Samsung Akademi 5 yılda sektöre 2 binden fazla nitelikli eleman kazandırdı

Samsung Electronics’in “Dünyaya ilham ver, geleceği tasarla” vizyonu doğrultusunda, gençlerin eğitimine destek olma amacıyla hayata geçirdiği uygulamalı eğitim programı “Samsung Akademi”, mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerini geleceğe hazırlamayı sürdürüyor. 2012 yılında hayata geçen Samsung Akademi, bu yıl İstanbul’da 161, Ankara’da 167 ve İzmir’de 139 olmak üzere toplam 457 mezuna ulaştı. Samsung tarafından kurulan 12 laboratuvarda Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri bilişim, mobil cihazlar, görüntü ve ses sistemleri ile beyaz eşya alanındaki en son teknolojileri deneyimleme ve öğrenme imkanı yakaladılar.

“Samsung Akademi sektörün kalifiye eleman ihtiyacını karşılıyor”

Samsung Electronics Türkiye Kamu Sektörü ve Dış İlişkiler Direktörü Dr. R. Erdem Erkul, “Türkiye’de hızlı bir büyüme içinde olan bilişim ve tüketici elektroniği alanında sektörün ihtiyaç duyduğu kalifiye elemanların yetiştirilmesine katkı sunabilmek amacıyla başlattığımız Samsung Akademi’ye her yıl daha fazla sayıda öğrencinin ilgi gösterdiğini görmek bizi mutlu ediyor” dedi. Programa bu yıl, 17 farklı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinden öğrencinin katıldığını söyleyen Erkul, “Laboratuvarlarımızda mobil, beyaz eşya, bilişim, ses ve görüntü alanlarında en yeni çözümleri öğrencilerimizle buluşturduk” şeklinde konuştu.

Samsung Akademi ile beş yılda toplam 2 binden fazla mezuna ulaştıklarını kaydeden Erkul, “Sunduğumuz uygulamalı eğitim imkanı, öğrencilerimizin eğitim süreçlerini desteklemekle sınırlı kalmıyor, aynı zamanda gelecekte kariyerlerine yön vermelerinde de oldukça etkili oluyor” diye konuştu.

Eğitimleri başarıyla tamamlayan öğrencilere Milli Eğitim Bakanlığı ve Samsung onaylı eğitim sertifikaları verilirken başarı derecesiyle mezun olan öğrencilere Samsung tablet hediye ediliyor. Bunların yanı sıra Samsung, program akabinde üstün başarı gösteren öğrenciler için staj imkanları yaratılmasına da destek oluyor.

“Geleceğin dili olan kodlama konusunda çok şey öğrendik”

Beyaz Eşya Laboratuvarı Öğrencisi olan Erkan İslamcan Aşık, Samsung Akademi’deki deneyimini şöyle anlattı: “Beyaz eşya işi baba mesleğimiz. Bu alanda altyapım vardı ama Samsung Akademi bunu bir adım ileri taşıdı. Akademi eğitimleri sonrasında kendime güvenim arttı.”

Bilişim Laboratuvarı öğrencisi olan İbrahim Varola ise Samsung Akademi’de geleceğin dili olan kodlama konusunda çok şey öğrendiklerini kaydederek “Cep telefonu uygulaması detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

İHKİB’in iştiraki olan İMA’dan mezun olan genç tasarımcılara diplomaları verildi

Hazırgiyimde kg başına ihracatı 50 dolara çıkaracak tasarımcı ordusuna 70 yeni genç yetenek katıldı

HAZIR GİYİMDE KATMA DEĞERLİ İHRACATI ARTTIRACAK TASARIMCI ORDUSUNA 70 GENÇ DAHA KATILDI

Alanında Türkiye’nin en iddialı eğitim kurumu olan İstanbul Moda Akademisi (İMA), 2016-2017 eğitim döneminde 70 tasarımcıyı daha sektöre kazandırdı.

İstanbul Hazırgiyim ve konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan hazır giyim sektörünün 200’ün üzerinde ülkeye yılda 17 milyar dolar ihracat yaptığını hatırlattı. Sektör olarak her yıl ülkeye 15 milyar dolar net döviz girdisi sağladıklarını vurgulayan Tanrıverdi, şöyle devam etti:

“Sektör olarak salt üreterek varacağımız noktaya çoktan ulaştık. Bir süredir katma değerli üretime odaklanmış bulunuyoruz. Kilogram başına 23-24 dolar gelirle, katma değerli ihracatta ilk üç sırada yer alıyoruz. İmalat sanayinde bu rakamı orta vadede 40-50 dolara çıkarma kapasitesine sahip tek sektör konumunda bulunuyoruz. Bunu elbette her yıl sektöre kazandırdığımız tasarımcı gençlerimizle başaracağız. Hep altını çizdiğimiz gibi bizleri yeni ufuklara, yüksek katma değere taşıyacak olan tek araç tasarım. İHKİB’in iştiraki olarak 10 yıldır sektörümüze yeni yetenekler yetiştiren İMA’dan bugün diplomalarını alacak kardeşlerimizle birlikte tasarım gücümüze güç katacağız.”

HAZIR GİYİM İHRACATINDA 20 MİLYAR DOLARI AŞIP ÇOK DAHA YUKARILARA ÇIKACAĞIZ

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın ve dünyanın gerçeklerini göz ardı etmediklerini belirten Hikmet Tanrıverdi, genç mezunların hayal gücü, yeteneği ve üretkenliği ile hazır giyim ihracatında 20 milyar doları aşıp, çok daha yukarılara çıkacaklarını sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından İMA’nın tam ve yarı zamanlı programlarından mezun olan gençlere diplomaları İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi ile Yönetim Kurulu üyeleri ve Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür tarafından verildi.

Mezun öğrencilerin tasarımlarından oluşan ve “We are” adı verilen sergi, İMA’nın Nişantaşı Teşvikiye Caddesi’ndeki merkezinde yaz boyunca ziyarete açık olacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Ford Otosan’ın “Bal Arıları Mühendis Oluyor” Projesi 64 ilde 8.386 kız öğrenciye ulaştı

Ford Otosan tarafından, Koç Holding’in “Ülkem için Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum” projesi kapsamında, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği ve T.C. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen, “Bal Arıları Mühendis Oluyor” Projesi, 2016-2017 eğitim sezonunda 64 ilde 8.386 kız olmak üzere 14 bine yakın öğrenciye ulaşmayı başardı.

Meslek seçiminde cinsiyet ayrımcılığına dikkat çekmek, kadınların iş ve mesleklere katılımının önemi hakkında kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla geliştirilen “Bal Arıları Mühendis Oluyor” projesi, 2016-2017 eğitim sezonu sonunun sonlanmasıyla ikinci dönemini tamamladı. 81 ilde 8.100 kız öğrenciye ulaşmayı hedefleyen proje şimdiden 64 ilde 8.386’sı kız olmak üzere toplam 13.854 öğrenciye ulaştı.

Haydar Yenigün: “Mühendislik mesleğini tercih eden kız öğrenci oranını ve kadın mühendislerin görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz”

İş başvurularında kadın mühendis oranının düşük olması sebebiyle böyle bir projeyi hayata geçirdiklerini ifade eden Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, projeyle ilgili şunları söyledi: “Bu projeyle amacımız, meslek seçiminde toplumsal cinsiyet kalıplarından kaynaklanan önyargıları yıkmak; kadın ve erkekler için fırsat eşitliğinin önemine dikkat çekmek. Mühendislik mesleğini tercih eden kız öğrenci oranı ve kadın mühendislerin görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz. Gururla belirtmek isterim ki, projemizde ulaşmayı hedeflediğimiz kız öğrenci sayısını şimdiden aştık. Sahada bir araya geldiğimiz öğrencilerin hevesleri ve tutkuları, bizlere ne kadar doğru bir proje başlattığımızı bir daha göstermiş oldu. Projemizin ikinci dönemini çok güzel sonuçlarla kapatmış bulunuyoruz, 2017-2018 eğitim sezonuyla birlikte geri kalan şehirlerimizi aynı heyecanla dolaşmaya devam edeceğiz.”

Ford Otosan projenin sonunda staj imkanı sunacak

Koç Topluluğu’nun yürüttüğü “Ülkem İçin” adlı sosyal sorumluluk projesinin, 2015-2017 teması olan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığı ve Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği işbirliğiyle başlatılan “Bal Arıları Mühendis Oluyor” projesiyle 81 ilde eğitim gören kız öğrenciler mühendis olma yolunda teşvik ediliyor. Okulların tatil olmasıyla mola veren proje, yaz tatilinin ardından 17 ili daha ziyaret ederek, Türkiye’nin her ilini ziyaret etmiş olacak. 24 ay sürecek projenin saha uygulaması; Uçan Süpürge Kadın İletişim detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Gümrük Müşavirleri 108. yaşını kutladı

Gümrük camiasının 15 Temmuz darbe girişiminde ve sonrasında yaşanan terör olaylarında üç şehit verdiğini dile getiren İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği (İGMD) Başkanı Serdar Keskin “Yıllarca Milletimiz için bir mozaik benzetmesi yapıldı. Milletimiz Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Boşnak ve gayrimüslimlerle bir tunçtur. Tunç parçalanmaz. Çünkü vatan sevgimiz birdir. Mozaik gibi düştüğünde kırılmaz. Ne 15 Temmuz gibi olaylar ne de başka terör saldırıları bizi parçalayamaz, yıkamaz, kıramaz.” sözleriyle de milli birliğe dikkat çekti. İTO Başkanı İbrahim Çağlar da şehit ailesi ile yakında ilgilenerek, her zaman yanlarında olduklarını dile getirdi.

Türkiye’nin en eski mesleklerinden olan, sektörde yüz binden fazla çalışanıyla gümrük işlemlerinin %91’ni gerçekleştiren gümrük müşavirlerinin, gündeminde 2023 hedefleri ve ETİK olduğunu belirten İGMD Başkanı Keskin “Gümrükler sadece gümrük işlemlerinin yapıldığı yerler değildir. Gümrükler insan, hayvan sağlığının, çevrenin ve doğanın korunması, ülke güvenliğinin sağlanması, rekabet gücünün arttırılması için de çalışıldığı yerlerdir. Bu nedenle düzenlediğimiz milyonlarca beyannamede bu unsurlara dikkat ediyor, ülkemizin dış ticarette büyümesi için hassasiyetle ve etik çerçevesinde çalışıyoruz. Bunlar bizim kırmızı çizgilerimiz” dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Haftanın Özeti’nde ACLteslim, Thread In Motion yatırımları ve dahası var

Haftanın Özeti'nde ACLteslim, Thread In Motion yatırımları ve dahası var

Geçtiğimiz haftanın öne çıkan gelişmelerinden derlediğimiz Haftanın Özeti program serimizin bu haftaki bölümünde ACLteslim’in birinci tur yatırımı, Thread In Motion’ın aldığı yatırım, yeni mobil araç çağırma uygulaması: GelGit, Uber CEO’su Travis Kalanick’in istifası ve Amazon’un 13,7 milyar dolara Whole Foods’u satın alması yer alıyor.

Geçtiğimiz haftaki bölümlere ve daha fazla içeriğe Webrazzi TV‘den ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

ASELSAN ile SSM helikopter anlaşması imzaladı

ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında helikopter platformları yurt içi ihtiyacına yönelik olarak toplam tutarı 38 milyon 190 bin 169 TL ve 10 milyon 763 bin 615 dolar olan bir sözleşme imzalandı.

ASELSAN tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yapılan açıklamada, ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında helikopter platformları yurt içi ihtiyacına yönelik olarak toplam tutarı 38 milyon 190 bin 169 TL ve 10 milyon 763 bin 615 dolar olan bir sözleşme imzalandığı belirtildi.

Açıklamada, söz konusu sözleşme kapsamında teslimatların 2017-2021’de gerçekleştirileceği bildirildi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yapay zeka algoritmaları için pazar yeri Algorithmia, 10.5 milyon dolar yatırım aldı

Yapay zeka algoritmaları için pazar yeri Algorithmia, 10.5 milyon dolar yatırım aldı

Yapay zekayı Google egemenliğinden “kurtarması beklenen” Algorithmia, Google liderliğinde, 10.5 milyon dolarlık A serisi yatırım turunu kapattığını açıkladı. Tur, Google‘ın yapay zeka ve makine öğrenmesi girişimleri için oluşturduğu yeni fonunun ilk yatırımı olma özelliğinde.

Google’ın önderliğinde kapanan A serisi yatırım turuna Google haricinde Madrona Venture Group, Rakuten Ventures, Osage University Partners ve Work-Bench katıldı. Yapay zeka çözümleri için açık bir pazar yeri olarak hizmet veren Algorithmia, içinde 3 bin 500’den fazla algoritmanın bulunduğu bir kütüphane barındırıyor.

45 bin geliştirici tarafından kullanıldı

Kütüphane içinde bulunan algoritmaların bugüne kadar toplamda 45 bin geliştirici tarafından kullanıldığını da ekleyelim. Seattle’da kurulan küçük bir girişim olarak yola çıkan Algorithmia, geliştiricilerin yapay zeka algoritmalarına ulaşmasına olanak sağlıyor. Dileyen tüm geliştiriciler algoritmalarını bu pazar yerine yükleyip gelir yaratmaya başlayabiliyor.

Pazar yerinin yanı sıra CODEX adını verdikleri ve bulut algoritmaları üzerinde çalışan ikinci bir projeye de sahip olan Algorithmia CEO’su Diego Oppenheimer, yakın gelecekte bu iki alana odaklanmaya devam edeceklerini söylüyor. Oppenheimer, açıklamasında algoritmaların herkes tarafından ulaşılabilir olması için çalıştıklarını dile getiriyor. İlginç olansa, Algorithmia’nın yapay zekayı Google ve Facebook gibi şirketlerin hegemonyasından kurtarabilecek girişimlerden biri olarak görülmesiydi. Google yatırımı, böyle düşünen birçokları için kötü haber olabilir.

Yatırım ile ilgili kısa bir açıklama yapan Google’ın yapay zekadan sorumlu mühendislik başkan yardımcısı ve yapay zeka fonunun lideri olan Anna Patterson, Algorithmia’nın mühendislik yeteneklerinden etkilendiklerini söylüyor. Algorithmia’nın geliştiricilerle yakın ilişkisi Google için önemli bir avantaj sağlayabilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Borsa İstanbul’da 888 yeni milyoner

Borsa İstanbul’un 72 bin 518 puandan 100 bine çıkarak yüzde 38 değer kazandığı son 6 ayda borsada yerli yatırımcı sayısı 8 bin 199 kişi azalarak 1 milyon 34 binden 1 milyon 26 bine inerken milyonerlerin sayısı ise 888 kişi arttı.

Gazete Habertürk’ten Rahim Ak’ın haberine göre, borsadaki milyoner sayısı 5 bin 100’e çıktı. Milyonerlerin borsadaki varlığı 7 milyar lira artarak 32.2 milyara tırmandı. Milyonerlerin serveti de yüzde 28 yükselmiş oldu. Borsada 500 bin ile 1 milyon lira arasında hisse varlığı bulunan kişi sayısı ise 5 bin 303 kişiden 6 bin 455’e ulaştı.

Bu kesimin varlığı ise 4.5 milyar lira düzeyine çıktı. Borsayı terk edenler ise hisse varlığı 20 binin altındakiler oldu. Böylece kesim borsanın yüzde 38 tırmanışından yararlanmamış oldu. Borsadaki hisselerinin değeri 100 lira ile 20 bin lira arasında bulunan 22 bin 648 kişi borsaya elveda derken bu aralıkta en kalabalık kesim bin ile 5 bin lira arasında hissesi olan 9 bin 867 kişi oldu.

HESABINI SIFIRLAYAN HAREKETLENDİ

Varlığı 10 bin ile 20 bin arasında olan 9 bin 180 kişi de yükselişten fayda sağlayamadı. Saayısı 12 bin azalan 0-1 lira arasındaki yatırımcının ise borsanın yükselişe geçmesi ile uyumaya bıraktıkları portföylerini harekete geçirdiği gözlendi. Yine 2-100 liralık portföye sahip kişi sayısı da 8 bin 247 artış gösterdi.

TÜRKLER 19, YABANCILAR 48 MİLYAR TL KAZANDI

Son 6 ayda Borsa İstanbul’un artan 67.5 milyar liralık değerinden burada payı yüzde 64 olan yabancı yatırımcı daha fazla pay aldı. Bu durum yabancıların yatırım yaptığı hisselerin daha fazla değer kazandığı anlamına geliyor.

Yabancının borsadaki varlığı 48.5 milyar lira arttı. Bu miktarın büyük bölümü fonların elindeki hisselerin değer artışından geldi. Türkler ise ellerindeki hisselerin artışından ancak 19 milyar kazanabildi. Türk gerçek kişilerin hisse varlığı 45 milyardan 54.3 milyara çıkarak 9.4 milyar artabildi. Türk şirketleri ise borsanın rallisinden 7 milyar kazandı. Türkler 19, yabancılar 48 milyar TL kazandı.

YAŞLI KURTLAR KAR KOKUSU ALDI, GENÇLER İSE KAYBETTİ

Borsanın detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Insurtech girişimi Sure, 8 milyon dolar yatırım aldı

Insurtech girişimi Sure, 8 milyon dolar yatırım aldı

Yeni nesil sigortacılık girişimlerinden Sure, IA Capital önderliğinde Menlo Ventures, FF Venture Capital, Nationwide Ventures, Assurant ve AmTrust’dan 8 milyon dolar Seri A yatırımı aldığını açıkladı.

Sure, 2014 yılında New York’ta kuruldu. Ev sigortasından uçuş iptalleriyle ilgili sigortalara, hatta düğün sigortalarından telefon sigortalarına kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren Sure, kullanıcılara en iyi sigorta seçeneklerini yapay zeka gücüyle sunuyor.

Web versiyonun yanı sıra, iOS ve Android sürümleri de bulunan Sure, arka planda farklı sigorta şirketleriyle anlaşmalar yaparak çalışıyor. Sure’un CEO’su ve kurucu ortağı Wayne Slavin, sigorta sektörünün oldukça güçlü olduğunu ve sigortalama için teknoloji ve mobilin avantajlarını kullandıklarını ifade ediyor. Daha önce 3 milyon dolarlık bir tohum yatırım alan Sure’un, 8 milyon dolarlık Seri A yatırımıyla da güven tazelediği aşikar.

Sure akıllı telefonunuzu test ederek sigortalayacak

Sure’un bu yeni yatırımıyla birlikte devreye aldığı önemli bir özellik, akıllı telefon sigortalama işlemlerinde yaptığı ekspertiz çalışmaları. Telefonunuzun sanal teşhis dokümanlarını kullanarak telefonunuzun ne durumda olduğunu görüyor.

Sure uygulaması böylece akıllı telefonunuzu sigortalamadan önce, telefonunuzun dokunmatik ekranının düzgün çalışıp çalışmadığını; tuşlarının sağlam olup olmadığını sizinle birlikte kontrol ediyor. Bu testlerin sonuçlarına göre ise alacağınız sigorta teklifi elbette farklı oluyor. Hemen aşağıdan izleyebileceğiniz video ile, Sure’un akıllı telefonunuzu hangi adımlar neticesinde sigortaladığını izlemeniz mümkün.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Airbnb, lüks otellerle yarışabilmek için premium servis kuracak

Airbnb, lüks otellerle yarışabilmek için premium servis kuracak

İnternet ve konaklama denince akla ilk gelen çözümlerden olan Airbnb, iddialara göre Premium servis sunmaya hazırlanıyor. Bloomberg‘in haberine göre daha pahalı konaklama çözümleri sunacağı Premium bir servis üzerinde çalışan Airbnb, lüks otellerle rekabet etmek istiyor.

Airbnb uygun fiyatlı konaklama çözümleri için muazzam bir alternatif olsa da, tatil tercihini lüks otellerden yana kullanan insanların aklını çelemiyor. Kısacası lüks otellerin müşterilerini çalmak isteyen Airbnb, kullanıma sunacağı servis ile villa ve lüks daire gibi konaklama çözümleri sunacak.

Luxury Retreats’in tecrübesine güveniyor

Tabii ki bunun sürpriz bir hamle olmadığını da ekleyelim. Geçtiğimiz Şubat ayında Airbnb’nin lüks konaklama çözümleri sunan Luxury Retreats’i 200 milyon dolara satın alacağını sizlere aktarmıştık. Luxury Retreats‘in lüks konaklama çözümlerindeki tecrübesine oldukça güvenen Airbnb, çalışmalarına devam edilen Premium servisi yıl sonuna doğru tanıtacak.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Mark Zuckerberg Facebook’un misyonunu neden değiştirdi?

facebook haber kaynağı

Hayatının işinin ne olduğu sorulduğunda, Facebook kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg’in, “Daha açık görüşlü ve bağlantılı bir dünya yaratmak” şeklinde basit bir cevaba başvurması şaşırtıcı. Çünkü bu, tüm dünyada milyonlarca insanı avucunun içinde tutan ve bir dolu reklamla beslenen bir şirketi tanımlamak için kullanılabilecek oldukça ilginç bir betimleme.

Şirket belki de bu yüzden yeni bir misyon tanımı ile kullanıcılarının karşısına çıkıyor: “Kişilere bir topluluk yaratabilme ve bir araya gelebilme gücü verebilmek“. Ayların, belki de yılların sonucunda Zuckerberg’in arayışı Facebook’un ürün olarak değişime gittiğini gösteriyor. Sosyal medya platformunun, kimi zaman sadece sosyal hayatta kullanıcıların kişisel anılarını veya gündelik basit fotoğrafları paylaştıkları bir yer olmak çıkıp, bir topluluk yaratmaya yöneldiğine şahit olmuştuk.

Yine de, örneğin geçtiğimiz ABD seçimlerinde Facebook’un sonuçlardaki etkisi, Zuckerberg’in daha açık ve birbirine bağlı bir dünya yaratma fikrini yeniden düşünmesine sebep oldu. Facebook artık, hızla türeyen sahte haberlerini, gerek bağımsız gerek hükümet kanalları provakatörlerini ve hatta canlı yayında intihar ve cinayetlerin izlenmesini göz ardı edemeyecek durumda.

Facebook sadece anıların paylaşıldığı bir platform olmanın ötesine geçiyor

Geçtiğimiz Şubat ayında, Facebook yayınladığı 5 bin 800 kelimeyi aşkın bildiriyle, artık misyonunun yalnızca kullanıcıların arkadaşlarını bulmak ve herhangi bir şey paylaşmanın ötesinde olduğunu açıklamıştı. Facebook kullanıcıların sosyal hayatlarında vazgeçilmez ve muazzam bir yere sahip olduğunun farkında. Bu da Zuckerberg’i “Kullanıcılara küresel bir toplum yaratacak sosyal altyapıyı sağlama” misyonuna odaklanmaya yönelmeye itti.

Zuckerberg’in ayrıca “Biz önceden bütün bunları yapardık ve dünyada birçok şey kendiliğinden daha iyi hale gelirdi, ancak şu an farkındayız ki bunlar yeterli değil” ve “İnsanlara fikirlerini sunabilecekleri, değişik ve çeşitli fikirleri benimseyebilecekleri bir ortamı yaratabilmek önemli. Ama bunun haricinde daha da önemli olan şey, bunu daha da ileriye taşıyabilmek için ortak zemini bulabilmek” açıklamaları önemli.

Facebook şu sıralar odak noktasını, bu pozitif toplum-yaratma süreci için Gruplar üzerine kaydırmış durumda.

Şirketin açıklamasına göre gruplar dünya çapında 1 milyardan fazla kişi tarafından kullanılıyor. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Tesla’nın kendi online müzik dinleme servisini geliştirmesi ne kadar mantıklı?

Tesla'nın kendi online müzik dinleme servisini geliştirmesi ne kadar mantıklı?

Tesla, elektrikli otomobil, solar paneller üretiyor olabilir ama Spotify’ın gelecekteki potansiyel rakiplerini sıralayacak olsanız aklınıza gelen isim olmayabilir… Ancak bu, değişiyor. Çünkü Tesla, kendi online müzik dinleme servisi üzerinde çalışıyor. Recode‘un haberine göre Tesla, kendi otomobillerinde kullanılmak üzere Pandora benzeri bir online müzik servisi geliştiriyor.

Habere göre plak şirketleri ile görüşme aşamasında olan Tesla, üzerinde çalıştığı müzik dinleme servisini ilk etapta Tesla sahiplerine ücretsiz olarak sunabilir. Haberde Tesla’nın çalışmalarıyla ilgili bir detay yok ancak bir Tesla sözcüsü, Recode’a araç içi deneyimi çok önemsedikleri ve müşterilerinin diledikleri kaynaktan müzik dinleme özgürlüğüne sahip olmalarını istedikleri anlamına gelen bir açıklama yapıyor.

Tesla Apple’a bir kez daha rakip olmak isteyebilir

İddiaları güçlendiren, bu açıklamadan ziyade, Tesla CEO’su Elon Musk‘ın Haziran ayının başında müzik servisleri hakkında konuşmuş olması. Kaliteli müzik listeleri ve eşleştirme algoritmaları bulmanın zor olduğunu dile getiren Musk, Tesla modellerinin içinde bulunan üst düzey ses teknolojileri ve interneti başarılı bir müzik servisi ile birleştirmek istediğini belirtmişti.

Tesla’nın bu hamle ile Apple Music ve Spotify gibi iki deve rakip olması, ilk etapta kulağa saçma geliyor. Zira, taşımacılığın geleceğini belirlemek varken; Tesla’nın kayıt şirketleriyle uğraşmayı istemesini anlamak zor. Ancak diğer taraftan bu, bugünün sorunu. Otomobillerin tamamen değiştiği yakın gelecekte, araç içi eğlence sistemleri -en az bugün akıllı telefonların olduğu kadar- önemli bir endüstri haline gelecek. Online müzik dinleme servislerinin, yalnızca müzik değil, video ve diğer içerikleri bugünden sunuyor olması ise işin epey büyüyebileceğine işaret ediyor. Halihazırda Apple ile dişli bir rekabet içinde olan Tesla, tüm payı Apple’a kendi eliyle vermek istemiyor olabilir…

Tesla’nın bugün ABD dışına satılan otomobilleri için Spotify ile anlaşması var. Ve Tesla’nın Spotify, Apple Music veya Tidal gibi popüler müzik servisleri ile anlaşmak yerine kendi online müzik dinleme servisi üzerinde çalışması şimdilik tehlikeli bir karar gibi detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Helal gıda konusunda çarpıcı değerlendirme: Müslüman ülkelerde sertifikaya ihtiyaç yok

ilknur-menlik-ali-bardakoglu-gidahatti

Müslüman ülkelerde satılan gıdalar için haram olduğuna dair ek/özel bir bilgi bulunmadığı sürece, ayrıca bir “helal sertifikası” düzenlemeye ihtiyaç olmadığını vurgulayan Bardakoğlu’na göre, böyle bir uygulamanın bir sektöre/çıkar ilişkisine dönüşmesi ve dini değerler üzerinden haksız rekabete yol açması da mümkün… Gıda Hattı Yayın Yönetmeni İlknur Menlik’in sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’un çarpıcı değerlendirmeleri şöyle:

Dünyada Müslümanların yaşadığı coğrafyalarda giderek yükselen “Helal tüketim” trendi ile birlikte, “Helal Gıda” kavramı da gündemimize girdi. Helal gıda belgelendirmesi ise tüketilen gıdalar konusunda kafa karışıklığını, ayrıca konunun bir ticari kâr aracı olarak amacından saptırılması tehlikesini de beraberinde getiriyor.

Helal Gıda’yı dini konularda en yetkin isimlerin başında gelen, Diyanet İşleri Başkanlığı yaptığı dönemdeki açıklamaları ve duruşuyla tüm kesimlerin saygısını kazanan Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’na sorduk. Helal Gıda’dan ne anlaşılması gerektiğini ortaya koyan Bardakoğlu’na göre, İslâm ülkesi veya İslâm toplumu diye anılan, nüfusun baskın çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde satılan gıdalarda asıl kural yenebilir olması. Tabii ki dinen onu haram kılacak bir durum olduğuna dair ek bir bilgimiz bulunmadığı sürece…

“Helal-haram kavramları bütün dinlerde var”

Sayın Bardakoğlu, sohbetimize isterseniz “Helal-Haram” kavramları ile başlayalım. Bütün dinler helal-haram kavramlarına yer veriyor. Burada amaç, “insanları dinen sakıncalı olan şeylerden korumak” diyebilir miyiz?

Haram ve helal birer dini terimdir ve haram denince yapılması din tarafından yasaklanan bir davranış, helal denince de yapılmasına izin verdiği veya dinin karışmadığı davranış kastedilir.

Bütün dinlerde bu iki kavram da vardır ve her bir dinin yasakladığı ve serbest bıraktığı fiiller diğerinden farklı olabilir. Dinlerin yasaklaması; yakınlar arası evlenmeden belli suçlara, bazı gıda maddelerinden sosyal hayattaki bazı davranışlara kadar birçok alanda söz konusu olabilir. Her bir dinin haramlar listesi o dine özgü olsa da bütün dinlerin, akıl ve sağduyunun ortaklaşa buluştuğu birçok haram vardır.

“Bir şeyin helal olması için dinin haram saymaması yeterli”

Dinler esasen haramları belirler, helal olanları ayrı ayrı saymaz. Bir şey dinde haram kılınmamışsa helaldir. Çünkü aksine bir hüküm olmadığı sürece bir detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

YouTube’dan dikkat çeken bir oyunlaştırma projesi: Deja:View

YouTube'dan dikkat çeken bir oyunlaştırma projesi: Deja:View

YouTube, eğlenceli bir oyuna imza atarak, ilk yarışmasını tanıttı. ‘Deja:View‘ gibi anlamlı bir ismi olan yarışmada YouTube, sıkı takipçilerine popüler videolarına yönelik sorular soruluyor. Kullanıcıların hem hafızasını hem de YouTube video bilgilerini sınayan yarışma oldukça eğlenceli.

Hem Gamification (Oyunlaştırma) hem de içerik pazarlamasının nimetlerinden faydalanan oyunda kullanıcının içsel motivasyonunun arttırılması adına skor tablosu, kilometre taşı, rozet gibi bileşenlerin yer aldığı yarışmada, YouTube kullanıcılarını rastlantısal seçtiği başka bir kullanıcı ile yarıştırıyor. 10 sorudan oluşan her bir turu geçebilmek için video dünyasına, popüler kanallara, hızlı tüketilen trendlere yönelik bir bilginizin olması bekleniyor. İlk turu tamamlamanızın ardından, yarışmaya diğer sosyal ağlarınızdaki arkadaşlarınızı davet edebiliyorsunuz.

Yarışmada yer alan bazı sorular ise şöyle:

  • 143’üncü Kentucky derbisini hangi at kazandı?
  • Hangi ‘uçan arabanın’ şu anda ABD’de kullanımı yasal?
  • İnsanların hareketsiz bir biçimde poz verdiği video akımının adı nedir?
  • McDonald’s’ın son olarak menüsüne ne kattı?

Yarışma YouTube’a daha fazla ziyaretçi kazandıracak

Yarışmada dikkat çeken diğer bir konu ise markaların içeriklerine yönelik soruların yer alması.Bu da akıllara YouTube’un yarışma için ‘doğal reklam’ kullanıp, kullanmadığı sorusunu akıllara getiriyor. IAB standartlarından çıkmayacağını düşündüğümüzde YouTube bunu reklam olarak değil de markaların videolarının da öne çıkarıldığını göstermek için yapıyor olduğunu söyleyebiliriz. Öte yandan içerik pazarlamasının da çok iyi kullanıldığı yarışmada, yarışmacıların daha önce görmediği videolara kendi istekleri ile yönelmelerini sağlıyor.

Yarışma ile birlikte YouTube sayfasına daha fazla ziyaretçi ve üye çekeceği ve yarışmanın ise ağızdan ağıza yayılacağı kesin. İngilizce olarak hazırlanan YouTube’un bu eğlenceli yarışmasına siz de katılmak isteseniz, linki tıklayabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

WhatsApp her türde dosyayı paylaşmanızı sağlayan bir özellik test ediyor

WhatsApp her türde dosyayı paylaşmanızı sağlayan bir özellik test ediyor

WhatsApp’ta hemen hemen her tür dosyayı paylaşabiliyorsunuz. Görseller, videolar, sesler, konumlar ve dokümanlar WhatsApp üzerinden rahatça gönderilebiliyor. Ancak nedendir bilinmez, şirket şu ana kadar bir takım dosyaların gönderilmesini sınırlandırmıştı.

Şimdiye kadar paylaşılamayan dosyalara şöyle bir bakacak olursak PDFleri, Word dokümanlarını,, slaytları, APKleri ve hatta MP3’leri bile bu listede görebiliriz. Ancak bu durum artık sona ermiş gibi görünüyor. iOS işletim sisteminde 128 MB’ın ve Android’de 100 MB’ın altında olmak şartıyla artık istediğiniz her tür dosyayı WhatsApp’tan rahatlıkla paylaşabilirsiniz.

Herkes bunu bekliyor olacak ki, Twitter’da ekran alıntıları birbirini takip etti.

differents files… mp3, apk, ts, webm pic.twitter.com/354wMlyi4f

— CarlaxyS5 (@CarlaxyS5) June 22, 2017

Yeah it’s working in Sri Lanka pic.twitter.com/0r1IkrODxp

— ☠இடியட்⛔ (@izabith) June 22, 2017

in Kuwait pic.twitter.com/oG5o0xhEKJ

— أسامة الضاوي (@Osama11) June 22, 2017

Her ne kadar 100 MB bir video için gerçekten küçük bir limit olsa da en azından WhatsApp dosyaları kendi bünyesinde sıkıştırmıyor. Bu özelliğin güzel yanlarından biri de bu!

Üstelik WhatsApp üzerinden müşteriler ya da iş arkadaşlarıyla iletişim kuranlar bilir, genelde WhatsApp’tan gönderilemeyen dosyalar, Google Drive ya da Dropbox benzeri uygulamalar kullanılarak karşımızdaki kişilere ulaştırılıyordu.

Belki de WhatsApp, dosya gönderimi konusunu tüm bu iletişimi kendi içinde tutmanın bir yolu olarak görüyordur. Ne de olsa işletme alanında bir takım girişimlerde bulunacağını daha önce açıklamıştı.

Şimdilik bu özellik sınırlı sayıda kullanıcıda aktif ancak yakın zamanda tüm kullanıcıların kullanımına açılacağını tahmin ediyorum.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple’ın artırılmış gerçeklik vizyonu hangi sektörler için önemli?

Apple'ın artırılmış gerçeklik vizyonu hangi sektörler için önemli?

Apple’ın WWDC 2017‘de tanıtımını yaptığı ARKit ile, geliştiricilerin uygulamalarında Augmented Reality yani Artırılmış Gerçeklik kullanabilmeleri için büyük kolaylıklar sunmuştu.

IKEA şimdiden bu vizyona dahil olduğunu söylese de henüz yeni ve gelişmekte olan Artırılmış Gerçeklik teknolojisi için tahmin yapmak ve gelecekte hayatımıza nasıl uygulamarla gireceğini söylemek kolay değil. UBS analisti Steven Milunovich, 2-3 yıl içerisinde Apple’in iPad ve iPhone cihazları artırılmış gerçekliği destekleyen sensörler, 3 boyutlu kameralar ve özel çipler gibi donanımlarla güçlendireceğini söylüyor.

Analist Milunovich, yakın gelecekte Apple’ın ve geliştiricilerin ARKit kullanarak geliştirme yapabilecekleri alanları şu şekilde listeledi:

Oyunlar ve eğlence
Günümüzde mobil oyunlarda artırılmış gerçeklik kullanılıyor olsa da gelecekte çok daha gelişmesi bekleniyor.

İş başında eğitim
IPhone’unuzdan arabanın motoruna baktığınızı ve hangi parçayı nereye yerleştirmeniz gerektiğinin size söylendiğini hayal edin. Bu tarz eğitimlerin Apple’ın bir artırılmış gerçeklik gözlüğü geliştirmesi ile daha da etkili olabileceği ön görülüyor.

Yüz ve resim tanıma
iPhone’lara eklenecek 3 boyutlu sensörler ile telefon kilidini açmak için yüzünüzü kullanmak çok daha güvenli olacak.

Sağlık ve ilaç
Bacağınızdaki kızarıklığı iPhone’unuza gösterdiğinizde, size doktora gitmenize gerek olup olmadığını söyleyecek.

Acil durumlar
Bir yangının ortasında mı kaldınız? iPhone’unuzu yukarı kaldırın ve size en güvenli çıkış yoluna doğru yönlendirsin.

Ev tamiri
Evinizdeki bozuk bir musluğu mu tamir etmek istiyorsunuz? Artırılmış gerçeklik ile çok detaylı bir şemaya bakarak kolayca tamir işlemini tamamlayabilirsiniz.

Mobilya ve perakende satış
Mobilyalarınızı satın almadan önce evinizin içerisinde nasıl duracağını görebilirsiniz.

Yemek pişirme
Yemek malzemelerini nasıl doğramanız gerektiğini iPhone size söyleyebilir.

Emlak
Ev bakarken boş odaları değerlendirmek yerine, bütün eşyalarınızı sanal olarak bu eve taşıyıp, nasıl duracaklarını görebilirsiniz.

Askeri
Günümüzde pilotların ve gece görüşü kameralarının zaten artırılmış gerçeklikten faydalandığını belirten Milunovich, gelecekte bu uygulamaların çok daha gelişeceğinin üzerinde duruyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Nike yeni teknolojisi React’ı tanıttı

Nike’ın yastıklama teknolojisindeki en yeni inovasyonu ve ayakkabı köpük malzemelerinde bir devrim niteliği taşıyan Nike React, performansı üst seviyeye taşıyor.

Nike React aynı zamanda Nike’ın kendi bünyesindeki üretim kapasitesinin üstünlüğüne de örnek teşkil ediyor. Bu süreç Nike’a React’in tüm özellikleri ve üretim sürecini dilediği gibi kontrol etme imkanı veriyor ve markanın bu inovasyonun ölçeğini artırarak daha fazla sporcuya ve spor dalına ulaşma imkanı sunuyor.

Basketbol için test edilen ve kullanılan en dayanıklı köpük malzeme olma özelliği taşıyan Nike React, her adıma hızla tepki veren ve ardından tekrar orijinal şekline dönen köpük ile her maçın her dakikasında istikrarlı bir taban hissi yaratıyor. Nike React, test edilen diğer tüm Nike basketbol ayakkabı köpüklerinden daha fazla enerji dönüşü sağlıyor.

Performans yönünden avantajları bariz olsa da, Nike React’in üç temel tasarım prensibinin en iyi sınandığı spor, basketbol. Sporcuların akışkan hareketlerle yön değiştirip hızlanmalarını, göz açıp kapayıncaya kadar sıçramalarını gerektiren basketbol, bu özellikleriyle ayakkabının sınırlarını zorluyor. Nike React, 2 bin saati aşan basketbol testleriyle kendini kanıtlamış durumda. Yumuşak ve esnek olduğu kadar, süngersi ve kararlı bir his veren ayakkabı, Nike’ın şimdiye kadarki basketbol ayakkabıları içinde en üst düzeyde dengeyi sunuyor ve sporculara daha fazlasını başarma ve daha ileriye ulaşma imkanı veriyor.

Nike React’in ilk kez kullanıldığı ayakkabılar, Jordan Super.Fly 2017 ve ilk kez Draymond Green tarafından giyilen Nike React Hyperdunk 2017. Her iki ayakkabı da tümüyle tabana gömülü, tam boy bir Nike React çekirdeğe sahip.

Her iki basketbol ayakkabısının tasarımına da, sporculardan elde edilen veriler yön verdi. Sporcuların nasıl hareket ettikleri, yani hangi yönde ne kadar kuvvetle ilerlediklerine dair veriler, Nike Spor Araştırma Laboratuvarları tarafından sağlandı. Bu veriler, ayakkabının tabanının hangi noktalarında desteğe ihtiyaç duyduğunu belirlemek için kullanılan ve yastıklama ile zemin tutuşunu en üst seviyeye taşıyan basınç haritalarına dönüştürüldü.

‘Nike React’ destekli Jordan Super.Fly 2017, çok yönlü basketbol oyuncularının ihtiyaç duyduğu ayak hakimiyeti dengesini kusursuz hale detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Sürücüsüz otobüs Arma, Michigan üniversitesinde test sürüşlerine başladı

Sürücüsüz otobüs Arma, Michigan üniversitesinde test sürüşlerine başladı

İlk olarak geçtiğimiz Aralık ayında Singapur’da karşımıza çıkan Navya Arma, Las Vegas ve Londra’nın ardından Michigan üniversitesindeki test sürüşlerine de başladı. Michigan Üniversitesi içinde “shuttle” görevi görecek olan Navya Arma, üniversite ile Mcity firmasının iş birliği sayesinde test sürüşlerine başladı.

Toplamda 15 kişilik yolcu kapasitesine sahip olan Navy Arma, üniversitenin kuzey kampüsündeki araştırma merkezi ile Lurie mühendislik merkezi arasında çalışacak. Yaklaşık 3.2 km‘lik bir yol katedecek olan Navy Arma, 44 km saat hızlarına kadar çıkabiliyor.

Testler sırasında Mcity takımının sürücüsüz otobüsü kullanan/kullanmayan insanları yakından inceleyeceğini de ekleyelim. İnsanların sürücüsüz otobüse karşı verdikleri tepkileri gözlemlemeye çalışacak olan Mcity, daha güvenli otonom sürüş teknikleri geliştirmek için uğraş verecek. Testler sırasında iki adet Navy Arma kullanılacağını ve test sürüşlerinin iş saatleri çerçevesinde gerçekleşeceğini de ekleyelim.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Porno video sitelerinin 3 ziyaretçisinden biri çocuk

ÇOCUKLAR GÜNDE 5 SAAT ÇEVRİMİÇİ! PEKİ GÜVENDELER Mİ?

Yapılan son araştırmalar, hem akıllı telefonu hem de bilgisayarı olan çocukların günde 5 saatlerini çevrimiçi olarak geçirdiklerini gösteriyor. Sosyal platformlarda herkese açık profilleri olan çocuklar ise sık sık haksızlıklara maruz kalıyorlar. Global antivirüs yazılım kuruluşu Bitdefender, çocuklarını çevrimdışı olduğu kadar çevrimiçi de güvende tutmak isteyen anne babaları uyarıyor.

Bitdefender’in gerçekleştirdiği araştırmaya göre, 7 çocuktan 1’inin kendine ait hem akıllı telefonu hem de bilgisayarı bulunuyor. 5 yaşındaki çocukların bu cihazları kullanarak harcadığı zaman günde 3 saatken, büyüme döneminde bu süre günde 5 saate kadar yükseliyor. Araştırmaya göre, 18 yaşın altındaki çocukların yaklaşık %15’i aynı anda hem akıllı telefon hem de bilgisayar kullanıyor. Çevrimiçi olarak geçirdikleri süre ise yaşları ilerledikçe neredeyse ikiye katlanıyor.

Erkek çocuklar akıllı telefon ve bilgisayarlarıyla kız çocuklardan 3 kat fazla vakit geçirirken, 12 yaşından sonra çocuklar bilgisayarlarından çok akıllı telefonlarını kullanıyorlar. 5 ile 17 yaş aralığındaki çocuklar bilgisayarlarını kullanarak günde ortalama 2 saatlerini harcıyorlar. Cep telefonunu kullanarak harcadıkları zaman ise günde 1 saatten yaşları büyüdükçe 2 buçuk saatin üzerine kadar çıkıyor. 10 yaşından sonra, erkekler ile kızlar arasındaki fark önemli bir hal alıyor. Erkekler bilgisayar oyunlarına ve teknolojiye olan merakları sebebiyle kızlardan 1 saat daha fazla çevrimiçi zaman harcıyorlar.

Ebeveynler Dengeyi Sağlamalı

Bitdefender Kıdemli Online Tehdit Analisti Bogdan Botezatu, “Teknoloji, çocukların genç yaşta beceriler kazanmalarına yardımcı olur ve onların eğitimlerinde ve entelektüel gelişimlerinde son derece yararlıdır.” diyor ve ekliyor: “Bununla birlikte, ebeveynler, çocuklarının cihazlarının keyfini çıkarmak için harcadıkları süre ile diğer gerçek hayat aktivitelerine ayırdıkları zaman arasında uygun bir denge bulmalı. Dahası, ebeveynler çocuklarının çevrimiçiyken tamamen denetimsiz bırakılmadıklarından emin olmalıdır.”

Profilleri Herkese Açık Olan Çocuklar Haksızlıklara Daha Sık Maruz Kalıyor

Teknoloji, her türlü içeriğe kolay erişim imkânı tanıdığından çocukların internete erişiminin denetlenmesi ve çevrimiçi temel davranış kurallarının uygulanması büyük önem taşıyor. Bu gibi cihazların genç yaşlarda aşırı kullanılması, çocukların fiziksel ve duygusal gelişimlerine zarar verebiliyor ve onları detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

AB Rusya’ya yaptırımları 6 ay uzatıyor

Brüksel’de devam etmekte olan AB Lider Zirvesi sırasında Twitter hesabından açıklama yapan AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Rusya’nın Ukrayna’yı istikrarsızlaştırması nedeniyle AB’nin uygulamakta olduğu ekonomik yaptırımların uzatılmasına karar verildiğini bildirdi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Araç kiralama sektörü bayram tatiline hazır

BU YAZ, ARAÇ KİRALAMA SEKTÖRÜNÜN YÜZÜNÜ İÇ TURİZM GÜLDÜRECEK

Yabancı turist sayısındaki düşüş nedeniyle geçen yıl çetin bir dönemden geçen araç kiralama sektörü, 2017 yazında umudunu iç turizme bağladı. Bu sene iç turizmde ciddi bir canlanma bekleyen sektör, yaklaşan bayram tatilinin de ibreyi pozitife çevireceğini düşünüyor.

2016’da toplam turist sayısı ve gelirinde yaşanan yaklaşık yüzde 35’lik düşüşün yanı sıra açıklanan verilere göre 2017 yılında da yabancı turist kaybı devam ediyor. Önemli pazarlar olan Almanya’dan yüzde 31, Avusturya’dan yüzde 24, İngiltere’den ise yaklaşık yüzde 24 kayıp var. Bu nedenle hem turizmcilerin hem de araç kiralama şirketlerinin umudu yerli turist.

Yazın gelmesiyle en hareketli günlerini yaşamaya hazırlanan araç kiralama sektörünün karamsar olmadığını anlatan dünyanın ilk araç kiralama şirketi Hertz’in Türkiye Genel Müdürü Nur Hidayetoğlu; “Yurt dışından gelen turist sayısındaki düşüş sektörümüzde bir tedirginlik yaratsa da yeni stratejileri beraberinde getirdi. Hem ülke hem de sektör olarak çok hızlı bir şekilde pozitife dönmeye başladık. Yaklaşan bayram tatili de sektöre ciddi bir ivme kazandıracak” dedi.

Hidayetoğlu, “Bayram tatilleri sektörümüz için oldukça verimli dönemler. Bu dönemde yerli turistlerin büyük bir ilgisi ile karşılaşıyoruz. Araçların büyük bir kısmı ‘Uç ve Kirala’ yöntemiyle havalimanlarından kiralanıyor. Uçuş sonrası yapılan kiralamalar haricinde, şehir dışına araçla seyahat etmek isteyen kitleler de mevcut. Bu müşterilerimize şehir merkezlerindeki kiralama ofislerimizden hizmet veriyor olacağız. Bayram tatillerinde genellikle sektör yüzde 100 kapasite ile çalışıyor. Bu sene de beklentimiz bu yönde” dedi.

Hertz Türkiye olarak müşterilerine her zaman mükemmel araç kiralama deneyimi sunmayı amaçladıklarını anlatan Hidayetoğlu, “Sadece bayram veya yaz sezonu gibi yoğun dönemlerde değil, her zaman gerek kurumsal gerekse tatil amaçlı bizi tercih eden tüm müşterilerimize en güvenilir ve en konforlu araç kiralama hizmetini vermek için çalışıyoruz” dedi.

Hertz Türkiye ve hizmetleri hakkında ayrıntılı bilgi almak, indirimli araç kiralamak için www.hertz.com.tr adresi ziyaret edilebilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Türkiye’nin cazibesi dünyada 45. sırada

Küresel Cazibe Endeksi’nin tanıtım etkinliğinde konuşan TİM Başkanvekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, “Ülkemiz Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Rekabetçilik Endeksi’nde 69. olurken, Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı Endeksi sonuçlarına göre 65. sıradaydı. Ancak, daha objektif bir metodoloji kapsamında yapılan Küresel Cazibe Endeksi ile ülkelerimizin daha güvenilir kriterlerle değerlendirildiğini gördük” diye konuştu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), İtalya Büyükelçili ve İtalyan Ticaret Ajansı ile birlikte İtalya’nın lider düşüncü kuruluşu European House Ambrosetti’nin hazırladığı Küresel Cazibe Endeksi’nin tanıtımını gerçekleştirdi. Küresel markalar ABB, Toyota ve Unilever’in iş birliğiyle hazırlanan endekste Türkiye dünyada 144 ülke arasında 45. sırada yer aldı.
Endeksin tanıtımı için düzenlenen “Küresel Cazibe Endeksi: Türkiye ve İtalya’nın Rekabetçiliğinin Ölçütü” etkinliğinde konuşan TİM Başkanvekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, endeksin diğer endeksin eksik noktalarını tamamlar nitelikte olduğuna dikkat çekti. İtalya ve Türkiye’nin gerek dış ticaret gerek yatırımlar gerekse de turizm açısından oldukça zengin iki ülke olduğunu belirten Çıkrıkçıoğlu, “Ancak yapılan araştırmalar sonucunda sıralamalarımızın pek de iyi durumda olmadığını gördük” dedi. Çıkrıkçıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
Ülkemiz daha güvenilir kriterlerle değerlendirildi
“Ülkemiz Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Rekabetçilik Endeksi’nde 69. olurken, Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı Endeksi sonuçlarına göre 65. sıradaydı. Ancak, daha objektif bir metodoloji kapsamında yapılan Küresel Cazibe Endeksi ile ülkelerimizin daha güvenilir kriterlerle değerlendirildiğini gördük. İtalya ve Türkiye, dünyanın önemli cazibe merkezleri konumunda bulunuyor.”
Etkinlikte konuşan İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Luigi Mattiolo, iki ülkenin dış yatırımlar için cazibe merkezi olmaktan da bahsetmek istediklerini ve söz konusu çalışmanın gerçekleştiğini kaydetti. Mattiolo, “Ankara ve Roma dış yatırımlara ciddi önem veriyor” dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

TURQUALITY’de yeni dönem

Ekonomi Bakanlığının ihracat yapan firmalara sunduğu markalaşma desteği olan TURQUALITY programı, yeni kabul edilen düzenlemelerle zenginleşti. Mal ihracatçıları için var olan 10 yıllık destek kısıtlaması kaldırılırken, pazar bazlı 5 yıllık limit getirilerek firmaların ihracat ağını ve markalaşma çabalarını farklı coğrafyalarda genişletmesi amaçlanıyor.

Ekonomi Bakanlığının 2004 yılından bu yana mal ihracatı yapan kurumlara sunduğu TURQUALITY destek programındaki 10 yıllık süre kısıtlaması kalktı. İhracatçı firmaların uluslararası markalaşma ve global rekabet gücünü destekleyen programdaki süre ve hibelere dair değişikliğini değerlendiren marka danışmanı Arda Sayıner, “TURQUALITY’deki 5+5 toplam 10 yıllık süresini dolduran lider Türk markaları için TURQUALITY programının devam edebilmesi önem taşıyordu. Son tebliğ güncellemesi bu anlamda olumlu bir şekilde 10 yıllık limiti kaldırırken pazar başına zaman kotası getirdi. Kurumlar hedef pazarları özelinde 5 yıl destek alabilecek. Aynı süre içinde hedef pazar olarak belirtilmeyen ülkeler için desteklerden yararlanamayacaklar. Hedef pazarlarını genişlettikleri sürece tüm ülkeler özelinde 5’er yıl bu desteklerden faydalanabilecekler. Markaların ihracat ağını genişletmesi ve global marka algısını farklı coğrafyalara yayması adına çok olumlu bir değişiklik” dedi.

Rakamlarda olumlu değişim

Son tebliğ değişiklikleri ile Amerikan Doları olarak belirtilen limitlerin Türk Lirası’na çevrildiği TURQUALITY programında, aynı limitlerin enflasyon rakamlarına göre de güncelleneceği belirtildi. Tüm bu değişikliklerin mal ihracatı yapan kurumlar için olduğu kadar, hizmet ihracatı yapan kurumlar için de pozitif gelişmeler sağlayacağının altını çizen Arda Sayıner, “Mal ihracatçılarına yönelik TURQUALITY programındaki bu olumlu değişikliklerin, hizmet ihracatına yönelik TURQUALITY tebliğine de ilerleyen dönemlerde yansıyacağını umuyoruz. Ulaştırma, eğitim, perakende, sağlık, film ve dizi yapımcılığı, bilişim, turizm ve gastronomi sektörlerine de açılan TURQUALITY programı sayesinde hizmet sektörlerinin markalaşma ve ihracat yapma potansiyellerinin artacağını ön görüyoruz. Son değişikliklerle beraber daha da avantajlı hale gelen yurtdışı reklam, PR, ofis, pazar araştırması, danışmanlık ve benzeri birçok farklı harcama kalemine dair sunulan bu desteklerin mal ve hizmet ihracatı yapan kurumlara lokomotif etkisi yapacağını düşünüyoruz” dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Yunus Emre Enstitüsü Çinli gazetecileri Türkiye’de ağırlıyor

Yunus Emre Enstitüsü Çinli gazetecileri Türkiye’de ağırlıyor

Yunus Emre Enstitüsü, 17-24 Haziran tarihleri arasında Çin Halk Cumhuriyeti’nin önde gelen geleneksel ve dijital medya temsilcilerini Türkiye’de ağırlıyor. Türkiye ile Çin arasında kültür diplomasisinin güçlendirilmesi amacıyla Çinli medya mensuplarını Türkiye’ye davet eden Yunus Emre Enstitüsü, gezi kapsamında İstanbul’dan Dalaman’a ülkemizin tarihi, turistik bölgelerini, eşsiz güzelliklerini tanıtıyor, gazetecilere Türk kültürünü keşfetme imkânı sunuyor.

Yunus Emre Enstitüsü, dünyanın her köşesinde Türkçe ve Türkiye’nin en iyi şekilde tanıtılması için çalışmalarını sürdürüyor. Enstitü, kültür diplomasisi çalışmaları kapsamında Çin’in önde gelen geleneksel ve dijital medya temsilcilerini Türkiye’de ağırlıyor. 17 Haziran’da İstanbul’a gelen gazeteciler gün boyu müzeler başta olmak üzere şehrin tarihi mekânlarını ziyaret ettiler. Enstitünün kültür diplomasisi çalışmaları arasında medya kuruluşları ile ilişkilerin geliştirilmesi de önemli bir yer tutuyor; enstitü, faaliyet gösterdiği her ülkede, ülkenin yerel medya kanallarında önemli çalışmalara imza atıyor. Kültür diplomasisi kapsamında yürütülen çalışmalar medyanın sunduğu katkı ile daha da güçlendiriyor.

Türk Mutfağına hayran kaldılar

Türkiye’ye Yunus Emre Enstitüsü’nün daveti ile ilk kez gelen Çinli gazeteciler, özellikle Türk mutfağı ve tarihine dair pek çok notlar aldılar, gezdikleri yerlerden canlı yayınlar gerçekleştirdiler. İstanbul’dan sonra Dalaman-Fethiye-Köyceğiz ve Antalya’da Türkiye’nin sahip olduğu muazzam turizm potansiyelini yakından gördüler. “Mavi Tur” ve “Yamaç Paraşütü” deneyimleri esnasında konuklar, Türkiye’nin doğası, kültürü ve mutfağına hayran kaldıklarını ifade ettiler.

Pekin’de Türkçe

Yunus Emre Enstitüsünün Çin’deki Şanghay Uluslararası Araştırmalar Üniversitesi ile bir işbirliği anlaşması yaptı. Pekin’de bir merkez açmayı planlayan enstitü, Doğu Dilleri ve Edebiyatları Fakültesi Türkoloji Bölümü akademisyenleri ile Türkçe öğretimi ve Türkiye tanıtım faaliyetleri hususunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu faaliyetlerin ülke çapında duyurulabilmesi konusunda Çin’deki medya mensupları önemli katkılar sunuyor.

Gelecek dijitalde

Medyanın geleceği olarak tanımlanan dijital medyanın en çok geliştiği ülke olan Çin’de geleneksel medyanın tamamen devlete bağlı olması, ülkede yeni medyanın yani dijital yayınların çok ilgi görmesini sağlıyor. Ayrıca geleneksel medya unsurlarının tüm ülkeye dağıtılması neredeyse imkânsız. Bu nedenle dijital medya mensuplarının haber çalışmaları ve aktarımları oldukça detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

ABD: İşsizlik başvuruları

Devam eden işsizlik başvuruları 10 Haziran haftasında yine tarihi düşük seviyelerde, 1.928K olan beklentinin biraz üzerinde 1.944K seviyesinde açıklandı. 4 haftalık işsizlik başvuruları ortalaması ise 243K’dan 1500 kişi artışla 245K’ya yükseldi.

Bir önceki haftanın verileri de sırasıyla 238K ve 1.936K’ya biner kişilik revizyona uğramış.

İşsizlik başvuruları 2 yıldan uzun bir süredir 300K altında düşük kalıyor olmasına ve JOLTS verilerinin de gösterdiği üzre, yeni iş pozisyonları açılıyor olmasına rağmen ücretlerin istikrarlı artmıyor olması işgücü piyasasının defosu olmaya devam ediyor. Verileri piyasa etkisi açısından nötr olarak görüyorum.

Enver ERKAN

KapitalFx

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

VakıfBank, ikinci Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı

Sürdürülebilirliği geleceğin önemli bir yatırımı olarak gören VakıfBank, 2014 yılından bu yana BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde arka arkaya üçüncü kez yer alma başarısını gösterdi. Paydaşlarıyla ilişkisini “güven” temeline dayandıran VakıfBank, Küresel Raporlama Girişimi’nin (Global Reporting Initiative – GRI) G4 sürümünü esas alarak hazırladığı 2016 yılı faaliyet dönemini kapsayan ikinci Sürdürülebilirlik Raporu’nu paydaşlarının bilgisine sundu.

VakıfBank Genel Müdürü Mehmet Emin Özcan, “Kurulduğumuz günden bu yana, bizlere miras kalan köklü vakıf kültürünün gücüyle finansal, toplumsal ve çevresel pek çok farklı alanda değişime karşı hızlı, yenilikçi ve güvenilir çözümler üreterek müşterilerimize, hissedarlarımıza ve ülkemize değer yaratmaya devam ediyoruz” dedi.

Her konuta bir fidan

Özcan, “2016 yılında TEMA ile geliştirdiğimiz iş birliği kapsamında, müşterilerimize kullandırılan konut kredisi adedi ve personel sayımız kadar toplam 75.000 adet fidan dikimi gerçekleştirdik. Ayrıca, CDP (Karbon Saydamlık Projesi – Carbon Disclosure Project) İklim Değişikliği Programı’nda “C” olan performans skorumuzu “B” (Yönetimsel) seviyesine yükselttik. Tüm bu gelişmeler, iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki duyarlılığımızı ortaya koyuyor. Yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji projelerine büyük finansman desteği sağladık. Sürdürülebilir kalkınma konusunda uluslararası fon ve programlara entegrasyonumuzu daha da derinleştirerek hem ülkemize finansman kaynağı sağlamaya hem de şirketlerin daha çevreci teknolojilere yönelmesini teşvik etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Spora kesintisiz destek

Özcan, VakıfBank olarak sosyal sorumluluk stratejilerini eğitim, teknoloji, spor ve kültür-sanat alanındaki fark yaratan projelere katkı sağlamak üzerine kurguladıklarını ifade ederek, “30 yılı aşkın süredir desteklediğimiz ve ülkemize sayısız gurur yaşatan VakıfBank Bayan Voleybol Takımımız ve Türk sporuna katkı sağlamak için 2016 yılında açılışını gerçekleştirdiğimiz VakıfBank Spor Sarayı ile spora verdiğimiz desteği kesintisiz sürdüreceğiz. Önümüzdeki dönemde, farklı paydaşlarımızın farklı ihtiyaçlarını gözeterek bankamızı liderlik seviyesine taşıyacak uygulamalar ile ülkemizin sürdürülebilir büyümesine ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıda bulunmaya devam edeceğiz” dedi.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net