Fintonic kişisel para yönetimi uygulaması için 25 milyon euro yatırım aldı

Fintonic kişisel para yönetimi uygulaması için 25 milyon euro yatırım aldı

İspanya merkezli fintech girişimi Fintonic, 25 milyon Euro’luk Seri B yatırım turunu kapattığını duyurdu. Hollanda merkezli ING grubu ve sigorta firması PSN Fintonic’e yatırım yapan önemli finans kuruluşları arasında yer aldı bu turda.

Yeni gelen yatırımın girişimin Latin Amerika başta olmak üzere yeni pazarlara açılması ve kişisel finans uygulamasının geliştirilmesi için harcanacağı belirtiliyor.

Bir kişisel finans yönetimi mobil uygulaması olan Fintonic, kullanıcılarına para yönetimi konusunda yardımcı oluyor. Halihazırda İspanya ve Şili olmak üzere iki farklı ülkede faaliyet gösteren Fintonic’in 400 binden fazla kayıtlı kullanıcısı bulunuyor.

Fintonic’in sunduğu kredi skoru hesaplama yeteneği, bağladığınız banka hesaplarınız ve kredi kartlarınızdan finansal durumunuzu analiz ediyor. Böylece sizi farklı finansal ihtiyaçlarınıza göre yönlendiriyor. Bankalar ve sigorta şirketleriyle çalışan Fintonic, müşterilerine kredi sunmuyor ancak kredi sunan ya da sigorta teklifi yapan kurumları bir pazar yeri gibi aynı çatı altında topluyor. Bunlara kendi mobil uygulaması üzerinden erişim sağlıyor. Toplam 50’den fazla firmadan farklı kredi, kredi kartı ya da sigorta ürünlerini sunan Fintonic, yapılan satışlar üzerinden komisyon alarak çalışıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Yüz yogası işe yarar mı?

Zorlu Terasevler’de hizmet veren DoctorB Clinic’in kurucusu Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur şunları söyledi:
“70 yaşında bir adam düşünün. Hayatını spora adamış ve 18’lik delikanlılara taş çıkarır bir vücudu var. Egzersizlerini aksatmamış, beslenmesine dikkat etmiş, düzenli sporla her zaman kaslarını dolgun tutmayı başarmış. Bu adamın 70 yaşında olduğunu nasıl anlarsınız? Kaç kişi yüz bölgesinden dedi acaba? Evet sizler doğru cevabı verdiniz…Şimdi çoğunuzun kafasında, “O zaman yüz bölgesindeki kasları da çalıştıralım, sarkmayalım, kırışmayalım” fikirleri oluşmuş olmalı…”

Ama sizlere kötü haber, işte o öyle olmuyor…

“Bedendeki kasları çalıştırdığınız gibi, yüz bölgesindeki kasları çalıştıramazsınız, ayrıca yüzdeki kas yapısı bedendekinden farklıdır. Zaten yüz kaslarının en önemli işlevlerinden birisi, bizlerin mimik yapmasına yardımcı olmalarıdır. Birbirlerine bağlı kas yapılarıdır. Fakat bedendekiler öyle değildir. Dolayısıyla siz, sözüm ona yüz bölgesine özel egzersizlerle, yüz kaslarını çalıştırayım derken, çok daha fazla sarkma ihtimali yaşamanız muhtemeldir. Dikkat ediyorum medyada son dönemlerde yüz yogası, antiaging yüz egzersizleri gibi konunun uzmanı olduğunu söyleyen ve bir takım kurslar veren kişiler var. Beni sosyal medyadan takip edenler çok iyi bilir, Uzak Doğu’ya sıklıkla seyahat ederim. Bu kişiler genellikle Uzak Doğu masajı altında bu işi isimlendiriyorlar. Fakat benim Uzak Doğu’da gördüğüm masajların çoğu, ciltteki kan dolaşımını artırmaya yönelik, tıpku bizim Zorlu DoctorB Clinic’ te yaptığımız bambu masajı gibi. Yani kan dolaşımı, rahatlama ve dolayısıyla tazelik kazandırmadan öteye geçilemez. Ama yüzdeki kasları gerçekten zorlar ve gelişmesine yönelik tetikleyici bir hareketi sürekli yaparsanız ve hatta mimik hareketlerinin ters yönünde bir zorlayıcı kuvvet uygularsanız, sarkmanız olasıdır.Bugün çok çok iyi bildiğimiz bir şey var. Yüz kaslarımız ve bunları kullanarak oluşturduğumuz mimikler evet cildimizin kırışmasına neden oluyor. Şimdi o zaman fazla mimik yapmayayım diyenler olacaktır.”

Mimiklerimiz bizi biz yapan hareketlerdir. Biriciklerimizdir.

“Üst yüz bölgesi dediğimiz alan yani göz çevresi, kaşlar ve alın, sıklıkla mimik hareketlerinden, orta yüz bölgesi hacim kaybından ve alt yüz bölgesi ise sarkmadan dolayı yaşlanma belirtilerini gösterir.
İşte imdadımıza koşacak detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

P&G ve Unilever dijital reklam maliyetlerini kısıyor

P&G  ve Unilever dijital reklam maliyetlerini kısıyor

Hızlı tüketim malları alanında faaliyet gösteren gösteren, dünyanın en büyük şirketlerinden P&G ve Unilever, 2017 reklam bütçelerini ve dijital reklam alanlarını bir hayli daralttı. Zira, 2016 Ocak-Mayıs döneminde 1459 sayfada reklam veren P&G, 2017’nin aynı döneminde reklam verdiği alan sayısını 978’e düşürdü. Unilever ise aynı zaman diliminde reklam verdiği alan sayısını 666’dan 540 sayfaya düşürdü.

P&G, 2016 – 2017 yılları arasında reklam harcamalarında, aralarında Yahoo News, BuzzFeed ve Reuters’un da olduğu 712 haber sitesine reklam vermişti. Ancak MediaRadar‘ın haberine göre, şirket 2016 yılına kıyasla şirket, haber sitelerindeki reklam alanında %79’luk bir azalmaya gitti. Tablo Unilever için de aynı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla NBC News, Health and Time gibi sitelere reklam veren şirket, bu sayıyı 155’e düşürdü.

Aslında reklam harcalamarı her geçen yıl biraz daha dijital dünyadan televizyona kayıyor. eMarketer‘e göre, reklam verenler bu yıl ABD’de televizyon reklam harcamalarına toplam 72 milyar dolar yatırım yapacak. Ancak TV’nın toplam reklam harcamalarındaki kendi payının 2021’e kadar %35,2’den %30,8’e gerilemesi bekleniyor.

Dijital kanatta ise şirketlerin reklam harcamalarını arttıracağı tahmin ediliyor, ABD’de 83 milyar dolar olan dijital reklam harcamalarının, 2021 yılında 129,23 milyar doları bulacağı öngörülüyor.

Markalar daha şeffaf bir yapı bekliyor

MediaRadar’ın CEO ve kurucu ortaklarından Todd Krizelman’a göre reklamcılar ajanslardan, yayıncılardan ve teknoloji partnerlerinden daha şeffaf olmalarını bekliyorlar. Bu beklentinin son aylarda daha arttığı belirtiliyor. Öyle ki, Unilever’in CMO’su Keith Weed, geçtiğimiz günlerde Cannes Lions’ta düzenlenen bir panelde bu konudaki kaygılarını belirtmişti. Weed, markaların otomatik reklam satın alma konusunda daha dikkatli olmaları yönününde bir uyarıda bulunmuştu. Öte yandan panelde, belirsiz dijital tedarik zincirinden de emin olmaları gerektiğinin altını çizmişti.

Aynı şekilde dünyanın en büyük reklam veren şirketi P&G’nin de bu yöndeki kaygıları büyük. Şirketin üst düzey marka yöneticisi, mart ayında katıldığı bir konferansta karışık ajans kontratları ve dijital reklamın belirsizliği nedeniyle kaygıları olduğunu aktarmıştı.

P&G ve onun ezeli rakibi Unilever dijital dünyada detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

MIT, şehir içi ulaşım için hem uçan hem de karada giden drone projesi üstünde çalışıyor

MIT, şehir içi ulaşım için hem uçan hem de karada giden drone projesi üstünde çalışıyor

MIT tarafından üzerinde çalışılan yeni bir konsept şehir içi taşımacılığında drone’ların daha sık kullanılmasını hedefliyor. Massachusetts Institute of Technology‘nin üzerinde çalıştığı bu proje hem kara yolunda tekerlekleriyle yol alabilen hem de istenildiği anda uçabilen bir yapıda tasarlanmış.

MIT bünyesinde faaliyet gösteren Computer Science and Artificial Intelligence Laboratory (CSAIL) tarafından üretilen projenin bir replikası da tasarlanmış. Buna göre tamamen otonom şekilde sürücüsüz olarak yönetilecek olan drone’lar, belli rotaları izlerken kimi zaman karadan kimi zaman da havadan seyrini sürdürecek. Uçan otomobilden fazlası olan proje, hem şehir içi toplu taşımacılığı kolaylaştırması hem de trafiği azaltmayı amaçlıyor.

Şimdilik sadece örneklem olarak üretilen küçük boyutlarla konsepti kurulan ve test edilen bu projenin yaygınlaşması, drone’ların insan taşımacılığında yavaş yavaş kullanılmaya başlanacak olması da gelecek konusunda hepimizi heyecanlandırıyor.

Hele ki bu drone projesini İstanbul gibi illerimiz için düşündüğümüzde ileride boğazın üstünde insan taşıyan drone’lar görmek bir hayli heyecan verici olacak, drone köprüden kara yoluyla geçmeye ya da havalanarak karşı yakaya geçmeye kendi yapay zekasıyla trafik durumu ve harcayacağı enerji miktarına göre karar verecek. Hemen aşağıdan MIT’nin hazırladığı bir konsept videoyu izleyebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Apple’ın eski mühendislerinin kurduğu ve 50 milyon dolar yatırım alan girişim Pearl Auto kapanıyor

Apple'ın eski mühendislerinin kurduğu ve 50 milyon dolar yatırım alan girişim Pearl Auto kapanıyor

Apple’ın eski mühendisleri tarafından kurulan ve RearVision adını alan ilk ürünleri akıllı plakayı geçtiğimiz yıl paylaştığımız Pearl Auto, kapatılacağını duyurdu. Pearl bu ilk ürünü RearVision ile geri görüş kamerası bulunmayan otomobillere sunduğu özel bir yapıyla akıllı telefonlarını araçları için geri görüş kamerasına çevirebilecekleri özel bir plaka çerçevesi sunuyordu.

Pek çok kaynaktan doğrulanan kapanma haberine dair henüz Pearl’ün web sitesinde resmi olarak yer verilmemiş olsa da, girişimin kapanmasının sebebi mali yapının bozulmasına bağlandı. Açıklamalara göre Pearl’ün tanesini 499 dolara satmaya çalıştığı akıllı geri görüş kamerası düzeneği oldukça pahalı ve bu yüzden neredeyse hiç sipariş almıyor. Bunun yanında ise bu ürünün yüksek maliyeti ve diğer masraflar şirketi döndürebilecek noktadan çok uzaklaşmış. Şu anda web sitesine giren ziyaretçiler ürünü satın almaya çalıştıklarında ise ürünün stoklarda yer almadığını görüyor.

Eskiden Apple’da çalışan 3 mühendis tarafından kurulan şirketin çalışan sayısı bir dönem 2017 yılının Ocak ayında 70 kişiye kadar çıkmıştı. Bu çalışanların 50 tanesi ise eskiden Apple’da çalışmış kişilerdi. Bu çalışan yapısının da mali yapının bozulmasında payı olduğunu söylememiz sanırım mümkün. Pearl, Haziran 2016’da 50 milyon dolarlık bir Seri A yatırım almıştı. Batan girişimin yatırımcıları arasında Accel Partners, Shasta Ventures, Venrock ve Wellcome Trust da bulunuyordu.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Goldman Sachs, Marcus ile 1 milyar dolarlık kredi dağıttı

Goldman Sachs, Marcus ile 1 milyar dolarlık kredi dağıttı

Dünyaca ünlü yatırım bankası Goldman Sachs, Ekim 2016’da kurduğu online kredi girişimi Marcus’un meyvelerini toplamaya çoktan başladı. Marcus.com üzerinden sadece ABD’deki müşterilere bireysel ihtiyaç kredileri sunan platform, ihtiyaç sahiplerine 3 bin 500 dolar ile 30 bin dolar arasında mikro krediler sunuyor. 24 ile 72 ay arasında farklı vadelerle verilen kredilerin toplam hacminin ise 1 milyar doları aştığı duyuruldu.

Goldman Sachs’ın CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Lloyd Blankfein, 2017 yılının sonunda ise 2 milyar dolarlık kredi satışına ulaşacaklarını tahmin ettiklerini açıkladı. Goldman Sachs her ne kadar kurumsal müşteriler odaklı bir yatırım bankası olarak bilinse de, online olarak girdikleri bireysel pazarda da etkilerini Marcus projesiyle bir hayli artırmayı başardı. Goldman Sachs’ın Marcus projesi için çalışan kişilerin profili de bir hayli farklı. Onlar diğer yatırım bankacıları gibi giyinmiyor ve onlar gibi çalışmıyor, kısacası Marcus için çalışan ekip işe kot ile gelebiliyor. Goldman Sachs gibi bir kurumun kanatları altında olsa da, Marcus’un hem iş süreçleri hem de kültür olarak önemli başarımlar elde ettiğini söylememiz mümkün.

Marcus projesinin isim babası ise Goldman’ın kurucusu Marcus Goldman’dan başkası değil. Başarılı gidiyor gibi gözüken projenin kısa bir süre önce başlayan reklamları ise Goldman Sachs’ın bu dijital kredi projesine daha çok yatırım yapacağının haberi gibi gözüküyor. “Debt happens” konseptiyle yayınlanan bir reklamlarının örneğini hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Leauge of Legends için İstanbul’a 10 milyon TL’lik sunucu yatırımı

Leauge of Legends için İstanbul'a 10 milyon TL'lik sunucu yatırımı

Dünyada ve ülkemizde en popüler eSpor oyunlarından birisi olan League of Legends‘ın yapımcısı Riot Games, yaptığı önemli bir yatırım ile sadece ülkemiz için sunucu kurulumunu gerçekleştirdi. Riot Games’in yaptığı resmi açıklamayla ortaya çıkan gelişmeye göre artık oyunun sunucuları İstanbul’da olacak. Bundan önce Türk oyuncular genellikle AB Batı, AB İskandinav veya Doğu sunucularında oyun oynuyordu. Şimdi ise, Türkiye sunucularının açılmasıyla birlikte oyuncular performans ve ping değerleri açısından çok daha kaliteli ve hızlı bir oyun deneyimi yaşama fırsatı bulabilecek.

Türkiye’de bir ofisi bulunan Riot Games, yaptığı açıklamada ilk günden bu yana yerel sunucuların hayalini kurduklarını ancak bunların hem maliyetler sebebiyle hem de alan sebebiyle hemen gerçekleşemediğini de aktardı. League of Legends sunucularının standart ekipmanlardan oluşmadığını, bu sunucuların özel sipariş üzerine ve özel parçalarla üretilen yapılar olduğunu düşündüğümüzde Riot Games’in Türkiye’ye ciddi bir yatırım yaptığını da söylememiz mümkün. Riot Games de bu durumun farkında ve açıklamalarına göre hem şehir merkezinde bir yer hem de güvenli ve gerekli fiziksel alan ihtiyaçlarını karşılamak için ciddi yatırım yapıldığı ifade ediliyor. Bununla birlikte sunucular ve bunların Türkiye’ye ithalatı ve vergileri de Riot Games’in katlandığını açıkladığı maddi külfetler arasında gösterilmiş.

10 milyon TL’lik League of Legends yatırımı

Riot Games Türkiye Ülke Müdürü Bora Koçyiğit tarafından yapılan açıklamaya göre, Riot Games’in bu sunucu kurulumları için ülkemize yaptığı yatırımın toplam miktarı ise tam 10 milyon TL. 5 yıl önce kurulan Riot Games Türkiye ofisi böylece oyunu yerelleştirme konusunda belki de en önemli bir başka adımı atarak Türk oyunculara çok daha hızlı bir oyun deneyimi sunmaya başladı.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Cannes Lions´ta Grand Prix alan 16 çalışma

Cannes Lions´ta Grand Prix alan 16 çalışma

Reklam ve iletişim dünyasını buluşturan Cannes Lions Yaratıcılık Festivali geçtiğimiz günlerde sona erdi. Sektörün en prestijli etkinliği olarak kabul edilen ve bu sene 64. kez düzenlenen festival 15 bin katılımcıyı ağırladı.

Yaklaşık 41 bin yaratıcı çalışmanın yarıştığı festivalde Fearless Girl ve Meet Graham, festivalin en değerli ödülü olarak kabul edilen Grand Prix’i en fazla kucaklayan çalışma oldular. Gelişen teknoloji, değişen trendler yaratıcılıkla buluşurken, bunların her geçen yıl ödül alan kampanyalara daha fazla entegre olduğunu görüyoruz. Cannes Lions’ta VR teknolojisinden, yapay zekaya bir çok teknolojinin de yer aldığı 16 Grand Prix alan çalışmayı bir araya getirdik.

Cyber / Health and Wellness

MEET GRAHAM
TRANSPORT ACCIDENT COMMISSION VICTORIA
CLEMENGER BBDO MELBOURNE

Digital Craft

BJÖRK
NOTGET VR

Creative Effectiveness

BVAN GOGH’S BEDROOMS: LET YOURSELF IN
ART INSTITUTE OF CHICAGO
LEO BURNETT CHICAGO

Integrated /Promo And Activation

BOOST YOUR VOICE
BOOST MOBILE
180LA, Santa Monica

Outdoor /Glass Lions / PR

FEARLESS GIRL
STREET GLOBAL ADVISORS
McCANN NEW YORK

Product Design

PAYPHONE BANK
TIGO-UNE
GREY COLOMBIA, Bogotá

Cyber

ALAND INDEX / BALTIC SEA PROJECT
THE BANK OF ÅLAND
RBK COMMUNICATION, Stockholm

DID YOU MEAN MAILCHIMP?
MAILCHIMP
DROGA5, New York / MAILCHIMP, Atlanta Grand Prix

Direct

GOOGLE HOME OF THE WHOPPER
BURGER KING
DAVID, Miami

Medya

INNOVATING SAVING
JET.COM
R/GA, New York

Design

THE UNUSUAL FOOTBALL FIELD
AP (THAILAND) PUBLIC COMPANY LIMITED.
AP THAILAND, Bangkok / CJ WORX, Bangkok

Entertainment

BEYOND MONEY
SANTANDER BANK
MRM//McCANN SPAIN, Madrid

Innovation

THE HUMANIUM METAL INITIATIVE
IM SWEDISH DEVELOPMENT PARTNER
ÅKESTAM HOLST, Stockholm / GREAT WORKS, Stockholm

Promo and Activitation

BOOST YOUR VOICE
BOOST MOBILE
180LA, Santa Monica

Creative Data

CARE COUNTS
WHIRLPOOL
DIGITASLBI, Chicago

Outdoor

CANNABIS, GLORIA STEINEM & DOROTHY PITMAN HUGHES, GUNS,
MUHAMMAD ALI, PUTIN, SONOGRAM, PRINCE, SATURDAY NIGHT LIVE, HANDS UP
TWITTER, detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Türkiye, 2016 yılında 175 milyon dolarlık baharat ihraç etti

Anadolu topraklarında yetişen otlar ve baharatlar, dünyanın 150 ülkesinde hem insanlara şifa kaynağı oluyor, hem de dünya mutfaklarında hazırlanan yemeklere tat ve lezzet katıyor.

Sofralara tat katan baharatların ihracatında Ege lider
Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre, Egeli ihracatçılar, 2016 yılında baharat ihracatından 137 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı.
Türkiye’nin baharat ihracatı 2015 yılında ise; 153 milyon dolar olmuştu. Baharat ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 14 artış gösterdi.
Dünya genelinde sağlıklı beslenmenin yükselen değer oluşu Türk baharatlarına olan ilgiyi her geçen gün arttırıyor.

Baharat ihracatında kekik, defne ve kimyon zirvede

Baharat ihracatında ilk iki sırada kekik ve defne yer alıyor. Türkiye, defne ve kekik üretiminde aynı zamanda dünya lideri. Yemeklere lezzet katan kekik ihracatından Türkiye, 2017 yılında 60 milyon 750 bin dolar döviz elde etti.
Kekik ihracatını, yemeklere tat veren başka bir baharat defne yaprağı izledi. Türkiye, 2016 yılında defne yaprağı ihracatından 40 milyon 169 bin dolar kazandı.
Özellikle et yemeklerinin vazgeçilmezi olan kimyon, baharat ihracatında listenin üçüncü basamağında yer buldu. Türkiye, 2016 yılında 11 milyon 138 bin dolarlık kimyon ihraç etmişken, 2017 yılında yüzde 106’lık rekor artışla 23 milyon 20 bin dolarlık kimyon ihraç etme başarısı gösterdi.
Soğuk algınlığına karşı en çok tükettiğimiz şifa kaynağı olan adaçayı ihracatımız ise 7 milyon 713 bin dolar oldu.
Baharat ihracatında ABD zirvede

Türkiye’nin baharat ve şifalı otlar ihracatında Amerika Birleşik Devletleri lider durumda. 2015 yılında 22 milyon 162 bin dolarlık baharat ve odundışı orman ürünleri ihraç ettiğimiz ABD’ye ihracatımız 2016 yılında yüzde 26 artış gösterdi.
Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılan baharat ve odundışı orman ürünleri ihracatının yüzde 91’ini Ege İhracatçı Birlikleri üyeleri gerçekleştirdi. Bu başarıda Ege İhracatçı Birlikleri’nin 1998 yılından bu yana Türkiye Milli Katılım Organizasyonu’nu düzenlediği ABD’nin en büyük gıda fuarları arasında yer alan Summer Fancy Food Show Fuarı’nın büyük payı var.
ABD’ye ihracatta 13 milyon 145 bin dolarlık tutarla kekik ilk sırada yer alırken, kimyon ihracatı 4 milyon 506 bin dolar, anason 4 milyon detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Instagram’ın sınırlı kişiyle teste başladığı içerik paylaşım özelliği: Favorites

Instagram'ın sınırlı kişiyle teste başladığı içerik paylaşım özelliği: Favorites

Instagtam, bir yıldan uzun süredir üzerinde çalıştığı ve ‘Favoriler’ olarak adlandırdığı yeni bir özelliği küçük bir grupla test etmeye başladı. Favoriler hayata geçtiğinde kullanılar istedikleri fotoğraflarını ve Instagram hikayelerini yalnızca bu listeye eklenen arkadaşları ile paylaşabilecek.

Favorileri ‘yeşil rozet’ temsil edecek

Kullanıcılar, Favoriler özelliği ile ilk olarak kendi özel listesini oluşturup, özel içeriklerini görmelerini istediği kişileri yeşil renkli yıldız rozete dokunup, bu alana ekleyebilecek. Kişiler listeye eklendiklerine ya da listeden çıkarıldıklarına dair bir bildirim almayacaklar.

Instagram kullanıcısı hedef kitle ile içeriğini herkese açık ya da direkt mesaj göndermek yerine bu şekilde paylaşabilecek. Kişiler Favoriler’de olduklarını akışlarındaki yeşil rozetli içeriği gördüklerinde anlayabilecek. Listeye girebilmek için davet gönderemeyecekler. Listeden çıkarıldıkları durumda ise daha önce gördüğü içerikler erişilebilir olamayacak.

The Verge‘e konuşan Instagram’ın ürün sorumlusu Robby Stein, Instagram’da kullanıcıların kendi küçük gruplarını kurduklarını ve bu ihtiyacı karşılamak için böyle bir yenilemeye gittiklerini belirtiyor. Instagram’ın en iyi sürümünün, bağlı kullanıcıların bağlı olduğu kişilere daha yakın hissettiğini yer olduğunu söylüyor.

Sosyal ağların arkadaş listesi oluşturmaya yönelik yaptığı uygulamalar aslında kullanıcılardan hiç bir zaman tam bir not alamadı. Son olarak YouTube’un, mobil uygulamasına ekleyeceği mesajlaşma özelliğindeki ‘arkadaşlık diyagramı’nın kimleri kapsadığı konusunda soru işaretleri olabileceğini sizlerle paylaşmıştık. Ancak sosyal ağın yapısı gereği böyle bir özelliğin Instagram kullanıcılarının beklentilerini ve ihtiyaçlarını karşılayacağı ve hayata geçtiğinde de hesap ayarı özel olan birçok kişinin hesaplarını herkese açacağı tahmin ediliyor.

Instagram bu yeni özelliğini önümüzdeki aylarda hayata geçirmesi planlanıyor. Listeye eklenecek kişi sayısında bir sınırlama olmasa da şirket listelerin 10 ila 30 kişi arasında olacağını tahmin ediyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Oleg Cassini’nin 2020 hedefi Türkiye’de 50 mağaza

Türkiye’deki gelinlik ve abiye pazarına 2010 yılında giriş yapan yarım asırlık Amerikan markası Oleg Cassini, ülkenin potansiyellerine yönelik çizdiği yol haritası sayesinde kısa süre içerisinde ismini duyurdu. Bu yılbaşı itibarıyla büyümesine hız veren firma, ilk 6 ayda yaptığı 6 yeni açılışla, toplam 17 mağazaya ulaştı. Oleg Cassini CEO’su Jeff Zelenko’nun verdiği bilgiye göre, Oleg Cassini’nin hedefi yılsonunda Türkiye’nin en az 20 noktasında olmak ve yüzde 70 büyümek.

Oleg Cassini 2017 süresince Türkiye’de toplam 5,5 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyor. Yılsonunda çalışan sayısı 350’yi geçecek. 2018 itibarıyla her yıl 10’ar mağaza açmak isteyen şirketin 2020 hedefi ise 50 mağazaya ulaşmak.

Hedef yılda 120 binden fazla parça satmak

Bugün İstanbul, Ankara, Bursa, Samsun, İzmit, İzmir, Adana, Mersin ve Antalya’da mağazaları bulunan Oleg Cassini’nin hedefi Anadolu’daki mağazalarının sayısını artırmanın yanı sıra mevcut mağaza başına satışı da yükseltmek. Zelenko bu alandaki hedeflerini, “Hızla olgunlaşan ve pazardaki yerini giderek sağlamlaştıran bir marka olmamız, fiyat aralıklarımızın genişlemesi ve agresif pazarlama çalışmalarımız sayesinde satışlarımızın da artmasını bekliyoruz” sözleriyle ifade etti.

Zelenko’nun öngörüsü ise şu şekilde: “Bu yıl 7 bin gelinlik, 20 – 25 bin kadar da abiye satacağımızı öngörüyoruz. 2020’de gelinlikte 20 – 25 bin, abiyede ise 100 bini aşmayı umuyoruz.”

Gelinlik tedarikinin yüzde 25’i iç pazardan

Farklı ülkelerde üretim tesisleri bulunan Oleg Cassini, Türkiye’de sattığı gelinliklerin yüzde 25’ini abiyelerin ise yüzde 40’ını iç pazardan tedarik ediyor. Jeff Zelenko, Türkiye’de üretim yapmaya da sıcak baktıklarını ve gelecekte mevcut tedarikçileriyle birlikte yatırım yapma kararı alabileceklerini belirtiyor.

Ortadoğu’ya Türkiye’den açılacak

Oleg Cassini’nin Türkiye operasyonu, gelecek yılın sonlarına doğru Ortadoğu bölgesinde franchise vermeye başlayacak. Türkiye’nin global hedefleri doğrultusunda önemli bir nokta olduğunun altını çizen Zelenko, “Türkiye’den sonraki rotamız Kuzey Afrika, Rusya, Ukrayna ve Ortadoğu olacak” diyor.

Marka bilinirliği yüzde 68’e çıktı

Oleg Cassini’nin başarısının ardında yatan sebeplere yönelik konuşan Jeff Zelenko, Türkiye’ye yeni bir konsept tanıttıklarının altını çiziyor: “Türkiye’deki gelin adaylarının alışkanlığı gelinliklerini terziye diktirmek. Ancak biz Türkiye’de yepyeni detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Facebook’un test etmeye başladığı yeni özellik: Video önerileri

Facebook bir süredir kendi platformu içinde videoları öne çıkarıyor. Ancak mobil uygulama içinde video sekmesini yenilemesi, video içerikleri seven kullanıcıların ilgisini çekmeye çalıştığını gösteriyor. Öyle ki bu hamle ile Facebook video alanında gerçekten efsane haline gelmiş YouTube’tan rol çalmaya çalışıyor olabilir.

Şu an için sadece Hindistan’daki kullanıcılara açık olan bu özelliğin sonu umarız Facebook hikayeler gibi olmaz. Bu yeni özellikten bahsetmek gerekirse hem arkadaşlarınızdan hem de takip ettiğiniz sayfalardan sonu gelmeyen bir yayına maruz kalacağınızı söyleyebiliriz. Arkadaşlarınızın sadece kendi paylaşımlarını değil aynı zamanda beğendiği ve paylaştığı videoları da görebileceğiniz bu sistem şimdilik Android işletim sisteminde mevcut. Tüm bunlara ek olarak Eğlence, Komedi, Yaşam Tarzı, Hayvanlar, Sporlar ve Haberler gibi kategorilere ayrılan videoları aynı isimdeki butonlara basarak izleyebilmeniz mümkün..

Geri dönüp Facebook’un videolarla ilişkisine bakacak olursak Facebook’un mobil tarafta video sekmesini ilk olarak 2016 Nisan aynıda yayına aldığını hatırlayabiliriz. Bu sekmenin önceliği kullanıcıları canlı yayın yapmaya teşvik etmekti. Kullanıcılar Canlı Yayın için Instagram’ı tercih etmeye başlamış olsa da Facebook bu video içerik konusundan vazgeçmeyecek gibi görünüyor.

Bu yeni kategorilere bakıldığında ise yüklenen videoların çok da yeni olmadığı gözlemleniyor. Burada da Facebook’un YouTube’un açtığı yolda ilerlediğini ve ilgi alanlarına göre kişilerin arama geçmişine ve arkadaşlarına göre videolar önerdiğini görüyoruz.

Aslına bakarsanız, Facebook video tarafında güçlü bir şekilde ilerleyecek gibi görünüyor. Öyle ki videolar özelinde ilk çeyrekte 8 Milyar Dolar hasılat elde etti. Dolayısıyla Snapchat’ten sonra Facebook’un yeni rakibi YouTube olacak gibi görünüyor. Tüm bunlardan yaptığım çıkarım belki biraz klişe olabilir ancak video içerik, yükselmeye devam ediyor!

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Teşekkürler Kazım Koyuncu

2005 yılında henüz 33 yaşındayken kanser tedavisi gördüğü hastanede “teşekkürler dünya” diyerek hayatını kaybeden Kazım Koyuncu, kısa müzik yaşamında Karadeniz şarkılarını tüm Türkiye’nin kalbine taşıyan isim oldu. Dijital müzik platformu Spotify, ölümünün 12’inci yılında dillerden düşmeyen Kazım Koyuncu şarkılarını müzikseverler ile paylaştı

Kendisine “kuzeyin güler yüzlü çocuğu”, “şair ceketli çocuk” gibi tanımlamalar yakıştırılan Kazım Koyuncu, iki tutkusu olan Karadeniz müziği ile Rock müziğini harmanlayarak kendi tarzını yarattı. 2001 yılında müzikseverlerle buluşan ilk solo albümü Viya! ile dikkatleri çeken sanatçı, o dönemin sevilen dizisi Gülbeyaz’ın müzikleri ile tüm Türkiye’nin kalbinde taht kurdu. Karadeniz ve Rock müziğinin sentezlendiği, kendisinden sonra gelen pek çok yeni müzik çalışmasına da ilham veren Koyuncu, ölümünden 1 sene önce yayınladığı Hayde albümü ile Türk müzik tarihinin unutulmaz isimleri arasında yer aldı. Sadece yarattığı özgün tarzı ile değil; duyarlı kişiliğiyle de sevenleri ile farklı bir bağ kuran Kazım Koyuncu’nun eserleri ölümünün 12’inci yılında dillerden düşmemeye devam ediyor. işte Spotify’da en çok dinlenen Kazım Koyuncu şarkıları:

  • İşte Gidiyorum (Hoşça Kal)
  • Ayrılık Şarkısı
  • Gelevera Deresi
  • Ben Seni Sevduğumi
  • Hayde
  • Ella Ella
  • Divane Aşık
  • Narino
  • Didou Nana
  • Uy Aha

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Dünya’da 29.5 milyon insan uyuşturucu bağımlısı

Uyuşturucuya karşı topyekün mücadele şart
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından belirlenen 26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü dolayısıyla uyuşturucuyla mücadele dünyanın ortak gündemi oldu. BM bu güne özel açıklanan raporda dünya üzerinde 29,5 milyon uyuşturucu bağımlısının olduğu bildirdi. Yine bu rapora göre 250 milyon insan da hayatında bir kere uyuşturucu denemiş. Merak, sınırlarını aşma çabası, özenti, duygusal boşluk içerisinde olan gençleri bekleyen en büyük tehlike uyuşturucu. Özellikle son zamanlarda kullanımı giderek artan sentetik uyuşturucuların ilk kullanımı dahi ölüme yol açabiliyor. Uyuşturucu, kullanan kişide fizyolojik, psikolojik ve sosyal anlamda ciddi yıkımlar meydana getiriyor. Yanı sıra toplumsal, ekonomik birçok zarara yol açıyor. Devlet, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, emniyet ve ailelerin topyekun mücadele etmesi gereken bu tehlikeye karşı Yeşilay, önleme, koruma ve rehabilitasyon çalışmalarıyla dünyaya örnek oluyor.

Uyuşturucu sorunu hepimizin ortak meselesi
Uyuşturucu bağımlılığı sadece kullananı değil, ailesini, çevresini de son derece olumsuz etkileyen bir hastalık. Uyuşturucu kullanım oranlarının artış sebepleri ve bununla mücadele için yapılacakların herkesin ortak meselesi olduğunu ifade eden Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, “Devletin idarî tedbirlerle ve kolluk kuvvetleriyle yürüttüğü bir mücadele var. Son zamanlarda yapılan operasyonlar, ele geçirilen yüklü miktarda uyuşturucu binlerce gencimizin hayatını kurtarıyor. Yanı sıra tedavi alanında yapılan, arzı azaltan uygulamalar da her geçen gün daha da gelişme gösteriyor. Aynı zamanda toplumun duyarlı kesimlerinin bir araya geldiği sivil kuruluşlar da değişik vasıtalarla uyuşturucu ile mücadele etmekteler. Uyuşturucu maddenin ekonomik ve siyasal boyutu da unutulmamalı. Ortada dönen rantın büyüklüğü ve uluslar arası ayağı çok güçlü yapılarla mücadeleyi gerektiriyor” diye konuştu.

YEDAM sayısı 10’a çıkarılacak
Uyuşturucu bağımlılığına karşı önleme, koruma ve rehabilitasyon çalışmalarını Türkiye geneline yaygınlaştırdıklarını belirten Prof. Öztürk, “Türkiye geneline yaygınlaştırdığımız eğitimlerle anaokulundan yetişkin dönemine kadar herkes kendi yaş gruplarına göre bilgi sahibi oluyor. Türkiye genelinde başlatmış olduğum bağımlılık önleme temelli Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı dünyada benzeri olmayan dev bir çalışma. Bugüne kadar TBM ile 11 detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Vodafone Red’liler bayram ve yaz boyunca ayrıcalıklarla dolu tatilin keyfini çıkaracak

BAYRAMDA VE YAZ BOYUNCA ÇEŞME VE BODRUM’UN YAZLIK MEKÂNLARINDA VODAFONE RED’LİLERE %50 İNDİR

Dijitalleşmeyi bireyler için kolay ve erişilebilir kılmayı hedefleyen Vodafone Red, Ramazan Bayramı ve yaz boyunca abonelerinin hayatını kolaylaştırmaya devam edecek. Ramazan Bayramı ve yaz tatilini yurtiçinde geçirmeyi planlayan Vodafone Red’liler, Vodafone’un sunduğu ayrıcalıklarla tatil keyfini katlayacak ve hem bayramın tadına varacak, hem de yaz gibi yaz yaşadıklarını hissedecek. Buna göre, Vodafone Red aboneleri, Çeşme ve Bodrum’da popüler restoranlarda %15’e varan, seçkin plaj girişlerinde de %50 indirimlerden yararlanabilecek. Bu yıl hizmetlerine yazlık mekânları da ekleyen Vodafone Red Mobil Destek Ekibi ise Bodrum, Marmaris, Kuşadası, Fethiye, Didim ve Çeşme’de akıllı telefonu arızalanan Vodafone Red’lilerin yanında olacak.

Vodafone Red’lilere bayram ve yaz boyu ayrıcalıklı seyahat deneyimleri

Vodafone Red’liler yazlık mekânlardaki ayrıcalıklarına ek olarak, uçtan uca sunulan ayrıcalıklı seyahat deneyimlerine de devam edecek. Buna göre, diledikleri otelde Hotels.com’dan yapacakları %10 indirimli rezervasyonları ile yerlerini ayırtabilecek; havaalanına VIP Transfer ile transferlerini gerçekleştirdikten sonra, ücretsiz hızlı geçiş ile sıra beklemeden geçip lounge’da uçuşlarını bekleyerek ve ulaştıkları yerde Budget’tan %50 indirimle araba kiralayarak, tatil keyiflerinin her aşamasında ayrıcalıklardan faydalanabilecekler.

Engin Aksoy: “Sunduğumuz ayrıcalıklarla Red’li abonelerimizin her anlarında olduğu gibi bayram ve yaz tatillerinde de yanındayız”

Vodafone Red’in ayrıcalıklarla dolu dünyasının her geçen gün genişlediğine dikkat çeken Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, şunları söyledi:

“Vodafone Red abonelerimiz, dijitalleşmeye dayalı kullanım alışkanlıkları ve dijitalleşme konusundaki ısrarcı tavırları ile bizi hem gururlandıran hem de motive eden bir kitle. Dijitalleşme vizyonumuz doğrultusunda Vodafone Red abonelerimize özel ürün ve hizmetler sunmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, her bayram ve yaz olduğu gibi bu bayramda ve yaz mevsiminde de abonelerimizin iletişim ihtiyaçlarını eksiksiz karşılarken, yaz tatilinin keyfini en iyi şekilde çıkarmalarını sağlayacak ayrıcalıklar sunuyoruz. Ramazan Bayramı ve yaz boyunca Red’li abonelerimiz Çeşme ve Bodrum’da popüler restoran ve otellerde %15’e varan, seçkin plaj girişlerinde de %50 indirimlerden yararlanabilecek. Ayrıca, bu yıl hizmetlerine yazlık detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Mastercard Avrupa’nın gizli hazinelerini gün ışığına çıkarıyor

Listede yer alan ilk 10 yer ise şöyle sıralanıyor:
1. Asturias ve Covadonga manastırı, İspanya
2. Mdina & Zebbug, Malta
3. Salzkammergut bölgesi, Avusturya
4. Azores, Portekiz
5. Perast, Karadağ
6. Lednice-Valtice, Çek Cumhuriyeti
7. Pag Adası, Hırvatistan
8. Saaremaa Adası, Estonya
9. Volos & Pelion bölgesi, Yunanistan
10. Kamnik Alps, Slovenya
Avrupa’nın gözlerden uzak, cennet rotalarının listesi Mastercard’ın tatil harcamalarının dağılımını gösteren verileri ile seyahat blog yazarları ve turizm uzmanlarının görüşleri doğrutusunda oluşturuldu. Sıralama yapılırken, güzellik, kalabalık olma, dijital ödeme kabul etme, kalış maliyeti ve sunduğu rahatlık gibi kriterler göz önüne alındı.
Avrupalılar seyahatlerinde bir yemek için ortalama 46 Euro harcıyor
Avrupalı gezi severlerin, tatil rezervasyonlarının yanı sıra seyahat sırasında yaptıkları her türlü harcamada yaygın kart kullanımı Mastercard tarafından bu paha biçilemez öneri listesinin oluşturulmasında önemli verileri ortaya koydu. Mastercard’ın 2016 yılında Avrupa’nın 12 şehrinde yürüttüğü araştırma sonuçlarına göre, Avrupalılar senede ortalama 1,5 kez seyahat yaparken, kart kullanımı ise 2015 yılına göre yüzde 12 artmış durumda. Seyahat yapanların yüzde 55’i uçuş rezervasyonlarında ve daha seyahate çıkmadan yaptıkları konaklama ve diğer harcamalarda, yüzde 45’i ise seyahatleri sırasında kart kullanıyor. Araştırmaya katılanların çoğunluğu yakın tatil rotalarını tercih ederken, en çok harcamayı otel, kıyafet ve restoran için yapıyorlar. Restoranlarda ortalama 46 Euro harcayan Avrupalıların kart kullanmayı tercih ettikleri harcamalar ise yeme, içme ve ulaşım. Araştırma ayrıca gezi severlerin en çok İzlanda, Estonya, Norveç, Finlandiya ve Avusturya’da kart kullandığını ortaya koyuyor.
Mastercard’tan güvenli bir seyahat için öneriler
Tatil ya da iş seyahati ödemelerinin dünya genelinde kabul gören, güvenli kartlarla yapılabilmesi için çözümler üreten ödeme teknolojileri devi Mastercard’ın, seyahatleri daha da sorunsuz ve güvenli kılmak için altını çizdiği önemli noktalar ise şunlar:
• Kartınızla bağlantılı, güvenlik ve seyahat hizmetleri ile seyahatinizi daha da özelleştirebilecek hizmetler olup olmadığını öğrenin.
• Bankanızı seyahatiniz konusunda bilgilendirin, böylece bir sorun yaşadığınızda size daha hızlı yardımcı olabilirler.
• ‘Kayıp ve Çalınan Kart’ numarasını telefonunuza kaydedin.
• Bir restoranda veya kafede kartınızla ödeme yaparken, garsondan POS makinesini getirmesini isteyin detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Manchester United’ın sponsoru Apollo artırılmış gerçeklik uygulaması ile öne çıktı

Manchester United'ın sponsoru Apollo artırılmış gerçeklik uygulaması ile öne çıktı

Köklü İngiliz futbol kulüplerinden biri olan Manchester United, 2013 yılında Hindistan merkezli Apollo adlı lastik firmasıyla yaptığı sponsorluk sözleşmesini yenileyerek sponsorluk kapsamını genişletti. Son dönemde ünlü futbol kulüplerinin ek gelir kapısı olarak belli ülkelerde yerel sponsorluklara imza attığına şahit oluyorduk. Apollo, bu yerel sponsorluğun faydasını görmüş olacak ki sponsorluğunu global sponsorluğa çevirdi.

Apollo lastikleri, yaptığı bu sponsorluk anlaşması için marka bilinirliğini artırmaya yönelik olarak bir artırılmış gerçeklik uygulaması geliştirdi. Hem iOS hem de Android sürümü olan artırılmış gerçeklik oyunu sayesinde kullanıcılar, Apollo markasının logosunu kameralarıyla okutarak oyuna dahil oluyor. Uygulama içinde birbiriyle yarışan kullanıcılar liderlik tablosunda daha üst sıralara çıkarak, çok özel hediyeleri kazanma şansını kovalıyor.

Kullanıcılar oynadıkları artırılmış gerçeklik destekli oyunda Apollo logosunu arayarak, markayla birebir etkileşime geçiyor. Yarışmada görevleri tamamlayan kullanıcılar kendi aralarında yaptıkları paylaşım ve davetlerle de uygulamanın daha fazla kişiye erişebilmesine yardımcı oluyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

YouTube’un mobil uygulamasına yeni video formatları geliyor

YouTube'un mobil uygulamasına yeni video formatları geliyor

Geçtiğimiz günlerde yeni tasarımını tanıtan YouTube, yakında mobil uygulamasından her türlü formatta videonun izlenebileceğini duyurdu. Platform, söz konusu video izleme ya da oluşturma olduğunda kullanıcısına mükemmel bir deneyim yaşatmak istediğini söylüyor.

Gelecek haftalarda hayata geçecek olan özellikle, video formatı ister kare, dikdörtgen ya da dikey olsun, kullanıcılar artık orjinal formatına göre videoyu uygulamadan izleyebilecekler.

Şirket, kullanıcıların mobilden video oluşturmada en rahat çekimin dikey biçimde olduğuna yönelik yorumlara kulak vermişe benziyor. Öte yandan uygulamada bol bol dikey biçimde çekilmiş videolar göreceğiz gibi de görünüyor. Bu yeni özelliği blogundan duyuran YouTube, videoların mobil ekrandan nasıl görüneceğini de aşağıdaki örnekle gösterdi.

Mesajlaşma özelliği hayata geçiriliyor

Aylık 1,5 milyar kayıtlı aktif üyesi olan platform pazarda agresif bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Şirket, geçtiğimiz yıl YouTube uygulaması aracılığıyla kullanıcıların, arkadaşlarının görmek isteyebilecekleri videoları onlarla direkt mesajlaşma üzerinden paylaşabileceğini duyurmuştu. Öte yandan kullanıcılar videonun linkini direkt paylaşmak yerine, arkadaşları ile sohbet başlatarak süreci daha interaktif bir hale getirebilecek. Sohbet esnasında metnin yanı sıra video çekilip paylaşılabilecek hatta emojiler bile gönderilebilecek. Türkiye ile ilgili henüz bir açıklama gelmese de bu özelliğin önümüzdeki haftalarda önce Latin Amerika ülkelerinde, ardından ABD’de kullanılması bekleniyor.

Bir tür video oluşturma, paylaşım ve mesajlaşma ağına dönüşen YouTube, bu akıllı adımı ile daha fazla aktif kullanıcıyı kendisine çekecek gibi görünüyor. Ancak uygulamanın mesajlaşma özelliğinin kullanıcı gözünde bazı eksikleri var gibi görünüyor. Çünkü mesajlaşma kısmında yer alan ‘arkadaşlık diyagramında’ kişilerin gerçek arkadaşlarının yanı sıra gmail üzerinden iletişim kurdukları kişilerin de aynı çemberde görüneceği biliniyor. YouTube bu sorunu çözmek için nasıl adımlar atacak, hep birlikte göreceğiz.

YouTube Red’e yeni seriler geliyor

Bugüne kadar 37 orjinal seri ve film yayınlayan YouTube Red hızlıca büyümeye devam ediyor. Yaklaşık 250 milyar izlenme yakalayan YouTube Red, yakında hayata geçecek 12 yeni projesini bir detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Erken tanı ve tedavi romatoid artritin ekonomik yükünü azaltabilir

Türkiye’de romatoid artrit (iltihaplı eklem romatizması) tedavi maliyetlerini hastalardan elde edilen gerçek yaşam verilerini kullanarak hesaplamayı hedefleyen Expert RA çalışmasının sonuçları açıklandı. Romatoloji uzmanı Prof. Dr. Vedat Hamuryudan ve arkadaşları* tarafından Pfizer desteğiyle gerçekleştirilen çalışmada, ülkemizin 10 farklı üniversite hastanesinde romatoloji kliniklerine başvuran 689 romatoid artrit hastasıyla yüz yüze yapılan anketler yoluyla romatoid artritin hastaların yaşam kalitesine etkisi ve yıllık tedavi maliyetleri değerlendirildi. Araştırmaya göre Türkiye’de romatoid artrit hastalığının hasta başına getirdiği doğrudan maliyet yıllık yaklaşık 4.954 euro.

Romatoid artrit genellikle eklemlerde şişlik ve ağrı ile ortaya çıkan ve tedavi edilmediği takdirde eklem hasarına neden olabilen kronik bir hastalıktır. Ağrı ve yeti kaybı nedeniyle kısıtlanan günlük aktiviteler ve yaşam boyu tedavi ihtiyacı romatoid artrit hastalarının fiziksel ve zihinsel işlevlerini olumsuz etkiler. Bu nedenle romatoid artrit, kronik hastalıklar arasında yaşam kalitesini en çok düşüren hastalıklardan biridir.1, 2

Romatoid artritin hastalarda ve toplumda yarattığı ekonomik yük daha da artacak
Bugüne kadar, romatoid artritin ekonomik yüküne ilişkin birçok çalışma yayınlandı. 2005’te yapılan bir araştırmaya göre romatoid artritin ABD’deki toplam maliyetinin 19 ila 39 milyar dolar arasında olduğu hesaplanmıştı.3 Ek olarak, yaklaşık 3 milyon mevcut romatoid artrit hastasının Avrupa’daki toplam maliyeti 45 milyar euro olarak hesaplandı.4, 5 Küresel olarak görülen nüfus yaşlanmasıyla birlikte, romatoid artritin gelecekte daha da yaygın görüleceği ve bu hastalığın yarattığı ekonomik yükün daha da artacağı düşünülüyor. Yaşlanma, romatoid artrit ile birlikte seyreden çoklu rahatsızlıkları da artıracağı için, bu durumun hastaların yaşam kalitesini düşürerek, romatoid artritin neden olduğu ekonomik yükün daha da artmasına sebep olacağına inanılıyor.6

Expert RA çalışmasına Türkiye’den 689 romatoid artrit hastası katıldı
Türkiye’de romatoid artritin yıllık maliyetini bire bir hastalardan elde edilen verilerle hesaplayan Expert RA çalışmasına %82’si (565) kadın olmak üzere 689 hasta katıldı. Türkiye’deki 10 farklı üniversite hastanesinin romatoloji kliniklerine başvuran RA hastalarıyla gerçekleştirilen çalışmaya katılan hastaların hepsi 18 yaşın üzerinde ve hepsinin hastalık aktivitesi ve şiddeti orta seviyedeydi. Anket yoluyla detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Hiçbir şey için geç değil! Onlar yaptılar, isterseniz siz de yaparsınız “Sakın Vazgeçme”

Her bir kişinin kendi yaşamlarında, yeterince istersek ve gerçekten emek sarf edersek arzu ettiği doğrultuda hayatlarına yön verebileceğini anlatan kitap Sakın Vazgeçme, “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.” önermesini merkeze alarak yola çıktı. Kitaptaki tüm önerileri yaparken kişinin, kendisini keşfederek, doğrulardan vazgeçmeyerek ve yanlışlarda ısrar etmemeyi öğretiyor.

Sakın Vazgeçme tam bir farkındalık atölyesi…

Kitabın yazarı Emrah Yolaç okurlara meydan okuyor. Çünkü kitapta alışılmış ve sıradan yöntemlere rastlanmayacağından söz ediyor. Akademik kaynaklarda anlatılan kolay erişilebilir teorik öğretilere bağlı kalmayacak ve bu bilgileri tekrar etmekten ziyade, sanat, spor, siyaset, iş yaşamı ve felsefe alanlarında öne çıkan, kamuoyunun büyük çoğunluğu tarafından başarılı ve etkili liderler olarak kabul edilen, “vazgeçmeyen” sıra dışı kişilerin hayat hikâyelerini; özgün yöntemlerinin ortaya çıkış sebepleri ile birlikte “Neden, nasıl ve niçin?” sorularına bağlı kalarak derinlemesine görecek, etraflarında yarattıkları etkileri onları yakından tanıyan kişilerden dinleyeceksiniz.

Sakın Vazgeçme okurları, örneklerden öykünüp cesaretlenerek kendi özgün yöntemlerini bulacak ve özlerini keşfederek yaşamın aslında halen yazılmakta olan bir hikâye olduğunu ve bu hikâyeyi gerçekten istenildiğinde değiştirilebileceğini, iç aydınlanmasını gerçekleştirerek fark edecek.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google Posts yerel işletmelerin kullanımına açıldı

Google Posts yerel işletmelerin kullanımına açıldı

Doğrudan Google’ın içerik sonuçlarında içerik paylaşmanızı sağlayan Google Posts bir süredir ünlülerin, spor takımlarının, spor liglerinin, film stüdyolarının ve müzelerin kullanımına sunulmuştu. Türkiye’de hizmet vermeyen servis bir sosyal ağ tarzında Google arama sonuçlarında paylaşımda bulunulmasını sağlıyor.

Bu hizmeti kullanarak görsel, video, GIF ve metin içerikler paylaşabilen kullanıcılar, aynı zamanda sitelerine trafik de çekebiliyordu. Artık yerel işletmeler de bu özelliği kullanarak etkinlikler oluşturabilir, ürünlerini ve hizmetlerini Google Arama Sonuçları’nda ve Haritalar’da gönderi olarak paylaşabilir.

Google ayrıca işletmelerin günlük özel menüleri ve güncel promosyonları paylaşabileceklerini, etkinlikleri duyurabileceklerini ve yeni ürünlerini sergileyebileceklerini ifade ediyor. Yerel işletmeler için önemli özelliklerden biri de bu gönderilerin siteye trafik çekebilmesi. İşletmeler, paylaşacakları gönderilere link yerleştirerek hedef kitlelerini web sitelerine çekebiliyor. Böylece bir sonraki adımda sayfalarına gelen müşteri adaylarının e-posta adresini isteyerek onlara bülten gönderebiliyor ya da onları özellikle belirlenen ürün sayfalarına yönlendirebiliyorlar.

Bu özelliği kullanmak isteyen işletmeler, gönderilerini webde ya da Google My Business uygulamasında oluşturabilirler. Uygulama, Android ve iOS’ta mevcut.

Bu hizmetin geçmişine bakacak olursak, Google’ın bu özelliği ilk olarak ABD seçimlerinde test ettiğini görebiliriz. O zamandan bu yana yavaş yavaş daha fazla kullanıcıya hizmet vermeye başlayan bu özellik, son olarak Brezilya’da kullanıma açıldı.

Açıkçası Google Gönderileri’ne baktığımda sosyal ağı olmayan bir içerik bütünü görüyorum. Buradan yola çıkarsak Google+’taki başarısızlığı göz önünde bulundurulduğunda Google’ın yeniden bir sosyal ağ yaratmaya çalıştığı düşünülebilir. Tüm bu süreçte Facebook’un işletmeler üzerinde yakaladığı içerik temelli yapı, belki de Google’ın ilham kaynaklarından biri olmuştur. Bir sosyal ağ olup olmayacağı belirsizliğini korusa da “Reklam” tamamen Google’ın işi! Bakalım ülkemizde ne zaman hizmet vermeye başlayacak?

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Genç Türk Tasarımcısı Merve Uçar’a İtalya’dan 2 Ödül Birden

Ege İhracatçı Birlikleri tarafından 2012 yılında düzenlenen ‘EİB VII. Moda Tasarım Yarışması’nda kazandığı ikinciliğin ardından, İtalya’da Istituto Marangoni’de ‘Womenswear Design’ ve ‘Luxury Accessories Design and Management’ Master programlarını üstün başarı derecesi ile tamamlayan Genç Tasarımcı Merve Uçar, Milano Başkonsolosluğu tarafından organize edilen ve Milano Excelsior Gallia’da gerçekleştirilen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda defile ile sergilediği, ilhamını Dolmabahçe Sarayı ve kültüründen alan ‘Synthesis FW 2017-18′ kapsül koleksiyonu, dünyanın en prestijli tasarım yarışmaları arasında görülen, Camera Nazionale Della Moda İtaliana tarafından bu yıl 24. kez düzenlenen ve Milano Fashion Week kapsamında bir defile ile gerçekleştirilen ‘International Lab of Mittelmoda’ moda tasarım yarışmasında ‘Lectra Özel Ödülü’ ve yine uluslararası tasarım yarışması olan ‘A’ Design Awards & Competition’ tarafından da ‘Altın Ödülü’ olmak üzere 2 ödül birden kazandı.

Çalışmalarına ve yaşamına Milano’da devam eden Genç Türk Tasarımcısı Merve Uçar’ın, Synthesis’ adını verdiği 2017-18 sonbahar kış kapsül koleksiyonu ilhamını Dolmabahçe Sarayı ve kültüründen, döneminin güçlü Cumhuriyet kadınlarından alıyor.

Sarayın güçlü ve gözalıcı renkleri olan kırmızı, altın, mor ve hakinin birarada kullanıldığı koleksiyonda, özel teknikle üretilen püsküllü trikolar ön plana çıkarken, Sarayın desenlerinin kullanıldığı jakarlar yalın siluetlerle harmanlanıyor.

Meslek hayatına Arzu Kaprol ile çalışmaya başlayan Uçar, iki sezon Studio Kaprol markası için hazırladığı koleksiyonla İstanbul Fashion Week’te yer aldı. 2012 de Koza Genç Tasarımcılar yarışmasında finalist olup, yine aynı yıl EİB Genç Tasarımcılar yarışmasını kazanarak Milano, İstituto Marangoni’de iki master programını üstün başarı derecesi ile tamamladı. Master süresince, MaxMara, Francesco Scognamiglio, Moreschi ve Diego Dolcini gibi markalarla birlikte çalışma şansı yakalayan Uçar, aynı yıl Bolon & Capelli tarafından organize edilen tasarım yarışmasını kazanarak tasarımları Milan Design Week, Salone del Mobile’de sergilendi. 2015 yılında mezun olduktan sonra Massimo Monteforte ile birlikte çalışmaya başlayan genç tasarımcı halen Milano’da profesyonel meslek hayatına devam etmektedir.

Sertbaş: “Yetenekli tasarımcılarımızla gurur duyuyoruz”

EİB Moda Tasarım Yarışmalarının meyvelerini verdiğini görmekten mutlu olduklarını ve detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Google, Gmail’de ne konuştuğunuzun taramasını durduruyor

Google, Gmail'de ne konuştuğunuzun taramasını durduruyor

Şimdiye kadar reklam hedeflemeleri için Gmail kullanıcılarının gelen kutularını tarayan Google, ihtiyacı olan tüm veriyi almış olmalı ki artık kullanıcıların gelen kutularını taramayacağını açıkladı.

Google, şimdiye kadar Gmail kullanıcılarına gelen e-postaları tarayarak onların ilgi alanlarına dair bilgiler topluyordu. Böylece kullanıcıların karşısına çıkardığı reklamları da daha kişiselleştirmiş hale getirebiliyordu. G Suite müşterilerinin dışındaki tüm Gmail kullanıcılarına uygulanan bu tarama işleminden elde edilen tüm bilgiler, kullanıcı hakkında sahip olunan diğer tüm bilgilerle birleştiriliyordu. Kullanıcılar için oluşturulan reklam profilleri de bu şekilde ortaya çıkıyordu.

Ancak dün yapılan açıklamaya göre Google, artık Gmail kullanıcılarının hesaplarını reklam profili oluşturmak için taramayı bırakacak.

Google’ın Google Cloud Kıdemli Başkan Yardımcısı Diane Greene, şirketin bu kararı ” Gmail reklamlarının da diğer reklamları kişiselleştirme şeklimizle aynı noktaya gelmesi” nedeniyle aldığını söyledi.

Tüm bu gelişmelerin yanı sıra Google, Gmail’de reklam göstermeye devam edecek. Ancak firmanın müşterileri ile ilgili ne kadar çok bilgiye sahip olduğu düşünülürse Gmail’den gelecek verilere artık ihtiyacı olmayabilir. Bir başka ihtimal de Google, Gmail’den gelen bilgilerin işe yaramadığını ya da performansa zarar veren nitelikte olduğunu saptamış olabilir.

Aslında Google’ın ansızın bu açıklamayı yapması tamamen bir muamma. Muhtemelen şirket, kullanıcılar hakkında bu ek bilgilere ihtiyaç duymadığını gösteren bir veriye sahip. Zira şimdiye kadar gelen kutusunu tarama işlemi Gmail’in büyümesini etkilemedi. Öyle ki Gmail şu an 1.2 Milyar kullanıcıya sahip.

Her ne kadar Green dünkü açıklamasında böyle bir şey söylememiş olsa da başka resmi kaynaklar Google’ın buradaki amacının Gsuite Gmail’inive standart tüketici Gmail’ini aynı standarta getirmek olduğunu söylüyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Uzun bayram seyahatlerine çıkmadan önce araç bakımını ihmal etmeyin

Brisa’nın hızlı ve güvenilir araç bakımı anlayışıyla oluşturduğu Otopratik, Ramazan Bayramı döneminde emniyetli ve konforlu yolculuklar için araç sahiplerini araçlarının bakımı konusunda uyarırken, sürücülerin yola çıkmadan önce alacakları basit önlemlerle kazaları büyük oranda önleyebileceklerine değiniyor. Otopratik ayrıca, araçların ve lastiklerin düzenli olarak uzmanlar tarafından bakıma alınmasının sürüş deneyimini emniyetli ve konforlu bir hale getireceğini belirtiyor.

Yola çıkacak sürücülere emniyetli ve konforlu bir sürüş için büyük bir rol ve sorumluluk düştüğünü hatırlatan Brisa Perakendecilik Direktörü Oğuzhan Avdan, “Otopratik olarak, araç sahiplerinin emniyeti ve konforu için çalışmayı toplumsal bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Otopratik mağazalarında, araç sahiplerine ihtiyacı olan hızlı bakım sistemini tek çatı altında temin etmelerini sağlıyoruz. Bugün 43 Otopratik mağazamızla, araçlara ve lastiklere 360 derece bakım ve servis anlayışıyla hizmet veriyoruz. Bu sayede araç sahipleri her an ve her durumda emniyetli ve konforlu bir seyahate hazır oluyor” dedi.

Otopratik emniyetli sürüş için araç ve lastik bakımının ipuçlarını açıklıyor

Otopratik, araç sahiplerinin yolculuğa çıkmadan önce basit önlemlerle emniyetli bir sürüş gerçekleştirebileceklerini belirtiyor. Bununla birlikte lastiklere ve araca düzenli olarak bir uzman tarafından bakım yapılması da hem ürün ömrünü uzatıyor hem de emniyetli bir sürüş deneyimini güvence altına alıyor.

Araç sahiplerinin alması gereken önlemler:

  • Aracınızda ilk yardım çantası olduğundan emin olun.
  • Aracınızda yedek lastiğin sağlam ve havasının tam olduğundan emin olun, takım ve avadanlıklar (kriko, bijon anahtarı ve varsa şifreli bijon, tornavida ve pense) araç üzerinde tam ve eksiksiz olarak bulundurun.
  • Aracınızda çekme halatı ve takozların olduğundan emin olun.
  • Reflektörler ve fosforlu yelekler bulundurmak olması ve yok ise tamamlanmalıdır.
  • Aracınızda her duruma karşı taşınabilir çok amaçlı elektrikli çakmak pompası ve takviye kablosu bulundurun.
  • Aracınızın iç ve dış temizliği yola çıkmadan önce yapılmalı, araç içinde kapalı alanda uzun zaman geçirileceği için aracın iç temizliğinin iyice yapılması tozlardan olabileceği kadar temizlenmesi yolculuk edenler ve özellikle çocuklar için çok önemlidir.
  • Aracın emniyet kemerleri ve tertibatı elle teker teker kontrol edilmeli ve sağlam ve çalışır durumda olduğundan detaylı >>>

    Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

YouTube’un yeni video formatı VR180 tanıtıldı

YouTube'un yeni video formatı VR180 tanıtıldı

YouTube, Sanal Gerçeklik (VR) kullanmak isteyen ancak prodüksiyon ve donanım açısından bunu yapmaya çekinen içerik üreticileri için yeni bir format geliştirdi. VR180 adındaki video formatı 360 derece videoların potansiyelinin keşfedilmesini sağlayabilecek nitelikte.

Goog, yakın zamanda YouTube resmi blogundan, 360 derece video kullanıcılarının yüzde 75’inin video başlangıcından itibaren sadece karşılarındaki 90 derece açıya baktığından bahsetmişti. Bu blog yazısından çıkan önemli sonuçlardan biri de insanların hala 360 derece video ile ne yapacağını bilmemesi üzerineydi. Evet, etrafta 360 derece video ile ilgili çok ses var ancak bu format hala tam anlamıyla keşfedilmiş değil.

Söylenenlere göre VR180’in varlığı 360 derece videolar için bir tehdit değil. 360 derece video formatı da sitede hala mevcut ve kullanılabilir durumda. Üstelik YouTube bu formatı desteklemeye devam edecek.

VR180 formatının bir amacı içerik üreticilerinin VR formatına daha kolay alışabilmelerini sağlamak. Teknoloji geliştikçe YouTube da bu gelişmeden uzak kalmak istemiyor. Dolayısıyla kullanıcıları ara bir sürece tabi tutuyor. Böylece içerik üreticileri, geleneksel videodan ayrılmadan VR kullanıcılarına da bir deneyim sunabiliyor. Öyle ki YouTube’da VR Ürün Yöneticisi Lideri Erin Teague bu konu hakkında: “İçerik üreticiler prodüksiyon tekniklerinde bir şey değiştirmek zorunda değiller” diyor.

VR180 formatının en güzel özelliği de içerik üreticilerinin Cardboard ve Daydream gibi başlık kullananlar için fazladan içerik sunmasını sağlaması. YouTube, ayrıca bu videoları PlayStation VR YouTube uygulamasında da görüntülenebilir kılacak.

VR180 aynı zamanda canlı yayını da destekliyor

4k çözünürlükteki kürenin sadece yarısını görüntüleyerek daha keskin görüntüler elde ediliyor. Bu sayede stereoskopik 3D görüntü de izlenmeye değer bir hal alıyor. Aynı zamanda uygulamanın içindeki görüntüler 360’larda olduğu gibi piksellerden oluşmuyor bu da izlenmeyi kolaylaştırıyor.

Daydream, kompakt çift lensli ve ufak makineler için VR180 sertifikasını alabilmek üzere LG ve Lenovo gibi kamera üreticileri ile çalışıyor. Bu kameralar, bu yılın sonunda piyasaya sürülecek. Yeni kameraları denemek için sabırsızlanan vloggerlar için ise güzel bir haberimiz var. detaylı >>>

Alıntının kaynağı: Webrazzi

Atlasglobal’in Saraybosna uçuşları başladı

‘Balkanların Kalbine’ Atlasglobal ile yolculuk yapın

Global bir havayolu şirketi olma yolunda hedeflerine hızla ilerleyen Atlasglobal’in yeni uçuş noktası, “Balkanların kalbi” Saraybosna oldu. İstanbul- Saraybosna uçuşları, haftada 4 gün, karşılıklı olarak gerçekleştiriliyor.

Uluslararası arenada izlediği büyüme stratejisi doğrultusunda uçuş ağına yeni destinasyonlar eklemeyi sürdüren Atlasglobal, İstanbul-Saraybosna seferlerini başlattı. Atlasglobal, ilk uçuşunu 22 Haziran Perşembe günü İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Saraybosna Havalimanı’na gerçekleştirdi. Saraybosna Havalimanı’nda Atlasglobal’in ilk uçuşu için gerçekleşen etkinliğe Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Haluk Koç, Saraybosna Ticaret Müşaviri Sedat Yıldız, Saraybosna Kültür ve Tanıtma Müşaviri Soner Şahin, Saraybosna Havalimanı Direktörü Armin Kajmakoviç, Atlasglobal Satış Direktörü Recep Emanet ve Atlasglobal Yer İşletme Başkanı Yüksel Atak katıldı.

EkonomiPlus ile özel uçuş keyfi

Saraybosna’ya EkonomiPlus’ta seyahat eden Atlasglobal yolcuları, özel olarak tasarlanmış 77 cm genişliğindeki deri kaplı koltuklarda konforlu bir uçuş yaşarken, ücretsiz zengin çeşitli yiyecek ve içecek ikramı, 30 kilogram bagaj hakkı, ücretsiz koltuk seçimi gibi hizmetlerden yararlanıyor.

Business Class’la daha fazla ayrıcalık

Atlasglobal yolcuları, Saraybosna uçuşlarında Business Class alternatifini seçerek, seyahatlerini daha ayrıcalıklı hale getirebilecek. Business Class’ta seyahat eden yolcular 100 cm aralıklı geniş koltuklarda uçuş yaparak, zengin ikram çeşitleri, 40 kilogram bagaj taşıma hakkı, bagaj önceliği, Atatürk Havalimanı’nda uçağa V.I.P araç ile transfer gibi özel hizmetlerden yararlanıyor.

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net

Euro Bölgesi’nde hizmet ivme kaybetti, büyüme trendi ise korunuyor

İmalat sanayi büyüme ivmesini çok sınırlı artırırken, bir önceki ay 56,3 seviyesinde olan hizmet sektörü kayda değer oranda yavaşladı.

Ülke bazında baktığımızda; Almanya’da imalat sektörü PMI çok az ivme kaybederek 59,3’e gerilemekle beraber 59 olan beklentinin üzerinde gerçekleşmiştir. Hizmet sektörü ise benzer bir yavaşlamayla beraber 53,7’ye gerilerken, 55,4 olan beklentinin de altında kaldı. Aynı dönemde Fransa’da imalat sektörü PMI 53,8’den 55’e yükselirken 54 olan beklentiyi de aştı. Hizmet sektörü ise benzer bir yavaşlamayla 55,3’e geriledi ve 57 olan beklentinin de altında kaldı.

Genel olarak veri seti, trend bakımından gücünü koruyor gibi görünüyor. İmalat sanayii, iki büyük ekonomide de, Almanya ve Fransa’da, ivme kazanmış. Euro Bölgesi ekonomik büyüme görünümü açısından olumlu olarak nitelendirilebilir. Firmaların yeni iş yaratma ve kapasite kullanım seviyeleri iyi düzeyde. Buna karşın, hizmet sektörünün ekonomideki ağırlığı çerçevesinde, sektörde yaşanan yavaşlama olumsuz ve büyümeyi de aşağı çeken bir etkisi var. Nitekim bileşik rakamların düşmesinin nedeni de, imalat sanayi gücünü koruyor olmasına rağmen hizmet sektörünün ciddi şekilde yavaşlaması. Bu şimdilik sadece olumsuz bir ayrıntı olarak görünmekle beraber, kalıcı bir etki bırakırsa ekonomide aşağı yönlü risk oluşturur.

Piyasada önemli bi etki yok, EUR’ya bir miktar iyi fiyatlama gelmiş olsa da genel olarak bant içerisinde sıkıcı seyretmeye devam ediyor. 1,1120 kritik olmayı sürdürüyor, bu desteği kırması kolay olmayacaktır. 1,90 civarında seyreden ABD – Alman 10 yıllık spreadi şimdilik EUR lehine…

Kaynak :Enver ERKAN

KapitalFx

detaylı >>>

Alıntının kaynağı: KobiPostasi.Net