Saç rengini yapay zeka ve artırılmış gerçeklikle değiştiren ücretsiz uygulama: Fabby Hair

Genellikle saç rengi değiştirmeden önce photoshop’a başvuranlar son zamanlarda yeni saç renklerinin nasıl duracağına bir takım uygulamalardan bakabiliyordu. Fabby Hair ise tüm bu saç rengi mevzusuna yeni bir boyut kazandırdı.

Yapay zeka ve artırılmış gerçeklik kullanan Fabby Hair’de elde edilen sonuçlar gerçekten şaşırtıcı. Ancak herkeste henüz aynı etkiyi yaratmıyor. Ortaya çıkan görüntünün diğer uygulamalardan biraz daha doğal durduğunu söyleyebilirim.

Saçları otomatik olarak algılayan uygulamanın işi kıvırcık saçlarda biraz zorlaşıyor. Kıvrımlar arasındaki boşlukları da boyayan Fabby Hair, saç derinizi de boyamayı ihmal etmiyor. Dolayısıyla videoda gördüğümüz sonuca ulaşmak zor olabiliyor.

Fabby Hair’in arkasındaki güçlü AIMMATTER ekibinin bu işin üstesinden gelebilecek kapasiteye sahip gibi görünüyor. Zira AIMATTER, gelişmiş görsel teknolojiler kullanarak yeni nesil uygulamalar yapmaya kendini adamış bir şirket. Şimdiye kadar fotoğraflar üzerinde cinsiyet algılamaktan yüz izlemeye, stil tranferinden maskelere kadar bir çok çalışması mevcut.

Siz de saç renginizi sanal olarak değiştirmek ve birkaç selfie çekerek eğlenmek isterseniz Fabby Hair’in iOS ve Android sürümlerini indirebilirsiniz. Bakalım bu alanda faaliyet gösteren markaların bu tarz girişimlere olan ilgisi nasıl olacak?

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yerli CRM platformu PratiXRM, tohum yatırım aldı

Yerli CRM platformu PratiXRM, tohum yatırım aldı

KOBİ’lere ve girişimlere online CRM hizmeti veren PratiXRM‘i geçtiğimiz Mayıs ayında sizlere tanıtmıştık. Çok geçmeden yatırım haberini paylaşan PratiXRM, Alonet Bilgi’nin Genel Müdürü Haktan Saran’dan tohum yatırım aldığını aktardı. 1 milyon dolar değerleme ile yapılan yatırımın miktarı ise paylaşılmadı.

Cem Kara ve Yahya Ekinci tarafından geliştirilen PratiXRM, iletişim ve dış kaynak çağrı merkezleri konusunda hizmet veriyor. Yatırım ile birlikte Alonet Bilgi firmasıyla teknoloji anlamında çözüm ortağı olan PratiXRM’in çatı şirketi PratiXmart, Alonet’in 30‘a yakın kurumsal müşterisine çağrı merkezi teknoloji çözümleri sunacak. Yapılan yatırım ise yeni özelliklerin geliştirmesi, PratiXRM ekibinin büyütülmesi ve müşteri deneyiminin (CX) geliştirilmesi için kullanacak.

Geçtiğimiz Nisan’da kullanıma açılan genç girişim için Alonet anlaşması oldukça kritik. Zira girişimin Mayıs ayında bizimle paylaştığı verilere göre, PratiXRM’in 80 müşterisi var. İstanbul merkezli girişim, tavsiye motoru ve erişilebilir fiyatıyla da rakiplerinin önüne geçmek istiyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook sayfa ve reklam ölçümlemelerine yeni özellikler ekliyor

Facebook sayfa ve reklam ölçümlemelerine yeni özellikler ekliyor

Aylık 2 milyar kullanıcı sayısını aşan Facebook, sayfa ve reklam istatistiklerini iyileştirmek için kolları sıvadı. Hem reklam hem de sayfa istatistikleri kanadında daha iyi performans almanızı sağlayacak yeni özellikler geliyor.

Facebook’un yakın gelecekte devreye alması beklenen metriklerden biri ‘landing page view‘. Adından da anlaşılacağı gibi, reklam sonrasında tıklanan linklere yönelik sayfaların açılma süresindeki kullanıcı davranışlarını ölçümlüyor. ‘landing page view‘den Facebook’un reklam oluşturma aracındaki Trafik KPI’ını kullananlar faydalanabilecek.

‘Pre impression activity breakdown’ Facebook’un reklam panelinde duyurduğu diğer bir özellik. Önümüzdeki haftalarda reklamverenlere sunulacak olan bu metrik ile işletmeler, reklamla etkileşime geçen kişilerin yeni bir ziyaretçi mi yoksa mevcut ziyretçi mi olduğunu ölçümleyebilecek. Facebook’un yaptığı açıklamaya göre, Pre-impression breakdown, özellikle ürün tavsiyesi ile alakalı geniş hedef kitlesi olan dinamik reklamlarda çok faydalı olacak.

Sayfalar artık daha interaktif

Facebook, reklam panelinin yanı sıra marka sayfaları istatistiklerine yeni yetkinlikler ekliyor. Sayfalar bildiğiniz üzere beğenilmeden sadece takip de edilebiliyor. Facebook bu durumu göze alarak, işletmelerin kendi sayfalarını kaç kişinin takip ettiğini ve takibi bıraktığıni follows ile ölçümleyebilmesini sağlayacak. Öte yandan bu kişilerin demografik bilgileri, takibin nerede olduğu, organik ya da sponsorlu yollardan mı olduğuna yönelik bilgilere de ulaşılabilecek.

Facebook sayfalarına eklenen bir diğer özellik ise ‘previews’. Kişilerin sayfanıza yönelik bilgilere nasıl ulaştığını tespit etmeye yönelik bir metrik. Bildiğiniz üzere, kullanıcılar, marka sayfaları hakkındaki bilgileri sayfalarına tıklamadan da öğrenebiliyorlar. Bu metrik, Facebook’un masaüstü bilgisayar kullanımında, sayfayı ziyaret etmeden, sayfa hakkında kaç kişinin bilgi aldığını gösterecek.

Kişilerin her zaman Facebook üzerinden arkadaşlarından ya da ailelerinden gelen tavsiyeleri dikkate çoğu kez paylaşılıyor. Bu durumdan yola çıkan Facebook ‘recommendations’larla sayfaların, kullanıcı arkadaşları ya da aileleri tarafından kaç defa tavsiye edildiklerini gösterebilecek.

Facebook’un önümüzdeki aylarda daha iyi ölçümlemeler için sayfalara ve reklam alanlarına daha fazla yetkinlik getirmesi bekleniyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Motosikletlilerin sosyal ağı Motor-In, baştan sona yenileniyor

Motosikletlilerin sosyal ağı Motor-In, baştan sona yenileniyor

Motosiklet kullanıcılarının uğrak noktası olmayı hedefleyen Motor-In, motosiklet kullanıcılarına sosyalleştiren ve onların servis, bakım ve gezinti gibi temel ihtiyaçlarına yanıt vermeye çalışan mobil öncelikli bir platform olarak yola çıktı. Yaklaşık bir yıl sonra baştan sona yenilenen Motor-in yeni gelir yöntemleri ekleyip, küresel hedefli bir mobil uygulama haline geliyor.

Tolga Sandık ve Engin Alçar tarafından kurulan Motor-In’in ilk versiyonu yaklaşık 3 ayda geliştirilmişti. Özellikle verdiği servis bulma hizmeti ile dikkatleri çeken Motor-In, başarılı filtreleme özelliği sayesinde en uygun servis seçeneklerini kullanıcına sunuyor.

Motosiklet kullanıcıları için oluşturulmuş rotalar bulmanıza da olanak sağlayan Motor-In, içinde ülkenin her köşesinden 100’e yakın rota barındırıyor. Kullanıma sunulduğu günden bu yana toplamda 14 bin 500 defa indirilen Motor-In, hem Android hem de iOS platformlarına destek veriyor.

“Motorbulance” servisi sayesinde yolda kalan motosiklet kullanıcılarına yol yardım çağrısı yapma imkanı da sunan Motor-In, tıpkı diğer sosyal medya platformlarında da olduğu gibi benzer ilgi alanlarına sahip olan kullanıcıların gruplar kurmasına da olanak tanıyor.

Motosiklet odaklı bir platform olduğu için kullanıcılarına profil kısmına kullandıkları motorsikletler ve ekipmanları ekleme imkanı da sunan Motor-In, motosiklet kullanıcıları için oldukça başarılı bir sosyal ağ. Şu an için 4 kişilik bir ekip tarafından yönetilen Motor-In’in ikinci versiyonu üzerinde çalışmaların sürüyor. İkinci versiyonu ile gelecek yeni özellikler arasında offline harita desteği, sıfır/ikinci el ekipman satışı ve online sigorta yapma gibi önemli yenilikler var.

Online satış ve sigorta işlemlerinden gelir sağlayacak

100 bin TL‘lik bir sermaye ile kurulan sosyal ağ, bugüne kadar herhangi bir yatırım almadı. Ağırlıklı olarak uygulama içinde yer alan reklam alanlarından gelir elde eden Motor-In, ikinci versiyonla birlikte gelecek olan ekipman satışı ve online sigorta işlemlerinden de komisyon almayı hedefliyor.

Farklı özellikleri tek bir platformda toplaması sayesinde rakiplerinin önüne geçen Motor-In, sadece ülkemizdeki değil tüm dünyadaki motosiklet kullanıcılarını bir araya getirmek istiyor. 2019 yılının ilk çeyreğinde detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Çocuklarda romatizma ağrısı büyüme ağrısı ile karıştırılmamalı

Çocukluk çağı romatizmal hastalıkları doğru ilaçlarla etkin bir şekilde tedavi edilebilir
En çok 4 ila 10 yaş arasında ve özellikle de kız çocuklarında görülen çocukluk çağı artrit hastalıkları doğru tedaviyle kontrol altına alınabilse de, ihmal edilirse yaşam boyu kalıcı izler bırakabiliyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Çocuk Romatoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur çocukluk çağı artrit hastalıklarını büyüme ağrılarıyla karıştırmamak gerektiğini vurguladı.
Çocuklarda romatizma tedavi edilmezse kalıcı sakatlıklar görülebilir
Yeni doğan döneminden erişkinlik dönemine kadar, çocukluk çağının her döneminde ortaya çıkabilen çocukluk çağı artrit hastalıkları, eklemlerdeki iltihaplanma olarak tanımlanıyor ve artrit tablosuna başka romatizmal hastalıklar da eşlik edebiliyor.
“Çocukların yaşam içindeki varlığını ve devinimini sağlayan en önemli sistem hareket sistemidir. Hareket sistemini kemikler, eklemler ve kaslar oluşturur. Hareket sisteminin en önemli yapıtaşı olan eklemlerde oluşan tüm iltihabi değişiklikler “artrit” olarak adlandırılır. Artrit oluşan eklemlerde ağrının yanı sıra şişlik, kızarıklık, ısı artışı ya da hareket kısıtlılığı olarak tanımlanabilir. Özellikle çocukluk çağında altı haftadan daha kısa süren akut artritler sıkça gözlenirken daha uzun süreli olan kronik artritler de nadir değildir. Özellikle çocukluk çağının en önemli üç kronik hastalığından birisi olan jüvenil idyopatik (romatoid) artrit, kronik artritlerin en önemlilerinden birisidir ve tedavi edilmezse kalıcı sakatlığa yol açabilir. Jüvenil idyopatik artrit çocukluk çağında eklemlerde oluşan kronik değişikliklerle ortaya çıkar. Hastalığın erken tanınması ve etkin tedaviye hızla başlanması oluşabilecek olan sakatlıkların önüne geçer. Ayrıca, çocuklarda sistemik lupus eritematosus, dermatomiyozit, skleroderma ve damar iltihapları gibi çeşitli romatizmal hastalıklar artritle ortaya çıkabilir.
Büyüme ağrıları ile karıştırılmamalı
Büyüme ağrısı özellikle büyümenin hızlı olduğu 6–10 yaşları arasındaki çocuklarda ortaya çıkan ağrılardır. Bu ağrılara hiç bir zaman eklemlerdeki şişlik ve kızarıklığın eşlik etmediğini belirten Prof. Dr. Özgür Kasapçopur şunları söyledi: “Ağrı en çok büyüme plağının bulunduğu diz bölgesine yerleşir. Ağrılar çoğunlukla geceleri yorulmanın ardından belirginleşir. Sabahları oluşan bacak ağrıları daha ciddi romatizmal nedenlerden kaynaklansa da geceleri oluşan ağrılar detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google’ın “Test My Site” servisi yeni özellikler kazandı

Google'ın “Test My Site” servisi yeni özellikler kazandı

İlk olarak geçtiğimiz yıl karşımıza çıkan Google’ın Test My Site servisi, web sitelerinin hem mobil hem de masaüstünde ne kadar hızlı çalışabildiğini ölçüyordu. Herhangi bir web sitesinin ne kadar kullanıcı dostu olduğuyla ilgili bir yüzde de paylaşan Test My Site’ın yeni özellikler kazandığı Google tarafından duyuruldu.

Haberi resmi blogu arayıcılığıyla paylaşan Google, kazanılan yeni özelliklerle birlikte Test My Site servisinin mobil sitelerin hızları nedeniyle yaşayabileceği potansiyel ziyaretçi kayıplarını da belirleyecek. Henüz Türkçe dil seçeneği olmayan servis, yükleme sayfasının hızına göre potansiyel ziyaretçi kayıplarını hesaplayarak, web sitelerini rakipleri ile de kıyaslayabilecek.

26 saniyeden 5 saniyeye

Sadece potansiyel kayıpları ve mobil sitelerin hızlarını ölçmekle kalmayacak olan Test My Site, yavaş bulduğu web sitelerinin nasıl hızlandırılabileceğiyle de ilgili bilgiler paylaşacak. Servisi kullanan Yard Dog Fence Company örnek gösteren Google, sadece görsel boyutlarını düşürerek yükleme sürelerini 26 saniyeden 5 saniyeye kadar indirmeyi başardıklarını da açıkladı.

Yard Dog’un sahibi Michael Casper, Test My Site servisi ile sitelerinin hızını başarılı bir şekilde yükselttikten sonra internetten yaptıkları satışların ikiye katlandığını da dile getirdi. Mobil sitesini hızlandırmak isteyenler için oldukça başarılı bir araç olan Test My Site, ziyaretçi kayıplarınızı önlemenize yardımcı olabilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Instagram trollerle ve spam hesaplarla mücadele etmek için yapay zeka kullanıyor

Instagram trollerle ve spam hesaplarla mücadele etmek için yapay zeka kullanıyor

Instagram, geçtiğimiz yıl, haber akışında karşınıza çıkan bir takım saldırgan içerikleri kaldırmanızı sağlayan anahtar kelime filtrelerini tanıtmıştı. Bu yıl çıtayı biraz daha yükselten sosyal ağ, Instagram trollerle ve spam hesaplarla mücadele etmek için yapay zeka kullanıyor.

Birebir kelimeleri tarayarak saldırgan içeriklerin önüne geçmek yerine kelimelerin ardındaki anlamlar üzerine yoğunlaşan yapay zeka, platformdaki nefret dolu yorumları gizleyerek azaltacak. Henüz sadece İngilizce dili üzerinde çalışan yapay zeka umarız zaman içinde diğer dillerde de etkinleşir.

DeepText ismi verilen bir yapay zekanın çalışma prensibi tamamen anlamlara odaklı. Bir örnek üzerinden gitmek gerekirse, program, “white”ı kelime olarak saldırgan kategorisinde değerlendirmeyerek “white”ın bir renk olduğunu ve sıfat olarak kullanılabileceğini öngörebiliyor. Ancak “White Power”ın başka kullanımlarda saldırgan olabileceğini kestirebiliyor.

Yine de nefret söylemlerini tanımlayabilmek her zaman bu kadar kolay değil. Sonuçta kinaye kullanımı da bu tarz saldırgan konuşmalarda oldukça yaygın. Bir de kınamak için nefret söylemlerini alıntılayan kullanıcıları düşünürsek DeerpText’in işi oldukça zor diyebiliriz.

Fakat her yapay zeka gibi Deeptext de zaman içinde kendini geliştirecektir. Yine de işi yapay zekaya bırakmak istemeyenler için Instagram, ayarlarına bu seçeneği kapatma özelliğini de ekledi.

Umarım Instagram’ın bu girişimi nefret söylemini sosyal medyada azaltmak için etkili olur. Zira klavye delikanlılığı arttıkça nefret söylemi de şiddetleniyor. Nefretin daha çok nefreti beslediği bir düzende sosyal medya da gün geçtikçe insan psikolojisine daha çok zarar veriyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook’un Aquila drone projesi ikinci uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi

Facebook'un Aquila drone projesi ikinci uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi

Facebook‘un interneti havadan kitlelere yayma fikri çerçevesinde üzerinde çalıştığı drone projesi Aquila, ikinci test uçuşunu gerçekleştirdi ve uçuşu başarıyla tamamladı. İlk test uçuşunun ardından yapılan geliştirmeler ve kazanılan derslerin projeye aktarılması sonucunda Facebook’un bu projesi bir adım daha öteye taşındı.

22 Mayıs tarihinde, Arizona’dan kalkış yapan drone, 1 saat 46 dakika havada kaldı ve başarılı bir iniş gerçekleştirdi. Facebook’un Aquila’sı ilk havalanmasını Temmuz 2016’da gerçekleştirmiş ancak başarıyla geçen seyrüsefere rağmen iniş esnasında bir hayli sert iniş yaparak durabilmişti.

Yapılan soruşturmalar neticesinde de Facebook’un Aquila projesi neredeyse 1 yıllık sürenin ardından test uçuşlarına devam edecek gibi gözüküyor. Bu ikinci uçuşun başarıyla tamamlanması da aynı şekilde umutları tazelemiş oldu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

72 yatırımcıdan ret alan Hardbound CEO’sunun veda mektubu

72 yatırımcıdan ret alan Hardbound CEO'sunun veda mektubu

Hardbound’u belki duymuşsunuzdur. Telefonunda oyun oynamak ya da uygulamalar arası gezinerek vakit öldürmek yerine, boş zamanınızı bir şeyler öğrenerek geçirmenizi sağlayan bir mobil uygulama. 2015 yılında kurulan şirket, bilim, tarih, interaktif, teknoloji ve iş dünyası gibi bir çok kategoride eğlenceli ve entellektüel hikayeler paylaşıyor. 2016 yılında Apple’ın en iyi yeni uygulamalar listesindeki Hardbound, Product Hunt’ın 2016 yılının en iyi teknolojik ürünleri seçkisine girmeyi başardı.

Uygulama bugünlerde ise, CEO Nathan Bashaw’ın kaleme aldığı bir Medium paylaşımı ile adından söz ettiriyor. Yazıda Bashaw, startup ruhuyla başlayan ancak maddi zorluklara yenik düşen Hardbound’un hikayesini anlatıyor. Yazı, kimilerinin gözünden hüzünlü görünebilecek olsa da bir o kadar öğretici.

72 yatırımcıdan ret aldı

A Terribe, Horrible, No Good, Vey Bad Hardbound Update başlıklı yazısına Hardbound’u nasıl kurmaya karar verdiğine dair bir hikaye ile başlayan Bashaw, şirketin şu anki durumuna gelmeden önce 72 yatırımcı ile görüştüğü ile devam ediyor. Bashaw, destek toplamak için görüştüğü yatırımcıların hiç birinden olumlu bir yanıt alamamış. Bugün şirketin aylık giderleri gelirlerinin yaklaşık beş katına çıkmış.

Bashaw, destek toplayamamasını platformun kullanıcı sayısının azlığına ve Hardbound için içerik üretmenin oldukça zaman alıcı olduğuna bağlıyor.

CEO, yazısında ne kadar mükemmel bir ürün üretirseniz üretin, pazarda spesifik bir ihtiyacı karşılayamıyorsanız tutunmanızın imkansız olduğunu bir kere daha gösteriyor. Öte yandan, dijital bir ürünün neden iki yıl boyunca hiçbir sosyal medya stratejisi üretmeden ilerlemeye çalıştığını anlamak ise güç.

Hardbound mobil uygulaması kurulduğu tarihten bu yana yaklaşık 100 bin defa indirildi. Uygula, bin 200 ücretli müşteriye ulaştı ve web sayfasından 250 bin okuyucuya, 20 milyondan sayfa içerik ile ulaştı.

Küçük bir olasılık da olsa, dileriz ki Bashaw’ın yazısı birkaç yatırımcının kulağına gider ve bu güzel uygulama yatırım alarak, kepenkleri kapatmanın kıyısından döner.

Özellikle startup’ların çok şey öğrenebileceği Bashaw’ın yazısını okumak isterseniz, linkten ulaşabilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yemek tarifleri için dağıtım girişimi Blue Apron, Amazon’un gölgesinde halka açıldı

Yemek tarifleri için dağıtım girişimi Blue Apron, Amazon'un gölgesinde halka açıldı

Blue Apron, ABD’nin en büyük online yemek dağıtıcılarından biri ve bugün düzenlenen halka arz operasyonuyla bu alandaki girişimler için ilklerden birini gerçekleştirdi. Bu yıl halka açılacak parlak girişimler arasında gösterilse de Blue Apron’ın halka arzı beklentileri -şu ana kadar- karşılayamadı. Bunda en büyük pay, yemek dağıtım endüstrisinde önemli bir değişiklik yapması beklenen Amazon’un.

Blue Apron, aşina olmayanlar için, oldukça başarılı bir dağıtım servisi ve yemek tarifi içeriklerini kullanıyor. Blue Apron, seçkin bir yemek tarifini, tüm malzemeleri ve ölçüleriyle birlikte satıyor. Bunların alışveriş ve dağıtımını da üstleniyor. Türkiye’de yakın zamanda Tariften Tabağa gibi örneklerini gördüğümüz Blue Apron yaklaşık 5 yıldır ayakta. Girişim bugüne kadar yaklaşık 2 milyar dolar değerlemeyle 300 milyon dolar yatırım aldı… detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Videolu içerikler Instagram’da haber sitelerinin etkileşimini arttırıyor

Videolu içerikler Instagram'da haber sitelerinin etkileşimini arttırıyor

Snapchat özelliklerini kopyalamasıyla eleştirilse de Instagram, büyümedeki başarısını sürdürüyor. Günlük 400 milyon aktif kullanıcısı olan sosyal ağ markaların tükecileriyle etkileşim yaratma konusunda muazzam bir platform.

Platformun getirdiği yeniliklerden Instagram kadar kullanıcılar ve markalar da memnun gibi. Zira Forrester’ın yaptığı bağımsız bir araştırmaya göre kullanıcılar, Instagram’daki reklam barındıran marka içeriklerine Twitter’a göre 120 kat, Facebook’a göre ise 58 kat daha fazla ilgi gösteriyorlar.

Haber sitelerine ilgi arttı

Hızlı tüketim, seyahat kategorileri kadar olmasa da yayın kuruluşları da giderek Instagram’dan başarılı sonuçlar elde etmeye başladılar. Her ne kadar haber siteleri için Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlar okuyucu kitlelere ulaşmada daha uygun görünse de, Instagram kullanıcısına uygun içerik üretildiğinde, yayıncılara istediği başarıyı verebiliyor. Özellikle yayın kuruluşlarının ürettiği videolu içerikler platformda bir hayli dikkat çekiyor.

NewsWhip aralarında Fox News, BuzzFeed News, Time, CNN, Today Show gibi çok farklı kategorideki haber kanallarının Instagram sayfalarından yayınladıkları videolu içeriklerin etkileşim oranlarına yönelik veri paylaştı. Tabloda haber sitelerinin videolu içeriklerindeki etkileşim oranlarını görüyoruz. Geçtiğimiz 12 ay içinde 10 yayın kuruluşunun paylaştığı videolu içeriklerin etkileşim oranlarında hatırı sayılır bir yükselme var. Etkileşim oranını belirlemede ise paylaşılan aydaki içeriklerin toplam yorum ve beğeni sayıları baz alınmış. BuzzFeed News yüzde 687’lik, Fox News yüde 422’lik, Time’ım yüzde 340’lık etkileşim artışı ile dikkat çekiyorlar.

Kanımca, bu yükselmelerin nedenlerinden biri küresel anlamda kullanıcıların yüzde 41’i 24 yaş ve altı olan platformda, haber kanallarının artık kullanıcı ihtiyaç ve tercihlerine göre içerikler hazırlamaları. Özellikle genç kitlenin daha çok hap haber formatında içeriklere ve popüler kültüre dayanan videolu içeriklere ilgisinin olduğu biliniyor. Bu da yayın kuruluşlarının uygun içerikle genç kitle ile buluşturarak yüksek etkileşimli içerikler yaratmasını sağlayabiliyor.

Diğer bir etki ise Instagram’ın ‘kar topu’ etkisi yaratan içerik algoritması. Yani Instagram’da kendi kategorisinde diğerlerine göre daha fazla beğeni toplayan içerikler, platformun keşfet kısmında daha fazla kullanıcı ile detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Sıfırdan 734 milyar dolar gelire iPhone’un on yıllık yolculuğu

Sıfırdan 734 milyar dolar gelire iPhone'un on yıllık yolculuğu

Bugünden tam 10 yıl önce, 29 Haziran 2007 tarihinde gelecek 10 yılın teknoloji dünyasını etkisi altına alacak ilk iPhone modeli Steve Jobs tarafından tanıtıldı. 10 yıl içinde milyonlarca insanın teknoloji ile ilgili düşüncelerini değiştiren ve bir cep telefonu olmanın yanı sıra günlük yaşantımızda en çok kullandığımız eşyalardan olan akıllı telefon kavramını yaratan iPhone, sadece biz kullanıcıların telefon kullanımını değil Apple’ın da işleyişini değiştirdi.

iPhone için akıllı telefon kavramını yaratan cep telefonu demenin biraz iddialı olduğunu farkındayım. Keza iPhone tanıtılmadan önce de cep telefonu pazarında akıllı telefon modelleri bulunuyordu. Fakat 2007 yılındaki akıllı telefon modellerinin bugün kullandığımız telefonlarla pek bir ilgili yoktu.

Bu nedenle iPhone için akıllı telefon kavramını yaratan model veya bugün kullandığımız akıllı telefonların atası demek yanlış olmayacaktır. Akıllı telefonlar derken sadece iPhone modellerini kastetmediğimi de ekleyeyim, iPhone sadece Apple’ın değil en büyük rakipleri de olmak üzere tüm telefon üreticilerinin akıllı telefon anlayışını değiştirdi.

Bir zamanlar sadece arama ve mesaj atmak için kullanılan akıllı telefonlar, bugün neredeyse aklınıza gelebilecek her şeyi yapabiliyor. Tabii ki akıllı telefonların bu yetenekleri mobil uygulamalar sayesinde kazandığını da unutmamak gerekir.

Bugün başla başına devasa bir pazar haline gelen mobil uygulamalar, 2017 yılındaki güçlerini iPhone’un tanıtılmasına ve uygulama ekosistemini geliştirmesine borçlular. iPhone tanıtıldıktan sonra teknoloji dünyasında pek çok şey değişti fakat bu yazımızda Apple’ın yaşadığı değişime odaklanmak istiyoruz.

iPod katili

Öncelikle bugün Apple diyince aklınıza iPhone’un geldiğinin farkındayım fakat 2007 yılında Apple dendiğinde akla iPhone değil iPod geliyordu. İnsanların müzik dinleme alışkanlıklarını değiştiren iPod, Apple’ın gelirlerinin oldukça büyük bir kısmını oluşturuyordu.

29 Haziran 2007 tarihinde Apple’ın hisse senedi fiyatı 15.75 dolardı, bugün ise Apple’ın ise Apple’ın hisse fiyatı 145.83 dolar. 2007 yılında 24.6 milyar dolar gelir ve 3.5 milyar dolar kâr elde eden Apple’ın iPhone’un liderliğinde geçen 9 yılın ardından geçtiğimiz yılı 215.6 milyar dolar gelir ve 45.7 milyar dolar kâr ile kapattı.

iPhone detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google VR reklam testlerine başladı

Google VR reklam testlerine başladı

Teknoloji devi Google’ın kuluçka merkezi Area 120 yazılım geliştiricilerine açılıyor. 2016’da şirket çalışanlarının projelerini değerlendirmek için kurulan kuluçka merkezi, artık Google çalışanı olmayan yazılım geliştiriciler de Area 120’nin sayfasını ziyaret ederek katkıda bulunmalarını sağlayacak.

Area 120’nin dışarıdan kullanıcılara açılmasının yanı sıra, ekip yeni bir deneysel ürün üzerinde çalıştığını açıkladı. Google reklamlarını sanal gerçeklikle buluşturacak olan çalışmanın adı Advr. Küp şeklinde bir reklam formatı olan Advr, reklamları sanal gerçeklik çevresinde üç boyutlu oynatacak. Kullanıcılar küpe dokunduklarından birkaç saniye sonra reklam aktif hale gelecek. Uygulamanın arkasındaki ekip, mobil VR reklam formatının, kendi VR uygulamalarından kazanç sağlamak isteyen geliştirmecilerden geldiğini söylüyorlar… detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Elon Musk, Los Angeles’ın altında tünel kazmaya resmen başladı

Elon Musk, Los Angeles'ın altında tünel kazmaya resmen başladı

Elon Musk’ın şirketlerinden olan “The Boring Company” resmen çalışmaya başladı. Elon Musk, birkaç saat önce, Godot adı verilen tünel kazma makinası ile Los Angeles’da ilk adım kazma işlemini tamamladıklarını Twitter’dan duyurdu.

No longer waiting for Godot. It has begun boring and just completed the first segment of tunnel in LA.

— Elon Musk (@elonmusk) June 28, 2017

Tünel kazma işlemi şimdilik sadece SpaceX’in özel mülkiyeti dahilinde yapılıyor ve henüz özel mülkiyet dışında kazma işlemi için resmi izinler alınmadığını da belirtelim.

Musk’ın nihai hedefinin trafik sıkışıklığını tamamen çözmek olduğu ve The Boring Company’nin amacının yer altında otomobilleri taşıyacak elektrikli patenler geliştirmek olduğunu biliyoruz. Elon Musk, bu tünel sisteminin ayrıca Hyperloop‘da barındıracağını belirtiyor.

Elon Musk geçtiğimiz hafta Los Angeles Belediye Başkanı Eric Garcetti ile ümit verici bir görüşme yaptığını belirtiyor. Garcetti, Los Angeles merkez tren istasyonlarından Union Station ile hava alanını bağlayacak ekspres bir tren yolunu da bu projeye ekletmeyi düşündüğünü söyledi.

Elon Musk’ın çılgın projelerinden birini daha hayata geçirme konusunda son derece ciddi olduğunu görmek gerçekten umut verici. Sadece gerekli izinlerin çıkması biraz zaman alacak gibi görünüyor.

The Boring Company tam olarak ne yapmayı hedefliyor diye merak içindeyseniz aşağıdaki videoyu mutlaka izleyin.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Sahaf, ikinci el kitapları kolayca alıp satabileceğiniz mobil pazar yeri

Sahaf, ikinci el kitapları kolayca alıp satabileceğiniz mobil pazar yeri

En çok okuyan toplumlardan biri olarak tanınmasak da, kitaplarla ilgili girişimler özellikle son dönemde sık sık karşımıza çıkıyor. Bunlar arasına eklenen Sahaf, hem yeni hem de ikinci el kitaplar için pazar yeri olma hedefi ile yola çıktı.

Girişim fikrini hayata geçirmek için geçtiğimiz Aralık’ta kurumsal hayatına son vererek, Sahaf projesi üzerine çalışmalara başlayan Ali Aslan projeyi yaklaşık 5 ayda geliştirmiş. Sahaf, bugün 3 kişilik bir ekip tarafından yönetiliyor. Kitap alış ve satış işlemlerini oldukça kolaylaştıran Sahaf, kullanıcı deneyimi açısından Letgo uygulamasına benziyor. Ancak Sahaf sadece listeleme yapmıyor, satış sürecini de üstleniyor.

Basit ve hızlı bir şekilde kullanılabilen Sahaf’ta kitap satmak için yapmanız gerekenler sadece satmak istediğiniz kitabın fotoğrafını çekmek ve fiyatını belirlemek. Özellikle aradığı eski kitapları bulamayanlar veya okuduğu eski kitaplarını elden çıkarmak isteyenler için başarılı bir alternatif olan Sahaf uygulaması, hem Android hem de iOS platformlarına destek veriyor.

10 günde 2 bin kitap listelendi

17 Haziran tarihinde kullanıma sunulan Sahaf’ta yaklaşık 10 gün içinde 2 binden fazla kitap listelendi. Şu an içinde 2 bin 72 kitap bulunduran Sahaf, kitapları kategorilerine göre ayırarak arama işlemini kolaylaştırıyor. Benzer uygulamalarda olduğu gibi satıcılarla mesajlaşma imkanı da sunan Sahaf’ın rakipsiz bir platform olmadığını da ekleyelim. Letgo ve Zebramo gibi uygulamalar tam anlamıyla kitap satışına yoğunlaşmasalar da, tüm eşyalar gibi ikinci el kitapları da listeliyorlar. Ancak Sahaf, sadece kitap dikeyine odaklanarak ve uygulama içinde bu dikeye özel deneyimler sunarak farklılaşıyor.

Sahaf’ta kullanıcılar satışa çıkan kitaplardan haberdar olmak için birbirini takip edebiliyor veya bir kullanıcının uygulama içinde oluşturduğu sanal sahaf dükkanını gezebiliyor. Alıverişler ise Sahaf Hesap kısmına para eklenmesi veya kredi kartı ile gerçekleşebiliyor. Sahaf ödeme altyapısı için iyzico ile çalışıyor.

Uygulama içinden gönderilen mesajlar yetkili editörler tarafından onaylandıktan sonra gönderiliyor, böylelikle olumsuz durumların önüne geçilebiliyor.

Kitap listelemeleri için ücret almayan Sahaf gelir modeli olarak komisyon modelini detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook Messenger’da chatbot’lar keşfedilebilir hale geldi

Facebook Messenger'da chatbot'lar keşfedilebilir hale geldi

Facebook Messenger üzerinde yeni chatbot keşfini kolaylaştırmak için geliştirdiği “Discover” yani “Keşfet” sekmesini devreye aldı. Şirketin geçtiğimiz Nisan’da düzenlediği F8 konferansında duyurulan bu özellik, ABD’deki kullanıcıların, işletmeler ve markalarla daha rahat etkileşime girebilmesi için bir fırsat olarak tanımlanıyor.

Tahmin ettiğiniz gibi bu özellik tamamen yeni bir bot keşfetmek üzerine kurgulanmış. Bu sekmeye girdiğinizde bot kategorilerine göz atabiliyor, botların özelliklerine bakabiliyor ve son zamanlarda etkileşime geçtiğiniz botları görüntüleyebiliyorsunuz.

Bu özellik, yeni bot keşfetme konusunda etkili olması bir yana, Facecbook’un geçtiğimiz yıl her hafta yeni özelliklerle, duyurularla yaymaya çalıştığı chatbot’lar üzerine tekrar yoğunlaşmaya başladığı anlamına da geliyor.

Facebook Messenger’da kullanılan aylık aktif 100 bin bot var

Facebook’un yapay zeka asistanı “M”, Messenger özellikleri ile donatılmaya başlamıştı fakat görünüşe göre “M” ve Messenger tamamen ayrılacak ve ayrı ayrı konumlanacaklar. Facebook’un hedefinin, yenilediği Sayfaları şirketlerin ana sayfası; ve Messenger’ı da ana iletişim noktası haline getirmek olduğunu düşünecek olursak, şirketin bu yolda emin adımlarla ilerlediğini söyleyebiliriz. Chatbot’lar da bu hedefleri destekler nitelikte geliştiriliyor.

Keşfet özelliği eklendikten sonra Messenger chatbot’ları görünür hale gelecek ve geliştiricilerin chatbot’lara olan ilgisinin devam edip etmediğini de net olarak göreceğiz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Snapchat uygulamasından kişiye özel geofilters oluşturmak artık mümkün

Snapchat uygulamasından kişiye özel geofilters oluşturmak artık mümkün

Snapchat üzerinden yapılan paylaşımların yer ve zaman verileriyle etiketlenmesini sağlayan geofilters, uygulamanın en popüler özelliklerinden biri. Öyle ki Snapchat platformunda bir günde on binlerce geofilters’ın oluşturulduğunu söylüyor ve bu özelliği daha popüler hale getirmek istiyor. Bugüne kadar kullanıcıların masaüstünden kişiye özel geofilters tasarlamasına izin veren Snapchat artık bu özelliği uygulama içinden sunmaya başlıyor.

Snapchat uygulamasının Ayarlar menüsünde göreceğiniz On -Demand Geofilters bölümünde birçok farklı durum; ya da doğum günü, düğün, tatil gibi özel günler için tasarlanmış şablona ulaşabilirsiniz. Üstelik bu şablonları metin, bitmoji ve çıkartmalarla dilediğiniz gibi süsleyebilirsiniz.

Geofilters bildiğiniz üzere konum odaklı bir yapıya sahip. Snapchat’in saat başına 5.99 dolar aldığı filtreler 1858.061 metrekarelik bir alanda kullanılabiliyor. Konum genişledikçe fiyat da artıyor. Bu arada filtreleri yaptıktan hemen sonra kullanmanız olası değil. 1 iş günü süresince onay bekleyen filtreler sonrasında Snapchat kullanıcılarının erişimine açık oluyor.

Şu an için sadece ABD’de aktif olan bu özellik, ülkelere yayıldıkça daha fazla ilgi görebilir.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Kaybolan ormanları geri getirmek için iki drone yeter mi?

Kaybolan ormanları geri getirmek için iki drone yeter mi?

Ormanlarımızın hızla yok olduğu bir dönemden geçiyoruz. Doğal afetler, doğalmış gibi görünen afetler ve tabi ki tüketim çılgınlığı nedeniyle yılda ortalama 10 milyar ağacı kaybediyoruz. Scientific American’ın yayınladığı bir araştırmaya göre çoğu analist, küresel karbon emisyon oranındaki artışın neredeyse yüzde 15’ini “ormansızlaşmaya” bağlıyor. Bir başka deyişle küresel iklim değişikliğine doğrudan katkı sağlıyoruz. (Diğer yaptığımız şeyler dolaylı olarak sayılıyor.)

Avustralyalı bir mühendis ormansızlaşmaya karşı teknolojiyi kullanarak savaş açtı ve insanların elle yapmasının mümkün olamayacağı kadar çok oranda ağaç dikerek hasarın hafifletilmesine katkı sağlayacak bir çift insansız araç (drone) geliştirdi. NASA eski mühendisinin Oxford’da kurduğu Biocarbon Engineering adındaki oluşum, sadece iki drone’la dünyayı değiştirebileceğimize dair bir ışık yaktı ve haliyle bugüne kadar adından çokça söz ettirdi.

İki drone’dan oluşan ormanlaştırma timinin görev tanımları net. İlk drone, ağaç dikmeye elverişli arazi taraması yapıyor ve arazinin 3D haritasını çıkarıyor. Sonra belirli algoritmalarla bu arazideki en uygun ağaç dikilebilecek yerleri belirliyor. İkinci drone ise bu verileri alarak saniyede 1 atış yapabilen tohum silahı ile belirlenmiş yerlere tohum atmaya başlıyor. Bu da bir çift drone’un günde 100 bin ağaç dikebilmesi anlamına geliyor. 1 yılda 1 milyar ağaç için sadece 60 takım yeterli.

Drone kullanım alanlarının sınırının olmadığını, sadece Amazon’un kargo taşımacılığı hayallerinin bizi heyecanlandırmaması gerektiğinin harika bir örneği. Sizce daha farklı ve “faydalı” nerelerde kullanılabilir drone’lar?

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

2021’de mobil uygulama dünyasının ulaşacağı hacme dair dikkat çeken veriler [Rapor]

2021'de mobil uygulama dünyasının ulaşacağı hacme dair dikkat çeken veriler [Rapor]

Uygulama analiz firması App Annie, mobil uygulama dünyasına yönelik bir rapor yayınladı. Raporda, 2016’da 1,3 trilyon dolar olan küresel uygulama ekonomisinin 2021’e yılına kadar 6,3 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Tahminlere göre büyüme en fazla Asya pazarında hissedilecek ve en fazla etkilenecek ülkenin ise Çin olması tahmin ediliyor.

Raporda, uygulama kullanıcı sayısına yönelik de tahminlere yer verilmiş. Kullanıcı sayısı 2021’e kadar 3,6 milyara ulaşması bekleniyor. Bu sayı geçtiğimiz yıl 1,6 milyardı.

Şirket, aşağıdaki grafiklerde yalnızca mobil uygulamalardan kazanılan net karın yanı sıra, uygulama içinde reklam ya da mobil ticaret gibi diğer gelir modellerinin de büyüme tahminine eklendiğini vurguluyor. Bu bağlamda küreselde 2016’de 1,6 trilyon saat olan toplam harcanan sürenin 2021’de 3,5 trilyon saate çıkması bekleniyor.

Şirket verilerine göre, 2016’da küresel anlamda kullanıcılar mobil içi reklam, mobil ticaret ve mobil uygulamalara saatte ortalama 0,80 dolar harcadılar. Ancak ülkelere göre bakıldığında tüketici davranışlarında bir hayli farklılık gözlemleniyor. Japonya’da her bir kullanıcı 2016’da saat başına 13,98 dolar harcarken, 2021’de bu miktarın 18,42 dolar olması tahmin ediliyor. İngiltere’de kullanıcı başına saat başı harcanan miktar 4,6 dolardan 11,03 dolara çıkarken, ABD’de 2,36 dolardan 4,33 dolara çıkması tahminler arasında.

Asya en büyük pazar

Şirket, mobil ticaretin mobil uygulama ekonomisindeki büyümenin lokomotifi olduğunu belirtiyor. 344 dolar olan kişi başı harcamanın, 2021’de 946 doları bulacağı öngörülüyor. Mobil ticarette en hızlı büyüyecek olan ise 3,2 trilyon doları bulması beklenen Asya pazarı. Büyümede ABD’nin 1,7 trilyon dolar, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) 1 trilyon dolara ulaşacağı değerlendiriliyor.

Raporda dikkat çeken diğer bir konu ise mobil uygulama dükkanlarının büyüme tahminleri. 2021’ye kadar en büyük adımı Google Play atacak gibi görünse de, 2016’da pazar lideri olan iOS’in 2021’de olası kazancının 60 milyar doları bulması ile yine ilk sırada olması tahmin ediliyor.

Uygulama dükkanlarında, 2016’da 50 milyar olan uygulama içi oyun sektör karı 2021’de 105 milyar dolar olabileceği kaydediliyor. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Site sakinlerine özel sosyal ağ: Komşumobi

Site sakinlerine özel sosyal ağ: Komşumobi

Aynı sitede yaşayan kullanıcılar için özel bir sosyal ağ olma hedefi ile yola çıkan Komşumobi, yıllar içinde azalarak yok olan komşuluk ilişkilerini geri getirmek istiyor. Oldukça basit bir kullanıma sahip olan Komşumobi’de tek yapmanız gerek hesabınızı oluşturduktan sonra evinizin bulunduğu siteyi seçmek.

Seçim işlemini yaptıktan sonra Komşumobi uygulamasını kullanan komşularınızla dilediğiniz gibi iletişime geçebiliyorsunuz. 2013 yılında PazarMobi girişimi ile karşımıza çıkan Kadir Yazgan tarafından yaklaşık 6 içinde geliştirilen Komşumobi, 2016 yılının Haziran ayında kullanıma sunuldu.

Şu an için 3 kişilik bir ekip tarafından yönetilen Komşumobi, sıkı Webrazzi okuyucularının yakından tanıyacağı komşular için özel sosyal ağ olan Nextdoor‘a oldukça benziyor. Durum paylaşımlarının yanı sıra etkinlik oluşturma ve anket açma gibi özelliklere de sahip olan Komşumobi, komşular arası özel mesajlaşma imkanı da tanıyor.

Sitenin yönetim ve aidat duyurularını takip etmeniz için de güzel bir alternatif olan Komşumobi, web sitesinin yanı sıra Android ve iOS platformları için mobil uygulama desteği de sunuyor. Site yönetimi için belli araçlar sunsa da Site ve apartman yönetimi yazılımları ile karıştırılmaması gereken Komşumobi, temelde bir sosyal ağ.

200 sitede kullanılıyor

Ataşehir merkezli reklam kampanyaları sayesinde, kullanıcılarının büyük bir çoğunluğunu İstanbul’un toplu konut yoğun Ataşehir ilçesinden elde eden Komşumobi 200‘ün üzerinde sitede toplamda 2000 kişi tarafından kullanılıyor. Konum bazlı reklamlara dayalı bir gelir modeli oluşturmak isteyen sosyal ağ, henüz bir yatırım almadı.

Başarılı bir girişim olsa da şu an için Komşumobi’nin en büyük problemi sadece siteler için hizmet veriyor olması. Yakın zamanda ilk tekil apartman kullanıcılarını da bünyesine katan Komşumobi, sitelerin dışına çıkarak apartmanlar arasında da popüler bir hale gelirse büyük başarı yakalayabilir.

Site sakinleri arasındaki iletişimi yönetimin asansörlere astığı duyuru kağıtlarından ileri taşımak isteyen Komşumobi, Türkiye’de daha önce farklı zamanlarda denenen bu fikri, sitelerden başlayarak daha güvenli bir şekilde hayata geçirmesiyle farklılaşabilir. Dilerseniz Komşumobi uygulamasını Android için buradan, iOS detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Instagram yorum takiplerini kolaylaştırıyor

Instagram yorum takiplerini kolaylaştırıyor

Dünyanın en fazla kullanılan sosyal ağlarından biri olan Instagram, kullanıcılarına daha iyi bir deneyim yaşatmak için biz özelliğini daha geliştiriyor. Bu özellik ile yorumlar daha kolay takip edilebilecek.

Geçtiğimiz yıl yorumlara yanıt verme ve beğenme gibi yeni özellikleri getiren Instagram, bu yeni özellikler ile kullanıcılarını bir nebze mutlu etmişti. Ancak en büyük sorunlardan biri olan yorumlara yazılan yanıtları takip etmek hala çözülebilmiş bir konu değil. Zira, kullanıcılar etiketlenmedikleri sürece kendi yorumlarına yazılan yanıtlara yönelik bir bildirim alamıyorlar.

Platform bu konuda ilk adımı attı. Yorumlara yazılan yanıtların takibini kolaylaştırmak bir çalışma başlattı. Test aşamasında olan özellik hayata geçtiğinde yorumlar uygulamada Facebook’taki yorum akışı gibi aşağıdaki gibi görünecek.

Özelliğin ne zaman hayata geçeceği henüz belli değil. Ancak hayata geçtiğinde bir çok kullanıcı ve işletme takipçileri ile etkileşime daha kolay geçebilecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

E-ticarette güven damgası hakkında merak edilenler HukukiWeb’de

E-ticarette güven damgası hakkında merak edilenler HukukiWeb'de

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın Elektronik Ticarette Güven Damgası Hakkında Tebliği Resmi Gazete’de yayımlanarak Haziran’ın ilk haftasında yürürlüğe girdi. Müşteri ve online alışveriş arasındaki güven sorununu gidermeyi amaçlayan uygulama, ilk olmasıyla, pek çok soru işaretini de beraberinde getirdi. Av. Şebnem Ahi ve Av. Sertel Şıracı HukukiWeb’in bu bölümünde konuyla ilgili merak edilenleri ele alıyor.

Programımızın tüm bölümlerine HukukiWeb bağlantısını izleyerek erişebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Google Haberler’in tasarımı yenilendi

Google Haberler'in tasarımı yenilendi

Google üzerinde en çok okunan haberleri kolayca okumanızı sağlayan Google Haberler‘in tasarımı değişti. Dünyadan, Türkiye’den ve ekonomi, magazin, teknoloji alanlarından haberler okuyabildiğiniz Google Haberler artık daha sade bir tasarımla kullanıcılarının karşısına çıkıyor.

Google bu tasarım değişikliğini şöyle tanımlıyor: “Haberleri daha erişebilir ve bulunması kolay hale getirmek için masaüstü websitesini belgelere odaklı, farklı çerçevelerden bakan ve daha fazla kullanıcı merkezli olacak şekilde yeniden tasarladık.”

Haberleri rahatça okuyabildiğiniz yeni tasarımda, Google’ın kartlarına baktığınıza haberin kaynağını, başlığını ve yayınlanma zamanını görüntüleyebiliyorsunuz. Kartlarda aynı zamanda farklı bakış açıları yakalamanızı sağlayan bilgiler ve okuduğunuz haber ile ilişkili olan başka haberler de sunuluyor. Böylece okurlar konu hakkında daha detaylı bilgiye sahip olabiliyor.

Sayfanın üst kısmına bakıldığında Google News’a yeni eklenen “Başlıklar”, ” Yerel” ve “Sizin İçin” sekmelerini görebilirsiniz. Başlıklar sekmesi haberlere göz atmanızı sağlarken, Yerel sekmesinde sadece yerel haberleri görüntüleyebiliyorsunuz. Sizin İçin sekmesi ise gösterilecek olan haberleri ilgi alanlarınıza göre şekillendiriyor.

Editörlerin Seçtikleri ise farklı haber sitelerinden bir çok haberi bir araya getiriyor. Görünen o ki, Google News okurlara yepyeni bir deneyim yaşatmak istiyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple, göz takibi yapan SMI’yı satın aldı

Apple, göz takibi yapan SMI'yı satın aldı

Apple merkezi Almanya’da bulunan ve bugüne kadar göz takibi konusunda önemli kazanımlar elde etmeyi başarmış olan SensoMotoric Instruments‘ı (SMI) satın aldı. MacRumors adlı web sitesinde ilk kez duyurulan satın alma sonrasında resmi bir açıklama yapılmazken, Apple ise soruları klasik cevabıyla yanıtladı. Bu cevap her zaman olduğu gibi Apple’ın zaman zaman küçük teknoloji firmalarını satın aldığı ve bunlarla ilgili planlarını asla konuşmadığı yönünde tekrarlandı.

1991 yılında Almanya’da kurulan ve göz takibi konusunda uzmanlaşan SMI, son yıllarda özellikle artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) konularına eğilmiş. Özellikle gözünüzü takip eden ısı haritaları ve veri odaklı çalışmasıyla da dikkat çekiyor.

Satın alma sonrasında SMI web sitesinde de bazı güncellemere gitmiş. Şirketin adres bilgileri ve yönetim kadrosu siteden kaldırılırken, hali hazırda mevcut ürünlerin listelenmesine de son verilmiş durumda. Bu da Apple’ın SMI’ı satın alarak tamamen bünyesine kattığını gösteriyor ve şirketin merkezi de Cupertino’ya taşınıyor.

Böylece SMI ve teknolojileri bundan böyle Apple’ın kendi içindeki teknolojileri geliştirmek için kullanılacak. Apple’ın son dönemde artırılmış gerçeklik ve VR konusundaki ilgisi ise bu satın almayı açıklıyor. Apple’ın SMI için ne kadarlık bir rakam ödediğinin belli olmadığını da son olarak belirtelim.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Facebook aylık 2 milyar kullanıcı barajını aştı

Facebook aylık 2 milyar kullanıcı barajını aştı

Günümüzün en popüler sosyal ağı Facebook, aylık 2 milyar kullanıcı barajını açtığını duyurdu. Geçtiğimiz Mayıs ayında yılın ilk çeyreğine ait finansal sonuçlarını açıklarken aylık kullanıcı sayısının 1.94 milyarı geçtiğini duyuran Facebook, yaklaşık 3 ay içinde 2 milyar eşiğini geçti.

Facebook CEO’su Mark Zuckerberg tarafından duyurulan gelişmeyle birlikte Facebook, rakiplerine oldukça büyük bir fark atmış oldu. Facebook’un en önemli rakiplerinden biri olan Youtube, geçtiğimiz hafta her ay 1.5 milyar kayıtlı kullanıcı tarafından ziyaret edildiğini açıklamıştı.

Her gün 750 milyon yeni arkadaş ekleniyor

Günümüzün diğer popüler platformlarına bakacak olursak Facebook’un sahibi olduğu WhatsApp 1,2 milyar (Şubat 2017), Messenger 1,2 milyar (Nisan 2017), WeChat, 889 milyon (Aralık 2016), Instagram 700 milyon (Nisan 2017), Twitter 328 milyon (Nisan 2017) ve son olarak Snapchat 255 milyon (Mayıs 2017) kayıtlı kullanıcıya sahip.

Newsroom üzerinden de bir açıklama paylaşan Facebook, sosyal ağında her gün 1 milyar kullanıcının gruplara katkı sağladığını; 175 milyondan fazla kişinin kalp tepkisini kullandığını; 750 milyon yeni Facebook arkadaşlığının kurulduğunu ve 800 milyon kişinin gönderi beğendiğini duyurdu. 2 milyar kullanıcıya ulaşmasını kişiselleştirilmiş video projesi “Good Adds Up” ile kutlayan Facebook, video arayıcılığıyla tüm kullanıcılarına teşekkür etti.

Ana platform Facebook olsa da şirketin Messenger, WhatsApp ve Instagram’a da sahip olduğunu hatırlatalım. Kısacası Youtube’un ardından 2 milyar kullanıcı barajını geçmesi beklenen diğer platformlar yine Facebook’un sahibi olduğu Messenger ve WhatsApp. Hızla büyüyen Instagram ise yakında 1 milyar aylık kullanıcı barajını geçenler listesine katılacak.

Bir süre öncesine kadar büyümesi yavaşladığı konuşulsa da Facebook’un internet.org girişimi ağın büyümeye devam etmesinde kritik rol oynuyor. Bununla birlikte Facebook, reklam gelirlerini de arttırmaya devam ediyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yoğun çalışma saatleri bel ve boyunu vuruyor

Yoğun çalışma hayatı, bilgisayar başında geçirilen uzun saatler, uzun süre ayakta veya oturarak çalışma gibi nedenlerle bel ve boyun ağrılarından şikayet edenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Fibromiyalji ağrı yapar
Modern yaşam tarzı, stres ve hareketsizlik boyun ağrısına yol açan en önemli etmenlerdir. Boyun ağrısının en sık nedeni boyun ve sırtın üst kısmındaki kas gerginlikleridir. Masada çalışırken, televizyon seyrederken ve kitap okurken uzun süre kötü pozisyonda oturmak, bilgisayar ekranının çok yüksek veya çok alçak olması, rahatsız pozisyonda uyumak ve egzersiz sırasında boyunun fazla bükülmesi gibi günlük yaşamımızdaki bazı aktiviteler sırasında vücut duruşumuzun uygun olmaması bu tip kas gerginliklerinin en önemli nedenidir. Yaygın vücut ağrısı ve sabahları yorgun uyanma gibi belirtilerle seyreden fibromiyalji (yumuşak doku romatizması) de boyun ve üst sırt bölgesinde ağrıya yol açan bir tablodur.

Çalışırken mola verin
Boyun omurgasında eklem kireçlenmesi, omurga kemikleri arasındaki disklerin bozulması, boyun fıtığı, boyun omurga kanalında daralma gibi boyun omurgası ve etrafındaki kas, bağ ve sinir köklerine ait bozukluklar da sıklıkla karşımıza çıkan boyun ağrısı nedenleridir. Düşme veya kazaya bağlı boyun kaslarında zedelenmeler, omurga kemik ve eklemlerinde zedelenmeler veya kırıklar boyun ağrısına yol açan diğer nedenlerdir. Seyrek olarak da kemik erimesine bağlı çökmeler, omurgada enfeksiyon ve tümörler de boyun bölgesinde ağrı yapan nedenleri oluşturur. Boyun ve sırt kasları gerginliklerine bağlı boyun ağrılarını önlemek için öncelikle çalışma masası, oturulan koltuk ve bilgisayarın konumu ve yüksekliğinin, uyuma ve oturma pozisyonlarının düzgün olması, uygun bir yastık seçimi gibi ergonomik düzenlemeler yapmak gerekir. Bilgisayar ile çalışılıyorsa çalışmaya sık ara verilmesi ve çalışılırken sıklıkla telefon kullanmak gerekiyorsa, kulaklık kullanılması önerilir. Boyun ağrısından korunmak için düzenli olarak boyun kasları germe ve kuvvetlendirme egzersizlerinin yapılması çok önemlidir.

Ağrınız uzun sürüyorsa doktora
Birkaç günden uzun süren ağrı ve tutukluk varlığında veya boyundan kollara yayılan ağrı veya uyuşma gibi bulgular varsa mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Bazı durumlarda boyun ağrısının röntgen, tomografi veya MR gibi görüntüleme yöntemleri veya detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Facebook TV programları için bölüm başına 3 Milyon dolar harcamayı düşünüyor.

Facebook TV programları için bölüm başına 3 Milyon dolar harcamayı düşünüyor.

Facebook, bir süredir aklında olan TV programlarını bu yaz hayata geçiriyor. Hem Netflix gibi dizi ve TV sektörünü dijitale taşıyan yayınlara hem de geleneksel olarak kalmaya devam eden kablolu TV yayınlarına rakip olmaya hazırlanan Facebook, bu sektöre girmeyi uzun süredir ertelemekteydi.

YouTube, Netflix, Amazon ve yayın pazarında premium hizmet veren diğer sistemler düşünüldüğünde Facebook bu girişiminde biraz geç kaldı diyebiliriz. Daha önce Nisan ortasında kendi yazılım geliştiricileri konferansında ve ardından 17 Haziran’da gerçekleşen Cannes Lions reklamcılık festivalinde programlarını açıklamak isteyen Facebook, ne yazık ki bu iki tarihte de herhangi bir duyuruda bulunmadı. Şu anda Facebook’un yeni TV programlarını Temmuz’da duyuracağına dair söylentiler mevcut. Yine de bu tarihin Ağustos’a ertelenme ihtimali yüksek gibi görünüyor.

Her halükarda ortaya çıkacak olan programlar iki farklı kategoride karşımıza çıkacak.

Bunlardan biri senaryosu önceden yazılmamış 3-10 dakika uzunlukta da dizilerden oluşacak. Bu dizilere 5 bin dolar ve 20 bin dolar arası bir meblağ yatıracak olan Facebook, dizilerin sahibi olmayacak. Dizileri, yayınlandıktan birkaç hafta sonra medya şirketleri, bu dizileri Facebook’un platformundan bağımsız olarak kullanabilecek ve başka platformlarda videolar üzerinden gelir elde edebilecek. Facebook bu sistem için şimdiye kadar Vox Media, BuzzFeed, Attn, ve Group Nine Media gibi birçok medya kuruluşuyla anlaştı.

Bu konuda ilgi çeken noktalardan biri de Facebook’un daha yüksek kalitede olan TV programlarını satın alacak olması.

Facebook büyük yetenek ajanslarıyla yaptığı görüşmelerde 30 dakikalık prodüksiyonlara bölüm başına 3 Milyon Dolar ödemeye hazır olduğunu belirtti. Bu da Netflix’in büyük sıçrama yaşamasını sağlayan dizi “House of Cards”a harcadığı miktara yakın. Netflix bu projeye başlangıçta bölüm başı 4.5 Milyon Dolar yatırmıştı.

Facebook ayrıca orta seviyede maliyetlere sahip senaryolu dizilerle de ilgileniyor. Üstelik maliyetler bölüm başına 6 sıfırlı rakamlara kadar ulaşabiliyor.

Facebook’un bu seviyede bir alışveriş yapmasına bir örnek vermek gerekirse; şirketin “Loosely Exactly Nicole” dizisini ikinci sezonda Facebook’ta yayınlanması için harekete geçtiğini söyleyebiliriz. MTV’nin komedi dizisi olan yapım Nicole Byer’ın hayatını ele almaktaydı detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi