Turkcell T80, parmak izi okuyucu, çift kamera ve sanal gerçeklik başlığıyla geliyor

Turkcell T80, parmak izi okuyucu, çift kamera ve sanal gerçeklik başlığıyla geliyor

Turkcell T serisi akıllı telefon ailesinin yeni üyesi T80, bugün Turkcell Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Erkan’ın katıldığı basın toplantısıyla tanıtıldı. Turkcell T80, ailenin en yeni ve en üst teknik özelliklere sahip üye olarak bugünden itibaren satın alınabiliyor.

Metal tasarıma sahip, Android işletim sistemiyle gelen T80, 7.7 milimetre inceliğinde ve 141,6 gr ağırlığında bir telefon. 1920 x 1080 çözünürlüğe sahip 5.2 inçlik bir ekrana sahip olan T80’de 8 çekirdekli Qualcomm işlemci (1.4GHz x 4 + 1.1GHz x 4) ve 2 GB RAM yer alıyor. 16 GB dahili hafızaya sahip telefonun hafızası mikro SD kart ile 128 GB’a kadar artırılabiliyor.

Parmak izi okuyucu ve çift arka kamera

Parmak izi okuma teknolojisiyle orta segmentteki rakiplerine yanıt veren T80’in en belirgin yeniliklerinden biri de çift kameraya sahip olması. 13 MP ön kamerası ile flaşlı öz çekim sunan telefon, çift arka kamerasıyla 3 boyutlu (3D) fotoğraf çekme özelliği ve 1080p video çekim imkanı sunuyor. Turkcell 4.5G ile 300 Mbps’ye kadar indirme hızı vadeden Turkcell T80’in Android sürümüyse Android Nougat (7.0).

T VR: Turkcell’in sanal gerçeklik başlığı

Turkcell Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Erkan, bugün sadece Turkcell T80’i tanıtmakla kalmadı, Türkiye’nin operatör markalı ilk sanal gerçeklik başlığı T VR‘ı da satışa sunacaklarını açıkladı. Diğer 3 boyutlu içeriklerin yanında T80 ile çekilen 3 boyutlu fotoğraflar da T VR ile canlıymış gibi görüntülenebiliyor. Turkcell T VR’ı bağımsız olarak satışa sunacak olsa da bugünden itibaren başlayan ön satışta platinum tarifeyle T80 alanlar, ek ücret ödemeden T VR sahibi olabiliyor. T 80’in peşin fiyatını 1.299 TL olarak belirleyen Turkcell, tarifeli kampanyalarda 39 TL’den başlayan T 80 sahibi olma imkanı sunuyor. T VR’ın fiyatı ise peşin 199 TL olarak paylaşılıyor.

T VR‘ın kullanımının sadece T 80 ile sınırlı olmadığını da paylaşmadan geçmeyelim. 4,7- 6 inç aralığındaki bir ekrana sahip cep telefonlarıyla kullanılabilen T VR, parlaklık derecesini otomatik ayarlayabilen hassas lense sahip ve 360 derece detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

‘Küresel gıda fiyatları düşük seyredecek’

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) ortaklaşa hazırladıkları 10 yıllık Tarımsal Görünüm Raporu’na göre, küresel gıda emtia fiyatları geçmiş yıllarda yaptığı zirvelere kıyasla gelecek 10 yıl boyunca düşük seviyelerde kalmayı sürdürecek. Bu durum, yükselen bazı ekonomilerde talep büyümesinin yavaşlayacağı beklentisi ve biyoyakıt politikalarının pazarlarlar üzerindeki azalan etkisinden oluşacak.

Hububat stoklarının son on yılda 230 milyon metrik ton ile ikmali ve diğer birçok emtia stoklarının bol oluşu şu an neredeyse 2007-2008 gıda fiyat krizinden önceki seviyelerine gerileyen küresel fiyatların artmasını sınırlandırmaya yardım edecek. Talepte yavaş büyümenin etkisiyle küresel gıda fiyatları düşük seyredecek.

Kişi başı gıda talebi büyük ölçüde yatay seyredecek. Sadece bazı gelişmiş ekonomiler buna istisna olabilecek. İlave kalori ve protein tüketiminin 10 yıl boyunca bitkisel yağ, şeker ve süt ürünlerinden gelmesi beklenirken et için talep büyümesi yavaşlayacak.

Ortalama kaloriye erişim 2026’da en az gelişmiş ülkelerde günde kişi başı 2 bin 450 kilokaloriye ulaşacak, gelişmekte olan diğer ülkelerde ise günde 3 bin kilokaloriyi geçecek. Ancak yine de gıda güvensizliği ve kötü beslenme bütün biçimleriyle küresel bir sorun olmaya devam edecek ve koordineli bir uluslararası yaklaşım gerektirecek.

Verimlilik mahsul üretimini artıracak

Mahsul üretiminde artış özellikle yüksek ürün veriminden sağlanacak. Mısır üretimindeki artışın yüzde 90’ının verim artışından, yüzde 10’nun ise ekim alanının genişlemesinden gelmesi bekleniyor. Et ve süt ürünlerindeki artış ise bunun tam tersine hayvan sürülerindeki genişlemeden ve hayvan başına daha yüksek verimden sağlanacak. Süt üretim artışı önceki 10 yılla kıyaslandığında hızlanacak ve bu büyük ölçüde Hindistan ve Pakistan’dan gelecek.

Raporun öngörülerine göre, su ürünleri yetiştiriciliği, balık sektöründe büyümede baskın olacak ve çiftlik balık üretimi raporda analiz edilen bütün emtialar içinde en hızlı büyüyen protein kaynağı olacak.

Tarım ve balıkçılık ticaretindeki büyümenin ise bir önceki on yıldaki büyüme oranının yaklaşık yarısına doğru yavaşlaması tahmin ediliyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Inveon, 2017 yılının ilk yarısı için e-ticaret istatistiklerini paylaştı

Inveon, 2017 yılının ilk yarısı için e-ticaret istatistiklerini paylaştı

E-ticaret için altyapı sağlayan inveon, Türkiye’de e-ticaret sektörünün 2017’nin ilk yarısındaki performansına dair analizini yayınladı. E-ticaret sektörünün detaylı bir değerlendirmesini paylaşan Inveon, sektörde son 6 ayda olumlu bir dönüşüm gördüklerini açıkladı. Her geçen gün daha çok kişinin online alışverişi tercih ettiğini belirten Inveon, Samsung ve Under Armour gibi önemli markaların e-ticaret kanallarını global merkezden yönetmek yerine doğrudan Türkiye’den yönetmeyi tercih etmesinin önemini vurguluyor.

Sistemlerindeki 90 binin üzerindeki ürün verisi ve 30 milyon kişi tarafından yaratılan 180 milyonluk sayfa gösterimi sayesinde 40 milyon TL’lik alışveriş hacmi yaratan Inveon, verilerini 50’yi aşkın uzun dönemli müşterileri üzerinden topladığını paylaşıyor.

Ülkemizdeki 48 milyon internet kullanıcısının yaklaşık yüzde 87’si olan 41.5 milyonun her gün interneti aktif bir şekilde kullanıyor. Inveon, e-posta okumak ve sosyal ağlara girmek haricinde en çok yapılan eylemin online ürün bilgisi aramak olduğunu söylüyor.

Ülkemizdeki bir aylık e-ticaret verilerine bakıldığında internet kullanıcılarının yüzde 52’si satın almak için online ürün veya hizmet arıyor. Online hizmet veye ürün arayışında olan kullanıcıların yüzde 43‘ünün satın alma işlemini gerçekleştirdiğini ileten Inveon, toplamda 29.92 milyon kişinin e-ticaret sitelerinden online alışveriş yaptığını belirtiyor.

Paylaşılan verilere göre 30.8 milyar TL‘lik Türkiye e-ticaret hacmi içinde kişi başı yıllık harcama ise 1,029 TL. Dünya genelinde ise 1.61 milyar kişinin online satış kanalları üzerinden alışveriş yaptığını paylaşan Inveon, dünya nüfusunun yüzde 22’sinin online alışveriş yaptığını belirtiyor. 2016 yılında yüzde 22’lik kesimin toplamda 1,915 trilyon dolarlık ciro yarattığının altını çizen rapora göre, kişi başına yapılan yıllık harcamanın ise 1,189 dolar.

Yüzde 30 büyüme

Değerlendirmede öne çıkan bir diğer nokta ise sosyal medya sitelerinin online alışveriş konusunda yaptığı atak. Ürün bilgisi ve marka keşfetme konusunda halen arama motorları birinci sırada yer alsa da, Instagram ve Pinterest‘in e-ticaret ve online alışveriş için attıkları adımlardan sonra sosyal medya platformları arayı kapatmaya başladı. Beklentilerini de paylaşan Inveon, 2017’de tüm e-ticaret piyasasının en detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Twitter’dan yeni hesapları otomatik olarak sessize alma özelliği

Twitter'dan yeni hesapları otomatik olarak sessize alma özelliği

Twitter‘ın bir süredir trol hesaplarla dolup taşması bir çok kullanıcıyı rahatsız ediyordu. Twitter’ın da uzun süredir üzerinde çalıştığı bu konu sonunda kullanıcıların platformda daha rahat hareket edebilmesi için çözüme kavuştu. Twitter’da artık sizi takip etmeyenleri ve yeni hesapları sessize alabiliyorsunuz.

Now you have even more control over your notifications. Mute accounts that don’t follow you, new accounts, and more. pic.twitter.com/RcBQGx219k

— Twitter Safety (@TwitterSafety) July 10, 2017

Yeni geliştirmenin öncesinde hatırlatalım geçtiğimiz aylarda piyasaya sürülen güncelleme ile Twitter’da takip etmediğiniz, telefonu ya da e- postası onaylanmamış ve de profil fotoğrafı olmayan hesapları görmezden gelmeniz mümkündü.

Hesapları yeni olan kullanıcıları sessize alma konusu ise yeni ve oldukça iyi karşılanan bir ekleme. Çünkü sadece başkalarını taciz edebilmek adına Twitter’da yeni “kullan at tipi” bir hesap açabilen insanlar mevcut. Platform, sıkça yapılan bu hareketin önünü yaptığı yeni güncelleme ile kesiyor. Bu arada oldukça fazla takipçiniz varsa takip etmediğiniz hesapları sessize almak da anasayfanızı biraz daha derli toplu hale getirebiliyor.

Twitter’ın yıllardır mücadele ettiği taciz konusunu çözmesi platform için oldukça olumlu bir gelişme. Zira Twitter’ın eski CEO’su Dick Costolo bu konuda: “Tacizle ve platformdaki trollerle mücadelede gerçekten kötüyüz ve bu durum yıllardır böyle.” demişti.

O zamandan beri Twitter, belli kelimeleri sessize almak için araçlar ekledi. Onun yanı sıra nefret söylemlerini tanımlayabilmek için yapay zeka kullandı. Aynı zamanda kullanıcıları engellemenin daha etkin yollarını hayata geçirirken, polise ihbar etmeyi kolaylaştırdı. İfade özgürlüğü ve polis faaliyetleri arasındaki dengeyi tutturmaya çalışan Twitter günden güne yaptığı geliştirmelerle kullanıcılarının hayatını kolaylaştırıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Samsung, Yunanistan merkezli innoetics’i yaklaşık 40 milyon dolara satın alıyor

Samsung, Yunanistan merkezli innoetics'i yaklaşık 40 milyon dolara satın alıyor

Samsung ses teknolojileri alanında iddiasını bir adım ileri taşıyacak bir satın almaya imza attı. Bu kez komşumuz Yunanistan’dan innoetics adlı bir girişime yaklaşık 40 milyon dolar ödeyen Samsung, sentetik ses üretimine yatırım yaptı.

TechCrunch’ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, innoetics geçtiğimiz Cuma günü tamamlanan satın alma işleminde Daimler’in Taxibeat için ödediği 43 milyon dolara yakın bir değerlemeyle satıldı. Satış, Yunanistan teknoloji ekosistemindeki en büyük çıkışlardan biri olarak kayıtlara geçti.

15 dilde, 29 sentetik sesle hizmet veriyor

innoetics, bir sentetik ses girişimi ve on yıldır bu teknolojiler üzerinde çalışıyor. Yazılı metinleri seslendirmek için ürettiği sentetik seslerim sesli kitaplardan oyunlara ya da mobil uygulamalara geniş bir kullanım alanı var. B2B çalışan girişimin müşterileri arasında duolingo, Vodafone gibi isimler var. 15 dilde hizmet veren innoetics, 29 farklı sentetik sesle hizmet veriyor bugün. Alanının en iyisi olma iddiasındaki innoetics’in teknolojisi, etrafındaki konuşma seslerini duymasını ve onları taklit etmesini de sağlıyor.

innoetics Samsung çatısı altında, sesin ara yüz olarak kullanılacağı birçok projeyle milyonlarca müşteriye ulaşabilir. Samsung yakın zamanda tanıttığı Bixby ile sesli asistan yarışına dahil olmuştu. Rakiplerinin gerisinden gelen Samsung aradaki farkı Viv satın almasıyla kapatmıştı. innoetics ise aradaki farkı açmaya yönelik bir hamle olacak gibi görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

MÜSİAD yeni dönemde yatırım, ticaret ve ihracat seferberliği ilan etti

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, “MÜSİAD sadece bir iş adamları derneği değil bir medeniyettir ve kurulduğumuz günden bu yana her yönetim medeniyetimizin gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Biz de yeni yönetim ekibimiz, teşkilatımız, profesyonel kadromuz ve en önemlisi de üyelerimiz ile bu medeniyeti büyütmek üzere kolları sıvadık. Yatırımı, ticareti ve ihracatı artırmak üzere seferberlik ilan ettik ve bu kapsamda projeler üretiyoruz. Ana önceliğimiz üretim ekonomisi olacak. Üreterek büyümek için üzerimize ne düşüyorsa fazlasıyla yapacağız. Üyelerimiz arasındaki ticareti artırmak da en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor” dedi.

“Üreterek büyüme stratejimizin yapı taşlarından biri TOSİ”

Sanayinin büyümesi ve katma değerli ürün geliştirmesi için çalışmalarına hız verdiklerinin altını çizen Kaan, orta ölçekli sanayiciler için 81 ilde TOSİ adını verdikleri sanayi siteleri kurulması için çalıştıklarını söyledi. Kaan, “Adını Toplu Sanayi İdaresi (TOSİ) diye ifade ettiğimiz proje, üreterek büyüme stratejimizin yapı taşlarından birini oluşturuyor. 3 yıllık titiz bir çalışmayla oluşturduğumuz projemizin hayata geçmesini sağlayacak kanuni altyapının çıkması için gerekli görüşmelerimizi yapıyoruz. Ülkemizde sanayi işletmeleri, küçük sanayi siteleri yani yaklaşık 100-150 metrekarelik sanayi tesislerinde üretimlerini gerçekleştiriyor. Bu işletmelerin, maddi imkân yetersizliğinden dolayı 3 bin metrekarelik Organize Sanayi Bölgelerinde yer almaları mümkün olmuyor. Fiziki ortam, üretim şartlarını etkiliyor ve üretim miktarları düşük oluyor. Bu projemizin ana çıkış fikri, fiziki şartları büyüterek firmaları büyük hedeflere yönlendirmek oldu. TOSİ’ler, sanayi siteleri ve OSB arasında sıkışmış işletmeleri bir alternatifle buluşturacak. İşletmesini küçükten orta ölçeğe taşıma hedefi olan firmalara cesaret verecek. Proje, TOKİ öncülüğünde gerçekleşecek ve bir “üretim kampüsü” şeklinde inşa edilecek. Burada en az 200 sanayi yapısı faaliyette olacak. Kampüsün içinde konutlar, bir meslek okulu ve sağlık kuruluşu gibi yapılar yer alacak” diye konuştu.

“Faizsiz Finans İçin Girişim Sermayesi Yatırım Komisyonu Oluşturduk”

Yüksek faizin, günümüz ekonomilerinde yatırımcılar için büyük engel ve risk oluşturduğunun altını çizen Kaan, MÜSİAD’ın yeni dönemde, kâr odaklı ve üretimi besleyen faizsiz çözüm ile faizsiz model hazırlığı yaptığını belirtti. Kaan şöyle konuştu;

“3 detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google, yerel restoran aramalarına menü seçeneği ekliyor

Google, yerel restoran aramalarına menü seçeneği ekliyor

Uzun zamandır restoranlar için detaylı bilgiler paylaşan Google, yerel restoran panolarına menü seçeneği ekliyor. Restoranlar günün hangi saatlerinde yoğun olduğundan tutun da, görsellerine ve müşteri incelemelerine kadar pek çok bilgi paylaşan Google, menü ve fiyat bilgilerini de göstermeye başladı.

Genel bakış ve incelemeler sekmelerinin arasına yerleşecek olan menü seçeneği, şimdilik sadece ABD için kullanıma sunuldu. Özelliğin ne zaman ülkemize geleceğim hakkında ise henüz bir bilgi bulunmuyor ancak Google bu tip yenilikleri hızla küresel olarak adapte edebiliyor.

Google’ın bu hamlesiyle çok sayıda online restoran servisine rakip olma olasılığı da var. Özellikle geçtiğimiz Mayıs ayında Zomato‘nun ülkemizdeki operasyonlarını dondurduğu düşünüldüğünde Google, güncel menüleri takip etmek için iyi bir alternatif olabilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google “en iyi torent siteleri”ni arama sonuçlarında önermeye başladı

Google “en iyi torent siteleri”ni arama sonuçlarında önermeye başladı

Artık arama sonuçlarının en üstünde Google tarafından önerilen “en iyi torrent siteleri” çıkıyor. Bu durum Hollywood’daki yazar ve yönetmenleri gerçekten kızdırabilir.

İlk olarak TorrentFreak tarafından fark edilen bu durum, “torent siteleri” ya da “en iyi torent siteleri” İngilizce aramalarında sonuçları carousel formatında çıkarıyor. The Pirate Bay, RARBG ve IsoHunt gibi daha öncesinde korsanlıkla ünlenmiş sitelerin de aynı sonuçları içinde karşımıza çıkması gerçekten şaşırtıcı.

Google’ın bu değişikliği ne zaman yaptığı henüz belirsizliğini korurken TorrentFreak internet kullanıcılarının düzenli olarak yaptıkları torrent alternatifi aramalarıyla bu sonuca yol açtığını iddia ediyor.

Bu özellik torrent kullanıcıları için kullanışlı olsa da internet üzerinden yayın yapan siteler için yapılan arama sonuçlarında sorun yaratıyor.

Yazılım sürecinde Google bir şeyleri atlamış olmalı ki, yayın konusunda arama yapıldığında Hulu ve Crackle gibi yasal yayıncı alternatiflerinin yanında Putlocker ve Alluc gibi çok da ünlü olmayan korsan platformların yer aldığı görülüyor.

Muhtemelen TorrentFreak’in de öne sürdüğü gibi bu konuda karar veren Google’daki yetkin insanlar değil. Bu sadece algoritmanın yapılan aramalara göre otomatik olarak ortaya çıkardığı bir sonuç.

Bu yıl Google’ın ve Microsoft’un Birleşik Krallık’ta imzaladığı anlaşma ile çevrimiçi korsanlığın arama sonuçlarında yukarıda çıkmasının önüne geçeceklerinin sinyalini vermişti. Dolayısıyla bu Google’ın kendi kendine verdiği bir karardan çok, algoritmanın inisiyatifi gibi duruyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

İsimsiz Ethereum simsarı bir ay içinde 230 milyon dolar elde etti

İsimsiz Ethereum simsarı bir ay içinde 230 milyon dolar elde etti

Dijital para denince akla halen bitcoin gelse de, geçtiğimiz aylarda yükselişe geçen Ethereum pazarın en güçlü bitcoin alternatiflerinden. Rusya’da devlet desteğini de arkasını almayı başaran Ethereum, istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ediyor. Bloomberg‘in haberine göre isimsiz bir Ethereum simsarı yaklaşık bir ay içinde 230 milyon dolar elde etti.

“0X00A651D43B6E209F5ADA45A35F92EFC0DE3A5184” sanal cüzdan kimliğine sahip olan isimsiz kullanıcı halihazırda bulunan 55 milyon dolar değerindeki kripto para varlıklarını 1 ay içinde 283 milyon dolara çıkardı. Haziran 11 tarihinde Instagram üzerinde bir açıklama yapan isimsiz kullanıcı Ethereum sayesinde yüzde 413 kâr elde ettiğini açıkladı.

Dalgalanmalar yaşıyor

12 Haziran tarihinde 395 dolardan işlem görerek tarihinin en yüksek seviyelerine çıkan Ethereum, isimsiz kullanıcısına büyük bir kâr sağlamış oldu. Tabii ki Ethereum’un dalgalanmalar yaşayan bir para birimi olduğu unutmamak gerekir. Haziran ayının ortasından sonra düşüşe geçen Ethereum, şu an 180 dolardan işlem görüyor.

Kısacası Haziran aynın 12’sinde 283 milyon dolar değerindeki Ethereum eğer nakit paraya çevrilmemişse yüzde 50′den daha fazla değer kaybına uğramış olabilir. Şu an için hem var olan milyonerleri daha da zengin eden hem de sıfırdan milyonerler yaratan kripto paraların geleceği ne olacak merakla bekliyoruz. Son olarak Bloomberg’e göre tarihi bir yükseliş yaşan kripto paraların toplam değerinin 6 Haziran itibariyle 100 milyar doları da geçtiğini de ekleyelim.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Şemsiye paylaşımı uygulaması 1 haftada 300 bin şemsiyeyi çaldırdı

Şemsiye paylaşımı uygulaması 1 haftada 300 bin şemsiyeyi çaldırdı

Hepimiz yeri geldiğinde paylaşımlı araç için Uber‘i, paylaşımlı konaklama için Airbnb‘yi kullanmışızdır. Henüz ülkemizde çok yaygın olmasa da, bu tarz uygulamaların başında özellikle bisiklet paylaşımı geliyor. Çin de çeşitli şehirlerinde bisiklet paylaşımını kullanan ülkelerden birisi.

Paylaşım ekonimisinin büyümesini öngören birkaç girişim bu fikri sokaklara şemsiye paylaşımı olarak taşımaya yeltense de, maalesef umduklarını bulamadılar. Girişimin en büyük ve önemli sorunu, birçok şemsiyenin çok kısa süre içinde kaybolması oldu.

Çin’in yaklaşık 11 şehrinde kullanılmaya başlanılan şemsiye paylaşım sisteminden yalnızca birkaç hafta sonra, Sharing E Umbrella şirketi neredeyse 300 bin şemsiyenin kaybolduğuna şahit oldu.

Şemsiye paylaşımıyla zarar ediyorlar

Yeni kurulan şirket şemsiyeleri, 19 Çin yuanı depozitoya (yaklaşık 10 Türk Lirası) ek olarak, her yarım saat için 0.50 Çin yuanı (yaklaşık 0.25 kuruş) kira bedeliyle kullanıcılara sunuyordu. Ancak görünen o ki, kullanıcılar bu durumda şemsiyeleri yarım saatin sonunda geri vermek veya süresini uzatmak yerine, hiç geri vermemeyi tercih ediyorlar. Bu da yaklaşık 10 milyon yuan değerindeki şirketin büyük zarara uğramasına neden oluyor.

Şirket CEO’su Zhao Shuping’e göre, ilk olarak fikir sokaklardaki bisiklet paylaşım istasyonlarını gördükten sonra ortaya çıkıyor. Bu sayede daha çeşitli objelerin paylaşıma açılabileceği fikri aklına yatıyor. Çin ayrıca sokaklarda bisikletten, basketbol topuna ve telefon şarj aletlerine kadar birçok şeyi paylaşılabilir hal getirmiş bir toplum olarak karşımıza çıkıyor. Bu da birçok yeni girişimci için yeni fikirler demek oluyor.

Sharing E Umbrella, şemsiyeleri tren istasyonlarından, otobüs duraklarından toplarken, uygulamanın dezavantajının kullanıcıların şemsiyeleri geri iade etmemesi olduğunu keşfetti. Yani kullanıcılar şemsiyeleri iade etme aşamasını es geçip, şemsiyeleri ya kendilerine alıyorlar ya da herhangi bir yerde bırakıyorlar. Bu da şirket için kaybolan her şemsiye başına 60 yuan demek.

Ancak en çok yağmuru yaz aylarında gören Çin için, CEO Zhao Shuping hala umudunu kaybetmiyor ve yıl sonunda yeni 30 milyon şemsiyeyi daha kullanıma sunacaklarını söylüyor.

Bisikletler bile geri iade edilmezken şemsiyelerin durumu ne olacak?

Bu ayrıca Çin’deki ilk paylaşımlı ürünün detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Online bilet satış platformu Bugece, 32 bin kullanıcıya ulaştı

Online bilet satış platformu Bugece, 32 bin kullanıcıya ulaştı

Bugece, İstanbul başta olmak üzere Çeşme ve Bodrum gibi gece hayatının yoğun olduğu bölgelerde online bilet satış platformu olarak hizmet veriyor. Uzunca bir süredir sunduğu istikrarlı servisiyle dikkat çeken platform, şehirdeki konser organizasyonlarını takip etmenizi sağlıyor.

Berk Özmen, Serkan Gündüç ve Alihan Gençoğlu tarafından 2015 yılında kurulan Bugece, yaklaşık 3 yıl içinde geliştirildi. Rakip online bilet satış platformlarından sadece konser ve müzik organizasyonlarının biletlerini satarak ayrılan Bugece, web sitesinin yanı sıra Android ve iOS platformları için mobil uygulamalara da sahip. Bilet satışının yanı sıra mekanlar, etkinlikler, organizatörler ve sanatçılar hakkında da detaylı bilgiler veren Bugece, kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor.

32 bin kullanıcıya ulaştı

Takvim üzerinde yaklaşan tüm etkinlikleri kullanıcına gösteren Bugece, profil kısmında yer alan biletlerim, takvim ve favoriler seçenekleri ile kullanıcılarına detaylı bilgiler sunuyor. Mobil uygulamasında harita üzerinde yakında olan konser aktivitelerini de gösteren Bugece, aylık 32 bin kullanıcı barajını aştı.

15 bin aktif üyesi bulunan Bugece, trafiğinin büyük çoğunluğunu mobil uygulamalar üzerinden sağlıyor. Bugece kullanıcılarının yüzde 60‘ı mobil, yüzde 40’ı ise web sitesi arayıcılığı ile servisten faydalanıyor. Mobil kullanıcıların ise büyük çoğunluğu iOS platformunu kullanıyor.

Bugece web sitesinde ortalama bir kullanıcının geçirdiği zaman ise yaklaşık 1.5 dakika. Rakiplerinin aksine bilet satışını gerçekleştirmediği etkinliklere de yer veren Bugece, kullanıcılarının beğenebileceği tüm organizasyonları tanıtmayı amaçlıyor.

Organizatörler için de bir uygulama geliştiren Bugece, BG Manager uygulaması sayesinde organizatörlerin işini kolaylaştırmayı hedefliyor. QR kodlu biletleri BG Manager uygulamasını entegre eden Bugece, etkinlik sırasında oluşabilecek problemlerin önüne geçiyor. Dilerseniz Bugece uygulamasına Android için buradan, iOS için ise buradan indirebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Haziran rekoru, fazla kilolar ve gelin-kaynanadan bekleniyor

Online pazarda, tatil öncesi fazla kilolarından kurtulmak isteyenlerden gelen taleple spor ekipmanı satışı yüzde 40; düğün mevsimi dolayısıyla da TV, beyaz eşya, küçük ev aletleri, altın ve mücevher satışı ise yüzde 80-90 arttı.

E-ticaret sektöründe Mayıs’ta yaşanan rekor seviyedeki yükseliş trendinin, bugünlerde açıklanacak Haziran rakamlarına da yansıması bekleniyor.

400’ü aşkın sanal mağazayı tek çatı altında toplayarak, bu sitelerden alışveriş yapan herkese para veren site Avantajix.com’un verilerine göre, Haziran rakamlarında tatil öncesi fazla kilolardan kurtulmak isteyenler ile düğün alışverişinin katkısı gözle görülür şekilde etkili olacak.

Haziran’da, Ramazan’ın ve özellikle ayın son haftasındaki aşırı sıcakların etkisiyle düğün telaşındaki gelin, kaynananın çarşı pazar gezmek yerine internet başında alışveriş yapmayı tercih ettikleri görüldü.

Avantajix.com üzerinden yapılan LCD televizyon, beyaz eşya ve küçük ev aletleri satışları yüzde 90’ı aşan oranda arttı. İnternet üzerinden altın takılar ve mücevher satan dükkanların ciroları da bu ayda yüzde 80 artış gösterdi.

Tatil öncesi fazla kilolarından kurtulmak isteyenler, kendilerini spora verirken, internet üzerinden spor ekipmanları satışlarında da patlama yaşandı. Online pazarda spor ekipmanı satışı, Haziran’da bir önceki aya göre yüzde 40 artış sergiledi.

Haziran rakamlarında beklenen muhtemel rekorun, bir başka kaynağı da karne hediyeleri olacak. En popüler karne hediyesi olan bisikletin dijital ortamdaki satışları da yüzde 35 yükseliş gösterdi.

Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) “Türkiye’de E-Ticaret Pazar Büyüklüğü” araştırmasına göre, online parakendenin, toplam parakende içindeki payının yüzde 2’lerden yüzde 3,5’a yükseldiğini kaydeden Kayral, “Türk insanı online alışverişin konforunu sevdi. Aşırı sıcakta saatlerce çarşı pazar gezmektense, evinde, işyerinde karşılaştırma siteleri aracılığyla yüzlerce mağaza içinde en uygun fiyatlı ürünü bulabiliyor. Tatilini fırsat sitelerini kullanarak çok ucuza getirebiliyor. Tüm bu alışverişlerini da Avantajix.com gibi her alışverişe para veren siteler üzerinden yaparak, ekstra kazançlar sağlıyorlar” diye konuştu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Hukuk bürolarının tahsilat süreçlerine odaklanan Procat, avukatlık ofislerinin teknoloji partneri oldu

Hukuk büroları için, tahsilat ve otomasyonu tek platformda birleştiren Procat, yeni çözümü “Tahsilat Otomasyon Aracı” Collect+ ile avukatlık ofislerinin iş süreçlerini kolaylaştırmaya odaklandı.

A’dan Z’ye anahtar teslim çağrı merkezi kurulumu, satış ve tahsilat oranlarının ülkemizin regülasyon kurallarına uyumlu bir şekilde otomasyon ile arttırılması hizmetleri ve çağrı merkezlerine özel uygulama geliştirme hizmetleri sunan Procat; Collect+ isimli tahsilat otomasyon aracını avukatlık ofislerinin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirerek hukuk bürolarının hizmetine sundu.

Tahsilat süreçlerinde tam otomasyon

Collect+ yazılımının kullanımı oldukça kolay. Procat’ten bu hizmeti alan hukuk büroları, kendileri için tasarlanan özel bir Türkçe arayüzden sisteme giriş yapıyor. Avukatlık ofislerinin müşteri temsilcileri, güvenli şifreleri ile bu ekrana erişiyor. VPN aracılığıyla Procat’in çağrı merkezi sistemlerine ulaşan kullanıcılar, borçlu ve tahsilat süreci ile ilgili ihtiyaçları olan tüm bilgileri tek ekrandan görebiliyorlar. Öte yandan Collect+ sayesinde, tahsilat işlemi için borçluların manuel olarak tek tek aranmasına gerek kalmıyor. Sistem otomatik olarak borçluyu arıyor ve sesli telefon görüşmesi adeta gelen bir çağrı gibi ekrana yansıtılıyor.

Ardından ilgili kişiler, tahsilat süreci için telefon görüşmesine başlıyor. Görüşme sonlandığında aynı süreç tekrar devreye giriyor. Bir sonraki borçlu aranıyor ve diğer borçlu için tahsilat kapsamında gerekli işlemler sırasıyla tahsilat temsilcisinin ekranına otomatik olarak geliyor. Böylece tahsilat temsilcileri telefonda, gecikmiş alacakların tahsilini idari takip ve yasal takip süreçlerinin başlangıcından, icra takibi ve sonrasındaki süreci de kapsayacak şekilde uçtan uca otomasyon ile yönetilebilir oluyor. Bu sayede hukuk büroları maksimum verim elde edebiliyor. Sistem avukatlık bürolarının tahsilat temsilcileri ve diğer çalışanlarının performans değerlendirmesine olanak tanırken, işin tamamının verimliliğinin analiz edilmesine yardımcı oluyor.

Procat Genel Müdür Yardımcısı Yıldırım Duyargil; Tahsilat Otomasyonu Aracı sayesinde dosyaların tek tek incelenerek, aramaların manuel yapılmasının oluşturduğu emek ve zaman maliyetinin ortadan kalktığına dikkat çekiyor. Collect+ sayesinde insan hatalarından kaynaklanan sorunların da önüne geçildiğini söyleyen Duyargil sözlerini şöyle sürdürüyor:

Avukatlar kendi işlerine odaklanabilecekler

Geleneksel tahsilat sürecinde, dosyalar elle tek tek inceleniyor, veriye ulaşılıyor ve borçlu kişiler tek tek manuel olarak detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google Home’dan akıllı hamle! Hane içi şiddete karşı polisi aradı

Google Home'dan akıllı hamle! Hane içi şiddete karşı polisi aradı

Geçtiğimiz günlerde bir blog yazarının Google Home, Alexa, Contana ve Siri’nin bilgi seviyesini ölçmek için yaptığı testi buradan paylaşmıştık. Bu minik dijital asistanlar bir çok konuda henüz yeterli bilgi olgunluğuna ulaşamasalar da, bir faciayı önleyebilecek kadar kahraman olabiliyorlar.

Google Home, ABD’nin New Mexico eyaletinde yaşayan bir hane içi kavgayı 911’e bildirerek belki de bir facianın yaşanmasını önledi. Kurtarma operasyonu, kavga sırasında kız arkadaşına silah doğrultan şahsın ‘polisi aradın mı?’ diye sorması üzerine başlıyor. Akıllı asistan bunu ‘polisi ara’ olarak anlıyor ve ardından 911’e bağlanıyor. SWAT ekibinin olay mahaline gelmesi, saatler süren bir pazarlığın ardından kimse yaralanmadan olay çözülüyor, ve şahış tutuklanıyor.

Dijital asistanların bu denli olaylara karışması ilk değil aslında. Hatta yapımcı şirketlerinden de şiddet olaylarına karşı müdahaleye yönelik destekler var. Geçtiğimiz günlerde Amazon, Alexa’nın verilerini cinayet araştırmalarına yardımcı olabilmesi için polisle paylaştığını açıklamıştı. Konu veri paylaşımı olunca ortaya başka bir tartışma konusu çıkıyor elbette. Çünkü net bir şekilde belli ki, akıllı assistanlar tarafından hangi bilgilerimizin kaydedildiğini bilmeden 7/24 dinleniyoruz. Bu durumda, kişisel verilerinin ifşa edilmesi kaygıların arasında ilk sırada yer alıyor.

Oyuncak mı sipariş ettiniz?

Bir de Echo’ların yanlışlıkla ortalığı ayağa kaldırdığı durumlar var. Bir TV serisinde 6 yaşındaki bir kızın 170 dolarlık bir oyuncağı ailesinin izni ile Alexa’dan sipariş etmesi üzerine, ABD’de izleyicilerin evlerindeki Alexa’ların harekete geçmesi pek de eğlenceli bir durum değil gibi. Dijital asistanların gerçek ve tam anlamda kullanıcılarının beklentilerini karşılamaları için daha yolları var gibi görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

E-ticaret için sanal deneme kabini Metail, 10 milyon sterlin yatırım aldı

E-ticaret için sanal deneme kabini Metail, 10 milyon sterlin yatırım aldı

E-ticaretin toplam perakende içindeki payını artımanın etkin bir yolu da ürün deneme bariyerinin aşılmasını sağlamak. Kıyafetleri dijital ortamda denemeyi sağlayan Metail sağladığı teknolojik avantajla e-ticaret sitelerinin satışlarını arttırıyor.

Londra merkezli Metail, kıyafetleri dijital ortamda denemeyi sağlayan bir girişim. 3 boyutlu vücut örneğini çıkarılan kullanıcılar, yine dijital olarak taranmış kıyafetleri dijital ortamda deneyerek kendilerine en uygun kıyafetleri mağazaya gitmeden ve kısa sürede deneme şansı buluyor. Metail’in kurucusu Tom Adeyoola, yüzde 95 kestirimle başarılı bir model sunduklarını söylüyor ve şimdiye kadar 8 bin parça giyim eşyasını dijital ortama taşıdıklarını söylüyor.

Adeyoola, Metail’in 3 boyutlu giysi tarama teknolojisinin günde 200’e kadar farklı kıyafeti dijitalleştirdiğini söylerken Amazon tarafında bile bu rakamın 80-90 civarında olduğunu ekliyor. Metail’in görüntü işleme, makine öğrenmesi gibi alanlarda 9 patenti bulunuyor ve daha fazlası da onaylanmayı bekliyor. Bu da Adeyoola’nın geliştirdikleri teknolojiye neden bu kadar güvendiğini açıklamaya yetiyor.

10 milyon sterlinlik yeni yatırım

Metail’in e-ticaret dikeyinde devrimsel bir şey yapmaya çalıştığı söylenebilir. Hong Kong merkezli giyim markası TAL de Metail’e ikinci kez yatırım yaparak bu devrime inandığını gösteriyor. Daha önce TAL’den 2,5 milyon sterlin yatırım alan Metail, 10 milyon sterlinlik (12,88 milyon dolar) yeni yatırımla 18 ay boyunca kullanıcı tabanını genişletmeyi hedefliyor. 2008’den bu yana geliştirilmekte olan Metail, şu anda kadınlara odaklı bir büyüme gösterse de yıl sonunda erkekler için de ilk ürünlerini sunmayı planlıyor.

Tom Adeyoola, tüketicileri, çok sayıda kıyafet denemenin fiziksel sıkıntısından ve zaman maliyetinden kurtardıklarını söylüyor. Bu iddiasını da kullanıcıların Metail’e gösterdikleri ilgiyle destekliyor. Mevcut kullanım istatistiklerine bakıldığında Metail ile kıyafet deneyen kullanıcılar sitede 3,5 kat daha fazla zaman geçirirken satışlar da yüzde 22 oranında yükseliyor.

Şu anda 7,7 milyon üyesi olan Metai, en çok müşteriyi Asya’dan kazansa da ABD pazarında daha fazla potansiyel görüyor ve üst sınıf cadde mağazalarındaki satışları kendine çekmek istiyor.

Metail, dismorfik bozukluk detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Erkek alışverişine kadın karar veriyor

Alışverişte internet satışlarının çok yüksek olduğunu ve kadın müşteri sayılarının her geçen gün daha da arttığını vurgulayan Tudors Ceo’su Yaşar Ayaydın, “Bırakın sadece kadınları hedefleyen markaları, erkeklerin giyim tercihi bile çoğunlukla kadınlar tarafından yapılıyor. Bizler için “kadını anlamak” sadece pazarın bir kesimini anlamak işi olmamalı. Kadınları anlamak, satın alma davranışlarını anlamak için bir zorunluluktur. NY Times’da okuduğum bir haberde, motosiklet pazarının en hızla büyüyen kısmının, kadın segmenti olduğunu okumuştum. Yani dünya motosiklet markaları bile kadınları hedefliyor ise bana göre bu da şu demek; ‘Markalar olarak bizler, kadınların hayatlarına daha bütünsel bakarak, onların kimlikleriyle anlamlı bağlar kurmak zorundayız, çünkü satın alma kararlarının çoğunu onlar veriyor.”

Ayaydın “Türkiye’de e-ticaret sektöründe ciddi bir artış söz konusu. İnternet ağının artmasıyla birlikte, akıllı telefon ile erişim sağlayan tüketiciler yüzde 80 oranında arttı. Bu da demek oluyor ki hızla online oluyoruz ve alışveriş sitelerinde saatlerimizi harcıyoruz. Ayrıca ülkemizde yapılan alışverişin neredeyse yüzde ellisi plansız. Bununla beraber plansız alışverişte kadın ve erkeklerin satın alma davranışları farklılıklar gösteriyor. Özellikle online alışveriş tarafında kadınlar erkeklere nazaran daha kararlı. Erkekler yüzde 52 ile plansız satın alma davranışında bulunurken, kadınlarda bu oran yüzde 47. Dolayısıyla kadın daha kararlı ve yine son kararı veren taraf olarak karşımıza çıkıyor. Tudors Gömlek Krallığı olarak, özellikle online müşteri potansiyelinde, kadınların sayısının artması bizi çok memnun ediyor“ dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

iPhone 8, “aynalı” dahil olmak üzere 4 renk seçeneği ile geliyor

iPhone 8, “aynalı” dahil olmak üzere 4 renk seçeneği ile geliyor

Apple’ın en önemli ürünlerinden iPhone hakkında bu yıl oldukça fazla şey söylendi. Bunlar arasında OLED ekran, tamamen cam tasarım ve wireless şarj etme özelliği de yer alıyordu. Ancak Twitter’da bilgi sızdırmasıyla ünlenen Benjamin Geskin’in bambaşka bir iddiası var. İddiaya göre, iPhone 8 dört farklı renk seçeneği ile piyasaya sürülecek ve bu renk seçeneklerinden biri ayna benzeri bir görünüme sahip olacak.

Aslında yeni renk seçeneklerine dair bilinen çok fazla şey yok ancak Geskin, yeni iPhone’ların nasıl görünebileceğini gösteren dair bir görsel paylaştı. Görselde görünen iPhone aslında ayna görünümlü bir iPhone telefon kılıfı fakat yine de iPhone meraklılarına yeni cihazın nasıl görüneceğine dair bir fikir veriyor. Apple’ın eski iPodlarındaki gibi ayna görünümlü cam kullanacakları düşünülen bu ayna görünümlü tasarım da büyük ihtimalle paslanmaz çelik çerçevenin köşelerini saracak.

KGI analisti Ming-Chi Kuo’nun haberi de Geskin’in ismini veremediği bir kaynaktan aldığı bu bilgiyi biraz olsun destekliyor. Kuo raporunda iPhone 8 markasının “butik”liğini sürdürebilmek için cihazın normalde olduğundan daha az renk ile piyasa sürüleceğinden bahsetti. Yine de bu rapor ayna benzeri görünüme sahip iPhone 8’den bahsetmiyor.

Geçmişte iPhone8’in siyah ve beyaz olarak göründüğü görseller olduğu öne sürülmüştü. Eğer Geskin’in ayna benzeri görünüm iddiası doğruysa akıllarda sadece dördüncü iPhone’un rengine dair bir soru işareti beliriyor. Şimdiye kadar piyasaya sürülen renkleri düşünürsek altın ya da kırmızı altın bu seçenekler arasında olabilir.

Geskin’in yeni iddiasının yanı sıra YouTuber UnboxTherapy de dün iPhone 8’e ait olduğu iddia edilen CNC kesim prototiplere kanalında yer verdi. Videoda yeni iPhone’un boyutuna ve tasarımına detaylı bir şekilde yer veriliyor.

iPhone 8’e dair iddialar bunlarla da sınırlı kalmıyor. Yeni iPhone’da Touch ID ‘nin bulunmayacağına, onun yerine cihazda yeni yüz tanıma teknolojisine yer verileceğine dair haberler yayılmaya başladı bile. Bir başka haber ise iPhone 8’de ekrana yerleştirilmiş bir Touch ID bulunduğunu iddia ediyor.

Bu haberlerden henüz hangisinin doğru olduğunu bilmesek de iddiaların detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Roche, popüler diyabet uygulaması mySugr’ı 100 milyon dolara satın alıyor

Roche, popüler diyabet uygulaması mySugr'ı 100 milyon dolara satın alıyor

Diyabet hastalarına yönelik en popüler mobil platformlardan biri olan mySugr, ilaç devi Roche tarafından satın alınıyor. Roche tarafından yapılan yazılı bir açıklamada satın almanın finansal karşılığı belirtilmiyor ancak konuya yakın kaynaklar mySugr’ın 75 ila 100 milyon dolar arasında bir değerlemeyle satıldığını belirtiyor.

Anlaşmayla birlikte mySugr’ın 1 milyondan fazla diyabetli kullanıcısı (verileriyle birlikte) Roche’nin yönetimine geçecek. Fikir olarak 2010 yılında ortaya çıkan mySugr zamanla olgunlaştı ve 2012 yılının Nisan ayında şirketleşmesiyle ilk mySugr uygulaması ortaya çıktı.

Avusturya’da Fredrik Debong, Gerald Stangl, Michael Forisch ve Frank Westermann tarafından kurulan girişim mobil platformuyla bugün 52 farklı ülkede ve 13 dilde hizmet veriyor. Kendileri de şeker hastalığı ile mücadele eden kurucu ortaklar Frank ve Fredrik, başarılarını diyabet hastalarının ihtiyaçlarını iyi bilmelerine borçlular…

Diyabetliler için günlük tutan mobil uygulama

mySugr uygulaması şeker hastalarına yönelik olarak bir günlük tutulmasını sağlıyor. Hastalar günlük olarak kan şekeri ölçümlerini, ilaçlarını ve aktivitelerini kontrol edebiliyor. Viyana merkezli olarak kurulan girişim, Roche’un 2014 yılında kurduğu girişim fonundan önemli bir pay da almış oldu. Bugün 50’den fazla çalışanı bulunan girişim, diyabet hastalarının olmazsa olmaz uygulaması olmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Roche daha önce mySugr’a 4.2 milyon euro yatırım yapmıştı. mySugr CEO’su ve kurucu ortaklardan Frank Westermann, satın almayla birlikte yaptığı açıklamada ise Roche’un deneyimi ve global erişimi sayesinde, mySugr’ın diyabet hastalarının hayatını kolaylaştıran bir arkadaş halini alacağını dile getirdi. Roche içinse satın alma, şirkeitn özellikle diyabet alanında sürdürdüğü dijitalleşme sürecini destekleyecek.

Son olarak, mySugr’ın piyasada ciddi rakipleri de olduğunu belirtelim. Örneğin, Livongo adlı rakipleri 70 milyon dolar yatırım alırken, glooko adlı rakipleri ise son olarak 35 milyon dolarlık yatırım almıştı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Türkiye’de kepenk kapatan Markafoni’yi hangi Türk iş adamı aldı?

Türkiye’nin önde gelen e–ticaret sitelerinden Markafoni, Haziran ayı sonunda Türkiye’deki faaliyetlerine son verdiğini açıklamıştı.
İngiltere’deki Türk moda devi Select, kısa bir süre önce faaliyetlerini durduran Markafoni’yi satın almak için dünyanın en önemli e-ticaret şirketlerinden Güney Afrika merkezli Naspers Grubu ile el sıkıştı.

Select Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu’nun Markafoni’nin satış süreci ve geleceğe yönelik planlamaları hakkında pazartesi günü açıklama yapacak.

İngiltere merkezli Selectfashion.co.uk‘un sahibi olarak tanınan Cafer Mahiroğlu, İngiltere’nin en zengin 100 iş adamı arasında gösteriliyor ve batık markalara duyduğu ilgiyle ünlü.

Markafoni satışıyla ilgili yaptığımız araştırmada, sitenin yeniden yayına girmiş olması ilk önemli not. Şu anda ürün satışına başlanmış değil ancak sitede Select markalı ürünler ve Selectfashion.co.uk’e yönlendiren reklamlar olduğunu görmek mümkün.

Bu tespitler elbette kesin bir sonuç sunmuyor ancak müşteri hizmetleriyle yaptığımız bir görüşmede sitenin yenilenme sürecinde olduğu bilgisini aldık.

Bu dönüşüm kapsamında Markafoni.com web sitesinin yazılım ve tasarımının Türkiye’de ve İngiltere’de faaliyet gösteren Alegra Digital tarafından yapıldığı duyumlarımız arasında.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

İstanbul için mobil otopark uygulaması Parkkolay, 21 otoparkla anlaştı

İstanbul için mobil otopark uygulaması Parkkolay, 21 otoparkla anlaştı

İstanbul’un yıllardır süregelen otopark sorununa alternatif bir çözüm sunan Parkkolay, 2 ayda 10 bin indirilme ve 200 aktif kullanıcıya ulaştı.

Taksim, Nişantaşı, Beşiktaş, Maslak ve Kadıköy gibi özellikle araç yoğunluğunun üst düzeyde olduğu bölgelere yoğunlaşan ve 21 farklı otopark ile anlaşan Parkkolay Android veya iOS platformlarından erişilebilir durumda.

Mobil öncelikli bir platform olan Parkkolay ile mobil uygulama üzerinden ödeme yapabilir, ödeme sonrasında sunulan QR kod ile otoparka giriş-çıkış yapabilirsiniz. Parkkolay ile harita üzerinde otoparkları doluluk ve fiyat bilgileriyle beraber görmek, otoparklara ileri bir tarih için rezervasyon yapabilmek mümkün.

Parkkolay, yakın zamanda vale hizmet noktalarını da sisteme dahil ediyor

Mobil ödeme ve ileri tarihli rezervasyon özellikleriyle öne çıkan uygulama, rezervasyon işlemi için kullanıcılarından ilk bir saatin ücretini tahsil ediyor. Sonrasında uygulamada oluşturulan QR kod ile otoparka giriş yapan kullanıcılar, bir saatten daha uzun kaldıklarından ek ücreti de mobil cihazlarından ödeyebiliyor.

Lansmana özel olarak anlaşmalı olduğu 21 otoparkta da ilk bir saati 5 TL’ye sunan Parkkolay, yıl sonunda otopark sayısını yüze çıkarma niyetinde. Diğer yandan kurucu ortaklardan Büşra Baydan‘dan öğrendiğimiz kadarıyla Parkkolay, yakın zamanda vale noktalarını da platforma eklemeye başlayacakmış.

Kurumsal firmalar için ayrı bir uygulama hazırlama ve havalimanları gibi şehrin dışındaki bölgelerde de faaliyet gösterme gibi planları olan girişim, 2016 yılında Murat Kütük ve Büşra Baydan tarafından kuruldu.

Aynı zaman bir İTÜ Çekirdek girişimi olan Parkkolay, bugüne kadar İstanbul Startup Angels ve Nexus Ventures’dan 350 bin TL tutarında tohum yatırım aldı. Parkkolay ile ilgili gelişmeleri sizlere aktarmayı sürdüreceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Elon Musk, Tesla’nın uygun fiyatlı ilk otomobilinin görüntülerini paylaştı

Elon Musk, Tesla'nın uygun fiyatlı ilk otomobilinin görüntülerini paylaştı

Geçtiğimiz Nisan’da Ford ve General Motors markalarını geride bırakarak piyasa değeri anlamında ABD’nin en değerli otomobil üreticisi konumuna yükselen Tesla, yeni elektrikli otomobili Model 3‘ün üretimini sonunda tamamladı. Uzun zamandır merakla beklenen Model 3, ilk kez Tesla CEO’su Elon Musk tarafından paylaşıldı. Görseli paylaşılan ilk üretim Model 3, Musk’ın kendi otomobili.

Geçtiğimiz hafta sonu Twitter arayıcılığı ile paylaşılan görselle birlikte karşımıza çıkan Model 3, tasarım anlamında diğer Tesla modellerine oldukça benziyor. Üst düzey Tesla modellerine uygun fiyatlı bir alternatif olması beklenen Model 3’ün 28 Temmuz tarihinde sevkiyatına başlanması bekleniyor. Model 3 rezervasyonları için otomobil başına bin dolar alan Tesla, ön siparişin açıldığı ilk 3 gün içinde 276 bin sipariş almayı başarmıştı.

346 km’lik menzil

İlk etapta 28 Temmuz’a kadar sadece 30 Model 3’ü tamamlamayı planlayan Tesla, bu rakamı Ağustos ayında 100, Eylül ayında ise bin 500 otomobil seviyelerine kadar çıkarmak istiyor. Aralık ayında ise toplamda 20 bin Model 3 yapımını tamamlamayı hedefleyen Tesla, Model 3’ü 35 bin dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunacak.

4 kapı ve 5 kişilik oturma kapasitesine sahip olan Model 3, sıfırdan 100 km hıza 5.6 saniyede çıkabiliyor. 346 km‘den daha fazla bir menzile sahip olan Model 3, Tesla’nın Model S’i ile karşılaştırıldığında teknik özellikler anlamında geride kalıyor. Alüminyum ve çelikten üretilen Model 3, otonom sürüş yeteneklerine de sahip olacak.

18 veya 19 inç tekerlekler, opsiyonel cam tavan, 15 inç’lik dokunmatik ekran ve hızlı şarj gibi özelliklerle gelecek olan Tesla Model 3, Tesla’nın üst düzey modelleri olan Model X ve S‘e rakip olamasa da fiyat segmentindeki diğer elektrikli otomobiller için başarılı bir alternatif olacaktır. Elektrikli otomobillerin otomotiv sektörünün geleceği olduğu bir gerçek, Bloomberg New Energy Finance tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre 2040 yılında satılacak araçların yarısının elektrikli olmasının beklendiğini de <a target="_blank" href="http://webrazzi.com/2017/07/10/2040-elektrikli-arac/" target="_blank" detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Webrazzi Summit’te müşteri ve yatırımcılara ulaşmak isteyen girişimlere özel paket: Startup Lounge

Webrazzi Summit'te müşteri ve yatırımcılara ulaşmak isteyen girişimlere özel paket: Startup Lounge

Türkiye ve yakın coğrafyadan İnternet ile Teknoloji sektörlerinin buluşacağı Webrazzi Summit 2017, 18 Ekim Çarşamba günü düzenlenecek.

2 farklı sahne için ilgi çekici 10’larca konuşmacı, workshop salonları, sürprizlerle dolu fuaye alanı ve girişimcilik yarışması Webrazzi Arena’nın yanı sıra konferansımızın ilgi çekici parçalarından biri de Startup Lounge alanı.

Son iki senede olduğu gibi 10’larca girişim, birbirinden değerli Startup Lounge iş ortaklarımız ve 100’lerce katılımcıyla dolu olan Startup Lounge alanı, girişimciler için etkili bir tanıtım-pazarlama ve networking anlamı taşıyor. 2 Webrazzi Summit davetiyesi ve demo masasını kapsayan Startup Lounge paketimiz 4500 TL (KDV Dahil) değerinde.

Ödeme sayfasında BKM Express’i seçip ödemenizi bu yolla yaptığınızda yüzde 20 indirim kazanacağınızı ve dilerseniz taksitle de ödeme yapabileceğinizi söylemiş olalım.

Startup Lounge girişimcilere ne katıyor?

Startup Lounge alanının girişimcilere sağlayacağı değerlere maddeler halinde yer vermek gerekirse;

Geçen seneki Startup Lounge katılımcılarından Evdeki Bakıcım ekibi

  1. Startup Lounge paketi 2 kişi (kurucu ortaklar ya da girişim ekibi) için Webrazzi Summit 2017 davetiyesini ve 1 metre genişliğinde demo masasını (üzerinde girişimin logosu ve açıklamasıyla beraber) kapsar.
  2. Girişimciler, Startup Lounge alanında yer alarak potansiyel müşteri, iş ortağı ve yatırımcılarla tanışma fırsatı yakalar.
  3. Girişimciler, Türkiye ve dünyanın dört bir yanından gelen 2 bine yakın Webrazzi Summit 2017 katılımcısıyla tanışma ve bu değerli kişilerden geri bildirim alabilme şansı elde eder.
  4. Girişimciler; Webrazzi Summit 2016’nın medya sponsorları (şu an için Bloomberg Businessweek, Fintechtime, Harvard Business Review ve Platin) başta olmak üzere konferansa katılacak basın mensuplarıyla da iletişim kurabilme imkanı yakalar.

Startup Lounge Plus paketimiz de var

Startup Lounge girişimleri ile aynı salonda yer alıp daha büyük bir (iki metre genişliğinde) demo masası sahibi olmak ve 4 kişilik davetiye hakkı elde etmek isteyen girişimler için bir de Startup Lounge Plus paketimizi oluşturduk. Sizlerden gelen talepler sonrası şekillenen Startup Lounge Plus paketimiz ise KDV Dahil 10 bin TL değerinde ve evet, BKM Express indirimi burada da geçerli.

Herhangi detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

2040 yılında satılacak araçların yarısı elektrikli olacak

2040 yılında satılacak araçların yarısı elektrikli olacak

Elektrikli ve hibrit model araçların satışları artış trendinde. Kimi markalar artık elektrikli otomobil üretme konusunda ciddi adımlar atarken, Volvo gibi benzine tamamen veda edeceğini açıklayanlar da var.Bloomberg New Energy Finance tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 2040 yılına gelindiğinde yeni satılan araçların yarısı elektrikli olacak. Yine aynı araştırma 2040 yılında dünyadaki tüm araç filolarının yüzde 33‘ünün elektrikli otomobillerden oluşacağını tahmin ediyor.

Lityum iyon pillerin fiyatlarının düşmesi, büyük araç üreticilerinin elektrikli otomobil pazarına girerek hacmi büyütmesi de dönüşümü hızlandıran etmenler arasında görülebilir. 2025 yılına kadar düşük seyirde devam etmesi beklenen satışların, elektrikli otomobillerin teknolojisinin ve altyapısının oturmasıyla birlikte çok hızlı bir şekilde yükselmesi bekleniyor. Özellikle Çin, ABD ve Avrupa ülkelerinde ise elektrikli otomobil penetrasyonunun yüzde 60’ın üzerine çıkması bekleniyor.

Peki Türkiye’de durum ne?

Ülkemiz açısındansa henüz çok yeni açıklanan TEHAD verilerine göre, Türkiye’deki elektrikli otomobil pazarı 2017 yılının ilk 6 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre 4.3 kat arttı. 2016’nın ilk yarısında 328 adet elektrikli ve hibrit model satışı gerçekleşen Türkiye’de, 2017 yılının ilk yarısında ise tam bin 413 adet elektrikli ya da hibrit araç satışı gerçekleşti. Ülkemizde de satış adetleri şimdilik düşük seyretmesine rağmen, elektrikli ve hibrit araç modellerine artan bir ilginin olduğunu söylememiz mümkün.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tasfiye edilen Jawbone’un kurucusu, yeni bir sağlık girişimine imza atıyor

Tasfiye edilen Jawbone'un kurucusu, yeni bir sağlık girişimine imza atıyor

Bir dönemin en popüler spor bileklerinden biri olan Jawbone, bazı kaynaklara göre tasfiye sürecine başladı ama Jawbone’un kurucusu ve CEO’su Hosain Rahman sağlık odaklı yeni bir girişimin peşinde.

2016 yılında işlerin kötü gittiği bir dönemde satın alma görüşmeleri yapan ancak sonuca ulaşamayan Jawbone, konuya yakın kaynaklardan gelen bilgilere göre elindeki aktif varlıkları tasfiye sürecine başladı. Bir dönem 3 milyar dolar değerlemeye kadar çıkan ancak sonraki yatırım turunda değerlemesi 1,5 milyar dolar seviyesine düşen Jawbone, yine aynı kaynağın verdiği bilgilere göre Eylül 2016’da üretim ve satış yapmayı da durdurmuş.

Bir anda iflas bayrağını çekmeyen Jawbone, bu arada elindeki ürünleri 3. parti satıcılara pazarlayarak en azından zarardan kar etme yoluna gitmiş. Ancak halen bazı üreticilerin parasını ödemek konusunda sıkıntıda olduğu da paylaşılıyor. Diğer yandan Jawbone’un Fitbit ile arasında devam eden davadan önemli bir nakit ele edeceği de gelen bilgiler arasında.

Bu noktada popüler akıllı saat Peeble’ın 23 milyon dolar gibi bir bedelle Fitbit tarafından satın alındığını, Fitbit’in piyasa değerininse düşüşte olduğunu paylaşalım.

Jawbone Health Hub

Jawbone için artık geri dönüş pek mümkün gözükmezken Jawbone’un kurucusu ve CEO’su Hosain Rahman yeni bir girişimi ayağa kaldırmak için çalışıyor. Rahman’ın Jawbone Health Hub adlı yeni girişimi de bir giyilebilir cihaz. Fakat kan basıncı vb. sağlık odaklı ölçümler yapacak.

Son dönemde sağlık odaklı mobil girişimlerin dikkat çekici bir çıkış yaşadığı söylenebilir ve Hosain Rahman’ın da bu alanda adım atması pekala mantıklı gözüküyor. Jawbone’un sonu iyi olmasa da başarısızlığın ABD’de bizdeki kadar abartılmadığı da malum. Pakistanlı bir göçmen anne-babanın çocuğu olan Rahman’ın yeni girişimi için yatırım almış olması da bunun bir göstergesi sayılabilir.

Bakalım Jawbone Health Hub ile ne zaman karşılaşacağız ve Google, Apple gibi devlerin yanında Carbon Health, Ada Health gibi çeşitli oyuncuların da olduğu bu dikeyde rekabet nasıl şekillenecek…

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

2017 yılının en iyi oyunları

2017 yılının en iyi oyunları

Yıla oldukça güçlü bir şekilde başlayan oyun pazarı, her geçen gün büyümeye devam ediyor. Bu listemizde sizler için Haziran ayı itibariyle ilk yarısını tamamlayan 2017’nin öne çıkan oyunlarını sıraladık. Liste genel olarak uzun zamandır beklenen Mario Kart 8 Deluxe, Zelda ve Resident Evil 7 gibi oyunlardan oluşsa da, PlayerUnknown’s Battlegrounds gibi herkesi şaşırtan oyunlar da mevcut.

Persona 5

Listenin Japonya merkezli oyunlarından olan Persona 5, bugüne kadar geliştirilen en iyi JRPG (Japon rol yapma oyunları) oyunlarından biri. İlginç oynanış tarzı ve detaylı karakterleri ile dikkatleri çeken Persona 5, sıra tabanlı dövüş mekaniklerine sahip. Persona 5’in Metacritic puanı ise 93.

Bulunduğu platformlar: PlayStation 3, PlayStation 4

Tekken 7

Bir dövüş oyunu klasiği olan Tekken serinin 7. oyunu ile karşımıza çıktı. Son yıllarda popülerliğini Mortal Kombat ve Injustice gibi serilere kaptıran Tekken, klasikleşen karakterlerinin yanı sıra başarılı bir oynanışa sahip. Tekil dövüşlerin yanı sıra hikaye modu da sunan Tekken 7’nin Metacritic puanı ise 81.

Bulunduğu platformlar: Xbox One, PlayStation 4, PC, Arcade

Prey

İlginç bir yapım olay Prey, özellikle bilim kurgu türünde oyunlar sevenler için yılın en başarılı alternatiflerinden. Bilim kurgunun yanı sıra korku ve gerilim öğelerinin de bulunduğu bir oyun Prey, güçlü hikayesi ile ön plana çıkıyor. Grafikleri ve görselliği ile dikkatleri çeken oyunun Metacritic puanı ise 79.

Bulunduğu platformlar: Xbox One, PlayStation 4, PC

Nioh

Zor oyunları sevenler için yılın öne çıkan alternatiflerinden olan Nioh, sadece Playstation 4 için özel olarak geliştirilen bir aksiyon oyunu. Samuray kültürü ile doğrudan bağlantılı olan oyunun hikayesi 1600’lü yılların Japonya’sına kadar uzanıyor. Sürpriz bir şekilde kısa zamanda popülerleşen Nioh’un Metacritic puanı ise 88.

Bulunduğu platformlar: PlayStation 4

NieR: Automata

Listemizin Japonya merkezli bir başka oyunu olan NieR: Automata, aksiyon ve bilim kurgu türündeki başarılı bir oyun. Distopik bir gelecekte geçen NieR: Automata, detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Haftanın Özeti’nde Evtiko ve PratiXRM yatırımları ile dahası var

Haftanın Özeti'nde Evtiko ve PratiXRM yatırımları ile dahası var

Geçtiğimiz haftanın öne çıkan gelişmelerinden derlediğimiz Haftanın Özeti program serimizde bu hafta Evtiko’nun aldığı yeni yatırım, PratiXRM’in tohum yatırımı, ABD’nin üç havayolu şirketi için uçuşlarda laptop yasağını kaldırması, Silikon Vadisi’ndeki cinsiyetçilik soruşturması ve Volvo’nun 2019 itibariyle üreteceği elektrikli otomobiller yer alıyor.

Geçtiğimiz haftaki bölümlere ve daha fazla içeriğe Webrazzi TV‘den ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi