Netflix, Black Mirror’ın 4. sezon fragmanını yayınladı

Netflix, Black Mirror'ın 4. sezon fragmanını yayınladı

Televizyon ve dizi dünyasının en ilginç işlerinden Black Mirror’ın 4. sezonuna ait ilk fragman yayınlandı. Yeni sezon bölümlerinden görüntüler içeren videoda, bölüm isimleri de paylaşılıyor. 2011 yılında İngiltere’nin Channel 4 kanalında karşımıza çıkan ve ilk 2 sezonu ile büyük beğeni toplayan Black Mirror, 2014 yılında ekranlara veda etmişti.

Hayranlarının baskısıyla 2015 yılında Netflix tarafından satın alınan Black Mirror, geçtiğimiz yıl yayınlanan 3. sezonu ile ilk iki sezonundaki başarıyı yakalayamasa da halen distopik bilim kurgu severler için başarılı bir alternatif. Black Mirror’ın en büyük avantajı ise distopik bilim kurgu türünde pek fazla dizi ile karşılaşmıyor olmamız.

Ne zaman yayınlanacağı açıklanmadı

Gelecekte teknolojinin hayatımıza nasıl entegre olabileceğini her bölümünde farklı oyuncular ve senaryolarla işleyen Black Mirror, umarım 4. sezonu ile eski ilk iki sezonundaki kaliteyi tekrar yakalayabilir. Tıpkı 3. sezonu gibi 6 bölümden oluşacak olan 4. sezondaki bölüm isimleri ise sırasıyla Crocodile, Arkangel, Hang the DJ, USS Callister, Metalhead ve Black Museum. Son olarak 4. sezonun ne zaman yayınlanacağı hakkında herhangi bir bilgi olmadığını da ekleyelim.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

BİNALARA GÜNEŞ PANELİ YAPILMASI İÇİN İSTENEN RUHSAT İZNİNE ARTIK GEREK YOK

Milliyet’te yer alan habere göre, binaların kendi ihtiyaçları için yapılacak güneş enerjisi paneli kurulumunda artık yapı ruhsatı izni aranmayacak. Güneş enerjisindeki diğer prosedürlerin de hızlanmasıyla 2018’de çatıların güneş panelleriyle dolması bekleniyor. Bu şekilde hem apartmanların masrafları çıkacak, hem de güneşten elde edilecek fazla elektrik şebekeye geri satılabilecek. Güneş enerjisiyle apartman başına yılda 8-9 bin lira kazanç elde edilmesinin mümkün olduğu belirtiliyor. Hedefte 10 milyon çatı var.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayımladığı Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’ne göre, binaların kendi ihtiyaçları için yapılacak güneş enerjisi sistemleri, taşıyıcı sistemi etkilememek ve muvafakat alınmak kaydıyla yapı ruhsatı gerektirmeyecek.

Düzenlemenin yeni halinde, “Taşıyıcı sistemi etkilememek ve 634 sayılı Kanun uyarınca muvafakat alınmak kaydıyla; binalarda enerji kimlik belgesi sınıfı en az “C” olacak şekilde mesleki yeterlilik sertifikalı uygulayıcılar tarafından yapılacak ısı yalıtımı uygulamaları ile binanın kendi ihtiyacı için yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri ruhsata tabi değildir. Bunlara ait uygulama projelerinin hazırlanması ve fenni mesuliyetin üstlenildiğine dair taahhütname ile birlikte ilgili idareye sunulması, binanın projesindeki mimari görünüşlere bağlı kalınması ve idaresinden izin alınması zorunludur” denildi.

‘Artık elimiz rahat’

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan, yapılan düzenlemeyle, ev çatılarında güneş panellerinin yaygınlaşması için gereken 3-4 ana unsurdan birisine çözüm getirildiğini belirterek, “Belediyeden uygunluk yazısı için süre uzun sürüyordu. Yeni yönetmelikle konuya açıklık geldi. Ruhsatla ilgili tadile gerek yok dendi. Bu elimizi rahatlattı. Gittiğimizde uygunluk yazısını kolay alacağız. Belediye ayağını bu şekilde tamamladık” dedi. Amaçlarının evlere güneş enerjisi için bürokratik sürecin iki haftada tamamlanması olduğunu ifade eden Erkan, “EPDK ve Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü ile görüşüyoruz” diye konuştu. İşin Maliye Bakanlığı kısmı da olduğunu belirten Erkan, fazla elektriğin şebekeye geri satılması için altyapıya ihtiyaç olduğunu belirterek, “Ayşe teyze kurduğu zaman detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Tesla’nın elektrikli kamyonu azami 480 km menzile sahip olacak

Tesla'nın elektrikli kamyonu azami 480 km menzile sahip olacak

Lüks otomobillerin ardından taşımacılık sektörüne de adım atmak isteyen elektrikli otomotiv üreticisi Tesla, Eylül ayında elektrikli kamyonlarını tanıtacağını açıklamıştı. Reuters‘ın bugün paylaştığı bir habere göre Tesla’nın elektrikli kamyonları 320 ile 480 km menzile sahip olacak.

Taşımacılık sektörü düşünüldüğünde maksimum 480 km’lik menzil aslında oldukça kısa. Uzun mesafe yol yapan standart benzinli kamyonlar depolarının tam dolu hali ile neredeyse 1,600 km yol yapabiliyor.

Orta uzaklıktaki yolcukluklar için başarılı bir alternatif olmak için tasarlanan elektrikli kamyon, diğer tüm elektrikli araçların da en büyük problemi olan menzil sorununu aşabilirse gelecekte taşımacılık sektörünün vazgeçilmezlerinden biri olabilir.

Otonom sürüş özelliklerine sahip olacak

Geçtiğimiz Ağustos ayında Tesla’nın elektrikli kamyonlarının sürücüsüz araç teknolojilerini barındırabileceğini sizlere aktarmıştık. Eylül ayında karşımıza çıkacak olan elektrikli kamyon modeli eğer sürücüsüz araç teknolojilerine de sahip olursa uzun yol şoförlerinin işlerini ellerinden alabilir. Tanıtılmasına çok az bir süre kalan elektrikli kamyon ile ilgili yeni bilgiler ortaya çıktıkça sizlerle paylaşacağız.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

KORDSA VE CONTİNENTAL GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRDİ

Teknoloji şirketi Continental’in lastik birimi ile lastik güçlendirme teknolojilerinin uluslararası öncü markası Kordsa, kauçuk esaslı bileşiklerle tekstil güçlendirme malzemelerini yapıştıracak, yeni bir sürdürülebilir yapıştırıcı standardı üzerinde çalışıyorlar. Ürün geliştirme alanında gerçekleşen bu iş birliği çerçevesinde iki şirket, resorsinol ve formaldehitin yerini daha çevre dostu kimyasalların aldığı bir teknoloji geliştirmek üzere anlaştılar.

Continental’de binek otomobil lastiklerinin dünya genelindeki araştırma ve geliştirmesinin başındaki isim Dr Boris Mergell, bu iş birliği ile ilgili şunları dile getirdi: “Çalışanlarımıza ve topluma olumlu katkıları olacak adımlar atmak, kurumsal stratejimizin en önemli parçalarından birisi. Bu sebeple, sürekli olarak lastik imalat süreçlerimizi mümkün olduğunca çevre dostu yapacak yeni fikirlerin arayışı içindeyiz. Tam da bu anlayışla, resorsinol ve formaldehit içermeyen yapıştırma teknolojileri alanında kapsamlı bilgi birikimine ve yapıştırma sistemleri konusunda yetkinliğe sahip bir ürün geliştirme ortağı olarak Kordsa ile çalışmalara başladık. Bugüne kadar, hem laboratuvar ortamında hem de deneme lastiklerinde elde ettiğimiz test sonuçları da, Continental ve Kordsa arasındaki iş birliğinin yüksek kalitesini yansıtıyor.”

Mergell sözlerine şöyle devam etti: “Bu nedenle, sürdürülebilirlik anlamında bizi daha da öteye taşıyacak bir adım olarak bu teknolojiyi lastik üretimimizin tüm segmentlerinde uygulamaya almayı planlıyoruz. Birçok üretici şu anda kendi yapışma standardı üzerinde çalışıyorlar. Her bir farklı çözüme onay alma süreci bile uzun ve zorlu bir hale gelecektir. Bu sebeple bu iş birliğinde yaklaşımımız, bu teknolojiyi diğer tedarikçilerin ve rakiplerin erişimine açmak, bu sayede de yeni bir yapıştırma standardının temellerini atmak olmuştur.”

Kordsa Teknoloji’den sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Özgür Yıldırım ise şunları söyledi: “Resorsinol ve formaldehit kullanımı lastik sektöründe aşılması gereken önemli bir zorluk. Gelecek nesillere daha iyi, daha sürdürülebilir ürünler geliştirme misyonumuz ve ‘Güçlendirici’ kimliğimizle, resorsinol ve formaldehit kullanılmayan bir yapıştırıcı formülü üzerinde 2008’den beri çalışıyoruz. Açık inovasyonun en büyük destekçilerinden biri olarak, bu alandaki derin bilgi birikimimizi ve uzmanlığımızı Continental ile birleştirdik ve bu sayede de lastik kord bezi banyosunda detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

GAYRİMENKUL YATIRIMININ 10 ALTIN KURALI

Semerkant GYO A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve Yatırım Uzmanı Enes Su uyarıyor ”Özellikle yatırımcıların emlak yatırımından yüksek kazanç elde etmeleri için zamanlamaya önem vermeleri gerektiğini ve Ayrıca gayrimenkulün uygun fiyata alınıp değeri arttığında da satmanın altın kural olduğunu vurguluyor. Peki gayrimenkul yatırımından kar etmenin diğer altın kuralları nelerdir? Yatırımcılar hangi noktaları dikkate almalı? Gayrimenkul yatırımından kar etmenin altın kuralları…
· Günümüzde gayrimenkul yatırımı en önemli yatırım araçlarının başında geliyor. Gayrimenkul yatırımından kar etmek için de dikkat edilmesi gereken kurallar bulunuyor. Bu kuralları bilmek ve buna göre hareket etmek yüksek kar elde etmeyi sağlıyor.
· Öncelikle emlak yatırımı uzun vadeli bir yatırım aracıdır. Bu nedenle sabırlı olmak gerekir. Acele verilen kararlar yanlış yatırımlar yapılmasına neden olur.
· Risk hesaplamasını doğru yapmak, almak için de satmak için de doğru zamanı kollamak büyük önem taşıyor.
· Hangi risklerin olduğu doğru araştırılmalıdır. Özellikle uzun vadeli riskler doğru analiz edilmelidir.
· Herhangi bir risk içermeyen gayrimenkullerin arasında en uygun fiyata sahip olanının seçilmesi gerekir. Bu karlılık açısında büyük önem taşıyor.
· Yatırımcıların özellikle konutun ya da taşınmazın bulunduğu bölgenin durumuna ayrıca dikkat etmesi gerekir.
· Bölgenin imar durumları, gelecek 5 yıl içinde bölgenin değerini etkileyebilecek devlet yatırımları dikkate alınmalıdır.
· Özellikle henüz değerlenmemiş bölgelerden gayrimenkul satın almaya öncelik verilmeli. Ucuz fiyattan gayrimenkulleri satın alarak değerlendiği zaman satmak yüksek kazanç elde edilmesini sağlıyor.
· Konuta yatırım yapmayı düşünen yatırımcıların özellikle konut alırken imar ve iskan izinlerini incelemesi gerekir.
· Konut yatırımı yaparken zemin incelemesinin de doğru bir şekilde yapılması gerekir. Ayrıca deprem ve diğer doğal afetlere karşı dayanıklılığa ilişkin de bilgi edinilmeli.
· Arsa alacakların imar durumu, arsanın şekli ve konumuna dikkat etmesi gerekir.
· Dükkana yatırım yapacakların da ya cadde üzerinde ya da yayaların yoğun kullandığı bir konumda bulunan dükkana yatırım yapmalarında fayda var.
· Gayrimenkul yatırımı konusunda uzman kişilerden destek almak da yatırımın riskini azaltmada etkili olur.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Apple eski mühendislerinden 700 dolarlık dijital kapı kilidi: Otto

Apple eski mühendislerinden 700 dolarlık dijital kapı kilidi: Otto

Geleceğin akıllı ev konseptinde yer bulan akıllı kilit ve anahtar sistemlerine Otto ile bir yenisi daha ekleniyor. Bünyesinde Apple eski mühendislerini barındıran Kaliforniya merkezli dijital kilit girişimi Otto, girişim ile aynı isme sahip olan 700 dolarlık dijital kapı kilidini tanıttı.

Apple’ın akıllı ev teknolojileri biriminin başında bulunan Andrew Burks‘ü bünyesine katan Otto, yüksek fiyatlı bir dijital kapı kilidi çözümü sunsa da, anahtar ve güvenlik gibi sorunları ortadan kaldırmayı vadediyor. Apple‘dan ayrılmanın zor bir karar olduğunu dile getiren Burks, Otto’nun kaçırmak istemediği bir fırsat olduğunun da altını çiziyor.

4 yılda geliştirildi

Şık ve minimalist tasarımı sayesinde dikkatleri çeken Otto, dünyanın en güvenilir kilidi olma iddiası ile yola çıktı. Altın, siyah ve gümüş renk seçenekleri ile gelen akıllı kilit Otto, yaklaşık 4 yıllık araştırma ve tasarım sürecinin ardından geliştirildi. Günlük hayatımızdaki pek çok cihaz gibi kapılarımızın da dijitalleşen dünyaya uyum sağlamasına yardımcı olacak olan Otto, boyutları sayesinde rakiplerinden ayrılıyor.

Pazardaki akıllı kilitlerin neredeyse yarısı boyutlarında olan Otto, kapınız üzerinde oldukça küçük bir alan kaplıyor. Güvenli bir Bluetooth yardımıyla akıllı telefonlara bağlanan Otto, oldukça kolay bir çalışma mantığına sahip. Dönebilen bir yapıya sahip olan Otto, üzerinde LED ışıklar barındırıyor.

Kilidi açmanız için tek yapmanız gereken akıllı telefonunuz yanınızdayken Otto’nun tuş mekanizmasına basmak. Eğer akıllı telefon bağlantısına sahip değilseniz kullanıcı tarafından oluşturulan 4 haneli kodu girerek kilidi açmanız da mümkün. Wi-Fi bağlantısı sayesinde uzaktan da kontrol edilebilen Otto, oldukça kullanışlı bir çözüm gibi görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

FintechPark, KOOP ile yerli fintech girişimlerini destekleyecek

FintechPark, KOOP ile yerli fintech girişimlerini destekleyecek

Türkiye’de finansal teknoloji girişimlerin yetkin ve önemli olduğunu her fırsatta dile getirmeye çalışıyoruz ve bu alanda farklı oluşumların haberleri gelmeye devam ediyor. İstanbul’da kurulan fintech odaklı ekosistem ortağı FintechPark, Türkiye’deki fintech şirketlerine iş geliştirme danışmanlığı, finans ve strateji hizmetleri sunmak amacıyla KOOP adlı yeni oluşumunu duyurdu.

Uluslararası araştırma ve danışmanlık firması KPMG’nin The Pulse of Fintech Q2 2017 raporundan örnek veren FintechPark, fintech pazarının bu yıl küresel ölçekte 8,4 milyar dolar yatırım aldığının altını çiziyor ve son 4 yılda ülkemizdeki fintech girişimlerine toplam 53,2 milyon dolarlık yatırım yapıldığını paylaşıyor. Yerli fintech sektöründe yıllık büyüme beklentisinin yüzde 14 olduğunu da hatırlatıyor.

Fintech girişimlerine çeşitli destekler sunacak

Dünyadaki finansal teknoloji rüzgarını ülkemizde ve çevre ülkelerde hissettirmek isteyen FintechPark, KOOP ile fintech şirketlerinden finansal kuruluşlara, perakendecilerden telekom operatörlerine, teknoloji şirketlerinden ve diğer sektör oyuncularına kadar geniş bir yelpazede yüksek katma değerli hizmetler vermeyi hedefliyor. Üyelerine sektör katılımcılarıyla birlikte bulunabilecekleri ortak çalışma alanları ve ofis seçenekleri sunacak olan KOOP, dijital iş birliği ortamı için bir API Sandbox Platformu da sunacağını açıklıyor.

KOOP’un diğer bir görevi de fintech sektörüyle ilgili konferanslar, çalıştaylar, yuvarlak masa toplantıları ve uluslararası fintech merkezlerine turlar düzenlemek olacak. Diğer yandan sektörle ilgili araştırmaları ile sektör raporlarını organize edip mentorluk, iş geliştirme ve yatırım danışmanlığı hizmetleri sunacak. KOOP LAB ise özel projelerin yanı sıra girişim hızlandırma programları, uluslararası açılım ve dijital dönüşüm gibi özel paket programlara da imza atmayı hedefliyor.

Bölge ülkelere de açılacak

Demet Zübeyiroğlu

KOOP’un Türkiye platformunun Eylül sonunda faaliyetlerine başlayacağını açıklayan KOOP Program Başkanı ve FintechPark İş Geliştirme Ortağı Demet Zübeyiroğlu, KOOP’un fintech sektöründeki oyuncular açısından birleştirici bir role sahip olacağını söylüyor ve ekliyor: “KOOP platformunu yaygınlaştırmayı, Doğu Avrupa, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki diğer pazarlara da açılmayı planlıyoruz. Bu sayede finansal araç ve hizmetler, modern ekonomi yapılarının olmadığı yerlerde tüketiciler için de erişilebilir olacak.”

FintechPark’ın odaklandığı bazı konular ise detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yüksek performans Facebook’ta terfi almaya yetmiyor

Yüksek performans Facebook'ta terfi almaya yetmiyor

2008’de Harvard’da bir yurt odasından tüm dünyaya açılan Facebook geçtiğimiz çeyrekte gelirinin 9,3 milyar dolara ulaştığını duyurdu. 2008 yılında sadece 450 olan çalışan sayısı ile 272 milyon dolar gelir elde eden Facebook’un 2016 yılına gelindiğinde 17 bin çalışan vardı.

‘Altın yumurtlayan tavuk’ olarak tabir edebileceğimiz Facebook’ta bir sandalyeye sahip olabilmek ise birçok beyaz yakalının hayali. Peki, önümüzdeki aylarda dünyaya gelecek ikinci kızı için babalık iznine hazırlanan Mark Zuckerberg’in dev şirketinde çalışan performansları nasıl değerlendiriliyor?

Terfiye, aday çalışan kadar ekibinin de hazır olması gerekiyor

CEO Zuckerberg’in LinkedIn kurucusu ve Facebook’un erken dönem yatırımcılarından biri olan Raid Hoffman’a verdiğiı röportajda bu sorunun yanıtı yer alıyor. ‘Masters of Scale’ adı altında yayınlanan podcast’te Zuckerberg, çalışanlarının terfileri konusunda ilk olarak onların buna hazır olup olmadıklarını gözlemlediklerini belirtiyor.

Zuckerberg, röportajında performans değerlendirmesinin bir çok konuya bağlı olduğunu ekliyor. En önemlileri ise performans değerlendirmesi yapılan kişinin iyi bir halef olabileceğinden emin olmaları olarak yer alıyor. Öte yandan çalışanın tüm kilit görevlerinin doldurulduğundan ve bu kilit görevlere gelen kilit kişilerin iyi bir halefi olabileceğinden emin olmak istediklerini ekliyor.

Zuckerberg’in röportajında yer alan bu sözler bir yerde çalışanların ne kadar yüksek performans gösterirlerse göstersinler, yarın şirketten ayrılmak istediklerinde kalan tüm ekibin bundan olumsuz etkilenmemesi için çalıştıklarını gösteriyor bir yerde.

Şirket içinde kurulan güçlü ekipler Facebook’un başarısında şüphesiz önemli bir rol oynuyor. Bu bağlamda tıpkı sosyal ağın dışarıya açılan dünyasında olduğu gibi, içerideki organizasyon yapısının da güçlü bir sosyal ağdan oluştuğunu söylemek mümkün.

Mühendislikten CEO’luğa dönüşümü

Zuckerberg, röportajında bir lider olarak mühendislikten nasıl CEO’ya dönüştüğünü de kısaca değiniyor. Başlangıçta içgüdüleriyle hareket eden mühendis, artık her şeyi tek başına yapamayacağını fark ediyor. Bunun üzerine herkesin bir parçası olabileceği ve fikir üretebileceği bir sistem geliştiriyor. Geliştirilen sistem ile Facebook’tan bir çalışanın ayrılması ya da görev yeri değişikliği yapılması durumunda şirkette hızlı iş akışının devam ettiğini belirtiyor.

68 dakika detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

TÜRKİYE’NİN İLK DESIGNER OUTLETİ OASİS AÇILDI

Türkiye’nin ilk designer outleti Oasis, yeni çekim merkezi Basın Ekspres’te kapılarını açtı. Nurol GYO tarafından hayata geçirilen Oasis Designer Outlet Basın Ekspres bölgesindeki ilkleri gerçekleştirerek “Shop&Drive”, “Kiss&Fly” ve “Foodtainment” gibi dünya çapındaki konseptleri bir arada barındırmasıyla fark yaratıyor. Binden fazla kişiye istihdam yaratan Oasis Designer Outlet’te üst segment ürünler ve perakende dünyasının lokomotif markaları, indirimli fiyatlarla tüketicilerle buluşuyor. Oasis’in açılış törenine katılan Nurol GYO Yönetim Kurulu Üyesi Ceyda Çarmıklı Kılıçaslan, “İstanbullularla perakende sektöründeki ilk buluşmamızda bugüne kadar yapılmışların dışında yenilikçi ve farklı bir yaklaşım sergilemek istedik ve ortaya Türkiye’nin ilk designer outlet’i çıktı” diye konuştu.

Nurol GYO’nun, Bodrum’un 19 yldır eğlence, kültür ve sanat merkezi olan Oasis AVM’den sonra hayata geçirdiği yeni projesi olan İstanbul Güneşli’deki Oasis Designer Outlet, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, Nurol GYO Yönetim Kurulu Üyeleri Ceyda Çarmıklı Kılıçaslan ve Semih Kayaalp ile Oasis Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Mazhar Vardar’ın da katılımıyla gerçekleşen törenle açıldı. E5 ve TEM otoyollarını bağlayan, yeni Maslak hattı olarak konumlandırılan Basın Ekspres’te kapılarını açan Oasis’in hem bölge ekonomisi hem de Türkiye ekonomisi için çok önemli bir değer olduğunu belirten Lokman Çağırıcı, “İstanbul’un değişen ve gelişen yüzü Bağcılar’da farklı bir konseptte böyle bir yaşam merkezinin açılmasından büyük mutluluk duyuyorum. Havaalanı metrosu önümüzdeki yıl buradan geçecek. Atatürk Havalimanı’na 5 dakika, 3. havalimanına 25 dakika mesafede. Yatırım amacıyla bu bölgeyi tercih edenlere duyurmak istiyorum” dedi. “Yaptım, sattım, gittim” mantığıyla hareket etmediği için Nurol Ailesi’ne teşekkür eden Çağırıcı, “Böyle bir konseptte bu merkezin işletilmesi ve sahiplenilmesi çok önemli. Nurol’un burada aile olarak durması ve bu işi devam ettiriyor olması bu konsepti daha canlı hale getirecektir” diye konuştu.

CEYDA ÇARMIKLI KILIÇASLAN: “İSTANBUL’A YENİ BİR KONSEPT SUNDUK”

Bugüne kadar hayata geçirdikleri tüm projelerde insan odaklı yaklaşımla hareket ettiklerini belirten Nurol GYO Yönetim Kurulu Üyesi Ceyda Çarmıklı Kılıçaslan da, “Nurol Şirketler topluluğu olarak insan odaklı yaklaşımımızla 50 yılı aşkın bir deneyimle Türkiye’nin detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

TÜRKONFED YÖNETİM KURULU ANKARA’DA TEMASLARDA BULUNDU

Türkiye’nin en büyük KOBİ yapılanmasına sahip iş dünyası örgütü TÜRKONFED’in Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu başkanlığındaki heyet, Ankara’da bir dizi temaslarda bulundu.

Bölgelerarası gelir dağılımındaki eşitsizlikten iş dünyasında kadına, mesleki eğitimden KOBİ merkezli politikalara, yargı bağımsızlığı ve demokrasiden, Anadolu 4.0’a ve yerelden ulusala ve küresele uzanan yeni kalkınma modeli politika önerileri hakkında bakanlıklara bilgi vererek önerilerini paylaşan TÜRKONFED Heyeti, 2019’a kadar ekonomik ve yapısal reformlara ağırlık verilmesini talep etti.

BAKIM SİGORTASI VE KREŞ HİZMETLERİ ELE ALINDI

Ankara temaslarında ilk görüşmeyi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya ile gerçekleştiren heyet, TÜRKONFED İş Dünyasında Kadın Komisyonu’nun (TÜRKONFED İDK) çalışmaları hakkında bilgi aktardı. 2007 ve 2014 yıllarında hazırlanan “İş Dünyasında Kadın” raporlarında yer alan politika önerilerini hatırlatan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, 19 Ekim’deTÜRKONFED-UNDP ve UNWOMEN işbirliğiyle gerçekleştirilecek 2. Uluslararası Kadın Zirvesi’nde lansmanı yapılacak 3. İş Dünyasında Kadın Raporu’nun ilk iki faz sonuçlarını da paylaştı.

TÜRKONFED İDK Başkan Yardımcısı Münevver Uğurlu, 2015 yılına kadar olan 5 yıllık dönemde yaklaşık 1 milyon kadının çocuk bakımı, yaklaşık 112 bin kadının ise yaşlı bakımı nedeniyle iş hayatını bıraktığının TÜRKONFED raporuyla tespit edildiğini belirtti. Kadınların sadece iş hayatına katılımı değil, iş hayatındaki kadınların da bakım sorumlulukları nedeniyle çalışmaktan vazgeçmeyecekleri bir sistemin oluşturulması gerektiğinin ifade edildiği görüşmede, kız çocuklarının okul terklerinin azaltılmasının yanı sıra meslek lisesi ve meslek yüksekokullarına devamlılıklarının sağlanmasının, kadınların emek piyasasında sahip oldukları beceri ve yeterlilikleri arttıracağına dikkat çekildi.

Görüşmede bakım sigortası, aile kreş fonu, kadınların eğitim seviyelerinin yükseltilmesi, sosyal güvenliğe erişimleri, işverene ücret ve sigorta primi desteği ile kreş hizmetlerinin kalitesinin artırılması gibi konularda da görüş alışverişinde bulunuldu. Bakan Kaya da,Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak yaptıkları projelerden bahsederken kız çocuklarına bakanlık olarak STEM eğitimleri vereceklerini, kız çocuklarının eğitim almasının önemli olduğunu, STK’larında özellikle kadın derneklerinin bakanlık çalışmalarına katkı yapmasını da beklediklerini aktardı.

YARGIDA KALİTE, HUKUK ve ADALET ELE ALINDI

TÜRKONFED Heyeti, ikinci görüşmeyi Adalet Bakanı detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Ronnie Moas: Kripto para 2 trilyon dolar pazar büyüklüğüne ulaşacak

Ronnie Moas: Kripto para 2 trilyon dolar pazar büyüklüğüne ulaşacak

Kripto para pazarının 150 milyar dolar değerini aşarak rekora ulaşmasından hemen sonra Standpoint araştırma şirketi kurucusu Ronnie Moas, kripto para pazarının 10 yıl içerisinde 2 trilyon dolar değerine ulaşacağını belirtiyor. Kripto paralara yapılan yatırımların ve bu alanda ortaya çıkan yeni girişimlerin sadece bir trend olmadığını belirten Moas, bir çok düşünce kuruluşunun aksine kripto paraların yeni bir varlık sınıfı haline geleceğini savunuyor.

Daha geniş anlamda bakılacak olursa Moas, kripto paraların durumunu 1990’lı yıllardaki Silikon Vadisi’nin durumuna benzetiyor. Büyük bir inovasyon dalgası, çalışma şeklimizi ve hayatımızı değiştiriyor ve bu sayede bir çok kişiye muazzam bir servet oluşturma fırsatı veriyor.

Ronnie Moas konuyu şöyle açıklıyor:

Google ve Amazon yatırımcıları, hisse değerlerinin 100 dolardan 200 dolara fırladığı zamanlarda ne kadar endişeliyse ben de şu anda o kadar endişeliyim. Her iki şirketin hisse değerlerinin şu anda 900 dolardan fazla olduğunu düşünecek olursak nerede olduğumuzdan çok nereye doğru gideceğimizi düşünmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kripto paraların bir balon olduğunu düşünmüyorum.

Moas, şu anda küresel piyasaların zaten şişirilmiş bir değerde olduğuna ve küresel varlıkların değerinin (altın rezervleri, hisse senetleri vs.) 200 trilyon dolardan fazla bir değere ulaştığını belirtiyor. Dünyanın en büyük 500 şirketi, son yıllarda hisse senetleri bakımından kazanmaları gereken ortalama fiyatların 5-6 kat fazlasını kazanıyorlar. Tüm bunlara karşılık dolar değer kaybediyor.

“Günümüzde herkesin dolara erişim fırsatının olduğunu söylemek oldukça zor” diyen Moas şöyle devam ediyor: “Şimdi Venezuela’da kendi para biriminizde paranızı tutup yastık altında saklamak mı yoksa Bitcoin’e yatırmak mı daha cazip bir düşünün. Karar vermeniz için çok fazla zamana ihtiyacınız olmayacak.”

Genel olarak tezini bu doğrultuda açıklayan Moas, önümüzdeki 10 yıl içerisinde en küresel varlık sınıfının en az yüzde 1’inin kripto paralara geçiş yapacağını ve bunun da 2 trilyon dolar değerine eş değer olduğunu belirtiyor. Sadece bitcoin değil, tüm kripto para birimlerinin değer kazanacağı ve hatta ortalama bir yatırımın yüzde 1.250’lik bir değer kazanacağını belirtiyor.

Çeşitlilik stratejisi

Her ne detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

SoftBank’tan, WeWork’a 4.4 milyar dolar yatırım

SoftBank'tan, WeWork'a 4.4 milyar dolar yatırım

Teknoloji tarihinin en büyük yatırım fonlarından biri olan SoftBank Vision Fund ve SoftBank Group, WeWork’e 4.4 milyar dolarlık büyük bir yatırım yaptı.

WeWork China yatırımı için SoftBank aracılığıyla yapılan 500 milyon dolarlık yatırımın açıklanmasının üzerinden henüz 1 ay geçmemişken böylesine bir yatırımın gelmesi WeWork ve Japon devi SoftBank arasındaki ilişkileri son derece kuvvetlendirmiş gibi görünüyor.

Softbank Vision Found’un WeWork’e 4 milyar dolara kadar çıkabilecek bir yatırım yapacağı tahminleri bulunuyordu ve sizlerle daha önce paylaşmıştık. Yapılan bu yatırım ile beraber WeWork 20 milyar dolardan fazla değerlemeyle, halka açık olmayan en değerli şirketler listesine adını yazdırdı.

Yapılan yatırımın 3 milyar dolarlık bölümü WeWork’ün kendisine ve kalan 1.4 milyar dolarlık yatırımın ise WeWork Çin, Japonya ve Pasifik şirketleri için yapıldığı belirtiliyor.

WeWork’ın kurucu ortağı ve CEO’su Adam Neumann, “SoftBank CEO’su Masayoshi Son vizyoner bir iş adamı ve bizim amacımızı bu kadar destekliyor olması karşısında kendimizi oldukça mahçup hissediyoruz. SoftBank ve Vision Fund’un bu desteği bize, insanların çalışma ve yaşama biçimlerini insancıllaştırmak için büyük bir fırsat sunuyor” açıklamasında bulundu.

WeWork şu anda 16 ülkede 160’dan fazla noktada 150.000’den fazla üyeye sahip olduğunu belirtiyor. Bu yatırımla beraber SoftBank Group’dan Ronald D. Fisher ve Mark Schwartz WeWork’ün yönetim kuruluna katılma hakkı kazanıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Türkiye’ki Yumurtalar Fibronil Belirtisi Yok

Avrupa’nın bazı ülkelerinde üretilen yumurtalarda “fipronil” maddesinin bulunmasıyla başlayan krizin ardından Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca Türkiye’de üretilen yumurtalarda yapılan analizlerde fipronil tespit edilmedi detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

ABD’DE YENİ EV SATIŞLARINDA KESKİN DÜŞÜŞ

KapitalFX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan’nın yaptığı araştırmada; Haziran ayındaki satışlar 610K’dan 630K’ya yukarı yönlü revize edildi. Satışa sunulan konutun stokta kalma süresi 5,2 aydan 5,8 aya çıktı , ki bu Eylül 2015’ten sonra görülen en uzun periyod olarak öne çıkıyor. Ortalama yeni konut fiyatının ise 313.700 USD’ye yükseldiğini görüyoruz. Önceki medyan fiyat 311.600 USD idi.

Bölgesel yeni konut satışlarına bakıldığında; sadece Orta Batı bölgesinde konut satışları 65K’dan 69K’ya çıkarken; Kuzeydoğu’da 42K’dan 32K’ya, Güney’de 340K’dan 326K’ya, Batı’da 183K’dan 144K’ya düşüş var. Grafikten de görüleceği üzre, ev satışlarında yukarı yönlü trend geniş resimde devam ediyor ve 2007 seviyelerine gelinmiş durumda. Faizlerin düşük kalmaya devam etmesi ve mortgage faizlerini aşağı itmesi konut piyasasında satışların yüksek kalması açısından önemli, ancak reel ücretler istikrarlı artmadığı sürece sıkıntılar yaşanabilir. Reel ücret artışının ise piyasa oranlarını yukarı çekecek olması itibariyle; armoni noktasında olmadığımızı söyleyebilirim.

Veri net bir şekilde USD negatif. Normalde çok etkili olması beklenmezdi; ancak EUR veriden sonra 1,1820 gördü. 1,1810’un üzerinde tutunma yukarı momentum açısından önem arz ediyor. ABD 10 yıllıkları %2,18’e geriledi, DXY da 93,20’de. Gündemsiz piyasada bir fiyatlamaya konu oldu. Bunun dışında çok da dramatik bir değişim yok. Piyasalar Jackson Hole öncesinde pusuya yatmış durumda.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

PIRELLI UZMANLARI BAYRAMDA YOLA ÇIKACAKLARI UYARIYOR

“KURBAN BAYRAMI TATİLİ İÇİN YOLA ÇIKACAKLAR DİKKAT: YANLIŞ HAVA BASINCI KAZALARA DAVETİYE ÇIKARTIYOR”

Pirelli Kurban Bayramı tatili nedeniyle yollara çıkacak araç sahiplerini uyarıyor. Bakanlar Kurulu kararıyla idari tatil toplam 10 güne çıktı. Her ne kadar bu idari iznin kapsamı devlet memurları ile sınırlı olsa da, iki buçuk gün izin kullanan tüm çalışanlar da Kurban Bayramı’nda toplam 10 günlük bir tatil yapabiliyor. Bu nedenle cuma günü itibari ile yollara çıkacakların sayısında çok ciddi bir artış bekleniyor. Bu tür uzun tatillerin olduğu yaz dönemlerinde gerekli önlemler alınmadığı için yaralanmalı ve can kayıplı trafik kazalarında ciddi artışlar oluyor. Bu kazalarda uykusuzluk, dikkatsizlik, tedbirsizlik gibi birçok farklı faktör rol oynuyor. Yaşanan kazalarda yolla tek teması sağlayan unsur olan lastiklerle ilgili gerekli tedbirlerin alınmamasının payı büyük.

Premium lastik segmentinin lideri Pirelli Otomobil Lastikleri CEO’su Gian Paolo Gatti Comini, “20 milyonun üzerinde aracın trafiğe kayıtlı olduğu Türkiye’de, özellikle bayram tatili dönemlerinde trafik kazalarında ciddi artışlar yaşanıyor. Mevsime ve yol koşullarına uygun olmayan lastik seçimleri, gerekli kontrollerin yapılmaması kazalara davetiye çıkartan unsurlar. Aslında çok az vaktinizi alacak bazı kontrolleri yaparak can ve mal kayıplı trafik kazalarının önüne geçmek mümkün. Bu bayram tatilinde sürücülerin aileleri ile güvenli bir seyahat için gerekli kontrolleri yapmalarını tavsiye ediyoruz” diyor.

Pirelli lastik güvenliği konusunda çalışma yapan mühendislerine göre, yaz aylarında aşırı sıcaklar nedeniyle, yol şartları da diğer mevsimlere göre farklılık gösteriyor. Yaz aylarında zeminin ısınması ile birlikte değişen yol şartlarına uygun lastiklerin kullanılmadığı ve önlemlerin alınmadığı araçlar ise kazalara davetiye çıkartıyor. Pirelli uzmanları gerekli önlemlerin alınarak kaza risklerinin azaltılabileceği konusunda araç sahiplerini uyarıyor.

Uzun yolculuklara çıkmadan önce yapmanız gerekenler:

•Lastik hava basıncınızı mutlaka kontrol edin

Yola çıkmadan önce lastiklerinizin basınçlarını kontrol etmeyi unutmayın. Bu kontrol işlemini lastikler soğukken gerçekleştirin çünkü ısınan lastiklerdeki hava genleşeceği için basınç artacaktır. Lastiklerinizin otomobil üreticiniz tarafından tavsiye edilen basıncın altında şişirilmiş olmaları yolculuk esnasında, sürüş güvenliğiniz ile ilgili örneğin fren mesafesi, yol tutuş detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

IBM, blockchain projesine Nestle, Unilever gibi önemli şirketleri de dahil etti

IBM, blockchain projesine Nestle, Unilever gibi önemli şirketleri de dahil etti

Nestle, Unilever, Tyson Foodsve diğer büyük gıda şirketleri ile perakende satış şirketleri IBM’in blockchain teknolojisinin gıda tedarik zincirlerini nasıl takip ettiğini ve güvenliği nasıl arttırdığını keşfetmek için adım attı. Blockchain teknolojisi bir kripto para cinsi olan bitcoini desteklemek için kullanılan bir sistem olarak gündemimizde. Bu sistem, verileri barındırmak için güvenilen bir üçüncü parti kullanmak yerine, bir bilgisayar ağı üzerinden bu işlemi yapıyor.

Walmart ise bu teknolojiye katılım göstermenin yanı sıra Ekim ayından beri gıda ürünlerinin hareketlerini takip etmek için IBM ile çalışıyor. Hatta Walmart Haziran ayında blockchain denemelerinin mangoların takip süresini 7 günden 2.2 saniyeye düşürdüğünü ifade etmişti.

Bu yeni teknolojiye karşı şüpheleri bulunan uzmanlar ise teknolojinin çok yeni olduğunu ve şirketlerin sonuçlardan faydalanması için daha çok zamana ihtiyacı olduğunu belirterek büyük şirketleri uyarıyor. İşe perakendeciler tarafından bakarsak şiddetli bir rekabet içinde olduklarını söyleyebiliriz.

Tüm bu gelişmelerin yanı sıra IBM büyük şirketlerin teknolojiyi kullanarak uygulamalar üretmesini kolaylaştıracak bir blockchain platformunu piyasaya süreceğini açıkladı. IBM tarafından yürütülen teknolojinin perakendecileri nereye götüreceği bir merak konusuyken gıdalar üzerinde olumlu etki yaratması olası. Zira Blockchain gıdaların kitlesek üretim ve dağıtımına katkıda bulunan yüzlerce partiyi kolayca takip edebildiği için onların kirletilme süreçlerini de kolayca saptayabileceği öngörülüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

2016’DA 72 BİN 167 KURS DÜZENLENDİ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yaygın eğitim faaliyetleri kapsamında 2016 yılında 72 bin 167 kurs düzenlendiğini açıkladı.

2016 Yaygın Eğitim Faaliyetleri Araştırması’nda bakanlık ve bağlı kurum/kuruluşlar, üniversite, belediye, konfederasyon, sendika, vakıf ve dernekler kapsanmakta olup, 2016 yılında bu kapsamda 72 bin 167 kurs düzenlendi. Bu kurslara katılan sayısı 7 milyon 611 bin 505 kişi, bitiren sayısı ise 7 milyon 425 bin 138 kişi olarak gerçekleşti.
Kurum/Kuruluşlar tarafından verilen yaygın eğitim faaliyetleri, 2015-2016

Kurum/Kuruluşlar tarafından düzenlenen kurs sayısı %1,5 arttı
Yaygın eğitim faaliyetleri kapsamında, 2016 yılında kurum/kuruluşlar tarafından düzenlenen kurs sayısı 2015 yılına göre %1,5 arttı.
Kursların %49’u bakanlık ve bağlı kurum/kuruluşlarca gerçekleştirildi
Türkiye’de 2016 yılında düzenlenen kursların %49’u bakanlık ve bağlı kurum/kuruluşlar, %25,7’si belediyeler, %17,6’sı vakıf ve dernekler, %7,7’si ise diğer kurum/ kuruluşlar tarafından gerçekleştirildi.
Yaygın eğitim faaliyetlerine katılanların %97,6’sı düzenlenen eğitimi tamamladı
Yaygın eğitim faaliyetlerine katılanların 2015 yılında %96,8’i düzenlenen eğitimi tamamlarken, 2016 yılında bu oran %97,6’ya yükseldi. Açılan kursları bitirenlerin %62,6’sını bakanlık ve bağlı kurum kuruluşlar, %22,4’ünü belediyeler ve %8,6’sını ise vakıf ve dernekler tarafından düzenlenen kursları tamamlayanlar oluşturdu.
En fazla eğitim faaliyeti 22 bin 349 kurs ile İstanbul ilinde düzenlendi
İllere göre yaygın eğitim faaliyetlerine bakıldığında en fazla kurs 22 bin 349 ile İstanbul, 7 bin 660 ile Ankara, 3 bin 506 ile İzmir, 2 bin 457 ile Antalya, bin 682 ile Eskişehir, bin 396 ile Gaziantep ve bin 388 ile Adana’da düzenlendi. En az kurs düzenlenen iller ise; 65 kurs ile Bayburt, 67 kurs ile Gümüşhane ve 101 kurs ile Ardahan oldu. İllere göre yaygın eğitim faaliyetini bitiren kursiyer sayısında 1 milyon 456 bin 722 ile İstanbul, 1 milyon 326 bin 93 ile Ankara, 259 bin 57 ile İzmir ve 256 bin 982 ile Antalya ilk sıralarda yer aldı.
En fazla, kurs ve özel dersler niteliğinde yaygın eğitim faaliyeti düzenlendi
Kurum/kuruluşlara göre yaygın eğitimin çeşidi ve niteliği göz önüne alındığında; bitiren kursiyerlerin %70,6’sı kurslar ve özel dersler, %24,8’i detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Motor/scooter çağırma uygulaması Scotty, İzmir’e açıldı

Motor/scooter çağırma uygulaması Scotty, İzmir'e açıldı

İlk kez geçtiğimiz Haziran’da tanıttığımız motor/scooter çağırma uygulaması Scotty, İstanbul’dan sonra İzmir’de kullanıma sunuldu. Yaklaşık 4 ay içinde 100 bin kullanıcıya ulaşan Scotty, trafiğe takılmak istemeyen kullanıcıların imdadına yetişiyor.

Kullanıcılarının bireysel motosiklet sürücüleri ile yolculuklarını paylaşmalarına ve gidecekleri noktaya çok daha hızlı bir şekilde ulaşmalarına olanak tanıyan motor çağırma uygulaması Scotty, hem Android hem de iOS platformları için ücretsiz uygulama desteği de sunuyor.

Başka şehirlerde de kullanıma sunulacak

Bugüne kadar aralarında Justintv ve Twitch’in kurucu ortağı Justin Kan‘ın olduğu yatırımcılardan 600 bin dolar yatırım aldığını aktaran Scotty, kullanıcılarının hem paradan hem de zamandan tasarruf etmelerini sağlıyor. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Scotty kurucusu Tarkan Anlar, İzmir gibi güzelliklerle dolu bir şehrin trafiğe yenik düşmemesi ve motosiklet kültürünün gelişmesi adına yollarına İzmir ile devam ettiklerini belirtiyor. Scotty’yi kısa süre içinde başka şehirlerde de kullanıma sunacaklarını dile getiren Anlar, insanlara ve motosiklet kültürüne dokunabildikleri her yerde Scotty’nin olmasını hedeflediklerini belirtiyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Doğuş Grubu’nun online gayrimenkul platformu Zingat, Propertyfinder’dan yatırım aldı

Doğuş Grubu'nun online gayrimenkul platformu Zingat, Propertyfinder'dan yatırım aldı

Gayrimenkul sektörü, Türkiye ve Orta Doğu’nun değişmeyen gözdesi ve bu alanda bölgenin önde gelen iki girişiminden ortaklık haberi geldi. Türkiye’de Doğuş Grubu tarafından hayata geçirilen Zingat, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli, bölgenin ilk online gayrimenkul kataloglarından birine imza atan Propertyfinder Group‘tan (PFG) yatırım aldı. Zingat tarafından yapılan açıklamada, Propertyfinder’ın Zingat’ın yüzde 11,86’lık hissesini aldığı belirtiliyor ancak meblağ açıklanmıyor. Resmi kayıtlara göre karşılık bu sayı yaklaşık 7.4 milyon TL. Yani Propertyfinder, Zingat’a toplam 7.4 milyon TL yatırım yaptı.

Zingat portföyü Orta Doğu’ya açıldı

Açıklamada yapılan yatırımla birlikte Zingat’ta listelenen gayrimenkullerin, artık yurt dışında da tanıtılma fırsatı yakalayacağı bilgisi paylaşılıyor. Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı ve Zingat Yönetim Kurulu Başkanı İzi Adato, yaptığı değerlendirmede, “PFG’nin Zingat’a yaptığı yatırım Türkiye gayrimenkul piyasasının özellikle Orta Doğulu yatırımcılara tanıtılması için büyük ve önemli bir fırsat. Bu ortaklıkla beraber Zingat’ı tercih eden gayrimenkul profesyonelleri, emlaklarını birçok ülkede tanıtma fırsatı yakalayacak” diyor.

Zingat CEO’su Ahmet Kayhan’ın verdiği bilgilere göre, Zingat, bugün 6 milyondan fazla aylık ziyaretçi ve 18 binden fazla emlak danışmanı üyeliğine sahip. Büyümesini devam ettiren girişim, geçtiğimiz Ocak’ta bizimle, online gayrimenkul platformunun, aylık 4.5 milyon ziyaretçiye ulaştığını ve 200 bin ilanı geçtiğini paylaşmıştı.

PFG, Türkiye’den yatırımcıların dikkatini çekmişti

BAE’nin en başarılı girişimcilerinden biri olarak tanınan, Propertyfinder Group Kurucusu ve CEO’su Michael Lahyani ise bu ortaklıkla birlikte Zingat’ın yönetim kurulunda yer alacak. Lahyani, yapılan açıklamada Ahmet Kayhan ve Mehmet Erkek’i Dubai’deki girişimleri REIDIN’den bildiklerini ve takip ettiklerini söylüyor. Lahyani, “REIDIN Kurucuları ve Doğuş Grubu’nun bir ortak yatırımı olan Zingat’a katılmaktan çok memnunuz. Şirketi, Türkiye’nin en önemli emlak platformlarından biri yapmak için, tüm kaynak ve tecrübemizle, vizyonun hayata geçirilmesinde destek sağlayacağız. Türkiye’ye ve Türkiye’nin istikrarına güvenimiz tam” diyor.

Propertyfinder, geçtiğimiz Ocak’ta İsveç merkezli Vostok New Ventures’tan 200 milyon dolar değerlemeyle, 20 milyon dolarlık yatırım almıştı. Profertyfinder’ın erken detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

YATAK SEKTÖRÜ YILDA 60 MİLYON DOLARLIK BİR İHRACAT GÜCÜNE SAHİP

Yatak imalatı yan sanayi, donanım, hammadde ve makinelerinin tüm detayları aynı platformda

Dünyadaki yatak üretiminin yüzde 40′ını yaylı, yüzde 45′ini sünger yataklar oluşturuyor. Dünyada en fazla yatak üreten ve en fazla tüketen ülkeler arasında ABD, Çin ve Brezilya ilk 3 sırada yer alıyor. Türkiye’de ise yatak pazarının yüzde 95′ini yaylı, yüzde 5′ini sünger yataklar oluşturuyor. Yatak üreticilerinin yaptığı yatırımlar 60 bin dolar ile 60 milyon dolar arasında değişiklik gösterirken; yılda yaklaşık 4 milyon adet yatak satılıyor. İşte tam bu noktada yatak sektörünün tüm bileşenlerini bir araya getiren Promatt, Intermob Fuarı bünyesinde, Ekim ayında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını sektör profesyonellerine açıyor.

Son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye’de Ar-Ge destekli inovatif ürünleriyle büyük başarılara imza atan yatak sektörü; yılda 4 milyondan fazla yatağı son tüketicisiyle buluşturuyor. Yatak eşyası ve benzeri ürünlerin ihracatında Çin, ABD, Almanya, Belçika ve Polonya gibi ülkeler başı çekerken; en çok ithalat yapan ülkeler arasında ABD, Japonya, Almanya, Birleşik Krallık, Kanada gibi ülkeler yer alıyor. Türkiye’nin ise bu ürünlerde en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında Almanya, Irak, Romanya, İtalya, Suudi Arabistan olarak öne çıkarken en çok ithalat yaptığı ülkelerin başında Çin, Polonya ve Bulgaristan gibi ülkeler yer alıyor.

Bu kadar büyük bir sektörde çalışan kişi sayısının da marka bazlı değişkenlik gösterdiğini söyleyen REED TÜYAP Genel Müdür Yardımcısı Fatih Özmert, Türkiye’de 50-500 arasında işçi çalıştıran 25 firma olduğunu ve küçük işletmelerle birlikte bu sayının 400′e kadar çıktığını söyledi. Türkiye’deki üreticilerin çoğunlukla Kayseri, İstanbul ve İzmir’de bulunduğunu ve Kayseri’nin toplam üretimin yarısına yakınına sahip olduğunun altını çizen Özmert, “Giriş maliyetleri düşük bir sektör olduğu için Türkiye’de çok fazla üretici bulunmaktadır. Sektörü de Kayseri’nin üstlendiğini söylesek yanılmayız. Kayseri, yıllık 2 milyon civarında üretim ile toplam üretimin yarısını karşılıyor. Öte yandan Türkiye, ürettiği yatakları Avrupa ve Ortadoğu’ya satıyor. Çünkü Türkiye, işgücü, enerji, hammadde ve coğrafi konumu nedeniyle yatak üretimi için uygun bir konumda. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Ford, 4.5 milyar dolarlık yatırımla tüm araç üretimini elektrikli olarak yapacak

Ford, 4.5 milyar dolarlık yatırımla tüm araç üretimini elektrikli olarak yapacak

Otomobil üreticileri, elektrikli araçların birbiri ardına piyasaya çıkması ve Tesla gibi yeni markaların ortaya çıkmasıyla birlikte oldukça endişeliydi. Pek çok otomobil markası, geç kalmamak adına elektrikli otomobillere olan yatırımlarını yapmaya başladı. Son dönemde gördüğümüz hibrit modellerin yanı sıra tamamen elektrikli otomobiller de gördük. Bu markalar arasına katılmayan bir önemli marka ise Ford olmuştu. Ford şu ana kadar elektrikli bir otomobili piyasaya sürmek için adım atmadı.

Otomotiv dünyasının çınarı Ford, bir hibrit model piyasaya sunmak yerine, yaptığı yatırımı tek seferde yaparak tüm araçlarını zamanı geldiğinde elektrikli modellerle değiştirmeyi istediği konuşuluyor. İlk elektrikli otomobilini 2020 yılından önce piyasaya sürmeyeceğini söylenen Ford, bir süre önce de kamyoneti F-150’yi tamamen elektrikli olacağını söyleyerek görücüye çıkartmışlardı.

Bundan bir süre önce CEO’luk koltuğuna geçen Jim Hackett‘ın Ford’un tamamen elektrikli motorlara geçmesi fikrine öncülük edeceğine şimdiden kesin gözüyle bakılıyor. Morgan Stanley analisti Adam Jonas ise Ford’un tamamen elektrikli modellere geçerek önemli bir adım atacağını düşündüklerini söyledi. Bu geçişin yapılması için ise Ford’un 4,5 milyar dolarlık bir yatırım yapması bekleniyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Kripto para pazarı 150 milyar dolarlık yeni bir rekora ulaştı

Kripto para pazarı 150 milyar dolarlık yeni bir rekora ulaştı

Kripto para birimlerinin toplam piyasa değeri 150 milyar dolar değerini aştı. CoinMarketcap verilerilen göre Bitcoin ve satışta bulunan 800’den fazla kripto para biriminin toplam değeri 154 milyar dolar değerini aşarak yeni bir rekora ulaştı.

Geniş çerçeveden bakıldığı zaman, kripto para piyasasının istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ettiğini söyleyebiliriz. 154 milyar dolarlık pazar, son yedi günde yüzde 13, geçen aydan beri yüzde 67 ve son 1 yıldan beri şaşırtıcı bir şekilde yüzde 1,240 artış gösterdi.

Bu rekorun geldiği sırada hiç bir kripto para biriminin kendi bireysel rekor değerinde olmaması da not edilmesi gereken önemi detaylardan biri. Haberi hazırladığımız sırada Bitcoin 4.204,34 dolar ve Ether 321,26 dolar değerindeydi ve kendi rekorları olan 4.500 dolar ve 400 dolara oldukça uzaklardı. Her bir kripto paranın kendi rekoruna ulaştığı bir dönemde pazar büyüklüğü çok daha farklı bir rakama ulaşabilir.

Diğer kripto paralarda her şey olağan ilerlerken sadece Ripple’nin XRP değerinde ciddi yükselişler vardı son 2 günde. Bunun dışında olağan bir günde rekor kırılmış olması, kripto para piyasalarına olan güvenin giderek arttığının bir göstergesi diyebiliriz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Ayakkabı ihracatında Rusya bereketi

Ayakkabı ihracatında Rusya bereketi yaşanıyor. Türk ayakkabı sektörü, 2017 yılının Ocak – Temmuz döneminde, 470 milyon dolarlık ihracata imza atarken, Rusya’ya olan ihracatını yüzde 129 arttırarak 18 milyon dolardan 41 milyon dolara çıkardı. Rusya, ayakkabı ihracatında Irak’ın ardından ikinci sıraya yerleşti.

Ayakkabı sektörü, ihracatta sağlam adımlarla ilerliyor

2016 yılında 708 milyon 43 bin dolarlık ihracat rakamıyla Türkiye’nin deri ve deri ürünleri ihracatının yüzde 51’ini tek başına gerçekleştirerek bir ilke imza atan Türk Ayakkabı Sektörü 2017 yılının 7 aylık döneminde 470 milyon dolarlık ihracat ile deri sektörünün toplam ihracatındaki payını da yüzde 55’e yükseltti.

Türk deri sektörü 2017 yılının Ocak – Temmuz döneminde, 2016 yılının aynı dönemine göre ihracatını yüzde 7 arttırarak 802 milyon dolardan, 858 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşırken, ayakkabı ihracatı 470 milyon dolar ile aslan payını aldı. Ayakkabı ihracatını; 152 milyon dolar ile deri postlar, 130 milyon dolar ile deri konfeksiyon ve 105 milyon dolar ile saraciye ürünleri izledi.

Ayakkabı sektörü 1995 yılında yüzde 10 pay alıyordu

Ayakkabı sektörünün 1995 yılında Türkiye’nin deri ve deri mamulleri ihracatında yüzde 10 pay aldığı bilgisini paylaşan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Jak Galiko, Türk ayakkabı sektörünün her yıl ihracatını düzenli arttırarak 2017 yılında deri sektörünün toplam ihracatının yüzde 55’ini yapar hale geldiğini kaydetti.

Türk ayakkabı sektörünün kısa sürede ihracatta 1 milyar doları geçecek potansiyele sahip olduğunun altını çizen Galiko, “Türk ayakkabı sektörünün ihracatına ivme kazandırmak için en önemli ihraç pazarlarımızdan Rusya’da 2018 yılında Şubat ve Ağustos aylarında düzenlenecek olan EURO SHOES MOSCOW Fuarı’na ilk kez Türkiye Milli Katılım Organizasyonu’nu gerçekleştireceğiz. Türk Ayakkabı Sektörümüz için kısa vadede hızlı sonuç alınabilecek en önemli pazar Rusya’dır. Moskova’da önümüzdeki süreçte açılma hazırlıkları süren Türk Ticaret Merkezi (TTM) devreye girdiğinde Ayakkabı Sektörüne büyük fırsatlar sunacaktır. Ayrıca, 27-30 Ocak 2018 tarihlerinde Birleşik Arap Emirlikleri’ne Sektörel Ticaret Heyeti Organizasyonu yapacağız. Bu organizasyonla Ortadoğu pazarına yaptığımız ihracatı arttırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Ayakkabı ihracatında detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

KORDSA ve CONTINENTAL GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRDİ

Teknoloji şirketi Continental’in lastik birimi ile lastik güçlendirme teknolojilerinin uluslararası öncü markası Kordsa, kauçuk esaslı bileşiklerle tekstil güçlendirme malzemelerini yapıştıracak, yeni bir sürdürülebilir yapıştırıcı standardı üzerinde çalışıyorlar. Ürün geliştirme alanında gerçekleşen bu iş birliği çerçevesinde iki şirket, resorsinol ve formaldehitin yerini daha çevre dostu kimyasalların aldığı bir teknoloji geliştirmek üzere anlaştılar.

Continental’de binek otomobil lastiklerinin dünya genelindeki araştırma ve geliştirmesinin başındaki isim Dr Boris Mergell, bu iş birliği ile ilgili şunları dile getirdi: “Çalışanlarımıza ve topluma olumlu katkıları olacak adımlar atmak, kurumsal stratejimizin en önemli parçalarından birisi. Bu sebeple, sürekli olarak lastik imalat süreçlerimizi mümkün olduğunca çevre dostu yapacak yeni fikirlerin arayışı içindeyiz. Tam da bu anlayışla, resorsinol ve formaldehit içermeyen yapıştırma teknolojileri alanında kapsamlı bilgi birikimine ve yapıştırma sistemleri konusunda yetkinliğe sahip bir ürün geliştirme ortağı olarak Kordsa ile çalışmalara başladık. Bugüne kadar, hem laboratuvar ortamında hem de deneme lastiklerinde elde ettiğimiz test sonuçları da, Continental ve Kordsa arasındaki iş birliğinin yüksek kalitesini yansıtıyor.”

Mergell sözlerine şöyle devam etti: “Bu nedenle, sürdürülebilirlik anlamında bizi daha da öteye taşıyacak bir adım olarak bu teknolojiyi lastik üretimimizin tüm segmentlerinde uygulamaya almayı planlıyoruz. Birçok üretici şu anda kendi yapışma standardı üzerinde çalışıyorlar. Her bir farklı çözüme onay alma süreci bile uzun ve zorlu bir hale gelecektir. Bu sebeple bu iş birliğinde yaklaşımımız, bu teknolojiyi diğer tedarikçilerin ve rakiplerin erişimine açmak, bu sayede de yeni bir yapıştırma standardının temellerini atmak olmuştur.”

Kordsa Teknoloji’den sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Özgür Yıldırım ise şunları söyledi: “Resorsinol ve formaldehit kullanımı lastik sektöründe aşılması gereken önemli bir zorluk. Gelecek nesillere daha iyi, daha sürdürülebilir ürünler geliştirme misyonumuz ve ‘Güçlendirici’ kimliğimizle, resorsinol ve formaldehit kullanılmayan bir yapıştırıcı formülü üzerinde 2008’den beri çalışıyoruz. Açık inovasyonun en büyük destekçilerinden biri olarak, bu alandaki derin bilgi birikimimizi ve uzmanlığımızı Continental ile birleştirdik ve bu sayede de lastik kord bezi banyosunda kullanılan formülde değişiklik yapmayı detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net