sinde yer alan bir bug sayesinde hackerlar 6 milyon Instagram hesabının telefon numarasını ve e-posta adresini ele geçirdi. Birkaç gün boyunca hackerların bu bilgilerle ne yapacakları tartışıldı. Ne yazık ki hackerlar bu bilgileri internette satmaya başladı.

Hackerlar, API’deki bug’ı kullanırken aralarında hesabı iki günün önce hacklenen Selena Gomez’in de bulunduğu ünlüleri ve onaylı hesapları hedefledi. Bug’ı Selena Gomez’in ve eski erkek arkadaşı Justin Bieber’ın çıplak fotoğraflarını, şarkıcının 125 milyon takipçisiyle paylaşmak için kullanan hackerlar 1000’in üzerinde ünlünün, sporcunun, medya yüzünün ve fenomenin de bilgilerine sahip.

Aynı zamanda onaylanmış hesaba sahip olamayan kullanıcıların bilgilerini de satan hackerlar, bu devasa bilgi yığınını bitcoin üzerinden 10 dolara satıyor.

Instagram CTO’su Mike Krieger ise konu hakkında: “Özellikle hangi hesapların etkilendiğini belirleyememiş olsak da, bu durumdan az sayıda Instagram hesabının etkilendiğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Ancak 700 milyon kullanıcıya sahip olan Instagram için, bilgileri çalınan hesap sayısının 6 milyon olması aslında “az sayıda” tabirinden oldukça uzak. Üstelik telefon numarası ve e-mail adresi çalınan hesapların, Instagram’ın popüler isimlerine ait olduğu düşünüldüğünde Instagram’ın bu krizi atlatmak için daha farklı açıklamalar yapması gerekebilir.

Her şeye rağmen hackerların bilgileri satışa çıkardığı Doxagram sitesi kapatıldı. Ancak bu kapatılma durumunun ardında Instagram’ın yer alıp almadığı bir soru işareti.

Her ne kadar site üzerinde yapılan bilgi satışı sona ermiş olsa da hackerların elinde hala bir kaç tanınmış kişinin telefon numarası mevcut. Bunun yanı sıra hackerların başka yolları deneyerek bilgileri satmaya devam etmesi de mümkün. Kaldı ki bu bilgileri satın alan bir takım kişiler de internette bilgi satışına devam edebilir.

Instagram API’sinde yer alan bug’ı düzelttiğini ve hukuki yaptırımlara başvurduğunu ifade ediyor. Yine de bu bug Instagram’ın sisteminde yer alan bir takım zayıflıkları ortaya çıkardı. Açıkçası şirketin hem ünlülerin hem de olağan kullanıcıların hesaplarını korumaya almak için yeni bir geliştirme yapması gerekiyor.

Krieger bu konuda: ” Instagram’da ilk günden bu yana topluluğu detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple’ın en önemli ürünü iPhone 8 değil iPhone X olacak

Apple'ın en önemli ürünü iPhone 8 değil iPhone X olacak

Hollanda merkezli bir web sitesi olan iCulture‘ın haberine göre Apple’ın bundan sonraki en önemli ürünü iPhone 8 değil iPhone X olacak. Tabi ki iPhone 8 de varlığını sürdürecek ancak ne yazık ki iPhone’un en çok ses getiren modeli olamayacak.

iCulture’ın iddiasına göre koruyucu çerçevesi olmayan iPhone’lara iPhone X adı verilecek. Bu iddianın temelini güvenilir bir kaynağa dayandıran iCulture bilginin Apple tarafından Cupertino’da kendilerine aktarıldığını söylüyor. iCulture’ın bahsedilen kaynağı daha önce de 10.5 inçlik iPad Pro konusunda haklı çıkmıştı.

Şimdiye kadar bu konuda her hangi bir kanıt bulunmadı ancak yine de ABD basını bir sonraki en önemli ürünün iPhone X ismine sahip olacağına inanıyor.

Aslında ortaya atılan ilk söylentiler bu yılın en iyi iPhone’unun sıradan isim şemasının dışına çıkarak “7s” ismini alacağı yönündeydi. Zira 2017 yılı ilk iPhone’un piayasa sürülmesinin 10. yıl dönümüne denk geliyor ve Apple’ın bu durumu kutlamak için bu tarz bir yol seçmesi olası. Üstelik daha önce de teknoloji bloglarında iPhone ‘Edition’ ve iPhone X isimlerinden söz edilmişti ancak basın nedense yeni çıkacak ürün için iPhone 8 ismini uygun gördü.

iPhone X, şimdiye kadar bir çok kişiye akla yatkın bir seçim olarak göründü. Ne de olsa ilk iPhone’dan bu yana tam 10 yıl geçti ve bu isim iPhone’un bir kaç nesil atladığını düşündürtüyor. Bu arada X’e Apple ürünlerinde daha önce rastlandığını hatırlatalım. Mac OS X ürünü yeni iPhone’un isminin X olabileceğine dair adeta bir işaret niteliğinde! Yine de bir takım basın mensupları iPhone Edition daha havalı buluyor. Üstelik 9to5Mac ‘in yakın zamanda yaptığı bir habere göre iPhone’un telefon kasasını yapan şirketler, Apple’ın iPhone Edition’ı tercih ettiğini belirtti.

Tüm bunların yanı sıra Apple’ın yakın zamanda piyasaya süreceği 2 iPhone daha var. Ancak bu iPhoneların tasarımında koruyucu çerçeve kullanıldığı için çok ilgi çekeceği düşünülmüyor. Şimdiye kadar iPhone 7s ve 7s Plus olarak anılan telefonlar iCulture’ın haberine detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yayıncılar için Instagram Hikayeler’i etkili kullanmanın yolları

Yayıncılar için Instagram Hikayeler'i etkili kullanmanın yolları

Popüler video ve fotoğraf paylaşım platformu Instagram yayın kuruluşlarının takipçileri ile iletişime geçtiği önemli bir sosyal ağ. Özellikle güzellik ve moda alanında içerik üreten yayın kuruluşlarının Instagram’ın nimetlerinden bol bol faydaladığını öncesinde sizlerle paylaşmıştık.

Neredeyse her hafta yeni bir özelliğini duyuran Instagram’da, Hikayeler’in günlük kullanıcı sayısı 250 milyona ulaştı. Bağımsız medya platformlarından, tematik kanallara kadar bugün birçok yayın kuruluşu Hikayeler’den faydalanıyor. Hikayeler’i oldukça etkili kullanan yayın kuruluşlarını derleyen Newswhip’in birkaç önerisine gelin birlikte göz atalım.

Gerçek zamanlı, yeni bilgiler sunun

Keşif deyince ilk akla gelen yayın kuruluşu şüphesiz National Geographic. Benim de büyük bir keyifle takip ettiğim Instagram hesabında, National Geographic bol bol uzak kültürlerin ve diyarların hikayelerini anlatıyor. Sosyal ağda en fazla içerik paylaşan yayıncılardan biri olan National Geographic, 28 Ağustos’ta Kuzey Kore’de Hermit Krallığı’ndaki hayatı meraklıları ile buluşturdu. Hikayesinde ABD pasaport sahiplerinin 1 Eylül’den itibaren Kuzey Kore’yi ziyaret edemeyeceklerini belirten kanalın, zamanlamayı da doğru kullanarak ses getiren bir Hikaye oluşturduğunu söyleyebiliriz.

Birçoğumuzun bilmediğini yayınlamak National Geographic’in kimliğinin bir parçası. Bu alt yapıya ve donanıma sahip olamayan yayıncılar yakınlarında olan ve Instagram kullanıcısının merakla takip edebileceği temalardan ilginç hikayeler oluşturabilirler.

New York Times’ın yayınladığı ve merak uyandırabilecek moda odaklı Afro Punk Müzik Festivali buna iyi bir örnek olabilir.

Öğretici olun

Sosyal ağlarda yayınlanan öğretici içerikler çoğu zaman marka takipçilerinin ilgisini çekmiş ve markaların yeni takipçiler kazanmasını sağlamıştır. Bildiğiniz üzere BuzzFeed, Tasty gibi bir çok yayın kuruluşu da bunu çok uzun zamandır Facebook sayfalarından paylaştıkları içeriklerle yapıyorlar. Son zamanlarda ise Instagram’da özellikle ekip üyeleri kendi yarattıkları interaktif içerikler yoluyla sayfa takipçileriyle etkileşime geçiyorlar.

Bustle’ın hazırlamış olduğu öğretici hikayelerde nasıl vücut losyonu yapıldığı yer alıyor. İçeriğin sonunda ise aynı doğal maddelerden yapılmış ürün gösteriliyor. Yayıncıların yanı sıra YouTube ünlülerinin de sıklıkla hazırladıkları bu tarz içerikleri artık Instagram’da çok daha fazla görmekteyiz.

Sürükleyici hikayeler oluşturun

Instagram detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Instagram Hikayeler webe geliyor

Instagram Hikayeler webe geliyor

Snapchat’in klonu olan ve günlük aktif kullanıcı sayısıyla Snapchat’i geride bırakan Instagram Hikayeler yakında webde. Instagram’ın web sürümü masaüstü ve mobil web kullanıcıları düşünülerek tasarlandığı belirtilirken, bu hali ile WhatsApp‘ın bir üst modeli diyebiliriz. Hatırlayacağınız üzere Facebook geçtiğimiz günlerde de WhatsApp Web’de Status’u yani hikayeleri yayına almıştı.

Kullanıcılar takip ettikleri kişilerin ve arkadaşlarının paylaştığı hikayeleri webde görüntüleyebilmenin ötesinde webde hikaye paylaşması da mümkün. Instagram Hikayeler tıpkı mobilde olduğu gibi webde de sayfanın en üst kısmında yer alacak. Bir Hikaye’yi görüntülemek için üzerine tıklayabilecek, ardından yan tarafta çıkan oklara basarak diğer hikayeleri görüntüleyebilecek ya da en baştaki hikayeye geri dönebileceksiniz.Instagram Hikayeler, bildiğiniz üzere aslında Snapchat’in rakiplerinden sadece bir tanesi. Zira Facebook, Instagram’a getirdiği bu özelliğin yanı sıra Messenger Day ve Facebook Hikayeler ile de Snapchat’i kopyalamaktan geri kalmadı. Ancak Instagram 250 milyon günlük kullanıcıya ulaşarak Hikayeler özelliğinin tüm rakiplerini geride bıraktı. Özellikle de Hikayeler’in yaratıcısı Snapchat 173 milyon günlük kullanıcısıyla oldukça geride! Öyle ki Snapchat kendine yeni gelir kaynakları yaratmak için yakın zamanda Facebook’un Power Editor’ünü dahi kopyaladı!

Tüm bu rekabete rağmen, Hikayeler internet dünyasında popülerliğini yitirmedi. Facebook‘tan Skype‘a ve hatta çevrim içi arkadaşlık uygulamalarına kadar herkes, Hikayeler’in yarattığı bu etkileşimin peşinde diyebiliriz. Ancak kimse bu yükselişten Instagram kadar faydalanmış değil.

Instagram, Snapchat’ten sadece Hikayeler fikrini değil aynı zamanda filtreler fikrini de kopyaladı. Böylece sosyal ağlardaki iletişim, gittikçe görsel odaklı oldu. Kısacası etkileşimi en yüksek oranda olan sosyal ağ, bu özgün özelliği kullanarak hali hazırdaki konumunu güçlendirdi. Görünen o ki; şirket artık bu özelliği web’de de yaygınlaştırarak kullanım alanına masaüstünden ya da webden vazgeçemeyen daha geleneksel kullanıcıları da eklemek istiyor.

Instagram Hikayeler’in web versiyonu dün aktif hale getirildi. Ancak bu güncellemenin tüm kullanıcılara ulaşması birkaç haftayı bulabilir. Web üzerinden hikaye yükleme özelliği ise bir kaç ay içinde herkes kullanımına açılacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

118,5 milyon dolar yatırım alan Juicero kapanıyor

118,5 milyon dolar yatırım alan Juicero kapanıyor

Son yıllarda küresel anlamda sağlıklı beslenmeye yönelik tüketici ilgisi bu alanda hizmet veren yeni şirketlerin kurulmasına vesile oldu. Konu organik meyve-sebze sularına geldiğinde pazar oldukça büyük ve bir o kadar da rekabetçi. Öngörüler, 2022’ye gelindiğinde küresel pazarın organik meyve ve sebze suyu satışında 65.9 milyar litreye ulaşacağını gösteriyor.

Dünyanın “en taze meyve sularını üretmek” misyonu ile 2013’de yola çıkan meyve/sebze suyu girişimi Juicero, kepenklerini indiren girişimler arasına katıldı. Şirket, pazara girişinden 16 ay sonra konuya yönelik bir blog yazısı ile faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı.

Juicero, aralarında Kleiner Perkins, Google Ventures, Thrive Capital ve Vast Ventures gibi büyük yatırım şirketlerinin desteğini alarak, 118,5 milyon dolardan fazla girişim sermayesi yatırım fonu almıştı.

Şık tasarımlı makinesi, zahmetsizce kullanılan besin paketleri ile Juicero tüketicisine oldukça cazip bir ürün olduğu imajını vermek istedi. Öyle ki marka, makine temizleme, sebze-meyve yıkama ya da kesme gibi bir çok kişinin zahmetli bulduğu işlemlerin tarihe karıştığını tutundurma çalışmalarında kapsamlı bir biçimde göstermişti.

Bu şekilde organik bir ürünün meyve suyuna dönüşmesi, özellikle hem sağlıktan ödün vermeyen hem de zamanını bu işe harcamak istemeyen tüketiciler için oldukça iyi bir fırsat olabilirdi.

Yanlış itibar yönetimi

Juicero her ne kadar değer inovasyonu tabanlı iş modelinde müşterisine odaklamış ve müşterisi için yüksek değer taşıyan unsurları ön plana çıkarmaya çalışmış olsa da faaliyetine son vermesinin altında yatan birçok neden var.

Özellikle fiyat-ürün stratejisi arasındaki yanlış öngörü şirketi başarısız kılan faktörlerden biri gibi görünüyor. Şirketin oluşturmak istediği ancak başaramadığı ‘güçlü psikolojik marka algısı’ da kepenklerini kapatmasında rol oynayan bir diğer neden. Juicero’nun hedefindeki ürün algısı ve buna bağlı olarak müşterinin daha fazla ücret ödeme isteği düşüncesi sadece kağıt üzerinde başarılı kalmış gibi görünüyor. Sonuç olarak sektörün Apple’ı olmak isteyen şirketin, bu konuda biraz zoraki davranmış sergilediğini söylesek yanlış olmaz.

Öte yandan, şirketin çarpraz satış stratejisi de sürdürülebilir bir gelir modeli yaratmayı detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İSTİHDAM BİR YILDA 409 BİN, BİR AYDA 70 BİN ARTTI

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Mayıs 2017 verilerinin değerlendirildiği TEPAV İstihdam İzleme Bülteni’nin 63. sayısında kayıtlı istihdam ve işyeri sayılarındaki değişiklikler yer verildi.

Mayıs 2017’de sigortalı ücretli çalışan sayısı Mayıs 2016’ya göre yüzde 3’lük artışla 14 milyon 106 bin oldu. Mevsimsellikten arındırılmış değerlere bakıldığında Nisan 2017’ye göre sigortalı ücretli çalışan sayısında 70 binlik artış gerçekleşti.

Mayıs 2017’de esnaf ve çiftçi sayısı Mayıs 2016’ya göre yüzde 3,3’lük artışla 2 milyon 772 bin oldu. Mevsimsellikten arındırılmış değerlere bakıldığında ise Nisan 2017’ye göre esnaf ve çiftçi sayısında 5 binlik artış gerçekleşti.

Mayıs 2017’de kamu çalışan sayısı Mayıs 2016’ya göre yüzde 3’lük azalışla 2 milyon 971 bin oldu. Mevsimsellikten arındırılmış değerlere bakıldığında Nisan 2017’ye göre kamu çalışan sayısında 4 binlik azalış gerçekleşti.


(4/a Sigortalı Ücretli Çalışan Sayısı, 4/b Esnaf ve Çiftçi Sayısı, 4/c Kamu Çalışanı Sayısındaki Yıllık ve Aylık Değişim; (Mayıs 2017)

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Jaguar’ın desteğini alan blockchain girişimi trafik datası toplamayı hedefliyor

Jaguar'ın desteğini alan blockchain girişimi trafik datası toplamayı hedefliyor

İngiltere merkezli yeni bir girişim, Ethereum’un gücünü de arkasına alarak kullanıcıların trafik verilerini paylaşmaları karşılığı ödüllendirileceği yeni bir blockchain platformu üzerinde çalışıyor.

Oldukça değerli yatırımcıların desteğini arkasına almış olan DOVU isimli girişim, elde edeceği dataları bireyler ve şirketlerin kullanımına sunabileceği güvenli bir platform oluşturmayı amaçlıyor. Bu platform üzerinden de müşteriler, trafik yoğunluğu, hava durumu ve aklınıza gelebilecek bir çok farklı konuda veriye erişebilecekler.

Techcrunch’ın haberine göre DOVU, Jaguar Land Rover’ın yatırım kolu olan InMotion Ventures’dan ve İngiltere Hükümeti’nin yenilikçi işleri desteklemek amacıyla kurduğu bir yatırım fonu olan Creative England’dan yatırımlar aldı fakat miktara yönelik bir bilgi paylaşılmadı.

Toplanan verilerin farklı şirketler tarafından kullanılması dışında var olan hizmetlerin daha efektif ve verimli hale getirilmesi amacıyla da kullanılması amaçlanıyor. Örneğin hava durumu, coğrafik veriler ve yol verilerini birleştirip taşımacılık şirketlerinin olası risklerini azaltmalarını sağlamak, daha akıllı politikalar izlemelerini sağlamak için sigorta şirketleri ile paylaşmak gibi…

DOVU, araç sahiplerinden alacağı bu bilgiler karşılığında DOV adını verdiği ethereum tabanlı kripto parayı kazanmaların sağlayacak ve ilerleyen dönemlerde bunu yine taşımacılık odaklı hizmet satın almak için kullanabilecekler. Satın alınabilecek hizmetlerin ne olacağı henüz paylaşılmasa da yakıt, bakım, araç kiralama ve diğer hizmetler olabileceği aşikar.

Şirketin CEO’su Irfon Watkins’ın geçmişinde veri odaklı video reklam platformu olan Coull da dahil bir çok girişime yatırım bulunuyor. Danışman kurulunda ise Ethereum Vakfı ve Rolls Royce Bespoke’un genel müdürü olan Lars Klawitter dikkat çekiyor.

Blockchain’in farklı kullanımlarına güzel bir örnek olacak olan DOVU, yeni projelerin geliştirilmesi için bir ilham kaynağı olacaktır.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Smart’ın yeni otonom araç konsepti sizi gerçekten selamlıyor

Smart'ın yeni otonom araç konsepti sizi gerçekten selamlıyor

Daimler’in sahibi olduğu Smart’ın yeni insansız araç konsepti oldukça “insani” özelliklerle donatılmış görünüyor. Aracın önünde ve arkasında bulunan ekranların iletişim için kullanılması ve iki kapısının şeffaf biçimde tasarlanmış olması (iki büyük gözü andırıyor) oldukça fütürüstik bir hava katıyor.

Smart vision EQ fortwo adı verilen bu insansız araç konsepti araç paylaşımı için özel olarak tasarlanmış. Daimler, 2.5 milyon potansiyel müşteriye sahip olduğunu ve her 1.4 saniyede yeni bir araç kiralama işleminin gerçekleştiğini bir basın bülteninde belirtiyor ve tabi ki grup şirketlerinden olan car2go’ya dikkat çekiyor. Smart vision EQ fortwo, araç kiralama için oldukça uygun ve akıllı sistemi (Swarm Intelligence) sayesinde konum seçimi, yeni potansiyel kiralamalar için oldukça değerli bir araç olarak üretilecek diyebiliriz.

smart vision EQ fortwo

Swarm Intelligence (Kovan Zihin diyebiliriz), temelde aracın kendi başına hareket edebilmesini ve geçmiş verilere göre projeksiyonlar yaparak potansiyel olarak araca daha çok ihtiyaç duyulacak yere doğru harekete geçilmesini sağlayacak bir akıllı sistem. Böylece car2go sistemindeki araçlar çok daha fazla -verimli- çalışabilecek ve siz bir araç kiralama talebi göndermeden araç size doğru yolda olabilecek.
Led paneller ise hem araç beklediğinizde sizin aracınız olup olmadığını anlamanıza, yoldayken yayalara sinyalleri göstermede ve diğer araç sürücüleriyle iletişimde kullanılabilmek amacıyla tasarlanmış. Büyük cam kapılar ise hem geniş bir görüş açısı sunmak hem de ilerde yarı saydam ekranlar sayesinde potansiyel birer reklam panosuna dönüştürülmek amacıyla hazırlanmış.

Henüz bir konsept olsa da Daimle önümüzdeki 2022 yılına kadar 10 kat daha fazla elektrikli araç üretmek istiyor ve Smart vision EQ fortwo bu durumda oldukça iyi bir alternatif gibi görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

V serisinin en yeni üyesi olan LG V30 tanıtıldı

V serisinin en yeni üyesi olan LG V30 tanıtıldı

İlk olarak 2015 yılında V10 modeli ile karşımıza çıkan V serisi, LG’nin en başarılı akıllı telefon serilerinden biri olmayı başardı. Yılın merakla beklenen akıllı telefonlarından olan V30 Berlin’de düzenlene IFA 2017 etkinliğinde tanıtıldı. V serisinin en önemli özelliği olan ikinci ekrandan vazgeçen LG V30, çerçevesiz ekran tasarımı ile dikkatleri çekiyor.

Özellikle büyük ekranlı telefonları sevenler için Note 8 ve Samsung S8 Plus modelleriyle birlikte yılın en başarılı alternatiflerinden olan LG V30, 1440 x 2880 çözünürlüğünde 6 inçlik devasa bir ekran ile geliyor. Oled panel tercih eden V30’un tasarımı ise metal ve camdan oluşuyor.

Hem ön hem de arka yüzünde Gorilla Glass 5 koruması barındıran LG V30, sahip olduğu IP68 sertifikası sayesinde suya ve toza karşı da dayanıklı. 4 renk seçeneği ve MIL-STD-810G askeri şartlarda dayanıklılık ile karşımıza çıkan LG V30 özellikle şık tasarımı ile oldukça iddialı. Gücünü Qualcomm’un Snapdragon 835 işlemcisinden alan V30, 4 GB RAM ve 64 GB dahili depolamaya da sahip.

Kamera özellikleri ile öne çıkıyor

Android 7.1.2 Nougat işletim sistemi ile gelen LG V30’un 128 GB’a kadar microSD kart desteğine sahip olduğunu da ekleyelim. Tasarımının yanı sıra kamera özellikleri ile de dikkatleri çeken V30, arka kısmında çift kamera bulunduruyor. Biri 13 diğer ise 16 megapiksellik iki kameraya sahip olan V30’un 13 megapiksellik lensi geniş açı özelliğine de sahip.

Önde ise 5 megapiksellik kamera tercih eden LG V30, hızlı şarj destekli 3 bin 300 mAh büyüklüğünde bir bataryaya da sahip. Kablosuz şarj desteği de sunan LG V30, Note 8 ve kısa zaman sonra tanıtılacak olan iPhone 8 modeli ile birlikte yılın en iddialı akıllı telefonlarından biri.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Elektrikli Mini 2019’da yollarda

Elektrikli Mini 2019'da yollarda

Mini 2019 yılında üretimine başlamayı planladığı yeni elektrikli Mini modelinin konsept modelini Frankfurt Otomobil Fuarı’nda sergilemeye hazırlanıyor. Aston Martin’den Ferrari’ye kadar birçok marka yeni elektrikli modelleri için çalışmalara hız verdi -Tesla sağ olsun- ve arka arkaya yeni elektrikli model haberleri gelmeye başladı.

Mini, Rolls Royce ve BMW Mottorad’dan sorumlu yönetim kurulu üyesi Peter Schwarzenbauer, “Yeni elektrikli Mini konsepti, karakteristik go-kart duygusu ile oldukça eğlenceli ve güçlü elektrik motoru ve sıfır emisyonu ile günlük kullanım için tamamen tamamen uygun olacak” diyor.

Yeni elektrikli Mini’nin ön yüzünde de bazı tasarım değişiklikleri yapılacak. Bu değişikliğin ana nedeni elektrikli bataryanın daha fazla hava ve dolayısıyla daha fazla alana ihtiyacının olması. Ayrıca bu yeni ön yüz tasarımı sayesinde elektrikli Mini, diğer modellerden sıyrılarak kendi tarzını ortaya koymuş olacak.

2009’da üretilen hibrid Mini Countryman modeli olduğu için bir bakıma ikinci elektrikli model olarak satış mağazalarındaki yerini alacak olan bu model, BMW’nin popüler modeli i8’de bulunan (biraz daha az güçü) güç aktarım organları kullanıyor.

BMW’nin bu model için neden bu kadar geç kaldığı büyük bir soru işareti ve ayrıca fiyat konusunda bir bilginin bulunmaması da önemli bir diğer soru işareti.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Uber’in yeni CEO’sunun Dara Khosrowshahi olduğu resmileşti

Uber'in yeni CEO'sunun Dara Khosrowshahi olduğu resmileşti

Dara Khosrowshahi, UBER’in Yönetim Kurulu tarafından CEO olarak seçildiğini doğruladı. 2005’ten bu yana Expedia’nın CEO’su olarak görev yaptığını aktardığımız Khosrowshahi’ye teklif, Uber kurucu ortağı Travis Kalanick’in CEO’luktan istifa etmesinden sonra yapıldı.

Excited to welcome Dara Khosrowshahi as our new CEO—looking forward to the road ahead, @dkhos.

— Uber (@Uber) August 30, 2017

Kalanick basına yaptığı açıklamada: ” Uber’in bir sonraki CEO’su olan Dara Khosrowshahi’ye hoş geldin demek beni heyecanlandırıyor. Bir ekip inşa etmenin derin tutkusu ile Dara, Expedia’yı dünyanın en başarılı seyahat ve teknoloji şirketine dönüştürdü. Uber’in yeni CEO’su için oy vermek benim için büyük bir andı ve meşaleyi böylesine ilham veren bir lidere devrettiğim için daha mutlu olamazdım.” dedi.

Aynı zamanda Uber çalışanlarına gönderilen bir bildiride şirketin yönetim kurulu üyeleri Khosrowshahi’yi “Uber’i geleceğe taşıyacak en iyi insan” olarak tanımlıyor. Kurul aynı zamanda Khosrowshahi’nin varlığının amaçlarından birinin de şirket kültürünü geliştirmek ve Uber’i çalışılacak en iyi yer yapmak olduğunu belirtiyor. Uber’in yaptığı duyurunun tam metnini incelemek isteyenler Uber’in sitesini ziyaret edebilir.

Bakalım Dara Khosrowshahi gelişi, Travis Kalanick’in zedelediği Uber imajını düzeltmeye yetecek mi?

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Kurban derisinde yüzme ve ve tuzlama hatalarının bedeli 20 milyon lira

Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Sevimli: – “Kurban Bayramı, her sene sektöre ortalama 100 milyon liralık bir canlılık getiriyor” – “Ancak yanlış yüzme tekniği sonucu deride oluşan delikler ya da zamanında tuzlamama nedeniyle bu ekonomide 20 milyon liralık bir kayıp oluşuyor” detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

Instagram’ın albüm özelliğine beklenen güncelleme geldi

Instagram'ın albüm özelliğine beklenen güncelleme geldi

Instagram’ın albüm özelliği kimi zaman kullanıcıların ve özellikle de sosyal medya yöneticilerinin korkulu rüyası olabiliyordu. Albüm özelliğinde yüklenen fotoğraf ve videoları sadece kare formatta kullanmanıza izin veren Instagram, sonunda bu inadından vazgeçti.

Yapılan bu güncelleme öncesinde albüme yüklediğiniz her bir fotoğrafı teker teker kare formata uygun olarak kesmeniz gerekirken artık albümlerde yatay ve dikey fotoğraflar da kullanmanız mümkün!

Ancak Instagram yine de hayatımızı zorlaştırmaktan kendini alıkoyamıyor. Zira yeni gelen bu özelliği kullanmak istersek albümlere yükleceğimiz fotoğraflar ya yatay olarak ya da dikey olarak kesilmeli. Yani yatay, dikey ya da kare fotoğrafların bir arada olduğu bir albüm oluşturmak söz konusu değil.

Şirket bu kısıtlamanın “uygulamadaki deneyimi düzgün ve istikrarlı” kılmak için yapıldığını ifade ediyor.

Yine de Instagram’ın hiç değilse albümlerde bir geliştirmeye gittiğini bilmek güzel. Üstelik uygulama artık yüklediğiniz bir albümde etiketleri yeniden düzenlemenize de izin veriyor. Bundan önce normal gönderiler için açık olan bu özellik nedense albümlerde geçerli değildi.

Uygulamanın iOS versiyonunda ise albümleri taslak olarak kaydetmeniz artık mümkün. Instagram’ın yaptığı açıklamaya göre Android kullanıcıları ise bu özelliğin gelmesini biraz bekleyecek gibi görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi