Wetransfer alternatifi yerli girişim FileGoes

Wetransfer alternatifi yerli girişim FileGoes

2007 yılında iki üniversite öğrencisi tarafından kurulan GMBilişim, Filegoes.com adlı girişimiyle popüler dosya paylaşım sitelerine alternatif platform sunuyor. Haziran 2016’da açılan girişim, 5 GB’a kadar ücretsiz dosya paylaşım imkanıyla dikkat çekiyor.

Yüksek boyutlu dosyaların kolay, hızlı ve güvenli bir şekilde paylaşılmasına aracılık eden Filegoes, Mehmet ve Gamze Özcan tarafından kurulan bir girişim. GM Bilişim çatısı altında beş yıllık bir çalışmayla geliştirilen Filegoes, Wetransfer‘e benzer bir arayüzle hem masasüstünde hem de mobilde 5 GB’a kadar ücretsiz dosya paylaşımı yapmanızı sağlıyor. Şu anda 20 kişilik bir ekiple yoluna devam eden platformda 5 GB üzeri paylaşımlar için ücretli üyelik hesabı açmanız gerekiyor.

Ücretli (premium) hesap kullanıcıları 20 GB depolama alanına kavuşurken paylaşım yaptığınız kişilerle mesajlaşabiliyorsunuz. Dosyalarınızı, fotoğraflarınızı ve videolarını sürükle bırak yöntemiyle paylaşma imkanı sunan Filegoes, e-posta hesabınızı yönetme (eposta alıp gönderme) özelliği de sunuyor ama bu özelliğin ne kadar tercih edileceği ve gerekli olduğu tartışmaya açık.

Filegoes Campus

Filegoes, özel bir hizmet olarak filegoes Campus adıyla üniversitelerin kendilerine özel bir dosya paylaşım ve iletişim ağı oluşturmasını da sağlıyor. Mesajlaşma ve forum gibi özelliklerin de dahil olduğu 1 TB’lık depolama alanı öğrenciler ve akademik kadronun erişimine açılıyor ve kullanıcı başına aylık 5 dolar ile ücretlendiriliyor.

100 binden fazla kullanıcı

Test sürümüyle pazara çıktığı 2016 yılının ilk çeyreğinde günlük bin, ikinci çeyreğinde ise günlük 5 bin tekil ziyaretçiye (tekli dosya indiren ve yükleyen) ulaşan Filegoes, aldığım bilgilere göre şu anda günlük 50 bin tekil ziyaretçi çekiyor. Filegoes dışındaki farklı projelerle TÜBİTAK ve Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı teşvikleri alan GM Bilişim’in kurucu ortağı Gamze Özcan, Filegoes’un ücretli müşterleri arasında Türkiye İhracatçılar Meclisi, bazı üniversiteler, sanayi ve ticaret Odaları, teknokentler, TTO’lar ve çeşitli özel şirketler bulunduğunu paylaşıyor. Toplam kullanıcı sayısı 100 bini, ücretli kullanıcı sayısı ise 1000’i geçiyor.

1 milyon dolar yatırım

GM Bilişim, bu teknoloji ve büyüme hızıyla 2016 Kasım ayında 1 detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

YouTube logosunda ilk kez büyük değişiklik yaptı

YouTube logosunda ilk kez büyük değişiklik yaptı

YouTube logosunda önemli bir değişikliğe gitti. Marka, logosunda yer alan ‘Tube’ kelimesini kırmızı kutucuktan kaldırarak, logoya ‘tıklama’ işaretini ekledi.

Şirketin ikonik logosunun daha taze bir tasarıma büründüğünü söyleyebiliriz. Aşağıda da görüldüğü gibi, güncellenen logoda kırmızı kutucuğun yazıdan ayrıldığını ve sola kaydırıldığını görmekteyiz. Öte yandan küçülen kutucuğun içine ‘tıklama’ işareti ekleniyor.

En küçük ekranlarda bile farkedilebilecek

Şirketin yaptığı açıklamaya göre, daha esnek bir tasarıma sahip olan logo çok küçük ekranlı cihazlar da dahil olmak üzere farklı cihazlarla uyumlu hale gelebilecek. Daha parlak bir görünüme sahip olan logo, özellikle alanının kısıtlı olduğu cep telefonu gibi cihazların ekranlarında kolayca farkedilebilecek. Öte yandan sosyal medya ikonu olarak da sadece ekran içinde oynat tuşunun olduğu bir logo olarak karşımıza çıkacak.

2005 yılında video paylaşım sitesi olarak hayata geçirilen sosyal ağ, yaklaşık 12 yıllık serüveni boyunca adeta evrim geçirdi diyebiliriz. Mobil ayağını da güçlü bir biçimde geliştiren YouTube her ay 1.5 milyar kayıtlı kullanıcısı tarafından ziyaret ediliyor. YouTube logosundaki değişiklik, platformun yakın zamanda yeni özelliklerini duyuracağının habercisi olabilir. Zira son dönemde şirket tasarımsal ve teknik anlamda bir çok yeni özelliğini duyurdu.

YouTube Türkiye

İnternet dünyasının en hızlı büyüyen platformlarından biri olan, kullanıcı deneyiminin ön planda olduğu ve televizyon için ciddi bir tehdit oluşturan YouTube’dan gelecek yeni değişikliklere hep beraber tanık olacağız.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

TÜRKİYE’DEN 6 PROJE MOBİL PAZARLAMA ÖDÜLLERİNDE FİNALE KOŞUYOR

Mobil Pazarlamanın küresel gelişimine yön veren MMA’in (Mobile Marketing Association / Mobil Pazarlama Birliği) düzenlediği Smarties 2017 Ödülleri için başvuru sürecinde heyecan yükseliyor. Yüzden fazla mobil pazarlama uzmanından oluşan Global Smarties 2017 Ön Seçim Konseyi, Ödüllere 30‘u aşkın ülkeden yapılan yüzlerce başvuru arasından, final arayışına layık görülen projeleri belirledi. Bu projeler, bağımsız jüri tarafından ikinci değerlendirmeye alınacak.

Bu projeler arasında, Türkiye’den başvuran ve 5 farklı kategoride kısa listeye adını yazdırmayı başaran 6 proje dikkat çekiyor.

Ürün/Hizmet Lansmanı kategorisinde Unilever Food Solutions Türkiye ve Being Çözüm “UFS Güvenli Eller” ve Yapı Kredi ve KoçZer “YAPI KREDI – GARY & METIN Mobil Lansmanı”, Promosyon kategorisinde Nestlé / Nescafé, Mindshare ve MAXUS “Nescafé ile Evinizi Kafe’ye Dönüştürün”, Mobil Oyun Ortamında Pazarlama kategorisinde Warner Bros ve Mediacom Türkiye – “Warner Bros. – Resident Evil: Son Bölüm”, Inovasyon kategorisinde Peugeot ve OMD “Peugeot 3008 Uçak Modu Hedefleme” ve 360 Derece Video kategorisinde FIAT ve People Initiative “Senaryonun İçinde” projeleri global kısa listeye kaldı.

Smarties 2017 Ödüllerinde kazanan isimler ve finalistler ödüllerini, 25 – 26 Eylül tarihlerinde ABD’nin New York şehrinde gerçekleştirilecek olan MMA SM2 İnovasyon Zirvesi kapsamında, 25 Eylül gecesi alacaklar. New York’ta, gelenekselleşen Pazarlama Haftası (Advertising Week) döneminde gerçekleştirilen MMA SM2 İnovasyon Zirvesi, mobil dönüşümde ön sıralarda yer almak isteyen pazarlama profesyonelleri için yılın en önemli etkinlikleri arasında yer alıyor.

Pazarlamanın inovatif gelişimine ve dönüşümüne mobilin gücüyle hız kazandırmak; tüketicilerle kurulacak daha yakın, daha güçlü ilişkilerin iş hacimlerini büyütmesine katkı sağlamak misyonuyla, Türkiye dahil 50 ülkede, 800 üye ile faaliyet gösteren MMA’in Smarties Ödülleri, mobil pazarlama dünyasının tek ödül programı olma özelliği taşıyor. İnovasyon, yaratıcılık ve başarıyı ödüllendiren bu prestijli platform, mobil pazarlamanın sınırlarını zorlayarak müşterilere erişim ve etkileşim sağlayan tüm ekip ve yetenekleri öne çıkartmayı amaçlıyor.

2016 yılında 28,63 milyar dolar olarak gerçekleştiği öngörülen Mobil Pazarlamanın, reklam hariç pazar büyüklüğünün tüm sektörlerdeki (Perakende, E-Ticaret, Seyahat, Lojistik, Otomotiv, Finans detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Native reklam devi BuzzFeed, neden banner reklam yayınlamaya başlıyor?

Native reklam devi BuzzFeed, neden banner reklam yayınlamaya başlıyor?

Şu günlerde birçok yayıncı medya patronu Rupert Murdoch’un 2012’de söylediği ‘Önümüzdeki 10 yıl içinde gazetelerin büyük bir kısmı tarihe karışacak‘ sözlerini hatırlıyor. Web 2.0 teknolojilerinin gelişmesi ve sosyal ağların evrimi, internet kullanıcısının beklentileri ve alışkanlıklarının değişmesi geleneksel medya kanallarını zorlamaya devam ediyor.

Murdoch’u haklı çıkaran bu sözlerin yanı sıra yıllar içinde dijital tabanlı medya kanallarının da köklü gazeteler karşısındaki ezici üstünlüğüne şahit oluyoruz. 2006’da kurulan Amerikan internet medya şirketi BuzzFeed’i bu anlamda güçlü bir örnek olarak gösterebiliriz. Kendi kategorisinde hatırı sayılır bir kitlesi olan şirket, bu zamana kadar gelir modeli olarak ‘doğal reklamı’ benimsemişti. Dijital medya endüstrisinin kullanıcılar gözünde istenmeyen çocuğu olan banner reklamlara karşı tavrı oldukça netti: BuzzFeed sayfalarında kullanıcılar bir banner görmeyecekti.

Sosyal yayıncılıkla çığır açan BuzzFeed’in bu kararı, internet yayıncılığı açısında yeni bir döneme işaret etse de, pratikte bu, böyle olmadı. Şirketin son paylaştığı mesaja göre, BuzzFeed fikrini değiştirdi. Mayıs 2016 rakamlarına göre, nerdeyse bir yılda aylık ziyaretçi sayısını 1 milyardan 7 milyara çıkaran şirket, artık banner reklamlara yer vereceğini açıkladı. Bundan böyle medya şirketi reklamcılara web sitesinin giriş sayfasında, mobil uygulamasında ve hikaye sayfalarında reklam girmesine izin verecek.

Programatiğin önlemeyen yükselişi

Bu kadar büyük bir okuyucu kitlesinin olması şüphesiz reklamcıları sitede reklam verebilmeleri için sıraya sokacak. Öte yandan reklam modelleri de mutlaka reklam verene oldukça iyi veri sağlayabileceği gibi hedeflemelerinde de kesinlik sağlayacaktır.

BuzzFeed’in banner reklamları hayatına sokması, kullanıcı deneyimine değil de, rakamlara bakıldığında doğru bir karar gibi görünüyor. emarketer‘e göre dijital reklam endüstrisindeki öngörüler sadece ABD’de programlanmış reklam harcamaları bu yıl 32 milyar doları bulacak. Biraz daha uzun soluklu düşünüldüğünde dünya genelinde 194,60 milyar dolara ulaşan küresel dijital reklam harcamalarının 2020’de 335 milyar doları bulması bekleniyor. Bu gelirin, toplam medya reklam yatırımlarının yüzde 46’sını oluşturması öngörülüyor. Bu durumda BuzzFeed gibi bir yayın kuruluşunun kendi payını rakiplerine bırakmak istemesi büyük bir hata detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook sahte haber yayan Sayfalar’ın reklamlarını engellemeye başlıyor

Facebook sahte haber yayan Sayfalar'ın reklamlarını engellemeye başlıyor

Sosyal medya devi Facebook uzun zamandır sahte haberlere karşı açtığı savaşla adından söz ettiriyor. Son olarak Facebook’ta yayıncılar tarafından paylaşılan içeriğin doğruluğunu ölçümlemek için üçüncü partilerle anlaşan şirket, sıkı önlemlerini almayı sürdürüyor.

Şirket Ürün Müdürlerinden Satwik Shukla ve Tessa Lyons’un yaptıkları açıklamaya göre, doğruluğu kesin olmayan haberleri paylaşan sayfa sahiplerinin sosyal ağda reklam yayınlamasına izin verilmeyecek.

Geçici olarak durduruluyor

Açıklamada öte yandan sayfa sahipleri yanlış haber paylaşımını durdurmaları durumunda, tekrardan reklam satın almaya izinlerinin olabileceği yer alıyor. Ancak sisteme kabul edilme o kadar kolay olacağına benzemiyor. Reklam hesabı kapatılan yayıncının teknoloji devini ikna edebilmesi için, bu konuda uzun süre kendini kanıtlaması gerekiyor.

Son yıllarda Facebook’un ağ yapısını kötüye kullanan şirketlerin yanlış haber başlıkları ve reklamlarla da hedef kitlelerini büyüttüklerini görüyoruz. Yapılan değişiklik sosyal ağdaki bilgi kirliliğini önlemek ve bundan para kazananlara ‘Dur’ demek için oldukça başarılı bir yöntem. Zira Facebook’ta etkileşim yakalamak ve içeriğin yeteri kadar kullanıcıya ulaşmasını sağlamak için reklam satın almak şart.

Alınan önlemler, Mark Zuckerberg’in her fırsatta dile getirdiği küresel bir topluluk oluşturma misyonu içinde yer alan amaçlardan biri olan ‘bilinç topluluk yaratma’ kavramına da biraz daha yaklaşıldığını gösteriyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Hyperloop yarışmasında kazanan ekip 324 km/sa hıza ulaştı

Hyperloop yarışmasında kazanan ekip 324 km/sa hıza ulaştı

SpaceX tarafından düzenlenen 2. Hyperloop kapsül tasarım yarışması geçtiğimiz gün SpaceX merkez ofisi yakınlarında inşa edilen test pistinde gerçekleşti. Yarışmada Almanya’dan WARR Hyperloop , İsviçre’den Swissloop ve Paradigm, ABD’den Northeastern ekibi ve Kanada’dan Memorial Üniversitesi ekipleri mücadele etti.

Kazanan ekip, 324 km/s hıza ulaşan (201 mil/s) Münih Teknik Üniversitesi öğrencileri tarafından inşa edilen WARR oldu. WARR ekibi dışındaki yarışmacılar yaşadıkları problemler dolayısıyla test sırasında yüksek bir hıza erişmeyi bile başaramadılar bu nedenle WARR diğer yarışmacıları rahatlıkla geride bıraktı. Buna rağmen ulaştıkları hız oldukça değerli bir hız.

SpaceX’in kurucu ortağı ve CEO’su Elon Musk’ın övgülerini kazanan bu ekip, Musk’ın yorumlarına göre daha geniş bir pistte deneme yapılması durumunda 500 mil/s hızını aşabilirler.

Hyperloop pod run by team WARR pic.twitter.com/ntaMsoxkZE

— Elon Musk (@elonmusk) August 28, 2017

Üçüncü yarışma da düzenlenecek

Bu yarışmanın üçüncüsünü de düzenleyeceklerini duyuran Musk, yarışmanın tamamen gönüllü bir çaba olduğunu ve asıl övgüyü hak edenlerin SpaceX ve Boring Company‘nin çalışanlarının olduğunu belirtiyor. Tüm süreci gönüllü bir şekilde organize eden çalışanlar aynı zamanda ekiplere gönüllü akıl hocalığı da yapıyorlar.

Geçtiğimiz Ocak ayında düzenlenen yarışmada da mücadele eden WARR, o yarışmadan da dereceyle ayrılmayı başaran ekiplerden biri ve o dönemde sadece 58 mil/s hıza erişebilmişlerdi. Aradan geçen süreçte ne kadar çok öğrendikleri ve ürünlerini nasıl geliştirdiklerini hızın neredeyse 4 kat artmasından anlayabiliyoruz.

WARR kapsülü, tamamen karbon fiberden yapılmış ve bu da ağırlığının azalmasına ve dolayısıyla neredeyse sürtünmesiz olan tüp içerisinde çok yüksek hıza ulaşmasına yardımcı oldu.

3. yarışmanın çok çekişmeli geçeceğini ve yeni rekorların kırılacağını şimdiden söyleyebiliriz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Armut, ABD’de Homerun markasıyla faaliyete başladı

Armut, ABD'de Homerun markasıyla faaliyete başladı

Türkiye’nin lider hizmet sektörü için pazar yerlerinden Armut, yurt dışı açılımına ABD ile başladı. ABD’de HomeRun markası adı altında faaliyet göstermeye başlayan Armut, yurt dışındaki tüm organizasyonlarını Türkiye’den yönetecek.

Yurt dışındaki organizasyonlarını yönetmek uluslararası bir ekip kuran Armut, ABD’nin ardından başka ülkelere de giriş yapacak. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Armut Kurucu Ortağı Başak Taşpınar Değim, kendi sektörlerinde dünyada ilk 5 oyuncudan biri olduklarını ve ilk yurt dışı duraklarının yerleşmiş ve rekabetçi bir pazar olan ABD olmasının çok heyecan verici olduğunu dile getirdi.

Gelirlerin yüzde 20’sini oluşturacak

Ülkemizin teknolojik olanaklar ve beyin gücü açısından yurt dışı pazarlarını buradan yönetmemize olanak verecek kadar iyi durumda olduğunu belirten Değim, 2018 yılında Armut gelirlerinin yüzde 20‘sinin yabancı pazarlardan gelmesini beklediklerinin de altını çizdi. Aylık 10 milyonu dan fazla sayfa gösterimi, 100 bin hizmet vereni ve 75 kişilik ekibe sahip olan Armut’un ABD pazarına başarı olup olmayacağını ise zaman gösterecek. Şirketin burada başta Amazon olmak üzere çok sayıda rakibi var.

Homerun üzerinden kullanıcılar bugün ev temizliği, boya badana, tesisatçı, fotoğrafçı ve kişisel eğitmen hizmetlerine ulaşabiliyor. Hizmet çeşitliliği de giderek artıyor. “Bundan sonraki amacımız Türkiye’de yakaladığımız müşteri memnuniyeti ve büyüme ivmesini yurtdışında da sürdürebilmek” diyor Değim.

2016’da yüzde 200 büyüdüğünü açıklayan Armut, sekiz yeni ülkeye açılacağını duyurmuştu ancak bu ülkelerin hangileri olacağını açıklamamıştı. Armut, Türkiye’de bugün 100 bin hizmet vereniyle her ay 130 bin üzerinde hizmet talebine cevap verdiğini paylaşıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Aston Martin gelecek on yılda tüm otomobillerini hibrit modelleriyle satışa sunacak

Aston Martin gelecek on yılda tüm otomobillerini hibrit modelleriyle satışa sunacak

Aston Martin CEO’su Andy Palmer, 2020’li yılların ortalarında, tüm otomobillerinin hibrit alternatiflerinin hazır olacağını duyurdu. 2030’a kadar Aston Martin satışlarının yüzde 25’inin elektrikli otomobil satışlarından gerçekleşmesini beklediklerini belirten Palmer’ın açıklamaları Volvo ve Ford gibi otomotiv devlerini takip ediyor ancak önemli bir farkla. Palmer tüm bu sürede elektrikli olmayan araçlarının da satışına devam edeceğini de açıkladı.

İlk elektrikli model sadece 115 adet üretilecek

Aston Martin’in tamamen elektrikli ilk modeli, Aston Martin RapidE olacak ve 2019 yılında satışa sunulacak. İlk olacağı için sadece 115 adet üretilmesi planlanıyor. Ayrıca F1 yarışları için hibrit bir Valkyrie modeli de planlar arasında yer alıyor.

Aston Martin, teknolojik partner olarak Mercedes-Benz ile sadece bazı elektronik parçalar ve V8 motoru için çalışırken yeni elektrikli motor teknolojisinin, tamamen şirket içinde geliştirileceği Andy Palmer’in yaptığı duyurular arasında yer alıyor. Palmer, elektrikli motor teknolojisinin V12 motor teknolojisi gibi şirket içinde tutulması gereken bir “temel teknoloji” olduğunu belirtiyor. Bataryalar ise dışardan temin edilmeye devam edecek.

2017 yılının ilk yarısı Aston Martin için oldukça iyi geçmiş görünüyor. 529.7 milyon dolar gelirden 27.3 milyon dolar kar elde eden Aston Martin, geçen yıl aynı dönemlerde 100 milyon dolardan fazla zarar açıklamıştı. Çok iyi bir geri dönüş yakalayan Aston Martin için elektrikli otomobil üretimi yapmaya başlamak, satış yelpazesini geliştirmek için oldukça mantıklı bir dönem gibi görünüyor. Ayrıca İngiltere hükümeti düşük karbon salınımına sahip araçlar için oldukça ciddi maddi yardımlarda bulunuyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

n11.com’un ortağı SK Planet Türkiye’den çekiliyor mu?

n11.com'un ortağı SK Planet Türkiye'den çekiliyor mu?

Ülkemizin en önemli e-ticaret sitelerinden n11.com‘un ortağı olan Güney Koreli SK Planet’ın, Malezya, Tayland ve Türkiye‘den çekilmeye hazırlandığı ile ilgili iddialar ortaya atıldı. 2013 yılında Doğuş Grubu ortaklığı ile ülkemizde faaliyet göstermeye başlayan SK Planet, Elevenia markasıyla hizmet verdiği Endonezya pazarından çıkma kararı aldı.

Elevenia‘daki yüzde 5o hissesini Endonezya’nın önce gelen perakende şirketlerinden Salim’e satarak Endonezya pazarından çıkış yapan SK Planet, Elevenia.com’u 2013 yılında Endonezya merkezli bir telekom şirketi olan XL Axiata ile birlikte kurmuştu. SK Planet’ın ardından XL Axiata’nın da hisselerini Salim’e sattığını ekleyelim.

“Malezya’dan çıkış yapmayacağız”

Kısacası yapılan anlaşmalardan sonra Elevenia.com’un yeni sahibi Salim oldu. SK Planet’ın Endonezya pazarından çekilmesinden sonra ise şirketin Türkiye, Malezya ve Tayland pazarlarından çıkış yapabileceği de konuşuluyor.

Çıkış iddialarının ortaya atılmasından sonra e27.co yayınına kısa bir açıklama yapan SK Planet CEO’su Sungwon Suh, Malezya’nın hızla büyüyen bir pazar olduğunu ve Malezya‘da faaliyet göstermeye devam edeceklerini açıkladı. Sungwon Suh açıklamasında SK Planet’ın Türkiye ve diğer pazarlarla ilgili kararına yer vermedi.

SK Planet, Türkiye’de Doğuş Planet şirketinin yüzde 50 ortağı konumunda. Şirketin kalan yüzde 50’si ise tahmin edebileceğiniz gibi Doğuş Grubu’na ait. Doğuş Planet, e-ticaret sektöründe faaliyet göstermek üzere, Doğuş Grubu ile Güney Kore’nin en büyük gruplarından SK Group’un e-ticaret ve internet kolu SK Planet ortaklığında Haziran 2012’de kuruldu. SK Planet’ın e-ticaret girişimi, 11street, 400 bin satıcı ve 30 milyon müşteriyle dünyanın en büyük e-ticaret pazar yerlerinden biri. 11street, Türkiye ve Endonezya’da n11 ve elevenia markalarıyla faaliyet gösteriyor.

Webrazzi E-ticaret 2017 konferansının konuşmacılarından n11.com Strateji ve Planlamadan Sorumlu Yürütme Kurulu Üyesi (CSPO) Yushik Kim’in verdiği bilgilere göre, n11.com, 2016’da toplam trafiğini 360 milyondan 655 milyona; üye sayısını da 5.8 milyondan 8.2 milyona çıkardı. n11.com üzerinden alışveriş yapan kişi sayısı da aynı yıl 1.8 milyondan 2.7 milyon kişiye çıktı.

Konuyla ilgili resmi bir açıklama henüz detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Popevent: Yurt dışındaki spor ve sanat etkinliklerine gitmenin kolay yolu

Popevent: Yurt dışındaki spor ve sanat etkinliklerine gitmenin kolay yolu

Yurt dışındaki bir etkinliğe bilet almak ve konaklayacak yer bulmak pratikte oldukça kolay. Fakat katılacağınız etkinliğe göre bir organizasyon şirketinden destek almak daha verimli bir yöntem olabiliyor. Popevent de tam olarak bu noktada devreye giriyor ve yurtdışı organizasyonlarda birinci derece destekçiniz olmak istiyor.

2015 yılında Uğur Bozdoğan tarafından kurulan Popevent, önceleri sadece yurtdışı maç, konser ve festival bileti temin eden bir etkinlik platformuyken Haziran 2017’de işleri bir adım ileri taşıdı. Bu etkinlikleri biletli tur paketi haline getirerek daha kapsamlı bir hizmet sunmaya başladı. Böylece son tüketicileri kurumsal şirketler, seyahat acentaları, concierge hizmeti veren şirketlerle bir araya getirmeyi başardı.

Şu anda 3 kişilik bir ekiple hizmet veren Popevent, aldığım rakamlara göre bugüne dek 5 bin etkinlik bileti satışı yaptı. Bundan sonraki süreçteyse tur paketi satışlarını artırmayı hedefliyor ve ilk olarak 2018’de düzenlenecek olan FIFA Dünya Kupası, Roland Garros, Şampiyonlar Ligi Finali, Final Four ve Formula 1 gibi etkinliklere Türkiye’den gidecek kişilere ulaşmayı hedefliyor.

Türkiye’de yaklaşık 10 bin seyahat acentasının bulunduğunu paylaşan Uğur Bozdoğan, etkinlik turizmi üzerine çalıştıkları için rakiplerinin çok az olduğunu söylüyor ve uzun vadede uluslararası etkinliklerin Türkiye satış ofisi olmayı hedeflediklerini de ekliyor. Popevent, Türkiye’den yurt dışına gidecek kişileri hedeflediği için site arayüzünde sadece Türkçe dil seçeneği sunuyor. Fakat B2B iş ortakları için sunulan yönetim panelinde yabancı dil desteği de sunuluyor. Böylece yurtdışındaki iş ortaklarının platforma entegrasyonunu kolaylaşıyor.

Girişte de bahsettiğim gibi elbette yurt dışındaki etkinliklere gitmek için kendi etkinlik ve ulaşım biletleriniz alabilir ve kendinize kalacak yer bulabilirsiniz. Fakat bunların hepsine ayrı ayrı zaman ayırmak istemiyor ve profesyonel bir destek arıyorsanız Popevent.com.tr‘den pekâla faydalanabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İngiltere, otonom kamyonların yola çıkması için 8,1 milyon sterlin ayırdı

İngiltere, otonom kamyonların yola çıkması için 8,1 milyon sterlin ayırdı

İngiltere, otoyollarda konvoy halinde otonom kamyonların kullanılabilmesi konusunda yeşil ışık yaktı. Bazı uzmanların çekincelerine rağmen ilk denemeler yakında başlayacak gibi görünüyor.

Hükümet, bu denemelerin yapılması yani, konvoy halinde yarı otonom kamyonların otoyollarda denenebilmesi için 8.1 milyon sterlin finansal kaynak ayırdı. Plana göre, en öndeki ağır yük kamyonu, bilgisayar aracılığıyla kontrol edecek ve küçük bir konvoy bu kamyon aracılığıyla yönetilecek.

Konvoy halinde ilerleyecek olan bu kamyonlar birbiri ardına dizilmiş olacak ve kendi aralarındaki iletişimi GPS, WiFi ve radar ile sağlacak. Yani tamamen elektrik temelli bir iletişim olacak. Kamyonların konvoy halinde ve birbirine oldukça yakın ilerlemesinin temel nedenlerinden biri aralarındaki mesafeyi azaltarak hava sürtünmesini azaltmak ve dolayısıyla yakıt tasarrufu sağlamak. Bu yöntem sayesinde yüzde 20 yakıt tasarrufu sağlanması hedefleniyor.

“İngiltere’nin otoyolları sürücüsüz kamyonlar için uygun olmayabilir”

Ulaşım Bakanı Paul Maynard projenin duyurusunu yaptığı sırada “Bu proje sadece yakıt tasarrufu ve dolayısıyla emisyondan oranının düşmesini değil, aynı zamanda yollardaki tıkanıklığının da azalmasını sağlayacak. Temel olarak bir kazan-kazan durumu söz konusu ve bu yatırımla beraber bu teknolojide ön saflarda olduğumuzdan emin olmak istiyoruz” açıklamasında bulundu

ABD, İsveç ve Almanya’da şimdiye kadar yapılan testler olumlu sonuçlanmış olsa da bazı uzmanlar İngiltere’nin yollarının sürücüsüz kamyonlar için ideal olmayacağından endişe ediyorlar.

İngiltere Otomotiv Derneği Başkanı Edmund King endişesini şöyle açıklıyor: “Bence İngiltere’deki en büyük sorun, dünyanın en sıkışık otoyollarıdan birine sahip olmamız. Otoyollarımız diğer otoyol sistemlerine göre çok daha fazla giriş ve çıkışa sahip. Yani, konvoyun otoyol giriş ve çıkışlarında ya durması gerekecek ya da bölünmesi gerekecek. Aksi halde otoyol giriş çıkışlarında diğer araçlar için bu durum büyük bir sorun olabilir.”

DAF tarafından geliştirilen ve bağımsız kuruluşlar tarafından yapılan incelemelerden ödülle dönen bu yarı-otonom kamyon konvoyu denemeleri önümüzdeki yıl başlarında başlayacak gibi görünüyor. Yapılan deneyler sırasında sadece yazılım deneyleri yapılmayacak aynı zamanda diğer sürücülerin davranışlarına yönelik veriler de toplanacak ve bu sayede en birincil amaç olan güvenlik konusunda daha fazla detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook’un gizli Amazon Echo projesi “Aloha” hakkında sızan detaylar

Facebook'un gizli Amazon Echo projesi “Aloha” hakkında sızan detaylar

Sosyal medya devi Facebook’un bir Echo cihazı üzerinde çalıştığını bir süredir biliyoruz. Cihaz ile ilgili ve pazarına yönelik yeni bilgiler ortaya çıktı. Facebook’un 2018 Mayıs ayında piyasaya sürmeyi planladığı ve ‘Aloha’ ismini verdiği cihazın Amazon’un Echo’suna rakip olması ihtimali daha da güçlendi.

Ürün ile ilgili sızan bilgiler şöyle:

  • Aloha, Amzon’un Echo Show’una benziyor. Facebook yöneticilerinin Amazon’a ait Echo’nun satıştaki başarısına tanık olmalarının ardından, şirket kendi Echo’sunu yapmak için kolları sıvadı.
  • Facebook ürünü 499 dolardan satmaya hazırlanıyor ancak ürünün son fiyatı henüz net değil.
  • Aloha’nın hem fiziksel hem de dijital mağazalarda satılması planlanıyor. Ürün ilk olarak Avrupa ve Kuzey Amerika’da piyasaya sunulacak.
  • Aloha Facebook ya da Messenger hesabı ile çalışacak. Öte yandan kullanıcıların Facebook’ta yer alan arkadaş listelerindeki kişilere bağlanabilecek.
  • Ses asistanı olarak işlev görecek olan Aloha, Messenger tabanlı olacak. Yapay zeka chat bot asistanı ise Messenger için Facebook’un geliştirdiği yazılım olacak.
  • Aloha’nın en güçlü özelliği ‘AI cameraman’ adı verilen kamerası. Facebook’taki en iyi bilgisayar mühendisleri ve AI uzmanlarının üzerinde çalıştığı kamera özelliği ilk bakışta objeleri tanıyabiliyor ve otomatik olarak belli bir alanın çekimini yapabiliyor. Ürün, yatak odası, mutfak, oturma odası gibi bir çok alanda teste tabi tutuldu.
  • Üründe videonun yanı sıra ses asistanı da olacak. Ses asistanı ile kullanıcılar kendi seslerini kullanarak alışveriş yapabilecekler.

Güçlü yanı kamera özelliği

Video aramaları için geniş dokunmatik ekranı, hoparlörü ve kamerası ile Aloha, ilk bakışta geçtiğimiz Haziran ayında satışa sunulan Amazon’un Echo’su ile yarışacağına benziyor. Öte yandan sosyal medya şirketinin kurulduğu bundan bu yana ilk kez müşterilerine ilk kez donanım sattığının da altını çizmekte fayda var.

Aloha hakkında bilgiler şimdilik böyle. Ancak ürün gün ışığına çıkmadan önce ismi de dahil olmak üzere bir çok özelliğinin değişmesi muhtemel.

Kullanıcının güvenini kazanmalı

Ürün ve stratejisi hakkında bilinenler şimdilik böyle. Ancak Facebook’un ürünün başarısını sağlaması için ilk olarak kullanıcı gizliliğini net bir şekilde sağlayarak tüketici gözünde güven oluşturması gerekiyor. Zira, şirketin yaptığı pazar detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

EKONOMİK KRİZİN NEDENLERİ VE BİR SONRAKİ KRİZDEN KAÇINMA YOLLARI

Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) tarafından ekonomi kategorisinde yayımlanan Kibir: Ekonomik Krizin Nedenleri ve Bir Sonraki Krizden Kaçınma Yolları adlı kitap raflardaki yerini aldı. London School of Economics’te (LSE) emeritus iktisat profesörü, aynı üniversitede Küresel Yönetişim Araştırmalar Merkezi kurucusu ve eski direktörü Meghnad Desai’nin kaleme aldığı kitap, Ebru Kılıç tarafından Türkçeye kazandırıldı.

2007-2008 finans krizinin ardından iktisat biliminin ciddi eleştirilere maruz kaldığını anlatan ünlü iktisatçı Meghnad Desai, Kibir‘de yanlış gidenin ne olduğunu, iktisat tarihindeki temel krizlere bakarak sorguluyor. İktisatçıların krizi öngörememesinin ve yanıldıklarını kabul edememesinin önemli nedenlerinden birinin, kuşkucu araştırmaların yerini alan kibir ve kesinlik olduğunu söylüyor.

Kibir; Adam Smith, Karl Marx, Fredrick Hayek, Joseph Schumpeter, John Maynard Keynes ve Nikolay Kondratyev gibi iktisatçılara dönüyor. Desai, tüm iktisadi durumların tek bir kuramla çözülebileceğini reddediyor; eldeki kuramların gelecekteki felaketleri önlemek için yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor ve çağımızın en önemli ekonomik sorunlarına dair yeni bir bakış açısı sunuyor.

Künye Bilgisi:

Kibir: Ekonomik Krizin Nedenleri ve Bir Sonraki Krizden Kaçınma Yolları

Fiyat (KDV Dâhil): 24 TL

ISBN: 978-605-9389-66-2

Barkod: 9786059389662

Ürün Sırası: 131

Ana Kategori: Ekonomi

Ebat: 13,5 x 20 cm

Sayfa Sayısı: 322

Kapak Türü: Karton Kapak

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Uber yeni CEO’sunu seçti

Uber yeni CEO'sunu seçti

Uber‘in Travis Kalanick‘ten boşalan CEO koltuğunun yeni sahibi belli oldu. Gelen bilgilere göre Expedia CEO’su Dara Khosrowshahi, kendisine yapılan teklifi kabul ederek Uber’in yeni CEO’su oldu.

Uber’in CEO koltuğu için ilk adaylar arasında Both Meg Whitman (Hewlett Packard Enterprise CEO’su) ve Jeff Immelt (GE eski CEO’su) gibi farklı isimler anılmış, fakat bu isimler kısa süre içinde yapılan teklifi kabul etmediklerini açıklamıştı.

Khosrowshahi’ye teklif götürüldüğü ise kısa süre önce basına yansımıştı ve Khosrowshahi, Whitman ve Immelt gibi herhangi bir olumsuz açıklamada bulunmadı. Henüz resmi açıklama yapılmasa da yeni gelen bilgiler 2005’ten bu yana Expedia’nın CEO’su olan Khosrowshahi’nin teklifi kabul ettiğini ve Uber yatırımcılarından bu karardan memnun olduğunu gösteriyor.

Ailesi İran Devrimi’nden sonra ABD’ye göç etti

1969 Tahran doğumlu Dara Khosrowshahi, 1978 İran Devrimi’nden sonra 9 yaşındayken ABD’ye yerleşen göçmen bir ailenin çocuğu. Brown Üniversitesi’nden Elektrik Mühendisi diploması alan Khosrowshahi, USA Networks’te uzun yıllar yönetici olarak çalıştıktan sonra Expedia’ya transfer olan deneyimli bir yönetici. 2005’ten bu yana Expedia’nın değerini yaklaşık olarak 3’e katlaması ve 2017’nin ilk 8 ayındaki yüzde 32’lik yükseliş Khosrowshahi’nin yönetim başarısı hakkında fikir veriyor.

Khosrowshahi’nin genel başarısının yanında, Expedia gibi turizmle ilişkili bir şirketi yönetmiş olması da önemli bir detay. Zira Uber’in turizm seyahat acentalarıyla kesişen faaliyetleri var ve bu dikeydeki bir yönetici, diğer sektördeki yöneticilere göre Uber için daha avantajlı sayılabilir. Elbette Khosrowshahi’nin Uber’de ne kadar başarılı olacağını zaman içinde göreceğiz.

Hatırlatmak gerekirse Uber kurucusu ve CEO’su Travis Kalanick, Haziran ayında CEO’luk görevinden istifa etmişti. Bir çok skandala adı karışan Uber’deki bu önemli kararın yönetim kurulunun talebi üzerine gerçekleştiği belirtilmişti.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Lisa: Instagram’da hangi fotoğrafın daha çok beğeni alacağını söyleyen yerli uygulama

Lisa: Instagram'da hangi fotoğrafın daha çok beğeni alacağını söyleyen yerli uygulama

Instagram’ın özellikle profesyonel kullanıcılarının imdadına yetişen Lisa, kullandığı “machine learning” algoritmaları sayesinde Instagram’da hangi fotoğrafın daha çok beğeni alacağını tahmin ediyor. Geçtiğimiz yılın Şubat ayında Tarık Demir ve Orkan Yılmaz tarafından geliştirilen Lisa uygulamasının ekibine kısa süre önce derin öğrenme alanında çalışmalar yapan N. Kemal Üre de katıldı.

Yaklaşık 9 ayda geliştirilen Lisa uygulamasının geliştirilme sürecinde İTÜ Çekirdek desteği sayesinde Amazon AWS ve Microsoft Azure altyapıları kullanıldı. Geçtiğimiz Şubat’ta App Store’daki yerini alan Lisa, 7 ay içinde yaklaşık 40 binden fazla Instagram paylaşımında kullanıldı.

Yurt dışından ilgi görüyor

40 binden fazla fotoğraf seçen ve 100 bini aşkın fotoğrafı analiz eden Lisa, haftalık yüzde 10 gibi bir büyümeyle kullanıcı sayısını her geçen gün artırıyor. Sunulduğu 140 ülkeden kullanıcılara sahip olan Lisa, en çok Güney Amerika ülkeleri, Fransa, İspanya ve ABD’de kullanılıyor.

Lisa’nın rakipsiz bir uygulama olmadığını ve mobil uygulama pazarında fotoğrafları puanlayan farklı uygulamalar olduğunu da belirtelim. Sosyal medya hesaplarındaki etkileşim için tahminlerde bulunması ile rakiplerinden ayrılan Lisa, şu an için sadece iOS platformunda mevcut ve ücretsiz olarak sunulmuş durumda.

Ülkemizde değil de daha çok yurt dışında ilgi toplamayı başaran Lisa, Product Hunt’ta yer aldığı gün ise günü 1. sırada kapatmıştı İlk yatırımını İTÜ Teknokent‘ten alan Lisa, gelecekte görsel seçimi denince akla gelen ilk alternatiflerden biri olmayı hedefliyor. Dilerseniz iOS için Lisa uygulamasına buradan ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google Chrome’a istediğiniz sekmeleri sessize alma özelliği geldi

Google Chrome'a istediğiniz sekmeleri sessize alma özelliği geldi

Google Chrome, web sitelerinde izinsiz açılan videolara karşı yeni bir özellik geliştirdi. Artık Google Chrome’da sekmeleri sessize alabiliyorsunuz. şu anda tarayıcının deneysel Kanarya sürümünde bulunan bu özelliğin yakın zamanda kullanıcılarla buluşması bekleniyor.

Google’ın Chrome tarafındaki sözcüsü François Beaufort, iki gün önce Google+ hesabında bu özelliği duyurdu. Beaufort paylaşımında ekibin hala websitelerini doğrudan Sayfanın Bilgi kısmından sessize alma ve almama özelliklerini denediklerini ifade etti.

Şu anda Chrome’daki sekmelerin üstüne tıklayarak onları sessize alabiliyorsunuz. Fakat bu sessize alma durumu sekmeyi ya da Chrome’u kapattığınızda sona eriyor. Bu özellik Kanarya sürümünden Chrome’a geçtiğinde ise birkaç tık ile web siteleri kalıcı olarak sessize alabileceksiniz. Bu özelliğin Chrome’da bir kaç hafta içinde aktif hale gelmesi bekleniyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Burger King Rusya’dan kripto para birimi: Whoppercoin

Burger King Rusya'dan kripto para birimi: Whoppercoin

Burger King Rusya, kendi kripto para birimini başlatıyor. Whoppercoin adı verilen bu yeni kripto para birimi bir sadakat programı ile beraber kullanıma sunuluyor.

Rus yerel haber kaynaklarının paylaştığı bilgilere göre Burger King müşterilerinin (Rusya’da) satın aldıkları her Whopper için, cüzdanlarına bir Whoppercoin kazanacakları belirtiliyor. Bu yeni kripto paranın genel kullanım alanı ile ilgili olarak henüz detaylı bir bilgi paylaşılmasa da bazı yerel kaynaklar ilerleyen dönemlerde bu paraların Rusya genelinde Burger King’lerde ödeme aracı olarak kabul edileceğini belirtiyor.

Burger King’in Woppercoin atılımını farklı şekilde yorumlayanlar da yok değil. 22 Ağustos günü yayına alınan bu yeni kripto para, Burger King’in Rusya’da yaz ayı bitmeden Bitcoin ile ödeme almaya başlayacağının habercisi olarak görülüyor.

Burger King’in Rusya’da Bitcoin ile ödeme alıp almayacağı bir yana şirketlerin kendi kripto paralarını yayına almaları, bu işin çok daha farklı boyutlara ulaşacağının göstergesi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Dsm group’tan online biletleme platformu: dsmticket

Dsm group'tan online biletleme platformu: dsmticket

İstanbul Coffee Festival (İCF) ve İstanbul Comics and Art Festival (İCAF) gibi önemli etkinlikleri hayata geçiren dsm group, dsmticket ile nitelikli tüm etkinliklerin biletlerine hızlı erişim imkanı sağlıyor.

1994 yılında Alper Sesli tarafından kurulan dsm group, (Dream Sales Machine) daha önceleri ülkemizin önde gelen biletleme firmaları ile çalışıyordu. Dsm group’un kendi dijital bilet platformu kurması ise tabii ki maddi nedenlere dayanıyor. Bu hamle ile aracıları ortadan kaldıran Dream Sales Machine, komisyonu, kapıda bilet teslimi için ödenen ekstra miktarı ve basılı bilet için ödenen kurye parasını ortadan kaldırarak, hesaplı bilet uygulamasını devreye almayı başardı.

2018’de 150-250 bin bilet satışı hedefliyor

Dream Sales Machine‘in dsmticket’ı kurmasındaki ikinci neden ise etkinlikleri takip etmek isteyenler için vazgeçilmez etkinlik takip platformu olmak. Tamamen dijital bilet satışına olanak tanıyan ve cep telefonuna aktarılan QR kodu ile etkinliklere giriş sağlayan dsmticket, bileti satılan organizasyonların resmi ürünlerini de Dream Sales Machine Shop’ta etkinliğin takipçileri ile buluşturmayı planlıyor.

Kısa süre önce faaliyete geçen dsmticket, şu an için 3 etkinliğin biletlerini satışa sundu. Dsm group tarafından düzenlenen İstanbul Comics and Art Festival, İstanbul Coffee Festival ve Ankara Coffee Festival’in biletlerini satışa sunan dsmticket, kısa zaman içinde bir başka etkinliği Acı Fest Chili & Chill etkinliğinin biletlerini de satışa sunacak.

Dileyenlere e-mail olarak ulaştırılan biletleri, basılı çıktı alarak da etkinliklere giriş yapma imkanı da tanıyacak olan Dsmticket, teknik bir problem yaşandığı takdirde online satın almayı yapan bilet sahibinin kimliğini göstermesi ile etkinliğe giriş yapmasına da olanak sağlıyor.

Ekinlikler hakkında detaylı bilgiler veren kullanıcı deneyimi açısından yeterli bir web sitesine sahip olan dsmticket, önümüzdeki yıl yurt dışına açılmayı hedefliyor. Eylül ve Ekim aylarında toplamda 50 bin bilet satışına ulaşmak isteyen dsmticket, 2018 yılında ise 150 ila 250 bin bilet satışı gerçekleştirmeyi amaçlıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google Qucikdraw ile yapılan milyonlarca kötü çizimi ve analizlerini yayınladı

Google Qucikdraw ile yapılan milyonlarca kötü çizimi ve analizlerini yayınladı

Google’ın geçtiğimiz yıl yapay zeka ve makine öğrenmesi alanında yayına aldığı projelerinden biri olan Quick Draw, ilk meyvelerini vermeye başladı. Dünyanın her bir köşesinden milyonlarca farklı çizim yükleyen kullanıcılar bu deneyimden bir analiz yapılmasını sağladı.

Google, yapay zeka alanında çalışan kişilerin kendi teknolojilerini geliştirebilmeleri için yapılan çizimlerden 50 milyon adet çizimi yayınladı. Bu çizimleri nasıl kullanacağınız tamamen sizin elinizde, fakat konumuz şimdilik bu değil.

Yayınlanan 50 milyon çizim arasında analizler yapan Google, ülkelere göre çizimlerin ne kadar farklılık gösterdiğini ve bazı konularda dünyanın ne kadar benzer şekillerde düşündüğünü ortaya çıkardı.

Ülkelere göre “kedi” suratının benzer olması, kültürel bir kalıtımın ötesinde olmalı. Ya da yukarıdaki sandalye görsellerinde Kore ve Rusya’nın yan perspektiften bu sandalye çizmiş olması, makine öğrenmesi ile çözmemiz ve yapay zeka teknolojimize öğretmemiz gereken bir şey.

Bir diğer detay ise Google’ın blogunda paylaştığı “spesifik” konular. Örneğin yapılan ayakkabı çizimleri sayesinde makine öğrenimi artık özel bir ayakkabı modelini tanımlamayı öğrenmiş ve bu model “sneakers” olarak bildiğimiz ayakkabı modeli. Yapılan milyonlarca çizimin ortak noktasının sneakers olması, makinenin sadece bu modeli tanımasına neden oluyor. Yani bir kadın ayakkabısını sorduğunuz zaman veya çok farklı bir kundura modeli sorduğunuz zaman sistem bunu tanımlayamayabilir.

İnsan beyninin (kullanabildiğimiz kadarıyla) algıları sandığımızdan çok daha farklı, karmaşık ve aslında sınırlı. Yapay zeka dediğimiz şey de geleneksel kodlarla “insanlar” tarafından öğretilebilen bir şey olduğu için bu sınırımız şimdilik teknolojiye de yansımış oluyor. Bir başka örnekle açıklayacak olursak “ünlü fizikçiler” kategorisinde her zaman erkek fotoğrafları aratılması sonucu makine öğrenmesi bu alandaki ünlü “kadın” fizikçileri tanımamaya başlar. İşte bu nedenle Google “düzeltme ve öneri” alanlarını sıkça kullanmamızı bekliyor. Google bu konuyu açıklayan çok güzel bir video da yayınladı.

Sonuç olarak Google’ın yayınladığı bu 50 milyon çizim ile yapılabilecek bir çok analiz, öğrenebileceğimiz bir çok ders olduğuna eminim. Daha önemlisi Google’ın zaman içerisinde 750 detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Beynimizi bilgisayara bağlamayı hedefleyen Neuralink, 27 milyon dolar destek aldı

Beynimizi bilgisayara bağlamayı hedefleyen Neuralink, 27 milyon dolar destek aldı

Elon Musk, beynimizi doğrudan bilgisayara bağlamak gibi bilim kurgu filmlerini aratmayan bir hayali gerçeğe dönüştürmeye çalışıyor. Bunu yaparken bir yandan da yatırımcıları bu hayalin gerçek olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Şimdiye kadar 26,96 milyon dolarlık bir fon toplamayı başlayan Neuralink, SEC dosyasına göre bu miktarı hala 100 milyon dolara çıkarabilir.

Funding round is still open. They likely won’t have issues raising the full $100m if they decide they want it all.

— Rolfe Winkler (@RolfeWinkler) August 25, 2017

Gazeteci Rolfe Winkler’in tweet’i sonrası gündeme gelen para toplama konusuna yanıt ise Elon Musk tarafından yine Twitter’dan verildi. “Neuralink yatırım toplamıyor” diyen Elon Musk, konuyu net bir şekilde açıklamış oldu.

Neuralink is not raising money

— Elon Musk (@elonmusk) August 25, 2017

Elon Musk’ın profili göz önünde bulundurulacak olursa yatırım fonunu 100 milyon dolara tamamlamak onun için hiç zor olmayacaktır. Görünüşe göre 27 milyon dolar şimdilik ihtiyaçları karşılıyor ve Elon Musk bu durumdan memnun.

Geçtiğimiz Mart ayında Elon Musk, insanların yapay zekaya ayak uydurabilmesi için bir insan-makine arabirimi geliştirmek istediğini belirterek Neuralink girişimini ortaya çıkarmıştı. Tabi bunu yaparken geleneksel bir bağlantı modeli geliştirilirse bu teknoloji o kadar çok etkili olamayacaktır ve potansiyel makina gücünü kullanamayabiliriz bu nedenle geleneksel ekran+kablo yöntemlerinin dışında bir makina-insan iletişim modelinin geliştirilmesi gerekiyor. Bu da gündeme cerrahi müdahale ile beynimize entegre edilebilecek implantları getiriyor.

Facebook’da benzer bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Kullanıcıların sadece zihinle, elle bir girdi olmadan, bir şeyler yazabilmesini sağlamayı amaçlıyor. Tabi Facebook’un bu çalışması, Neuralink’in amaçları karşısında çok daha basit kalıyor.

Elon Musk böylece Tesla, SpaceX, Boring Company ve Neuralink ile beraber 4 dev şirketin CEO’luğu görevini üstlenmiş oluyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google Adwords’e mobil açılış sayfaları düzenleme aracı geliyor

Google Adwords'e mobil açılış sayfaları düzenleme aracı geliyor

Mobil dünyanın en büyük problemlerinden biri cihazlardaki uyumluluk problemleri ve tabi ki kötü kullanıcı deneyimleri. Bir çok firmanın çok büyük fırsatlar kaçırdığı bu alanda AdWords oldukça önemli bir özelliği önümüzdeki haftalarda yayına alıyor.

Hemen çıkma oranının yüksek olduğu sayfalar genellikle kullanıcıların kötü deneyimlerinin olduğunu gösteriyor. Yavaş açılan sayfalar, kötü navigasyon veya aradığı şeyi bulamama, tüm bunlar bir açılış sayfasını gören kullanıcının kalma veya gitme nedenlerinden sadece bazıları.

Google, reklam verenlerinin mobil performanlarını artırmalarına yardımcı olabilmek amacıyla yeni “Landing Pages – Açılış Sayfaları” aracını bu yılın başlarında Google Marketing Next etkinliğinde duyurmuştu. Reklam verenler artık sitelerinin (tüm site dışında) detay sayfalarının mobil uyumluluğu ile ilgili detayları Adwords panelinden görebilecekler. Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde yayına alınacak bu özellik aşağıdaki ekran görüntüsündeki gibi görünecek.

Grafikteki gibi Landing Pages sekmesi, en çok tıklama/etkileşim alan sayfaları listeleyecek ve bu sayfalara yapılan tıklamaların ne kadar mobil dostu tıklama oranını gösterecek. Yani pazarlamacılar bu sayfada yer alan oranlara göre hangi sayfaları spesifik olarak değiştirmek/geliştirmek gerektiğine karar verebilecek.

Çok fazla mobil tıklama alan fakat mobil dostu olmayan sayfalar buradan tespit edilip önceliklendirilebilecek veya masaüstünden çok trafik alan sayfalar buradaki verilere göre mobil dostu değilse o sayfalarda da değişiklikler yapılabilecek. Tamamen pazarlama ekibinin kabiliyetiyle bu verilerin kullanım alanları değişecek.

Landing Page sekmesi her ne kadar arama, video ve görüntülü reklam ağlarında yer alacak olsa da şimdilik sadece arama ağındaki kampanyalarda “mobil dostu tıklama oranı” verisini gösterecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Alkumru Baraj göletine yavru sazan balıkları bırakıldı

Siirt Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, sürdürülebilir balıkçılığın desteklenmesi amacıyla Şirvan, Pervari ve Tillo ilçe sınırlarında bulunan Alkumru Baraj Göleti’ne 350 bin adet yavru pullu sazan balığı bıraktı.Siirt… detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com