iPhone 8’in prototip videosu cihazla ilgili yeni beklentileri doğruluyor

iPhone 8'in prototip videosu cihazla ilgili yeni beklentileri doğruluyor

iPhone ile ilgili en isabetli tahminlere imza atan KGI analistlerinden Ming-Chi Kuo, Apple’ın bu yıl duyurması muhtemel yeni iPhone modeline ilişkin öngörülerini paylaşmış. Bu öngörüler içerisinde Bloomberg’in de haberini yaptığı ve yeni iPhone’da olması muhtemel olan 3D yüz tarama ile telefonu açma özelliği de bulunuyor. iPhone 8 olarak anılan yeni iPhone ile ilgili bugüne kadarki beklentileri de kısmen doğrulayan yeni tahminler şu şekilde sıralanıyor:

1- Apple’ın bu yıl OLED ve LCD ekranlı 3 farklı boyutta ürün duyurması bekleniyor.

Gövdeye oranla en geniş ekranlı telefon

2- OLED ekranlı modellerin, gövdeye oranla en geniş tam ekranlı telefonlar olması bekleniyor. Yani ön yüzey neredeyse tamamen ekrandan oluşacak ve bu ekran üzerinde sanal bir “home” butonu bulunacak. Sanal bir “home” butonu olacağı için de parmak izi okuması yapılmayacak çünkü henüz OLED ekranın altından parmak izi okumak teknolojik bir problem ve tam olarak çözülebilmiş değil. Bu yüzden okuyucunun cihazın arka kısmında olacağına dair söylentiler duyuyor olmamız da normal.

3- OLED ekranlı cihazlarda parmak izi okuması olmayacağı için 3D yüz tarama güvenlik önlemi getirilecek. Yani yüzünüzü taratarak telefonunuzu açabileceksiniz. Bu özelliğin ilk olarak bankacılık işlemleri için kullanılması öngörülüyordu fakat görünüşe göre kullanım alanı değişmiş.

4- OLED ekranlı ve 5.5″ LCD ekranlı iki model, çift kamera teknolojisinin gereksinimi olarak 3GB ram kapasiteli olarak piyasaya sürülecekken 4.7″ boyunda tek kameralı model 2 GB ram olarak piyasaya sürülecek.

5- Her üç model cihaz 64gb ve 256gb kapasiteli alternatifleri ile beraber gelecek.

Yüksek hızlı şarj özelliği

6- Her üç model de de yüksek hızlı şarj özelliği bulunacak.

7- OLED ekranlı iPhone’un ses kalitesinin daha iyi olması için hoparlör çıkışı daha özel tasarlanacak.

8- OLED ekranlı iPhone modelinin çok daha üst düzey, butik bir görüntü sergileyebilmesi için daha az renk seçeneği sunmasını bekliyoruz.

9- Apple’ın ön siparişlerden iyi bir çıkış yakalayabilmek için her 3 modeli beraber piyasaya sunması bekleniyor fakat detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Altavia’nın satın aldığı Dekatlon Buzz yoluna “Altavia Dekatlon” olarak devam edecek

Altavia'nın satın aldığı Dekatlon Buzz yoluna “Altavia Dekatlon” olarak devam edecek

Perakende ve mağazacılık sektörüne özel çözümler sunan bağımsız uluslararası şirketler grubu Altavia, Ocak ayında Dekatlon Buzz’ı satın almıştı. Geçen 6 aylık sürecin ardından Dekatlon Buzz ve Altavia artık ‘Altavia Dekatlon‘ markasıyla Türkiye’de hizmet vermeye başladı.

Kısaca Altavia’dan bahsedelim 1983’te kurulan ve 300’ün üzerinde uluslararası perakende şirketine satış firmasına servis sunan marka 6 ülkede ve 39 şehirde 1500’den fazla çalışanı istihdam ediyor. 2016’da 700 milyon euro ciro elde eden marka iş ortaklarına özel hazırlanan satış aktivasyonları ve pazarlama iletişimi çalışmaları üretiyor.

Altı aydan fazladır Dekatlon yönetimi ve ekibi Altavia grubuna entegre çalışmaları sürerken, çalışmaların ağırlıklı olarak sürdürüldüğü Paris’teki merkez ofiste Dekatlon yöneticileri Altavia uluslararası yönetim kurulunda da yer aldı. Dekatlon Buzz yöneticileri, aynı zamanda global dijital dönüşüm komitesinde de aktif rollere getirildi.

Ajans sektörünün dönüşümünde öne çıkan nokta olan tek ve ortak bir ajans yapılanmasından içinde olan Altavia Dekatlon’un müşterile de hizmet modelinden ve global network’n sunduğu yenilikçi ürün ve hizmet portfolyosundan yararlanabilecekler.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Linebee, toplu taşıma uygulamalarına yerli alternatif

Linebee, toplu taşıma uygulamalarına yerli alternatif

Toplu taşıma uygulaması olan yerli LineBee: Nasıl Giderim? uygulaması, İstanbul’daki şehir içi ulaşımı kolaylaştırmayı hedefliyor. Ülkemizde de kullanılan fakat yurt dışı merkezli toplu taşıma uygulamaları olan Trafi ve Moovit gibi önemli alternatiflere rakip olmak için yola çıkan LineBee, Teknar Teknoloji tarafından geliştirildi.

Gökhan Akyol ve Eren Küçük tarafından 2012 yılının Aralık ayında kurulan Teknar Teknoloji, 4 kişilik bir ekip tarafından yönetiliyor. Geçtiğimiz yılın Aralık ayında çalışmalarına başlanan LineBee uygulaması, 21 Haziran 2017 tarihinde Google Play’deki yerini aldı. Şu an için sadece Android platformu için kullanıma sunulan Linebee’nin iOS versiyonu ise yaklaşık 2 ay sonra kullanıma açılacak.

Yurt dışı merkezli uygulamaların elinde olan şehir içi toplu taşıma uygulaması pazarına gözünü diken LineBee, başarılı bir yerli çözüm olmayı vadediyor. Harita üzerinde seçtiğiniz noktalar veya duraklar arasında bir güzergah oluşturan Linebee alternatif ulaşım yollarının yanı sıra kullanılması gereken ulaşım araçları, seyahat süresi ve fiyat bilgisi de paylaşıyor.

Belirli bir rota oluşturmanın haricinde bulunduğunuz noktaya yakın durakları da gösterebilen Linebee, otobüs, metro, tramvay, metrobüs ve vapur gibi toplu taşıma çözümlerinin bilgilerini bünyesinde barındırıyor. Yakın zamanda dolmuş bilgilerinin ekleneceğini de belirtelim.

Rakiplerinden nasıl ayrışıyor?

Linebee, Türkiye’de Trafi, CityMapper hatta Google Haritalar gibi büyük oyuncuların olduğu bir alana girecek kadar iddialı ne yapıyor? Girişimin bu soruya cevabı şu şekilde:

  • “Kullandığımız TUR algoritması şu anda dünya genelinde kullanılan ve literatürde yer alan tüm algoritmalar arasında en hızlısı olduğu tescillenmiştir. Bu hız sayesinde sistemimizin ekstra bir server maliyetine ihtiyacı yoktur. Rakiplerimizin ise böyle bir ihtiyacı bulunmaktadır.
  • Çok amaçlı optimizasyon özelliğimiz ile kullanıcıdan sadece nereden nereye gideceğinin bilgisini alarak planlama yapmıyoruz. Kullanıcı yolculuğu yapacağı günü, saati diğer uygulamalarda olduğu gibi belirtiyor. Ama bizim uygulamamızda ayrıca duraklar arası aktarımda en fazla yürümek istediği mesafeyi, ve beklemek istediği maksimum süreyi kullanıcıdan alıyor ve buna göre planlama yapıyoruz.
  • Çoklu düğümler arası detaylı >>>

    Alıntının kaynağı: Webrazzi

Otonom, yüzen bir UFO’da yaşamanız mümkün

Otonom, yüzen bir UFO'da yaşamanız mümkün

Bir UFO’da yaşamak ister miydiniz? Fakat bu uçan değil de yüzen UFO. Yani “Unidentified Floating Object – Tanımlanamayan Yüzen Nesne” ve şu anda konsept prototip aşamasına gelmiş durumda.

Yakın gelecekte kıyılarda görebileceğimiz türden bir girişim olan bu UFO’lar, 3 farklı kısımdan oluşuyor ve tüm enerjisini doğal kaynaklardan elde ediyor. Su üzerindeki alanı bir yaşam alanı olarak da kullanılabilecek şekilde tasarlanan bu UFO rüzgar, güneş ve su türbinleri yardımı ile enerji üretiyor. Yani kullanabileceği her türlü kaynağı sonuna kadar kullanıyor.

Ayrıca yağmur suyunu depoluyor ve deniz suyunu da içilebilir su olarak filtreliyor. Böylece içilebilir su ihtiyacını ve yüzeydeki mini bahçenin (bahçesiz olmaz) sulama ihtiyacını karşılayabiliyor.

İki adet 80 beygirlik motor ile gelen bu UFO, saatte 10 mil yol alabilme kapasitesine sahip. Farklı bir yaşam alanı arayanlar için oldukça farklı bir deneyim olacağı kesin.

İtalya merkezli Jet Capsules firması tarafından tasarlanan bu ürün bir çok farklı su taşımacılığı ürününden sadece biri. Aynı şirketin Jet Taksi, Jet Capsule ve Jet Reptile gibi farklı ürünleri bulunuyor ve bu ürünlerle su üzerinde ulaşımı oldukça farklılaştırıyorlar. UFO ürünü ne kadar başarılı olur bilinmez fakat bir alana odaklanıp o alanda çok farklı deneyler yapmak, iyi bir strateji gibi görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Melikşah Utku ile Albaraka Garaj, bankaların geleceği ve kripto para üzerine konuştuk

Melikşah Utku ile Albaraka Garaj, bankaların geleceği ve kripto para üzerine konuştuk

Albaraka Türk Katılım Bankası‘nın girişim hızlandırma programı Albaraka Garaj‘ı kısa süre önce sizlere duyurmuş ve girişim başvurularının başladığını paylaşmıştık. Webrazzi Online programınıza katılan Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku‘yu Webrazzi ofisinde ağırlayarak hem Albaraka Garaj’ı hem de bankacılığın geleceğini konuştuğumuz bir canlı yayını dün gerçekleştirdik. Canlı yayında Arda Kutsal’ın sorularını yanıtlayan Utku, hızlandırıcı programı, ve bankacılığın geleceğine dair ilginç notlar paylaştı.

İlk adımı atan girişimciler bekleniyor

Webrazzi Kurucusu ve CEO’su Arda Kutsal’ın sorularını yanıtlayan Melikşah Utku, Albaraka Garaj ile bir ‘garaj’ ortamı sunduklarını söyleyerek başladığı konuşmasında belli bir aşama kaydetmiş girişimcileri desteklemeye hazır olduklarını ifade etti. Girişimlere çalışma ortamı, eğitimler ve çalıştaylar, yönetim ekibiyle düzenli etkileşim, danışman ve birebir pazarlama desteği sunan Albaraka Garaj, Utku’nun paylaşımına göre bu konuda adım atan 4. banka destekli hızlandırma programı ve katılım bankaları içinse bir ilk olma özelliğini taşıyor.

50 bin TL destek

16 Haziran’da açılan web sitesiyle başvuru almaya başlayan Albaraka Garaj, salt fikir sahibi girişimci adaylarından ziyade,belli bir yol katetmiş, prototip çıkaran girişimci ekiplerinin katılımını bekleyen bir program. Ümraniye’deki Albaraka Türk Genel Müdürlüğü içinde konumlandırılan Albaraka Garaj, tahmin edebileceğiniz gibi finansal teknoloji girişimlerine önem verse de farklı kategorilerdeki girişimlerin başvurularını da bekliyor. Şimdiye kadar 150 başvuru aldıklarını paylaşan Melikşah Utku girişimlere 50 bin TL gibi finansal destek sunacaklarının da altını çiziyor.

31 Temmuz’a kadar başvuruları kabul edecek olan Albaraka Garaj, öncelikle yurt çapında ilerleyen dönemde ise MENA bölgesi için finansal teknolojilerin geliştirildiği bir merkez (Fintech Hub) olmak isityor. Bir sonraki aşamada ise daha küresel bir yapıya evrilme planı var.

Bankacılığın geleceği

Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği ve LSE (The London School of Economics) mezunu olan Utku, devletlerin ve bankaların dönüşüm konusunda ağır kurumlar olduklarından bahsetti ancak bankaların küçümsenmemesi gerektiğine de vurgu yaptı. Utku’ya göre bankalar regülasyonlar ve müşteri bilgilerinin detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook’un ilgisini her geçen gün artırdığı konum bazlı aramalara ve yerel işletmelere detaylı bakış

Facebook'un ilgisini her geçen gün artırdığı konum bazlı aramalara ve yerel işletmelere detaylı bakış

Facebook uzun süredir birçok farklı özellikte kendini geliştirmeye çalışıyor. Bir yandan videolar üzerine yoğunlaşırken, bir yandan TV tarzı diziler üzerine çalışıyor ve daha çok kişinin internete bağlanabilmesi için Internet.org, Wifi Bul gibi projeler geliştiriyor. WiFi Bul projesi üzerine düşündüğümüzde aslında Facebook’un yerel işletmeleri daha fazla hedeflemeye başladığını söyleyebiliriz.

Google’ın da yüzde 63’ün üzerinde pazar payı ile yerel aramalar üzerindeki hakimiyeti düşünüldüğünde Facebook’un bu konum bazlı aramalardaki geliştirmelerle Google’ın tacına oynadığını söylemek mümkün. Kendisini yerel bir arama motoru olarak konumlandırmaya başlayan Facebook, yerel işletmelerle ilgili şimdiye kadar platformunda birçok farklı değişiklik yaptı.

Konumların etkin kullanımı

Bu değişikliklerden ilki olarak konumlar üzerinde yapılan iyileştirmeden bahsedebiliriz.

Yerel işletmelerin hem Hakkında sayfasına hem de Ana Sayfasına konum ve harita yerleştiren Facebook artık aramalarda da kullanıcılara ilgi alanı yerine konum odaklı sonuçlar sunuyor. Eskiden yaptığınız bir aramada karşınıza çıkan yerel işletmelerin konumu gözetilmezken şimdi yakın çevrenize göre şekilleniyor.

Yakındaki Yerler Özelliği

Yakındaki yerler özelliği ile kullanıcılar hem yakınlarındaki mekanları türlerine göre aratabiliyor hem de hepsini aynı sayfada görüntüleyebiliyor. Yine konum odağında kullanıcılarına yakın olanları karşısına çıkaran Facebook, mekanlar hakkında puanı, çalışma saatleri ve fiyat aralığı gibi kısa bilgiler de veriyor. Bu mekanları daha sonra değerlendirmek üzere Facebook’un Kaydet özelliğinden de faydalanmak mümkün.

Check-in Önerileri

Konumunuzu algıladıktan sonra sizi haber akışınızda Check-in yapmanız için teşvik eden Facebook, bulunduğunuz yeri tespit etmekte oldukça başarılı. Bu biraz korkutucu olsa da işletmelerin görünürlüğü için olumlu gelişmelerden biri.

Kitle kaynaklı doğrulama

Check-in yaptıktan sonra birden fazla kullanıcıya posta kodu, konum ve telefon numarası gibi bilgileri hakkında sorular yönelten Facebook, bu bilgilerin güncellenmesi ve doğrulanması için ayrıca işletme sayfasına bildirimlerde bulunuyor.

Şehir Rehberleri

Facebook, Şehir Rehberleri uygulamasında hem popüler şehirleri hem de şehrin popüler konumlarını görmenizi sağlıyor. Arkadaşlarınızın bulunduğu şehirleri görmenizi de sağlayan bu yapı sayesinde seyahatlerinizde yerel işletmeleri güvenle ziyaret edebiliyorsunuz.

Yerel işletme açısından bakacak olursak da güvene dayalı bir şekilde şehri yeni ziyaret detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

HaveBrand: Markalaştırılmış alan adı satış platformu

HaveBrand: Markalaştırılmış alan adı satış platformu

İnternet girişimleri için isim ve uygun alan adı bulmak halen en çok zaman alan işlerden biri. HaveBrand.com da bu iki sıkıntıya çözüm sunma niyetiyle yola çıkıyor ve alan adlarını markalaştırarak satışa sunuyor.

Abdulkadir Gündüz ve Mustafa Berker Baltacı tarafından Nisan ayında açılan HaveBrand, alan adı arayışında olanları ‘etkileyerek’ satış yapmak isteyen bir girişim. Kurucu ortaklar hem kendi alan adlarını satışa sundukları gibi, dışardan da alan adını satmak isteyenlere de aracılık ediyor. Şu anda Havebrand.com’da 321 (%55’i kurucuların) alan adı bulunuyor ve 143 alan adı da eklenmeyi bekliyor. Abdulkadir Gündüz, farklı platformlardan alacakları 150 civarında alan adını da kendi portföylerine ekleyeceklerini paylaşıyor.

Oldukça yeni bir girişim olan Havebrand, alan adlarını popülerite, yaş, uzantı, yazım hatalarına karşı duyarlılık gibi çeşitli kriterlere göre derecelendiriyor. Kriterlerin çoğuna uygun olan ve satılması uygun görülen alan adlarının sahipleri, aşağıdaki paketlerden birini seçerek platformda satış yapabiliyor.

  • Gümüş Paket : Onaylanan her bir alan adı için 25,00 TL ile logo tasarımı yapılır.
  • Altın Paket : Onaylanan her bir alan adı için 45,00 TL ile logo ve 10 saniyelik kısa intro çalışması yapılır.
  • Platin Paket : Onaylanan her bir alan adına yönelik olarak logo ve intro çalışmalarının yanı sıra editör seçimleri arasında yer alır. 95,00 TL ile ücretlendirilir ve 7 gün süre ile geçerlidir.

Yüzde 15 komisyon

Alan adı satıcılarılarının site içinde reklam vermesine da olanak tanıyan Havebrand, üçüncü şahıslara ait olan alan adlarının satışından yüzde 15 oranında komisyon alıyor. Satış tarihindeki kur üzerinden Türk lirası (TL) karşılığı hesaplanarak komisyon bedeli alan girişim İngilizce dil desteği de sunuyor ama bu konuda bazı eksikler de göze çarpıyor.

Havebrand’ın jenerik alan adı arayanlar için tatmin edici olacağını söylemek zor ve alan adı pazarında kendine has bir kullanıcı kitlesi yakalaması için biraz çaba göstermesi gerektiğini söyleyebilirim. Diğer yandan Türkçe alan adı satışlarının 2 yıl önce <a target="_blank" href="http://webrazzi.com/2015/04/06/2014-turkce-alan-adi-satislari-3-milyon-tl-infografik/" target="_blank" detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Pigalata tasarımcılar için erişilebilir bir pazar yeri olmak istiyor

Pigalata tasarımcılar için erişilebilir bir pazar yeri olmak istiyor

Sadece tasarım ürünlerin satıldığı bir pazar yeri olma hedefi ile yola çıkan Pigalata, tasarımcıların ücretsiz bir şekilde kendi dükkanlarını açmasına imkan tanıyor. Pigalata, el emeği ürünleri satmak isteyen yetenekler için pazara giriş bariyerini aşağı çekiyor.

2015 yılında Kıvanç Kuş tarafından kurulan Pigalata projesi 2017 yılının başında Taner Özkaya tarafından devralındı. Şu an için 4 kişilik bir ekip tarafından yönetilen Pigalata, iyzico’nun pazar yeri entegrasyonuna da sahip. Altyapı çalışmaları 2015 yılında tamamlanan ve 2016 yılında aktif olarak kullanılmaya başlanan Pigalata, yola kendi sermayesi ile çıktı ve bugüne kadar herhangi bir yatırım almadı.

124’ü aktif toplamda 136 dükkana ev sahipliği yapan Pigalata içinde toplamda 2 bin 200 adet ürün aktif olarak satışta. 8 farklı kategoride pek çok ürünün satışına imkan sağlayan Pigalata’da çanta ve cüzdandan tutun da yağlı boya tablolara kadar zengin bir ürün çeşitliliği var.

Dükkan açma bedeli almıyor

Aylık olarak ortalama 25 bin TL ciro elde ettiğini söyleyen Pigalata, gelir modeli olarak komisyon tercih etmiş. Dükkan açmak veya ürün listelemek için herhangi bir ücret talep etmeyen Pigalata, gerçekleşen ürün satışlarından yüzde 10 komisyon alıyor.

Sıkı Webrazzi okuyucularının hatırlayacağı Zet.com ile doğrudan rakip konumda olan Pigalata, dükkan açma bedeli almayarak rakiplerinin önüne geçmeyi hedefliyor. Tasarımcılar için oluşturulan bir platform olması nedeniyle daha çok el emeği ürünlerin satışına aracılık etmek isteyen Pigalata, özellikle kadın girişimcilere destek olmak istiyor.

Sosyal projeler ve kadın girişimciler için kampanyalar kapsamında komisyon bedellerini düşürebileceğini de belirten Pigalata,başarılı bir web sitesine sahip. Pigalata’nın en büyük eksikliği ise kesinlikle mobil uygulama. Bu tip pazar yerlerinin günün standartlarını izleyerek yaratıcı bir içerik kurgusuyla mobil öncelikli hale gelmesi, rakiplerinden belirgin bir biçimde ayrışmasını sağlayabilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

ABD uçuşlarda laptop yasağını kaldırmaya başlıyor

ABD uçuşlarda laptop yasağını kaldırmaya başlıyor

ABD, geçtiğimiz Mart’tan itibaren Türkiye dahil Orta Doğu ve Afrika’nın belirli ülkelerinden gelen uçuşlara yönelik uyguladığı laptop yasağını yürürlükten kaldırmaya başlıyor. Dün, yani 3 Temmuz itibariyle Ethiad Havayolları’nın Abu Dhabi uçuşlarıyla başlayan uygulama İstanbul, ve yasaklı diğer 10 havalimanı ile devam edebilir. Bu, İstanbul’dan yapılacak uçuşlardan önce ek güvenlik önlemleriyle karşılaşacağımız anlamına geliyor.

Türk Havayolları (THY) CEO’su Bilal Ekşi’nin Twitter hesabından paylaştığı bilgiye göre, THY yasağın 5 Temmuz’dan itibaren yürürlükten kalkacağını tahmin ediyor.

Amerika seferlerine uygulanan Elektronik Cihaz yasağının 5 Temmuz Çarşamba günü kalkmasını bekliyoruz.Teşekkürler @UDHB @SHGM @dhmikurumsal

— Bilal EKŞİ (@BilalEksiTHY) July 3, 2017

Bu beklentiyi ABD’nin kısa bir süre önce uygulamaya koyduğu yeni önlemler de doğruluyor. ABD US Homeland Security sekreteri John Kelly, geçtiğimiz Çarşamba günü, havalimanlarının yeni güvenlik önlemlerini izlemeleri durumunda laptop ve diğer elektronik cihazlar yasaklarından sakınabileceklerini duyurmuştu. Yeni güvenlik önlemleri arasında laptop ve diğer cihazların uçuştan önce daha gelişmiş bir izlemeye tabi tutulması ve kabine alınması var. Bu sayede cihazların patlayıcı muhafaza edip etmediği anlaşılabilecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Albaraka Garaj lansmanı ile Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku Webrazzi Ofisi’nde [Canlı Yayın]

Albaraka Garaj lansmanı ile Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku Webrazzi Ofisi'nde [Canlı Yayın]

Bankacılık sektörü ve teknoloji ile ilgili yenilikçi fikirlere destek vermek isteyen Albaraka Türk Katılım Bankası, girişimcilere kuluçka ve hızlandırma olanakları sunacağı Albaraka Garaj girişim hızlandırma merkezini hizmete açtığını hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz haftalarda sizlere aktarmıştık.

Bugün 19:00’da Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku, Albaraka Garaj projesinin lansmanını canlı yayınla Webrazzi’de gerçekleştiriyor.

Fintek girişimlerinin kaçırmamasını tavsiye ettiğimiz canlı yayınımızda Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku, girişimlere verecekleri destekleri anlatacak. Bu arada ilgilenen girişimciler için belirtelim albarakagaraj.com adresinden başvurularını gerçekleştirebilirler.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Günlük 5 film öneren Little Movies, yerli serinin ilk mini uygulaması

Günlük 5 film öneren Little Movies, yerli serinin ilk mini uygulaması

Sinema severler için başarılı bir mobil uygulama Little Movies, yeni filmler keşfetmek isteyen kullanıcıları hedefleyen mini bir uygulama. Lansmanını geçtiğimiz haftalarda Product Hunt’tan yapan Little Movies, günün öne çıkanlar listesinde yer almıştı.

Her gün 5 kategoride yeni bir film öneren Little Movies, Türkiye’den girişimciler tarafından İstanbul ve ABD’de faaliyet göstermek üzere kurulan epcsht LLC firması tarafından geliştirildi. Little Apps adlı bir uygulama serisi geliştirmeyi hedefleyen epcsht, serinin ilk ürünü olarak Little Movies’i birkaç hafta önce kullanıma sundu. 2016 yılının Ağustos ayında Furkan ve Tuğkan Cengiz tarafından kurulan epcsht LLC, bugün 10 kişilik bir ekip tarafından yönetiliyor.

Her biri kullanıcılarına her gün yaşayabilecekleri küçük deneyimler sunan uygulamalardan oluşacak Little Apps, farklı kategorilerde uygulamalar içerecek ve uygulama pazarını test etmek amacı ile kullanılacak. Planlanan Little Apps mini uygulama serisinin ilk meyvesi Little Movies. 80 ila 100 saatlik bir sürede geliştirilen Little Movies, oldukça basit bir çalışma mantığına sahip. Her gün komedi ve aksiyonun da dahil olduğu toplamda 5 kategoriden birer tane yeni film öneren Little Movies uygulaması, sade tasarımı ve kolay kullanımı ile rakiplerinin önüne geçiyor.

Önerdiği filmler hakkında detaylı bilgiler de paylaşan Little Movies, filmi satın alıp izleyebileceğiniz iTunes platformuna da bağlantı sağlıyor. Şu an için sadece iOS platformu için kullanıma sunulan Little Movies, önerilen filmlerin fragmanlarını kullanıcılarına sunuyor ve izleme listeleri oluşturulmasına da imkan tanıyor.

Basit ve kullanışlı

Günlük ortalama 100 indirilme sayılarına ulaşan ve sadece 45 MB büyüklüğünde olan Little Movies, kullanıcılarını yaklaşık 90 saniye boyunca uygulama içinde tutmayı başarıyor. Yapım sürecinde harcanan vakit haricinde herhangi bir sermayeye sahip olmayan Little Movies, gelir modeli olarak iTunes Affiliate entegrasyonunu kullanıyor. Yakın gelecekte uygulama içine reklamların gelebileceğini de ekleyelim.

Geçtiğimiz yıllarda Little Movies’le benzer çalışma mantığına sahip olan uygulamaların karşımıza çıktığını da hatırlatalım. Özellikle 2014 yılında oldukça popüler bir uygulama haline gelen detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Taksist: Tüm İstanbul’da hizmet veren online taksi durağı

Taksist: Tüm İstanbul'da hizmet veren online taksi durağı

Kullanıcılarına hem mobil uygulamalar hem de çağrı merkezi aracılığıyla taksi çağırma imkanı veren Taksist, 2016 Aralık’ta yayın hayatına başlamış bir girişim.

Bugüne kadar binden fazla taksiyi bünyesine dahil eden Taksist’in mobil uygulamalarınında da aylık aktif bin civarı kullanıcısı bulunuyor. Girişimin aracılık ettiği taksi yolculuğu sayısı ise günde ortalama 200 civarında seyrediyor.

“Şehrinizin yeni nesil taksi durağı” sloganına sahip girişim, İstanbul’daki mobil uygulama kullanma alışkanlıkları, görece düşük olan kesimi hedefliyor denilebilir. Webrazzi okurları Taksist uygulamalarının kullanıcı arayüzü anlamında geliştirilmeye açık olduğunu hemen fark edecektir.

İleri tarihe taksi rezervasyonu, Taksist’in öne çıkan özelliklerinden

Kullanıcılarının önemli bir bölümüne 7/24 açık olan çağrı merkezi aracılığıyla hizmet veren Taksist, şu an İstanbul’da 8 kişilik bir ekibe sahip. Metehan Kaydul tarafından kurulan girişimin, hem yazılım geliştirme hem de sermaye desteği aldığı bir Azerbeycanlı grup ile de ortaklığı bulunuyor.

Şimdilik Google reklamları haricinde herhangi bir pazarlama faaliyeti yürütmeyen girişimin ilerleyen dönemde taksi giydirmeyle başlayarak çeşitli tanıtım çalışmaları yapacağını öğrendik. Diğer yandan İstanbul’da günde yaklaşık 400 bin taksi yolculuğunun gerçekleştiğini paylaşan Kaydul, hedeflerinin yıl soyunda pazarda yüzde 2’lik bir büyüklüğe ulaşmak olduğunu paylaşıyor.

Bunlarında dışında girişimin öne çıkan özelliklerinden biri de ileri bir tarih için rezervasyon yapılmasına izin vermesi. Taksist’in mobil uygulamasında haritada üzerinde araç takibi ve sürücünün kimlik bilgilerini görebilme gibi özellikler de bulunuyor. Taksist sunduğu bonus programıyla, bağlı bir kullanıcı kitlesi oluşturmayı hedefliyor.

Yukarıda da vurguladığımız gibi ağırlıklı olarak mobil uygulama kullanma alışkanlığı düşük olan insanları hedefleyen Taksist, ilerleyen günlerde özellikle İstanbul’un belirli bölgelerinde adından söz ettirmeyi hedefliyor. Taksist ile ilgili gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Dropbox halka arza hazırlanıyor

Dropbox halka arza hazırlanıyor

Bulut depolama çözümleri denince akla gelen ilk firmalardan biri olan Dropbox, halka arza hazırlanıyor. Snapchat’in çatı şirketi Snap‘in geçtiğimiz Mart ayında gerçekleştirdiği halka arzın arından ABD’deki teknoloji sektörünün en büyük halka arzını gerçekleştirmesi beklenen Dropbox, farklı kaynaklardan gelen haberlere göre çalışmalara başladı.

Bulut depolama sektörünün kurucularından olan ve kullanıcılarına sunduğu ücretsiz depolama çözümleri ile dikkatleri çekmeyi başaran Dropbox’ın ardından Google, Microsoft ve Amazon gibi önemli firmalar da bulut depolama üzerinde çalışmaya başlamıştı.

Yılın sonuna doğru halka arzını gerçekleştirmeyi hedefleyen Dropbox, halka arz operasyonu önümüzdeki haftalarda yatırım bankaları ile görüşmelere başlayacak. Planalanan halka arzın Dropbox’ın değerini ölçmek için önemli bir test olacağını da ekleyelim.

Dropbox’ı Uber ve Airbnb takip edebilir

2014 yılında özel bağış toplama turunda 10 milyar dolar değere ulaşan Dropbox’ın halka arz gerçekleştiğinde nasıl bir değere sahip olacağını ise zaman gösterecek. Dropbox’ın en büyük rakiplerinden biri olan Box da 2015 yılında halka arzını gerçekleştirmiş ve 2.8 milyar dolar piyasa değerine ulaşmıştı. Box’ın bugünkü piyasa değeri ise 2.5 milyar dolar seviyesinde. Dropbox ise 2014 yılında yaklaşık 10 milyar dolar değerlemeyle yatırım almıştı. Girişim birkaç ay önce 1 milyar dolar gelir eşiğini geçtiğini iddia etmişti.

Dropbox’ın Snap’i geçmesi beklenmese de son yılların en büyük halka arz operasyonlarından birine imza atacağı bir gerçek. Dropbox’ın ardından Uber ve Airbnb halka arz haberleri ile karşımıza çıkabilir. Her ne kadar halka arz gerçekleştirme konusunda direnseler de Uber ve Airbnb gibi büyük girişimlerin halka arzdan ne kadar kaçabilecekleri büyük bir soru işareti…

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Headspace, meditasyon platformu için 36.7 milyon dolar yatırım aldı

Headspace, meditasyon platformu için 36.7 milyon dolar yatırım aldı

Dünyanın en popüler meditasyon eğitmeni haline gelen Headspace, 36.7 milyon dolar yatırım aldı. Spectrum Equity liderliğindeki Seri B turuyla birlikte Headspace’in bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı 74 milyon dolara çıktı.

Minfullness ve wellnes trendleri, meditasyonu mobilize ederek kullanım kolaylığı sağlaması ve freemium modeliyle 2015-2017 yılları arasında yükselişe geçen Headspace, bugüne kadar 200 ülkede 11 milyon kez indirildi. Aylık 21 liradan başlayan fiyatlarla sunulan Headspace, bugün 400 binden fazla ücretli kullanıcısı olduğunu söylüyor.

2010 yılında Sana Monica, California’da kurulan Headspace’in kullanımı oldukça kolay. Basitten karmaşığa doğru, günlük hayatla entegre meditasyon programları sunan Headspace, kullanıcılarını sesle yönlendiriyor. Günlük koşuşturma içinde 3-5 dakikalık bir molada, tercihen sessiz bir ortamda meditasyon yaparak, kafanızı dinlemenizi sağlıyor.

Yapılan son araştırmalar insanların meşguliyetleri arttıkça sessizliğe daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Sessizliğin beynin öğrenme ve hafızadan sorumlu bölümlerinde yeni hücre üretimini tetiklediği, son dönemde karşılaştığımız ilginç bulgulardan biri.

Headspace ve benzeri uygulamaların en zayıf noktalarından biri, basit kurgusu nedeniyle fazla basit algılanıp, oyuncak gibi kısa bir süre sonra kenara atılması riski. Headspace topladığı verileri bilimsel araştırmalar için kullanıp, platformunu da bu araştırmalarla geliştirerek ağırlığını korumak istiyor. Topladığı verilerle ilginç işlere imza atabilecek olan Headspace, yakın zamanda Spotify ile iş birliği yaptı. Bu, meditasyon platformunun kullanıcı modunu takip etmesini de kolaylaştırmış olabilir.. Headspace baştan sona yenilediği platformunu da yakın zamanda kullanıma sunmuştu. .

Platformun bir diğer zayıflığı sadece İngilizce dilinde sunulması. Türkiye’de Meditasyon, meditasyon platformuyla bunu bir avantaja çeviriyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Türkiye’den yükselen bir yıldız: Melis Kahya

Türkiye’deki öğrenimini Robert Kolej’de tamamladıktan sonra, Yale Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği ve Ekonomi Fakültelerinden şeref listesinde yer alarak, çift ana dal diploması ile mezun olan Melis Kahya, döneminin akredite Elektrik Mühendisi tek kadın mezunu oldu.

IBM, PwC, HSBC ve JPMorgan (JPM) şirketlerinde staj yapan Melis Kahya, tam zamanlı iş yaşamına JPM New York merkezinde yatırım bankacısı olarak adım attı. İlk yılında, tüm dünyada JPM şirketlerindeki ‘en başarılı analist’, ikinci yılında ise “JPM Global Analist Eğitim Programı”na eğitmen olarak seçildi.

Stanford Üniversitesi’nde aldığı MBA eğitimi sırasında; kadınların sağlık, eğitim ve yetkilendirilme sorunlarına odaklı uluslararası kuruluşlara imkan ve bağışlar sağlamak amacı ile 11 kız öğrencinin oluşturduğu, halen faal olan, “11Empowered” adlı filantropi networkunu kurdu. Stanford’dan şeref listesinde mezun olan Melis Kahya, Türkiye’de Migros’a yatırım yapmış BC Partners’ın Londra ofisinde çalıştı.

Şubat 2016’da General Atlantic Şirketi’nin New York merkezine katılan ve daha sonra şirketin; Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’daki perakende ve tüketici operasyonlarını oluşturmak ve yürütmek üzere New York’tan Londra’ya taşınan Melis Kahya, General Atlantic’in sponsorluğunda Harvard’da düzenlenen “Yatırımda Kadınlar” zirvesinde General Atlantic’in yüzü oldu.

Şu anda General Atlantic’in yönetim kurulunda yer alan ve İskandinav sağlıklı meyve suyu barı zinciri olan Joe & Juice’un yatırımlarını yöneten 34 yaşındaki Melis Kahya, Mart ayında ‘‘Amerika’da 40 Yaş Altı En Etkin 40 Türk Genci” listesine de adını yazdırdı.

Kadınların ve kız çocuklarının eğitimi ve güçlendirilmesi üzerine çalışan organizasyonlara destek vererek kadınların toplumda her zaman söz sahibi olmasına katkıda bulunan Melis Kahya, daha pek çok yeni başarıya imza atmak için özveri ve kararlılıkla çalışmaya devam ediyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

KutuAbonelik.com: Kutu abonelik modeli için kapsamlı e-ticaret altyapısı

KutuAbonelik.com: Kutu abonelik modeli için kapsamlı e-ticaret altyapısı

E-ticaret pazarının abonelik modelindeki girişimlerle yeni bir ivme kazanmasını beklerken bu dikeyde yeni bir e-ticaret altyapısı daha pazardaki yerini aldı: KutuAbonelik.com.

Umut İyigün tarafından kurulan Kutu Abonelik, abonelik modelli e-ticaret girişiminizi başlatmanız için gerekli tüm altyapıyı sunan bir girişim. Geçtiğimiz ay hizmet vermeye başlayan girişim, ödeme/sanalpos, kargo entegrasyonu, sanal santral, ek modüller ve yan satış kanalları gibi bir çok özellik sunuyor ve müşterilerinin sadece satışa odaklanmasını hedefliyor. Abonelik ürünleri ve tek ürün satışlarının yanısıra Hepsiburada, Sahibinden, N11, Gittigidiyor, SanalPazar üzerinden pazar yeri satışı da sunuyor.

Kurulum ücreti yok

Şu anda 3’ü yazılımcı olmak üzere 4 kişilik bir ekiple hizmet veren Kutu Abonelik, aldığım bilgilere göre ilk testlerini iyigunciftligi.com ile tamamlamış (abonelik modeliyle gezen tavuk yumurtasını satıyor). Bu dikeydeki yeni fikirlerin hayata geçmesine öncülük etmek isteyen Çanakkale merkezli girişim, ücretlendirme tarafında ise kurulum ücreti talep etmiyor ve makul bir teklif sunuyor. Aylık sabit ücret (şu anda 99TL) ve satıştan yüzde 1 komisyon alarak yukarıda bahsettiğim özelliklerde bir altyapıyı kullanmanızı sağlıyor.

Erken kalkan yol alır

Özellikle Unilever’in Dollar Shave Club’ı 1 milyar dolara satın alması abonelik modelindeki girişimlerin ne kadar önemli olabileceğini göstermişti. Dollar Shave Club’ın avantajı erken adım atarak istikrarı yakalamasıydı ve Türkiye’de Dollar Shave Club kadar olmasa da büyük işler yapılabileceğini söyleyebiliriz. Zira Türkiye pazarı henüz bu dikeyde oldukça yolun başında ve şimdi adım atacak girişimcileri ‘erkenciler’ olarak tanımlamakta bir beis görmüyorum.

Kutu Abonelik’i detaylı incelemek için ve varsa fikrinizi hayata geçirmek için kutuabonelik.com‘u ziyaret edebilirsiniz. Bir başka örnek de Startsub idi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Webrazzi resmi hesabıyla Flipboard’da

Webrazzi resmi hesabıyla Flipboard'da

Türkiye’de girişimcilik ve internet sektörlerinin kalbinin attığı Webrazzi, artık resmi olarak Flipboard’da.

Siz de hemen şimdi Webrazzi’yi Flipboard üzerinde takip edebilir, otomatik olarak sürekli güncellenen 8 farklı dergimize göz atabilirsiniz.

Bimeyenler için dergi formatında bir haber okuma uygulaması olan Flipboard ile hem platformun web sitesi hem de mobil uygulamalarında (Android ve iOS) profil oluşturup ilginizi çeken konu, kişi ve yayıncıları takip edebilirsiniz.

Webrazzi TV, Yatırım, Teknoloji, Girişimler, Mobil, E-ticaret ve Dijital isimli dergilerimizi ve Webrazzi’yi Flipboard’da takip etmeyi unutmayın.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tüm dileklerinizi yerine getirmeyi vadeden girişim: Halleder.com

Tüm dileklerinizi yerine getirmeyi vadeden girişim: Halleder.com

Karşımıza çıkan sıra dışı girişimlerden olan Halleder.com, adından da anlaşılabileceği üzere tüm dilek ve isteklerinizi “halletmeyi” vadediyor. Bir kişisel asistan olma hedefi ile yola çıkan Halleder, günlük hayatta uğraşmak istemediğiniz tüm işleri sizin yerinize yapıyor.

1 Nisan’ı geride bırakmamış olsak Halleder girişiminin bir şaka olduğunu düşünebilirdiniz fakat bunun bir şaka olmadığını baştan belirtelim. Şaka olmasa da oldukça esprili bir girişim olan Halleder.com, zengin olmak gibi dilekleri olan kullanıcılarına piyango bileti gönderiyor.

Tabii ki sadece zengin olmak gibi uçuk bir talepte bulunmak zorunda değilsiniz. Alışveriş yapmak ve tatil planınızı hazırlamak gibi günlük hayatın içinden taleplerde de bulunabilirsiniz. Hayatınızı kolaylaştırmak için Halleder.com, 27 Nisan 2017 tarihinde Doruk Öztürk ve Demirhan Erim tarafından kuruldu.

Mobil uygulama yolda

Şu an için 3 kişilik bir ekip tarafından yönetilen Halleder.com, yaklaşık 2 haftada geliştirildi. Yaklaşık bir haftada 500‘den fazla talep alan Halleder.com’da günlük olarak 15 ila 20 talepte bulunuluyor. Hem web sitesi, hem de telefon ile talepleri kabul eden Halleder.com, yaklaşık iki ay içinde mobil uygulamasını da kullanıma sunacak.

30 bin dolar sermaye ile kurulan ve bugüne kadar herhangi bir yatırım almayan Halleder, şimdilik ücretsiz bir servis olsa da gelecekte telefon görüşmeleri için dakika başına danışma ücreti almayı planlıyor. Dilek ve talepleri yerine getirmenin yanı sıra bir danışman olarak da hizmet vermeyi planlayan Halleder.com’un rakipsiz bir platform olmadığını da belirtelim.

Yurt dışında hizmet veren Getmagic platformu ile benzer bir çözüm sunan Halleder, günümüzde akıllı telefonların sunduğu kişisel asistan servislerinin önüne geçmeyi planlıyor. Aylık asistan kiralama veya proje bazlı ödeme seçenekleri ile gelir modeli oluşturmayı hedefleyen Halleder.com, sıra dışı ve eğlenceli bir girişim olsa da, özellikle web sitesinin günümüz girişimlerinin oldukça gerisinde olduğunu da ekleyelim.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Haziran ihracatı 12,1 milyar dolar oldu  

İhracat rakamları Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in katılımıyla Gaziantep’te, TİM 1000’de 30. sırada yer alan Altunkaya Şirketler Grubu tesislerinde açıklandı. TİM Başkanı Büyükekşi, “Dünya ticareti yeniden canlanırken, çevre ülkelerle aramızdaki sorunlar Hükümetimiz tarafından çözülürken, ihracatçılarımıza her koldan verilen teşviklere her gün bir yenisi eklenirken tabi ki 2017 Atılım Yılı’nın hakkını vereceğiz” dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Haziran 2017 ihracat rakamlarını Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in katılımıylaGaziantep’te, TİM 1000’de 30. sırada yer alan Altunkaya Şirketler Grubu’nun bebek bezi üretim tesislerinde açıkladı. TİM verilerine göre Haziran 2017 ihracatı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 1,8 artışla 12 milyar 70 milyon dolar şeklinde gerçekleşti.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Şunu gururla söyleyebiliriz ki, Kasım ayından bu yana yani tam 8 aydır ihracatta artış açıklıyoruz. Haziran ayında da Ramazan Bayramı sebebiyle 2 iş günü eksik olmasına rağmen ihracatımızı artırma başarısını gösterdik. Atılım Yılı ilan ettiğimiz 2017’nin başından beri istikrarlı bir artış elde etmemiz bizler için büyük bir mutluluk kaynağı” diye konuştu. Büyükekşi, yılın ilk 6 ayında ihracatın yüzde 8,2 artışla 76 milyar 383 milyon dolar ve son 12 aylık ihracatın yüzde 4,5 artışla 147 milyar 329 milyon dolar olduğuna dikkat çekti.

Atılım Yılı’nın hakkını vereceğiz

TİM olarak ihracatı ivmeli bir performansla artırma gayreti içinde olduklarını söyleyen Büyükekşi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü 2017, İhracatta Atılım Yılı. Dünya ticareti yeniden canlanırken, çevre ülkelerle aramızdaki sorunlar Hükümetimiz tarafından tek tek çözülürken, ihracatçılarımıza her koldan verilen teşviklere her gün bir yenisi eklenirken tabi ki bu yılın hakkını vereceğiz.”

Şu ana kadar 3 büyük rekor kırdık

TÜİK’e göre yılın ilk 5 ayında ihracatın yüzde 9.5 gibi çok güçlü bir artış gerçekleştirdiğini hatırlatan Büyükekşi, yılın ilk 4 ayı için geçerli küresel verilere işaret ederek “Şu ana kadar 3 büyük rekor kırdık. Dünya ticaretinden aldığımız payı binde 8.9’dan binde 9’a çıkardık. ABD’nin ithalatındaki payımız binde 3’ten binde 3.1’e yükseldi. AB’nin ithalatındaki payımız ise yüzde 1,28’den yüzde 1,29’a çıktı. İnşallah önümüzdeki detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Seedstars Istanbul’da 10 yerli girişim sahneye çıktı ve kazanan Paym.es oldu

Seedstars Istanbul'da 10 yerli girişim sahneye çıktı ve kazanan Paym.es oldu

Webrazzi olarak medya sponsoru olduğumuz Seedstars Istanbul, 30 Haziran Cuma günü düzenlendi. Türkiye’den 10 girişimin juri önüne çıkıp sunum yaptığı etkinlikte kazanan Paym.es oldu. Girişim aynı zamanda İsviçre’deki Seedstars World finaline de katılmaya hak kazandı.

Gelişmekte olan ülkelerdeki erken aşama girişimlere hitap eden Seedstars World’ün İstanbul ayağında yer alan girişimler, Rina Onur, Cem Ener, Ali Babaoğlan, Meghan Warner ve Mehmet Akalın’dan oluşan jurinin karşısına çıktı. Juri oylarıyla Paym.es’in birinci olduğu gecede Udentify ikinci, Ahtapot ise üçüncü oldu.

Seedstars Istanbul, toplamda 55 girişim ve 100’ün üzerinde katılımcıyı ağırladı

Seedstars Istanbul’da sahne alan 10 girişim (alfabetik olarak);

  • Ahtapot: Topluluklar için sosyal ağ temelleri de olan bilgi akışı, iletişim ve süreç yönetimi platformu.
  • Banamama: Evcil hayvanlar için abonelik temelli mama ve bakım ürünleri satan Banamama’yı daha önce Webrazzi’de tanıtmıştık.
  • Bonobo: Yalnızca iOS platformunda yer alan bir mobil uygulama olan Bonobo, kullanıcılarının lokasyon bazlı olarak yeni arkadaşlar edinmenize veya arkadaşlarınızla iletişim kurmanıza yarıyor.
  • Paym.es: Bir chatbot girişimi olan Paym.es, mesajlaşma uygulamaları üzerinden ürünlerinizi satmanıza veya satın almanıza yarayan bir e-ticaret platformu olarak tarif edilebilir.
  • Pepapp: Kadınların regl ve yumurtlama dönemlerini takip eden uygulama, kullanıcıları için kişisel bir asistan görevi görüyor.
  • REPG Energy: Temiz enerji üretimi ile ilgili çalışan girişim, neme doymamış havayı kullanarak elektrik gücü ortaya çıkarıyor.
  • Qmeter: Fiziksel mekanlarda müşteri memnuniyetini ölçümleyen Qmeter, kullanıcılarına detaylı bir müşteri veritabanı ve raporlama da sunuyor.
  • Scode: Kurgulanmış hikayelerle kodlama eğitimi veren ve sadece mobil platformda çalışan mobil uygulama. (Webrazzi haberi)
  • Taglette: Geçtiğimiz aylarda Keiretsu Forum Türkiye’den 1,4 milyon TL yatırım alan Taglette, RFID tabanlı olarak tekstil sektöründe üretimden satışa kadar çeşitli teknolojik çözümler sunuyor.
  • Udentify: Fiziksel ortamlar için detaylı >>>

    Alıntının kaynağı: Webrazzi

Silikon Vadisi kabuk değiştiriyor

Silikon Vadisi kabuk değiştiriyor

“Değiştirmek istediğiniz dünyanın değişimi olun” dünyanın en sevilen yatırımcılarından 500 Startups’ın yeni CEO’su Chrintine Tsai’nin 500 blogundan paylaştığı açıklama notu bu şekilde başlıyor. Christine, girişimcilere ısrarla verdiği bu tavsiyeyi bu kez kendisi izliyor. Christine, Asya kökenli ve kadın, yani aslında Silikon Vadisi’nin temsiliyet sorunun da timsali. Şimdi değişimi temsil ediyor. Silikon Vadisi’nin sevgilisi, Dave McClure’un -beyaz bir erkek, süper melek yatırımcı- yerini alıyor.

Odadaki filin adını koymak

Dave McClure, sadece Silikon Vadisi’nin değil küresel teknoloji ekosisteminin en sevilen isimlerinden biri. İstanbul’da Webrazzi Ofisi’nden Brezilya’ya ve Güney Kore’ye dünyayı dolaşıp, 500 Startups’ı bir love mark haline getirdiğini biliyoruz. Ancak bu gücünü kadınları sömürmek için kullandığı ise yeni öğrendiğimiz bir haber. Zira teknoloji ekosisteminin kadın-erkek eşitliği açısından en az 50-100 yıl geriden geldiği, yıllardır konuştuğumuz “odadaki fil” muhabbeti gibi: Görmezden gelinmiyor ancak kimse açık açık konuşamıyor da…

Story went live only a few hours ago and so far 2 more women have told me they had similar/worse experiences with @davemcclure. Both WOC.

— sarah kunst (@sarahkunst) July 1, 2017

Sessizlik için en yalın açıklama, erkek egemen gücün erkekleri korumaktan ve kadınları bir tehdit olarak görmekten başka bir işe yaramaması. Tabular ya da bug’lar oluşturan kültürü yeniden yapmaktan başka çare yok. İyi haberse şu; teknoloji sektöründe giderek artan sayıda kadın, sessizliği bozuyor. 500 Startups’a başvuran yüzlerce kadından biri Dave’in Facebook Messenger’dan attığı “Seni işe mi alsam yoksa sana asılsam mı karar veremiyorum” şeklinde fazla samimi, fazla cesur, fazla iktidar, fazla fazla mesajını ifşa ediyor. Elbette başka cesurlar kadın da var…

Şirketine karşı cinsiyetçilik suçlamasıyla dava açan Kleiner Perkins yatırımcı ortağı, Trendyol’un da yönetim kurulu üyelerinden Ellen Pao, Uber’de yazılım mühendisi olarak çalışan Susan Fowler, Tesla mühendisi AJ Vandermeyden ve adını bildiğimiz ya da bilmediğimiz onlarcası konuşmaya başlıyor. Sesin yankısı güçlü olacak.

Bu bir detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook’un ücretsiz Wi-Fi bulma özelliği “Wi-Fi Bul” herkese açıldı

Facebook'un ücretsiz Wi-Fi bulma özelliği “Wi-Fi Bul” herkese açıldı

Facebook, kullanıcılarının ücretsiz ve halka açık Wi-Fi ağlarını bulmasını sağlayan yeni”Wi-Fi Bul” özelliğinin etki alanını genişletiyor. Hatırlayacağınız üzere “Wi-Fİ Bul” özelliğini geçen yıl mobilde test etmeye başlayan Facebook, o zamanlar bu özelliği sadece iOS kullanıcıları için seçili ülkeler üzerinde yapılan bir test olarak sınırlandırmıştı.

Facebook dün yaptığı açıklama ile kullanıcılarının bu özelliği hem iOS’ta hem de Android’de dünya çapında kullanabileceklerini paylaştı. Wi-Fi Bul özelliği, kullanıcılar için seyahat ederken ve özellikle hücresel veri ağının sınırlı olduğu alanlarda daha da kullanışlı olacak görünüyor.

Wi-Fi Bul’u nasıl kullanabilirsiniz?

Bu özelliğe erişmek isterseniz Facebook mobil uygulamasının “Daha Fazla” sekmesini ziyaret etmeniz yeterli. “Wi-Fi bul” sekmesini etkinleştirdikten sonra Facebook bu özelliği kullanmaya ihtiyacınız olduğunu düşünebiliyor. Sonrasında ise size en yakın Wi-Fi noktalarını ve Wi-Fi’ların ait olduğu şirketler hakkında bilgileri gösteren bir harita sunuyor.

Peki bu özellik Facebook’a ne kazandırıyor?

Facebook’un kazanımlarından biri Facebook’un aylık 2 milyara ulaşan kullanıcılarının sosyal ağda daha fazla vakit geçirmesi. Bir diğeri ise bu özelliğin kafe ve restoran gibi yerel işletmeler bulmaya yardımcı olması sayesinde Google Maps’e rakip olması. Dikkat çeken kazançlardan biri de Facebook’un sizi sürekli takip etmesini kolaylaştırmak; Wi-Fi Bul özelliğini kullanmak için uygulamada konum paylaşımına izin vermediyseniz, sürekli paylaşım ayarına geçmeniz gerekiyor.

Ancak Facebook’un Google Maps’e rakip olacak nitelikte hareket edebilmesi için yerel işletmelerin kendi Wi-Fİi’larını sahiplenerek bilgileri detaylı bir şekilde düzenlemesi gerekiyor. Şu an için az sayıda olan Wi-Fi sahiplenmesinin, artık bu özellik küresel olarak yayıldığı için artış göstereceğini düşünüyorum.

Facebook uzun süredir kullanıcılarının internete bağlanması konusunda büyük çaplı projeler hayata geçiriyor. Internet.org ve güneş enerjisi ile çalışan drone’lar bunlardan birkaçı. Daha fazla internet erişimi ise daha fazla kullanıcı anlamına geliyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tatil keyfiniz havuza düşmesin

Yazın sıcaklarından bunalanların ilk adresi havuz ya da deniz oluyor. Tatil mekanlarının ve beldelerinin kalabalıklaşmasıyla artan yaz enfeksiyonlarından korunmak için Medical Park Bahçelievler Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ahmet Cem Yardımcı önemli bilgiler verdi.

ISLAK AYAKLAR VE MAYO MANTAR SEBEBİ

Sıcak ve nem ile birlikte kirli havuz ve denizlerde kolaylıkla üreyen ve yayılabilen mikroplar ishal, bulantı, kusma, hepatit, tifo gibi sindirim sistemi hastalıklarına neden olabileceği gibi göz, kulak enfeksiyonları ile cildimizi etkileyen mantar hastalıklarına da neden olabilmektedir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ahmet Cem Yardımcı, özellikle havuzların mantar enfeksiyonlarının yayılmasına uygun ortamlar olduğunu belirterek, korunma yöntemleri hakkında şu bilgileri verdi;

Yüzme havuzlarından kaynaklı hastalıkların başında, ağız yoluyla alınan bakteriyel, paraziter ve viral etkenlerin neden olduğu bulantı, kusma, ishalin eşlik ettiği sindirim sistemi infeksiyonları gelmektedir. Bununla beraber cilt, kulak, göz ve solunum sistemi infeksiyonları da sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Özellikle ayak ve kasık gölgesini seven mantar hastalılarında en sık yakınma kaşıntıdır. Mantarlar yüzme havuzlarından kişiden kişiye, temas yoluyla geçebileceği gibi klorun ve nemin sağlamış olduğu ortam sayesinde de baskın hale gelip enfeksiyona yol açabilirler.

KIZARIKLIK VE HASSASİYET İLK BELİRTİ
Mantar infeksiyonları ciltte şiddetli kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyet ile karşımıza çıkar. Kadın genital bölgede gelişen mantar infeksiyonlarında kaşıntıya bağlı deride küçük kanama alanları, ağrı ve beyaz renkli, kokusuz, süt kesiği kıvamında akıntı da eşlik edebilir.

ŞEKER HASTALARINDA RİSK YÜKSEK
Mantar infeksiyonları gebelerde, şeker hastalığı olanlarda, antibiyotik kullananlarda ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde kolaylıkla görülebilir. Bununla birlikte uygun önlemler almayanlarda ciltte doğal olarak bulunan mantarlar kolaylıkla baskın hale gelip infeksiyona neden olabilirler.

MANTARI AYAKLANDIRMAYIN
Sürekli haraket halindeyiz, ayaklarımız bizleri taşıyan bizlere hareket kabiliyeti sağlayan en önemli organlarımızdan. Dolayısı ile farkında olmadan yalnızca bizi değil adımladığımız her noktadaki bakteri, mantar ve benzeri organizamaları da taşıyor. Özellikle ayak mantarları kişiler arasında kolaylıkla yayılabilirler. Islak ve nemli ortamda rahatlıkla canlılığını koruyabilen bu organizmlar temas yoluyla bulaşıp detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yapay zekanın, kalp krizini doktorlardan daha iyi tahmin edebildiği doğrulandı

Yapay zekanın, kalp krizini doktorlardan daha iyi tahmin edebildiği doğrulandı

Nottingham Üniversitesi araştırmacıları, hangi hastaların 10 yıl içinde inme veya kalp krizi geçireceğini tahmin edebilmek için rutin tıbbi verileri tarayan bir yapay zeka sistemi geliştirdi. Yapay zeka sistemi, geleneksel yöntemlerle tahminler yapmaya çalışan doktorlara oranla 355 vakayı daha doğru tespit ederek geleneksel yöntemler karşısında çok daha fazla başarılı olduğunu kanıtladı.

İnme ve kalp krizi gibi “kalp” odaklı hastalıkların tahmin edilmesi aslında oldukça zor bir iş. Araştırmacıların verilerine göre kalp krizi veya inme geçiren hastaların neredeyse yarısının, “risk altında olmayan” kişilerin geçirdiği rahatsızlıklar olduğunu belirtiyor. Yani daha yarı yarıya bir oran bile yakalayabilmiş değil tıp dünyasının geleneksel metodları.

Araştırmada kullanılan geçmiş 10 yıllık kayıtlar, hastaların demografik bilgileri, hastane kayıtları, ilaç bilgileri ve laboratuvar verileri gibi bir çok detayı barındırıyordu. Bu verilerin %75’i kullanılarak ilk önce kalp krizi ve inme gibi rahatsızlıkların tespiti için ayırt edici özellikler belirlenmiş ve bu veriler doğrultusunda kalan %25’i bu standartlara göre test eden araştırmacılar “eğer bu sistemi hastalar sağlıklıyken uygulayabilmiş olsaydık, koruyucu bakım uygulayabilirdik” sonucuna ulaşmışlar. Doktorların tespit ettiği risk sayısından 355 vaka daha fazla risk yapay zeka tarafından tespit edildiği için yapay zekanın bu alanda çok daha başarılı olduğu artık kanıtlanmış oldu.

Yapay zekanın gelişmesi ile beraber tıp dünyası da oldukça büyük değişimler geçirecektir. Özellikle doktorların hastalarla yeterince yakından ilgilenecek kadar vaktinin olmaması, olası risklerin ve ihtimallerin gözden kaçırılmasına neden olabiliyor. Eğer doktorun karşısına yorumlanmış ve eski verilerle karşılaştırılmış sonuçlar ulaşırsa hasta ile baş başa iken çok daha doğru tespitlerde bulunabilir, farklı tıbbi yöntemler uygulayabilir.

Tabi bu yöntem her ne kadar yapay zekanın gücünü tekrar kanıtlamış olsa da mevzuat bakımından büyük engeller bulunuyor. En büyük engel de gizlilik ve güvenlik bakımından ortaya çıkıyor. Yapay zekaya altyapı oluşturmak için kullanılacak devasa verinin gizliliği ve güvenliği uzun yıllar tartışma konusu olacak.

Benim bakış açıma göre verilerin güvenliği ve gizliliği yıllar detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Visa online ödeme şirketi Klarna’ya yatırım yapacağını açıkladı

Visa online ödeme şirketi Klarna'ya yatırım yapacağını açıkladı

Küresel ölçekte milyonlarca tüketici için satın alma deneyimini yeniden tanımlamayı ve geliştirmeyi hedefleyen Visa, iş ortaklarını desteklemeye yönelik oluşturduğu strateji çerçevesinde online ödeme şirketi Klarna’ya yatırım yapacağını açıkladı. 2005 yılında kurulan İsveç merkezli ödeme sistemi girişimi Klarna, toplamda 18 ülkede aktif olarak kullanılıyor.

Avrupa ve Kuzey Amerika’da toplamda 70 bin işyeri ile birlikte çalışan Klarna, 60 milyon tüketiciye ödeme çözümleri sunuyor. Yaklaşık 12 yılda istikrarlı bir şekilde büyüyen Klarna’nın bugün ise 1500‘den fazla çalışanı bulunuyor. Yatırım miktarının açıklanmadığını da ekleyelim.

“Doğal bir gelişme”

Yatırım kararıyla ilgili bir açıklama yapan Visa İnovasyon ve Stratejik ortaklıklardan sorumlu Başkan Yardımcısı Jim McCarthy, tüketici kredi ve internet alışverişi konularında uzman bir şirket olan Klarna ile ortak bir vizyona sahip olduklarını dile getirdi. Visa’nın güvenli online ticaretin Avrupa’da pek çok müşteriye ulaşması için iş birlikleri gerçekleştirdiğini ileten McCarthy, Klarna ile çok yakın çalışmayı hedeflediklerini de belirtti.

Visa ile yaptıkları iş birliğinin global ölçekteki varlıklarının ve ürün portföylerini güçlendirmek için önemli bir fırsat olacağını dile getiren Klarna kurucusu ve CEO’su Sebastian Seimiatowski, Visa ile Klarna iş birliğinin doğal bir gelişme olarak değerlendirdi.

Kalarna’nın yüzde 10’undan daha azını satın alacağını açıklayan Visa’nın bu hamlesi Klarna’nın Avrupa’da bakacılık lisansı almasını takip ediyor. Klarna bu lisansa sahip en büyük fintech girişimlerinden biri. İş birliği Visa’nın online ödemeler tarafında elini güçlendirecek gibi görünüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi