Google, yayıncıları “sinir bozucu” reklamlar konusunda uyaracak

Google, yayıncıları “sinir bozucu” reklamlar konusunda uyaracak

Sinir bozucu reklamlardan sıkılanların imdadına yetişecek olan Google, yayıncıları uyarmaya başlıyor. Kullanıcılar tarafından “sinir bozucu” olarak nitelendirilen reklamları bildirecek olan Google, özellikle kimsenin sevmediği pop-up reklamların peşine düşecek.

Mobilde pop-up reklam oranları yüzde 54 seviyelerindeyken bu oran, masaüstü için yüzde 97 seviyelerine kadar çıkıyor. Yayıncıları uyararak hem web sitesini hem de ziyaretçileri büyük bir dertten kurtaracak olan Google, sinir bozucu reklamların oldukça büyük bir problem olduğunu düşünüyor.

Reklam engelleyicilerin nedeni pop-up reklamlar

Reklamlar sayesinde yayıncıların para kazandığını hatırlatan Google, reklam engelleyici yazılımlar kullanan insanların yüzde 69‘unun sinir bozucu reklamlar nedeniyle bu yazılımları tercih ettiğini de belirtiyor. Reklam sorununa, daha az kaynağa sahip olması nedeniyle çok reklam gösterimi yapan küçük yayıncıların neden olduğunu da ekleyen Google, önümüzdeki haftalarda sinir bozucu reklamlar konusunda yayıncıları uyarmaya başlayacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tesla’dan sonra Faraday Future da elektrikli aracının üretimi için borçlandı

Tesla'dan sonra Faraday Future da elektrikli aracının üretimi için borçlandı

Elektrikli otomobil üreticileri yakın geleceğin yarışı için hızlanmak zorunda. Üretimden ölçeklenmeye sürecin ciddi nakit gerektirmesi geçtiğimiz günlerde Tesla’yı bile harekete geçirdi. Uygun fiyatlı Model 3‘ün üretimine başlayacak olan Tesla, bu süreci fonlamak için 1.5 milyar dolar borçlanacağını duyurmuştu. Bir diğer tanınmış oyuncu Faraday Future da üretim için yatırımcılarından 14 milyon dolar destek aldı.

Sürücüsüz ve üst segmentte yer alacak, bin beygirik FF91 elektrikli otomobili üretmeyi hedefleyen Faraday Future, geçirdiği zor günlerin ardından tekrar düzlüğe çıkıyor. Bir süre önce Nevada’da inşa etmeyi planladığı fabrikasından vazgeçen şirketin mali desteğe ihtiyacı bulunuyordu. Yeni tur yatırım arayışını da gizlemeyen şirket, Innovatus Capital‘dan 1 yıl vadeli 14 milyon dolar borç aldı.

Yüksek maliyetler sebebiyle planladığı gibi bir üretim fabrikasını kuramayan Faraday Future, lüks otomobili FF91’i üretebilmek için, lastik markası Pirelli‘nin daha 15 yıl kadar önce kapattığı fabrikasını kiraladı. California’nın Hanford şehrinde bulunan eski fabrika bundan böyle FF91’in üretim merkezi olacak. Şirketin Los Angeles’taki merkezine yaklaşık 300 km uzaklıkta olan fabrika ilk etapta FF91 siparişi veren müşteriler için üretime geçecek. Fabrikanın üretim faaliyetlerine 2018 yılının ortasında başlaması bekleniyor.

Faraday Future’un üst düzey yöneticileri bu borçlanma ile birlikte, yapılacak çok iş olduğunu ve bunların riskler barındırdığını da açıklıyor. Otonom olarak geliştirilen FF91, sürücüsüz otomobille ilgili regülasyonlar tamamlandığında gerekli yazılım güncellemesini de gerçekleştirecek. 3 yıldır geliştirilen elektrik otomobil FF91’in 2018 yılının sonunda trafiğe çıkması bekleniyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Netflix’e dev rakip: Disney online TV servisini 2019’da kuruyor

Netflix'e dev rakip: Disney online TV servisini 2019'da kuruyor

Geçtiğimiz yıl Netflix ile içerik anlaşması yapan Disney, 2019 yılında kendi online video servisini kullanıma sunacağını açıkladı. Yapılan açıklama da Netflix ile olan içerik anlaşmasının da sonlandırılacağını belirten Disney, bu hamle ile iş birliği yaptığı Netflix’e rakip oluyor.

Tabii ki bunun beklenen bir hamle olduğunu da ekleyelim zira dünyanın en önemli içerik üreticilerinden biri olan Disney’in kendi online servisini kullanıma sunması sadece an meselesiydi. Ancak gelişmenin Disney CEO’su Bob Iger tarafından duyurulması, işe yeni bir boyut kazandırdı.Disney’in son mali çeyrek sonuçlarını açıklarken bu duyuruyu yapan Iger, şirketin 2018 başında ayrı bir ESPN servisi sunacağını ve yıllık 10 bine yakın spor müsabakası yayınlayacağını paylaştı.

Atılan bu adım Netflix’in film kütüphanesini oldukça kötü etkileyecek gibi görünüyor. Disney kendi yapımlarının haricinde Pixar, Lucasfilm ve Marvel gibi önemli stüdyoların filmlerine de sahip. Kısacası 2019 yılından itibaren Lucasfilm’in Star Wars filmleri, Pixar’ın animasyon yapımları ve Marvel Studios’un gişe rekorları kıran süper kahraman filmleri Netflix servisinde yer almayacak. Netflix ve Marvel iş birliği sayesinde ortaya çıkan dizi projeleri ise Netflix’te yayınlanmaya devam edecekler.

BAMTech tarafından geliştirilecek

Tabii ki 2019 yılına kadar tüm Disney filmlerinin Netflix üzerinden izlenebileceğini de ekleyelim. Disney’in online video servisi ise çoğunluk hisselerini kısa zaman önce 1.58 milyar dolara satın aldığı BAMTech firması tarafından geliştirilecek. Dünyanın en çok izlenen filmlerinin birçoğunda imzası olan Disney, internet dünyasını da ele geçirmeye hazırlanıyor.

İlk etapta sadece ABD’de hizmet verecek olan Disney’in online servisi, kademeli olarak diğer ülkeler için de kullanıma sunulacak. Orijinal içerikleri sayesinde popüler hale gelen bir platform olsa da 2019 yılında film kütüphanesinin önemli bir kısmını kaybedecek olan Netflix’in bu hamleye nasıl tepki vereceği ise merakla bekleniyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Reztoran dünyanın en büyük online restoran rezervasyon servislerinden OpenTable ile anlaştı

Reztoran dünyanın en büyük online restoran rezervasyon servislerinden OpenTable ile anlaştı

Türkiye’deki online restoran rezervasyon servisleri için son birkaç yılın en parlak zamanlar olduğunu söylemek zor ancak Reztoran, bu konuda bir istisna oluşturuyor. Yaklaşık 2 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteren servis, bu direncini büyük ölçüde yurt dışı ortaklıklarına borçlu. Bookatable anlaşması sayesinde İstanbul dışında, Amsterdam, Barselona, Berlin, Londra, Paris ve Viyana’da kullanılabilen bir servis olması, Reztoran’ın Türkiye pazarına bağımlılığını bir nebze de olsa azaltmıştı.

20 ülkede 42 bin restorana erişim

Reztoran bu açılımını bir adım ileri götürecek yeni bir anlaşmayı ise bu kez dünyanın en büyük online restoran rezervasyon servislerinden OpenTable ile yaptı. Bookatable anlaşmasını sonlandırıp, OpenTable altyapısıyla yoluna devam etme kararı alan girişim, bu sayede hedef büyütmüş oldu. Zira OpenTable aralarında Avustralya, Kanada, Almanya, İrlanda, Japonya, Birleşik krallık ve ABD’nin olduğu 20 ülkede 42 binden fazla restoranla hizmet veriyor. OpenTable altyapısıyla dünya çapında 600’e yakında online rezervasyon servisini destekliyor. Reztoran’ın bugünkü uygulamaları ya da websitesinden henüz bu restoranlara erişmek mümkün değil ancak adaptasyonun çok uzun zaman almayacağını tahmin ediyoruz.

Reztoran, OpenTable anlaşmasıyla birlikte, Türkiye’deki kullanıcılarına yalnızca ülkelerinde değil yurt dışında herhangi bir şehirdeki restoranları keşfetme ve rezervasyon yapma imkanı sunacak. Reztoran kurucu ortağı Irmak Dönmez, Bookatable’ın yalnızca Avrupa’da ve kısıtlı ülkede hizmet veren servisine karşılık, Opentable‘ın globalde kullanım yoğunluğunun kat be kat üstünde olmasının kararlarında etkili olduğunu söylüyor.

Sadakat programını ekleyen Reztoran, 900’den fazla restorana ulaştı

Geçtiğimiz Mart’ta tanınmış isimlerden 600 bin dolar yatırım alan Reztoran, yatırım sonrasında büyümesini sürdürdüğünü paylaşıyor. Hem rezervasyon sayılarını ikiye katladığını söyleyen Reztoran, tatillerde ve hafta sonlarında İstanbul’dan Çeşme ve Bodrum’a kaçan kitleye daha iyi hizmet verebilmek için restoran ağını da genişletti. Restoranların yanısıra beach club’larla ve gece kulüpleriyle çalışmaya başlayan Reztoran, İzmir’de 85, Bodrum’da ise 60 mekan ile çalışıyor. Reztoran’ın İstanbul, Ankara, İzmir ve Bodrum’da hizmet verdiği toplam restoran sayısı 900’den fazla.

Buna ek olarak websitesinin tasarımın yenileyen Reztoran, detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

COĞRAFİ İŞARET TESCİLİ HANGİ İMKANLARI SAĞLIYOR?

Yerel ürünler, küresel bazda giderek daha fazla önem kazanıyor. Dünya coğrafi işaretler pazarının büyüklüğünün 200 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Sadece AB’de 55 milyar euroluk yani yaklaşık 220 milyar TL’lik bir pazar var. Fransa, İtalya ve İspanya bu konuda başı çeken ülkeler. İtalya sadece Parmesan peynirinden 1.5 milyar euro ciro elde ediyor.

Coğrafi işaret tescili hangi imkânları sağlıyor?

  • Coğrafi işaret tescili, belli bir yörede üretilmekte olan ürünün kalitesinin, diğer yörelerde üretilen aynı tür ürünlerden farkını belgeliyor.
  • Coğrafi işaret tescili, aynı zamanda ürünün kalitesinin belgelenmesini sağlıyor.
  • Coğrafi işaret tescili, ürünün pazarlanmasında çok büyük bir tanıtım ve reklam değeri taşıyor.
  • Coğrafi işaret tescili, ürünün üretim standardının korunmasını sağlıyor.
  • Coğrafi işaret tescili, ürünün pazar payının artmasına katkıda bulunuyor.
  • Coğrafi işaret tescili üreticinin, ürün kalitesi standartlaşmış markalı ürün üretmesine neden oluyor.
  • Coğrafi işaret tescili, üreticinin ürününe sahip çıkmasını sağlıyor, üretimde istihdamın artmasına katkıda bulunuyor.
  • Coğrafi işaret tescili, tüketicinin ürünü satın almak üzere o yöreye gelmesini sağlıyor ve böylece turizme de katıda bulunuyor.
  • Coğrafi işaret tescili, ürünün değer kazanmasıyla birlikte köyden kente göçü engelliyor, kırsal kesimdeki nüfusu koruyor.
  • Coğrafi işaret tescili ürünün taklitçiliğini önlüyor.
  • Coğrafi işaret tescili, üretim sürecindeki katma değerin artmasını sağlıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Evan Spiegel, Zuckerberg’in yatırım stratejisini kopyalabilir

Evan Spiegel, Zuckerberg'in yatırım stratejisini kopyalabilir

Snapchat CEO’su Evan Spiegel, önümüzdeki Perşembe günü şirketin 2017 yılı ikinci çeyrek gelirlerinin açıklanmasıyla beraber büyük bir sorunla karşı karşıya kalacak. Zira Snap hisseleri dün itibariyle 13 dolar seviyesinde işlem görmeye başladı. Facebook‘un Snapchat’i eriten hamleleri iyice görünür hale geliyor ve bu da tüm gözleri Spiegel’e çeviriyor.

İlginç olansa, yaklaşık 5 yıl önce benzer bir durumun Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’in de başına gelmiş olması. Şirketin halka arzı sonrasında yıl içinde hisse senetlerinde yaşanan düşüş yatırımcıları endişelendirmişti. Hisselerini elde çıkaran kişiler de bu tedirginliğin artmasına neden olmuştu.

Yatırımcılara güven mesajı vermesi gerekiyor

Mark Zuckerberg bu durum karşısında bir açıklama yaparak hisse senetlerini takip eden bir yıl içerisinde satmama sözünü verdi ve bu durum borsada “güvence” olarak algılandı. Ardından Facebook hisseleri tekrar değer kazanmaya başladı. Zuckerberg yaptığı işe güveniyordu ve bu güvenini herkese kanıtlamıştı.

Facebook’un hisse senetlerinin Zuckerberg’in sözü sonrası yaşadığı artış.

Snapchat, Facebook’un hamleleri sonrası milyarlarca dolarlık değer kaybı yaşadı ve hisse değerleri geçtiğimiz Mart ayı yaşanan zirveden sonra yüzde 50 değer kaybetmiş görünüyor. Perşembe günü yapılacak olan gelir açıklamasından sonra Spiegel’in yapabileceği tek hamle Zuckerberg’in yaptığı gibi bir söz vermek ve yapacağı işlere olan güvenceyi ortaya koymak gibi görünüyor.

Borsada Spiegel’in elini güçlendirebilecek iki önemli başlık daha bulunuyor. Yeni kullanıcılar ve kullanıcı bazında elde edilen gelir. Snapchat’in Facebook’un öldürücü darbeleri karşısında yeni kullanıcı kazanıp kazanamadığı, yatırımcılar ve hissedarların dikkat edeceği önemli bir başlık. Tüm bu hareketlere karşılık Snapchat hala kullanıcı tabanını genişletebiliyorsa geleceğe yönelik umut var diyebiliriz.

Diğer önemli metrik olan kullanıcı bazında elde edilen gelir de herkesin merakla beklediği bir diğer önemli detay. Snapchat’in, var olan kullanıcılarından daha fazla gelir elde edebilmek için yaptığı hamlelerin işe yarayıp yaramadığı da bu veriler sonucunda ortaya çıkacak. Yatırımcılar ve hissedarlar da bu veri karşısında yine kararlarını sorgulayabilecekler.

Analistler, Snapchat’in 189 milyon dolar gelir açıklayacağını tahmin ediyor. Şirketin hisse başına ise 0.15 dolar değer kaybı detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Milletvekilleri bitcoin’in Avustralya’da resmi para birimi olmasını stiyor

Milletvekilleri bitcoin'in Avustralya'da resmi para birimi olmasını stiyor

Avustralya’da farklı politik eğilime sahip milletvekilleri, bitcoin’in resmi bir para birimi olarak tanınması talebiyle hükümete baskı uygulamaya başladı. Sydney Morning Herald’a göre, bu talebin arkasında ülkenin merkez ve sola eğilimli partileri var. Bu teklif sadece bitcoin’in resmi para birimi olmasını değil ayrıca blockchain teknolojisinin ve geliştiricilerinin Avustralya’da daha iyi imkanlara sahip olması konusunda da öneriler barındırıyor.

Liberal Parti’den Senatör Jane Hume ve İşçi Partisi’nden Senatörü Sam Dastyari, Avustralya’nın kripto paralar ve blockchain teknolojisi konusunda daha proaktif olması gerektiğini savunanların başında geliyor. Bu çabaları desteklemeleri ve konunun ilerletilebilmesi için “Blockchainin Parlementer Dostları” adında bir grup bile oluşturuldu.

Merkez Bankası’nın kendi kripto parasını geliştirmesi talep ediliyor

Önerilerin arasında ayrıca, Avustralya merkez bankasının kendi kripto para alışverişini başlatması yönünde de bir çağrı bulunuyor. Dastyari eğer parlemento bu konudaki izinleri sağlarsa, Avustralya ekonomisi için büyük bir sıçrama gerçekleşeceğini belirtiyor.

Avustralya Merkez Bankası bu teknolojiye odaklı bir çalışma grubu oluşturduğunu geçtiğimiz aylarda zaten açıklamıştı.Çalışma grubu oluşturulmasına rağmen hem parlamentoda hem de bu çalışma grubunda herkes henüz bu konunun geniş kitlelere yayılması fikrinden yana değiller.

Bitcoin ve kripto paraların geleceği tartışılırken hükümetlerin bu konuyu hem fırsat hem riskler açısından ele alıp ciddi düşünmesi gerekiyor. Kripto para piyasalarında balon oluşması riskine karşılık, hükümetlerin kendini hem de vatandaşlarını koruyabilecek önlemler geliştirmesi gerekiyor. Diğer taraftan eğer kripto paralar kelimenin tam anlamıyla “geleceğin kendisi” olursa o zaman da erkenden bu yeniliğe ayak uydurarak büyük bir rezerv sahibi olabilirler. Türkiye’nin de bu konuda çalışmalara erkenden başlaması dileğiyle.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

imaginite Games: Adana’dan dünyaya açılan oyun ve animasyon girişimi

imaginite Games: Adana'dan dünyaya açılan oyun ve animasyon girişimi

Yerli mobil oyun girişimlerinin genelde İstanbul ve Ankara’da konumlandığına şahit oluyoruz ama bu elbette değişmez bir kural değil. Adana’da kurulan imaginite Games Studio, bunun iyi bir örneği ve geliştirdiği çizgi filmler ve mobil oyunları dünya pazarına sunuyor.

imaginite Games, Adana Çukurova Üniversitesi Teknokent’te Ekim 2015’te kurulan bir girişim. Hollanda merkezli bir oyun firmasında 4 yıldan fazla çalışan yapımcısı Erhan Korkmaz ile yatırımcısı Fatma Yıldırım’ın ortaklığında kurulan imaginite, şu anda hem bir oyun stüdyosu hem de bir animasyon stüdyosu olarak üretim yapıyor. Bu üretimleri de hem Türkiye’ye hem de yurtdışına pazarlıyor.

Steam’den mobil oyuna geçiş

imaginite Games, Mechagore ve Imprisoned Light adlı ilk oyunlarını Steam platformunda oyun severlerin beğenisine sunmuş ve Steam’de 2 milyon civarındaki oyuncuya ulaşmış. Çoğu ABD ve Rusya’dan olmak üzere 25 bin kişiye satış yaptıklarını söyleyen Erhan Korkmaz, bu deneyimin ardından Imprisoned Light’ın mobil sürümünü yayınlamaya karar verdiklerini ve mobil oyun tarafına yöneldiklerini söylüyor.

Çok oyunculu macera oyunu olan Imprisoned Light, kısa süre önce iOS ve Android sürümleriyle uygulama marketlerindeki yerini almış durumda. Adana merkezli şirket, mobil tarafta daha başarılı bir çizgi yakalamak ve aldığı geri dönüşlere göre bu taraftaki gücünü artırmak istiyor.

“Türkiye’de kalifiye eleman bulmak zor”

imaginite Games, yeteneklerini sadece oyun geliştirmekte kullanan bir girişim değil. Aynı zamanda bir animasyon stüdyosu olarak çizgi film üretimini de başarıyla yapıyor. Erhan Korkmaz, Maceracı Yüzgeçler adlı çizgi film projesini Minika ve ATV kanallarına sattıklarını söylüyor ve bu çizgi filmin ikinci sezon çalışmasına başladıklarını ekliyor.

Erhan Korkmaz – imaginite Games

Erhan Korkmaz, animasyon/oyun dikeyinde faaliyet göstermenin zor olduğunun da altını çiziyor. Çizgi film sektörünün nisbeten daha iyi durumda olduğunu; TRT Çocuk, Minika gibi yerli çoçuk kanalları bu sektörün aktif ve canlı durmasına büyük rol oynadığını söyleyen Korkmaz;

Ülkemizde bu detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Swarm, kapsamlı güncellemesiyle seyahat günlüğüne dönüştü

Swarm, kapsamlı güncellemesiyle seyahat günlüğüne dönüştü

Foursquare’in uygulaması Swarm artık seyahatlerinizin günlüğünü tutarak klasik bir check-in uygulaması olmanın çok daha ötesine geçiyor. Foursquare’in check-in özelliğini ayrı bir uygulama olarak konumlandırıp ikiye bölünmesinden sonra ortaya çıkan Swarm, o tarihten bu yana gelen en kapsamlı güncellemelerinden birini yayınladı.

Swarm, check-in özelliğini farklı bir boyuta taşıdığı bu özelliğe “lifelog” adı veriliyor. Uygulama artık check-in yapmak, oyunlar ve liderlik peşinde koşmaktan çok daha kişisel bir hal alıyor. Foursquare’in asıl istediği, kullanıcıların görsel bir bayrak yerleştirebileceği bir ortam yaratmak ve bu sayede daha sonra da oradaki anılarına geri dönme imkanı sağlayabilmek.

Check-in haritanızdaki noktaları takip etmek işinizi kolaylaştırıyor

Özellik, 6-8 ay gibi bir sürenin ve check-in yapmanın asıl amacının yeniden düşünülmesi sonucu Swarm 5.0 güncellemesiyle bugün faaliyete geçti. Bu yeni güncelleme ile uygulama, dışarıdan bakıldığında, görünüm olarak pek bir değişikliğe uğramadı. Ancak daha yakından incelediğimizde, Swarm’un artık kaç mekanda check-in yaptığınız ve mekanların çeşitliliği gibi sorulara daha net cevap verdiğini görüyoruz. Eskiden ayrı bir sayfada yer alan check-in’leri gösteren harita, bu güncelleme sonunda hemen profil sayfanızın merkezinde yer alıyor, hem de daha interaktif bir biçimde. Yani Swarm, check-in yapılan mekanlar hakkında daha çok bilgi sahibi ve oraya tekrar gittiğinizde sizi yeniliklerden haberdar ediyor.

Oyunlaştırmadan fonskiyona

Uygulama ayrıca kullanıcıları daha çok keşfetmeye teşvik etmeyi planlıyor. Swarm 100 farklı check-in kategorisi sunuyor. Bu kategorilere listedeki yerleri teker teker keşfederek ve yeni yerler deneyerek ulaşabiliyorsunuz. Swarm, bir mekanda check-in liderliğini elde tutmak gibi rekabetler yerine, artık kişilerin önceki check-in’lerine ve haritalarına odaklanıyor. Bu, uygulamanın oyunlaştırmadan çok fonksiyona odaklanması açısından radikal bir değişiklik.

Kurucu ortaklardan Dennis Crowley’e göre günümüzde Instagram ve Snapchat hikayeleri ile anılarımızı kaydetmeyi unutur olduk. Bu yeni özellik, kullanıcılara gittikleri yerleri hatırlatmakta, tekrar gitmek istediklerinde bulma konusunda yardımcı olacak gibi görünüyor. Swarm’ı yalnızca mekan günlüğü olarak kullanan birisiyseniz, uygulamanın bu yeni yüzü, “lifelog” tam size göre.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook, yanlışlıkla tıklanan reklamlardan ücret almayı kesiyor

Facebook, yanlışlıkla tıklanan reklamlardan ücret almayı kesiyor

Facebook, yanlışlıkla yapılan reklam tıklamalarını reklam verenlere yansıtma konusundaki politikasında değişikliğe gidiyor. Facebook’un ürün pazarlama müdürlerinden Brett Vogel, Facebook reklamlarını yayınlayan Audience Network gibi ağlarda gerçekleşen yanlış tıklamaların reklam verene yansıtılmayacağını ve aynı şekilde raporlarda da yer almayacağını belirtti.

Yanlışlıkla tıklamaların tespiti konusunda Facebook, 2 saniye eşiği koyduğunu belirtiyor. Bir reklama tıklandıktan 2 saniye sonra veya daha kısa sürede geri dönüş yapılmışsa bu tıklama “yanlışlıkla tıklama” kategorisinde sayılacak ve ödeme alınmayacak. Facebook yöneticileri bir reklama tıklandıktan 2 saniye içinde geri dönüş oluyorsa reklam muhtemelen kullanıcının gerçekten ilgisini çekmiyordur diye düşünüyor gibi görünüyor. Facebook’un öncelikle mobil kullanımının artması bu düşünceyi destekliyor.

Yayıncıları etkilemeyecek

Vogel, yayıncılar tersini düşünse de, yanlışlıkla tıklama rakamlarının oranının çok yüksek olmadığını ve bu nedenle çoğu yayıncıyı etkilemeyeceğini belirtiyor. Ayrıca yanlışlıkla yapılan tıklamalar üzerine kurulu bir iş modelinin sürdürülebilir olmayacağını da sözlerine ekliyor Vogel.

Şimdiye kadar yanlışlıkla yapılan tıklamaların reklam verenlere ücret olarak yansıtıldığını düşünecek olursak Facebook’un daha önce yapması gereken bir hamleyi yeni yaptığını söyleyebiliriz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Kilogram fiyatı 9 TL’yi bulan vişnenin fiyatının düşmesi beklenmiyor

Afyonkarahisar Erkmen Tarımsal Kalkınma Kooperatif Başkanı Ali Koç, Türkiye’de genelinde vişnenin kilogram fiyatının 9 TL gibi rakamlara çıkmasının yüksek olduğunu ifade ederek, “Bu fiyat yüksek, bizim buradan 3,5 TL’ye gidiyor piyasada 9 TL olması tabi ki yüksek. Kazananlar aracılar ve nakliyeciler. Bunun önüne ise üreticiden alıp direk vatandaşa ulaştırılması ile geçilebilir” dedi. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

Apple, yeni açtığı Instagram hesabından iPhone ile çekilen fotoğrafları paylaşıyor

Apple, yeni açtığı Instagram hesabından iPhone ile çekilen fotoğrafları paylaşıyor

Genellikle sosyal mecralarda bulunmayı sevmeyen Apple,resmi Instagram hesabını açtı. Verdiği reklamlar dışında en son sosyal mecralardaki varlığını geçtiğimiz yıl Twitter’da bir hesap açarak gösteren Apple’ı artık Instagram’da da takip edebileceksiniz. Ancak Instagram hesabında Apple’dan yeni ürünlerine dair bir içerik üretmesini beklemeyin. Zira Apple’ın bu Instagram hesabı için başka planları var.

Apple yeni açtığı Instagram hesabını iPhone ile çekilmiş fotoğraflara yer vermek için kullanıyor. Bio kısmında yer alan “Burada yer almak için fotoğraflarınızda #ShotoniPhone tagini kullanın” çağrısı ise kullanıcıları Apple için içerik oluşturmaya davet ediyor. Apple böylece bir yandan paylaşılabilecek güzel görseller için bir kaynak oluştururken, bir yandan da iPhone kullanıcılarının çeşitliliğini ve yaratıcılığını gözler önüne seriyor.

Aslına bakarsanız bu Instagram hesabı, “iPhone ile çekildi” bilboard reklam kampanyasının devamı gibi görünüyor. Zira Apple iPhone’u başlı başına bir ürün olarak tanıtmaktansa güzel ve kaliteli görseller kullanılan bir sosyal ağda iPhone’un tek bir özelliğini, fotoğraf kalitesini öne çıkarıyor.

Her yıl farklı iPhone serileriyle bir trilyondan fazla fotoğraf çekiliyor

Her yıl farklı iPhone serilerinden bir trilyonun üzerinde fotoğraf çekildiğini düşündüğümüzde dünyanın farklı köşelerinden bir çok kişinin iPhone ile fotoğraf ve video çektiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla Apple’ın bu içerikleri bir pazarlama aracı olarak kullanması oldukça akılcı. Zira bir çok marka da son bir kaç yıldır kampanyalarında kullanıcı tarafından oluşturulan içeriklere odaklanıyor.

Hesaba yakından baktığımızda paylaşılan ilk fotoğrafların küratörler tarafından seçildiğini söylemek mümkün. Apple’ın Instagram hesabı için çalışan küratörlerin, ilk olarak Instagram’da iPhone için çekilmiş kaliteli fotoğraflar ve videolar bularak bu içeriklerin sahiplerinden izin almak kaydı ile hesapta yayınladığı aşikar. Kısacası, Apple bu hesapta kendi çektiği fotoğrafları paylaşmıyor ve işi fotoğraf, video sanatçıları ile küratörlere bırakıyor.

Apple’ın hesabına baktığımızda, Instagram’ın bu yılın başında piyasaya sürdüğü galeri özelliğini kullanarak birden fazla video ve fotoğrafı tek içerikte paylaştığını görüyoruz. Üstelik video ve fotoğraf içeriklerinde hem farklı ses efektleri kullanıyor hem de bu içeriklerin yaratıcılarından alıntılar paylaşıyor. içerik detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Snapchat yeni özelliklerinin lansmandan önce sızmasını nasıl engelliyor?

Snapchat yeni özelliklerinin lansmandan önce sızmasını nasıl engelliyor?

Snapchat, teknoloji şirketleri arasında bir kapalı kutu olarak bilinir. Şirket bugüne kadar, uygulamasıyla ilgili onlarca yenilik yayına almasına rağmen, bunları lansman öncesinde dışarıya sızdırmama başarısıyla da dikkat çekiyor. BusinessInsider’ın konuyla ilgili bir kişiye dayandırdığı haberine göre bu sızıntıların önlenmesinin arkasında önemli bir kaç stratejik önlem yatıyor.

Snapchat’in sızıntıları engellemek için aldığı ilk önlem, tabi ki işe alımlar sırasında çok sıkı bir gizlilik sözleşmesi (non-disclosure) ve işe alım sözleşmesi imzalatıyor olması. Eğer sözleşmeyi imzalamışsanız -ki işe girdiyseniz imzalamışsınızdır- ve sizin aracılığınızla bir sızıntı olmuşsa çok ciddi yaptırımları kabul etmiş oluyorsunuz.

Bir diğer önleme yöntemi ise yaklaşık 2 bin 500 çalışanın telefonuna gönderilen aşağıdaki bildirim: Bu bildirim sayesinde sızıntı konusuna bir daha dikkat çekmiş oluyor Snapchat yönetimi.

Önlemler, sızıntıları engelliyor ancak sonuç elbette mükemmel değil. Snapchat CEO’su Evan Spiegel geçtiğimiz günlerde tüm bu sınırlamalara rağmen yaşanan bir sızıntı nedeniyle artık ürün testlerine erişimi kısıtlama kararı aldı. Her yeni özelliği aylar öncesinde test etme imkanı bulan Snapchat çalışanları, artık her özelliğin test aşamasına erişemeyecek. Bu sayede Snapchat, gizlilik konusunu da bir adım ileri taşımış olacak.

Haberin kaynağı ayrıca, Snapchat Haritalar sızıntısı sonrası Evan Spiegel’in herkese bir e-posta gönderdiğini not ediyor. Bu e-postada sızıntının yapıldığı kaynağa ve sızıntıyı yapan kişiye hiç değinmeyen Spiegel, kullanıcılarını yeni özelliklerle şaşkına çevirmenin önemini vurguladı.

Kusursuz olmasa da Spiegel’in duygusal yaklaşımı ve izlediği adımlar Snapchat’in diğer şirketlere nazaran “sızıntı” açısından daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Bunda şirketin kamuoyunda, diğer teknoloji devleri kadar yoğun bir ilgi görmemesinin payı da olabilir elbette.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Careem ile Didi Chuxing, Uber’e karşı güçlerini birleştirdi

Careem ile Didi Chuxing, Uber'e karşı güçlerini birleştirdi

Uber‘i Çin pazarından çıkmaya zorlayan araç çağırma uygulaması Didi Chuxing, şimdi de Türkiye’de hizmet veren Dubai merkezli Careem ile stratejik bir anlaşmaya imza attı.

Yurtdışı pazarlarda işbirlikleriyle büyümeyi tercih eden Didi, daha önce ABD pazarında Lyft’e, Hindistan’da ise en büyük taksi çağırma servisi Ola’ya yatırım yapmıştı. Careem anlaşmasında ise bir yatırım söz konusu değil ama Çinli girişim bu adımla Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da da Uber’e karşı yerini almış oluyor.

Teknoloji temelli bir stratejik ortaklık

Bildiğiniz gibi Careem Haziran ayında aldığı 150 milyon dolarlık yatırımla 1 milyar dolarlık değerlemeyi aşmıştı. Temmuz 2012’de Dubai’de kurulan girişim, Careem Türkiye’nin paylaştığı açıklamalara göre şu anda 12 milyondan fazla müşteriye sahip. Türkiye pazarına bu yıl başında giriş yapan uygulama, Türkçe, İngilizce, Arapça, Fransızca ve Urduca dahil olmak üzere geniş bir dil yelpazesiyle Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki 13 ülkede* ve 80’den fazla şehirde toplam 250 binin üzerinde sürücü ile hizmet veriyor. Careem’in CEO’su ve Kurucu Ortağı Mudassir Sheikha bu anlaşmayla ilgili olarak şu bilgiyi paylaşıyor;

Didi Chuxing ile yaptığımız stratejik ortaklık bir sonraki büyüme evremize girerken, kurumumuza ileri düzeyde yapay zeka becerileri, içgörü ve uzmanlık getiriyor. Uzun vadeli ilişkimizdeki bu gelişme, Careem’in sürekli inovasyon ve sürdürülebilirlik yoluyla büyüme fırsatlarını daha etkili bir şekilde değerlendirmesini sağlayacak. Didi’nin yatırımı, geleneksel altyapıda ileri doğru bir sıçrama yaratmak için bölgede var olan fırsatların bir kez daha doğrulanması anlamına geliyor.

Didi, dünya nüfusunun yarısından fazlasına dokunuyor

Küresel işbirlikleri sayesinde dünya nüfusunun yüzde 50’sinden fazlasına dokunan Didi Chuxing’in Kurucu CEO’su Cheng Wei ise Careem’in bölgenin teknoloji ve pazar lideri olduğuna dikkat çekerek teknoloji odaklı işbirliğinin altını çiziyor. Heman hatırlatalım, Didi Chuxing 400 milyondan fazla kullanıcıya bir çok ulaşım seçeneği (taksi, otobüs, minibüs, ekspres, şoför hizmeti, araç kiralama, kurumsal çözümler ve bisiklet paylaşımı) sunan bir girişim.

Didi, 20 milyonu aşan günlük yolculuk hacmiyle Careem’den çok daha büyük bir detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

YouTube mesajlaşma özelliğini tüm kullanıcılarına açtı

YouTube mesajlaşma özelliğini tüm kullanıcılarına açtı

Bir yıldan uzun süredir özel mesajlaşma özelliğini test eden YouTube, bu özelliği sonunda tüm kullanıcılarına açtı. Şirket daha önce yaptığı açıklamalarda, bu özelliği getirmesinin sebebinin mobilde kullanıcılarını uygulama içinde daha fazla tutmak olduğunu belirtmişti.

Videoları paylaşma özelliğini güncelleyen YouTube, artık kullanıcılarına video hakkında özel mesajlaşma üzerinden konuşma imkanı sunuyor. Şirket özellik hakkında daha önce yaptığı açıklamalara değinmeden “Telefonunuzdan paylaşmayı daha kolay, daha hızlı ve daha eğlenceli hale getiriyor” yorumunu yapıyor.

Özellikle birlikte YouTube’da videoları adres defterinizde yer alan kişilerle ya da bir link üzerinden 30 kişiye kadar gruplarda paylaşabilirsiniz. Paylaşılan videolar mesaj içinde de oynatılabiliyor. Bunun yanı sıra videolar hakkındaki görüşlerinizi mesajlarla ifade edebileceğiniz gibi emojiler kullanarak ya da Instagram’daki gibi videonun yanına kalp tepkisi ekleyerek gösterebilirsiniz.

Geçtiğimiz yılın Mayıs ayından bu yana test ediliyordu

YouTube, bu güncelleme ile kullanıcı iletişimini yorum kısmından özel mesajlara taşımayı hedefliyor. Tıpkı Twitter’da olduğu gibi kullanıcıların iki farklı alanda da etkin olmasını isteyen YouTube böylece kendini bir yayın platformundan çok sosyal ağ olmaya daha fazla yaklaştırıyor. Bu YouTube’un kendini sosyal ağa dönüştürme konusundaki ilk girişimi değil. Şirket geçtiğimiz yıl da Backstage özelliği üzerinde çalışarak kullanıcılarının video dışında içerikleri takipçileriyle paylaşmasını test etmeye başlamıştı.

Mesajlaşma özelliği başarılı olursa YouTube, bir sosyal ağa dönüşmenin ilk adımını atmış olmanın yanı sıra kullanıcılarının da mobilde daha fazla zaman geçirmesini sağlamış olacak. Bu özelliğin en güzel yanı ise, videolar hakkında YouTube yorumları dışında bir yerde konuşabilmek. Ancak geçen yıl gelen bir başka özellik ile trollerin de yorumlardan kolayca engellenebildiği düşünüldüğünde YouTube’da videolara yapılan yorumlarda bir düşüş yaşanabileceğini söyleyebiliriz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Bakan Fakıbaba Çiftçilere Müjdeyi Verdi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, çiftçilerle bir araya gelip, bundan sonra desteklemelerin ürün ekilmeden önce bildirileceğini ifade ederek, “Yılda iki kez ödenecek. Sizi tefecilere muhtaç etmemek adına bir sonbaharda bir de ilkbaharda bu ödemeleri yapacağız” dedi. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: TarimsalHaber.Com

Sızan yeni iPhone 8 görseli çerçevesiz ekranı doğruluyor

Sızan yeni iPhone 8 görseli çerçevesiz ekranı doğruluyor

Tanıtılmasına sayılı günler kalan iPhone 8, yeni bir sızıntıyla tekrar karşımıza çıktı. Geçtiğimiz Temmuz ayında iPhone 8 tasarımının Apple’ın akıllı hoparlörü Homepod sayesinde ortaya çıktığını sizlere aktarmıştık. Bugün ortaya çıkan yeni görsel sayesinde çerçevesiz ekran tasarımı doğrulanmış oldu.

Akıllı telefonlar hakkında sızdırdığı görsel ve bilgilerle tanınan Evan Blass‏ tarafından paylaşılan görselde kısa zaman sonra tanıtılacak olan iPhone 8 modelinin ön yüzünü görüyoruz. Bu görselin üçüncü parti bir kılıf üretici olan UAG tarafından sızdırıldığını da ekleyelim.

iPhone 8 (encased) pic.twitter.com/9LpARCAML2

— Evan Blass (@evleaks) 8 Ağustos 2017

Çerçevesiz ekran yarışına katılıyor

Geçtiğimiz Haziran’da bir başka üçüncü parti kılıf üretici Olixar da benzer bir görsel sızdırmıştı. iPhone 8 ile Xiaomi Mi MIX, LG G6 ve Samsung Galaxy S8 ailesi ile başlayan çerçevesiz akıllı telefon akımına katılacak olan Apple, iPhone’un en zayıf noktası olarak görülen kalın çerçevelerini geride bırakacak gibi görünüyor.

iPhone 8 modelinin alt ve yan kısımlarında herhangi bir çerçeve bulunmazken üst kısmın ortasında çeşitli sensörlerin ve kameranın bulunduğu bir çerçeve mevcut. Üst kısmın ortasında yer alan çerçeve biraz ilginç bir tercih yine de genel olarak iPhone 8’in başarılı bir tasarım ile karşımıza çıkacağını söyleyebiliriz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

KOSGEB MEVZUATI GÜNCELLENİYOR

Uzkurt, desteklerin vatandaş odaklı olabilmesi doğrultusunda çalışma yapıldığına değinerek, mevzuatların yenilenip sadeleştirileceğini ve talep edilen bürokratik iş ve belge sayısının azaltılacağının müjdesini verdi. Başkan Uzkurt, grup çalışmalarının ardından oluşacak taslaklar ile yapılacak değişikliklere son halinin verileceğini söyledi.

SAHADA OLACAKLAR

KOSGEB yöneticilerinin düşüncelerine ve saha deneyimine çok önem verdiklerini söyleyen Başkan Uzkurt, istişarenin önemine vurgu yaparak KOSGEB yöneticilerinin özellikle sahada daha çok yer alması gerektiğini belirtti. Yöneticilerin yapacakları firma ziyaretleri ile KOBİ’lerin ihtiyaçlarını ve taleplerini ilk ağızdan duyma imkânına sahip olacaklarına dikkat çeken KOSGEB Başkanı Cevahir Uzkurt, bu konuda yapılacak çalışmaların önemine işaret etti.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Tarım desteklerini kim engelliyor?

Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Haziran ayı başında tarımsal desteklemelerle ilgili kararnamenin Bakanlar Kurulunda imzalandığını, 1-2 imza dışında eksik olmadığını ve bir kaç gün içinde Resmi Gazete’de yayınlanacağını söylemişti.
Ancak bu imzalar bir türlü tamamlanamadı ve destekler açıklanmadı.
Peki tarım desteklerinin açıklanmasını kim engelliyor?
Başbakan Binali Yıldırım’ın açıkladığı yüzde 50 mazot desteği, hayvancılık desteklerindeki politika değişikliği ve havza bazlı ürün desteklerinde kapsamın genişletilmesi tarım destekleme bütçesinde 1 milyar lira ek kaynak gerektiriyor.
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Maliye Bakanı Naci Ağbal, tarım desteklerinde bütçe sınırlarının aşılmasını istemedikleri için imzalamıyor.
Eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik desteklerin verilmesi gerektiğini belirterek, diretiyordu. Bakan değişikliği ile Ahmet Eşref Fakıbaba’nın gelmesi, bu sorunun aşılacağını düşündürmüştü. Ancak Fakıbaba’nın da konuya hâkimiyetinin yetersiz olması nedeniyle sorun bir türlü aşılamadı. Bu nedenle tarım destekleri açıklanamadı.
Hatırladığımız kadarıyla ilk kez desteklerin açıklanması Ağustos ayına kaldı. Haziran ayında yayınlanması beklenen kararnameyi DÜNYA Gazetesi’nde yayınladık. Ancak bu kararname de bazı düzeltmeler yapılacak ve bazı kalemlerde destekler düşürülecek.
Özetle Amerika’da 5 yıllık, Avrupa Birliği’nde 7 yıllık tarım bütçesi yapılırken Türkiye’de tarım mevsimi, birçok üründe hasat mevsimi geride kalmasına rağmen, tarım desteklerinin açıklanamaması tarıma verilen önemin ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor.
Oysa yılbaşında tarım desteklerinin 3 yıllık açıklanacağı, 2017 destekleri belirlenirken, aynı zamanda 2018 ve 2019’un da desteklerinin de açıklanacağı ifade edildi. Bırakın 3 yıllık açıklamayı bu yılın hasat sezonu geride kalıyor hala 2017 destekleri açıklanmadı. Yapılan bakanlık değişikliği ile tarımda yine politika değişikliği olacak ve önümüzdeki dönem daha da zorlu geçecek.

ALİ EKBER YILDIRIM

Tarım desteklerini kim engelliyor?

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

SF Startup Alley’e katılacak biri yerli 30 yenilikçi girişim

SF Startup Alley'e katılacak biri yerli 30 yenilikçi girişim

Silikon Vadisi’nin en etkili teknoloji bloglarıdan biri olan TechCrunch, bu sene de Disrupt San Francisco etkinliğinde birbirinden önemli girişimleri ağırlayacak. Yenilikçi ve gelecek vadeden girişimlerin yer aldığı Startup Alley bölümünde bu sene Türkiye’den de bir girişim var.

Yapay zekâ, sanal gerçeklik, blockchain gibi yeni ve yükselen teknolojilere dönük girişimlerin boy göstereceği etkinlikte öne çıkan girişimlerden biri olarak gösterilen Copyrobo‘yu Mayıs ayında sizlere tanıtmıştık. Copyrobo, blockchain teknolojisini kullanan sınırlı sayıdaki yerli girişimlerden biri konumunda ve küresel çapta hizmet vermesi açısından Startup Alley’de kendine yer bulmayı ve dikkat çekmeyi başarmış gözüküyor.

Aşağıda SF Startup Alley’e katılacak 30 öne çıkan girişimi ve kısa açıklamalarını görebilirsiniz. Bu girişimlerin CrunchMatch programıyla yatırım alma şansını zorlayacağını da paylaşmadan geçmeyelim.

Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi

Mycroft AI: Açık kaynaklı bir sesli asistan geliştiriyor.

Reely: Spor müsabakalarının önemli anlarını derin öğrenme teknolojileriyle mercek altına alıyor.

Snaptrude: Elle yapılmış bir çizimin hızlıca 3 boyutlu modelini çıkaran bir akıllı CAD yazılımı

Artırılmış ve Sanal Gerçeklik

LyraVR: Sanal gerçeklikle etkileşimli bir çok yönlü müzik platformu

Aero Glass: Pilotlar için akıllı gözlük geliştiriyor

HolodeckVR: 40 metrekarelik bir alanda 120 kişinin etkileşime geçebileceği 3 boyutlu bir dünya sunuyor

Blockchain

uquid: Kripto para dikeyinde ön ödemeli banka kartı

Copyrobo: Blockchain teknolojisini telif hakkı koruması ve dijital belge tescili için kullanan Türk girişimi. Hem mobil uygulamaları üzerinden hem de internet sitesi ve Chrome eklentisi ile hizmet veriyor. Bkz: Copyrobo haberlerimiz.

Lightyear: Kar amacı gütmeyen, kullanıcılarını düşük maliyetli finansal servislerle buluşturan bir girişim

E-ticaret

Stemless Co: Yerel satıcılardan kenevir sipariş etmenizi sağlayan bir girişim.

Topology Eyewear: Yüzünüzün 3 boyutlu modelini çıkararak yüz şeklinize en uygun gözlüğü bulmanızı sağlıyor

Freshdeal.com: detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İŞTE TÜRKİYE’NİN VERGİ REKORTMENLERİ

Türkiye’nin vergi rekortmeni, 2016 yılı için 46 milyon 885 bin 202,91 lira vergi tahakkuk ettirilen Semahat Sevim Arsel olurken, listede yer alan 100 mükellefin 53’ü bilgilerinin açıklanmasını istemedi.
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), 2016 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilen Gelir Vergisi beyanları sonucunda, Türkiye genelinde en çok vergi beyan eden ilk 100 mükellefi açıkladı.
İlk 100 kişi arasındaki 53 mükellef bilgilerinin açıklamasını istemedi.
Listede, 2016 için 46 milyon 885 bin 202,91 lira vergi tahakkuk ettirilen Arsel, Türkiye’nin vergi rekortmeni oldu. 2015’in de vergi rekortmeni olan Arsel’i, 45 milyon 173 bin 554,47 lira vergi tahakkuk ettirilen Mustafa Rahmi Koç izledi. Arsel ve Koç’u, 33 milyon 500 bin 757,92 lira vergi tahakkuk ettirilen Şarık Tara takip ederek 2015’teki sırasını korudu.
Listenin 4’üncü sırasında Koç ailesinden Suna Kıraç’a 28 milyon 660 bin 951,69 lira, 9. sırasındaki Mehmet Ömer Koç’a 21 milyon 590 bin 81,41 lira vergi tahakkuk ettirilirken, listenin 5, 6, 7, 8 ve 10’uncu sırasındakiler isimlerinin açıklanmasını istemedi.
Ünlü iş adamları
Kamuoyunda tanınan iş adamlarından Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Faik Şahenk 16 milyon 312 bin 318,68 lira vergi tahakkuku ile 15’inci, Enka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sinan Tara, 15 milyon 977 bin 913,63 lirayla 17’inci, Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak 14 milyon 158 bin 168,86 lirayla 18’inci, Tarman Grup Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Tarman 10 milyon 215 bin 34,36 lira ile 24’üncü sırada yer aldı.
SÜTAŞ Süt Ürünleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, 5 milyon 293 bin 269,31 lirayla 69’uncu, Akbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üyesi Suzan Sabancı Dinçer 5 milyon 138 bin 307,11 lirayla 75’inci sırada yer buldu.
2015 yılı vergi rekortmenleri arasında 39’uncu sırada yer alan Doğan Holding Kurucu ve Onursal Başkanı Aydın Doğan, 68’inci sırada yer alan Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, 70’inci sırada yer alan Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, 72’inci sırada detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Mobilden planlı ulaşıma yeni ve yerli alternatif Progo, 5 şehirde faaliyete başladı

Mobilden planlı ulaşıma yeni ve yerli alternatif Progo, 5 şehirde faaliyete başladı

Türkiye’de özel taşımacılık alternatiflerinin sayısı gün geçtikçe artıyor. Uber’in Türkiye organizasyonunu kuran Austin Kim’in yakın zamanda faaliyete başlayan girişimi GelGit gibi yerli Uber alternatifleri ulaşımın dönüşümüne öncülük etmek istiyor. GelGit gibi lansmanını İzmir’den yapan ancak çalışma prensibiyle GelGit ya da Uber’den radikal biçimde ayrışan yeni bir girişimse Progo.

Progo, planlı yolculuğu herkes için ulaşılabilir hale getirmek isteyen bir girişim ve lojistik sektörünün iddialı markalarından biri olan Günaydın Group imzalı. Karayolu, havayolu, demiryolu ve denizyolu taşımacılığında 2 bin çalışanı 14 ayrı firması ile faaliyet gösteren Günaydın Group, yurt içi ve yurt dışında özel vip taşımacılık sektöründeki tecrübesini Progo yenilikçi hizmetlere aktarıyor. Web, iOS ve Android platformlarından erişilebilen Progo ile ilgili detayları Yönetici Ortağı Kerem Çoban’a sorduk:

Progo’nun yapım sürecinden bahseder misiniz?

On iki aylık bir analiz ve yazılım süreci geçiren Progo, aynı zamanda geleneksel özel taşımacılık hizmeti ve seyahat acentesi olan bir kurumun ürünü olarak hayat buldu. Progo kendi bünyesinde kadrolu olmak üzere, 7 kişilik yazılım ekibi ve 8 kişilik dış kaynak yazılım ekibi ile toplam 15 kişilik bir IT ekibi ile çalışıyor. Buna ek olarak 7 kişilik kurumsal ekip olmak üzere aktif 22 kişilik bir kadro ile çalışıyoruz.

Progo hangi şehirlerde hizmet veriyor?

Progo Havalimanı transferleri başta olmak üzere, tüm şehir içi ve şehirlerarası ulaşım ihtiyaçlarını başlangıç anı itibari ile, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Muğla’da hizmet veriyor.

Uber gibi küresel ve Olev gibi yerli rakiplerinizden nasıl ayrışıyorsunuz? Taksilere rakip misiniz?

Progo tüm rakiplerinden farklı olarak seyahati ve ulaşımı, planlı (minimum 6 saat ) , anlık olmayan ve kamusal ulaşıma rakip olmayacak şekilde tanımlıyor. Taksi ve benzeri tüm kamusal ulaşım hizmetlerinden ve pazarından uzak bir ulaşım hizmeti üretiyor. Bu noktada, bireysel ve kurumsal ulaşım ihtiyaçları açısıdan benzersiz.

Progo, sektörde 20 yıllık özel ve VİP ulaşım hizmetleri üreten bir yapının ortak dijital dünyadaki yüzü. Progo global ve yerli rakiplerinden, temel taşımacılık hizmetini detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Bölünme sonrası kripto para piyasalarında yeni zirve: 117 milyar dolar

Bölünme sonrası kripto para piyasalarında yeni zirve: 117 milyar dolar

Kripto paraların piyasa değeri yeni bir rekora ulaştı. CoinMarketCap verilerine göre kripto paraların toplam piyasa değeri, 12 Haziran’da ulaştığı bir önceki rekor olan 116.2 milyar doları aşarak 116.9 milyar dolarla yeni bir zirveye ulaştı.

31 Temmuz tarihinde kripto paraların toplam piyasa değeri 90 milyar doların biraz altına düşmüştü. 16 Temmuz’da gerilemeye devam ederek 60 milyar doların altına inen kripto paraların değeri bugün, o döneme göre yüzde 80 artış göstermiş durumda. Son bir hafta için değer artış oranı yüzde 30 seviyesinde.

Bölünme sonrası piyasalarda iyimserlik hakim

Yükseliş için bitcoinde yaşanan bölünme sonrası, piyasalarda oluşan iyimserliğin bir yansıması diyebiliriz. Piyasaya girmeyi düşünen ancak bölünmeyi bekleyen bir çok kişi, bölünme sonrasında güvenle yatırım yapmaya başlamış olabilir. Artan ilgiyle birlikte piyasaya en çok değer kazandıran (ve değer kazanan) iki kripto para birimi bitcoin ve ether oldu. Diğer 10 büyük kripto paradan ise sadece 4’ü çift haneli karlılık elde etmiş görünüyor.

Piyasanın gördüğü ilgiyi Google Trendler aracıyla doğrulamak da mümkün. Türkiye’de son on iki ayda “bitcoin” aramalarının geçtiğimiz Mayıs’ta belirgin bir yükseliş yaşadığı ve ilginin devam ettiği görülebiliyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

MIT ve Google araştırmacıları, fotoğrafları daha çekmeden düzenleyen algoritma geliştirdi

MIT ve Google araştırmacıları, fotoğrafları daha çekmeden düzenleyen algoritma geliştirdi

Bugün, birçoğumuz için sosyal medyada fotoğraf paylaşmak zaman alan ve incelik gerektiren bir iş. Önce fotoğrafı kaliteli çekmek için çaba sarfediyoruz; daha sonra düzenleyip, filtreler eklemek icin ayrı bir zaman harcıyoruz. Ancak yapay zekanın fotoğraf ve video düzenleme alanında gittikçe daha fazla kullanılması, bu zamanı ve emeği bize geri veriyor.

Fotoğraflar saniyenin 50’de 1’i hızla düzenleniyor

MIT (Massachusetts Institute of Technology) ve Google bünyesinde araştırmacılar, fotoğrafları adeta profesyonel bir fotoğrafçının elinden çıkmış gibi gösterecek bir makine öğrenimi algoritması geliştiriyorlar. Araştırmalarının sonuçlarını aktardıkları makalede, sistemin işleyişi ise şöyle aktarılıyor: Fotoğrafı çektikten sonra nöral ağ, fotoğraf kalitesini nasıl mükemmel hale getirebilir onu algılıyor, renklerle oynuyor, parlaklığı arttırıyor ya da azaltıyor… Bütün bu değişikliklerin fotoğraf üzerinde uygulanma süresi 20 mili saniyeden daha az.

Araştırmayı yöneten MIT doktora öğrencisi Michael Gharbi, bu sürenin saniyenin 50’de 1’i olduğunu hatırlatıyor. Gharbi’nin algoritması burada devreye giriyor ve fotoğraf, daha çekme işlemi tamamlanmadan kadrajda düzenlenmiş oluyor.

Gharbi Google ile ortak araştırmasına geçtiğimiz yıl nöral ağların spesifik fotoğraf detaylarını nasıl taklit edebileceğini anlamaya çalışarak başladı. Bu, 2015’te Van Gough ve Picasso gibi ünlü ressamların tarzlarını taklit edebilen nöral ağ algoritması tasarlamaya çalışan Alman araştırmacıların çalışmalarına epey benziyordu. Ancak Gharbi’nin asıl amacı, herhangi başka bir uygulamayı açmadan fotoğrafları en kısa sürede profesyonel düzeyde düzenlemekti.

Geliştirilen yeni algoritmayı fotoğraflar için daha ayrıntılı, otomatik filtre gibi düşünebiliriz. Çoğu filtre uygulamasının aksine, bu algoritma fotoğrafın her karesini aynı şekilde değiştirmek yerine yalnızca ihtiyaç olan yerlere odaklanıyor. Ayrıca algoritma otomatik olarak özellik öğrenebiliyor. Örneğin güneşli arka planda selfie çekerken yüzün parlaklığını otomatik olarak arttırmak gibi.

Gharbi’nin algoritması bu görsel ayrıntıları kendisi çözümleyebiliyor. Çünkü araştırmacılar fotoğrafları tek tek inceleyip, özellikleri manuel bir şekilde deneyerek bu algoritmayı geliştirdiler. Sinir ağına profesyonel olarak düzenlenmiş yaklaşık 5 bin adet fotoğraf eklediler. Öğrenen bir yapıya sahip detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

YouTube mobilde video hızını değiştirme özelliğini test ediyor

YouTube mobilde video hızını değiştirme özelliğini test ediyor

YouTube‘un pek fazla bilinmeyen fakat bilenlerin çok sevdiği ve bazen eğlence amaçlı bazen de işe yaradığı için kullandığı bir özellik var. Videoları hızlandırma ve yavaşlatma özelliği. Özellik, zaman zaman esprilere bile konu oluyor…

İşin eğlencesi bir yana, zaman kazanmak ya da uzun içerikleri hızlı tüketmek istiyorsanız, bu özellik gerçekten işe yarıyor. 9to5Google’ın haberine göre YouTube, bu özelliği mobil cihazlara getirmek için testlere başlamış durumda. YouTube Android uygulamasında karşılaşılan bu özellik şu anda sınırlı sayıda kullanıcıya açılmış gibi görünüyor.

Özelliği test eden kullanıcıların aktardıklarına göre, hız kontrolü YouTube uygulamasının ana menüsünün sağ üst köşesinde bulunan üç nokta ikonuna gizleniyor. Buraya dokunulduğu zaman açılan menüde karşılaşılan “hız” (speed) butonu videoları yavaşlatmanızı veya hızlandırmanızı sağlıyor.

YouTube’un bu özelliği mobil uygulamasına getirmesi; bu özelliği seven kişiler için oldukça faydalı bir yenilik olacaktır. Ayrıca bu özelliği henüz denemediyseniz ve YouTube üzerinde çok fazla video izliyorsanız (özellikle eğitim, tartışma tarzı videolar) hemen denemenizi tavsiye ederim.

Eğer sizin telefonunuzda bu özellik aktifleştiyse yorum yazarak bizimle paylaşmayı ihmal etmeyin.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

PSİKOLOG BU KEZ ÇIKARDIĞI ALBÜMLE HASTALARI TERAPİ EDECEK

Adı Mert Koçak, Tıp fakültesinde okurken etrafındaki herkes aşk acısı çekiyordu. Arkadaşları, dostları, hepsi aşk acısından muzdariplerdi. Ve sonrasını Koçak çok şaşıracağınız bir şekilde şöyle anlatıyor, ‘’Aşk acısı, ekmek su gibi hayatımızın neredeyse her noktasındaydı. Aşk acısının insanları canlarından bile vazgeçirebildiğini gördüm. Bunlar çok büyük etken ama bu mesleği seçmemde en büyük etken şudur; bir gün sabah yürüyüşüne çıkmıştım yolda giderken bir adamın eşini tekme tokat çocuğunun yanında dövdüğüne şahit oldum. Ve hiç bir vatandaşın da müdahale etmediğini gördüm. Bu manzarayla karşılaşınca çok radikal bir karar alarak tıp fakültesini bıraktım. Artık ezilen kadınlara bir şekilde yardım etmem gerektiğini ve erkeklerin kadınlara davranışlarını düzeltmeleri için ne yapmam gerektiğini düşündüm. Tek başıma yeterli olmayacağımı biliyordum ama koskoca bir karanlık içinde bir mum ışığı olmayı tercih ettim. Ve tıp fakültesini bırakıp psikoloji okudum. O günden beri elimden geldiğince her kadının dertlerine sorunlarına çözüm üretmeye başladım, erkeklere de sağlıklı bir ilişki ve düşünce nasıl olur bunu öğretmeye çalıştım terapilerimle. Mesleğimi bu şekilde seçtim. ‘’diyor

KOÇAK: ‘’ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ ŞİİR YAZIYORUM”

Çocukluğundan beri sanata olan merakını anlatan Mert Koçak, ‘’5 yaşında kendi kendime okumayı öğrenmişim. 8 yaşında okula başladım. 7 yaşında sözler şiirler yazmaya başladım. Çok düşünen,çok hayal kırıklığı yaşayan ve ayrıca çok üreten bir zihnim ve ruhsal yapım var. 9 yaşında kendi kendime besteler yapamaya başladım. Bu böyle devam etti. Çok ilginçtir ki beni çok ama çok etkileyen şey hep rüyalarımda kendimi aşırı bir kalabalığa şarkı söylerken görürdüm. Ve son 10 yıldır rüyalarımda şarkı sözleri yazıp besteler yapıyorum bunu rüyamda görüyorum ve gecenin üçünde kalkıp ses kaydı yapıp,sözleri bir kağıda yazıp tekrar uyuyorum. Bu ayda 3-4 kere olur. Ama bunların dışında çok önemli bir etken daha var. O da detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

GEZGİNLER YUVASINA KAVUŞTU

Türkiye’de sayıları yaklaşık 1 milyon civarında olduğu düşünülen gezginler için buluşma noktası Interrail Kafe’e Ankara’da açıldı.
Tüm dünyadan gezginlerle buluşmaların, söyleşi ve dinletilerin yapılacağı, yurt içine veya yurt dışına gidecek kişilerin ücretsiz harita, ülke kitapları, çadır ve mat edinebileceği, uçak ve interrail biletini indirimli alıp konaklamasını ayarlayabileceği Interrail Kafe 84. Cadde’de hizmet verecek.

Kitap okuyana – ders çalışana ücretsiz çay
Mekan içerisine kurulan özel bölümde kitap okuyan veya ders çalışan kişilerin ücretsiz çay servisinden yararlanacağı Interrail Kafe’de aynı zaman da dileyen herkes gittikleri ülkelerle ilgili eventler düzenleyebilecek.
Sadece gezginlerin çalıştığı kafe
Sabit birkaç personelin dışında sadece seyahat etmek için para biriktiren öğrencilerin çalıştırılacağı Interrail Kafe’de söyleşilerden, dinletilere, tasarım günlerinden akustik konserlere kadar pek çok etkinlik gerçekleşecek.

Gezginle söyleşiler ve imza günleri.
Her ay farklı bir gezginle söyleşilerin yapılacağı Interrail Kafe’de aynı zaman da gezi kitapları yazarları ile de zaman zaman imza günleri gerçekleşecek.

Her Cumartesi Gezgin Muhabbetler
Sosyal medyayı da oldukça aktif kullanan mekana instagram ve facebok üzerinden Interrail Kafe adı veya #interrailkafe hashtag’i ile ulaşılabiliyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net